Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nakit Akışı

Kapsül Haber Ajansı - Nakit Akışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nakit Akışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aktif Bank ve Figopara İş Birliği İle İşletmelerin Finansmana Erişimi Hızlanıyor Haber

Aktif Bank ve Figopara İş Birliği İle İşletmelerin Finansmana Erişimi Hızlanıyor

Türkiye’nin en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi Aktif Bank, işletmelerin finansman ve nakit akış süreçlerini kolaylaştıran iş birliklerine devam ediyor. Ticari İşletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana hızlı, kolay ve güvenli şekilde erişmesini sağlayan, Türkiye’nin önde gelen fintek şirketlerinden Figopara ile kurulan stratejik ortaklık ile işletmeler, alıcı firmalara kestikleri faturalardan doğan alacaklarını tamamen dijital, hızlı ve güvenli bir şekilde finansmana dönüştürebiliyor. Dijital süreçler sayesinde daha geniş kitlelere ulaşmaya odaklandıklarını belirten Aktif Bank Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hakan Pürdeloğlu, “Aktif Bank olarak 26 yıllık kurumsal bankacılık deneyimimizle alıcı ya da satıcı tarafta yer alan ticari işletmelere tahsilat ve alacak finansmanı tarafında destek sağlayacak alternatifler üretmeye devam ediyoruz. Figopara ile kurulan iş birliği sayesinde, tedarikçi işletmelerin finansmana kolaylıkla eriştikleri, nakit akış planlarını yapabildikleri hizmeti sunmaya başladık. Alıcı firmaların sürdürülebilir büyümesinin ve tedarikçileriyle kurdukları ticari ilişkilerin güçlenmesinin her zamankinden daha kıymetli olduğu bu dönemde, ticaretin her iki tarafına da destek olmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. Firmaların ihtiyaç duydukları finansmana aracılık ederek nakit ihtiyacı ve vade sorununu önemli ölçüde çözdüklerini ifade eden Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar ise konuya dair şunları söyledi: “İşletmelerin finansmana erişimini uçtan uca dijitalleştirirken, nakit akışı yönetimlerini destekleyerek ticaretlerine katkıda bulunuyoruz. Temel hedefimiz firmaların ihtiyaç duyduğu an vadeli alacaklarını çek, senet teminat gerektirmeden finansmana çevirmek. Aktif Bank ile yaptığımız değerli iş birliği sayesinde nakit ihtiyaçlarına hızlı ve kolay çözümler arayan KOBİ ve Kurumsal Firmaların hayatını kolaylaştıracağız. Nakit ve vade sorununu çözmenin yanı sıra tüm finansal ihtiyaçların tek bir yerden çözülebildiği bir platform olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı Haber

Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı. Creandum liderliğinde gerçekleşen tura Borusan Ventures’ın yanı sıra Kfund, HelloWorld ve Angel Invest ile Qonto, Pennylane, SAP, ING, SoFi, LIDL ve DeepMind’dan bireysel yatırımcılar da katıldı. Defne Kocabıyık Narter: Causa Prima şirketler arası finansman süreçlerini otonom hale getiriyor Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Bugün alıcı ve tedarikçi tarafında kullanılan yapay zekâ sistemleri büyük ölçüde birbirinden bağımsız çalışıyor. Bu nedenle anlaşmazlıklar ve istisnai durumlar ortaya çıktığında süreçler yeniden insan müdahalesine ihtiyaç duyuyor. Causa Prima, geliştirdiği agent-to-agent altyapısıyla bu iki taraf arasında köprü kurarak şirketler arası işlemlerin otonom bir şekilde yürütülmesini sağlıyor.” Causa Prima Kurucu Ortağı Maex Ament ise şu ifadeleri kullandı: “Şirketler arasında paranın hareket etmesini sağlayan sistemleri inşa etmek için 25 yıl çalıştık. B2B finansmandaki temel sorun hiçbir zaman tek bir şirketin içinde değil, iki şirketin arasındaki boşluktaydı. Her iki tarafın da gerçek zamanlı müzakere yürütebilen yapay zekâ ajanlarını kullandığı bir dünyada, sektörü uzun yıllardır tanımlayan anlaşmazlıklar ve katı ödeme koşulları artık geçmişte kalacak.” Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. Causa Prima, şirketleri ve tedarikçileri yapay zekâ destekli tek bir ağda birleştiriyor Günümüzde alıcı tarafındaki borç hesapları ile tedarikçi tarafındaki alacak hesapları sistemlerinin kopuk çalışması sebebiyle tek bir itirazlı faturanın haftalar süren e-posta trafiğine yol açması ve erken ödeme iskontolarının etkin yönetilememesi yüzünden şirketlerin her yıl milyonlarca dolarlık potansiyel tasarruf ve nakit akışı avantajını kaçırdığı görülüyor. Operasyonel verimsizlikler ve finansal kayıplar sebebiyle işletmelerin alternatif arayışları sürerken, Causa Prima, alıcı ve tedarikçileri aynı dijital ağ üzerinde buluşturarak kurumlar arası finansal süreçleri yeniden tanımlıyor. Şirketin geliştirdiği yapay zekâ ajanları sayesinde onay süreçleri, anlaşmazlık yönetimi ve ödeme koşullarına ilişkin kararlar insan müdahalesine ihtiyaç duymadan saniyeler içinde sonuçlandırılabiliyor. Girişimin arkasında, dinamik iskonto modelinin öncülerinden olan ve daha sonra SAP tarafından satın alınan Taulia’nın kurucusu Maex Ament liderliğinde deneyimli bir kadro yer alıyor. Ekip, küresel ölçekte tedarikçi ödeme altyapılarının geliştirilmesinde önemli rol oynamış isimlerden oluşuyor. Causa Prima bugün 3.000’i aşkın aktif kullanıcısıyla kurumların işletme sermayesini daha verimli yönetmesine ve tedarik zinciri finansını dijitalleştirmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur? Haber

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur?

Elektrik fiyatındaki sert bir hareket, bir depolama ihalesi, yeni bir YEKA duyurusu ya da doğal gaz altyapısına ilişkin tek satırlık bir açıklama, piyasada olduğundan daha büyük bir etki yaratabilir. Bu yüzden enerji yatırımı haber analizi, yalnızca gündemi takip etmek için değil; sermaye tahsisi, risk yönetimi ve kurumsal pozisyon alma açısından da temel bir okuma disiplinidir. Haberin kendisi kadar, neyi söylemediği de yatırım kararını etkiler. Enerji haberinde asıl soru nedir? Enerji sektöründe haber akışı yoğun, teknik ve çoğu zaman katmanlıdır. Bir üretim lisansı, kapasite artışı, bağlantı görüşü, finansman anlaşması veya satın alma haberi ilk bakışta pozitif görünebilir. Ancak profesyonel okuma burada başlar. Piyasa için kritik soru, haberin şirket değeri, nakit akışı, proje takvimi ve rekabet dengesi üzerinde somut bir değişim üretip üretmediğidir. Örneğin bir güneş enerjisi santrali yatırım haberi, yalnızca megavat büyüklüğü üzerinden okunmamalıdır. Arsanın durumu, trafo kapasitesi, çağrı mektubu, ekipman tedarik zinciri, döviz bazlı maliyet yapısı ve satış modelinin niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Aynı yatırım, doğru bağlantı noktası ve uygun finansmanla yüksek verimlilik vadederken; zayıf altyapı veya geciken izin süreçleri nedeniyle beklenenden daha düşük performans gösterebilir. Enerji yatırımı haber analizi neden yüzeysel yapılamaz? Enerji, diğer birçok sektörden farklı olarak yoğun sermaye, uzun geri dönüş süresi ve güçlü regülasyon etkisi taşır. Bu nedenle haberin tonu ile ekonomik gerçeklik her zaman aynı yönde ilerlemez. Şirketler, kamu kurumları ve sektör oyuncuları doğal olarak olumlu başlıklarla görünmek ister. Fakat karar verici için başlık değil, haberin işlem gören veri üretip üretmediği önemlidir. Bir yatırım açıklamasında toplam proje bedeli yazıyor olabilir, ancak özkaynak-borç dengesi belirtilmiyorsa finansman riski açıktır. İnşaat süresi veriliyor olabilir, fakat ekipman tedarikçisi veya EPC yapısı net değilse takvim riski sürer. Elektrik satışına ilişkin beklenti sunuluyor olabilir, ancak ikili anlaşma mı, serbest piyasa mı, YEKDEM benzeri mekanizma mı kullanılacağı belirsizse gelir tahmini erken kalır. Burada temel yaklaşım şudur: Haber, dikkat çekici olabilir; ama yatırımcı, editör veya kurumsal iletişim yöneticisi için esas değer, doğrulanabilir iş etkisidir. Hangi başlıklar yatırım açısından daha belirleyicidir? Enerji alanında her haber aynı ağırlığa sahip değildir. Bazı gelişmeler kısa vadeli algı üretir, bazıları ise gerçekten bilanço ve sektör yönü değiştirir. Özellikle dört başlık, enerji yatırımı haber analizi içinde daha dikkatli ele alınmalıdır. Regülasyon ve teşvik kararları Sektörde çoğu zaman en yüksek etkili haberler regülasyon kaynaklıdır. Lisans süreçleri, kapasite mekanizmaları, depolama düzenlemeleri, şebeke erişimi, yerli katkı modelleri ve teşvik yapıları doğrudan yatırım iştahını değiştirir. Buradaki kritik nokta, düzenlemenin ilan edilmesi ile uygulanabilir olması arasındaki farktır. Kâğıt üzerinde yatırım dostu görünen bir düzenleme, ikincil mevzuat netleşmeden fiili hız yaratmayabilir. Bu nedenle yalnızca kararın açıklanmasına değil, uygulama takvimi ve operasyonel çerçevesine bakmak gerekir. Finansman ve ortaklık haberleri Uluslararası kalkınma finansmanı, ticari banka kredileri, yeşil tahvil ihracı veya stratejik ortaklıklar, bir projenin gerçekleşme olasılığını ciddi biçimde artırabilir. Ancak finansman haberlerinde de detay seviyesi belirleyicidir. Niyet mektubu ile kapanmış kredi anlaşması aynı şey değildir. Azınlık ortaklık ile kontrol değişimi de aynı etkiyi üretmez. Haber metninde vade, para birimi, faiz yapısı, teminat çerçevesi ve fon kullanım amacı görünüyorsa, analiz daha sağlam zemine oturur. Bunlar yoksa haber daha çok kurumsal görünürlük işlevi taşıyor olabilir. Teknoloji ve ekipman tarafı Batarya depolama, hibrit santral yapıları, elektrolizör, offshore rüzgar, karbon yakalama veya akıllı şebeke yatırımları teknoloji eksenli haberlerin başında gelir. Bu alanda en sık yapılan hata, teknolojik yeniliği doğrudan ticari başarıyla eşitlemektir. Bir teknoloji haberinin değeri, pilot aşama mı yoksa ticarileşme aşaması mı olduğuna göre değişir. Yerli üretim vurgusu önemli olabilir, ancak sertifikasyon, ölçeklenebilirlik ve birim maliyet rekabeti olmadan tek başına yeterli değildir. Birleşme, satın alma ve varlık devri M&A haberleri sektörde fiyatlama açısından güçlü sinyal üretebilir. Çünkü bu işlemler, yalnızca mevcut varlık değerini değil, geleceğe dönük beklentiyi de yansıtır. Yine de çarpanları, portföy kalitesini, lisans durumunu ve operasyonel verimliliği görmeden işlem büyüklüğü üzerinden sonuca gitmek yanıltıcıdır. Özellikle yenilenebilir tarafta portföyün kurulu gücü kadar kapasite faktörü, şebeke erişimi ve sözleşme yapısı da önem taşır. İyi bir enerji yatırımı haber analizi nasıl yapılır? Sağlıklı bir analiz, haberin üç katmanda okunmasını gerektirir: ne açıklandı, ne anlama geliyor ve ne kadar uygulanabilir. İlk katman veri toplama aşamasıdır. Şirket adı, proje türü, kapasite, lokasyon, yatırım tutarı, finansman modeli ve takvim net biçimde ayrıştırılmalıdır. İkinci katmanda haberin iş etkisi değerlendirilir. Bu proje şirket için dönüştürücü ölçekte mi, yoksa toplam portföy içinde sınırlı mı kalıyor? Yeni gelir alanı mı açıyor, mevcut operasyonu mu güçlendiriyor? Marjları artırma ihtimali var mı, yoksa yalnızca ölçek büyümesi mi getiriyor? Üçüncü katman ise uygulanabilirliktir. Türkiye gibi regülasyon etkisinin yüksek olduğu pazarlarda, izinler, bağlantı kapasitesi, finansman koşulları ve tedarik süreleri çoğu zaman proje ekonomisini değiştirir. Bu nedenle en etkileyici basın bülteni bile, sahadaki gerçeklik testinden geçmeden stratejik anlam taşımaz. Haber dilindeki sinyaller nasıl okunmalı? Profesyonel okuyucu için dil de veridir. “Planlanıyor”, “hedefleniyor”, “değerlendiriliyor” gibi ifadeler ile “imzalandı”, “devreye alındı”, “finansman kapandı” gibi ifadeler aynı güven seviyesini taşımaz. Haberde kullanılan fiiller, projenin olgunluk düzeyi hakkında önemli ipuçları verir. Aynı şekilde haberin kim tarafından servis edildiği de önemlidir. Şirket açıklamaları, kamu duyuruları, düzenleyici kurum kararları ve bağımsız piyasa verileri farklı güven katmanlarına sahiptir. Kurumsal açıklama ilk sinyali verebilir, fakat yatırım açısından daha güçlü okuma için ikinci kaynak teyidi çoğu zaman gerekir. Bu çerçevede, Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın akışlarının değeri, haberi yalnızca duyurmakla sınırlı kalmayıp iş dünyasının okuyabileceği bağlama yerleştirmesinde ortaya çıkar. En sık yapılan okuma hataları Enerji yatırımı haberlerinde en yaygın hata, kapasite artışını otomatik olarak değer artışı saymaktır. Oysa megavat büyüklüğü tek başına yeterli değildir. Aynı kapasite, farklı lokasyon, farklı finansman maliyeti ve farklı satış modeli nedeniyle bambaşka ekonomik sonuçlar doğurabilir. Bir diğer hata, kısa vadeli haber akışını uzun vadeli sektör yönüyle karıştırmaktır. Örneğin ekipman fiyatlarında geçici gevşeme olumlu olabilir, ancak şebeke darboğazı sürüyorsa yatırım temposu beklenen kadar hızlanmayabilir. Benzer şekilde, kamu desteği pozitif algı yaratabilir; fakat uygulama detayları gecikirse piyasa coşkusu erken sönümlenebilir. Ayrıca enerji geçişi temalı her haberin eşit derecede yatırım değeri taşıdığı düşüncesi de yanıltıcıdır. Karbon azaltımı, depolama, hidrojen veya elektrifikasyon başlıkları stratejik açıdan güçlüdür; ancak her projenin ticari olgunluğu aynı seviyede değildir. Hikâye ile nakit akışını ayırmak gerekir. Karar vericiler için pratik okuma çerçevesi Bir enerji haberini hızlı ama sağlıklı değerlendirmek isteyen profesyoneller için birkaç temel soru yeterli olabilir: Bu gelişme hangi varlığı, şirketi veya alt sektörü etkiliyor? Etki kısa vadeli algı mı, orta vadeli nakit akışı mı yaratıyor? Regülasyon, finansman ve tedarik tarafında açık risk var mı? Açıklanan bilgi teyit edilebilir mi? Piyasadaki mevcut fiyatlama bu haberi zaten satın almış olabilir mi? Bu sorular, özellikle medya editörleri, kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri profesyonelleri ve sektör yöneticileri için ortak bir filtre işlevi görür. Çünkü enerji haberi yalnızca okunmaz; çoğu zaman yeniden yazılır, yorumlanır, sunumlara taşınır ve stratejik karar süreçlerine girer. Enerji sektöründe haber akışı hızlanırken avantaj, en çok haberi görmekte değil; gerçekten etkili olanı ayırabilmektedir. Gürültünün arttığı bir piyasada doğru analiz, çoğu zaman ilk bilgiden değil, doğru sorudan başlar.

Katılımevim, Dünyanın En Hızlı Büyüyen Şirketleri Arasında İlk 50’de Haber

Katılımevim, Dünyanın En Hızlı Büyüyen Şirketleri Arasında İlk 50’de

Halka açık 1.000 prestijli şirketin yer aldığı listede Katılımevim, dünya genelinde 45’inci, Türk şirketleri arasında ise 5’inci sırada yer aldı. TIME ve Statista tarafından gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmede; şirketlerin son beş yıldaki gelir artışı, çalışan sayısındaki büyüme ve sürdürülebilir ölçeklenme kabiliyetini içeren operasyonel performansları esas alındı. Araştırmaya dahil edilen halka açık şirketler; kârlılık, borçluluk düzeyi, nakit akışı ve Finansal dayanıklılık gibi kriterlerin yanı sıra hisse getirisi, piyasa değeri artışı ve volatilite gibi göstergeler üzerinden de değerlendirildi. Yalnızca en hızlı büyüyen şirketleri değil, aynı zamanda güçlü mali yapıya ve sağlıklı piyasa performansına sahip sürdürülebilir büyüme liderlerini belirlemeyi amaçlayan bu listede üst sıralarda yer almak, Katılımevim’in verimli iş modelinin, güçlü organizasyon yapısının ve sürdürüebilir büyüme yaklaşımının uluslararası ölçekte takdir gördüğünü ortaya koydu. Katılımevim tarafından yapılan açıklamada, uluslararası alanda kazanılan bu başarının şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunu daha da güçlendirdiği vurgulanırken; "Birlikte büyüyoruz, birlikte güçleniyoruz" felsefesiyle bu önemli başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına, iş ortaklarına ve paydaşlara teşekkür edildi. 2023 yılından bu yana Borsa İstanbul’da KTLEV koduyla işlem gören Katılımevim, tasarruf Finansman sektöründe halka açık tek şirket olarak faaliyetlerini sürdürürken, istikrarlı büyüme performansını uluslararası platformlarda da tescillemeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜROFED ve İş Bankası’ndan kOnaklama Sektörünü Güçlendiren İş Birliği Haber

TÜROFED ve İş Bankası’ndan kOnaklama Sektörünü Güçlendiren İş Birliği

Ülkemiz; iklim çeşitliliği, doğal güzellikleri, zengin tarihi ve kültürel mirası ile turizm sektöründe yüksek bir potansiyele sahip. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) ve Türkiye İş Bankası da önemli gelir ve istihdam kaynakları arasında yer alan turizmin finansal yapısını güçlendirmek, ekosistemin uzun vadeli gelişimini desteklemek hedefiyle bir iş birliğine gitti. Özel kredi paketleri, esnek vadeler ve geri ödeme planları… Marmaris’te Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ve TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı’nın katıldığı imza töreniyle hayata geçirilen iş birliği çerçevesinde İş Bankası, turizm yatırımcılarının finansmana erişimini kolaylaştıran özel kredi paketleri, esnek vadeler, sezon nakit akışı döngüsüne duyarlı geri ödeme planları ve nakit akışına uyumlu yapılandırmalar sağlayacak. Kendi içinde turizme özel oluşturduğu yapılanmaya ve uzman ekiplere sahip Banka; sektörde otel yatırımcılarından işletmecilere uzanan geniş bir kitleye yönelik ürün ve hizmetler geliştirmeye devam edecek. Bütüncül bir finansal iş ortaklığı modeli Sektörel ihtiyaçlara göre şekillenen bütüncül bir finansal iş ortaklığı modeli örneği olan iş birliği ile geliştirilen finansman çözümleri, özellikle otel yatırımlarının uzun geri dönüş süreleri ve operasyonel dalgalanmalar dikkate alınarak tasarlandı. Bu sayede risk yönetimi maksimum seviyeye çıkarılırken işletmelerin finansal planlamaları daha öngörülebilir hale gelecek. Sezgin Yılmaz: “Sektörün rekabet gücü artacak” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, ülkemizin gelişimi için kritik alanlardan ve ekonomik lokomotiflerden olan turizme stratejik önem verdiklerini belirterek, sektöre finansal çözümlerin yanı sıra ihtisaslaşmaya yönelik faaliyetleri; tarihi mirasımızı ve doğamızı korumak için gerçekleştirdikleri projelerle de destek verdiklerini söyledi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayrı bir uzmanlık alanı olarak konumlandırdığımız turizme yatırım danışmanlığı, fizibilite desteği ve veri analitiği gibi alanlarda da hizmet sunarak katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımız ile turizm profesyonelleri, standart bankacılık ürünlerinin ötesinde, doğrudan kendi ihtiyaçlarına hitap eden çözümlerle buluşuyor. TÜROFED ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ise sektörün kurumsallaşması, küresel rekabet gücünün artması ve uluslararası ölçekte daha sürdürülebilir bir büyüme modeline geçmesine katkı sağlayacak. ” Erkan Yağcı: “Geleceğin turizm anlayışını şekillendirecek” TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı ise İş Bankası ile hayata geçirilen iş birliğinin Türkiye’nin dört bir yanındaki otel yatırımcıları ve işletmecilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağını belirtti. Yerel ekonomiler için daha fazla değer yaratan bu modelin istihdamın güçlenmesine ve turizm gelirlerinin niteliğinin artırılmasına da katkı sunacağını belirten Yağcı, şöyle dedi: “Sektörün sürdürülebilir büyümesi için atılan bu adım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle kalmıyor; geleceğin turizm anlayışını şekillendirecek finansal altyapının da temelini oluşturuyor. Bu yeni dönem, Türkiye turizminin değer odaklı büyüme hedeflerine ulaşmasında ve küresel rekabet gücünü artırmasında önemli bir kaldıraç etkisi yaratacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’dan 2026’ya Güçlü Başlangıç Haber

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’dan 2026’ya Güçlü Başlangıç

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın aynı dönemde kiracı ciroları yüzde 38 artarak, enflasyonun ve sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım, portföyündeki yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması ve dinamik varlık yönetimi yaklaşımıyla yılın ilk çeyreğinde de operasyonel verimliliğini artırmaya devam etti. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım grubu olan şirket, yüzde 99,5 doluluk oranıyla perakende gayrimenkul sektöründeki lider konumunu koruyor. “Güçlü finansal yapımızla büyümemizi sürdürüyoruz” Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk çeyreğinde operasyonel kârımız, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 artış göstererek 54 milyon Euro’ya ulaştı. Aynı dönemde düzeltilmiş net aktif değerimiz ise 3,5 milyar Euro olarak gerçekleşti. Güçlü operasyonel performansımız ve varlık değerlerimizdeki artış sayesinde büyümemizi istikrarlı şekilde sürdürüyoruz. Serbest nakit akışımızdaki yükseliş; operasyonel kârlılıktaki artış, finansman maliyetlerindeki düşüş ve yatırım ile operasyon giderlerinde sağlanan optimizasyonun etkisiyle gerçekleşti. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, operasyonel verimliliğimizde kayda değer bir iyileşmeye işaret ederken, yıllık 150 milyon Euro’nun üzerinde güçlü bir nakit üretim kapasitesine ulaştığımızı ortaya koyuyor.” Hem ziyaretçi sayısı hem operasyonel performans arttı 2026 yılının ilk çeyreğinde alışveriş merkezlerindeki ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 28,1 milyona ulaştığını belirten Yaşar, aynı dönemde kiracı cirolarının yüzde 38 artış gösterdiğini ifade etti. Böylece kiracı cirolarının hem yüzde 31 seviyesindeki TÜFE’nin hem de yüzde 32 olan sektör ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Yaşar, portföy genelinde doluluk oranının ise yüzde 99,5 seviyesinde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Yılın ilk üç ayında toplam 7.783 metrekare yeni kiralama gerçekleştirdik ve 36 yeni mağaza açtık. Aktif kiralama ve yeniden konumlandırma çalışmalarımızla portföyümüzün performansını desteklemeye devam ediyoruz. 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. Operasyonel kârlılığımızı çift haneli büyütürken, yüksek doluluk oranımızı koruduk. Enflasyona endeksli ve kiracı performansına bağlı kira modelimiz sayesinde gelirlerimizi sürdürülebilir şekilde artırıyoruz. Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimizle hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmayı hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.” Büyüme ve yeni projeler devam ediyor Hem organik büyüme hem de stratejik satın almalarla yüksek kaliteli varlıklara odaklanan yatırım stratejisini sürdüren Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Piazza Park Maltepe konut ve Maltepe Ofis projeleri başta olmak üzere portföyünü çeşitlendirmeye devam ediyor. İnşaatı devam eden, konut, home ofis ve ticari alanlardan oluşan toplam 229 bağımsız bölümlü Piazza Park Maltepe projesinin yüzde 23’ü satılmış durumda. Maltepe Ofis projesiyle portföyüne yaklaşık 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler eklemeye hazırlanan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, ofis kiralarındaki artış beklentisine paralel olarak bu segmentte önemli bir gelir artışı potansiyeli görüyor. 2028’de elektrik tüketiminin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak Portföyünde bulunan 15 varlığın tamamının BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikasına sahip olmasıyla dünya genelinde en üst seviyede yer alan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını 2026’da da sürdürdü. Grup şirketlerinden Rönesans Enerji ile hayata geçirilen iş birliği kapsamında Türkiye’deki ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması’na (YEYTA) imza atan şirket, herhangi bir sermaye harcaması yapmadan 20 yıl boyunca yenilenebilir enerji tedarik edecek ve pozitif nakit akışı sağlayacak. Bu kapsamda, 2026 yılı sonuna kadar toplam elektrik tüketiminin yüzde 67’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Efes, 2026’nın İlk Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı Haber

Anadolu Efes, 2026’nın İlk Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı

2026 yılının ilk çeyreğinde Anadolu Efes’in konsolide satış hacmi %5,3 artışla 25,6 milyon hektolitreye ulaşırken, net satış gelirleri %7,6 artışla 62,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde FAVÖK %57,6 artışla 8,5 milyar TL’ye yükseldi. Operasyonel kârlılıktaki iyileşmeye rağmen net kâr yıllık bazda sınırlı bir düşüş gösterirdi. erbest nakit akışı mevsimsellik etkisiyle negatif kalmaya devam etmekle birlikte önceki yılın aynı dönemine kıyasla önemli ölçüde iyileşti. Anadolu Efes, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını duyurdu. Açıklamaya göre şirketin konsolide satış hacmi %5,3 artarak 25,6 milyon hektolitre seviyesinde gerçekleşti. Yılın ilk çeyreğinde uluslararası bira operasyonları konsolide performansı desteklerken, meşrubat operasyonları ise Orta Asya başta olmak üzere birçok pazarda büyümeye katkı sağlamaya devam etti. “Zorlu ortama rağmen dengeli bir performans sergiledik” Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes İcra Başkanı Onur Altürk, 2026 yılının ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılının ilk çeyreğine, öngörülerimizin de ötesinde zorlu bir makroekonomik ortamda başladık. Türkiye bira operasyonlarımızda dönemsel tüketim alışkanlıklarındaki değişimlere bağlı olarak hacimler beklentilerimizin gerisinde kalırken, buna karşılık uluslararası operasyonlarımızın performansı ve coğrafi çeşitliliğimiz konsolide sonuçlarımızı dengeledi. Bu dönemde maliyet yönetimi, fiyatlama ve portföy optimizasyonu alanlarında disiplinli bir yaklaşım izledik. Uzun vadeli büyüme stratejimizi destekleyen yatırımlarımıza devam ederken, Özbekistan’da yerel üretime geçmek için imzaladığımız iş birliği anlaşması ile Orta Asya’daki varlığımızı güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attık. Yerel üretim modeli ile maliyet yapımızı optimize etmeyi, ürün tazeliğini artırmayı ve pazar dinamiklerine daha hızlı yanıt verebilmeyi hedefliyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOBİ'lerin Tahsilat Sorununa Radikal Çözüm Haber

KOBİ'lerin Tahsilat Sorununa Radikal Çözüm

Ekonomik dalgalanmaların ve nakit akışı baskısının KOBİ'ler üzerinde yoğunlaştığı bu dönemde, Özel Riskler Yönetim Merkezi (ÖRYM) koordinasyonunda hayata geçirilen Devlet Destekli Alacak Sigortası (DDAS) sisteminin önemi her zamankinden daha fazla artıyor. Ticari alacakları devlet güvencesi altına alan DDAS, KOBİ'ler için kritik bir kamu ürünü olarak öne çıkarken DDAS sistemine dahil bir sigorta şirketi olan Prive Sigorta bu güvenceyi çok daha erişilebilir hale getirdi. Bürokratik engelleri ortadan kaldıran dijital altyapı sayesinde başvuru süreçleri hızlanırken, Prive Sigorta'nın "dijital KOBİ" ve "dijital acente" ağı üzerinden yürütülen elektronik başvuru modeliyle Türkiye'nin 81 ilindeki KOBİ'ler DDAS sistemine kolaylıkla erişebiliyor. KOBİ'ler Tek Bir Panel Üzerinden Dijitalleşiyor Prive Sigorta'nın devreye aldığı yeni dijital yapı ile KOBİ'ler artık DDAS başvurularını elektronik ortamda doğrudan kendileri doldurabiliyor; başvurular tek bir platform üzerinden hem sigorta acentelerine hem de eş zamanlı olarak Prive Sigorta tarafından Özel Riskler Yönetim Merkezi'ne iletiliyor. Böylece süreç hem sadeleşiyor hem de önemli ölçüde hız kazanıyor. Bu dönüşüm, yalnızca başvuru süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor; DDAS'ın çok daha geniş bir tabana yayılmasını sağlayarak sistemin sahadaki etkinliğini belirgin şekilde artırıyor. Prive Sigorta ile E-Fatura Artık Teminat ve Likidite Aracı Prive Sigorta, vadeli alacakları yalnızca sigortalamakla kalmayıp alternatif bir finansman aracına dönüştüren bir yapı sunuyor. Alacağın devri altyapısı sayesinde KOBİ'ler, vadesi gelmemiş alacaklarını DDAS güvencesiyle ödemelerde kullanabilmekte ve banka limitlerine bağlı kalmadan ticaretlerinde likidite üretebilmekte. Dijitalleşme DDAS'ın başarısına olumlu katkı sunuyor Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan Türk Reasürans Genel Müdür Yardımcısı Ali Sertaç Canal, Devlet Destekli Alacak Sigortası'nın KOBİ'lerin ticari sürdürülebilirliğini güvence altına alan stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekti. Dijitalleşmenin sistem üzerindeki dönüştürücü etkisine de vurgu yapan Canal, "Hayata geçirilen dijital entegrasyonlar sistemin sahadaki erişilebilirliği ve etkinliği önemli ölçüde artıyor. Bu sayede KOBİ'ler sistemi doğrudan kullanma imkanına erişiyor." ifadelerini kullandı. Canal ayrıca, DDAS'ın yalnızca işletmeleri korumakla kalmadığını, aynı zamanda ticari güven ortamını güçlendiren ve ekonomik istikrarı destekleyen bir rol üstlendiğini belirterek, "Kayıtlı ekonominin güçlenmesi, ticari ilişkilerde güvenin artması ve finansal risklerin yönetilebilir hale gelmesi açısından DDAS çok önemli bir enstrüman. Bu yapının yaygınlaşması, ülke ekonomisinin daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde büyümesine katkı sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Prive Sigorta Genel Müdürü Ahmet Gökhan Kerem ise DDAS'ın sahadaki gerçek ihtiyaçlara doğrudan yanıt veren güçlü bir model olduğuna dikkat çekerek, "DDAS'ın KOBİ'leri yalnızca koruyan değil, aynı zamanda onların büyümesini destekleyen ve ticari hayatlarını sürdürülebilir kılan bir yapı olduğunu gördük. Bu nedenle sistemde aktif rol alma kararı aldık" dedi. Kerem, Özel Riskler Yönetim Merkezi tarafından kurgulanan bu yapının, doğru entegrasyonlarla çok daha geniş bir etki alanına ulaştığını vurgulayarak, "Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye'nin 81 ilinde faaliyet gösteren KOBİ'ler vadeli alacaklarını sigorta güvencesi altına alarak işletme sermayesine dönüştürebiliyor. Bu sayede firmalar, banka limitlerine bağımlı kalmadan ticaretlerini daha özgür, esnek ve güvenli bir zeminde sürdürebiliyor" ifadelerini kullandı. Dijital altyapının sağladığı hız ve erişilebilirliğin altını çizen Kerem, "Kurduğumuz dijital KOBİ ve dijital acente ekosistemi sayesinde başvuru süreçlerini sadeleştirirken, sistemin sahadaki yaygınlığını da önemli ölçüde artırıyoruz. Amacımız, DDAS'ı yalnızca bir sigorta ürünü olmaktan çıkarıp KOBİ'ler için aktif kullanılan bir finansal araç haline getirmek" dedi. Kerem ayrıca, bu dönüşümün Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme de değinerek, "KOBİ'lerin tahsilat risklerini yönetebildiği, nakit akışını daha sağlıklı planlayabildiği bir yapı; ticari güveni artırır, üretimi destekler ve ekonomik istikrarı güçlendirir. Biz de Prive Sigorta olarak bu dönüşümün öncülerinden biri olmaktan büyük bir heyecan ve sorumluluk duyuyoruz" diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı Haber

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı

Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre ASELSAN; güçlü operasyonel performansı, artan teknoloji yatırımları ve disiplinli finansal yönetimi ile büyümesini kararlılıkla sürdürdü. Borsa İstanbul’un en değerli şirketi ASELSAN'ın 2026 yılı ilk üç ayına ait hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak %15 artarak 34,3 milyar TL’ye ulaştı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılının ilk çeyreğinde imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri %69 artışla 629 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de geçen yılın aynı dönemine göre %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına ulaştı. Bakiye siparişlerdeki artış, ASELSAN’ın kesintisiz büyümesine 2026 yılında da eşlik etti. ASELSAN, ölçek ve kapasite artışına yönelik yatırımlarını yılın ilk çeyreğinde %261 yükselterek 137 milyon ABD dolarına çıkardı. AR-GE harcamaları da %41 artış ile 357 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Üretime ve AR-GE’ye yönelik güçlü yatırımlar, ASELSAN’ın küresel marka olma yolunda emin adımlarla yürümesini destekleyen stratejik adımlar olarak öne çıktı. Bir önceki yılın aynı dönemde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı da 0,41’e geriledi. Öne Çıkan Finansal ve Operasyonel Göstergeler – 2026 1. Çeyrek • İmzalanan Yeni İhracat Sözleşmeleri: 629 milyon ABD doları (%69 artış) • Bakiye Siparişler: 20,7 milyar ABD doları (%39 artış) • Hasılat: 34,3 milyar TL (%15 artış) • FAVÖK Marjı: %25,2 (2025 yılı 1. Çeyrek, %22,6) • Net Borç/FAVÖK: 0,41 (2025 yılı 1. Çeyrek, 0,60) • AR-GE Harcamaları: 357 milyon ABD doları (%41 artış) • Seri Üretime Yönelik Yatırımlar: 137 milyon ABD doları (%261 artış) ASELSAN Geleceğin Teknolojileriyle Büyümeye Devam Ediyor ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını toplamaya 2026 yılında da devam etti. 2026 yılı ilk çeyrek hasılatı geçen yıla göre reel olarak %15 büyüyerek 34,3 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk üç ayında elde edilen hasılatta ÇELİKKUBBE, Radar, Elektronik Harp, Askeri Haberleşme, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği, Elektro-Optik ve Güdümlü Mühimmat Sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin bakiye siparişleri %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına yükseldi, yılın ilk 3 ayında imzalanan yeni ihracat sözleşmeleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %69 arttı. Operasyonel verimlilik ve yüksek teknolojiye odaklanma stratejilerini kurumsal dönüşüm faaliyetlerinin merkezinde tutan ASELSAN’ın ilgili dönemdeki FAVÖK marjı bir önceki yılın aynı dönemine göre 260 baz puan artarak %25,2 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %28 artarak 8,6 Milyar TL’ye ulaştı. Söz konusu gelişmelere ek olarak; verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesiyle Genel Yönetim Giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %3 azaldı. ASELSAN’ın kişi başı hasılatında ABD doları bazında %1,5 oranında artış görüldü, tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin nitelikli istihdamına da katkı sağlayan ASELSAN’ın çalışan sayısı geçen yılın aynı döneminden bu yana üç binin üzerinde arttı. AR-GE ve Seri Üretim Yatırımları Kesintisiz Sürüyor Mühendis istihdamı ve AR-GE Projesi sayısında Türkiye lideri olan ASELSAN’ın AR-GE harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %41 artarak 357 milyon ABD doları seviyesine yükseldi. Yılın ilk çeyreğinde, Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen kapasite artışlarına yönelik yatırımlarda bir önceki döneme göre %261 artış yaşandı. ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar yılın ilk üç ayında kesintisiz bir şekilde gerçekleştirildi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü ile ÇELİKKUBBE bileşenlerinin üretiminde ilave kapasite artışı sağlanarak ASELSAN’ın savunma sanayindeki küresel rolü daha da güçlenecektir. Bu yatırımın ilk fazı da 2026 yılının ikinci yarısında devreye girecektir. Güçlü Operasyonel Nakit Akışı ve Disiplinli Finans Yönetimi ASELSAN, finansal sürdürülebilirlik stratejisini 2026 yılının ilk çeyreğinde de etkin bir şekilde uygulamaya devam etti. Bu dönemde yaratılan güçlü operasyonel nakit akışı yatırımların sağlıklı bir şekilde yönetilmesine imkân sağladı. AR-GE ve seri üretime yönelik yatırım harcamalarının kesintisiz bir şekilde devam ettiği dönemde nakit akışında kuvvetli iyileşmeler yaşandı. Operasyonel nakit akışında bir önceki yılın aynı dönemine göre ABD doları bazında %15 artış görüldü. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %12,2’den %10,9’a geriledi. Bu iyileşme, şirketin varlık yapısını daha sağlam hale getirdi. 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla net borç seviyesinde %16 azalma görüldü. Böylelikle, ASELSAN’ın 2025 yılı ilk çeyreğinde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı bu dönem 0,41 seviyesinde gerçekleşti. Bu bağlamda Şirket, borçluluk göstergelerinde sektör ortalamalarının altında kalmayı sürdürdü. ASELSAN’ın ticari borçlarında da 2025 yıl sonuna göre %30 azalma yaşandı. AR-GE ve seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırım harcamalarının devam ettiği bir dönemde borçluluk göstergelerinde sağlanan iyileşmeler ASELSAN’ın önümüzdeki dönemlerde ölçek büyümesi, ihracat artışı ve yüksek teknoloji yatırımlarını devreye almasında önemli bir güvence konumunda yer alıyor. Hasılatını, bakiye siparişlerini, imzaladığı ihracat sözleşmelerini, operasyonel marjlarını, bilanço büyüklüğünü ve diğer birçok finansal göstergesini geliştiren ASELSAN 2026 yılına kuvvetli bir başlangıç yaptı. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı İlk Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Kuvvetli Büyümemiz Sürüyor” “aselsaneXt programına başladığımız 2024 yılından itibaren çok güçlü bir finansal performansa imza attık. 2024’te yüzde 13, 2025’te ise yüzde 15 gibi çok ciddi reel büyüme rakamlarına ulaştık. Bu güçlü performansı bu yılın ilk çeyreğinde de sürdürdüğümüz için mutluyuz. İlk çeyrekte elde ettiğimiz sonuçlar, ASELSAN’ın sadece büyüyen değil, aynı zamanda doğru yönetilen, dönüşen, derinleşen bir şirket olduğunu açık şekilde ortaya koyuyor. 2024 yılının ilk çeyreğinde %5, 2025 yılının aynı döneminde %9 büyüyen Şirketimiz 2026’nın ilk çeyreğinde %15 oranında büyüdü. Hasılatımızın 34,3 milyar TL’ye ulaşması, ihracat sözleşmelerimizin %69 artışla 629 milyon ABD dolarına yükselmesi ve bakiye siparişlerimizin 20,7 milyar ABD doları seviyesine çıkması; iş modelimizin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini teyit ediyor. Bu dönemde büyümeyi finansal sağlamlıkla birlikte ele aldık. FAVÖK marjımızın %25,2 seviyesine yükselmesi, net borç/FAVÖK oranımızın 0,41’e gerilemesi ve güçlü nakit akışımız, disiplinli finans yönetimi yaklaşımımızın somut sonucudur. Yüksek büyüme ile birlikte bilanço gücünü aynı anda artırabilmek, ASELSAN’ın artık yerleşmiş kurumsal kapasitesini gösteriyor. “Artan Talep ile Birlikte Yatırımlarımız da Artıyor” Son iki yılda olduğu gibi bu dönemde de yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. AR-GE harcamalarımızı %41 artırarak 357 milyon ABD dolarına, seri üretime yönelik yatırımlarımızı ise %261 artırarak 137 milyon ABD dolarına çıkardık. Geçtiğimiz yılın tamamında yaptığımız yatırımın yarısını ilk çeyrekte yapmış durumdayız. Bu yatırım iştahımızın arkasında, ASELSAN’ın ürün ve teknolojilerine olan yoğun ihtiyaç ve talep var. Sahadaki ihtiyaçlara çok daha hızlı yanıt verecek, maliyet etkin tasarımlara odaklanan ve ürünleşme süresini kısaltan yaklaşımlarımızla, dünyaya çok daha hızlı ve fazla sayıda ürün sunabilme yeteneği kazanıyoruz. Geçtiğimiz yıl 286 bin ürünü son kullanıcılara teslim ederek yakaladığımız başarıyı, bu yıl 400 bin adet seviyesini aşarak bir üst boyuta taşımayı hedefliyoruz. Oğulbey Teknoloji Üssü başta olmak üzere devreye aldığımız kapasite artışları, bu üretim ölçeğini yönetecek kritik bir eşik niteliğindedir. “Küresel Bir Marka ASELSAN” ASELSAN’ın ortaya koyduğu bu dönüşüm, uluslararası aktörlerin de dikkatini çekiyor. İlk çeyrekte imzaladığımız sözleşmelerin yarısının ihracat kaynaklı olması değerli bir gösterge. NATO Genel Sekreteri’nin ASELSAN’a gerçekleştirdiği ziyaret, şirketimizin küresel savunma ekosistemindeki konumunun artık stratejik düzeyde karşılık bulduğunu net biçimde ortaya koydu. Bu temas, ASELSAN’ın sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesidir. “SAHA İstanbul’da Üç Lansman” Önümüzdeki dönemde bu konumlanmayı daha da ileri taşıyacağız. Gelecek hafta gerçekleştireceğimiz SAHA İstanbul, bizim için son derece önemli. SAHA İstanbul’da gerçekleştireceğimiz üç lansmanda yeni ürünlerimizi ilk kez tanıtacağız. Bu ürünler, modern harp sahasını yakından takip ettiğimizi, değişen şartlara hızlı bir şekilde yanıt üretebildiğimizi ve küresel rekabet kapasitemizi ortaya koyacak. ASELSAN bugün, finansal gücünü teknoloji derinliğiyle, teknoloji derinliğini ise küresel etki alanıyla birleştiren bir yapıya dönüşmüş durumda. Önümüzdeki dönem, bu üç alanın aynı anda geliştiğine birlikte şahitlik edeceğiz. İlk çeyrek sonuçlarımız, 2026 ve sonrası hedeflerimizi gerçekleştireceğimize dair güçlü bir işaret olmuştur. Bu güçlü performans ile birlikte küresel marka olma yolunda yürümeye devam edeceğiz.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler ASELSAN, 2025 yılında elde ettiği rekor seviyedeki başarılarını 2026 yılına da taşıdı. Küresel pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu daha da güçlendiren ASELSAN 2026 yılının ilk 3 ayında toplam 1,26 milyar ABD doları tutarında yeni sözleşme imzaladı. Bu sözleşmelerin %50’si yeni ihracat sözleşmelerinden kaynaklandı. Yeni ihracat sözleşmelerindeki artış %69’la 629 milyon ABD dolarına ulaştı. Tüm bu alandaki gelişmeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik küresel talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. Yılın ilk 3 ayı itibarıyla Şirketin bakiye siparişleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre %39 artarak 20,7 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Yeni ihracat sözleşmelerinde ve bakiye siparişlerde tarihsel zirveler görüldü. İmzalanan Önemli Sözleşmeler • 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan haberleşme sistemlerinin ve insansız deniz araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme, Uluslararası müşteriler ile imzalanan hava savunma, aviyonik sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Yurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.