Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müşteri Memnuniyeti

Kapsül Haber Ajansı - Müşteri Memnuniyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müşteri Memnuniyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEMSA’dan Diana Travel’a 9 adet Safir Teslimatı Haber

TEMSA’dan Diana Travel’a 9 adet Safir Teslimatı

Turizm taşımacılığı sektörünün köklü firmalarından Diana Travel, araç yatırımlarında TEMSA’yı tercih etmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda TEMSA ile Diana Travel arasındaki iş birliği, 9 adet Safir teslimatıyla büyümeye devam etti. Böylece şirket bünyesindeki tüm otobüsler TEMSA araçlarından oluşurken, filo dağılımı ise 17 adet Safir, 9 adet MD9 ve 4 adet Maraton olarak şekillendi. “Turizm taşmacılığında güvene dayalı iş birlikleri oluşturuyoruz” Teslimata ilişkin değerlendirmelerde bulunan TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ, “Turizm taşımacılığında güvene dayalı, uzun soluklu iş birlikleri kurmayı ve müşterilerimizin operasyonel ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmayı çok önemsiyoruz. Antalya merkezli Diana Travel ile yıllara dayanan güçlü iş birliğimizi de yeni teslimatlarla büyütmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugün şirketin filosundaki tüm otobüslerin TEMSA araçlarından oluşması ise ortaya koyduğumuz ürün kalitesinin, satış sonrası hizmet anlayışımızın ve müşterilerimizle kurduğumuz sürdürülebilir ilişkinin güçlü bir göstergesi. Bu anlamda Diana Travel’ın TEMSA’ya duyduğu bu güveni yalnızca yeni bir yatırım kararı olarak değil, müşteri memnuniyeti merkezinde kurduğumuz sağlam yapının doğal sonucu olarak görüyoruz” dedi. “Filomuzun tamamını TEMSA kalitesi ve güvencesiyle buluşturduk” Diana Travel Operasyon Müdürü Zeynel Küçük ise teslimata ilişkin şunları söyledi: “TEMSA, bugüne kadar en yoğun sezonlarımızda ve zorlu operasyonlarımızda yanımızda yer alan stratejik çözüm ortağımız oldu. Sahada elde ettiğimiz deneyim, istikrarla büyüyen iş birliğimizi her geçen gün daha da sağlam bir zemine taşıdı. Bugün geldiğimiz noktada teslim aldığımız 9 adet Safir ile birlikte toplam otobüs sayımızı 30’a çıkarırken, filomuzun tamamını TEMSA kalitesi ve güvencesiyle buluşturmuş olduk. Operasyonel verimlilikten yolcu konforuna, satış sonrası destekten sürdürülebilir hizmet anlayışına kadar her alanda TEMSA’nın farkını net şekilde hissediyoruz. Bu güçlü bağın büyüyerek devam edeceğine inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şentürk Otomotiv’e Kia Türkiye’den Çifte Ödül Haber

Şentürk Otomotiv’e Kia Türkiye’den Çifte Ödül

Marka, “Müşteri Memnuniyeti En Yüksek Yetkili Satıcı” ödülünün yanı sıra “Garanti Süreç Yönetimi Başarı Ödülü”ne de layık görülerek, hizmet kalitesindeki başarısını bir kez daha tescilledi. Kia Türkiye tarafından verilen bu iki önemli ödül; Şentürk Otomotiv’in yalnızca satış süreçlerinde değil, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreç yönetiminde de yüksek standartlarda hizmet sunduğunu ortaya koydu. Müşteri deneyimini tüm operasyonlarının merkezine alan marka, kullanıcı memnuniyetini sürdürülebilir başarıya dönüştüren yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Müşteri odaklı hizmet kültürüyle öne çıkıyor Satıştan satış sonrasına, servis hizmetlerinden sigorta ve araç kiralamaya kadar uzanan geniş hizmet ağıyla müşterilerine bütüncül bir otomotiv deneyimi sunan Şentürk Otomotiv, 30 yılı aşkın sektör tecrübesiyle büyümesini sürdürüyor. Güvenilir hizmet anlayışı, uzman kadrosu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla sektörde fark yaratan marka, müşteri odaklı hizmet kültürüyle öne çıkmaya devam ediyor. “Müşteri Memnuniyeti En Yüksek Yetkili Satıcı” ödülü, Şentürk Otomotiv’in müşteri deneyimine verdiği önemin ve kullanıcı beklentilerine sunduğu yüksek standartlı hizmetin bir göstergesi olurken; “Garanti Süreç Yönetimi Başarı Ödülü” ise satış sonrası hizmetlerdeki operasyonel başarının ve süreç yönetimindeki güçlü performansın önemli bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Şentürk Otomotiv Yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Müşteri memnuniyetini yalnızca bir hedef değil, kurum kültürümüzün temel yapı taşı olarak görüyoruz. Kia Türkiye tarafından iki ayrı kategoride bu değerli ödüllere layık görülmek bizim için büyük bir gurur. Bu başarı; müşterilerimizin güveni, ekip arkadaşlarımızın özverisi ve yıllardır sürdürdüğümüz kaliteli hizmet anlayışının bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimize en iyi deneyimi sunmaya devam edeceğiz.” Şentürk Otomotiv Hakkında 1992 yılında kurulan Şentürk Otomotiv, otomotiv sektöründe satış, satış sonrası hizmetler, sigorta ve araç kiralama alanlarında faaliyet göstermektedir. Hyundai ve Kia başta olmak üzere güçlü marka iş birlikleriyle hizmet veren Şentürk Otomotiv, müşteri memnuniyetini merkeze alan yaklaşımı ve 30 yılı aşkın deneyimiyle sektörün öncü markaları arasında yer almaktadır. Hyundai ve Kia markalarıyla başlayan yolculuğunu yeni yatırımlar ve gelişen hizmet alanlarıyla büyüten Şentürk Otomotiv, geleceğin mobilite dünyasına uyum sağlayan vizyonuyla sektördeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Yenilikçi yaklaşımı ve insan odaklı hizmet anlayışıyla marka, otomotiv sektöründe müşteri deneyimi standartlarını yükseltmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN TGE Ekipleri, Aslan Eğitimleri Kampında Buluştu Haber

MAN TGE Ekipleri, Aslan Eğitimleri Kampında Buluştu

Daha önce kamyon grubundaki eğitim programlarına benzer bir yapıda, hafif ticari araç segmentinde ilk kez düzenlenen Aslan Eğitimleri kampı; Türkiye’nin farklı bölgelerinden MAN TGE birimi çalışanlarını, satış ve satış sonrası ekiplerini, yetkili bayilerin TGE’den sorumlu personellerini ve bayi yöneticilerini bir araya getirdi. TGE modelleri ile rakip araçların karşılaştırmalı analizlerinin yapıldığı organizasyonda, teorik ve uygulamalı eğitimlerle çalışanların teknik ve operasyonel yetkinlikleri güçlendirildi. Müşterilerine en iyi hizmeti sunma vizyonuyla hareket eden MAN, kamyon segmentindeki köklü eğitim geleneğini hafif ticari araç (HTA) segmentinde de sürdürüyor. Antalya’da 4-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Aslan Eğitimleri kampına; Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen MAN TGE birimi çalışanları, satış ve satış sonrası ekipleri ile yetkili bayilerin TGE’den sorumlu çalışanları ve bayi yöneticileri katıldı. Çalışanların teknik yetkinliklerini artırma ve birimler arası sinerjiyi güçlendirmeyi hedefleyen eğitim kampında katılımcılar; TGE araç ailesine yönelik teknik bilgi paylaşımının yanı sıra operasyonel eğitimler ile satış ve satış sonrası süreçlere ilişkin kapsamlı bilgiler edindi. MAN TGE ve rakip araçlar karşılaştırmalı olarak incelendi Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, aynı segmentteki diğer marka araçların da farklı versiyonları ile eğitim alanında hazır bulundurulmasıydı. Tüm araçların aynı salonda sergilendiği interaktif ortamda katılımcılar, MAN TGE modellerini rakipleriyle birebir olarak karşılaştırma ve detaylıca inceleme şansı yakaladı. Eğitim süresince MAN TGE’nin teknolojik özellikleri ve donanım avantajları detaylı şekilde ele alınırken, rakip modellerin teknik yapıları da objektif bir bakış açısıyla değerlendirildi. Kampa katılanlar, MAN’ın segmentteki avantajlı konumunu teknik veriler ışığında yerinde gözlemleme imkânı buldu. Teori ve pratiği birleştiren üç günlük program Üç gün süren yoğun eğitim programının ilk günü teorik oturumlarla başladı. TGE ürün ailesine yönelik detaylı bilgi paylaşımının yapıldığı programda, farklı iş birimlerinden yöneticilerin katılımıyla birimler arası iş birliğinin ve ortak çalışma kültürünün müşteri memnuniyetindeki önemi vurgulandı. Eğitimlerde; araçların teknik özellikleri, servis hizmetleri, satış süreçleri, satış sonrası hizmetler ve ikinci el operasyonları ile müşteri memnuniyeti gibi kritik başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, MAN TGE ürün grubunun pazardaki konumu, müşteri ihtiyaçlarına sunduğu çözümler ve operasyonel avantajları detaylı şekilde aktarıldı. İkinci gün de uygulamalı karşılaştırma oturumlarına ayrıldı. İlk gün aktarılan teorik bilgiler, eğitim alanındaki araçlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla pekiştirildi. Araç başı uygulamalarda katılımcılar, MAN TGE modellerinin teknik donanımlarını detaylı biçimde inceleme fırsatı buldu. Ayrıca pazarda yer alan rakip markalara ait şasi kamyonet, panelvan ve minibüs segmentindeki araçlar organizasyona dahil edilerek, MAN TGE ürün ailesiyle teknik ve operasyonel açıdan kıyaslama yapıldı. Değerlendirmelerde performans, sürüş konforu, donanım seviyesi, kullanım avantajları ve toplam sahip olma maliyeti gibi kriterler ele alındı. Katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra gerçek ürün karşılaştırmaları sayesinde sektördeki rekabet dinamiklerini yakından inceleme fırsatı bulurken, MAN TGE ürün grubunun sunduğu güçlü yönleri daha kapsamlı şekilde değerlendirme imkânı elde etti. Eğitim süreci başarı değerlendirme sınavı ile tamamlandı Kampın son gününde ise bayilerden katılan çalışanların yetkinliklerini ölçmek amacıyla detaylı bir değerlendirme sınavı gerçekleştirildi. Program boyunca aktarılan teknik ve operasyonel bilgilerin ölçüldüğü sınavla birlikte katılımcılar, eğitim sürecini başarıyla tamamladı. MAN TGE dünyasında kalite standartlarını daha ileriye taşımayı amaçlayan organizasyon, satış ve satış sonrası ekiplerinin müşterilere en doğru çözümleri sunma yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., gerçekleştirdiği eğitim organizasyonlarıyla çalışanlarının ve iş ortaklarının bilgi birikimini güçlendirmeyi, müşteri memnuniyetini artırmayı ve hafif ticari araç segmentinde müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN TGE Ailesine Özel Eğitim Programı Haber

MAN TGE Ailesine Özel Eğitim Programı

Müşterilerine en iyi hizmeti sunma vizyonuyla hareket eden MAN, kamyon segmentindeki köklü eğitim geleneğini hafif ticari araç (HTA) segmentinde de sürdürüyor. Antalya’da 4-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Aslan Eğitimleri kampına; Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen MAN TGE birimi çalışanları, satış ve satış sonrası ekipleri ile yetkili bayilerin TGE’den sorumlu çalışanları ve bayi yöneticileri katıldı. Çalışanların teknik yetkinliklerini artırma ve birimler arası sinerjiyi güçlendirmeyi hedefleyen eğitim kampında katılımcılar; TGE araç ailesine yönelik teknik bilgi paylaşımının yanı sıra operasyonel eğitimler ile satış ve satış sonrası süreçlere ilişkin kapsamlı bilgiler edindi. MAN TGE ve rakip araçlar karşılaştırmalı olarak incelendi Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, aynı segmentteki diğer marka araçların da farklı versiyonları ile eğitim alanında hazır bulundurulmasıydı. Tüm araçların aynı salonda sergilendiği interaktif ortamda katılımcılar, MAN TGE modellerini rakipleriyle birebir olarak karşılaştırma ve detaylıca inceleme şansı yakaladı. Eğitim süresince MAN TGE’nin teknolojik özellikleri ve donanım avantajları detaylı şekilde ele alınırken, rakip modellerin teknik yapıları da objektif bir bakış açısıyla değerlendirildi. Kampa katılanlar, MAN’ın segmentteki avantajlı konumunu teknik veriler ışığında yerinde gözlemleme imkânı buldu. Teori ve pratiği birleştiren üç günlük program Üç gün süren yoğun eğitim programının ilk günü teorik oturumlarla başladı. TGE ürün ailesine yönelik detaylı bilgi paylaşımının yapıldığı programda, farklı iş birimlerinden yöneticilerin katılımıyla birimler arası iş birliğinin ve ortak çalışma kültürünün müşteri memnuniyetindeki önemi vurgulandı. Eğitimlerde; araçların teknik özellikleri, servis hizmetleri, satış süreçleri, satış sonrası hizmetler ve ikinci el operasyonları ile müşteri memnuniyeti gibi kritik başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, MAN TGE ürün grubunun pazardaki konumu, müşteri ihtiyaçlarına sunduğu çözümler ve operasyonel avantajları detaylı şekilde aktarıldı. İkinci gün de uygulamalı karşılaştırma oturumlarına ayrıldı. İlk gün aktarılan teorik bilgiler, eğitim alanındaki araçlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla pekiştirildi. Araç başı uygulamalarda katılımcılar, MAN TGE modellerinin teknik donanımlarını detaylı biçimde inceleme fırsatı buldu. Ayrıca pazarda yer alan rakip markalara ait şasi kamyonet, panelvan ve minibüs segmentindeki araçlar organizasyona dahil edilerek, MAN TGE ürün ailesiyle teknik ve operasyonel açıdan kıyaslama yapıldı. Değerlendirmelerde performans, sürüş konforu, donanım seviyesi, kullanım avantajları ve toplam sahip olma maliyeti gibi kriterler ele alındı. Katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra gerçek ürün karşılaştırmaları sayesinde sektördeki rekabet dinamiklerini yakından inceleme fırsatı bulurken, MAN TGE ürün grubunun sunduğu güçlü yönleri daha kapsamlı şekilde değerlendirme imkânı elde etti. Eğitim süreci başarı değerlendirme sınavı ile tamamlandı Kampın son gününde ise bayilerden katılan çalışanların yetkinliklerini ölçmek amacıyla detaylı bir değerlendirme sınavı gerçekleştirildi. Program boyunca aktarılan teknik ve operasyonel bilgilerin ölçüldüğü sınavla birlikte katılımcılar, eğitim sürecini başarıyla tamamladı. MAN TGE dünyasında kalite standartlarını daha ileriye taşımayı amaçlayan organizasyon, satış ve satış sonrası ekiplerinin müşterilere en doğru çözümleri sunma yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., gerçekleştirdiği eğitim organizasyonlarıyla çalışanlarının ve iş ortaklarının bilgi birikimini güçlendirmeyi, müşteri memnuniyetini artırmayı ve hafif ticari araç segmentinde müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çağla Dizayn, Modern Eczane Tasarımları ile Fark Yaratıyor Haber

Çağla Dizayn, Modern Eczane Tasarımları ile Fark Yaratıyor

Bu noktada başta Bursa’da olmak üzere çevre illerde de faaliyet gösteren Çağla Dizayn, yenilikçi eczane tasarımlarıyla sektörün öncü firmaları arasında yer alıyor. Uzun yıllara dayanan tecrübesi, güçlü mimari vizyonu ve modern tasarım anlayışıyla Çağla Dizayn, eczaneleri hem estetik hem de fonksiyonel yaşam alanlarına dönüştürüyor. Bursa’da Profesyonel Eczane Tasarımı Hizmeti Bursa eczane tasarımı denildiğinde akla gelen ilk firmalardan biri olan Çağla Dizayn, her eczanenin ihtiyaçlarını özel olarak analiz ederek projelendiriyor. Eczacının çalışma düzeni, müşteri sirkülasyonu, ürün sergileme alanları ve depolama çözümleri profesyonel bir bakış açısıyla planlanıyor. Modern bir eczane tasarımı yalnızca görsellikten ibaret değildir. Kullanım kolaylığı, ergonomi ve hasta memnuniyeti de büyük önem taşır. Çağla Dizayn, tüm bu kriterleri bir araya getirerek Bursa’daki eczanelere çağdaş ve prestijli bir görünüm kazandırıyor. Modern ve Estetik Eczane Konseptleri Çağla Dizayn’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, estetik ve modern çizgileri fonksiyonellikle buluşturmasıdır. Günümüz tüketicileri ferah, düzenli ve güven veren mekanlarda alışveriş yapmayı tercih ediyor. Bu nedenle firma, eczane iç mekanlarında; Modern raf sistemleri Şık aydınlatma çözümleri Fonksiyonel danışma alanları Ergonomik çalışma bölümleri Ferah ürün sergileme alanları gibi detaylara büyük önem veriyor. Özellikle Bursa, İstanbul, Balıkesir, İzmir, Yalova, Kocaeli, Manisa ve diğer çevre illerde hayata geçirdiği projelerle dikkat çeken Çağla Dizayn, eczaneleri kurumsal kimliği güçlü sağlık merkezlerine dönüştürüyor. Yenilikçi Eczane Dekorasyonu Çözümleri Eczane dekorasyonu, müşteri deneyimini doğrudan etkileyen önemli unsurlardan biridir. Çağla Dizayn, klasik tasarım anlayışının dışına çıkarak yenilikçi çözümler sunuyor. Minimalist çizgiler, teknolojik altyapılar ve modern mimari detaylarla hazırlanan projeler, eczanelerin daha profesyonel görünmesini sağlıyor. Firma, her projede eczacının beklentilerini dikkate alarak kişiye özel tasarımlar oluşturuyor. Böylece her eczane kendine özgü bir karakter kazanıyor. Kullanılan kaliteli malzemeler ve titiz işçilik sayesinde uzun ömürlü ve dayanıklı tasarımlar ortaya çıkıyor. Uzun Yıllara Dayanan Tecrübe ve Güçlü Vizyon Çağla Dizayn, sektördeki uzun yıllara dayanan deneyimi sayesinde eczane tasarımı konusunda uzmanlaşmış bir marka haline gelmiştir. Firma, değişen mimari trendleri ve sağlık sektöründeki yenilikleri yakından takip ederek projelerine modern bir bakış açısı kazandırıyor. Tecrübeli ekip kadrosu sayesinde tasarım sürecinden uygulamaya kadar tüm aşamalar profesyonel şekilde yönetiliyor. Bu yaklaşım, Çağla Dizayn’ı Bursa’nın en büyük eczane tasarım firmalarından biri haline getiriyor. Bursa ve Çevre İllerde Anahtar Teslim Eczane Tasarımı Yeni bir eczane açmayı planlayan ya da mevcut eczanesini yenilemek isteyen işletmeler için anahtar teslim çözümler sunan Çağla Dizayn, tüm süreci profesyonel şekilde yönetiyor. Projelendirme, dekorasyon, mobilya üretimi ve uygulama süreçleri tek merkezden yürütülerek zaman ve maliyet avantajı sağlanıyor. Özellikle Bursa ve çevre illerde sunduğu kaliteli hizmet anlayışı sayesinde birçok eczacının ilk tercihi olan firma, modern sağlık alanları oluşturmaya devam ediyor. Neden Çağla Dizayn? Çağla Dizayn’ı tercih etmenin başlıca avantajları şunlardır: Uzman ve deneyimli ekip Modern ve yenilikçi tasarımlar Estetik ve işlevselliği bir araya getiren projeler Kişiye özel eczane konseptleri Kaliteli malzeme ve profesyonel işçilik Güçlü referans ağı. Sonuç olarak eczane tasarımı, hem marka imajı hem de müşteri memnuniyeti açısından büyük önem taşır. Bursa’da ve çevre illerde modern, estetik ve yenilikçi eczane tasarımlarıyla öne çıkan Çağla Dizayn, sektördeki güçlü konumunu her geçen gün daha da ileri taşıyor. Uzun yıllara dayanan tecrübesi, vizyoner yaklaşımı ve profesyonel hizmet anlayışıyla Çağla Dizayn, eczaneleri modern sağlık yaşam alanlarına dönüştürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’nda Kesintisiz Enerji Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’nda Kesintisiz Enerji Çalışmalarını Sürdürüyor

Türkiye’nin enerji dönüşüme öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte üç elektrik dağıtım şirketinden biri olan Ayedaş, Türkiye’nin en çok göç alan ve en kalabalık ili olan İstanbul’un Anadolu yakasında 5.5 milyon nüfusa hizmet vermeye devam ediyor. Kesintisiz ve kaliteli enerji için çalışmalarını sürdüren şirket, daha güvenilir ve kesintisiz enerji sunmak için 2026 yılının ilk çeyreğinde de müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı ile çalışmalarını sürdürdü. İstanbul’da kesintisiz enerji için altyapı güçleniyor Daha aydınlık bir İstanbul hedefi doğrultusunda, mevsimsel ve iklim şartlarının etkilerini en aza indirmek için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar ilçelerinde toplamda 5.300 aydınlatma armatürünün bakımı tamamlandı. Bunun yanı sıra, 1.561 pano, 9 trafo ve 524 dağıtım merkezinin kontrol ve yenileme çalışmaları yapılarak enerji altyapısı güçlendirildi. Aynı dönemde 292 kilometrelik hattın bakımı gerçekleştirilerek sürdürülebilir enerji dağıtımına katkı sağlandı. Kentin büyüyen enerji ihtiyaçları doğrultusunda yatırım hedefleri belirleyen Ayedaş, kıtaları birleştiren şehir olan İstanbul’da 2026 yılının ilk çeyreğinde bu hedefleri başarıyla tamamladı. Hizmet verdiği yaklaşık 5,5 milyon nüfusa kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak amacıyla 43,5 kilometrelik yeni kablo döşemesi, 391 armatür, 14 pano ve 3 trafo merkezi kurarak altyapısını daha da güçlendirdi. İstanbul’da enerji güvenliği ve müşteri memnuniyeti yeni teknolojiyle artıyor Türkiye’de ilk kez devreye alınan Temas Gerilimi Tespit Teknolojisi, Ayedaş ve ABD merkezli Osmose Utilities Services Inc. iş birliğiyle İstanbul Anadolu Yakası’nda sahada uygulanmaya başladı. Şehir altyapısında can güvenliğini tehdit edebilecek gizli elektrik kaçaklarını yüksek hassasiyetle tespit eden bu yenilikçi sistem kapsamında, özel donanımlı Osmose aracıyla yürütülen taramalarda şu ana kadar 6.300 kilometreden fazla yol kat edildi. Yüksek hassasiyetli sensörler ve mobil tarama sistemleriyle donatılmış araç sayesinde, elektrik altyapısında oluşabilecek temas gerilimleri tehlikeye dönüşmeden önce tespit edilerek ilgili noktalara noktasal müdahale imkânı sağlanıyor. Bu sayede Ayedaş, milyonlarca insanın güvenliği için şehir altyapısındaki potansiyel riskleri minimize ederek kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir enerji hedefi doğrultusunda önemli bir adım atıyor. Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşümüne ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. 7/24 hizmet sunan www.ayedas.com.tr, Web ChatVolt, Ayedaş 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile her kanaldan müşterilerine ulaşıyor. Sosyal medya üzerinden gelen talepleri de hızlıca karşılayarak İstanbulluların yanında olmayı sürdürüyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Ayedaş, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Praticar Yola Çıktı Haber

Praticar Yola Çıktı

Mobilite dünyası, değişen kullanıcı alışkanlıkları ve hızlanan dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir dönüşümden geçiyor. Anadolu Grubu da bu dönüşümü yakından takip ederek, sektördeki bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliğini yeni markası Praticar ile farklı bir boyuta taşıyor. Dijital odaklı yapısı, sadeleştirilmiş kullanıcı deneyimi yolculuğu ve erişilebilir hizmet modeliyle mobilite dünyasına adım atan Praticar, halihazırda Türkiye’nin 11 şehrinde bulunan 18 ofisinde, seyahat severlere mutlak müşteri memnuniyeti ilkesi çerçevesinde hizmet sunuyor. Tüm süreçlerin mobil uygulama üzerinden uçtan uca yönetilebildiği bir altyapıya sahip olan Praticar’da kullanıcılar, rezervasyondan araç teslimine kadar tüm adımları dakikalar içinde tamamlayabiliyor. 1 dakikalık rezervasyon süresiyle zamanı daha verimli kullanmak ve ihtiyaç anında çözüme zahmetsizce erişmek isteyen yeni neslin beklentilerini bütünüyle karşılayan Praticar, araç kiralama sektörünün kodlarını yeniden yazmaya hazırlanıyor. Halihazırda Garenta markasıyla sektörde güçlü bir varlık gösteren Anadolu Grubu, Praticar ile mobilite alanında çok markalı bir yapıya geçiş yapıyor. Bu stratejik adımın temelinde ise değişen kullanıcı ihtiyaçlarına daha esnek, daha özgün ve farklı değer önerileriyle yanıt verme yaklaşımı yer alıyor. Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı: “Mobilite sektörüne yepyeni bir yaklaşım kazandırıyoruz” 11 Mayıs tarihinde Rixos Tersane’de yoğun bir katılıma sahne olan lansmanda gerçekleştirdiği konuşmasında mobiliteyi zamanın, erişimin ve deneyimin yeniden tanımlandığı çok katmanlı bir alan olarak nitelendirdiklerine işaret eden Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı, “Mobiliteyi bugün yalnızca bir ulaşım ihtiyacı olarak değil, yaşamın temposunu belirleyen stratejik bir sektör olarak ele alıyoruz. Anadolu Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz her sektörde oyunun kurallarını takip eden değil, o kuralları bizzat yeniden yazan bir yaklaşım benimsedik. Praticar da bu bakış açısının mobilite alanındaki ifadesi. Praticar, mobilite sektöründe sahip olduğumuz bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliği, çeviklik, dijitalleşme ve erişilebilirlik kavramları üzerinden şekillenen bütüncül bir anlayışla yorumladığımız yeni bir başlangıç. Praticar olarak amacımız, mevcut yapıyı tekrar etmekten ziyade, kullanıcı deneyimini daha yalın, daha hızlı ve daha anlamlı bir çerçevede yeniden kurgulamak. Mobiliteyi daha erişilebilir kılarken, aynı zamanda yeni kullanıcıları bu ekosisteme dahil eden, alışkanlıkları dönüştüren ve sektöre yepyeni bir perspektif kazandıran bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz” dedi. Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal: “Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” ‘Ödediğinize değer’ yaklaşımı çerçevesinde kullanıcıya tatmin edici bir deneyim sunmayı hedeflediklerini kaydeden Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal, “Praticar’ı kurgularken çıkış noktamız, kullanıcıların hayatındaki ‘karar anını’ daha akıcı hale getirmekti. 24 Nisan 2026 tarihinde yayına giren “Amalara yer yok, şimdi yolda olmak var!” söyleminin altını çizdiğimiz reklam filmimizde de araç kiralamaya dair “ama” şeklinde başlayan önyargıları ortadan kaldırarak, yolda olmakla elde edilebilecek keyifli deneyimlere odaklandık. Çünkü bize göre bugün araç kiralama konusunda asıl ihtiyaç, seçeneklerin artması değil; o seçenekler arasında zahmetsizce ve keyifle ilerleyebilmek. Bu nedenle markayı tasarlarken yalnızca bir hizmet sunmayı değil, kullanıcıyla kurulan etkileşimi baştan sona yeniden düşünmeyi önceliklendirdik. Tüm deneyimi ‘pratiklik’ üzerine kurduk. Dijital altyapımızdan iletişim dilimize kadar her noktada karmaşık prosedürlerden uzak, sade, anlaşılır ve kullanıcıyla aynı ritimde ilerleyen bir yapı oluşturduk. Amacımız, araç kiralamayı planlanan bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp, hayatın doğal akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen bir deneyime dönüştürmek. Bu yönüyle Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” dedi. Praticar ile araç kiralama süreci 1 dakikaya iniyor Günümüz kullanıcıları artık karmaşık süreçler yerine hız, netlik ve akışkanlık arıyor. Uzayan rezervasyon adımları, belirsiz fiyatlandırmalar ve kopuk deneyimler, araç kiralamada en çok eleştirilen alanların başında geliyor. Praticar, tam da bu ihtiyaçtan hareketle araç kiralama sürecini baştan tasarlıyor. 7/24 destek hizmeti, dijital sözleşme yönetimi ve yol yardım gibi hizmetlerin tümünü kullanıcı dostu mobil uygulaması üzerinden müşterilerine sunan Praticar, daha genç, dinamik ve dijital dünyaya doğmuş bir kitleye hitap ettiği gerçeğinden yola çıkarak sadeleştirilmiş ürün yapısı ve uçtan uca dijital altyapısı sayesinde rezervasyon süresi 1 dakikaya kadar indirerek zamandan tasarruf ettiriyor. Praticar’ın 5 puanlık kullanıcı değerlendirmesi ve %90 seviyesindeki güçlü Net Tavsiye Skoru (NPS) da markanın sunduğu deneyimin kullanıcılar nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Particar, araç kiralamayı “değer” odaklı bir deneyime dönüştürüyor Praticar’ın sunduğu deneyim, yalnızca hız ve kolaylıkla sınırlı kalmıyor; kullanıcıya hissettirdiği değerle de anlam kazanıyor. Marka, fiyatı tek başına bir rekabet unsuru olarak konumlandırmak yerine, hizmetin bütününe yayılan güçlü bir “karşılık duygusu” yaratmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, iletişim dilinden kampanya kurgularına, ürün tasarımından hizmet akışına kadar tüm temas noktalarında kendini gösteriyor. Esnek fayda modelleri, kullanım sıklığına göre genişleyen avantajlar ve kişiselleştirilmiş teklifler, markayı tek seferlik bir hizmet sağlayıcı olmaktan çıkarıp süreklilik üreten bir deneyim platformuna dönüştürüyor. Kullanıcıyla kurduğu bağı zaman içinde güçlenen bir değer ilişkisi üzerinden inşa eden Praticar, araç kiralama sürecinin her adımını netlik anlayışıyla kurgulayarak bir deneyim platformu olma iddiasını pekiştiriyor. Araç kalitesinden kullanım sonrası desteğe kadar uzanan süreçte Praticar’ın düşük araç yaş ortalamasına sahip filo yapısı kullanıcıya güven sunarken; olası bir kaza anında ve sonrasında anında sağlanan destek ise belirsizlik ve yalnızlık hissini ortadan kaldırıyor. Kullanım koşullarının şeffaf biçimde tanımlanması ise sürprizleri ortadan kaldırarak sürecin tamamını öngörülebilir hale getiriyor. Böylece Praticar, araç kiralamayı daha sade, daha güvenilir ve kullanıcı memnuniyetini merkeze alan bir deneyim alanı olarak konumlandırıyor. Uzun vadede hedef, entegre bir mobilite platformuna dönüşmek Praticar, bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir araç kiralama markası olmanın ötesine geçerek uzun vadede daha geniş bir mobilite platformuna dönüşmeyi amaçlıyor. Kullanıcının farklı ulaşım ihtiyaçlarını tek bir dijital çatı altında buluşturacak bir yapı hedeflenirken, araç kiralama bu bütünün ilk adımını oluşturuyor. Türkiye’de mobilite pazarının güçlü büyüme potansiyeli ve değişen kullanıcı beklentileri göz önüne alındığında, Praticar’ın bu ekosistemde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Marka, yeni kullanıcıları sisteme dahil ederek mevcut pazarı büyütmeyi ve araç kiralamayı daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Yaygın operasyon ağıyla hızlı başlangıç Praticar, Türkiye genelinde kısa sürede yaygın bir operasyon ağı kurarak faaliyetlerine başladı. Halihazırda İstanbul’dan Batman’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alan 11 şehirde, 18 ofisle hizmet gösteren Praticar, yıl sonuna kadar 30 ofis ve 3.000 araçlık bir filoya ulaşmayı hedefliyor. Büyüme stratejisini yalnızca yayılım üzerine değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi üzerine de inşa eden Praticar, yeni şehirleri bu yapıya kademeli olarak entegre ederek kontrollü ve dengeli bir genişleme modeli benimsiyor. Böylece her yeni lokasyonda aynı kullanıcı deneyimi standardını korumayı ve operasyonel verimliliği istikrarlı biçimde artırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi Yoğun Katılımla Gerçekleşti Haber

Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi Yoğun Katılımla Gerçekleşti

E-ticaret sektörünün gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçlerin, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının geniş bir perspektifle ele alındığı zirvede, yapay zekânın sağladığı verimlilik artışıyla birlikte şeffaflık ve esneklik vurgusu öne çıktı. T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından; DEİK/Lojistik İş Konseyi ve DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) destekleriyle düzenlenen ‘Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi’, Grand Cevahir Hotel Convention Center'da gerçekleşti. Zirvenin en dikkat çeken oturumlarından biri olan “E-Ticaretin Geleceği ve Fırsatlar”, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarının üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. PTTAVM CEO’su & ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, Yepy Genel Müdürü Hakan Orhun, Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, Pazarama CEO’su Mehmet Bülent Kutacun yer aldı. n11 CEO’su Nihal Dindar Akın: “Esneklik ve şeffaflık da en az hız kadar önemli” E-ticarette tüketicilerin kargo şirketlerinden beklentileri ve pazar yeri satıcılarının lojistik satıcılardan beklentileri ile ilgili konuşan n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, hızın tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, “Herkesin aklındaki ilk cevap hız. Ancak hız tek başına belirleyici değil; esneklik ve şeffaflık da en az hız kadar önemli” dedi. Deloitte’un yaptığı araştırmanın sonuçlarına ilişkin verileri paylaşan Akın, “Tüketicilerin yüzde 70’inden fazlası teslimat zamanını kendisi seçmek istiyor. Yüzde 60’tan fazlası ise kargosunu anlık olarak takip ediyor” ifadelerini kullandı. Akın ayrıca, “2026 yılında bizim hâlâ lojistiğe dair en çok aldığımız soru ‘Kargom nerede?’ Burada kullanıcıların beklentilerini doyurmak ve tatmin etmenin lojistik sağlayıcılar için çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Satıcı tarafındaki önceliklere de değinen Akın, “Satıcıların en kritik beklentisi maliyet. Yüzde 50’den fazlası kargo maliyetlerini büyümenin önünde engel olarak görüyor” ifadelerini kullandı. Sorunsuz teslimat ve kampanya dönemlerindeki operasyonel başarıya da dikkat çeken Akın, bu süreçlerde lojistik performansının memnuniyeti doğrudan etkilediğini belirtti. Yapay zekânın sektördeki rolüne de değinen Akın, “Kullanıcıların beklediği hız, şeffaflık ve esnekliği sağlamak için yapay zekâ artık bir tercih değil, zorunluluk. Maliyet avantajı sağlamaktan operasyonları optimize etmeye kadar birçok alanda yapay zekâdan faydalanıyoruz” dedi. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan: “Yapay zekâ, tüm e-ticaret ekosistemine çok önemli bir verim artışı fırsatı getirdi” Yapay zekanın günümüzde global operasyonlarda oynadığı rolü vurgulayan Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan, şu ifadeleri kullandı: "Trendyol olarak, 36 ülkede 10'un üzerinde farklı dildeki operasyonlarımızda yapay zekayı uçtan uca kullanıyoruz. Yapay zekanın yeni dalgası agentic iş akışları da satıcılarımızın tüm sorularını anında yanıtlıyor ve hangi ürüne nasıl bir kampanya yapılabileceğini tavsiye ediyor. KOBİ'lerimiz de bu kampanya tavsiyelerini hızlı bir şekilde uygulayabiliyor. Yapay zekanın tüm e-ticaret ekosistemine çok önemli bir verim artışı fırsatı getirdiğini görüyoruz, bunu çok iyi değerlendirmeliyiz." Yepy Genel Müdürü Hakan Orhun: “Yıllık yaklaşık 5 milyon cep telefonunun yenilenme potansiyeli olduğunu görüyoruz” Zirve'de konuşan Yepy ve İkinci El Alışverişten Sorumlu Genel Müdür Hakan Orhun, Türkiye'de ikinci el pazarının, ekonomik ve çevresel farkındalığın birleşmesiyle yerleşik bir tüketici davranışı haline geldiğinin altını çizerek; "KONDA ile hazırladığımız araştırma, her iki kişiden birinin son bir yılda ikinci el alışveriş yaptığını ortaya koyuyor ve bu tablo zorunlu bir düzenlemenin değil, milyonlarca bireysel tercihin ürünü. Yepy markamızla teknoloji ürünlerinin kullanım ömrünü uzatarak hem ülke ekonomisine hem de bireylerin satın alma gücüne katkı sağlıyoruz. Bu alanda yıllık yaklaşık 5 milyon cep telefonunun yenilenme potansiyeli olduğunu görüyoruz." dedi. Tüm sektörlerin gündeminde yer alan yapay zekâ üzerine 2018'den bu yana çalıştıklarını belirten Orhun, "Özellikle ikinci el ürünlerin lojistik süreçlerinde sağlanan verimlilik ve hizmet kalitesindeki artış, kullanıcı memnuniyetine doğrudan yansıyor. Bu gelişim, kullanıcıların ikinci el ve yenilenmiş ürünlere yönelimini daha da güçlendirecektir" açıklamasını yaptı. Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver: “Olası bir aksamayı daha yaşanmadan yapay zekâ ile öngörüp önlem alıyoruz” Yemeksepeti olarak 25’inci yıllarını kutladıkları söyleyen Çalapöver, “Kendimizi sektörün sadece kurucusu değil, öncüsü ve lideri olarak görüyoruz. Bizim işimiz 'hızlı ticaret' (Quick-Commerce). Talebin oluştuğu andan itibaren fiziksel ürünlerin A noktasından B noktasına hızlı bir şekilde iletilmesi, yani ihtiyaç oluştuğu an dakikalar içinde orada olmanız büyük önem taşıyor. Hızlı ticarette teslimat süreleri ve bu sürenin öngörülebilirliği çok kritik. Zaman içinde gördük ki öngörülebilirlik, müşteri memnuniyetinin tam merkezinde yer alıyor” dedi. Bir işte teslimat kısmının önemine değinen Çalapöver, “işin teslimat kısmını uçtan uca kontrol edemezsek büyümeye devam etmemiz mümkün değil. Çünkü lojistiği başkasına bıraktığınızda hızı ve kaliteyi garanti edemiyorsunuz. İşte kendi lojistik ağımız olan Yemeksepeti Express'i kurmamızın, kendi teslimat işimizi yapmaya ve müşteri deneyimini yönetmeye başlamamızın sebebi buydu. Bunun sonucunda müşteri memnuniyeti gözle görülür şekilde arttı ve operasyonlarımızda öngörülebilir bir yapı ortaya çıktı. Müşterilerimize siparişlerinin 20 dakika sonra evlerinde olacağını taahhüt ettiğimizde, bu sözün gerçekleşmesi operasyonlarımızın en önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün operasyonumuzun kalbinde yapay zekâ var. Lojistik ve teslimat tarafında milyonlarca verinin saniyeler içinde işlenmesi ve değerlendirilmesi hayati önem taşıyor. Bir Delivery Hero iştiraki olarak, özellikle son dönemde teslimat süreçlerimizde yapay zekâyı aktif bir şekilde kullanıyoruz. Bir kuryenin restorana varması için gereken o kritik 7-8 dakikayı; milyonlarca veriyi işleyerek, trafiği ve hava durumunu hesaplayarak optimize ediyoruz. Olası bir aksamayı daha yaşanmadan yapay zekâ ile öngörüp önlem alıyoruz. Bu teknoloji olmasa, günde yüz binlerce siparişi bu hızda, bu kusursuzlukta yönetmemiz hayal olurdu. Bugün 100 binden fazla üye iş yerimiz ve 45 binden fazla kurye iş ortağımız bulunuyor. Kurduğumuz bu ekosistem gerçekten çok büyük; ancak önümüzde gideceğimiz daha çok yol var. Yapay zekâyı süreçlerimize daha fazla entegre ettikçe, bunun büyümemize olan etkisinin çok daha güçlü olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Pazarama CEO’su Mehmet Bülent Kutacun: Hedefimiz, müşterilerimize daha kişiselleştirilmiş, akıllı ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunmak” Kutacun, panelde yaptığı konuşmada e-ticareti yalnızca ürün alım-satım süreci olarak görmediklerini belirterek, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm sunan bütüncül bir deneyim tasarladıklarını ifade etti. Pazarama’nın; finansal hizmetlerden seyahate, sigortadan günlük ihtiyaçlara uzanan çoklu servis yapısıyla konumlandığını vurgulayan Kutacun, bu yaklaşımın markayı klasik pazaryeri anlayışının ötesine taşıdığını söyledi. Büyümeyi yalnızca işlem hacmiyle değil, sunulan değeri genişleterek sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Kutacun, yapay zekâyı bu dönüşümün merkezine yerleştirdiklerini dile getirdi. Yeni nesil “agentic commerce” yaklaşımına da değinen Kutacun, “Hedefimiz, yapay zekânın yalnızca öneri sunan değil, kullanıcı adına aksiyon alabilen bir yapıya evrildiği yeni nesil ‘agentic commerce’ dünyasında, Pazarama’yı hayatı kolaylaştıran dijital bir temsilciye dönüştürmek. Müşterilerimize daha kişiselleştirilmiş, akıllı ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunmaktır.” dedi. E-ticaretin omurgası lojistik: Stratejik yaklaşımlar sahnede UND İcra Kurulu Başkanı Alper Özel’in moderatörlüğünde gerçekleşen “E-ticarette Lojistiğin Önemi ve Geleceği” oturumunda Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, DHL Express Türkiye CEO’su Volkan Demiroğlu, HepsiJET CEO’su Atilla Alver, Widect CEO’su Enes Yılmaz, Aras Global CEO’su Ramazan Altınay, Arvato Türkiye & BAE Genel Müdürü Umur Özkal e-ticaretin lokomotifi olan lojistiğe dair stratejik yaklaşımları ve sektörün gelişiminde kritik rol oynayan ana trendleri çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi. Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık: “Lojistiği markalar için rekabet avantajı yaratan bir değer alanına dönüştürüyoruz” Panelde yaptığı konuşmada e-ticaretin geldiği noktada rekabetin yalnızca ürün ve fiyatla değil, sunulan deneyimin kalitesiyle de şekillendiğini söyleyen Özkocacık, “Tüketici artık siparişin ne kadar hızlı, sorunsuz ve kişiselleştirilmiş bir şekilde ulaştığına odaklanıyor. Bu yeni dönemde lojistik, operasyonel bir destek fonksiyonunun ötesine geçerek doğrudan müşteri deneyimini belirleyen stratejik bir alan haline geliyor. Horoz Lojistik olarak biz de bu dönüşümü; depolamadan sipariş yönetimine, entegrasyondan iade süreçlerine kadar tüm aşamaları kapsayan uçtan uca “e-ticaret enabler” modelimizle destekliyoruz. Veri odaklı altyapımız ve entegre operasyon kabiliyetimiz sayesinde markaların daha hızlı, daha esnek ve sürdürülebilir büyüme elde etmesine katkı sağlarken, lojistiği markalar için rekabet avantajı yaratan bir değer alanına dönüştürüyoruz. Bu kapsamda, E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi gibi sektörün farklı paydaşlarını bir araya getiren platformların; dönüşümün ortak akılla şekillenmesi ve yeni iş birliklerinin gelişmesi açısından önemli bir rol üstlendiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu: “Türkiye’nin sınır ötesi ticaretteki potansiyeline inanıyoruz” E-ticaretin yükselişiyle birlikte lojistik sektörünün kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini vurgulayan DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu, “Türkiye’de e-ticaretin büyümesi, lojistik sektörünü yalnızca operasyonel anlamda değil, stratejik ve teknolojik açıdan da yeniden şekillendiriyor. Biz DHL Express olarak, 220’den fazla ülke ve bölgeyi kapsayan global ağımızdan aldığımız güçle bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz. Müşterilerimizin hız ve esneklik beklentilerine yanıt verebilmek için operasyonlarımızı ve hizmet ağımızı sürekli geliştiriyoruz. DHL Group bünyesindeki tüm şirketlerle entegre çalışarak güçlü bir sinerji yaratıyor; dijital çözümlerimiz ve yapay zekâ destekli operasyonlarımızla müşterilerimize hızlı, esnek ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunuyoruz. Türkiye’nin sınır ötesi ticaretteki potansiyeline inanıyor, özellikle KOBİ’lerimizin global pazarlara erişimini kolaylaştırarak ülkemizin ticaret hacmine değer katmayı sürdürüyoruz” dedi. HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver: “Teknoloji odaklı çözümlerimiz bugünden öte yarının lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak” E-ticaret lojistiğinde yapay zekanın yarattığı etkiye değinen HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, “Yapay zekanın e-ticaret lojistiğinde yarattığı dönüşüm artık bugünün gerçeği. HepsiJET olarak çok araçlı rota optimizasyonundan süreç otomasyonuna kadar yapay zekayı merkeze alan yenilikçi yaklaşımımızla bu dönüşümüne kendi alanımızda öncülük ediyoruz. Sektörde bizlerin ve diğer markalarımızın teknoloji odaklı çözümleri bugünden öte yarının lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak. Özellikle COVID’in de etkisiyle müşteri davranışları çok ciddi anlamda değişti ve e-ticaretin toplam ticaret içerisindeki oranı her geçen gün arttı. Bundan 5-10 sene önceki e-ticaret müşterisinin beklentisiyle bugünkü beklenti arasında gerçekten inanılmaz farklar var. Biz de bu beklentileri karşılayarak aslında sektörün büyümesine e-ticaretin büyümesine destek olmaya çalışıyoruz. Müşterinin fiziki olarak ürünü elde etmesiyle alakalı kısım oldukça önemli ve kıymetli bir kısım. Kargom nerede kısmı gerçekten çok kritik. Oradaki memnuniyet ya da memnuniyetsizlik aslında son tüketicinin e-ticarette kalıp kalmayacağını, frekansının ne seviyede olup olmayacağını belirleyen bir konu. Dolayısıyla müşteri için buna çok kafa yoruyoruz, anlamaya çalışıyoruz. Sektörün paydaşlarını bir araya getiren bu değerli zirvede, Türkiye'nin e-ticaret ekosistemini ve lojistik altyapısını küresel standartların ötesine taşımak için kritik bir ortak akıl platformu sunuyor. Etkinliğin hayata geçmesinde katkıda bulunanlara teşekkür ediyoruz” dedi. WIDECT CEO’su Enes Yılmaz: “Büyümenin devam edeceğini görüyoruz” Panelde lojistik ve uçuş maaliyetleri hakkında konuşan WIDECT CEO’su Enes Yılmaz, “Pandemiyle beraber aslında yurt içi e-ticaret çok arttı. Pandemi döneminde domestic bütün dünyadaki ülkeler kendi içindeki e-ticareti arttı, insanlar e-ticarete daha alışkın hale geldiler, e-ticareti hayatlarının her anına dahil ettiler. Ancak bu dönemde uçuş maliyetleri, lojistik maliyetlerin yüksekliği sebebiyle aynı artışı uluslararası e-ticarette göremedik. Pandemi sonrasında normalleşmeyle beraber de online alışverişe alışmış, birçok ihtiyacını e-ticaret üzerinden alan tüketici artık cross-border, başka ülkelerden alışveriş yapmaya başladı. Bu da cross-border e-ticarette bir tık patlama doğurdu. Devamında da aslında tüm dünyadaki e-ticaret satıcılarındaki işlem hacmindeki artış, cross-border e-ticaretteki artışı, bir yandan da Çinli pazar yerlerindeki yüksek rekabetin oluşması, çok sert pazarlara girmesiyle beraber aslında bir tık akış değiştirmeye başladı. Devletler tarafından biraz daha yerelleşmeye, yerel üreticileri destekleyen, bu kadar rahat hareket etmesini engelleyen veya kısıtlamaya çalışan bir yapıyla karşılaştık. Bu da aslında 2025'te, özellikle son çeyreğinde birazcık cross-border e-ticareti yavaşlattı. Ama bu işin doğası gereği biz buradaki büyümenin, büyüme yavaşlasa da büyümenin devam edeceğini görüyoruz” diye konuştu. Aras Global CEO’su Ramazan Altınay: “Türkiye’den 200 ülkeye kargo gönderiyoruz” Pazar yerleriyle entegre olacak şekilde kargolarını gönderebildiklerini aktaran Aras Global CEO’su Ramazan Altınay, “Aras Global olarak öncelikle yakın coğrafyaları hedefliyoruz. Aras Global’in iki ana stratejisi var. Bir tanesi Türk Cumhuriyetleri hedefleyerek buralara yatırım yapmak. Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan’da kendi firmalarımızı Aras Global olarak hayata geçirdik. Örnek vermek gerekirse; Gürcistan’da yaklaşık 20 şubeye ulaştık ve tüm Gürcistan’a dağıtım hizmeti verebilecek noktadayız. Benzer şekilde Azerbaycan’da da ciddi yatırımlar gerçekleştirdik; orada yaklaşık 100 şube ve esnaf noktasına ulaştık. Bunun yanında, her iki ülkeye de Çin’den ciddi bir teveccüh var; orada da gümrük ve hızlı kargo işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Özbekistan’da da Aras Global markasını taşıyoruz ve muhtemelen bu yılın ikinci yarısında orada da hızlı bir yol alıyor olacağız. Türkiye’deki KOBİ’leri desteklemek üzere Aras Global Kargo adında bir platform hayata geçirdik. Şu an yaklaşık 4.000 KOBİ ve esnafımız sisteme kayıtlı durumda. Türkiye’den yurt dışındaki yaklaşık 200 ülkeye, pazar yerleriyle entegre olacak şekilde siparişlerini tek bir platformda görerek kargolarını gönderebiliyorlar.” diye konuştu. Arvato Türkiye ve BAE Genel Müdürü Umur Özkal: “E-ticaret için önemli olan talep tahmini yapabilmek” Yapay zekânın depo operasyonlarına etkisi iş dünyasında gündemdeki yerini korurken, Arvato Türkiye ve BAE Genel Müdürü Umur Özkal, dönüşümün iş gücü üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Özkal, “Yapay zekânın henüz kenarındayız ancak iş dünyasında ve robotikte hızlı bir giriş yaptık. En basit haliyle sözleşmelerimizi, e-postalarımızı düzenlerken hepimiz bunu kullanıyoruz. Fakat bizim için önemli olan, depo operasyonu yapıyorsak bunu nasıl kullanabileceğimiz konusu oldu ve bu konuda kafa yormaya başladık” dedi. Depo operasyonlarında öncelikle birkaç alan belirlediklerini vurgulayan Özkal, “Bunlardan biri, özellikle e-ticaret için önemli olan talep tahmini yapabilmek. Kırktan fazla müşterimiz ve binlerce çalışanımız var. On iki farklı depoda hizmet veriyoruz. Yarın kaç sipariş gelecek? Hangi kampanya ne kadar etkili olacak? Bir fulfillment şirketi için en önemli kaynak çalışanlardır. Ne kadar çalışana ihtiyaç duyacağımızı bilmek çok önemli. Talebi, yani iş yükünü doğru tahmin edersek, iş gücünü doğru planlayabilir ve daha üretken, daha verimli olabiliriz. Dolayısıyla ilk odak alanımız bu oldu” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.