Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nakit Akışı

Kapsül Haber Ajansı - Nakit Akışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nakit Akışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şirketler Ekonomik Haberleri Nasıl Okumalı? Haber

Şirketler Ekonomik Haberleri Nasıl Okumalı?

Finans ekibi kur artışını konuşurken satış tarafı talep daralmasını, satın alma birimi ise girdi maliyetlerini izliyorsa ortada tek bir sorun vardır - herkes aynı ekonomiyi farklı pencerelerden okuyordur. Şirketler için ekonomik analiz haberleri tam bu noktada değer üretir. Haber, sadece ne olduğunu söylemez; karar vericinin önüne bunun neden olduğunu, hangi sektörleri ne hızda etkileyebileceğini ve işletme düzeyinde hangi sinyallerin ciddiye alınması gerektiğini koyar. Bir kurum için ekonomi haberi, genel kamuoyu gündeminden farklı bir işleve sahiptir. Yönetim kurulu açısından bu içerikler risk görünürlüğünü artırır. Finans departmanı için nakit akışı ve borçlanma planlamasını besler. Kurumsal iletişim ekipleri için ise piyasa atmosferini doğru okumadan yapılan her açıklama, yanlış zamanda yanlış ton riski taşır. Bu yüzden ekonomik haber tüketimi, yalnızca bilgi edinme alışkanlığı değil, kurumsal karar kalitesinin bir parçasıdır. Şirketler için ekonomik analiz haberleri neden stratejik bir araçtır? Ekonomik gelişmelerin şirketlere etkisi artık yalnızca faiz kararı veya enflasyon verisiyle sınırlı değil. Enerji maliyetlerinden lojistik akışlara, ihracat pazarlarındaki yavaşlamadan teknoloji yatırımlarının finansman koşullarına kadar geniş bir etki alanı var. Şirketler için ekonomik analiz haberleri bu çok katmanlı tabloyu sadeleştirir ve haberin operasyonel karşılığını görünür hale getirir. Örneğin aynı enflasyon verisi perakende, sanayi ve teknoloji şirketleri için farklı anlam taşır. Perakendede fiyatlama davranışı ve tüketici hassasiyeti öne çıkarken, sanayide girdi maliyetleri ve stok yönetimi belirleyici olur. Teknoloji şirketleri ise yatırım iştahı, insan kaynağı maliyeti ve yabancı para bazlı kontrat riskine odaklanır. İyi hazırlanmış bir ekonomik analiz haberi, veriyi tek başına bırakmaz; sektör bazında ayrıştırır. Buradaki kritik fark hız ile doğruluk arasındaki dengedir. Çok hızlı ama yüzeysel haber, yöneticiyi gereksiz alarm moduna sokabilir. Çok detaylı ama geç kalan analiz ise fırsat penceresini kaçırabilir. Kurumsal kullanıcılar için ideal içerik, ilk sinyali zamanında veren ve kısa sürede bağlam oluşturan haberdir. İyi bir ekonomik analiz haberi şirketlere ne kazandırır? Her haber stratejik değer üretmez. Şirketlerin işine yarayan ekonomik analiz haberleri üç temel ihtiyacı karşılar: erken uyarı, sektör bağlamı ve karar desteği. Erken uyarı, henüz bilançoya yansımamış riskleri görünür kılar. Sektör bağlamı, makro gelişmenin şirket özelindeki etkisini anlamlandırır. Karar desteği ise yöneticinin "peki şimdi ne yapmalıyım" sorusuna veri temelli bir çerçeve sunar. Kur tarafındaki oynaklık haberleştirildiğinde mesele yalnızca dövizdeki hareket değildir. İthal girdi kullanan üretici için marj baskısı, ihracatçı için fiyat rekabeti, yatırım planlayan şirket için finansman zamanlaması gündeme gelir. Benzer şekilde faiz indirimleri çoğu zaman olumlu başlıkla verilir, ancak her sektör aynı ölçüde rahatlamaz. İç talebe çalışan işletmeler için canlılık işareti olabilirken, tasarruf davranışları ve enflasyon beklentileri nedeniyle etkinin gecikmeli gelmesi de mümkündür. Bu yüzden güçlü bir analiz dili, kesin yargılar üretmek yerine senaryo kurar. Kurumsal okur da zaten bunu arar. Tek cümlelik büyük hükümler değil, olasılık setleri ve etki alanları. Şirketler için ekonomik analiz haberleri nasıl okunmalı? Kurumsal tarafta yapılan yaygın hata, ekonomi haberini yalnızca üst yönetimin izlemesi gereken bir alan olarak görmektir. Oysa haberin değeri, ilgili birimlere çevrildiğinde ortaya çıkar. Finans, satın alma, satış, yatırımcı ilişkileri, insan kaynakları ve kurumsal iletişim ekipleri aynı haberden farklı sonuçlar çıkarabilir. Doğru yöntem, haber akışını fonksiyonlara göre filtrelemek ve kurum içi kısa yorumlarla desteklemektir. Bir başka kritik nokta, başlık ekonomisi ile gerçek etkiyi ayırmaktır. Sert bir manşet her zaman sert bir etki anlamına gelmez. Bazı veriler piyasaya önceden fiyatlanmış olabilir. Bazı açıklamalar ise ilk gün sınırlı görünse de birkaç hafta içinde tedarik zincirinden talep yapısına kadar geniş sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle şirketler haberleri tekil olaylar olarak değil, birbirini besleyen bir seri halinde takip etmelidir. Burada frekans da önemlidir. Günlük haber akışı karar refleksini canlı tutar, ancak strateji için tek başına yeterli değildir. Haftalık ve aylık çerçevelemeler olmadan kurumlar veri gürültüsü içinde kaybolabilir. Yöneticiye gerekli olan şey her başlığı görmek değil, önemli değişimi zamanında fark etmektir. Hangi sinyaller özellikle izlenmeli? Her sektörün önceliği farklı olsa da bazı göstergeler geniş şirket kitlesi için ortak önem taşır. Enflasyonun alt kırılımları, politika faizi ve kredi koşulları, sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, PMI verileri, dış ticaret dengesi, enerji fiyatları ve lojistik maliyetleri bunların başında gelir. Ancak bu göstergeleri çıplak veri olarak izlemek sınırlı bir yaklaşımdır. Asıl mesele, göstergenin şirketin faaliyet modeline nasıl bağlandığıdır. Yüksek enerji tüketimi olan bir üretim işletmesi için enerji haberleri doğrudan maliyet kalemidir. Tarım ve gıda şirketlerinde iklim, arz ve emtia fiyatları daha belirleyicidir. Savunma, teknoloji ve ileri üretim alanlarında ise kamu politikaları, teşvikler, dış pazar ilişkileri ve jeopolitik başlıklar daha yüksek ağırlık taşır. Haber kaynağında hangi kalite işaretleri aranmalı? Kurumsal kullanıcı açısından güvenilirlik, sadece doğru bilgi vermek değildir. Bilginin kaynağı, zamanlaması, sektör uzmanlığı ve editoryal ayrıştırma gücü birlikte değerlendirilmelidir. Bir ekonomik analiz haberi veriyi tekrar ediyorsa faydası sınırlıdır. Haberin güçlü olması için kurum açıklamaları, saha yansımaları, sektör uzmanlarının değerlendirmeleri ve mümkünse karşılaştırmalı çerçeve sunması gerekir. Özellikle yeniden yayın yapan dijital medya kuruluşları için bu kalite standardı daha da önemlidir. Çünkü içerik yalnızca okunmaz, aynı zamanda yayına alınır ve marka itibarıyla ilişkilendirilir. Bu nedenle telifsiz ve ücretsiz içerik sunan haber kaynaklarında bile editoryal disiplin, başlık netliği ve sektörel derinlik belirleyici hale gelir. Ekonomik analiz haberleri hangi departmanlarda somut karşılık bulur? Finans departmanı için ekonomik haberler, bütçe revizyonunun erken uyarı sistemi gibidir. Nakit yönetimi, kredi kullanımı, hedge ihtiyacı ve yatırım zamanlaması çoğu zaman haber akışındaki değişimlerle birlikte yeniden ele alınır. Satın alma tarafında ise özellikle emtia, kur ve lojistik haberleri doğrudan sözleşme ve stok kararlarını etkiler. Satış ekipleri ekonomik analizleri müşteri davranışını anlamak için kullanır. Hangi segmentte talep öne çıkıyor, hangi bölgede fiyat hassasiyeti artıyor, hangi sektörde ödeme vadeleri uzuyor gibi sorular sadece sahadan değil, makro haber çerçevesinden de okunur. Kurumsal iletişim ve pazarlama açısından ise ekonomik atmosferin tonu önemlidir. Şirketin büyüme, yatırım veya istihdam mesajı, piyasanın duyarlılığıyla uyumsuz olduğunda etkisini kaybedebilir. İnsan kaynakları tarafında bile ekonomik haberlerin işlevi artmış durumda. Ücret beklentileri, yetenek hareketliliği, hibrit çalışma tercihleri ve sektörel istihdam daralmaları, ekonomik göstergelerle yakından ilişkili. Özellikle teknoloji, enerji ve savunma gibi rekabetin yüksek olduğu alanlarda bu ilişki daha belirgin görülüyor. Sektör odaklı yayıncılık neden fark yaratıyor? Genel ekonomi haberciliği yön duygusu verir, fakat karar için çoğu zaman yeterli olmaz. Şirketler, kendi faaliyet alanlarına temas eden özel bağlamı arar. Bu nedenle sektörel yayıncılık, kurumsal okur için daha yüksek değer taşır. Enerjide regülasyon değişimi, lojistikte rota ve maliyet baskısı, tarımda verim ve arz riski, yapay zekada yatırım ve yetenek dengesi, savunmada tedarik ve ihracat ekseni gibi konular ancak dikey uzmanlıkla güçlü biçimde işlenebilir. Bu yaklaşımın bir başka avantajı da kurumlar arası görünürlüğü artırmasıdır. Ekonomik analiz haberleri yalnızca veri açıklamaz; şirket haberleri, yönetici görüşleri, yatırım kararları ve sektör dönüşümleri arasında bağ kurar. Böylece okur, piyasayı anonim rakamlardan değil, gerçek aktörler ve somut hareketler üzerinden izler. Kapsül Haber Ajansı gibi çoklu sektör odağına sahip yayın modelleri burada işlevsel bir boşluğu doldurur. Çünkü güncel ekonomi başlıklarını savunma, enerji, lojistik, tarım, teknoloji ve sürdürülebilirlik eksenleriyle birlikte sunmak, kurumsal kullanıcıya yalnızca haber değil, kullanılabilir bağlam sağlar. Haber akışını karar mekanizmasına çevirmek Ekonomik analiz haberlerinden değer üretmek için kurum içinde basit ama disiplinli bir yöntem gerekir. Her sabah onlarca başlık okumak yerine, şirketin maruz kaldığı temel risk alanları tanımlanmalı ve haberler buna göre sınıflandırılmalıdır. Kur, faiz, emtia, regülasyon, dış pazar, tedarik zinciri ve sektör talebi gibi başlıklar için kısa izleme notları hazırlanabilir. Burada aşırı tepki ile geç tepki arasında bir denge kurulmalıdır. Her veri açıklaması strateji değiştirmeyi gerektirmez. Ancak bazı haberler de sadece izlenip geçilecek türden değildir. Özellikle finansman koşullarında kırılma, kamu politikalarında yön değişimi, kritik ihracat pazarlarında daralma veya enerji maliyetlerinde kalıcı yükseliş sinyali görüldüğünde haber, operasyonel toplantı gündemine alınmalıdır. Karar vericiler için en sağlıklı yaklaşım, ekonomik analiz haberlerini tek başına kehanet gibi değil, karar öncesi istihbarat katmanı olarak kullanmaktır. Çünkü piyasa hiçbir zaman tek değişkenle hareket etmez. Bazen iyi haber kötü bilanço üretir, bazen de olumsuz görünen bir veri güçlü şirketler için avantaj yaratır. Farkı yaratan şey, haberi erken görmekten çok doğru bağlama yerleştirebilmektir. Şirketler açısından ekonomi gündemi artık dışarıda akan bir başlıklar toplamı değil, iş modelinin içine girmiş bir karar alanı. Bu alanı düzenli, sektörel ve yorum gücü yüksek haberlerle takip eden kurumlar, belirsizlik dönemlerinde daha sakin; fırsat dönemlerinde ise daha hızlı hareket eder.

Tarık Serhatlı EPSA Genel Müdürü Oldu Haber

Tarık Serhatlı EPSA Genel Müdürü Oldu

Otomotiv ve endüstriyel üretim sektörlerinde uzun yıllara dayanan uluslararası deneyime sahip Tarık Serhatlı, şirketin Genel Müdürü olarak göreve başladı. Uluslararası ekiplerle yürüttüğü projeler ve global yönetim deneyimiyle dikkat çeken Tarık Serhatlı ile organizasyonel yapısını şekillendiren EPSA Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir atamaya ilişkin değerlendirmesinde, “EPSA olarak 27 yılı aşkın deneyimimizle yalıtım ve yapı kimyasalları alanındaki gücümüzü ileri mühendislik malzemeleri ve endüstriyel üretim çözümleriyle genişletiyoruz. Otomotivden beyaz eşyaya, savunma sanayiden ısıtma soğutma sistemlerine dek farklı sektörlere yüksek katma değerli çözümler sunan güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Tarık Serhatlı’nın uluslararası üretim ve operasyon yönetimi alanındaki deneyiminin EPSA’ nın global büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarık Serhatlı ise EPSA’nın üretim gücüne ve vizyonuna dikkat çekerek şunları ifade etti. “Yenilikçi üretim yaklaşımı ve güçlü mühendislik altyapısıyla sektöründe önemli bir konuma sahip olan EPSA ailesine katılmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyorum. Şirketin üretim gücü, Ar-Ge yetkinliği ve uluslararası pazarlardaki büyüme potansiyeli önemli fırsatlar sunuyor. Ekip arkadaşlarımız ve paydaşlarımızla birlikte EPSA’nın global pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.” Tarık Serhatlı, İngilizce Makine Mühendisliği mezunu olup Endüstri Mühendisliği yan dalına sahiptir. Uluslararası şirketlerde özellikle Expanded Polipropilen (EPP) ve Expanded Polistiren (EPS) malzemeleri üzerine üretim ve uygulama süreçlerinde önemli deneyim kazanan Serhatlı, kariyeri boyunca operasyonel yönetimin yanı sıra yönetim kurulu üyeliği görevleri de üstlenmiştir. Görev aldığı uluslararası şirketlerde Türkiye ve Avrupa’daki üretim operasyonlarının yönetiminde aktif rol alan Serhatlı, bütçe, P&L ve nakit akışı yönetimi alanlarında güçlü bir yönetsel deneyime sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental 2025’i Güçlü Nakit Akışıyla Kapattı Haber

Continental 2025’i Güçlü Nakit Akışıyla Kapattı

Continental, Hannover’de düzenlenen yıllık basın toplantısında geçtiğimiz yılı değerlendirirken, gelecek hedeflerini açıkladı. 2025 yılında zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü operasyonel performansını koruyan şirket, yılı %10,3 düzeltilmiş faaliyet kârı marjı ile tamamladı. Şirketin serbest nakit akışı ise önemli artışla 959 milyon Euro’ya yükseldi. 2025’te Hedefler Yakalandı Continental’in 2025 mali yılında düzeltilmiş faaliyet kârı 2,0 milyar Euro seviyesinde gerçekleşirken, nakit dışı özel etkiler hariç net kâr 1,1 milyar Euro oldu. Kur etkileri ve konsolidasyon değişiklikleri hariç tutulduğunda şirket %0,8 oranında organik büyüme kaydetti. Dalgalı küresel ekonomik koşullara rağmen operasyonel gücünü koruyan Continental, premium lastik segmentindeki büyüme ve maliyet tarafında beklenen iyileşmelerin etkisiyle 2026 yılında kârlılığını artırmayı hedefliyor. Önümüzdeki yıl için konsolide satışların 17,3 milyar euro ile 18,9 milyar euro arasında gerçekleşmesini bekleyen şirket, düzeltilmiş faaliyet kârı marjının ise %11,0–%12,5 aralığında olacağını öngörüyor. Continental CEO’su Christian Kötz, şirketin yeniden yapılanma sürecinde önemli adımlar attığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “2025 yılında hem Continental Grubu hem de Lastik iş kolu için belirlediğimiz hedeflere ulaştık ve yeniden yapılanma sürecimizde önemli kilometre taşlarını tamamladık.” Premium Lastik Segmenti Büyümeyi Destekledi Şirketin lastik iş kolu, 2025 yılında 13,8 milyar euro satış ile güçlü performansını korudu. Tarife ve kur etkilerinden kaynaklanan maliyet baskılarına rağmen düzeltilmiş faaliyet kârı marjı %13,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu performansta özellikle 18 inç ve üzeri ultra yüksek performanslı lastiklerin satış payındaki artış etkili oldu. Continental markalı binek araç lastiklerinde bu segmentin payı %62’ye yükseldi. 2025 yılında lastikleriyle birçok ödül alan şirketin yaz, kış ve dört mevsim lastiklerinin tamamı, dünya genelinde 77 bağımsız testte değerlendirildi ve bunların %80’inden fazlasında ilk üç sırada yer aldı. 2026’da Zorlu Piyasa Koşulları Sürebilir Continental CFO’su Roland Welzbacher, ticaret engelleri ve kur dalgalanmalarının sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtti. Welzbacher, buna rağmen şirketin operasyonel gücü, güçlü ürün portföyü ve alınan maliyet önlemleri sayesinde 2026 yılında kârlılığı artırmayı hedeflediğini ifade etti. Şirket, 2026 yılında küresel binek araç yedek lastik pazarında satış hacminin -%1 ile +%2 arasında değişebileceğini, küresel binek ve hafif ticari araç üretiminin ise -%2 ile 0 aralığında seyredeceğini öngörüyor. Continental lider lastik üreticisi ve sektör uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2024 yılında 39,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiş ve günümüzde 54 ülke ve pazarda yaklaşık 95.000 kişiyi istihdam etmektedir. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2024 mali yılında Lastik Grubu 13,9 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 19 üretim ve 16 geliştirme tesisinde 57.000’den fazla kişiyi istihdam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye'den, Uluslararası Para Transferleri için Yeni Hamle Haber

QNB Türkiye'den, Uluslararası Para Transferleri için Yeni Hamle

QNB Türkiye, Visa ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda banka, tüzel müşterilerine yönelik uluslararası para transferi hizmetlerine Visa B2B Connect’i ekleyerek yurt dışı ödemelerde yeni bir transfer seçeneğini devreye aldı. QNB Tüzel İnternet Bankacılığı ve Mobil üzerinden kullanılabilen bu yeni kanal sayesinde işletmeler, sabit muhabir masrafı ve işlem öncesinde görülebilen maliyet yapısıyla transferlerini daha planlı şekilde gerçekleştirebiliyor. Transfer bilgileri girildiğinde, sistem tarafından en uygun ve ekonomik yöntem otomatik olarak öneriliyor ve bu sayede işletmeler, zaman ve maliyet avantajı elde ederek uluslararası ödemelerini rahatlıkla planlayabiliyor. Visa B2B Connect, 120’den fazla ülkeyi kapsayan global ağıyla, bankalar arasında doğrudan ve güvenli bir ödeme akışı sunuyor. QNB Türkiye’den hizmet alan tüzel müşteriler, alışkın oldukları dijital bankacılık kanalları üzerinden işlem yapmaya devam ederken, Visa’nın küresel ağının sağladığı hız ve şeffaflıktan da faydalanabiliyor. QNB Türkiye OBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan, yeni transfer seçeneğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “QNB Türkiye olarak, müşterilerimizin uluslararası pazarlarda daha kolay ve güvenli şekilde hareket edebilmesini sağlayacak çözümleri önceliklendiriyoruz. Visa B2B Connect ile uluslararası para transferlerinde sunduğumuz alternatiflere yeni bir seçenek daha ekledik. Bu iş birliğimiz sayesinde, hız ve maliyet avantajının yanı sıra işletmelerin uluslararası ticarette daha öngörülebilir bir finansal planlama yapmasına da katkı sağlıyoruz. Küresel ticaretin hızla dijitalleştiği bir dönemde, işletmelerin uluslararası ticaret ağlarına daha kolay entegre olabilmesini destekliyor; farklı transfer seçenekleri sunarak müşterilerimizi global pazarlarda rekabet avantajı elde eden, daha güçlü oyuncular haline getirmeyi hedefliyoruz.” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin ise QNB Türkiye ile gerçekleştirilen iş birliği hakkında şunları söyledi: “Günümüzde sınır ötesi ticaret yapan işletmeler için en kritik konuların başında, ödeme maliyetlerini önceden bilmek, ödemenin ne zaman karşı tarafa ulaşacağını net şekilde görebilmek ve işlemleri uçtan uca takip edebilmek geliyor. Özellikle farklı aracı bankalar nedeniyle değişkenlik gösteren masraflar ve belirsiz valör süreleri, şirketlerin nakit akışı planlamasını zorlaştırıyor. Visa, bu ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla geliştirdiği Visa B2B Connect çözümüyle, işletmelerin uluslararası ödemelerinde daha net ve hızlı bir deneyim sunuyor. Visa B2B Connect sayesinde işlem ücretleri baştan biliniyor, ödemelerin varış süresi net olarak görülebiliyor ve uçtan uca izlenebiliyor. Böylece şirketler, sürpriz maliyetlerle veya gecikmelerle karşılaşmadan ödemelerini planlayabiliyor. QNB Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye’deki işletmelerin uluslararası ticaretteki ödeme süreçlerini daha tahmin edilebilir, şeffaf ve güvenli hale getirilmesini amaçlıyoruz. Visa B2B Connect altyapısı, işletmelere ödeme süreçleri üzerinde daha fazla kontrol sağlarken, nakit akışı yönetimini de kolaylaştırıyor.” QNB Türkiye, Visa B2B Connect’i devreye alarak uluslararası para transferi çözümlerini daha kapsamlı bir yapıya kavuşturuyor. Banka, dijitalleşme vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yeni kanallarla işletmelerin küresel ticaretteki adımlarını kolaylaştırmayı ve finansal operasyonlarını daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATA GYO Portföy Değerini %43 artışla 825,7 Milyon TL’ye Taşıdı Haber

ATA GYO Portföy Değerini %43 artışla 825,7 Milyon TL’ye Taşıdı

Şirket, yılı istikrarlı kira gelirlerine dayalı, sade ve öngörülebilir bir gelir yapısıyla kapatırken; toplam portföy değerini %43 artışla 825,7 milyon TL seviyesine yükseltti. Toplam varlık büyüklüğünü 878 milyon TL’ye, özkaynakları ise 729 milyon TL’ye ulaştı. ATA GYO Genel Müdürü Onur Karahan yaptığı değerlendirmede; “2025 yılı, mevcut portföyümüzün verimliliğini artırdığımız ve yeni yatırımlarla portföy değerimizi 825,7 milyon TL seviyesine taşıdığımız bir yıl oldu. Tekirdağ, Kayseri ve Lüleburgaz Ata Corner projelerimizin yarattığı istikrarlı nakit akışını, portföyümüze yeni dahil ettiğimiz Kilis projemizin değer artışı ile güçlendirdik. Borçsuz bilanço yapımız ve etkin maliyet yönetimimiz sayesinde operasyonel kârımızı reel bazda artırarak paydaşlarımıza sunduğumuz değeri pekiştirdik. Anadolu’nun potansiyeline odaklanan 'Ata Corner' konseptimizle, 2026 yılında da portföyümüzü nitelikli varlıklarla büyütmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. Güçlü Portföy Yapısı ve Reel Gelir Büyümesi ATA GYO’nun portföyü; Lüleburgaz, Tekirdağ ve Kayseri’deki Ata Corner projeleriyle düzenli ve dengeli kira geliri sağlayan bir yapı sunmaktadır. Şirket, 2025 yılında 44,4 milyon TL hasılat elde ederek kira gelirlerinde reel bazda %18 artış kaydetmiştir. Operasyonel kârın 60,4 milyon TL olarak gerçekleşmesinde, mevcut varlıkların sağladığı istikrarlı kira katkısının yanı sıra portföydeki gayrimenkullerin değerlemesinden kaynaklanan güçlü reel artışlar etkili olmuştur. Enflasyonist ortamda operasyonel maliyetlerin disiplinli yönetilmesi sayesinde brüt kâr da reel bazda %4 artışla 27 milyon TL’ye ulaşmıştır. Kilis Ata Corner: Portföye Stratejik Katkı Şirketin büyüme stratejisinin güncel halkası olan Kilis Ata Corner projesi, portföy değerine önemli katkı sağlamıştır. Nisan 2025’te 24 milyon TL bedelle satın alınan stratejik konumdaki arsa, yıl sonu değerleme çalışmaları sonucunda 35,7 milyon TL değerle portföyde yer almaktadır. Bu gelişme, yatırımın henüz başlangıç aşamasında dahi güçlü bir değer artışı potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Burger King ve Popeyes gibi küresel markaların yer alacağı projenin 2026 yılı içerisinde tamamlanarak 2027 yılı itibarıyla kira geliri üretmesi planlanmaktadır. 2026 yılına güçlü portföy büyüklüğü, borçsuz bilanço yapısı ve sağlam likidite ile girdiklerini belirten Genel Müdür Onur Karahan; “Mevcut projelerimizden edindiğimiz deneyimi, yeni 'Ata Corner' yatırımlarıyla Anadolu’nun farklı şehirlerine taşımayı ve stratejik iş birlikleriyle ölçeğimizi artırmayı hedefliyoruz. Öngörülebilir nakit akışı sağlayan iş modelimiz, yeni dönemdeki büyüme adımlarımız için sağlam bir zemin oluşturuyor. Anadolu’nun ticari potansiyeline olan inancımızla yatırımcılarımıza sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen paydaşlarımıza teşekkür ederim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Gayrimenkul'den Önemli Başarı Haber

Rönesans Gayrimenkul'den Önemli Başarı

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında hisselerinin tamamını satın aldığı İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet bilançoya 22,4 milyon Euro’luk ek operasyonel gelir sağladı. Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş. (RGY), İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım gurubu olmayı sürdürüyor. Yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması, enflasyona karşı korumalı gelir yapısı, düşük borçluluk seviyesi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile uzun vadeli paydaş değeri yaratma kapasitesini devam ettiren RGY, kaliteli portföy yapısı, operasyonel disiplin ve finansal gücüyle Türkiye’de perakende gayrimenkul sektöründeki liderlik konumunu koruyor. Serbest nakit akışı yaratma kapasitemiz 150 milyon Euro RGY Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, şirketin güçlü nakit üretim kapasitesinin uzun vadeli stratejisinin temelini oluşturduğunu belirterek, “Yıllık 150 milyon Euro’nun üzerindeki serbest nakit akışımız, portföyümüzün gücünü ve sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesini ortaya koyuyor. Bu sayede büyümemizi finanse edebiliyor, hissedarlarımıza düzenli temettü sunabiliyor ve sağlam bilanço yapımızı koruyabiliyoruz” dedi. Son yıllarda pandemi, önemli düzenleyici değişiklikler, depremler ve dalgalı ekonomik koşullara rağmen RGY’nin operasyonel gücünü ve finansal sağlamlığını koruduğunu vurgulayan Kayaalp, bu dayanıklılığın dikkatli yönetim anlayışı, yüksek kaliteli varlık portföyü ve disiplinli risk yaklaşımının sonucu olduğunu ifade etti. Alışveriş merkezlerinde 28 binden fazla kişiye istihdam ekosistemi yaratıldığını ve her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını belirten Kayaalp, şirketin 2030 yılına kadar portföyünün tamamında yenilenebilir elektrik kullanmayı hedeflediklerini, 2026 yılını ise “Su Yılı” ilan ederek su verimliliği çalışmalarını hızlandırdıklarını söyledi. Kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapısı reel gelir artışını destekliyor Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar ise, uzun vadeli paydaş değeri yaratım stratejilerinin reel kazanç büyümesi, düzenli ve artan nakit akışı ve operasyonel mükemmeliyet üzerine kurulu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapımız, reel gelir artışımızı destekliyor. Güçlü kiracı ilişkilerimiz ve yüksek doluluk oranımız, düzenli ve öngörülebilir nakit akışımızın temelini oluşturuyor. Türkiye’de yeni ve büyük ölçekli alışveriş merkezi arzının sınırlı olması da mevcut varlıkların değerini artırırken, performanslarını da yükseltiyor. Bu da hem finansal hem kiracı portföyü hem de ziyaretçi sayısı olarak bize olumlu yansıyor.” 2025 yılı itibariyle temettü dağıtımına başladıklarını hatırlatan Yağmur Yaşar, sürdürülebilir nakit üretimi doğrultusunda ilerleyen dönemlerde temettü tutarının kademeli olarak artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında brüt aktif değerinin 3,6 milyar Euro’ya ulaştığını, net aktif değerinin ise 3,1 milyar Euro olduğunu anlatan Yaşar, “2025 yılında net borç/FAVÖK oranımız 2,5 seviyesine geriledi. Faiz karşılama oranımız ise 6,4 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bize kredi işlemlerinde sürdürülebilir bir iyileşme olduğunu net olarak gösteriyor” diye konuştu. Portföyümüzün kalitesi sürekli artıyor Büyüme stratejilerinin seçici, disiplinli ve değer artırıcı yatırımlara dayandığına dikkat çeken Yaşar, “Nitelikli satın almalar ve geliştirme projeleriyle portföyün kalitesi sürekli olarak artırılıyor. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet alışveriş merkezlerinin tamamının satın alınması, portföyün gelir tabanını daha da sağlamlaştırdı. Bu varlıklar, güçlü ziyaretçi trafiği, yüksek doluluk oranı ve istikrarlı kiracı yapısı sayesinde portföyümüze anında katkı sağladı. Bu arada inşaatı devam eden Maltepe Park konutlarının yüzde 18’i satıldı. Proje kapsamında 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler de yer alacak. Antalya Konyaaltı ve İstanbul Ümraniye’de bulunan arsalarımız da uygun piyasa koşullarında geliştirilmeye hazır durumda” dedi. 114 milyon ziyaretçi ağırladık Yağmur Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında 114 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve doluluk oranının ise yüzde 99,2 olarak gerçekleştiğini belirterek, şunları söyledi: “Güçlü ve dayanıklı ziyaretçi trafiğine sahibiz. Bu sayede 2024–2025 döneminde pazar ortalamasının üzerinde bir performans sergiledik ve ziyaretçi sayısındaki değişimde pazarı ortalama yüzde 4 oranında geride bıraktık. Güçlü ve dengeli kiracı yapımız, enflasyonun üzerinde sürdürülebilir ciro artışını destekledi ve 2025 yılında kiracı cirolarımız da yıllık ortalama yüzde 38,2 oranında arttı. Yani yüzde 35 seviyesindeki tüketici fiyat endeksinin ve yüzde 30 civarındaki sektör ortalamasının üzerinde bir artış oldu.” 2026 yılında da operasyonel performansın korunacağının ve sürdürülebilir büyümenin devam edeceğinin altını çizen Yaşar, “Enflasyona endeksli kira yapısı ve ciro bazlı kira modeli sayesinde gelir artışının devam etmesini öngörüyoruz. Şirketimiz, güçlü bilançosu ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde hem ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı kalmayı hem de fırsatları değerlendirmeyi hedefliyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ebebek, 2025’te hasılat ve FAVÖK’te güçlü büyüme kaydetti  Haber

ebebek, 2025’te hasılat ve FAVÖK’te güçlü büyüme kaydetti 

Anne ve bebek sektörünün öncü markası ebebek, enflasyon muhasebesi uygulamaları kapsamında hazırlanan 2025 yılı finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yıl boyunca hayata geçirilen operasyonel dönüşüm adımları ve maliyet optimizasyonu çalışmaları sayesinde şirket hem karlılığını hem de ölçeğini güçlendirdi. Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan konsolide finansal tablolara göre ebebek, 2025 yılı toplamında hasılatını bir önceki yıla göre enflasyonun üstünde yüzde 15,4 artırarak 27,7 milyar TL seviyesine taşıdı. Aynı dönemde FAVÖK yüzde 25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye yükselirken, FAVÖK marjı 1 puan iyileşerek yüzde 12,8 olarak gerçekleşti. Toplam satış adedi ise yüzde 16,4 artış göstererek büyümenin tabana yayıldığını ortaya koydu. Şirket, 2025’in dördüncü çeyreğinde de büyüme ivmesini korudu. Son çeyrekte hasılat enflasyonun üstünde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,4 artışla 7,5 milyar TL olurken, FAVÖK yüzde 32,3 yükselişle 1 milyar TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjındaki 1,1 puanlık iyileşme, yıl boyunca sürdürülen mali disiplin ve verimlilik odaklı yönetimin son çeyreğe de güçlü şekilde yansıdığını gösterdi. 2025: Verimlilik, dijitalleşme ve güçlü nakit akışı yılı ebebek, Yönetim Kurulu tarafından belirlenen uzun vadeli hedefler doğrultusunda 2025 yılı boyunca operasyonel yapısını güçlendiren stratejik adımları hayata geçirdi. Otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı yapısal iyileştirmeler hem finansal performansa hem de bebeveyn deneyimine doğrudan katkı sağladı. Yıl içerisinde tüm kategorilerde yavaş devir hızına sahip ürünlere yönelik gerçekleştirilen stok optimizasyon çalışmalarıyla durağan stok oranı düşürülürken nakit akışı güçlendirildi. İş ortaklarıyla yürütülen stratejik tahminleme ve planlama süreçleri ürün bulunurluğunu artırdı ve tüketici memnuniyetini destekledi. Mağaza içi tekstil reyon yönetimi, iade ve sezon geçiş planlamaları ile fiyatlandırma ve promosyon süreçleri, ticari ve operasyonel ekiplerin koordineli çalışması sayesinde daha etkin bir yapıya kavuşturuldu. Depo ve lojistik operasyonlarında da önemli bir dönüşüm gerçekleştirildi. Ankara Netlog 3PL deposu kapatılarak Uşak Beylerhan deposu şirket yönetimi altında devreye alındı. Gebze lojistik merkezinde tekstil ve e-ticaret süreçlerinde otomasyon sistemleri aktif şekilde kullanılmaya başlandı. Bu adımlar, operasyonel çevikliği artırırken maliyet yönetimine de katkı sundu. Mağaza operasyonlarında, bebeveyn deneyimini kesintisiz kılmak amacıyla çevrimdışı çalışabilen yeni kasa sistemi devreye alındı. Operasyonel iş yükünü azaltan dijital etiket gibi teknolojik projelerin pilot uygulamaları başarıyla tamamlandı. Çalışan bağlılığını güçlendirmek amacıyla tam zamanlı çalışan oranı artırılarak saha operasyonlarında istikrar desteklendi. Dijital kanallarda ise ebebek.com, tekstil mağazacılığını da kapsayan bütüncül bir platform yapısına dönüştürüldü. Yeni cüzdan uygulaması devreye alınırken, yılın ikinci yarısından itibaren saat 16.00’ya kadar verilen siparişlerin aynı gün kargoya teslim edilmesi standardı korunarak yüksek hizmet seviyesi sürdürüldü. Net Promoter Score (NPS) odaklı yaklaşım kapsamında bebeveynlerden haftalık olarak alınan geri bildirimler sistematik biçimde analiz edilerek teknik iyileştirmeler ve deneyimi güçlendiren uygulamalar hayata geçirildi. 2026’nın üçüncü çeyreğinde lansmanı planlanan yeni sadakat programının teknik altyapı çalışmaları başlatılırken, veri analiz fazı 2025 yıl sonu itibarıyla tamamlandı. Bebeveyn Sadakat Merkezi’nin kapasitesi artırılarak her gün saat 00.00’a kadar kesintisiz destek sunan bir yapıya geçildi. “Geçmiş yıllarda attığımız adımların meyvelerini finansal sonuçlarımızda gördük” Ebebek Mağazacılık A.Ş. Genel Müdürü Can Karadeniz, 2025 yılı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını, orta vadeli stratejik planlamalarımız doğrultusunda ortaya koyduğumuz hedeflere ulaşarak tamamlamanın memnuniyetini yaşıyoruz. Geçmiş yıllarda temellerini attığımız pek çok projenin çıktısını bu yıl finansal sonuçlarımızda daha belirgin şekilde görmeye başladık. Operasyonel verimliliği artıran yapısal dönüşümlerimiz, güçlü mali disiplin anlayışımız ve bebeveyn deneyimini odağına alan iş modelimiz sayesinde hem hasılat hem de FAVÖK tarafında sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme kaydettik. Yıl sonu itibarıyla Türkiye genelinde 300’e ulaşan mağaza sayımız, 65 bin metrekareyi bulan depo alanımız, güçlendirilmiş bilgi işlem altyapımız, yetkin ve yetişmiş insan kaynağından oluşmuş kıymetli ekiplerimizle önümüzdeki döneme hazırız. Bu yolculukta bize güvenen sermayedarlarımıza, bebeveynlerimize, iş ortaklarımıza ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Octet Türkiye’nin 2026 Odağı Sürdürülebilir Büyüme Haber

Octet Türkiye’nin 2026 Odağı Sürdürülebilir Büyüme

B2B ödeme ve tahsilat çözümleri alanında faaliyet gösteren ve şirketlerin işletme sermayesinin güçlenmesine destek olan Octet Türkiye, 2025 yılında büyüme stratejisini ürün bazlı performans üzerinden şekillendirdi. Şirket, 2025 yılı boyunca ürün portföyü içinde Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) çözümlerinin kullanım alanını genişletti. Geçtiğimiz yıl Octet Türkiye, DBS gelirlerinde %194, TFS gelirlerinde ise %450 oranında artış kaydetti. Elde edilen bu performans, şirketin çoklu banka altyapısı ve B2B odaklı platform yaklaşımının işletmelerin nakit akışı yönetiminde yarattığı etkiyi ortaya koydu. Octet Türkiye’nin Sanal POS çözümleri de 2025 yılı boyunca istikrarlı büyümesini sürdürdü. Sanal POS gelirleri, yıl genelinde %56 oranında artış gösterdi. Bu oran, enflasyonun yaklaşık iki katı seviyesinde bir büyümeye işaret ederken şirketin tahsilat çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı sunduğunu gösterdi. 2026 hedeflerinde güven ve istikrar öne çıkıyor Octet Türkiye, 2026 yılına yönelik stratejik önceliklerini ölçeklenebilir büyüme, regülasyon uyumu ve teknolojik dönüşüm ekseninde şekillendiriyor. Şirket, belirsizliklerin arttığı ekonomik ortamda işletmelerin nakit akışını daha öngörülebilir hale getiren çözümler sunmayı hedefliyor. Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, 2026 perspektifine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026’yı fintek ekosisteminde hızlı büyümeden çok, dayanıklı ve sürdürülebilir yapıların öne çıktığı bir dönem olarak görüyoruz. Octet Türkiye olarak büyümeyi, ürünlerimizin işletmelerin nakit akışına sağladığı somut katkı üzerinden kurguluyoruz. Regülasyonlara uyum ve şeffaflık ise bu yaklaşımın doğal bir parçası.” Ekemen Fidan, 2025’in sektör açısından seçici yatırımların ve güçlü denetim mekanizmalarının öne çıktığı bir dönem olduğuna dikkat çekerek, Octet Türkiye’nin bu süreçte kurumsal şirketler, bayi ağına sahip firmalar ve KOBİ’ler dahil olmak üzere toplam 8 bin 500 müşteriye hizmet sunduğunu hatırlattı. 2026’ya ilişkin beklentilerini de paylaşan Ekemen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde işletmeler için nakit akışının öngörülebilirliği her zamankinden daha kritik hale geliyor. Biz de 2026’yı, işletmelerin finansal esnekliğini merkeze aldığımız bir yıl olarak görüyor; bölgesel yapılanma ve KOBİ segmentine açılımı öncelikli stratejik adımlarımızdan biri olarak konumlandırıyoruz. Özellikle KOBİ segmentinde finansal esnekliğin güçlü bir nakit akışıyla mümkün olduğuna dair farkındalığın artırılmasına odaklanacağız. Bu doğrultuda veri analitiği ve yapay zeka destekli altyapılara yaptığımız yatırımlarla hem mevcut ürünlerimizi güçlendirmeyi hem de ölçeklenebilir büyümeyi desteklemeyi hedefliyoruz. Ekonomik koşulların zorlu olduğunun farkındayız; ancak rotamızı koruyarak B2B odağında ilerlemeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.