Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Gültepe

Kapsül Haber Ajansı - Mustafa Gültepe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Gültepe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026 kapılarını açtı Haber

Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026 kapılarını açtı

Dünya mobilya sektörünü İstanbul’da bir araya getiren, sektörünün en prestijli ilk 3 buluşmasından biri olan ve heyecanla beklenen Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF 2026) düzenlenen tören ve yoğun katılımla kapılarını açtı. Fuarın açılış töreni Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat ve İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ün teşrifleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Sayın Mustafa Gültepe ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Sayın Şekib Avdagiç’in katılımları ile gerçekleşti. Modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç; dünya yeni bir döneme girerken, ticaret dengeleri değişirken ve tedarik zincirleri yeniden şekillenirken; İstanbul ve Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, esnekliği ve coğrafi avantajlarıyla önemli fırsatlar sunduğunun altını çizdi. Güleç, “Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, işte bu fırsatların somutlaştığı, ticaretin, tasarımın ve vizyonun aynı zeminde buluştuğu güçlü bir platform. IIFF 2026’da Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan gelen toplam 3.000 marka, en yeni ürün ve koleksiyonlarını 150’yi aşkın ülkeden gelen alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Bu tablo bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Bugün dünya mobilyasının ticareti, iş birlikleri ve vizyonu İstanbul’da şekilleniyor” dedi. Küresel pazarlarda söz sahibi olan bir sektör Türkiye mobilya sektörünün sürdürülebilirlik odağında dönüştüğünün ve ihracatta güçlenerek yoluna devam ettiğini belirten MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “IIFF 2026’da sergilenen her ürün; yalnızca ahşap, metal ya da kumaştan değil, tasarımdan, emekten, bilgi birikiminden ve vizyondan üretildi. Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Doğaya saygılı üretim, sorumlu kaynak kullanımı ve uzun ömürlü tasarım anlayışı; bugün Türk mobilya sektörünün küresel rekabet gücünün temel unsurları arasında. Türk mobilya sektörü; geleneğinden aldığı ilhamı modern tasarımla buluşturan, el işçiliğini ileri üretim teknolojileriyle birleştiren çok güçlü bir noktaya ulaştı. Artık yalnızca üreten değil; tasarlayan, yenilik geliştiren ve küresel pazarlarda söz sahibi olan bir sektörden söz ediyoruz. Hedefimiz net: Türk mobilyasını; tasarımıyla, kalitesiyle ve sürdürülebilirliğiyle dünyada referans alınan bir marka hâline getirmek. Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, bu vizyonun en güçlü vitrini olmaya devam ediyor” dedi. İhracatçılarımızın yanındayız Türkiye’nin her geçen gün ihracat başarısını artırdığını ve bu başarıda mobilya sektörünün önemli bir söz sahibi olduğunu belirten Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Mobilya sektörümüz, ürettiği nihai ürünlerle ekonomimize önemli bir katma değer kazandırmakta ve 20 yılı aşkın süredir net ihracatçı konumunu başarıyla sürdürmektedir. 2025 yılında mobilya ihracatımız, bir önceki yıla göre yüzde 1,8 oranında artış göstererek yaklaşık 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ülkemiz, dünyada en fazla mobilya ihracatı gerçekleştiren ilk 10 ülke arasına girmeyi başarmıştır. Mobilya sektörümüz özelinde bugüne kadar 42 farklı iş birliği kuruluşu tarafından yürütülen toplam 68 UR-GE projesini destek kapsamına almış bulunuyoruz. Bu projelerden, 17 tanesi ise halihazırda aktif olarak yürütülüyor. Her bir sektörün ve hedef pazardaki ithalatçı ülkelerin kendine özgü dinamikleri dikkate alınarak, Türk malı ve hizmeti imajını daha da güçlendirmek amacıyla titizlikle tasarlanan Turquality® tanıtım projelerimizden biri, mobilya sektörüne yönelik “Heartmade Furniture” Turquality® Tanıtım Projesi’dir. Bu proje, sektörümüzün “kalbiyle ürettiği Türk mobilyasını dünyaya tanıtma” vizyonunu yansıtmaktadır. Diğer taraftan, “Yeşil Mutabakata Uyum Projesi” (Responsible®️ Programı) desteğimiz ile firmalarımız tarafından alınan danışmanlık hizmeti giderlerini destekliyor, söz konusu desteğimizi önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın dönüşüm ihtiyaçları doğrultusunda daha etkin ve kapsayıcı hâle getirmeyi hedefliyoruz. Responsible® Programı kapsamında halihazırda 134 firma yer almakta olup bu firmalarımızdan 10’u mobilya sektöründe iştigal etmektedir” dedi Dünya mobilyasının kalbinin attığı şehir: İstanbul Fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Valisi Davut Gül: “İstanbul’umuz ticaretin merkezi, dünyaya açılan kapımız. Türkiye’nin her tarafında dünyanın her tarafında üretenler İstanbul’da görücüye çıkıyor. Türkiye açısından mobilya sektörü özellikle; ihracatın fazla olmasının ötesinde, emek yoğun bir sektör olması, hammaddesinin yerli malzemeler olması açısından da çok kıymetli. İnanıyorum ki fuarımızın ilave alanları da yapıldığında dünyadaki sayılı fuarlardan bir tanesi olacak” dedi. Mobilyanın yeni ticaret başkentinin İstanbul olduğunu belirten TİM Başkanı Mustafa Gültepe: “Bugün Köln Fuarı zayıflarken, Milano yerinde sayarken; İstanbul Mobilya Fuarı büyüyorsa, Koleksiyonlarımızı sergilemeye salonlar yetmiyorsa, dünyanın dört bir yanından binlerce alıcı buraya geliyorsa bunun tek bir anlamı var: “Mobilyanın yeni ticaret başkenti İstanbul’dur.” Kaliteli bir ürün üretmek işin sadece yarısı. O ürünü hak ettiği şekilde tanıtabildiğimizde, doğru alıcıyla buluşturduğumuzda işi tamamlamış oluyoruz. İstanbul Mobilya Fuarı’nda işte tam da bunu yapmaya çalışıyoruz. Türk mobilya sektörünün üretim ve tasarım gücünü, kalitesini dünyanın dört bir yanından gelen alıcılara tanıtıyoruz” derken, İTO Başkanı Şekib Avdagiç: “Verimliliğiyle, kalitesiyle ve ihracat kapasitesiyle “Türk mobilya sektörü” adından söz ettiriyor. Bunun önemli bir nedeni var: Mobilya sektörümüz çağın gereklerine adapte olmayı başaran sektörlerin başında geliyor. Kamu–özel sektör ve tasarım ekosistemimiz birlikte hareket ettiğinde ve ayrıca dijital ve yeşil dönüşümü gerçekleştirdiğimizde mobilya sektörümüz, Türk tarzını tüm dünyada yaygınlaştıracaktır. Mobilyada rekabetin sadece fiyata odaklandığını düşünmüyorum. Fiyatla birlikte, nitelikli ürün, hızlı teslimat, güçlü tasarım ve daha da önemlisi ‘güvenilir tedarikçi’ kimliği de önemlidir. Bu özellikler bizde var ve bizim sektördeki en büyük avantajlarımızdır. Son rakamlar gösteriyor ki, Kuzey Amerika ve Avrupa pazarları dünya mobilya ticaretindeki yüksek talep düzeylerini koruyor. Yani bizim gibi ihracatçı ülkeler açısından “stratejik hedef pazarlar” olmayı sürdürüyorlar. Türk firmalarının bu fırsatı da değerlendirmesi gerekiyor. Bu fuarın ziyaretçileri görecektir ki, biz bu fırsatları değerlendirecek güçteyiz. İstanbul Mobilya Fuarı’nı bu hedeflere ulaşılacağının müjdecisi olarak görüyorum. Bu fuarın, Türk mobilya sektörünün küresel pazarlardaki algısını şekillendiren, markalaşma sürecini hızlandıran ve uzun vadeli ihracat stratejilerine zemin hazırlayan önemli bir kaldıraç işlevi gördüğüne inanıyorum” dedi. 150’den fazla ülkeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçi “Sürdürülebilirlik” temasıyla kapılarını açan IIFF 2026, 150’den fazla ülke ve bölgeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlayacak. İç mimarlar, dekoratörler, zincir mağaza yöneticileri, ithalat ve ihracat profesyonelleri, otel satın alma yöneticileri ve tasarımcıların yoğun ilgi gösterdiği fuar, yeni iş birliklerine ve ihracat fırsatlarına kapı aralayacak. Sürdürülebilir üretim anlayışı, yenilikçi tasarımlar ve ihracat odaklı yaklaşımı bir araya getiren fuar; modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturuyor.

Türkiye 2025'te 273,4 Milyar Dolarla İhracatta Yeni Bir Rekora İmza Attı Haber

Türkiye 2025'te 273,4 Milyar Dolarla İhracatta Yeni Bir Rekora İmza Attı

Emek yoğun sektörlerde yaşanan rekabetçilik sorunlarına ve küresel pazarlardaki korumacılık önlemlerine rağmen Türkiye'nin ihracatındaki artış trendi 2025'te de devam etti. 2025 yılında ihracat 2024'e göre yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolara yükseldi. Yıllık ihracat böylece 2021'den bu yana aralıksız olarak beşinci yılda da artış trendini sürdürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; 2025 yılı ihracat verilerini, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın da katıldığı toplantıda açıkladı. Aralıkta yüzde 12,8 artan ihracat, 26,4 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek aylık değerine ulaştı. Yıllık ihracat ise 4,5 artışla 273,4 milyar doların üzerine çıktı. “Yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı ekonominin lokomotifi haline getirmeliyiz” Toplantıya ev sahipliği yapan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe konuşmasında 2025 yılının ihracatçılar için zor geçtiğinin altını çizdi. Özellikle emek yoğun sektörlerin rekabetçiliğini kaybetmesi nedeniyle ihracatı tabana yaymakta zorlandıklarını vurgulayan Gültepe, şöyle devam etti: “Rekabetçiliğin sertleştiği, korumacılık duvarlarının her gün biraz daha yükseldiği bir dönemde biz beklemeyi değil mücadele etmeyi seçtik. Mevlana'nın dediği gibi, bir ayağımızla yere sağlam basarken diğer ayağımızla dünyayı dolaştık. 76 ülkede 206 ticaret ve alım heyeti, 401 fuar katılımıyla ihracatçılarımızı binlerce alıcıyla buluşturduk. 2,5 milyon kilometre yol kat ettik. 13 bine yakın yeni firmayı, ihracat ailemize kattık. 8 sektörümüz ve 27 şehrimiz bugüne kadarki en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdi. 65 ülkeye ihracatımızda en yüksek yıllk değerlerimize ulaştık. Mal ve hizmet ihracatında Cumhurbaşkanımızın 2025 yılı için bize gösterdiği 390 milyar dolarlık hedefi aştık. Bu gurur tablosunda 27 sektörümüzün, 61 ihracatçı birliğimizin ve büyük ihracat ailemizin her ferdinin katkısı var. Ben huzurlarınızda hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ancak biz uzun vadede Türkiye'yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef için hızımıza hız katmak, ihracatımızı her yıl çift haneli arttırmak durumundayız. Yani yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı yeniden ekonominin lokomotifi haline getirmeliyiz.” “Yüksek üretim maliyetleri nedeniyle birçok sektör rekabetçilikte zorlanıyor” Mustafa Gültepe, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın en önemli üretim üssü konumunda olduğunu ve üretimde marka kimliğiyle öne çıktığını vurguladı. Avrupa gibi büyük bir pazara yakınlığının Türkiye için büyük bir avantaj olduğunun altını çizen Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa için yakından tedarik merkezi konumunda olmamıza rağmen yüksek üretim maliyetleri nedeniyle birçok sektörümüz, rekabetçilikte zorlanıyor. Özetle, fiyat tutturma problemleri yaşıyoruz. Yüzde 10-15 pahalı olsak müşteri yine bizi tercih edecek. Oran daha fazla artınca ülke olarak alıcının radarından çıkıyoruz. Bu anlamda, ihracatçılarımıza verilen her destek büyük önem arz ediyor. Rekabetçilikte zorlanan sektörlerimiz için istihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin de 2 bin 500 liraya çıkarılmasını, döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli şekilde uygulanması için gözden geçirilmesini, ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli krediye erişimini sağlayacak finansman paketlerinin devreye alınmasını bekliyoruz.” Mustafa Gültepe, ihracatçıların beklentilerinin karşılanması halinde mal ve hizmet ihracatında 2026 yılı hedeflerine de ulaşacaklarından hiçbir kuşkusu olmadığını sözlerine ekledi.

TİM 2026'da İhracatçıları 5 Kıtada Alıcılarla Buluşturacak Haber

TİM 2026'da İhracatçıları 5 Kıtada Alıcılarla Buluşturacak

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), pazar çeşitliliğini artırmak ve ihracatçıları yeni alıcılarla buluşturmak için son üç yılda yoğunlaştırdığı heyet programlarını 2026'da artırarak devam ettirecek. 2025'te 31 ülkeye 32 heyet programı düzenleyen TİM, 2026'da 38 ticaret heyeti ile ihracatçıları beş kıtada alıcılarla buluşturacak. “546 firmamızı 31 ülkede 4 bine yakın alıcı ile bir araya getirdik” TİM Başkanı Mustafa Gültepe, fuarları ve heyet programlarını Türkiye'nin üretim potansiyelini dünyaya tanıtma imkânı sağlayan en önemli platformlar olarak gördüklerini söyledi. 2026 yılı için planladıkları ticaret heyeti programının tanıtım toplantısında konuşan Gültepe, şöyle devam etti: “Made in Türkiye markası bugün dünyada kalitenin ve güvenin adı olarak biliniyor. Bu güveni kazanmak elbette kolay olmadı. TİM olarak biz bu imajı daha da güçlendirmeyi, Made in Türkiye markasına güveni pekiştirmeyi, ülkemize borç biliyoruz. İşte bu nedenle dünyanın neresinde olursa olsun, ihracatımıza katkı vereceğini değerlendirdiğimiz fuarlarda ihracatçı birliklerimizle yerimizi alırken aynı zamanda yoğun bir heyet programı yürütüyoruz. İhracatçılarımızı, Ticaret Bakanlığımızın, TİM'in ve birliklerimizin kurumsal güvencesinde potansiyel alıcı konumundaki firmaların doğrudan karar vericileriyle buluşturuyoruz. 2025'te birliklerimizle, toplamda 200 civarında heyet programı ve 300'ü aşkın fuar katılımı gerçekleştirdik. Bu yıl düzenlenen heyet programlarının 32'sini TİM'in organizasyonunda gerçekleştirdik. Bu organizasyonlarda 546 firmamızı 31 ülkede 4 bine yakın alıcı ile bir araya getirdik. Yaklaşık dokuz bin ikili iş görüşmesi gerçekleştirdik.” “Satıcı olmanın yanında gelişmiş pazarlara çözüm ortağı gibi gideceğiz” TİM olarak heyet programlarını 2026'da daha da yoğunlaştıracaklarını bildiren Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026'da toplam 38 adet heyet programı düzenlemeyi hedefliyoruz. Bir başka ifadeyle her ay ortalama en az üç ticaret heyeti gerçekleştireceğiz. Birliklerimizin düzenleyecekleri heyetlerle sayı 200'ü geçecek. Biz yeni yılla birlikte gelişmiş pazarlarda, yeni nesil 'TİM Vizyon Heyetleri' dönemini başlatacağız. Artık programlarımızı sadece B2B görüşmelerle sınırlı tutmayacağız. Sektörel panellerde pazarın en önemli oyuncularını ve kanaat önderlerini bir araya getireceğiz. Yani heyet düzenlediğimiz ülkeye 'satıcı' olmaktan öteye sektörün geleceğini tartışan, vizyon belirleyen ve yön veren bir 'çözüm ortağı' olarak gideceğiz.” “2025'i 270 milyar dolar düzeyinde bir ihracatla tamamlayacağız” Güncel gelişmeleri de değerlendiren Mustafa Gültepe, üretim ve ihracat açısından özellikle son iki yılın zor geçtiğini hatırlattı. Türkiye'de üretim maliyetlerinin dolar bazında Asya'daki rakip ülkelere göre yüzde 60-65, Doğu Avrupa'dan yüzde 15-20 daha pahalı olduğuna dikkat çeken Gültepe, şunları söyledi: “Biz bir süredir dünyaya sadece ürün değil enflasyonumuzu da ihraç etmeye çalışıyoruz. Tabi kimse bunu satın almıyor. Dolayısıyla iddialı olduğumuz birçok sektörde rekabetçiliğimiz zayıfladı. İhracat artışında arzu ettiğimiz çift haneli oranlara bir türlü ulaşamıyoruz. Bu yıl 11 aylık ihracatta yüzde 3,7 artıdayız. 2025'i 270 milyar dolar civarında bir ihracatla tamamlayacağız. 11 ayda geçen yılın aynı dönemine göre 8,7 milyar dolar fazlamız var. Bu artışta en büyük katkıyı otomotiv, savunma sanayi ve kimya sektörlerimiz verdi. 4,2 milyar dolarlık parite katkısını da eklediğimizde tablo daha da netleşiyor. Verilerden de anlaşılacağı üzere ihracatı tabana yayma konusunda sıkıntılarımız devam ediyor. Son dört çeyrekte net ihracat büyümeye negatif yönde katkı verdi. Oysa her defasında ifade ettiğimiz gibi sağlıklı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme için katkıyı üretimden ve ihracattan almamız gerekiyor. Üretim ve ihracattaki gerileme imalat sanayi istihdamına da olumsuz yansıyor. SGK verilerine göre Eylül 2022'de yaklaşık 4 milyon 507 bin olan imalat sanayi istihdamı Eylül 2025'te, 3 milyon 925 bine geriledi. Bu sonuç, üç yılda imalat sanayi istihdamında 582 bin kayıp anlamına geliyor.” “Rekabetçiliğimizi kazanabilirsek 2026'da 282 milyar doların üzerine çıkarabiliriz” Gültepe, küresel ticarette 2026 yılının da zor geçeceğini, jeopolitik risklerin yanı sıra ticaret savaşları ve korumacılık önlemlerinin ihracatın yönünü belirleyen unsurlar olacağını söyledi. Küresel risklerin ve korumacılık önlemlerinin arttığı bu süreçte yeniden rekabetçi koşullara dönmenin kritik önem taşıdığını vurgulayan Gültepe, “Dolayısıyla ihracatı önceleyen politikaları devreye almalıyız. Rekabetçiliğimizi kazanabilirsek Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026 için öngörülen 282 milyar dolarlık mal ihracatı hedefini rahatlıkla yakalayabiliriz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatçılar 1 milyar dolarlık yeşil finansmana  tek platformdan ulaşacak Haber

İhracatçılar 1 milyar dolarlık yeşil finansmana tek platformdan ulaşacak

Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik düzenlemelerine uyum sürecinde ihracatçı firmalara destek sağlamak amacıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından geliştirilen GREENTİM platformuna, "Yeşil Finansman" başlığıyla yeni bir modül eklendi. Türk Eximbank iş birliği ile GREENTİM'e entegre edilen modül, ihracatçı firmaların sürdürülebilirlik ve yeşil odaklı finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmayı ve yeşil dönüşüm yatırımlarına yönelik finansman kapasitesini artırmayı amaçlıyor. Modül aracılığıyla ihracatçı firmalar, Türk Eximbank'ın sürdürülebilirlik ve yeşil odaklı kredi programları ve başvuru koşullarına tek ekrandan erişebilecek, GREENTİM hesabı üzerinden doğrudan kredi başvurusu yapabilecek ve "Türk Eximbank'a Yaz" seçeneğiyle kredi süreçleriyle ilgili sorularını direkt olarak bankaya iletebilecek. İlk aşamada platform üzerinden, Türk Eximbank'ın, "Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) Yeşil İhracat Destek Kredisi" ve "Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) Yeşil Altyapı Destek Kredisi" programlarına başvuru yapılabilecek. İhracatçılar toplam 1 milyar dolar tutarında krediye ulaşabilecekler. Ayrıca platformda erişime açık kredi programları zaman içinde güncellenerek, yeni sürdürülebilirlik ve yeşil odaklı finansman programlarıyla zenginleştirilecek. MUSTAFA GÜLTEPE: İHRACATÇILARIMIZA DESTEK OLMAYA DEVAM EDİYORUZ TİM Başkanı Mustafa Gültepe "Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum, Türkiye ihracatının geleceği açısından artık stratejik bir zorunluluk. Bu süreçte ihracatçılarımıza dijital araçlarla rehberlik etmek ve finansmana erişimlerini kolaylaştırmak temel önceliğimiz. Geçen yıl ihracatçılarımızın hizmetine sunduğumuz GREENTİM platformu ile yalnızca bir dijital altyapı değil, sürdürülebilirlik dönüşümünün temelini inşa etmeyi hedeflemiştik. Bugün bu yapıya, Türk Eximbank'ın iş birliğinde Yeşil Finansman modülünü ekledik. Artık ihracatçılarımız karbon ayak izi hesaplamasından yeşil kredi başvurusuna kadar tüm süreci tek platform üzerinden yönetebilecek. Bu adım, ihracatımızın yeşil dönüşüm hızını artırırken Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirecek; ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine emin adımlarla ilerlemesini sağlayacak. Yeşil dönüşüm sadece bir zorunluluk değil, Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek büyük bir fırsat. TİM olarak bu sürece öncülük etmekten, ihracatçımızın küresel rekabette gücüne güç katmaktan gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. ALİ GÜNEY: SÜRECİ REKABET AVANTAJINA DÖNÜŞTÜREBİLME POTANSİYELİNE SAHİBİZ Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney ise şunları söyledi: "Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile dünya ticaretinde yeni bir dönem başlamış durumda. Artık yalnızca üretim yapmak değil; düşük karbonlu, enerji verimli ve çevresel etkileri minimize edilmiş bir üretim modeli benimsemek uluslararası ticaretin temel şartı hâline geldi. Türkiye olarak bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğumuz kadar, süreci rekabet avantajına dönüştürme potansiyeline de sahibiz. Bu nedenle yeşil dönüşüm, bizim için yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda stratejik ve ekonomik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Türk Eximbank olarak ihracatçılarımızın dönüşüm sürecinde ihtiyaç duydukları finansmana erişimini kolaylaştırmayı, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarını desteklemeyi ve onları küresel rekabetin yeni parametrelerine hazırlamayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda uygun maliyetli, uzun vadeli ve sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumlu finansman modelleri geliştirmeyi sürdürüyoruz. Bu kapsamda, TİM ile birlikte GREENTİM platformuna entegre ettiğimiz Yeşil Finansman modülü, yalnızca bir kredi erişim kanalı değil; yeşil dönüşümün her aşamasında ihracatçımızın yanında konumlanan bütüncül bir destek mekanizması. Bu iş birliğinin Türkiye'nin sürdürülebilir ihracat kapasitesini artıracağına, rekabet gücümüzü yükselteceğine ve yeşil ekonomiye geçiş sürecini hızlandıracağına inanıyorum.'' Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulgaristan ile dış ticarette hedef 10 milyar dolar Haber

Bulgaristan ile dış ticarette hedef 10 milyar dolar

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Bulgaristan ile 2024'te 7,7 milyar dolar düzeyinde olan dış ticareti, 10 milyar doların üzerine çıkarmak istediklerini bildirdi. Gültepe, iki ülkenin mevcut potansiyeline bakıldığında hedefe kısa sürede ulaşmalarının önünde engel olmadığını söyledi. TİM Dış Ticaret Kompleksi'nde düzenlenen Bulgaristan Alım Heyeti programında konuşan Gültepe, Türkiye'nin Bulgaristan'ın ithalatında üçüncü ülke olduğunu söyledi. 2024'te 11 bin 500'ü aşkın Türk firmasının Bulgaristan'a 5,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini bildiren Gültepe, şöyle devam etti: "Bu yılın dokuz ayında ise, Bulgaristan'a ihracatımız 4 milyar dolara ulaştı. Bulgaristan pazarında özellikle demir, kimya, madencilik, çelik ve elektrik-elektronik sektörlerinde çok güçlüyüz. Karşılıklı 'kazan-kazan' ilkesi çerçevesinde bu beş sektöre yenilerini eklemek istiyoruz. Ülkelerimiz arasında geçen yıl 7,7 milyar dolar olan dış ticaret hacmini mevcut potansiyelimizle çok hızlı bir şekilde 10 milyar doların üzerine taşıyabiliriz. Coğrafi konumumuzu, yakından tedarik avantajına dönüştürüp karşılıklı ticaret hacmimizi hızla güçlendirebiliriz. Ülkelerimiz arasında karşılıklı ticareti geliştirmek için bugün Bulgar-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (BULTİŞAD) ile bir mutabakat zaptı imzaladık. Yakından tedarikin stratejik önem kazandığı bu süreçte, yenilikçi ve farklı iş birliği modelleri ile ticaretimizde çok büyük başarı hikayeleri yazabileceğimize inanıyorum." YAKİMOV: TÜRKİYE'Yİ BULGARİSTAN İÇİN ÖNEMLİ BİR PARTNER OLARAK GÖRÜYORUZ Bulgaristan İnovasyon ve Büyüme Bakan Yardımcısı Krasimir Yakimoy ise konuşmasında, ülkesiyle Türkiye'nin birçok alanda iş birliği yaptığını hatırlattı. Yakimov, "Bugün ülkelerimiz adına önemli bir gün. Bu gibi buluşmalar, ortaklıkları geliştirme, ticaret odaklı çalışmaları güçlendirme açısından büyük önem arz ediyor. Bununla birlikte yatırım ortamı oluşturan ticaret buluşmaları, üretim, hizmet ve sürdürülebilir kalkınmaya da katkı sağlıyor. Türkiye'yi Bulgaristan için önemli bir partner olarak görüyoruz." dedi. SARIBEKİR: BULGARİSTAN İLE TİCARETİ GELİŞTİRMEK İÇİN 1991'DEN BERİ ÇALIŞIYORUZ Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye Bulgaristan İş Konseyi Başkanı Zeki Sarıbekir ise iki ülke arasında dış ticaret hacmini artırmak ve iş insanları arasında bir köprü kurmak için 1991'den bu yana çalıştıklarını bildirdi. Sarıbekir, "Bu süreçte diplomatik misyonlarımızın yanı sıra, BULTİŞAD, Bulgar KOBİ Tanıtım Ajansı ve Invest Bulgaria Ajansı gibi kurumlarla yakın iş birliği içindeyiz. Ayrıca DEİK'in kurucu kurumlarından TİM ile çeşitli tematik girişimler ve toplantılar aracılığı ile iş birliğimiz sürdürüyoruz." dedi. NEMUTLU: KARTVİZİT ALIŞVERİŞİNDEN ÖTEYE KALICI BAĞLAR KURMAK İSTİYORUZ BULTİŞAD Başkanı Burhan Nemutlu da İstanbul'da düzenledikleri heyet programı ile kartvizit alışverişinden öteye iki ülke arasında kalıcı bağlar kurmayı hedeflediklerini söyledi. Nemutlu, "Bugün ayrıca TİM ile BULTİŞAD arasında önemli bir iş birliği mutabakat muhtırası imzalama ayrıcalığına sahibiz. Bu belge ülkelerimiz arasındaki ekonomik bağları derinleştirme, bilgi ve inovasyon alışverişini kolaylaştırma ve hizmet verdiğimiz iş çevreleri için yeni fırsatlar yaratma konusundaki ortak taahhüdümüzü temsil ediyor" diye konuştu. Açılış programı sonrası TİM ve BULTİŞAD arasında MoU Mutabakat Zaptı imzalandı. Etkinlik, açılış programı ve imza töreninin ardından Türkiye-Bulgaristan iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen B2B ikili iş görüşmeleri ile devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİM ve DHL Express Türkiye, ihracat için stratejik iş birliği yaptı Haber

TİM ve DHL Express Türkiye, ihracat için stratejik iş birliği yaptı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile DHL Express Türkiye, ihraç ürünlerinin Avrupa, Amerika, Asya Pasifik, Afrika ve Orta Doğu'da bulunan 28 ülkeye sevkiyatının indirimli fiyatlarla gerçekleştirebilmesi için iş birliği protokolü imzaladı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe ile DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu tarafından imzalanan ve Türkiye'den Orta Doğu, Afrika, Asya Pasifik, Avrupa ve Amerika kıtasından seçili 28 adet ülkeye ihracat rotalarını ve Amerika Kıtasından seçili 12 adet ülkeden Türkiye'ye ithalat rotalarını kapsayan anlaşma, DHL Express Türkiye tarafından TİM üyelerine uygulanacak indirimlerin yanı sıra özel oluşturulan danışma hattı aracılığıyla ilgilenilen hedef pazarlar ve ülkeler, lojistik, gümrük gibi konularda bilgi desteği verilmesini de içeriyor. Mustafa Gültepe imza töreninde yaptığı konuşmada ihracat ve lojistiğin birbirini tamamlayan ayrılmaz bir bütün olduğunun altını çizdi. Üretmek ve pazar bulmak kadar ürünün alıcıya hızlı, güvenli, uygun maliyetle ve çevreye en az zarar verecek şekilde ulaştırılmasının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Gültepe, şöyle devam etti: "Tonaj olarak baktığımızda 2014'te 99 milyon ton olan ihracatımızın, 2024'te 153 milyon tona çıktığını görüyoruz. Bu veri lojistik yükümüzün 11 yılda yüzde 54 artttığına işaret ediyor. TİM olarak Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına Türkiye'yi en çok ihracat yapan ülkeler arasında ilk 10'a çıkarma vizyonu ve hedefi ile başladık. Yani lojistik yükümüzdeki artış aynı hızla devam edecek. Elbette yükün hızlı, güvenli ve uygun maliyetle taşınması da rekabetçiliğimiz açısından büyük önem taşıyor. Bu gerçekten hareketle lojistik sektörünün güçlü oyuncularıyla iş birlikleri yaparak firmalarımızın ihracat süreçlerini kolaylaştırmaya çalışıyoruz. DHL Express Türkiye ile de çok anlamlı bir iş birliğini başlatmış bulunuyoruz. İmzaladığımız protokol kapsamında firmalarımız ABD, Kanada, Meksika, Hollanda, Belçika, Danimarka, Çin, Hindistan ve Endonezya'nın da aralarında bulunduğu 28 ülkeye ihraç ürünlerini 3 ay süreyle yüzde 61'e varan oranlarda indirimli olarak sevk edebilecekler. Bu süre uzatılabilecek. Bu anlamlı iş birliği için Volkan Demiroğlu'nun şahsında tüm DHL ailesine teşekkür ediyorum. VOLKAN DEMİROĞLU: "İhracatçılarımızın geniş bir coğrafyada büyüme potansiyeli taşıyan pazarlara açılmasını destekliyoruz" DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu da konuşmasında sürdürülebilir ticaretin gelişimine katkı sağlamak üzere TİM ile çok önemli bir iş birliğine adım attıklarını belirtti. Demiroğlu, " TİM ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik ortaklık sayesinde, ihracatçılarımızın küresel pazarlara erişimini daha etkin ve sürdürülebilir hale getiriyoruz. Orta Doğu'dan Afrika'ya, Asya Pasifik'ten Avrupa ve Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyada büyüme potansiyeli taşıyan pazarlara açılmasını destekliyoruz. Toplam 220 bölge ve ülkede faaliyet gösteren dünyanın en uluslararası şirketi olarak, güçlü alt yapımız, uluslararası lojistik ağımız ve dijital çözümlerimizle kaliteli lojistik hizmetlerimizle ihracatın ve ülke ekonomimizin gelişimine katkı sağlıyoruz. İhracatın büyümeye katkısını sürdürmesi için yoğun çaba sarfeden TİM ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği ile amacımız, iş dünyamızın küresel rekabette daha güçlü konumlanmasına destek olmak. TİM üyelerine sunduğumuz, özel fiyatlandırmalarla onların ihracat süreçlerinde hem maliyet avantajı hem de operasyonel verimlilik sağlıyoruz. DHL Express Türkiye olarak ihracatçımızın yanında olmaktan gurur duyuyor, birlikte daha büyük pazarlara ulaşacağımıza inanıyoruz. Bu güçlü işbirliğini hayata geçirmemize vesile olan TİM Başkanı Mustafa Gültepe başta olmak üzere tüm TİM ekibine şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum" dedi. Protokol çerçevesinde DHL Express Türkiye'de yeni hesap açan ihracatçı firmalara standart fiyat listesi üzerinden yüzde 59'a varan indirimler uygulanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Birlik'te E-İhracat Programı ile Hedef E-İhracatta Bölgesel Güç Olmak Haber

Birlik'te E-İhracat Programı ile Hedef E-İhracatta Bölgesel Güç Olmak

Türkiye’nin e-ihracat ekosistemini güçlendirmek amacıyla Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Trendyol iş birliğiyle hayata geçirilen “Birlik’te E-İhracat Programı”, 6 ilde 8 ihracatçı birliğinin katılımıyla düzenlenen toplantılarla tamamlandı. Program kapsamında 2 binin üzerinde ihracatçı firma; e-ihracat destekleri, başvuru süreçleri ve küresel pazarlara açılma stratejileri hakkında kapsamlı şekilde bilgilendirildi. Birlik’te E-İhracat Programı; firmaların ihracat kapasitelerini artırma, destek başvurularında doğru ve güncel bilgiye erişimlerini kolaylaştırma ve küresel pazarlara açılırken ihtiyaç duydukları yol haritasını sunma hedefleriyle hayata geçirildi. Düzenlenen etkinliklerde Ticaret Bakanlığı yetkilileri e-ihracat teşviklerini tüm detaylarıyla paylaşırken; Trendyol e-ihracat stratejilerini, pazaryeri avantajlarını ve operasyonel yetkinliklerini katılımcılara aktardı. İhracatçı Firmalar İçin Kolay İhracat Platformu E-ihracat alanında büyümek isteyen firmalara verilen teşvikleri detaylandıran Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “Dünyada hızla gelişen e-ihracat alanında KOBİ’lerimizin ve sanayicilerimizin dijital pazarlara girişini desteklemek için önemli adımlar atıyoruz. E-KİP adını verdiğimiz E-Kolay İhracat Platformumuzla firmalarımıza girmeyi planladıkları pazarlara ilişkin analizlerden müşteri davranışlarına, rekabet verilerinden satış kanalı seçeneklerine kadar geniş bir bilgi kaynağı sunuyoruz. Ayrıca firmalarımız; kendi sitelerinden, pazar yerlerinden veya konsorsiyumlar üzerinden yapacakları e-ihracatlarda komisyon, reklam ve depolama giderlerinde yüzde 70’e varan oranlarda destek alabiliyor. E-ihracat oranımızı artırma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” açıklamasında bulundu. Daha Fazla Firmayı Sınır Ötesine Taşımak İçin Etkinlikler Devam Edecek TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Birlik’te İhracat Programı’nın ihracatçılara katkısını şöyle anlattı: “7 trilyon dolara ulaşan dünya e-ticaret hacminin 2 trilyon doları e-ihracattan geliyor. Bugün toplam e-ticaretin yaklaşık yüzde 25’i sınır ötesi gerçekleşiyor. Tasarımdan üretime, üretimden satışa güçlü bir altyapıya sahip olan Türkiye’nin e-ihracatta da güçlenmesi için Ticaret Bakanlığımız, TİM ve özel sektör temsilcilerimiz ile üyelerimize yönelik bilinçlendirme, yeni iş modelleri oluşturma ve pazara giriş konularında koordineli olarak çalışıyoruz. Bu doğrultuda, Bakanlığımızın 2030 yılı için belirlediği, e-ihracatın toplam ihracat içindeki payını yüzde 10’a çıkarma hedefini önemli bir eşik olarak görüyoruz. TİM ve Trendyol ile birlikte 'E-İhracat Partnerlik Programı'nı hayata geçirdik. Program çerçevesinde düzenlediğimiz Birlikte e-İhracat Programı'nı 8 ihracatçı birliğimizde, 2 binin üzerinde üyemizin katılımıyla tamamladık. İhracat farkındalığını artırmak ve daha fazla firmamızı sınır ötesi pazarlara taşıyabilmek için önümüzdeki dönemde, ihracat ailesinin diğer paydaşlarının da dahil olacağı etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz.” Hedef Türkiye’yi E-ihracatta Bölgesel Güç Haline Getirmek E-ihracatta Türkiye’nin küresel pazarlardaki varlığını büyütmek istediklerini belirten Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin, “Trendyol olarak Türkiye'nin üretim gücünü ve girişimcilik potansiyelini global vitrine taşımak için çalışmaya devam ediyoruz. Teknolojimizi, lojistik yetkinliklerimizi ve pazarlama gücümüzü Türk üreticisinin hizmetine sunuyor, ürünlerini dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca müşteriye ulaştırıyoruz. E-ihracatta Türkiye’yi bölgesel bir güç haline getirecek yolculuğumuzda emin adımlara ilerliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin de binlerce üreticimizin küresel pazarlarda sürdürülebilir başarılar elde etmesine katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye'nin ekim ayı ihracatı  24 milyar dolar oldu Haber

Türkiye'nin ekim ayı ihracatı 24 milyar dolar oldu

Türkiye'nin ekim ayı ihracatı 24 milyar dolar oldu. Ocak-Ekim döneminde 10 aylık ihracat 224,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 270,2 milyar dolara ulaştı. Ekim ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından İstanbul'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, konuşmasında döviz dönüşüm desteğinde sürenin altı ay daha uzatılmasından büyük bir memnuniyet duyduklarını bildirdi. Karara katkı veren herkese teşekkür eden Gültepe, ekim ayı ihracat verileriyle ilgili şunları söyledi: "Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, ekimde 24 milyar dolarlık ihracata imza attık. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,2 artıdayız. Ocak-Ekim döneminde 10 aylık ihracatımız 224,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracatımız ise 270,2 milyar dolara ulaştı. 10 aylık ihracatta yüzde 3,9, yıllıklandırılmış ihracatta yüzde 3,1 artıdayız. Yıllık mal ihracatında ilk kez 270 milyar doların üzerine çıkmış bulunuyoruz. Ekim ayında hizmet ihracatımızın 11,4 milyar dolar civarında geleceğini tahmin ediyoruz. 24 MİLYAR DOLARIN YÜZDE 3'Ü PARİTEDEN GELDİ Sektörler özelinde baktığımızda otomotiv 3,8 milyar dolarla yine ilk sırada yer aldı. Otomotivi, 2,6 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,6 milyar dolarla elektrik-elektronik, 1,5 milyar dolarla hazır giyim ve 1,3 milyar dolarla çelik takip etti. Toplamda 17 sektörümüz ihracatını artırırken, dokuz sektörümüz ekim ayını ekside tamamladı. En çok ihracat yapan beş ilimiz İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir şeklinde sıralandı. Ekimde bin 85 firmamız ilk kez ihracat gerçekleştirdi. Parite geçen ay ihracatımıza 706 milyon dolar katkı verdi. Yani 24 milyar dolarlık ihracatımızın yüzde 3'ü parite artışından kaynaklandı. Birim ihracat değerimiz ise 1,59 dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İtalya şeklinde sıralandı. 46 ülkede yüzde 50'nin, 96 ülkede yüzde 10'un üzerinde artış kaydettik." Ekim ayındaki ihracat artışının paritenin yanı sıra birkaç sektörün katkısıyla gerçekleştiğine dikkat çeken Gültepe, her şeye rağmen yılın son çeyreğine artıda başlamış olmayı önemsediklerini söyledi. Gültepe şöyle devam etti: BÜYÜK FEDAKARLIKLARLA İŞ YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ "Ekim ayı enflasyon oranları da dün açıklandı. Yıllık TÜFE yüzde 33 sınırında seyrediyor. Dolar kurundaki 10 aylık değişimse yüzde 22'de kaldı. Aradaki makasın her ay giderek kapandığını görüyoruz. Umuyoruz ki en kısa sürede bu fark ortadan kalkacak. İhracat ailesi olarak son 2-2,5 yıldır büyük fedakarlıklarla iş yapmaya çalışıyoruz. PMI verilerine göre yakın gelecekte de koşulların iyileşeceğine yönelik belirgin bir sinyal gözükmüyor. Yeni siparişlere baktığımızda 10 sektörden 9'u daralma bölgesinde yer alıyor. Bu anlamda, ihracatın büyümeye yeniden öncülük edebilmesi için farklı destek ve teşviklerin devreye alınması gerekiyor. Biz tüm zorluklara rağmen elimizden gelenin en iyisini yapmak için çalışmaya devam ediyoruz. Ekim ayında yoğun bir takvimimiz vardı. 12. Türkiye İnovasyon Haftası'nı rekor katılımla tamamladık. TİM Delegeler Çalıştayımızı 3 gün önce düzenledik. Irak, Kanada, ABD, Panama, Kolombiya, Kazakistan, Kenya ve Ürdün'e ticaret heyetleri gerçekleştirdik. Bu ay Çin, İtalya, Malezya, Endonezya ve Gana ile heyet programlarımıza devam edeceğiz. Heyetlerimiz yoğun bir katılımla gerçekleşiyor ve firmalarımız önemli bağlantılar kuruyor, iş birliklerinin temellerini atıyor. Ben firmalarımıza heyet takvimini TİM ve birliklerimizin web sitelerinden takip etmelerini, kendileri için uygun programlara mutlaka katılmalarını öneriyorum."

TİM'in İkiz Dönüşüm Projelerine İSTKA'dan 40 Milyon Lira Destek Haber

TİM'in İkiz Dönüşüm Projelerine İSTKA'dan 40 Milyon Lira Destek

İSTKA'dan sağlanan destekleri değerlendiren TİM Başkanı Mustafa Gültepe, üretim ve ihracatın Türkiye ekonomisinin lokomotifi olduğunun altını çizdi. Mustafa Gültepe, bu bilinçten hareketle Türkiye'yi en çok ihracat yapan ülkeler liginde ilk 10 arasına çıkarma vizyonu ve hedefiyle çalıştıklarını vurguladı. Gültepe, şunları söyledi: “Hedefe ulaşabilmemizin yolu yüksek teknolojiden, Ar-Ge'den, inovasyondan, markalaşmadan geçiyor. Bütün bunlara ilave olarak ikiz dönüşüm olarak adlandırdığımız dijitalleşmeyi ve yeşil dönüşümü de tüm sektörlerimiz için fırsata dönüştürmek durumundayız. Özellikle toplam ihracatımızın yüzde 42'sini gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği (AB) pazarında mevcut payımızı korumak ve daha avantajlı konuma geçebilmemiz için ikiz dönüşümde çok hızlı yol almamız gerekiyor. TİM olarak 4 yıl önce sürdürülebilirlik eylem planımızı açıkladık. Ayrıca ECOTİM programımız ve GREENTİM platformumuz başta olmak üzere ikiz dönüşüm konusunda özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalarımıza destek oluyoruz. Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programında TÜBİTAK'ın çözüm ortağıyız. Bütün bu çalışmalara ilave olarak ilk defa İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) projesi yapacak olmanın da heyecanını yaşıyoruz. İSTKA'nın 2025 yılı Mali Destek Programları (MDP) kapsamında ortaklarımızla birlikte üç proje için yaklaşık 40 milyon lira destek almaya hak kazandık. Liderliğini yaptığımız ve İstanbul Hazır giyim İhracatçıları Birliği (İHKİB) ile yürüteceğimiz Yapay Zekâ ile Tedarik Zinciri Optimizasyonu projesi için 12,2 milyon liralık destek alacağız. İHKİB'in liderliğindeki Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm projemiz için de İSTKA 13,1 milyon liralık destek sağlayacak. İkiz dönüşüm odaklı her iki projeyle hazır giyim sektörümüzün rekabet gücünü artıracağız. İkiz Dönüşüm Yoluyla Endüstriyel Dekarbonizasyon (IDec-TT) projesini ise Yeditepe Üniversitesi ile yürüteceğiz. İSTKA'dan 11,9 milyon lira destek alacağımız proje ile demir, çelik ve çimento sektörlerinde yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıracağız.” Mustafa Gültepe, her üç projede bütçenin yüzde 90'ının İSTKA tarafından sağlanacağını, önümüzdeki süreçte yeni iş birlikleri ve projelerle dönüşüme liderlik etmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.