Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nazım Hikmet Kültürevi

Kapsül Haber Ajansı - Nazım Hikmet Kültürevi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nazım Hikmet Kültürevi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de Mehmet H. Doğan Ödülü Sahibini Buldu Haber

Nilüfer’de Mehmet H. Doğan Ödülü Sahibini Buldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Mehmet H. Doğan Ödül Töreni ve söyleşisi, Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Türkçe yayımlanan şiir eleştirilerinin önemine dikkat çekmek ve çağdaş Türk şiirinin usta eleştirmenlerinden Mehmet H. Doğan’ın anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen törene Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Furkan Yavuz’un yanı sıra çok sayıda edebiyatsever katıldı. Furkan Yavuz programın açılışında yaptığı konuşmada, Mehmet H. Doğan’ın Türk şiirine eleştirileri ve okumaları ile büyük değer kattığını söyledi. Bu yıl ödüle “Susan Şeylerin Gürültüsü” adlı eseriyle Hüseyin Köse’nin layık görüldüğünü dile getiren Yavuz, “Seçici kurulumuz Metin Celâl, Orhan Alkaya, Emel Kaya, Gültekin Emre, Haydar Ergülen, Nilay Özer ve Orhan Tekelioğlu’na katkılarından dolayı teşekkür ederiz” dedi. Jüri Başkanı Metin Celâl ise ödülün verilmesinin gerekçeli kararını açıkladı. Celâl, “Yapıt, teorik çerçevede ilerleyen şiir eleştirisini yalnızca akademik çözümleme alanında tutmayıp denemenin yaratıcı ve düşünsel olanaklarıyla buluşturarak daha geniş bir okur kitlesine açmaktadır. Sanatçı duyarlılığı ile akademik birikimi başarıyla harmanlayan yapıt, şiir eleştirisine kazandırdığı derinlik, özgünlük ve ufuk açıcı yaklaşım nedeniyle ödüle değer görülmüştür” dedi. GURUR DUYDUM Ödülünü almak için sahneye çıkan Hüseyin Köse, Mehmet H. Doğan’ı İzmir’deki öğrencilik yıllarında yakından tanıdığını, şiir, deneme, inceleme ve eleştiri edebiyatının önemli bir hafızası olduğunu söyledi. Doğan’ın kendine özgü bir üslubu ve anlatım tarzı olduğunu dile getiren Köse, “O dönemde Mehmet H. Doğan ile sohbet etme fırsatı bulmuştum. Dolayısıyla, Nilüfer Belediyesi çalışanlarına bu ödülü bana değer gördükleri için teşekkür ederim. ‘Susan Şeylerin Gürültüsü’ kitabı deneme, inceleme, eleştiri arası bir yerde duruyor. Söylenenler için teşekkür ederim. Gurur duydum. Mehmet H.Doğan anısına verilen ödülü almak benim için onurdur” dedi. Konuşmaların ardından Furkan Yavuz ile Metin Celâl, Hüseyin Köse’ye ödülünü takdim etti. Törenin ardından Metin Celâl ile Hüseyin Köse bir söyleşi gerçekleştirdi. Şiire başlama serüvenini anlatan Köse, ilk kitabını 2000 yılında yayınlandığını dile getirdi. Edebiyat serüvenini, etkilendiği yazarları aktaran Köse, günümüz Türk şiiri hakkında konuştu. ŞİİR DİNLETİSİ Cumhuriyet Haftası kapsamında “Vatanın Yükselen Sesi Bir Cumhuriyet Şarkısı” şiir dinletisi gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncuları Ayşe Gülerman Kum, Ayşe Güreşçi ve Hande Ağaoğlu, Cumhuriyet’i, özgürlüğü, bağımsızlığı anlatan şiirleri seslendirdi. Şiir dinletisine keman sanatçısı Fulya Borazan, flüt sanatçısı Dilan Acar ve çello sanatçısı Eren Can Kurt müzikleriyle eşlik etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhuriyet’in 103’üncü Yılı Nilüfer’de Konserle Kutlandı Haber

Cumhuriyet’in 103’üncü Yılı Nilüfer’de Konserle Kutlandı

Nilüfer Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları programları kapsamında Nâzım Hikmet Kültürevi’nde özel bir konsere ev sahipliği yaptı. Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Özel Konseri kapsamında iki bölümden oluşan konser gerçekleştirildi. Filiz Başıbüyük şefliğinde sahne alan koro üyeleri; marşlar, türküler ve Türk sanat müziği eserlerinden oluşan özel repertuar seslendirdi. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde koronun performansı izleyenlerin beğenisini topladı. Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterilerle renklendirdiği konseri izleyenler arasında Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de yer aldı. Koro üyelerini tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Cumhuriyetin 103’üncü yılının kutlamalarında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Nilüfer’in kadın kenti olduğunu söyleyen Başkan Şadi Özdemir, kadınların Kurtuluş Savaşı’ndaki rollerine ve Cumhuriyet değerlerine sağladığı katkılara dikkat çekti. Cumhuriyetin ilanından 101 gün sonra Türk Kadınlar Birliği Derneği’nin kurulduğunu hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e teşekkür etti. Kadınların günümüzde şiddet ve eşit işe eşit ücret alamama gibi sorunlarla mücadele ettiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, sosyal ve ekonomik hayatta özgürleşmesini desteklediklerini kaydetti. Başkan Şadi Özdemir, kadınların özgürleşmesi ve sosyal hayatın içerisinde daha fazla yer alabilmeleri için Anne Taksi, Anne Çocuk Akademileri, Nilüfer 95 ve kreş gibi projeler hayata geçirdiklerini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. BUYAZ İhsan Üren Şiir Ödülü Sahibini Buldu Haber

3. BUYAZ İhsan Üren Şiir Ödülü Sahibini Buldu

Şair İhsan Üren’in adını ve edebi mirasını yaşatmak amacıyla Nilüfer Belediyesi ile Bursa Yazın ve Sanat Derneği (BUYAZ) iş birliğinde düzenlenen BUYAZ İhsan Üren Şiir Ödülü, üçüncü kez şiirseverleri bir araya getirdi. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen ödül törenine Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Aslıhan Ceyhan, BUYAZ Başkanı Bülent Elitok, İhsan Üren’in ailesi ve çok sayıda edebiyatsever katıldı. Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Aslıhan Ceyhan, kültür ve sanat kenti Nilüfer’de böylesi anlamlı bir edebiyat gecesinde buluşmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, ödülün sahibi Emin Kaya’yı kutladı. BUYAZ Başkanı Bülent Elitok ise İhsan Üren’in anısını yaşatmanın sevincini paylaştıklarını ifade ederek, “İhsan ağabey edebiyatın evrenselliğini kendi dünya görüşüyle özümseyerek Türkiye’nin her yerinde insanlara dokunmuş bir isimdi. Bu ödülün Türk şiirine katkı sağlamasını ve kültür yaşamımızda yeni ufuklar açmasını diliyorum” dedi. İhsan Üren’in ailesi adına konuşan Altan Üren de bu yıl ödüle 60’ın üzerinde başvuru yapıldığını belirterek, titiz çalışmaları için seçici kurula, Nilüfer Belediyesi’ne ve BUYAZ’a teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından Nihat Kayabaşı, İhsan Üren anısına yazdığı “Şiir Adam” şiirini okudu. “ASIL OLAN METİNDİR” Tören kapsamında Süreyya Akçay’ın moderatörlüğünde ödülün sahibi Emin Kaya ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Batman’da başlayan yazın serüveninde edebiyat dergilerinin ve Bursa’da yayımlanan Akatalpa dergisinin kendisi için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Kaya, şiiri “Biriken susmaların ve iç hesaplaşmaların kağıda taşması” olarak tanımladı. Ödüle değer görülen “Uyanınca Ben Burdayım” kitabında bekleyiş, özlem ve sistem temalarını bütünlüklü bir kompozisyonla işlediğini belirten Kaya, ödüllerin birleştirici gücüne değinerek, “Ödüller şair ile okuru bir araya getirir ama asıl olan metindir. Çünkü ödüller unutulur, yazdığınız metin ise daima ortada kalır” diye konuştu. Söyleşinin sonunda Emin Kaya’ya ödülü, seçici kurul üyelerine ise teşekkür plaketleri takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Kent Tiyatrosu Yeni Sezonu “Lüküs Hayat” İle Açtı Haber

Nilüfer Kent Tiyatrosu Yeni Sezonu “Lüküs Hayat” İle Açtı

Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT), yeni sezonda perdelerini “Lüküs Hayat” oyunuyla açtı. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen sezonun ilk gösterimine Bursalı sanatseverler yoğun ilgi gösterdi. Geçtiğimiz sezon prömiyeri yapılan ve sahnelendiği her temsilde ilgiyle takip edilen müzikal, yeni sezonun ilk gecesinde de salonu dolduran izleyicilerden tam not aldı. Bestelerini Cemal Reşit Rey’in, güftelerini Ekrem Reşit Rey’in hazırladığı klasik eser, Oğuz Utku Güneş’in güncel yorumu ve rejisiyle sahneye taşınıyor. NKT’nin yeni sezondaki açılış oyunu “Lüküs Hayat”, 2 ve 3 Ekim tarihlerinde Nâzım Hikmet Kültürevi’nde izleyiciyle buluşmayı sürdürecek. Oyun, ekim ortasında ise İstanbul turnesine çıkacak. 15 Ekim’de 8. Uluslararası Maltepe Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenecek olan yapım, festivalin ardından 29, 30 ve 31 Ekim tarihlerinde yeniden Nâzım Hikmet Kültürevi sahnesinde olacak. “İLK BAKIŞTA PRİMA FACİE” VE “ŞVAYK” SAHNELENECEK Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun ekim ayı repertuvarında farklı türlerde dikkat çeken yapımlar da yer alıyor. Afife Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” seçilen Rabia Zehra Şafak’ın başrolünde yer aldığı “İlk Bakışta Prima Facie”, “8, 9 ve 10 Ekim tarihlerinde izlenebilecek. Bertolt Brecht’in kaleme aldığı ve Doğu Yaşar Akal’ın yönettiği “Şvayk” ise sahneye veda etmeye hazırlanıyor. 2024 yılında prömiyeri yapılan oyun, 22, 23 ve 24 Ekim tarihlerinde Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilecek son üç gösterimle izleyicilerine veda edecek. Ekim ayı boyunca sahnelenecek tüm oyunların biletleri bilet.nilufer.bel.tr adresi üzerinden temin edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Yeteneklerin Emeği Sergiye Dönüştü Haber

Genç Yeteneklerin Emeği Sergiye Dönüştü

Nilüfer Belediyesi, sanata ve genç yeteneklere destek vermeyi sürdürüyor. Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin uzun soluklu emeğiyle hazırlanan “Bir Şehre Bakmak: Kesitler, Motifler ve Manzaralar” isimli baskıresim sergisi, Nâzım Hikmet Kültürevi Yeraltı Galerisi’nde izlenime açıldı. Misi Sanat Kahvesi Baskıresim Atölyesi’nde gerçekleştirilen ve 9 ay süren çalışmanın çıktıları olan sergi, genç yeteneklerin şehre bakış açılarını yansıtıyor. Serginin açılışına Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Önsoy yaptığı konuşmada, kurumlar arası iş birliğinin sanata dönüştüğünde muazzam sonuçlar ortaya çıkardığını söyledi. Önsoy, “Sergi, bizlere gençlerin gözünden yaşadığımız coğrafyayı; onun tarihini, kültürünü ve günlük ritmini baskıresim sanatı aracılığıyla yeniden keşfetme fırsatı sunuyor. Gravür tekniğinde öğrencilerimize yol gösteren Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Erkin Keskin’e ve kolografi teknikleriyle süreci zenginleştiren Prof. Sezin Türk Kaya’ya da teşekkür ederiz” dedi. Esin Selimoğlu ve Kubilay Uzar’ın proje yürütücülüğünü yaptığı sergide Ayça Turhan, Ayşe Melek Demir, Aysılu Akhmetova, Defne Oğuz, Ecem Duru Sarıkaya, İrem Atlas, Mercan Kayış, Nilsu Şentürk, Sabina Servel, Sena Yıldız, Sudenaz Bilir, Şevval Demirtaş, Yağmur Baldan, Zemfira Tufan’ın 58 eseri yer alıyor. Sergi 3 Temmuz’a kadar gezilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Miniklerin Mezuniyet Sevinci Haber

Miniklerin Mezuniyet Sevinci

Nilüfer Belediyesi’ne bağlı Burak Berk, Çamlıca, Kerem Özdilek ve Ferhat Bakgör Kreş ve Gündüz Bakımevleri’nde eğitim alan minik öğrenciler için Nâzım Hikmet Kültürevi’nde mezuniyet töreni düzenlendi. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği törende çocuklar, yıl boyunca edindikleri becerileri sahneye taşıdı. Öğrenciler programda ritim beden perküsyon, halk dansları ve İngilizce şarkılardan oluşan renkli bir gösteri sundu. Küçük yaşlarına rağmen sergiledikleri dikkat çekici performansla izleyicilerden tam not alan çocukların heyecanına aileleri de alkışlarıyla ortak oldu. Etkinlikte velilere, çocukların eğitim dönemini içeren video da gösterildi. Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, çocukları hayata bilgiyle donanmış bir şekilde uğurlamanın huzurunu yaşadıklarını söyledi. Eğitimin önemine ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yapan Erman, “Biz Cumhuriyet kadınlarıyız, Cumhuriyet anneleriyiz. Ben bütün kadın arkadaşlarıma, bütün annelere güveniyorum. Bu çocukların yarınlarını daha sağlam kuracağız” diye konuştu. Konuşmanın ardından mezun olan öğrenciler, öğretmenlerinin elinden başarı belgelerini aldılar. Törenin sonunda hep birlikte keplerini havaya fırlatan minikler, okul öncesi eğitimlerini tamamlamanın ve başlayacakları ilkokul hayatı için heyecan ve mutluluk yaşadılar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ataol Behramoğlu ile Şiir ve Müzik Dolu Gece Haber

Ataol Behramoğlu ile Şiir ve Müzik Dolu Gece

Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini ağırladığı “Dizelerin İzinde” programı, Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Usta şair Ataol Behramoğlu’nun konuk olduğu etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz ile çok sayıda sanatsever katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın birleştirici gücüne dikkat çekti. Usta şairin dizelerine kulak vermekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Haluk Çetin’in müziğiyle zenginleşen bu buluşma, bizlere sanatın sadece estetik değil, aynı zamanda vicdan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor” dedi. Başkan Şadi Özdemir’in konuşması sırasında Behramoğlu’nun “Bir Gün Mutlaka” ve “Sevginin Önünde” şiirlerinden okuduğu bölümler salondan büyük alkış aldı. BEHRAMOĞLU’NDAN HAYATA VE ŞİİRE DAİR MESAJLAR Sanatseverlerin ilgisi eşliğinde sahneye çıkan Ataol Behramoğlu da, Konstantin Simonov’un İkinci Dünya Savaşı sırasında yazdığı ünlü “Bekle Beni” şiirinin çeviri sürecinden bahsederek sözlerine başladı. Hayatta felsefe, şiirin önemini vurgulayan şair, duygu ve dildeki derinleşmenin şiirin temel şartı olduğunu belirtti. Ailesinden ve kendi hayat hikayesinden kesitler paylaşan Behramoğlu, katılımcılara, “Bir şey yapacaksınız hemen başlayın, ertelemeyin” tavsiyesinde bulundu. Usta şair, konuşması esnasında “Sonbahar Ezgisi” şiirini katılımcılar için okudu. “HAYATTAN GELEN ORGANİK ŞİİR” Söyleşinin moderatörü yazar Turgay Fişekçi ise Türk şiirinin tarihsel evrimini anlatarak Ataol Behramoğlu’nun edebiyatımızdaki yerine değindi. Behramoğlu’nun şiirini “hayattan gelen organik şiir” olarak tanımlayan Fişekçi; şairin gençlik yıllarındaki toplumsal bilincine, 12 Mart ve 11 Eylül darbesi dönemlerinde yaşadığı zorluklara, hapis ve sürgün yıllarına dikkat çekti. Fişekçi, Behramoğlu’nun hapiste kızı için yazdığı “Kızıma Mektuplar” eserini Türk şiirinin en lirik baba-çocuk şiirleri arasında göstererek, “Ataol Behramoğlu, sadece şiiriyle değil, insanlığıyla da 60-70 yıldır bu ülkenin kültür hayatının anıt kişiliklerinden biri olmuştur” ifadelerini kullandı. BEHRAMOĞLU ŞİİRLERİ SESLENDİRİLDİ Söyleşi bölümünün ardından müzik ve şiir dinletisine geçildi. Haluk Çetin’in müzikleri eşliğinde, Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncular Ayşe Güreşçi ve Gökhan Kum sahne alarak Ataol Behramoğlu’nun sevilen şiirlerini seslendirdi. Etkinliğin kapanışında ise izleyicileri bir sürpriz karşıladı. Ataol Behramoğlu’nun eşi Hülya Behramoğlu sahneye çıkarak, Haluk Çetin ile birlikte şairin unutulmaz şiiri “Aşk İki Kişiliktir” şiirini okudu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki İzleri Nilüfer’de Konuşuldu Haber

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki İzleri Nilüfer’de Konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Tematik Buluşmalar” söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. “CUMHURİYET BURSA’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRDI” Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını anımsatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı” diye konuştu. ATATÜRK’ÜN BURSA ZİYARETLERİ Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.” SANAYİ HAMLESİ Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır” ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şairin Şiir Evreni’nin Konuğu Akif Kurtuluş Oldu Haber

Şairin Şiir Evreni’nin Konuğu Akif Kurtuluş Oldu

Nilüfer Belediyesi, edebiyat dünyasının usta isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilen “Şairin Şiir Evreni” söyleşi dizisinin bu ayki konuğu, Türk şiirinin ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Akif Kurtuluş oldu. Şair Altay Öktem’in moderatörlüğünde gerçekleşen buluşmada Kurtuluş; şiir anlayışı, edebiyatın toplumsal işlevi hakkında paylaşımlarda bulundu. “HAYATIMA YENİ SORULAR EKLEMEK İÇİN ŞİİR YAZDIM” 40 yılı aşan edebiyat yolculuğunda belirli bir poetika veya kılavuzla yola çıkmadığını belirten Akif Kurtuluş, şiirin hazır cevaplar sunmadığını ifade etti. Edebiyatın doğru cevap verme peşinde koşmadığını söyleyen Kurtuluş, “Ben hayatıma yeni sorular eklemek için şiir yazdım. Edebiyatla hiçbir şeye hazır cevap vermek istemedim. Edebiyat doğru cevap vermenin peşinde değildir. Eğer edebiyatla ilgili konuşuyorsak, elimizde bir doğru cevap şablonu yoktur” diye konuştu. “HAKİM KİMLİKLERLE YÜZLEŞMEDEN EDEBİYAT YAPILMAZ” Edebiyatın, yazarın kendi kimlikleri ve çevresiyle hesaplaşması ile mümkün olabileceğine değinen yazar, bu sürecin sancılı olduğunu vurguladı. Toplumdaki hakim kimliklerin sorgulanması gerektiğinin altını çizen Kurtuluş, şöyle devam etti: “Erkeğim, Türküm, Sünniyim. Bunların hepsi hakim kimlikler. Bu hakim kimliklerle yüzleşmeden edebiyat yapamazsınız. Kadın cinayetlerinin yaşandığı, eril dilin hakim olduğu bir ülkede, bu kimlik terbiyesiyle hesaplaşmadan, kendinizi yeniden tarif etmeden edebiyat yapılamayacağına inandım. Edebiyat etimolojik olarak ‘edep’ten gelse de bu arayış beni ‘edepsiz’ kıldı. Çünkü bu yüzleşme, yerleşik ahlak ve terbiye anlayışının dışına çıkmayı gerektirir. Edebiyat huzur arayanların işi değildir. Kutsallarınızı kapının önünde bırakmaya hazır değilseniz, edebiyat hayatınızda olmasın.” 1970’li ve 80’li yılların şiir iklimindeki “biz” dili ile kendi şiirlerindeki “ben” vurgusu arasındaki farka da değinen Akif Kurtuluş, toplumsal meselelere duyarlı olmakla birlikte bireysel vicdanın önemine dikkat çekti. O dönemde toplumdaki yanlışları ve şiddeti görmezden gelemediğini belirten Kurtuluş, “Ben” demenin bencillik olmadığını, aksine kişinin kendiyle ve dünyayla boğuşması anlamına geldiğini ifade etti. Söyleşi Akif Kurtuluş’un okurların sorularını yanıtlaması ve kitaplarını imzalaması ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.