Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nakit Akışı

Kapsül Haber Ajansı - Nakit Akışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nakit Akışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Albaraka Türk ve Figopara Güçlerini Birleştirdi Haber

Albaraka Türk ve Figopara Güçlerini Birleştirdi

Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ile Figopara’nın yenilikçi teknolojik altyapısını buluşturan ortaklık sayesinde mal ve hizmet sunan işletmeler, fatura bedellerini vade sonunu beklemeden tamamen dijital ve hızlı süreçlerle tahsil ederek nakit akışlarını güçlendirirken, ticari faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürüyor. Katılım bankacılığının öncüsü Albaraka Türk, yenilikçi finansal çözümler ve müşteri odaklı değer üretimi vizyonuyla sektörün dinamik ihtiyaçlarına yönelik stratejik hamlelerini kararlılıkla sürdürüyor. Albaraka Türk, teknoloji odaklı tahsilat ve finansman çözümlerini genişletme vizyonu doğrultusunda, finansal teknolojiler alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıran Figopara ile stratejik bir iş birliğine imza attığını duyurdu. Bu iş birliği ile Albaraka Türk’ün Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ürünü, Figopara’nın teknolojik altyapısıyla entegre olarak tedarikçilere çok daha hızlı ve erişilebilir bir tahsilat ve finansman modeli sunuyor. İşletmeler İçin Nakit Akışı Artık Daha Hızlı EÖTFS kapsamında gerçekleştirilen bu iş birliği, tedarikçilerin alıcı firmalara gerçekleştirdikleri mal ve hizmet satışları sonrası kestikleri faturaların bedellerini, vade sonunu beklemeden Albaraka Türk’ten erken tahsil etmelerine olanak tanıyor. Figopara’nın dijital platformu üzerinden yürütülen süreçler sayesinde, finansman ve tahsilat süreçleri uçtan uca dijitalleşerek hız kazanırken, operasyonel yükler de tamamen ortadan kalkıyor. Serhan Akyıldız: “Dijital Finansman Çözümlerimizle Ticaretin Hızına Hız Katıyoruz” İş birliği hakkında açıklama yapan Albaraka Türk Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Serhan Akyıldız, şunları söyledi: “Albaraka Türk Katılım Bankası olarak, dijitalleşen ticaret dünyasında müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu hızı ve kolaylığı sağlamak en büyük önceliklerimizden biridir. Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ürünümüzü Figopara’nın güçlü teknolojik altyapısıyla birleştirerek, tedarik zinciri finansmanında yeni bir dönem başlatıyoruz. Bu stratejik iş birliği sayesinde, müşterilerimizin nakit akışlarını optimize etmelerine, fatura bedellerini beklemeden hızlıca tahsil etmelerine ve böylece ticari faaliyetlerini kesintisiz sürdürmelerine olanak tanıyoruz. Katılım finans ilkelerimizden ödün vermeden, dijital finansman çözümlerimizi her geçen gün daha ileriye taşımaya ve müşterilerimize değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Koray Bahar: “Finansmana Erişimde Odağımız Ticaretin Devamlılığı” KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları finansmana aracılık ederek nakit ihtiyacı ve vade sorununu önemli ölçüde çözdüklerini ifade eden Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar ise konuya dair şunları söyledi: “KOBİ’lerin finansmana erişiminde en önemli ihtiyaçlardan birinin, alacaklarının ihtiyaç duydukları zamanda nakde dönüşebilmesi olduğunu görüyoruz. Figopara olarak teknolojiyi bu ihtiyaca doğrudan yanıt verecek şekilde konumlandırıyor, işletmelerin finansmana erişim süreçlerini dijital, hızlı ve erişilebilir hale getiriyoruz. Albaraka Türk ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu yaklaşımın önemli bir örneği. Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi’ni Figopara’nın dijital altyapısıyla buluşturarak, tedarikçilerin alacaklarını vade sonunu beklemeden değerlendirebilmelerine ve finansmana erişim süreçlerini daha kolay yönetebilmelerine imkân sağlıyoruz. Tedarik zincirlerinde alıcı ve tedarikçi arasındaki ticari ilişkinin sağlıklı şekilde devam etmesi, işletmelerin nakit akışını etkin yönetebilmesiyle yakından ilişkili. Bu nedenle finansmana erişimi yalnızca bir kredi ihtiyacı olarak değil, ticaretin devamlılığını destekleyen önemli bir unsur olarak ele alıyoruz. Albaraka Türk ile iş birliğimizin de bu bakış açısıyla, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırırken tedarik zincirinin daha güçlü ve sürdürülebilir şekilde işlemesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Bu stratejik ortaklık ile Albaraka Türk, dijital bankacılık ve kurumsal finansman alanındaki liderliğini pekiştirirken, Figopara da geniş bankacılık ağıyla çözüm kapasitesini artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO’da 47 Aylık Çalışma Dönemi Masaya Yatırıldı Haber

ATO’da 47 Aylık Çalışma Dönemi Masaya Yatırıldı

ATO Başkanı Gürsel Baran, dört yıl önce koronavirüs pandemisinin etkilerinin sürdüğü bir dönemde göreve geldiklerini hatırlatarak, aradan geçen sürede dünya ve Türkiye ekonomisinin önemli bir dönüşümden geçtiğini söyledi. Pandeminin ardından yaşanan jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlar ile küresel ticaret ve tedarik zincirlerindeki değişimin ekonomik dengeleri yeniden şekillendirdiğini belirten Baran, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi ve reel sektörü de etkilediğini kaydetti. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası sürecinde reel sektörün finansmana erişiminin zorlaştığını, üretim ve ticaret maliyetlerinin yükseldiğini, işletmelerin sermaye ihtiyacının arttığını belirten Baran, bununla birlikte enflasyondaki gerilemeyi önemli bir kazanım olarak gördüklerini söyledi. Fiyat istikrarı sağlanırken üretim, yatırım, istihdam ve ticaret kapasitesinin korunması gerektiğini vurgulayan Baran, "Her fırsatta ve her ortamda dile getirdiğimiz üzere, enflasyonla mücadele ederken reel sektörün, üretimin, yatırımın, ticaretin ve ihracatın ihmal edilmemesi gerekiyor" dedi. -VADELİ SATIŞLARDA KDV İÇİN ERTELEME ÖNERİSİ- İşletmelerin finansmana erişim ve işletme sermayesi konusunda yaşadığı sorunlara dikkat çeken Baran, ticaretin büyük ölçüde vadeli gerçekleştirildiği bir dönemde, satış bedeli tahsil edilmeden KDV ödenmesinin işletmelerin sermayesi ve nakit akışı üzerinde ilave yük oluşturduğunu ifade etti. Baran, "Ticaretin yaklaşık yüzde 90'ı vadeli yapılırken KDV'yi peşin ödemek işletme bilançolarını sıkıntıya sokuyor. Vadeli satışlarda hesaplanan KDV'nin ödeme süresinin ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 ay veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkân sağlayacak bir düzenleme yapılmasını öneriyoruz" diye konuştu. -ATO'NUN 47 AYLIK ÇALIŞMA BİLANÇOSU- ATO Başkanı Baran, 47 aylık Meclis döneminin sonuna geldiklerini belirterek, yaklaşık dört yıllık süreçte Meslek Komiteleri ve Meclis üyeleriyle birlikte sektörlerin sorunlarının çözümü için yoğun çalışma yürüttüklerini anlattı. Kasım 2022'den bu yana ATO meslek komitelerinin 4 bin 950, komisyonların ise 249 toplantı gerçekleştirdiğini bildiren Baran, bu toplantılarda sektörleri ilgilendiren konuların ele alınarak toplam 8 bin 39 karara imza atıldığını kaydetti. Meslek Komiteleri ve komisyonların taleplerini ilgili makamlara taşıdıklarını ifade eden Baran, "Sizler çalıştınız, talep ettiniz. Bizler de sizlere öncülük ettik. Birlikte hareket ederek sektörlerimizin sorunlarını ilgili kurum ve kuruluşlara doğrudan aktardık" dedi. Baran, yaklaşık dört yıllık dönemde meslek komiteleri ve komisyonların talepleri doğrultusunda 100'e yakın ziyaret gerçekleştirdiklerini, 163 sektörle istişare toplantısı düzenlediklerini ve 45 sektörel eğitim faaliyeti gerçekleştirdiklerini bildirdi. Meslek Komitelerinin ülkenin ekonomik yol haritasına katkı sağlayacak 350'den fazla tespit ve çözüm önerisini içeren dosya ve raporlarını ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlara ilettiklerini belirten Baran, üyeleri ilgilendiren yaklaşık 5 bin güncel gelişme ve mevzuat konusunu da sektörel olarak filtreleyerek üyelerle paylaştıklarını söyledi. Baran, "Bu süreçte bizleri kabul ederek, iş dünyamızın meselelerini dinleyen ve çözüm arayışlarımıza destek veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'a, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'na, bakanlarımıza, bürokratlarımıza, kamu kurum ve kuruluşlarımızın yöneticilerine teşekkür ediyorum" dedi. -BARAN'DAN SAĞDUYU VE UZLAŞI İÇİNDE SEÇİM ÇAĞRISI- Konuşmasının sonunda dört yıllık görev dönemine ilişkin duygu ve düşüncelerini de paylaşan ATO Başkanı Gürsel Baran, bu süreçte atılan her adımda Ankara Ticaret Odası üyelerinin hak ve menfaatlerini gözetmeye, Başkent ve ülkenin kalkınma sürecine katkı sağlamaya gayret ettiklerini söyledi. ATO çatısı altında Ankara'nın ve Türkiye'nin ticaret ve ekonomisine hizmet etmekten büyük onur duyduğunu ifade eden Baran, "Bu kürsüden dört yıl boyunca pek çok kez konuştum. Yoğun gündem içerisinde birbirimizi kırdığımız, üzdüğümüz zamanlar olmuş olabilir. Görev süremiz içerisinde bilerek ya da bilmeyerek kırdığımız, üzdüğümüz bir arkadaşımız olduysa hakkını helal etsin. Benim hakkım varsa, benden yana sonuna kadar helal olsun." dedi. 10 Ekim'de gerçekleştirilecek Komite ve Meclis üyeliği seçimlerine de değinen Baran, seçimlerin ATO için hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Seçim sürecinin sağduyu ve karşılıklı saygı içinde ve Ankara Ticaret Odası'nın kurumsal itibarını her şeyin üzerinde tutan bir anlayışla yürütülmesini temenni ediyorum" diye konuştu. -ÜYELERE PLAKET- Toplantının sonunda ATO organ üyelerine, Oda faaliyetlerine sundukları katkılardan dolayı plaket takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO Başkanı Baran'dan Cumhurbaşkanı'na Ankara Raporu Haber

ATO Başkanı Baran'dan Cumhurbaşkanı'na Ankara Raporu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Ankara Valisi Yakup Canbolat, Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz ve Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Dr. Duhan Kalkan'ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Büyükelçi Prof. Dr. Hasan Doğan'ın da yer aldığı kabulde Baran, Ankara'nın ekonomik ve ticari gelişimini desteklemek amacıyla yürüttükleri çalışmalar ve projeler hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bilgi vererek, Başkent ekonomisinin gelişimine yönelik önerilerini içeren bir "Ankara Raporu" arz etti. -METROYA TEŞEKKÜR, SERBEST BÖLGE'YE TALEP- Baran, kabule ilişkin yaptığı değerlendirmede "Sayın Cumhurbaşkanımıza, Ankara iş dünyamızın beklenti ve önerileri ile Başkentimizin ekonomik ve ticari gelişimini hızlandıracak, uluslararası konumunu daha da güçlendirecek konuları arz ettik. Ankara YHT Garı'ndan Esenboğa Havalimanı'na uzanacak olan ve ihale aşaması tamamlanan metro hattının Ankara'nın ticaret, turizm ve yatırım potansiyelini yükselteceğini ve Ankara'nın gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, teşekkürlerimizi ilettik. 'Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı' niteliğindeki Ankara'nın dünya ile bağını güçlendirecek yurt dışına direkt uçuşların artırılması konusuna ilişkin çalışmalarımız hakkında bilgi arz ettik. Başkentimizin ticaret, ihracat ve turizm alanındaki gelişimine dikkat çektiğimiz kabulde, şehrimizde bir Serbest Bölge kurulması ile Outlet Köyü projesini de dile getirdik" dedi. -KDV ÖDEMELERİNE İLİŞKİN ÖNERİ ATO Başkanı Baran'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a arz ettiği raporda, Ankara iş dünyasının gündemindeki konular da yer aldı. Finansmana erişimin zorlaştığı ve finansman maliyetlerinin yükseldiği mevcut koşullarda, işletmelerin nakit sıkıntısı yaşadığı ve ticaretin vadeli satışlarla gerçekleştirildiği belirtilen raporda, ATO üyelerinin Katma Değer Vergisi (KDV) yükümlülüğünün işletmelerin nakit akışı ve işletme sermayesi üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Baran'ın arz ettiği raporda, KDV ödeme süresinin ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkân sağlayacak bir düzenleme yapılması önerisinde bulunuldu. Raporda, "Ticari hayatta mal ve hizmet satışlarının önemli bir bölümü 3-6 ay gibi uzun vadelerle gerçekleştiriliyor. Ancak işletmelerimiz satış bedelini henüz tahsil etmeden, satışla birlikte hesaplanan KDV'yi, ilgili beyan dönemini takip eden sürede ödemek durumunda kalıyor. Bu durum, işletmelerin henüz kasasına girmeyen satış bedelinin KDV'sini öz kaynaklarından karşılamasına ve esas itibarıyla henüz tamamlanmamış alışverişten doğan verginin finansmanını üstlenmesine neden oluyor. KDV ödemelerinin tahsilata uygun vadeye ertelenmesine dair yapılacak bir düzenleme, vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadan yalnızca ödeme zamanını ticari hayatın gerçekleri ve işletmelerin nakit akışıyla uyumlu hale getirecek; firmalarımızın KDV'yi öz kaynaklarından finanse etmek zorunda kalmalarının önüne geçerek işletme sermayelerine önemli bir destek sağlayacaktır" ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Horoz Lojistik’in Mali İşler Grup Başkanlığı Görevine Gani Şengül Atandı Haber

Horoz Lojistik’in Mali İşler Grup Başkanlığı Görevine Gani Şengül Atandı

Teknoloji odaklı yatırımları ve uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Horoz Lojistik, üst yönetim kadrosunu finans alanında deneyimli bir isimle güçlendirdi. Şirketin 10 Eylül 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla Gani Şengül, Mali İşler Grup Başkanı (CFO) olarak göreve başladı. Yeni görevinde Horoz Lojistik’in finansal yönetimine liderlik edecek olan Şengül; stratejik planlama, bütçe ve performans yönetimi, nakit akışı ve işletme sermayesi optimizasyonu, yatırımcı ilişkileri, risk yönetimi ve kurumsal finans süreçlerinden sorumlu olacak. Şengül’ün sermaye piyasaları, birleşme ve satın almalar, uluslararası finansal yapılanmalar ve dijital finans dönüşümü alanlarındaki deneyimi, şirketin sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli değer üretme hedeflerini destekleyecek. Gani Şengül hakkında Kariyeri boyunca çok katlı mağazacılık, hızlı tüketim, kozmetik, tekstil ve konfeksiyon, ev tekstili ve gayrimenkul sektörlerinde üst düzey finans yöneticiliği görevleri üstlenen Gani Şengül; stratejik planlama, finansal performans yönetimi, yatırımcı ilişkileri, birleşme ve satın alma süreçleri, ERP dönüşümleri ve uluslararası finansal yapılanmalar alanlarında önemli çalışmalar yürüttü. Finansal yönetim deneyiminin yanı sıra farklı sektörlerde gerçekleştirdiği kurumsal dönüşüm ve verimlilik çalışmalarıyla şirketlerin büyüme süreçlerine katkı sağladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Şengül, profesyonel kariyerine EKA Elektronik’te başladı. YKM Mağazacılık’ta bütçe ve finans alanında farklı görevler üstlendikten sonra CFO pozisyonuna yükseldi. Ardından Boyner Grup Altınyıldız, NEF Gayrimenkul, English Home, Rebul Kozmetik Holding ve ADCO’da CFO olarak görev yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank, Vinov İş Yeri Mobil ile Garantili Tahsilatı Sahaya Taşıyor Haber

VakıfBank, Vinov İş Yeri Mobil ile Garantili Tahsilatı Sahaya Taşıyor

Vinov İş Yeri Mobil ile özellikle saha satışı yapan, bayi ve saha pazarlama ağı yaygın olan firmalar; ek cihaz, POS veya fiziksel evrak ihtiyacı olmadan, cep telefonları üzerinden vadeli ya da taksitli tahsilat sürecini başlatabiliyor. VakıfBank, ticaretin ödeme ve tahsilat süreçlerine yenilikçi çözümler sunan Vinov ekosisteminin sınırlarını genişletti. Banka, mevcut Vinov İş Yeri yapısını mobil uygulama üzerinden sahaya taşıyarak; işletmelerin satış anında hızlı, güvenli, vadeli, taksitli ve VakıfBank garantili tahsilat kaydı oluşturabilmesini sağlayan Vinov İş Yeri Mobil uygulamasını kullanıma sundu. Vinov İş Yeri Mobil sayesinde firmaların saha satış ekipleri; müşteri ziyaretlerinde, mağaza, bayi veya saha satış ortamlarında, alıcıyla belirledikleri tutar, vade ve taksit koşullarına göre anında Vinov tahsilat kaydı oluşturabiliyor. Borçlu müşteri ise Vinov APP veya VakıfBank Mobil üzerinden işlemi onaylayarak süreci kolayca tamamlıyor. Uygulama; QR kod, TCKN, VKN veya cep telefonu ile müşteri sorgulama ve kayıt oluşturma imkânı sunuyor. Cep telefonuyla Vinov tahsilat kaydı oluşturulabilecek Yenilikçi çözümlerle finans sektöründe birçok öncü uygulamayı hayata geçiren VakıfBank, reel sektörün ödeme, tahsilat ve nakit akışı ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. VakıfBank inovasyonu olan Vinov; bugün ticaret hayatının farklı ihtiyaçlarına cevap veren güçlü bir yapıya dönüştü. Vinov İş Yeri Mobil ile bu ekosistem bir adım daha ileri taşınarak Vinov İş Yeri’ni işletmelerin cebine, satışın gerçekleştiği ana ve sahaya indiriyor. Vinov İş Yeri Mobil ile firmalar; mağazada, bayide, müşteri ziyaretinde veya saha satış ortamında cep telefonlarıyla Vinov tahsilat kaydı oluşturabiliyor. Müşteri de QR kod veya mobil onay ile işlemi tamamlıyor. Firmalarımıza sadece dijital kolaylık değil aynı zamanda tahsilat güvenliği, operasyonel hız ve nakit akışı öngörülebilirliği sağlanıyor. Vinov İş Yeri Mobil, Vinov’un sağladığı vadeli, taksitli ve VakıfBank garantili tahsilat imkânlarını da içeren çok daha kapsamlı bir dijital tahsilat çözümü sunuyor. Merkezden talimat beklemeksizin işlem yapılabilecek Vinov İş Yeri Mobil, iş yerlerinin ve saha satış ekiplerinin Vinov tahsilat süreçlerini lokasyondan bağımsız, hızlı ve pratik şekilde yönetmesine imkân sağlıyor. Vinov Mobil üzerinden tekil veya toplu tahsilat kaydı oluşturulabiliyor. TCKN/VKN, cep telefonu bilgisi, QR/karekod ya da kayıtlı işlem seçimiyle müşteri yanında anlık kayıt süreci başlatılabiliyor. Böylece bayi, alt bayi, toptan satış, saha satışı ve teslimat anındaki tahsilat süreçlerinde merkezden talimat beklenmeksizin işlem gerçekleştirilebiliyor. Saha ekipleri satış anında Vinov kaydı oluşturarak tahsilat sürecini dijital ortamda tamamlayabiliyor. Vinov İş Yeri Mobil ile listeleme, iptal, kampanya görüntüleme ve erken ödeme alma hesaplama aracı gibi temel fonksiyonlara da kolaylıkla erişilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BCG’nin Geliştirdiği “Canlılık Endeksi” Şirketlerin Sürdürülebilir Büyüme Potansiyelini Belirliyor Haber

BCG’nin Geliştirdiği “Canlılık Endeksi” Şirketlerin Sürdürülebilir Büyüme Potansiyelini Belirliyor

Dünyanın en büyük şirketlerinden bazıları, zorlu ve değişken koşullara rağmen büyümeyi sürdürüyor. Peki onları rakiplerinden ayıran ne? Çoğu zaman onları farklılaştıran, peş peşe gerçekleştirdikleri büyük satın almalar ya da yüksek riskli yeni girişimler değil; inovasyondan yararlanarak ana işlerini sürekli yeniden şekillendirmeleri ve bir sonraki büyüme dalgasını yaratabilmeleri. BCG bu kapasiteyi “canlılık” (vitality) olarak tanımlıyor ve geliştirdiği endeks aracılığı ile ölçebiliyor. 2026 versiyonu yayınlanan araştırmada, 3.500'den fazla şirket son beş yıllık performansları üzerinden incelendi. BCG ayrıca piyasa değeri en az 25 milyar dolar olan şirketler arasından, kendi sektörlerinde canlılık açısından öne çıkan 25 büyük şirketi mercek altına aldı. Bulgular, inovasyonu yalnızca yeni ürün geliştirmekle sınırlamayıp mevcut faaliyetlerine entegre eden büyük ölçekli şirketlerin rakiplerinden anlamlı şekilde ayrıştığını ortaya koyuyor. Rapora göre, yüksek canlılık seviyesine sahip büyük ölçekli şirketler son beş yılda yıllık ortalama %11,5 gelir büyümesi kaydetti. Bu şirketlerin yıllık toplam hissedar getirisi (TSR), canlılık açısından en düşük çeyreklik dilimde yer alan şirketlerden 3,1 puan daha yüksek gerçekleşti. Beş yıllık dönemde canlılık seviyesini belirgin biçimde artıran şirketler, araştırmadaki diğer şirketlere kıyasla yıllık toplam hissedar getirisinde (TSR) 6,8 puanlık ek avantaj sağladı. En canlı şirketleri rakiplerinden ayıran üç özellik Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise en yüksek performansı gösteren 25 şirketin başarısını üç temel yetkinliğin beslemesi: iddialı büyüme hedefleri, yüksek yetenek yoğunluğu ve büyüme odaklı kurum kültürü. BCG'ye göre bu üç unsur birbirini güçlendirerek inovasyonun kalıcı iş sonuçlarına dönüşmesini sağlıyor. Raporda piyasa değeri 25 milyar doların üzerinde olan ve "en canlı" şirketler arasında gösterilen Tesla, Apple, L'Oréal, Hermès ve LG Energy Solution gibi şirketler yakından inceleniyor. Gelecekteki büyüme potansiyeli 15 farklı gösterge üzerinden ölçülebiliyor BCG'nin geliştirdiği Canlılık Endeksi, şirketlerin gelecekte büyüme kapasitesini 15 farklı gösterge üzerinden değerlendiriyor. Geniş bir veri seti kullanılarak oluşturulan endeks, şirketlerin sürdürülebilir büyüme potansiyelini görünür hale getiriyor. CEO’lar canlılığı nasıl artırabilir? BCG’ye göre canlılık statik bir özellik değil; şirketlerin ölçebileceği, güçlendirebileceği ve zaman içinde yeniden geliştirebileceği bir kapasite. Araştırma, gelecekteki büyüme kapasitesini güçlendirmek isteyen şirketler için beş temel aksiyona işaret ediyor. İlk adım: İnovasyonu merkeze taşımak. Şirketler uzun süredir inovasyonu kuluçka merkezleri, girişim fonları, dijital laboratuvarlar veya kurumsal girişim sermayesi gibi organizasyonun ‘’çevresinde’’ konumlandırıyor. Ancak canlılık liderleri, inovasyonu ayrı bir ekibe devretmek yerine ana işin büyüme motorunun bir parçası haline getiriyor. Her iş biriminden yeni büyüme kaynaklarını belirlemesi, geliştirmesi ve ölçeklemesi bekleniyor. İkinci adım: Canlılığı diğer kritik performans göstergeleri gibi ölçmek. Gelir, kârlılık ve nakit akışı nasıl düzenli olarak takip ediliyorsa, canlılığın 15 göstergesi de izlenerek küçük sorunlar büyümeden önce yön değiştirilmesi gerekiyor. Üçüncü adım: Net bir sahiplik ve hesap verebilirlik mekanizması oluşturmak. Canlılık yalnızca inovasyon, Ar-Ge ya da strateji biriminin sorumluluğunda değil; tüm şirketi ilgilendiriyor. Bu nedenle CEO, CFO veya stratejiden sorumlu üst düzey bir yöneticinin canlılığın geliştirilmesi konusunda açık bir sorumluluk üstlenmesi önem taşıyor. Dördüncü adım: En kritik canlılık açıklarına odaklanmak. En canlı şirketler 15 göstergenin tamamını aynı anda geliştirmeye çalışmıyor. Bunun yerine, kendi rekabet ortamlarında gelecekteki büyümeyi en fazla sınırlayan birkaç alana odaklanıyor ve yatırımlarını burada yoğunlaştırıyor. Son adım: Canlılığı kurumsal dönüşümün ayrılmaz bir parçası haline getirmek. Amaç tek seferlik bir dönüşüm gerçekleştirmek değil; büyüme hedeflerini, yetenekleri ve kurum kültürünü sürekli geliştirerek şirketin gelecekteki büyüme kapasitesini canlı tutmak. Rapor CEO’lar için kritik bir soru ortaya koyuyor: “Şirketinizin gelecekteki büyüme potansiyelini bugünden ölçebiliyor musunuz?” Araştırma, gelecekteki büyüme potansiyelinin yalnızca bugünkü finansal performansla değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor. Büyüme hedeflerini, yetenek yapılarını ve kurum kültürlerini güçlendirirken inovasyonu ana işlerinin bir parçası haline getiren şirketler, gelecekteki büyüme için daha güçlü bir zemin oluşturuyor. Rapora göre CEO’ların yalnızca şirketlerinin bugünkü performansına değil, gelecekte sürdürülebilir büyüme yaratacak kapasiteyi ne ölçüde geliştirdiklerine de odaklanmaları gerekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nakit Dönüşüm Süresi Uzadı, Şirketlerin Odağı İşletme Sermayesi Yönetimine Kaydı Haber

Nakit Dönüşüm Süresi Uzadı, Şirketlerin Odağı İşletme Sermayesi Yönetimine Kaydı

Finansman maliyetleri, talep koşulları ve ticari vadelerdeki uzama şirketler için nakit akışı yönetimini daha kritik hale getirirken, Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, finansal görünürlüğün şirketlerin karar alma süreçlerinde stratejik bir güç haline geldiğini vurguluyor. Sıkı finansal koşullar, şirketlerin büyüme ve operasyon yönetimi kararlarında nakit akışını daha kritik bir başlık haline getiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu’nda, BİST’e kote firmalarda nakit dönüşüm süresinin 2026’nın ilk çeyreğinde 105 güne yükseldiği belirtiliyor. Raporda, nakit dönüşüm sürelerindeki uzamada 2022 yılından bu yana artan finansman maliyetleri, talep kompozisyonundaki değişim ve ticari vadelerdeki uzamanın etkili olduğuna dikkat çekiliyor. Bu tablo, şirketler açısından tahsilat ve ödeme döngüsünün doğru yönetilmesinin rekabet gücü üzerinde daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan yapılarda tahsilat süreleri, ödeme vadeleri ve farklı finansal kanalların aynı anda yönetilmesi, operasyonel sürdürülebilirlik açısından daha fazla önem kazanıyor. Şirketler bu nedenle dağınık finansal süreçleri tek merkezden izleyebilecekleri, nakit akışlarını daha öngörülebilir hale getirebilecekleri ve işletme sermayelerini daha verimli kullanabilecekleri yapılara yöneliyor. “Rekabet avantajı, nakit akışını ne kadar iyi yönettiğinizle belirleniyor” Mevcut ekonomik ortamda şirketler için finansal yönetimin odağının değiştiğine dikkat çeken Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, şunları söyledi: “Finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği, ticari vadelerin uzadığı ve nakit dönüşüm süresinin şirketler için daha kritik hale geldiği bir dönemde temel mesele, mevcut kaynakların hangi hızda ve ne kadar öngörülebilir şekilde yönetilebildiği. Bugün rekabet avantajı; tahsilat süresini kısaltabilmekten, ödeme planlarını nakit akışına göre yapılandırabilmekten ve finansal akışı anlık olarak takip edebilmekten geçiyor. Nakit akışının görünür ve planlanabilir olması, şirketlerin likidite yönetimini güçlendirirken vade, finansman ve döviz pozisyonuna ilişkin kararlarını da daha sağlıklı almalarına yardımcı oluyor.” Şirketlerin geçmişte büyümeyi daha çok yeni kaynak arayışı üzerinden değerlendirdiğini belirten Uysal, bugün işletme sermayesinin etkin kullanımının çok daha stratejik hale geldiğini ifade etti. Uysal, “Şirketler artık büyümenin yanında bu büyümeyi sürdürülebilir kılacak finansal zemini güçlendirmeye de odaklanıyor. Bu noktada tahsilat, ödeme ve nakit akışı süreçlerinin birbirinden kopuk yapılarla değil, bütüncül bir sistem üzerinden yönetilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Ödeme ve tahsilat süreçleri tek platformda buluşuyor TCMB tarafından lisanslanan ve denetlenen Octet Türkiye, B2B ödeme ve tahsilat süreçlerini tek platformda buluşturan altyapısıyla şirketlerin finansal operasyonlarını daha görünür, planlanabilir ve verimli şekilde yönetmelerine destek oluyor. Octet Türkiye’nin geliştirdiği altyapı; alıcıları, satıcıları ve finansal kurumları aynı platformda buluşturarak B2B ticaretin finansal süreçlerini sadeleştiriyor. Platform sayesinde şirketler, alacaklarını daha hızlı tahsil edebilirken ödeme planlarını kendi nakit akışlarına göre şekillendirebiliyor ve farklı banka ve ödeme araçlarını tek noktadan yönetebiliyor. Octet Platformu’nun Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS), Sanal POS ve farklı banka entegrasyonlarını tek çatı altında sunduğunu belirten Uysal, “Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan şirketlerin finansal süreçlerini daha izlenebilir hale getiriyoruz. Bu yapı, operasyonel verimliliği artırırken şirketlerin vade, tahsilat ve ödeme kararlarını daha sağlıklı verilerle planlamasına da katkı sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu. Finansal görünürlük, karar alma süreçlerini güçlendiriyor TCMB’nin Finansal İstikrar Raporu’nda likit aktif oranının 2023 yılından bu yana gerileyerek 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla yüzde 18,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtiliyor. Raporda, bu gerilemede sıkı finansal koşulların etkisiyle firmaların dış finansman yerine içsel kaynaklara yönelmesinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Bu görünüm, şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanabilmesini ve finansal hareketlerini daha bütüncül takip edebilmesini daha önemli hale getiriyor. Octet Türkiye’nin sunduğu çözümlerin şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanmasına destek olduğunu belirten Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Octet Türkiye olarak şirketlerin ödeme, tahsilat ve nakit akışı süreçlerini tek platform üzerinden yönetebilmelerini sağlıyoruz. Amacımız, işletmelerin mevcut işletme sermayelerini daha etkin kullanmalarına, finansal karar alma süreçlerini güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini daha sağlam bir finansal yapı üzerinde ilerletmelerine katkı sunmak. Şirketlerin tüm paydaşlarıyla aynı finansal zeminde buluşabilmesi, ticari döngüyü daha dengeli ve sürdürülebilir hale getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı Haber

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. Can Yücel: "Önceliğimiz verimlilik, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu" Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yılın ilk yarısını değerlendirirken şunları söyledi: "Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık. Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri; kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı." Tarsus yatırımıyla kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 arttı Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti. Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlayan Şişecam; yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdı. Şirket, yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağı yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattıyla bu alandaki küresel varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birini devreye aldı Şişecam, Tarsus'ta ilk çeyrekte devreye aldığı yeşil saha düz cam yatırımındaki TR9 hattını tamamlayarak, yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine ulaştı. Bu stratejik adımla Tarsus düz cam tesisi, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi. Ayrıca, Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlanan periyodik bakım ve soğuk tamir çalışmaları başarıyla tamamlandı ve üretim yeniden başladı. Şişecam, bu planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını dengeli bir şekilde optimize etmeyi başardı. Avrupa'daki ilk cam ambalaj tesisi Macaristan'da üretime hazırlanıyor Şişecam, Avrupa'daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırınını test üretimlerine başlamak üzere ateşledi. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte Avrupa pazarındaki operasyonel gücün ve tedarik kabiliyetinin daha da artırılması hedefleniyor. ABD'deki büyüme planlarında ilerleme Şişecam, ABD'deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, aynı bölgede geliştirdiği Pasifik Soda yatırımında ise izin süreçlerinde son aşamaya geldi. Şirket, değişen piyasa koşullarını dikkate alarak yatırımın en uygun şartlarda ilerletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesi yıl sonunda 106 MW'a ulaşacak Karbonsuz üretim hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden Şişecam, daha önce devreye aldığı 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece şirketin toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor. İhracat liderliği ve uluslararası başarılar Şişecam, 2025 yılında gerçekleştirdiği 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bir kez daha sektörünün ihracat lideri seçildi. Şirket ayrıca, dünyada ilk kez dijital müzakere edilebilir enstrüman olarak yapılandırılan Working Capital Note işlemiyle GTR Awards 2025 kapsamında "En İyi İşlem" ödülüne layık görüldü. Kurumsal yönetim uygulamalarıyla World Finance tarafından Türkiye'nin en iyisi seçilen Şişecam, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu bağımsız güvence sürecinden geçirerek yayımladı. "Uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanıyoruz" Yılın geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can Yücel şunları söyledi: "Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamayı sürdürürken, uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanacağız. Verimlilik programlarımızı yaygınlaştıracak, katma değerli ürünlerin portföyümüzdeki payını artıracak, yeni pazarlardaki etkinliğimizi geliştirecek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ileri taşıyacağız. Aynı zamanda bilanço yapımızı daha da güçlendirmeye ve finansal dayanıklılığımızı korumaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü  Haber

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Dirençli Performansını Sürdürdü 

Yurt içinde uygulanan dezenflasyon programı ve sıkı para politikası koşullarının tüketici talebini sınırlandırmaya devam ettiği ve döviz kurlarının enflasyon artışının belirgin ölçüde altında seyrettiği yılın ilk yarısında, Koton’un konsolide satışları yaklaşık 18 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Satın alma maliyetlerini enflasyonun altında tutmayı başaran ve stok yönetimindeki etkinliğini artıran Koton, jeopolitik gerilimlerin maliyetler üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen brüt kâr marjını yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla 0,5 puan artırarak %54,7 seviyesine taşıdı. Enflasyonist baskıların ve enflasyonun üzerinde artan kira giderlerinin etkisi altındaki bu dönemde faaliyet giderleri etkin şekilde yönetildi. Kur farkı gelirlerindeki önemli gerilemeye karşın, disiplinli gider yönetimi sayesinde FAVÖK marjı dirençli kalarak %21,4 seviyesinde gerçekleşti. Koton, bu dönemde stoklarını yıllık bazda %15 ve finansman giderlerini %27 azaltarak yaklaşık 1,8 milyar TL seviyesinde güçlü serbest nakit akışı yarattı. Yurt İçi Mağazacılıkta Sektöre Paralel, Yurt Dışı Mağazacılıkta ise %10 Reel Büyüme Gerçekleşti Yurt içinde tüketici talebindeki zayıflığın yılın ilk yarısında artarak devam etmesi, hazır giyim sektörünü baskı altında tutarken, Koton’un yurt içi mağazacılık satışları sektöre paralel bir performans sergiledi. Yurt dışı mağazacılık satışları ise, faaliyet gösterilen coğrafyalardaki jeopolitik çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, yeni açılan mağazaların ve operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla yılın ilk yarısında %10 reel büyüme kaydetti. Bu dönemde yurt dışı operasyonlarının brüt kâr marjı da yıllık bazda 11 puan arttı. Körfez Bölgesi’nde Toplam Satışlar ABD Doları Bazında %99 Büyüdü Apparel Group ortaklığıyla yönetilen Körfez Bölgesi’nde, Temmuz 2026 itibarıyla yıl başından bu yana 6 yeni mağaza daha açıldı. Bölgede yaşanan çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen, LFL mağazacılık satışları yılın ilk yarısında ABD Doları bazında %4,7, dönüşüm programı ve yeni açılan mağazaların katkısıyla toplamda ise yıllık bazda %99 büyüdü. Koton’un Mağaza Sayısı 466’ya Ulaştı Koton, 2026 yılının ilk yarısında 11 yeni mağaza açılışı ve 11 mağaza kapanışı gerçekleştirdi. Temmuz ve Ağustos ayının ilk yarısında yurt dışındaki yeni açılışların katkısıyla toplam mağaza sayısı 466’ya yükseldi. Şirket, yılın ikinci yarısında uluslararası büyümesini hızlandırarak özellikle yurt dışı pazarlardaki mağaza yatırımlarına ağırlık vermeyi planlıyor. Koton Club 10 Milyon Üyeyi Aştı, Omnichannel Dönüşüm Tamamlandı Koton’un müşteri sadakat programı Koton Club’ın yurt içindeki üye sayısı Temmuz 2026 itibarıyla 10 milyonu aştı. Programın, yurt dışında CIS Bölgesi ve Sırbistan’ın ardından, yılın ikinci yarısında Gürcistan ve Fas’ta da devreye alınması planlanıyor. Omnichannel stratejisi kapsamında yurt içinde mağaza stoklarının e-ticaret kanalıyla entegrasyonu tamamlandı. Temmuz ayında Gebze’deki e-ticaret deposunun kapatılmasıyla stokların daha etkin yönetilerek operasyonel verimliliğin artırılması ve müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verilmesi hedefleniyor. CEO Dr. A. Bülent Sabuncu’nun Değerlendirmeleri Koton CEO’su Dr. A. Bülent Sabuncu, şirketin 2026 yılı ilk yarı performansı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılına, Türkiye’de enflasyonun ve buna bağlı olarak finansman maliyetlerinin kademeli olarak gerileyeceği ve faaliyet ortamının yıl içinde öngörülebilirliğinin artacağı beklentisiyle başlamıştık. Ancak ilk çeyrek sonunda Ortadoğu’da başlayan jeopolitik gerilim ve CIS Bölgesi’nde devam eden çatışma ortamının etkisiyle küresel ve yurt içi piyasalarda artan dalgalanmalar, faaliyet ortamının yılın başında öngördüğümüzden daha zorlu ve belirsiz hale gelmesine neden oldu. Türkiye’de dezenflasyon programı ve sıkı para politikası da tüketici talebi üzerindeki baskısını sürdürürken, küresel çatışmaların etkisiyle maliyetler ve finansman giderlerinde artışlar gerçekleşti. Bu zorlu ortamda, güçlü operasyonel çevikliğimiz ve finansal disiplinimiz sayesinde dirençli bir performans sergiledik. Etkin stok ve işletme sermayesi yönetimi ile disiplinli gider kontrolü sayesinde operasyonel karlılığımızı ve nakit yaratma gücümüzü korurken, yüksek faiz ortamında finansman giderlerimizi azaltmayı başardık. Yurt içinde sektöre paralel bir performans gösterirken, yurt dışında enflasyonun altında artan döviz kurlarına rağmen reel büyümemizi hızlandırarak büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Yılın ilk yarısında yaşanan makroekonomik gelişmeler ve T.C. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyonu beklentisindeki yukarı yönlü güncelleme doğrultusunda, yıl sonu beklentilerimizi güncelliyoruz. Yıl sonu satış büyüme beklentimizi yatay – düşük tek haneli büyüme olarak yeniliyoruz. Bu yıl içinde açmayı planladığımız bazı yeni mağaza açılışlarını bir sonraki yıla erteliyoruz ve yıl sonu net mağaza artış beklentimizi 5’in üzerinde olacak şekilde güncelliyoruz. Kar marjları, net finansal borçluluğun FAVÖK’e ve yatırım harcamalarının satışa oranları beklentilerimizi ise koruyoruz. Önümüzdeki dönemde uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda operasyonel verimlilik ve finansal disiplin odağımızı korurken, faaliyetlerimizi ve müşteri deneyimimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Brand Finance tarafından Türkiye’nin en değerli 35. markası olarak gösterilmemiz, Koton’un güçlü marka konumunun ve uzun vadeli değer yaratma potansiyelinin önemli bir göstergesi olurken, önümüzdeki dönemde de bu değeri daha da ileri taşımaya odaklanacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.