Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nato

Kapsül Haber Ajansı - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi Haber

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, çalışmalarını sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin askeri gemi inşa alanında attığı adımlarda stratejik bir rol üstlenerek, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön vermeye devam ediyor. STM; korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot, denizaltı tasarım ve modernizasyon projeleri ile otonom sualtı sistemleri gibi geniş bir yelpazede, hem Türk Donanması’na hem de müttefik donanmalara hizmet veriyor. Askeri gemi inşa alanında 300’e yakın nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye’nin bu alandaki en yetkin şirketi olan STM, çeşitli deniz platformları için dizayndan teslime kadar inşa ve modernizasyon projelerinin her aşamasını yönetiyor. Mavi Vatan’da pek çok kritik sistemin millileştirilmesi ve yerlileştirmesini de imkân sağlayan STM, askeri gemi inşa sanayiindeki güçlü ekosistemi ile pek çok kritik sistemde dışa bağımlılığa da son verdi. Dünyada 11 Farklı Tersanede 44 Askeri Gemi Platformu Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığı başlayan ve dünya donanmalarının güvenilir ortağı olan STM, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 proje yürüttü. Türk Donanması’nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için suüstü ve denizaltı platformları geliştiren STM, gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunarak yerel katkıyı en üst seviyeye taşıyor. Suüstü ve Sualtı Projelerinde Geniş Yelpaze STM’nin suüstü platformlarında korvet kapsamında; 4 adet ADA Sınıfı Korvet, 3 adet Malezya Korveti, 2 adet Ukrayna Korveti, Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK; Fırkateyn projesinde ise 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn bulunuyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilirken, 7 milli fırkateynin üretimi ise STM-TAİS OG İş Ortaklığında inşası sürüyor. STM ayrıca, Türk Donanması için Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlattı. AB ve NATO Ülkesine İlk Askeri Gemi İhracatı Lojistik destek gemileri alanında öncü projelere imza atan STM, Türk Donanması için 2 adet Lojistik Destek Gemisi ile Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. STM, Portekiz Donanması için geliştirdiği 2 adet Lojistik Destek Gemisi projesiyle, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatına imza attı. Denizaltı Mühendisliğinde Milli Güç Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında Türkiye’de öncü çalışmalar yapan STM; Gölcük Askeri Tersanesi’nde inşa edilen 6 adetlik Reis Sınıfı Denizaltıların üretimine mühendislik ve yerlileştirme desteği veriyor. Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500’ü geliştiren şirket; Türk Donanması’ndaki Ay (2), Preveze (4) ve Gür Sınıfı (4) denizaltıların modernizasyonunda yer alarak, denizaltıların ömürlerini milli ve modern sistemlerle uzatılmasını sağlıyor. Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye’nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatına imza atan STM, üç denizaltıdan ikisinin modernizasyonu Pakistan’da tamamladı. STM NETA Otonom Sualtı Aracı ile de geleceğin deniz harekât konseptlerine yönelik çözümler geliştiriliyor. Güleryüz: Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketiyiz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deniz Kuvvetlerimizle birlikte çalışarak kazanılan mühendislik tecrübesi ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın stratejik öncülüğü sayesinde STM’nin denizcilik serüveni MİLGEM projesiyle başlamış; bu yolculuk, Türkiye’de milli deniz platformları ve denizcilik ekosisteminin gelişimine yön veren önemli adımları beraberinde getirmiştir. STM olarak, Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını ileri mühendislik çözümleriyle karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelerin deniz kuvvetlerine yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konumdayız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde Türkiye’de şu an 40’ın üstünde askeri gemi projesi yürütülüyor. STM olarak bizler de, eş zamanlı şekilde şu anda 8 farklı tersanede bu 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer alıyoruz. Toplamda ise bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettik. Onlarca suüstü ve sualtı projesini yönetebilmek; sahip olduğumuz sistem mühendisliği yetkinliğinin, proje yönetimi kabiliyetimizin ve güçlü ekosistemimizin bir göstergesi. Önceliğimiz, Donanmamıza yenilikçi ve güçlü platformlar kazandırmak. Bu doğrultuda özellikle insansız deniz araçları alanındaki ürün ailemizi genişletmeyi, sürü ve tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedefliyoruz. Milli mühendislik birikimimizi de ihracata dönüştürerek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmaya devam ediyoruz. Verdiğimiz güven, esnek mühendislik çözümlerimiz, hızlı teslimat, NATO standartlarındaki üretim kabiliyetimiz ve teslim sonrasındaki sürekli hizmetlerimiz ile tercih ediliyoruz. Önümüzdeki dönemde de STM’yi, küresel ölçekte tercih edilen bir denizcilik ve savunma mühendisliği markası olarak daha ileri taşıyacağız.”

İtalya, Drone Avcısı "Skynex" Hava Savunma Sistemini Teslim Aldı! Haber

İtalya, Drone Avcısı "Skynex" Hava Savunma Sistemini Teslim Aldı!

Savunma teknolojilerinde dev bir adım atan İtalya, Rheinmetall tarafından geliştirilen yüksek teknolojili Skynex hava savunma sistemini envanterine katan ilk NATO üyesi olarak tarihe geçti. 18 Aralık 2025 tarihinde Sabaudia'daki Hava Savunma Topçu Komutanlığı'nda (Comando Artiglieria Controaeri) gerçekleştirilen törenle ilk batarya İtalyan Ordusu’na teslim edildi. Drone Tehdidine Karşı "Çelik Kubbe" Etkisi Ukrayna’daki savaşın gidişatını değiştiren en büyük unsurlardan biri olan drone ve İHA saldırıları, artık şehir savaşlarının ve modern çatışmaların merkezinde yer alıyor. İtalyan Ordusu, Skynex sistemi ile özellikle yakın ve çok yakın mesafedeki hava saldırılarına karşı mutlak üstünlük hedefliyor. Sistem, sadece drone’lara karşı değil, aynı zamanda seyir füzeleri ve düşük irtifada seyreden diğer hava tehditlerine karşı da yüksek etkinlik sağlıyor. Skynex’in Teknik Gücü: Dakikada 1.000 Mermi Skynex'i rakiplerinden ayıran en büyük özellik, füze tabanlı sistemlere göre çok daha ekonomik ve sürdürülebilir bir koruma sunmasıdır. İşte sistemin öne çıkan teknik detayları: 35mm Revolver Gun Mk3: Dakikada tam 1.000 mermi ateşleme kapasitesine sahip. Menzil: 4 kilometreye kadar etkili koruma kalkanı. Ahead Mühimmatı: Programlanabilir mühimmat teknolojisi sayesinde hedefe çarpmadan hemen önce patlayarak bir "parçacık bulutu" oluşturuyor ve hedefi kesin olarak imha ediyor. XTAR 3D Radar: 50 kilometre yarıçapındaki tüm hava sahasını anlık olarak tarayabiliyor. 1,5 Yıl İçinde Teslimat: 277 Milyon Euro'luk Dev Anlaşma Ocak 2025'te imzalanan 73 milyon euro değerindeki ilk siparişin teslimatı rekor sayılabilecek bir sürede tamamlandı. Anlaşma kapsamında İtalya'nın, toplam değeri 204 milyon euro olan 3 ek sistem için daha satın alma opsiyonu bulunuyor. Skynex sistemleri halihazırda Ukrayna’da zorlu savaş koşullarında rüştünü ispatlamış durumda. İtalya'nın ardından NATO üyesi Romanya'nın da benzer bir teknolojiyi tercih etmesi, Avrupa hava savunmasında yeni bir standardın belirlendiğini gösteriyor. Maliyet Avantajı: Neden Füze Değil de Top Sistemi? Geleneksel hava savunma füzeleri binlerce, hatta milyonlarca dolar maliyete sahipken; Skynex'in kullandığı top mermisi tabanlı savunma, bir hedefi imha etmek için çok daha düşük bir maliyet gerektiriyor. Bu durum, özellikle ucuz "kamikaze drone" saldırılarını savuşturmak için hayati bir avantaj sağlıyor.

AIRO ve Nord-Drone, Savaş Alanında Test Edilmiş İHA’ları ABD ve NATO’ya Sunacak! Haber

AIRO ve Nord-Drone, Savaş Alanında Test Edilmiş İHA’ları ABD ve NATO’ya Sunacak!

AIRO Group Holdings bünyesindeki AIRO Drone, LLC ve Nord-Drone LLC'nin iştiraki Nord Drone Group, savunma sanayinde çığır açacak bir ortaklığa imza attı. İki şirket, AIRO Nord-Drone, LLC adıyla, transatlantik bir savunma ortak girişimi kurmak üzere kesin anlaşmayı imzaladı. Bu ortaklık, AIRO’nun ABD merkezli üretim ve tedarik uzmanlığı ile NDG'nin savaş alanında kanıtlanmış teknolojilerini ve Avrupa üretim kapasitesini birleştiriyor. Ortak girişimin temel amacı, mevcut altyapıyı kullanarak ABD ve NATO’nun operasyonel gereksinimlerini destekleyen insansız hava araçlarının (İHA) konuşlandırılmasını hızlandırmak. Nord-Drone'un Muharebe Gücü Nord-Drone şirketler grubu, şu anda ayda yaklaşık 4.000 İHA üretiyor. Ürün yelpazesi, FPV saldırı üniteleri, gezinen mühimmatlar ve çok rollü bombardıman uçaklarını içeriyor. Şirketin amiral gemisi modelleri olan NORD-10 ve NORD-15, 15 km'ye kadar menzil ve 4,5 kg'a kadar faydalı yük taşıma kapasitesi sunuyor. Bu sistemler, gelişmiş GPS/GLONASS/BeiDou navigasyonu ve tescilli kontrol sistemleriyle donatılmış durumda. Stratejik Hedef: Acil İhtiyaçlara Hızlı Yanıt AIRO Nord-Drone; AIRO’nun ileri düzey havacılık ve uzay üretim yeteneklerini, NDG’nin yüksek hacimli ve muharebe tecrübesi olan platformlarıyla birleştirerek, NATO savunma direktiflerini doğrudan destekleyen İHA'ların hızlı üretimine ve dağıtımına öncelik verecek. Ortak girişim, taktik keşif, gezinen mühimmat ve ileri düzey muharebe operasyonları için birlikte çalışabilir, göreve hazır çözümler sunmayı hedefliyor. AIRO İcra Kurulu Başkanı Dr. Chirinjeev Kathuria, "Bu ortak girişim, müttefiklerimize en çok ihtiyaç duydukları anda kanıtlanmış teknolojiyi sunmada önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Birlikte, acil operasyonel gereksinimleri hızla karşılayabilecek transatlantik bir savunma platformu oluşturuyoruz," dedi. NDG CEO'su Dr. Yevgen Kotukh ise, "AIRO ile ortaklığımız, savaşta kanıtlanmış teknolojilerimizi ABD ve NATO savunma kuvvetlerine yaymak için güçlü bir çerçeve oluşturuyor," şeklinde konuştu. Ortak girişim, başta Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna ve NATO üye ülkeleri olmak üzere kilit savunma pazarlarındaki acil operasyonel ihtiyaçlara hizmet edecek. Bu işbirliği, hem mevcut çatışmalara anında yanıtı hem de modernizasyon girişimlerini destekleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almanya, 20 Adet Yeni Eurofighter Siparişi Verdi! Haber

Almanya, 20 Adet Yeni Eurofighter Siparişi Verdi!

MANCHING, ALMANYA – Almanya, hava savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla 20 adet yeni Eurofighter savaş uçağı siparişi verdiğini duyurdu. Avrupa'nın en başarılı seri üretim savaş uçağı programı olan Eurofighter, bu yeni siparişle birlikte ileri teknoloji ve yeteneklerle geleceğe taşınıyor ve Alman Hava Kuvvetleri'nin bel kemiği olma rolünü pekiştiriyor. Sözleşme kapsamında Airbus, bu çok amaçlı savaş uçaklarını Münih yakınlarındaki Manching'de bulunan nihai montaj hattında üretecek. İlk uçağın Alman Hava Kuvvetleri'ne teslimatının 2031'de, son uçağın ise 2034'te yapılması planlanıyor. Airbus Savunma ve Uzay CEO'su Mike Schoellhorn, "Bu yeni sipariş, Eurofighter’ın Alman Hava Kuvvetleri için öneminin ve ülkemizin hava savunma ile NATO yeteneklerindeki stratejik rolünün bir başka kanıtıdır," dedi. Schoellhorn, Eurofighter'ın sürekli evriminin, Gelecek Nesil Savaş Hava Sistemi'ne (FCAS) sorunsuz bir geçiş sağlayan önemli bir teknolojik ve operasyonel köprü görevi göreceğini belirtti. Teknolojik İlerleme: E-Scan Radar ve Elektronik Harp Airbus, sipariş edilen 20 Eurofighter uçağını en son sensörlerle donatacak. Bu yükseltmelerin kilit unsurları şunlar: E-Scan Radar: Uçaklar, yeni elektronik E-Scan radar ile donatılacak. Elektronik Harp Yeteneği: Mevcut ve yeni inşa edilecek uçaklara, İsveçli Saab tarafından geliştirilen Arexis sensör paketinin entegrasyonuyla elektronik harp (EW) kabiliyetleri eklenecek. Bu teknolojik yükseltmeler, Alman Hava Kuvvetleri'nin Eurofighter uçaklarının operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Avrupa'nın En Başarılı Savaş Uçağı Programı Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık'ın dahil olduğu Avrupa'nın en büyük savunma programı olan Eurofighter, sadece güvenliğin değil, aynı zamanda büyüme ve istihdamın da itici gücü. Program, Avrupa'da 100.000'den fazla, yalnızca Almanya'da ise 25.000 kişiye istihdam sağlıyor. Bu yeni sözleşmeyle birlikte, Avusturya, Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt ve Katar'ın da dahil olduğu toplam dokuz ülke tarafından sipariş edilen Eurofighter sayısı 740'ı aştı ve programı seri üretimdeki en başarılı Avrupa savaş uçağı haline getirdi. Eurofighter'ın Alman Hava Kuvvetleri envanterinde 2060'lara kadar kalması planlanıyor. 2040'ta operasyonel olması beklenen FCAS sisteminde de Eurofighter'ın mevcut ve gelecekteki insanlı ve insansız hava araçlarıyla ağ tabanlı bir şekilde görev yapmaya devam etmesi öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Güvenlikte Milli Mücadele "Bulut Vatan" Sathında Sürecek Haber

Siber Güvenlikte Milli Mücadele "Bulut Vatan" Sathında Sürecek

Dijital dönüşümle birlikte veri yönetimi, siber güvenlik ve kritik altyapıların korunması, ülkelerin en stratejik öncelikleri arasına girdi. Küresel dijital platformların artan hâkimiyeti, NATO’nun siber saldırıları beşinci savaş alanı olarak tanımlaması, Türkiye açısından da “Bulut Vatan” konseptiyle yerli ve milli dijital çözümler geliştirilmesini stratejik bir öncelik haline getirmektedir. Bu çerçevede yerli ve egemen bulut altyapılarının inşası, yerel kapasite ve yetkinlik kazanımı ulusal çıkarların korunmasında ve dijital egemenliğin güçlendirilmesinde temel bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu karar uyarınca ülkeler, 2035’e kadar hedefleri karşılayacak ulusal yol haritalarını gerçekleştirmeye yükümlü olacak ve ilerleme değerlendirmeleri de 2029’da yapılacak. Bu süreçte, Türkiye’nin hem NATO yükümlülüklerini yerine getirmesi hem de kendi dijital egemenliğini güçlendirmesi için yerli bulut altyapıları ve güvenli dijital platformlar stratejik önem taşıyor. Bulut Vatan, yalnızca siber güvenlik açısından değil; enerji arz güvenliğinde üretim, iletim ve dağıtım sistemlerimizin yapay zeka ve veri işleme altyapılarıyla korunması, savunma sanayiinde dışa bağımlılığın azaltılması, kamu kurumlarının dijital dönüşümünü tamamlayıcı bir rol üstlenilmesi ve yerli geliştirici ekosistemine küresel ölçekte rekabet edebilecek dijital platformlar sunulması açısından da hayati bir yere sahiptir. Geçtiğimiz ay İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IDEF 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda, yerli savunma sanayisinin inovatif çözümleri ve caydırıcı savunma sistemleriyle ortaya koyduğu irade, Bulut Vatan vizyonuyla dijital bağımsızlığı da bu stratejik hedefin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdı. Milli Güvenliğin Dijital Hali IDEF 2025’te Türkiye'nin dijital egemenliğini önceleyen Bulut Vatan vizyonunun somut bir adımı olarak DT Cloud ile NETAŞ arasında yerli bulut altyapısında yüksek güvenlikli ve regülasyonlara uyumlu çözümler geliştirmek üzere stratejik iş birliği anlaşması imzalandı. Verinin güvenliği, mahremiyeti ve ülke içinde kalmasının artık stratejik bir bekâ meselesi olduğunun altını çizen Milli Savunma Bakanı Yardımcısı ve NETAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şuay Alpay, "NETAŞ, bu mimarinin fiziksel omurgasını yerli sunucu üretimiyle güçlendirirken; DT Cloud, egemen bulut altyapıları ve hava boşluklu (air-gapped) sistemleriyle verinin işlenmesi, saklanması ve korunmasında dijital bağımsızlık için eşsiz bir kabiliyet sunacaktır. 'Bulut Vatan' sadece bir teknoloji vizyonu değil, aynı zamanda milli güvenliğin dijital boyuttaki ifadesidir" diyerek konseptin stratejik derinliğini vurguladı. DT Cloud Kurucu ve CEO’su Tolga Dinçer yaptığı açıklamada, "Bulut bilişim ve yapay zeka, artık yalnızca teknolojik değil; stratejik ve güvenlik boyutları olan, ulusal ölçekte dijital savunma hattı oluşturulması gereken kritik alanlardır. Geçtiğimiz Haziran ayında, Hollanda’nın Lahey kentinde gerçekleştirilen Liderler Zirvesi’nde NATO’nun kritik altyapı ve siber güvenlik için GSYH’nin %1,5’ini ayırma kararı, bu alanda yerli kapasite inşa etmenin ve veri egemenliğini sağlamanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye’nin bölgesel güç konumunu koruyup küresel ölçekte iddiasını artırabilmesi, yerli AR-GE ile geliştirilen, güvenli, ölçeklenebilir ve yapay zeka destekli dijital altyapılara sahip olmasına bağlı. DT Cloud olarak biz, yalnızca veriyi depolayan ve barındıran değil; stratejik sektörlerden kamu kurumlarına, savunma sanayiinden enerji altyapılarına kadar tüm kritik alanların yapay zeka ihtiyaçlarını karşılayan veri platformları ve yapay zeka ajan orkestrasyon servislerini Dijital Türkiye’nin Yerli Bulutu olarak ülkemizin hizmetine sunuyoruz. ‘Bulut Vatan’ vizyonunu sahiplenerek, dijital bağımsızlığımızı güçlendirmek ve kritik altyapılarımızı geleceğin güvenlik standartlarına taşımak için stratejik iş birliklerimizle bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Dijital Egemenlik Stratejisi Ulusal güvenliğin yeni cephesi olan siber güvenlik ve veri yönetiminin güvence altına alınmasını ilke edinen yerli bulut hizmetleri sağlayıcısı DT Cloud, ‘Bulut Vatan’ kavramını ortaya koyuyor ve bu vizyonun hayata geçirilmesine stratejik katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım; dünyada giderek yaygınlaşan siber uzay politika ve eylem planları, veri egemenliği ve veri yönetimi düzenlemeleri ile yapay zekâya ilişkin mevzuatların, ülkemizin bu yıl başında yürürlüğe giren 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ve eylem planıyla uyumlu bir sentezidir. Kritik veriler için tam veri egemenliği ve mahremiyeti sunarak ulusal güvenliği önceliklendiren Bulut Vatan yaklaşımı, aynı zamanda yerli bulut altyapılarının güçlenmesiyle ülke ekonomisine katkıda bulunuyor, yerli teknoloji gelişimini teşvik ediyor, düşük gecikme süresiyle performansı artırıyor ve yerel iş gücüne katkı sağlıyor. Bu strateji; kamu kurumları, bankacılık, finans, sağlık, telekomünikasyon, enerji ve savunma sanayii gibi stratejik sektörlerde yerli bulut çözümlerine yönelimi teşvik ederek ulusal güvenlik açısından kritik verilerin Türkiye'nin egemenliği altında kalmasını sağlıyor. DT Cloud, yalnızca veri depolama ve barındırma altyapıları sağlamakla kalmayıp, stratejik sektörler, kamu kurumları ve savunma sanayii gibi kritik altyapıların artan yapay zeka gereksinimlerini karşılamak üzere kurumsal ölçekli Veri Platformları ve Yapay Zeka Ajan Orkestrasyon Hizmetlerini, tamamen yerli AR-GE gücü ile geliştirmekte ve servis olarak sunmaktadır. Bu çözümler; yüksek hacimli verilerin güvenli ve düşük gecikmeli işlenmesini, yapay zeka modellerinin ölçeklenebilir şekilde eğitilmesini ve dağıtılmasını, çoklu ajan sistemleri üzerinden karmaşık görevlerin otonom olarak yönetilmesini mümkün kılmaktadır. Böylece, ülkemizin kullanımına; operasyonel verimliliği artıran, kritik karar destek süreçlerini optimize eden ve siber tehditlere karşı dirençli bir şekilde dijital dönüşümü hızlandıran entegre veri ve yapay zeka servisleri sunulmaktadır. Dijital Egemenlik İçin Stratejik Ortak Yerli ve egemen bulut platformu DT Cloud, Türkiye’nin yerli ve milli self-servis bulut platformu olarak Bulut Vatan konseptine tam uyumlu bir yapı sunuyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hem altyapı işletmecisi hem de internet servis sağlayıcısı olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından ise Topluluk Bulutu hizmet sağlayıcısı olarak yetkilendirilen DT Cloud, Türkiye’deki yüksek güvenlikli veri merkezleriyle finans, fintek, telekomünikasyon, kamu, enerji ve savunma gibi kritik alanlar için güvenli, ölçeklenebilir ve ihtiyaçlara özel yerli bulut çözümleri geliştiriyor.

Avrupa'nın Hava Kuvvetleri Komutanları Baykar'ı Ziyaret Etti Haber

Avrupa'nın Hava Kuvvetleri Komutanları Baykar'ı Ziyaret Etti

Türk savunma sanayisinin kalbi olarak kabul edilen ve son dönemde gerçekleştirdiği atılımlarla tüm dünyanın dikkatini çeken Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi, önemli misafirleri ağırladı. Eski NATO Müttefik Hava Komutanlığı (AIRCOM) Komutanı General Jean Paul Paloméros başkanlığındaki Emekli Avrupa Hava Kuvvetleri Komutanları Derneği heyeti, Türkiye'nin milli teknoloji hamlesini ve savunma sanayiindeki yetkinliklerini yerinde görmek üzere merkezi ziyaret etti. Heyet ile Selçuk Bayraktar bizzat ilgilendi. Küresel İlgiyi Yansıtan Ziyaret Bu prestijli ziyaret, Türkiye'nin özellikle insansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) başta olmak üzere savunma ve havacılık teknolojilerindeki olağanüstü gelişimine Avrupa'dan gelen büyük ilgiyi bir kez daha gözler önüne serdi. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen emekli hava kuvvetleri komutanlarından oluşan heyet, merkezdeki Ar-Ge faaliyetleri, üretim süreçleri ve geliştirilen sistemler hakkında detaylı bilgi aldı. Jean Paul Paloméros gibi deneyimli bir askeri figürün öncülüğündeki bu ziyaret, Türk savunma sanayiinin küresel alandaki itibarının ve güvenilirliğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Özellikle Ukrayna Savaşı'ndan sonra Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini artırma ve tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışında olduğu bu dönemde, Türkiye'nin milli teknoloji ürünleri daha da stratejik bir konuma gelmiş durumda. Milli Teknoloji Hamlesinin Uluslararası Tanınırlığı Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi, merhum Özdemir Bayraktar'ın vizyonuyla şekillenmiş ve Türkiye'nin havacılık ve uzay sanayiindeki yerlileşme hedeflerinin sembolü haline gelmiştir. Merkezde yürütülen çalışmalar, Türkiye'ye kritik teknolojilerde tam bağımsızlık kazandırırken, dost ve müttefik ülkelerin savunma ihtiyaçlarına da yenilikçi çözümler sunuyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.