Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Motivasyon

Kapsül Haber Ajansı - Motivasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Motivasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SOCAR Türkiye ve Iğdır Futbol Kulübü arasındaki sponsorluk anlaşması 1 yıl daha uzatıldı Haber

SOCAR Türkiye ve Iğdır Futbol Kulübü arasındaki sponsorluk anlaşması 1 yıl daha uzatıldı

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve en büyük entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye ile Iğdır Futbol Kulübü arasındaki sponsorluk anlaşması bir yıl daha uzatıldı. Yeni anlaşmayla SOCAR Türkiye, 2026-2027 sezonunda da Iğdır Futbol Kulübü’nün forma göğüs sponsoru olarak kulübe destek vermeyi sürdürecek. SOCAR Türkiye, sporun birleştirici gücüne enerji katmaya ve Türkiye’nin doğusundan batısına futbolun heyecanını taşımaya devam ediyor. Sporu yalnızca bir rekabet alanı değil, aynı zamanda toplumları bir araya getiren, gençlere ilham veren ve bölgesel gelişime katkı sağlayan güçlü bir köprü olarak gören SOCAR Türkiye, Iğdır Futbol Kulübü’ne verdiği desteği sürdürüyor. Sponsorluk anlaşmasının yenilenmesi kapsamında düzenlenen imza törenine, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Iğdır Futbol Kulübü Başkanı Cantürk Alagöz’ün yanı sıra SOCAR Türkiye ve Iğdır FK kulüp yöneticileri ve bazı futbolcular da katıldı. İmza töreninde konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, “SOCAR Türkiye olarak faaliyet gösterdiğimiz alanların yanı sıra toplumla güçlü bağlar kuran projelere de önem veriyoruz. Iğdır Futbol Kulübü ile iş birliğimizde üçüncü yılımıza girerken, sponsorluk anlaşmamızı bir yıl daha uzatmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Sporun, özellikle gençler için motivasyon ve gelecek duygusu yaratan çok güçlü bir alan olduğuna inanıyoruz. Yeni sezonun kulüp, futbolcular ve tüm Iğdır için başarılı geçmesini diliyorum” dedi. Iğdır Futbol Kulübü Başkanı Cantürk Alagöz ise “SOCAR Türkiye ile olan iş birliğimizi yeni sezonda da sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu anlaşmanın bir sponsorluk ilişkisinin ötesinde, kulübümüze ve şehrimize duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğuna inanıyoruz. Iğdır Futbol Kulübü olarak hedeflerimizi büyütürken, arkamızda bizimle aynı değerlere inanan güçlü paydaşların olması bize ayrıca güç veriyor. SOCAR Türkiye’ye kulübümüze ve spora verdiği sürekli destek için teşekkür ediyor, birlikte nice başarılı sezonlar geçirmeyi diliyorum.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı Haber

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı

Hyundai Motor Türkiye, Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerini hayata geçirdiği “Continue Hope” çatısı altında, Hyundai Gençlik Kampı’nı bu sene Hatay Antakya Ortaokulu öğrencileri için 21–24 Temmuz tarihleri arasında düzenledi. Toplamda 12 kız ve 12 erkek olmak üzere 24 öğrenci; uzman eğitmenler ve psikologların rehberliğinde kişisel gelişimlerini destekleyen, ilham veren ve ortak üretimi teşvik eden atölye çalışmalarında yer aldı. Hyundai Motor Türkiye’nin “İnsanlık için İlerleme” vizyonundan yola çıkılarak hazırlanan kamp programı; müzik, resim ve drama yoluyla motivasyon ve sanatsal gelişim, sağlıklı yaşam, yaratıcılık, doğa ve gökyüzü farkındalığı gibi temalar üzerine kurgulandı. Dört gün süren etkinlikler boyunca öğrenciler, hem yeni yetkinlikler kazanma hem de kendilerini farklı alanlarda tanıma imkanı buldu. Program kapsamında öğrenciler, İskenderun’da faaliyet gösteren Hyundai Arslanoğlu bayisini ziyaret ederek Hyundai vizyonunu ve çalışma koşullarını kendi şehirlerinde yerinde gözlemleme şansı yakaladılar. Gençler, kariyer planlamalarıyla ilgili merak ettiklerini bayi çalışanlarına danıştılar. Kamp boyunca düzenlenen grup çalışmaları, yaratıcı atölyeler ve sosyal aktiviteler aracılığıyla öğrenciler; dayanışma, ekip ruhu ve beraber üretmenin değerini tecrübe etti. Sanattan bilime farklı disiplinlerle tanışan gençler, kişisel gelişimlerine katkı sunacak yeni perspektifler edinirken geleceğe yönelik motivasyonlarını artırdılar. Kampa katılım sağlayan öğrenciler, yaşadıkları deneyimleri şu sözlerle ifade etti: “Topluluk hissi, beraberlik, takım olmak, yeni fikirler geliştirmek ve sanatsal faaliyetler o kadar güzeldi ki… Bu günleri asla unutmayacağım.” “Sanattan bilime, müzikten psikolojiye kadar pek çok farklı sahada bilgi sahibi olduk. Bu kampta edindiğim her bilgi gelecekte bana fayda sağlayacak.” “Bu kampın benim üzerimde çok derin bir etkisi oldu. İleride başarılı bir birey olduğumda, Hyundai Gençlik Kampı’nın katkısının büyük olduğunu hep hatırlayacağım.” Hyundai Motor Türkiye; eğitimden çevreye ve toplumsal dayanışmaya kadar uzanan Kurumsal Sosyal Sorumluluk faaliyetleriyle gençlerin potansiyellerini keşfetmelerine destek olmaya ve “İnsanlık için İlerleme” vizyonuyla toplum adına değer yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı Haber

Hyundai Motor Türkiye’den İlham Veren Gençlik Kampı

Hyundai Motor Türkiye, Kurumsal Sosyal Sorumluluk faaliyetlerini yürüttüğü “Continue Hope” çatısı altında, Hyundai Gençlik Kampı’nı bu yıl Hatay Antakya Ortaokulu öğrencileri için 21–24 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirdi. 12 kız ve 12 erkek öğrenciden oluşan toplam 24 genç; uzman eğitmenler ve psikologlar eşliğinde kişisel gelişimlerini destekleyen, ilham veren ve birlikte üretmeyi teşvik eden atölye çalışmalarına katıldı. Hyundai Motor Türkiye’nin “İnsanlık için İlerleme” vizyonundan ilham alan kamp programı; müzik, resim ve drama aracılığıyla motivasyon ve sanatsal gelişim, sağlıklı yaşam, yaratıcılık, doğa ve gökyüzü farkındalığı gibi başlıklar etrafında şekillendirildi. Dört gün boyunca düzenlenen etkinliklerde öğrenciler hem yeni beceriler kazanma hem de kendilerini farklı alanlarda keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında öğrenciler İskenderun’da hizmet veren Hyundai Arslanoğlu bayisini de ziyaret edip Hyundai vizyonunu ve çalışma ortamını kendi şehirlerinde gözlemlediler. Kariyer yolculuklarıyla ilgili sorularını bayi çalışanlarına yönelttiler. Kamp süresince gerçekleştirilen grup çalışmaları, yaratıcı atölyeler ve sosyal etkinlikler sayesinde öğrenciler dayanışma, ekip ruhu ve birlikte üretmenin önemini deneyimledi. Sanattan bilime uzanan farklı disiplinlerle tanışan gençler, hem kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak yeni bakış açıları kazandı hem de geleceğe dair motivasyonlarını güçlendirdi. Kampa katılan öğrenciler de yaşadıkları deneyimi şu sözlerle anlattı: “O kadar güzeldi ki topluluk hissi, beraberlik, takım olmak, yeni fikirler üretmek, sanatsal faaliyetler… Bu günleri hiçbir zaman unutmayacağım.” “Sanattan bilime, müzikten psikolojiye kadar birçok farklı alanda bilgi edindik. Bu kampta öğrendiğim her şey gelecekte bana lazım olacak.” “Bu kampın benim üzerimde çok büyük etkisi oldu. İleride başarılı olduğumda Hyundai Gençlik Kampı’nın etkisinin büyük olduğunu unutmayacağım.” Hyundai Motor Türkiye, eğitimden çevreye ve toplumsal dayanışmaya uzanan Kurumsal Sosyal Sorumluluk çalışmalarıyla gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmalarına katkı sağlamaya ve “İnsanlık için İlerleme” vizyonu doğrultusunda toplum için değer üretmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meditopia’nın 2026 Yılı İlk Yarı Çalışan   Wellbeing Raporu Açıklandı Haber

Meditopia’nın 2026 Yılı İlk Yarı Çalışan Wellbeing Raporu Açıklandı

Çalışan deneyimi artık performans göstergelerinin yanı sıra, fiziksel, zihinsel ve duygusal iyi oluşun birlikte değerlendirilmesiyle ele alınıyor. Meditopia'nın 2026 yılının ilk yarısını kapsayan Çalışan Wellbeing Raporu da Türkiye'deki çalışanların bütüncül iyi oluş durumunu ortaya koyuyor. 275 şirketten 19 binden fazla çalışanın yanıtlarıyla hazırlanan rapora göre, geçen yıl yalnızca bir ay ‘iyi’ seviyesine ulaşabilen wellbeing skoru, bu yıl ikinci çeyrek boyunca ‘iyi’ seviyesini korudu. Bununla birlikte rapor, mayıs ayının 2026’da çalışanların en fazla zorlandığı dönem olduğunu gösteriyor. Wellbeing skoru yalnızca bu ayda geçen yılın gerisine düşerken, stres ve kaygı seviyeleri de yine yalnızca mayıs ayında geçen yılı aştı. Aynı dönemde uyku skoru yılın en düşük seviyesine geriledi. Rapor, çalışanların iyi oluşunda geçen yıla kıyasla önemli bir toparlanmaya işaret ederken, bu iyileşmenin henüz tüm göstergelere aynı ölçüde yansımadığına ve sürdürülebilirliği için çalışanların ihtiyaç duyduğu alanlara odaklanılması gerektiğine dikkat çekiyor. Stres ve Kaygı Gerilerken, İş Yükü Çalışanları Zorlamaya Devam Ediyor Rapora göre, stres indeksi skoru geçen yılın aynı dönemindeki 66,2 puandan 63,3 puana, kaygı indeksi ise 63,4 puandan 60,1 puana geriledi. Çalışanların stres ve kaygısını artıran faktörlerin başında %65 ile iş hayatı gelirken, bunu maddi ve ekonomik koşullar, yakın ilişkilerde yaşanan problemler ve politik ve toplumsal gelişmeler takip etti. İş yaşamına daha yakından bakıldığında ise çalışanları en fazla zorlayan unsur iş yükü olurken; performans kaygısı, motivasyon düşüklüğü, toksik iş ortamı veya mobbing ile kariyer belirsizliği öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı. İş yaşamındaki mevcut zorluklara ek olarak, çalışanların %42'si yapay zekanın işlerinde yaratacağı değişiklikleri düşündüğünde kendisini kaygılı hissettiğini belirtirken, en büyük endişenin işlerin veya bazı görevlerin ortadan kalkması olduğu görüldü. Yorgunluk Zirvedeki Yerini Koruyor, Çalışanları Sosyal İlişkiler Ayakta Tutuyor Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, yorgunluğun 2026 yılının ilk altı ayında da çalışanların en sık hissedilen duygusu olmayı sürdürmesi oldu. %36,8 ile ilk sırada yer alan yorgunluğu; stresli (%30,2), depresif (%26) ve endişeli (%26) hissetme izledi. Zorlu duygularda dönemsel gerilemeler görülse de bu iyileşmenin huzur ve anda olma hissine aynı ölçüde yansımadığı dikkat çekti. Öte yandan çalışanların %61,5'i, iş yerindeki sosyal çevrelerinin ve destekleyici ilişkilerinin yoğun iş baskısı altında bile duygusal dayanıklılıklarını korumalarına yardımcı olduğunu ifade etti. Çalışanları en çok mutlu eden unsurlar ise aile içi uyum, arkadaş desteği ve ilişki kalitesi gibi yakın ilişkilere dair faktörler oldu. Fiziksel sağlık göstergeleri de çalışanların genel iyi oluşunu etkileyen kritik alanlar arasında yer alıyor. Uyku indeksinin 49, hareket indeksinin ise 37,5 puanda kaldığı rapora göre çalışanlar yılın ilk yarısında günlük ortalama 6.247 adım attı. Çalışanların %51'i hiç egzersiz yapmadığını belirtirken, yalnızca %10'u Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği düzeyde, haftada en az beş gün ve günde en az 30 dakika egzersiz yaptığını ifade etti. Öte yandan çalışanların zorluklarla baş etmek için en sık başvurduğu yöntemin %38,2 ile hareket etmek olması, fiziksel aktivitenin psikolojik dayanıklılığı destekleyen önemli bir unsur olduğunu ortaya koydu. Raporda ayrıca, spor ve wellness merkezlerine erişim sağlayan Meditopia WellnessPass’i kullanan çalışanların hareket skorlarının kullanmayanlara göre %20 daha yüksek olduğu belirtilirken, bu bulgunun hareketi teşvik eden çalışan yan haklarının olumlu etki yaratma potansiyeline işaret ettiği vurgulandı. “İyileşmenin Kalıcı Olması İçin Çalışanların Gerçek İhtiyaçlarına Odaklanmak Gerekiyor” 2026 yılı ilk yarı Çalışan Wellbeing Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren Meditopia İçerik ve Araştırma Direktörü Uzman Psikolog Gözde Ertekin, “2026'nın ilk yarısı ilk bakışta iyi haberlerle açılıyor. Esenlik skoru "iyi" sınırına yükseldi, stres ve kaygı geçen yıla göre belirgin biçimde geriledi. Bu tablo yalnızca bizim örneklemimize özgü değil: Gallup'un 2026 küresel iş yeri araştırması da çalışan iyi oluşunun üç yılın ardından ilk kez iyileşmeye başladığını gösteriyor. Yani buradaki iyileşme, daha geniş çaplı bir olumlu eğilimle aynı yönde ilerliyor.” açıklamasında bulundu. Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi ise “Raporumuz, 2026 yılının ilk yarısında çalışanların bütüncül iyi oluşunda olumlu bir gelişmeye işaret ederken, bu gelişimin henüz kırılgan olduğunu da açıkça ortaya koyuyor. Çalışanların en sık hissettiği duygunun hala yorgunluk olması, stres ve kaygının yüksek seviyelerini koruması ve fiziksel sağlık göstergelerinin gelişime ihtiyaç duyması, çalışan deneyiminin tek bir göstergeyle değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. İş yükü, uyku düzeni, hareket alışkanlıkları, sosyal ilişkiler ve psikolojik dayanıklılık birbirini doğrudan etkileyen unsurlar olarak birlikte ele alınmalı. Bu nedenle kurumların çalışanlarını düzenli olarak dinlemesi, dönemsel riskleri önceden tespit etmesi ve ihtiyaçlara uygun bütüncül wellbeing uygulamaları geliştirmesi, kalıcı bir iyi oluş kültürü oluşturmanın en önemli adımlarından biri. Raporumuz, çalışanların ihtiyaçlarının yıl boyunca aynı kalmadığını da açıkça ortaya koyuyor. Özellikle mayıs ayında birçok göstergede aynı anda görülen değişim, çalışanların iyi oluşunun düzenli olarak izlenmesi ve destek mekanizmalarının doğru zamanda devreye alınmasının önemini gösteriyor. Hareketi teşvik eden uygulamalar, iş yerindeki sosyal bağları güçlendiren yaklaşımlar ve çalışanların dinlenmesine alan açan kurum kültürü, bu olumlu gelişimin sürdürülebilir hale gelmesinde belirleyici rol oynuyor. Meditopia olarak kurumların çalışanlarının değişen ihtiyaçlarını veriye dayalı içgörülerle daha iyi anlamalarını sağlayan ve kişiselleştirilmiş wellbeing çözümleriyle sürdürülebilir bir iyi oluş kültürü oluşturmalarına destek olmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasında Yeni Trend: Tatilde Çalışmak! Haber

İş Dünyasında Yeni Trend: Tatilde Çalışmak!

Ofis duvarları yerini sahillere, toplantı odaları ise tropik adalara bırakıyor. İş dünyasında hızla yayılan “workation” modeli, çalışanların tatil destinasyonlarında uzaktan çalışmasını mümkün kılarak geleneksel iş yapış biçimlerini kökten değiştiriyor. Son yıllarda özellikle global şirketlerde öne çıkan bu yeni yaklaşım, sadece bir “çalışma modeli” değil; aynı zamanda motivasyon, üretkenlik ve ekip ruhunu yeniden tanımlayan bir dönüşüm olarak görülüyor. 20 çalışanla Bali’de ilham kampı Gayrimenkul sektöründe yenilikçi iş modeliyle dikkat çeken Parcel Estates de çalışan deneyimini güçlendirmek ve ekip içi sinerjiyi artırmak amacıyla Bali'de 'Workation kampı' düzenliyor. Şirket, klasik eğitim kamplarının ötesine geçerek üretkenliği, motivasyonu ve yaratıcı düşünceyi destekleyen yeni nesil çalışma anlayışını hayata geçiriyor. 1-30 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyona Parcel Estates bünyesinde görev yapan 20 çalışan katılacak. Katılımcılar, uzaktan çalışma düzenini Bali'nin ilham veren atmosferinde sürdürürken, ekip içi iletişimi güçlendirecek ortak çalışma ve sosyal etkinliklerde de bir araya gelecek. 'Birlikte üretme kültürüne yatırım' Parcel Estates CEO'su Özden Çimen, günümüz iş dünyasında başarının yalnızca finansal sonuçlarla değil, güçlü ekip kültürü ve çalışan mutluluğuyla da ölçüldüğünü belirterek "Gayrimenkul sektörü yüksek tempo ve yoğun iletişim gerektiren bir alan. Biz de ekip arkadaşlarımızın sadece iş sonuçlarına değil, motivasyonlarına, gelişimlerine ve birlikte üretme kültürüne yatırım yapıyoruz. Bali'de gerçekleştireceğimiz Workation kampı bir eğitim programı değil; ilham veren bir ortamda çalışmayı, yeni fikirler üretmeyi ve ekip ruhunu daha da güçlendirmeyi hedefleyen özel bir organizasyon. Başarıyı sadece kutlamıyor, geleceğin projelerini de birlikte tasarlıyoruz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanlara Göre Sınav Başarısını Son Günlerdeki Ekstra Çaba Değil, Psikolojik Denge Belirliyor Haber

Uzmanlara Göre Sınav Başarısını Son Günlerdeki Ekstra Çaba Değil, Psikolojik Denge Belirliyor

Özellikle son günlerde artan çalışma temposu, düzensiz uyku ve performans baskısının öğrencilerin dikkat ve odaklanma becerilerini zayıflatabileceğini belirten uzmanlar, sınav öncesinde psikolojik hazırlığın en az akademik hazırlık kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava sayılı günler kala öğrenciler ve ailelerde heyecan giderek artarken, uzmanlar son günlerde yapılan bazı yaygın hataların sınav performansını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle çalışma temposunu artırmak, yeni konu yetiştirmeye çalışmak, uyku düzenini değiştirmek veya son dakika motivasyon hamlelerine yönelmek yerine, öğrencilerin bugüne kadar yaptıkları hazırlıklara güvenmeleri ve mevcut rutinlerini korumaları öneriliyor. Feyziye Mektepleri Vakfı Florya Işık İlkokulu-Ortaokulu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Burçak Başoğlu Sert, sınava birkaç gün kala öğrencilerin ihtiyaç duyduğu şeyin yeni bilgiler edinmek değil, sahip oldukları bilgi ve deneyimi sağlıklı şekilde kullanabilmek olduğunu belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu Süreç Yeni Bir Şey Eklemekten Çok Yapılanları Taşıyabilme Süreci LGS öncesindeki son günlerin çoğu zaman öğrenciler üzerinde yoğun bir baskı oluşturduğunu belirten Burçak Başoğlu Sert, "Sınava yaklaştıkça öğrenciler eksiklerini daha fazla düşünmeye başlayabiliyor. Çözemediği sorulara, yetiştiremediği konulara veya yapamadığı çalışmalara odaklanabiliyor. Oysa sınav günü eksiklerimizi değil, sahip olduklarımızı kullanacağız. Bu nedenle son günlerde 'Neyi bilmiyorum?' sorusundan çok, 'Neleri yapabiliyorum?' sorusuna odaklanmak gerekir." dedi. Sert, sınav başarısını belirleyen unsurun yalnızca bilgi olmadığını vurgulayarak, "Öğrencinin sahip olduğu bilgiyi sınav anında kullanabilmesi; zihinsel sakinliğine, bedensel dengesine ve kendisiyle kurduğu ilişkiye bağlıdır. Son günlerde yapılması gereken yeni yükler eklemek değil, bugüne kadar verilen emeği güvenle taşıyabilmektir." ifadelerini kullandı. Belirsizlikle Baş Edebilmek de Sınav Sürecinin Bir Parçası Sınav dönemlerinde öğrencilerin yaşadığı kaygının önemli bölümünün belirsizlikten kaynaklandığını belirten Sert, "Bu süreçte zorlayıcı olan yalnızca sınava girmek değildir. Bir noktadan sonra çalışmayı bırakabilmek, sonucu henüz bilmeden verilen emeğe güvenebilmek ve kontrol edemediğimiz kısmı kabul edebilmektir. Aslında öğrenciler yalnızca bir sınava değil, kendi eğitim yolculuklarında önemli bir eşiğe hazırlanıyorlar." diye konuştu. Son Günlerde Değişim Değil İstikrar Önemli Öğrencilerin ve ailelerin sınava sayılı günler kala performansı artırmak amacıyla yeni çalışma yöntemleri, farklı rutinler veya yoğun programlar denemeye yönelebildiğini belirten Burçak Başoğlu Sert, "Sinir sistemi alışık olduğu düzen içerisinde kendini daha güvende hisseder. Bu nedenle uyku saatlerinin korunması, beslenme düzeninin değiştirilmemesi ve günlük rutinin mümkün olduğunca sürdürülmesi önemlidir. Son günlerde amaç performansı artırmak değil, sistemi dengede tutmaktır. Uzun bir yolculuğun son kilometrelerinde yeni bir rota aranmaz; kişi elindeki haritaya yeniden bakar, yönünü kontrol eder ve güvenle yoluna devam eder. Sınav öncesindeki son günler de tam olarak böyle değerlendirilmelidir." dedi. Sınavdan Bir Gün Önce Belirsizlikleri Azaltın Sınavdan bir gün önce artık akademik hazırlığın büyük ölçüde tamamlandığını belirten Sert, öğrencilerin bu aşamada öngörülebilirliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Sınava giderken kullanılacak kıyafetlerin hazırlanması, gerekli belgelerin önceden kontrol edilmesi, ulaşım planının netleştirilmesi ve mümkünse sınava girilecek okulun önceden görülmesi öğrencinin zihinsel yükünü azaltır." diyen Sert, amaçlarının kontrol duygusunu artırmak değil, gereksiz belirsizlikleri azaltmak olduğunu ifade etti. Kaygıyı Yok Etmeye Çalışmayın Sınav sırasında heyecan ve kaygı hissedilmesinin son derece doğal olduğunu belirten Sert, öğrencilerin bu duyguları tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine yeniden sorulara ve sürece dönebilmelerinin daha önemli olduğunu vurguladı. Sert, "Kaygı hissetmek başarısız olacağınız anlamına gelmez. Böyle anlarda öğrencilerin daha önce çözdükleri denemeleri, üstesinden geldikleri zorlukları ve verdikleri emeği hatırlamaları faydalı olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki bu bir sıralama sınavıdır. Sorular zor geldiyse büyük ihtimalle diğer öğrenciler için de zordur." dedi. "Bir Sınav Sonucu Çocuğun Hayatının Tamamını Belirlemez" LGS'nin öğrencilerin eğitim yolculuğundaki önemli duraklardan biri olduğunu ancak hayatın tamamını belirleyen bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Sert, "Bir sınav sonucu çocuğun hayatının filmi değil, yalnızca bir karesidir. O kareye bakarak bütün hikâyeyi değerlendirmek doğru değildir. Bu süreçte önemli olan öğrencilerin gösterdiği emek, geliştirdiği beceriler ve kazandığı deneyimlerdir." ifadelerini kullandı. Sınav Sonrasında İlk İhtiyaç Değerlendirilmek Değil, Karşılanmaktır Sınav sonrasında ailelerin yaklaşımının da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Burçak Başoğlu Sert, "Öğrenciler sınavdan yalnızca bir puan ihtimaliyle değil, aynı zamanda bir duygu hâliyle çıkacaklar. Bu nedenle ilk ihtiyaçları performanslarının değerlendirilmesi değil, duygularının görülmesidir. Nasıl geçtiğini kendi istedikleri kadar anlatmalarına alan açmak ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek en değerli destektir." açıklamasında bulundu. Sınav sonrasında yapılacak küçük planların da öğrencileri rahatlatabileceğini belirten Sert, "Sevilen bir yemek, aileyle geçirilen keyifli bir zaman ya da uzun süredir ertelenen bir etkinlik sınav sonucundan bağımsız olmalıdır. Çünkü ödüllendirilmesi gereken şey sonuç değil, aylar boyunca sürdürülen emektir. LGS'ye birkaç gün kala ihtiyaç duyulan şey yeni bir şey eklemekten çok, bugüne kadar verilen emeğe güvenebilmektir. Bu son günler performansı artırma zamanı değil, yapılanları sakinlikle taşıma zamanıdır. Tüm öğrencilerimize bilgi ve deneyimlerini en iyi şekilde kullanabildikleri, kendilerine güvenerek ilerleyebildikleri başarılı bir sınav süreci diliyoruz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir Kurs Merkezleri Gençlerin Başarısına Katkı Sunuyor Haber

Mersin Büyükşehir Kurs Merkezleri Gençlerin Başarısına Katkı Sunuyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin, Toroslar ilçesine bağlı Sağlık Mahallesi’nde hizmet veren ücretsiz Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi’nde öğrenciler; yalnızca akademik eğitime değil, güçlü bir rehberlik desteğine de ulaşıyor. 21 Kurs Merkezi’nin tamamında haftalık deneme sınavlarından bire bir etütlere, veli görüşmelerinden motivasyon etkinliklerine kadar birçok alanda sürdürülen çalışmalar, LGS ve YKS’ye hazırlanan gençlerin hem başarısına hem de özgüvenine katkı sunuyor. Sağlık Mahallesi Kurs Merkezi’nde yürütülen rehberlik çalışmaları kapsamında da öğrencilerin eksikleri analiz edilirken, motivasyonlarını artıracak sosyal etkinlikler ve bireysel destek programları uygulanıyor. Kesici: “LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrencilere yönelik planlı bir çalışma yürütüyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı kurs merkezinde görev yapan Rehber Öğretmen Tuğçe Maya Kesici, yıl boyunca öğrencilere yönelik planlı bir çalışma yürüttüklerini ve programları sürekli güncellediklerini söyleyerek, “Her hafta yaptığımız sınavları hızlı bir şekilde analiz edip, bu analizlerin sonucuna göre tekrar edilmesi gereken konular varsa ekliyoruz. Bizim için burada en önemli olan şey soru çözüm saatleri. Yeni nesil soru tiplerini çocukların görmesi ve farklı soru tarzlarına eğilmeleri gerekiyor. Bu yüzden fazlaca soru çözüm saatleri ekliyoruz” dedi. Rehberlik çalışmaları kapsamında haftalık ders çalışma programları hazırladıklarını ve öğrencileri düzenli takip ettiklerini kaydeden Kesici; öğrencilerin yalnızca ders başarısına değil, motivasyonuna da önem verdiklerini ifade ederek, “Sınav tarihlerinin yaklaştığı bugünlerde motivasyonlarını yüksek tutmak önemli. Bunun için de okul gezileri, bilgi yarışmaları ve kutlama programları gibi sosyal etkinlikler gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. “Velilerin kaygısını azaltmak da sürecin önemli bir parçası” Sınav sürecinde velilerin yaşadığı stresin de göz ardı edilmediğini vurgulayan Kesici, ailelerle sürekli iletişim halinde olduklarını söyleyerek, “Öğrencilerin yaşadığı sınav kaygısı ve stresi, veliler de yaşıyor. Öncelikle onları bilgilendirmek ve streslerini azaltmak için ev ziyaretleri, veli toplantıları ve periyodik görüşmeler yapıyoruz. Bu da velilerle olan iletişimimizi daha da güçlendiriyor” ifadelerini kullandı. Sınava kısa süre kala öğrencilere önerilerde de bulunan Kesici, “Sınava sayılı günler kala, özellikle paniğe ve umutsuzluğa kapılmamalarını öneriyoruz. Eksiklerini hızlı şekilde gidermeleri, bol bol yeni nesil soru çözmeleri ve deneme sayılarını artırmaları gerekiyor. Aynı zamanda motivasyonlarını yüksek tutup, aileleriyle kaliteli zaman geçirmelerini tavsiye ediyoruz” dedi. Öğrenciler, Büyükşehir’in kurs merkezleri ile sınav sürecini daha etkin yönetiyor Büyükşehir Kurs Merkezi’nden faydalanan öğrenciler de verilen rehberlik desteğinin sınav süreçlerine önemli katkı sunduğunu ifade ettiler. LGS sınavına hazırlanan Mehmet Miran Korcan, kurs merkezine yılın başından beri geldiğini belirterek, “Her hafta deneme sınavı yapılıyor. Sınav sonuçlarına göre rehber öğretmenlerimiz ders çalışma programı hazırlıyor. Bu da her yeni sınavda netlerimizi artırmamızda etkili oluyor. Ayrıca bu kursun ücretsiz olması da bizim için çok iyi” diye konuştu. LGS sınavına hazırlanan bir başka öğrenci Aylin Akkaş, 7. sınıftan itibaren Büyükşehir Kurs Merkezi’nden yararlandığını ve çok memnun kaldığını söyleyerek, sınava hazırlık serüvenini anlattı. Sınav anını yönetme ve sınav kaygısı ile baş etme konusunda rehber öğretmenlerinin desteklerinden bahseden Akkaş, “Her sınav sonrası sonuçları, rehber öğretmenimiz ile kontrol ediyoruz. Ayrıca bize sınav kaygısını yenme konusunda tavsiyeler veriliyor, motivasyon konuşmaları yapılıyor. Bu sayede sınav stresimiz ve kaygımız azalıyor” dedi. YKS’ye hazırlanan Halil Özcan, Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz eğitim desteğinin kendileri için büyük avantaj olduğunu vurgulayarak, “Test kitabı, denemeler ve rehberlik desteği çok faydalı. Rehber öğretmenlerim deneme sonuçlarına göre bana program hazırladı. Buraya başladığımdan beri hem okul notlarımda, hem de denemelerdeki net sayımda artış oldu” diye konuştu. Bir diğer YKS hazırlık öğrencisi Leyla İşlek de rehber öğretmenlerin sınav kaygısını azaltmaya yönelik çalışmalar yaptığını belirterek, “Sınav kaygımızı azaltmak için rehber öğretmenlerimiz bize yardımcı oluyor. Her hafta bize seminerler ve sunumlar hazırlıyorlar” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.