Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müfredat

Kapsül Haber Ajansı - Müfredat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müfredat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de Ebeveynlerin Yüzde 54'ü Okul Derslerini Çocuklarının İngilizce Öğrenmesinde   Ana Yöntem Olarak Görmüyor Haber

Türkiye'de Ebeveynlerin Yüzde 54'ü Okul Derslerini Çocuklarının İngilizce Öğrenmesinde Ana Yöntem Olarak Görmüyor

22-60 yaş arası, 4-12 yaş grubunda en az bir çocuğu olan 1.400 ebeveynin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye'de çocukların yabancı dil eğitiminde dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Ebeveynleri okul dışında çözüm aramaya yönelten en güçlü iki neden, çocuklarını geleceğin eğitim fırsatlarına hazırlama isteği ve okullardaki İngilizce eğitiminin yetersiz bulunması olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin yüzde 52'si çocuğunu geleceğin eğitim fırsatlarına hazırlamak, yüzde 47'si ise okuldaki İngilizce eğitimini yetersiz bulduğu için okul dışında ek çözümlere yöneliyor. Çocuğunun İngilizceye ilgi duyması da yüzde 43 ile ebeveynleri harekete geçiren üçüncü büyük etken olarak sıralanıyor. Ebeveynler Tek Bir Yönteme Güvenmiyor Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri, ebeveynlerin çocuklarının İngilizce öğrenmesi için ortalama 1,4 farklı yöntemi bir arada kullanması. Ebeveynlerin yüzde 37'si iki veya daha fazla yöntemi aynı anda deniyor. İngilizce çizgi filmlerden öğretmensiz mobil uygulamalara, yapay zeka sohbet robotlarından canlı derslere uzanan bu tablo, ailelerin çocukları için en etkili formülü bulma arayışını ortaya koyuyor. Öğretmen eşliğinde ders veren online İngilizce platformları ise okul dışı ana yöntem sıralamasında ilk sırada yer alıyor ve ebeveynler bu kategoriyi uygun müfredat, esnek programlama, erişilebilirlik ve cazip fiyatlandırma nedeniyle tercih ediyor. Pazardaki En Büyük Eksik Konuşma Pratiği Araştırmada ebeveynlere mevcut online İngilizce çözümlerinde neyin eksik olduğu sorulduğunda ilk sırada yüzde 33 ile konuşma becerilerine odaklanma yanıtı geliyor. Bunu diğer öğrencilerle konuşma fırsatı ve münazara kulüpleri gibi yine konuşma odaklı talepler takip ediyor. Bu tablo, Türkiye'de yıllardır süregelen "anlıyor ama konuşamıyor" sorununun ebeveynler tarafından da net şekilde teşhis edildiğini gösteriyor. Ebeveynler için bir online İngilizce çözümündeki en önemli özellik ise açık ara öğretmen kalitesi. Katılımcıların yüzde 67'si uzman ve yüksek nitelikli öğretmenleri son derece önemli bulurken yüzde 62'si çocuğunun öğretmenini sevmesini öncelikli görüyor. Novakid Türkiye'de Sektörün Öncüleri Arasında Araştırma, Novakid'in Türkiye'deki İngilizce eğitimi pazarında sektörün öncü markaları arasında yer aldığını da ortaya koyuyor. Hedef kitlenin yarısından fazlası Novakid'i tanıyor, dörtte biri markayı daha önce deneyimlemiş durumda ve üçte biri gelecekte kullanmayı planlıyor. Markayı tanıyan ebeveynlerin öne çıkardığı çağrışımlar arasında keyifli dersler, uzman ve yüksek nitelikli öğretmenler ile oyun gibi öğrenme deneyimi ilk sıralarda yer alıyor. Kullanıcıların Novakid'i tercih etmesindeki bir numaralı neden ise araştırmanın geneliyle tutarlı şekilde öğretmen kalitesi. "Aileler Çocukları İçin En Etkili Yolu Arıyor" Araştırma sonuçlarını değerlendiren Novakid CEO'su ve Kurucu Ortağı Max Azarov şunları söyledi. "Bu araştırma bize Türkiye'deki ailelerin çocuklarının İngilizce öğrenmesi konusunda ne kadar bilinçli ve kararlı olduğunu gösterdi. Ebeveynler tek bir yönteme bağlı kalmak yerine çocukları için en etkili yolu aktif şekilde arıyor ve konuşma becerisine odaklanan, öğretmen kalitesini merkeze alan çözümler talep ediyor. Novakid olarak ana dili İngilizce olan öğretmenlerimiz ve konuşma odaklı canlı derslerimizle tam da bu ihtiyaca yanıt veriyoruz. Amacımız çocukların İngilizceyi bir sınav konusu olarak ezberlemesini sağlamak yerine onlara bu dili gerçek hayatta özgüvenle konuşabilecekleri bir beceri olarak kazandırmak." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de İlk Kez “İlaç Üretim Teknolojisi”  Programı Açıldı Haber

Türkiye'de İlk Kez “İlaç Üretim Teknolojisi” Programı Açıldı

Ülkemizde alanında ilk olma özelliğine sahip ve YÖK tarafından onaylanan bu anlaşma ile Kocaeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu bünyesinde “İlaç Üretim Teknolojisi Ön Lisans Programı” kuruldu. Türkiye’nin köklü ilaç firmalarından Santa Farma İlaç, nitelikli insan kaynağı yetiştirme ve üniversite-sanayi iş birliği vizyonu ile sektör için önemli bir adıma imza attı. Santa Farma’nın ilk safhalarından itibaren akademik ve stratejik destek sağladığı, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Kocaeli Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılacak olan “İlaç Üretim Teknolojisi Ön Lisans Programı”, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylanarak resmi olarak kuruldu. Türkiye’deki üniversiteler arasında sektör odaklı ilk ihtisas programı olma unvanını taşıyan bu iş birliği, ülkemizde ilaç endüstrisinin dönüşümüne destek olacak "İlaç Üretim Teknikerleri" yetiştirmeyi hedefliyor. Çalıştayla Başlayan Süreç YÖK Onayıyla Taçlandı Programın temelleri; 25 Kasım 2025 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Kocaeli MYO, GEBKİM MTAL temsilcileri ve fabrika, Ar-Ge, kalite direktörlüklerinin katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir çalıştayla atıldı. Sektörün ve akademinin ihtiyaçlarının ortaklaşa masaya yatırıldığı bu çalıştayda, 4 yarıyılı kapsayan ders programları ve öğrenme kazanımları ayrıntılı bir şekilde tasarlandı. 25 Aralık 2025’te Rektörlüğe ve YÖK’e sunulan müfredat mimarisi, 14 Mayıs 2026 tarihinde YÖK tarafından onaylanarak resmiyet kazandı. Klasik Kimya Eğitiminden Yapısal Ayrışma ‘İlaç Üretim Teknolojisi Programı’ ilaç üretim süreç ve tekniklerinin yanı sıra, hijyen GMP/GLP gereklilikleri, validasyon süreçleri ve temiz oda disiplini gibi geleneksel kimya endüstrisinden çok daha katı ve hassas dinamiklere sahip olmasından yola çıkılarak hazırlandı. Mevcut genel Kimya Teknolojisi müfredatının sınırları yerine, tamamen ilaç endüstrisinin uluslararası standart ve uygulamalarına hizmet edecek bir uzmanlık alanı kurgulandı. Türkiye’de Referans Model: %100 İstihdam ve İME Modeli Program, sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayıp öğrencileri doğrudan üretim sahalarında, ilaç üretimi ile ilgili laboratuvar uygulamalarına entegre olmuş “İşletmede Mesleki Eğitim” (İME) modelini benimsiyor. Bu doğrultuda öğrenciler: İkinci sınıfta haftanın 2 gününü üniversitede zorunlu teorik derslerle geçirirken, haftanın kalan 3 gününü ise protokol imzalanan ilaç üretim tesislerinde mentor gözetiminde, gerçek üretim ve laboratuvar koşullarında, uygulama ile tamamlayacaklar.Sahada öğrenme modeli sayesinde, ilaç firmalarının genel mezunlarda karşılaştığı 6 ila 12 aylık uzun oryantasyon ve adaptasyon süreçlerine gerek kalmayacak.İlaç endüstrisinin spesifik uzmanlık gerektiren teknik konularında, ihtiyaç duyulması halinde; SANTA FARMA İlaç Sanayi A.Ş. tarafından sağlanacak destekle, sektörden gelen deneyimli profesyonellerden "Misafir Öğretim Elemanı" statüsünde destek alınarak eğitim süreci zenginleştirilecek; ayrıca akademik kadroya yönelik "Eğiticinin Eğitimi" programları organize edilecek.Mezun olan öğrenciler "İlaç Üretim Teknikeri" unvanı alarak, işe başlamaya hazır ve "aranan eleman" profiliyle doğrudan iş bulabilecek. Aynı zamanda Kimya Teknolojisi programıyla karşılıklı Çift Ana Dal (ÇAP) entegrasyonu sağlanarak hibrit yetkinliğe sahip uzmanlar yetiştirilecek. "İlaçta Yerlileşme ve Küresel İhracat Vizyonumuza Stratejik Katkı" Santa Farma İlaç İnsan Kaynakları Direktörü Sema Yetkiner, Türkiye'de bir ilk olan bu vizyoner projenin hayata geçmesinden gurur duyduklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "80 yılı aşkın köklü geçmişimizden aldığımız güçle, dünya pazarlarındaki yerel ihtiyaçları global standartlarla buluşturan referans şirket olma vizyonumuz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. İlaç sektörü, hata kabul etmeyen yapısı ve küresel otoritelerin yüksek regülasyon beklentilerini, denetimler ile sorgulayan ve sürekliliğini takip eden, çok spesifik bir iş gücü kültürü gerektiriyor. Kocaeli Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiğimiz bu program; ulusal ve uluslararası standartların talep ettiği yetkin, belgelendirilmiş ve pratikten gelen beşerî sermayeyi Türk ilaç sanayisine kazandıracaktır. 'Sıfır Hata' prensibiyle çalışacak bu yeni nesil profesyoneller, ülkemizin ilaçta yerlileşme, operasyonel mükemmellik ve katma değerli ihracat vizyonuna çok stratejik bir katkı sunacaktır. Türkiye’de bir ilk olan bu eğitim modelinin sektöre ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyoruz." Santa Farma Fabrika Direktörü Vedat Özbek ise şu değerlendirmeyi yaptı: "GEBKİM OSB’de yer alan, yüksek teknolojiyle donatılmış ve EU/EAEU/ANVISA-GMP belgelerine sahip modern üretim tesisimiz, bu programın en büyük uygulama alanı olacaktır. İlaç üretimi; katı hijyen kuralları, temiz oda disiplini ve hassas regülasyonlar doğrultusunda yüksek operasyonel disiplin ve süreklilik gerektirir. İşletmede Mesleki Eğitim (İME) modeli sayesinde öğrencilerimiz, teorik bilgilerini henüz mezun olmadan üretim sahası koşullarıyla pekiştirme şansı yakalayacaklar. Bu sayede, sektöre adım attıkları ilk gün itibarıyla uzun oryantasyon süreçlerine ihtiyaç duymadan 'Sıfır Hata' kültürüyle çalışabilecek yetkinliğe ulaşacaklar. Santa Farma olarak, hem deneyimli profesyonellerimizle eğitime destek vermekten hem de geleceğin ilaç endüstrisi çalışanlarını küresel standartlardaki tesisimizde sektöre kazandırmaktan büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.