Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müzik

Kapsül Haber Ajansı - Müzik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu Haber

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu

“Sinemanın ışığı DAİMA Altın Portakal’da parlayacak” diyerek başlayan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, heyecan dolu bir haftanın sonunda merakla beklenen ödül töreniyle sona erdi. Festivalin kapanış gecesinde sinema dünyasının ünlü isimleri ve davetliler kırmızı halıdan geçti. FESTİVAL GELECEK NESİLLERE İLHAM VERECEK Cam Piramit’te düzenlenen gecede konukları selamlayan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir; “Bizim Altın Portakal’ı, sinemanın ışığını, sanatın birleştirici gücünü ve kültürel belleğimizi yaşatma kararlılığımız da ‘Daima’ sürecektir. Antalya’nın kalbinde atan bu festival, gelecek nesillere ilham verecek. Amacımız; geçmişin ışığını geleceğe taşımak. Daima sinemayla, daima sanatla daima umutla; sinemanın ışığı hiç sönmesin!” diye konuştu. SİNEMA FARKINDALIK YARATIR Ulusal Jüri Başkanı Derviş Zaim ise ödül töreninde sinemaseverlere şu sözlerle seslendi: “Sinema yalnızca bir eğlence aracı değil aynı zamanda toplumsal olayları yansıtan dev bir ayna ve kitleleri harekete geçirme gücü olan güçlü bir dönüştürücüdür. Bu devrin insanının en büyük sorunlarından biri olan yabancılaşmanın aşılması için sinema bize şunu söyler; yalnız değilsin! Sinema, sorunları doğrudan sihirli bir değnekle çözmez; ancak farkındalık yaratır, kamuoyu oluşturur, empati yeteneğini geliştirir ve insanlara rehberlik edecek entelektüel ve duygusal bir zemin hazırlar. Dileğim; sorunlarla boğulan günümüz dünyasına bu topraklardan umut ve uyarı ışığı yayan sinema ateşinin hiç sönmemesi. Yaşasın büyülü fener!” Zaim ayrıca, jüri olarak, gelecek festivallerde ‘festivalin zenginleşmesi ve Türk sinemasının gelişimini teşvik’ amacıyla; ses tasarımı, makyaj, kostüm, dijital efekt ve casting kategorilerinde de ödül tahsis edilmesi tavsiyesinde bulundu. “ARTAKALANLAR” FİLMİ 5 ÖDÜL ALDI Pınar Altuğ Atacan ve Emre Kınay’ın sunduğu ödül gecesinin galibi; En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere 5 ödülle ayrılan, Yeşim Ustaoğlu imzalı “Artakalan” oldu. Jürinin; “Karakterlerin yolculuk ve dönüşüm süreçlerini ele almadaki titizlik, derinlik ve koruduğu estetik mesafe nedeniyle” En İyi Yönetmen seçtiği Ustaoğlu; ödülünü, jüri başkanı Derviş Zaim’den alırken şunları söyledi: “Benimle bu yolculuğa çıkan, derdimi paylaşan ekibime tek tek teşekkür ederim. Bu filmle tekrar bu ülkenin taşına toprağına dağına suyuna bakma fırsatı bulabildim. Biraz içim acıdı; neyin arta kaldığını gördüm bize. Belki daha iyi bir geleceğe, daha iyi bir yarına, ümide, özgürlüğe dair; çünkü bu bir özgürlük arayışıydı Elif için de benim için de. Herhalde adalete ve vicdana inancımı sürdürüyorum” FESTİVALİN EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ TAŞ VE TÜY’E Ragıp Türk’ün yönettiği “Taş ve Tüy” ise festivalden, En İyi Film dahil 6 ödülle ayrıldı. Jürinin; “Şehrin varoşlarındaki yoksulluk cenderesiyle toplumsal cinsiyet kimliğinin taşıdığı iç ve dış çatışma ve gerilimleri yansıtmadaki başarısı” gerekçesiyle ödüle değer bulduğu filmin yönetmeni Ragıp Türk; ödülünü, jüri başkanı Derviş Zaim ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’den aldı. Yönetmen, teşekkür konuşmasında aynı yarışmadaki Yeşim Ustaoğlu ile başlayan sinema hikâyesini şöyle paylaştı: “2003’te İstanbul’a müzisyen olmak için gelmiştim. Fakat en azından öğrenciliğin nimetlerinden faydalanayım diye üniversite sınavına girdim. İstanbul Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünü kazandım. Okula girerken sinema yapmakla ilgili bir düşüncem yoktu. Birkaç yıl sonra işsiz işsiz dolaşırken tesadüfen bir film setinde iş buldum. O sette gerçekten sinemanın ne olduğunu anlamaya başladım ve oradaki yönetmeni çok gözlemledim ve kendisine büyük hayranlık duymaya başladım. Orada yönetmen olmaya karar verdiğimi biliyorum. Sayın Yeşim Ustaoğlu; bana verdiğiniz ilham için size teşekkür ederim.” ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Ana jürinin dışında Sungu Çapan Sinema Yazarları Jürisi ve Film- Yön Jürisi’nin de tercihi; Ragıp Türk ile “Taş ve Tüy”den yanaydı. Emir Ziyalar’ın yönettiği “Kadim Mavi” de Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü ile En İyi Müzik ve En İyi Kurgu ödüllerinin sahibi oldu. Ziyalar, teşekkür konuşmasında “Bu ödülü; kalıpları kırmaya yönelik yenilikçi denemeler yapacak olan bütün yönetmenlere adıyorum” dedi. EN İYİ KADIN OYUNCU ÖYKÜ KARAYEL, EN İYİ ERKEK OYUNCU MERT FIRAT VE MEHMET GÜNSÜR “Artakalan” filmindeki performansıyla Öykü Karayel “En İyi Kadın Oyuncu” seçilirken Hüseyin Karabey’in yönettiği “Hakikatin Ölümü” filminde başrolleri paylaşan Mehmet Günsür ve Mert Fırat, “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü de paylaştı. Öykü Karayel; jüri üyesi Fatih Artman’dan aldığı ödülü; ‘hepimizin özgürlüğü için haksız yere içeride olanlar için’ aldığını ifade etti. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü; jüri üyesi Meryem Uzerli’nin elinden alan Günsür ve Fırat’sa konuşmalarında daha iyi bir geleceğe işaret etti. “Hüseyin o kadar güzel bir ekip kurdu ki hayatımın sonuna kadar onlarla film çekebilirim. Güzel günler gelecek; biz bunların filmini yapmaya devam edeceğiz” diyen Günsür’e, Fırat da şöyle eşlik etti: “10 metrekarede göz göze diz dize oynadık. Hakikatin ölmediği, hakikatin arkasında yüreğimizle sağlam durduğumuz, vicdanımızla yaşadığımız günlere!” ÇOCUK OYUNCU DUYGU KÖSE ALTIN PORTAKAL KAZANDI Yönetmen Derviş Zaim başkanlığında Aylin Zoi Tinel, Elif Demoğlu, Fatih Artman, Meryem Uzerli, Sırma Bradley ve Gökhan Kırdar’dan oluşan Ulusal Jüri; “Bir Anne Hakkında” filmindeki çocuk oyuncu Duygu Köse’yi “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında ödüle layık buldu. Büşra Bülbül’ün yönettiği “Bir Anne Hakkında” ayrıca “Behlül Dal En İyi İlk Film” ödülünün de sahibi oldu. Bülbül; Festival Sanat Yönetmeni Deniz Yavuz’dan aldığı ödülünü, ‘tüm emekçi annelere’ adadığını söyledi. TAŞ VE TÜY ÖDÜLLERİ TOPLADI “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü ise Ferit Karahan imzalı “Cinlerin Düğünü” filminde rol alan İlhan Şen ve Erol Babaoğlu paylaştı. Ödülünü, oyuncu Hülya Duyar’dan alan Babaoğlu; “Umutsuzluğa kapılmadığımız, birbirimizin elini tuttuğumuz ve aydınlık bir gelecek uğruna karanlıkta kalanları da hatırladığımız, zor ama aydınlık günler için alıyorum ödülü” diye konuştu. En İyi Film seçilen “Taş ve Tüy”, aynı zamanda En İyi Senaryo, En İyi Kurgu, En İyi Müzik ve Cahide Sonku ödüllerini de kazandı. En İyi Kurgu ödülünün sahibi Naim Kanat, “Ödülü, üzerimde de çok emeği olan Aylin Zoi Tinel gibi büyük bir ustadan almaktan gurur duydum” dedi. Jüri üyesi, müzisyen Gökhan Kırdar; “Yenilikçi, alternatif ve devrimci bulduğum bir film” sözleriye tarif ettiği “Kadim Mavi” filminin müziklerini yapan Can Kuman’a “En İyi Müzik” ödülünü verdi. Yeşim Ustaoğlu’na En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran “Artakalan” da geceden En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Sanat Yönetimi ödüllerini de alarak ayrıldı. En İyi Belgesel ödülünü kazanan “Mükellef”in yönetmeni Arda Sarıgül; “Bu ödülü, sinemamızda yeteri kadar temsil edilmediğini düşündüğüm işçi sınıfı adına almak istiyorum. Ve bu ödülü; maden kazalarında hayatını kaybeden ve halen kaybetmekte olan bütün maden işçileri adına alıyorum” sözleriyle ödülünü aldı. Jüri Özel Ödülü’nün sahibi “Kül ve Tuz”un yönetmeni Çağatay Yurt ise “Biz bu ödülün emanetçisiyiz; çünkü bu ödülün esas sahipleri şu anda Gazze’de: Mahmut, Muahmmed Yakub, Sâfi ve savaşta önce babasını, biz bu filmi çekerken de dedesini kaybeden 9 yaşındaki Melek, kardeşi Ali ve onun gibi dört kardeşi; bu ödül, onların” diye konuştu. Bu yıl kısa film kategorisinde verilmeye başlanan Kısa Film Yönetmenleri Derneği Ödülü’nün ilk sahibi, “Porkatal” filmiyle yönetmen Sis Gürdal oldu. Kısa Film Jürisi ise Soner Alan’ın yönettiği “Kısa Akıl”ı En İyi Kısa Film seçti. Melis Balcı’nın yönettiği “Anaokulu” ise Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Balcı; “Bu ödülü, bir animasyon filme verdiğiniz için çok teşekkür ederim” dedi. Andreas Sinanos başkanlığında Nejat İşler, Yasmin El Massrî, Maryna Er Gorbach ve Fadik Sevin Atasoy’dan oluşan Uluslararası Jüri ise George Ovashvili’nin yönettiği “Babalarımdan Biri Ay’dır” (The Moon is a Father of Mine) filmini “En İyi Film” seçti. Uluslararası Jüri; “Nehir Treni” (The River Train) ile Lorenzo Ferro ve Lucas Vignale’i, “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görürken “Gece Yarısı Tüm Aşıklar / All The Lovers in The Night” (Yukiko Sode) da Jüri Özel Mansiyon Ödülü’nün sahibi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koçfest 7 Şehirde 150 Bin Üniversite Öğrencisiyle Buluştu Haber

Koçfest 7 Şehirde 150 Bin Üniversite Öğrencisiyle Buluştu

Koç Topluluğu’nun 100. yıl kutlamaları kapsamında yeniden düzenlenen KoçFest, 5–22 Ekim tarihleri arasında Çanakkale, Ankara, Bolu, Gaziantep, Adana, Antalya ve İzmir’de üniversite öğrencileriyle buluştu. Athena, Nova Norda ile Daddy-E & DJ Dear Darling’in sahne aldığı festival, müzik ve eğlenceyi yeniden kampüslere taşırken Koç Topluluğu’nun gençlerle yıllara dayanan buluşma geleneğini de sürdürdü. 50 bini aşkın öğrencinin öğle yemeği “#BizdenOlsun” KoçFest kapsamında, öğrencilerin günlük kampüs yaşamına dokunan “BizdenOlsun” uygulaması da hayata geçirildi. Festivalin düzenlendiği her şehirde, KoçFest’in ilgili üniversitede gerçekleştirildiği gün, üniversite yemekhanelerinde öğrencilere ücretsiz öğle yemeği sunuldu. Çanakkale’den İzmir’e uzanan yedi şehirlik festival boyunca 50 bini aşkın üniversite öğrencisi bu uygulamadan yararlandı. Çanakkale’den İzmir’e uzanan festival yolculuğu KoçFest’in 2026 yolculuğu, 5 Ekim’de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde 15 bini aşkın öğrencinin katılımıyla başladı. Festival, 7 Ekim’de Ankara Üniversitesi’nde 27 bin, 9 Ekim’de Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde 20 bin, 13 Ekim’de Gaziantep Üniversitesi’nde 16 bin ve 16 Ekim’de Çukurova Üniversitesi’nde yaklaşık 10 bin öğrenciyle buluştu. 19 Ekim’de Akdeniz Üniversitesi’nde 27 bin öğrenciyi bir araya getiren KoçFest, 22 Ekim’de İzmir Ege Üniversitesi’nde 30 bini aşkın öğrencinin katıldığı finalle tamamlandı. Böylece yedi şehirlik festival yolculuğu boyunca yaklaşık 150 bin üniversite öğrencisi KoçFest etkinliklerinde bir araya geldi. Athena, Nova Norda ve Daddy-E & DJ Dear Darling KoçFest sahnesindeydi KoçFest 2026, müziğin merkezde olduğu programıyla üniversite öğrencilerini müzik ve eğlence dolu bir programda buluşturdu. Daddy-E & DJ Dear Darling’in DJ performanslarıyla başlayan etkinliklerde Nova Norda ve Athena sahne aldı. Yedi şehir boyunca binlerce öğrencinin şarkılara eşlik ettiği konserler, Koç Topluluğu’nun 100. yıl kutlamalarına gençlerin enerjisini taşıdı. 2 20 yıllık KoçFest geleneği 100. yılda kampüslere döndü Temelleri 2006 yılında atılan KoçFest, yıllar içinde kapsamını genişleterek Türkiye'nin köklü üniversite gençlik etkinliklerinden biri haline geldi. Müzik ve eğlencenin yanı sıra sporun da programa dahil edilmesiyle KoçSporFest adı altında yolculuğunu sürdüren etkinlik, üniversitelerde spor kültürünün gelişmesine katkı sağladı, üniversite liglerinin görünürlüğünü artırdı ve gençlerin spora katılımını teşvik etti. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde milyonlarca öğrenciyle buluşan festival, Koç Topluluğu’nun 100. yılında, altı yıllık aranın ardından yeniden KoçFest adıyla kampüslere döndü. Böylece 20 yıl önce başlayan bu köklü gelenek, Topluluğun gençlerle kurduğu güçlü bağı bir kez daha üniversite kampüslerine taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Necip Fazıl Ödülleri Açıklandı Haber

13. Necip Fazıl Ödülleri Açıklandı

M. Fatih Andı, Turan Karataş, Mehmet Narlı, Melike Günyüz, Samed Karagöz ve Bedir Acar’dan oluşan jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüle layık görülen isimler açıklandı. Ödüller, daha sonra ilan edilecek bir tarihte düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek. 13. Necip Fazıl Ödülleri Necip Fazıl Şiir Ödülü: Adem Turan Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Zeki Bulduk Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Kemal Sayar Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Hümeyra Yabar Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Onur Bayrak Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: William C. Chittick Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Gökhan Akçiçek Necip Fazıl Müzik Ödülü: Murat Salim Tokaç Necip Fazıl Saygı Ödülü: İhsan Süreyya Sırma NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ 2026 / ÖDÜL GEREKÇELERİ Necip Fazıl Şiir Ödülü: Adem Turan Temiz ve incelikli şiir dili, zengin tematik açılımı, Müslüman coğrafyanın meselelerine uzanma gayreti, Türk şiirine verdiği kapsayıcı emek ve ortaya koyduğu yenilikçi çabalar sebebiyle Necip Fazıl Şiir Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Zeki Bulduk Roman ve hikâyelerinde Anadolu’nun ve İslam coğrafyasının renklerini, meselelerini ve şahsiyetlerini içeriden ve şairane bir üslupla, zengin ve işlenmiş bir Türkçe ile dile getirmesi sebebiyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Kemal Sayar Psikiyatri alanında yaptığı çalışmalar, fikrî katkıları, edebiyatın ve geleneksel birikimin imkânlarıyla günümüz psikiyatrisine getirdiği yeni bakış açıları ve oluşturduğu zengin eser birikimi nedeniyle Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Hümeyra Yabar İnsanın çok katmanlı gerçekliğini derinlemesine ele alması, günümüz anlatım tekniklerini geleneksel yöntemlerle harmanlayan eserler ortaya koyması sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Onur Bayrak Şahsî duyarlılığını toplumsal temalarla birleştiren özgün üslubu, tasavvurlarındaki derinlik, dil ve ritim konusundaki bilinçli tercihleri ve gündelik hayatın inceliklerini estetik bir anlatımla sunması sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: William C. Chittick İslam düşüncesi, tasavvuf ve irfan geleneği üzerine yaptığı çalışmalarla Doğu ve Batı arasında entelektüel bir köprü kurması, İbnü'l-Arabî ve Mevlânâ üzerine araştırmalarıyla İslam medeniyetinin düşünce mirasını dünyaya tanıtması ve kültürler arası fikrî etkileşime katkı sağlaması sebebiyle Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Gökhan Akçiçek Şiirlerinde Türkçenin anlatım gücünü ve çocuk dünyasının duyarlılığını bir araya getirmesi, yalın ve akıcı diliyle çocukların hayal gücünü ve üretkenliğini desteklemesi, onların edebiyatla güçlü bir bağ kurmalarına katkı sağlaması sebebiyle Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl Müzik Ödülü: Murat Salim Tokaç Türk mûsikîsinin köklü icra geleneğini yaşatıp gelecek kuşaklara aktarması, ney ve tanbur icracılığındaki sanatsal yetkinliği, akademik ve kurumsal çalışmalarıyla mûsikîmizin ulusal ve uluslararası alandaki temsiline sunduğu çok yönlü katkılar sebebiyle Necip Fazıl Müzik Ödülü’ne layık görülmüştür. Necip Fazıl Saygı Ödülü: İhsan Süreyya Sırma İslam tarihi üzerine yarım asrı aşan çalışmalarıyla Türkiye’de tarih bilincinin oluşmasına katkı sağlaması, İslam tarihini bütüncül ve sahih bir bakış açısıyla ele alması ve yıllarını ilmî çalışmalara adaması sebebiyle Necip Fazıl Saygı Ödülü’ne layık görülmüştür. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3yup&Sabo'dan Arabesk Rap Fırtınası Haber

3yup&Sabo'dan Arabesk Rap Fırtınası

DMC etiketiyle müzikseverlerle buluşturdukları "Benim Hayatım", "Söyleyin" ve "Tutuklu" projeleriyle büyük beğeni toplayan başarılı ikili, son olarak efsaneleşmiş bir Sezen Aksu eseri olan "Kahpe Kader" ile müzik listelerine iddialı bir giriş yaptı. Sezen Aksu İmzalı "Kahpe Kader" İle Müzik Listelerine Güçlü Giriş Müzikal yolculuklarında usta isimlerin izini modern ritimlerle süren 3yup&Sabo'nun son çalışması "Kahpe Kader", dinleyicilerden tam not aldı. Sözü ve müziği Minik Serçe Sezen Aksu'ya, iddialı aranjesi ise müzik dünyasının başarılı ismi Fırat Özbaylar'a ait olan çalışma, ikilinin özgün yorumuyla adeta yeniden hayat buldu. Usta eserleri yeniden yorumlamanın dinleyiciyle kurdukları bağı güçlendirdiğini belirten ikili, "İnsanlar bildikleri eserleri bizim tarzımızla duyunca çok daha farklı bir heyecan yaşıyor. Amacımız, zamansız şarkıları kendi duygumuz ve tavrımızla daha geniş kitlelere ulaştırmak" sözleriyle müzikal vizyonlarını özetliyor. Kendi Memleketlerinden Roman Mahallelerine: Samimi ve Görkemli Klipler Görsel dünyalarına da en az müzikleri kadar önem veren kardeşler, klip çekimlerinde samimiyet ve doğallığı ön planda tutuyor. Memleketleri Balıkesir'de çekilen "Söyleyin" klibiyle memleketlerine duydukları bağı gözler önüne seren ikili, "Tutuklu" şarkılarını ise coşkulu bir 9/8'lik versiyonla yeniden hazırladı. Bu hareketli versiyonun klip çekimleri ise Susurluk Roman Mahallesi'nin renkli, samimi ve enerjik atmosferinde tamamlandı. Kardeşlik Bağı Müzikal Bir Markaya Dönüşüyor Arabesk müziğin derin duygusunu modern altyapılar ve enerjik rap bölümleriyle birleştiren 3yup&Sabo'nun en büyük gücü ise aralarındaki sarsılmaz kardeşlik bağı. Birbirlerinin vokal karakterlerini ve müzikal tepkilerini çok iyi tanıdıklarını belirten ikili, bu uyumun şarkılarına zenginlik katmasından oldukça memnun. Geleceğe dair hedeflerini de iddialı bir şekilde dile getiren başarılı kardeşler, 5 yıl sonra kendilerini çok daha büyük sahnelerde, dev konseptlerde ve kendi hit şarkılarıyla yüz binlere seslenirken görüyor. Kardeşlik kimliklerini güçlü bir müzikal markaya dönüştürme yolunda emin adımlarla ilerleyen 3yup&Sabo, yeni projelerinin de müjdesini vererek "Devamı geliyor!" mesajını paylaşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sibel Can Yeni Sezona Damga Vurdu! Haber

Sibel Can Yeni Sezona Damga Vurdu!

Her konserinde müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılanan ünlü sanatçı, yeni sezonun açılışında da büyük ilgi görerek İstanbul'un eğlence hayatına hızlı bir giriş yaptı. SAHNEDE ZARAFET VE MÜZİK ŞÖLENİ Amor Gariboviç imzalı siyah bir elbiseyle sahneye çıkan Sibel Can, her zamanki zarafeti ve göz kamaştıran sahne şıklığıyla gecenin yıldızı oldu. Eşsiz yorumunun yanı sıra sahne hâkimiyetiyle de misafirlerini kendisine hayran bırakan sanatçı, sahnedeki ustalığını bir kez daha gözler önüne serdi. Müzikal yelpazesi geniş repertuvarında yıllardır dillerden düşmeyen hitlerine, Türk müziğinin unutulmaz eserlerine ve Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan Drama albümünden şarkılara yer veren Sibel Can, dinleyicilerini birbirinden farklı müzik türleri arasında keyifli bir yolculuğa çıkardı. Kendine özgü yorumu ve güçlü sesiyle her şarkıya ayrı bir ruh katan sanatçı, unutulmaz bir Cahide gecesine daha imza attı. “KIYAMAM” ÜÇ KEZ SESLENDİRİLDİ! Sibel Can'ın Eypio ile birlikte seslendirdiği ve yayımlandığı günden bu yana büyük ilgi gören “Kıyamam” şarkısı, gecenin en çok istek alan eserlerinden biri oldu. Dinleyicilerin yoğun isteğine kayıtsız kalmayan sanatçı, sevilen şarkısını gece boyunca tam üç kez seslendirdi. “Kıyamam”ın her tekrarında coşkunun daha da yükseldiği Cahide Palazzo'da, müzikseverler Sibel Can'a hep bir ağızdan eşlik etti. “SAHNE BENİM DÜNYAM, ALKIŞLARINIZ DA EN BÜYÜK MUTLULUĞUM” Dinleyicileriyle kurduğu samimi diyalog ve sıcak iletişimiyle de tanınan Sibel Can, gece boyunca şarkı aralarında misafirleriyle sohbet etti. Sahnedeki doğallığı ve içten tavırlarıyla sevenleriyle arasındaki güçlü bağı bir kez daha ortaya koyan sanatçı, kendisini alkış yağmuruna tutan dinleyicilerine, “Sahne benim dünyam, alkışlarınız da en büyük mutluluğum” sözleriyle seslendi. Yıllardır sahnelerin en çok ilgi gören isimlerinden biri olan Sibel Can, yalnızca sesiyle değil, sahnedeki enerjisi, zarafeti ve dinleyicileriyle kurduğu özel bağla da farkını ortaya koydu. Müziğin ve eğlencenin buluştuğu gecede sanatçı, yeni sezonda da Cahide Palazzo sahnesinde adından söz ettireceğinin sinyallerini verdi. SİBEL CAN 24 EKİM'DE YENİDEN CAHİDE PALAZZO'DA Yeni sezona yoğun ilgiyle başlayan Sibel Can, 24 Ekim Cumartesi akşamı Cahide Palazzo sahnesinde sevenleriyle yeniden buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ayça Ay'dan Dikkat Çeken Çıkış: "Ne Güzel Giyinmiş Değil Ne Güzel Hissettirdi Denmeli" Haber

Ayça Ay'dan Dikkat Çeken Çıkış: "Ne Güzel Giyinmiş Değil Ne Güzel Hissettirdi Denmeli"

Müzik dünyasında kendine özgü çizgisi ve güçlü yorumuyla adından söz ettiren Ayça Ay, heyecanla beklenen yeni şarkısı "Değmezmiş Sana"yı dinleyicilerinin beğenisine sundu. Bir dönem Mustafa Keser okulunda aldığı eğitimin ardından müzikal yolculuğuna ara vermeden devam eden başarılı sanatçı, duygusal yorumuyla müzikseverlerin kalbine dokunan yeni projesi ve sahne vizyonuyla magazin gündemine damga vuracak açıklamalarda bulundu. SAHNE SADECE GÖRSELLİK DEĞİL, GEÇEN BİR DUYGUDUR Müzik dünyasındaki şov anlayışına farklı bir bakış açısı getiren Ayça Ay, sahnede kalıcılığın sırrını samimiyet olarak tanımladı. Şovun sadece dans veya kostümden ibaret olmadığını vurgulayan güzel şarkıcı, "Görsellik elbette önemli, sahneye yakışmak gerekiyor. Ancak seyirci salondan çıktığında 'Ne güzel giyinmişti' demek yerine 'Ne güzel hissettirdi' diyorsa, işte o zaman gerçek sahne kurulmuş demektir. Benim için asıl şov, duyguyu karşıya geçirmektir" sözleriyle iddiasını ortaya koydu. DEĞMEZMİŞ SANA" SEVENLERİYLE BULUŞTU Güllü ve Müslüm Gürses gibi usta yorumcuların seslendirdiği "Değmezmiş Sana", bu kez Ayça Ay'ın kendine özgü yorumu ve arabesk tavrıyla müzikseverlerle buluştu. Sözleri Yüksel Alkış'a, müziği Adnan Aslan'a ve düzenlemesi Taner Kılıçarslan'a ait olan "Değmezmiş Sana" şarkısını güçlü yorumuyla dinleyicileriyle buluşturan Ayça Ay, eserin hissettirdiği derin duygularla müzik listelerine iddialı bir giriş yapıyor. Müziğin kendisi için bir meslekten öte hayatın en değerli parçası olduğunu belirten sanatçı, yeni çalışmasıyla dinleyicilerinin ruhunda iz bırakmayı hedefliyor. "AŞK BAZEN CAN ACITIR, ARABESK BU YÜZDEN ÇOK ÖZEL" Aşka olan inancını ve bunun yorumculuğuna yansımasını da içtenlikle paylaşan Ayça Ay, arabesk müziğin ruhuna dikkat çekti: "Aşk sadece mutluluk değil; özlem, heyecan ve bazen de acıdır. Arabeski bu kadar özel kılan şey, aşkın insanın canını acıtan tarafını da samimiyetle anlatabilmesidir. Bazen insan kendi yaşadıklarını dile getiremez ama bir şarkıda kendini bulur. Ben de şarkılarımda bu duyguyu hissettirmeye çalışıyorum." SAHNELERDE DAHA CESUR VE ÖZGÜR BİR AYÇA AY Önümüzdeki dönemde müzikseverleri sahnede çok daha farklı bir Ayça Ay'ın beklediğinin müjdesini veren başarılı sanatçı; cesur, yenilikçi ve kendi tarzını çok daha güçlü ortaya koyan bir enerjiyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Seyircisiyle kurduğu duygusal bağı her şeyin üstünde tutan Ayça Ay, yüksek enerjisiyle sahnelerin tozunu attırmaya kararlı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege’nin Lezzeti Marmaris’in Coşkusuyla Buluştu Haber

Ege’nin Lezzeti Marmaris’in Coşkusuyla Buluştu

Marmaris Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen Marmaris Deniz Ürünleri Festivali sona erdi. Selimiye’nin doğal güzelliklerini, Ege mutfağının zenginliğini ve bölgenin kültürel değerlerini bir araya getirerek ikinci yılında da ziyaretçilere renkli bir festival deneyimi sundu. Marmaris Belediyesi öncülüğünde, yerel esnaf, işletmeler ve bölge halkının katkılarıyla ikincisi düzenlenen Marmaris Deniz Ürünleri Festivali, üç gün boyunca Selimiye’de gastronomi ve kültür şöleni yaşattı. Deniz ürünlerinin başrolde olduğu festival; yemek etkinlikleri, şef buluşmaları, söyleşiler, müzik ve dans gösterileriyle ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı. Festival boyunca Selimiye’nin sokakları müzik, dans ve gastronominin buluşma noktası oldu. Gün boyunca düzenlenen canlı yemek yapımları, deniz ürünleri tadımları, atölyeler ve söyleşiler büyük ilgi gördü. Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Hırvatistan ve Rodos’tan gelen konuk şefler, Ege ve Marmaris mutfağının yerel ürünlerini farklı yorumlarla ziyaretçilerin beğenisine sundu. Bereketli sulardan çıkan balıklar, kabuklular ve farklı deniz ürünleriyle hazırlanan yaratıcı tarifler festivalin en dikkat çeken etkinlikleri arasında yer aldı. Şeflerin mutfaktaki ustalıklarını sergilediği gösteriler, gastronomi meraklılarından yoğun ilgi gördü. Festival kapsamında ‘satın alma sahiplen’ etkinliği de düzenlendi. Marmaris Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde bakılan köpeklerin yer aldığı alan büyük ilgi gördü. Minik canların o sırada sahiplendirilmesi ise büyük mutluluk yaşattı. SELİMİYE’DE MÜZİK VE DANS COŞKUSU Festivalin son günü de birbirinden renkli etkinliklere sahne oldu. Sığ Liman’da düzenlenen yoga etkinliği ve SUP board gösterisiyle başlayan gün, Selimiye’de müzik ve dansla devam etti. Sirtaki gösterisi, davul zurna eşliğinde Selimiye düğün müzikleri ve Yasu Greek Band’ın seslendirdiği Yunan ezgileriyle ziyaretçiler doyasıya eğlendi. Festivalin kapanışı ise Batuhan Şaraplı’nın sahne performansıyla yapıldı. MARMARİS’İN ZENGİNLİĞİNİ DÜNYAYA TANITMAK İSTİYORUZ Festivalin, Marmaris’in gastronomi potansiyelini görünür kılmasının yanı sıra yerel üreticilere, balıkçılara, esnafa ve bölge ekonomisine katkı sağlaması açısından da önemli olduğunu belirten Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, üç gün boyunca yoğun ilgi gören festivalden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Ünlü, “Marmaris sadece deniziyle değil; doğası, kültürü ve mutfağıyla da büyük bir zenginliğe sahip. Geçen yıl bu festivali başlatarak bu zenginliği hem Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtmak istedik. Bu yıl da Marmaris’in yanı sıra birçok il ve ilçeden yoğun katılım olması doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Her anı keyif dolu, güzel bir üç gün yaşadık. Festivalimize katkı sunan tüm kurumlarımıza, işletmelerimize, esnafımıza, şeflerimize ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.