Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Kemal Atatürk

Kapsül Haber Ajansı - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şehitlerin Hatırası Şehitler Anıtı ve Nilüfer Şehitlik Parkı’nda Yaşatılacak Haber

Şehitlerin Hatırası Şehitler Anıtı ve Nilüfer Şehitlik Parkı’nda Yaşatılacak

Nilüfer Belediyesi, vatan uğruna can veren kahramanların hatırasını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği Şehitler Anıtı ve Nilüfer Şehitlik Parkı’nı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda düzenlenen törenle hizmete sundu. Nilüferli 103 şehidin isminin yer aldığı anıtın açılışı duygu dolu anlara sahne oldu. Törende, Bursa Motorcular Derneği de yüzlerce motorcunun katılımıyla, şehitlere saygı duruşu gösterdi. Törene; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Nuray Özdemir, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa Merkez Komutanı Hava Piyade Albay Özkan Yenigün, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 24’üncü Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Yeni Parti Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, anıtın yapımını üstlenen bağışçı Mehmet Baştuğ Çakırcalı ve ailesi, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri, şehit ve gazi yakınları dernekleri, kamu ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehit aileleri, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı. “ŞEHİTLERİMİZE OLAN VEFA BORCUMUZUN SİMGESİ” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda böylesine anlamlı bir projeyi hayata geçirmekten onur duyduklarını belirterek şunları söyledi: “Haklarını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz aziz şehitlerimizin hatırasını burada yaşatacak, hikayelerini gelecek nesillere aktaracağız. Bu anıt ve park, şehitlerimize duyduğumuz derin vefanın bir simgesidir. Anıtın üzerinde bulunan karekodlar aracılığıyla yurttaşlarımız, şehitlerimizin detaylı bilgilerine ulaşabilecek ve dijital anı defteri üzerinden duygularını paylaşabilecek. Anıtın yapımını üstlenen sevgili kardeşim Mehmet Baştuğ Çakırcalı’ya ve ailesine teşekkür ediyor; başta Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.” “HATIRALARINI YAŞATMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU” Anıtın yapımını üstlenen bağışçı Mehmet Baştuğ Çakırcalı ise bir asker çocuğu olarak bu sorumluluğu üstlenmekten onur duyduğunu belirterek, “Bu anıt; askeriyle, polisiyle, öğretmeniyle bu vatan uğruna canını veren tüm kahramanlarımız için dikildi. Şehit ailelerimizin yaşadığı acının ve boşluğun yerini hiçbir söz dolduramaz; ancak onların hatırasını korumak ve yaşatmak bizlerin görevidir. Bizleri böylesine anlamlı bir projeye dahil eden Nilüfer Belediye Başkanımız Şadi Özdemir’e ve ekibine teşekkür ederim” dedi. KARANFİLLE ANILDILAR Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, anıtın yapımındaki destekleri için Çakırcalı ailesine teşekkür plaketi verdi. Törende, Nilüfer Belediyesi din görevlisi Mehmet Çelebi, şehitler anısına dua okudu. Anıtta isimleri yer alan 103 şehidin adının tek tek okunmasıyla devam eden tören, protokol üyeleri ve vatandaşların Şehitler Anıtı’na kırmızı karanfil bırakmasıyla tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zafer’in 104’üncü Yılı Nilüfer’de Kutlandı Haber

Zafer’in 104’üncü Yılı Nilüfer’de Kutlandı

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü, Nilüfer’de düzenlenen resmi törenle kutlandı. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma törenine çok sayıda vatandaş katıldı. Törene; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, 24’üncü Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Yeni Parti Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Başkan Şadi Özdemir’in Atatürk Anıtı’na Nilüfer Belediye çelengini sunmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. “BU BORÇ ÇALIŞARAK ÖDENİR” Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 30 Ağustos’un teslimiyeti reddeden bir milletin kaderini yeniden yazdığı gün olduğunu vurguladı. Zorlu koşullara rağmen kazanılan zaferin bağımsızlığın ve Cumhuriyet’in temeli olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “O gün koşullar ağırdı. Ordu yorgundu, imkanlar sınırlıydı ama inanç vardı. Atatürk ve silah arkadaşları, o inancı zafere dönüştürdü. Dumlupınar’da yakılan hürriyet ateşi, bugün Nilüfer’in sokaklarında, meydanlarında ve çocuklarımızın gözlerinde yanmaya devam ediyor. 104 yıl önceki bu zafer bize bağımsızlığımızı kazandırdı, ardından Cumhuriyet geldi. Bugün sahip olduğumuz her şeyin temeli 30 Ağustos’ta atıldı.” Büyük mirası bırakan kahramanlara olan sorumluluğun sadece anma günleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Bize bu mirası bırakan kahramanlara olan borcumuzu yılda bir gün anarak ödeyemeyiz. Bu borç; çok çalışarak ve birbirimize sahip çıkarak ödenir. Nilüfer’i özgür, adil ve çağdaş bir kent olarak geleceğe taşımak, Ata’mıza verdiğimiz en somut sözdür. Bugün sunduğumuz çelenk; Nilüfer halkının Cumhuriyet’e ve Atatürk devrimlerine duyduğu sarsılmaz bağlılığın simgesidir. Başta ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlık uğruna canını veren tüm kahramanlarımızı rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş’tan 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı Haber

ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş’tan 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı

30 Ağustos 1922’nin, Türk tarihinin en büyük askeri zaferlerinden biri olmanın ötesinde yeni bir devletin ve yeni bir gelecek idealinin önünü açtığını belirten YAVAŞ, şu ifadeleri kullandı: “30 Ağustos, bir milletin kaderinin yeniden yazıldığı gündür. Anadolu’nun işgal edilemeyeceğinin, Türk milletinin bağımsızlığından vazgeçmeyeceğinin bütün dünyaya ilanıdır. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanılan bu tarihi zafer, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolu açmıştır. Bu nedenle 30 Ağustos’u yalnızca büyük bir askeri başarı olarak okumak eksik kalır. 30 Ağustos, aynı zamanda Cumhuriyetimizin kuruluşuna uzanan tarihsel yürüyüşün en güçlü eşiklerinden biridir.” ATATÜRK’ÜN ASKERİ DEHASI TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRDİ Büyük Taarruz’un, Mustafa Kemal Atatürk’ün üstün stratejik öngörüsünün, askeri dehasının ve liderlik yeteneğinin en önemli örneklerinden biri olduğuna dikkat çeken YAVAŞ, şöyle devam etti: “Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Taarruz’u planlarken karşısındaki ordunun gücünü olduğu kadar zamanı, coğrafyayı, lojistiği ve psikolojik üstünlüğü de büyük bir ustalıkla değerlendirdi. 26 Ağustos sabahı başlayan harekat, 30 Ağustos’ta kesin bir zafere ulaştı. Bu büyük zaferin arkasında Atatürk’ün askeri dehası kadar Türk milletinin olağanüstü fedakarlığı, Mehmetçiğin cesareti ve bağımsız yaşama iradesi vardır. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla bir millet, kendi geleceğine sahip çıkmıştır.” ATATÜRK , ASKERİ ZAFERİ SİYASİ BİR DEVRİME DÖNÜŞTÜRDÜ Atatürk’ün büyüklüğünün savaş meydanlarında kazandığı zaferlerle sınırlı olmadığını belirten YAVAŞ, onun asıl tarihsel farkının askeri başarıyı çağdaş bir devlet projesine dönüştürmesinde görüldüğünü ifade etti: “Mustafa Kemal Atatürk büyük bir komutandı. Fakat onu dünya tarihindeki pek çok başarılı komutandan ayıran çok önemli bir özellik vardı: Kazandığı askeri gücü kişisel iktidarının aracı haline getirmedi. Savaş meydanındaki zaferi millet egemenliğiyle taçlandırdı. Bir asker olmasına rağmen yönetim anlayışının merkezine silahı değil, hukuku ve millet iradesini koydu. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek yeni devletin meşruiyetini bir kişinin, bir hanedanın ya da bir zümrenin iradesine değil, doğrudan millete dayandırdı. İşte 30 Ağustos’un ardından gelen Cumhuriyet devriminin büyüklüğü tam da burada yatmaktadır. Savaş kazanıldı, fakat asıl hedef çağdaş, bağımsız, egemenliğin millete ait olduğu yeni bir ülke kurmaktı.” 30 AĞUSTOS’TAN 29 EKİM’E UZANAN BÜYÜK YÜRÜYÜŞ 30 Ağustos 1922’de kazanılan askeri zaferin, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla yeni bir devlet düzenine dönüştüğünü belirten YAVAŞ, sözlerini şöyle sürdürdü: “30 Ağustos bize vatanımız üzerinde bağımsız yaşama imkanını verdi. Cumhuriyet ise bu bağımsızlığın nasıl bir devlet düzeni içinde geleceğe taşınacağının cevabı oldu.” ZAFERİN BİZE YÜKLEDİĞİ SORUMLULUK VAR YAVAŞ, 30 Ağustos’un geçmişi anmanın yanında gelecek kuşaklara karşı sorumlulukları da hatırlatan bir gün olduğunu ifade etti: “Bize düşen görev, 30 Ağustos’u yılda bir kez hatırlanan tarihi bir zafer olarak görmek değildir. O zaferi mümkün kılan bağımsızlık iradesini, akılcılığı, cesareti, dayanışmayı ve ülkeye duyulan sorumluluk bilincini bugünün Türkiye’sine taşımaktır. Cumhuriyet bize bırakılmış bir miras olduğu kadar, gelecek kuşaklara daha güçlü biçimde teslim etmemiz gereken büyük bir emanettir. Bugün ülkemizi bilimde, eğitimde, ekonomide, teknolojide, üretimde ve girişimcilikte ileriye taşımak da Cumhuriyet’e karşı sorumluluğumuzun bir parçasıdır. Çünkü bağımsızlık savaş meydanında kazanılır; ekonomik, bilimsel ve teknolojik güçle kalıcı hale gelir.” “BÜYÜK ZAFERİN 104. YILI KUTLU OLSUN” ANTGİAD Başkanı Ercan YAVAŞ mesajını şu sözlerle tamamladı: “104 yıl önce, yokluklar içerisinde bir millet ayağa kalktı ve kendisine çizilmek istenen kaderi reddetti. Başta Büyük Taarruz’un Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi sonsuz minnet, rahmet ve saygıyla anıyorum “ 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Düzce Belediyesi’nden 30 Ağustos’a Özel Sosyal Deney Haber

Düzce Belediyesi’nden 30 Ağustos’a Özel Sosyal Deney

Düzce Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın anlam ve önemine dikkat çekmek amacıyla duygu dolu bir sosyal deneye imza attı. Görevliler, Düzce Millet Bahçesi’ne bir telefon yerleştirildi. Aniden çalan telefonu merak ederek açan vatandaşlar, kendilerine yöneltilen anlamlı bir mesajla karşılaştı. Telefonda vatandaşlara, “Sevgili Düzceli kardeşim, bu telefonu açtığın için teşekkür ederim. Şu an bu sokakta özgürce yürüyebiliyorsan, sevdiklerine özgürce sarılabiliyorsan, birileri bunun bedelini çok önce ödedi. Evine dönemeyeceğini bile bile yürüyenler vardı. Hiç tanımadıkları bizler için mücadele ettiler ve kazandılar. Şimdi onları ve şanlı zaferlerini hatırla. Bu bayrak, bu vatan ve bu millet için kanını döken tüm kahramanlarımıza senin de bir mesajın var mı?” sorusu yöneltildi. KİMİ ŞAŞIRDI, KİMİ DUYGULANDI Telefonu açtıklarında beklemedikleri bir mesajla karşılaşan vatandaşlar önce şaşkınlık yaşarken, mesajın içeriğini dinledikçe duygu dolu anlar yaşadı. Telefonda duygu ve düşüncelerini paylaşan vatandaşlar, “Kahramanlarımızı saygı ve sevgiyle anıyoruz. Bu vatan, bu millet, bu bayrak hala ayaktaysa sizin sayenizde. Bizler de bu vatan için kanımızı dökmeye her zaman için hazırız. Yer yüzünde biz var olduğumuz sürece her zaman onları anacağız. Gurbetçi olarak çok duygulandım, Allah hepsinden razı olsun. Bu cadde üzerinde yürüyoruz ama bu özgürlüğün sebebi ne? Bu tür etkinliklerle çocuklarımızın da hafızalarına kazınmış olur.” İfadelerini kullandı. TÜRK BAYRAĞI HEDİYE EDİLDİ Sosyal deneye katılarak duygu ve düşüncelerini paylaşan vatandaşlara, anlamlı günün hatırası olarak Türk bayrağı hediye edildi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü de mesajında; “Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun” ifadelerini kullandı. Bu toprakların bağımsızlığı için mücadele eden kahramanların hatırlanması ve gelecek nesillere aktarılması hedefiyle gerçekleştirilen Düzce Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında paylaşılan video çok sayıda beğeni aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yalova'da Zafer Bayramı Coşkusu Burak Kut Konseriyle Taçlanacak Haber

Yalova'da Zafer Bayramı Coşkusu Burak Kut Konseriyle Taçlanacak

30 Ağustos Pazar günü, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek konser programında Burak Kut, saat 21.30’da Yalovalılarla buluşacak. Zafer Bayramı’nın coşkusunun hep birlikte yaşanacağı konserde, Burak Kut sevilen şarkılarını Yalovalılar için seslendirecek. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, tüm Yalovalıları 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın gurur ve coşkusunu birlikte yaşamaya davet ederek, “30 Ağustos, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünü, Yalova’da hep birlikte, büyük bir gurur ve coşkuyla kutlayacağız. Bu anlamlı günde hemşehrilerimizle bir araya gelmek, Zafer Bayramı’nın heyecanını ve coşkusunu birlikte yaşamak istiyoruz. Burak Kut’un sahne alacağı konserimize tüm hemşehrilerimizi, çocuklarımızla, gençlerimizle ve aileleriyle birlikte davet ediyorum.” şeklinde konuştu. Başkan Gürel, 30 Ağustos’un yalnızca bir zaferin değil, bağımsızlık ve Cumhuriyet yolunun da simgesi olduğunu belirterek, “Başta Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.” ifadelerini kullandı. Yalova Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek Burak Kut konseri, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu müzik ve eğlenceyle taçlandıracak. Yalovalılar, sevilen sanatçının sahne performansıyla Zafer Bayramı’nı hep birlikte kutlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İş Bankası Müzesi’ne  Yaz Döneminde İlgi Büyük Haber

Türkiye İş Bankası Müzesi’ne Yaz Döneminde İlgi Büyük

1892’de postane olarak inşa edilen, 1928’den itibaren İş Bankası şubesi olarak hizmet veren ve 2007’de müzeye dönüştürülen tarihi bina, Banka’nın 100. yılı olan 2024’teki yenilenmenin ardından modern tasarımıyla dikkat çekiyor. Müzenin kalıcı sergisi İş’in 100 Yılı, giriş katında Banka’nın kuruluş öyküsü, Cumhuriyet’in iktisadi bağımsızlık hedefi, Anadolu’daki şube ağının genişlemesi ve İzmir İktisat Kongresi’ne ait ilk kez sergilenen fotoğraflarla ziyaretçilerini karşılıyor. Üst katta ise teknolojik dönüşüm, günümüz bankacılığı, eğitim, çevre, spor ve kültür-sanat projeleri ele alınıyor.“Karadeniz Vapuru 100 Yaşında” Sergisini Görmek İçin Son Günler: 30 Ağustos’a Kadar Ziyaret Edilebilir Cumhuriyet’in dünyaya açılan ilk projelerinden biri olan Karadeniz Vapuru’nun tarihi yolculuğu, 100. yılında Türkiye İş Bankası Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının vizyonuyla yüzen bir sergi salonuna dönüştürülen ve 12 Haziran 1926’da Galata Rıhtımı’ndan demir alan Karadeniz Vapuru; 86 gün süren seyrinde 12 Avrupa ülkesinin 15 limanını ziyaret etmiş, yaklaşık 65 bin kişiyi ağırlamış ve İş Bankası’nın ilk "seyyar şube" uygulamasına ev sahipliği yapmıştı. Türkiye’nin o dönemki sanayi ve kültür birikimini bu özel yolculuk üzerinden anlatan Karadeniz Vapuru 100 Yaşında sergisi, 30 Ağustos Pazar gününe kadar Eminönü’ndeki Türkiye İş Bankası Müzesi’nde, Kiralık Kasa Dairesi içerisinde ücretsiz görülebilir.Çocuklar İçin Ücretsiz Atölyeler Türkiye İş Bankası Müzesi, yaz boyunca minik ziyaretçilerini de unutmadı. Yıl boyunca düzenlenen ücretsiz atölye çalışmaları kapsamında, Ağustos ayı boyunca çocuklar için Benim Müzem, Şık Kediler ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ruhunu yansıtan Zafer Feneri gibi yaratıcı etkinlikler devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anafartalar Zaferi'nin 111. Yıl Dönümü Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda Kutlandı Haber

Anafartalar Zaferi'nin 111. Yıl Dönümü Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda Kutlandı

Anafartalar Zaferi'nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Gelibolu Yarımadası'ndaki Arıburnu Zafer Anıtı'nda tören düzenlendi. Çanakkale Valiliğinin koordinasyonunda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının yürütücülüğünde, 2. Kolordu Komutanlığı ile Eceabat Kaymakamlığının desteğiyle gerçekleştirilen törende, Anafartalar Sahil Yolu'nda yeniden ihya edilen Arıburnu Zafer Anıtı'nın açılışı yapıldı. 1915 yılında Arıburnu Cephesi’nde, ANZAC hatlarının gerisinde top mermisi kovanlarından inşa edilen Arıburnu Zafer Anıtı, uzun yıllar yalnızca tarihî kaynaklarda ve arşiv belgelerinde yer aldı. Anıtın yeri, 15 Ağustos 2024 tarihinde bölgede meydana gelen yangının ardından yapılan saha araştırmaları ve hava fotoğrafları sayesinde yeniden tespit edildi. Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan projeler doğrultusunda rekonstrüksiyon çalışmalarına başlandı. Çanakkale Valiliği koordinasyonunda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının kontrolünde, 2. Kolordu Komutanlığı ve Eceabat Kaymakamlığının iş birliğiyle yürütülen çalışmalar tamamlandı. Anıt, özgün tarihî veriler doğrultusunda aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldı. Anafartalar Zaferi'nin 111. yıl dönümünde yeniden açılan Arıburnu Zafer Anıtı, Çanakkale ruhunun, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin ve tarihî hafızasının güçlü bir simgesi olarak Tarihi Alan’daki yerini aldı. Tören kapsamında Çanakkale Valisi Ömer Toraman ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir birer konuşma yaptı. Törene; Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Avustralya Büyükelçisi Sally Anne-Vincent, Yeni Zelanda Maslahatgüzarı Erin Morriss, Avustralya Savunma Ateşesi Albay Tim Hawley, Avustralya Çanakkale Konsolosu Paul Crawford ve Eceabat Kaymakamı Kerem Yenigün ile çok sayıda davetli katıldı. “BURASI, DÜNYANIN EN İYİ KORUNAN TARİHİ ALANLARINDAN BİRİ NİTELİĞİNDEDİR” Çanakkale Valisi Ömer Toraman törende yaptığı konuşmada, “Burası dünyanın önemli tarihi alanlarından bir tanesidir. Ve bu alanı kendisine yakışır bir şekilde muhafaza etmek, ihya etmek için el birliğiyle gayret gösteriyoruz. Bunun için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımız büyük bir özveriyle, çabayla bu ihya faaliyetini devam ettiriyor. Burası, dünyanın en iyi korunan tarihi alanlarından biri niteliğindedir. Burada anıtları ve mezarları bulunan devletlerin de hem mezarlarına hem de anıtlarına büyük bir özen gösterdiklerine şahit oluyoruz. Dolayısıyla burası artık tarihten ders alınacak bir mekan haline gelmiş bulunuyor. Bugün burada açılışını yaptığımız, ihya ettiğimiz anıtın bize gösterdiği çok önemli bir husus var: O da egemenliktir. Egemenliğimiz ve bağımsızlığımız yoksa işgal kuvvetleri burada size ait, sizin tarihinize ait hatıraları yok ederler. Onun için egemenliğimize, bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılmamız lazım. Bu uğurda hayatını kaybeden Mehmetçiklerimiz gibi hepimizin egemenliğimiz, hürriyetimiz ve bağımsızlığımız için gerektiğinde canını feda edecek Çanakkale ruhuna sahip olması gerekiyor.” diye konuştu. “KARA HAREKÂTININ VE SAVAŞIN BAŞLADIĞI VE BİTTİĞİ YER BURASIDIR” Çanakkale Valisi Ömer Toraman, “Bu alan bir ihya alanıdır; zor şartlarda, kara harekâtının ve savaşın başladığı ve bittiği yer burasıdır. Dolayısıyla savaşın bitişi anısına askerlerin o zamanki sınırlı imkânlarla yapmış oldukları anıtın yıkılmasına müteakip, uzun bir süre yerinin tespiti konusunda tam bir netlik kazanılamamıştı. İki yıl önce burada meydana gelen maalesef büyük bir orman yangını neticesinde uzman arkadaşlarımız, tarihçilerimiz yer tespitini yaparak buranın ihya edilmesinin önünü açtılar.” diye konuştu. “ZAFERİN MİMARLARINI, O BÜYÜK İNSANLARI SAYGIYLA, RAHMETLE VE HAYIRLA YÂD EDİYORUM” Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Çok müstesna bir toprak parçasının üzerindeyiz. Çanakkale Savaşları'nın en yoğun yaşandığı bu topraklarda Mehmetçik büyük bir mukavemet göstermiş ve Çanakkale'yi geçilmez kılmıştır. O günün şartlarında Mehmetçik; zaferin, o büyük fedakârlığın ve o büyük civanmertliğin nişanesi olarak işte tam bu noktaya bir zafer anıtı inşa etmiştir. Mehmetçiğin o günkü şartlarda kendi elleriyle bizzat yapmış olduğu bu anıt; o büyük kahramanlığın timsali, sembolü olmuştur. Fakat dönemin şartlarında, işgal yılları içerisinde o anıt burada yıkılmıştır. Uzun yıllar geçse de Mehmetçiğin elleriyle yaptığı o anıtı yerinde bulup ayağa kaldırmak, Çanakkale ruhuna sahip olan Türk milletinin evlatlarına nasip olmuştur. Biz Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu topraklardaki tarihî gerçekliği her zaman hâkim kılmaya gayret gösteriyoruz. Tabii ki savaşı hiçbir zaman kutsamıyoruz; ama savaşın fedakârlığını, zorluğunu ve şartlarını hiçbir zaman unutturmamak gibi bir misyonun temsilcisi olduğumuzu biliyoruz. Yaptığımız çalışmalarda Mehmetçiğin kendi elleriyle inşa ettiği o anıtın yerini tespit ettiğimizde, bu anıtın eski haline döndürülmesi gerektiği kanaatine vardık. İnşallah bu topraklarda kıyamete kadar tekrar bu anıtı yıkacak bir olay yaşanmayacaktır. Değil bu anıtı yıkmak, anıtın bir zerresine dahi toz kondurmayacak nesiller bu topraklarda yaşayacaktır.” Çanakkale Cephesi'nde kahramanca savaşan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, askerler ve komutanlar için dua edildi. Çanakkale Valisi Ömer Toraman, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Anafartalar Zaferi Şeref Defteri'ni imzaladı. Tören, kurdele kesimi ve anıta karanfil bırakılmasıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

100 Milyon TL’lik Yatırımla Cumhuriyet Mirası Eskişehir'de Yeniden Hayat Buluyor Haber

100 Milyon TL’lik Yatırımla Cumhuriyet Mirası Eskişehir'de Yeniden Hayat Buluyor

Yaklaşık 100 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilecek Halkevi Projesi’nin Yapım İşi Başlama Töreni gerçekleştirildi. Sivrihisar 1 Caddesi’nde gerçekleştirilen Halkevi Projesi Yapım İşi Başlama Töreni’ne Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra, önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan, oda temsilcileri, muhtarlar, belediye bürokratları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Feride Betül Hacımusalar Yörükçü, Halkevlerinin Cumhuriyet’in önemli aydınlanma projelerinden biri olduğunu belirterek, yapının yeniden hayata geçirilmesinin Cumhuriyet’in aydınlanma mirasının ve dayanışma kültürünün geleceğe taşınması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kentlerin yalnızca yollar, köprüler ve binalarla değil; kültürleri, hafızaları ve ortak değerleriyle geliştiğini vurgulayan Yörükçü, tarihi yapının aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmesini geçmişe duyulan saygının ve geleceğe duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Sibel Özdemir İlhan da Halkevi’nin Eskişehirliler için çok kıymetli bir yapı olduğunu vurgulayarak, kent belleği ve kent hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Projenin mimari koruma ilkeleri ile çağdaş yapım tekniklerini bir araya getirmesinin önemine dikkat çeken İlhan, yapım sürecinde emeği geçenlere teşekkür etti. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise Halkevi binasının yeniden hatırlanması, projelendirilmesi ve hayata geçirilmesinin Eskişehir adına büyük önem taşıdığını ifade etti. Halkevlerinin Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkat çeken BaşkanAtaç, projenin hayata geçirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da geçmişte Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığı yaptığını hatırlatarak, “Halkevi binasının yeniden topluma kazandırılması çok önemli işlerden birisidir. O nedenle Büyükşehir Belediye Başkanımızı tebrik ediyorum. Eski bir Halkevci olarak, 3. kuruluş döneminde Halkevleri Eskişehir Şube Başkanlığını yapan birisi olarak teşekkürlerimi arz ediyorum. Umarım, dilerim Halk Evi binasının içi de yepyeni duygularla, yepyeni bir anlayışla topluma hizmet eder. Bu nedenle hepimizin özlemle beklediği inşaat bir an önce biter.” diye konuştu. Başkan Ayşe Ünlüce de konuşmasında Halkevi’nin Eskişehir’in Cumhuriyet tarihi ve kent hafızasındaki yerine dikkat çekti. Halkevi’nin Eskişehir’deki yolculuğunun 1932 yılında, eski Süleyman Çakır Lisesi’nin bulunduğu yerde başladığını belirten Ünlüce, 1936 yılında bugünkü yerine taşındığını ifade etti. Yapının hayata geçirilmesi talimatının Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini söyleyen Ünlüce, projenin dönemin Eskişehir Belediyesi Fen İşleri Şefi Mimar İzzet Baysal tarafından hazırlandığını anlattı. Başkan Ünlüce, “Açıldığı günden itibaren Eskişehir’in sosyal, eğitim ve kültür hayatını burada büyük bir kalp atışıyla, tam da Eskişehir’in merkezinde, kalbinde canlandırıyor. Ve bu önemli atılım ne yazık ki 1951 yılında kapatılarak ve sonrasında da 10 parçaya bölünerek satılmasıyla o güzel dönem sona eriyor.” dedi. Halkevi’nin yeniden kente kazandırılma sürecini de anlatan Başkan Ünlüce, “Daha sonra Yılmaz Büyükerşen Hocamın Belediye Başkanı seçilmesinden sonraki süreçte 2003 yılında mahkeme kararıyla burası tescil altına alınıyor. Daha sonra hatırlarsanız bu bölgede 8 mahalleyi kapsayan bir kentsel dönüşüm projesi vardı. O projenin içinde aslında burası çok daha erken hayata geçecekti. Fakat mahkeme kararlarıyla iptal edilince büyük bir talihsizliğe uğradı.” diye konuştu. Bölgedeki dönüşüm çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Ünlüce, “Biz de 2019 yılında mahkeme kararlarından sonra 8 mahalle heba edilmiş olsa da en azından Porsuk 1, şu an gördüğünüz Çukur Çarşı ve devamı ve sonrası Porsuk 2, Salhane Köprüsü, eski otogarın olduğu yeri bilirsiniz, oradan başlayarak Kentpark’a doğru uzanan alanda kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Eski otogarın olduğu bölgede geçen sene dönüşüm başladı biliyorsunuz. Biz de bugün büyük bir gururla Çukur Çarşı’nın olduğu bölgede Eskişehir’in kalbinde bu dönüşümün ilk temelini atıyoruz buradan.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce sözlerini, “Bu bizim için büyük bir gurur, büyük bir onur. Eskişehir’in hafızasına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’e bir saygı duruşu. Bugün bizim temelini attığımız proje Cumhuriyet aydınlanmasının tekrar Eskişehir’e ve Türkiye’ye hatırlatılmasıdır.” diyerek tamamladı. Önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ise Halkevlerinin Cumhuriyet’in kültür ve aydınlanma hamlesindeki önemine dikkat çekerek, “Halk Evi nedir? Halkın hayatının, yaşamının önemli bir bölümünü geçirdiği bir aile ocağıdır. Halkevleri, halkın sahip çıkacağı bütün kültür hareketleri, sanat hareketleri ve eğitim hareketlerinin yapıldığı bir doğuş ocağıdır.” dedi. Eskişehir’in tarih boyunca yaşadığı değişim ve dönüşüme de değinen Büyükerşen, “Her yıkıldığının sonunda o yıkıntıların üzerinden yeni bir yaşam alanı, kültür alanı doğmuştur. Eskişehir’in adı eskidir ama kendisi yenidir. Bu yeniliğe devam eden arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Eskişehir’i de tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı. Törende bir de anlamlı duyuru yapan Başkan Ünlüce, proje tamamlandığında yapının adının yine “Eskişehir Halk Evi” olacağını açıkladı. Ünlüce, “Halk Evi tamamlandıktan sonra adını da yine Halk Evi olarak koyacağız. Buranın adı Eskişehir Halk Evi olacak. Açılışta da sevgili eşim Aydın Ünlüce’nin kitapları başta olmak üzere tüm kitaplığını ve aynı zamanda kendi kitaplığımı da buraya bağışlayacağım.” dedi. Başkan Ünlüce’nin açıklamasının ardından Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de akademik hayatı boyunca kendisine hediye edilen imzalı kitaplardan oluşan koleksiyonunu Eskişehir Halk Evi’ne armağan edeceğini açıkladı. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce ve protokol üyeleri hep birlikte butona basarak Halkevi Projesi’nin yapım çalışmalarını başlattı. CUMHURİYET MİRASININ 90 YILLIK HİKÂYESİ Atatürk’ün emriyle Mimar İzzet Baysal tarafından 1936 yılında tasarlanan Eskişehir Halkevi; çok amaçlı salonu ve dükkânlarıyla kültürel ve sosyal bir kompleks olarak kente kazandırıldı. Halkevi, uzun yıllar boyunca konferanslara, gençlik ve halk toplantılarına, sergilere, temsillere, gösterilere ve eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yaparak Eskişehir’in sosyal ve kültürel yaşamının önemli merkezlerinden biri oldu. 1951 yılında ülke genelinde Halkevlerinin faaliyetlerinin sonlandırılmasının ardından bina 10 parçaya bölünerek satıldı. Zaman içerisinde yapılan müdahaleler nedeniyle özgün kimliğini büyük ölçüde kaybeden yapı, 2003 yılında mahkeme kararına istinaden Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillendi. Halkevi’ni de kapsayan alan 2019 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilirken, hazırlanan proje Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi ve Koruma Kurulu tarafından onaylandı. 2020 yılında Halkevi Binası Rekonstrüksiyon Mimari Avan Projesi hazırlanırken, 2024 yılında Porsuk-1 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında tüm hak sahipleriyle yüzde 100 uzlaşma sağlanarak tapu tescil işlemleri tamamlandı. Kullanım ömrünü tamamlayan ve özgünlüğünü büyük ölçüde yitiren mevcut yapı, 2025 yılında özgün mimarisi doğrultusunda yeniden inşa edilmek üzere kontrollü olarak kaldırıldı. 2026 yılında ise yapım işi ihalesinin tamamlanmasıyla tarihi Halkevi’nin yeniden hayat bulacağı rekonstrüksiyon süreci başladı. HALKEVİ YENİDEN KENT YAŞAMININ PARÇASI OLACAK Toplam 1.650 metrekare inşaat alanına sahip olacak Halkevi’nin tescilli bölümünde, yapının özgün fonksiyonları ve mimari dokusu korunarak çağdaş kent yaşamının ihtiyaçlarına uygun yeni kullanım alanları oluşturulacak. Yapının zemin katında hak sahiplerine teslim edilecek 8 ticari birim yer alırken, üst katları çok amaçlı salonları da bünyesinde barındıran 140 kişilik modern bir sosyal kütüphane olarak işlevlendirilecek. Projede ayrıca atölye alanları, amfi ve seminer alanları da yer alacak. İki parselden oluşan Halkevi yapısının tescilsiz olan diğer parseli ise Türkiye İş Bankası tarafından aslına uygun olarak tamamlanacak. 100 milyon TL’lik yatırımla yeniden Eskişehir’e kazandırılacak Halkevi’nin, geçmişte olduğu gibi kültürün, eğitimin ve sosyal yaşamın buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor. Cumhuriyet mirası tarihi yapı, özgün kimliği korunarak yeniden hayat bulurken geçmişten aldığı güçle geleceğe ışık tutacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.