Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mutabakat Zaptı

Kapsül Haber Ajansı - Mutabakat Zaptı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mutabakat Zaptı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve Almanya Arasında Havacılıkta Stratejik İş Birliği Haber

Türkiye ve Almanya Arasında Havacılıkta Stratejik İş Birliği

Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı’nın Türkiye tarafında T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın Meydan Otoritesi Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) ile terminal işletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) yer alırken, Almanya tarafında ise Köln Bonn Havalimanı'nın işletmecisi Flughafen Köln/Bonn GmbH bulunuyor. İki ülkenin dostluğunu simgeleyen iş birliği ile taraflar; bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, uluslararası uygulamaları karşılıklı olarak değerlendirmeyi, operasyonel verimliliği artırmayı ve geleceğin havalimanı teknolojilerine yönelik ortak çalışmalar yürüterek, küresel havacılığa yön vermeyi amaçlıyor. HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır: “İki havalimanının güçlü yönlerini ortak bir gelecekte buluşturuyoruz” HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Mutabakat Zaptı’nın Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın uluslararası iş birlikleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, bugün ulaştığı yolcu ve uçuş trafiğiyle yalnızca ülkemizin değil, Avrupa’nın da önde gelen havalimanları arasında yer alıyor. Meydan Otoritesi HEAŞ olarak, yüksek operasyonel kapasitemizi emniyet, etkinlik ve sürdürülebilirlik esasları doğrultusunda yönetirken edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi uluslararası iş birlikleriyle daha ileri bir seviyeye taşımayı önemsiyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı, Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Prof. Dr. Haluk Görgün’ün ortaya koyduğu vizyon ve stratejik rehberlik doğrultusunda, havalimanımızın geleceğine değer katma kararlılığıyla sürdürüyoruz. Köln Bonn Havalimanı ile imzaladığımız ‘Kardeş Havalimanları’ Mutabakat Zaptının; apron ve pist operasyonlarından ARFF hizmetlerine, meydan emniyetinden dijitalleşmeye ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanda karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Farklı alanlarda güçlü yetkinliklere sahip iki havalimanının kurumsal ve operasyonel birikimini bir araya getirerek, havacılığın geleceğine yönelik ortak çalışmalar geliştirmeyi ve kalıcı değer üretmeyi hedefliyoruz. Bu Mutabakat Zaptı’nı aynı zamanda Türkiye ile Almanya arasındaki köklü ve çok yönlü ilişkilerin havacılık alanındaki önemli bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Özellikle İstanbul ile Köln arasında uzun yıllara dayanan güçlü bağların, havalimanlarımız arasında tesis edilen bu iş birliğiyle kurumsal ve operasyonel düzeyde daha da ileri taşınmasından memnuniyet duyuyoruz. Kardeş Havalimanları anlaşmamızın, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlamasını, her iki havalimanı ve havacılık sektörümüz açısından hayırlı olmasını temenni ediyorum.” İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad: “İki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz” İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı’nı şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’nin en yoğun ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanlarından biri olarak, HEAŞ’ın katkılarıyla, Köln Bonn Havalimanı (CGN) ile önemli bir iş birliğine imza atıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın küresel başarısını tescilleyen ‘Kardeş Havalimanları’ anlaşması, her iki havalimanının güçlü ve uzman olduğu alanlarda birbirini besleyeceği son derece stratejik ve karşılıklı fayda odaklı bir adımdır. Anlaşmamızla birlikte iki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz. Türk diasporasının en yoğun olarak yaşadığı ülke olan Almanya'da, Köln şehri 90.000’in üzerinde Türk kökenli topluluğa ev sahipliği yapıyor. Bu nüfus; arkadaş ve akraba ziyareti turizmini destekleyerek Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yoğun ve istikrarlı bir yolcu trafiği oluşturuyor. Dolayısıyla Almanya, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın en büyük uluslararası yolcu pazarını oluşturuyor. 2026 yılının ilk altı ayında yurt dışından gelen yolcuların milliyet dağılımına bakıldığında; Türk vatandaşları hariç tutulduğunda Almanlar, yabancı uyruklu yolcular arasında ilk sırada yer alıyor. Bu veriler, Almanya ile Türkiye arasındaki köklü ve güçlü hava ulaşımı bağını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu vesileyle iş birliğimiz, iki ülke arasındaki güçlü yolcu trafiğini ve bağlantı ağını genişletme ve Almanya’nın bölgesel taşıyıcılarını Sabiha Gökçen Havalimanı’na çekme adına büyük önem taşıyor. Pazara dair bilgi ve yolcu trafiği trendlerinin karşılıklı paylaşımına olanak tanıyacak bu kıymetli iş birliği, her iki havalimanına da yaratacağı fırsatlar ile ticari ilişkileri artırmak için stratejik köprü imkânı sunuyor. İki ülke arasındaki dostluğun simgesi olan iş birliğimizin, HEAŞ, ISG ve CGN olmak üzere tüm paydaşlar, yolcularımız ve havacılık sektörü için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyoruz.” Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk: “Ülkeler ve kültürler arasında yeni bir köprü kuruyoruz” Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk ise Mutabakat Zaptı’nın iki havalimanı arasındaki iş birliğinin ötesinde, Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkileri havacılık alanında daha da güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “İş birliğinden ziyade bir dönüm noktasını temsil eden bu Mutabakat Zaptı, Almanya ile Türkiye, Köln ile kardeş şehri İstanbul arasında yeni bir köprü oluştururken, uluslararası ve kültürlerarası etkileşim için de önemli fırsatlar sunuyor. Bu iş birliğini karşılıklı öğrenme ve gelişim için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. HEAŞ ve ISG’deki iş ortaklarımızla birlikte, ülkeler ve kültürler arasındaki sınırların ötesinde bilgi ve birikimimizi paylaşmak, farklı çalışma yöntemlerini ve yaklaşımları yakından tanımak istiyoruz. Düzenli bilgi ve deneyim alışverişinin, günlük operasyonlarımız için yeni ve somut katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Üç kuruluşun farklı sorumluluk alanlarına ve çalışma biçimlerine sahip olması, kardeşlik anlaşmamızı bizim için daha da değerli kılıyor. Çünkü çeşitliliğe inanıyoruz ve İstanbul Sabiha Gökçen ile kurduğumuz bu ortaklığın da ilişkileri güçlendiren kalıcı bir yapıya dönüşmesini hedefliyoruz.” Bilgi ve deneyim paylaşımından somut iş birliğine Mutabakat Zaptı ile taraflar arasında düzenli bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi, en iyi uygulamaların karşılıklı aktarılması ve yeni yaklaşımların birlikte geliştirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda personel değişimi ve işbaşı deneyim programlarıyla çalışanların farklı operasyonel süreçleri yerinde gözlemlemelerine de imkân sağlanıyor. İş birliği; yolcu deneyimi, terminal ve uçuş operasyonları, dijitalleşme, yeni teknolojiler, emniyet, sürdürülebilirlik, ticari faaliyetler, yeni uçuş bağlantıları ve altyapı başlıklarını kapsıyor. Taraflar, Mutabakat Zaptı ile somut projeler ve ortak faaliyetlerle geliştirilecek sürdürülebilir bir kurumsal iş birliğinin temelini atıyor. Avrupa havacılık ekosisteminin devleri bir arada Kardeş Havalimanları iş birliği, iki havalimanının farklı alanlardaki güçlü yönlerini ortak bir zeminde buluşturması açısından da önem taşıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya, 275 bini aşkın uçuşa hizmet vererek yüksek yolcu hacmi ve yoğun operasyon yönetimiyle öne çıkarken; Köln Bonn Havalimanı aynı dönemde 10 milyonun üzerinde yolcu, yaklaşık 840 bin ton hava kargosu ve 15 bin çalışanıyla Almanya'nın önemli yolcu, kargo ve istihdam merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterdi. Bu yapı; Sabiha Gökçen'in yüksek hacimli yolcu ve meydan operasyonlarındaki deneyimi ile Köln Bonn'un kargo, lojistik ve Avrupa havacılık ekosistemindeki tecrübesinin karşılıklı paylaşılmasına güçlü bir zemin oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Bölgesel Teknoloji Gücünü Orta Asya’ya Taşıyor  Haber

Türk Telekom Bölgesel Teknoloji Gücünü Orta Asya’ya Taşıyor 

Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom, teknoloji birikimi, güçlü altyapısı ve uluslararası alanda faaliyet gösteren iştiraki Türk Telekom International ile bölge coğrafyasının teknoloji taşıyıcısı rolünü üstleniyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı kapsayan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Türk Telekom International, uluslararası alanda uçtan uca optimize edilmiş bağlantı çözümleri, siber güvenlik, bulut bilişim toptan ses ve mobil dolaşım hizmetleri sunuyor. Kazakistan Almatı’da gerçekleştirilen Küresel Operatör Bağlantısı Toplantısı’nda (GCCM) küresel teknoloji şirketleriyle önemli temaslarda bulunan ve Akashi Data Center ile Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayan TT International, Türkiye’yi bölgesel dijital bağlantının merkezi haline getirmek için çalışmalarını derinleştirdi. Türk Telekom International Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, “Türk Telekom olarak milli teknoloji birikimimiz, güçlü yatırımlarımız ve uzman mühendislerimiz ile yalnızca Türkiye’nin değil bölge coğrafyasının teknoloji taşıyıcısı rolünü üstleniyoruz. Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketimiz TT International ile Avrupa'dan Orta Doğu ve Asya'ya denizaltı kablo sistemlerini de kapsayan yaklaşık 50 bin kilometrelik uluslararası fiber ağımız, 24 ülkedeki 135'i aşkın varlık noktamız ve 200'den fazla iş ortağımızla Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında stratejik bir dijital köprü kuruyoruz. Dijital varlık noktalarımızı ve uluslararası fiber ağımızı genişletmek için küresel teknoloji devleriyle iş birlikleri geliştiriyor, ülkemizin bölgesel güç olma vizyonuna milli teknoloji birikimimizle katkı sunuyoruz” dedi. Türk Telekom Grubu'nun uluslararası şirketi Türk Telekom International (TTI), Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı kapsayan stratejik altyapısıyla bölgesel veri trafiğinde önemli bir rol üstleniyor, Türkiye'nin dijital vizyonunu küresel arenada temsil etmeyi sürdürüyor. Milli mühendislik gücü ve uluslararası veri trafiğindeki deneyimiyle bölgesel pazarda güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak konumlanan TTI, Orta Asya’da hızla artan veri trafiği, yapay zekâ ve bulut tabanlı hizmetler başta olmak üzere bölgenin dijitalleşme ihtiyaçlarını kapsayan yatırım ve iş birliği fırsatlarına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu kapsamda TTI, Kazakistan Almatı şehrinde düzenlenen GCCM 2026 etkinliğinde Türkiye’nin bölgedeki dijital varlığını güçlendirecek önemli temaslarda bulundu. Azerbaycan, Kazakistan, Çin ve Hindistan başta olmak üzere farklı ülkelerin önde gelen operatörleriyle görüşmelerde bulunan TTI, Türkiye üzerinden Orta Asya, Kafkaslar, Türk Cumhuriyetleri, İran, Irak ve Uzak Doğu’ya yönelik yeni trafik ve kapasite fırsatlarını değerlendirdi. Uluslararası bağlantı altyapısının güçlendirilmesi, artan veri trafiğinin karşılanması ve yeni nesil dijital hizmetlerin geliştirilmesine yönelik görüşmelerde, TTI’ın bölgesel bağlantı ekosistemindeki rolünü daha da pekiştirecek projeler için adımlar atıldı. Denizaltı kablo ağının genişletilmesi, uluslararası fiber altyapının güçlendirilmesi, dijital varlık noktalarının artırılması ve teknoloji birikiminin yeni alanlara aktarılmasına yönelik yatırım ve iş birliği fırsatlarını değerlendiren TTI, Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Asya arasındaki dijital bağlantının bölgesel merkezi olma konumunun güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. "Milli teknolojimizle bölgesel güç olma vizyonumuzu Orta Asya’ya taşıyoruz" Türk Telekom International Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, “Türk Telekom olarak milli teknoloji birikimimiz, güçlü yatırımlarımız ve uzman mühendislerimiz ile yalnızca Türkiye’nin değil, bölge coğrafyasının da teknoloji dönüşümünde öncü rol oynuyoruz. Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketimiz Türk Telekom International ile Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Orta Asya ve Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada stratejik bir dijital köprü oluşturuyoruz. Denizaltı kablo sistemlerini de kapsayan yaklaşık 50 bin kilometrelik uluslararası fiber ağımız, 24 ülkedeki 135’i aşkın varlık noktamız ve 200’den fazla iş ortağımızla güçlü, güvenilir ve sürdürülebilir bir dijital bağlantı ekosistemi sunuyoruz. Özellikle Türk Cumhuriyetleri ve Orta Asya, Türkiye’nin güçlü tarihî, ekonomik ve stratejik bağlarıyla önemli bir potansiyel taşıyor. Bu coğrafyanın hızla gelişen dijital ihtiyaçlarını yakından takip ediyor; veri merkezleri, bulut bilişim, siber güvenlik, yapay zekâ ve yeni nesil bağlantı teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlarda yeni fırsatları değerlendirmeye ve iş birlikleri geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu yaklaşımla GCCM’de Azerbaycan, Kazakistan, Hindistan ve Çin başta olmak üzere farklı ülkelerin operatörleri ve küresel teknoloji şirketleriyle bir araya geldik. Gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, bölgesel bağlantı altyapısının geliştirilmesinden yeni trafik, kapasite fırsatları ile denizaltı kablo yatırımlarına kadar geniş bir alanda iş birliği imkanlarını ele aldık. Bu temaslar, Türkiye’nin sahip olduğu mühendislik gücü, teknoloji birikimi ve stratejik coğrafi konumunun bölgesel ölçekte oluşturduğu değeri bir kez daha ortaya koydu. Akashi Data Center ile imzaladığımız Mutabakat Zaptı da bu vizyonun somut yansımalarından biri oldu. Bu mutabakat kapsamında veri merkezlerinin karşılıklı olarak bağlanması, ortak altyapı kullanımının değerlendirilmesi ve yeni nesil ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi gibi alanlarda iş birliği imkanlarını somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra bölgesel iş birliklerini yalnızca telekomünikasyon altyapısıyla sınırlı görmüyoruz. Azerbaycan’da Bakü’de düzenlenen Formula 1 gibi uluslararası organizasyonlar ve benzeri projelerde ortak çalışma imkanlarının geliştirilmesini de bölgesel iş birliğinin önemli alanlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Dijital çağın ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz zengin çözümlerle sadece veriyi değil, bağlantı kalitesini, operasyonel sürekliliği ve uluslararası etkileşimi de sağlıyor. Dijital varlık noktalarımızı ve uluslararası fiber ağımızı genişletmek için küresel teknoloji devleriyle yeni iş fırsatları ve iş birlikleri için çalışmaya, ülkemizin bölgesel güç olma vizyonuna millli teknoloji birikimimizle katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. Akashi Data Center ile MoU imzalandı Türk Telekom International, Kazakistan merkezli bölgenin önde gelen finans ve teknoloji gruplarından Akashi Data Center ile Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. TTI ile Akashi Data Center arasında, veri merkezlerinin karşılıklı bağlanması, ortak altyapı kullanımı ve yeni nesil ürün ile hizmet geliştirme alanlarında kapsamlı görüş alışverişi gerçekleştirildi. Söz konusu iş birliği, Türk Telekom International’ın Orta Asya’daki dijital bağlantı ekosistemini güçlendirme ve Türkiye’nin bölgesel dijital merkez olma hedefini destekleme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı Haber

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı

9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonu, dünyanın önde gelen teknoloji etkinlik ağlarından biri olan küresel GITEX ekosistemini Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasındaki Türkiye’ye taşıdı. Fuar kapsamında INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, taraflar arasındaki uzun vadeli iş birliğini resmileştiren bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Invest in Türkiye ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen GITEX Ai Türkiye, yapay zekânın benimsenmesini, yatırımları ve iş birliklerini hızlandırmayı amaçlayan Avrasya’nın en küresel buluşmalarından biri olarak konumlanıyor. Etkinlik; yapay zekâ, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut teknolojileri ve dijital yatırımlar alanlarında yenilikçi girişimleri, küresel ve yerel teknoloji şirketlerini, vizyoner yatırımcıları ve politika yapıcıları bir araya getirerek bölgenin küresel yapay zekâ ekonomisindeki büyüyen rolünü keşfetmek için benzersiz bir platform sunuyor. INTEGRA CITY: Entegrasyon, Ölçek ve Birleşik Dijital Mimari Fuarın önemli katılımcılarından biri olan INTEGRA CITY, 20 yılı aşkın deneyime sahip, 10’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve 3.000’i aşkın profesyonelden oluşan ekibiyle uluslararası bir teknoloji entegratörü olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, büyük ölçekli altyapı projeleri gerçekleştirirken dijital devlet ve akıllı şehir ortamları için entegre donanım ve yazılım çözümleri geliştiriyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de farklı şehir sistemlerinden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim için tek bir merkezde birleştiren ve tüm hizmetlerin eş zamanlı çalışmasını sağlayan özgün platformunu sergiledi. Platformun açık mimarisi, mevcut çözüm ve cihazların değiştirilmesine gerek kalmadan sisteme entegre edilmesini mümkün kılarak ölçeklenebilir bir yönetim ekosistemi oluşturuyor. Öne Çıkan Çözümler INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de modern şehirler ve kamu kurumları için bütünleşik bir ekosistem oluşturan amiral gemisi dijital çözümlerini tanıttı: Sfera (Akıllı Şehir) — Altyapı hizmetleri, karayolu trafiği ve çevresel izleme süreçlerine yönelik dijital kentsel çevre yönetimi.Nexus (Güvenli Şehir) — Araçların otomatik olarak izlenmesini ve cezai işlemlerin gerçek zamanlı uygulanmasını mümkün kılan, yapay zekâ destekli kamu güvenliği ve trafik denetimi.Kodex (e-Devlet) — İş akışlarının, onay süreçlerinin, vergilendirmenin ve vatandaş kimlik doğrulama süreçlerinin otomatikleştirilmesine yönelik dijital kamu yönetimi.Bordex (Sınır ve Devlet Güvenliği) — Gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlayan yapay zekâ destekli izleme ve gelişmiş analizlerle kritik altyapının korunması. Karar Alma Süreçlerinin Analitik Merkezinde Yapay Zekâ Platform genelinde yapay zekâ, temel bir analitik araç olarak görev yapıyor. Sensörlerden ve izleme sistemlerinden gelen büyük hacimli verileri işleyen yapay zekâ; riskleri değerlendiriyor ve en uygun müdahale senaryolarının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, farklı çözümlerin koordineli biçimde yönetilmesini sağlayarak yönetim süreçlerinin hem hızını hem de kalitesini artırıyor. Tüm çözümler, üçüncü taraf sistemlerle entegrasyona imkân veren ortak bir mimari üzerine inşa ediliyor. Böylece mevcut dijital altyapılarla uyumluluk ve uygulamada esneklik sağlanıyor. INTEGRA CITY, altyapının geliştirilmesinden sürekli teknik ve servis desteğine kadar projelerin tüm yaşam döngüsünde hizmet sunuyor. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Ilya Belyakov, Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye dijital dönüşüm alanında hızla ilerliyor ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, ülkeyi Avrasya genelinde yapay zekâ odaklı inovasyon için doğal bir geçiş noktası haline getiriyor. Bugün kamu kurumlarının temel ihtiyacı artık süreçlerin birbirinden bağımsız şekilde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin analitik merkezinde yer aldığı entegre platformların oluşturulması. Çözümlerimiz; kamu ve yol güvenliğinden kentsel altyapıya kadar karmaşık sistemlerin yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla verimli şekilde yönetilmesini sağlıyor.” INTEGRA CITY’nin GITEX Ai Türkiye’ye katılımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda yeni bir adımı temsil ediyor. Şirket daha önce Marakeş’te düzenlenen GITEX Africa 2026, Mısır’da gerçekleştirilen Ai Everything Middle East & Africa (MEA) Egypt 2026 ve Almatı’da düzenlenen GITEX AI KAZAKHSTAN 2026 etkinliklerinde çözümlerini sergiledi. Bu katılımlar, şirketin bölgedeki önemli karar vericilerle doğrudan iletişim kurma ve dijital dönüşümü ileri taşıyacak iş birlikleri geliştirme stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. GITEX ile Uzun Vadeli İş Birliği İstanbul’da INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, mevcut iş birliğini güçlendiren ve uzun vadeli ortaklığın çerçevesini belirleyen bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, INTEGRA CITY açısından çözümlerini uluslararası kitlelere tanıtmak ve her yerel pazarın öncelikleri doğrultusunda daha yakın çalışmalar yürütmek için yeni fırsatlar yaratıyor. GITEX ekosistemi açısından ise INTEGRA CITY, altyapı, veri ve yapay zekânın kamu sektörünün ihtiyaçlarına uygulanması konusundaki uzmanlığıyla katkı sağlıyor. Anlaşma kapsamındaki bir sonraki adımların 2027 yılında Belgrad ve Kazakistan’da gerçekleştirilecek GITEX etkinlikleri olması planlanıyor. Ilya Belyakov, yapay zekânın gelecekte üstleneceği role ilişkin ise şunları söyledi: “Yapay zekânın hem işletmelerde hem de kamu kurumlarında, verimliliği, inovasyonu ve daha akıllı karar alma süreçlerini ileri taşımasını bekliyoruz. Yakın gelecekte şehirler daha güvenli, operasyonlar daha şeffaf ve kamu hizmetleri daha hızlı ve ihtiyaçlara daha duyarlı hale gelecek. Tüm bunların arkasında yapay zekâ teknolojileri olacak. Türkiye ve daha geniş Avrasya bölgesi, yapay zekâ odaklı dönüşümün dünyadaki öncü örneklerinden biri olma potansiyeline sahip.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği Haber

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı” dedi. Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak.” bilgisini de paylaştı. Bakan Bayraktar, bir dizi temasta bulunmak üzere Suriye’nin başkenti Şam’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Suriye Enerji Bakanı El-Beşir ile Görüşme Bakan Bayraktar, Suriye temasları kapsamında Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir ile bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arası gerçekleştirilen görüşmelerde elektrik, madenler ve fosfat, petrol ve doğal gaz, deniz sondajı ile enerji nakil hatları ve taşımacılığı gibi konular ele alındı. Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı Bakan Bayraktar’ın Şam temasları, Türkiye ile Suriye arasında madencilik alanında yeni bir iş birliğinin somutlaşmasına da vesile oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bağlı kuruluşlarından MTA ve MTAIC ile Suriye Jeoloji ve Maden Kaynakları Genel Müdürlüğü arasında madencilik alanında stratejik ortaklık geliştirilmesi adına "Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı" imza altına alındı. Büyük İş Birliği Potansiyeli İmza töreninin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar ile Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, ortak bir basın toplantısı yaptı. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, iki ülke arasında çok büyük bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu belirterek, Suriye'nin yeniden inşası ve ihya edilmesi sürecinde enerji ve madenler alanındaki potansiyeli hayata geçirme konusunda ortaya koydukları projeleri adım adım devreye aldıklarını ifade etti. Kalkınma Sürecini Destekliyoruz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın liderliğinde Suriye’nin çok önemli bir kalkınma süreci içerisinde olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, “Biz de Türkiye olarak bu sürece çok önem veriyoruz ve destekliyoruz. Özellikle Suriye'nin kendi kaynaklarını devreye almak, katma değerli bir şekilde ekonomiye katmak suretiyle inanıyorum ki bu süreç çok daha hızlanacaktır.” dedi. Çok Büyük Bir Proje İmzalanan mutabakat zaptıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayraktar, “Bugün burada çerçeve anlaşmasını imzaladıktan sonra, inşallah önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı.” diye konuştu. Birecik-Halep Hattı ile Elektrik İhracı Artacak Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak. Suriye'nin önemli miktarda elektrik ihtiyacına katkı yapacak projeyi devreye alacağız. Artık sayılı günler kaldı.” dedi. Bakan Bayraktar, söz konusu hat ile ülkedeki günlük aydınlatma süresinin de uzayacağına işaret etti. Altyapı Projeleri Türk şirketlerinin Suriye’deki yatırımlarının artarak devam ettiğini belirten Bakan Bayraktar, “Altyapı projelerinde daha çok Türk firmasının yer almasını istiyoruz. Boru hatlarının yapımında, elektrik iletim hatlarında, depoların ve tankların yapımında çok önemli bir tecrübemiz var, bunları hızlı bir şekilde hayata geçirebiliriz.” dedi. Şirketlerimiz Hazır Bakan Bayraktar, dünyanın geçmekte olduğu küresel enerji buhranında Türkiye ve Suriye’nin petrol ve doğal gaz geçiş güzergahlarında bütün dünyaya çok önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Petrol ve doğal gaz alanında geniş bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Gerek Suriye off-shore’u, gerekse Suriye'deki kara sahalarında; mevcut üreten sahalar, tekrar üretiminin artırılması beklenen sahalar ve yeni keşif yapılabilecek sahalarla alakalı da Türkiye Petrolleri başta olmak üzere şirketlerimiz hazır durumda. Türkiye'nin Karadeniz'deki keşfinden sonra Türkiye dışında da faaliyetlerimize Somali'de başladık. Şimdi bunu Akdeniz'de Suriye'de, Libya'da ve başka ülkelerde hayata geçirmek istiyoruz. Suriye bizim özel önem verdiğimiz ülkelerden ve önemli bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Öncelikle bir sismik çalışma, arkasından sondaj yapacağımız çalışmalarla, ortaklıklar yoluyla farklı şirketlerle biz burada inşallah Suriye'nin bu kaynaklarını ekonomiye kazandırmak için sizlerle birlikte çalışmak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, dünyanın dördüncü büyük jeotermal kurulu gücüne sahip ülkesi olarak bu konudaki tecrübesini de Suriye’ye taşımak taşımak istediklerini kaydetti. Jeolojik Araştırmalar ile Maden Arama ve Geliştirme Faaliyetleri İmzalanan mutabakat zaptıyla Türkiye ile Suriye arasında yer bilimleri, madencilik, enerji hammaddeleri ve jeotermal enerji alanlarında uzun vadeli iş birliğinin geliştirilmesini amaçlanıyor. Bu kapsamda jeolojik araştırmalar, maden arama ve geliştirme faaliyetleri, veri paylaşımı, eğitim ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik ortak faaliyetlerin yürütülmesi öngörülüyor. Mutabakat Zaptı'nın temel odak noktalarından birini, başta fosfat olmak üzere metalik madenler, endüstriyel hammaddeler ile stratejik ve kritik minerallere yönelik arama, ruhsat edinimi, işletme ve uç ürün üretimine ilişkin ortak projelerin geliştirilmesi oluşturuyor. Özellikle fosfat değer zinciri kapsamında, ilk aşamada fosfat kayası üretimi ve uzun dönemli alım-satım mekanizmalarının oluşturulması, sonraki aşamalarda ise fosforik asit, gübre ve diğer fosfat bazlı ürünlerin üretimine yönelik entegre sanayi yatırımlarında iş birliği yapılması hedefleniyor. Söz konusu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla Türk kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve Suriye kamu kuruluşları arasında ortak girişim, kamu-özel iş birliği ve diğer uygun yatırım modellerinin geliştirilmesi öngörülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Şara Kabul Etti Bakan Bayraktar, Şam’daki temasları çerçevesinde ayrıca Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eutelsat ve Polonya’dan IRIS² Uydu İş Birliği Haber

Eutelsat ve Polonya’dan IRIS² Uydu İş Birliği

Eutelsat ile Polonya, Avrupa Birliği’nin güvenli uydu haberleşme altyapısı IRIS² kapsamında stratejik iş birliğine gidiyor. Anlaşmayla Polonyalı şirketlere IRIS² kullanıcı terminallerini geliştirme ve test etme imkânı sunulacak. Taraflar ayrıca sistem devreye girene kadar Polonya’ya 2 Gbps’ye kadar öncelikli OneWeb kapasitesi ayrılmasını görüşecek. Avrupa’nın güvenli ve bağımsız uydu haberleşme altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarda yeni bir adım atıldı. Eutelsat ile Polonya, Avrupa Birliği’nin IRIS² programındaki iş birliğini derinleştirmek amacıyla stratejik bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Varşova’da gerçekleştirilen imza töreninde anlaşmaya Eutelsat CEO’su Jean-François Fallacher ile Polonya İçişleri ve İdare Bakanlığı Devlet Sekreteri Tomasz Szymański imza attı. Törene Avrupa Birliği Savunma ve Uzay Komiseri Andrius Kubilius ile Polonya İçişleri ve İdare Bakanı Marcin Kierwiński de katıldı. Polonya’nın IRIS² programındaki rolü güçlenecek İmzalanan mutabakat, Polonya’nın Avrupa’nın yeni nesil güvenli uydu iletişim sistemindeki rolünü artırmayı amaçlıyor. Taraflar, Avrupa’nın güvenli, dayanıklı ve egemen bağlantı kapasitesini geliştirmek için özellikle IRIS² sisteminin alçak Dünya yörüngesi bileşenine odaklanacak. Anlaşma, aynı tarihte Avrupa Komisyonu ile Polonya arasında imzalanan ve ülkenin IRIS² programına ilave yatırım yapmasını öngören düzenlemeyi de tamamlayıcı nitelik taşıyor. Böylece Polonya’nın programa katkısı yalnızca finansmanla sınırlı kalmayacak. Ülkenin uzay ve teknoloji şirketleri, IRIS²’nin geliştirilmesi sürecinde endüstriyel, teknik ve operasyonel faaliyetlere de doğrudan katılabilecek. Polonyalı şirketler Eutelsat tesislerinden yararlanacak İş birliği kapsamında Eutelsat, Polonya’daki uzay teknolojileri şirketlerine kendi tesislerine erişim imkânı sağlayacak. Polonyalı firmalar, gelecekte IRIS² sisteminde kullanılacak kullanıcı terminallerini bu merkezlerde geliştirebilecek, test edebilecek ve doğrulama çalışmalarını gerçekleştirebilecek. Bu uygulamayla Polonya’daki şirketlerin Avrupa’nın güvenli uydu haberleşme ekosistemine daha hızlı entegre edilmesi hedefleniyor. Çalışmaların ayrıca ülkenin uzay sanayisindeki teknik kapasiteyi ve yenilikçi ürün geliştirme kabiliyetini güçlendirmesi bekleniyor. Eutelsat ile Polonyalı kurumlar, güvenli uydu haberleşmesinin geliştirilmesinin yanı sıra IRIS²’nin alçak Dünya yörüngesi altyapısının konuşlandırılması ve gelecekteki teknolojik gelişimi konusunda da iş birliği yapacak. Polonya’ya 2 Gbps’ye kadar OneWeb kapasitesi gündemde Mutabakatın dikkat çeken başlıklarından biri de IRIS² hizmete girmeden önce Polonya’nın mevcut OneWeb altyapısından yararlanması oldu. Taraflar, Polonya üzerinde 2 Gbps’ye kadar ayrılmış ve önceliklendirilmiş OneWeb alçak Dünya yörüngesi kapasitesi sağlanması için görüşmelere başlayacak. Bu konuda ticari anlaşmanın Haziran 2027’ye kadar tamamlanması hedefleniyor. Anlaşmaya varılması halinde Polonya, IRIS² tamamen faaliyete geçmeden önce düşük gecikmeli ve kesintilere karşı dayanıklı uydu bağlantısına erişebilecek. OneWeb’in hâlihazırda çalışan LEO ağı, bu süreçte mevcut sistem ile Avrupa’nın gelecekteki egemen uydu haberleşme altyapısı arasında bir geçiş çözümü görevi görecek. Güvenli LEO bağlantısı stratejik kabiliyete dönüştü Eutelsat CEO’su Jean-François Fallacher, güvenli alçak Dünya yörüngesi bağlantısının Avrupa için stratejik bir kabiliyet hâline geldiğini belirtti. Polonya ile imzalanan mutabakatın yeni nesil güvenli uydu iletişimi konusundaki ortak iradeyi yansıttığını ifade eden Fallacher, OneWeb’in mevcut operasyonel kapasitesi ile IRIS²’nin gelecekte sunacağı imkânların bir araya getirileceğini söyledi. Bu yaklaşımın Polonya’ya kısa vadede somut bağlantı avantajları sağlayacağını belirten Fallacher, anlaşmanın aynı zamanda Avrupa’nın güvenli ve dayanıklı uydu haberleşme mimarisinin kurulmasına katkıda bulunacağını vurguladı. Eutelsat, IRIS²’nin LEO bileşeninde öncü rol üstleniyor Eutelsat, IRIS² programının hayata geçirilmesinde görev alan SpaceRISE konsorsiyumu içinde bulunuyor. Şirket, konsorsiyum kapsamında IRIS² uydu takımının alçak Dünya yörüngesi bileşeninin konuşlandırılmasına ve işletilmesine liderlik ediyor. Polonya ile imzalanan mutabakat da ülkenin Avrupa Birliği Güvenli Bağlantı Programı’na katılımının uygulama adımlarından birini oluşturuyor. İş birliğinin öne çıkan başlıkları Başlık Planlanan çalışma IRIS² iş birliği Polonya’nın güvenli Avrupa uydu altyapısına katılımının güçlendirilmesi Teknoloji geliştirme IRIS² kullanıcı terminallerinin geliştirilmesi ve doğrulanması Tesislere erişim Polonyalı uzay şirketlerinin Eutelsat test imkânlarından yararlanması OneWeb kapasitesi Polonya’ya 2 Gbps’ye kadar ayrılmış ve öncelikli LEO kapasitesi Ticari anlaşma hedefi Haziran 2027 Eutelsat’ın görevi IRIS²’nin LEO bileşeninin konuşlandırılması ve işletilmesine liderlik Eutelsat-Polonya iş birliği, Avrupa’nın kritik haberleşme altyapısında dışa bağımlılığı azaltmayı, teknolojik liderliğini güçlendirmeyi ve stratejik özerkliğini geliştirmeyi amaçlayan IRIS² programı açısından yeni bir aşamayı temsil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Şimşek'ten İslami Finans Çağrısı, Yeni Küresel İş Birliklerine İmza Haber

 Şimşek'ten İslami Finans Çağrısı, Yeni Küresel İş Birliklerine İmza

“İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirvenin ikinci gününde sermayenin kalkınmadaki rolü, İslami finansın küresel potansiyeli, eğitim ve sosyal kalkınma, uluslararası iş birlikleri ve sürdürülebilir ekonomik modeller ele alındı. İkinci gün üst düzey katılımın olduğu program ile başladı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yusuf Hasan Halavi, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve Türkiye Varlık Fonu İcra Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Salim Arda Ermut açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Programa ayrıca T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Bilal Erdoğan da katılım sağladı. Üst düzey katılım, zirvenin Türkiye ve küresel İslami ekonomi ekosistemi açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koydu. Zirvenin ana konuşmaları kapsamında Kudüs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İmad Ebu Kişk, “Sermaye ve Eğitim ile Sosyal Sektörlerin Gelişimindeki Rolü” başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap ederken, Fajr Capital İcra Kurulu Başkanı İkbal Ahmed Han ise “Emanet Olarak Sermaye: Küresel Bir İslam Ekonomisi Vizyonu” başlıklı konuşmasında sermayenin etik kullanımına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkısına dikkat çekti. Bakan Şimşek: “İslami Finans Varlıkları Açısından Henüz Kullanılmamış Fırsatlar Var” Zirvenin en dikkat çekici konuşmalarından birini gerçekleştiren T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Sermaye, Kalkınma ve Kapsayıcı Refah” başlıklı konuşmasında küresel sermaye hareketlerinin dönüşümüne dikkat çekti. Son yıllarda küresel doğrudan yatırımların büyük ölçüde finans merkezlerinde yoğunlaştığını ve reel ekonomiye yönelen yatırımların azaldığını belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin küresel yatırımlardan aldığı payın gerilediğine işaret etti. Dünyada jeo-ekonomik bir parçalanma yaşandığını ifade eden Şimşek, sermayenin yeniden kalkınma öncelikleriyle buluşturulması gerektiğini belirterek, “Dünyanın, Türkiye’nin ve İslam dünyasının İslami finansa her zamankinden daha fazla ihtiyacı var” dedi. Türkiye’nin İslami finans alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, “İslami finans varlıkları açısından Türkiye dahil birçok ülkede henüz kullanılmamış fırsatlar var. Türkiye, İslami finansta piyasa büyüklüğü açısından 9. sırada yer alıyor ancak ilk 5 ülke arasına girme hedefimiz doğrultusunda yapılması gereken çok iş var” ifadelerini kullandı. Şimşek ayrıca, daha fazla yatırımcı çekebilmek için ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini belirterek, “Daha fazla yatırımcı çekmek için daha çeşitlendirilmiş bir ürün yelpazesine ihtiyacımız var. Geleneksel finansla rekabet edebilmek için daha fazla ürün sunmamız gerekiyor. Bu da kurumlarımızın daha yenilikçi olmasını gerektiriyor” dedi. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel İslami finans ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşınmasının öncelikli hedefler arasında olduğunu da sözlerine ekledi. Bilal Erdoğan: “Gerçek Refahın Temelinde Adalet ve Amaç Odaklı Ekonomi Yer Alıyor” İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Necmeddin Bilal Erdoğan ise konuşmasında İslam ekonomisinin temelinde yer alan emanet, adalet ve sorumluluk ilkelerinin günümüz ekonomik sistemleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Erdoğan, gerçek refahın toplumun tüm kesimlerine yayılan, insan onurunu koruyan ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ekonomik modellerle mümkün olabileceğini ifade etti. Erdoğan, ekonomilerin Makasıdü'ş-Şeria ekseninde yeniden değerlendirilmesinin daha kapsayıcı ve dayanıklı bir küresel ekonomik yapı oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirtti. AlBaraka Stratejik Raporu Tanıtıldı Zirve kapsamında AlBaraka Forumu tarafından hazırlanan “İslami Ekonomi Hakkında AlBaraka Stratejik Raporu”nun lansmanı da gerçekleştirildi. Her beş yılda bir yayımlanması planlanan rapor, İslami ekonomiyi yalnızca finans sektörüyle sınırlı olmayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. İslami finans kuruluşları, küresel helal endüstrisi, İslami sosyal finans, dini kurumlar ve ibadet ekonomisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin makroekonomik görünümünü tek çatı altında değerlendiren rapor, sektörler arasındaki etkileşimleri ortaya koyarak sürdürülebilir kalkınma, sosyal adalet ve ekonomik dayanıklılık alanlarında önemli bir stratejik referans niteliği taşıyor. Uluslararası İş Birlikleri İçin Önemli İmzalar Atıldı Zirve kapsamında gerçekleştirilen üst düzey programda uluslararası iş birliklerini güçlendirecek çeşitli mutabakat zabıtları (MoU) da imzalandı. Bu kapsamda İslam Bankaları ve Finansal Kuruluşlar Genel Konseyi (CIBAFI) ile İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi arasında İslami finans ve tahkim alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik bir protokol imzalandı. Ayrıca Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi arasında İslam ekonomisi alanındaki akademik çalışmaların ve araştırmaların desteklenmesini amaçlayan bir iş birliği anlaşmasına varıldı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu ile İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Yayıncılık Birliği (OSBU) arasında ise medya iş birliklerinin geliştirilmesi ve ortak yayın faaliyetlerinin artırılmasını hedefleyen bir mutabakat zaptı imzalandı. Bunun yanı sıra İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında İslami finans, sermaye piyasaları, eğitim ve araştırma alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesini öngören bir iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşma, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Dato’ Mohammad Faiz Azmi tarafından, Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Partner ve Sponsorlara Plaket Takdimi Programın sonunda zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan partnerler ve sponsor kuruluşlara teşekkür amacıyla plaket takdim töreni düzenlendi. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen tören, günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’ni Ziyaret Etti  Haber

Belçika Kraliçesi Mathilde MEXT Teknoloji Merkezi’ni Ziyaret Etti 

Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde, Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti çerçevesinde MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet da katıldı. MEXT Teknoloji Merkezi ziyaretinde Kraliçe Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet, MEXT’in sanayinin dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşümüne yönelik yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Heyet, ileri teknoloji uygulamalarını yerinde inceleyerek üretim sanayisinin dönüşümüne yönelik örnek uygulamaları deneyimledi. MEXT ve Belçikalı Kuruluşlar Arasında Stratejik İş Birliği Mutabakatları İmzalandı Ziyaret kapsamında ayrıca, MEXT Teknoloji Merkezi ile Belçika’nın ileri üretim ve uygulamalı Ar-Ge alanındaki önde gelen inovasyon merkezi Flanders Make ve endüstri ile girişimcilik ekosistemini buluşturan teknoloji ve inovasyon merkezi A6K arasında iki ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Dijital ve yeşil dönüşüm odağında geliştirilen iş birlikleri; Avrupa ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak çalışmalar yürütülmesini, test ve demonstrasyon altyapılarında sinerji yaratılmasını, ekosistemler arası iş geliştirme ve pazar erişiminin güçlendirilmesini, eğitim ve yetkinlik geliştirme alanlarında ortak çalışmalar yapılmasını kapsıyor. Mutabakat zaptları, MEXT Genel Müdürü Efe Erdem ile Flanders Make CEO’su Grisja Lobbestael ve A6K CEO’su Abd-Samad Habbachi tarafından imzalandı. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ise ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında gerçekleştirilen bu ziyaretin, Belçika heyetinin özel talebiyle MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduk. Dünyanın en gelişmiş dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezi olan MEXT’te ülkemizin üretim gücünü, teknoloji yetkinliğini ve Türk iş gücünün ortaya koyduğu dönüşüm vizyonunu uluslararası heyetlerle paylaştık. Otomotivden savunma sanayiine, tedarik sanayiinden demir çeliğe kadar birçok stratejik sektörde ülkemizin üretim kabiliyetlerini ve özellikle MESS üyelerinin dönüşüm vizyonunu en güçlü şekilde aktardığımıza inanıyoruz. Bu ziyaretin yeni iş birlikleri geliştirmek için değerli bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Bu anlamlı ziyaretleri ve sanayimizin dönüşüm yolculuğuna gösterdikleri yakın ilgi için, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve Belçikalı heyet üyelerine teşekkür ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.