Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mücevher

Kapsül Haber Ajansı - Mücevher haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücevher haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

So CHIC, Lab Diamond ile Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor Haber

So CHIC, Lab Diamond ile Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor

Türkiye genelinde 38'i franchise olmak üzere toplam 99 mağazasıyla faaliyet gösteren So CHIC, sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda mağaza yatırımlarını, dijital dönüşüm çalışmalarını ve ürün gamını güçlendirmeye devam ediyor. Yıl sonuna kadar mağaza sayısını 110'a çıkarmayı hedefleyen marka, erişilebilir lüks anlayışıyla farklı tüketici segmentlerine hitap ederken, laboratuvar üretimi pırlanta kategorisini de gelecekteki büyümesinin önemli itici güçlerinden biri olarak konumlandırıyor. SO CHIC Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sezgin toplantıda; “2025 yılını hedeflerimize paralel güçlü bir performansla tamamladık. Değişen tüketici beklentilerini doğru analiz eden ürün stratejimiz, mağaza yatırımlarımız ve dijital dönüşüm çalışmalarımız sayesinde istikrarlı büyümemizi sürdürdük. Bu yıl için de önceliğimiz yalnızca ciro artışı değil; sürdürülebilir ve kârlı büyüme, operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimini daha ileri taşımak olacak. Doğru lokasyonlarda büyümeye, dijital kanallarımızı güçlendirmeye ve teknolojiyi iş süreçlerimize daha fazla entegre etmeye devam edeceğiz." Dedi. Dijital Satışların Payı Artıyor Fiziksel mağazaların yanı sıra dijital kanallara yaptığı yatırımları da artıran So CHIC'te online satışlar toplam cironun yaklaşık %20'sini oluşturuyor. Şirket; yapay zekâ destekli veri analizi, talep tahmini, müşteri davranışlarının analiz edilmesi ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi gibi alanlara yatırım yaparak omni-channel yapısını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Lab Diamond Büyümenin Yeni Lokomotifi Basın toplantısında laboratuvar üretimi pırlanta kategorisinin markanın uzun vadeli büyüme stratejisindeki yerine de dikkat çekildi. Hakan Sezgin; “Laboratuvar üretimi pırlanta, bizim için yalnızca yeni bir koleksiyon değil, gelecekteki büyüme stratejimizin önemli yapı taşlarından biri. Dünyada tüketici eğilimleri bu yönde hızla değişiyor. Biz de bu dönüşümü yakından takip eden değil, yön veren markasıyız. Aynı kimyasal, fiziksel ve optik özelliklere sahip pırlantayı çok daha ulaşılabilir fiyatlarla sunarak daha geniş kitlelerin pırlantayla buluşmasını sağlıyoruz.” dedi. So CHIC bugün laboratuvar üretimi pırlanta koleksiyonlarını mağazalarının yaklaşık %60'ında müşterileriyle buluştururken, yıl sonuna kadar da tamamında buluşturacak. Tüketicilerin bu kategoriye erişimini kolaylaştırmayı hedefleyen So CHIC, 14 ayar altınla tasarlanan Lab Diamond koleksiyonunu 3 taksite varan ödeme seçenekleriyle sunuyor. Marka ayrıca, Lab Diamond ürünlerine özel olarak uyguladığı geri alım politikası kapsamında, iade edilen ürünlerde satın alma bedelinin yüzde 75'ini müşterilerine geri ödeme imkânı sağlayarak bu koleksiyonu daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlıyor. Bünyesinde görev yapan dört kişilik tasarım ekibi ise global mücevher trendlerini yakından takip ederek bu kategoriye özel yeni koleksiyonlar geliştiriyor. So CHIC, 2026 yılı sonunda Lab Diamond satışlarında %20 büyüme hedefliyor ve bu kategoriyi önümüzdeki dönemin en önemli büyüme alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Ulaşılabilir Lüks Anlayışı Güçleniyor Altın fiyatlarında yaşanan yükselişin tüketici tercihlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken So CHIC, farklı fiyat segmentlerinde geliştirdiği koleksiyonlarla değişen talebe cevap veriyor. Gümüş, altın, natürel pırlanta ve laboratuvar üretimi pırlanta kategorilerinde dengeli bir ürün gamı sunan marka, özellikle fiyat-performans odaklı tüketici davranışlarının güçlenmesiyle birlikte alternatif kategorilere olan ilginin arttığını belirtiyor. So CHIC, önümüzdeki dönemde mağazalaşma, dijitalleşme, yapay zekâ yatırımları ve yeni nesil mücevher kategorilerine yaptığı yatırımlarla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Dünyada Pazarında Lab Diamond Lab Diamond pırlantaların 2026’da küresel nişan yüzüğü pazarından aldığı pay yüzde 40’ın üzerine çıktı. Pazar büyüklüğü ise 2025’te yaklaşık 28 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılında ise 34 milyar dolara yaklaşması ön görülüyor. Pazarın 2035 yılında kadar 90 milyar dolar büyüklüğe ulaşabileceği öngörülüyor. Günümüzde 1 karatlık bir Lab Diamond Pırlanta 700 doların altında bulunabilirken eşdeğer kalitede doğal taş hala 5000 doların üzerinde fiyatla işlem görüyor. Bir başka değişle laboratuvar taşı doğal pırlantadan ortalama yüzde 80 daha uygun. Tüketici davranışlarındaki kırılma da 2019’da ABD’de satılan nişan yüzüklerinin yalnızca yüzde 6’sında Lab Diamond pırlanta yer alırken bu oran 2026’da yüzde 40’ın üzerinde arttı. Z kuşağı bu oranda daha da yüksek bir paya sahip. Endüstri analistleri piyasanın giderek iki belirgin kola ayrıldığını öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Lüks Sektöründe Yeni Denge Arayışı Haber

Küresel Lüks Sektöründe Yeni Denge Arayışı

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin 25 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan ve İtalyan lüks üreticileri birliği Altagamma iş birliğinde hazırlanan “Luxury Goods Worldwide Market Study” raporuna göre, küresel lüks sektörü 2026 yılının ikinci yarısına ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik gerilimler ve kültürel dönüşümlerin yarattığı çok katmanlı kriz ortamında giriyor. Bununla birlikte sektörün temel göstergeleri, kademeli bir istikrar sürecine işaret ediyor. Rapora göre küresel lüks harcamaları 2025 yılında 1,443 trilyon euroya ulaştı. 2026 yılında ise pazarın 1,440 ila 1,470 trilyon euro arasında bir büyüklüğe ulaşması ve sabit kur bazında yüzde 0 ila yüzde 2 arasında büyümesi bekleniyor. Araştırma, lüks sektörünü şekillendiren dört temel dönüşüm alanını ortaya koyuyor: sahiplik yerine deneyimlerin ön plana çıkması, büyümenin coğrafi olarak yeniden dengelenmesi, tüketicilerin lükse yüklediği anlamın değişmesi ve yapay zekânın müşteri yolculuğunu yeniden şekillendirmesi. Raporun öne çıkan temel bulguları şöyle sıralanıyor: Kişisel lüks ürünler pazarındaki büyüme bölgeler arasında belirgin şekilde ayrışıyor. ABD merkezli markaların performansı ve genç tüketicilerin güçlü talebi sayesinde Amerika kıtası hızla büyürken, Avrupa ve Orta Doğu genel performansı aşağı çeken bölgeler olarak öne çıkıyor. Lüks sektöründeki performans farklılıkları devam etse de, markalar arasındaki uçurum geçen yıla göre daralıyor. Lüks oyuncuların yaklaşık yüzde 60’ı geçen yılın aynı dönemine göre daha iyi performans gösteriyor. Bu durum, sektörün zorlu bir dönemin ardından yeniden denge bulmaya başladığına işaret ediyor. Tüketici davranışları da pazar kadar hızlı değişiyor. Lüks tüketicilerin yarısı yeni bir ürün satın almadan önce ikinci el pazarını araştırıyor. Aynı şekilde tüketicilerin yarısı satın alma yolculuğunda yapay zekâdan yararlanıyor ve bu kullanıcıların büyük bölümü gelecekte de yapay zekâyı kullanmaya devam etmeyi planlıyor. Spor sponsorluğu, lüks markaların marka inşasında giderek daha önemli bir araç haline geliyor. Son 12 ay içinde spor organizasyonlarına sponsorluk yapan markalar, bugün küresel lüks pazarının değerinin yüzde 80’inden fazlasını temsil ediyor. Küresel Lüks Sektörü Yeni Bir Döneme Giriyor Bain & Company Moda ve Lüks Ürünler Global Lideri ve araştırmanın baş yazarı Claudia D’Arpizio, “Lüks pazarı istikrar kazanıyor ancak bu eski büyüme ritmine dönüş anlamına gelmiyor, yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Tüketiciler lüksten uzaklaşmıyor; lüksle kurdukları ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Bu yeni ilişki ürünlerden çok anlam üzerine kurulu. Başarılı olacak markalar, hem tüketiciler hem de yapay zekâ destekli ekosistemler nezdinde sürekli olarak kendilerini yeniden anlamlı ve güncel kılabilen markalar olacak” değerlendirmesinde bulundu. Makroekonomik Türbülans Devam Ediyor 2026 yılının ilk yarısı önemli ekonomik ve jeopolitik gelişmelere sahne oldu. Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar petrol fiyatlarını yükseltirken, ABD’de enflasyon Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tüketici güveni ise tarihî düşük seviyelere geriledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), Haziran ayında 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırdı. Küresel ekonomik büyümenin 2026 yılında 2025’e göre daha düşük gerçekleşmesi bekleniyor. Lüks şirketlerinin hisseleri yılın başında yaklaşık yüzde 8 değer kaybederken, Avrupa’ya yönelik uluslararası turizm trafiği Şubat ayında yıllık bazda yüzde 20 geriledi ve ardından kısmi bir toparlanma gösterdi. Deneyimler Güçleniyor, Ürünler Yeniden Konumlanıyor 2026 yılında tüketicilerin deneyimlere yönelik ilgisi, fiziksel ürünlere kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha hızlı büyüyor. Bu eğilim, sahip olmaktan çok deneyim yaşamaya yönelik kalıcı kültürel dönüşümü yansıtıyor. Lüks otelcilik, özel jetler, yatlar ve kruvaziyer seyahatleri güçlü talep, yüksek rezervasyon seviyeleri ve yeni müşteri kazanımları sayesinde dayanıklılığını koruyor. Fine dining ve gurme gıda kategorileri ise “daha az ama daha iyi” anlayışından faydalanıyor. Güzel sanatlar pazarı yatırımcıların portföylerini yeniden dengelemesiyle büyüme patikasına geri dönüyor. Buna karşılık lüks varlıklar kategorisi görece daha zayıf seyrediyor. Bu kategoride lüks otomobiller, elektrikli araç dönüşümünün etkisiyle baskı altında kalmayı sürdürüyor. Şarap ve alkollü içki kategorilerinde tüketim sıklığının azalması ve alkolsüz alternatiflere yönelim nedeniyle yavaşlama yaşanıyor. Tasarım ve mobilya kategorileri ise pandemi sonrası biriken talebin azalması ve emlak piyasalarındaki durgunluk nedeniyle ivme kaybediyor. Kişisel Lüks Ürünlerde Kademeli Toparlanma Bekleniyor Kişisel lüks ürünler pazarı 2025 yılında 358 milyar euro seviyesine gerilerken, 2026 yılında yeniden büyüme patikasına girmesi bekleniyor. Bain’in temel senaryosuna göre pazarın yüzde 2 ila yüzde 4 arasında büyüyerek 365-373 milyar euro büyüklüğüne ulaşması öngörülüyor. Yüzde 70 olasılık verilen bu senaryo; Orta Doğu’daki istikrarın sürmesi, yerel tüketimin güçlü kalması ve Çin pazarındaki toparlanmanın devam etmesi varsayımlarına dayanıyor. Daha iyimser senaryoda (yüzde 20 olasılık) büyümenin yüzde 4 ila yüzde 6’ya çıkması mümkün görülürken, bu durum jeopolitik gerilimlerin azalmasına, ABD pazarındaki ivmenin güçlenmesine ve Çin’in daha hızlı toparlanmasına bağlı bulunuyor. Daha olumsuz senaryoda (yüzde 10 olasılık) ise büyümenin yüzde 0 ila yüzde 2 seviyesinde kalabileceği belirtiliyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde (geçen yılın aynı dönemine göre cari kurla yüzde 3 ila yüzde 5 daralma) zayıf bir performans görülse de makroekonomik ve jeopolitik baskıların hafiflemesiyle ikinci çeyrekte koşulların kademeli olarak iyileşmesi bekleniyor. Lüks oyuncularının yaklaşık yüzde 60'ı şimdiden 2025'in ilk çeyreğindeki performansını geride bırakmış durumda. Ayrıca, 2025 yılına damgasını vuran geniş performans farkı da geçen yılın öne çıkan markalarının ivme kaybetmesi ve geride kalan oyuncuların toparlanmasıyla daralmaya başlıyor. Coğrafyalarda Üç Farklı Hız Bölgesel görünüm, Amerika kıtasının güçlü büyüme performansına karşın Avrupa ve Orta Doğu'nun genel büyümeyi aşağı çekmesiyle lüks pazarında belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. ABD’de hazır giyim, mücevher ve daha sınırlı ölçüde güzellik kategorilerinde harcamalar artış gösteriyor. ABD merkezli lüks markalar, dolar kurundaki dalgalanmaların etkisi hariç tutulduğunda, 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10-15 büyüme kaydetti. 35 yaş altındaki tüketiciler büyümenin başlıca itici gücü olurken, lüks harcamaları 35 yaş ve üzerindeki tüketicilere kıyasla yaklaşık 4 yüzde puan daha hızlı artıyor. Üst orta gelir grubundaki haneler ise lüks harcamalarını yüksek gelir grubuna kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı artırıyor. Bu durum, pazarın tüketici tabanını genişletmeyi başardığına işaret ediyor. Çin’de toparlanma devam ediyor. Çevrim içi lüks satışlar ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 25-35 arttı. Tüketiciler, deri ürünlere kıyasla hazır giyim kategorisine yaklaşık iki kat daha fazla yönelirken, statü odaklı satın alımlardan uzaklaşıp aidiyet duygusunu ve kendini ifade etmeyi öne çıkaran tercihlere yöneliyor. Japonya ise özellikle Çinli turist sayısındaki azalma nedeniyle turizm trafiğinde yaşanan yavaşlamanın etkisiyle ivme kaybediyor. Avrupa, sektörün en zayıf halkası olarak öne çıkıyor. Şubat ayında uluslararası turist harcamaları yaklaşık yüzde 20 gerilerken, Orta Doğulu ziyaretçi sayısındaki düşüş dikkat çekti. Körfez bölgesi tüketici tabanı yılın ilk aylarında yüzde 15-25 arasında küçüldü. Bununla birlikte Mayıs ayındaki vergi iadesi verileri, Amerikalı, Çinli ve Orta Doğulu turistlerin harcamalarında yeniden artış yaşandığını gösteriyor. Bu durum Avrupa ve Körfez bölgesinde toparlanmanın başlayabileceğine işaret ediyor. Kategoriler ve Satış Kanalları Yeniden Şekilleniyor Mücevher kategorisi büyümenin lideri konumunda bulunurken, hazır giyim, gözlük ve parfüm kategorileri de güçlü performans sergiliyor. Kozmetik kategorisi geride kalırken, deri ürünler ve ayakkabılarda baskı sürse de toparlanma sinyalleri görülüyor. Saat kategorisinde ise koleksiyoncular artık popülerlikten çok işçilik kalitesi ve nadirliğe odaklanıyor. Bu eğilim ikinci el pazarını da destekliyor. Özellikle vintage çantalara yönelik çevrim içi aramalar son bir yılda iki katın üzerinde arttı. Bugün lüks tüketicilerin yaklaşık yarısı yeni bir ürün satın almadan önce ikinci el seçenekleri değerlendiriyor. Satış kanalları genel olarak yatay bir seyir izlese de, kendi içinde önemli değişimler yaşanıyor. Tek markalı mağazalar deneyim odaklı yapısını korurken satış hacmi baskı altında kalıyor. Seyahat perakendesi toparlanmasını sürdürse de, özellikle Körfez bölgesinde dalgalı bir görünüm sergiliyor. Çok markalı perakendeciler, markaların geri çekilmesi ile tüketici talebi arasında denge kurmaya çalışırken, markaların doğrudan çevrim içi satış kanalları ise doğrudan tüketiciye yönelik dağıtım üzerindeki kontrollerini artırmalarıyla istikrar kazanıyor. Yapay Zekâ Lüks Tüketici Yolculuğunu Dönüştürüyor Yapay zekâ, tüketicilerin lüks markaları keşfetme, karşılaştırma ve satın alma kararlarını doğrulama süreçlerinde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Araştırmaya göre lüks tüketicilerin yaklaşık yarısı alışveriş yolculuklarında yapay zekâ kullanıyor ve neredeyse tamamı bunu sürdürmeyi planlıyor. Tüketicilerin dörtte biri marka ve ürün keşfi için yapay zekâdan yararlanırken, üçte ikisi ürün karşılaştırmalarında yapay zekâyı kullanıyor. Bain’e göre yapay zekâ çağında görünürlük ve alaka düzeyini sağlayamayan markalar, tüketicilerin karar süreçlerinden dışlanma riskiyle karşı karşıya kalacak. Spor Sponsorluğu Yeni Bir Marka İnşa Alanına Dönüşüyor Bugün küresel lüks pazarının değerinin yüzde 80’inden fazlası, son 12 ay içinde en az bir spor organizasyonuna sponsorluk yapmış markalardan oluşuyor. Spor sponsorlukları henüz doğrudan satış artışından çok, kültürel görünürlük, marka itibarı ve tüketici nezdinde anlam yaratma amacıyla kullanılıyor. Deneyim Odaklı Lüks: Yeni Formatlarla Lüks Yeniden Tanımlanıyor Deneyim odaklı lüks anlayışı, duygusal ve amaç odaklı deneyimlere yöneliyor. Yemek, eğlence ve seyahat kategorilerindeki sürükleyici deneyim rezervasyonları geçen yıla göre yüzde 30 arttı. Geleneksel turizm destinasyonlarının dışındaki seyahatlere ilgi yüzde 20 yükselirken, çok kuşaklı seyahatler de dikkat çekiyor. Z kuşağının yaklaşık yarısı marka tercihlerinin aileleri tarafından şekillendiğini belirtiyor. Araştırmanın ortak yazarlarından Bain & Company EMEA Moda ve Lüks Ürünler Lideri Federica Levato, “Lükse yönelik iştah güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak tüketicilerin hayal kırıklığı yaratan ürün ve deneyimlere tahammülü giderek azalıyor. Lüks tüketimden uzaklaşan müşterilerin yüzde 70’inden fazlası geri dönmeyi planlıyor ancak aynı markalara dönmeleri gerekmiyor. Kritik soru, markaların tüketicilerin geri döndüğü anda tercih edilecek kadar güçlü bir anlam ve yapay zekâ çağında yeterli görünürlük oluşturup oluşturamadıklarıdır” dedi. Kazanan Markalar Anlam Yaratanlar Olacak Bain’in analizine göre lüksün tüketiciler açısından anlamı değişiyor. Toplumsal statü ve başkalarının onayı yerine, bireysel tatmin ve kendini gerçekleştirme ön plana çıkıyor. Lüks artık insanların neye sahip olduğunu değil, nasıl yaşadığını tanımlayan bir kavrama dönüşüyor. Elitizmden başlayıp aspirasyon ve kendini ifade etme aşamalarından geçen lüks anlayışı, bugün “iyi yaşamak” kavramı etrafında yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde Bain, markalar için üç temel öncelik tanımlıyor: Uzun yaşam, doğayla bütünleşme ve keşif odaklı sürükleyici deneyimler sunmak, Farklı topluluklar için kültürel açıdan anlamlı ve ilgili kalmak, Yapay zekâ destekli yaratıcılık ve kişiselleştirme araçlarıyla müşterilerin marka hikâyesinin ortak yazarı olmasını sağlamak. Sonuç olarak, lüks sektörünün geleceği artık yalnızca ürünlerle değil; anlam, deneyim, kültürel bağ ve yapay zekâ çağındaki görünürlükle şekillenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Markaları Dünyanın En Prestijli Müze Mağazalarında Yerini Aldı Haber

Türk Markaları Dünyanın En Prestijli Müze Mağazalarında Yerini Aldı

Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWS ile Türkiye'de Bir İlk Haber

WWS ile Türkiye'de Bir İlk

Şubat ve Mart aylarında tamamlanan sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk koleksiyonları; Smithsonian, MoMA ve The Met satış mağazalarında ve ABD online satış kanallarında yerini almaya başladı. Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WWS ile Türkiye'de Bir İlk Haber

WWS ile Türkiye'de Bir İlk

Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schafrat, Kadınların İz Bırakan Hikâyelerine Işık Tutuyor! Haber

Schafrat, Kadınların İz Bırakan Hikâyelerine Işık Tutuyor!

Tasarımlarında yalnızca görsel bir zarafet değil; aynı zamanda duygulara, hikâyelere ve kişisel izlere yer açan marka, kadınların ilham veren yolculuklarından beslenen bir perspektifle hareket ediyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; emeğin, zarafetin ve kendi izini bırakan kadınların görünür olduğu özel bir gün. Kadınların üretimde, yaratıcılıkta ve yaşamın her alanında ortaya koyduğu değer, yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda toplumsal ilerlemenin de en güçlü kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Mücevher dünyasında son yıllarda öne çıkan tasarım yaklaşımı ise yalnızca estetik değil; anlam ve hikâye taşıyan parçalar etrafında şekilleniyor. Minimal ama karakter sahibi tasarımlar, kişisel hikâyeleri temsil eden semboller ve günlük yaşamda da rahatlıkla kullanılabilen zamansız parçalar, kadınların kendilerini ifade etme biçimlerinden biri haline geliyor. Schafrat da bu yaklaşımı benimseyerek tasarımın yalnızca bir aksesuar değil, aynı zamanda bir hikâye anlatma biçimi olduğuna inanıyor. Bu anlayışla seçilen ve sunulan her parça; bireyselliği, özgünlüğü ve kişisel izleri temsil eden bir anlam taşıyor. Özellikle, özel günlerde hediye seçimi yapılırken anlam taşıyan tasarımlar daha fazla tercih ediliyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde zarafeti ve sadeliği bir araya getiren mücevherler ise duyguyu ifade etmenin en anlamlı yollarından biri olarak öne çıkıyor. “Bazı izler sizi, siz yapar” yaklaşımıyla hareket eden Schafrat, kadınların birbirini güçlendirdiği dayanışma kültürünün bir parçası olmayı önemsiyor. Kadınların yarattığı değer ve ilham veren hikâyeler, markanın tasarım yaklaşımının da önemli bir ilham kaynağını oluşturuyor. Schafrat Marka Kurucusu Eda Uzuner Kalay, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kadınların üretimde, yaratıcılıkta ve yaşamın her alanında bıraktığı izler, aslında dünyayı daha güçlü ve daha anlamlı kılıyor. Schafrat’ın hikayesi de bu inançla, tasarımın yalnızca estetik bir ifade değil, aynı zamanda bir hikâye taşıdığı bir marka yaratmayı hedefledim. Bir kadın girişimci olarak kadınların birbirini güçlendirdiği, dayanışmanın büyüdüğü bir dünyanın parçası olmak benim için çok kıymetli. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.