Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mühendislik

Kapsül Haber Ajansı - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tck by Kıraç  A.Ş., Yeni Yatırım Rotasını Bursa Başköy Olarak Açıkladı! Haber

Tck by Kıraç A.Ş., Yeni Yatırım Rotasını Bursa Başköy Olarak Açıkladı!

Türkiye sanayisinde katma değerli üretim ve teknoloji odaklı büyüme ivmesi hız kesmeden devam ediyor. Altyapıdan savunma sanayisine kadar kritik sektörlerde stratejik üretim gerçekleştiren Tck by Kıraç A.Ş., küresel pazarda bölgesel bir üretim merkezi olma vizyonu doğrultusunda dev bir adım daha attı. Şirket, yaklaşık 1,35 milyar TL yatırımlarla tamamlanan Bozüyük Üretim Kampüsü’nde seri üretime geçerken, eş zamanlı olarak Bursa Başköy’de kurulması planlanan yeni üretim tesisi için çalışmaları başlattı. Robotik otomasyon sistemleri, dijital üretim altyapıları ve ileri galvaniz teknolojileriyle donatılan Bozüyük tesisi, Türkiye’nin sanayi gücünü artırmanın yanı sıra; Avrupa, Balkanlar, Körfez Bölgesi, Türk Cumhuriyetleri ve küresel savunma sanayi ekosistemine yönelik yüksek teknoloji ihracatının da yeni üssü olacak. Serkan Malçok: "Günü Değil, Nesiller Boyu Sürecek Bir Sanayi Hikâyesini Planlıyoruz" Yatırım hamleleri ve şirketin küresel vizyonuna dair stratejik açıklamalarda bulunan Tck by Kıraç A.Ş. Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, Bozüyük yatırımının bir final değil, yeni nesil bir başlangıç olduğunu vurguladı. Malçok, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Bozüyük yatırımımız bizim için bir final değil, yeni bir başlangıçtır. Çünkü biz günü değil geleceği planlıyor, kısa vadeli değil nesiller boyu sürecek bir sanayi hikâyesi inşa ediyoruz. Türkiye’nin üretim gücüne, mühendisliğine ve sanayi potansiyeline inanıyoruz. Katma değerli üretim, ileri teknoloji, ihracat ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz.” Küresel Tedarik Zincirinde İleri Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Dönemi İzlenebilir üretim süreçleri ve sürdürülebilirlik odağıyla faaliyetlerini yürüten Tck by Kıraç A.Ş., geniş ürün yelpazesi ve gelişmiş mühendislik kabiliyetleriyle uluslararası projelerde küresel bir oyun kurucu olmayı hedefliyor. Şirket; Ar-Ge gücünü ve yatırım stratejisini özellikle can güvenliğini ön plana çıkaran yol güvenliği sistemleri, motosiklet dostu bariyer teknolojileri ve gürültü önleme sistemleri üzerinde yoğunlaştırıyor. Eş zamanlı olarak yeşil enerji dönüşümüne de yön veren marka, enerji altyapı çelikleri ile güneş enerjisi taşıyıcı sistemlerinin yanı sıra galvanizli çelik çözümleri ve savunma sanayisine yönelik gerçekleştirdiği özel stratejik üretimlerle küresel ölçekteki rekabetçi gücünü her geçen gün pekiştiriyor. Hedef, Türkiye’den Dünyaya Açılan Küresel Bir Sanayi Markası Olmak Bursa Başköy yatırımının da hayata geçmesiyle birlikte üretim kapasitesini ve ihracat hacmini katlamayı hedefleyen Tck by Kıraç A.Ş., sadece bir üretici değil, küresel ölçekte bir teknoloji şirketi olma yolunda ilerliyor. Şirketin vizyonunun çelik üretiminin çok ötesinde olduğunu belirten Serkan Malçok, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz yalnızca çelik üretmiyoruz. Daha güvenli yollar, daha güçlü enerji altyapıları ve daha stratejik savunma projeleri için çözümler geliştiriyoruz. Amacımız, Türkiye’de doğan bir sanayi markasını dünya ölçeğinde rekabet eden bir teknoloji ve üretim şirketine dönüştürmektir. Bugünü değil, geleceği üretiyoruz.” Bozüyük’te devreye alınan yeni nesil tesis ve Bursa Başköy’de yükselmeye hazırlanan stratejik hamle, Türkiye sanayisinin küresel pazardaki ağırlığını artıracak yeni bir başarı hikayesi olarak kayıtlara geçiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almark Logistics’ten Yeni Filo Hamlesi: Tercih Bir Kez Daha Tırsan’dan Yana Oldu Haber

Almark Logistics’ten Yeni Filo Hamlesi: Tercih Bir Kez Daha Tırsan’dan Yana Oldu

Avrupa, Orta Asya ve çevre coğrafyalarda faaliyet gösteren şirket, operasyonel kapasitesini artırmak için 10 adet Tren Yüklemeli Tenteli Perdeli Multi-Ride treyleri filosuna dahil etti. Teslimatla birlikte Almark Logistics’in intermodal taşımacılık alanındaki gücünü daha da artırması hedefleniyor. Teslimat organizasyonu Tırsan’ın Adapazarı’ndaki üretim kampüsünde gerçekleştirildi. Törende her iki şirketin üst düzey yöneticileri bir araya gelirken, uzun yıllara dayanan iş ortaklığının yeni yatırımlarla güçlenerek devam ettiği vurgulandı. Uluslararası Taşımacılıkta Kapasite Artışı Hedefleniyor Almark Logistics, Türkiye ile Avrupa ülkeleri, Baltık bölgesi, İskandinav ülkeleri, Ukrayna ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri arasında lojistik hizmetler sunan önemli şirketler arasında yer alıyor. Şirket yalnızca ülkeler arası taşımacılık değil, aynı zamanda farklı bölgeler arasında entegre lojistik çözümleri de geliştiriyor. Kara yolu, deniz yolu ve demir yolu taşımacılığını bir arada kullanabilen operasyon yapısı sayesinde geniş bir coğrafyada hizmet veren firma, yeni yatırımıyla özellikle tren ve Ro-Ro taşımalarında verimliliği artırmayı amaçlıyor. Intermodal taşımacılıkta kullanılan ekipmanların dayanıklılığı ve operasyonel performansı kritik önem taşıdığından, yapılan yatırımın şirketin büyüme stratejisinde önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor. Tırsan’dan Almark Logistics’e Güven Mesajı Teslimat töreninde konuşan Tırsan Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, Almark Logistics’in farklı taşıma modlarını başarıyla kullanan güçlü bir lojistik markası olduğuna dikkat çekti. Nuhoğlu, şirketin Asya ile Avrupa arasında geniş bir lojistik ağı yönettiğini belirterek, Tırsan mühendisleri tarafından geliştirilen treylerlerin farklı iklim ve yol koşullarında yüksek performans gösterecek şekilde tasarlandığını ifade etti. Uzun test süreçlerinden geçirilen araçların hem kara yolu hem de demir yolu ve deniz yolu operasyonlarında yüksek dayanıklılık sunduğunu vurgulayan Nuhoğlu, bu araçların Almark Logistics’in rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. İki şirket arasındaki iş birliğinin uzun yıllar boyunca devam etmesini arzuladıklarını belirten Nuhoğlu, gerçekleştirilen teslimatın her iki taraf için de değerli bir adım olduğunu söyledi. Almark Logistics: Operasyonlarımızın Temeli Dayanıklılık Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler ise şirketin faaliyet gösterdiği geniş coğrafyaya dikkat çekerek, özellikle Ukrayna ve CIS ülkelerinin operasyonlarında önemli bir paya sahip olduğunu ifade etti. Güvenler, taşımacılık süreçlerinde yalnızca kara yolunun değil, deniz ve demir yolu taşımalarının da yoğun şekilde kullanıldığını belirtti. Özellikle Ro-Ro ve tren yüklemelerinin treylerler üzerinde ciddi dayanıklılık gerektirdiğini söyleyen Güvenler, operasyonel sürekliliğin sağlanabilmesi için güçlü ekipmanların tercih edilmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Tırsan araçlarının yalnızca teorik olarak değil, gerçek operasyon koşullarını simüle eden kapsamlı testlerden geçirilmesinin tercih sebeplerinin başında geldiğini ifade eden Güvenler, mevcut filoda kullanılan araçlardan elde edilen performansın yeni yatırım kararında etkili olduğunu belirtti. Şirket olarak müşterilerine hangi taşıma modeli kullanılırsa kullanılsın kesintisiz hizmet sunmayı hedeflediklerini kaydeden Güvenler, Tırsan ile olan iş birliklerini gelecekte de sürdürmeyi planladıklarını söyledi. Yeni Nesil Tırsan Tenteli Perdeli Treylerler Neler Sunuyor? Teslim edilen yeni nesil tenteli perdeli treylerler, Tırsan’ın uzun yıllara dayanan mühendislik birikiminin ürünü olarak öne çıkıyor. Şirket tarafından geliştirilen araçlar, Avrupa’nın en gelişmiş treyler Ar-Ge merkezlerinde ve özel test pistlerinde kapsamlı denemelerden geçirilerek kullanıma hazır hale getiriliyor. Toplamda milyonlarca kilometreyi bulan test süreçleri sayesinde farklı yol şartları, yük tipleri ve iklim koşullarında performansı doğrulanan araçlar, sektörün dayanıklılık ve güvenlik standartlarını yukarı taşıyan çözümler arasında gösteriliyor. Şasi yapısında kullanılan yüksek dayanımlı mühendislik yaklaşımı, ağır yük taşımalarında üstün denge sağlarken, yeniden tasarlanan üst yapı sistemi de kullanım kolaylığını artırıyor. Böylece sürücüler ve filo yöneticileri hem operasyonel verimlilik hem de uzun ömürlü kullanım avantajı elde ediyor. Intermodal Taşımacılığa Özel Tasarım Yeni nesil treylerlerin en önemli özelliklerinden biri, farklı taşıma modları arasında sorunsuz geçiş sağlayabilmesi. Kara yolu, tren ve gemi operasyonlarında kullanılabilen yapı, özellikle intermodal taşımacılık yapan firmalar için önemli avantajlar sunuyor. Araçların ön ve arka yapıları darbelere karşı güçlendirilirken, hafifletilmiş tasarım sayesinde yük kapasitesinden ödün verilmeden operasyonel esneklik artırılıyor. Yenilenen kapı sistemi ve ergonomik kullanım özellikleri de yükleme ve boşaltma süreçlerinde zaman tasarrufu sağlıyor. Yük güvenliği konusunda geliştirilen sistemler ise farklı yük türlerine uyum sağlayarak taşıma sırasında maksimum stabilite sunuyor. Bu sayede lojistik şirketleri hem güvenli taşımacılık gerçekleştirebiliyor hem de operasyon maliyetlerini daha etkin yönetebiliyor. Lojistik Sektöründe Stratejik İş Birliği Güçleniyor Almark Logistics’in gerçekleştirdiği son yatırım, lojistik sektöründe dayanıklılık, verimlilik ve operasyonel sürekliliğin ne kadar önemli hale geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Uluslararası taşımacılık ağlarını büyütmeye devam eden şirket, yeni treylerlerle birlikte özellikle intermodal operasyonlarda daha güçlü bir kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. Tırsan ise geliştirdiği yeni nesil çözümlerle lojistik firmalarının değişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi sürdürürken, sektördeki lider konumunu güçlü iş birlikleriyle pekiştirmeye devam ediyor. Avrupa ile Asya arasındaki ticaret hacminin büyüdüğü bir dönemde yapılan bu yatırım, taşımacılık sektörünün geleceğine yönelik önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Endüstri Tesisleri’nden Bonip Tekstil’e Taze Hava Odaklı Serinletme Çözümü Haber

Form Endüstri Tesisleri’nden Bonip Tekstil’e Taze Hava Odaklı Serinletme Çözümü

Form Endüstri Tesisleri, endüstriyel tesislerin ihtiyaçlarına yönelik verimli ve uygulanabilir iklimlendirme çözümleri sunmaya devam ediyor. Türkiye’de el örgü ipliği pazarının en yüksek bilinirliğe sahip markalarından Kartopu’nu bünyesinde barındıran Bonip Tekstil, Osmaniye Kadirli OSB’deki üretim tesisinde serinletme altyapısını Fesklima ile güçlendirdi. Tesiste mevcutta 50 adedin üzerinde Fesklima bulunurken, yenileme çalışmaları kapsamında 20 adet yeni cihaz devreye aldı. Uygulama, geniş hacimli üretim sahalarında taze hava, düşük işletme maliyeti ve çalışan konforunu aynı sistemde buluşturan çözüm yaklaşımıyla öne çıkıyor. Yüzde 100 Taze Hava ile Çalışma Ortamı Destekleniyor Yüksek hacimli üretim tesislerinde serinletme ihtiyacı, yalnızca sıcaklık kontrolüyle sınırlı kalmıyor. Özellikle tekstil üretimi gibi geniş kapalı alanlarda, ortam havasının sürekli yenilenmesi üretim koşullarını destekleyen önemli bir unsur haline geliyor. Suyun buharlaşma prensibinden yararlanarak dış ortam havasını serinleten Fesklima, bu sayede üretim alanlarına yüzde 100 taze hava sağlıyor. Gaz kullanmadan çalışan bu yapı, hava sirkülasyonunu artırırken iç ortamda daha dengeli ve ferah bir çalışma alanı oluşturulmasına katkı sunuyor. Bonip Tekstil tesisinde devreye alınan 20 adet yeni Fesklima, mevcut serinletme altyapısını güncel üretim ihtiyaçlarına uygun şekilde güçlendiriyor. 7 ila 10 Kata Kadar Maliyet Avantajıyla Öne Çıkıyor Üretim sahalarında sıcaklık değerlerinin yükselmesi, çalışma konforu ve verimlilik üzerinde doğrudan etki oluşturabiliyor. 28 °C üzerindeki sıcaklıklarda iş veriminin yüzde 70 seviyelerine, 33 °C üzerinde ise yüzde 50 seviyelerine gerileyebildiği belirtiliyor. Fesklima, klasik iklimlendirme sistemlerine kıyasla yatırım ve işletme maliyetlerinde 7 ila 10 kata kadar avantaj sağlayabilen yapısıyla bu ihtiyaca verimli bir alternatif sunuyor. Fabrikalar, üretim tesisleri, depolar, spor salonları, camiler ve restoranlar gibi geniş alanlarda uygulanabilen ürün, düşük işletme maliyeti ve yüzde 100 taze hava prensibiyle çalışma konforunu destekliyor. Bonip Tekstil’de hayata geçirilen uygulama, Form Endüstri Tesisleri’nin endüstriyel yapılarda ihtiyaca uygun ürün seçimi, mühendislik yaklaşımı ve uygulama deneyimiyle sunduğu çözüm yaklaşımını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk ve Tek LEED Gold Sertifikalı Makine Fabrikası Ankara’da Açıldı Haber

Türkiye’nin İlk ve Tek LEED Gold Sertifikalı Makine Fabrikası Ankara’da Açıldı

Türkiye makine imalat sektöründe LEED Gold Sertifikası alan ilk ve tek fabrika olma özelliği taşıyan 7.000 m²’lik tesis; yenilenebilir enerji altyapısı, sürdürülebilir üretim modeli ve sıfır atık yaklaşımıyla öne çıkıyor. Göçmen Makina, üretim kapasitesini iki katına çıkaracak yeni yatırımıyla; istihdam, ihracat ve yüksek katma değerli üretim alanlarındaki gücünü artırmayı hedefliyor. Yarım asrı aşkın mühendislik birikimiyle faaliyetlerini sürdüren Göçmen Makina, Ankara’daki yeni üretim tesisini devreye aldı. Ankara Sanayi Odası 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanan tesis; ileri teknoloji üretim altyapısı, yüksek verimlilik odaklı operasyon yapısı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla faaliyet göstermeye başladı. Toplam 7.000 metrekarelik alan üzerine kurulan tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte şirketin mevcut üretim kapasitesinin iki katına çıkması planlanıyor. Uluslararası çevre ve enerji verimliliği standartlarını karşılayarak LEED Gold sertifikası almaya hak kazanan tesis, Türkiye makine imalat sektöründe bu sertifikaya sahip ilk ve tek fabrika olma özelliğini taşıyor. Yenilenebilir enerji altyapısıyla kendi enerjisini üretebilen tesis, karbon emisyonunu azaltan sistemleri ve sıfır atık yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Göçmen Makina’nın yeni yatırımı, şirketin sürdürülebilir üretim ve yüksek katma değerli sanayi vizyonunun önemli adımlarından biri olarak konumlanıyor. Türkiye’den dünya çikolata devlerine uzanan mühendislik gücü Gofret ve çikolata üretim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Göçmen Makina, global pazardaki büyümesini sürdürmeye devam ediyor. Dünyanın önde gelen gofret ve çikolata üreticilerinin çözüm ortakları arasında yer alan şirket, geliştirdiği üretim hatları ve makine sistemlerini birçok ülkeye ihraç ederek Türk makine sanayisini uluslararası pazarlarda temsil ediyor. Ankara’daki yeni üretim tesisinin sağlayacağı kapasite artışıyla birlikte şirket; ihracat ağını genişletmeyi, yeni pazarlardaki varlığını artırmayı ve yüksek katma değerli üretim gücünü daha ileri taşımayı hedefliyor. “Üretim kapasitemizi iki katına çıkarıyoruz” Karaman’daki ana üretim merkezinin ardından Ankara’daki yeni yatırımla birlikte üretim kapasitelerini ve operasyonel güçlerini daha da artırdıklarını belirten Göçmen Makina CEO’su Mustafa Göçmen şunları söyledi: “Ankara’daki yeni tesisimizle büyüme yolculuğumuzda önemli bir adım daha attık. Stratejik büyüme vizyonumuz doğrultusunda ekibimizi nitelikli insan kaynağıyla güçlendirmeyi, Ar-Ge çalışmalarımıza hız vermeyi, yenilikçi üretim teknolojileri geliştirmeyi ve üretim kalitemizi sürekli ileri taşımayı hedefliyoruz. Bugün makinelerimiz dünyanın birçok farklı ülkesinde aktif olarak kullanılıyor. Yeni tesisimizle birlikte üretim kapasitemizi iki katına çıkaracak ve yeni pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendireceğiz” dedi. Göçmen sözlerine şöyle devam etti: “LEED Gold sertifikalı bu yatırımımız, sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın önemli bir göstergesi olurken; özellikle Avrupa Birliği pazarındaki müşterilerimize çeşitli ticari avantajlar da sunuyor. Tesisimizi, projenin ilk aşamasından itibaren LEED Gold kriterlerine uygun şekilde planladık. Enerji verimliliğinden su tasarrufuna, kullanılan malzemelerden iç mekan tasarımına kadar her detay bu standartlar doğrultusunda şekillendi. Makina imalat sektöründe bu prestijli sertifikaya sahip ilk ve tek tesis olmanın da ayrıca gururunu yaşıyoruz. SAP Business One entegrasyonuyla birlikte üretimden lojistiğe tüm operasyonlarımızı daha entegre, verimli ve dinamik bir yapıyla yöneteceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım Haber

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım

Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak. Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maysan Mando, Automechanika İstanbul’da Yüksek Teknolojili Ürünleriyle İlgi Odağı Oldu Haber

Maysan Mando, Automechanika İstanbul’da Yüksek Teknolojili Ürünleriyle İlgi Odağı Oldu

Şirket, dört gün boyunca dünyanın farklı ülkelerinden gelen sektör profesyonellerini standında ağırlarken, gerçekleştirdiği iş görüşmeleri ve yeni bağlantılarla fuarı verimli bir şekilde tamamladı. 19-22 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen ve bu yıl 25’inci yılını kutlayan Automechanika İstanbul, otomotiv satış sonrası sektörünün küresel oyuncularını İstanbul’da bir araya getirdi. Maysan Mando, Salon 8 A165 numaralı standında sergilediği ileri teknoloji ürünleriyle fuarın yoğun ilgi gören markaları arasında yer aldı. Yüksek katma değerli ürünler yoğun ilgi gördü Maysan Mando’nun fuarda öne çıkan en önemli başlıklarından biri, yüksek katma değerli ürünlere yönelik stratejik dönüşümü oldu. Şirketin özellikle modül sistemleri ve ileri valf teknolojileri alanında geliştirdiği ürünler, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Otomotiv sektöründe değişen ihtiyaçlara paralel olarak Ar-Ge yatırımlarını güçlendiren Maysan Mando, üretim altyapısını da ileri mühendislik çözümlerine göre şekillendiriyor. Fuarda sergilenen teknolojiler, şirketin sadece üretim kapasitesiyle değil, mühendislik gücü ve inovasyon yaklaşımıyla da sektörde güçlü bir konumda bulunduğunu ortaya koydu. Automechanika İstanbul’da küresel iş birlikleri öne çıktı Fuar süresince Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya başta olmak üzere dünyanın birçok farklı bölgesinden sektör temsilcileriyle temas kuran Maysan Mando, yeni iş birlikleri açısından önemli görüşmelere imza attı. Mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendiren şirket, uluslararası pazarlardaki büyüme hedefleri doğrultusunda yeni bağlantılar geliştirme fırsatı da yakaladı. OEM ve aftermarket alanındaki güçlü üretim yetkinliğiyle dikkat çeken Maysan Mando, küresel otomotiv sektörünün dönüşümüne uyum sağlayan ürün gamıyla fuarın en yoğun ziyaret edilen stantlarından biri oldu. Ar-Ge ve ileri teknoloji odağı güçleniyor Maysan Mando, son dönemde özellikle ileri amortisör teknolojileri, valf sistemleri ve modül çözümleri alanındaki yatırımlarını artırarak yüksek teknolojili üretime odaklanıyor. Şirketin Ar-Ge merkezinde yürütülen çalışmalar, sürüş konforu, dayanıklılık, güvenlik ve performans kriterlerini aynı anda geliştiren yeni nesil ürünlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Fuarda sergilenen çözümler, Maysan Mando’nun sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin mobilite beklentilerine yönelik çalışmalar yürüttüğünü de ortaya koydu. Yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çeken şirket, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda teknoloji yatırımlarını artırmaya devam ediyor. Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’dan Avrupa’da 1 Milyonuncu Puma Gururu Haber

Ford Otosan’dan Avrupa’da 1 Milyonuncu Puma Gururu

Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, Romanya Craiova Fabrikası’nda Ford Puma üretiminde 1 milyon adede ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. 2019 yılında üretimine başlanan Ford Puma; tasarımı, pratik kullanım özellikleri, verimli motor seçenekleri ve müşteri beklentilerine hızlı yanıt veren ürün yapısıyla kısa sürede Ford’un Avrupa’daki en başarılı binek modellerinden biri haline geldi. Ford Otosan açısından bu kilometre taşı, şirketin son yıllardaki stratejik dönüşümünde özel bir yere sahip. Craiova Fabrikası’nın 2022 yılında Ford Otosan bünyesine katılmasıyla şirket, uzun bir aranın ardından binek araç üretimine yeniden adım attı. Bugün Puma’nın ulaştığı 1 milyon adetlik üretim başarısı, bu adımın Avrupa pazarındaki karşılığını somut biçimde ortaya koyuyor. Ford Puma, Avrupa’da Ford’un en çok tercih edilen binek aracı olarak markanın binek araç portföyünde güçlü bir rol üstleniyor. Özellikle Birleşik Krallık pazarındaki başarılı performansıyla dikkat çeken model, müşteri tercihi ve ürün algısı açısından Ford’un Avrupa’daki en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor. 1 milyonuncu Puma, tamamen elektrikli Puma Gen-E oldu 1 milyonuncu Ford Puma’nın tamamen elektrikli Puma Gen-E olması ise bu başarıya ayrı bir anlam kazandırıyor. Puma ürün ailesi; içten yanmalı motorlardan mild-hybrid seçeneklere ve bugün tamamen elektrikli Gen-E versiyonuna uzanan yolculuğuyla otomotiv sektöründeki dönüşümü net biçimde yansıtıyor. Craiova’da üretilen Puma Gen-E, aynı zamanda Romanya’da üretilen ilk yüzde 100 elektrikli otomobil olarak ülkenin otomotiv sanayisi için de tarihi bir önem taşıyor. Güven Özyurt: “1 milyonuncu Puma’nın tamamen elektrikli Gen-E olması, Ford Otosan’ın üretim gücünü, esnekliğini ve elektrifikasyon kabiliyetini çok güçlü biçimde ortaya koyuyor.” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Craiova Fabrikamızda 1 milyonuncu Ford Puma’yı üretmek, Ford Otosan için büyük bir gurur. Puma, Avrupa’da Ford’un en çok tercih edilen binek aracı olarak müşterilerle güçlü bir bağ kurmayı başarmış çok özel bir model. Bizim açımızdan bu başarı, Ford Otosan’ın binek araç üretimine dönüşünün ne kadar doğru ve stratejik bir adım olduğunu gösteriyor. Bugün Ford Otosan olarak Türkiye ve Romanya’daki üretim ağımızla Ford’un Avrupa stratejisinde önemli bir rol üstleniyoruz. Ticari araçlardaki liderlik mirasımızı, binek araç üretimindeki yetkinliğimiz ve elektrifikasyon kabiliyetimizle tamamlıyoruz. 1 milyonuncu Puma’nın tamamen elektrikli Gen-E olması da bu yolculuğun geleceğe dönük yönünü çok güçlü biçimde simgeliyor.” İlk Puma ile 1 milyonuncu Puma yan yana geldi Craiova Fabrikası’nda gerçekleşen kutlamada, fabrikada üretilen ilk Ford Puma ile 1 milyonuncu Ford Puma Gen-E bir araya getirildi. Bu özel buluşma, modelin altı yılı aşkın sürede geçirdiği dönüşümü ve Ford Otosan’ın değişen müşteri beklentilerine uyum sağlayan üretim yaklaşımını sembolik biçimde ortaya koydu. Kutlamada ayrıca Ford’un performans ve motor sporları mirasını temsil eden Puma Rally1 de yer aldı. Craiova: Ford’un Avrupa’daki stratejik üretim merkezlerinden biri Ford Otosan Craiova Fabrikası, bugün Ford Puma’nın içten yanmalı ve tamamen elektrikli Puma Gen-E versiyonlarını üreterek Ford’un Avrupa binek araç stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. Fabrika, Ford Otosan’ın Türkiye’deki güçlü üretim ve mühendislik birikimini Romanya’daki sanayi kabiliyetiyle buluşturarak şirketin Avrupa’daki üretim gücünü daha da ileri taşıyor. Craiova Fabrikası’nda ayrıca, tasarımından geliştirme süreçlerine kadar Ford Otosan mühendislerinin imzasını taşıyan Ford Courier model ailesinin üretimi de gerçekleştiriliyor. Böylece Craiova, Ford Otosan’ın hem binek araç hem de hafif ticari araç üretimindeki yetkinliğini aynı çatı altında gösteren önemli merkezlerden biri konumunda bulunuyor. Ford Puma’nın Craiova yolculuğunda önemli dönüm noktaları: Haziran 2019: Yeni Ford Puma modeli resmi olarak tanıtıldı.Ekim 2019: Craiova Fabrikası’nda Ford Puma seri üretimi başladı.Eylül 2020: Ford Puma ST versiyonu tanıtıldı ve üretime alındı.Mart 2022: Craiova Fabrikası Ford Otosan bünyesine katıldı; Ford Otosan binek araç üretimine geri döndü.Şubat 2024: Yeni Nesil Ford Puma üretimi başladı.Aralık 2024: Tamamen elektrikli Ford Puma Gen-E tanıtıldı ve seri üretimi başladı.Mart 2025: Puma Gen-E müşteri teslimatları başladı.Mayıs 2026: Craiova Fabrikası’nda 1 milyonuncu Ford Puma üretildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50. Yılını İş Ortakları ile Birlikte Kutladı Haber

Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50. Yılını İş Ortakları ile Birlikte Kutladı

Endüstriyel ve mobil uygulamalar için otomasyon çözümlerinin önde gelen sağlayıcılarından Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50. yılını 12-15 Mayıs tarihlerinde Antalya’da düzenlediği “Certified Excellence Partner (CEPM2026)” etkinliği ile kutladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen seçkin iş ortaklarının katılımıyla gerçekleşen etkinlikte şirketin yarım asırlık yolculuğu, sanayinin dönüşümündeki öncü rolü, güncel teknolojileri ve geleceğe yönelik vizyonu ile birlikte ele alındı. Bosch Rexroth Doğu Avrupa ve Orta Doğu Bölge Başkanı Thomas Ilkow ile Bosch Rexroth Türkiye Satıştan Sorumlu Genel Müdürü Hasan Civan’ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, hızla değişen küresel dinamikler karşısında sürdürülebilir büyümenin ancak güçlü adaptasyon kabiliyeti ve sağlam iş ortakları ile mümkün olduğu vurgulandı. Bosch Rexroth Türkiye Satıştan Sorumlu Genel Müdürü Hasan Civan, etkinlikte yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “Bosch Rexroth Türkiye olarak 50 yıldır teknoloji geliştiren müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve çalışanlarımızla birlikte büyüyen güçlü bir ekosistemi temsil ediyoruz. Certified Excellence Partner ağımız, bu ortak başarının en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde de global teknoloji gücümüzü yerel uzmanlıkla birleştirerek sanayinin dönüşümüne birlikte yön vermeyi sürdüreceğiz.” Geleceğe Yön Veren İçgörüler ve İlham Veren Buluşmalar Toplantı boyunca, hızla değişen dünyada sürdürülebilir iş büyümesi odağında küresel ekonomik görünüm değerlendirilirken, yeni büyüme fırsatları, gelişen pazar dinamikleri ve potansiyel zorluklar çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bu kapsamda Prof. Dr. Emre Alkin’in küresel ekonomi, riskler ve fırsatlar üzerine yaptığı değerlendirmeler katılımcılara geleceğe yönelik önemli perspektifler sundu. Ayrıca, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, İtalya ve Macaristan’dan katılan Bosch Rexroth uzmanlarının liderliğindeki workshoplarda, şirketin hidrolik, fabrika otomasyonu ve hareket kontrolü alanlarındaki en güncel teknoloji ve çözümleri detaylı olarak paylaşıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca Bosch Rexroth Türkiye’nin 50 yıllık yolculuğuna tanıklık eden ve uzun yıllara dayanan iş birliği ve katkıları dolayısıyla Hipaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Fikret Dalkıran’a “50. Yıl Özel Ödülü” takdim edildi. Bunun yanı sıra, yıl boyunca üstün performans gösteren iş ortakları da plaketle ödüllendirildi. Yarım Asırlık Yolculuktan Güç Alan Dönüşüm Vizyonu Bosch Rexroth Türkiye’nin 50 yıllık yolculuğu, sanayinin dönüşümüne yön veren güçlü bir mühendislik ve teknoloji vizyonunu yansıtıyor. Bu yarım asırlık süreçte hareket ve kontrol teknolojilerini tarımdan robotik uygulamalara, otomotivden havacılığa uzanan geniş bir etki alanında sektörler arası bir bağlayıcı güç haline getiren şirket, şimdi bu derin birikimi geleceğe taşıyor. 50. yılıyla birlikte geçmişin tecrübesini enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yeni nesil çözümlerle birleştiren Bosch Rexroth Türkiye, sanayinin geleceğine yön veren vizyonunu her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya koymayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.