Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Nuri Çomu

Kapsül Haber Ajansı - Mustafa Nuri Çomu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Nuri Çomu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sunar Un, IBAKTECH 2026’da Sektör Profesyonelleriyle Buluşuyor Haber

Sunar Un, IBAKTECH 2026’da Sektör Profesyonelleriyle Buluşuyor

Gıda endüstrisinin profesyonellerini bir araya getiren IBAKTECH 2026, Sunar Un için ürünlerini sektörle buluşturmanın yanı sıra profesyonel üretimin ihtiyaçlarını doğrudan değerlendirme fırsatı sunacak. Sunar Un, fuar kapsamında Sunar Profesyonel ve Hüner Baklavalık Serisi ürünleriyle yer alarak farklı üretim alanlarına yönelik uzmanlığını sektör profesyonelleriyle paylaşacak. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “IBAKTECH, profesyonel üretim sektörünün ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen özel ürünlerimizi paydaşlarımızla buluşturmak için çok önemli bir platform. Pastacılık, fırıncılık, baklava ve börekçilik gibi sektörlerimizin ihtiyaç ve beklentilerine özel ürünler geliştirmeye ve bu gelişime katkı sağlayacak çözümler sunmaya devam edeceğiz.” dedi. Doğru un seçimi, üretim standardının önemli bir parçası Profesyonel üretimde kullanılan hammaddenin özellikleri; ürünün dokusundan işlenebilirliğine, üretim sürecindeki standardizasyondan nihai üründeki tutarlılığa kadar birçok aşamayı etkiliyor. Bu nedenle farklı ürün grupları için üretimin niteliğine ve reçeteye uygun un özelliklerinin belirlenmesi önem taşıyor. Sunar Un, ürün geliştirme çalışmalarında bu farklılıkları dikkate alarak çözümler geliştiriyor. Üretim tecrübesini ileri teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla birleştiren şirket, profesyonel üreticilerin standardizasyon, verimlilik ve sürdürülebilir kalite hedeflerine katkı sağlayan ürünler kazandırıyor. Çomu, Sunar Un’un üretimden ürün geliştirmeye uzanan dönüşümünü şu sözlerle değerlendirdi: “Un üretimi, Sunar’ın hikayesinin başlangıç noktası. Bugün bu deneyimi teknoloji, otomasyon ve Ar-Ge ile ileri taşıyarak profesyonel üretimin değişen ihtiyaçlarına yönelik uzmanlık alanları geliştiriyoruz. Osmaniye’deki 21 bin metrekarelik yerleşkemizde, 12 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Sunar Un’un üretim kapasitesini 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz yatırımla 75 bin tondan 150 bin tona çıkarırken, üretimde kalite, verimlilik ve standardizasyonu da güçlendirdik. Baklavacılık, pastacılık ve fırıncılık gibi alanların farklı üretim dinamiklerini de dikkate alarak ürün portföyümüzü geliştirmeyi sürdürüyoruz. Hüner Baklava serimiz de bu yaklaşımın somut örneklerinden biri. Baklava üretiminde un ve yağın birbirini tamamlayan etkisini dikkate alarak geliştirdiğimiz ürünlerle, ustaların deneyimini teknoloji ve Ar-Ge ile destekleyen bir yaklaşım ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. Baklava üretiminde uzmanlaşmış yaklaşım, Hüner Baklavalık Sunar Un’un profesyonel üretime yönelik ürün geliştirme yaklaşımının öne çıkan örneklerinden biri Hüner Baklava serisi. Baklava üretiminde kullanılan un ve yağın ürünün lezzeti, dokusu, katman yapısı ve üretim standardı üzerindeki etkisinden hareket eden Sunar Un, baklavaya özel Hüner Baklavalık Un ve Hüner Baklavalık Yağ ürünlerini geliştirdi. Hüner Baklavalık ürünleri, baklava üretiminde un ve yağın birbirini tamamlayan özellikleri esas alınarak özel olarak formüle edildi. Bu yaklaşım, Sunar Un’un baklava üretimine yalnızca tek bir ürün üzerinden değil, üretim sürecinin ihtiyaçlarını bütünsel olarak değerlendiren bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Profesyonel üretimin ihtiyaçları ürün geliştirme çalışmalarının merkezinde Sunar Un’un profesyonel üretime yönelik yaklaşımı, farklı üretim alanları ve reçetelerin gerektirdiği özellikleri gözeterek geliştirilen geniş bir ürün portföyüne dayanıyor. Şirket; baklavalık, pastane, fırın ve özel amaçlı un çeşitleriyle profesyonel mutfakların farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyor. Üretim süreçlerinde işlenebilirlik, standardizasyon, verimlilik ve nihai ürün tutarlılığı gibi unsurları gözeten Sunar Un, profesyonellerin deneyimini teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarıyla desteklemeyi amaçlıyor. Sunar Un, baklavacılık alanındaki bu uzmanlığını IBAKTECH 2026’da sektör profesyonelleriyle paylaşırken, profesyonel mutfakların değişen ihtiyaçlarını yakından takip ederek, farklı kullanım alanlarına yönelik ürün geliştirme çalışmalarını sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor Haber

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor

Türkiye’nin tarıma dayalı sanayisinde yarım asrı aşan birikimiyle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, entegre üretim kabiliyetini uluslararası pazarlardaki güçlü ticaret ağıyla birleştiriyor. Grup; gıda, un ve yem, bitkisel yağ, nişasta ve nişasta bazlı ürünler, tarım ve biyoendüstriyel çözümler alanlarında faaliyet gösterirken, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 25 milyar TL’yi aşan cirosu ve 1.300’ün üzerindeki çalışanıyla Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan Sunar Yatırım, ihracatta ölçek büyütmenin yanı sıra ürün karmasında katma değeri artırmaya odaklanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, ihracat stratejilerinin üretimden Ar-Ge’ye uzanan bütüncül bir yapı üzerine kurulduğunu belirterek, “Sunar Yatırım olarak bugün 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat ve 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmimizle küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızla ürünlerimizin katma değerini artırırken mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi geliştirmek ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmek. İhracatta sürdürülebilir büyümenin, pazara yalnızca ürün değil, daha yüksek katma değer sunmaktan geçtiğine inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin mısır yağı ihracatında güçlü konum Sunar Yatırım’ın küresel pazarlardaki konumu, Türkiye’nin mısır yağı ve mısır nişastası ihracatındaki payıyla da öne çıkıyor. Grup, Türkiye’nin mısır yağı ihracatının yüzde 64’ünü, mısır nişastası ihracatının ise yüzde 29’unu gerçekleştiriyor. Farklı coğrafyalardaki pazar ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirme kabiliyetlerinin ihracat stratejilerinin önemli bir parçası olduğunu belirten Mustafa Nuri Çomu, “Mevcut ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, farklı coğrafyalardaki ihtiyaçları yakından takip ederek katma değerli ürünlerle yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyor, Türkiye’de geliştirdiğimiz üretim ve teknoloji yetkinliğini küresel pazarlara taşımaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ar-Ge, yeni ihracat alanlarının önünü açıyor Sunar Yatırım’ın ihracat stratejisinde Ar-Ge, yeni ürün geliştirilmesinin yanı sıra farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Sunar Mısır bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanarak “nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek Ar-Ge merkezi” olarak çalışmalarına başladı. 1 milyon doların üzerinde teknoloji altyapısına sahip Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün geliştirme, proses iyileştirme ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Tarımsal ham maddelerin daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalar da merkezin odak alanları arasında yer alıyor. Araştırmacılarının yüzde 75’i kadınlardan oluşan Ar-Ge Merkezi, grubun bilimsel ve teknolojik yetkinliğini insan kaynağı perspektifiyle destekliyor. Yeni yatırımlarla üretim ve ihracat kapasitesi güçleniyor Sunar Yatırım, mevcut üretim ve ihracat kapasitesini yeni yatırımlarla geliştirmeye devam ediyor. Yem sektöründeki büyüme hedefi doğrultusunda Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon dolarlık yeni bir yem fabrikası yatırımı için çalışmalara başlayan grup, üretim kapasitesini ve operasyonel gücünü artırmaya yönelik yeni projeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Yatırımların yalnızca Türkiye’deki üretim kapasitesinin geliştirilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Mustafa Nuri Çomu, Avrupa pazarındaki konumlarını güçlendirecek yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz. Diyarbakır’daki yatırımımızla üretim kapasitemizi artırırken, Avrupa’daki pazarlara erişimimizi güçlendirmek amacıyla Macaristan’da da yeni bir sanayi yatırımı projesi yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üretmeyi planlıyoruz” dedi. Grubun yenilenebilir enerji yatırımlarının da üretim altyapısını desteklediğini belirten Çomu, Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santrali yatırımlarıyla yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Entegre üretim yapısı ihracat gücünü destekliyor Sunar Yatırım’ın üretim ve ihracat yapısında, tarımsal ham maddeden nihai ürüne uzanan entegre değer zinciri önemli bir rol oynuyor. Sunar Mısır’ın nişasta ve nişasta bazlı ürünlerdeki üretim gücü, Elita Gıda’nın bitkisel yağ alanındaki faaliyetleri, Sunar Un’un modern üretim altyapısı, Sunar Yem’in faaliyetleri ve grubun tarımsal çalışmaları, birbirini tamamlayan bir yapı oluşturuyor. Bu entegre yapı, ham madde tedarikinden ürün geliştirmeye ve üretimden kalite kontrolüne kadar farklı aşamalarda grubun operasyonel kabiliyetini desteklerken, uluslararası müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik hızlı ve etkin çözümler sunma kabiliyeti sağlıyor. Yeni ürünler Foodist 2026’da uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştu Sunar Yatırım, ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda geliştirdiği yeni ürünlerini 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist 2026 kapsamında uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Fuarda profesyonel mutfaklara yönelik geliştirilen Hüner Baklavalık Un, Hüner Baklavalık Yağ ve Sunar Profesyonel Kızartmalık Yağ ilk kez tanıtılırken, Sunar Yağ’ın yenilenen ambalajları ve mısır nişastası bazlı biyoplastik poşetler de iş ortaklarıyla paylaşıldı. Foodist 2026’nın mevcut ve yeni ihracat pazarlarıyla doğrudan temas açısından önemli bir buluşma olduğunu belirten Çomu, “Uluslararası fuarlar, farklı pazarlardaki ihtiyaçları doğrudan gözlemlemek ve iş ortaklarımızla daha yakın ilişkiler geliştirmek açısından önemli fırsatlar sunuyor. Foodist 2026’da yeni ürünlerimizi uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştururken, farklı pazarlardaki beklentileri de yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü geliştirmeye ve Türkiye’nin üretim gücünü daha yüksek katma değerle küresel pazarlara taşımaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor Haber

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor

Yeni nesil ürün ve yatırımlarla, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren grup, 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmiyle Türkiye’nin dış ticaretinde öne çıkan üreticiler arasında yer alıyor. Grubun ihracat stratejisi hakkında bilgi veren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarıyla gıda sanayine yönelik yenilikçi ve katma değerli ürünlere, bu ürünlerle de yeni pazarlara odaklandıklarını söyledi. Türkiye’nin tarıma dayalı sanayisinde yarım asrı aşan birikimiyle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, entegre üretim kabiliyetini uluslararası pazarlardaki güçlü ticaret ağıyla birleştiriyor. Grup; gıda, un ve yem, bitkisel yağ, nişasta ve nişasta bazlı ürünler, tarım ve biyoendüstriyel çözümler alanlarında faaliyet gösterirken, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 25 milyar TL’yi aşan cirosu ve 1.300’ün üzerindeki çalışanıyla Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan Sunar Yatırım, ihracatta ölçek büyütmenin yanı sıra ürün karmasında katma değeri artırmaya odaklanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, ihracat stratejilerinin üretimden Ar-Ge’ye uzanan bütüncül bir yapı üzerine kurulduğunu belirterek, “Sunar Yatırım olarak bugün 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat ve 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmimizle küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızla ürünlerimizin katma değerini artırırken mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi geliştirmek ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmek. İhracatta sürdürülebilir büyümenin, pazara yalnızca ürün değil, daha yüksek katma değer sunmaktan geçtiğine inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin mısır yağı ihracatında güçlü konum Sunar Yatırım’ın küresel pazarlardaki konumu, Türkiye’nin mısır yağı ve mısır nişastası ihracatındaki payıyla da öne çıkıyor. Grup, Türkiye’nin mısır yağı ihracatının yüzde 64’ünü, mısır nişastası ihracatının ise yüzde 29’unu gerçekleştiriyor. Farklı coğrafyalardaki pazar ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirme kabiliyetlerinin ihracat stratejilerinin önemli bir parçası olduğunu belirten Mustafa Nuri Çomu, “Mevcut ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, farklı coğrafyalardaki ihtiyaçları yakından takip ederek katma değerli ürünlerle yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyor, Türkiye’de geliştirdiğimiz üretim ve teknoloji yetkinliğini küresel pazarlara taşımaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ar-Ge, yeni ihracat alanlarının önünü açıyor Sunar Yatırım’ın ihracat stratejisinde Ar-Ge, yeni ürün geliştirilmesinin yanı sıra farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Sunar Mısır bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanarak “nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek Ar-Ge merkezi” olarak çalışmalarına başladı. 1 milyon doların üzerinde teknoloji altyapısına sahip Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün geliştirme, proses iyileştirme ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Tarımsal ham maddelerin daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalar da merkezin odak alanları arasında yer alıyor. Araştırmacılarının yüzde 75’i kadınlardan oluşan Ar-Ge Merkezi, grubun bilimsel ve teknolojik yetkinliğini insan kaynağı perspektifiyle destekliyor. Yeni yatırımlarla üretim ve ihracat kapasitesi güçleniyor Sunar Yatırım, mevcut üretim ve ihracat kapasitesini yeni yatırımlarla geliştirmeye devam ediyor. Yem sektöründeki büyüme hedefi doğrultusunda Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon dolarlık yeni bir yem fabrikası yatırımı için çalışmalara başlayan grup, üretim kapasitesini ve operasyonel gücünü artırmaya yönelik yeni projeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Yatırımların yalnızca Türkiye’deki üretim kapasitesinin geliştirilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Mustafa Nuri Çomu, Avrupa pazarındaki konumlarını güçlendirecek yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz. Diyarbakır’daki yatırımımızla üretim kapasitemizi artırırken, Avrupa’daki pazarlara erişimimizi güçlendirmek amacıyla Macaristan’da da yeni bir sanayi yatırımı projesi yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üretmeyi planlıyoruz” dedi. Grubun yenilenebilir enerji yatırımlarının da üretim altyapısını desteklediğini belirten Çomu, Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santrali yatırımlarıyla yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Entegre üretim yapısı ihracat gücünü destekliyor Sunar Yatırım’ın üretim ve ihracat yapısında, tarımsal ham maddeden nihai ürüne uzanan entegre değer zinciri önemli bir rol oynuyor. Sunar Mısır’ın nişasta ve nişasta bazlı ürünlerdeki üretim gücü, Elita Gıda’nın bitkisel yağ alanındaki faaliyetleri, Sunar Un’un modern üretim altyapısı, Sunar Yem’in faaliyetleri ve grubun tarımsal çalışmaları, birbirini tamamlayan bir yapı oluşturuyor. Bu entegre yapı, ham madde tedarikinden ürün geliştirmeye ve üretimden kalite kontrolüne kadar farklı aşamalarda grubun operasyonel kabiliyetini desteklerken, uluslararası müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik hızlı ve etkin çözümler sunma kabiliyeti sağlıyor. Yeni ürünler Foodist 2026’da uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştu Sunar Yatırım, ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda geliştirdiği yeni ürünlerini 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist 2026 kapsamında uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Fuarda profesyonel mutfaklara yönelik geliştirilen Hüner Baklavalık Un, Hüner Baklavalık Yağ ve Sunar Profesyonel Kızartmalık Yağ ilk kez tanıtılırken, Sunar Yağ’ın yenilenen ambalajları ve mısır nişastası bazlı biyoplastik poşetler de iş ortaklarıyla paylaşıldı. Foodist 2026’nın mevcut ve yeni ihracat pazarlarıyla doğrudan temas açısından önemli bir buluşma olduğunu belirten Çomu, “Uluslararası fuarlar, farklı pazarlardaki ihtiyaçları doğrudan gözlemlemek ve iş ortaklarımızla daha yakın ilişkiler geliştirmek açısından önemli fırsatlar sunuyor. Foodist 2026’da yeni ürünlerimizi uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştururken, farklı pazarlardaki beklentileri de yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü geliştirmeye ve Türkiye’nin üretim gücünü daha yüksek katma değerle küresel pazarlara taşımaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış Haber

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış

Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı Haber

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı

Özellikle süregelen ayçiçeği ve mısır üretiminde, çiftçilerle birlikte geliştirdiği model sayesinde verimliliği artırmaya ve kaynak kullanımını optimize etmeye devam ediyor. Sunat Yatırım, sürdürülebilir uygulamalı tarım alanlarında ayçiçeğinde dekar başına verimi 8 yılda yüzde 96, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanını yüzde 43 oranında artırdı. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuyla ilgili açıklamasında “Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle birlikte geliştirdiğimiz kaynağı israfa değil, yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyor hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz.” dedi. Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım, Güvenli Gıdaya Ulaşmanın Herkesin Hakkı Olduğuna Dikkat Çekiyor  Haber

Sunar Yatırım, Güvenli Gıdaya Ulaşmanın Herkesin Hakkı Olduğuna Dikkat Çekiyor 

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 7 Haziran’da kutlanan Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, güvenli gıdanın artık yalnızca ürün güvenliğini değil; izlenebilirlik, sürdürülebilir kaynak kullanımı, tedarik zinciri dayanıklılığı ve kriz dönemlerinde erişilebilirliği de kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini söyledi. Güvenli gıdanın önemine dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Gıda Güvenliği Günü, güvenilir gıdaya erişimin insan sağlığı, toplumsal refah ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolünü her yıl yeniden gündeme taşıyor. Adana’da 50 yıl önce tarımla başlayan yolculuğunu bugün küresel arenaya taşıyan Sunar Yatırım, faaliyetlerini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağında sürdürüyor. Şirket; bitkisel sıvı yağ, un, yem, mısır nişastası bazlı endüstriyel ham madde ve biyo-bozunur plastik üretimi gerçekleştiriyor. Sunar Yatırım, son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte gıda güvenliğinin daha da stratejik bir konu haline geldiğine dikkat çekiyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuyla ilgili açıklamasında gıda güvenliğinin üretimden tüketime uzanan tüm zincirin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, “Sunar olarak gıda güvenliğini tüm üretim süreçlerimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Tarladan başlayarak nihai ürüne kadar uzanan değer zincirinin her aşamasında kalite, izlenebilirlik ve güvenlik standartlarını titizlikle uyguluyor; ulusal ve uluslararası standartlara uygun üretim gerçekleştiriyoruz. Teknoloji yatırımlarımız, kalite kontrol sistemlerimiz ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızla güvenli gıdaya erişimin desteklenmesine katkı sağlıyoruz. Toplum sağlığının korunması ve sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulması ancak bu anlayışla mümkün olabilir. Güvenli gıda bir ayrıcalık değil, herkesin erişebilmesi gereken temel bir haktır. Bu hakkın korunması ise sürekli iyileştirme, bilim temelli uygulamalar ve güçlü iş birlikleriyle mümkündür.” dedi. Küresel riskler gıda sistemlerini yeniden şekillendiriyor Günümüzde gıda güvenliğini tehdit eden riskler hakkında da değerlendirmede bulunan Çomu sözlerine şöyle devam etti: “Değişim gösteren sıcaklık dalgalanmaları, kuraklıklar, seller ve aşırı hava olayları tarımsal üretimi; savaşlar ve bölgesel çatışmalar küresel ticaret akışlarını ve lojistik ağları doğrudan etkiliyor. Enerji, gübre ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet baskıları da üretimin sürdürülebilirliği üzerinde önemli riskler oluşturuyor. Bunlarla beraber gıda kaynaklı biyolojik tehlikeler de insan sağlığı noktasında küresel ölçekte önemini koruyor. Gıda üretimi ve erişiminde tüm bu noktalar dikkate alınarak, bilim temelli kontrol mekanizmalarının ve etkin risk yönetimi sistemlerinin devreye alınması kritik rol oynuyor.” “Gıda güvenliği artık çok daha geniş bir kavram” Küresel gelişmelerin etkisiyle gıda güvenliği anlayışının da dönüşüm geçirdiğini belirten Sunar Yatırım, günümüzde güvenli gıdanın yalnızca ürün güvenliğiyle sınırlı olmadığını vurguluyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu; sürdürülebilir kaynak kullanımı, tedarik zinciri dayanıklılığı, izlenebilirlik, şeffaflık ve kriz dönemlerinde güvenilir gıdaya erişim konularının da gıda güvenliği kavramının ayrılmaz unsurları haline geldiğini ifade etti. Bu nedenle riskleri önceden öngören ve tüm değer zinciri boyunca bu riskleri yöneten proaktif yaklaşımın her geçen gün daha da önem kazandığına dikkat çekti. Üretim standartları ve vizyonel yaklaşımla küresel pazarda sürdürülebilir büyüme Sunar Yatırım, kalite ve gıda güvenliğini, uluslararası standartlara dayalı yönetim sistemleriyle güvence altına alıyor. Şirket; Excipact GMP, ISO 22000 ve FSSC 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, Non-GMO ve ürün uygunluk belgeleri gibi uluslararası kabul görmüş sertifikasyonlarla faaliyetlerini yürütüyor. Bu sertifikasyonlar, tüm süreçlerin uluslararası standartlara uygun, denetlenebilir ve izlenebilir şekilde yönetilmesini desteklerken; müşteriler, iş ortakları ve diğer paydaşlar nezdinde güven oluşturuyor. Ürünlerini 110’dan fazla ülkeye ihraç eden Sunar Yatırım, farklı pazarların mevzuat ve kalite gerekliliklerini yakından takip ederek müşteri beklentilerine uyum sağlıyor. Güçlü izlenebilirlik sistemleri, kalite kontrol uygulamaları, tedarikçi yönetimi ve denetim süreçleriyle ham madde tedarikinden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda gıda güvenliğini ön planda tutuyor. Şirket ayrıca sürdürülebilir tarım uygulamaları kapsamında yürüttüğü çalışmalarla tarımsal üretimde kalite ve verimliliğin artırılmasına katkı sağlarken, tedarik zincirinin güvenilirliğini de destekliyor. Temel ham maddelerin sürdürülebilir kaynaklardan temin edilmesini stratejik öncelik olarak gören Sunar Yatırım, tedarik zincirine çevresel ve sosyal sorumluluk kriterlerini entegre ederken, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, uluslararası standartlarda üretim anlayışı, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve güçlü ihracat performansıyla Türkiye'nin küresel pazardaki güvenilir gıda tedarikçisi konumuna katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Krizi ve Jeopolitik Riskler Gıda Güvenliğini Ön Plana Çıkarıyor Haber

İklim Krizi ve Jeopolitik Riskler Gıda Güvenliğini Ön Plana Çıkarıyor

Güvenli gıdanın önemine dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Gıda Güvenliği Günü, güvenilir gıdaya erişimin insan sağlığı, toplumsal refah ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolünü her yıl yeniden gündeme taşıyor. Adana’da 50 yıl önce tarımla başlayan yolculuğunu bugün küresel arenaya taşıyan Sunar Yatırım, faaliyetlerini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağında sürdürüyor. Şirket; bitkisel sıvı yağ, un, yem, mısır nişastası bazlı endüstriyel ham madde ve biyo-bozunur plastik üretimi gerçekleştiriyor. Sunar Yatırım, son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte gıda güvenliğinin daha da stratejik bir konu haline geldiğine dikkat çekiyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuyla ilgili açıklamasında gıda güvenliğinin üretimden tüketime uzanan tüm zincirin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, “Sunar olarak gıda güvenliğini tüm üretim süreçlerimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Tarladan başlayarak nihai ürüne kadar uzanan değer zincirinin her aşamasında kalite, izlenebilirlik ve güvenlik standartlarını titizlikle uyguluyor; ulusal ve uluslararası standartlara uygun üretim gerçekleştiriyoruz. Teknoloji yatırımlarımız, kalite kontrol sistemlerimiz ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızla güvenli gıdaya erişimin desteklenmesine katkı sağlıyoruz. Toplum sağlığının korunması ve sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulması ancak bu anlayışla mümkün olabilir. Güvenli gıda bir ayrıcalık değil, herkesin erişebilmesi gereken temel bir haktır. Bu hakkın korunması ise sürekli iyileştirme, bilim temelli uygulamalar ve güçlü iş birlikleriyle mümkündür.” dedi. Küresel riskler gıda sistemlerini yeniden şekillendiriyor Günümüzde gıda güvenliğini tehdit eden riskler hakkında da değerlendirmede bulunan Çomu sözlerine şöyle devam etti: “Değişim gösteren sıcaklık dalgalanmaları, kuraklıklar, seller ve aşırı hava olayları tarımsal üretimi; savaşlar ve bölgesel çatışmalar küresel ticaret akışlarını ve lojistik ağları doğrudan etkiliyor. Enerji, gübre ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet baskıları da üretimin sürdürülebilirliği üzerinde önemli riskler oluşturuyor. Bunlarla beraber gıda kaynaklı biyolojik tehlikeler de insan sağlığı noktasında küresel ölçekte önemini koruyor. Gıda üretimi ve erişiminde tüm bu noktalar dikkate alınarak, bilim temelli kontrol mekanizmalarının ve etkin risk yönetimi sistemlerinin devreye alınması kritik rol oynuyor.” “Gıda güvenliği artık çok daha geniş bir kavram” Küresel gelişmelerin etkisiyle gıda güvenliği anlayışının da dönüşüm geçirdiğini belirten Sunar Yatırım, günümüzde güvenli gıdanın yalnızca ürün güvenliğiyle sınırlı olmadığını vurguluyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu; sürdürülebilir kaynak kullanımı, tedarik zinciri dayanıklılığı, izlenebilirlik, şeffaflık ve kriz dönemlerinde güvenilir gıdaya erişim konularının da gıda güvenliği kavramının ayrılmaz unsurları haline geldiğini ifade etti. Bu nedenle riskleri önceden öngören ve tüm değer zinciri boyunca bu riskleri yöneten proaktif yaklaşımın her geçen gün daha da önem kazandığına dikkat çekti. Üretim standartları ve vizyonel yaklaşımla küresel pazarda sürdürülebilir büyüme Sunar Yatırım, kalite ve gıda güvenliğini, uluslararası standartlara dayalı yönetim sistemleriyle güvence altına alıyor. Şirket; Excipact GMP, ISO 22000 ve FSSC 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, Non-GMO ve ürün uygunluk belgeleri gibi uluslararası kabul görmüş sertifikasyonlarla faaliyetlerini yürütüyor. Bu sertifikasyonlar, tüm süreçlerin uluslararası standartlara uygun, denetlenebilir ve izlenebilir şekilde yönetilmesini desteklerken; müşteriler, iş ortakları ve diğer paydaşlar nezdinde güven oluşturuyor. Ürünlerini 110’dan fazla ülkeye ihraç eden Sunar Yatırım, farklı pazarların mevzuat ve kalite gerekliliklerini yakından takip ederek müşteri beklentilerine uyum sağlıyor. Güçlü izlenebilirlik sistemleri, kalite kontrol uygulamaları, tedarikçi yönetimi ve denetim süreçleriyle ham madde tedarikinden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda gıda güvenliğini ön planda tutuyor. Şirket ayrıca sürdürülebilir tarım uygulamaları kapsamında yürüttüğü çalışmalarla tarımsal üretimde kalite ve verimliliğin artırılmasına katkı sağlarken, tedarik zincirinin güvenilirliğini de destekliyor. Temel ham maddelerin sürdürülebilir kaynaklardan temin edilmesini stratejik öncelik olarak gören Sunar Yatırım, tedarik zincirine çevresel ve sosyal sorumluluk kriterlerini entegre ederken, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Şirket, uluslararası standartlarda üretim anlayışı, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve güçlü ihracat performansıyla Türkiye'nin küresel pazardaki güvenilir gıda tedarikçisi konumuna katkı sağlamayı sürdürüyor. Sunar Yatırım Hakkında: Yarım asrı aşkın köklü geçmişiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım; mısır nişastası bazlı endüstriyel hammadde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyo-bozunur plastik üreterek 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye ulaştırıyor. 1400’den fazla çalışanı başta olmak üzere çiftçiler, tüketiciler, iş ortakları, yerel yönetimler ve diğer tüm paydaşlarıyla geniş bir değer zinciri kuran Sunar, Ar-Ge ve ileri teknolojilere yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı ve çevre dostu sürdürülebilir üretime liderlik ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP 31’e Doğru Konferansında Sunar Yatırım’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu Haber

COP 31’e Doğru Konferansında Sunar Yatırım’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu

Küresel iklim gündemi ve COP süreçleriyle birlikte üretim yapan şirketlerin yalnızca ekonomik performansları değil, çevresel etkileri de belirleyici hale geliyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri ekseninde entegre üretim yapısına sahip olan Sunar Yatırım ise bu dönüşümün Türkiye’deki örnek modellerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin tarıma dayalı en köklü sanayi gruplarından biri olan Sunar Yatırım’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Yeşil İş Platformu’nun COP31 çerçevesinde Adana’da düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılarak, sanayideki dönüşümün üretimin geleceği üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sanayide karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıkları ele alındığı konferansta Çomu, Sunar Yatırım’ın entegre üretim modeli, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve biyoendüstriye dönüşüm stratejilerini de paylaştı. “Çukurova’dan dünyaya uzanan biyoendüstri yolculuğu” Konuşmasında Sunar Yatırım’ın dönüşüm hikayesini anlatan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şirketin üretim modelini şu sözlerle özetledi: “Sunar Yatırım olarak yapımızı Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu olarak görüyoruz. 1974 yılında başlayan üretim serüvenimiz bugün 6 kıtaya yayılan, 120’den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştü. Bizim yaklaşımımız yalnızca tarımsal hammaddeleri işlemek değil; onları gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmektir.” Çomu konuşmasında, sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, üretim kararlarının artık yalnızca ekonomik değil, çevresel etkileri de dikkate alacak şekilde şekillendiğini ifade etti. Entegre yapı ile çevresel etkiyi azaltıyor, verimliliği artırıyor Mustafa Nuri Çomu konuşmasında, entegre yapıları sayesinde aynı tarımsal hammaddenin gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda katma değerli ürünlere dönüştürülebildiğini, böylece hem kaynak verimliliğinin artırıldığı hem de döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine entegre edildiğini söyledi. Çomu, sürdürülebilir üretim yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde “Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir. Enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçlerimizi birbirine entegre bir sistem olarak ele alıyor; üretimimizi hem çevresel etkiyi azaltacak hem de verimliliği artıracak şekilde sürekli geliştiriyoruz.” dedi. 2027’de tesislerin tüm elektrik ihtiyacını kendi GES santrallerinden karşılayacak Konferansta Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik stratejisine de değinilerek, şirketin yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim yaklaşımını üç ana eksende yürütüldüğü ifade edildi. 41,5 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi yatırımlarının bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olduğu belirtildi. 2025 yılı itibarıyla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandığı ve 3.529 ton karbon salımının önlendiği paylaşıldı. Ayrıca 36 ambalaj optimizasyon projesiyle plastik kullanımının azaltılması ve kaynak verimliliğinin artırılması yönünde önemli ilerleme kaydedildiği ifade edildi. İleri biyolojik atıksu arıtma sistemleri ve biyogaz üretimi uygulamalarıyla da suyun yeniden kullanımının sağlandığı ve atıkların enerjiye dönüştürülerek üretim süreçlerine geri kazandırıldığı aktarıldı. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı; karbon salınımını da 2027’ye kadar yüzde 50, 2030’a kadar ise yüzde 75 azaltmayı hedefliyor. “Petrol bazlı plastiklere alternatif olan biyobozunur biyopolimerleri, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz” Konferansta Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, sanayi ölçeğinde uygulanabilirlik ve dönüşüm kapasitesi açısından da değerlendirildi. Bu kapsamda Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki üretim modelleri içindeki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çomu, biyoplastik dönüşümünü “alternatif bir ürün geliştirme süreci” olarak değil, doğrudan sanayinin üretim altyapısını etkileyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak tanımladı. Bu çerçevede Sunar NP’nin geliştirdiği çözümlerin yalnızca çevresel fayda değil, aynı zamanda mevcut endüstriyel sistemlerle uyumlu çalışabilirlik hedefi taşıdığını vurguladı. Çomu konuyla ilgili açıklamasında “Plastik tartışması bugün dünyada çok kritik bir noktaya geldi. Ancak burada önemli olan, her malzemenin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğidir. Sunar NP olarak biz, petrol bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirilen biyobozunur biyopolimerleri yalnızca çevresel bir çözüm değil, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz.” “Dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür” Biyoplastik üretiminde en kritik unsurun üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini koruyabilmek olduğunu söyleyen Çomu; geliştirilen ürünlerin mevcut üretim hatlarında kullanılabilir, proses stabilitesi sağlayan ve ölçeklenebilir yapıda tasarlandığını belirtti. Konuşmada ayrıca Sunar NP’nin W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Bu ürünlerin 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünerek mikroplastik oluşumunu engellediği ve böylece döngüsel ekonomi yaklaşımına doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Çomu biyoplastiklerin gelecekteki rolüne ilişkin değerlendirmesinde “Biz biyoplastikleri yalnızca çevre dostu bir alternatif olarak değil, geleceğin üretim standardını şekillendiren temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür.” dedi. Konferansta Sunar Yatırım’ın tarımdan biyoendüstriye uzanan entegre üretim modeli, sürdürülebilir sanayi dönüşümüne yönelik örnek yaklaşımlar arasında gösterildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor Haber

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; “İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor” dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.