Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müzik

Kapsül Haber Ajansı - Müzik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Loreen’den Dokuz Yıl Sonra Yeni Albüm: “Wildfire” Geliyor Haber

Loreen’den Dokuz Yıl Sonra Yeni Albüm: “Wildfire” Geliyor

Modern pop müziğin en güçlü ve duygusal sesi olarak kabul edilen Loreen, uzun bir aranın ardından yeni albümüyle yeniden sahnede. Sanatçının merakla beklenen albümü “Wildfire”, 27 Mart 2026 tarihinde yayımlanacak. Albümden ilk single olan “Feels Like Heaven” ise bugün müzikseverlerle buluştu. Dokuz yıl sonra gelen bu albüm, Loreen’in kariyerindeki ilk tam uzunluklu çalışma olma özelliğini taşıyor ve sanatçının müzikal yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Sia ile Özel Bir İş Birliği “Feels Like Heaven”, dünya çapında ünlü sanatçı ve söz yazarı Sia ile birlikte kaleme alındı. Parça; mücadelenin teslimiyete dönüştüğü, acının yumuşadığı ve sevginin öne çıktığı bir anı anlatıyor. Şarkı, Loreen’in içsel dönüşüm temasını güçlü bir duygusal anlatımla yansıtıyor. Şarkının prodüksiyonunda Jesse Shatkin (Sia, Kylie Minogue), Calum Landau ve Sia yer alırken, ek prodüksiyonlar Myles Avery (Tate McRae, Megan Thee Stallion) tarafından gerçekleştirildi. Ortaya çıkan sound; elektronik altyapılarla şekillenen, küresel pop etkileri taşıyan ve Loreen’in özgün müzikal kimliğini yansıtan güçlü bir yapı sunuyor. “Wildfire”: Duygular Arasında Bir Yolculuk Loreen’in yeni albümü Wildfire, umutsuzluk ve öfkeden tutkuya, cinsel enerjiye ve özgürleşmeye uzanan geniş bir duygusal yelpazeyi kapsıyor. Sanatçının spiritüel ve cesur anlatımı, albümün temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Albümde, daha önce büyük ilgi gören “Is It Love” ve küresel listelerde zirveye çıkan “Tattoo” da yer alıyor. Loreen, yeni çalışmasıyla hem geçmiş başarılarını taçlandırıyor hem de sanatsal sınırlarını genişletiyor. “Güç, Dürüstlükten Doğar” Loreen, albümün taşıdığı anlamı şu sözlerle özetliyor: “Benim dünyamda güç, baskın olmaktan değil dürüst olmaktan gelir. Gerçekle yüzleştiğimizde, küllerin arasından daha saf ve güçlü bir şey doğar.” Ekranlarda da Yer Alacak Müzik çalışmalarının yanı sıra Loreen, 27 Ocak’ta RuPaul’s Drag Race UK programına konuk jüri olarak katılacak. Sanatçı, dünya çapında büyük ilgi gören bu yapımda deneyimini ve karizmasını izleyicilerle paylaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ENKA Sanat, Yeni Sezonda Sahnelerini   Yeni Buluşmalara Açıyor Haber

ENKA Sanat, Yeni Sezonda Sahnelerini Yeni Buluşmalara Açıyor

17 Şubat - 28 Nisan tarihleri arasında ENKA Oditoryumu’nda gerçekleşecek etkinliklerde, birbirinden değerli sanatçıları ve özgün prodüksiyonları ağırlamaya hazırlanıyor. ENKA Sanat, yeni sezonunu 17 Şubat Salı akşamı çok özel bir buluşmanın prömiyeriyle açıyor; “Bir Hikâye Bir Türkü”. Yaşamını sanata ve edebiyata adamış yazar Yekta Kopan ile Anadolu’nun sazını, sözünü dünya sahnelerine taşımış müzisyen Coşkun Karademir, Özlem Belkıs'ın kaleme aldığı bu projeyle aynı sahnede bir araya geliyor. Türkülerin, deyişlerin ve ezgilerin izinde ilerleyen bu söyleşi-konser; sanatı, edebiyatı ve müziği aynı potada buluşturarak seyirciyi samimi bir yolculuğa davet ediyor. Güvenç Dağüstün’ü, Eylem Pelit ve Derya Alabora ile bir araya getiren “Mahsus Mahal: Ruhi Su’ya Saygı” isimli projenin 24 Şubat Salı akşamı gerçekleşecek prömiyer gecesinde, Ruhi Su’nun halkın sesiyle yoğrulmuş derin müziği, çağdaş ve özgün bir anlatılı konser formatıyla sahnede yeniden hayat buluyor. 07 Nisan Salı akşamı Emre Elivar ve Başar Can Kıvrak’ın sahne alacağı “Alacakaranlıktan Işığa” başlıklı iki piyano resitali, klasik müzikseverleri Brahms’tan Ravel’e uzanan bir müzik yolculuğuna davet ediyor. Programda ayrıca, Türkiye’de ilk kez seslendirilecek olan Daphnis et Chloé Süit No. 2’nin Vyacheslav Gryaznov imzalı iki piyano düzenlemesi yer alıyor. 14 Nisan Salı akşamı gerçekleşecek “Büyük Buluşma” başlıklı konserde ise klasik müzik dünyasının beş değerli ismi ilk kez aynı sahnede bir araya geliyor. Veriko Tchumburidze, Esen Kıvrak, Öykü Canpolat, Dorukhan Doruk ve Gökhan Aybulus’un sahne alacağı gecede, J. Brahms ve A. Dvořák’ın piyanolu beşlileri, gerek duygusal yoğunlukları gerekse yapısal zenginlikleriyle hem yorumculara hem de dinleyicilere unutulmaz bir müzikal deneyim sunmayı hedefliyor. Genç virtüözlere destek olmak amacıyla sürdürülen ENKA Sahne Gala Konseri, 19 Nisan Pazar günü ENKA Oditoryumu’nda gerçekleşiyor. Sanat yönetmenliğini Cihat Aşkın’ın üstlendiği konserde; Efdal Altun, Cihat Aşkın, Gökhan Aybulus, Mehmet Girgin, Fazıl Say ve Dilbağ Tokay’ın yer aldığı Danışma Kurulu tarafından önerilen genç yetenekler sahne alarak, izleyiciyle buluşuyor. ENKA Sanat’ta Tiyatro ve Belgesel Zamanı ENKA Sanat, yeni sezonunda çok konuşulan yapımlarından bir seçki ile tiyatro severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 26 Şubat Perşembe akşamı, yönetmenliğini Hakan Emre Ünal’ın üstlendiği “En Sevdiğinden Başla” sahneleniyor. Barkın Sarp, Elif Aydın, Hakan Emre Ünal, Mert Yılmaz Yıldırım, Nezaket Erden ve Sudem Tiryakigil’in rol aldığı oyun, birlikte olmaya, bir arada kalmaya ve üretmeyi sürdürmeye çalışan iki genç sanatçının ilişkisini, hayata, birbirlerine ve kendilerine karşı verdikleri mücadele üzerinden anlatıyor. 3 Mart Salı akşamı ise Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı, Emrah Eren’in yönettiği “Şebbaz” adlı oyunu sahnesinde ağırlıyor. Oyun, dönemin nüfuzlu isimlerinden Muhterem Bey’in torununun sünnet töreninde, yıllardır küs olan iki şebbazın Turna ile Mehmet’in imzasını taşıyan “Ejderha ve Balık” oyununun sahnelenmesi sonrası olayları konu ediniyor. 10 Mart Salı akşamı, Kerem Kurdoğlu’nun kaleme aldığı “Sesler”, Salih Bademci’nin etkileyici performansı ve Mehmet Birkiye’nin yönetimiyle sahneleniyor. Oyun, izleyiciyi kendi iç dünyasının seslerini keşfetmeye ve duygularını anlamaya davet ediyor. 24 Mart Salı akşamı, Bulgar yazar Stefan Tsanev’in Jeanne d’Arc efsanesinden yola çıkarak kaleme aldığı “Jan Dark’ın Öteki Ölümü”, Tanrı, insan ve iktidar arasındaki ilişkiyi ustalıklı bir kara komedi diliyle sahneye aktarıyor. Hikmet Hükümenoğlu imzası taşıyan “Fora”, Aslı İnandık, Eray Karadeniz, Kubilay Aka, Şenay Gürler, Şerif Erol ve Şükran Ovalı’yı bir araya getiriyor. 30 Mart Pazartesi akşamı sahnelenecek olan oyun, aile bağlarını, kuşak çatışmasını ve bireylerin kendini bulma çabasını mizahi ve dokunaklı bir dille ele alıyor. Şâmil Yılmaz’ın kaleme aldığı, Sezen Keser’in yönettiği ve Oğulcan Arman Uslu’nun tek kişilik performansıyla sahnelenen “9/8’lik Kıyamet” 1 Nisan Çarşamba akşamı izleyiciyle buluşuyor. Yakın gelecekte, iklim krizinin vurduğu bir dünyada geçen oyun, “Dünya elimizden kayıp giderken biz kimin elini tutacak, kimlerle yan yana yürüyeceğiz?” sorusuna yanıt arıyor. ENKA Sanat, Türk Tiyatrosunun Bir Dönemine Işık Tutan Yeni Bir Kitaba Sponsor Oldu ENKA Sanat, akademisyen, eleştirmen ve 20 yıl boyunca festival direktörü olarak Türk tiyatrosuna büyük katkılar sunan Prof. Dr. Dikmen Gürün’ün “Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak” başlıklı son kitabının lansmanına ve aynı adlı panele 26 Mart Perşembe akşamı ev sahipliği yapıyor. Editörlüğünü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Firidinoğlu’nun yaptığı, ENKA Sanat’ın sponsorluğunda Doğan Kitap tarafından yayımlanan, tasarımını Bülent Erkmen’in üstlendiği kitap, 1950’li yıllardan 1980’lere uzanan süreçte, tiyatromuzu eleştiriler ışığında okumayı amaçlıyor. Alanında uzman isimleri bir araya getiren panel, Türk tiyatrosunun bu dönemini birlikte düşünmeye ve değerlendirmeye davet ediyor. ENKA Sanat’ın yapım sponsorluğunu, Porte Film’in yapımcılığını, Selçuk Metin’in yönetmenliğini, Zeynep Miraç’ın senaryosunu üstlendiği “Ferhangi Bir Yaşam”, 27 Mart Cuma akşamı bir kez daha perdeye yansıyor. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ne özel gösterimle izleyiciyle buluşan belgesel, bugüne kadar gün ışığına çıkmamış çok değerli bir arşivle Ferhan Şensoy’un tiyatro anlayışına olduğu kadar karakterine, dünya görüşüne ve yazar kimliğine odaklanıyor. Gelenekselleşen Neşeli Pazarlar serisi ise bu kez 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, 26 Nisan Pazar günü, Ani Haddeler'in tasarlayıp yazdığı kuklalı çocuk gösterisi “Mitolojik Hikâyeler”e ev sahipliği yapıyor. Ortaoyunu ve kukla tiyatrosu geleneğinden yola çıkılarak tasarlanan oyunda, çoğu coğrafyamızda geçen mitolojik hikâyeler, güzelliğin ve aşkın temsilcisi Afrodit'in anlatımıyla ve her hikâyeye bir konuk sanatçının eşlik etmesiyle sunuluyor. Konuk sanatçılar arasında Ezgi Çelik, Gülinler ve Cem Yılmazer bulunuyor. ENKA Sanat sezon finalini, Elma, Labrador, Çimen” ile yapıyor. 28 Nisan akşamı sahnelenecek, Onur Ünsal’ın yönettiği, müzik tasarımında Kenan Doğulu imzası taşıyan oyunda, Engin Hepileri ve Nergis Öztürk rol alıyor. Alzheimer ile mücadele eden bir adamın ve ona hayatı boyunca eşlik eden kadının hikâyesini sahneye taşıyan oyun, hatırlamanın ve unutmanın sınırında, bir ömür boyu süren sevginin gücünü anlatıyor.

TEGV’de “Sokak Tiyatroları” Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Desteğiyle Başladı Haber

TEGV’de “Sokak Tiyatroları” Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Desteğiyle Başladı

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin desteğiyle hayata geçirdiği, çocuk haklarını konu alan “Sokak Tiyatroları” projesinin ilk oyun gösterimi 9 Ocak’ta başladı. TEGV’in 30. yılını kutladığı bu özel dönemde hazırlıklarına başlanan projenin ilk oyunu, Ankara Etimesgut Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Projenin uygulandığı farklı illerdeki dört TEGV etkinlik noktasında çocuklar, yıl boyunca oyunlarını seyirciyle buluşturacak. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri ve TEGV iş birliğiyle hayata geçirilen “Sokak Tiyatroları” projesinde çocukların tiyatro aracılığıyla haklarını öğrenmeleri ve yaratıcı sanatlarla tanışmaları amaçlanıyor. 15 yıl sonra “Sokak Tiyatroları” ile çocuklar yeniden sahnede İlk olarak “Okuyorum Oynuyorum” projesi kapsamında 2011 yılında çocuk hakları temalı özel bir proje olarak başlatılan “Sokak Tiyatroları”, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin desteği ve TEGV ekibinin güncellemeleriyle 2026 yılında yeni içeriklerle yeniden hayat buluyor. “Sokak Tiyatroları” projesiyle, 2011’deki temel yapıyı koruyarak çocukların tiyatro yoluyla hak farkındalığının artırılması ve yaratıcı gelişimlerinin desteklenmesi hedefliyor. Çocuk Hakları Bildirgesi’nden ilham alan farklı ilkeler dramatize edilirken; çocuklar yalnızca sahnede değil; kostüm, sahne dekoru ve müzik gibi tiyatronun çeşitli alanlarında da sorumluluk alacak. Proje kapsamında TEGV’in 4 farklı ildeki 4 etkinlik noktasında, Çocuk Hakları Bildirgesi’nin temel ilkeleri çocuklar tarafından kendi performanslarıyla sahnelenecek. Van Nirun Şahingiray Eğitim Parkı, Ankara Semahat Nüsret Arsel Eğitim Parkı, Gaziantep Öğrenim Birimi ve Kocaeli Selma Mesut Kavurt Öğrenim Birimi’nde yürütülecek projenin tiyatro gösterileri yıla yayılarak seyircisiyle buluşacak. Böylece çocukların; tiyatro yoluyla yaratıcılıklarını geliştirmeleri, çocuk hakları konusunda farkındalık kazanmaları, ekip çalışması, özgüven ve iletişim becerilerini güçlendirmeleri, toplumsal hayata aktif katılımlarının artması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sinemanın Efsaneleri Canlı Senfoni Orkestrası Eşliğinde Sahnede  Haber

Sinemanın Efsaneleri Canlı Senfoni Orkestrası Eşliğinde Sahnede 

Sinema ve müziğin büyüleyici birlikteliği, bu sezon izleyicilere benzersiz bir sahne deneyimi sunuyor. Dünyada milyonlarca hayranı bulunan “Hogwarts Senfoni Gösterisi”, “Titanic Live” ve “Twilight In Concert” etkinlikleri, dev ekranda film gösterimi ve canlı senfoni orkestrasının eşsiz performansını bir araya getirerek Türkiye’de sanatseverlerle buluşuyor. Bu özel projeler, klasik bir konser ya da film gösteriminin çok ötesine geçerek, izleyicileri hikâyelerin duygusal derinliğine doğrudan dahil eden bütüncül bir deneyim vadediyor. Orijinal film müziklerinin, profesyonel senfoni orkestraları tarafından canlı olarak sinema salonu atmosferini konser sahnesine taşıyor. Görsel ve işitsel unsurları buluşturan her üç etkinliğin biletleri de Türkiye’nin etkinlik biletleme platformu Biletinial’da satışa çıktı. Fenomen Bir Seri: Twilight In Concert (Alacakaranlık) “Twilight In Concert” ile 2008 yapımı “Twilight” dünyası sahneye taşınıyor. 10 Ocak 2026’da İstanbul Zorlu PSM’de gerçekleşecek ’sinematik “film-konser” deneyimi, efsanevi hikâyeyi canlı müzikle bir araya getiriyor. 12 kişilik olağanüstü bir rock ve orkestra topluluğunun büyüleyici performansı, Bella ve Edward’ın epik aşk hikâyesini hem samimi hem de etkileyici bir şekilde yepyeni bir boyut katıyor. Orijinal film dev ekranda oynarken, canlı müzik dinleyenleri Forks’un kalbine götürecek ve Bella’s Lullaby’den unutulmaz aksiyon sahnelerine kadar her sahneyi hissetmeyi sağlayacak. Bin adet parlayan mum sahneyi aydınlatırken, romantik ve büyülü bir atmosfer yaratacak ve filmin ikonik müziklerinin güzelliğini ön plana çıkaracak. Büyünün Müziği: HOGWARTS Senfoni Gösterisi Fantastik dünyanın en ikonik evrenlerinden biri olan Hogwarts, büyüleyici müzikleriyle sahnede hayat buluyor. 30 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Zorlu PSM’de seyirciyle buluşacak “HOGWARTS Senfoni Gösterisi”, izleyicileri sihir, dostluk ve macera dolu bir yolculuğa çıkarırken, serinin hafızalara kazınan müzikleri canlı orkestra performansıyla yeniden yorumlanıyor. Görsel anlatım ve müziğin kusursuz uyumu, hem serinin sadık hayranlarına hem de senfonik müzik tutkunlarına unutulmaz anlar yaşatıyor. Efsanevi Prime Orkestrası tarafından sunulacak “HOGWARTS Senfoni Gösterisi”, programı sadece büyük John Williams'ın ünlü melodilerini değil, aynı zamanda izleyicileri Harry Potter hikayesinin en beklenmedik ve heyecan verici anlarına götürecek birçok müzikal sürprizi de içerecek. Sinema Tarihinin Efsanesi: Titanic Live Tüm zamanların en çok izlenen ve en çok konuşulan filmlerinden biri olan “Titanic”, bu kez canlı senfoni orkestrası eşliğinde izleyiciyle buluşuyor. James Horner’ın ölümsüz müzikleri, filmle eş zamanlı olarak sahnede icra edilirken; dev ekranda akan sahnelerle duygu yoğunluğu zirveye taşınıyor. “Titanic Live”, aşk, fedakârlık ve insan hikâyelerini müzikle yeniden hissetmek isteyenler için eşsiz bir deneyim sunuyor. Unutulmaz film “Titanic”, Piu Entertainment organizasyonuyla 7 Şubat 2026’de İstanbul’da Wolkswagen Arena’da James Horner’ın efsanevi besteleri Şef Timothy Henty yönetiminde 130 kişilik İstanbul Film Orkestrası, Sirene Korosu ve Kelt müzisyenleri eşliğinde sahneye taşınıyor. James Horner’ın besteleri, 30 milyondan fazla kopya satışıyla tarihin en çok satan orkestral film müziği unvanını taşıyor.

Nilüfer’de Yeni Yıl Coşkusu Başladı Haber

Nilüfer’de Yeni Yıl Coşkusu Başladı

Nilüfer’de yeni yıl heyecanı, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da rengarenk etkinliklerle başladı. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan “Nilüfer Yeni Yıl Festivali”, her yaştan vatandaşa hitap eden zengin içeriğiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Alanda kurulan buz pateni pisti çocukların ve gençlerin gözdesi olurken; yemek ve alışveriş stantları da festival ziyaretçilerine keyifli bir mola imkanı sunuyor. Ay sonuna kadar sürecek olan festivalde sadece alışveriş değil, sanat ve eğlence de ön planda yer alacak. Sihirbaz gösterilerinden köpük partilerine, baloncuk ve ışıklı görsel performanslara kadar pek çok etkinlik, meydandaki coşkuyu yükseltecek. “UMUTLARIMIZI BİRLİKTE BÜYÜTECEĞİZ” Festival alanını gezerek, esnafla ve vatandaşlarla bir araya gelen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, alanı dolduran kalabalığa da hitap etti. Ekonomik olarak zor bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, dayanışmanın önemini vurgulayarak, şunları söyledi: “Yeni yıl, yeni umutlar demektir. Yeni başlangıçlar, yeni fırsatlar demektir. Zorlukları geride bırakmak, geleceğe umutla bakmak demektir. Biz de bu festivalde bir araya gelerek, umudu birlikte büyüteceğiz. Çünkü Nilüfer, bir yaşam kültürüdür. Biz, sanatı, kültürü, dayanışmayı önemseyen bir aileyiz. Bu festivalde de bu aile ruhunu yaşayacağız. Tüm Nilüferlileri festivalimize bekliyoruz.” MÜZİK ZİYAFETİ Festivalin ilk gün etkinlikleri, İstanbul Girls Band grubunun enerjik sahne performansıyla taçlandı. Sevilen parçaları kendilerine özgü tarzlarıyla yorumlayan grup, dinleyicilere keyifli bir gece yaşattı. Soğuk havaya rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, şarkılara hep birlikte eşlik etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İDSO DenizBank Konserleri ile Müziğin Tasvir Gücü Sahneye Taşındı Haber

İDSO DenizBank Konserleri ile Müziğin Tasvir Gücü Sahneye Taşındı

Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen konserde mezzosoprano Deni̇z Uzun solist olarak sahne aldı. Bu hafta ayrıca, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Oyuncak Kardeşliği platformu arasında “Birlikte Müzik, Birlikte İyilik” mottosuyla bir sosyal sorumluluk projesine imza atıldı. Proje kapsamında, konser öncesinde İDSO sahnesinde toplanan kullanılmamış ya da iyi durumdaki oyuncaklar platform aracılığıyla ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri kapsamında, 28 Kasım Cuma akşamı müziğin yaşamı ve doğayı tasvir gücünü ortaya koyan özel bir program düzenlendi. Dünyaca ünlü şef Sascha Goetzel yönetiminde, mezzosoprano Deniz Uzun solistliğinde klasik müziğin başyapıtları, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konser ile sahneye taşındı. Konserin ilk bölümünde solist Deniz Uzun, Hector Berlioz’un altı şiir üzerine bestelediği ve aşkın evrelerini anlattığı Les Nuits D’ete adlı esere sesiyle yeniden hayat verdi. İkinci bölümde ise şef Goetzel yönetimindeki orkestra, Richard Strauss’un doğadan ilham alan senfonik başyapıtı Bir Alp Senfonisi ile müziğin betimleyici gücünü sahneye taşıdı. Eser, şafak vaktinden başlayıp gün batımına kadar devam eden akışıyla, bir gezginin Alp Dağları’na tırmanırken gözlemlediği manzaranın yansımalarını içerdi. Müziğin gücü, iyiliğin sesiyle buluşuyor! İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, 28 Kasım konserinde Oyuncak Kardeşliği platformu ile anlam dolu bir dayanışmaya da imza attı. Konser öncesinde dinleyicilerden bağış yoluyla toplanan oyuncaklar, platform aracılığıyla ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak ve onların dünyasında kocaman bir gülümsemeye dönüşecek! Şef: Sascha Goetzel Soli̇st: Deni̇z Uzun (Mezzosoprano) Program: Hektor Berlioz, Les Nuits D’ete Op.7 Ara Richard Strauss, Alp Senfonisi Op.64

“Türkiye’nin Öğrenci Ödülleri” On Binlerce Gencin Oylarıyla İlk Kez Yapılıyor Haber

“Türkiye’nin Öğrenci Ödülleri” On Binlerce Gencin Oylarıyla İlk Kez Yapılıyor

Popüler ödül törenlerinin güvenilirliğinin tartışıldığı, aynı isimlerin tekrarlayan şekilde ödül alması, jürilerin tarafsızlığı, menajer ve şirket baskıları gibi eleştirilerin arttığı bir dönemde gençler artık kendi sözünü söylüyor! Tamamen üniversite öğrencilerinin oylarıyla şekillenen “Türkiye’nin Öğrenci Ödülleri”, 43 şehirdeki 79 üniversiteden 300’ün üzerinde kulübün katılımıyla hayata geçiyor. Şeffaf, bağımsız ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan bu model, gençlerin kendi ödül platformunu ilk kez ülke çapında kurmasını sağlıyor. Türkiye’de son yıllarda ödül mekanizmalarına dair tartışmaların arttığı, özellikle gençlerin güveninin zedelendiği bir dönemde; tüm kararları üniversite öğrencilerine bırakan ulusal bir ödül töreni ilk kez hayata geçiyor. “Türkiye’nin Öğrenci Ödülleri”, 43 şehirde bulunan 79 üniversitedeki 300’ün üzerinde öğrenci kulübünün katılımıyla tamamen gençler tarafından belirleniyor. Gençlere Tam Söz Hakkı! Jüri Yok, Menajer Lobisi Yok, Sponsor Baskısı Yok Bu yeni modelin en çarpıcı yanı, sürecin başından sonuna kadar hiçbir jürinin, yapım şirketinin, menajerin ya da kurumsal lobi gücünün devrede olmaması. Adaylar, üniversitelerde aktif rol alan öğrenci kulüplerinin yaptığı ön oylama ile belirleniyor; ardından Türkiye’deki tüm üniversite öğrencilerinin katılabildiği genel oylama süreci başlıyor. Her kategoride dört final adayının yer aldığı 36 dalda toplam 144 isim, tamamen gençlerin yaptığı bu ön seçimle belirleniyor. Yüzlerce adayının içinden sıyrılan bu isimler için son sözü yine yalnızca üniversite öğrencileri söylüyor. Böylece, yıllardır “Her yıl aynı isimler ödül alıyor” diyen gençlerin karşısına, ilk kez gerçekten kendi tercihlerini yansıtan bir ödül tablosu çıkması hedefleniyor. Türkiye’nin dört bir yanından 79 üniversite, 300’ün üzerinde öğrenci kulübü Üniversite öğrencileri, bu yıl ilk kez yalnızca oy veren taraf değil, sürecin her adımını şekillendiren karar verici konumunda. 6–14 Kasım tarihleri arasında yürütülen ön oylamada 79 üniversiteden 300’den fazla kulüp, 36 kategoride yer alacak isimleri belirledi. Ardından her kategoride 4 final adayı belirlendi ve tüm ülkedeki üniversite öğrencilerinin katılacağı genel oylamaya sunuldu. 17 Kasım–7 Aralık tarihleri arasındaki genel oylama, yalnızca edu.tr uzantılı e-posta adresiyle ve iki aşamalı doğrulama sistemi üzerinden yapılabilecek. Böylece, oy güvenliği ve şeffaflık en üst seviyeye taşınmış oluyor. 36 Dalda Yılın Enleri İlk Kez Tüm Üniversitelerin Ortak Kararıyla Seçilecek Oyunculuk, müzik, spor, sosyal medya içerik üreticileri, yapımcılık ve daha pek çok alanda toplam 36 kategoride ödüller sahiplerini bulacak. Ödül töreni yaklaşık beş saat boyunca YouTube üzerinden canlı yayınlanacak. Yayın boyunca elde edilecek gelirler ve “super chat” bağışları, üniversite öğrencilerine destek olmak amacıyla oluşturulacak özel bir burs fonuna aktarılacak. Büyük Final 21 Aralık’ta Haliç Kongre Merkezi’nde Final gecesi, 3.004 kişi kapasiteli Haliç Kongre Merkezi’nde görkemli bir organizasyonla gerçekleştirilecek. Etkinlik, klasik bir ödül töreninin ötesine geçerek Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilerin yer aldığı büyük bir gençlik festivaline dönüşüyor. Organizasyonun Gümüş Sponsoru olan Borusan Next, geleceğin genç yeteneklerinin güçlenmesine ve Türkiye’de yeni bir gençlik platformunun hayata geçmesine önemli destek sağlıyor. Ödül töreninin tüm hazırlıkları, farklı üniversitelerden gönüllü gençlerin oluşturduğu ekip tarafından yürütülüyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.