Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müşteri Yolculuğu

Kapsül Haber Ajansı - Müşteri Yolculuğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müşteri Yolculuğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AXA Türkiye, “Sürdürülebilir Büyüme ve Dayanıklı Gelecek” Vizyonunu Acenteleriyle Paylaştı Haber

AXA Türkiye, “Sürdürülebilir Büyüme ve Dayanıklı Gelecek” Vizyonunu Acenteleriyle Paylaştı

AXA Türkiye, bini aşkın acentesiyle 3 Kasım’da Atatürk Kültür Merkezi’nde bir araya gelerek finansal performansını, müşteri deneyimi alanındaki çalışmalarını ve geleceğe yönelik yol haritasını değerlendirdi. Buluşmada, sürdürülebilir büyümeyi acentelerin gelişimi, müşteriler için yaratılan değer, teknoloji ve toplumsal dayanıklılıkla birlikte ele alan yeni dönem yaklaşımı paylaşıldı. AXA Grup’un 2027–2029 dönemini kapsayan “Growing Forward” stratejik planı, Türkiye’de “Sürdürülebilir Büyüme ve Dayanıklı Gelecek” yaklaşımıyla karşılık buluyor. Müşteri güveni, rekabetçilik, yapay zeka ile verimlilik ve geleceğin liderliği olmak üzere dört temel üzerine kurulan strateji; sigortaya erişimin genişletilmesini, teknik mükemmellik ve sürdürülebilir büyümeyi, yapay zekanın değer zincirinin tamamında kullanımını ve geleceğin risklerine hazırlığı odağına alıyor. AXA Türkiye, bu çerçeveyi Empati Güvencesi, Adaptif Sigortacılık, YAVER Ekosistemi ve kapsayıcı sigortacılık alanlarındaki çalışmalarıyla hayata geçiriyor. İlk dokuz ayda 79,5 milyar TL prim üretimi Toplantıda 2026 yılının ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını acenteleriyle paylaşan AXA Türkiye, güçlü finansal yapısını ve büyüme performansını ortaya koydu. AXA Türkiye, eylül sonu itibarıyla toplam prim üretimini yüzde 34,8 artırarak 79,5 milyar TL’ye ulaştırdı. Yüzde 8,7 pazar payıyla sektörde üçüncü sırada yer alan şirketin sermaye yeterlilik oranı yüzde 173,2 olarak gerçekleşti. Ödenmiş sermayesi 5,7 milyar TL olan AXA Türkiye’nin aktif müşteri sayısı 5,8 milyona, aktif poliçe sayısı ise 8,5 milyona ulaştı. Aynı dönemde AXA Hayat ve Emeklilik’in emeklilik fon büyüklüğü 16,5 milyar TL’ye yükselirken, hayat ve ferdi kaza prim üretimi yüzde 97 artışla 337 milyon TL oldu. YAVER Ekosistemi’nden 2 milyar TL’yi aşan çapraz satış üretimi AXA Türkiye’nin acentelerinin müşterilerini daha iyi tanımasına, ihtiyaçlarını öngörmesine ve uygun sigorta çözümlerini sunmasına yardımcı olan yapay zeka destekli YAVER ekosistemi, satış performansına da katkı sağlıyor. Buluşmada, YAVER’i iş süreçlerine dahil eden acentelerin satış fırsatlarını daha etkin değerlendirdiğine ve müşterilerine sundukları çözümleri çeşitlendirdiğine dikkat çekildi. YAVER ekosistemi üzerinden bireysel ve kurumsal çapraz satışlarda toplam 2,3 milyar TL prim üretimi gerçekleştirildi. Bu tutarın 800 milyon TL’den fazlası bireysel, 1,5 milyar TL’si ise kurumsal çapraz satışlardan elde edildi. Bu sonuçlar, teknolojiyi acentelerin deneyimi ve müşteri bilgisiyle buluşturan yaklaşımın büyümeye katkısını gösterdi. Müşteriyi daha iyi anlayan, yaşamın her aşamasında değer yaratan bir yolculuk AXA Türkiye’nin yeni dönem öncelikleri arasında, müşterilerinin değişen ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve sigortacılık deneyimini tüm temas noktalarına yerleştirmek yer alıyor. Müşteri Değeri Yönetimi yaklaşımıyla mevcut ürün ve hizmet kullanımını gelecekteki ihtiyaç ve beklentilerle birlikte değerlendiren şirket, bu içgörüleri satıştan hasara, teknik süreçlerden müşteri hizmetlerine kadar işinin her alanına taşıyor. Empati Güvencesi, YAVER Ekosistemi, AXA Türkiye mobil uygulaması ve sadakat programıyla desteklenen bu yaklaşım; kolay, kesintisiz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Müşterileriyle günlük yaşamlarında daha sık ve anlamlı temas kurmayı hedefleyen Şirket, memnuniyet ve güven temelinde uzun vadeli ilişkiler geliştirirken finansal korumayı riskleri öngörme ve önleme kapasitesiyle tamamlıyor. Yavuz Ölken: “Dayanıklı geleceğin güvencesi, güçlü bir müşteri yolculuğu” AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, acentelerle kurulan güçlü iş ortaklığının yeni dönem hedeflerine ulaşmadaki rolünü vurgulayarak şunları söyledi: “Büyüme stratejimizin odağına müşteriyi koyduk. Büyümeyi; acentelerimizin gelişimi, müşterilerimizin hayatına kattığımız değer ve toplum için üstlendiğimiz sorumlulukla birlikte ele alıyoruz. Müşterilerimizi daha iyi tanımak, ihtiyaçlarını öngörmek ve doğru çözümleri doğru zamanda sunmak için çalışıyoruz. Çünkü dayanıklı geleceğin güvencesinin, güven ve memnuniyet üzerine kurulan güçlü bir müşteri yolculuğu olduğuna inanıyoruz. Acentelerimizin deneyimini, küresel bilgi birikimimizi ve teknolojimizi bu yolculuğun her aşamasında daha fazla değer yaratmak için bir araya getiriyoruz.” “Toplumun dayanıklılık ortağı olacağız” Değişen risklerin sigortacılığın sorumluluk alanını genişlettiğine dikkat çeken Ölken, sözlerini şöyle sürdürdü: “İklim krizi, yapay zeka, demografik değişim ve jeopolitik gelişmeler birbirini etkileyen riskler yaratıyor. Dayanıklı bir geleceği sigortalamak için adaptif olmalı; değişimi doğru okumalı, ihtiyaçları öngörmeli ve çözümlerimizi değişen koşullara göre geliştirmeliyiz. Hasar anında verdiğimiz sözü yerine getirme sorumluluğumuz devam ederken, risk gerçekleşmeden önce yapabileceklerimize daha fazla odaklanıyoruz. Geleceğin kazanan sigortacıları, hasarı en hızlı ödemenin ötesine geçerek hasarın oluşmasını en fazla önleyebilenler olacak. Bilgi birikimimiz, risk uzmanlığımız ve teknolojimizle müşterilerimizin hazırlık kapasitesini güçlendirmek istiyoruz. AXA Türkiye olarak acentelerimizle birlikte toplumun dayanıklılık ortağı olacak ve sektörümüzü ileriye taşıyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko, Bayilerini Stratejik Pazarlama Eğitimleriyle Geleceğe Hazırlıyor Haber

Çimko, Bayilerini Stratejik Pazarlama Eğitimleriyle Geleceğe Hazırlıyor

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, sürdürülebilir büyüme anlayışı doğrultusunda iş ortaklarının gelişimine yönelik yatırımlarını “Çimko Bayi Kulübü” çatısı altında hayata geçirdiği eğitim programlarıyla sürdürüyor. Kulübün ilk eğitim programı olarak düzenlenen Stratejik Pazarlama Eğitimi ile bayilerin değişen müşteri beklentilerini doğru analiz etmeleri, pazarlama bakış açılarını güncel eğilimler doğrultusunda geliştirmeleri ve kurumsal yetkinliklerini güçlendirmeleri hedefleniyor. Program kapsamında; marka yönetimi, güçlü marka algısının oluşturulması ve pazarlamanın dönüşen dinamikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Geleneksel satış anlayışından müşteri odaklı pazarlama yaklaşımına geçiş süreci değerlendirilirken; Pazarlama 4.0, dijital bağlantılılık, kuşakların tüketim alışkanlıkları ve dijital ekosistemde şekillenen yeni müşteri profilleri gibi güncel başlıklar katılımcılarla paylaşıldı. Gerçekleştirilen eğitimlerde ayrıca müşterinin ürünle ilk temasından satın alma kararına, memnuniyet sürecinden marka bağlılığına uzanan yeni nesil müşteri yolculuğu uygulamalı örneklerle aktarıldı. Başarılı pazarlama uygulamalarının incelendiği oturumlarda, pazarlama faaliyetlerinin etkinliğini ölçmeye yönelik yöntemler ile yapay zekâ teknolojilerinin pazarlama süreçlerine sağladığı katkılar da değerlendirildi. Çimko, Bayi Kulübü ile bayilerinin müşterilerin değişen ihtiyaçlarını daha doğru analiz etmelerine, markalarını yeni dönemin dinamiklerine uygun şekilde konumlandırmalarına ve uzun vadeli müşteri ilişkileri geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

fzlPLUS Operasyonel Verimlilikle Rutin İşlerin %70’ini Otomatize Ediyor Haber

fzlPLUS Operasyonel Verimlilikle Rutin İşlerin %70’ini Otomatize Ediyor

fzlPLUS, omnichannel çözümleriyle müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneterek şirketlere operasyonel verimlilik imkanı ve müşteri memnuniyetinde artış sağlıyor. Müşteri deneyimi, dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir dönüşüm geçiriyor. Tüketiciler artık markalarla yalnızca çağrı merkezleri üzerinden değil; web, mobil uygulamalar, sosyal medya ve mesajlaşma platformları üzerinden de iletişim kuruyor. Bu değişim, şirketlerin müşteri temas noktalarını yeniden yapılandırmasını zorunlu kılarken, omnichannel (çok kanallı) çözümler rekabetin ana belirleyicilerinden biri haline geliyor. fzlPLUS verilerine göre, müşteri etkileşimlerinde dijital kanalların payı her geçen yıl artıyor. Sesli çağrı hâlâ kritik bir rol oynasa da toplam etkileşimlerin yaklaşık %35-40’ı dijital kanallar üzerinden gerçekleşiyor. Özellikle web formları ve WhatsApp gibi hızlı ve pratik iletişim imkânı sunan platformlar, müşterilerin ilk temas noktası olarak öne çıkıyor. Şirket, yıllık 6,1 milyonun üzerinde etkileşimi yöneten operasyon yapısıyla bu dönüşümü yakından gözlemliyor. Buna göre, sesli iletişim daha çok karmaşık ve empati gerektiren durumlarda tercih edilirken; dijital kanallar bilgi alma, hızlı işlem ve rutin talepler için kullanılıyor. Temas noktalarının artışı fırsat ve zorlukları birlikte getiriyor Müşteri temas noktalarının çeşitlenmesi, markalar için hem önemli fırsatlar hem de operasyonel zorluklar barındırıyor. Artan kanal sayısı müşteriye erişimi kolaylaştırırken; bu kanalların ayrı ayrı yönetilmesi durumunda deneyim kopuklukları ortaya çıkabiliyor. Müşterilerin farklı kanallarda aynı bilgileri tekrar etmek zorunda kalması ise memnuniyeti olumsuz etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Bu noktada omnichannel yaklaşım devreye giriyor. fzlPLUS, tüm temas noktalarını tek bir müşteri yolculuğu altında birleştirerek markalara entegre bir yapı sunuyor. Şirketin geliştirdiği altyapı sayesinde web, çağrı merkezi, WhatsApp ve diğer tüm kanallardan gelen veriler tek bir sistemde toplanıyor. “Müşteri zekâsı merkezi” yaklaşımı öne çıkıyor fzlPLUS’ın yaklaşımı, temas noktalarını yalnızca entegre etmekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda bu verileri anlamlandırarak gerçek zamanlı aksiyon alınmasını sağlıyor. “Müşteri zekâsı merkezi” olarak tanımlanan bu yapı sayesinde markalar; müşteri davranışlarını, taleplerini ve memnuniyet seviyelerini anlık olarak takip edebiliyor. Operasyonel verimlilik ve satış dönüşümü artıyor Omnichannel dönüşüm, yalnızca müşteri deneyimini iyileştirmekle kalmıyor; aynı zamanda şirketlerin operasyonel verimliliğine de doğrudan katkı sağlıyor. fzlPLUS verilerine göre, basit taleplerin önemli bir kısmı dijital kanallar üzerinden çözülebilirken, insan kaynağı daha kompleks süreçlere yönlendiriliyor. Bu durum maliyet optimizasyonu sağlarken, hizmet kalitesini de artırıyor. Örneğin, Agentic AI Entegrasyonu, rutin işlerin %70’ini otomatize ederek, insan temsilcilerin "değer katan" kompleks sorunlara odaklanmasını sağlıyor. Ayrıca doğru zamanda ve doğru kanaldan yapılan proaktif iletişimler, satış dönüşüm oranlarını yükseltiyor. Kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi ise marka sadakatini güçlendirerek müşteri kaybını azaltıyor. Somut sonuçlar dikkat çekiyor fzlPLUS’ın omnichannel altyapısını kullanan bir sigorta projesinde elde edilen sonuçlar, dönüşümün etkisini ortaya koyuyor. Proje öncesinde ortalama 17 saat olan talep çözüm süresi önemli ölçüde kısalırken, müşterilerin farklı kanallarda tekrar bilgi verme ihtiyacı ortadan kaldırıldı. Duygu analizi ve süreç optimizasyonu sayesinde ilk temas çözüm oranı artarken, gereksiz geri aramalar da azaldı. Konu hakkında bilgi veren fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, “Bugün müşteri deneyimi artık tek bir kanaldan yönetilen bir süreç değil; birbirine entegre çalışan bir ekosistem. Biz yıllık 6 milyonu aşan etkileşimi yöneten bir yapı olarak, sesli ve dijital kanalları rakip değil, birbirini tamamlayan bir yapı olarak ele alıyoruz. Amacımız, müşterinin hangi kanaldan başlarsa başlasın kesintisiz, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşamasını sağlamak. Bu kanalları tek bir müşteri yolculuğunda anlamlı şekilde birleştirmek” dedi. Veri güvenliği ve regülasyon uyumu öncelikli Artan dijital temas noktalarıyla birlikte veri güvenliği de kritik bir başlık olarak öne çıkıyor. fzlPLUS, tüm müşteri verilerini merkezi bir altyapıda, yetkilendirme ve şifreleme teknolojileriyle koruyarak KVKK başta olmak üzere ilgili regülasyonlara uyumlu bir yapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi

2026’da ekosistemin dinamiklerinin kökten değişeceğini söyleyen TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Tüketici artık arama yapmak yerine yönlendiriliyor, sepetten çok deneyim satın alıyor. Yapay zeka destekli keşif, sosyal platformlar üzerinden gerçekleşen alışveriş ve hız odaklı teslimat modelleri, küresel ölçekte yeni bir rekabet zemini yaratmış durumda” dedi. Bu dönüşümün yalnızca Amazon, Google veya Çinli devleri değil, Türkiye’deki tüm e-ticaret oyuncularını da doğrudan etkileyeceğine işaret eden Çiğdemli, “Önümüzdeki dönemde kazananlar, teknoloji trendlerini izleyenler değil, bu trendleri iş modeline dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. 2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek.

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi

2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobil Uygulama Büyümesinde Yeni Dönem Haber

Mobil Uygulama Büyümesinde Yeni Dönem

Global mobil uygulama pazarı, hızla büyüyen kullanıcı tabanı ve artan uygulama sayısıyla her geçen gün daha yoğun bir rekabet ortamına dönüşüyor. Pazarlamacılar artık sadece kullanıcı kazanımına değil, bağlılık, etkileşim ve uzun vadeli değer üretimine odaklanmak zorunda. Bu noktada, veriye hızlı erişim ve doğru analiz, artık kritik bir gereklilik hâline geliyor. Adjust'ın yapay zekâ destekli çözümü Growth Copilot, performans verilerini saniyeler içinde değerlendirmeyi ve stratejik aksiyonlara dönüştürmeyi mümkün kılıyor. Kapsamlı panellere veya uzun raporlara gerek kalmadan veriyi doğrudan anlamlandırıyor ve ekiplerin karar süreçlerini hızlandırıyor. Üstelik yalnızca veriyi sunmakla kalmıyor, sonuçların ardındaki nedenleri ortaya çıkararak eyleme dönüştürülebilir içgörüler sağlıyor. Bu sayede pazarlama ekipleri, daha çevik ve proaktif hareket edebiliyor. Adjust Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) Satış Direktörü Başak Zerman, çözümün önemini şöyle özetliyor: "Pazarlama ekipleri artık sadece veriye erişmek değil, anlamını da anında görmek istiyor. Growth Copilot, yapay zekâyı bir analiz aracından çok, karar sürecinin aktif bir parçası hâline getiriyor. Bu, pazarlama dünyasında hız ve içgörü arasındaki dengeyi yeniden tanımlıyor." Bugün yapay zekâ, küresel pazarlama ekosisteminde yalnızca destekleyici bir araç olmaktan çıkmış durumda, markaların stratejik kararlarında aktif bir rol üstleniyor. Yapay zekâ destekli çözümler, raporlama ve içerik üretiminin ötesine geçerek trend analizi, müşteri yolculuğu modelleme ve özerk kampanya optimizasyonu gibi ileri seviye işlevler sunuyor. 2030'lara yaklaşırken pazarlama ekiplerinin odağı hız, çeviklik ve kişiselleştirme ekseninde yeniden şekilleniyor. Geleceğin pazarlamasında öne çıkacak başlıca trendler: Veri ve içgörünün bütünleşmesi: Yapay zekâ yalnızca analiz etmeyecek, stratejik öneriler sunacak.Hiper kişiselleştirme: Kullanıcı davranışları anlık analiz edilerek dinamik mesajlaşma standart hâle gelecek.Yeni performans göstergeleri: Yaşam boyu değer, etkileşim kalitesi ve sadakat skoru öne çıkacak.Etik ve şeffaflık: Marka güveninin temel belirleyicisi olacak.Bu dönüşüm, yalnızca teknolojik bir yenilik değil, pazarlamanın işleyiş biçiminde köklü bir değişimin habercisi. Adjust Growth Copilot, veriyi anlamlandırma, içgörüye dönüştürme ve aksiyona taşıma süreçlerini yeniden tanımlayarak pazarlama ekiplerine yalnızca bugünü analiz eden değil, geleceği öngören bir yapay zekâ iş ortağı sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.