Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Muğla

Kapsül Haber Ajansı - Muğla haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muğla haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Watsons Türkiye’den 500 Bin Fidan Bağışı Haber

Watsons Türkiye’den 500 Bin Fidan Bağışı

Proje kapsamında dikilen 500 bin fidanın 150 bini, başta Çanakkale, Hatay, Adana, Denizli, Muğla, İzmir, Mersin, Osmaniye, Bolu ve Aydın olmak üzere yangınlardan etkilenen orman alanlarının yeniden yeşertilmesi için gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarında kullanıldı. Watsons Türkiye, sürdürülebilirlik misyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Watsons İyilik Hareketi ile yalnızca çevresel etki yaratmayı değil, kolektif bir iyilik zinciri oluşturmayı hedefliyor. 2030’a kadar 1 milyon fidana ulaşmayı hedefleyen Watsons Türkiye, projeyi 100’ün üzerinde markanın desteğiyle büyütmeye devam ederken; tüm çalışanlarını, müşterilerini, iş ortaklarını ve üretici firmalarını bu yolculuğun bir parçası olmaya davet ediyor. 100’ÜN ÜZERİNDE MARKA İLE YARIM MİLYON FİDANA ULAŞILDI Watsons Ormanları için bugüne kadar 100’ün üzerinde markayla iş birliği gerçekleştiren Watsons Türkiye, marka ortaklıklarına sürdürülebilir değer yaratan yeni bir vizyon kazandırıyor. Bu iş birliği modeli sayesinde bugüne kadar 500 bin fidan bağışına ulaşılırken, güçlü dayanışma sistemi ile sürdürülebilirliği yalnızca kurumsal bir taahhüt olmaktan çıkararak ekosistemin tüm paydaşlarını kapsayan bir harekete dönüştürüyor. 2030 HEDEFİ: 1 MİLYON FİDAN Watsons Türkiye, 2030 yılına kadar 1 milyon fidana ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Her yıl artan marka katılımı ile büyüyen proje, ormansızlaşmayla mücadeleye katkı sağlıyor. Tüketicilerin sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığı ve vizyonu da bu yolculuğun görünürlüğünü ve etkisini güçlendiriyor. Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Watsons İyilik Hareketi ile sürdürülebilirliği tüm değer zincirimizin merkezine konumlandırıyoruz. Bugün ulaştığımız 500 bin fidan, yalnızca bir sayı değil; markalarımız, müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte yarattığımız ortak sorumluluğun somut bir göstergesidir. 100’ün üzerinde markanın katkı sunduğu bu kolektif hareket, sektörümüzde örnek bir dayanışma modeli oluşturuyor. 2030 hedefimiz olan 1 milyon fidana emin adımlarla ilerlerken, herkesi sürdürülebilir bir geleceği birlikte inşa etmeye davet ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor

Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanmasıCanlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılmasıKimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konmasıMarker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesiEn az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak  Haber

Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi 5. Yılında 1,2 Milyon Hektarlık Alanı Koruyacak 

Anadolu Sigorta, iklim kriziyle birlikte sayısı ve etkisi giderek artan orman yangınlarına karşı teknoloji, kamu–özel sektör iş birliği ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren “Ormanın Gözleri” projesiyle Türkiye genelinde kalıcı ve ölçeklenebilir bir koruma modeli oluşturuyor. 2022 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen proje; orman yangınlarını erken tespit etmek ve yangın riskine karşı toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla tasarlandı. Proje kapsamındaki ilk insansız yangın gözetleme kulesi 2022 yılının sonunda Adana Balcalı’da devreye alındı. 2023 yılında Çanakkale, Muğla, Adana ve Antalya’da; 2024’te ise İstanbul, İzmir, Bursa, Kahramanmaraş ve Mersin’de yeni nesil kuleler tamamlanarak hizmete alındı. 2025 yılında İstanbul, Kastamonu, Muğla, Denizli, Bilecik ve İzmir’de kurulan kulelerle birlikte Ormanın Gözleri, yangın riski yüksek bölgelerde etkin bir erken uyarı ağına dönüştü. 2025 yıl sonu itibarıyla projede toplam 16 yangın gözetleme kulesi aktif olarak görev yapıyor. Bu kuleler aracılığıyla yaklaşık 800 bin hektarlık alan kesintisiz izlenirken, bugüne kadar 241 orman yangını çok erken aşamada tespit edilerek olası büyük felaketlerin önüne geçildi. “Ormanın Gözleri ile toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz” Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, Ormanın Gözleri projesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İklim kriziyle birlikte orman yangınları yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik boyutları olan çok katmanlı bir risk alanına dönüştü. Bu sene 5. yılına giren Ormanın Gözleri projesini, bu risklere karşı yalnızca bugünü değil geleceği de koruyan kalıcı bir çözüm modeli olarak kurguladık. Türkiye’de 23,4 milyon hektar orman alanı bulunmaktadır. Bu orman alanlarının yaklaşık %55’i yangına hassas bölge niteliğindedir. 2026’da tamamlanacak kulelerimizle yaklaşık 1.200.000 hektarlık alanı gözetleyeceğiz. Bu alanın yaklaşık 800.000 hektarı da yangına daha hassas orman alanı olarak nitelendiriliyor. Bu sayede devreye alacağımız yeni kulelerimizle yangına hassas bölgelerin yaklaşık %10’u gözlenecek. Orman Genel Müdürlüğü’nün yangın gözetleme sistemine ek olarak hayata geçirdiğimiz destekle, OGM’nin gözetlediği orman alanlarının yaklaşık %5’inin korunmasına katkı sunmuş olacağız. Teknolojiyi kamu–özel sektör iş birliğiyle sahaya indirirken, erken tespitin hayat kurtaran gücünü ve önleyici yaklaşımın önemini merkeze aldık. Yapay zekâ destekli gözetleme sistemleriyle ormanlarımızın gözü kulağı olurken, aynı zamanda toplumsal farkındalığı artıran, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir etki yaratmayı hedefliyoruz.” 2026 hedefi: Türkiye ve Kıbrıs’ta daha geniş bir koruma ağı Projenin 2026 yol haritasında Balıkesir, Adana, Kastamonu ve Denizli illerine yeni yapay zekâ destekli insansız yangın gözetleme kuleleri kurulması; ayrıca Ankara (ODTÜ Ormanları) ve Kıbrıs’ta gelişmiş gözetleme sistemlerinin devreye alınması yer alıyor. Ormanın Gözleri sadece hayati önemde bir teknolojik yatırım değil; aynı zamanda güçlü bir iletişim ve farkındalık projesi. Proje kapsamında hazırlanan “Ormanın Gözleri” belgesel serisinin ilk bölümü 2023’te, dördüncü bölümü ise 2025’te izleyiciyle buluştu. Belgesel serisi teknik başarının ötesinde doğa ile insan arasındaki ilişkiyi ve yangınlarla mücadeledeki ortak sorumluluğu görünür kılıyor. Belgesel çekimlerinin 2026 yılında da sürdürülmesi planlanıyor. Anadolu Sigorta’nın Ormanın Gözleri Projesi, iklim kriziyle mücadelede özel sektörün kamu kurumlarıyla birlikte hareket ettiğinde nasıl yüksek etki yaratabileceğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Proje, orman yangınlarının erken tespiti ve orman koruma işleviyle Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan “Karasal Yaşam” amacını doğrudan destekliyor. Aynı zamanda “Amaçlar İçin Ortaklıklar” başlığına da güçlü bir katkı sunarak, teknolojinin doğa koruma alanındaki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Kuleler yalnızca yangınlara karşı değil; diğer ormancılık faaliyetleri için de etkin bir gözetim sağlıyor. Aynı zamanda doğal yaşamın korunmasına katkı sunan sistemler, nesli tükenme riski altındaki türlerin takibinde de önemli rol üstleniyor. Kulelerin orman haberleşme sistemleri için baz istasyonu işlevi görmesi sayesinde, ormanlık alanlarda iletişim altyapısı güçlenirken, acil müdahale ekiplerinin koordinasyonu da önemli ölçüde kolaylaşıyor. Anadolu Sigorta, kule kurulumlarının yanı sıra Orman Genel Müdürlüğü’nün “Video Analitik Yazılım ve Duman Algılama Sistemi” projesine de destek veriyor. Bu sistem sayesinde, OGM’nin mevcut yangın gözetleme kulelerindeki kameralar tek bir yazılım platformu üzerinden izlenebiliyor. Yapay zekâ destekli analizlerle video görüntüleri üzerinde duman ve alev otomatik olarak algılanarak yangınlar çok erken safhada tespit edilebiliyor. Bu yaklaşım, afet risklerinin azaltılmasında teknolojinin rolünü güçlendirirken, iklim değişikliğine karşı dijitalleşme temelli bir uyum (adaptasyon) modeli de sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli Haber

Bal Değil, Katma Değer Kazandırıyor: Arıcılıkta Yeni Kazanç Modeli

Türkiye’de arıcılığa olan ilgi son yıllarda artarken, Balparmak Arıcılık Akademisi 2026 yılı eğitim programlarının startını Muğla’nın Milas ilçesinde verdi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda iki gün süren eğitimlerde, arı sağlığı, doğru besleme ve kovan verimliliği gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında ele alındı. Balparmak’ın sektördeki 45 yıllık deneyimiyle 2018 yılında hayata geçirdiği Arıcılık Akademisi, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaşarak bilgiye dayalı ve sürdürülebilir üretimi teşvik ediyor. Kadın ve Genç Arıcılar Ön Planda Balparmak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür Altıparmak, özellikle kadın ve genç arıcıların sektöre kazandırılmasının stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Altıparmak, “Kadınlar, arı sütü ve propolis gibi yüksek katma değerli arı ürünlerinde daha başarılı sonuçlar elde ediyor. Kadın ve genç arıcı sayısının artması, Türkiye’nin bu alandaki ihracat gücünü doğrudan artıracaktır,” dedi. Altıparmak ayrıca, arıcılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; ekosistem, tarım ve gıda güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Bilimsel Eğitimle Sürdürülebilir Arıcılık Eğitimin ilk gününde Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, “Bal Arısı Sağlığı” başlıklı sunumunda iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerine ve yurt dışından gelebilecek arı hastalıklarına karşı erken önlemlerin önemine değindi. Aydın, arı hastalıklarıyla mücadelede yanlış ilaç kullanımının ciddi riskler barındırdığını belirterek, kamu, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İkinci gün ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar, bal arılarında doğal beslenme ve teknik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yeninar, “Doğru besleme, arıların bağışıklık sistemini güçlendirir ve kovan verimliliğini doğrudan etkiler,” ifadelerini kullandı. 8 Yılda 8 Bin Arıcıya Ulaşıldı Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, Akademi’nin temel hedeflerinden birinin sektördeki yaş ortalamasını düşürmek olduğunu belirtti. “Arıcıların yaklaşık yüzde 90’ı erkeklerden oluşuyor. Sürdürülebilir bir tarım için kadınların ve gençlerin arıcılığa kazandırılması şart. Sekiz yılda yaklaşık 8 bin arıcıya ulaştık,” dedi. Sahadan Ses: “Kara Düzen Yerine Planlı Üretim” Eğitime katılan arıcı Sevim Çalışkan ise programın sahaya etkisini şu sözlerle anlattı: “Yıllarca bildiğimiz gibi çalıştık. Burada planlı ve bilinçli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Doğru sandığımız yanlışları fark ettik.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muğla, EMITT 2026’da İlçeleriyle Güçlü Birlik Mesajı Verdi Haber

Muğla, EMITT 2026’da İlçeleriyle Güçlü Birlik Mesajı Verdi

Her yıl dünyanın dört bir yanından turizm profesyonellerini destinasyonlar ve seyahat markalarıyla buluşturan EMITT’te, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da yer aldı. Fuar; 109 ülkeden 656 katılımcı ve 23 bin 725 ziyaretçiyle sektörün önde gelen uluslararası buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Muğla, EMITT’te Uluslararası Vitrinde Muğla Büyükşehir Belediyesi, EMITT 2026 kapsamında ilçe belediyeleriyle birlikte açtığı stantlarda kentin doğal, kültürel ve turistik değerlerini ziyaretçilere tanıtıyor. Muğla standında dört mevsime yayılan turizm çeşitliliği, sürdürülebilir turizm yaklaşımı, kültürel miras, gastronomi ve alternatif turizm olanakları ön plana çıkarılırken, fuar boyunca kurulacak temaslarla kentin uluslararası görünürlüğünün artırılması hedefleniyor. Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın Lansmanı Gerçekleştirildi EMITT Turizm Fuarı kapsamında düzenlenen Uluslararası 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın lansmanı gerçekleştirildi. Lansmana Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın yanı sıra ticaret odası başkanları, ilçe belediye başkanları, milletvekilleri ve Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık katıldı. Etkinlikte, Karya Bölgesi’nin tarihi ve kültürel mirası, sürdürülebilir turizm yaklaşımı, destinasyon markalaşması ve uluslararası iş birliklerine yönelik hedefler sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Başkan Aras: “İlçelerimizle İş Birliği İçerisinde İlimizi Temsil Ediliyoruz” Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, EMITT Turizm Fuarı’nın yeni iş birlikleri ve uluslararası tanıtım açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, Muğla’nın fuarda ilçe belediyeleriyle birlikte güçlü bir şekilde temsil edildiğini ifade etti. Ayrıca EMITT Turizm Fuarı kapsamında ikincisi gerçekleştirilen Uluslararası Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın lansmanının da hem Muğla hem de ülkemizin turizmi için çok değerli olduğunu vurguladı. Başkan Aras: “Muğla Güçlü Bir Kültürel Mirasa Sahiptir” Uluslararası 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın lansmanında konuşan Başkan Aras, Muğla’nın tarihi mirası, turizm potansiyeli ve altyapı yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karya ve Likya medeniyetlerinin Muğla’da kurulmuş olmasının kentin tarihsel önemini ortaya koyduğunu vurgulayan Başkan Aras, Muğla’nın her ilçesinin geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve güçlü bir kültürel mirasa sahip olduklarını söyledi. “Altyapı İçin Rekor Yatırım Yapıyoruz” Turizmin sürdürülebilirliği için altyapının kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Başkan Aras, “Altyapıyı tamamlamadan sağlıklı ve nitelikli turizm yapamayız. Bu konudaki eksikleri açıkça konuşmak zorundayız.” dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak altyapıyı öncelik haline getirdiklerini belirten Başkan Aras, MUSKİ’nin yatırım bütçesinin 900 milyon liradan 6,2 milyar liraya çıkarıldığını, yalnızca 2025 yılında su, kanalizasyon, arıtma tesisleri ve şebekeler için 4,2 milyar liralık yatırım yapıldığını kaydetti. Denizden arıtma sistemiyle su temini çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. “Muğla’da Kurumlar Aynı Çatı Altında” Konuşmasında kurumsal iş birliğine de vurgu yapan Başkan Aras, “Bugün burada Sayın Valimizin çatısı altında, tüm ilçelerimizle birlikte aynı çatı altındayız. Muğla’nın geleceği için ortak akılla, iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin Tarım Ürünleri İhracatı 7,5 Milyar Doları Aştı

Ege Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alarak liderliğini sürdürdü. İlk üç sektör su ürünleri, hububat ve kuru meyve Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılında ihracatını yüzde 6’lık artışla 1 milyar 880 milyon dolardan 1 milyar 999 milyon dolara yükseltti ve 2 milyar dolar barajının sadece 1 milyon dolar uzaklığında kalarak Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ihracat şampiyonu oldu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü Balıkesir, Aydın, Muğla ve Uşak’ta en çok ihracat yapan tarım sektörü olmayı başardı. Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ikinci sıranın yeni sahibi hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu. 2024 yılındaki 889 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılında yüzde 27’lik artışla 1 milyar 128 milyon dolara çıkaran hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü kuru meyve sektörünü geçerek zirvenin ikinci basamağına yerleşti. Sektör yüzde 27’lik ihracat artış hızıyla da Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran tarım sektörü oldu. İklim krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri olan kuru meyve sektörünün ihracatı 2025 yılında yüzde 3 sınırlı düşüşle 1 milyar 123 milyon dolardan 1 milyar 87 milyon dolara gerilese de 1 milyar doları aşan sektörler arasında yerini korudu. Kuru meyve sektörü, Manisa ve Aydın’da ihracat liderliğini sürdürdü. İzmir, Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına yaptı İzmir, 4 milyar 401 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına gerçekleştirdi. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 4 basamak yükseldi İzmir’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sırayı 760 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü aldı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2024 yılında 560 milyon dolar olan ihracatını yüzde 36 geliştirdi ve beşinci sıradan dört basamak yükselerek zirveye tırmandı. İhracatını yüzde 6’lık artışla 665 milyon dolardan 704 milyon dolara ilerleten tütün sektörü ikinci sırada yer alırken, üçüncü sırada ihracatını yüzde 8 artırarak 600 milyon dolardan 649 milyon dolara ulaşan kuru meyve sektörü yer aldı. Tarım ürünleri ihracatında Muğla, Manisa’yı geçti Su ürünleri ihracatının başkenti Muğla, 2025 yılında tarım ürünleri ihracatını yüzde 20’lik artışla 893 milyon dolardan 1 milyar 73 milyon dolara taşıdı. Muğla bu başarısıyla hem Manisa’yı geçti hem de tarihinde ilk kez 1 milyar dolar barajını aşma başarısı gösterdi. Muğla’da su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracatını yüzde 22 geliştirerek 814 milyon dolardan 992 milyon dolara yükseltti ve Muğla’nın tarım ürünleri ihracatının yüzde 92’sini tek başına gerçekleştirdi. Kuru meyve sektörü Manisa’nın tarım ürünleri ihracatında zirvede Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Manisa, 2025 yılında 991 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 239 milyon dolarla zirvedeki yerini korudu. Manisa’nın tarım ürünleri ihracatına Meyve sebze mamulleri sektörü 228 milyon dolar, hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 201 milyon dolar, tütün sektörü 138,5 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 60 milyon dolar katkı sağladı. Denizli her gün 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etti Denizli, 2024 yılında 347 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatını 2025 yılında 5 ileri taşıdı ve 365 milyon dolara çıkardı. Denizli, bu performansıyla 2025 yılının her günü 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etme başarısı gösterdi. Denizli’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sıraya 162 milyon dolarlık ihracatla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü adını yazdırdı. İkincilik 70 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün olurken, üçüncü basamakta 30 milyon dolarla kuru meyve sektörü yer aldı. Aydın’ın lezzetleri 322 milyon dolar kazandırdı Evliya Çelebi’nin “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye tasvir ettiği Aydın, 2025 yılında 322 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 166 milyon dolarlık ihracatla tarım ürünleri ihracat şampiyonluğuna yeni bir halka ekledi. Aydın’ın tarım ürünleri ihracatına meyve sebze mamulleri sektörü 68 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 51 milyon dolar katkı sağladı. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını zeytinyağı aşağı çekti 2025 yılında Ege Bölgesi’nde tarım ürünleri ihracatında en keskin düşüş Balıkesir’de yaşandı. 2024 yılında 316 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç eden Balıkesir, 2025 yılında yüzde 20’lik kayıp yaşadı ve 252 milyon dolara düştü. Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatı sektörler bazında irdelendiğinde düşüşün zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracat performansındaki kayıptan kaynaklı olduğu göze çarpıyor. Balıkesir’den 2024 yılında 63,4 milyon dolar olan zeytin ve zeytinyağı ihracatının 2025 yılında yüzde 77’lik sert düşüşle 14,6 milyon dolara çakıldığı görülüyor. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 153 milyon dolarlık ihracatla Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını domine etmesi sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÖRAV ve Dow Türkiye, Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı’nı Gerçekleştirdi Haber

ÖRAV ve Dow Türkiye, Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı’nı Gerçekleştirdi

Garanti BBVA’nın kurucusu ve daimî destekçisi olduğu Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) ve Dow Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı, 17–18–19 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlendi. Çevre odaklı liderlik yaklaşımını eğitim ekosisteminin merkezine taşıyan kamp, İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Erzurum, Tekirdağ, Muğla, Çanakkale ve Balıkesir’den gelen 19 öğretmen ve 5 ÖRAV Eğitimcisi mentorun katılımıyla ilk kez gerçekleştirildi. Üç gün süren kamp boyunca katılımcılar; sürdürülebilir çevre, etkinlik tasarımı, geri bildirim mekanizmaları ve çevresel farkındalık odağında geliştirilen iyi uygulamalar üzerine yoğun ve etkileşimli bir program deneyimledi. Kamp programı kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, katılımcılar sürdürülebilir çevre liderliği yaklaşımıyla etkinlikler tasarladı. Sonrasında bu etkinlikler grup çalışmaları ve geri bildirim seanslarıyla birlikte değerlendirildi. Uygulama temelli içerikler sayesinde katılımcılar, çevresel konuları sınıf içi ve okul temelli çalışmalara nasıl entegre edebileceklerine dair somut kazanımlar elde ettiler. ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy, Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı’na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik, yalnızca bugünü değil geleceği de sorumlulukla düşünmeyi gerektiriyor. ÖRAV olarak öğretmenlerin bu dönüşümde aktif birer lider olmasını çok önemsiyoruz. Dow Türkiye iş birliğiyle ilk kez hayata geçirdiğimiz Sürdürülebilir Çevre Lideri Kampı, öğretmenlerin çevre odağında çözüm üretme, etki yaratma ve bu etkiyi eğitim yoluyla yaygınlaştırma kapasitelerini güçlendiren çok değerli bir adım oldu. Bu kampın, eğitim ekosisteminde sürdürülebilir bir dönüşüm için ilham verici bir başlangıç olduğuna inanıyoruz.” Dow Türkiye ve Orta Asya Başkanı Banu Korun, iş birliğine ilişkin şunları ifade etti: “Sürdürülebilirlik, bizim için uzun vadeli bir sorumluluk ve birlikte üretildiğinde anlam kazanan bir yaklaşım. Türkiye’de, Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) ile 2014 yılından bu yana öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimini destekleyen bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. 12 yıldır süren bu iş birliğiyle, öğretmenler üzerinden öğrencilerimize ve topluma yayılan kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Güvene dayalı bu uzun soluklu ortaklık, birlikte hareket edildiğinde sürdürülebilir dönüşümün nasıl mümkün olabildiğinin çok güçlü bir göstergesi.” Kampın sonunda, programa katılan öğretmenlere Sürdürülebilir Çevre Lideri Sertifikası takdim edildi. Kamp çevresel farkındalığı bilgi düzeyinin ötesine taşıyarak, eğitim yoluyla sürdürülebilir dönüşümün mümkün olduğuna dair güçlü bir örnek sundu. Öğretmenleri çevre alanında değişimin ve dönüşümün aktif liderleri olarak konumlandıran yapısıyla, gelecekte hayata geçirilecek sürdürülebilirlik odaklı çalışmalara da ilham verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 Milyon Dolarlık   Yatırım Finansmanı    Haber

Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 Milyon Dolarlık  Yatırım Finansmanı  

5 yıl vadeli, %9.5 kupon oranına sahip tahvil ihracında yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1.2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık %65 oldu. Adm Elektrik Dağıtım, uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı yaptı. Adm Elektrik Dağıtım’ın ilk kez gerçekleştirdiği ihraç işlemi 5 yıl vadeli ve %9.5 kupon oranına sahip. İrlanda borsası Euronext Dublin’de işlem görecek tahvilin ihracında, hisse senedinden birinci derecede sorumlu finans kuruluşları Morgan Stanley ve Citigroup oldu. Yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1.2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık %65 oldu. Böylece işlem, ihraç büyüklüğünün yaklaşık 2.4 katına ulaşarak güçlü ve yüksek kaliteli bir talep tabanıyla sonuçlandı. Adm Elektrik Dağıtım, ihraçtan elde edilen finansmanı büyük oranda bölgedeki altyapı yatırım harcamaları (CAPEX) için kullanacak. “5 yılda 2 milyar doların üzerinde yatırım yapacağız” Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, Eurobond ihracıyla ilgili şunları söyledi: “Gdz Elektrik Dağıtım şirketimiz için 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz 500 milyon dolarlık Eurobond ihracının ardından, Adm Elektrik Dağıtım şirketimiz için de uluslararası piyasalarda hayata geçirdiğimiz bu işlemi de başarıyla tamamlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Küresel yatırımcılardan gelen yüksek ve nitelikli talep, dağıtım iş kolumuzun finansal gücüne ve uzun vadeli yatırım yaklaşımımıza duyulan güvenin önemli bir göstergesi oldu. Elde edilen kaynağı yatırım harcamaları ve bilanço yapımızı daha da sağlamlaştırmak için kullanacağız. Önümüzdeki 5 yılda dağıtım grubu şirketlerimiz ile; Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve İzmir şehirlerine 2 milyar doların üzerinde elektrik dağıtım şebekesi yatırımı gerçekleştireceğiz. Bölgemize yapacağımız bakım bütçesini yaklaşık 3 katına çıkardık. Bu 5 şehirdeki iyileştirme faaliyetleri için de 5 yılda yaklaşık 500 milyon dolar bütçe ayırdık. Ülkemizin enerji altyapısına uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BİM, Drone Teknolojisiyle 3 Milyon Ağaç Tohumu Daha Doğayla Buluşuyor Haber

BİM, Drone Teknolojisiyle 3 Milyon Ağaç Tohumu Daha Doğayla Buluşuyor

BİM, Ecording iş birliğiyle geçtiğimiz yıl başlattığı ağaç tohumu projesinde 2,5 milyon ağaç tohumunu doğayla buluşturdu. Projenin ikinci fazında ise bu yıl 3 milyon ağaç tohumu, drone teknolojisi kullanılarak Türkiye’nin ormanlarına kazandırılacak. Çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal faydayı birlikte odağına alan proje, 2026 yılında yeni bir ivme kazanıyor. Geçtiğimiz yıl Ecording iş birliğinde hayata geçirilen projenin ilk fazında 2,5 milyon ağaç tohumu ekimiyle önemli bir etki sağlandı. Proje kapsamında, ikinci fazda Muğla ilinde, 52,5 futbol sahası büyüklüğünde, 37,5 hektarlık alanda 3 milyon ağaç tohumu daha doğayla buluşacak. Biyoçeşitliliğin korunmasına ve ekosistemlerin onarılmasına katkı sağlayan proje, aynı zamanda iklim krizinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği bölgelerde yaşayan kadınların tohum işleme sürecine dahil edilmesiyle de yerel toplulukların güçlenmesine destek oluyor. Proje için özel olarak tasarlanan ve üzerinde “Dost’tan Doğaya” mottosu yer alan Dost Süt ürünlerini tercih eden BİM müşterileri de bu sürecin aktif bir parçası olabiliyor. Müşteriler, ürün ambalajında yer alan QR kod aracılığıyla eriştikleri tohum takip sistemi üzerinden, tohumların büyüme yolculuğunu adım adım izleyebiliyor. BİM Ticaret Başkanı Umut Baba, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “BİM olarak sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimimizin merkezine koyuyor; doğaya, topluma ve geleceğe karşı sorumluluğumuzla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevre dostu yaklaşımımızı yalnızca operasyonel faaliyetlerimizde değil, ürünlerimiz aracılığıyla da hayata geçiriyoruz. Geçtiğimiz yıl Ecording ile başlattığımız ağaç tohumu projesi, doğa ve toplum için somut bir değer sağladı. Bu güçlü etkiyi bu yıl daha da büyüterek ülkemizdeki ekosistemlerin onarılmasına katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu anlamlı projeye katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve projeyi sahiplenerek destek olan BİM müşterilerimize gönülden teşekkür ederiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.