Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Kemal Atatürk

Kapsül Haber Ajansı - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 Nilüfer’de Çocuklar Ömür Kurt’la Çevreyi Konuştu Haber

 Nilüfer’de Çocuklar Ömür Kurt’la Çevreyi Konuştu

Nilüfer Belediyesi’nin Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlediği “Çevreci Eller Buluşuyor” etkinlikleri kapsamında Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gazeteci-yazar Ömür Kurt’un katıldığı bir söyleşi gerçekleştirildi. Programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile “Atık Pil ve Atık Yağ Toplama Yarışmaları”nda ödül alan okulların öğrencileri katıldı. GÜLEŞ: ÇEVRE MÜCADELESİNİ YÜKSELTMELİYİZ Söyleşinin açılışında konuşan Zerrin Güleş, çevre mücadelesinin her geçen gün daha da önem kazandığını söyledi. İklim krizi ve benzeri sorunların ortak geleceği tehdit ettiğini belirten Güleş, “Bastığımız toprak, soluduğumuz hava, içtiğimiz su ve bu dünyayı paylaştığımız bütün canlılar için çevre mücadelesini yükseltmemiz gereken günlerden geçiyoruz” dedi. Üç gün süren etkinliklerin sabah düzenlenen ödül töreniyle devam ettiğini anlatan Güleş, yarışmalarda birinci olan okulların öğrencilerini ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi ve katılımı için Ömür Kurt’a teşekkür etti. KURT: “ÇEVRE BİLİNCİ KÜÇÜK YAŞLADA BAŞLAMALI” Öğrencilerle keyifli bir söyleşi gerçekleştiren Ömür Kurt, çevre bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekti. Atık pil ve atık yağ toplayan öğrencileri tebrik eden Kurt, “Çevrecilik bilinciyle birbirinizden güzel çalışmalara imza atıyorsunuz. Bu tür çalışmalar zaten küçük yaşlarda başlamalı” diye konuştu. Söyleşide orman yangınlarına da değinen Kurt, yanan bir alanda toprağın kendini yenilemesinin yıllar aldığını, bu nedenle doğanın korunmasının büyük önem taşıdığını anlattı. Su kaynaklarının azaldığını hatırlatan Kurt, günlük hayatta suyun ne kadar bilinçsizce tüketilebildiğine örnekler verdi; duşta geçirilen süreden diş fırçalarken akıtılan suya kadar küçük alışkanlıkların farkında olmanın su kaynaklarını korumanın ilk adımı olduğunu söyledi. “ATATÜRK, DÜNYAYA ÇEVRECİLİK MESAJI VEREN İLK ÖNDERDİR” Anadolu kültürünün doğaya her zaman büyük bir hürmet gösterdiğini ifade eden Kurt, konuşmasında tarihi örnekler verdi. Kurt, Kurtuluş Savaşı’nda gövdelerinden kilolarca kurşun çıkan ve halk tarafından “Gazi Ağaçlar” olarak adlandırılan çınarları, Köy Enstitüleri’ndeki tabiat derslerini ve Yalova’daki Yürüyen Köşk’ün hikayesini çocuklarla paylaştı. Atatürk’ün bir ağaç dalının kesilmemesi için bir köşkü raylar üzerinde kaydırdığını hatırlatan Kurt, “Mustafa Kemal Atatürk, dünyaya çevrecilik mesajı veren ilk siyasi önderdir” dedi. Kurt, ekran karşısında geçen zamanla doğada geçirilen zamanı da karşılaştırdı. Dijital oyunların anlık keyif verdiğini ama kalıcı bir anıya dönüşmediğini belirten Kurt, ailesiyle kıra giden, uçurtma uçuran bir çocuğun o günü yıllarca hatırlayacağını söyledi. Yapay zekânın çevreyle ilişkisine de değinen Kurt, bu sistemlerin önemli miktarda su tükettiğine dikkat çekti. Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Kurt, yazarlığa nasıl başladığını anlattı; yazmanın kendisini özgürleştirdiğini, hangi işi yaparlarsa yapsınlar tutkuyla yapmaları durumunda öğrencilerin de hedeflerine ulaşacağını söyledi. Söyleşinin ardından Kurt, çocuklar için yazdığı “Medya Dedektifi” kitabını imzaladı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ise günün anısına Ömür Kurt’a hediye takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Modernleşme Serüveni Masaya Yatırıldı! Haber

Türkiye’nin Modernleşme Serüveni Masaya Yatırıldı!

Sempozyum açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, modernleşmenin bir taklit değil, özgün bir yürüyüş olması gerektiğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, modernleşmenin psikolojik boyutuna dikkat çekerek Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘zafer kimliği’ üzerine inşa edildiğini ifade etti. Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan ise Türk modernleşmesinin doğrusal değil, kırılmalar ve yeniden inşa süreçleriyle şekillenen dinamik bir tecrübe alanı olduğunu söyledi. Sempozyumda modernleşme, demokrasi, kimlik, gelenek ve küresel sistem tartışmaları karşılaştırmalı perspektifle ele alındı. Dünyaca tanınan akademisyenlerin katıldığı etkinlikte, Türkiye’nin geleceğine dair yeni düşünsel arayışların önemi vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi’nin himayelerinde, Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSSAM) tarafından düzenlenen “Çağdaşlaşma: Küresel Karşılaştırmalar ve Alternatif Arayışlar Işığında Türk Modernleşmesi Uluslararası Sempozyumu” açılışı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un da katılımıyla gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “Türk modernleşmesi taklit değil, özgün bir yürüyüş olmalıdır” Türk modernleşmesinin tarihsel, siyasal, toplumsal, kültürel ve entelektüel boyutlarıyla disiplinler arası bir yaklaşımla ele alındığı sempozyumun açılış konuşmasını yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, modernleşme meselesinin yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin de en önemli tartışma alanlarından biri olduğunu söyledi. Kurtulmuş, Türkiye’nin modernleşme sürecinin başka toplumların deneyimlerinden farklı, kendine özgü bir karakter taşıdığını vurgulayarak, “Hiçbir millet başka bir milleti taklit ederek ayakta kalamaz. Modernleşmeyi bir mukallitlik serüveni olarak görmüyoruz.” dedi. “Modernleşme disiplinler arası bir çalışma alanına dönüştü” TBMM’nin yalnızca yasa yapan bir kurum olmadığını belirten Kurtulmuş, üniversitelerle yapılan iş birlikleri sayesinde fikir hayatına katkı sunan önemli toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Daha önce ‘Cedidcilik Hareketi’ üzerine bir sempozyum düzenlediklerini hatırlatan Kurtulmuş, bu toplantının ise Türk modernleşmesini farklı perspektiflerle ele almayı amaçladığını aktardı. Yakın zamanda Türkiye’de İslamcılık düşüncesini konu alan yeni bir uluslararası sempozyum daha düzenleneceğini açıklayan Kurtulmuş, şunları söyledi: “Modernleşme tartışmaları artık disiplinler arası bir çalışma alanına dönüştü. Türkiye’de bu konuda yoğun akademik çalışmalar yürütülüyor. 20. yüzyılın başında dünyayı etkileyen iki büyük gelişme modernleşme tartışmalarını şekillendirdi. Bunlardan ilki Batı’nın bilim ve teknoloji alanındaki büyük atılımı, ikincisi ise Osmanlı dahil Doğu imparatorluklarının çözülme süreci . Batı dışındaki toplumlar modernleşmeye zaman zaman kaygı ve çekinceyle yaklaşıyor. Türk modernleşmesi nasıl farklıysa, Japonya’nın Meiji restorasyonu, Rusya’nın dönüşümü ve Çin’in modernleşme hikâyesi de birbirinden farklıdır. Ancak hepsi ortak bir soruya odaklanmıştır: ‘Bu gelişmeye karşı kendi cevabımızı nasıl oluşturacağız?’” “Modernleşme, çağdaşlaşma ve Batılılaşma aynı şey değildir” Konuşmasında kavramların doğru kullanılmasının önemine dikkat çeken Kurtulmuş, modernleşme, çağdaşlaşma ve Batılılaşmanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Batı’yı yalnızca taklit edilecek bir hedef olarak görmenin toplumları köklerinden uzaklaştıracağını ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye kendi tarihsel birikimiyle yeni bir çıkış gerçekleştirebilecek milli tecrübeye sahip. Günümüzde modern değerler üzerine kurulu uluslararası sistem ciddi bir kriz yaşıyor. İnsan hakları, uluslararası hukuk ve devletlerin egemen eşitliği gibi temel kavramlar yeniden tartışılıyor. Mevcut küresel düzen artık günümüz sorunlarına çözüm üretemez hale geldi. Modern değerler üzerine kurulan uluslararası sistemin kurumları, kuralları ve hatta terminolojisi iflas etmiştir. Artık dünyadaki sorunları eski kavramlarla açıklamak mümkün değil.” şeklinde konuştu. “Demokrasi modernleşmenin en önemli alanlarından biridir” Türk modernleşmesinin en önemli başlıklarından birinin demokrasi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin büyük bedellerle ilerlediğini söyledi. Darbeler, siyasi müdahaleler ve antidemokratik uygulamalara rağmen toplumun demokrasi yönünde irade ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, “Demokrasiyi gözümüzün nuru gibi koruyacağız.” dedi. “Devlet geleneğimiz insan merkezlidir” Türk devlet geleneğinin temelinde insanı merkeze alan bir anlayış bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Bizim devlet anlayışımızın temelinde ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkesi vardır. Devlet-i ebed müddet anlayışıyla hareket ederiz. Aynı zamanda ‘Nizam-ı âlem’ düşüncesiyle yalnızca kendimiz için değil, bütün insanlığın huzuru için söz söylemeyi görev kabul ederiz.” Kurtulmuş, sempozyumda ortaya konulacak fikirlerin akademik çalışmalara katkı sağlayacağına inandığını belirterek, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Modernleşmenin psikolojik boyutu da konuşulmalı” Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini söyledi. Tarih Bölümü Başkanı ile birlikte yürüttükleri psikotarih çalışmalarına değinen Kaynak, “Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış sürecinin toplum üzerindeki etkilerini inceledik. ‘Travmadan Zafere’ isimli kitapta da Osmanlı’nın yıkılış travması yerine İstiklal Harbi ve zafer anlatısı üzerine inşa edilen ulusal kimlik sürecini ele aldık. Türkiye Cumhuriyeti ulusal kimliği kuşkusuz bir zafer kimliği olarak inşa edilmiştir ve bu stratejik bir tercihtir.” şeklinde konuştu. “Mustafa Kemal Atatürk geçiş sürecinin köprüsüdür” Cumhuriyetin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte önemli bir köprü rolü üstlendiğini ifade eden Kaynak, “Kurucu kadroların dönüşümü toplumun tamamında aynı hızda gerçekleşmediği için modernleşme sürecinin farklı boyutlarda değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. Toplumların yaşadığı büyük kayıpların doğal olarak bir yas süreci doğurduğunu belirten Kaynak, bazı akademisyenlerin Türkiye’de yaşanan kimlik ve aidiyet tartışmalarını ‘tamamlanmamış yas süreci’ üzerinden değerlendirdiğini aktardı. “Modernleşme sadece teknoloji veya kıyafet değişimi değildir” Modernleşmenin yalnızca Batı’yı taklit etmek anlamına gelip gelmediğinin uzun yıllardır tartışıldığına değinen Kaynak, şu soruların önemine dikkat çekti: “Bir toplumun modernleşmesi yalnızca giyimi, kuşamı, teknolojisi ve eğitim sistemiyle mi ilgilidir; yoksa değerleri, zihniyeti ve kültürüyle birlikte ele alınması gereken bir dönüşüm müdür?” Modernleşme ile modernleştirme kavramlarının da birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Kaynak, bu sürecin tepeden inme bir zorlamadan mı yoksa toplumsal ihtiyaçlardan mı doğduğunun tartışılması gerektiğini ifade etti. Gençlere seslenen Kaynak, “Geçmişinizi iyi öğrenmeden iyi bir gelecek inşa edemezsiniz.” diyerek öğrencilerin tarihsel ve düşünsel süreçleri anlamasının önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Havva Kök Arslan: “Türk modernleşmesi dinamik bir tecrübe alanıdır” Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan ise konuşmasında, Türk modernleşmesinin yalnızca tarihsel değil, güncel ve geleceğe dönük yönleriyle de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türk modernleşmesi meselesinin her neslin yeniden sorduğu temel sorulardan biri olduğunu ifade eden Arslan, “Sempozyum yalnızca akademik bir toplantı değil, aynı zamanda ortak tarihsel hafızayı ve geleceğe dair sorumlulukları da değerlendirme zemini sunuyor. Türk modernleşmesi doğrusal bir ilerleme değil; sürekliliklerin, kırılmaların ve yeniden inşa süreçlerinin iç içe geçtiği dinamik bir tecrübe alanıdır. Bu düşünsel yaklaşımları, birbirini dışlayan ideolojik kalıplar olarak görmüyor; tarih içinde dönüşen ve etkileşen fikir akımları olarak değerlendiriyoruz.” “Modernleşme yalnızca kurumsal dönüşüm değildir” Modernleşmenin yalnızca teknik ilerleme veya kurumsal reformlardan ibaret olmadığını vurgulayan Arslan, şöyle konuştu: “Türkiye’nin modernleşme deneyimi eğitimden hukuka, ekonomiden sanata kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci. Bu süreç aynı zamanda toplumun kendisini yeniden tanımladığı bir zihniyet ve kimlik dönüşümü. Türk modernleşmesi Batı’nın yükselişiyle paralel ilerliyor ancak kendi özgün gerilimlerini ve arayışlarını da üretiyor. Günümüzde modernleşme tartışmaları artık tek merkezli bir modele indirgenemez. Modernleşme yalnızca teknik ilerleme değil; gelenek ile modernlik, yerel ile evrensel arasında sürekli yeniden kurulan bir denge arayışı.” “Asıl mesele değişirken kendimiz olarak kalabilmek” Sempozyumun temel hedefinin Türkiye’nin modernleşme tecrübesini küresel karşılaştırmalar ışığında yeniden değerlendirmek olduğunu belirten Arslan, farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getirerek yalnızca akademik değil, toplumsal bir tartışma zemini oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Arslan, “Mesele yalnızca nasıl modernleşeceğimiz değil, değişirken kendimiz olarak nasıl kalabileceğimiz meselesidir.” ifadelerini kullandı. “Üç yıllık düşünsel programın ikinci ayağını oluşturuyor” Geçtiğimiz yıl düzenlenen ilk sempozyumda Cedidcilik hareketi ile Türkçülük ve Türkleşme meselelerinin ele alındığını hatırlatan Arslan, bu yılki toplantının merkezinde “muasırlaşmak”, yani modernleşme konusunun yer aldığını ifade etti. Önümüzdeki yıl düzenlenecek üçüncü sempozyumda ise “İslamlaşmak” başlığı altında din, toplum ve siyaset ilişkilerinin tartışılacağını açıkladı. Dünyaca tanınan sosyolog Nilüfer Göle, SOAS University of London Onursal Profesörü William Hale gibi alanında uzman isimler; Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve düşünürün katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda modernleşme deneyimleri küresel karşılaştırmalar ışığında tartışıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karabağlar’ da 19 Mayıs Coşkusu Koşuyla Yaşanacak Haber

Karabağlar’ da 19 Mayıs Coşkusu Koşuyla Yaşanacak

19 Mayıs Salı günü gerçekleştirilecek koşu, Üçkuyular Fahrettin Altay Meydanı’ndan saat 16.00’da başlayacak ve Bahçelievler’de bulunan 100. Yıl Uğur Mumcu Parkı’nda sona erecek. 4.5 Kilometrelik Parkurda Büyük Heyecan Yaklaşık 4,5 kilometrelik parkurda düzenlenecek organizasyona 15 yaş ve üzeri vatandaşlar katılabilecek. Ayrıca yarışı tamamlayanlara günün anısına katılım madalyası takdim edilecek. Dereceye giren sporcular için çeşitli ödüllerin de verileceği yarışta, yaş kategorilerinde birincilere yarım Cumhuriyet altını, ikinci ve üçüncülere ise çeyrek Cumhuriyet altını ödülü sunulacak. Dereceler kadın ve erkek kategorilerinde ayrı ayrı belirlenecek. Spor Okulları Öğrencilerinden Gösteriler Kesin kayıt işlemleri ise yarış günü 14.00-15.30 saatleri arasında Fahrettin Altay Meydanı’nda yapılacak. Ödül töreni ise aynı gün saat 17.00’de 100. Yıl Uğur Mumcu Parkı Amfi Tiyatro’da gerçekleştirilecek. Tören kapsamında Karabağlar Belediyesi Spor Okulları öğrencilerinin hazırladığı gösteriler ve müzik dinletileri etkinliğe renk katacak. Başkan Kınay’dan 19 Mayıs koşusuna davet Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay,19 Mayıs’ın yalnızca bir bayram değil, bağımsızlık ve mücadele ruhunun simgesi olduğunu belirterek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu anlamlı günü sporun birleştirici gücüyle hep birlikte kutlayacağız. Tüm vatandaşlarımızı hem koşuya katılmaya hem de bu büyük coşkuyu paylaşmaya davet ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Atatürk ve Cumhuriyet Sevgisini ‘Hikâyede Bırakmadı’ Haber

Sabancı Atatürk ve Cumhuriyet Sevgisini ‘Hikâyede Bırakmadı’

Sabancı Holding'in desteği ve Sabancı Üniversiteli gençlerin katılımıyla hayata geçen proje kapsamında, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştıran ve milli mücadelenin Anadolu üzerinden başlatılmasında tarihi bir görevi yerine getiren Bandırma Vapuru, özel bir drone gösterisiyle gökyüzünde hayat buldu. TOPLAM 500 DRONE KULLANILDI Denizin yaklaşık 25 metre üzerinde gerçekleştirilen özel şovda, özel bir yazılım drone’lara entegre edilirken; drone’lar arası mesafe 1 metre, yer değiştirme hızı ise 4 metre / saniye olarak ayarlandı. ‘Sürü Zekâsı’ teknolojisiyle bir araya getirilen drone’larla 108 metre genişliğinde bir Bandırma Vapuru hayata geçirildi. Sabancı logosu da yine aynı teknolojiyle gökyüzüne taşınırken, organizasyonda toplam 500 drone kullanıldı. “O İLK ADIMIN İZİNDEKİ YOLCULUĞUMUZU KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Konuyla ilgili konuşan Sabancı Holding Kurumsal Marka Yönetimi ve İletişim Bölüm Başkanı Filiz Karagül Tüzün şunları söyledi: “Cumhuriyetle neredeyse yaşıt bir Topluluk olarak, 29 Ekim ve 19 Mayıs gibi özel günleri yalnızca bir mesaj, bir görsel ya da bir filmle kutlamanın ötesinde bir sorumluluk taşıdığımıza inanıyoruz. Cumhuriyet için çalışmak, gençlere olan güvenimizi somut olarak göstermek bu özel günleri yaşatmanın en doğru yolu. Geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz Sabancı Cumhuriyet Seferberliği, ardından başlattığımız ve bugün 45 bin gence ulaştığımız Sabancı Gençlik Seferberliği, bu anlayışın çok güçlü birer göstergesi. Bu yıl da bu yaklaşımı 19 Mayıs’a taşımak istedik. ‘Hikâyede kalmasın’ mesajı üzerinden, 19 Mayıs’ın kutlanacak tek bir gün değil, Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı bir değerler bütünü olduğunu hatırlatırken; Cumhuriyet sevgimizin, gençlere inancımızın, teknoloji ve bilim izindeki yürüyüşümüzün altını çizmeye çalıştık. Atatürk'ün 19 Mayıs’ta Samsun’a attığı o ilk adımın izindeki yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde 19 Mayıs’a Özel Karma Sergi Haber

Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde 19 Mayıs’a Özel Karma Sergi

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak yaktığı bağımsızlık meşalesinin yıldönümünde, İzmit Belediyesi anlamlı bir sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak. Kocaeli 29 Ekim Kadınları Derneği Kültür Sanat Bölümü tarafından hazırlanan “19 Mayıs İlk Adım” karma sergisi, Milli Mücadele’nin başlangıç ruhunu sanat aracılığıyla yeniden yorumlayacak. GÜÇLÜ BİR ANLATIM Küratörlüğünü Harika Ören ve İkramettin Karaman’ın üstlendiği sergide farklı kuşaklardan 36 sanatçının eserleri yer alacak. Ulusal bağımsızlık mücadelesine sanatsal bir bakış sunan seçki, özgürlük ve egemenlik inancının toplum hafızasındaki yerini güçlü bir anlatımla izleyiciye aktaracak. 36 özgün eserden oluşan sergi, Atatürk ve silah arkadaşlarının anısına ithaf edilirken; 19 Mayıs’ın taşıdığı umut, direniş ve bağımsızlık ruhunu da sanatın diliyle görünür kılacak. 12 MAYIS SALI GÜNÜ AÇILACAK İzmit Belediyesi Cumhuriyet Sanat Galerisi’nin tarihi atmosferinde açılacak sergi, sanatseverleri Milli Mücadele’nin ilk adımına tanıklık etmeye davet ediyor. “19 Mayıs İlk Adım” karma sergisinin açılışı 12 Mayıs Salı günü saat 17.00’de İzmit Belediyesi Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilecek. Sergi, 22 Mayıs Cuma gününe kadar ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Eker I Run 23 Nisan Çocuk Koşusu”, Bayram Sevincini Sporla Buluşturdu Haber

“Eker I Run 23 Nisan Çocuk Koşusu”, Bayram Sevincini Sporla Buluşturdu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Bursa’da bu yıl da renkli görüntülere ve neşeli anlara sahne oldu. Eker Süt Ürünleri’nin katkılarıyla Bursa Merinos Parkı’nda gerçekleştirilen “Eker I Run 23 Nisan Çocuk Koşusu”, çocukların enerjisi ve heyecanıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında hayata geçirilen etkinlikte, gün boyunca yaklaşık 1000 çocuk ağırlandı. 12 yaşa kadar olan minik katılımcılar, 15 dakikalık aralıklarla düzenlenen koşularda parkura çıkarak bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Minik adımların ritmiyle hareketlenen parkta, sporun birleştirici gücü ile 23 Nisan’ın anlam ve önemi bir araya geldi. Koşunun ardından çocuklar için hazırlanan ikram alanında Eker’in sevilen puding ürünleri dağıtılarak etkinliğe tatlı bir mola eklendi. Etkinlik alanında yer alan boyama köşeleri ve top cambazı gibi eğlenceli aktiviteler ise gün boyunca çocuklara keyifli anlar yaşattı. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği organizasyon, samimi ve sıcak atmosferiyle bir bayram şenliği havasında geçti. Eker Süt Ürünleri, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günü, her yıl olduğu gibi bu yıl da çocukların katılımıyla kutlamanın mutluluğunu yaşadı. Minik adımların keyifli koşusu, çocukların hem sporla buluştuğu hem de 23 Nisan’ın coşkusunu doyasıya hissettiği özel bir etkinlik olarak hafızalarda yerini aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Ataç: “Türkiye’yi Mustafa Kemal Atatürk Yönetiyor” Haber

Başkan Ataç: “Türkiye’yi Mustafa Kemal Atatürk Yönetiyor”

Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleşen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına binlerce kişi katıldı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın da yer aldığı kutlamalar, İki Elin Sesi Var Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası’nın konseri ile başladı. Orkestra şefliğini Serhan Gencer’in üstlendiği konserde yer alan 61 çocuk, Türk Marşı, Çiçeklerin Valsi, Chamambo ve Caravan eserlerini icra etti. Ardından ise İki Elin Sesi Var Çocuk Korosu’ndan 45 çocuk sahneye çıkarak orkestra ile birlikte Atatürk Çocukları, Atam Sen Rahat Uyu, 23 Nisan Kutlu Olsun, Günaydın Çocuklar, Bugün Bayram, Hayat Bayram Olsa ve Ata’ya Mektup isimli eserlerini seslendirdi. Orkestra ve koro katılımcılardan tam not aldı. “İyi ki varsınız, iyi ki varız” Başkan Ataç, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın bir tarihçesi var. Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığında saraya karşı bir mesaj verdi: Biz Türk milleti olarak artık kendi hedefimize ulaşmaya gayret ediyoruz dedi. Ardından İnönü Savaşlarında büyük bir zafer kazanıldı. Atatürk’ün vizyonunu anlatacak değilim. İyi ki böyle bir liderimiz var. Ben diyorum ki hala Türkiye’yi Mustafa Kemal Atatürk yönetiyor. Bizler onun yolunda, onun devrimlerinde, onun izinde çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Eskişehir, Tepebaşı güzel projeleri hayata geçiriyoruz. Sizler uzun zamandır bizleri seçtiniz ve bu günlere kadar geldik. Sizlere belediye başkanı olmak benim için büyük gururdur. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. İyi ki varsınız, iyi ki varız” ifadelerini kullandı. “Dünyaya kalpleriyle bakacaklar” İki Elin Sesi Var Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası’nın 2015 yılında nasıl kurulduğunu anlatan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Senfoni Orkestramız Türkiye’de belediyeler arasında tek. Eskişehir’imiz böyle bir anlayışla senfoni orkestramız çocuklar ve gençler tarafından bu gösteriler bizim onurumuz oldu. 5 bin çocuğumuz bu merkezde eğitim aldı. Çocukların hepsi müzisyen olacak diye bir şey yok. Ama en azından dünyaya kalpleri ile bakacaklar, şefkatli ve vicdanlı olacaklar. Sizler çocuklarınızı bizlere emanet ettiniz sizlere de teşekkür ediyorum” dedi. Birbirinden güzel gösteriler sahnelendi Tepebaşı Belediyesi bünyesinde bulunan çocuk merkezlerinde eğitim gören öğrencilerin hazırlamış oldukları tekvando, halk dansları, bale, ritim, jimnastik ve dans gösterileri gerçekleştirildi. Alanda ayrıca atölye ve etkinlikler de yer alacak. Tepebaşı Belediyesi Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi, bisiklet binme, Tepebaşı İklim Sözcüleri, matematik oyunları, akıl ve zeka oyunları, rekreaktif oyunlar, el baskısı, afet farkındalık ve arama kurtarma ile Sakin Okul Derneği Arvaryum etkinlikleri ile katılımcılar keyifli bir gün geçirdi. Etkinliğe Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, öğrenci velileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Geleceğin Başkanları Yönetimde Haber

Nilüfer’de Geleceğin Başkanları Yönetimde

Nilüfer Belediyesi’nde 23 Nisan kutlamaları kapsamında gelenekselleşen “temsili makam devri” bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir; koltuğunu gün boyunca Güneş Kutluhan Duran, Atahan Erol ve Yade Akgün isimli üç farklı çocuğa emanet ederek, kentin yönetimini sembolik olarak onlara bıraktı. Başkanlık koltuğuna oturan 10 yaşındaki 4. sınıf öğrencisi Atahan Erol, 23 Nisan’ın millet egemenliğinin en güçlü simgesi olduğunu ifade ederek; parkların, spor sahalarının ve oyun alanlarının artırılması gerektiğini söyledi. Sokak hayvanlarının korunması ve bakımı ile çevre temizliği gibi konularda da öneriler sunan Erol, çocukların güvenle oynayabileceği alanların önemine dikkati çekti. 9 yaşındaki 3. sınıf öğrencisi Yade Akgün ise çocukların kent yaşamında daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirtti. Ziyaretçilerden küçük Güneş Kutluhan Duran da daha önce de bir araya geldiği Başkan Şadi Özdemir ile 23 Nisan’da yeniden buluşarak, belediye yönetimi hakkında merak ettiklerini sordu. ÇOCUK ÖZGÜRLÜĞÜN VE UMUDUN ADIDIR Çocukların projelerini ve hayallerini dinleyen Başkan Şadi Özdemir, 23 Nisan ruhunun ancak çocukların fikirlerine değer verilerek yaşatılabileceğini belirtti. Çocukların; özgürlüğün, eşitliğin ve umudun adı olduğunu vurgulayan Özdemir, “Biz Nilüfer’de 23 Nisan ruhunu çocuklarımızın yüzünde, Çocuk Meclisimizde ve parklarımızda görüyoruz. Onlar söz söylediğinde duyuyor, karar verdiklerinde arkalarında duruyoruz; çünkü egemenlik çocuktan başlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu kutlu gün, onların gelecekte söz sahibi olacağının bir teminatıdır. Çocuklarımızın hayalleri bizim yol haritamızdır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Cumhuriyet Meydanı Çocukların Oldu Haber

Nilüfer’de Cumhuriyet Meydanı Çocukların Oldu

Nilüfer’de sabah saatlerinde Atatürk Anıtı’na sunulan çelenk töreninin ardından bayram coşkusu, öğle saatlerinde Cumhuriyet Meydanı’na taşındı. Programda meydan, çocukların neşesi ve heyecanıyla doldu. “BU BAYRAM SİZİN, BU KENT SİZİN” Şenlik alanında çocuklarla ve ailelerle bir araya gelen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 23 Nisan’ın Atatürk’ün çocuklara duyduğu eşsiz güvenin simgesi olduğunu vurguladı. Nilüfer’de bayram kutlamalarının bir gelenek olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Bugün, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere, yani geleceğimize duyduğu eşsiz güvenin bir simgesidir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız hepimize kutlu olsun. Ve Nilüfer’de 23 Nisan’ı yaşamak, her zaman bir başka güzeldir. Biz yıllardır bu meydanda buluşuyor, bayram coşkusunu omuz omuza bir şenliğe dönüştürüyoruz. Geçmiş yıllarda bu meydanı nasıl cıvıl cıvıl yaptıysak, bugün de aynı heyecanı paylaşıyoruz. Sizin gülümsemeniz, bizim geleceğe dair en büyük umudumuzdur” dedi. “Bugün doyasıya eğlenin, koşun, oynayın ve şarkılar söyleyin” diyen Başkan Şadi Özdemir, “Çünkü bu bayram sizin, bu kent sizin, aydınlık yarınlar sizin” sözleriyle çocuklara seslendi. Başkan Şadi Özdemir ayrıca, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle andığını belirtti. Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Yasemin Arslan da demokrasinin temellerinin atıldığı ve bugünü tüm Dünya çocuklarına armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla andıklarını söyledi. Türkiye’nin en çocuk dostu kenti Nilüfer’de olduklarını hatırlatan Arslan, “Nilüfer’de bizlerin görüş ve önerilerine saygı duyarak süreçlere dahil olmamızın yolunu açan Başkanımız Şadi Özdemir’e, Nilüfer’in katılımcı çocukları olarak çok teşekkür ediyoruz. Ve siz sevgili arkadaşlarımı Çocuk Meclisimizin çalışmalarına katılmaya davet ediyorum” diye konuştu. SAHNEDE EĞLENCE VE SANAT Program akışında sahne etkinlikleri hız kesmeden devam etti. Tahta bacak gösterisi ve jonglör performansları çocuklardan büyük alkış alırken, Nilüfer Halk Dansları Çocuk Grubu’nun gösterisi meydandakilere görsel bir şölen sundu. Nilüfer Kent Konseyi Müzik Çalışma Grubu’nun dinletisi ve ardından gerçekleştirilen Fit Dans etkinliğiyle çocuklar hareket dolu anlar yaşadı. ATÖLYELERLE DOLU BİR GÜN Cumhuriyet Meydanı sahne gösterilerinin yanı sıra çocukların yaratıcılıklarını sergilediği pek çok atölyeye de ev sahipliği yaptı. Boyama, baskı ve seramik atölyelerinde çocuklar kendi eserlerini üretirken, okçuluk ve oyun olimpiyatları parkurlarında enerjilerini attılar. Nilüfer Belediyesi Gezici Kütüphanesi de meydandaki yerini alarak çocukları en sevilen kitaplarla buluşturdu. FİNAL “DAHA NELER BAND” İLE YAPILDI Günün ilerleyen saatlerinde Nilüfer Çocuk Korosu’nun konseriyle coşkulu anlar yaşayan katılımcılar, finalde sahne alan “Daha Neler Band” grubunun konseriyle bayram kutlamalarını zirveye taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.