Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müşteri Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Müşteri Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müşteri Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti Haber

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti

Kruze Consulting’in araştırmasına göre, ABD’de yatırım almış yüzlerce girişimin bordro verilerinde CTO’ların ekstrem düşük ve yüksek ücretler çıkarıldığında ortaya çıkan yıllık maaşı 166 bin dolarla CEO’ların 159 bin dolarlık ortalamasını geçti. Bu fark, yeni kurulan ve hızla büyüyen firmalarda daha da belirgin; CTO’lar yılda ortalama 238 bin dolar kazanırken CEO’ların ortalaması 216 bin dolarda kalıyor. CTO’ların üst yönetimdeki yükselişi bu tür şirketlerle de sınırlı kalmıyor. Harvard Law School Forum’da yayımlanan bir analize göre, Russell 3000 borsa endeksi şirketlerinde en yüksek ücretli yöneticiler arasında yer alan CTO sayısı 2021’de 155 iken bu sayı 2025’te 249’a çıktı ve sadece dört yıldaki artış %61 oldu. CTO’ların gelirlerindeki artış, teknolojinin şirketler içindeki rolünün genişlemesiyle paralel ilerliyor. Teknoloji liderliği artık yalnızca teknik sistemlerin yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Dijital dönüşüm, siber güvenlik, veri yönetimi ve yapay zekâ gibi şirketin bütününü ilgilendiren alanlar da üst yönetimin teknoloji gündeminde yer alıyor. Bu değişim, CTO’ların şirketlerin en yüksek ücretli yönetici kadrolarında daha fazla yer bulmasına da yansıyor. Teknoloji Liderliği Yalnızca Teknoloji Şirketlerinde Yükselmiyor Bu yükselişin dikkat çeken bir diğer yönü, sadece teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması. Harvard Law School Forum’daki analize göre, 2025’te en yüksek ücretli yöneticiler arasına giren CTO’ların yalnızca %31’i bilişim sektöründe görev yapıyor, geri kalan %69’u teknoloji dışındaki sektörlerde çalışıyor. Bu durum, teknoloji liderliğinin artık yalnızca yazılım ve teknoloji şirketlerinin gündemi olmadığının açık bir kanıtı. CTO’lar artık finans, sanayi ve tüketici ürünleri gibi farklı sektörlerde de üst yönetimin daha görünür ve yüksek ücretli rolleri arasında yer alıyor. “Ücret Yapısı, Şirketin Nereye Yatırım Yaptığını Gösterir” İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, üst yönetim ücretlerinin aslında şirketin önceliklerini ortaya koyduğunu vurguluyor. “Üst yönetim ücretleri, bir şirketin gelecekte nerede değer üreteceğine dair en açık göstergelerden biridir. Teknoloji yöneticiliği uzun yıllar destek fonksiyonu olarak konumlandırıldı ve ücret yapısı da bunu yansıttı. Gelen veriler, şirketlerin teknoloji liderliğini artık büyümenin merkezine koyduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise teknoloji liderliği çoğu şirkette hâlâ genel müdür yardımcılığı seviyesinde ve diğer fonksiyonlarla aynı ücret bandında konumlanıyor. Oysa bu rol tüm dünyada ürün, veri ve müşteri deneyimi üzerinden doğrudan gelire etki etmeye başladı. Şirketlerin teknoloji liderliğine hangi kademede ve hangi ücret bandında yer verdiği, bu yetkinliği ne kadar süre koruyabileceklerinin de belirleyicisi. Bu kararı geciktiren kurumlar, yetiştirdikleri teknoloji liderlerini küresel şirketlere kaptırma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Teknoloji yetkinliğini doğru kademede konumlandırmak, önümüzdeki dönemde şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Horoz Lojistik Uluslararası Operasyonlarını Deneyimli Bir İsimle Güçlendirdi Haber

Horoz Lojistik Uluslararası Operasyonlarını Deneyimli Bir İsimle Güçlendirdi

Horoz Lojistik, uluslararası operasyonlarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda üst yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde 20 yılı aşkın deneyime sahip Mustafa Düzgün, Horoz Lojistik'te Yurtdışı Depolar Grup Başkanı olarak göreve başladı. Düzgün, yeni görevinde şirketin uluslararası depolama operasyonlarının yönetimine, yurt dışı depo ağının geliştirilmesine ve küresel büyüme hedeflerine liderlik edecek. Mustafa Düzgün Hakkında Lojistik sektöründeki kariyerine Logwin AG'de başlayan Mustafa Düzgün, hava kargo operasyonları ve iş geliştirme alanlarında çeşitli görevler üstlendikten sonra Metro/Makro Cash & Carry'de tedarik zinciri yönetimi alanında görev yaptı. Ardından CEVA Logistics (eski adıyla Borusan Lojistik) bünyesinde yaklaşık 11 yıl boyunca Operasyon Müdürü, Kıdemli Operasyon Müdürü, Depo Operasyonları Başkanı ve Depo Operasyonları Direktörü görevlerinde bulunan Düzgün; büyük ölçekli depo operasyonları, ekip yönetimi, müşteri deneyimi, bütçe yönetimi, karlılık ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli projelere liderlik etti. Son olarak CEVA Logistics'te Depo Operasyonları Direktörü olarak görev yapan Düzgün, Eylül 2026 itibarıyla Horoz Lojistik ailesine katıldı. Yeni görevinde Mustafa Düzgün, Horoz Lojistik'in uluslararası depolama faaliyetlerinin stratejik gelişimine liderlik edecek. Düzgün; şirketin yurt dışındaki depo operasyonlarının büyütülmesi, hizmet kalitesinin geliştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve müşterilerine sunduğu uluslararası lojistik çözümlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yönetecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'" Haber

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'"

Bu ödüller, Konecta’nın yapay zekâ odaklı inovasyonunu, disiplinli uygulama yaklaşımını, üretken ve otonom yapay zekâyı küresel müşteri deneyimi operasyonlarına entegre etmedeki öncü rolünü ortaya koyuyor. Bu başarı, Konecta’nın geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısından stratejik bir dijital dönüşüm ortağına geçişini tescil ediyor. Frost & Sullivan, özellikle Konecta’nın insan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeli sayesinde dağınık müşteri operasyonlarını modernize etme ve ölçülebilir iş sonuçları yaratırken sürekli yüksek hizmet kalitesi sağlama becerisini takdir etti. Konecta, derin sektör uzmanlığını yeni nesil teknolojilere yaptığı sürekli yatırımlarla birleştirerek Yılın Şirketi unvanına layık görüldü: Katalyst 2028 ve yapay zekâ odaklı dönüşüm: 150 milyon Euro’luk dönüşüm yatırımıyla hayata geçirilen Konecta’nın “Katalyst 2028” girişimi, şirketi uçtan uca teknoloji, veri ve operasyon ortağı olarak konumlandırıyor.Kolibri Yapay Zekâ Platformu: Konecta, şirketlerin yapay zekâ denemelerinden tam ölçekli uygulamalara geçişini desteklemek amacıyla yakın zamanda otonom yapay zekâ orkestrasyon platformu Kolibri’yi kullanıma sundu. Yüzde 80’i önceden geliştirilmiş sektöre özel kullanım senaryolarından oluşan bir kütüphaneyi açık mimari ve maliyet kontrolü sağlayan entegre FinOps özellikleriyle birleştiren Kolibri, kuruluşların otonom yapay zekâyı güvenli ve ölçeklenebilir biçimde devreye almalarına olanak tanıyor. Platform; yapay zekâ ajanlarını, insan uzmanları ve kurumsal sistemleri ISO 42001 sertifikalı yapay zekâ yönetim çerçevesiyle desteklenen tek bir ekosistemde buluşturuyor.Ölçeklenebilir ve insan odaklı yapay zekâ: Konecta, insan temsilciler ile otonom yapay zekâyı bir araya getiren hibrit iş gücünü etkin biçimde yönetiyor. Konecta’nın Latin Amerika’daki otonom yapay zekâ çözümleri, erken aşamadaki tahsilat süreçlerini başarıyla otomatikleştirirken en yüksek performans gösteren insan temsilcilerle karşılaştırılabilir sonuçlar elde ediyor. Böylece çalışanlar daha karmaşık ve kişiselleştirilmiş görevlere odaklanabiliyor.Standartlaştırılmış uygulama ve güçlü yönetişim: Avrupa’daki düzenlemeler sıkılaşırken, Konecta küresel uyum çerçevesi ve standartlaştırılmış Veri Koruma Etki Değerlendirmeleri (DPIA) aracılığıyla AB Yapay Zekâ Yasası’nın gerekliliklerine proaktif biçimde yanıt veriyor. Konecta ayrıca COPC CX Standardı’nı faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda kurumsal yapısının bir parçası haline getirerek 28 ülkede ortak operasyonel mükemmeliyet ve hizmet tutarlılığı sağlıyor.Stratejik teknoloji ekosistemi: Konecta; AWS, Google Cloud, Salesforce, NICE, Lenovo, Nexthink, ElevenLabs, Uniphore ve CrewAI gibi ekosistem liderleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde inovasyonu hızlandırıyor. Bu iş birlikleri; gelişmiş bulut teknolojilerinin, siber güvenlik çözümlerinin ve proaktif yapay zekâ izleme yetkinliklerinin hem müşteri hem de çalışan ortamlarına doğrudan entegre edilmesini sağlıyor. Konecta CEO’su Nourdine Bihmane, konuya ilişkin şunları söyledi: “Frost & Sullivan tarafından iki bölgede birden Yılın Şirketi seçilmemiz, Katalyst 2028 vizyonumuzun ve 109 bin çalışanımızın özverisinin bir göstergesi. Günümüzde yapay zekânın uygulamaya geçirilmesindeki en büyük eksiklik regülasyona tâbi sektörlerin gerçekte neye ihtiyaç duyduğunu, gerçek müşteri etkileşimlerinin nasıl gerçekleştiğini ve istisnai durumların nerelerde ortaya çıktığını bilen operasyonel deneyimin yeterince sürece dâhil edilmemesidir. Bu çözümleri müşterilerimizle birlikte hayata geçirerek onların iş sonuçlarına doğrudan katkı sunmayı taahhüt ediyoruz.” Konecta Amerika CEO’su Mariano Castaños ise şunları ekledi: “2026 yılında aldığımız bu ödül, geleneksel dış kaynak hizmetlerinden Latin Amerika genelinde yapay zekâ odaklı dönüşümler sunan bir yapıya geçişimizi doğruluyor. Ölçülebilir iş değeri yaratıyoruz. Peru’nun sigorta sektöründe müşteri hizmetlerini geliştirmek için yapay zekâ destekli konuşma analitiği ve dijital asistanların kullanıma alınmasından, Meksika’nın lüks perakende ve Kolombiya’nın finans sektörlerinde ödeme sözü gerçekleşme oranlarını yüzde 30’un üzerinde artıran tahsilat voicebotlarının uygulanmasına kadar ekiplerimiz, insan ve yapay zekâyı birleştiren hibrit modellerin bu bölgede müşteri deneyiminin geleceği olduğunu kanıtlıyor.” Frost & Sullivan analistleri, Konecta’nın her iki bölgedeki benzersiz ölçeğini ve değişime uyum sağlayan inovasyon yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: Frost & Sullivan Müşteri Deneyimi Araştırmaları Direktör Yardımcısı Sherrel Sonia Roche, “Konecta, geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısı olmanın ötesinde bir dönüşüm ortağı olarak konumlanıyor. İnsan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeliyle şirketlerin dağınık müşteri operasyonlarını modernize etmelerine olanak tanıyor,” dedi. Frost & Sullivan En İyi Uygulamalar Araştırma Analisti Natalia Casanovas ise “Frost & Sullivan, yapay zekâ odaklı inovasyonu büyük ölçekli operasyonel uygulama gücüyle birleştirerek daha uyarlanabilir, verimli ve insan odaklı müşteri deneyimi ortamları sunan Konecta’yı bu ödüle layık görmüştür” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Demir Çelik, SteelOrbis Kocaeli’de Çeliğin Dönüşüm Eksenini Paylaştı Haber

Yıldız Demir Çelik, SteelOrbis Kocaeli’de Çeliğin Dönüşüm Eksenini Paylaştı

. Şirket, etkinlikte küresel ticaretteki yeni dengelerden SKDM ve yeşil dönüşüme, katma değerli üretimden müşteri deneyimini dijitalleştiren Stargate portalına kadar birçok kritik başlıkta vizyonunu paylaştı. Sektörün mevcut durumunu ve büyüme fırsatlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan Yıldız Demir Çelik, güçlü kurumsal kabiliyeti ve sürdürülebilir üretim modeliyle Türkiye çelik sanayisinin geleceğinde oynadığı stratejik rolü bir kez daha ortaya koydu. Türk yassı çelik sektörünün yenilikçi ve katma değerli üretim gücü Yıldız Demir Çelik, 8 Eylül tarihinde düzenlenen SteelOrbis Kocaeli Piyasa Sohbetleri etkinliğinde Platin Sponsor olarak yer aldı. Sektör paydaşlarını bir araya getiren organizasyonda küresel ticarette değişen dengeler, pazar koşulları, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve dijitalleşme başta olmak üzere sektörü geleceğe taşıyacak temel başlıklar kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. SteelOrbis Genel Müdürü Murat Eryılmaz ile Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz’ın açılış konuşmalarını gerçekleştirdiği organizasyonda Yıldız Demir Çelik üç ayrı panelde yer alan yöneticileri ve etkinlik standında öne çıkardığı Stargate Müşteri Portalı ile etkinlikte güçlü bir temsille yer aldı. “Çelik Sektöründe Dengeler Yeniden Şekilleniyor” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, çelik sektörünün yalnızca ekonomik dalgalanmalarla değil, üretim anlayışını köklü biçimde dönüştüren yeni bir süreçten geçtiğini vurguladı. Sektörde başarıyı belirleyen dinamiklerin giderek çeşitlendiğine dikkat çeken Selçuk Yılmaz, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Çelik sektöründe bugün yalnızca piyasa koşulları değil, oyunun kuralları da değişiyor. Küresel kapasite fazlası fiyatlar üzerinde baskı yaratırken; ticaret politikaları, karbon düzenlemeleri, enerji ve lojistik maliyetleri pazara erişimin ve üretimin toplam maliyetini yukarı taşıyor. Dolayısıyla sektörde güçlü bir konum elde etmek artık yalnızca üretim ya da satış performansıyla açıklanabilecek bir konu değil. Hangi pazara, hangi ürünle, hangi maliyet yapısıyla girdiğiniz; verinizi ne kadar doğru yönettiğiniz, süreçlerinizi ne ölçüde izlenebilir kıldığınız ve müşterinize ne kadar güvenilir bir deneyim sunduğunuz giderek daha belirleyici hale geliyor. Yıldız Demir Çelik olarak bu dönüşümü bütüncül bir yönetim konusu olarak ele alıyoruz. Odağımız; değişen koşulları doğru ve zamanında okuyabilmek, operasyonel verimliliğimizi sürekli geliştirmek, müşterilerimize şeffaf ve güvenilir bir yapı sunmak ve bugünün koşullarına cevap verirken yarının gücünü bugünden inşa etmek.” Dedi. Üç Farklı Panelde Sektörün Bugünü ve Yarını Konuşuldu Yıldız Demir Çelik, etkinlik boyunca gerçekleştirilen oturumlarda sektörün bugününe ve geleceğine yön veren farklı uzmanlık alanlarıyla temsil edildi. “Türkiye’de Yassı Çelik Sektörü – Mevcut Durum, Zorluklar ve Büyüme Fırsatları” başlıklı ilk oturumda Yıldız Demir Çelik Satış Direktörü Vedat Acar ile RAM Genel Müdürü ve TURKTRADE Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Urun konuşmacı olarak yer aldı. İç pazar görünümü, rekabet koşulları ve ithalat baskısı karşısında katma değerli üretimin belirleyici rolüne dikkat çeken Vedat Acar, sürdürülebilir satış yaklaşımının yalnızca daha fazla tonaj satmak değil, müşterinin operasyonel ritmini ve üretim sürekliliğini korumak anlamına geldiğini belirtti. Acar ayrıca müşteriyle kurulan güçlü teknik ortaklığın rekabette sağladığı avantajı paylaştı. “Küresel Ticarette Değişen Dengeler – Türkiye İçin Riskler ve Fırsatlar” başlıklı ikinci oturumda Yıldız Demir Çelik İhracat Müdürü Hakan Bozoğlu ile Trade Resources Company Yönetici Ortağı Bülent Hacıoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Bozoğlu, AB ve ABD pazarlarında artan korumacı ticaret bariyerleri karşısında Türk çelik sektörünün geliştirmesi gereken dinamik stratejileri aktardı. Pazar çeşitlendirmesi, çevik lojistik planlaması ve uluslararası standartlara uyumun Türk üreticilerini yeni ticaret dengelerinde öne çıkaracağını vurguladı. “İklim Değişikliği ve Jeopolitik Koşullarla Değişen Ticaret Politikalarının Yassı Çeliğe Etkisi” başlıklı üçüncü oturumda ise Yıldız Demir Çelik SEÇ ve Sürdürülebilirlik Müdürü Figen Tabak Balbal ile CARES (Certification Authority for Reinforcing Steels) Baş Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Sorumlusu (CTSO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Ladin Çamcı görüşlerini paylaştı. Figen Tabak Balbal; SKDM süreci, emisyon verisi takibi ve yeşil dönüşümün finansal boyutlarını ele alırken, sürdürülebilirlik ve risk yönetiminin sahadaki operasyonel refleksle birleştiğinde gerçek değer yarattığını belirtti. Etkinliğin “Türkiye ve Dünya Ekonomisi” başlıklı son oturumunda ise Yatırım Finansman Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Barış Esen ve Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Merkez Bankacılığı ve Finansal Piyasalar Profesörü Prof. Dr. Hakan Kara katılımcılarla buluştu. Oturum kapsamında jeopolitik gelişmelerin ekonomi ve piyasalar üzerindeki etkilerinin yanı sıra küresel gelişmeler ve Türkiye ekonomisinin görünümü değerlendirildi. Müşteri Deneyimini Kolaylaştıran Dijital Çözüm: Stargate Müşteri Portalı Etkinlik alanındaki Yıldız Demir Çelik standında ise sektörde müşteri deneyimi fonksiyonunu organizasyonel yapısına kazandıran ilk şirket olan Yıldız Demir Çelik’in online müşteri portalı Stargate, eklenen yeni fonksiyonlarıyla oluşturulan deneyim alanında katılımcılara sunuldu. Çelik sektöründe müşteri beklentilerinin kaliteli ürün tedarikinin ötesine geçerek tüm sürecin şeffaf, izlenebilir ve öngörülebilir yönetilmesine evrildiği günümüzde, müşteri güveninin süreçlerin görünürlüğüyle inşa edildiği gerçeği standın ana odağını oluşturdu. Bu yaklaşımın en somut çıktısı olarak standda öne çıkan Stargate Müşteri Portalı, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Yenilenen yüzü ve genişleyen fonksiyonlarıyla tanıtılan platform, müşterilerin temsilci desteği beklemeden sipariş, sevkiyat, anlık fabrika stokları, irsaliye takibi, test sertifikalarına erişim ve kredi kartıyla ödeme gibi operasyonel ve finansal süreçleri tek bir dijital kanal üzerinden yönetmelerine imkân tanıyor. Müşteri temas noktalarını tek ekranda toplayarak karar alma süreçlerini hızlandıran ve operasyonel kolaylık sunan Stargate, Yıldız Demir Çelik’in dijital dönüşüm ve kesintisiz müşteri deneyimi vizyonunun güçlü bir simgesi olarak etkinlikte dikkat çekti. Yıldız Demir Çelik güçlü üretim kabiliyeti, çevresel dönüşüm odaklı yatırımları ve müşteri deneyimini dönüştüren yenilikçi çözümleriyle, Türkiye ve küresel yassı çelik pazarındaki öncü adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Ödülleri Haberleri Ne Anlatıyor? Haber

Teknoloji Ödülleri Haberleri Ne Anlatıyor?

Bir kurumun ödül alması, yalnızca sahnede yapılan kısa bir teşekkür konuşmasından ibaret değildir. Teknoloji ödülleri haberleri, hangi çözüm alanlarının öne çıktığını, şirketlerin hangi yetkinlikleri görünür kılmak istediğini ve sektörün gelecek beklentilerini okumak için önemli bir veri seti oluşturur. Özellikle yapay zeka, siber güvenlik, enerji teknolojileri, savunma, lojistik ve sürdürülebilirlikte ödül gündemi, pazardaki rekabetin yönüne dair erken sinyaller verebilir. Ancak her ödül haberini aynı ağırlıkla değerlendirmek doğru değildir. Ödülün düzenleyicisi, jüri yapısı, değerlendirme kriterleri, aday havuzu ve projenin somut etkisi; haberin kurumsal itibar ve sektör açısından gerçek değerini belirler. Karar vericiler için kritik soru, “Kim ödül aldı?”dan çok, “Hangi problem çözülmüş, hangi model takdir edilmiş ve bu başarı ölçeklenebilir mi?” olmalıdır. Teknoloji ödülleri haberleri neden stratejik veri sayılır? Ödüller, şirketlerin Ar-Ge, ürün geliştirme ve marka iletişimi yatırımlarının kesiştiği noktada yer alır. Bir fintech şirketinin müşteri deneyimi ödülü alması, kurumun dijital kanallara yaptığı yatırımı işaret edebilir. Bir üretim tesisinin Endüstri 4.0 alanında ödüllendirilmesi ise otomasyon, veri analitiği veya enerji verimliliği uygulamalarının olgunlaştığını gösterebilir. Bu nedenle ödül haberleri, yalnızca bir kurumsal duyuru olarak değil, rekabet istihbaratının parçalarından biri olarak izlenmelidir. Rakiplerin hangi teknolojilere yatırım yaptığı, hangi iş ortaklıklarını öne çıkardığı ve hangi başarı göstergelerini sahiplenmek istediği bu haberlerde görünür hale gelir. Yatırımcılar, tedarikçiler, sektör birlikleri ve kamu paydaşları için bu görünürlük, yeni iş birliklerinin veya politika başlıklarının habercisi olabilir. Öte yandan ödül, tek başına ticari başarı kanıtı değildir. Henüz gelir üretmeyen fakat güçlü bir prototipe sahip projeler de ödül alabilir. Buna karşılık yüksek müşteri memnuniyeti ve güçlü satış performansı bulunan bir ürün, doğru kategoride yarışmadığı için hiçbir ödül kazanmamış olabilir. Bu ayrım, haberi değerlendirirken itibar ile iş sonucu arasındaki mesafeyi korumayı gerektirir. Haber değeri ödülün kendisinden daha geniştir Nitelikli bir teknoloji ödülü haberi, plaketin ötesindeki hikayeyi anlatır. Okurun öğrenmek istediği temel unsur, ödülün hangi çözüm veya uygulama sayesinde geldiğidir. Yapay zeka destekli bir karar sistemi mi geliştirildi, siber saldırı riskini azaltan yeni bir mimari mi kuruldu, yoksa enerji tüketimini düşüren bir üretim modeli mi devreye alındı? Haber metni bu sorulara açık yanıt vermelidir. İkinci önemli boyut ölçülebilir etkidir. “Yenilikçi çözüm” ifadesi tek başına yeterli değildir. Operasyon süresinde sağlanan kısalma, enerji kullanımındaki düşüş, hata oranındaki gerileme, güvenlik kapasitesindeki artış veya kullanıcı sayısındaki büyüme gibi göstergeler haberi güçlendirir. Ölçülebilir veri paylaşılmıyorsa, projenin hangi ihtiyaca yanıt verdiği ve uygulamanın hangi aşamada bulunduğu net biçimde aktarılmalıdır. Ayrıca ödülün kurumsal bir stratejiyle bağını kurmak gerekir. Örneğin savunma teknolojilerinde alınan bir başarı, yerlileştirme kabiliyeti, ihracat hedefi veya çift kullanımlı teknoloji geliştirme yaklaşımıyla ilişkili olabilir. Tarım teknolojilerindeki bir ödül ise su verimliliği, izlenebilirlik, iklim riskine uyum ya da küçük üreticilerin finansmana erişimi açısından daha geniş bir etki yaratabilir. Jüri, kategori ve kriterler güveni belirler Ödül haberlerinde güvenilirlik, değerlendirme mekanizmasının şeffaflığıyla doğrudan bağlantılıdır. Bağımsız uzmanlardan oluşan jüri, önceden açıklanmış kriterler ve güçlü aday havuzu, başarının ağırlığını artırır. Akademi, kamu, sektör kuruluşları ve teknoloji ekosistemini temsil eden isimlerin yer aldığı yapılar, değerlendirmeyi daha anlamlı hale getirebilir. Kategori seçimi de dikkatle okunmalıdır. “Yılın teknoloji şirketi” gibi geniş kategoriler marka algısı açısından güçlü olabilir; fakat “lojistikte karbon emisyonunu azaltan dijital uygulama” gibi spesifik bir kategori, çözümün kullanım alanını daha somut biçimde ortaya koyar. Özellikle B2B pazarlarda spesifik kategoriler, satın alma ekipleri ve iş ortakları açısından daha işlevsel sinyal üretir. Kurumsal iletişimde ödül haberi nasıl konumlanmalı? Ödül iletişiminin en yaygın hatası, metni yalnızca kurumun başarısına odaklamaktır. Oysa etkili iletişim, başarının müşteriye, sektöre ve kamu yararına ne kattığını gösterir. Bir teknoloji şirketi ödülünü anlatırken, ürününün işletmelere hangi maliyet avantajını sağladığını veya kullanıcıların hangi sorunu daha güvenli biçimde çözdüğünü açıklamalıdır. Aşırı iddialı ifadeler de ters etki yaratabilir. “Dünyada ilk”, “benzersiz” veya “devrim niteliğinde” gibi söylemler, doğrulanabilir dayanaklarla desteklenmediğinde haberin güvenini zayıflatır. Daha sağlam yaklaşım; ödülü veren kurumu, kategoriyi, uygulamanın kapsamını ve somut sonuçları doğrudan aktarmaktır. İddia ne kadar büyükse, kanıt beklentisi de o kadar yükselir. İletişim ekipleri için ödül haberi, tek günlük görünürlük aracı olmamalıdır. Projenin teknik ekibiyle yapılacak bir röportaj, uygulamayı anlatan kısa video, veri odaklı bir görsel veya müşterinin deneyimini yansıtan vaka çalışması, kazanımı daha kalıcı bir içerik varlığına dönüştürür. Bu yaklaşım, özellikle karmaşık teknolojileri geniş profesyonel kitlelere anlatmada etkilidir. Editörler için ayırt edici yayın çerçevesi Dijital yayıncılar açısından ödül duyurularının büyük bölümü benzer kalıplarla gelir. Haber değeri yaratmak için kurum açıklamasını yeniden yazmak yeterli olmaz. Editoryal çerçeveye, ödülün bulunduğu pazarın büyüklüğü, ilgili teknolojinin yaygınlaşma hızı ve çözümün sektör sorunlarıyla ilişkisi eklenmelidir. Bir ödül haberini yayımlamadan önce dört soru yönlendirici olabilir: Ödül hangi kurum tarafından verildi? Proje hangi sorunu çözüyor? Uygulama hangi ölçekte kullanılıyor? Ortaya çıkan sonuç doğrulanabilir verilerle destekleniyor mu? Bu sorular, içerik akışını sadeleştirirken reklam dili ile haber dili arasındaki çizgiyi de korur. Özellikle telifsiz ve yeniden yayımlanabilir içerik ihtiyacı bulunan dijital medya kuruluşları için bu denge önem taşır. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın yapıları, ödül bilgisini ekonomi, üretim, yapay zeka veya sürdürülebilirlik gündemiyle ilişkilendirdiğinde; içerik farklı yayınlarda da daha yüksek bağlam değeri kazanır. Ödül sonrası performans izlenmeli Ödülün gerçek etkisi, duyurudan sonraki dönemde anlaşılır. Şirketin yeni müşteri görüşmeleri, yatırımcı ilgisi, yetenek kazanımı, iş ortaklığı talepleri veya uluslararası görünürlüğünde değişim olup olmadığı takip edilmelidir. Bu etkiler her kurumda aynı biçimde ortaya çıkmaz. Erken aşama girişimler için yatırımcı erişimi öne çıkarken, büyük sanayi kuruluşlarında tedarikçi güveni ve çalışan bağlılığı daha belirleyici olabilir. Bu süreçte ödülü bir bitiş çizgisi gibi değil, hesap verebilirlik fırsatı olarak görmek gerekir. Ödül alan projenin altı ay veya bir yıl sonra hangi aşamada olduğu, hedeflerine yaklaşıp yaklaşmadığı ve ölçeklenme planının işleyip işlemediği kamuoyu için daha değerli bir ikinci haber yaratır. Başarının sürekliliği, ilk duyurunun heyecanından çok daha güçlü bir itibar unsuru olabilir. Öne çıkan alanlar hangi yönü gösteriyor? Son yıllarda teknoloji ödüllerinde yapay zeka, veri güvenliği, iklim teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları belirgin biçimde öne çıkıyor. Buna rağmen her alandaki başarı aynı anlama gelmez. Yapay zeka ödüllerinde modelin doğruluğu kadar veri yönetişimi, etik ilkeler ve insan denetimi önemlidir. Sürdürülebilirlik kategorilerinde ise karbon azaltımı iddiasının hesaplama yöntemi ve operasyonel karşılığı sorgulanmalıdır. Savunma, enerji ve lojistik gibi kritik sektörlerde ödüllendirilen çözümler ayrıca tedarik güvenliği, siber dayanıklılık ve mevzuata uyum açısından değerlendirilmelidir. Teknolojinin etkisi, yalnızca hızlı çalışmasıyla değil, zor koşullarda güvenilir biçimde çalışmasıyla ölçülür. Bu yüzden prestijli görünen bir ödülün stratejik karşılığı, sektörün niteliğine göre değişir. Teknoloji ödülleri haberlerini doğru okumak, kurumların iletişim refleksini aşan bir bakış gerektirir. Ödülün arkasındaki problemi, kanıtı ve ölçeklenme potansiyelini izleyenler; yalnızca kimin öne çıktığını değil, pazarın nereye yöneldiğini de daha erken görebilir.

TP Türkiye, Üst Yönetimini İki Yeni Atamayla Güçlendirdi Haber

TP Türkiye, Üst Yönetimini İki Yeni Atamayla Güçlendirdi

Dijital iş hizmetleri alanında sektörünün lider firmalarından olan TP Türkiye’de iki üst düzey atama gerçekleşti. Yeni yapılanma kapsamında, Müşteri ve Proje Ofisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Miray Yılmaz, İş Geliştirme ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcılığı (Executive Vice President) görevine; Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Eray Uğurluay ise Satış ve İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcılığı (Executive Vice President) görevine atandı. Miray Yılmaz, İş Geliştirme ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı (EVP) oldu Bahçeşehir Üniversitesi’nde Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi alanında MBA yapan Miray Yılmaz, kariyerine Turkcell Global Bilgi’de başladı. Ardından Doğtaş & Kelebek’te Müşteri Deneyimi Müdürü, Alonet Bilgi’de ise Müşteri Deneyimi ve Operasyonel Gelişim Direktörü olarak çalıştı. 2018 yılında Stratejik Müşteriler Direktörü olarak TP Türkiye’ye katılan Yılmaz, 2021 yılında Müşteri Deneyimi ve İş Destek Direktörlüğüne getirildi. 2024 yılında atandığı Müşteri ve Proje Ofisinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevinde, iş zekâsı, iş gücü yönetimi ve gerçek zamanlı yönetim ekiplerinin de aralarında bulunduğu 50’yi aşkın kişiden oluşan çok fonksiyonlu ekiplere liderlik etti. Miray Yılmaz, İş Geliştirme ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcılığı (EVP) görevinde; iş geliştirme ve pazarlama faaliyetlerinin yanı sıra müşteri deneyimi, stratejik müşteri ve proje yönetimi, dijital dönüşüm, gelir ve bütçe yönetimi, planlama ve raporlama, çok dilli operasyonlar ile iş destek fonksiyonlarına liderlik edecek. Eray Uğurluay, Satış ve İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcılığına (EVP) atandı İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü mezunu olan Eray Uğurluay, kariyerine Turkuaz Bilgisayar’da Satış Uzmanı olarak başladı. Ardından Arçelik/Beko’da Ürün Müdürü, Turkcell’de Kıdemli Ürün Müdürü olarak görev yaptı. Türk Telekom’da ürün pazarlaması, müşteri deneyimi ve bağlılığı ile kurumsal satış operasyonları alanlarında farklı yöneticilik görevleri üstlendi. Uğurluay, 2019’dan bu yana sosyal girişim Kidoole’un kuruculuğunu ve yöneticiliğini de yürütüyor. TP Türkiye’ye 2016 yılında Satış Direktörü olarak katılan Uğurluay, 2025 yılında Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcılığına getirildi. İş geliştirme, kurumsal satış, stratejik müşteri yönetimi, müşteri deneyimi, ürün yönetimi ve ticari strateji alanlarında 25 yıllık deneyime sahip olan Uğurluay, son olarak Satış ve İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcılığı (EVP) görevine atandı. Eray Uğurluay, yeni görevinde TP Türkiye’nin iş geliştirme stratejilerine liderlik edecek; satış, müşteri yönetimi ve müşteri deneyimi alanlarında şirketin büyüme hedeflerini destekleyen çalışmaları yönetecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı! Haber

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı!

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala kırtasiye sektörü yoğun alışveriş dönemine hazırlanırken, bir yandan da perakendede yeni bir dönüşüm sürecinin sinyallerini veriyor. TÜKİD’in gündeme taşıdığı “Yeni Nesil Kırtasiye” yaklaşımı, yalnızca mağazaların dekorasyonunun yenilenmesini değil; mağaza düzeni, ürün çeşitliliği, teknoloji kullanımı, müşteri hizmetleri ve mağazada geçirilen zamanın niteliğini kapsayan daha geniş bir dönüşümü ifade ediyor. Hedef yalnızca okul sezonu değil, 12 ay kırtasiyecilik Kırtasiyeleri birer ‘yaşam alanı’ haline getiren yeni nesil bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Türkiye genelinde 8 bin civarında kırtasiyeci bulunuyor. Bugün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışına yakın olarak değerlendirebileceğimiz işletme sayısı 500 civarında. Bu sayının önümüzdeki 5 yıl içerisinde binlerce noktaya ulaşması mümkün” dedi. Kasım ayında gerçekleştirilecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nin sektördeki bu dönüşümün önemli başlangıç noktası olacağını belirten Taha Keresteci, “Yeni Nesil Kırtasiye de zirvenin ana gündemlerinden biri olacak. Mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, tüketicileri, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları konuşacağız. Yeni Nesil Kırtasiye ile aslında sektörümüzün yalnızca okul sezonuyla anılmasını değil, 12 ay kırtasiyecilik anlayışımızı da ortaya koymuş olacağız. Kırtasiye alışveriş yapılan yerden, insanların gelmek ve vakit geçirmek istediği bir noktaya dönüşürse bundan hem esnafımız hem de bütün sektör kazanır” dedi. Dönüşüm başlamış durumda Dönüşümün farklı aşamaları olduğuna dikkat çeken Taha Keresteci, “Bir mağaza fiziksel olarak tamamen yenilenmiş olabilir, diğeri dijitalleşmede çok ileridedir, başka biri ürün çeşitliliğinde veya müşteri deneyiminde farklılaşmıştır. Bazı mağazalar ise artık yalnızca satış noktası değil, atölyeleri, etkinlikleri ve farklı kullanım alanlarıyla müşterinin daha uzun süre vakit geçirebildiği yerlere dönüşüyor. Dolayısıyla dönüşüm başlamış durumda.” dedi. Kırtasiyecinin bütçesine göre işe vitrininden, raflarından veya aydınlatmasından başlayabileceğini ifade eden Taha Keresteci, “Dijital altyapısını geliştirebilir. Küçük bir hobi veya etkinlik alanı oluşturabilir. Daha büyük mağazalarda ise oturma alanları, atölyeler veya kafe gibi daha kapsamlı yatırımlar gündeme gelebilir. Dolayısıyla maliyet tamamen mağazanın ölçeğine ve hedeflediği konsepte göre değişir. Burada asıl bakmamız gereken konu şu: Yapılan yatırım kırtasiyeciye ne kadar geri dönüş sağlayacak? Bizce esas mesele yatırımın büyüklüğü değil, doğru yere yapılması” diye konuştu. Kırtasiyeciler arasındaki rekabet gücü de artacak Dönüşümün öncelikli olarak kırtasiyeciler arasında rekabet gücünü de artıracağını belirten Taha Keresteci, “Bugün tüketicinin önünde çok fazla seçenek var. E-ticaret var, büyük perakende kanalları var, farklı satış platformları var. Kırtasiyecinin burada yalnızca ürünü rafına koyarak rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Ancak kırtasiyenin çok önemli bir avantajı var; müşteriyle doğrudan temas. Yeni nesil mağazacılıkla bizim biraz daha güçlendirmek istediğimiz taraf da bu” dedi. Mağaza tasarımı, müşteri deneyimi, dijitalleşme, sosyal medya, e-ticaret, kategori ve stok yönetiminin yanında mağazaların yaşam alanına dönüşmesi de gündemimizde olacak. Atölyeler, etkinlik alanları, sanat ve hobi bölümleri, oturma alanları, uygun mağazalarda kafe konseptleri gibi farklı uygulamaları da değerlendirmek istiyoruz” dedi. İnsanlar ekrandan kaçış yolu arıyor Bugün insanların ekrandan bir kaçış yolu aradığını da dikkat çeken Taha Keresteci, ekranlarla çevrili bir dünyada kalem ve kâğıdın yeniden değer kazandığını belirterek, genç kuşağın kırtasiye ürünlerine yaklaşımındaki değişimin sektör için yeni bir potansiyel yarattığını ifade etti. Ayrıca kırtasiyenin sessizce büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir defterin, bir kalemin arkasında bugün Türkiye’nin en çeşitli ve en rekabetçi şirketleri ve markaları var. Bizim kuşağımız kırtasiyeyi bir zorunluluk olarak gördü. Bugünün gençleri ise onu bir kimlik, hatta bir sosyal medya estetiği haline getirdi. Bu, sektörümüzün daha önce sahip olmadığı yeni bir pazarlama gücü. Biz de bu değişimi doğru okuyarak kırtasiyeyi yeni nesil tüketici için daha cazip, daha deneyimsel ve daha yaşayan bir alana dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu. “Enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız” Yaz döneminde yeni eğitim ve öğretim sezonuna dair hazırlıkların yoğun bir şekilde yapıldığını ve şu an sektörün okul alışverişine tamamen hazır olduğunu belirten Keresteci, şu bilgileri paylaştı: “Üreticisinden ithalatçısına, toptancısından perakendeci firmalarına kadar sektörün tüm aktörleri ürünlerini, stoklarını, fiyatlandırmalarını ve satış stratejilerini yapmış durumda. Özellikle son günlerde çanta, defter, kalem, boya ürünleri, beslenme ürünleri ve temel okul ihtiyaçlarında ciddi bir talep söz konusu. Bununla birlikte bu yıl kırtasiye ürünlerinde fiyat artışları diğer sektörlere kıyasla çok daha sınırlı seyretti. Bu da sektörümüzün tüketiciyi korumak adına kâr marjlarını minimumda tutma gayretinin en net sonuçlarından biri. Son birkaç yılda gıda, giyim veya elektronik gibi alanlarda fiyat artışları ciddi seviyelere ulaşmışken sektörümüzde bu oranlar çok daha sınırlı seviyelerde seyretti. Üretici ve tedarikçi firmalarımız kâr marjlarını düşük tutarak, velilerimizi, tüketicilerimizi korumayı öncelik edindi. Dolayısıyla enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız. Bu olumlu tablonun bu yılki kırtasiye alışverişine de olumlu yansıyacağını tahmin ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye'ye, Uluslararası İş Ödülleri’nde 14 Ödül Birden Haber

QNB Türkiye'ye, Uluslararası İş Ödülleri’nde 14 Ödül Birden

QNB Türkiye, değişen müşteri ihtiyaçlarına yanıt veren ürün ve hizmetlerinin yanı sıra sürdürülebilirlik, çalışan mutluluğu, yetenek yönetimi ve kazanımı, uluslararası ticaret ve sponsorluk alanlarında yürüttüğü çalışmalarla da 2026 Uluslararası İş Ödülleri (International Business Awards) kapsamında ödüllendirildi. Kazananlar, dünya genelinden 300’ü aşkın profesyonelin iki ay süren değerlendirmeleri sonucunda belirlendi. Teknoloji ve müşteri deneyimi alanında dört ödül QNB Türkiye’nin müşteri ihtiyaçlarını doğru zamanda ve etkin çözümlerle karşılamak amacıyla geliştirdiği teknoloji odaklı çalışmalar dört farklı kategoride ödüllendirildi. Mobil kredi süreçlerinin yenilenmesini ve müşteri odaklı özel akışların oluşturulmasını kapsayan “Renewed Mobile Loan Application Journey – Bi’Tıkla Kredi”, “Excellence in User-Centered Product Design” kategorisinde Altın Stevie kazandı. QNB Mobil’de müşterilerin düzenli ödemelerini takip eden, önemli durumlarda onları bilgilendiren ve işlemlerini tek onayla tamamlamalarını sağlayan Q Dijital Zekâ, “QNB – Q Digital Assistant” başlığıyla yarışmaya katıldı. Çözüm, “Best Use of Technology in Customer Service” kategorisinde Gümüş Stevie’nin sahibi oldu. Müşterilere sunulan faydaları uzun vadeli ve güçlü müşteri ilişkilerine dönüştürmeyi hedefleyen QNB’nin sadakat programları, uluslararası arenada iki önemli ödül kazandı. Bireysel müşterilere kart harcamalarında indirim, ücretsiz para transferi ve avantajlı faiz oranları gibi çeşitli faydalar sunan QNB Kazananlar Kulübü, “Achievement in Customer Satisfaction” kategorisinde Gümüş Stevie ödülünün sahibi oldu. Birikim müşterilerinin bankacılık deneyimini finansal avantajlar ve günlük yaşama yönelik ayrıcalıklarla zenginleştiren QNB Plus ise “Achievement in Product Innovation” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Bu ödüller, QNB’nin müşterilerine sunduğu faydaları güçlü ve sürdürülebilir müşteri ilişkilerine dönüştürme yaklaşımının uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyuyor. QNB Global Trade üç kategoride ödüllendirildi Dış ticaret yapan ve uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen firmalar için geliştirilen QNB Global Trade; finansman, danışmanlık, eğitim ve dijital bankacılık çözümlerini tek çatı altında bir araya getiriyor. Program kapsamında firmalara Eximbank kredileri, TCMB reeskont kredisi ve İGE kefaletli finansman seçeneklerinin yanı sıra Dijital Hazine, Self Servis Dış Ticaret Menüsü ve Adım Adım İhracat Programı gibi çeşitli çözümler sunuluyor. Finansmanı bilgi, danışmanlık ve dijital çözümlerle tamamlayan bu bütünsel yapı, üç farklı kategoride ödüle layık görüldü. QNB Global Trade, “Achievement in Banking” kategorisinde Altın, “Achievement in Financial Services” kategorisinde Gümüş ve “Achievement in Financial Products & Services” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Sürdürülebilirlik alanında iki Stevie QNB Türkiye’nin sürdürülebilirlik yaklaşımı hem bu alandaki liderliği hem de uzun vadeli Net Sıfır stratejisiyle iki ayrı kategoride ödüllendirildi. QNB Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmalarına liderlik eden Yeliz Ataay Arıkök, “Sustainability Hero of the Year in the Middle East and Africa” kategorisinde Altın Stevie’nin sahibi oldu. QNB Türkiye’nin 2050 Net Sıfır taahhüdü ise “Net Zero Strategy of the Year” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Bu taahhüdü somutlaştıran Net Sıfır Geçiş Planı, sektör bazlı 2030 ara hedefleri ve 2050 yol haritalarıyla emisyon yoğun sektörlerde ölçülebilir dönüşümü desteklemeyi ve finansmanı düşük karbonlu ekonomiye geçişe yönlendirmeyi hedefliyor. Çalışan mutluluğu, yetenek yönetimi ve kazanımında dört ödül QNB Türkiye, çalışan mutluluğunu iyi olma hâli, çalışan katılımı ve yetenek gelişimiyle birlikte ele alan uygulamalarıyla dört Stevie kazandı. Çalışanları toplumsal fayda etrafında bir araya getiren Charity Bazaar – İyilik Kermesi, “Achievement in Employee Advocacy Program” kategorisinde Altın Stevie kazandı. Çalışanların iyi olma hâlini ve iş deneyimini destekleyen QNB Employee Wellbeing Strategy ise “Achievement in Employee Wellbeing Programs” kategorisinde Gümüş Stevie’ye layık görüldü. Genç yeteneklere QNB Türkiye’nin farklı iş birimlerinde staj ve deneyim imkânı sunan Fin-ally MT Programı, Q-MBA eğitimleri, mentorluk ve kariyer danışmanlığıyla destekleniyor. Program, “Human Capital or Talent Management Solution” kategorisinde Altın, “Achievement in Human Resources” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Padel sponsorluğuna Altın Stevie QNB Türkiye, padelin Türkiye’deki gelişimini desteklemek ve QNB First ile QNB Private Banking müşterilerini padel ile buluşturmak amacıyla yeni bir sponsorluk yolculuğu başlattı. Anlaşmalı kulüplerle başlayan, turnuva ve etkinliklerle genişleyen bu çalışmalar, Türkiye Tenis Federasyonu iş birliğiyle padelin ana sponsorluğuna uzandı. QNB Private Banking’in bu kapsamda gerçekleştirdiği başvuru, “Achievement in Sponsorship” kategorisinde Altın Stevie ödülüne layık görüldü. Ömür Tan: “Dönüşümü tek bir başlıkta ele almıyoruz” QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, ödüllere ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Uluslararası İş Ödülleri (International Business Awards) kapsamında kazandığımız 14 ödülü, QNB Türkiye olarak benimsediğimiz bütünsel yaklaşımın farklı alanlardaki güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Bizim için dönüşüm yeni ürün ve hizmetler geliştirmenin yanı sıra müşterilerimizi ve çalışanlarımızı hayatın farklı alanlarında destekleyecek projeleri hayata geçirmeyi de kapsıyor. Q Dijital Zekâ ve yenilenen mobil kredi deneyimiyle müşterilerimizin günlük bankacılık işlemlerini kolaylaştırırken, QNB Global Trade ile dış ticaret yapan firmaların finansman, bilgi ve dijital çözüm ihtiyaçlarına birlikte yanıt veriyoruz. Net Sıfır Geçiş Planımızla finansmanı, düşük karbonlu ekonomiye geçişin önemli bir aracı olarak görüyoruz. Çalışan mutluluğunu önceliklendiren uygulamalarımız ve Fin-ally MT gibi genç yetenek programlarımızla ise dönüşümü kurum içinde de güçlendiriyoruz. Padel ana sponsorluğumuz ile sporun Türkiye’deki gelişimine katkı sağlamayı ve müşterilerimize yeni deneyimler sunmayı önemsiyoruz. Bu çalışmaların çeşitli kategorilerde ödüllendirilmesi, QNB Türkiye’de müşteri, çalışan ve toplum için kalıcı değer yaratma yaklaşımımızın somut sonuçlar ürettiğini gösteriyor. Farklı uzmanlıklara sahip ekiplerimizin ortak emeğiyle ortaya çıkan bu çalışmaların uluslararası ölçekte karşılık bulmasından gurur duyuyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, AI in Finance Awards'ta Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlıkta İki Ödül Kazandı Haber

Garanti BBVA, AI in Finance Awards'ta Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlıkta İki Ödül Kazandı

Banka, yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş finansal danışmanlık alanındaki yaklaşımıyla hem Türkiye'de hem de Batı Avrupa'da ödüle layık görüldü. Kazanılan iki ödül, Garanti BBVA'yı Ekim ayında Singapur'da açıklanacak küresel final değerlendirmesi (Round II) için de adaylar arasına taşıdı. Garanti BBVA, Global Finance'in bu yıl ikinci kez düzenlediği AI in Finance Awards 2026 kapsamında "Best Personalized Financial Advice in Turkey" (Türkiye'nin En İyi Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlık Hizmeti) ve "Best Personalized Financial Advice in Western Europe" (Batı Avrupa'nın En İyi Kişiselleştirilmiş Finansal Danışmanlık Hizmeti) kategorilerinde iki önemli ödülün sahibi oldu. Banka, veri odaklı karar mekanizmalarıyla her müşteriye doğru zamanda, doğru kanaldan kişiselleştirilmiş finansal öneriler sunan yapay zekâ ekosistemiyle ödüle layık görüldü. Garanti BBVA, müşterilerinden tüm temas noktalarında topladığı geri bildirimleri davranışsal verilerle birlikte yapay zekâ destekli analizlerden geçirerek 18,5 milyon aktif mobil müşterisine doğru zamanda, doğru kanaldan kişiselleştirilmiş finansal öneriler sunuyor. Garanti BBVA’nın çok sayıda yapay zekâ modelinden oluşan ekosistemi, gerçek zamanlı karar mekanizmalarıyla müşteri ihtiyaçlarını öngörürken elde edilen içgörüleri de kişiselleştirilmiş önerilere dönüştürüyor. Bu yapının müşteriye açılan kritik temas noktalarından biri de bankanın dijital asistanı Ugi. Üretken yapay zekâ yetkinlikleriyle desteklenen Ugi, bankanın veri odaklı içgörülerini gerçek zamanlı, bağlama duyarlı ve proaktif finansal önerilere dönüştürerek müşterilerine doğal dilde, kişiselleştirilmiş ve sezgisel bir bankacılık deneyimi sunuyor. Son 1 yılda 9,2 milyon kullanıcıya ulaşan Ugi, 76 milyon etkileşimle Garanti BBVA'nın kişiselleştirilmiş finansal danışmanlık yaklaşımını milyonlarca müşteriyle buluşturdu. Global Finance tarafından düzenlenen AI in Finance Awards, finans sektöründe yapay zekâ teknolojilerini müşteri deneyimi, karar destek sistemleri, operasyonel verimlilik ve inovasyon alanlarında en etkili şekilde kullanan kurumları ödüllendiriyor. Başvurular, alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendiriliyor; kazananlar ise Global Finance editörlerinin nihai seçimiyle belirleniyor. Program, yapay zekânın finans sektöründeki gelişimine katkı sağlayan uygulamaları uluslararası ölçekte görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yılın ilk aşamasında ödül kazanan kurumlar, Ekim ayında Singapur'da düzenlenecek AI in Finance Awards töreninde açıklanacak Round II değerlendirmesinde bölgesel ve küresel ödüller için yarışmaya hak kazanıyor. Garanti BBVA da kazandığı iki ödülle dünya genelindeki en başarılı finans kuruluşları arasında yer almak üzere değerlendirmeye alınacak. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Müşterilerimiz bugün bankacılıktan kendilerini anlayan, ihtiyaçlarını doğru zamanda fark eden ve hayatlarını kolaylaştıran bir deneyim bekliyor. Biz de Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımızla tüm müşteri yolculuklarımızı bu anlayışla yeniden tasarlıyoruz. Bu yolculukta yapay zekâ, Radikal Müşteri Perspektifimizi milyonlarca müşterimize aynı özen ve aynı kaliteyle ulaştırmamızı sağlayan en önemli araçlardan biri. Müşterilerimizle kurduğumuz her etkileşimi bir öğrenme fırsatı olarak görüyor; farklı temas noktalarından elde ettiğimiz geri bildirimleri yapay zekâ ile analiz ederek her müşterimize bulunduğu ana ve ihtiyacına uygun öneriler sunuyoruz. Ugi de bu deneyimin müşterilerimizle buluştuğu en önemli kanallardan biri olarak öne çıkıyor. Global Finance AI in Finance Awards kapsamında iki kategoride ödül almak, müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımızın uluslararası ölçekte de değer gördüğünü ortaya koyuyor. Geliştirdiğimiz çözümlerle müşterilerimize doğru zamanda değer sunmaya devam edeceğiz.” dedi. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, ise ödüller konusunda yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Yapay zekânın gerçek değeri, milyonlarca kişiye aynı kaliteyle ulaşabildiğiniz noktada ortaya çıkıyor. Bunun için de güçlü modeller geliştirmek kadar, bu modelleri güvenli, hızlı ve ölçeklenebilir bir altyapıyla desteklemek gerekiyor. 240 veri bilimci ve makine öğrenmesi mühendisinden oluşan ekiplerimizle geliştirdiğimiz yapay zekâ modelleri; müşteri deneyiminden fiyatlama modellerine, risk yönetiminden dolandırıcılık önlemeye kadar bankacılığın birçok alanında kullanılıyor. Yatırım danışmanlığı, müşteri içgörüsü ve bilgi yönetimi alanlarında kullandığımız yapay zekâ destekli copilot çözümleri de çalışanlarımızın müşterilerimize daha hızlı, daha isabetli ve daha kişiselleştirilmiş hizmet sunmasını desteklerken, karar alma süreçlerini de güçlendiriyor. Global Finance AI in Finance Awards'ta kazandığımız ödüller, teknolojiye yaptığımız yatırımların ve geliştirdiğimiz yapay zekâ yetkinliklerinin uluslararası düzeyde takdir edilmesi açısından bizim için değer taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.