Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mühendislik

Kapsül Haber Ajansı - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdenizrack Otomatik Depolamaya 50 Milyon TL Yatırdı Haber

Akdenizrack Otomatik Depolamaya 50 Milyon TL Yatırdı

Türkiye’de depo yatırımlarının odağı, yalnızca daha fazla ürün depolayabilmekten çıkıp aynı alanı daha hızlı ve daha az insan müdahalesiyle yönetebilmeye doğru kayıyor. E-ticaretin büyümesiyle hızlanan bu dönüşüm, yüksek işçilik ve metrekare maliyetleriyle birlikte otomatik depolama sistemlerine olan ilgiyi de artırıyor. Akdenizrack, bu değişimin Türkiye’deki karşılığını yerli mühendislik ve yazılım altyapısıyla geliştirdiği “karanlık depo” sistemleriyle büyütmeye hazırlanıyor. AkdenizRack, otomatik depolama teknolojisinin geliştirilmesi için 50 milyon TL yatırım yaptı. Yaklaşık bir yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirilen sistemde Akdenizrack’in mühendislik ve yazılım ekipleri görev aldı. Şirketin bugün 55 mühendisten oluşan teknik kadrosuna 70 kişilik saha ekibi eşlik ediyor. Akdenizrack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, şirketin otomasyon alanındaki dönüşümünü şöyle anlatıyor: “Kendi yazılım ekibimizle yaklaşık bir yıllık AR-GE çalışmamızın ardından ürün ortaya çıktı. Geçen yıl 12 milyon dolar olan ciromuzu bu yıl akıllı depo projelerimizin katkısıyla yüzde 40 artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz karanlık depo projelerinin hacmi 17 milyon dolar. Bu depo projelerinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla birlikte ihracat ve iç pazarın payımızın yüzde 50, yüzde 50 olmasını planlıyoruz.” Aynı alanda daha fazla depolama Akdenizrack’in geliştirdiği sistemin temelinde, depolama alanının yalnızca raf kapasitesi üzerinden değil, operasyonun tamamı üzerinden verimli kullanılması bulunuyor. Robotik sistemler ürünlerin depoya alınmasından sevkiyata hazırlanmasına kadar geçen süreçte insan müdahalesini azaltırken, depo içerisindeki hareketlerin de yazılım üzerinden yönetilmesini sağlıyor. Sistemin mevcut depo yönetim yazılımlarıyla entegre çalışabildiğini belirten şirket, sipariş geldiğinde ürünün konumunu belirleyen yazılımın robotik sisteme ilgili ürünü alarak bantlara ve sevkiyat hattına yönlendirme komutu verdiğini aktarıyor. Böylece siparişten sevkiyata kadar olan süreçte insan müdahalesi minimuma indiriliyor. Bu yapı özellikle ürün çeşidinin yüksek olduğu depolarda önem kazanıyor. Sistem, binlerce farklı ürünün bulunduğu yapılarda hangi ürünün hangi şubeye gönderileceği, hangi şubenin daha fazla sipariş verdiği, ürünlerin hangi sırayla konumlandırılması gerektiği ve sezonluk ürünlerin önceliği gibi verileri değerlendirerek depo içindeki trafiği sürekli güncelliyor. Trafik yönetimi de şirketin üzerinde yoğunlaştığı Ar-Ge alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Depolama yüksekliği 40 metreye çıkabiliyor Otomatik sistemlerin ekonomik karşılığını yalnızca işçilik tasarrufu oluşturmuyor. Depolama yüksekliğinin artması, aynı metrekare içerisinde daha fazla ürün tutulmasına imkan sağlıyor. Akdenizrack’in sistemlerinde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği ise yaklaşık 15 metreyle sınırlı. Şirketin devam eden projelerinden birinde ulaşılan yükseklik 27 metre. Saniye Kurt, sistemin alan kullanımına etkisini şöyle açıklıyor: “Hızın öne çıktığı akıllı depoların bir diğer avantajı ise mevcut alanın daha verimli kullanılması. Sistemlerde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği yaklaşık 15 metre ile sınırlı. Bizim şu anda devam eden projelerimizin birinde ise 27 metre yüksekliğe ulaştık. Bu sistem sayesinde koridorlar daralıp, depolama yükseklikleri artıyor. Daha fazla alan verimli kullanılıyor.” Yatırımın geri dönüşü vardiya sayısıyla değişiyor Akdenizrack’in hesaplamalarına göre otomatik depolama sisteminin yatırım geri dönüş süresi, işletmenin çalışma modeline göre değişiyor. Üç vardiyalı çalışan bir fabrikada sistem yaklaşık 1,5 yılda, tek vardiyalı bir işletmede ise yaklaşık dört yılda kendini amorti edebiliyor. Şirket, yabancı teknoloji sağlayıcılarına kıyasla daha düşük yatırım maliyetinin bu süreyi kısaltan unsurlardan biri olduğunu belirtiyor. Bu nedenle otomatik depolama yatırımı, yalnızca yeni bir teknoloji yatırımı olarak değil; işçilik, forklift kullanımı, depo alanı ve operasyon hızını birlikte etkileyen bir kapasite yatırımı olarak değerlendiriliyor. “İnsansız depo” rekabet avantajından zorunluluğa dönüşüyor Türkiye’de otomatik depolamaya yönelik ilginin temelinde yalnızca teknoloji merakı bulunmuyor. Yükselen işçilik maliyetleri, metrekare başına artan depolama maliyetleri ve tüketicinin daha hızlı teslimat beklentisi, insan müdahalesini azaltan sistemleri işletmeler açısından giderek daha önemli hale getiriyor. Şirket, pandemi sonrasında e-ticaretin hızlanmasıyla birlikte Türkiye’de otomatik depo ihtiyacının arttığını, buna karşın bu sistemlerin önemli bölümünün yurtdışından tedarik edildiğini gözlemleyerek kendi çözümünü geliştirme kararı aldı. Amaç, Avrupa’daki çözümlere kıyasla daha ulaşılabilir maliyetlerle Türkiye’de geliştirilen otomatik depolama teknolojisini yaygınlaştırmak. Türkiye’de üretilen parçaların payı artacak Akdenizrack’in otomatik depolama yatırımı yalnızca yazılım ve robotik sistemlerle sınırlı değil. Şirket, teknolojinin üretim tarafında da yerlilik oranını artırmaya hazırlanıyor. Bugün otomatik depolama sisteminin beş ana bileşeninden dördü Türkiye’de üretilebiliyor. Yurtdışından tedarik edilen crane ve asansörlerin Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalar ise şirketin 2027 gündeminde bulunuyor. Üretim altyapısının büyütülmesi ve yazılım yatırımlarının artırılması da bu dönemin öncelikleri arasında yer alıyor. Saniye Kurt, otomatik depolama sistemlerinde Türkiye’deki üretim kabiliyetinin artırılmasının hem teknolojiye erişim hem de satış sonrası hizmetler açısından önem taşıdığını belirterek, “Yerli üretim tarafında altyapımızı daha da güçlendirmek istiyoruz. Özellikle bugün yurtdışından tedarik ettiğimiz crane ve asansörleri de Türkiye’de üretilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Akdenizrack’in büyüme rotası değişiyor 1999 yılında İkitelli’de Temesist’te sektöre adım atan Saniye Kurt’un yönetimindeki Akdenizrack, bugün 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin satışlarının yüzde 80’i ihracat, yüzde 20’si iç pazardan oluşuyor. Şirket, 2026’da akıllı depo projelerinin katkısıyla yüzde 40 büyümeyi hedeflerken, Türkiye’de otomatik depolama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla ihracat ve iç pazarın payını yüzde 50–50 seviyesine taşımayı planlıyor. Saniye Kurt, şirketin yeni teknoloji alanındaki yönünü şöyle özetliyor: “Geçmişte söz konusu sistemler ağırlıklı olarak İspanya, Almanya ve Japonya’dan tedarik edildi. Bizim hedefimiz, Türkiye’de akıllı depo kurulumlarını artırmak ve klasik – yarı otomatik depo kurulumunda yurt dışında yakaladığımız büyüme ivmesini, bu yeni nesil depolama teknolojileriyle iç pazara da taşımak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk Saat Festivali İstanbul Watch Festival Kapılarını Açıyor Haber

Türkiye’nin İlk Saat Festivali İstanbul Watch Festival Kapılarını Açıyor

Türk Saat Kulübü tarafından düzenlenecek festival; 30’u aşkın saat markasını, koleksiyonerleri, ustaları, sektör profesyonellerini ve saat meraklılarını ilk kez büyük bir ölçekte bir araya getirecek. Atölyelerden panellere, canlı zanaat gösterilerinden yeni model tanıtımlarına uzanan programıyla festival iki gün sürecek. Türkiye’nin saat kültürü, ilk kez kendine ait kapsamlı bir festivalde buluşmaya hazırlanıyor. Saatçilik mirasını görünür kılmak ve bu alanda giderek büyüyen topluluğu bir araya getirmek amacıyla kurulan Türk Saat Kulübü, ilk büyük etkinliği olan İstanbul Watch Festival’i 10–11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenleyecek. QNB Terminal Kadıköy Platform'da yaklaşık 1.000 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek festival, saatlere ilgi duyan herkese açık ve erişilebilir bir buluşma noktası oluşturacak. Türkiye’de saat alanında ilk kez hayata geçirilecek İstanbul Watch Festival, saatçiliği yalnızca ürün ve markalar üzerinden değil; zanaat, tasarım, mühendislik, koleksiyon kültürü ve topluluk ekseninde ele alacak. Festival, saat dünyasını uzun süredir takip eden koleksiyonerlerin yanı sıra bu kültürle yeni tanışan ziyaretçilere de farklı deneyimler sunacak. Fuarın ötesinde, yaşayan bir saat kültürü İstanbul Watch Festival, yalnızca markaların ürünlerini sergilediği bir fuar olmanın ötesinde, saat kültürünün farklı yönleriyle deneyimlenebileceği canlı bir festival olarak kurgulandı. Etkinlik; saatlere duyulan merakı artırmayı, bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etmeyi ve saat dünyasına ilk adımını atanlar için ulaşılabilir bir başlangıç noktası oluşturmayı amaçlıyor. İki gün boyunca devam edecek program; “Atölyeler ve Eğitim”, “Paneller ve Söyleşiler”, “Eğlence ve Kültür” ile “Marka Deneyim Alanları” olmak üzere dört ana başlık altında gerçekleştirilecek. Ustalarla birebir çalışmaların, mekanizma eğitimlerinin ve başlangıç derslerinin yer alacağı atölyelerde ziyaretçiler, saatçiliğin teknik dünyasını yakından tanıyacak. Panel ve söyleşilerde ise koleksiyonerler, saat ustaları, tasarımcılar, marka kurucuları ve global saat dünyasının önde gelen isimleri bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Yarışmalar, sergiler, ödül oylaması ve Dünya Saatçilik Günü kutlaması festivalin kültür ve eğlence programını oluştururken, marka deneyim alanları da ziyaretçilere yeni modelleri keşfetme ve farklı saatleri bileklerinde deneme fırsatı sunacak. Saatçilik zanaatı canlı gösterimlerle keşfedilecek İstanbul Watch Festival’i farklılaştıran başlıklardan biri de gün boyunca ziyaret edilebilecek canlı zanaat ve kültür alanları olacak. Saat bakım atölyesi, otomatik mekanizma çalışmaları ve mikro indeks boyama gösterimi, saat üretiminin hassasiyet ve ustalık gerektiren aşamalarını ziyaretçilere yakından gösterecek. Festivalde ayrıca hiper gerçekçi saat çizimleriyle tanınan Macar hiperralist sanatçı Tamás Fehér, iki gün boyunca canlı performans gerçekleştirecek. Böylece saatçilik; teknik yönünün yanı sıra tasarım, estetik ve sanatla kurduğu ilişki üzerinden de ele alınacak. Global saat dünyasının temsilcileri İstanbul’a gelecek Türkiye’nin ilk saat festivali, yerel saat topluluğunu bir araya getirmenin yanı sıra İstanbul’u uluslararası saat dünyasının buluşma noktalarından birine dönüştürmeyi hedefliyor. Uluslararası saat medyasının temsilcileri, global içerik üreticileri ve sektörün fikir liderleri festivalin davetlileri arasında yer alacak. Program kapsamında global saat medyasının temsilcilerini aynı sahnede buluşturacak özel bir panel de gerçekleştirilecek. Panelde saat yayıncılığındaki yeni yaklaşımlar, değişen koleksiyoner profili ve dünya genelinde gelişen saat kültürü farklı perspektiflerle değerlendirilecek. Giriş ve orta segmentte yer alan 30’u aşkın saat markası, festival kapsamında kuracağı deneyim alanlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Markalar, mevcut koleksiyonlarının yanı sıra yeni modellerini ve festival dönemine özel yeniliklerini de saat meraklılarının beğenisine sunacak. Ücretsiz olarak düzenlenecek festivale katılmak isteyen ziyaretçiler, etkinliğin internet sitesi üzerinden dijital davetiye oluşturarak giriş yapabilirler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor Haber

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından SANKO Holding, bu yıl yedinci kez dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in ana paydaşları arasında yer alacağını duyurdu. SANKO Holding, TEKNOFEST 2026’da yürütücülüğünü üstlendiği İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencileri bilim ve teknoloji alanında yenilikçi fikirler geliştirmeye ve toplumsal ihtiyaçlara yönelik teknoloji tabanlı çözümler üretmeye teşvik ediyor. Yarışma kapsamında, insan hayatını doğrudan etkileyen farklı alanlarda uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi hedeflenirken; yararlılık, toplumsal fayda ve hayatı kolaylaştırma temel öncelikler olarak öne çıkıyor. Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin; öğrencilerin kişisel gelişimini desteklemesi, yaşadıkları çevreye ve topluma duyarlılık kazandırması ve dünyanın sürdürülebilirliğine katkı sunabilecek nitelikte olması bekleniyor. Ön değerlendirmeler sonucunda finale kalan takımlar geliştirdikleri projeleri 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde jüriye sunacak. Kazanan takımlar TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında 30 Eylül- 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek törende ödüllerini alacak. SANKO Holding’in yürütücülüğünde düzenlenecek İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesi kapsamında; “Astronomi ve Uzay Teknolojileri”, “Doğa Bilimleri ve Çevresel Farkındalık”, “Eğitim Teknolojileri” ile “Sağlık ve İyi Yaşam Teknolojileri” olmak üzere dört alt kategoride toplam 189 bin 701 takım başvuru gerçekleştirirken, 101 takım ise finalde yarışma hakkı elde etti. SANKO, TÜRKİYE’NİN MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNE KATKI SUNUYOR İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencilerin yaratıcı ve yenilikçi fikirler geliştirmeleri, bu fikirleri teknolojiyle buluşturarak insanlık yararına çözümlere dönüştürmeleri hedefleniyor. SANKO Holding, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’in bu yıl yedinci kez ana paydaşları arasında yer alarak Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda geleceğin teknolojilerini üretecek gençleri desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul'un Kıyıları Yenileniyor Haber

İstanbul'un Kıyıları Yenileniyor

Kıyı hatlarında hayata geçirilen yatırımlar sayesinde teknik ömrünü tamamlayan rıhtımlar ileri mühendislik çözümleriyle sağlamlaştırılırken; Tarihi Yarımada’dan Marmara kıyılarına kadar uzanan hat boyunca 16 milyon İstanbullunun keyifle vakit geçireceği geniş yeşil alanlar, modern yürüyüş yolları, bisiklet parkurları ve sosyal donatılar kentin günlük yaşamına kazandırılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin sahil şeritlerini ve kıyı yapılarını afetlere karşı dirençli, estetik ve kesintisiz yaşam alanlarına dönüştürmek için yürüttüğü kapsamlı kıyı düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. İBB Fen İşleri Dairesi Başkanlığının üstlendiği yatırımlarla; teknik ömrünü tamamlamış ve göçme riski taşıyan rıhtımlar çelik kazık veya su içi beton blok sistemleriyle güçlendirilerek, Tarihi Yarımada’dan Marmara kıyılarına kadar geniş bir coğrafyada yürüyüş yolları, bisiklet parkurları, yeşil alanlar ve sosyal donatılar İstanbulluların hizmetine sunuluyor. EMİNÖNÜ - UNKAPANI HATTINDA SONA YAKLAŞILDI Fatih Sarıdemir Mahallesi’nde yürütülen Eminönü Meydanı ve Unkapanı Köprüsü Arası Çevre Düzenlemesi 2. Etap İnşaatı’nda fiziki gerçekleşme yüzde 93 seviyesine ulaştı. Projede çelik borulu kazık yöntemiyle kıyı güçlendirme imalatları tamamlandı. Yürüyüş ve bisiklet yolları, kafe, çocuk oyun alanları ve İETT duraklarını kapsayan projenin Ekim 2026’da tarihinde hizmete açılması hedefleniyor BÜYÜKÇEKMECE SAHİLİNDE DEV YAŞAM KORİDORU Büyükçekmece ve Beylikdüzü sahilindeki 168 bin metrekarelik düzenleme inşaatında çalışmalar hızla devam ediyor. Gelinen aşamada Cumhuriyet Meydanı düzenleme işleri tamamlanırken; yürüyüş yolları, spor sahaları, plaj ve otopark alanlarını içeren çalışmaların Haziran 2027’de tamamlanması öngörülüyor. AKINTIBURNU VE KENT GENELİNDEKİ KIYI YATIRIMLARI Arnavutköy Akıntıburnu Sahili’nde başlatılan çelik kazıklı kıyı güçlendirme çalışmalarında yüzde 33 ilerleme kaydedildi. Salacak, Paşalimanı, Kuzguncuk, Ortaköy, İstinye, Kabataş ve Avcılar başta olmak üzere 17 farklı noktadaki kıyı güçlendirme ve düzenleme çalışmaları tamamlanarak İstanbulluların hizmetine sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Öğrencilerin Tasarladığı Model Uydular Aksaray’da Gökyüzüne Çıkacak Haber

Öğrencilerin Tasarladığı Model Uydular Aksaray’da Gökyüzüne Çıkacak

TEKNOFEST 2026 Model Uydu Yarışması, üniversite öğrencilerine bir uzay/uydu projesinin baştan sona tüm süreçlerini deneyimleme fırsatı sunuyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST kapsamında, TÜRKSAT yürütücülüğünde gerçekleştirilen Model Uydu Yarışması’nda gençler, gerçek bir uydu projesinin gerektirdiği mühendislik süreçlerini küçük ölçekte uygulayarak gökyüzünde görev yapacak sistemler geliştiriyor. 2018 yılından bu yana düzenlenen Model Uydu Yarışması, 2026 yılında da yoğun ilgi gördü. Yarışmaya 308 takım ve 1.192 öğrenci başvuru yaparken, değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan 15 takım ve 99 öğrenci finale kalmaya hak kazandı. Türkiye’nin yanı sıra Malezya ve Hindistan’dan katılımcıların yer aldığı yarışmada toplam 8 farklı şehirden gençler mücadele ediyor. Bu yıl görev: SİGMA ile kontrollü iniş Model Uydu Yarışması’nın 2026 konsepti, “SİGMA - Stabil İniş Güdümlü Mekanik Aktüatör” olarak belirlendi. Finalde takımlardan, taşıyıcı ve görev yükünden oluşan model uydularını tasarlayıp üretmeleri ve görev yükünün taşıyıcıdan ayrılmasının ardından aktif bir iniş kontrol sistemi kullanarak güvenli ve kararlı biçimde yere indirmeleri bekleniyor. Yarışmanın ana görevinde görev yükünün taşıyıcıdan ayrıldıktan sonra 8-10 m/s hız aralığında kontrollü bir şekilde yere indirilmesi hedefleniyor. Model uydu uçuş boyunca sensör verilerini toplayacak, telemetri ve video görüntülerini yer istasyonuna aktaracak ve uçuş verilerini kayıt altına alacak. Takımların yalnızca bir model uydu üretmesi değil, uçuş operasyonunun farklı ihtiyaçlarına cevap veren bütünleşik bir sistem geliştirmesi gerekiyor. Mekanik, elektronik, aviyonik, haberleşme ve yazılım alt sistemlerinin sistem mühendisliği yaklaşımıyla birlikte tasarlanması ve entegre edilmesi; gerçek zamanlı veri işleme, aktif uçuş ve iniş kontrol algoritmalarının geliştirilmesi ve uçuş güvenliğinin sağlanması yarışmanın önemli teknik aşamalarını oluşturuyor. Gökyüzündeki göreve üç bonus eklendi Yarışmada ana görevin yanı sıra takımların teknik yetkinliklerini daha ileri seviyede ortaya koymalarına imkân sağlayan üç bonus görev de bulunuyor. Konum Koruma (Station Keeping) görevinde görev yükünün 200 metre irtifada 10 saniye boyunca bulunduğu yüksekliği koruması beklenirken, S2D-IOT Telekomut görevinde yer istasyonundan gönderilen telekomutun uydu üzerinden uzaktaki bağımsız bir IoT istasyonuna aktarılması ve bağlı sistemlerin kontrol edilmesi hedefleniyor. Üçüncü bonus görev olan TÜRKSAT-Z.I.R.H. ise zararlı interferans ve gürültü etkilerine karşı haberleşme sürekliliğinin korunmasına odaklanıyor. Takımlardan bu etkilere karşı pasif ve/veya aktif koruma yöntemleri geliştirmeleri bekleniyor. Bu teknik görevlerin yanı sıra yarışma süreci, gençlere sistem gereksinimlerinin alt sistem ve bileşenlere dönüştürülmesinden risk analizine, hata yönetiminden proje planlamasına ve görev operasyonuna kadar bir uydu projesinin farklı aşamalarında uygulamalı deneyim kazandırıyor. Takımlar ayrıca görev yüküne yönelik Acil Paraşüt Açma Mekanizması geliştirerek olası aktif iniş sistemi arızalarına karşı emniyetli uçuş mimarisi oluşturuyor. 15 takım Aksaray’da uçuş yapacak Model Uydu Yarışması’nda final süreci, tasarım ve raporlama aşamalarının ardından gerçek uçuş operasyonuyla tamamlanacak. Yeterlilik İnceleme Aşaması’nı (QR) başarıyla geçen takımlar, TÜRKSAT yürütücülüğündeki final uçuşlarında model uydularını roket veya drone ile fırlatarak 1.000 metre irtifada taşıyıcıdan otonom ayrılma, gerçek zamanlı telemetri iletimi ve video aktarımı görevlerini gerçekleştirecek. Ayrılmanın ardından görev yükü, SİGMA sistemiyle kontrollü ve kararlı biçimde yere inecek. Uçuş sonrasında takımlar tarafından hazırlanacak Uçuş Sonrası İnceleme Raporu (PFR) ile model uydunun uçuş sırasındaki operasyonel performansı da değerlendirilecek. Final uçuş operasyonları 15-18 Eylül tarihlerinde Aksaray Hisar Atış Alanı’nda gerçekleştirilecek. 15 Eylül’de uçuşa yeterliliğin kontrolü ve saha testleriyle başlayacak final sürecinde, 16 ve 17 Eylül tarihlerinde uçuşlar gerçekleştirilecek. 18 Eylül’de ise takımların Uçuş Sonrası İnceleme Raporu sunumları yapılacak ve yarışma sonuçları açıklanacak. Başarıya 750 bin TL’lik ödül Model Uydu Yarışması’nda dereceye giren takımları toplam 750 bin TL ödül bekliyor. Birinci takım 300 bin TL, ikinci takım 250 bin TL, üçüncü takım ise 200 bin TL ödülün sahibi olacak. Yarışmada görev yükü ile yer istasyonu arasında haberleşme sağlayamayan veya görev yükünün taşıyıcıdan ayrılmasını gerçekleştiremeyen takımların genel sıralamada ilk üçte yer alması durumunda ise yalnızca mansiyon ödülü verilecek. TEKNOFEST Model Uydu Yarışması, üniversite öğrencilerini yalnızca uzay teknolojileriyle tanıştırmakla kalmayıp, onları gerçek bir uzay sisteminin gerektirdiği tasarım, üretim, entegrasyon, test, haberleşme, uçuş ve görev sonrası analiz süreçleriyle buluşturuyor. Aksaray’daki final uçuşlarında ise genç mühendis adaylarının aylar süren çalışmalarının gerçek bir uçuş operasyonuna dönüşmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Enerji’ye, ICBC’den 40 Milyon Dolarlık Yeni Yurtdışı Finansmanı Haber

Rönesans Enerji’ye, ICBC’den 40 Milyon Dolarlık Yeni Yurtdışı Finansmanı

Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığında faaliyet gösteren Rönesans Enerji, sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemek amacıyla, dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından ICBC ile 40 milyon ABD Doları tutarında yeni bir finansman anlaşmasına imza attı. Sağlanan finansman, şirketin devam eden ve planlanan yenilenebilir enerji yatırımlarına kaynak sağlarken, uzun vadeli büyüme hedeflerine ulaşmasına da katkıda bulunacak. Rönesans Enerji, bu işlemle birlikte son 3 yılda 10 farklı finansal kuruluştan yaklaşık 600 milyon ABD Doları tutarında finansman sağlamış olacak. ICBC ile gerçekleştirilen bu iş birliği, Rönesans Enerji'nin güçlü ortaklık yapısına, sağlam finansal performansına, yatırım vizyonuna ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan uluslararası güveni bir kez daha ortaya koyuyor. Bugüne kadar birçok öncü ve yenilikçi finansmana imza atan Rönesans Enerji, bu iş birliğiyle portföyüne yeni bir yurt dışı finansman kaynağı daha ekliyor. Rönesans Holding'in mühendislik ve yatırım deneyimini, TotalEnergies'in küresel enerji alanındaki uzmanlığıyla bir araya getiren şirket, uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiği stratejik iş birlikleri sayesinde Türkiye'nin enerji dönüşümüne katkı sağlayacak yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründeki en hızlı büyüyen şirketlerinden biri haline gelen Rönesans Enerji, yaklaşık iki yıl gibi kısa bir sürede kurulu gücünü 166 MW'tan 577 MW'a çıkararak 3,5 kat artırdı. Şirketin bugün itibarıyla toplam 126 MW kurulu güce sahip dört yenilenebilir enerji projesinin inşası devam ederken, 680 MW kapasiteli projelerin geliştirme çalışmaları sürüyor. Bugün 577 MW kurulu güce sahip olan Rönesans Enerji'nin inşaat ve geliştirme aşamasındaki projelerin tamamlanmasıyla portföyü 1.400 MW'a ulaşmış olacak. Rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve batarya depolama alanlarında yatırımlarını sürdüren Rönesans Enerji, bu yeni finansmanla birlikte yenilenebilir enerji portföyünü daha da güçlendirmeyi ve Türkiye'nin enerji dönüşümüne katkısını artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD-Türkiye İş Konseyi, "Gelecek Nesil Liderlik" Programını Başlatıyor Haber

ABD-Türkiye İş Konseyi, "Gelecek Nesil Liderlik" Programını Başlatıyor

ABD Ticaret Odası (U.S. Chamber of Commerce) bünyesindeki ABD-Türkiye İş Konseyi, ABD'de eğitim gören ve kariyerine başlayan Türk genç yeteneklerini Amerikan iş dünyası ile bir araya getiren "U.S.-Türkiye Business Council Next Generation Fellowship" (Gelecek Nesil Liderlik Programı) inisiyatifini hayata geçiriyor. İki yıl sürecek bu kapsamlı program, ABD'de öğrenim gören veya kariyerinin başındaki profesyonelleri Amerikan şirketleri, üniversiteler, ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla buluşturan alanındaki ilk mesleki ağ olma özelliğini taşıyor. Türkiye, 2023–24 akademik yılında ABD'deki 9 bin 148 kayıtlı öğrencisiyle Amerika'ya en çok uluslararası öğrenci gönderen ilk 20 ülke arasında yer alıyor. Son 15 yılın en yüksek artış oranı olan yüzde 5,7'lik büyüme kaydedilirken, Türk üniversite mezunlarının kariyer tercihlerinde ABD'nin mühendislik, bilgisayar bilimleri, işletme ve ekonomi alanlarında bir numaralı merkez konumunda olduğunu gösteriyor. Programın iki ülke arasındaki en büyük gücün insan kaynağı olduğunu ortaya koyduğunu belirten ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, "ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gerçek gücü insanımızda saklı. Bu liderlik programı aracılığıyla inovasyona yön verecek, iki ülke ekonomisi arasında güçlü köprüler kuracak ve gelecek yıllara uzanan kalıcı ortaklıklar inşa edecek yeni nesil liderlere yatırım yapıyoruz." dedi. Program kapsamında katılımcılar, ABD Ticaret Odası’nın büyük şirketlerden küçük ve orta ölçekli işletmelere uzanan geniş ağından yararlanarak, ABD genelinde çok sayıda Türk öğrenciye ev sahipliği yapan üniversitelerle bağlantı kuracak. Program kapsamında seçilen ve ABD Ticaret Odası'nın Washington D.C.'deki merkezinde tam zamanlı görev yapacak iki program temsilcisi, üniversiteler, kurumsal ortaklar ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın temas halinde bu küresel ağı yönetecek. İnisiyatifin resmi başlangıcı, 26 Ekim 2026 tarihinde New York'ta öğrencileri, genç profesyonelleri ve sektör liderlerini bir araya getirecek lansman ve network etkinliğiyle yapılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arde Enerji ile RAST Teknoloji Arasında İş Birliği Anlaşması Haber

Arde Enerji ile RAST Teknoloji Arasında İş Birliği Anlaşması

Arde Enerji, enerji depolama projelerine yönelik çözümlerini güçlendirmek amacıyla RAST Teknoloji ile münhasır iş birliği anlaşmasına imza attı. Anlaşma kapsamında, Arde Enerji’nin Sineng Electric PCS çözümleriyle yer aldığı projelerde ihtiyaç duyulan Retgen PPC + EMS sistemleri, Arde Enerji aracılığıyla yatırımcılara sunulacak. İş birliğiyle birlikte Retgen PPC + EMS çözümlerinin; Arde Enerji’nin PCS, inverter ve OG sistemleriyle entegre edilmesi ve enerji projelerinde uçtan uca çözümler sunulması hedefleniyor. Bu kapsamda yatırımcılara güneş enerjisi üretimi, enerji depolama, güç dönüşümü, OG şebeke bağlantısı ve enerji yönetimini bir arada kapsayan bütünleşik sistemler sağlanacak. Arde Enerji ofisinde gerçekleştirilen imza törenine, Arde Enerji CEO’su Eray Hazer ile RAST Teknoloji Kurucu Ortağı Salih Kanlı katıldı. İş birliğiyle ilgili olarak yapılan açıklamada, “Arde Enerji olarak, RAST Teknoloji ile depolama projelerine yönelik münhasır iş birliği anlaşması imzaladık. Anlaşma kapsamında, Arde Enerji’nin sineng.electric PCS çözümleriyle yer aldığı projelerde ihtiyaç duyulan Retgen PPC + EMS sistemleri, Arde Enerji üzerinden yatırımcılara sunulacak. Retgen PPC + EMS çözümlerini; sunduğumuz PCS, inverter ve OG sistemleriyle birlikte projelere entegre ederek yatırımcılara güneş enerjisi üretimi, enerji depolama, güç dönüşümü, OG şebeke bağlantısı ve enerji yönetimini kapsayan bütünleşik, uçtan uca çözümler sağlayacağız. Arde Enerji ofisinde gerçekleştirilen imza törenine, Arde Enerji CEO’su Eray Hazer ile RAST Teknoloji Kurucu Ortağı Salih Kanlı katıldı. PCS, inverter ve OG çözümlerindeki mühendislik deneyimimizi RAST Teknoloji’nin PPC ve EMS alanındaki yetkinliğiyle birleştiren bu iş birliğinin, enerji projelerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Yeni iş birliğimizin her iki şirket ve enerji sektörü için hayırlı olmasını diliyoruz.” denildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.