Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Modernizasyon

Kapsül Haber Ajansı - Modernizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Modernizasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DataSpecta’da 80 Mühendis Yerli Yapay Zeka Modelleri İçin Çalışıyor Haber

DataSpecta’da 80 Mühendis Yerli Yapay Zeka Modelleri İçin Çalışıyor

Dünyada hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, Türkiye'de de güçlü bir ekosistem oluşturuyor. OYAK'ın girişim sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance bünyesinde faaliyet gösteren DataSpecta, dört yıldır yerli büyük dil modelleri ve farklı sektörlere yönelik yapay zeka çözümleri geliştiriyor. Şirket, bu alandaki çalışmalarını 80 kişilik mühendis ekibiyle sürdürüyor. Türkiye'deki yapay zeka ekosisteminin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini belirten Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, "Dört yıl önce kurduğumuz DataSpecta şirketimiz, veri ve yapay zeka teknolojilerine odaklanıyor. Bugün 80 kişilik mühendis ekibimizle büyük dil modelleri, üretken yapay zeka çözümleri ve kurumsal yapay zeka uygulamaları üzerinde çalışıyoruz. Finans, insan kaynakları, pazarlama ve farklı iş süreçlerine yönelik üretken yapay zeka çözümleri geliştiriyoruz. Bunun yanında birçok OYAK şirketinde yapay zeka dönüşümüne yönelik çalışmalar yürütülüyor." şeklinde konuştu Kendi GPU altyapısında 10'un üzerinde ürün geliştirildi Yapay zeka çalışmalarını kendi bünyelerinde kurdukları GPU altyapısı üzerinde yürüttüklerini belirten Ürey, bu yatırımın model geliştirmeden ürünleşmeye kadar tüm süreci hızlandırdığını söyledi. Ürey şöyle devam etti: "DataSpecta bünyesinde GPU sunucu yatırımı gerçekleştirdik. Bu altyapı sayesinde kendi geliştirdiğimiz ya da kurumların ihtiyaçlarına göre optimize ettiğimiz büyük dil modelleriyle uçtan uca çözümler üretebiliyoruz. Veriyi dışarıya çıkarmadan kendi ortamımızda çalışabiliyor olmak bize hem güvenlik hem de esneklik kazandırıyor. Ar-Ge ekibimiz bu ortamı kullanarak, codeSpecta ve CogniSpecta gibi kapsamlı platformlar başta olmak üzere bugüne kadar 10'un üzerinde ürün ve çözüm geliştirdi." Geliştirilen çözümlerin bir bölümünün şirketin kendi projelerinde de kullanıldığını aktaran Ürey, "Ürettiğimiz teknolojileri yalnızca müşterilerimize sunmakla kalmıyor, kendi projelerimizde de kullanıyoruz. Bugün yapay zeka desteğiyle kod geliştiriyor, mevcut sistemlerin kodlarını analiz ederek modernizasyon projeleri yürütüyor, veri modelleri ve raporlar üretiyoruz. Bu örnekler her geçen gün artıyor. Kendi ürünlerimizi sahada birebir kullanmak, onları gerçek ihtiyaçlarla olgunlaştırmamızı sağlıyor; bu yaklaşım bize standardizasyon, hız ve kalite olmak üzere üç alanda somut kazanım getirdi." şeklinde konuştu. Yapay zekada yerli teknolojilerin önemi Yapay zekanın savunmadan lojistiğe, sanayiden finansa kadar birçok alanda dönüşümü hızlandırdığını belirten Ürey, yerli teknoloji geliştirme kabiliyetinin önemine dikkat çekti. Son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin, yapay zekanın stratejik önemini daha görünür hâle getirdiğini belirten Ürey sözlerini söyle sürdürdü: “Ancak yalnızca savunma alanında değil, hizmet sunduğumuz tüm sektörlerde de güvenilir, sürdürülebilir ve yerli teknolojiler geliştirmek büyük önem taşıyor. Verinin güvenli şekilde yönetildiği ve kurumların ihtiyaçlarına göre geliştirilen yapay zeka çözümleri, dijital dönüşümün temel unsurlarından biri hâline geliyor. Kritik teknolojilerde yerli yetkinliklerin geliştirilmesi ve kurumların kendi teknolojik kabiliyetlerini güçlendirmesi büyük önem taşıyor." Türkiye'de yapay zeka ekosistemi büyüyor Türkiye'de teknoloji girişimlerinin ve yapay zeka kullanımının hızla geliştiğini belirten Ürey, "Türkiye'de yapay zeka ekosistemi her geçen gün güçleniyor. Geliştirilen teknolojilerin hem kurumlar hem de bireyler tarafından giderek daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Bu gelişim, yerli teknoloji üreticileri için de önemli fırsatlar oluşturuyor." şeklinde konuştu. Yerli teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların önemine dikkat çeken Ürey, "Yapay zeka alanında hem yatırım hem de uzun soluklu Ar-Ge büyük önem taşıyor. Dünyada şirketler yapay zeka teknolojilerine milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Biz de Innovance olarak veri ve yapay zeka alanında, başta OYAK şirketleri olmak üzere farklı sektörlerden kurumlarla birlikte çalışıyor, yerli teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. OYAK bünyesinde ortak yapay zeka altyapısı OYAK bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Yusuf Ürey, OYAK Dijital ile birlikte ortak bir yapay zeka altyapısı oluşturduklarını belirtti. Yapay zeka teknolojilerinin gerektirdiği yüksek maliyetleri azaltmak ve OYAK şirketlerine merkezi bir yapı üzerinden hizmet sunabilmek amacıyla OYAK Dijital ile birlikte ortak bir altyapı tasarladıklarını ifade eden Ürey “Bu yapı sayesinde şirketlerin ihtiyaç duyduğu yapay zeka çözümlerinin daha güvenli, hızlı ve verimli şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Kenya Operasyonlarını Güçlendiriyor Haber

Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Kenya Operasyonlarını Güçlendiriyor

Şirket, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Kenya’nın başkenti Nairobi’de bulunan Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nda (NBO) Türk Hava Yolları’na yer hizmetleri sunmaya başlayacak. Bu yeni iş birliği, Çelebi Havacılık’ın Afrika’daki büyüme stratejisi açısından önemli bir adım olurken, şirketin Doğu Afrika’nın en stratejik havacılık merkezlerinden biri olan Nairobi’deki varlığını da daha ileri taşıyor. Havacılık sektöründe 65 yılı aşkın deneyimiyle üç kıtada faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, iş birliği kapsamında Türk Hava Yolları’nın İstanbul–Nairobi–İstanbul hattındaki uçuşlarına yolcu hizmetleri, rampa operasyonları, uçak dönüş (turnaround) koordinasyonu, bagaj hizmetleri ve diğer yer hizmetleri süreçlerinde destek sağlayacak. Haftalık 7, yıllık ise yaklaşık 365 uçuşun yönetileceği operasyon kapsamında, yılda yaklaşık 75 ila 80 bin yolcuya güvenli, zamanında ve yüksek hizmet standartlarında hizmet sunulması hedefleniyor. Stratejik havayolu ortaklıklarında yeni dönem Türk Hava Yolları’nın Çelebi Havacılık Kenya portföyüne dahil edilmesi, şirketin Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’ndaki operasyonel ölçeğini daha da ileri taşıyan önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. British Airways, Emirates SkyCargo, Network Airlines ve Astral Aviation gibi farklı segmentlerde faaliyet gösteren global havayollarına hizmet sunan Çelebi Havacılık Kenya, bu yeni iş birliğiyle birlikte bölgedeki konumunu daha da güçlendiriyor. Doğu Afrika’nın en önemli bağlantı noktalarından biri olan Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı, Afrika, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında stratejik bir geçiş merkezi olma özelliğini sürdürüyor. Nairobi’nin bölgesel ticaret merkezi rolü ve artan uluslararası bağlantı kapasitesi, havalimanının küresel havacılıktaki önemini her geçen yıl daha da artırıyor. Kenya Havalimanları Otoritesi tarafından yürütülen modernizasyon çalışmaları kapsamında havalimanının yıllık yolcu kapasitesinin 7,5 milyondan 22 milyona çıkarılması hedefleniyor. Uluslararası standartlarla güçlenen operasyonel yapı Çelebi Havacılık Kenya, tüm operasyonlarını uluslararası kalite ve güvenlik standartları doğrultusunda yürütüyor. ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi, ISAGO ve ilaç lojistiğinde güvenli taşımacılığı destekleyen GDP sertifikalarına sahip Şirket, özellikle yüksek değerli ve sıcaklık kontrollü kargoların yönetiminde uluslararası standartlarda hizmet sunuyor. Şirket aynı zamanda sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonlarına entegre ederek elektrikli yer hizmet ekipmanlarını (e-GSE) aktif olarak kullanıyor. Bu uygulama, Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’ndaki operasyonların çevresel etkisini azaltırken, havacılık sektörünün küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle de uyumlu bir yapı oluşturuyor. Deneyimli operasyon ekipleri, gelişmiş yer hizmet ekipmanları ve güçlü koordinasyon kabiliyetiyle Çelebi Havacılık Kenya, Türk Hava Yolları operasyonlarında güvenli, zamanında ve kesintisiz bir hizmet akışı sağlamayı hedefliyor. Çelebi Havacılık Yer Hizmetleri ve Kargo Başkanı (EMEA) Atilla Korkmazoğlu, yeni iş birliğinin Kenya operasyonları açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türk Hava Yolları ile başlattığımız bu iş birliği, Çelebi Havacılık Kenya'nın ulaştığı operasyonel olgunluğun ve uluslararası havayolları nezdinde oluşturduğu güvenin önemli bir göstergesidir. Türk Hava Yolları'nın Nairobi operasyonlarını desteklemekten memnuniyet duyuyor, bu iş birliğinin her iki kuruluş için de uzun vadeli değer yaratacağına inanıyoruz. Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı'nın devam eden modernizasyon süreciyle birlikte, bölgedeki havacılık ekosisteminin daha da güçleneceğine inanıyoruz. Güçlü operasyonel altyapımız, uluslararası standartlarımız ve sürdürülebilir hizmet yaklaşımımızla Türk Hava Yolları operasyonlarına yüksek kalite ve güvenilirlikte destek sunmayı sürdüreceğiz. Bu iş birliğini yalnızca Kenya operasyonlarımız açısından değil, aynı zamanda Afrika'daki uzun vadeli büyüme stratejimizin önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toyota Otomotiv Türkiye'de, Üretime Planlı Bakım Arası  Haber

Toyota Otomotiv Türkiye'de, Üretime Planlı Bakım Arası 

Toyota’nın Avrupa’daki en büyük üretim tesislerinden birine sahip olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye (TMMT), Sakarya’daki fabrikasında gerçekleştirilecek planlı bakım, revizyon ve modernizasyon çalışmaları kapsamında, 3-17 Ağustos tarihleri arasında üretim faaliyetlerine geçici olarak ara veriyor. Yüksek kalite standartları ve ileri teknolojilerle donatılmış üretim hatlarıyla dünyanın önde gelen otomobil üretim üsleri arasında yer alan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, bu süreçte gerçekleştireceği çalışmalarla üretim altyapısını daha da güçlendirerek operasyonel verimliliğini, üretim sürekliliğini ve rekabet gücünü daha da ileri taşımayı hedefliyor. Başta 5 bin çalışanı olmak üzere, tedarikçileri ve tüm iş ortaklarıyla geleceğe odaklı üretim anlayışını benimseyen Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, yüksek üretim ve ihracat kapasitesiyle yarattığı ekonomik değerin yanı sıra çevresel ve toplumsalodaklı uygulamalarıyla da sürdürülebilir bir gelecek için değer yaratmaya devam ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” sıralamasında beşinci sırada yer alan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması’nda” ise ikinci sırada yer aldı. Aynı zamanda Türkiye’nin en beğenilen şirketleri arasında da yer alan TMMT, güçlü üretim kapasitesi, ihracat performansı ve çevre dostu vizyonuyla sektördeki öncü konumunu kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor Haber

Siemens ve HD Hyundai Gemi İnşasında Dijital Dönüşümü Hızlandırıyor

Siemens ve HD Hyundai, gemi inşasının geleceğini yeni bir “dijital tersane” planıyla şekillendirmek üzere stratejik ortaklıklarını genişletiyor. HD Hyundai’nin Siemens Xcelerator portföyünü benimsemesine yönelik bir anlaşmayı içeren bu iş birliği, ABD başta olmak üzere birçok pazarda artan gemi inşa kapasitesi ve ileri üretim teknolojilerine yönelik talebe yanıt vermeyi hedefliyor. İki şirket; mühendislik, üretim, tedarik zinciri ve tersane operasyonlarını uçtan uca birbirine bağlayan entegre bir dijital altyapı oluşturacak. Bu yapı sayesinde gemi inşasının tüm yaşam döngüsü boyunca yapay zeka destekli analizler, akıllı otomasyon ve veriye dayalı karar alma süreçleri mümkün olacak. Entegre dijital altyapı, tersanelerin üretimi hızlandırmasına, kaliteyi artırmasına ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak. Sonuç olarak, artan küresel talebi karşılamak üzere daha donanımlı, daha üretken, verimli ve dayanıklı bir gemi inşa ekosistemi ortaya çıkacak. Dijital tersane yaklaşımı hem yeni kurulacak tersaneleri hem de mevcut tesislerin üretimi kesintiye uğratmadan aşamalı olarak modernize edilmesini destekleyecek şekilde tasarlandı. HD Kore Gemi Yapımı & Açık Deniz Mühendislik Başkanı ve CEO’su H.K. Kim konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zeka yalnızca verimlilik aracı değil; gemilerin tasarımını, inşasını ve işletimini yeniden şekillendiren dönüştürücü bir teknolojidir. Yapay zeka, dijital ikiz ve otomasyon teknolojilerini bağlantılı dijital tersane ortamına entegre ederek, gemi inşa sektörü için geleceğin ihtiyaçlarına hazır bir model oluşturmayı hedefliyoruz. Siemens ile birlikte, ABD gemi inşa sektörünün modernizasyonuna ve rekabet gücüne katkı sağlarken, dünya genelindeki tersanelerin dijital dönüşümünü hızlandırmaya destek olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Siemens AG Başkanı ve CEO’su Roland Busch ise: “Dünyanın en ileri seviye gemilerini inşa etmek için gemi üreticilerinin milyonlarca bileşende bulunan muazzam karmaşıklığı yönetmesi gerekiyor. HD Hyundai ile genişlettiğimiz ortaklığımız sayesinde, merkezinde Siemens Xcelerator’ın yer aldığı geleceğin dijital tersanesi için ölçeklenebilir bir model oluşturuyoruz. Tersane genelinde veri, yazılım ve otomasyonu birbirine bağlayarak, Endüstriyel YZ için bir işletim sistemi inşa ediyor; gemi üreticilerinin kapasiteyi artırmasına, kaliteyi iyileştirmesine ve yeniden işleme ihtiyacını azaltmasına yardımcı oluyoruz” diye konuştu. Girişim kapsamında HD Hyundai ve Siemens, Washington, D.C.’de ABD-Kore Gemi İnşa Teknolojisi İş Birliği Merkezi’nin hayata geçirilmesini destekleyecek. Merkez, gemi inşasının dijital geleceği konusunda kamu, sektör ve teknoloji liderleri arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere tasarlandı. Modernizasyon stratejilerinin değerlendirilmesi, dijital tersane teknolojilerinin benimsenmesinin hızlandırılması ve ABD ile müttefik pazarlarda denizcilik rekabet gücünü güçlendiren iş gücü ve sanayi gelişimi girişimlerinin desteklenmesi için bir platform görevi görecek. Siemens Xcelerator portföyündeki yazılım araçları ve teknolojiler; birden fazla gemi inşa senaryosunda tasarım yetkisini ve uygulama sorumluluğunu korurken, kontrollü veri paylaşımını, konfigürasyon yönetimini, dijital onayları, üretim süreçlerinin görünürlüğünü ve yaşam döngüsü izlenebilirliğini mümkün kılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞA-RA Enerji Bist’te İşlem Görmeye Başladı  Haber

ŞA-RA Enerji Bist’te İşlem Görmeye Başladı 

ŞA-RA Enerji'nin 6,23 milyar TL'lik rekor büyüklüğüne rağmen 3,77 katı bulan talep oranıyla kapanan halka arzda; 89 milyon adet C grubu hamiline payın, 70,00 TL sabit fiyat üzerinden toplamda 729.560 yatırımcıya dağıtımı gerçekleştirilmişti. Halka arz süreci, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin liderliğini üstlendiği konsorsiyum tarafından yönetildi. Halka arz kapsamında elde edilen fonun yüzde 55'i işletme sermayesinin güçlendirilmesine, yüzde 30'u finansal borçların azaltılmasına ve yüzde 15'i ise üretimdeki kapasite artışı ile modernizasyon yatırımlarına aktarılacak. “ŞA-RA Enerji, küresel çaptaki önemli konumunu daha da yukarıya taşıyacaktır” Törende konuşma yapan Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun; “Şa-Ra Enerji modern teknolojiye sahip tesisleri ile ülkemizin en büyük 500 sanayi şirketi arasında yer almaktadır. Dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdiği başarılı projeleriyle, uluslararası pazarlarda da güçlü bir varlık göstermektedir. Şa-Ra Enerjinin bu başarılı faaliyetleri sayesinde, enerji altyapısına yapılan yatırımlar, enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol oynamaktadır. Bugünden sonra, bu halka arzla, yeni yatırımcılarıyla, Şa-Ra Enerji küresel ölçekteki bu önemli konumunu daha da yukarı taşıyacaktır. Bu nedenle başarılı halka arzında emeği geçen herkese, tüm şirket çalışanlarına ve aracı kurum yetkililerine teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Şa-Ra Enerji’ye Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum” dedi. “41 yıllık emeğin ve başarının taçlandığı gün” ŞA-RA Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Mertay Türk, gong töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Bugün burada, Borsa İstanbul çatısı altında olmak, şahsım adına olduğu kadar, ailem ve tüm ŞA-RA çalışanları için son derece gurur verici ve anlamlı. 1985 yılında babam Şadi Türk ve ortağı merhum Raşit Mor, Ankara Ostim'de küçük bir atölyede bu büyük yolculuğun temellerini attılar. O günden bugüne tam 41 yıl geçti. Bugün, o atölyenin yerine Adana'da 9 modern fabrikamız, 100'den fazla ülkeye uzanan ihracat ağımız ve aramıza yeni katılan 729.560 ortağımız var. Halka arz sürecimizde yatırımcılarımızın gösterdiği ve halka arzımızdaki rekor büyüklüğe karşın 3,77 katı bulan yoğun talep, bizlere sadece finansal bir güç sağlamadı; 41 yıllık emeğimize ve geleceğe olan inancımıza verilen en güzel yanıt da oldu. Kurumsal yatırımcılar ve yabancı önemli fonların ilgisi gurur verici Bu süreçte, bireysel yatırımcılarımızın yanı sıra özellikle yurt içi ve yurt dışı kurumsal yatırımcıların büyük ilgisi ve yabancı önemli fonların da ortağımız olması; uluslararası arenadaki gücümüzün somut göstergesidir. Üzerimize aldığımız bu büyük güvenin sorumluluğunu her an hissederek yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Şeffaf, kurumsal ve sürdürülebilir yönetim anlayışımızla hem ülkemize hem de dünyaya değer üretmeyi sürdüreceğiz. Aramıza katılan tüm yeni ortaklarımıza 'ŞA-RA Ailesi'ne hoş geldiniz' diyorum." Tera Yatırım Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Emir Münir Sarpyener ise ŞA-RA Enerji gibi yönetimine, işine ve gelir kalitesine inandıkları şirketleri ilerleyen dönemde de Borsa İstanbul'la, yatırımcılarla, sermaye piyasası ile buluşturmaya devam edeceklerini belirtti. Emir Münir Sarpyener hedeflerini ise; “Sadece halka arz tarafında değil, tüm sermaye piyasası konularında Türkiye'nin lider kurumlarından biri olma özelliğimizi devam ettirebilmek” olarak açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çelik Sektörünün Dönüşüm İçin Yıllık Yatırım İhtiyacı 1 İla 2 Milyar Dolar Haber

Çelik Sektörünün Dönüşüm İçin Yıllık Yatırım İhtiyacı 1 İla 2 Milyar Dolar

Türkiye, 40’ın üzerinde tesiste gerçekleştirdiği yaklaşık 40 milyon tonluk yıllık ham çelik üretimiyle dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alıyor. Bu üretimin yaklaşık 10-12 milyon tonu kok kömürü kullanarak demir cevherinden üretim yapan entegre tesislerde, 25-30 milyon tonu ise hurdadan üretim yapan elektrik ark ocaklı tesislerde gerçekleştiriliyor. Ancak sektör fosil yakıtların ve girdilerin yoğun kullanımı nedeniyle büyük miktarlarda sera gazı emisyonuna da neden oluyor. Halihazırda, Türkiye’de çelik sektörü yılda yaklaşık 40 milyon ton sera gazı emisyonu üretiyor ve bunun yüzde 60-65’i cevherden üretim yapan entegre tesislerden kaynaklanıyor. İstanbul Politikalar Merkezi (İPM)’nin dört yıldır yürüttüğü ‘Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması’ projesi, Türkiye’de çelik sektörünün karbonsuzlaşmasının özellikle son üç yılda üretici girişimleri ve destekleyici kamu politikaları sayesinde önemli bir ivme kazandığını ortaya koyuyor. Devam eden çalışmanın bulguları, mevcut teknolojilerle önemli ölçüde emisyon azaltımının mümkün olduğunu gösteriyor. İstanbul Politikalar Merkezi Araştırmacısı Dursun Baş, 2025 itibarıyla Türkiye’nin önde gelen 10 çelik üreticisinin 2030 ve/veya 2053 yıllarına yönelik sera gazı emisyonu azaltım hedeflerini ve yol haritalarını açıkladığını, bu sürecin kamu politikalarıyla da desteklendiğini söyledi. Baş, “Ancak çelik tedarik zincirinin tamamını kapsayan bir dönüşüm henüz istenilen düzeye ulaşmadı. Kamu alımları, yeşil ürün standartları, gömülü karbon emisyon içeriği ve ‘öncü pazarlar’ gibi talep yönlü politika araçları sektörün gündemine giremedi. Bu konularda çözüm üretilmeden ilerleme sağlanması mümkün değil” diye konuştu. Baş ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2023 yılında yayınladığı ‘Türkiye Çelik Sektörü için Düşük Karbonlu Yol Haritası’ raporu ile sektörün karbonsuzlaşma maliyetinin ortaya konmaya çalışıldığını, ancak bu çalışmanın güncellenmesi gerektiğini ifade etti. SEKTÖRÜN EMİSYON AZALTIM POTANSİYELİ YÜKSEK Türkiye’nin yaklaşık 50 milyon ton ham çelik üretim kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Baş, 2030’a kadar enerji, malzeme verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının, 2030 sonrasında ise yeşil hidrojen teknolojilerinin sektördeki dönüşümün temelini oluşturacağını söyledi. Baş, “Türkiye’nin 2030 yılına kadar mevcut teknolojilerle yüzde 30’lara varan mutlak azaltım yapması mümkün. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çelik sektörü yol haritasına göre 2053 net sıfır hedefi için sektörün yıllık yatırım maliyeti 1 ila 2 milyar dolar arasında. Raporda, yeşil hidrojene ek olarak 2040 sonrasında karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin kullanılacağı öngörülüyor” dedi. Çelik sektörü için öngörülen dönüşüm maliyeti, Türkiye genelindeki yeşil dönüşüm ihtiyacının da bir parçasını oluşturuyor. Dünya Bankası’nın ‘Türkiye - Ülke İklim ve Kalkınma Raporu’na göre Türkiye’nin tüm sektörlerde net sıfır hedefine erişmesi için 20 yıl içinde 165 milyar dolar yatırım yapılması gerekiyor. Bu maliyetin yarısının da özel sektör tarafından üstlenilmesi bekleniyor. Yatırımlarda sanayi sektöründeki dönüşüm için proseslerin değişmesi, elektrik üretiminde ve şebekede yapılacak dönüşümler ilk sırada yer alıyor. KARBONSUZLAŞMA ÜRETİCİLERLE SINIRLI DEĞİL Baş, çelik sektörünün karbonsuzlaşmasının, yalnızca ham çelik üreticilerinin gerçekleştirebileceği bir süreç olmadığını, çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerleme sağlanabileceğini ifade etti ve şunları söyledi: “Hammadde tedarikçileri, enerji üreticileri, elektrik sağlayıcıları, kamu kurumları ve çeliği kullanan otomotiv, beyaz eşya ve inşaat gibi sektörler de dönüşümün aktif paydaşı olmalı. Üretici odaklı dar bakış açısı, sektörün dönüşüm kapasitesini sınırlandırıyor. Örneğin elektrik üretimi hedefleri sanayi ve ticaret politikalarıyla eşgüdümlü planlanmalı. Çünkü ark ocaklı tesislerde elektrik tüketiminden kaynaklanan dolaylı emisyonlar, elektrik üretimindeki kömür ve doğal gaz santrallerinin payıyla doğrudan bağlantılı. Elektrik şebekesinin karbon yoğunluğu yüksek kaldıkça, ihraç edilen çeliğin gömülü emisyonu da yüksek kalıyor. Bu da AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uygulamalar karşısında üreticilerin rekabet gücünü zayıflatan, yeterince konuşulmayan bir risk oluşturuyor.” KİRLİ SANAYİ ALGISI DEĞİŞEBİLİR Çalışma kapsamında yayınlanan “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması Politika ve Aktör Analizi” raporunda ise çelik sektörünün uzun yıllardır ‘kirli’ sanayi ve zor çalışma koşullarıyla özdeşleşen imajının hem kamuoyundaki algıyı olumsuz etkilediği hem de sektöre işgücü çekilmesini zorlaştırdığı vurgulanıyor. Düşük karbonlu üretim uygulamaları, bu algının değişmesine katkı sağlayabilir. Baş, çalışanların dönüşüm sürecinin merkezinde yer alması gerektiğini belirterek, yetkinlikleri geliştirecek ve çalışma koşullarını iyileştirecek destek programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor. İPM’nin ‘Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması’ projesi kapsamındaki 10 politika önerisi ise şöyle: Çelik sektöründe ulusal yeniden yapılandırma ve modernizasyon planı hazırlanmalı.Çelik sektöründe dönüşüm için çok aktörlü ve tedarik zinciri odaklı bir sorumluluk yapısı geliştirilmeli.Kamu kesiminde iklim politikası mimarisi ve kurumsal görev tanımları gözden geçirilmeli.Sanayi Karbonsuzlaşma Politikası ve Yol Haritası oluşturulmalı, sanayi sektörünün karbon bütçesi tanımlanmalı.Kirletici endüstriyel emisyonların yönetimi için entegre çevre izin ve bilgi sistemi kurulmalı.Sanayide karbonsuzlaşmayı yönlendirecek çok paydaşlı bir platform kurulmalı.Düşük karbonlu çeliğe yönelik ulusal tanım, ölçütler ve standardizasyon sistemi oluşturulmalı.Elektrik üretimi sera gazı emisyon faktörü değeri (kgCO2e/kWh) için azaltım hedefi tanımlanmalı ve enerji dönüşümü ile sanayi iklim hedefleri uyumlu hale getirilmeli.Hurda yönetiminde çalışan sağlığı, çevre yönetimi, kalite, izlenebilirlik ve arz güvenliğini güçlendirmek üzere kapsamlı bir dönüşüm programı geliştirilmeliHam çelik üreticileri için sera gazı emisyonu azaltım hedefi zorunluluğu getirilmeli, ortak hesaplama metodolojisi tanımlanmalı ve kamunun erişimine açık sera gazı emisyonu bilgi sistemi kurulmalı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Misyon Bank, İlk Halka Arzını Golda Gıda ile Gerçekleştirdi! Haber

Misyon Bank, İlk Halka Arzını Golda Gıda ile Gerçekleştirdi!

Misyon Yatırım Bankası, bankacılık tecrübesi ve reel sektörü sermaye piyasalarıyla buluşturan yaklaşımı ile ilk halka arzını Golda Gıda ile gerçekleştirdi. Gıda sektöründeki yaklaşık 30 yıllık üretim deneyimi, geniş ürün yelpazesi ve ihracat odaklı büyüme vizyonuyla öne çıkan Golda Gıda’nın halka arz süreci, Misyon Bank ve Gedik Yatırım liderliğinde başarıyla tamamlandı. 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına 9,20 TL fiyatla talep toplayan Golda Gıda halka arzının büyüklüğü yaklaşık 805 milyon TL oldu. Halka arz sonrasında şirketin halka açıklık oranı yüzde 35 olarak gerçekleşti. Borsa İstanbul tarafından paylaşılan verilere göre, halka arzda toplam filtre edilmemiş veriler baz alındığında 760.095 adet emir ile satışa sunulan adedin 2,2 katına denk gelen 192.786.258 adet nominal değerli pay karşılığında 1.773.633.574 TL tutarında talep toplandı. Dağıtım sonucunda 749.674 yatırımcıya 87.449.998 TL nominal değerli pay satışı gerçekleştirildi. Golda Gıda payları, 8 Temmuz 2026 itibarıyla GOLDA koduyla Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı. “Golda Gıda’nın Uzun Vadeli Değer Yaratacağına İnanıyoruz” Misyon Yatırım Bankası Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit, Golda Gıda halka arzına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Misyon Bank olarak, Golda Gıda’nın halka arzına liderlik etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yaklaşık 805 milyon TL büyüklüğe ulaşan bu halka arzda yatırımcılardan gelen 1,7 milyar TL’yi aşan talep, hem Golda Gıda markasına hem de sürdürülebilir büyüme potansiyeline duyulan güveni açıkça ortaya koymaktadır. Golda Gıda’nın halka arzdan elde edeceği gelirleri büyük ölçüde büyüme yatırımlarında kullanacak olması, şirketin üretim kapasitesini, operasyonel gücünü ve rekabetçi konumunu daha da güçlendirecektir. Bugün Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan Golda Gıda’nın, kaliteli ve çevreye duyarlı üretim anlayışıyla hem yatırımcılarına hem de ülkemiz ekonomisine uzun vadeli değer yaratacağına gönülden inanıyoruz.” “Sermaye Piyasalarına Değer Üreten Şirketleri Kazandırmaya Devam Edeceğiz” Misyon Bank’ın halka arz süreçlerindeki rolünün yalnızca finansman aracılığıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Cerit, sözlerine şöyle devam etti: “Misyon Bank olarak sermaye piyasalarının, şirketlerin büyüme, kurumsallaşma ve uluslararası rekabet gücü kazanma yolculuğunda stratejik bir rol üstlendiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, sürdürülebilir büyüme vizyonuna sahip, üretim ve istihdam yaratan şirketlerin sermaye piyasalarına kazandırılmasını ülkemiz adına önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Golda Gıda halka arzı, Misyon Bank’ın sermaye piyasalarına yönelik güçlü uzmanlığını, yenilikçi finansman çözümleri geliştirme kabiliyetini ve kurumlar arası etkin koordinasyon yetkinliğini ortaya koyan önemli bir işlem oldu. Misyon Bank olarak ilk halka arzımızı başarıyla tamamlamaktan mutluluk duyuyor; ülkemizin farklı bölgelerinde üretim yapan, değer yaratan ve büyüme potansiyeli taşıyan şirketleri sermaye piyasalarıyla buluşturmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” Golda Gıda Borsa İstanbul’da İşlem Görmeye Başladı Bera Holding iştiraki Golda Gıda, Karaman’daki güçlü üretim altyapısı, geniş ürün portföyü ve ihracat odaklı faaliyet yapısıyla gıda sektörünün önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Şirket, halka arzdan elde edeceği kaynakla üretim kapasitesini artırmayı, modernizasyon yatırımlarını hızlandırmayı ve operasyonel verimliliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Golda Gıda payları, 8 Temmuz 2026 itibarıyla GOLDA hisse koduyla Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golda Gıda Halka Arzına Yoğun İlgi Haber

Golda Gıda Halka Arzına Yoğun İlgi

Faaliyete geçtiği 1991 yılından bu yana sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayan ve Türkiye ekonomisinin önde gelen şirketlerinin halka arzına liderlik eden Gedik Yatırım, son olarak gıda sektöründe geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren Bera Holding iştiraki Golda Gıda’nın halka arz sürecinde lider kurumlar arasında yer aldı. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına 9,20 TL fiyatla gerçekleştirilen Golda Gıda halka arzının büyüklüğü yaklaşık 805 milyon TL oldu. Halka arz sonrasında şirketin halka açıklık oranı %35 olarak gerçekleşti. Borsa İstanbul tarafından paylaşılan verilere göre; halka arzda toplam filtre edilmemiş veriler baz alındığında 760.095 adet emir ile satışa sunulan adedin 2,2 katına tekabül eden 192.786.258 adet nominal değerli paylar karşılığında 1.773.633.574 TL tutarlı talep geldi. Dağıtım sonucunda 749.674 adet yatırımcıya 87.449.998 TL nominal değerli payların satışı gerçekleştirildi. “Golda Gıda’nın Borsamız Ailesine Katılmasından Memnuniyet Duyuyoruz” Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, halka arz gong töreninde yaptığı konuşmada, Golda Gıda’nın köklü birikimi ve yüksek üretim kapasitesiyle ülkemizin gıda arz güvenliğinde önemli bir role sahip olduğunu belirtti. Modern üretim tesisleri ve ihracatıyla Türkiye ekonomisine değerli katkılar sağladığını vurgulayan Ergun, şirketin Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlamasıyla sermaye yapısını güçlendireceğini ve küresel ölçekteki yerini daha da sağlamlaştıracağını ifade etti. Ergun, Golda Gıda’yı başarılı faaliyetlerinden dolayı tebrik ederek, halka arzda emeği geçen şirket yöneticilerine, aracı kurumlara ve çalışanlara teşekkür etti; Golda Gıda’ya “Borsamız ailesine hoş geldiniz” mesajını iletti. “Gıda Sektörünün Köklü Şirketlerini Sermaye Piyasalarıyla Buluşturmaktan Memnuniyet Duyuyoruz” Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar, başarılı halka arza ilişkin olarak şu ifadelere yer verdi: “Gedik Yatırım olarak, Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat potansiyelini ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu temsil eden şirketleri sermaye piyasalarıyla buluşturmayı önemsiyoruz. Golda Gıda’nın halka arzına gelen güçlü talep, yatırımcıların şirketin köklü üretim deneyimine, geniş ürün yelpazesine ve büyüme hedeflerine duyduğu güveni gösteriyor. Bu süreçte Misyon Yatırım Bankası ile birlikte lider kurumlar arasında yer almaktan ve Golda Gıda’nın sermaye piyasalarındaki yeni yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz.” “Golda Gıda’nın Hem Yatırımcılara Hem De Ülke Ekonomisine Uzun Vadeli Değer Yaratacağına Gönülden İnanıyoruz” Misyon Yatırım Bankası Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit, “Misyon Bank ve Gedik Yatırım olarak, gıda sektöründeki üretim gücü, kalite odaklı yaklaşımı, ihracat ağırlıklı faaliyet yapısı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Golda Gıda’nın halka arzına liderlik etmekten mutluluk duyuyoruz. Toplam yaklaşık 805 milyon TL değerindeki bu halka arzda, yatırımcılardan gelen yaklaşık 1,8 milyar TL’lik talep hem markaya hem de sürdürülebilir bir geleceğe duyulan güveni açıkça göstermektedir. Bu yüksek ilgi, bir yandan yatırımcıların sürdürülebilir iş modellerine duyduğu güveni yansıtırken, diğer yandan da Golda Gıda’nın gelecek vizyonunun ne kadar güçlü bir temele dayandığını göstermektedir. Elde edilecek gelirlerin büyük kısmının şirketin büyüme yatırımlarında kullanılacak olması, Golda Gıda’nın üretim kapasitesini, operasyonel gücünü ve sektördeki rekabetçi konumunu daha da güçlendirecektir. Bugün borsada işlem görmeye başlayan Golda Gıda’nın, kaliteli ve çevreye duyarlı üretim anlayışı ve vizyonuyla hem yatırımcılarına hem de ülkemiz ekonomisine uzun vadeli değer yaratacağına gönülden inanıyoruz” dedi. Mevcut piyasa koşullarının halka arzların yeniden başlaması için giderek daha elverişli bir zemin oluşturduğunu ifade eden Cerit, şöyle konuştu: “Misyon Bank ve Gedik Yatırım olarak, sermaye piyasalarının sadece finansal değil, çevresel ve toplumsal değer üretiminin de merkezinde olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, sürdürülebilir büyüme vizyonuna sahip şirketlerin borsaya kazandırılmasını ülkemiz adına stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Misyon Bank’ın sermaye piyasalarına yönelik güçlü uzmanlığı, yenilikçi finansman çözümleri geliştirme kabiliyeti ve kurumlar arası etkin koordinasyon yetkinliği ile Gedik Yatırım’ın 35 yıllık sermaye piyasaları tecrübesi, Golda Gıda halka arz sürecinde uzun vadeli değer yaratma hedefimizi destekleyen güçlü bir iş birliğine dönüştü. Böylece Misyon Bankın 2026 yılı ilk halka arzını kutluyor, Gedik Yatırımın 2011 yılından bu yana konsorsiyum lideri, eş lideri ya da üyesi olarak görev aldığı toplam 33 halka arza bir yenisini daha ekliyoruz. Halka arzlar, sadece finansman sağlamanın değil, aynı zamanda şirketlerin kurumsallaşma, büyüme ve uluslararası rekabet gücü kazanma süreçlerinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu anlayışla, ülkemizin dört bir yanında üretim yapan, istihdam yaratan, değer üreten şirketleri sermaye piyasalarına kazandırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” “Küresel Pazarlardaki Varlığımızı Güçlendireceğiz” Golda Gıda'nın Borsa İstanbul'da işlem görmeye başlamasını şirketin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olarak gördüklerini belirten Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Şahin, “Yaklaşık 30 yıllık üretim tecrübemizle Karaman'da oluşturduğumuz güçlü üretim altyapısını bugün sermaye piyasalarının desteğiyle daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Golda Gıda'nın Borsa İstanbul'da yerini almasını, yalnızca şirketimiz için değil, Anadolu'da üreten, istihdam sağlayan ve katma değer oluşturan şirketlerin sermaye piyasalarında daha güçlü temsil edilmesi adına da önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu yolculuğun, bölgemizden daha fazla üretim şirketinin kurumsallaşmasına ve sermaye piyasalarıyla buluşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Halka arzla beraber Golda Gıda’nın üretim kapasitesini artıracak, modernizasyon yatırımlarını hızlandıracak ve operasyonel verimliliği daha da güçlendireceğiz. Yüksek katma değerli ürünlere odaklanan şirketimizin, ürün portföyünü genişleterek mevcut ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıracağına ve yeni pazarlara açılarak küresel ölçekte büyümesini sürdüreceğine inancım tam" dedi. Golda Gıda payları, 8 Temmuz 2026 itibarıyla GOLDA hisse koduyla Borsa İstanbul’da 9,20 TL fiyat işlem görmeye başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.