Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nefroloji

Kapsül Haber Ajansı - Nefroloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nefroloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı Haber

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı

Kronik böbrek hastalığı son yıllarda tüm dünyada artış gösteren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişinin kronik böbrek hastalığıyla yaşadığı tahmin ediliyor. Türkiye’de ise kronik böbrek hastalığı prevalansı yaklaşık %15,7 olarak hesaplanıyor. Bu oran, Türkiye’de yaklaşık her 6–7 yetişkinden birinin kronik böbrek hastası olduğunu ortaya koyuyor. Kronik böbrek hastalığı yalnızca önemli bir sağlık sorunu oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın gelişimine de zemin hazırlayabiliyor[3]. Hastalığın ortaya çıkmasında hipertansiyon, diyabet, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı öyküsü, sık idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşı gibi faktörler önemli rol oynarken; hipertansiyon hastalarında kan basıncının ve diyabet hastalarında kan şekerinin kontrol altında tutulmaması da hastalığın ilerlemesine neden olabiliyor.[4] Türk Nefroloji Derneği, Dünya Böbrek Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, dünyada ve Türkiye’de görülme sıklığı giderek artan kronik böbrek hastalığında erken teşhisin önemine ve kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. “Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al” temasıyla gerçekleştirilen basın toplantısı; Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve derneğin yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla, Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla düzenlendi. Toplantıda kronik böbrek hastalığına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması, hastalığa yol açan risk faktörleri ve erken tanının böbrek fonksiyonlarını korumadaki kritik rolü hakkında bilgiler paylaşıldı. Toplantıda ayrıca Türk Nefroloji Derneği’nin destekleyici olduğu Boehringer Ingelheim Türkiye tarafından gerçekleştirilen KRM United projesine de start verildi. Futbolun takım ruhundan ilham alan KRM United kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye vurgu yaparak bu sistemlerden birinde ortaya çıkan sorunun diğerlerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Proje kapsamında sağlık profesyonelleri, kurumlar ve toplum arasında farkındalık yaratmaya yönelik iletişim ve bilgilendirme çalışmaları yürütülmesi planlanıyor. Kronik Böbrek Hastalığı Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbrek yetmezliğinin ileri evrelerinde en etkili tedavi yönteminin böbrek nakli olduğunu belirterek şunları söyledi: “İleri evre böbrek yetersizliğinde en ideal tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek transplantasyonu diyalize kıyasla hem daha uzun yaşam süresi hem de daha iyi bir yaşam kalitesi sunar. Ancak ülkemizde her yıl 10 binden fazla hasta diyalize başlarken yılda yaklaşık 3.500–4.000 civarında böbrek nakli yapılabiliyor. Organ bağışı bilincinin artırılması hem hastalarımız hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.” Türkmen ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen böbrek nakillerinin %80’den fazlasının canlı donörlerden yapıldığını, kadavradan organ bağışının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Obezite, Diyabet ve Kalp Hastalıkları Böbrek Sağlığını Etkiliyor Türk Nefroloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Elif Arı Bakır, kronik böbrek hastalığının küresel ölçekte artışına dikkat çekerek; “Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası bulunuyor ve bu hastaların önemli bir kısmında diyabet kaynaklı kronik böbrek hastalığı görülüyor. Diyabetin giderek yaygınlaşması kronik böbrek hastalığını daha görünür bir sağlık sorunu haline getiriyor. Son yıllarda geliştirilen yeni tedavi seçenekleri sayesinde böbrek fonksiyon kaybının ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu tedavilerin yaygınlaştırılması ve erken tanı ile kronik böbrek hastalığının hem bireyler hem de sağlık sistemi üzerindeki yükünü azaltabileceğimize inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu Kardiyovasküler, böbrek ve metabolik hastalıkların birbirini tetikleyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Türk Nefroloji Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Savaş Öztürk ise; “Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu. Obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları böbrek hastalığının en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle obezitenin artışı diyabet ve hipertansiyon sıklığını artırarak böbrek hastalıklarının görülme oranını da yükseltiyor. Böbrek hastalığı ile kalp-damar hastalıkları arasında çift yönlü bir ilişki bulunuyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı böbrek fonksiyonlarının korunmasında kritik rol oynuyor” ifadelerini kullandı. Nefroloji Alanında Uzman İhtiyacı Artıyor Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özkan Güngör ise nefroloji alanının sağlık sistemi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti: “Diyabet, hipertansiyon ve obezitenin giderek artması böbrek hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor ve bu durum nefrolojiyi sağlık sistemi açısından kritik bir branş haline getiriyor. Ancak nefroloji uzmanı sayımız mevcut ihtiyacın oldukça altında. Ülkemizde yaklaşık 500 erişkin nefroloji uzmanı bulunuyor ve bu oran Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça düşük. Artan hasta yükü ve azalan uzman sayısı önümüzdeki yıllarda ciddi bir sağlık hizmeti sorunu yaratabilir. Bu nedenle nefroloji branşının güçlendirilmesi ve uzmanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.” Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy ise; “ Kronik böbrek hastalığı sinsi bir hastalıktır ve birçok kişi yıllarca herhangi bir belirti hissetmeden yaşamına devam edebilir. Oysa böbrekler yalnızca vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamaz; sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından kan basıncının düzenlenmesine, kemik sağlığından kan yapımına kadar yaşam için hayati pek çok görevi üstlenir. Bu nedenle kronik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri değil, kalp-damar sağlığını, kemik yapısını, yaşam kalitesini ve hatta yaşam süresini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak sevindirici olan şu ki hastalık erken dönemde basit kan ve idrar testleriyle saptanabilir. Erken tanı sayesinde tansiyon ve diyabet kontrolü, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, komplikasyonlar azaltılabilir ve hastaların yaşam kalitesi korunabilir. Biz nefrologlar sadece böbrek yetmezliğini tedavi etmek istemiyoruz; böbrek hastalığını erken fark etmek, ilerlemesini önlemek ve toplumda böbrek sağlığı bilincini güçlendirmek istiyoruz. Dünya Böbrek Günü’nün bu açıdan çok önemli bir farkındalık fırsatı olduğuna inanıyoruz. Çünkü böbrek hastalığı sessiz ilerleyebilir; ama toplumun, hekimlerin ve sağlık sisteminin bu konuda sessiz kalmaması gerekir.” Kalp, Böbrek ve Metabolizma Bir Takım Gibi Çalışıyor Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü ve İnsan Sağlığı Direktörü Okan Güner ise, dünya çapında yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası, 589 milyon diyabet hastası[5] ve 64 milyon kalp yetersizliği[6] hastasının bulunduğunu ancak FIFA verilerine göre, dünyanın en yaygın takip edilen sporu olan futbolun, yaklaşık 5 milyar kişi tarafından ilgiyle takip edildiğini söyledi. Bu içgörüden hareketle KRM United projesini başlattıklarını vurgulayan Güner şunları söyledi: “Kardiyovasküler, renal ve metabolik sistemler arasındaki ilişki, aslında bir takım oyunu gibidir. Tıpkı sahadaki bir futbol takımında olduğu gibi, diyabet, kalp yetersizliği ya da kronik böbrek hastalığı gibi sorunlar yalnızca tek bir organı değil, tüm sistemi ve dolayısıyla tüm vücudu etkileyebilir. KRM United projesiyle bu bağlantıyı odağımıza alıyor, Türk Nefroloji Derneği gibi değerli paydaşlarımızla iş birliği yaparak, bu hastalıklarda erken teşhisin önemine dair farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bugün yeni tedavi seçenekleri sayesinde bazı hastalarda diyalize gidişin 10–15 yıla kadar geciktirilebildiğini görüyoruz. Bu gelişme, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırırken aynı zamanda sağlık sisteminin üzerindeki yükün de ciddi oranda azalmasına katkı sağlıyor. Çünkü Boehringer Ingelheim olarak sadece ilaç geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlığa katkı sunmayı da faaliyetlerimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de   Her 7 Kişiden Biri Böbrek Hastası Haber

Türkiye'de   Her 7 Kişiden Biri Böbrek Hastası

Böbrek hastalıkları konusunda, Türkiye genelindeki çeşitli bilimsel çalışmalar ve farkındalık projeleri ile bilinen Türk Nefroloji Derneği ise 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında, T.C. Sağlık Bakanlığı ve Ankara Aile Hekimliği Derneği iş birliğinde, Vantive Sağlık Hizmetleri Şirketi sponsorluğunda, önemli bir bilinçlendirme programına imza attı. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi'nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören programda, Sağlık Politikaları Zirvesi ve Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı ile kronik böbrek hastalıkları konusu kapsamlı bir şekilde ele alındı. Türk Nefroloji Derneği ve Sağlık Bakanlığı'nın güncel verilerine göre Türkiye'de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası. Bu verilere göre, Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla (KBH) karşı karşıya olmakla birlikte, hastaların yüzde 94’ü hastalığa yakalandığından habersiz şekilde yaşamlarını sürdürmekte. Bu alanda, kamuoyunu bilinçlendirmeyi misyon edinen Türk Nefroloji Derneği, sağlık hizmetleri konusundaki önemli global markalar arasında yer alan Vantive Türkiye sponsorluğu ve T.C. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile 12 Mart Dünya Böbrek Günü’nde anlamlı bir farkındalık programına imza attı. “Ülkemizde her yıl 10.000’den fazla hasta diyaliz tedavilerine başlıyor” Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi'nde gerçekleşen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, “Türk Nefroloji Derneği olarak halkımızın bilinçlenmesi, meslektaşlarımızın en yüksek düzeyde bilimsel bilgilerle donanması ve bunu sağlık hizmetine yansıtmalarına yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz. Ülkemizde her yıl 10.000’den fazla hasta diyaliz tedavilerine başlamakta ve bu sayının giderek artmasından endişe duymaktayız. Ülke olarak, bu konuda özellikle de toplumsal bilinç oluşturmak için kapsamlı ve uzun soluklu çalışmalara ihtiyaç duymaktayız” şeklinde sözlerini tamamladı. Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri, Sağlık Bakanlığı Araştırma, Geliştirme ve Sağlık Teknolojisi Değerlendirme Daire Başkanlığı’ndan Olgun Şener, Vantive Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler Yöneticisi Volkan Doğan, T.C. Sağlık Bakanlığı Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Daire Başkanı Prof. Dr. Erkan Ölçücüoğlu’nun katılımı ile gerçekleşen Sağlık Politikaları Zirvesi’nde, böbrek sağlığı konusu tüm boyutları ile ele alınırken, Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı’nda ise böbrek sağlığına yönelik olarak, önleyici ve koruyucu hekim hizmetleri noktasında çok önemli bilgilere yer verildi. TND Yönetim Kurulu üyelerinden Prof.Dr. Aydın Türkmen, böbrek nakline verilen önemin arttırılması, Prof.Dr.Ercan Ok, tuz tüketimine dikkat edilmesi, Prof.Dr. Özkan Güngör, ülkemizde nefrolog sayısının giderek azalması ve bunun nedenleri, Prof.Dr. Galip Güz, obezite, diyabet ve KBH ilişkisi, Prof.Dr. Şükrü Ulusoy, hipertansiyon kontrolü, Prof.Dr. İsmail Koçyiğit, periton diyalizi, Prof.Dr. Elif Arı Bakır, diyabetik böbrek hastalığı açıklamalarda bulundu. Yine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden Prof.Dr.Şehsuvar Ertürk’de KBH’nin erken teşhisine vurgu yaptı. "Hastaları Hastaneye Değil, Tedaviyi Evlere Taşıyoruz" Konuşmasında, böbrek sağlığının iyileştirilmesine yönelik Vantive’in çözüm ve bilinçlendirme yaklaşımlarına vurgu yapan Vantive Ülke Müdürü Fuat Çukadar ise “Türkiye’de diyaliz tedavisine başlayan her hastanın zihninde aynı korku belirir: ‘Artık haftamın üç günü hastanede geçecek.’ Bu inanış, maalesef pek çok hastamızın tedaviden uzak durmasına ya da yaşam kalitesinden ciddi ödünler vermesine yol açıyor. Oysa bugün bu tablo köklü biçimde değişti. Evde diyaliz; bir hayal değil, binlerce hastamızın her gün yaşadığı somut ve erişilebilir bir gerçektir. Vantive olarak geliştirdiğimiz ileri teknoloji sayesinde hastalarımız çocuklarını okula uğurlayabilir, seyahat edebilir, çalışmaya devam edebilir; kısacası yaşamlarının kontrolünü yeniden ellerine alabilir. Böbrek hastalığı, bir insanın hayatını durma noktasına getirmek zorunda değil. Periton diyalizi başta olmak üzere sunduğumuz evde tedavi seçenekleri, hastalarımıza yalnızca bir tedavi yöntemi değil, özgürlüklerini geri veriyor. Misyonumuz açık ve nettir: Tedaviyi hastanın hayatına entegre etmek; hastanın hayatını tedavinin etrafında şekillendirmek zorunda bırakmamak.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sessiz İlerleyen Böbrek Yetmezliği 7 Sinyal Veriyor Haber

Sessiz İlerleyen Böbrek Yetmezliği 7 Sinyal Veriyor

Bu nedenle erken belirtiler genellikle fark edilmiyor ya da farklı nedenlere bağlanıyor. Oysa erken dönemde yapılan basit kan ve idrar testleri, geri dönüşü zor olan böbrek hasarını önlemeye yardımcı oluyor. Kronik böbrek yetmezliği hem dünyada hem de ülkemizde giderek artan bir halk sağlığı sorunu olarak görülüyor. Diyabet ve hipertansiyon en sık nedenler arasında yer alıyor. Erken dönemde tanı konulmadığında süreç diyaliz ya da böbrek nakline kadar ilerliyor. Böbrekler Hasar Gördüğünde Vücut Sinyal Veriyor Böbrekler yalnızca idrar üretmiyor, kanı süzüyor, toksinleri uzaklaştırıyor, sıvı ve elektrolit dengesini sağlıyor, D vitamini aktivasyonunda rol oynuyor ve kan basıncını düzenliyor. Fonksiyon kaybı başladığında bu sistemlerin tamamı etkileniyor. Nefroloji Hekimi Doç. Dr. Osman Z. Şahin, böbrek hastalıklarının erken evrede sinsi seyrettiğini belirtiyor ve “Hastalar çoğu zaman şikayetleri başka nedenlere bağlıyor. Oysa vücudun verdiği küçük sinyaller böbrek fonksiyonlarında azalmaya işaret ediyor” diyor. Böbrek Yetmezliğinin 7 Erken Belirtisi Doç. Dr. Şahin, aşağıdaki belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor: Sabah Göz Kapaklarında Şişlik Böbreklerin protein tutma fonksiyonu bozulduğunda idrarla protein kaybı oluşuyor. Kandaki protein düzeyi düştüğünde sıvı dokulara geçiyor ve özellikle sabah saatlerinde göz kapaklarında şişlik görülüyor. Gün içinde azalması yanıltıcı oluyor. Gece Sık İdrara Çıkma Böbrekler normalde gece saatlerinde daha konsantre idrar üretiyor. Fonksiyon bozulduğunda bu yetenek azalıyor ve gece idrara çıkma artıyor. Özellikle yeni başlayan ve giderek sıklaşan noktüri önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Köpüklü İdrar İdrarda kalıcı ve belirgin köpük oluşması protein kaçağını düşündürüyor. Proteinüri, kronik böbrek hastalığının en erken ve en önemli bulgularından biri olarak kabul ediliyor. Basit bir idrar tahlili ile tespit ediliyor. Nedensiz Halsizlik ve Çabuk Yorulma Böbrekler eritropoetin adı verilen ve kemik iliğinde kan üretimini uyaran hormonu salgılıyor. Fonksiyon azaldığında kansızlık gelişiyor. Ayrıca kanda biriken toksinler yorgunluk hissine neden oluyor. Uzun süren halsizlik böbrek fonksiyon testleri ile değerlendiriliyor. Bacaklarda ve Ayak Bileklerinde Ödem Sodyum ve su dengesinin bozulması vücutta sıvı birikimine yol açıyor. Özellikle gün sonunda belirginleşen ayak bileği şişlikleri ve çorap izi kalması önemli bir bulgu olarak görülüyor. İştahsızlık ve Mide Bulantısı Kandaki üre ve kreatinin gibi atık maddelerin artışı mide bulantısına, ağızda metalik tada ve iştahsızlığa neden oluyor. Bu belirtiler ilerleyen evrelerde daha belirgin hale geliyor ancak erken dönemde hafif şikayetler şeklinde başlıyor. Kontrol Altına Alınamayan Yüksek Tansiyon Böbrekler kan basıncının düzenlenmesinde temel rol oynuyor. Dirençli hipertansiyon hem böbrek hastalığının nedeni hem de sonucu olarak ortaya çıkıyor. Üçlü ilaç tedavisine rağmen düşmeyen tansiyon böbrek açısından araştırma gerektiriyor. Risk Faktörü Olanlar İçin Kontrol Şart Diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, kalp-damar hastalığı bulunanlar, ailesinde böbrek hastalığı öyküsü olanlar ve uzun süre ağrı kesici kullananlar risk grubunda yer alıyor. Doç. Dr. Şahin, özellikle risk grubundaki kişilerin yılda en az bir kez kreatinin, GFR ve idrar tahlili yaptırması gerektiğini ifade ediyor. “Kronik böbrek hastalığı erken dönemde tespit edildiğinde ilerleme hızı ciddi şekilde yavaşlıyor” diyor. Erken Tanı Böbrek Sağlığını Koruyor Kronik böbrek hastalığı beş evrede ilerliyor. İlk üç evrede genellikle belirgin şikayet görülmüyor. Dördüncü ve beşinci evrede diyaliz ihtiyacı doğuyor. Ancak erken evrede tanı konulan hastalarda kan şekeri ve tansiyon kontrolü, tuz kısıtlaması, kilo kontrolü ve uygun ilaç tedavisi ile süreç uzun yıllar stabil seyrediyor. Çakmak Erdem Hastanesi’nden Nefroloji Hekimi Doç. Dr. Osman Z. Şahin, “Böbrek hastalıkları sessiz ilerliyor ancak sonuçları ağır oluyor. Basit bir kan ve idrar testi erken tanı sağlıyor. Risk grubunda yer alan herkesin düzenli kontrol yaptırması gerekiyor” diyerek farkındalık çağrısında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.