Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Net Sıfır Hedefi

Kapsül Haber Ajansı - Net Sıfır Hedefi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Net Sıfır Hedefi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alarko Carrier Sürdürülebilirlik Adımlarını Güçlü Atıyor Haber

Alarko Carrier Sürdürülebilirlik Adımlarını Güçlü Atıyor

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Alarko Carrier, sürdürülebilirlik yönetimini uzun vadeli değer yaratma hedefiyle şekillendirirken 2024 yılını “baz yıl” olarak tanımladı ve 2050 Net Sıfır hedefi doğrultusunda ölçülebilir bir yol haritası oluşturdu. Enerji tüketimini azaltan uygulamalar, yenilenebilir kaynak kullanımını artıran yatırımlar ve üretim süreçlerindeki verimlilik adımları, şirketin iklim etkisini yönetilebilir ve şeffaf bir zemine taşıyor. Eskişehir fabrikası çatısında kurulan güneş panelleriyle yıllık yaklaşık 700 MWh elektrik üretimi sağlayan şirket, Gebze tesisinde hayata geçirilen elektrik otomasyon sistemi sayesinde ise yılda 177.000 kWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde üretim süreçlerinde yapılan iyileştirmelerle su tüketimi optimize edilirken, kombi üretim hattında uygulanan kapalı devre sistemle yıllık 2.500 m³ su tasarrufu sağlandı. Ürün geliştirme tarafında düşük küresel ısınma potansiyeline sahip akışkanlar, yüksek verimli ısı pompası çözümleri ve eko-tasarım ilkelerini önceliklendiren şirket, R454B soğutucu akışkanlı sistemler ve yeni nesil ısıtma-soğutma teknolojileri ile ürünlerin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda hidrojenle çalışan sistemler ve geleceğin enerji altyapılarına uyumlu çözümler için Ar-Ge çalışmaları devam ediyor. Alarko Carrier’ın sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kaldıraç görevi gören dijitalleşme ise başlı başına bir yatırım alanını oluşturuyor. Gebze tesisinde uygulanan dijital yönetim sistemleri sayesinde fiziksel çıktı ihtiyacı azaltılırken, süreçlerin izlenebilirliği ve kaynak kullanımı daha etkin hale getirildi. Bu dönüşüm, operasyonel maliyetleri düşürürken çevresel etkiyi de azaltan çift yönlü bir fayda yaratıyor. Sosyal etki alanındaki projelerde bu yıl üçüncüsü hayata geçirilen “Okulların Havası Değişiyor” projesi öne çıkıyor. Proje kapsamında Mardin Midyat, İzmir Ödemiş ve Şırnak Cizre’de yer alan köy okullarında iç hava kalitesini iyileştirmeye yönelik iklimlendirme sistemleri kuruldu. Isı pompası, ısı geri kazanım ve filtrasyon teknolojilerinin bir arada kullanıldığı bu uygulamalarla, çocukların daha sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamına erişmesi hedeflendi. Proje, sürdürülebilirlik yaklaşımının toplumsal faydayla nasıl buluştuğuna dair somut bir örnek sunuyor. Cem Akan: “Somut kazanımlar için etkimizi izliyor, planlarımızı devreye alıyoruz.” Sürdürülebilirliği kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alırken, gelecek dönemlerde de enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, düşük karbonlu teknolojiler ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını güçlendirerek sürdürmeyi hedeflediklerini paylaşan Alarko Carrier CEO’su Cem Akan şunları ifade etti: TSRS’ye tam uyumlu sürdürülebilirlik ve GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporlarımız sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir göstergelerle ortaya koyuyor. 2024’ü baz yıl belirledik; 2050 Net Sıfır hedefi yönünde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu ürün yatırımlarını hızlandırdık. Eskişehir’deki çatı GES üretimi ve Gebze’deki otomasyon tasarrufu gibi somut kazanımlarımızı artırma hedefimizi koruyoruz. Tedarik zincirindeki etkilerimizi şeffaf biçimde izliyor ve hedeflerimiz yönünde planlarımızı devreye alıyoruz. Her raporlama döneminde hedefleri yükseltip sektöre güvenilir bir referans sunma kararlılığındayız.”

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı Haber

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı

Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek, ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni yayımladı. Araştırma; 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı. Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken, sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Ancak barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil. Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak, şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor. Karbon kredisi kullanımı artıyor Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor. Diğer yandan, araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleyi zayıflatabilecek yönetişim eksiklikleri söz konusu olabilir Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si; fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor. Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor. İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken 5 adım 1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli. 2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı. 3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı. 4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı. 5. İşletmeler yapay zekâyı sorumlu bir şekilde benimsemeli. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin EY Küresel İklim Eylem Barometresi araştırmasıyla ilgili şunları söyledi: “Artan iklimsel etkilerin gittikçe daha yıkıcı hale gelmesi, kurumsal iklim eylem planlarının aciliyetini her zamankinden daha fazla öne çıkarıyor. EY Küresel İklim Eylem Barometresi 2025’e göre, iklim eylemleri konusunda ilerlemenin sektör ve ülke bazında eşit dağılmadığını görüyoruz. Bazı bölgeler iklim raporlamasında ve geçiş stratejilerinde hızla ilerlerken, bazı bölgelerin direnç ortamı veya farklı öncelikler sebebiyle geride kaldığını söyleyebiliriz. Dünya ısınmaya devam ederken, iklim değişikliği hem insanlar hem de gezegen için yenileyici ve döngüsel bir ekonomi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin küresel finansal istikrar için de tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareketle; bugün iklim eylemlerini aksiyona dönüştüren şirketlerin, yarının liderleri olacağını ve rekabette öne çıkacaklarını ifade edebiliriz. Ayrıca, araştırma bulgularımız; şirketlerin iklim raporlamasında henüz sınırlı ilerleme kaydettiğini ve bunun somut uygulama süreçlerinde karşılaşılan yapısal zorluklar, iklim risk değerlendirmesi ile stres testlerinin olgunluk düzeyindeki yetersizlikler ve yönetişim yapılarındaki eksikliklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, EY olarak işletmelerin söz konusu dönüşüm sürecini stratejik bir fırsata dönüştürmeleri için karbonsuzlaşma sürecinden, finansal raporlamalarına ve iklim risklerini yönetmelerine kadar her alanda destek oluyoruz.”

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu Haber

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu

TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Çimento sektörü yalnızca üretim yapılan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. TÜRKÇİMENTO tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi Antalya’da başladı. Bu yıl, 18’inci kez Türkiye ve dünyadan çok sayıda çimento markası ve profesyonelini ağırlayan etkinliğin ana teması “Yeni Yüzyılda Yeşil Çimento: Græcement” oldu. Yeşil ve dijital dönüşümden inovasyona, yeni nesil çimentolardan sürdürülebilir üretime kadar sektörün güncel gelişmeleri ve geleceğini şekillendiren çözümlerin ele alındığı etkinlik yine büyük bir başarıya imza attı. Etkinlik 600’ü aşkın katılımcı ve 150’yi aşkın firma katılımıyla gerçekleşti. “Yeşil ve Dijital Dönüşüm, İnovasyon, Sürdürülebilir Üretim ve Yeni Nesil Çimentolar” gibi konu başlıklarının ele alındığı etkinliğin açılışında konuşan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Bugün, sektörümüzün geleceğini şekillendiren yeni bir sayfayı birlikte açıyoruz. Çimento sektörü yalnızca üretim yapan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. Türk çimento sektörünün tüm küresel zorluklara rağmen büyümeye, üretmeye ve dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam ettiğini belirten Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, sektörümüzün varoluş stratejisidir. Türk çimento sektörü sürdürülebilirlik hedeflerini erteleyen değil, gerçeğe dönüştüren bir sektördür. Biz dönüşümü üç temel eksende yönetiyoruz; yeşil, dijital ve insan odaklı dönüşüm. Artık üçüz dönüşüm yalnızca bir hedef değil, geleceğe açılan ana kapımızdır. Her yıl daha az fosil yakıt, daha fazla geri kazanılmış enerji kullanıyoruz. Attığımız her adım, karbon azaltımından döngüsel ekonomiye kadar geniş bir alanda Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine güç katıyor”. 18’inci Teknik Seminer ve Sergisinin açılışında Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao ve Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse de konuşmayla yer aldı. Nihat Özdemir: “Gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor” TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de açıklamasında, Türk çimento sektörünün iddialı bir yapısı olduğunu belirterek, sektörün Avrupa’daki ve dünyadaki yerinin bunun en önemli göstergesi olduğunu belirtti. Özdemir şunları söyledi: “Sektörün 124 milyon tonluk eşdeğer çimento üretim kapasitesi mevcut. Bu yıl kapasite kullanım oranımızı %77’ye kadar çıkarttık. Bu iyi. Ama kullanamadığımız bir kapasite var. Bu nedenle yeni yatırıma ihtiyaç yok. Ama gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor. Modernleşmeye ihtiyaç var. Yatırım bu alanda yapılmalı. Firmalarımız son 4-5 yıldır bu anlamda yatırımlar yapmaya başladılar.” Açıklamasında mega projeler konusuna da değinen Nihat Özdemir, Türkiye’de 2013’ten 2021 yılına kadar mega projeler yapıldığını hatırlatarak, pandemi sonrasında bu konuda Türkiye’de ve dünyada yavaşlama olduğunu vurguladı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Bozay: “Artış ciro ve net gelire yansımıyor” TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay ise yaşanan depremden sonra sektörün satışların %5’lik bir artış olduğunun altını çizdi. “Ancak bu artış ciro ve net gelire yansımıyor. Borsada yer alan çimento şirketlerinin cirolarına baktığımızda %5’lik bir düşüş var. Net gelirde de %30’luk bir düşüş görüyoruz” diye konuşan Bozay, önümüzdeki dönemde sektörün yeşil dönüşüm için kendi iç imkanları ile finansmanı sağlamakta zorlanacağını, finansman ihtiyacının giderek artacak gibi göründüğünü belirtti. Dr. Wang Yutao: “Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao konuşmasına; “Bu etkinliğe yıllardır davet ediliyoruz. Ancak çoğu zaman sadece tebrik ve selamlarımızı iletebildik. Bu yüzden bu yıl bizzat burada bulunmak benim için ayrı bir mutluluk” sözleriyle başlayan Dr. Yutao, Çin’de 2024 yılsonu itibariyle 1543 çimento üretim hattının faaliyette olduğunu söyledi. Ülkesinde çimento üretim kapasitesinin 1,8 milyar ton seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Dr. Yutao, “Biz de ülkemizin karbon nötr hedefinin bir parçasıyız ve karbon emisyonlarını azaltmak için çok fazla çaba gösteriyoruz. 2020 yılından bu yana çimento sektöründen kaynaklanan başlıca kirleticilerin emisyonları sürekli düşüş eğilimi göstermektedir. Sektörümüzün dönüşümü için birlikte daha fazla çaba gösterebileceğimizi umuyoruz. Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” dedi. Henning Sasse: “Sektör olarak elektrik tüketimimizi yeşil enerjiden sağlamayı hedefliyoruz” Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse, “Türkiye’ye kıyasla daha küçük bir ülke olsak da sektörümüzden güçlü bir temsil burada yer alıyor. Azerbaycan’da net sıfır hedefi doğrultusunda neler yapılabileceğini tartışıyoruz. Henüz bir yıllık bir oluşum olmamıza rağmen ASiA (Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği) olarak net sıfır hedefimizi ilan ettik. Bu sürece hükümet yetkililerini, karar vericileri ve inşaat sektörünü de dahil ettik” dedi. Sasse, Azerbaycan’da yeşil enerji konusunun son dönemin en sıcak gündemi olduğunu belirterek, “Hükümet, yeşil elektrik konusunda önemli adımlar atmış durumda. Biz de sektör olarak elektrik tüketimimizi tamamen yeşil enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Petrol zengini bir ülke olmamıza rağmen sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü geleceğin en kritik alanı olarak karşımıza çıkıyor. Türk çimento üreticilerinin LC3 ve çimentomsu malzemeler üzerine yaptığı çalışmaları yakından takip ediyoruz; bunun Azerbaycan için de bir fırsat olabileceğini düşünüyoruz” dedi. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz merhum Türkçimento Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik için başsağlığı dileyerek başlayan Avrupa Çimento Birliği CEO’su Koen Coppenholle, etkinlik teması olan inovasyon ve sürdürülebilirlik konularının kendileri için de odak konular olduğunu söyledi. Coppenholle, Avrupa Çimento Birliği’nin rekabetçilik zemininde dekarbonizasyon çalışmalarını yürüttüğünün altını çizdi. 1987 yılından bu yana düzenlenen etkinlik, çimento sektörünün ulusal ve uluslararası tedarikçi firmalarıyla buluştuğu bir platform olarak sektörde yenilikleri desteklemeye devam ediyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.