Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Msp

Kapsül Haber Ajansı - Msp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Msp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

WatchGuard, MSP Güvenlik Standartlarını Belirlemede 30. Yılını Kutluyor Haber

WatchGuard, MSP Güvenlik Standartlarını Belirlemede 30. Yılını Kutluyor

Şubat ayı itibarıyla, iş dünyasını değişen tehdit ortamının her döneminde korumaları için MSP'lere destek vermesinin 30. yılını kutlayan WatchGuard, kanal trend haline geldiğinde MSP'lere yönelen bir marka olmadı. Şirket, temel BT desteğinden tam ölçekli yönetilen güvenliğe dönüşen MSP'lerle birlikte büyüdü. Bu gerçeklik, iş ortağı öncelikli ürün stratejisi, kârlı ölçekleme için oluşturulan programlar ve pazar dalgalanmalarına dayanacak şekilde tasarlanmış uzun vadeli ilişkiler gibi her büyük kararı şekillendirdi. 30 yılı boyunca 50.000'den fazla siber güvenlik sağlayıcısıyla ortaklık kuran şirket, bugün dünya çapında milyonlarca uç noktayı güvence altına alarak 1,5 milyondan fazla müşteriyi koruyor “Hedefimiz Sadece Uzun Ömürlü Olmak Değil, İvme Kazanmak” Sektördeki 30 yıllık geçmişlerini değerlendiren WatchGuard Technologies CEO'su Joe Smolarski, “30 yıl boyunca, MSP'ler için oluşturulmuş kurumsal düzeyde güvenlik sağlayarak, hızlı uyum sağlayarak ve en çok ihtiyaç duyulduğu anda her zaman iş ortaklarımızın yanında durarak güveni zor yoldan kazandık. Odak noktamız çok basit. En iyi korumayı sağlamak, otomasyon ve daha az gürültü ile operasyonları kolaylaştırmak ve iş ortaklarımızın kârlı bir güvenlik pratiğini ölçeklendirmesine yardımcı olmak. Hedefimiz sadece uzun ömürlü olmak olarak değerlendirilemez. İvme kazanmak. İvmemizi de tehdit ortamı nasıl değişirse değişsin, müşterilerini koruyabilmeleri için iş ortaklarımızın etrafında değil, doğrudan onlarla birlikte inşa etmekten alıyoruz.” şeklinde konuştu. WatchGuard'ın MSP'lerin nasıl çalıştığını, yani standart hale gelmiş, tekrarlanabilir ve daha azıyla daha fazlasını yapma konusunda sürekli baskı altında olduklarını gerçekten anlayan az sayıdaki üreticiden biri olduğunu belirten Verteks Consulting, Inc. Başkanı ve CEO'su Don Gulling, “Bizi karmaşıklığa boğmadan gerçek bir koruma sunmamıza yardımcı oluyorlar ve bu tutarlılık onları yıllardır güvenlik altyapımızın temel taşlarından biri haline getirdi.” dedi. Pazara Uyum Sağlamak İçin Tasarlandı WatchGuard, yeni saldırı tekniklerine, değişen altyapılara ve artan müşteri beklentilerine karşı dayanıklı bir güvenlik inşa ederek tehdit ortamıyla birlikte sürekli gelişti. Diğerleri en yeni kategori etiketini kovalarken WatchGuard, MSP'lerin gerçekte neye ihtiyacı olduğuna odaklandı. Her gün yönettikleri ortamlarda uyum sağlayan, ölçeklenen ve sonuç üreten güvenlik. Pazar her değiştiğinde, iş ortaklarını terk etmeden veya yıkıcı sıfırlamalara zorlamadan onlarla birlikte değişen marka yeni tehditler, yeni mimariler ve MSP'ler üzerindeki yeni talepler gibi gerçek dönüm noktalarından geçen bir adaptasyon rekoru kırdı. WatchGuard'ın hiçbir zaman sadece dünün ortamlarını korumakla ilgilenmediğini vurgulayan Omdia Baş Analisti Jay McBain, “Siber güvenlik, pazar değişene kadar güçlü görünen satıcılarla doludur. Sonra ortadan kaybolurlar, satın alınırlar veya yenilik yapmayı bırakırlar. WatchGuard'ın dayanıklılığı yaştan daha önemli bir şeye işaret ediyor. MSP ekonomisiyle, operasyonel gerçeklerle ve müşteri sonuçlarıyla uyumlu kalırken siber güvenliğin birçok döneminde evrimleşme yeteneği.” diyerek markanın sektördeki farklı konumunun altını çizdi. 30 yılın ardından WatchGuard, asla yavaşlamayan bir pazarda liderlik etmek için gereken istikrar, ölçek ve sürekli yatırımla iş ortaklarının gerçek güvenlik sonuçları sunmasına yardımcı olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin %60'ı Güvenlik Sağlayıcısında Teknolojiden Önce Erişilebilir Desteğe Bakıyor Haber

Şirketlerin %60'ı Güvenlik Sağlayıcısında Teknolojiden Önce Erişilebilir Desteğe Bakıyor

Sektörde kartların yeniden dağıtıldığını belirten WatchGuard, sadece güvenlik araçlarını kurmanın artık yeterli olmadığını vurguluyor. WatchGuard’ın "Real Security for the Real World 2025" raporuna göre, şirketlerin %60'ı güvenlik sağlayıcısı seçerken "teknolojiden" önce "erişilebilir desteğe" bakıyor. Siber güvenlik pazarında yaşanan konsolidasyon, hizmet sağlayıcıların sunduğu değer teklifini kökten değiştiriyor. WatchGuard’ın "Real Security for the Real World 2025" raporunda yer alan analizler, MDR, XDR ve uyumluluk raporlaması gibi hizmetlerin sadece gelir artışı sağlamadığını, aynı zamanda bir MSP’nin operasyonel olgunluğunu ve müdahale yeteneğini kanıtlayan temel unsurlar olduğunu ortaya koyuyor. Ancak raporun en çarpıcı sonucu, müşteri sadakatini belirleyen asıl faktörün "insan unsuru" olduğunu gösteriyor. Verilere göre şirketlerin yaklaşık %60’ı, güvenlik sağlayıcısı seçerken destek kalitesini kilit bir faktör olarak görüyor. Daha da önemlisi, yöneticilerin %55'i sadece yetersiz destek ve yavaş yanıt süreleri nedeniyle hizmet sağlayıcılarını değiştiriyor. “Yöneticilerin %55’i 'Muhatap Bulamadığı' İçin Sağlayıcı Değiştiriyor” Rekabet avantajının artık teknolojiyi samimi insan ilişkileriyle birleştirmekten geçtiğini belirten WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, “Siber güvenlikte teknoloji kritik bir temeldir, ancak tek başına bir farklılaştırıcı değildir. Gerçek fark, bir sorun yaşandığında karşınızda 'gerçek bir insan' bulabilmektir. Raporumuz gösteriyor ki, şirketlerin %60'ı için destek kalitesi, kullanılan araçlardan daha öncelikli. Yöneticilerin yarısından fazlası (%55), kriz anında ulaşılabilir bir muhatap bulamadığı için hizmet sağlayıcısını değiştiriyor. Bu nedenle 2026 vizyonumuzda, yapılandırılmış operasyonları ve bütünleşik güvenliği 'insan odaklı' bir yaklaşımla sunan MSP'ler kazanacak. Yatırımcılar ve müşteriler artık sadece 'koruyan' değil, süreçleri şeffaf yöneten ve her an 'yanında olan' iş ortaklarına güven duyuyor.” dedi. Sürdürülebilir Büyüme İçin "Bütünleşik ve İnsani" Yaklaşım WatchGuard, MSP’lerin uzun vadeli başarısı ve yatırımcı ilgisini canlı tutabilmesi için teknoloji ve insanı birleştiren bir yol haritası çiziyor. Buna göre; izleme, müdahale ve uyumluluğu tek bir çatı altında toplayan bütünleşik platformlar, destek kalitesinden ödün vermeden güvenliğin ölçeklendirilmesine olanak tanıyor. Ancak bu teknolojik gücün, teknolojinin arkasına saklanmayan ve müşterinin gerçek ihtiyaçlarına anında yanıt veren erişilebilir uzman ekiplerle desteklenmesi gerekiyor. Hızlı olay müdahalesi ve kesintisiz operasyon sürekliliği sağlayan bu model, müşteriyle olan diyaloğu ticari bir işlemden öteye taşıyarak, "güven temelli" ve sarsılmaz bir iş ortaklığına dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard, Open MDR ile MSP’ler için MDR Hizmetlerini Genişlettiğini Duyurdu Haber

WatchGuard, Open MDR ile MSP’ler için MDR Hizmetlerini Genişlettiğini Duyurdu

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies’in geliştirdiği Open MDR, WatchGuard çözümlerinin yanı sıra üçüncü taraf güvenlik ortamlarında da bütünleşik görünürlük sunarak, tehditlerin 7/24 izlenmesini ve hızlı şekilde yanıtlanmasını mümkün kılıyor. Tek satıcıya bağlı güvenlik modellerinin yarattığı kısıtlamaları ortadan kaldıran bu yaklaşım, MSP’lerin farklı müşteri altyapılarına uyum sağlama sürecini kolaylaştırırken pazara giriş sürelerini de önemli ölçüde hızlandırıyor. Pek çok güvenlik sağlayıcısı daha iyi sonuçlar vadederken, uygulamada bu vaatler çoğu zaman daha fazla araç, artan uyarı trafiği ve yanlış sinyaller nedeniyle zaman kaybına dönüşüyor. WatchGuard Open MDR ise gerçek dünyadaki karmaşık müşteri ortamları göz önünde bulundurularak geliştirilen, dikkat dağıtan unsurları eleyen ve kritik tehditleri önceliklendiren bir yapı sunuyor. 7/24 çalışan uzman bir SOC tarafından desteklenen bu kurumsal düzeydeki hizmet, MSP’lerin en kritik anlarda hızlı ve etkili aksiyon almasını sağlayarak kesintisiz güvenlik sunmasına yardımcı oluyor. Zorunlu Geçişler Olmadan Kurumsal Düzeyde MDR Deneyimi WatchGuard Open MDR, WatchGuard’ın yerel entegrasyonları ile üçüncü taraf güvenlik ortamlarını tek bir operasyonel görünüm altında birleştirerek MSP’lere daha hızlı entegrasyon, yenileme süreçlerinde daha az sorun ve zorunlu platform geçişleri olmadan farklı müşteri ortamlarında hizmet sunumunu standartlaştırma imkânı tanıyor. Bu yapı, güvenlik ekiplerinin daha fazla araç ve uyarı karmaşasıyla zaman kaybetmesinin önüne geçerken, gerçekten kritik olan tehditlere odaklanılmasını sağlıyor. Tescilli yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri sayesinde gürültü önemli ölçüde azaltılıyor, tehditler doğrulanıyor ve altı dakikadan kısa sürede yanıt aksiyonları başlatılarak ayda birden az yanlış pozitif sonuç üretiliyor. Open MDR ile MSP’ler, uç nokta, kimlik, ağ, bulut ve üretkenlik araçları genelinde birleşik bir görünürlük elde ederek güvenlik hizmetlerini uçtan uca standartlaştırabiliyor. WatchGuard’ın 7/24 hizmet veren uzman SOC ekibi tarafından sağlanan izleme ve doğrulama desteği sayesinde, şirket içinde bir SOC kurma ya da ek personel istihdam etme ihtiyacı ortadan kalkıyor. Tehditlerin yayılmadan izole edilmesini sağlayan hızlı ve koordineli müdahale yaklaşımı, operasyonel kesintilerin önüne geçerken MSP’lerin yeni müşteri kazanımındaki sürtüşmeleri azaltmasına ve uzun vadeli müşteri ilişkilerini güçlendirmesine katkı sağlıyor. Sonuç olarak WatchGuard Open MDR, küçük ve orta ölçekli MSP’lerin ek operasyonel yükler olmadan kurumsal ölçekte rekabet edebilmesini mümkün kılarak, karmaşıklık yaratmadan güçlü MDR sonuçları sunuyor Tehdit Sinyallerini Kararlı ve Hızlı Eylemlere Dönüştürmek Pek çok kuruluş farklı güvenlik araçlarına sahip olsa da bu araçları sürekli ve etkili bir güvenlik operasyonuna dönüştürecek kaynaklara sahip değil. WatchGuard Open MDR, bu noktada fark yaratıyor. WatchGuard’ın SOC ekibi, ortamları 7/24 izleyerek tehditleri doğruluyor ve dakikalar içinde yanıt veriyor. Yapay zeka destekli, proaktif tehdit avcılığı yaklaşımı gizli risklerin daha erken aşamada tespit edilmesine yardımcı olurken, net ve anlaşılır raporlama güvenlik ekiplerinin belirsizlik yerine öngörüyle hareket etmesini sağlıyor. WatchGuard Open MDR, güvenliği büyük ölçekte sunan MSP’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmiş bir yapı sunuyor. MSP’ler müşteri ilişkilerinin sahipliğini elinde tutmaya devam ederken, WatchGuard arka planda SOC olarak konumlanıyor ve özel Teknik Hesap Yöneticileri desteğiyle eskalasyon yönetimi, kök neden analizi ve sürekli güvenlik rehberliği sağlıyor. Çapraz ortam desteği sayesinde WatchGuard Firebox, AuthPoint ve EPDR çözümlerinin yanı sıra Microsoft Defender, CrowdStrike Falcon, Okta Workforce Identity, Microsoft 365, AWS, Google ve üçüncü taraf güvenlik duvarlarıyla uyumlu bir yapı sunuluyor. Tüm bu entegrasyonlar, MSP’lerin mevcut araç setlerini değiştirmeye zorlanmadan kapsamlı ve ölçeklenebilir bir MDR hizmeti sunabilmesine olanak tanıyor. “Open MDR, Vizyonumuzun Doruk Noktası” Open MDR’ın eksiksiz, tek bir MDR çözümü sunma vizyonunun doruk noktası olduğunu ifade eden Watchguard Ürün Müdürü Andrew Young, “Bu durum ortakların köklü değişiklikler yapma veya operasyonel karmaşıklık yaşama zorunluluğu olmadan tutarlı, yüksek kaliteli yönetilen güvenlik sunmalarını sağlıyor.” açıklamasında bulundu. “Müşterilerimize Kurumsal Düzeyde Korumayı Güvenle Sunuyoruz” Sonit Systems Teknik Çözüm Danışmanı Don Lawson, “WatchGuard Open MDR, özellikle küçük ve orta ölçekli müşterilerimiz için kurumsal düzeyde korumayı netlik ve güvenle sunmamızı sağlıyor. Uyarı yorgunluğunu azaltıyor, işlemleri basitleştiriyor ve müşterilerimize gönül rahatlığı sağlıyor. WatchGuard ekibi de bize destek olmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı. Open MDR, Total MDR'nin piyasaya sürülmesi ve 2025 yılında ActZero'nun satın alınmasının ardından WatchGuard'ın genişleyen MDR portföyünü temel alır ve şirketin açık, platform tabanlı güvenlik hizmetlerine yönelik uzun vadeli vizyonunu güçlendirir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard Uç Nokta Güvenliğinde Yapay Zeka Vizyonunu Paylaştı Haber

WatchGuard Uç Nokta Güvenliğinde Yapay Zeka Vizyonunu Paylaştı

Yapay zeka kullanımı, güvenlik ekipleri için iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Pazarlama söylemlerinde yapay zeka her yerde olsa da gerçek başarı daha fazlasını tespit etmekte değil, kararları daha hızlı ve hassas alabilmektedir. Uç nokta güvenliğinde verimlilik, gürültüyü kaynağında kesebilme yeteneğine dayanır. WatchGuard Advanced EPDR, yapay zekayı en büyük etkiyi yarattığı noktada konumlandırarak, bulut zekası ile cihaz üzerindeki davranışsal yapay zekayı birleştiriyor. Bulut, devasa veri kümeleri üzerinde modelleri sürekli eğitirken, bu modellerin damıtılmış hafif sürümleri uç noktalara gönderilerek cihazların çevrimdışı olduklarında bile anlık kararlar almasını sağlıyor. Bu sayede analistler binlerce düşük öncelikli alarmla uğraşmak yerine, yapay zeka bağlamıyla zenginleştirilmiş nitelikli olaylara odaklanabiliyor. “Korumayı Gürültülü Değil, Akıllı Hale Getiriyoruz” Yapay zekanın asıl gücünün tespit sayısını artırmakta değil, insan kaynağının zamanını verimli kullanmasını sağlamakta yattığını belirten WatchGuard Türkiye, Yunanistan ve MEA Bölge Müdürü Yusuf Evmez, “Siber güvenlikte gerçek yapay zeka, sadece daha fazlasını tespit etmekle ilgili değildir; insanların zamanlarını gerçekten önemli olan konulara harcayabilmeleri için kararları daha hızlı ve hassas bir şekilde almakla ilgilidir. WatchGuard olarak vizyonumuz korumayı daha gürültülü değil, daha akıllı hale getirmek. Gürültüyü kaynağında filtreleyerek ve sürekli öğrenerek, uç nokta güvenliği verimliliğini bir teoriden günlük bir gerçekliğe dönüştürüyoruz. Böylece analistlerimiz binlerce alarm yerine, sonuç odaklı ve net olaylarla çalışabiliyor.” dedi. WatchGuard'ın Yapay Zeka Yaklaşımı, Uç Nokta Güvenliğinde 3 Temel Avantaj Sağlıyor: 1. Çalışmayan Tehdit Gürültü Yaratmaz (Önleyici Kontrol): Bir yürütülebilir dosya veya komut dosyası belirdiğinde, uç nokta yapay zekası bunu en son istihbaratla anında değerlendirir. Sıfır Güven Uygulama Hizmeti (Zero-Trust Application Service) tarafından uygulanan bu ön kontrol, güvenilmeyen yazılımları daha çalışmadan engeller. Tehditler çalışmadığı için alarm da üretmezler, böylece gürültü kaynağında kesilir. 2. Kendi Kendini Geliştiren Kolektif Zeka: Bulut yapay zekası, her cihazdan dönen telemetri ve kararlardan öğrenmeye devam eder. Modelleri sürekli olarak birleştirir, ilişkilendirir ve yeniden eğitir. Bu döngüde her uç nokta bir sensöre dönüşür ve alınan her karar kolektif zekayı besler. Zamanla doğruluk artar, yanlış pozitifler (false positives) azalır ve operasyonel verimlilik yükselir. 3. MSP'ler için Karmaşıklık Olmadan Ölçeklenebilirlik: Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları (MSP'ler) için bu yaklaşım, karmaşıklık yaratmadan ölçeklenebilirlik sunar. Tek bir uç noktayı koruyan yapay zeka kararları, yüzlerce müşteriyi de aynı anda korur ve tüm süreç tek bir bütünleşik konsoldan (Unified Console) yönetilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard, "Yapay Zekâ Siber Buzdağı" Analizini Açıkladı Haber

WatchGuard, "Yapay Zekâ Siber Buzdağı" Analizini Açıkladı

Yapay zekâ kaynaklı bu yeni nesil saldırılar, güvenlik ekipleri için temel bir zorluk yaratıyor. Medya ve kamuoyu, yapay zekâ tarafından üretilen ve insanları kandıran içeriklere odaklanırken, çok daha büyük ve görünmez olan tehditler, olağanüstü hızda hareket ederek doğrudan altyapıyı hedef alıyor. Siber saldırganlar artık yapay zekâyı yalnızca sosyal mühendislik içerikleri üretmek için değil, güvenlik duvarlarını, EDR çözümlerini ve kimlik doğrulama sistemlerini analiz etmek, atlatmak ve etkisiz hale getirmek için de aktif olarak kullanıyor. "Suyun altındaki" bu tehditler, keşif (reconnaissance) aşamasından veri sızıntısına (exfiltration) kadar tüm saldırı yaşam döngüsünü otomatikleştirmektedir. Bu durum, birbirinden bağımsız çalışan, reaktif güvenlik çözümlerinin tamamen yetersiz kaldığı yeni bir güvenlik paradigması yaratıyor. Çünkü tehditler artık sadece daha hızlı değil, aynı zamanda daha akıllı ve uyarlanabilir hale gelerek geleneksel savunma sistemlerini anlamsız kılıyor. “Asıl Tehlike Buzdağının Görünmeyen Kısmı” Yapay zekânın siber saldırganlar için tüm saldırı yaşam döngüsünü otomatikleştiren bir güce dönüştüğüne dikkat çeken WatchGuard Türkiye, Yunanistan ve MEA Bölge Müdürü Yusuf Evmez, “Kurumlar ‘deepfake’ gibi görünen daha bilinen tehditlere odaklansa da bu sadece buzdağının görünen kısmı. Asıl tehlike, suyun altında sıfırıncı gün açıkları arayan, güvenlik sistemlerini atlatan ve ağ içinde yayılan otomatik saldırılarda gizli. Bu yeni nesil tehditler, geleneksel, birbirinden ayrı çalışan güvenlik araçlarını kolayca etkisiz hale getiriyor. Mücadele için tek yol, özellikle MSP’lerin, ağdan uç noktaya tüm katmanları birleştiren ve yapay zekâya karşı yapay zekâ ile koruma sağlayan bütünleşik platformlara geçiş yapmasıdır.” dedi. WatchGuard'ın "Yapay Zekâ Siber Buzdağı" Analizi, Tehditleri İki Ana Kategoriye Ayırıyor: Suyun Üstü (Görünen ve Bilinen Tehditler): Bunlar, tespit edilmesi ve hakkında konuşulması görece kolay olan, genellikle insanı hedef alan sosyal mühendislik saldırılarıdır. Yapay zekâ tarafından oluşturulan ve yöneticileri taklit eden sahte ses, video ve e-postalarla çalışanları kandırmaya yönelik sosyal mühendislik saldırıları bu kategoriye giriyor. Suyun Altı (Asıl Tehlikeli ve Gizli Tehditler): Bunlar, saldırıların teknik altyapısını otomatikleştiren, tespit edilmesi çok daha zor ve yıkıcı etkiye sahip sistem odaklı tehditlerdir. Saldırganların, sistemlerdeki ve yazılımlardaki daha önce bilinmeyen güvenlik açıklarını (zero-day) bulmak ve bunlardan yararlanmak için yapay zekâyı kullanması, yapay zekânın, güvenlik yazılımlarından kaçmak için kötü amaçlı kodu sürekli olarak kendi kendine değiştirmesi (polimorfizm) ve savunma sistemlerini analiz etmesi, saldırganların, bir kez ağa sızdıktan sonra yakalanmadan diğer sistemlere yayılmak (yanal hareket) ve komuta sunucularıyla gizli iletişim kurmak için yapay zekâ kullanması gibi saldırı yöntemleri suyun altında kalan ikinci kategoriye dahil oluyor. WatchGuard, bu çok katmanlı ve derinleşen tehditlere karşı koymanın tek yolunun, tehdit sinyallerini ağ, uç nokta ve kimlik genelinde birleştiren, Sıfır Güven (Zero Trust) ilkelerini benimseyen ve yapay zekâya karşı yapay zekâ ile savunma yapan Bütünleşik Güvenlik Platformu® (Unified Security Platform) olduğunu vurguluyor.

WatchGuard’ın Yeni CEO’su Joe Smolarski Oldu Haber

WatchGuard’ın Yeni CEO’su Joe Smolarski Oldu

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard, Joe Smolarski'nin CEO olarak atandığını duyurdu. Mayıs 2025’ten bu yana Vats Srivatsan liderliğinde gelişim gösteren WatchGuard, inovasyona yeni bir enerji kazandırdı. Şirket, operasyonel uygulamalarını güçlendirdi, yapay zeka kullanımını hızlandırdı ve iş ortakları için donanım ile yazılım dağıtım modelini modernize etti. Ağ güvenliği portföyünde kapsamlı bir yenilenme başlatan WatchGuard, performans ve büyüme açısından rekor bir üçüncü çeyrek elde etti. Bu çalışmalar, şirketin ciro ve kârlılık artışını hızlandırırken küresel pazar payını büyüttü ve Unified Security Platform® ile MSP odaklı iş modelinde güçlü bir ivme yarattı. 25 Yıllık Deneyimiyle Smolarski, WatchGuard’ın Geleceğine Yön Verecek Joe Smolarski, teknoloji, operasyonlar ve strateji alanlarında 25 yılı aşkın liderlik deneyimine sahip. Sonuç odaklı ve ortak merkezli bir yönetici olarak tanınan Smolarski, küresel kuruluşları dönüşüm, büyüme ve entegrasyon dönemlerinde başarıyla yönetti. Kaseya’nın hiper büyüme sürecinde önemli bir rol üstlenen Smolarski, şirketin kapsamlı BT yönetimi için MSP platformunu kurdu ve bir düzineden fazla satın almayı, ortaklar, çalışanlar ve yatırımcılar için daha güçlü sonuçlar sağlayan uyumlu, ölçeklenebilir bir ekosisteme entegre etti. Ekipleri, teknolojileri ve iş ortaklarını tek bir müşteri odaklı platform vizyonu etrafında birleştirerek Kaseya’nın gelirinin on kat artmasına ve milyarlarca dolarlık değer artışına katkı sağladı. Bu deneyim, WatchGuard’ın siber güvenlik misyonuyla doğrudan örtüşüyor. Şirketin Unified Security Platform® çözümü, gelişmiş koruma teknolojilerini, otomasyonu ve sadeleştirilmiş yönetimi bir araya getirerek MSP’lere kurumsal düzeyde güvenliği büyük ölçekte sağlama gücü sunuyor. Joe’nun karmaşıklığı netliğe, platformları ise büyüme motorlarına dönüştürme konusundaki kanıtlanmış yeteneği, WatchGuard’ın bir sonraki inovasyon ve ortak başarı dönemini hızlandırması için onu ideal bir konuma getiriyor. Smolarski, WatchGuard’ın üst yönetim ekibi ve Yönetim Kurulu ile yakın iş birliği içinde çalışarak şirketin stratejik girişimlerini, operasyonel mükemmelliğini ve küresel iş ortaklarının başarısını sürdürmeye devam edecek. ‘’Joe, Watchguard'ı Bir Sonraki Büyüme Aşamasına Taşımak İçin Doğru Bir Lider Tercihi’’ Vats Srivatsan’ın Yönetim Kurulu Üyesi olarak gelecekteki büyüme ve stratejiyi yönlendirmeye devam edecek olmasından dolayı mutlu olduğunu vurgulayan Vector Capital'in Kurucu Ortağı ve WatchGuard'ın Yönetim Kurulu Başkanı Alex Slusky “Vats'a geçici CEO olarak göreve gelip bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı bir performans artışı sağlamasından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Joe ise WatchGuard'ı bir sonraki büyüme aşamasına taşımak ve bu ivmeyi sürdürmek için doğru bir lider tercihi. Joe; organik, birleşme ve satın alma yatırımları yoluyla MSP odaklı teknoloji kuruluşlarında olağanüstü bir büyüme sağlama konusunda kanıtlanmış bir geçmişe sahip. Joe'nun, ortakların başarısına odaklanmaya devam ederken ekipleri ve teknolojileri büyük ölçekte entegre etme becerisi, onu WatchGuard'ın operasyonel ve inovasyon momentumunu hızlandırmak için eşsiz bir nitelikle donatmaktadır.’’ açıklamasında bulundu. ‘’Watchguard’ı Siber Güvenlik Tedarikçisi Haline Getirmek İçin Sabırsızlanıyorum’’ WatchGuard’ın sağlam bir temele, dünya standartlarında bir teknoloji platformuna, MSP odaklı bir iş modeline ve pazarda öne çıkan bir güven itibarına sahip olduğunu vurgulayan WatchGuard Technologies CEO'su Joe Smolarski, "Siber güvenlik, her MSP'nin büyüme stratejisinin merkezinde yer almaktadır ve WatchGuard, bu dönüşümü liderlik etmek için mükemmel bir konumdadır. Şirketin güçlü gidişatını daha da ileriye taşımak ve WatchGuard'ı MSP topluluğunun siber güvenlik tedarikçisi haline getirmek için sabırsızlanıyorum." ifadelerini kullandı. WatchGuard, Küresel Değerlendirmelerde Liderliğini Sürdürüyor Sektör Analistleri Tarafından Tanınan, BT Uzmanları Tarafından Güvenilen WatchGuard, siber güvenlik alanındaki yenilikçiliği ve liderliği ile önde gelen sektör analistleri, bağımsız test kuruluşları ve meslektaş değerlendirme platformları tarafından sürekli olarak ödüllendirilmektedir. Son zamanlarda öne çıkan başarıları arasında Gartner® Magic Quadrant™'ın Hibrit Mesh Güvenlik Duvarı kategorisinde tanınması, Canalys Siber Güvenlik Liderlik Matrisi'nde Şampiyon olması ve IDC MarketScape'in Hibrit Güvenlik Duvarı kategorisinde Önemli Oyuncu seçilmesi yer alıyor. WatchGuard ayrıca GigaOm Radar Raporu'nda EDR kategorisinde Lider ve Üstün Performans Gösteren Şirket, SPARK Matrisi'nde ise NDR kategorisinde Lider seçildi. MITRE Engenuity ATT&CK® Değerlendirmeleri ve diğer testler aracılığıyla yapılan bağımsız doğrulama, WatchGuard'ın gelişmiş tehdit algılama ve önleme yeteneklerinin gücünü daha da ortaya koyuyor. TrustRadius ve Gartner Peer Insights'taki müşteriler, WatchGuard'ı dağıtım kolaylığı, güvenilirliği ve olağanüstü desteği nedeniyle sürekli olarak övüyor ve dünya çapında erişilebilir ve güvenilir kurumsal düzeyde güvenlik sağlama taahhüdünü pekiştiriyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.