Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Msc

Kapsül Haber Ajansı - Msc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Msc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul  Haber

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul 

Türkiye limanlarında 2026’nın ilk yedi ayında toplam kruvaziyer yolcu hareketliliğinin 1 milyon 70 bin 481’e ulaşmasının ardından gelen yeni ana liman programları, sektördeki büyümenin önümüzdeki dönemde de devam edeceğinin önemli göstergelerinden biri oldu. İstanbul ise 128 bin 908 ana liman kruvaziyer yolcusuyla yılın ilk yedi ayında Türkiye’de ilk sıraya yerleşti. İSTANBUL, AKDENİZ’DE ANA LİMAN MERKEZİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Türkiye’nin kruvaziyer turizminde son yıllarda yakaladığı ivme, uluslararası şirketlerin rota planlamalarına da yansımaya başladı. İstanbul, sahip olduğu havayolu bağlantıları, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra Galataport İstanbul’un kruvaziyer altyapısıyla Akdeniz çanağında ana liman merkezi olarak öne çıkıyor. Bu yöndeki en dikkat çekici gelişmelerden biri AROYA Cruises’dan geldi. Şirket, 10 Ekim 2026-24 Nisan 2027 tarihleri arasında İstanbul’u ana liman olarak kullanacağı yeni programıyla Galataport İstanbul çıkışlı seferler gerçekleştirecek. Program kapsamında Bodrum, Marmaris, Kuşadası ve İskenderiye gibi Akdeniz’in önemli destinasyonları ziyaret edilecek. AROYA’nın tercihi, İstanbul’un kruvaziyer trafiğinin yaz sezonunun dışına taşınması açısından da yeni bir adım olacak. İSTANBUL’DA KRUVAZİYER SEZONU ARTIK 12 AY Galataport İstanbul’da düzenli kış seferleri Kasım 2024’te MSC ile başladı. Kasım 2024-Nisan 2025 döneminde 25 seferde 55 bin yolcu, Kasım 2025-Nisan 2026 döneminde ise 21 seferde 52 bin yolcu ağırlandı. AROYA’nın da sisteme dahil olmasıyla Kasım 2026-Nisan 2027 döneminde Galataport İstanbul’da 51 sefer ve 150 bin yolcu hedefleniyor. AROYA’nın bu toplam içindeki payının 26 sefer ve 78 bin yolcuya ulaşması bekleniyor. Böylece geçen yıla göre kış dönemindeki sefer sayısında yüzde 143, yolcu sayısında ise yüzde 188 artış öngörülüyor. Bu tablo, İstanbul’un klasik yaz sezonunun dışına çıkarak 12 ay boyunca kruvaziyer gemilerine ana liman hizmeti verebilen bir destinasyona dönüşmesi açısından önem taşıyor. AROYA’nın İstanbul için planladığı yeni programın Türkiye’nin diğer limanlarına da doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. İstanbul başlangıçlı programda Türk limanlarına yapılacak ilave uğraklarla birlikte şirketin Türkiye kruvaziyer sektörüne katkısının 76 ek sefere ulaşacağı belirtiliyor. KRUVAZİYER YOLCU HAREKETLİLİĞİ 7 AYDA 1 MİLYONU AŞTI İstanbul’daki yeni ana liman hareketliliği, Türkiye genelindeki güçlü kruvaziyer performansının yaşandığı bir döneme denk geldi. Türkiye limanlarını ziyaret eden kruvaziyer yolcu sayısı, 2026 yılının ilk yedi ayında 1 milyon 70 bin 481’e ulaştı. Aynı dönemde Türk limanlarına 656 kruvaziyer tipi yolcu gemisi uğradı. Yılın başında daha sınırlı olan trafik, turizm sezonuyla birlikte hızla arttı. Ocak ayında 28 bin 625 olan kruvaziyer yolcu hareketliliği, temmuz ayında 314 bin 26’ya yükseldi. Toplam 1 milyon 70 bin 481 kişilik hareketliliğin; 192.461’ini ana liman yolcuları, 878 bin 20’sini transit yolcular oluşturdu. ANA LİMAN YOLCU HAREKETLİLİĞİNDE İSTANBUL İLK SIRADA İstanbul, 2026 yılının ilk yedi ayında 128.908 ana liman yolcusuyla Türkiye’de ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 28 bin 177 ana liman yolcusuyla Kuşadası, 20 bin 844 ana liman yolcusuyla Çeşme takip etti. Ana liman ve transit yolcuların tamamını kapsayan toplam hareketlilikte ise Kuşadası ilk sırayı aldı. Kuşadası Liman Başkanlığına bağlı limanlara ilk yedi ayda 274 kruvaziyer gemisi uğrarken, toplam 480 bin 983 yolcu hareketliliği gerçekleşti. İstanbul Liman Başkanlığına bağlı limanlar ise 119 gemi ve 265 bin 369 yolcu ile Kuşadası’nı takip etti. KRUVAZİYER TRAFİĞİ TÜRKİYE’NİN KIYILARINA YAYILDI Türkiye’nin kruvaziyer performansı yalnızca İstanbul ve Kuşadası ile sınırlı kalmadı. Marmaris’te 28 gemi ve 78 bin 319 yolcu, Bodrum’da 59 gemi ve 68 bin 633 yolcu, İzmir’de 35 gemi ve 66 bin 398 yolcu, Çeşme’de ise 39 gemi ve 22 bin 866 yolcu hareketliliği kaydedildi. Türkiye’nin Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyılarına yayılan bu hareketlilik, ülkenin kruvaziyer turizminde çok merkezli bir destinasyon yapısına kavuştuğunu ortaya koyuyor. İstanbul’da ise yeni ana liman programlarının devreye girmesiyle bu büyümenin farklı bir boyuta taşınması bekleniyor. Galataport İstanbul’un kış döneminde de uluslararası kruvaziyer şirketleri tarafından ana liman olarak tercih edilmesi, Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sezonu 12 aya yayma hedefinin en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye’yi uluslararası alanda güçlü bir kruvaziyer merkezi haline getirmek amacıyla GoTürkiye platformu üzerinden hedefli tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yürütüyor. Bu çalışmalarla Türkiye’nin kruvaziyer destinasyonlarının uluslararası görünürlüğünün artırılması ve ülkemizin küresel kruvaziyer turizmindeki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Motosiklet ABS Güvenliğinde Otuzuncu Yılını Kutluyor ​​​​​​​ Haber

Bosch, Motosiklet ABS Güvenliğinde Otuzuncu Yılını Kutluyor ​​​​​​​

EICMA 2025’te yaptığı konuşmada Bosch İki Tekerlekli Araç ve Güç Sporları Bölüm Başkanı Geoff Liersch, “Bosch olarak son 30 yıldaki misyonumuz açık: inovasyon, hassasiyet ve akıllı teknoloji aracılığıyla sürüşü daha güvenli hale getirmek.” dedi. Fuar kapsamında Bosch, iki tekerlekli ve güç sporları teknolojilerindeki en son gelişmelerini tanıtarak, otuz yıllık kesintisiz inovasyonu kutluyor ve geleceğin bağlantılı ve akıllı sürüş deneyimine dair bir önizleme sunuyor. Bosch’un motosiklet ABS çalışmaları 1978’de otomobiller için piyasaya sürülen teknolojiden yola çıkılarak 1986’da başlatıldı ve 1995’te Bosch ABS ile donatılmış ilk seri üretim motosiklet olan Kawasaki GPZ1100 ABS’in piyasaya sürülmesiyle sonuçlandı. Şirketin bu konudaki kararlılığı, 2007 yılında Japonya’da iki tekerlekli güvenlik teknolojilerine yönelik bir uzmanlık merkezi kurulmasıyla somutlaştı. Bu merkez, küresel bir geliştirme üssü ve uzman mühendislik havuzunun temelini oluşturdu. Sonraki dönüm noktaları arasında 2009’da ABS 9 motosikletinin tanıtımı, 2016’da gelişmekte olan pazarlar için tasarlanan kompakt ve hafif ABS 10 Light ve ABS 10 Base sistemlerinin sunumu, 2018’de yüksek performanslı motosikletlere özel ABS 10 gelişmiş paketin piyasaya sunulması yer aldı. 2013’te ataletsel ölçüm tabanlı MSC (Motosiklet Denge Kontrol) sisteminin geliştirilmesi, Bosch’un motosikletler için gelişmiş aktif güvenlik sistemleri alanına girişinin başlangıcını işaret etti. ABS’nin ötesinde motosiklet güvenliğini geliştirme Bosch’un Motosiklet Denge Kontrol Sistemi veya MSC, virajlara eğilerek girerken veya dinamik manevralar gibi sürücülerin özellikle hassas olduğu durumlarda kritik koruma sağlar. Tekerlek hız sensörleri ile yüksek frekanslı bir ataletsel ölçüm birimini (IMU) birleştiren MSC, motosiklet virajdayken eğim ve yatış açılarını da dikkate alarak saniyede 100 defaya kadar araç dinamiklerini değerlendirir ve buna göre frenleme ve hızlanma kontrolünü yönetir. Viraj güvenliği işlevlerinin ötesinde Bosch, MSC’nin sağladığı olanaklar sayesinde arka tekerlek kalkış kontrolü, yokuşta araç tutma fonksiyonu ve pist performansı için arka tekerlek kayma kontrolü gibi katma değerli özellikleri geliştirmeye devam ediyor. Bosch Kaza Araştırmaları tarafından yapılan bir çalışmaya göre, tüm motosikletler MSC ile donatılmış olsaydı, yalnızca Almanya’da bile kişisel yaralanma içeren motosiklet kazalarının %30’undan fazlası MSC ve ABS kombinasyonu sayesinde önlenebilir veya etkileri azaltılabilirdi. Bu avantajları küresel ölçekte daha geniş bir kullanıcı kitlesine sunmak amacıyla Bosch, 2023 yılında küçük hacimli araçlar için MSC sistemini tanıttı ve Hindistan, Çin ve ASEAN ülkeleri dahil olmak üzere küçük motor hacimli motosikletlerin ağırlıkta olduğu pazarlara MSC çözümleri sunmaya hazır hale geldi. Singapur, 125 cc altı motosikletler için de ABS’yi zorunlu hale getiren ilk ülke oluyor Otuz yıl önce ilk seri üretime hazır motosiklet ABS sistemini tanıttığından bu yana Bosch, iki tekerlekli araç güvenliğini sürekli olarak ileriye taşıdı. Bugün ABS yalnızca bir standart değil, modern motosiklet güvenlik sistemlerinin temel taşı. Bu gelişim, küresel düzenlemelerde de karşılığını bulmuştur: Avrupa Birliği, 2016 yılında 125 cc üzeri motosikletler için ABS’yi zorunlu hale getirdi. Bunu 2018 yılında Hindistan takip etti. Singapur, bu taahhüdü bir adım daha ileriye taşıyarak, 1 Nisan 2027 itibarıyla 125 cc altındakiler de dahil olmak üzere tüm yeni motosikletlerde ABS sistemini zorunlu kılan dünyadaki ilk ülke olacak. Bu ilerici adım, küresel ölçekte sürücü güvenliğine artan odaklanmayı vurguluyor ve diğer ülkelere öncü bir standart oluşturuyor. Bosch, bu alandaki liderliğini sürdürüyor; gelişmiş çözümler sunarken, aynı zamanda bağlanabilirlik özelliklerini entegre ederek tüm motosiklet segmentlerinde hem güvenliği hem de sürüş deneyimini geliştirmeye devam ediyor. ABS, Türkiye’deki trafik güvenliği için olmazsa olmaz Türkiye’deki artan trafik kazalarında motosikletlerin yerini işaret eden Bosch Türkiye Mobilite Orijinal Ekipmanlar Satış Direktörü Mehmet Altınbaş, “son iki yılda motosikletlerin dahil olduğu kaza sayısı TÜİK verilerine göre yüzde 33 oldu. Bosch olarak kazaların etkilerini en aza indirmek için ABS’nin önemini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.” Bosch Kaza Araştırmaları bölümünün yaptığı analizler de ABS ve MSC ile donatılan motosiklerde kazaların sayısı veya etkilerinin yüzde 30 gibi önemli bir oranda azaldığının altını çizen Altınbaş, “Bu teknolojileri Türkiye pazarı ile buluşturmaya ve küresel uzmanlık ve inovasyonlarımızı ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşmaya başladık.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR–MSC İş Birliği Türkiye’nin Tedarik Zincirindeki Konumunu Güçlendirecek Haber

SOCAR–MSC İş Birliği Türkiye’nin Tedarik Zincirindeki Konumunu Güçlendirecek

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, SOCAR Terminal çatısı altında yürüttüğü limancılık faaliyetlerini genişletmek, güçlendirmek ve küresel ölçeğe taşımak amacıyla, dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketi MSC (Mediterranian Shipping Company) ile stratejik bir iş birliğine imza attı. 15 Eylül 2025’te Bakü’de düzenlenen törende imzalanan anlaşma kapsamında, MSC’nin iştiraki olan global liman işletmecisi Terminal Investment Limited (“TIL”) SOCAR Terminal’e ortak olacak. Bu iş birliği ile SOCAR Terminal TIL’in geniş küresel ağına entegre olacak yeni ekipman ve teknoloji yatırımlarıyla mevcut kapasitesi güçlendirerek; operasyonel verimliliğini arttıracak. Ayrıca, limanın dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve altyapı geliştirme hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atılacak. SOCAR Terminal’in uluslararası ticaret ağlarına entegrasyonu güçlenecek SOCAR Başkanı Rovshan Najaf, imza töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “SOCAR Terminal, bizim için yalnızca bir operasyon noktası değil; dünya standartlarında, sektörünün öncüsü, entegre ve stratejik bir yatırımdır. Küresel konteyner taşımacılığının en önemli aktörlerinden olan MSC ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği sayesinde, kapasite artışı sağlayacak yeni ekipman, teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarımızı hızlandıracak, operasyonel verimliliğimizi en üst düzeye çıkararak tüm paydaş ve müşterilerimize en yüksek düzeyde hizmet vermeye devam edeceğiz. MSC gibi stratejik bir paydaşla güçlerimizi birleştirerek terminal faaliyetlerimizi genişletmek ve geliştirmek adına önemli bir adım attık.” Sürdürülebilir, Teknolojik ve Stratejik Bir Lojistik Üssü Ege Bölgesi’nin en büyük konteyner terminali konumundaki SOCAR Terminal, 700 metre kesintisiz rıhtımı, 16 metre derinliği, 420.000 m² liman sahası ve 30.000 m² liman geri saha alanıyla bölgesel ve küresel ticarette stratejik bir lojistik üssü olarak hizmet veriyor. ULCS sınıfı son nesil gemilere hizmet verebilen sayılı limanlardan biri olan terminal, aynı anda birden fazla ana geminin hızlı şekilde elleçlenmesini sağlayarak bekleme sürelerini en aza indiriyor. SOCAR Terminal, geleceğin limanı olma vizyonuyla hareket ediyor. Operasyonlarının merkezinde iş sağlığı ve güvenliğini en üst standartlarda uygularken, dijitalleşme ve teknoloji yatırımlarıyla sektörün öncüsü olmayı sürdürüyor. Aynı zamanda çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir iş modeli benimseyerek karbon ayak izini azaltıyor, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapıyor, enerji verimliliğini artırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.