Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mücadele

Kapsül Haber Ajansı - Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Makineler Taşındı, Eğitim Açık Alanda Devam Etti Haber

Makineler Taşındı, Eğitim Açık Alanda Devam Etti

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası binasında düzenlenmesi planlanan Bahar Buluşması, tarihi yapıya yönelik el koyma girişimleri nedeniyle açık havada gerçekleştirildi. Kursiyerler ile istihdam edilen kadınların başarı hikayelerini paylaştığı etkinlikte, farklı branşlarda eğitim alan yeni mezunlar belgelerini bina içindeki tören yerine açık alanda aldı. Meslek Fabrikası’nda yıl boyunca üretilen çalışmaların sergilendiği bir açık hava sergisi de kuruldu. Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi’ne katılarak eğitimlerine devam eden kadınlar, açık alana kurulan dikiş makinelerinde üretim yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Her türlü engele rağmen Meslek Fabrikası’na bahar geldi. Baharın en güzel yanı şudur: Toprak, ne kadar zorlu bir kıştan geçmiş olursa olsun yeniden yeşerir. Baharın gelişini ertelemeye kimsenin gücü yetmez. Meslek Fabrikası’nda yeşeren baharları da engelleyemeyecekler” diye konuştu. “Mücadelemizi sürdüreceğiz” Bahar Buluşmasını buruk bir tatla açtıklarını kaydeden Yıldır, tarihi binaya bir süredir haksız ve hukuksuz biçimde el konulmak istendiğini belirterek, “Belediyemize Atatürk’ten miras kalan Meslek Fabrikası binamız için çok daha farklı bir gelecek hayal etmiştik. Çünkü bu bina, özellikle gençlerin ve kadınların geleceğini kurmaları için Meslek Fabrikası’na dönüştürüldü” dedi. “Biz Atatürk’ün çocuklarıyız” diyen Yıldır, bu tür girişimlerin kendilerini yıldıramayacağını vurguladı. Hukuki sürecin devam ettiğini hatırlatan Yıldır, “İzmir halkının mülkü yeniden İzmir halkına iade edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu. “Umut fabrikası” Meslek Fabrikası’nda insanları meslek sahibi yaptıklarını, binlerce kişinin aldığı eğitimle iş bulduğunu belirten Yıldır, “Meslek Fabrikası, toplumun dönüşümüne ve refahına katkı sunan, takdiri hak eden bir kurumdur. Çünkü biz, bir kentin gücünün yalnızca yaptığı yollar ve kurduğu altyapıyla değil, insanlarına açtığı fırsatlarla da ölçüldüğünü biliyoruz. Bir gence meslek kazandırabiliyor, bir kadının emeğini görünür kılabiliyor, bir yurttaşa yeni bir başlangıcın kapısını aralayabiliyorsanız işte o zaman gerçekten güçlü bir kent olursunuz. Meslek Fabrikası tam da bu anlayışın ürünüdür. Burası bir dayanışma alanı, İzmir’de emeğin fırsata dönüştüğü bir merkezdir. Meslek Fabrikası, insanların hayatında yeni sayfalar açtığı bir umut fabrikasıdır” dedi. Her merkez istihdam başvuru noktası olacak Konuşmasında yeni bir çalışmayı da duyuran Başkan Vekili Yıldır, “Meslek Fabrikası’nın İzmir genelinde faaliyet gösteren 28 kurs merkezini artık aynı zamanda birer istihdam başvuru noktası haline getiriyoruz. Bundan sonra İzmir’de iş arayan yurttaşlarımız, kentin neresinde olursa olsun kendisine en yakın Meslek Fabrikası kurs merkezine istihdam başvurusunda bulunabilecek. İnsanları meslek sahibi yapan bu yapıyı artık daha etkin kullanıyoruz. Kursiyerleri doğrudan iş fırsatlarıyla buluşturan bir merkezler ağı haline getiriyoruz. İstihdam, hem ekonomik hem sosyal bir meseledir. Bir onur meselesidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bizim görevimiz, emeğin büyüyebileceği, sosyal dönüşümün yaşanacağı alanlar açmaktır” ifadelerini kullandı. Makineler taşındı, eğitimler açık alanda gerçekleşti Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yıl boyu üretilen çalışmaların sergilendiği açık hava sergisini ziyaret etti. Burada hem eğitmenler hem de kursiyerlerle sohbet eden Yıldır, Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi kapsamında açık alanda kurulan atölyeyi de ziyaret etti. Projeye katılan kadınlar, Meslek Fabrikası binasına el koyma girişimi sebebiyle binanın karşısında yer alan yeşillik alanda makineleriyle dikiş dikti. Etkinlik boyunca, eğitimin sadece dört duvar arasında olmadığının vurgulandığı Hababam Sınıfı filminin müzikleri de çalındı. Şenlikte ayrıca dört gündür devam eden Meslek Fabrikası binası nöbetine ilişkin video gösterimleri de gerçekleştirildi. Yeni mezunlar, belgelerini şenlikte aldı Meslek Fabrikası’nda farklı branşlarda kurs gören kursiyerlere de mezuniyet belgeleri takdim edildi. 13 Ön Muhasebe, 11 Personel Bordro ve Özlük İşleri Eğitimi ve 13 Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi kursiyeri, belgelerini abluka altına alınan bina önünde hazırlanan açık alanda aldı. Kursiyerler, eğitmenler ve Başkan Vekili Yıldır, hatıra fotoğrafı çektirdi. “Meslek Fabrikası’nın kalbini söküp almayın” Şenlik kapsamında, aldıkları eğitimle seramik atölyesi açan Gürsel Şahin ve Nursel Tuncay, sahneye çıkarak Meslek Fabrikası sayesinde değişen hayatlarını anlattı Gürsel Şahin, “Bugün burada bir kursiyer olarak değil, aldığımız kurslar sonucunda atölye açmış kişiler olarak buradayız. İlk başta çamura şekil verirken zorlandık, hata yaptık, tekrar denedik. Biz aslında çamura şekil verirken hayatımıza da şekil vermişiz. Bugün kendi emeğimizle üretmenin, hayallerimizi gerçekleştirmenin, başarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Biz artık üreten, kazanan ve ilham veren bireyleriz. Bizlerin Meslek Fabrikası sayesinde çoğalmasını istiyoruz. Bir insanın hayatı fırsat verildiğinde gerçekten değişebiliyor. Arkamızdaki güzel bina, Meslek Fabrikası’nın kalbi. Lütfen o kalbi söküp almayın” diyerek duygularını ifade etti. İstihdam edilen bininci kursiyer: Meslek Fabrikası yeni bir fırsat verdi Meslek Fabrikası’nda kurs görüp istihdama kazandırılan bininci kursiyer Zeynep Kahraman da şunları söyledi: “Hepimiz için bahar demek; yenilenmek, umut etmek ve yeni başlangıçlar demek. Benim hayatımdaki yeni başlangıç ise Meslek Fabrikası ile tanıştığım gün başladı. Bir dönem ben de birçok insan gibi ‘acaba yarın ne olacak’ diye düşünen, iş arayan, biraz kaygılı bir dönemden geçiyordum. Sonra Meslek Fabrikası eğitimlerine katıldım. Mobil Barista ve Dijital Pazarlama eğitimlerini aldım. Aslında burada sadece bir meslek öğrenmedim, kendime yeniden güvenmeyi öğrendim. Bugün geldiğim noktada bir kahve firmasında yönetici yardımcısı olarak görev alıyorum. Benim için en önemli şey işe girmiş olmak değil, yeniden üretmenin, çalışmanın ve kendi ayaklarımın üstünde durmanın verdiği gurur oldu. Meslek Fabrikası bana sadece bir iş kapısı açmadı, bana ‘sen yapabilirsin’ dedi. Bana yeni bir fırsat verdi. Bugün burada duruyorsam bu, bana verilen fırsat sayesindedir. Umuyorum benim hikâyem, yeni bir başlangıç yapmak isteyen herkese küçük bir umut olur. İsterim ki bu eğitim hep sürsün ve bu fabrika kapanmasın.” “Yalnızca bir eğitim merkezi değil, stratejik bir platform” Buluşmada Meslek Fabrikası’nda çeşitli sektörlerle yapılan iş birliklerinin önemi de anlatıldı. Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Yasin Akçakaya, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız iş birlikleri yalnızca kentimize ve sektörümüze değer katmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal fayda üretme sorumluluğumuzu da daha güçlü şekilde yerine getirmemizi sağlıyor. Biz, hazır giyim sektörünü yalnızca üretim olarak görmüyoruz. Bu sektörün en önemli gücünün insan kaynağı olduğuna inanıyoruz. Meslek Fabrikası iş birlikleri ile sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlıyoruz. Çalışmalarımız yalnızca eğitim değil, istihdam ve sosyal fayda üreten güçlü ve sürdürülebilir bir model ortaya koymuştur. Kentimiz ve sektörümüz için çok değerli iş birliklerine imza atmıştır. Meslek Fabrikası, yalnızca bir eğitim merkezi değil İzmir’in üretim gücünü besleyen stratejik bir platformdur” sözlerine yer verdi. “İzmir, yoksullukla mücadele eden bir yerden yoksun bırakılamaz” Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi’nin temsilcisi sosyolog Sevinç Ustabaşı, “Burada alternatif ürün olarak geliştirilen yıkanabilir, çevre ve bebek dostu bebek bezini hayata geçirdik. Hem alım gücünün düşmesi hem de yoksulluğun artmasıyla bebek bezine erişim konusunda ciddi problemler yaşanıyor. Bu çalışmamız hem ekonomik katkı sunan hem de hak temelli bir çalışmadır” bilgisini verdi. Meslek Fabrikası binasına el koyma işlemleri nedeniyle dört gündür nöbette olduklarını belirten Ustabaşı, “Süreci başından bu yana tüm hukuki belgelerle şeffaflıkla yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ediyoruz. Kentin her köşesindeki hizmete sahip çıkmak böyle bir şey. Meslek Fabrikası, İzmir’de yoksullukla mücadele ediyor. İzmir, yoksullukla mücadele eden böylesi bir yerden yoksun bırakılamaz, bırakılmayacaktır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi Haber

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kadınların siyasette daha güçlü ve örgütlü yer alması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınların önünde bir engel değil, omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşı olmak istiyoruz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin ev sahipliğinde, BESOT Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ata Temiz, Erk Kayabaş, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu temsilcileri katıldı. “Gülşah Başkanımızın Anısını Yaşatmak için Toplandık” Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Manisa Temsilcisi Netice Okutan, buluşmanın duygusal bir amacı olduğunu belirtti. Okutan, “3 Nisan’ın yıl dönümü nedeniyle bu buluşma kararını, rahmetli Gülşah Durbay başkanımızın cenazesinde almıştık. Gülşah Başkanımız, kadın belediye başkanlarını Manisa’da ağırlamayı çok istiyordu. Biz de bugün onun bu vasiyetini yerine getirmek ve anısını yaşatmak için buradayız” dedi. “Kadınların Olmadığı Siyaset Eksiktir” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, 3 Nisan 1930’un sadece yasal bir düzenleme değil, bir eşitlik ilanı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Kadınların siyasetteki temsili hala arzu ettiğimiz düzeyde değil. Oysa biliyoruz ki kadınların olmadığı bir siyaset eksiktir. Bu vesileyle, 14 Aralık 2025’te kaybettiğimiz Gülşah Durbay’ı rahmetle anıyorum. O, cesaretiyle kadınların siyasette var olma mücadelesinin en değerli temsilcilerinden biriydi.” “Şehrimiz Bu Döneme Acı Bir Başlangıç Yaptı” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, “Şehrimiz bu döneme gerçekten acı bir başlangıç yaptı. 31 Mart 2024’te seçimler oldu, Manisa’da birçok şeyin değişeceğini düşündük, bir heyecan, içimizde bir umut vardı. Ama ardı ardına kayıplar yaşadık. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı kaybettik. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz” dedi. “Umuyorum Önümüzdeki Dönem Daha Çok Kadın Belediye Başkanımız Olur” Türkiye’de en önemli eksikliklerden bir tanesinin kadınların siyasette çok yer almaması olduğunu söyleyen Başkan Besim Dutlulu, “Ben 2024 seçimlerinde şunu gördüm. Genel Başkanımızın kadınlara daha çok yer vereceğini söylemesinden sonra başta İzmir olmak üzere birçok büyükşehirde, ilçede bu kadar çok kadın belediye başkanı olmasından dolayı biraz da olsa umutlandık. Olması gerektiği yerde miyiz? Tabi ki değiliz. Bu iş erkeklerin başaracağı bir iş değil. Kadınların örgütlü olması lazım. Bu konuda doğru ve iyi çalışmalar yaşanıyor. Biz de Manisa olarak mutlu olmuştuk. Şehzadeler’de kadın belediye başkanımız vardı. Umuyorum önümüzdeki dönem daha çok kadın belediye başkanımız olur” diye konuştu. Daha Güçlü Temsil İçin Ortak Mücadeleye Vurgu Yaptı Mesleklerinde belli noktalara gelmiş, siyasi birikimleri dolu kadın belediye başkanlarını gördüklerini belirten Başkan Dutlulu, “Tırnaklarıyla kazıyarak, adım adım yükselerek göreve gelmiş kadınları daha çok görüyoruz. Ama daha adım atmamız gereken çok şey var. Ne yazık ki ülkemiz demokrasi açısından, eşitlik açısından, adalet açısından iyiye gitmiyor. Kadın hakları açısından da iyiye gittiğimize inanmak istiyorum. Bu nasıl olur, bu tarz toplantılarla olur. Önünüzde bir engel değil, yanınızda omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşlarınız olmak istiyoruz. Daha çok kadın belediye başkanı ile ileride görev yapmak istiyorum. Daha çok büyükşehir belediye başkanı arkadaşım olsun istiyorum” ifadelerini kullandı. 96 Yılda Sadece 206 Kadın Belediye Başkanı Programda bir sunum yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Başkanı Nurgül Uçar Aktuğ, çarpıcı veriler paylaştı. 1930 yılından bu yana Türkiye’de yaklaşık 35 bin erkek belediye başkanına karşılık sadece 206 kadının bu göreve geldiğini belirten Aktuğ, temsil oranının yetersizliğine dikkat çekerek ortak mücadele çağrısı yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek Haber

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek

İmza törenine Aslan’ın yanı sıra Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, İSKİ Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa ve TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül de katıldı. ”ZORLANARAK DA OLSA İZLEDİK” Burada konuşan Aslan, “Her birinize bugün hukuksuzca Silivri zindanlarında tutulduğu için aramızda olamayan İstanbul'umuzun seçilmiş belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini getirdim. Bugün birçok arkadaşımızla da duruşmayı izledik. Zorlanarak da olsa izledik. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili olarak bu davada salona girmekte çeşitli sıkıntılar yaşansa da İstanbul dünyanın başkenti, Türkiye'nin göz bebeği. Dolayısıyla İstanbul'daki büyükşehir belediyesine yapılan her şey aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılmış gibi algılanabilir” dedi. “AKŞAM ÜLKESİYLE YATIYOR SABAH ÜLKESİYLE UYANIYOR” “Devletimizin kurumlarının ve bürokratlarımızı, siyasetçilerimizi, belediye başkanlarımızı gözümüz gibi korumamız lazım” diyen Aslan, şunları söyledi: “Ama bazen hatalar olabiliyor. Sonra devlet mutlaka kendini iyileştirebiliyor. Bugün de onu yaşadık. Aslında kıymetli başkanım hep olduğu gibi İstanbul'un ve Türkiye'nin hakkını savunmaya devam ediyor Silivri'de. Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda otururken nasıl sadece İstanbul için değil bütün Türkiye coğrafyası için mücadele ediyorsa, bugün geçici süreyle Silivri zindanında tutulsa bile Türkiye'nin her noktasında, her ilçesindeki konu Ekrem İmamoğlu'nun da birinci, önemli konusudur. Dolayısıyla akşam ülkesiyle yatıyor, sabah ülkesiyle uyanıyor. Cenabı Allah Ekrem İmamoğlu gibi ülkesini seven insanların sayısını milyonlarca yapsın ki çok daha iyi yerler ülkemiz gelsin. Bizler de Ekrem Başkanımızın emanetini taşıyanlar olarak yol arkadaşlarımla beraber, ilçe belediye başkanlarımız, İSKİ Genel Müdürümüz, Genel Müdür Yardımcılarımız, İBB Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız tüm bürokrat arkadaşlarımız ve 92 bin çalışanımız da emanete sahip çıkmaya çalışıyoruz. Mücadele ediyoruz. Hizmet etmeye devam ediyoruz, üretmeye devam ediyoruz.” ”ÜLKEYE HİZMET ETMESİNİ ENGELLEMEK DOĞRU DEĞİL” “Ekrem Başkan'ın verdiği emaneti bir kısım yetenekli ve çok çalışkan, başarılı bürokratlarımız ve belediye başkanlarımız tutuklu olsa da onların yol arkadaşları olan bizler, o emaneti Ekrem İmamoğlu'na yaraşır şekilde taşımaya, sürdürmeye devam ediyoruz. Burada önemli olan şey şu: Üretme kabiliyeti olan ve üretme yeteneği olan ve veriminin doruğunda olan insanların çeşitli sebeplerle ülkeye hizmet etmesini engellemeye çalışmak doğru değildir. Bu ülke için dünden bugüne Tekirdağ'da da İstanbul Büyükşehir’de de, Tekirdağ'ın ilçelerinde de İstanbul Büyükşehir'in ilçelerinde de kim bu ülke için İstanbul için, Tekirdağ için hizmet etmişse, emeği geçen herkese ve buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.” ”SU YOKSA YAŞAM YOK” “Su hayattır. Su yoksa aslında yaşam da yok demektir. Uzaya gidiyoruz diyorlar. Mars'a gidiyoruz diyorlar. İlk aradıkları şey ne? Su. Su varsa yaşam olabilir. Dolayısıyla gözümüz gibi korumalıyız. Su medeniyettir. Eğer su olmazsa medeniyet olmaz. İnsanlık suyu doğru kullanmayı öğrendiğinde aslında tarıma geçti ve tarım uygulamalarını yaptı. Uyarlığı kurdu. Su yoksa uygarlık da yok. Su kaynaklarını doğru yönetenler ayakta kaldı. Diğerleri bir şekilde yok oldu. Bizim de ülkemizin ayakta kalması, bu coğrafyanın ayakta kalması, iklim krizine rağmen güçlü bir devlet olabilmemiz için hem su kaynaklarımızı korumalı hem de suyu itinalı kullanmalıyız ve tasarruflu kullanmalıyız. Yani aslında bir insanın hayatta kalmasının en önemli şeyi su. Bunun için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Bir medeniyetin yaşaması için suyu doğru kullanması ve yönetmesi çok kritik bir şey. Hele ki bu kuraklık döneminde aslında Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız anlattı. Aslında aynı problem İstanbul'da da yaşanıyor ama aldığımız tedbirlerle su sıkıntısı yaşatmadan yurttaşlarımıza 2025 yılını atlattık. 2026’yla ilgili de hiçbir tereddüdümüz yok. Hem Tekirdağ'ın ilgili biraz önce Başkanımın söylediği Ereğli ve civarında Kumbağı’nda hem de İstanbul'da 2026 yılında da Allah'ın izniyle bir sıkıntı yaşamadan geçeceğiz.” “BİZ VARSAK ÜLKEDE KİMSE UMUDUNU KESMESİN” “İstanbul'da ve Türkiye'de umut her zaman var. Biz varsak ülkede kimse umudunu kesmesin. Bugün tüm dünya kuraklık riskiyle karşı karşıya. Her yerde iklim krizi konuşuluyor. Bir taraftan da savaş ve savaşlar insanları yerinden yurdundan ediyor. Susuzluk her yıl milyonlarca insanın bulunduğu bölgeden başka bir bölgeye göç etmesini sağlıyor. Bizim de hikayemiz öyledir. Orta Asya'dan gelirken bir taraftan tarım toplumu olmaya çalışıp suya ve verimli topraklara ulaşmaya çalışırken bir taraftan da savaş var. Şimdi ülkemiz öyle bir risk altında ki coğrafyamızın tamamında savaş var. İran İsrail savaşını görüyorsunuz ve ülkemiz devletimiz büyük bir olgunlukla bu sürece bir çözüm yolu bulmaya çalışırken kendi içimizde mutlaka huzuru, barışı ve adaleti tecelli ettirmek durumundayız.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR ÜNİVERSİTESİ BÜROKRATLARI” “Her konuşmamda ifade ettiğim için söylemek istiyorum. İstanbul çok kıymetli bir şehir ve Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten kadroların birçoğu önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde veya İstanbul Valiliği'nde veya da emniyetinde çalışan kıymetli kadrolar. Dolayısıyla siz İstanbul gibi bir şehrin, bir okulun, bir üniversitenin İstanbul Büyükşehir Üniversitesinin bu kadar yetenekli bürokratlarının Silivri zindanlarında tutmaya devam ederseniz sonuçta hep birlikte kaybedeceğiz. Dolayısıyla hiçbir şey için geç değildir. Yarın çok erken. Yarın sabahleyin erkenden kalkın. Bu bürokrat arkadaşlarımızın bir an önce bu savaş ortamında memleketine, milletine hizmet etmesini sağlamak lazım.” ”SU HEPİMİZİN ORTAK KADERİ” “Şehirlerimizin geleceği, ülkemizin geleceği bizim hem yetişmiş kadrolarımıza sahip çıkmamızla sağlanacak hem de bu iklim krizine karşı suyu doğru kullanmayı ve doğru yönetmeyi başarmamızla sağlanacak. Memleketimizin ve çocuklarımızın geleceği aslında söz konusu. Yani biraz önce dedik ya su hayattır. Dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu ülkeyi çocuklara ve gençlere emanet etmişse onların geleceği için bizim bu cumhuriyete en önemli hizmetlerimizden biri, suyu korumak ve itinalı kullanmaktır. Bu aslında bu arada su bizim hepimizin ortak kaderi. Eğer su yoksa biz de göç etmek zorunda kalacağız. Doğduğumuz ve doyduğumuz toprakları korumanın birinci önceliği suyu korumaktır. İşte başarının kuralı kaidesi matematiği aslında çok belli. Hepimiz çalışarak geldik. Tırnaklarımızı da kazıyarak geldik. Ekrem İmamoğlu’nun geri dönüp baktığınızda ilçe başkanlığı, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı her geldiği yerde büyük bir başarı hikayesi var ve milletin ona olan sevgisi ve saygısı var. Biz matematikle ve fenle de ülkeyi yönetmeyi becerebilmeliyiz. Doğru analiz, doğru plan, doğru yatırım, doğru iş birliği ve elbette yorulmadan çalışmak.” ”285 ŞANTİYEMİZ AKTİF DEVAM EDİYOR” “Atık sularımızın temiz su kaynaklarımıza karışmaması, enerji üretimi, taşkınların önlenmesi gibi birçok konuda yatırımlar yaptık ve bunu hem ekonomik krize, hem siyasal ve sosyal krize rağmen Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki bürokrat arkadaşlarımızın büyük özverisiyle başardık. Hiçbir yatırımımızı durdurmadık. Her gün bir şey bitiyor. 285 şantiyemiz aktif halde devam ediyor. Açılış yapmayı yetiştiremiyoruz. Çünkü bir gün miting ya da eylemdeyiz. Bir gün Silivri'deyiz. Bir gün Çağlayan'dayız. Bir gün Vatan Caddesi'ndeyiz derken yığılan açılışlarımız var. Bu da İstanbul'un ve halkçı belediyeciliğin millete hizmet etmenin ne kadar özveri gerektiği ve bunu nasıl başarılı yaptığımızın da göstergesi diye düşünüyorum. Bugün ise İSKİ ve TESKİ arasında imzalayacağımız çok önemli bir protokol vesilesiyle aslında bir aradayız. Bugün burada Tekirdağ'la İstanbul arasında var olan köprüyü hayat köprüsü haline getiriyoruz. Çünkü su hayattır. Bir bardak su veren mekanı cennet olsun ya da aziz olsun. Derler ya, işte birbirimize böyle destek olan dostluklarımız ve kardeşliklerimiz var. Yapılacak olan bu işbirliği protokolü ile geleceğimizi dair çok kıymetli bir adım atmış olacağız.” “MARMARA’DA SU ORGANİZASYONUNU BİZE DEVREDİN” “Buradan da seslenmek isterim. Türkiye'nin en önemli ilindeyiz. Türkiye'nin göz bebeği. Dünyanın başkenti. Ortasından deniz geçen tek şehir. İşte onun belediye başkanı şurada. Üç beş kilometre ötede tutuklu. Eğer iklim krizi yaşıyorsanız eğer iklim krizini öngörüyorsanız biz Marmara Bölgesi'ndeki tüm su organizasyonunu yapmaya talip olduğumuzu, kadromuzun buna yeterli olduğunu hatta iki kat kadroya sahip olduğumuzu, çok yetenekli personel ve insan kaynağımızın olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ülkede bir iklim krizi öngörülüyorsa devletimiz tarafından tüm Marmara Bölgesi'nin büyükşehir belediyeleri ve il belediyelerinin su organizasyonunu Devlet Su İşleri bize devrederse İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak elimizde yeterince yetişmiş kadromuz var. Her yere hizmet edecek durumdayız.” “BİR BUÇUK AYDA 4004 METRE İLE 11 KİLOMETRE İŞLEM YAPILACAK” “İşte Ekrem İmamoğlu'nun vizyonu bu. Kadro yetiştirmek kimin için? Devleti için. Dedim ya biraz önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir üniversite. En köklü ve en büyük kuruluşlarından birisiyiz ki İSKİ gibi belki dünyada bir veya iki tane köklü ve bu kadar güçlü kuruluş var. Ve insan kaynağı olarak da gerçekten büyük yetişmiş kadrolara sahibiz. Tekirdağ Marmaraereğlisi’nin su ihtiyacını karşılamak için Silivri'de bulunan Gümüşyaka Alt Depo Çıkışı Hattı üzerinde su teminini sağlayacağız. Tam 4004 metre. 1500 metreyi de Tekirdağ Belediyesi organize edecek ve şehrin içine dağılmak için 11 kilometre daha işlem yapılacak ve bunu tam bir buçuk ayda yapacağız diyoruz. İki Büyükşehir Belediyesi olarak. Dolayısıyla hep söylediğim yine bir şey var. Kimse bu ülkeden umudunu kesmesin. Yaklaşık on beş kilometre, on beş bin metrelik su hattının bir buçuk ayda yapıp devreye alacak belediye başkanları, bürokratlar varsa bu ülkeden kimse umudunu kesmesin. Geliyoruz ve her yeri düzelteceğiz Allah'ın izniyle.” ”BİZİM BELEDİYELERİMİZ DE DEVLET KURUMUDUR” “İnşallah kuraklık tehlikesini de beraber yeneceğiz. Suyun sınırı yok. Su akar. Kabına göre de şekil alır. Biz de suyu akıtacağız ve kabına göre şekil alacak. Şimdi suyu akıtacaklardan en başındaki kişi Silivri zindanında. Ama göreceksiniz gelecek ve su yolunu bulacak ve akacak ve gerekli yere gidip gerekli insanların umudu olmaya devam edecek. Suyu yönetmek, paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi gerektirir. Ortak geleceğimiz için tüm vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam sürmesi için güvenli ve kesintisiz içme suyu temin etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Protokolümüzü de inşallah bu konuda komşu şehirler arasında işbirliklerinin güçlenmesi adına güzel bir örnek olacak. Bu önemli iş birliğinin hayata geçmesinde emeği geçen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Candan Yüceer başkanımıza, tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bazen söylüyorlar. Kimsiniz diye. Çok net. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin belediyeleriyiz. Yani bizim belediyelerimiz de diğer belediyeler gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir devlet kurumudur. Ekrem İmamoğlu da bu devlet kurumunun bir yöneticisidir.” ”DEVLET YÖNETİCİLERİ DE BİLİNÇLİ OLMALI” “Dolayısıyla belediye devlet midir değil midir? Bu ülkedeki her devlet kurumu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumudur. Dolayısıyla tüm devlet kademesini yöneten devlet yöneticilerinin de bu bilinçli olmasını önemle buradan ifade etmek isterim. Halkımızın geleceği için yorulmadan gece gündüz çalışmaya buradaki belediye başkanlarımız, büyükşehir belediye başkanımız, bürokrat arkadaşlarımız, il başkanımız, ilçe başkanlarımızla beraber büyük bir mücadele vereceğiz. Düşünün bir ilçe başkanı düşünün sabahın sekizinde kalkıyor. Gecenin on ikisine kadar mücadele. Bir saat Silivri'nin içinde, bir saat Silivri Marmara Cezaevi Yerleşkesi'nde. Bir belediye başkanı düşünün. Tüm bu yükü tek başına taşımaya çalışıyor. Dolayısıyla onlara da buradan kocaman bir teşekkür etmek istiyorum.” “BİZ DE İSTANBULLULARA HİZMET EDİYORUZ” “Aslında bu projenin temeli geçtiğimiz sene bir kriz anında atıldı” diyen Candan Yüceer de “Çünkü biz korkunç bir küresel iklim değişikliğiyle beraber Tekirdağ'ımızda işte biz de göreve yeni gelmişiz. Bir su krizi yaşadık. Özellikle sahil şeritlerimizde yani Ereğli ilçemiz ve Süleymanpaşa'ya bağlı Kumbağ mahallemizde sahillerde özellikle yaz nüfusunun arttığı mahallelerimizde ilçelerimizde sorun yaşadık. Çünkü buraları yüzey surlarıyla beslediğimiz alanlardı. Burada Türkmenli göletimiz alg patlaması yaşadı. Tamamen kullanım dışı kaldı. Terfi istasyonları yaptık, işte ölü hacmi aldık ama onlar da bitince özellikle nüfusta onlarca katına çıkınca ki şimdi az önce de söylendi. Aslında Tekirdağ'ın suyu dediler. Yabancıya da gitmiyor. Biz de İstanbullulara hizmet ediyoruz. Dolayısıyla Ereğlimizin nüfusu bizim 30 bin. Ama yaz nüfusumuz başkanım burada 750 bini görüyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Cumhurbaşkanı adayımız sağ olsun Ekrem İmamoğlu bu noktada da her gün hala bu kardeşliğin bu dayanışmanın sürmesi için gerçekten üstün bir çaba sarf ediyor. Buradan da selam olsun. Silivri zindanında olan bütün yol arkadaşlarımıza inşallah en kısa zamanda da bu iş birliklerini hep beraber hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Köylüye Can Suyu: Destek 1,4 Milyara Çıktı Haber

Köylüye Can Suyu: Destek 1,4 Milyara Çıktı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kırsalı, tarımdan sosyal yaşama güçlendirme hedefi doğrultusunda Tarımsal Hizmetler Dairesi, Kırsal Hizmetler Dairesi ve İZTARIM AŞ kapsamlı çalışmalar yürüttü. Tüm birimler ve akademisyenlerin katılımıyla Kırsal Çalışma Grubu kuruldu. Üreticiler artan girdi maliyetlerine karşı desteklenirken, kırsalda yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik projeler de hayata geçirildi. Çiftçiye destekler katlanıyor İki yılda kooperatifler aracılığıyla üreticilere 694 milyon lira destek sağlandı. Fide, ekipman, hastalıklarla mücadele ve katma değeri artıran projelerle çiftçiye üretimin her aşamasında destek verildi. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katılımıyla kooperatiflerle yapılan toplantılarda üreticilerin ihtiyaçları belirlenerek noktasal destekler sağlandı. Planlama sürecinin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi 2026 yılı bütçesini 1 milyar 400 milyon liraya çıkardı. Tarladaki mahsulün kalitesi artırılıyor Tarımsal üretimde kalitenin artırılması için özel çalışma başlatıldı. Üreticiye 200 adet zeytin kasası, 1034 adet incir kurutma kasası (kerevet) dağıtıldı. Zeytinde halkalı leke hastalığına karşı 10 ton bordo bulamacı, kestane kanseriyle mücadele kapsamında 1641 kilogram göztaşı, 4 bin litre ardıç katranı, 5 bin litre çamaşır suyu, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele kapsamında 3 bin 360 adet tuzak ve feromonu, incirde ekşilik böceğine karşı 4 bin 500 adet çekici yem tuzağı desteğinde bulunuldu. 11 bin 792 adet yabani ağaç aşılama – gözyaşı desteği verildi. Doğru ürün ekimi için 1000’in üzerinde ücretsiz toprak analizi yapıldı. 250 fidan, 179 bin fide ve 20 bin paket tohum desteği Havzaların doğal yapısına uygun olarak tıbbi aromatik bitkilerden meyveye, katma değeri yüksek ürünlerden atalık tohumlara kadar fide ve tohum desteğinde bulunuldu. 291 bin adet fidan, 179 bin fide ve 20 bin paket tohum dağıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ziraat mühendisleri, yeni türlerin ekimi, dikimi ve hasadı hakkında çiftçilere eğitimler verdi. Dikili’nin su devrimi hayata geçti İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kuraklıkla mücadele kapsamında hayata geçirdiği Yahşibey Sulama Göleti İletim Hattı Projesi tamamlandı. 85 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje, Dikili ve çevresindeki 545 çiftçiye can suyu oldu. Yüksek basınçlı damla sulama sistemiyle yüzde 50 su tasarrufu sağlayan 62 kilometrelik hat, Yahşibey, Bademli ve Denizköy başta olmak üzere 8 bin 600 dekar tarım arazisinin sulanmasına imkan tanıyor. Ön ödemeli akıllı sayaçlarla su israfının da önüne geçiliyor. Organik atıklar evde bokaşi ile komposta dönüşüyor Organik atıkların değerlendirilmesi için evlere ücretsiz bokaşi kompost seti dağıtımı başlatıldı. Proje kapsamında evsel organik atıklar, özel kovalar ve yararlı mikroorganizmalarla az oksijenli ortamda fermente edilerek komposta dönüştürülüyor. Böylece organik atıkların çöp sahalarına gitmesi önlenirken sera gazı salımının azaltılması ve toprağın zenginleştirilmesi hedefleniyor. 14 yeni hayvan içme suyu göleti Yazın orman yangınlarına da can suyu olan 14 yeni hayvan içme suyu göleti açıldı. 31 göletin bakım ve onarımı tamamlandı. 13 sulama tesisinin bakım ve onarımı yapıldı. 8 sulama göletinin bakım ve onarımı tamamlanarak kente 4 yeni su kuyusu kazandırıldı. 9 kooperatife de sulama tesisi ve su kuyusu sondajı için ekipman desteği sağlandı. Şap hastalığına karşı buzağı kiti İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 1 milyon büyükbaş hayvan varlığıyla öne çıkan kentte şap hastalığı ve artan buzağı ölümlerine karşı harekete geçti. Büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu 14 ilçede üreticilere dezenfektan ve buzağı kiti desteği sağlanarak özellikle genç hayvanları tehdit eden hastalıklara karşı önlem alındı. Balıkçıların girdi maliyetlerine can suyu Küçük ölçekli balıkçıların çalışma koşullarını iyileştirmek için tekne bakım malzemesi destekleri sürdürüldü. 752 balıkçıya kooperatifler aracılığıyla boya ve macun desteği sağlandı. 3 kooperatife yaprak buz makinesi desteği de verildi. İzmir 18 yeni organik üretici kazandı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) iş birliğiyle, İzmirlileri sağlıklı ve doğal gıdayla buluşturduğu “Ekopazar İzmir” projesi 15’inci yılına ulaştı. Organik tarımın yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında bu yıl 18 organik üretici kente kazandırıldı. İzmir, tanzim satış mağazası İZMAR’ı kazandı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZTARIM AŞ, yurttaşların uygun fiyatlı ve güvenilir temel gıda ürünlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla önemli adımlar attı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde Nisan 2025’te hayata geçirilen tanzim satış mağazaları İZMAR, kısa sürede büyüyerek 19 sabit mağaza ve 1 gezici otobüsle 20 noktaya ulaştı. Halkın bütçesine katkı sağlayan İZMAR ağının Başkan Tugay’ın talimatıyla 40 mağazaya çıkarılması için çalışmalar sürüyor. İZMAR mağazalarında, yerli üreticiden temin edilen ürünler doğrudan yurttaşlarla buluşturuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 100. Yıl Bayındır Süt Fabrikası’nda işlediği İZMAR markalı 180 bin paket UHT süt, 230 ton yoğurt, 18 ton tereyağı, 1,5 ton taze kaşar, 1 ton taze beyaz peynir ve 6,5 ton ayran İzmirlinin sofrasına ulaştı. Ödemiş Et Entegre Tesisi’nde yerli besiden işlenen 230 ton kırmızı et ise İZMAR raflarında yoğun ilgi gördü. Böylece üreticinin emeği değere dönüşürken, vatandaşlar güvenli ve uygun fiyatlı gıdayla buluştu. Türkiye genelinden 20 kooperatifle yapılan anlaşmalarla üretici ürünleri aracısız olarak raflarda yerini aldı. Kırsal Hizmetler Dairesi karış karış köylerin röntgenini çekti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kurulan Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, iki yıllık süreçte İzmir’in kırsal mahallelerini karış karış analiz etti. Kırsal mahallelerin yok edilmemesi, potansiyeline, doğasına, kültürel ve sosyal dokusuna uygun olarak kalkındırılması için çalışmalar hayata geçirildi. Toprağın Genç Aklı geleceğe yön verecek Kırsalda yaşayan genç nüfusun yerinde istihdamı hedefiyle “Toprağın Genç Aklı” projesi başlatıldı. Projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. İlk etapta 25 mahallede saha çalıştırılması yapılarak 600’ün üzerinde gençle anket yapıldı. İzmir kırsalına yayılacak projeden elde edilen veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. Çalışmalar kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarının doğayı yok etmeden hayata geçirilmesi için "Rüzgar Enerji Santrali, Güneş Enerji Santrali ve Biyokütle Enerji Santrallerinin Yer Seçimine İlişkin İlke ve Esaslar” belirlendi ve mecliste kabul edildi. Kırsal Mahalle Kimlik Kartı Projesi ile tüm İzmir kırsalının verileri güncellenip kent rehberinde paylaşılmaya başlandı. Ayrıca kırsal alan planlamasına altlık oluşturacak mekânsal, kurumsal ve istatistiksel veriler için coğrafi bilgi sistemi (CBS) veri tabanı oluşturuldu. İzmir, Milano Paktı üyesi oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZMAR’dan komposta, kent bostanlarından gıda atıklarının dönüşümüne kadar hayata geçirdiği gıda güvenliği projeleriyle Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı’nın (MUFPP) üyesi oldu. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında İzmir, dünya genelinde 300’den fazla şehrin imzacısı olduğu pakta imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Başkanvekili  Aslan, Hal Esnafı ile Sahurda Bir Araya Geldi  Haber

İBB Başkanvekili  Aslan, Hal Esnafı ile Sahurda Bir Araya Geldi 

Hal esnafının yaptığı işin önemine değinen Aslan, "İstanbul’da düzenin bir şekilde sürmesi, gıda krizinin olmaması, meyve ve sebzenin zamanında İstanbul’a ulaştırılması çok kıymetli. Şimdi esnaf olmayan birisinin ya da bunu yaşamayan birisinin bu anlattıklarımızı anlaması mümkün değil. Birçoğunuz pazarcılıktan gelmiş olabilirsiniz. Hatırlarsınız, 70’li 80’li yıllarda pazarda tezgahlarda meydanlarda su satarak geldik. Dolayısıyla hepinizin emeğine sağlık. Bugün burada olmaktan, sizinle beraber sahur yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Az önce söylediler; Nevzat abi bizim abimizdi, dostumuzdu. Başkanımızla beraber çok mücadele ettik birlikte. Allah rahmet eylesin Nevzat abiye ve diğer vefat eden abilerimize" söyledi. “HERKES BU TOPRAKLAR İÇİN, AİLESİ İÇİN GECE GÜNDÜZ MÜCADELE EDİYOR” Sahur programlarının Ekrem İmamoğlu ile başladığını belirten Aslan, "Ne zaman başladınız? Her sahur yapıyor musunuz dedik; 'Yok, normalde herkes kendi yazıhanesinde sahurunu veya iftarını yapar. Ekrem Başkanımızla beraber bu sürece başladık' dedi. Şimdi kendisi Silivri’de, biliyorsunuz mahkemesi devam ediyor. Bu ülkede yaşamak, ayakta durmak, hizmet etmek, iyilik yapmak zor iş. Ama işte sizin kendi mücadeleniz, bizim kendi mücadelemiz... Herkes kendi çapında bir şeyler için; bu topraklar için, ailesi için gece gündüz mücadele ediyor." şeklinde konuştu. Aslan ekonomik koşullarından zorluklarından bahsederek, “12 ay oldu tam Ekrem Başkan tutuklanalı. Ben de 12 ay önce göreve geldim. Ekmek kazanmak zor. Bu ülkede şu an ekonomik olarak çok rahat yaşamak zor. Uzunca bir zamandır, 2018’den beri büyük bir ekonomik kriz yaşıyor ülke. Ama işte sizlerin sayesinde, bizlerin sayesinde bir şekilde toplum ayakta duruyor. Yaklaşık her ay 2 milyar liraya yakın nakdi sosyal yardım desteği sunuyoruz İstanbul’daki ihtiyaç sahibi ailelere. Bizim kasaba dedim ki 'Ramazan nasıl geçiyor, ciroda hiç artış yok mu?'. 'Vallahi' dedi, 'bizde de yok, iki yıldır bizde de işlerde bir kısım düşme var'. Birlikte mücadele edeceğiz ve bu zorluklardan, zor zamanlardan birlikte geçeceğiz. Veresiye dönemi dedi, onu da görüyoruz dedi. Kredi kartı hakim değil mi dedim? Henüz tam etki etmedi dedi. Önce alıyor, satıyor, sonra geliyor faturasını mecburen kesiyoruz, bazen bir sonraki aya devrediyor; KDV’yi peşin ödüyoruz paramızı sonra alıyoruz. Dolayısıyla bu aslında esnafın, yani Ahi Evran geleneğinin de çok önemli bir süreci. Toplumun ayakta kalması için bazen esnafın fedakarlık yapması, mücadele etmesi çok kritik bir süreç." ifadelerin kullandı. “İNŞALLAH BU BAYRAM BAŞKANLARIMIZ, KIYMETLİ YOL ARKADAŞLARIMIZ, BÜROKRATLARIMIZ BAYRAMI AİLELERİYLE GEÇİRİRLER” Hal esnafının Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramı’nı kutlayan Aslan, Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının bir an önce ailelerine kavuşmaları temennisinde bulunarak, “Biraz önce söyledim, bizim seçilmiş Belediye Başkanımız tutuklu. Allah ona yardım etsin. İnşallah bu Ramazan’ın yüzü suyu hürmetine... Pazartesi günü 16 Mart’ta Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. Daha sonra hep birlikte Ramazan Bayramı’nı kutlayacağız. İnşallah bu bayram, bu Kadir Gecesi hem sizin ailenize bereket getirir, sağlık sıhhat getirir, mutluluk getirir, ülkemize barış getirir, dünyaya barış getirir. Hem de başkanlarımız, kıymetli yol arkadaşlarımız, bürokratlarımız bir an önce tutuksuz yargılanırlar ve bu bayramı aileleriyle geçirirler. Bu ülkenin birliği ve dirliği çok önemli. Bütün o coğrafyada savaş var. Nedense İslam aleminin de savaşa sürüklendiği zamanlar ya da bir bomba attıkları zamanlar hep Ramazan ayına denk geliyor. Dolayısıyla biz Allah’a şükretmekten, dua etmekten, birliğimizin ve bütünlüğümüzün korunmasından, devletimizin varlığının ve bekasının sürdürülmesinden başka duamız yok." diyen Aslan konuşmasının devamında şunları söyledi; “BU ÜLKENİN ESNAFIYLA, SANAYİCİSİYLE, ÜRETİCİSİYLE ÇÖZECEĞİZ” “Bende bu sabah bu sofraya misafir oldum. Allah halinizin bereketini ticaretinizin bereketini artırsın. Allah bol kazanç versin. Sadece son olarak şunu söylemek istiyorum. Bir sürü insan ülkeyi terk etmeye çalışıyor. Doktorlar yurtdışına gidiyor, 2025 yılında yanlış bilmiyorsam 5 bin 25 doktor yurt dışına gitmiş. Geçen bir arkadaşımız beyin kanaması geçirdi ve şu an yoğun bakımda çalışma arkadaşımız genç bir kardeşimiz 40 yaşlarında Genel başkanımızla ziyarete gittik. Doktor dedi ki ‘Sayın Genel başkanım ben yurt dışına gideceğim’. Genel başkanımız sordu ‘Sizin denklik belgeniz var mı?’ Siz buradan yurtdışına gittiğiniz doktor olarak başlayamıyorsunuz illa oradaki devletin kurumlarının sizi onaylaması gerekiyor. ‘Valla ben burada 11 yıllık doktorum orada hemşire olmaya razıyım ben burada geçinemiyorum’ dedi. İşte bu ülkenin esnafıyla, sanayicisiyle, üreticisiyle çözeceğiz. Hep birlikte başaracağız. “ÇALIŞMAKTAN, ÜRETMEKTEN UMUDUNUZU KESMEYİN” "Lütfen ülkede umudunuzu kesmeyin. Çalışmaktan, üretmekten umudunuzu kesmeyin. Bu ülkeyi ayağa kaldıracak insanlar tarımla uğraşan, sanayiyle uğraşan, ticaretle uğraşan insanlar. Biz de İstanbul’un çeperlerinde tarım yapmaya çalışıyoruz. Çatalca’da, Silivri’de, Pendik’te, Şile’de, Beykoz’da tarım yapmaya çalışıyoruz. Hem hayvancılığa besi destek veriyoruz hem tarım yapanlara fide desteği veriyoruz, sırf ülkenin üreticisi ayakta kalsın diye. "Bu ülke eğer birlik ve bütün olarak hareket edecekse, bunun birinci sebebi, varoluş sebebini sağlayacak olanlar buradaki insanlar; bizim gibi gece gündüz mücadele eden insanlar. Lütfen çocuklarınızın da umudunu kesmesini engelleyin. Hep birlikte ayağa kalkacağız. Sakın umudunuzu kesmeyin. Zor seneler ama inşallah Allah yardım edecek ve birlikte başaracağız. Hepimizin tuttuğu oruçlar kabul olsun, dualarınız kabul olsun. Tekrar ailenizle beraber mutlu bayramlar diliyorum. Allah hepinizden razı olsun, iyi ki varsınız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Laura Pirovano’dan Çifte Zafer: Downhill Dünya Kupası Liderliğine Yükseldi Haber

Laura Pirovano’dan Çifte Zafer: Downhill Dünya Kupası Liderliğine Yükseldi

28 yaşındaki sporcu hafta sonu düzenlenen iki Downhill yarışını da kazanarak kariyerinin ilk Dünya Kupası zaferlerini elde etti ve Downhill Dünya Kupası sıralamasında liderliğe yükseldi. HEAD Worldcup Rebels takımı ise hafta sonu boyunca gösterdiği performansla dikkat çekti ve Val di Fassa’da 9 podyumun 7’sini kazanarak önemli bir başarı elde etti. Pirovano’dan İki Gün Üst Üste Zafer Cuma günü gerçekleştirilen ilk Downhill yarışında Laura Pirovano, takım arkadaşı Emma Aicher’i yalnızca saniyenin yüzde biri farkla geçerek kariyerinin ilk Dünya Kupası zaferini kazandı. Cumartesi günü düzenlenen ikinci yarışta da benzer bir senaryo yaşandı. Pirovano bu kez Cornelia Hütter’i yine saniyenin yüzde biri farkla geride bırakarak bir kez daha birinciliğe ulaştı. Yarışta üçüncü sırayı ise Corinne Suter aldı. Böylece HEAD takımı Downhill yarışında ilk üç sırayı paylaşarak büyük bir başarı elde etti. “Çok Mutluyum” Dünya Kupası’nda daha önce birçok kez ilk beş içinde yer alan ancak podyuma çıkmayı başaramayan Laura Pirovano, hafta sonu elde ettiği başarıyla kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Yarış sonrası konuşan Pirovano şunları söyledi: “Çok iyi kaydım ve her kapıda maksimum performans göstermeye çalıştım. Hâlâ olanlara tam olarak inanamıyorum. Gerçekten çok mutluyum.” HEAD Takımından Güçlü Performans Cuma günkü yarışta HEAD Worldcup Rebels sporcuları büyük bir başarıya imza attı. Yarışta ilk 10’da yedi sporcu yer aldı. Sıralamada: Cornelia Hütter – 5. Ariane Rädler – 6. Corinne Suter – 8. Kajsa Vickhoff Lie – 9. Elena Curtoni – 10. oldu. Ayrıca Nina Ortlieb, Allison Mollin, Delia Durrer ve Tricia Mangan da puan almayı başardı. Super-G Yarışında Curtoni’den Zafer Pazar günü düzenlenen Super-G yarışında ise bir başka İtalyan sporcu Elena Curtoni birinciliğe ulaştı. Bu zafer, 35 yaşındaki sporcu için 2022 yılından bu yana ilk Dünya Kupası galibiyeti oldu. Curtoni yarış sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Diğerlerinden daha iyi ne yaptığımı bilmiyorum. Sadece elimden gelenin en iyisini yaptım. Son dört yılda çok şey yaşadım ama mücadele etmeyi hiç bırakmadım.” Super-G yarışında Kajsa Vickhoff Lie ikinci olarak HEAD takımı için bir çifte zafer daha getirdi. Pirovano Dünya Kupası Liderliğini Aldı Val di Fassa’da elde ettiği iki galibiyet sayesinde Laura Pirovano 436 puana ulaşarak Downhill Dünya Kupası sıralamasının liderliğine yükseldi. İtalyan sporcu, takım arkadaşı Emma Aicher’in 28 puan önünde yer alıyor. Üçüncü sırada ise ABD’li efsane kayakçı Lindsey Vonn bulunuyor. McGrath Erkekler Slalomunda Kazandı Erkekler kategorisinde ise Norveçli sporcu Atle Lie McGrath, Slovenya’nın Kranjska Gora kentinde düzenlenen Slalom yarışını kazandı. Saniyenin yalnızca yüzde biri farkla gelen bu zafer, McGrath’ın kariyerindeki altıncı Dünya Kupası galibiyeti oldu. 25 yaşındaki sporcu bu sonuçla Slalom disiplinindeki liderliğini 41 puana çıkararak sezon finaline avantajlı şekilde girdi. Giant Slalom’da Podyum Kaçtı Cumartesi günü düzenlenen Giant Slalom yarışında ise McGrath dördüncü sırada kalarak podyumu kıl payı kaçırdı. Yarışta: Anton Grammel – 8. Alexis Pinturault – 16. Bridger Gile – 27. olarak sıralandı. Hafta Sonuna HEAD Takımı Damga Vurdu Val di Fassa’daki yarışlarda HEAD Worldcup Rebels sporcuları 9 podyumun 7’sini kazanarak hafta sonuna damga vurdu. Takımın bu performansı, sezonun geri kalanı için güçlü bir mesaj olarak değerlendiriliyo Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul'da Yeşilay Haftası Coşkusu Haber

İstanbul'da Yeşilay Haftası Coşkusu

Bu çerçevede İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Yeşilay bayrağıyla donatıldı. İki kıtayı birbirine bağlayan köprüye asılan Yeşilay bayrağı, bağımlılıklara karşı ortak mücadele çağrısının ve sağlıklı bir toplum idealinin sembolü oldu. Yeşilay Haftası etkinlikleri kapsamında ayrıca Bağcılar Meydanı’nda “Sen de Yeşilaycısın” mottosuyla hazırlanan farkındalık tırının açılışı gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda, bağımlılıklarla mücadeleye ilişkin bilgilendirme çalışmalarının yanı sıra çocuklar için atölyeler düzenlendi. Yeşilay’ın 106. yılını büyük bir coşkuyla kutladıklarını belirten Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, “Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldır insanımızın ve insanlığın bağımsızlığı için çalışıyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde en büyük güç, insanın hem nefsini hem de neslini bağımlılıklardan koruyabilmesidir. Yeşilay, tek bir gündemle, bağımlılıklarla mücadele amacıyla varlığını sürdürüyor. Bu nedenle her bir insanımıza ulaşana, bütün çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyana, koruyamadıklarımızı da yeniden hayata kazandırana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. “HERKESİ YEŞİLAY ETKİNLİKLERİNE KATILMAYA DAVET EDİYORUZ” Dinç, Yeşilay’ın tüm şubeleri, gençlik oluşumları ve spor kulüpleriyle 1–7 Mart Yeşilay Haftası boyunca ülke genelinde çeşitli etkinlikler gerçekleştireceğini belirterek şunları söyledi: “İstanbul’da Bağcılar Meydanı’nda konuşlanan tırımızda hafta boyunca faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’daki Yeşilaycı dostlarımızı Bağcılar Meydanı’ndaki tırımıza bekliyoruz. Bir hafta boyunca burada olacağız. Etkinliklerimize katılmaları ve bu mücadeleye destek vermeleri bizleri memnun edecektir. Farklı şehirlerde yaşayan Yeşilaycı dostlarımızı da bulundukları illerde düzenlenen Yeşilay Haftası etkinliklerine davet ediyoruz. Hep birlikte, bağımlılıklara karşı daha güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturacağımıza inanıyoruz.” YEŞİLAY HAFTASI BOYUNCA BAĞIMSIZLIK BİLİNCİ GÜÇLENDİRİLECEK Yeşilay Haftası boyunca Türkiye genelinde gerçekleştirilecek etkinliklerle tütün, alkol, madde, kumar ve internet bağımlılıklarına karşı toplumsal farkındalık güçlendirilirken, sağlıklı ve bağımsız bir yaşamın önemi vurgulanacak. Yeşilay Haftası boyunca düzenlenecek seminerler, atölyeler, saha etkinlikleri ve farkındalık kampanyalarıyla “bağımsızlık” bilinci daha da güçlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.