Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müşteri Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Müşteri Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müşteri Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen’de Uçuş ve Yolcu Trafiğinde Yeni Rekor  Haber

Sabiha Gökçen’de Uçuş ve Yolcu Trafiğinde Yeni Rekor 

Yaz sezonunun en yoğun döneminde elde edilen bu başarı; dış hat gelen/giden yolcu, iç hat gelen/giden yolcu ve dış hat uçuş trafiği kategorilerinde de eş zamanlı rekorlarla taçlandı. Bu rakamlarla Sabiha Gökçen, günlük uçuş ve yolcu trafiği, dış hatlar gelen ve giden yolcu, iç hatlar gelen ve giden yolcu, toplam dış hat uçuş sayısı ve dış hat giden uçuş trafiğinde yeni rekorlara ulaştı. Aynı gün, yolcu biniş köprüleri (Passenger Boarding Bridges – PBB) ile hizmet verilen uçak sayısında da yeni bir rekora imza atıldı. Daha önce 212 uçakla kaydedilen günlük rekor 16 Ağustos’ta 218 uçağa hizmet verilmesiyle aşılırken, PBB operasyonlarında tüm zamanların en yüksek günlük seviyesine ulaşıldı. Operasyonel mükemmellik ve güçlü koordinasyon Yoğun trafik hacminin operasyonel bütünlük korunarak yönetilmesi, havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların yüksek koordinasyonu sayesinde sağlandı. Terminal işletmecisi ISG, yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu deneyimine yönelik süreçleri optimum şekilde yönetirken havalimanı otoritesi HEAŞ ekipleri; hava trafik, apron, pist, meydan faaliyetleri ve saha emniyetine ilişkin operasyonların düzenli şekilde sürdürülmesini sağladı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, rekor performansı şu sözlerle değerlendirdi: “16 Ağustos tarihinde günlük yolcu trafiğinde 180 bin eşiğinin ilk kez aşılması, Sabiha Gökçen’e olan güçlü talebin ve kesintisiz operasyonel kabiliyetimizin net bir göstergesidir. Bizim için gerçek başarı; yalnızca yüksek kapasiteyi yönetmek değil, bu ölçekte dahi yolcu odaklı hizmet anlayışımızdan ve 'kusursuz müşteri deneyimi' hedefimizden ödün vermemektir. Operasyonel yetkinliğimiz ve teknolojik altyapımız kadar, yolcularımıza güven ve konfor sunan insan odaklı yaklaşımımız da bu başarının temelini oluşturuyor. Sahadaki özverili ekiplerimize, iş ortaklarımıza ve bizi tercih eden tüm yolcularımıza teşekkür ederiz. Terminalimizde uçuş ve yolcu güvenliğini sağlayan, operasyonlarımızın sürekliliği için bizlerden desteğini esirgemeyen tüm kamu kurumlarına ve çalışanlarına güçlü koordinasyonları ve iş birlikleri için minnettarız. Sabiha Gökçen olarak bölgesel bir transfer merkezi olma vizyonumuz doğrultusunda yolcu deneyimini sürekli iyileştirmeye ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz.” Bölgesel transfer merkezi olarak Sabiha Gökçen’in stratejik konumu güçleniyor Genişleyen bağlantı ağı, T1 entegrasyonu ile eklenen ilave biniş kapıları ve artan yolcu kapasitesiyle Sabiha Gökçen, Türkiye’nin hava ulaşımındaki kritik rolünü pekiştirirken İstanbul’un stratejik konumunu da güçlendirmeyi sürdürüyor. Son rekor, terminal işletmecisinin yüksek yoğunluklu dönemlerdeki çevikliğini ve artan seyahat talebine güçlü operasyonel kapasitesiyle yanıt verebildiğini bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell’den Yılın İkinci Çeyreğinde  5,2 Milyar TL Net Kâr Haber

Turkcell’den Yılın İkinci Çeyreğinde 5,2 Milyar TL Net Kâr

Konsolide FAVÖK 30,0 milyar TL’ye ulaşırken FAVÖK marjı yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti. Toplam mobil abone sayısı da Turkcell tarihinde ilk kez 40 milyonu aştı. Şirket, yılın ilk yarısında gelirlerinin yüzde 23,2’sini yatırımlara ayırdı. Türkiye’nin lider teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 2,5 artışla 71,8 milyar TL’ye yükselirken, net kârı 5,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Konsolide FAVÖK 30,0 milyar TL’ye ulaşırken FAVÖK marjı yüzde 41,8 oldu. 5G’nin devreye alındığı bu faaliyet döneminde, toplam mobil abone sayısı şirket tarihinde ilk kez 40 milyonu aştı. Sabit kablosuz erişimde güçlü bir kullanıcı deneyimi sunan Superbox ise net 64 bin abone kazanımıyla, 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana en güçlü çeyrek performansını kaydetti. Şebeke yatırımları müşteri deneyimine doğrudan yansıdı İkinci çeyrek sonuçlarını değerlendiren Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “Turkcell gücünde 5G ile yeni bir döneme adım attığımız ikinci çeyrekte, stratejik hedeflerimiz doğrultusunda güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik. Makroekonomik koşullardaki değişime rağmen çeşitlendirilmiş iş modelimiz ve disiplinli ticari yaklaşımımız sayesinde reel büyüme performansımızı sürdürdük. Yıl sonu enflasyon beklentimizi yüzde 28’e revize ederken, yüzde 5-7 reel gelir büyümesi ve yüzde 40-42 FAVÖK marjı öngörümüzü koruyoruz. Gelirlerimize oranla yatırım harcamasının ise yaklaşık yüzde 25 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.” Turkcell’in ikinci çeyrekte 243 bin net mobil abone kazandığını belirten Koç şöyle devam etti: “Rekabetin değer odaklı seyrettiği bu dönemde abone kazanımındaki başarımızı sürdürerek toplam mobil abone sayımızı ilk kez 40 milyonun üzerine taşıdık. Faturalı abone bazımız ise 284 bin arttı. 5G lansmanının ardından çekim gücü, internet hızı, bağlantı sürekliliği gibi temel müşteri deneyimi alanlarındaki Net Tavsiye Skorlarımız (NPS) yükseldi. Bu sonuçlar, şebeke yatırımlarımızın müşteri deneyimine doğrudan yansıdığının kanıtıdır.” 2020’den bu yana en güçlü Superbox performansı Superbox’ın ikinci çeyrekteki yüksek performansına vurgu yapan Koç, “BTK verilerine göre Superbox ürünümüz ile Sabit Kablosuz Erişim alanında (FWA) yüzde 74 pazar payıyla lideriz. 5G ile birlikte Superbox’ı yalnızca fiberin alternatifi olarak değil, yüksek hızlı sabit kablosuz erişimin güçlü bir bileşeni olarak konumluyoruz. Son dört çeyrekteki toplam net Superbox abone kazanımımız 163 bini aştı” dedi. Turkcell fiber abonelerinin payı yüzde 80’e ulaştı Turkcell fiber abonelerinin toplam sabit genişbant abone bazındaki payı, geçen yılın aynı dönemine göre 3,4 puan artarak yüzde 80’e çıktı. Turkcell, ikinci çeyrekte uçtan uca fiber altyapısını 194 bin yeni haneye daha ulaştırdı. Bireysel fiber aboneleri içinde 1.000 Mbps ve üzeri hızları tercih edenlerin oranı da yüzde 8’den yüzde 29’a yükseldi. TV+ abone sayısı 2,7 milyonu geçti HBO Max, Apple TV, NBCUniversal ve Paramount gibi küresel platformlar ve stüdyolarla gerçekleştirilen iş birlikleri sayesinde dünya çapında ilgi gören yapımların yanı sıra S Sport, tabii spor ve Eurosport’un öne çıkan spor içerikleri de TV+ aboneleriyle buluştu. TV+ zenginleşen içerik portföyü ve “TV+ Sana Yeter” yaklaşımıyla, ikinci çeyrekte net 123 bin yeni abone kazanarak toplam abone sayısını 2,7 milyonun üzerine taşıdı. Dijital İş Servisleri’nin gelirleri yüzde 33 arttı Dijital İş Servisleri, ikinci çeyrekte gelirlerini yıllık bazda yüzde 33 artırdı. Büyük ölçekli projelerin desteğiyle yönetilen hizmet ve donanım gelirleri büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Veri merkezi ve bulut gelirleri de aynı dönemde yüzde 10 oranında yükseldi. Turkcell, bu çeyrekte Ankara veri merkezinde hayata geçirilen beşinci modül ile aktif veri merkezi kapasitesini 54 MW’a çıkardı. Şirket, Google Cloud iş birliği kapsamında kurulacak üç yeni nesil veri merkezinin inşa çalışmalarını da başlattı. Techfin segmenti yüzde 7 büyüdü Konsolide gelirlerde yüzde 6 paya sahip olan techfin iş kolunun gelirleri ikinci çeyrekte yüzde 7 arttı. Paycell gelirleri de yıllık bazda yüzde 22 yükseldi. Esnek dijital entegrasyon olanakları ve yüksek müşteri memnuniyetiyle POS çözümleri, büyümenin ana kaynağı oldu. Turkcell Genel Müdürü Koç GSMA Teknoloji Grubu Başkanlığına seçildi Dünya GSM Birliği (GSMA) Teknoloji Grubu Başkanlığına seçilen Koç, yeni görevine ilişkin değerlendirmesiyle sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya genelinde 1.000’den fazla operatör ve şirketi bir araya getiren GSMA bünyesinde bu önemli sorumluluğu üstlenmekten büyük gurur duyuyorum. Bu görevi, Türkiye’nin teknoloji ve telekomünikasyon vizyonunu küresel platformlarda temsil etmenin yanı sıra Turkcell’in 32 yıllık teknoloji birikimine ve ülkemizin dijital dönüşüm yetkinliğine duyulan uluslararası güvenin güçlü bir göstergesi olarak görüyorum. Ülkemizin dijital geleceğine yatırım yapmayı, yeni nesil teknolojileri daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve müşterilerimiz için sürdürülebilir değer üretmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Elde ettiğimiz sonuçlardaki emekleri için tüm çalışma arkadaşlarıma, güvenleri için müşterilerimize ve hissedarlarımıza, destekleri için de Yönetim Kurulumuza teşekkür ediyorum.” 2026 İkinci Çeyrek – Rakamlarla Turkcell Finansal Performans: • Konsolide gelirlerde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüme • 5,2 milyar TL net kâr • 30,0 milyar TL konsolide FAVÖK • Yüzde 41,8 FAVÖK marjı Mobil ve 5G: • Toplam mobil abone sayısı 40 milyonu aştı • İkinci çeyrekte 243 bin net mobil abone kazanımı • Faturalı abone bazında 284 bin artış Superbox ve Fiber: • İkinci çeyrekte 64 bin net Superbox abone kazanımı • 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana en güçlü çeyrek performansı • Son dört çeyrekte 163 bini aşan net Superbox abone kazanımı • Fiber altyapının 194 bin yeni haneye ulaştırılması • Fiber abonelerinin toplam sabit genişbant abone bazındaki payı: Yüzde 80 • Bireysel fiber aboneler içinde 1.000 Mbps ve üzeri hızları tercih edenlerin oranı: Yüzde 8’den yüzde 29’a yükseldi Dijital Servisler ve Altyapı: • TV+’ta 123 bin net yeni abone • Toplam TV+ abone sayısı 2,7 milyonu aştı • Aktif veri merkezi kapasitesi 54 MW’a yükseldi • Google Cloud iş birliği kapsamında 3 yeni nesil veri merkezi için çalışmalar başladı • Dijital İş Servisleri gelirlerinde yüzde 33 büyüme • Veri merkezi ve bulut gelirlerinde yüzde 10 artış Techfin: • Techfin segmentinin konsolide gelirler içindeki payı: Yüzde 6 • Techfin gelirlerinde yüzde 7 büyüme • Paycell gelirlerinde yüzde 22 artış Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

McDonald’s Türkiye   Yatırım ve İstihdam ile Büyüyor Haber

McDonald’s Türkiye Yatırım ve İstihdam ile Büyüyor

Türkiye genelinde 332 restorana ulaşarak büyümesini sürdüren McDonald’s Türkiye, yeni işe alım kampanyası kapsamında 2 bin 350 kişiyi daha bünyesine kattı. Gençler ve kadınlar başta olmak üzere farklı yaş grupları için çalışma hayatına katılma fırsatı sunan McDonald’s Türkiye; yarattığı istihdamın yanı sıra yerli tedarik ekosistemi ve yeni restoran yatırımlarıyla ülke ekonomisine sağladığı katkıyı da artırıyor. Gençlere ilk iş deneyimi ve kariyer fırsatı Geçen yıl “Great Place to Work” tarafından hazırlanan Best Workplaces for Young Millennials™ listesinde yer alan McDonald’s Türkiye, gençlerin çalışma hayatına güçlü bir başlangıç yapmasını hedefliyor. Göreve başlayan çalışanlar; müşteri deneyimi, ekip çalışması, zaman yönetimi, operasyon planlama ve liderlik gibi alanlarda kapsamlı eğitim programlarıyla destekleniyor. Performansa dayalı kariyer sistemi sayesinde ekip üyeleri, restoran yöneticiliğinden şirketin üst yönetim kademelerine kadar uzanan kariyer yolculuklarında gelişim ve yükselme fırsatı yakalıyor. Kadın istihdamına güçlü destek Kadınların iş gücüne katılımını öncelikli insan kaynakları politikalarından biri olarak ele alan McDonald’s Türkiye, kadın çalışan oranını 2026 itibarıyla yüzde 51,6'ya ulaştırdı. Kadın çalışanlar, mutfak ve kasa operasyonlarından ekip liderliği ve restoran yöneticiliğinden üst yönetime kadar organizasyonun her kademesinde görev alma fırsatı buluyor. Şirket, esnek çalışma modelleri ve kariyer gelişimini destekleyen uygulamaları sayesinde kadınların çalışma hayatında daha güçlü ve sürdürülebilir biçimde yer almasını destekliyor. “Türkiye ekonomisine katkımızı büyütmeye devam edeceğiz” İstihdamın, şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan McDonald’s Türkiye CEO’su Mwaffak Kanjee, şunları söyledi: “McDonald’s Türkiye olarak büyümemizi yalnızca restoran sayımızla değil, yarattığımız istihdam ve ülke ekonomisine sağladığımız katkıyla da ölçüyoruz. Yeni işe alım kampanyamız kapsamında 2 bin 350 kişiyi daha ekibimize katmaktan mutluluk duyuyoruz. İşe alım süreçlerimizde fırsat eşitliğini esas alıyor, toplumun her kesiminden adayın çalışma hayatına katılımını destekliyoruz. Çalışanlarımızın gelişimine ve yeteneklerini ortaya koymalarına imkan tanıyan kapsayıcı bir çalışma ortamına yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de büyümemizi yeni istihdam olanaklarıyla desteklemeye, ülke ekonomisine katkımızı artırmaya ve kapsayıcı çalışma kültürümüzü daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Küresel Rekabet Potansiyeli Çok Büyük Haber

Türkiye’nin Küresel Rekabet Potansiyeli Çok Büyük

Her üç şirketten biri yabancı dilde CX hizmeti sunarken, yapay zekâ entegrasyonu ve teknolojik yatırımlar sayesinde müşteri memnuniyeti sadakate dönüşüyor; sektör, küresel rekabetin yeni kurallarını yazıyor. Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanındaki teknolojik üstünlüğü ve yapay zekâ yatırımları, markaların rekabetteki standartlarını yukarı taşırken diğer yandan da ekosistemi Avrupa’ya hizmet sunan bir ihracat merkezi haline getiriyor. Bugün yabancı dilde hizmet veren müşteri iletişim merkezi temsilcisi sayısı yaklaşık 11 bine ulaşırken bu sayı, ekosistemdeki çalışanların yüzde 6’sını oluşturuyor. Avrupa bölgesinde yabancı dilde hizmet sunulan ülkelerin başında Almanya, Hollanda ve İngiltere gelirken, Türkiye de bu alandaki nitelikli insan kaynağı ve yatırımları ile “hizmet ihracatı” sunan bir güç olarak konumlanıyor. “Mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor” Müşteri deneyimi yönetiminin günümüz rekabetçi pazarında şirketler için hayati önem taşıdığını belirten MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı, “Bugün gelinen noktada ürün ve hizmetler arasındaki fark çok azaldı. Artık farkı yaratan unsur, markanın müşteriye yaşattığı deneyim oluyor. Dernek olarak Türkiye’yi müşteri deneyimi yönetimi dendiğinde ilk akla gelen ülke haline getirmek gibi bir misyon üstlenmiş durumdayız. Bunun için Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanında bir hub haline gelmesi için uluslararası derneklerle iş birliği yapıyor, özellikle Almanya gibi ülkelerdeki iş gücü ve know-how eksikliğini Türkiye’nin gelişmiş ürün ve hizmetleriyle kapatma potansiyelini değerlendiriyoruz. Çünkü mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor. Bu da pek çok açıdan ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu yüzden iş gücüne ihtiyacı olan bir ülkeye bu hizmeti sunmak bizim için çok değerli çünkü onların sorunu bizim için bir fırsat olabiliyor” dedi. Teknolojik dönüşüm, insan gücünü katma değerli alanlara yönlendiriyor Yapay zekâ teknolojilerinin günümüzde her alanda olduğu gibi müşteri deneyimi yönetimi stratejilerinin merkezinde yer aldığına değinen Hızlı, şu ayrıntıları paylaştı: ”Yapay zekâ müşteriyle temas noktasında insanın yerine geçerek sorunları çözerken diğer yandan da hizmeti sunan insanı güçlendirerek bilgiye erişmesini daha kolay hale getiriyor. Ekosistemde görev alan yüz binlerce çalışanın arkasındaki planlama, kalitenin ölçülmesi ve proaktif aksiyonların alınmasında da yapay zekâ öncü bir rol üstleniyor. Diğer yandan günümüzde deneyimlenen birçok yapay zekâ uygulaması eski teknolojiye dayalı ancak gelecekte insan gibi düşünebilen ve aksiyon alabilen yeni nesil yapay zekâ sistemleri hayatımıza daha fazla girecek. Bu teknolojik dönüşüm de istihdamı azaltmak yerine insan gücünü daha katma değerli alanlara yönlendirecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Üst Üste Altıncı Kez Hizmet İhracatında Bilişim 500’ün Zirvesinde Haber

TP Türkiye, Üst Üste Altıncı Kez Hizmet İhracatında Bilişim 500’ün Zirvesinde

Dijital iş hizmetlerinin küresel liderlerinden TP, Türkiye’de üstün müşteri deneyimi, çok dilli hizmet modeli ve operasyonel mükemmellik alanlarında kazandığı uluslararası ödüllerle, başarılarını taçlandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda TP Türkiye, bilişim sektörünün en prestijli araştırmalarından Bilişim 500’de “Hizmet İhracatı” kategorisinde üst üste altıncı kez zirvede yer aldı. “Çok dilli hizmet gücümüzle Türkiye’den dünyaya değer ihraç ediyoruz” Layık görülen ödüllerle ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “Çok dilli hizmetlerde 2012 yılında attığımız adımları bugün Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya uzanan güçlü bir hizmet ağına dönüştürdük. ‘Hizmet İhracatı’ kategorisinde altı yıl üst üste birinci olmak, yıllar içinde oluşturduğumuz istikrarlı ve sürdürülebilir yapının en somut göstergesi. Bu sonuç; ekiplerimizin uzmanlığının, güçlü operasyon modelimizin ve teknoloji yatırımlarımızın ortak başarısı. Türkiye’nin genç ve eğitimli insan kaynağını küresel markalarla buluştururken ülkemizin yüksek katma değerli hizmet ihracatındaki konumunu da güçlendiriyoruz. Bugün müşteri deneyimi; veriyi doğru okumayı, teknolojiyi akıllı kullanmayı ve her temasta insani bağı korumayı gerektiriyor. TP Türkiye olarak yapay zekânın hızını ve ölçeklenebilirliğini, insanın yaratıcılığı ve duygusal zekâsıyla bir araya getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin coğrafi avantajından, insan kaynağından ve gelişen teknoloji ekosisteminden güç alarak ülkemizi yeni nesil müşteri deneyimi hizmetlerinde daha ileriye taşımayı sürdüreceğiz” dedi. TP Türkiye, 20’den Fazla Dilde Dünyaya Hizmet Sunuyor TP Türkiye bugün, 10 binden fazla etkileşim uzmanıyla 160’tan fazla markanın çözüm ortağı olarak faaliyet gösteriyor. Başta Türkçe, Almanca, İngilizce, Felemenkçe ve Arapça olmak üzere 20’den fazla dilde hizmet veren şirket; Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyaya Türkiye’den erişiyor. Perakende ve e-ticaretten seyahat ve konaklamaya, teknoloji ve tüketici elektroniğinden medya, enerji, otomotiv ve bankacılığa kadar farklı sektörlerdeki markalara hizmet sunan TP Türkiye, çok dilli operasyon kapasitesiyle Türkiye’nin hizmet ihracatında yarattığı değeri büyütüyor. Şirketin “Hizmet İhracatı” kategorisinde altı yıldır kesintisiz biçimde sürdürdüğü liderlik, bu alanda oluşturduğu ölçeğin ve kalıcı hizmet modelinin güçlü bir sonucu olarak öne çıkıyor. TP Türkiye’nin hizmet ihracatındaki büyümesini, müşteri deneyimini dönüştüren teknoloji yatırımları da destekliyor. Yapay zekânın sağladığı hız ve verimliliği duygusal zekâyla birleştiren TP; bu yaklaşımı TP.ai çözümleriyle uçtan uca yönetiyor. Şirket gerçek zamanlı veri akışı sayesinde müşteri etkileşimlerini anlık olarak izliyor, geri bildirimleri hızla değerlendiriyor ve kişiselleştirilmiş deneyimler geliştiriyor. Doğru konumlandırılan yapay zekâ çözümleriyle çağrı işleme sürelerinde yüzde 25’e, e-posta yanıtlama sürelerinde yüzde 20’ye varan azalma sağlanırken, müşteri ihtiyaçlarının doğru karşılanmasında yüzde 90’a, satışa dönüşümde ise yüzde 35’e ulaşan iyileşmeler elde ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Poliçe almak birkaç dakika, iptal etmek kaç adım? 10 sigorta şirketinin sitesi incelendi Haber

Poliçe almak birkaç dakika, iptal etmek kaç adım? 10 sigorta şirketinin sitesi incelendi

Sigorta şirketleri internet sitelerinde “hemen teklif al” ve “şimdi satın al” seçeneklerini öne çıkarırken poliçe iptali, cayma hakkı ve prim iadesi konusunda aynı açıklıkta bilgi sunuyor mu? Kapsül Haber Ajansı, Türkiye’de faaliyet gösteren 10 sigorta şirketinin kamuya açık dijital kanallarını inceledi. Araştırmada bazı şirketlerin kapsamlı rehberler sunduğu, bazılarında ise iptal bilgisine kolayca ulaşılamadığı görüldü. Trafik, kasko, konut, sağlık ve seyahat sigortası poliçeleri artık internet üzerinden dakikalar içerisinde satın alınabiliyor. Sigorta şirketleri ve dijital satış platformları, teklif alma ve ödeme süreçlerini mümkün olduğunca kısa tutuyor. Ancak tüketici poliçesini iptal etmek, cayma hakkını kullanmak veya kullanılmayan döneme ait primin iadesini istemek istediğinde aynı kolaylıkla karşılaşamayabiliyor. Kapsül Haber Ajansı, 4 Ağustos 2026 tarihinde Allianz, Anadolu Sigorta, AXA Sigorta, Türkiye Sigorta, Aksigorta, MAPFRE Sigorta, Sompo Sigorta, HDI Sigorta, Zurich Sigorta ve Quick Sigorta’nın kamuya açık internet sayfalarında inceleme yaptı. Araştırmada şu dört temel soruya cevap arandı: Poliçenin nasıl iptal edileceği açıkça anlatılıyor mu? Başvurunun hangi kanaldan yapılacağı belirtiliyor mu? İstenen belgeler sıralanıyor mu? Prim iadesinin nasıl hesaplanacağı açıklanıyor mu? İptal hakkı her poliçede aynı şekilde uygulanmıyor Öncelikle poliçe iptali ile cayma hakkının aynı işlem olmadığını belirtmek gerekiyor. Cayma hakkı, belirli koşulları taşıyan mesafeli finansal hizmet sözleşmelerinden gerekçe göstermeden dönme imkânı sağlıyor. Poliçe iptali ise sigorta türü, iptal nedeni, sözleşmenin özel şartları, hasar durumu ve ilgili genel şartlara göre değişebiliyor. Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında tüketici, düzenleme kapsamına giren mesafeli sözleşmelerden genel olarak 14 gün içinde cayabiliyor. Ancak bir aydan kısa süreli seyahat ve bagaj sigortaları gibi bazı sözleşmeler istisna kapsamında bulunuyor. Hayat sigortaları ve zorunlu sigortalar bakımından da ürüne özgü düzenlemelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle “Her sigorta poliçesi 14 gün içinde koşulsuz iptal edilir” şeklindeki genellemeler doğru değil. Tüketicinin öncelikle poliçenin türüne, satın alma yöntemine, genel şartlarına ve özel şartlarına bakması gerekiyor. Tam da bu noktada sigorta şirketlerinin açık, sade ve ürüne göre ayrıştırılmış bilgilendirme sunması önem kazanıyor. Allianz, MAPFRE ve Quick Sigorta’da açıklayıcı içerikler bulundu İncelenen şirketler arasında Allianz Türkiye, kasko poliçesinin iptal koşullarını ayrı bir rehberde ele alan şirketlerden biri oldu. Şirketin Mayıs 2026’da güncellenen içeriğinde iptal nedenleri, kullanılabilecek başvuru kanalları, gerekli belgeler ve prim iadesinin gün esasına göre hesaplanması açıklanıyor. Allianz’ım mobil uygulaması, müşteri hizmetleri ve acente üzerinden başvuru yapılabileceği belirtiliyor. Allianz’ın kasko poliçesi iptal rehberine buradan ulaşılabiliyor. MAPFRE Sigorta ise mesafeli satış aydınlatma metninde cayma hakkına ayrı bir bölüm ayırıyor. Metinde 14 günlük süre, bildirimin nasıl yapılacağı, iadenin hangi süre içinde gerçekleştirileceği, istisnalar ve şirketin iletişim bilgileri açıklanıyor. Bilgiler hukuki bir metin içerisinde sunulsa da tüketicinin başvuru yapabileceği telefon ve e-posta adresinin paylaşılması olumlu bir unsur olarak öne çıkıyor. MAPFRE’nin mesafeli satış ve cayma hakkı bilgilendirmesi burada yer alıyor. Quick Sigorta da araç sigortalarının iptali ve prim iadesi hakkında geniş kapsamlı bir rehber yayımlıyor. İçerikte trafik ve kasko poliçeleri ayrı ayrı ele alınırken iptal gerekçeleri, gerekli belgeler, iadenin ödeme kanalına göre nasıl yapılabileceği ve uyuşmazlık durumunda izlenebilecek yollar anlatılıyor. Quick Sigorta’nın araç sigortası iptali ve prim iadesi rehberine buradan ulaşılabiliyor. Anadolu Sigorta’da cayma bildirim formu bulunuyor Anadolu Sigorta’nın internet sitesinde tüketicilerin kullanabileceği bir cayma bildirim formu bulunuyor. Formun kamuya açık şekilde sunulması, başvuru süreci açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte yalnızca form paylaşılması, tüketicinin karşılaşabileceği bütün sorulara cevap vermeyebilir. Formun yanında ürünlere göre cayma ve iptal şartlarını, gerekli belgeleri, başvuru kanallarını ve tahmini iade süresini açıklayan sade bir rehber bulunması kullanıcı deneyimini güçlendirebilir. Anadolu Sigorta cayma bildirim formu burada yer alıyor. Altı şirkette bilgiye doğrudan ulaşmak kolay olmadı AXA Sigorta, Türkiye Sigorta, Aksigorta, Sompo Sigorta, HDI Sigorta ve Zurich Sigorta’nın incelenen kamuya açık sayfalarında ürünler, teklif alma, hasar bildirimi ve müşteri hizmetleri bağlantıları bulunuyor. Ancak “poliçe iptali”, “cayma hakkı” ve “prim iadesi” aramaları sonucunda tüketicinin bütün süreci tek sayfada anlayabileceği güncel ve kapsamlı bir rehbere doğrudan ulaşılamadı. Bu tespit, söz konusu şirketlerin poliçe iptali gerçekleştirmediği veya müşterilerine bilgi vermediği anlamına gelmiyor. İlgili hükümler poliçenin özel şartlarında, mesafeli satış sözleşmesinde, müşteri ekranında veya acente kanallarında yer alabilir. Buradaki temel sorun, poliçe satın almadan veya müşteri girişi yapmadan bilgi edinmek isteyen bir kullanıcının aradığı cevaba ne kadar kolay ulaşabildiği. Sigorta şirketlerinin poliçe iptali şeffaflık tablosu Şirket Bilgiye erişim Kısa değerlendirme Allianz Türkiye Açık Kasko iptali, başvuru kanalları ve iade hesabı açıklanıyor. MAPFRE Sigorta Açık Mesafeli satış ve cayma süreci ayrıntılı şekilde aktarılıyor. Quick Sigorta Açık Araç poliçelerinde iptal ve prim iadesi rehberi bulunuyor. Anadolu Sigorta Kısmen açık Cayma bildirim formu bulunuyor; süreç rehberi geliştirilebilir. AXA Sigorta Kolay bulunamadı Tek sayfalık kapsamlı bir iptal rehberi görülemedi. Türkiye Sigorta Kolay bulunamadı Hasar bilgileri belirgin; merkezi iptal rehberi görülemedi. Aksigorta Kolay bulunamadı Yardım merkezi bulunuyor; doğrudan iptal rehberi görülemedi. Sompo Sigorta Kolay bulunamadı Destek kanalları mevcut; iptal sürecinin ayrıntıları sınırlı. HDI Sigorta Kolay bulunamadı Bilgiler ürün dokümanlarına dağılmış görünüyor. Zurich Sigorta Kolay bulunamadı Ürüne özel belgeler var; merkezi bir rehber görülemedi. Not: Tablo, 4 Ağustos 2026 tarihinde kamuya açık internet sayfaları ve arama sonuçları üzerinden yapılan erişilebilirlik incelemesini yansıtmaktadır. Müşteri ekranları, acentelere açık sistemler ve telefonla verilen bilgiler değerlendirmeye alınmamıştır. “Satın al” kadar görünür bir “iptal ve iade” alanı olmalı Sigorta şirketlerinden her ürün için tek tuşla koşulsuz iptal seçeneği sunmaları beklenemez. Çünkü bazı poliçelerde sigortanın zorunlu olması, riskin başlamış bulunması, hasar ödemesi yapılması veya sözleşmeye özgü hükümler süreci değiştirebilir. Buna karşılık tüketicinin şu bilgilere kolayca ulaşabilmesi mümkün: Hangi durumlarda iptal veya cayma başvurusu yapılabileceği Başvurunun mobil uygulama, acente, çağrı merkezi veya e-posta kanallarından hangisiyle gerçekleştirileceği Gerekli belgelerin neler olduğu Prim iadesinin nasıl hesaplandığı İadenin hangi ödeme kanalına yapılacağı Talebin ortalama sonuçlanma süresi Red halinde gerekçenin nasıl öğrenileceği İtiraz ve Sigorta Tahkim Komisyonu süreci Bu bilgilerin yalnızca uzun poliçe metinleri içinde bulunması hukuki bilgilendirme açısından yeterli görülebilir. Ancak iyi bir müşteri deneyimi açısından bilgilerin sade bir dille ve kolay bulunabilir şekilde sunulması gerekiyor. Sigorta şirketlerine şeffaflık çağrısı Dijital sigortacılık yalnızca satış işlemini hızlandırmak anlamına gelmiyor. Müşterinin poliçe sonlandırma, cayma ve prim iadesi süreçlerine de kolayca ulaşabilmesi gerekiyor. Sigorta şirketlerinin ana menülerine “Poliçe İptali ve Prim İadesi” başlığı eklemesi, ürün bazında koşulları sade biçimde açıklaması ve başvuruların takip edilebileceği dijital bir ekran sunması sektöre duyulan güveni güçlendirebilir. Kapsül Haber Ajansı olarak incelemeye alınan şirketlerin görüşlerini ve mevcut uygulamalarına ilişkin açıklamalarını haberimize eklemeye hazırız.

Alternatif Bank, İkinci Çeyrekte 152 Milyar TL Aktif Büyüklüğe Ulaştı Haber

Alternatif Bank, İkinci Çeyrekte 152 Milyar TL Aktif Büyüklüğe Ulaştı

Alternatif Bank, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk altı ayında yüksek aktif kalitesini koruyarak etkin bir bilanço yönetimi gerçekleştiren Banka, konsolide bazda istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme performansını devam ettirdi. Konsolide verilere göre toplam aktif büyüklüğü 152 milyar TL seviyesini aşan Alternatif Bank’ın, nakdi krediler, finansal kiralama alacakları ve gayri nakdi krediler aracılığıyla ülke ekonomisine sağladığı destek 143 milyar TL oldu. Aynı dönemde mevduat hacmi 57 milyar TL’ye, özkaynak büyüklüğü ise 9,6 milyar TL’ye ulaştı. Sermaye yeterlilik rasyosu %16,20 olarak gerçekleşirken Banka, yılın ikinci çeyreğinde 691 milyon TL konsolide net kâr açıkladı. “Büyümenin niteliğini bilanço gücümüz ve müşteri ilişkilerimizle birlikte ele alıyoruz” Alternatif Bank Genel Müdürü Ozan Kırmızı, yılın ilk yarı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026’nın ilk yarısı, küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının finansman koşullarını zorladığı bir dönem oldu. Alternatif Bank olarak bu tabloda sağlam bilanço yapımızı, yüksek aktif kalitemizi ve güçlü likidite pozisyonumuzu koruduk. Risk-getiri dengesini gözeten seçici kredi politikamızı sürdürürken, müşterilerimizin ihtiyaçlarını yakından anlayan danışman bankacılık modelimizi kararlılıkla uyguladık. Büyümenin niteliğini, bilanço gücümüz ve müşterilerimizle kurduğumuz uzun vadeli ilişkilerle birlikte ele almaya devam ediyoruz.” “Yılın geri kalanında dengeli ve seçici büyümeyi sürdüreceğiz” Yılın geri kalanına ilişkin hedeflerini de paylaşan Kırmızı, sözlerini şöyle tamamladı: “Aktif kalitemizi koruyan ve sermaye verimliliğini gözeten dengeli büyüme stratejimizi sürdüreceğiz. Dijital kanallarımızı daha etkin hale getirirken müşteri ilişkilerimizi derinleştirecek; dış ticaret ve sürdürülebilir finansman alanlarındaki uzmanlığımızı geliştireceğiz. Danışman bankacılık yaklaşımımız, çevik organizasyonumuz, uluslararası finansman kabiliyetimiz ve hissedarımızdan aldığımız destekle müşterilerimizin karar süreçlerine eşlik etmeyi ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer sunmayı sürdüreceğiz.” Alternatif ÇokÇok, Bankacılık Avantajlarını Tek Ekranda Buluşturdu Alternatif Bank, yılın ikinci çeyreğinde, bireysel ve dijital bankacılıkta müşteri deneyimini sadeleştirme hedefiyle Alternatif ÇokÇok programını hayata geçirdi. Bankanın müşterilerine sunduğu ayrıcalıkları mobil uygulama içinde tek bir alanda buluşturan program; ücretsiz para transferi, avantajlı mevduat faizi, aidatsız kredi kartı ve nakit iade fırsatları sunuyor. Müşteriler, ÇokÇok üzerinden yararlandıkları avantajları, elde ettikleri kazanç ve tasarrufu, hoş geldin sürelerini ve ayrıcalıkların devamı için gerçekleştirmeleri gereken işlemleri kolayca takip edebiliyor. Alternatif Trader Yatırım Deneyimini İleri Taşıyor Alternatif Bank, dijitalleşme, müşteri deneyimi ve ürün ekosistemini genişletme hedefleri doğrultusunda, iştiraki Alternatif Menkul ile Alternatif Trader’ı hayata geçirdi. Sermaye piyasalarındaki dijital hizmetleri ileri taşıyan Alternatif Trader, hisse senedi, VİOP ve yatırım fonu işlemlerini tek platformda buluşturuyor. T+0 kredisi, hisse senedi kredisi, gelişmiş grafik ve emir ekranlarıyla yatırımcılara hızlı ve kolay bir işlem ortamı sunuyor. Alternatif Bank, İkinci Çeyrekte Altı Uluslararası Ödül Kazandı Alternatif Bank, ikinci çeyrekte farklı alanlardaki yetkinlikleriyle altı uluslararası ödüle layık görüldü. International Business Magazine Awards 2026’da “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Alanında En İyi Banka”, “Avrupa’daki En İyi Partner Banka” ve “Dış Ticaret Operasyonlarında En İyi Banka Ortağı”; Global Business and Finance Magazine Awards 2026’da ise “Dijital Bankacılıkta Mükemmellik” ödüllerini kazandı. EBRD Dış Ticaret Programı kapsamında “Yılın Yeşil İşlemi” ödülüne üst üste dördüncü kez layık görülen Bankanın VOV ürünü de International Finance Awards 2026 tarafından “Türkiye’nin En İyi Yeni Tasarruf Bankacılığı Ürünü” seçildi. Kazanılan ödüller, Bankanın dış ticaret finansmanı, dijital bankacılık, kapsayıcı kurum kültürü, sürdürülebilir finansman ve müşteri odaklı ürün geliştirme alanlarındaki çalışmalarının uluslararası ölçekteki karşılığını ortaya koydu. Rising Star Academy, Genç Yetenekleri Profesyonel Hayata Hazırlıyor Alternatif Bank, genç yeteneklerin gelişimine yönelik uzun dönem staj programını bu dönemden itibaren Rising Star Academy adıyla sürdürmeye başladı. Gerçek iş süreçlerini eğitim, profesyonel ağ kurma olanakları ve kurum kültürü temaslarıyla bir araya getiren program, gençlerin bankacılığı yakından tanımalarına ve profesyonel hayata güçlü bir başlangıç yapmalarına katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumsal Dönüşüm Hikayeleri Ne Anlatır? Haber

Kurumsal Dönüşüm Hikayeleri Ne Anlatır?

Bir şirketin dönüşüm ilan etmesi kolaydır; piyasada karşılık bulan bir dönüşüm hikayesi yazması ise zordur. Çünkü kurumsal dönüşüm hikayeleri, yalnızca yeni bir yazılım yatırımı ya da organizasyon şeması değişikliğiyle oluşmaz. Asıl belirleyici olan, kurumun neden değiştiği, bu değişimi nasıl yönettiği ve sonuçlarını hangi göstergelerle ortaya koyabildiğidir. İş dünyasında dönüşüm artık dönemsel bir proje başlığı değil, yönetim pratiğinin kalıcı bir parçası. Enerjiden lojistiğe, savunmadan tarım teknolojilerine kadar birçok sektörde şirketler aynı anda birkaç baskıyla karşı karşıya kalıyor: maliyet disiplini, dijitalleşme ihtiyacı, regülasyon yükü, yetenek savaşı ve sürdürülebilirlik beklentisi. Bu nedenle iyi kurgulanmış dönüşüm hikayeleri, sadece kurumsal iletişim malzemesi değil; yatırımcı ilişkileri, işveren markası, tedarik zinciri güveni ve pazar konumlandırması açısından da stratejik değer taşıyor. Kurumsal dönüşüm hikayeleri neden bu kadar kritik? Kurumsal anlatılar uzun süre başarıyı ciro, kapasite ve büyüme grafikleri üzerinden kurdu. Oysa bugünün karar vericileri daha farklı sorular soruyor. Şirket değişen koşullara ne kadar hızlı uyum sağlıyor? Teknolojiyi süreçlerine nasıl entegre ediyor? Yönetim ekibi sadece hedef açıklıyor mu, yoksa organizasyonu yeni döneme hazırlayabiliyor mu? Tam bu noktada dönüşüm hikayeleri bir güven testi haline geliyor. Çünkü paydaşlar artık sonuç kadar süreci de görmek istiyor. Bir fabrikanın enerji verimliliği yatırımı, bir bankanın yapay zeka destekli müşteri deneyimi hamlesi ya da bir lojistik şirketinin uçtan uca veri görünürlüğü sağlaması tek başına haber değeri taşır. Ancak bu hamlelerin kuruma nasıl bir operasyonel esneklik, yeni gelir alanı veya rekabet avantajı sağladığı anlatılmadığında etki sınırlı kalır. İyi bir dönüşüm hikayesi, kurumun bugünden yarına geçtiğini söylemez. O geçişin hangi kırılmalarla, hangi dirençlerle ve hangi karar kalitesiyle gerçekleştiğini gösterir. Bu da hikayeyi daha inandırıcı hale getirir. Başarılı bir kurumsal dönüşüm hikayesinin omurgası Dönüşüm anlatılarında en sık görülen sorun, değişimin fazla steril sunulmasıdır. Sanki tüm adımlar önceden planlanmış, tüm ekipler ilk günden uyum göstermiş ve yatırımın geri dönüşü hızla alınmış gibi bir dil kurulur. Oysa profesyonel okur bu dili hemen ayırt eder. Gerçek dönüşümde gecikmeler, revizyonlar, öncelik değişimleri ve kültürel sürtünmeler vardır. Bu nedenle güçlü bir kurumsal hikaye üç düzlemde kurulmalıdır. İlk düzlem, iş gerekçesidir. Şirket neden dönüşmek zorunda kaldı? Maliyet baskısı mı arttı, müşteri beklentisi mi değişti, regülasyon mu sertleşti, yoksa yeni rakipler mi dengeyi bozdu? İkinci düzlem, uygulamadır. Hangi süreçler yeniden tasarlandı, hangi teknoloji devreye alındı, liderlik hangi noktada rol üstlendi? Üçüncü düzlem ise sonuçtur. Verimlilik, hız, hata oranı, çalışan bağlılığı, ihracat kabiliyeti ya da karbon yoğunluğu gibi göstergelerde ne değişti? Burada kritik olan nokta, hikayeyi yalnızca teknolojiye yaslamamaktır. Dönüşüm çoğu zaman teknoloji yatırımıyla görünür hale gelir, ancak asıl kalıcılığı kurum kültürü belirler. ERP kurmak, veri platformu kurmak veya yapay zeka destekli analiz sistemleri kullanmak önemli adımlardır. Fakat karar alma alışkanlıkları değişmiyorsa, ekipler yeni modele güvenmiyorsa ve orta kademe yönetim sahiplenmiyorsa, hikaye kısa sürede bir sunum dosyasına dönüşür. Teknoloji var ama dönüşüm yok olabilir Son yıllarda birçok kurum dijitalleşme başlığı altında önemli bütçeler ayırdı. Buna rağmen her yatırım dönüşüm üretmedi. Nedeni basit: teknoloji, stratejinin yerine geçtiğinde etkisi zayıflıyor. Şirketin temel sorunu müşteri kaybıysa sadece iç sistemleri yenilemek yeterli olmayabilir. Üretim verimsizliği öne çıkıyorsa pazarlama otomasyonu tek başına çözüm sunmaz. Bu yüzden dönüşüm hikayeleri, teknoloji satın alımını değil, iş modelindeki değişimi anlatmalıdır. Örneğin sanayide sensörleşme, sadece makineleri izlemek için değil; plansız duruşları azaltmak, bakım maliyetini düşürmek ve tedarik taahhütlerini güçlendirmek için anlamlıdır. Finans tarafında veri analitiği, sadece raporlama hızı için değil; risk görünürlüğünü artırmak ve daha isabetli tahminleme yapmak için değer üretir. Liderlik anlatının merkezindedir Kurumsal dönüşümde liderlik çoğu zaman iki uç arasında anlatılır: ya tek bir vizyoner isme aşırı yük bindirilir ya da yönetim rolü tamamen görünmez kılınır. Oysa profesyonel okur için asıl mesele, liderliğin karar kalitesi ve yönetişim becerisidir. Başarılı örneklerde üst yönetim dönüşümü sahiplenir, fakat uygulamayı yalnızca tepeden yönetmez. Hedefleri netleştirir, ara kilometre taşları belirler ve ölçülebilir sonuç üretmeyen alanlarda rota düzeltir. Daha da önemlisi, dönüşümün kurum içinde neden gerekli olduğunu açık bir dille anlatır. Bu netlik olmadığında çalışan tarafında sessiz direnç büyür. Kurumsal iletişim ekipleri için de burada kritik bir görev vardır. Dönüşüm hikayesini yalnızca CEO söylemlerine dayandırmak yerine, operasyon, insan kaynakları, teknoloji ve saha tarafındaki değişimi birlikte göstermek gerekir. Çünkü paydaş güveni, tek sesli anlatıdan değil, tutarlı kurumsal kanıttan beslenir. Sektörlere göre kurumsal dönüşüm hikayeleri nasıl farklılaşır? Her sektör aynı hızda ve aynı önceliklerle dönüşmez. Bu nedenle kurumsal dönüşüm hikayeleri standart kalıplarla yazıldığında yüzeysel kalır. Sanayide dönüşüm çoğunlukla üretim verimliliği, enerji maliyeti, kalite standardizasyonu ve ihracat rekabeti etrafında şekillenir. Burada hikayenin ağırlık merkezi, yatırımın operasyonel etkisidir. Örneğin otomasyon ya da kestirimci bakım uygulamaları, doğrudan üretim sürekliliğine bağlandığında daha güçlü bir anlatı ortaya çıkar. Lojistikte dönüşüm daha çok görünürlük, hız, rota optimizasyonu ve müşteri taahhüdü üzerinden değerlendirilir. Depo süreçlerinin dijitalleşmesi ya da filo verisinin merkezi olarak izlenmesi, sadece teknoloji haberi değildir; teslimat doğruluğu ve maliyet kontrolü açısından stratejik bir gelişmedir. Enerji sektöründe ise dönüşümün çerçevesi farklıdır. Yenilenebilir kaynaklara geçiş, şebeke esnekliği, depolama çözümleri ve karbon yönetimi gibi başlıklar birlikte ele alınır. Burada anlatının ikna gücü, finansal rasyonelle sürdürülebilirlik hedefini aynı zeminde buluşturabilmesine bağlıdır. Savunma ve ileri teknoloji alanlarında dönüşüm daha hassas bir dil gerektirir. Yerli üretim kapasitesi, tedarik bağımsızlığı, Ar-Ge derinliği ve yetkin insan kaynağı gibi unsurlar öne çıkar. Bu alanlarda dönüşüm yalnızca şirket performansı değil, ekosistem gücü ve stratejik kapasite açısından da değerlendirilir. İyi hikaye ile kurumsal propaganda arasındaki fark İş dünyasında herkes başarı anlatmak ister. Ancak profesyonel kitleler, fazla parlatılmış metinlere karşı giderek daha temkinli. Bu nedenle inandırıcı dönüşüm hikayeleri, sadece olumlu sonuçları değil, yönetilen zorlukları da içerir. Örneğin bir şirketin dijital dönüşüm sürecinde ilk aşamada beklenen verimi alamaması, çalışan eğitimine yeniden yatırım yapması veya süreç tasarımını ikinci kez ele alması zayıflık göstergesi değildir. Aksine, dönüşümün gerçek yönetim pratiği içinde ele alındığını gösterir. Kurumsal anlatının güvenilirliği tam da burada oluşur. Veri kullanımı da belirleyicidir. “Daha hızlı olduk”, “müşteri memnuniyeti arttı” ya da “çevik yapıya geçtik” gibi ifadeler tek başına yeterli değildir. Eğer mümkünse teslimat süresi, hata oranı, enerji tüketimi, çalışan devir oranı ya da üretim kapasitesi gibi ölçütlerle desteklenen bir çerçeve kurulmalıdır. Sayı verilemeyen durumlarda bile somut sonuç dili kullanılabilir. Bu yaklaşım, haber değeri açısından da daha güçlüdür. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın çizgisine sahip platformlarda öne çıkan kurumsal gelişmeler, tam da bu nedenle sonuç, etki ve sektör bağlamı üzerinden anlam kazanır. Kurumlar bu hikayeleri nasıl daha etkili kurabilir? Öncelikle dönüşüm iletişimi ile dönüşüm yönetimi birbirinden kopuk ilerlememeli. İletişim ekipleri çoğu zaman süreç tamamlandıktan sonra devreye alınıyor. Oysa en güçlü anlatılar, dönüşüm sürerken oluşur. Hangi eşiklerin aşıldığı, hangi ekiplerin rol aldığı, hangi hedeflerin revize edildiği zamanında kayda geçirilirse ortaya daha sahici bir kurumsal hafıza çıkar. İkinci olarak, şirketler dönüşümü tek bir büyük proje gibi sunmaktan kaçınmalı. Pek çok başarılı örnekte değişim, birbirini besleyen küçük ama kritik hamlelerle ilerler. Tedarik zinciri görünürlüğünü artıran bir veri altyapısı, bunu destekleyen yetenek programı ve karar süreçlerini hızlandıran yönetişim modeli birlikte ele alındığında daha anlamlı bir tablo oluşur. Üçüncü nokta, paydaş perspektifidir. Yatırımcı, çalışan, müşteri, bayi, tedarikçi ve kamu otoritesi aynı dönüşüme farklı yerlerden bakar. Bu nedenle tek katmanlı bir mesaj çoğu zaman yetersiz kalır. Kurumun anlatısı ortak bir omurga taşımalı, ancak etkisini hedef kitleye göre derinleştirmelidir. Son olarak, dönüşüm hikayesi geçmiş başarıları yüceltmek için değil, gelecekteki kapasiteyi göstermek için kurulmalıdır. Piyasa artık “ne yaptınız” sorusunun yanında “yarının rekabetinde neredesiniz” sorusunu da soruyor. Kurumsal dünyada dikkat çeken hikayeler, değişimi ilan edenler değil; değişimi ölçen, yöneten ve açıklıkla anlatanlar tarafından yazılıyor. Bu yüzden iyi bir dönüşüm hikayesi, şirketin vitrini değil, stratejik ciddiyetinin en görünür kanıtıdır.

Alternatif Bank İkinci Çeyrekte 152 Milyar TL Aktif Büyüklüğe Ulaştı Haber

Alternatif Bank İkinci Çeyrekte 152 Milyar TL Aktif Büyüklüğe Ulaştı

Alternatif Bank, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk altı ayında yüksek aktif kalitesini koruyarak etkin bir bilanço yönetimi gerçekleştiren Banka, konsolide bazda istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme performansını devam ettirdi. Konsolide verilere göre toplam aktif büyüklüğü 152 milyar TL seviyesini aşan Alternatif Bank’ın, nakdi krediler, finansal kiralama alacakları ve gayri nakdi krediler aracılığıyla ülke ekonomisine sağladığı destek 143 milyar TL oldu. Aynı dönemde mevduat hacmi 57 milyar TL’ye, özkaynak büyüklüğü ise 9,6 milyar TL’ye ulaştı. Sermaye yeterlilik rasyosu %16,20 olarak gerçekleşirken Banka, yılın ikinci çeyreğinde 691 milyon TL konsolide net kâr açıkladı. “Büyümenin niteliğini bilanço gücümüz ve müşteri ilişkilerimizle birlikte ele alıyoruz” Alternatif Bank Genel Müdürü Ozan Kırmızı, yılın ilk yarı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026’nın ilk yarısı, küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının finansman koşullarını zorladığı bir dönem oldu. Alternatif Bank olarak bu tabloda sağlam bilanço yapımızı, yüksek aktif kalitemizi ve güçlü likidite pozisyonumuzu koruduk. Risk-getiri dengesini gözeten seçici kredi politikamızı sürdürürken, müşterilerimizin ihtiyaçlarını yakından anlayan danışman bankacılık modelimizi kararlılıkla uyguladık. Büyümenin niteliğini, bilanço gücümüz ve müşterilerimizle kurduğumuz uzun vadeli ilişkilerle birlikte ele almaya devam ediyoruz.” “Yılın geri kalanında dengeli ve seçici büyümeyi sürdüreceğiz” Yılın geri kalanına ilişkin hedeflerini de paylaşan Kırmızı, sözlerini şöyle tamamladı: “Aktif kalitemizi koruyan ve sermaye verimliliğini gözeten dengeli büyüme stratejimizi sürdüreceğiz. Dijital kanallarımızı daha etkin hale getirirken müşteri ilişkilerimizi derinleştirecek; dış ticaret ve sürdürülebilir finansman alanlarındaki uzmanlığımızı geliştireceğiz. Danışman bankacılık yaklaşımımız, çevik organizasyonumuz, uluslararası finansman kabiliyetimiz ve hissedarımızdan aldığımız destekle müşterilerimizin karar süreçlerine eşlik etmeyi ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer sunmayı sürdüreceğiz.” Alternatif ÇokÇok, Bankacılık Avantajlarını Tek Ekranda Buluşturdu Alternatif Bank, yılın ikinci çeyreğinde, bireysel ve dijital bankacılıkta müşteri deneyimini sadeleştirme hedefiyle Alternatif ÇokÇok programını hayata geçirdi. Bankanın müşterilerine sunduğu ayrıcalıkları mobil uygulama içinde tek bir alanda buluşturan program; ücretsiz para transferi, avantajlı mevduat faizi, aidatsız kredi kartı ve nakit iade fırsatları sunuyor. Müşteriler, ÇokÇok üzerinden yararlandıkları avantajları, elde ettikleri kazanç ve tasarrufu, hoş geldin sürelerini ve ayrıcalıkların devamı için gerçekleştirmeleri gereken işlemleri kolayca takip edebiliyor. Alternatif Trader Yatırım Deneyimini İleri Taşıyor Alternatif Bank, dijitalleşme, müşteri deneyimi ve ürün ekosistemini genişletme hedefleri doğrultusunda, iştiraki Alternatif Menkul ile Alternatif Trader’ı hayata geçirdi. Sermaye piyasalarındaki dijital hizmetleri ileri taşıyan Alternatif Trader, hisse senedi, VİOP ve yatırım fonu işlemlerini tek platformda buluşturuyor. T+0 kredisi, hisse senedi kredisi, gelişmiş grafik ve emir ekranlarıyla yatırımcılara hızlı ve kolay bir işlem ortamı sunuyor. Alternatif Bank, İkinci Çeyrekte Altı Uluslararası Ödül Kazandı Alternatif Bank, ikinci çeyrekte farklı alanlardaki yetkinlikleriyle altı uluslararası ödüle layık görüldü. International Business Magazine Awards 2026’da “Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Alanında En İyi Banka”, “Avrupa’daki En İyi Partner Banka” ve “Dış Ticaret Operasyonlarında En İyi Banka Ortağı”; Global Business and Finance Magazine Awards 2026’da ise “Dijital Bankacılıkta Mükemmellik” ödüllerini kazandı. EBRD Dış Ticaret Programı kapsamında “Yılın Yeşil İşlemi” ödülüne üst üste dördüncü kez layık görülen Bankanın VOV ürünü de International Finance Awards 2026 tarafından “Türkiye’nin En İyi Yeni Tasarruf Bankacılığı Ürünü” seçildi. Kazanılan ödüller, Bankanın dış ticaret finansmanı, dijital bankacılık, kapsayıcı kurum kültürü, sürdürülebilir finansman ve müşteri odaklı ürün geliştirme alanlarındaki çalışmalarının uluslararası ölçekteki karşılığını ortaya koydu. Rising Star Academy, Genç Yetenekleri Profesyonel Hayata Hazırlıyor Alternatif Bank, genç yeteneklerin gelişimine yönelik uzun dönem staj programını bu dönemden itibaren Rising Star Academy adıyla sürdürmeye başladı. Gerçek iş süreçlerini eğitim, profesyonel ağ kurma olanakları ve kurum kültürü temaslarıyla bir araya getiren program, gençlerin bankacılığı yakından tanımalarına ve profesyonel hayata güçlü bir başlangıç yapmalarına katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.