Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Networking

Kapsül Haber Ajansı - Networking haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Networking haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her 5 Kişiden 1'i İş İçin Şehir Değiştiriyor Haber

Her 5 Kişiden 1'i İş İçin Şehir Değiştiriyor

İller arası göç eden her 5 kişiden birinin iş gerekçesiyle yer değiştirmesi, istihdam olanaklarının şehirler arasındaki dağılımını yeniden gündeme taşıdı. Bu kapsamda NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, gençlerin farklı şehirlerdeki iş dünyasıyla bağlantı kurabilmesine, profesyonel çevrelerini geliştirmesine ve kariyer fırsatlarını daha yakından tanımasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor… Türkiye’de iş olanaklarına erişim, şehirler arası göçün önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılında toplam 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, bunların 488 bin 643’ü iş ve tayin gerekçesiyle şehir değiştirdi. İş nedeniyle en fazla göç alan şehir 72 bin 141 kişiyle İstanbul olurken, Ankara 41 bin 313, İzmir ise 24 bin 665 kişiyle öne çıktı. Veriler, iş gücü hareketliliğinin büyükşehirlerde yoğunlaştığını ortaya koyarken, farklı şehirlerdeki istihdam fırsatlarına erişim ve profesyonel bağlantıların önemi de gündeme geliyor. “GENÇLER İŞ FIRSATLARINA ULAŞMAK İÇİN ŞEHİR DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALMAMALI” İş nedeniyle yaşanan göç hareketliliğini değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, istihdam olanaklarının belirli şehirlerde yoğunlaşmasının gençlerin kariyer tercihlerini de etkilediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Bugün pek çok genç, eğitim aldığı veya yaşadığı şehirde kendisine uygun bir iş fırsatı bulamadığında başka bir şehre yöneliyor. Elbette şehir değiştirmek yeni deneyimler ve fırsatlar kazandırabilir. Ancak burada önemli olan, gençlerin yalnızca iş bulabilmek için yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda hissetmemesi. Türkiye’nin farklı şehirlerinde önemli bir genç nüfus ve girişimcilik potansiyeli bulunuyor. Bu potansiyelin iş dünyasıyla daha güçlü buluşması gerekiyor. Gençlerin bulundukları şehirlerde de farklı sektörleri tanıyabilmesi, iş insanlarıyla iletişim kurabilmesi ve kendilerine bir kariyer yolu çizebilmesi oldukça önemli” dedi. “İŞ FIRSATLARINA ERİŞİMDE PROFESYONEL ÇEVRE ÖNEMLİ” Gençlerin iş hayatına hazırlanırken yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yılmaz, profesyonel ilişkilerin kariyer yolculuğundaki önemine değindi. Yılmaz, “Bir gencin kariyerini şekillendiren unsurlardan biri de doğru insanlarla doğru zamanda tanışabilmesi. Bazen farklı bir sektörden iş insanıyla yapılan sohbet, hiç düşünülmeyen bir kariyer alanının kapısını açabiliyor. Ancak her gencin bu bağlantılara ulaşma imkânı aynı değil. Biz gençlerin iş dünyasını yalnızca büyükşehirlerde değil, bulundukları çevrede de yakından tanıyabilmesini önemsiyoruz. İş dünyasının deneyimini gençlerle paylaşması, onların seçeneklerini görmesini ve daha bilinçli kararlar almasını sağlayabilir” ifadelerini kullandı. NEFA, GENÇLERLE İŞ DÜNYASI ARASINDA BAĞ KURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı adım atmasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, farklı sektörlerden girişimcileri, yöneticileri ve iş insanlarını gençlerle bir araya getiriyor. Düzenlediği buluşmalar, networking etkinlikleri ve deneyim paylaşımına dayalı organizasyonlarla gençlerin iş dünyasını yakından tanımasına, profesyonel ilişkiler geliştirmesine ve farklı kariyer seçeneklerini değerlendirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. İş dünyası ile gençler arasındaki iletişimin güçlendirilmesinin uzun vadede önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Yılmaz, “Gençlerin kendi şehirlerinde de fırsatları görebilmesi, girişimcilik konusunda cesaret kazanması ve farklı sektörlerle bağlantı kurabilmesi gerekiyor. NEFA olarak gençlerle iş dünyasını aynı ortamda buluşturarak bu iletişimi güçlendirmeye çalışıyoruz. Amacımız yalnızca yeni tanışıklıklar oluşturmak değil, gençlerin kariyer yolculuklarında yararlanabilecekleri kalıcı bir iletişim ağına katkı sağlamak. Çünkü fırsatlara erişimin ilk adımı çoğu zaman doğru bağlantıları kurabilmekten geçiyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin Yüzde 75’i Hızlı Terfiyi Önceliklendirmiyor Haber

Gençlerin Yüzde 75’i Hızlı Terfiyi Önceliklendirmiyor

Deloitte’un 44 ülkede 22 bin 500’ü aşkın Z ve Y kuşağı katılımcıyla gerçekleştirdiği 2026 Küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı Araştırması’na göre, Z kuşağının yalnızca yüzde 25’i hızlı terfilerle ilerleyen bir kariyer modelini tercih ederken, yüzde 44’ü daha istikrarlı ve kademeli bir kariyer gelişimini önceliklendiriyor. Gençlerin yüzde 21’i ise kendisi için doğru rolü bulabilmek ve uzun vadede daha uygun bir kariyer oluşturabilmek adına yatay bir pozisyon değişikliğine veya kariyerinde geçici bir geri adıma açık olduğunu belirtiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücü piyasasındaki görünümü de dikkat çekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 İşgücü İstatistikleri’ne göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 13 olarak kaydedildi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 9,7 olurken, genç kadınlarda yüzde 19,4’e ulaştı. Veriler, gençlerin iş hayatına katılımının yanı sıra doğru kariyer fırsatlarına erişiminin de önemini ortaya koyuyor. Araştırmada gençlerin öğrenme ve gelişime verdiği önem de öne çıkıyor. Z ve Y kuşağının yüzde 74’ü yapay zekâyı günlük çalışma hayatında kullanırken, yüzde 79’u bu teknolojiden öğrenme ve gelişim fırsatlarını belirlemek amacıyla yararlanıyor. Veriler, yeni kuşağın kariyer kararlarında yalnızca bugünkü pozisyonunu değil, gelecekte kazanacağı yetkinlikleri de dikkate aldığını gösteriyor. ŞİRKETLER GENÇLERİ SEÇİYOR, GENÇLER DE ŞİRKETLERİ Gençlerin kariyer tercihlerindeki değişimi değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, işveren ile çalışan arasındaki seçim sürecinin artık çift taraflı ilerlediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Geçmişte daha çok şirketlerin çalışan seçtiği bir yapıdan söz ediyorduk. Bugün özellikle gençlerde bunun değiştiğini görüyoruz. Bir genç başvuru yapmadan önce şirketi araştırıyor; nasıl bir çalışma kültürü olduğunu, kimlerle çalışacağını, kendisine ne katacağını ve orada nasıl bir gelecek kurabileceğini sorguluyor. Dolayısıyla şirketler gençleri seçerken gençler de şirketleri seçiyor. İş dünyasının bu değişimi doğru okuması gerekiyor” dedi. “GENÇLERİN İŞ DÜNYASIYLA TEMASI MEZUNİYETTEN ÖNCE BAŞLAMALI” Gençlerin doğru kariyer kararları verebilmesi için iş dünyasını üniversite yıllarında tanımalarının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Bir gencin hangi sektörde veya hangi şirkette çalışmak istediğini anlayabilmesi için önce o dünyayı tanıması gerekiyor. İş insanlarıyla bir araya gelmesi, farklı sektörlerden deneyimleri dinlemesi ve profesyonel hayatın nasıl işlediğini görmesi çok değerli. Gençlerin iş dünyasıyla ilk gerçek teması bir iş görüşmesi olmamalı” ifadelerini kullandı. NEFA GENÇLERLE İŞ DÜNYASINI AYNI MASADA BULUŞTURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı başlamasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, üniversite öğrencileri ve gençleri farklı sektörlerden girişimciler, yöneticiler ve iş insanlarıyla bir araya getiriyor. Gerçekleştirilen buluşmalar ve networking çalışmalarıyla gençlerin profesyonel çevrelerini geliştirmeleri, farklı sektörleri yakından tanımaları ve kariyerlerini şekillendirirken iş dünyasının deneyimlerinden yararlanmaları hedefleniyor. Yılmaz, “Biz gençlerin iş dünyasına uzaktan bakmasını değil, doğrudan içinde bulunmasını istiyoruz. Bir iş insanıyla tanışmak, onun tecrübelerini dinlemek ya da farklı sektörlerden insanlarla aynı ortamda bulunmak bazen bir gencin kariyer yönünü değiştirebiliyor. NEFA’da gençlerle iş dünyası arasındaki mesafeyi azaltırken onların daha mezun olmadan kendi yollarını daha bilinçli çizebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Tüketici bilincinin artması, “skinimalism” trendinin yükselmesi ve cilt sağlığının bütünsel güzellik anlayışının merkezine yerleşmesiyle “Skinification”, küresel kozmetik pazarını şekillendiren temel dinamiklerden biri hâline geliyor. Sektördeki bu dönüşüm, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından bu yıl 10. kez düzenlenecek Uluslararası Kozmetik Kongresi’nin ana gündemini oluşturacak. Bilim insanlarını, üreticileri ve sektör profesyonellerini buluşturacak kongre, 14–16 Aralık tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı Haber

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı

Bu kapsamda NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, gençlerle iş dünyasını bir araya getirerek üniversite yıllarından itibaren farklı sektörleri ve şirketleri yakından tanımalarına, profesyonel çevrelerini geliştirmelerine ve kariyer tercihlerini daha bilinçli yapmalarına katkı sağlamayı hedefliyor… Deloitte’un 44 ülkede 22 bin 500’ü aşkın Z ve Y kuşağı katılımcıyla gerçekleştirdiği 2026 Küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı Araştırması’na göre, Z kuşağının yalnızca yüzde 25’i hızlı terfilerle ilerleyen bir kariyer modelini tercih ederken, yüzde 44’ü daha istikrarlı ve kademeli bir kariyer gelişimini önceliklendiriyor. Gençlerin yüzde 21’i ise kendisi için doğru rolü bulabilmek ve uzun vadede daha uygun bir kariyer oluşturabilmek adına yatay bir pozisyon değişikliğine veya kariyerinde geçici bir geri adıma açık olduğunu belirtiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücü piyasasındaki görünümü de dikkat çekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 İşgücü İstatistikleri’ne göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 13 olarak kaydedildi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 9,7 olurken, genç kadınlarda yüzde 19,4’e ulaştı. Veriler, gençlerin iş hayatına katılımının yanı sıra doğru kariyer fırsatlarına erişiminin de önemini ortaya koyuyor. Araştırmada gençlerin öğrenme ve gelişime verdiği önem de öne çıkıyor. Z ve Y kuşağının yüzde 74’ü yapay zekâyı günlük çalışma hayatında kullanırken, yüzde 79’u bu teknolojiden öğrenme ve gelişim fırsatlarını belirlemek amacıyla yararlanıyor. Veriler, yeni kuşağın kariyer kararlarında yalnızca bugünkü pozisyonunu değil, gelecekte kazanacağı yetkinlikleri de dikkate aldığını gösteriyor. ŞİRKETLER GENÇLERİ SEÇİYOR, GENÇLER DE ŞİRKETLERİ Gençlerin kariyer tercihlerindeki değişimi değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, işveren ile çalışan arasındaki seçim sürecinin artık çift taraflı ilerlediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Geçmişte daha çok şirketlerin çalışan seçtiği bir yapıdan söz ediyorduk. Bugün özellikle gençlerde bunun değiştiğini görüyoruz. Bir genç başvuru yapmadan önce şirketi araştırıyor; nasıl bir çalışma kültürü olduğunu, kimlerle çalışacağını, kendisine ne katacağını ve orada nasıl bir gelecek kurabileceğini sorguluyor. Dolayısıyla şirketler gençleri seçerken gençler de şirketleri seçiyor. İş dünyasının bu değişimi doğru okuması gerekiyor” dedi. “GENÇLERİN İŞ DÜNYASIYLA TEMASI MEZUNİYETTEN ÖNCE BAŞLAMALI” Gençlerin doğru kariyer kararları verebilmesi için iş dünyasını üniversite yıllarında tanımalarının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Bir gencin hangi sektörde veya hangi şirkette çalışmak istediğini anlayabilmesi için önce o dünyayı tanıması gerekiyor. İş insanlarıyla bir araya gelmesi, farklı sektörlerden deneyimleri dinlemesi ve profesyonel hayatın nasıl işlediğini görmesi çok değerli. Gençlerin iş dünyasıyla ilk gerçek teması bir iş görüşmesi olmamalı” ifadelerini kullandı. NEFA GENÇLERLE İŞ DÜNYASINI AYNI MASADA BULUŞTURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı başlamasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, üniversite öğrencileri ve gençleri farklı sektörlerden girişimciler, yöneticiler ve iş insanlarıyla bir araya getiriyor. Gerçekleştirilen buluşmalar ve networking çalışmalarıyla gençlerin profesyonel çevrelerini geliştirmeleri, farklı sektörleri yakından tanımaları ve kariyerlerini şekillendirirken iş dünyasının deneyimlerinden yararlanmaları hedefleniyor. Yılmaz, “Biz gençlerin iş dünyasına uzaktan bakmasını değil, doğrudan içinde bulunmasını istiyoruz. Bir iş insanıyla tanışmak, onun tecrübelerini dinlemek ya da farklı sektörlerden insanlarla aynı ortamda bulunmak bazen bir gencin kariyer yönünü değiştirebiliyor. NEFA’da gençlerle iş dünyası arasındaki mesafeyi azaltırken onların daha mezun olmadan kendi yollarını daha bilinçli çizebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Furnishings & Design Istanbul, Üçüncü Yılında Da Büyük İlgi Gördü  Haber

Furnishings & Design Istanbul, Üçüncü Yılında Da Büyük İlgi Gördü 

24–26 Eylül tarihleri arasında “Where Design Leads” (Tasarıma Yön Verenlerin Olduğu Yer) mottosuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, bu yılki buluşmasında 90 markanın en yeni tasarımlarını, dört sergide 85 özel seçkiyi, 21 farklı ürün grubunu ve tasarım dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Mobilyadan aydınlatmaya, ev tekstilinden aksesuara kadar bütün kategorilerde iç mekân ekosisteminde tasarımın çıtasını belirleyen fuarı bu yıl 45 ülkeden 23 bin 467 kişi ziyaret etti. Mobilya sektöründe tasarım ve ihracat buluşması olarak Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen Furnishings & Design Istanbul (FDI), İstanbul Fuar Merkezi’nde üç gün boyunca mobilyadan aydınlatmaya, ev tekstilinden aksesuara kadar iç mekân ekosisteminin bütün paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. FDI Istanbul bu yıl 12 bin metrekarelik iki salonda, 90 marka, 85 özel seçki, 14 panelde 30’u aşkın konuşmacı ve dört tasarım odaklı sergiye ev sahipliği yaptı. Fuarda Ticaret Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen yabancı alım heyeti programı; ABD, Almanya, İtalya, Azerbaycan, Bahreyn, Burkina Faso, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahili, Gana, Güney Afrika, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, Katar, Makedonya, Meksika, Nijerya, Pakistan, Senegal, Slovenya, Tunus ve Yunanistan’dan nitelikli uluslararası alıcıları Türk markalarıyla bir araya getirdi. Bu yıl 45 ülkeden toplam 23 bin 467 kişinin ziyaret ettiği fuarda üreticiler, markalar ve tasarımcılar arasında tanışma ve iş birliği kültürünü geliştirmeyi amaçlayan Designer-to-Business (D2B) Programı kapsamında ise 50 görüşme gerçekleşti. Tasarımın ve uluslararası iş birliklerinin kalbi İstanbul’da attı Tasarımı endüstrinin vazgeçilmez bir unsuru haline getirme misyonunu üstlenen FDI Istanbul’a olan ilginin her geçen yıl giderek arttığını belirten Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “Fuarımız; küresel boyuta ulaşan vizyonu ve tasarımla üretilen katma değer sayesinde sektörümüzün gelişimine öncülük ediyor. Bu yıl da özgün tasarım anlayışı, sürdürülebilir üretim ve uluslararası iş birliğinin ön plana çıktığı FDI Istanbul’da üreticiler, tasarımcılar, akademi, kamu ve sektör profesyonelleri güçlü bir sinerji oluşturdu. 90 markanın en yeni koleksiyonlarının sergilendiği fuarda dört farklı sergi alanında ise tasarımın üretim ve ifade biçimlerine odaklanıldı. New Horizon Exhibition, 42 bağımsız tasarımcının yaratıcı fikirlerini görünür kılarken; Design Circle’da ‘Malzemenin Hafızası’ temasıyla malzemenin taşıdığı hikâyeler üzerinden 30’un üzerinde ürünün sergilenmesine alan açtık. Masterful sergisinde üç tasarım merkezinin geliştirdiği ve dört mobilya markasının ürettiği özel ürünler yer alırken, Big Soft sergisi de konfor kavramını mekân atmosferi olarak yeniden yorumladı. Ticaret Bakanlığı’mızın desteğiyle düzenlenen yabancı alım heyeti programıında da ABD, Almanya, İtalya, Hindistan, Güney Afrika ve Katar gibi ülkelerden nitelikli alıcılarını Türk markalarıyla buluşturduk. Tasarımın yalnızca sergilenmediği, sektör için ölçülebilir değer yarattığı FDI Istanbul, önümüzdeki yıl da yenilikleri ve ilkleri ile İstanbul’u küresel tasarım dünyasının en güçlü çekim merkezlerinden biri haline getirmeye devam edecek.” dedi. FDI Stage & Talks, tasarıma dair fikirlerin geçidine dönüştü FDI İstanbul’un bu yılki edisyonunda düşünsel ve kültürel programının merkezinde yer alan FDI Stage & Talks’ta üç gün boyunca tasarım, yaratıcı ekonomiler, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve mobilya sektöründeki yapısal dönüşümü farklı perspektiflerden ele alındı. 14 panel ve 30’u aşkın önemli ismin yer aldığı programda; daha iyi üretim, daha güçlü pazarlama modelleri, yeni nesil iş birlikleri ve networking kültürünün geleceği tartışıldı. Programın uluslararası konukları arasında biyomimetik tasarım yaklaşımının öncülerinden Ross Lovegrove, fuarın ilk günü resmi açılış programının hemen ardından gerçekleştirilen oturumda sahneye çıktı. Yoğun katılımın gerçekleştiği oturumda Lovegrove; teknoloji, biyoloji, yapay zekâ ve doğanın tasarımla kurduğu yeni ilişkiyi ele alarak, geleceğin üretim anlayışına ve tasarım kültürüne ilişkin vizyonunu paylaştı. Fuarda Lovegrove’un yanı sıra Julio Rodrigo Fuentes, Philipp Trompeter, Signe Byrdal Terenziani ve Carlo Biasia gibi uluslararası isimler de FDI Stage & Talks kapsamında Türkiye’den tasarımcı, mimar, akademisyen ve sektör temsilcileriyle aynı sahneyi paylaştı. Türkiye’den ise Şebnem Buhara, Defne Koz, Yeşim Kozanlı, Burç Özarıtan, Mustafa Toner, Kunter Şekercioğlu, Ece Yalım, Ahmet Raşit Karaaslan, Erdem Akan, Kerem Özerler ve Pınar Hacıraifoğlu başta olmak üzere çok sayıda değerli isim programda yer aldı. FDI Stage & Talks bu sayede yalnızca güncel tasarım gündeminin konuşulduğu bir sahne olmanın ötesine geçerek; üretim, tasarım, teknoloji, sürdürülebilirlik ve iş dünyası arasındaki yeni ilişkileri tartışmaya açtı. 10 marka ve 28 tasarımcının katılımıyla 50 bire bir görüşme gerçekleştirildi Bu yıl FDI İstanbul kapsamında düzenlenen Designer to Business (D2B) programı, İDEALİST Tasarım Derneği yürütücülüğünde gerçekleştirildi. 25 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen program kapsamında 50 üretici-tasarımcı toplantısı gerçekleşti. Görüşmelerde markalar ve tasarımcılar projelerini, ürünlerini ve tasarım yaklaşımlarını paylaşarak yeni bağlantılar kurma ve olası iş birliklerini değerlendirme fırsatı buldu. D2B programı, tasarım dünyası ile iş dünyası arasında doğrudan iletişimi güçlendiren buluşmalarla tamamlandı. Rakamlarla FDI Istanbul FDI İstanbul’un ilk üç edisyonunda 240 marka, Türkiye dâhil 108 ülkeden 63 bin 34 ziyaretçiyle İstanbul’da buluştu. 16 özel kreasyonlu sergide 293 özel seçki ziyaretçilerle paylaşıldı. Üç gün süren FDI Stage & Talks programında alanında uzman 100’den fazla isim, öğretici, geliştirici ve harekete geçirici sunumlarıyla yer aldı. Designer-to-Business Programı kapsamında ise 675 iş görüşmesi gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı Haber

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye tarafından bu yıl 10'uncusu gerçekleştirilecek olan Girişimci Kadın Liderler Programı; kadın girişimcilerin liderlik yetkinliklerini güçlendirmeyi, şirketlerini sürdürülebilir bir şekilde büyütmelerine katkı sağlamayı ve uluslararası pazarlara açılmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Programın 2026 dönemi başvuruları 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden yapılabilecek. Küresel ölçekte yürütülen EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile EY Türkiye, bu dönem de dahil olmak üzere toplamda 100 girişimci kadına destek vermiş olacak. Tamamen ücretsiz olan bu program kapsamında bağımsız jüri üyeleri tarafından seçilecek kadın girişimciler; eğitim, birebir mentorluk, iş geliştirme ve networking olanaklarının yanı sıra EY'ın geniş kaynaklarına ve uluslararası girişimci ağına erişim imkânı elde edecek. Programa seçilen kadın girişimciler, deneyimli iş liderleri ve başarılı girişimcilerle bir araya gelerek şirketlerinin büyüme potansiyelini geliştirme, yeni iş birlikleri oluşturma ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırma imkânı elde edecek. Aynı zamanda katılımcılar iş stratejilerini güçlendirme, potansiyel yatırım ve finansman kaynaklarına ulaşmalarını destekleyecek yetkinlikler geliştirme, yatırımcılar ve medya nezdinde kurumsal görünürlüklerini artırma ve küresel ölçekte yeni fırsatlara erişme fırsatı yakalayacak. Program, kadın girişimcilere 60'tan fazla ülkede 1.000'in üzerinde girişimciyi kapsayan küresel bir topluluğun parçası olma imkânı sunarken, başarılı iş liderleri ve ilham veren rol modellerle bağlantı kurmalarına da olanak sağlıyor. Programa kimler katılabilir? EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na katılmak isteyen kadın girişimcilerin, şirkette en az %25 hisse sahibi olması ve şirketin ana karar vericilerden birisi olması gerekmektedir. Adayların işlerini önemli ölçüde büyütmeyi ve uluslararası pazarlarda rekabet etmeyi hedeflemesi gerekmektedir. Yine şirketin Türkiye merkezli olması, en az 3 yıldır faaliyet göstermesi ve son iki yıl içerisinde yıllık 20 milyon TL'nin üzerinde ciro elde etmiş olması şartı aranmaktadır. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Müge Tan Belviso, şu değerlendirmelerde bulundu; "Kadın girişimcilerin elde ettiği başarılar, kapsayıcı bir girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemedeki kritik rolünü açıkça ortaya koyuyor. Bu doğrultuda; EY olarak, girişimci kadınların potansiyellerini küresel ölçekte hayata geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgiye, deneyime ve güçlü iş ağlarına erişimlerini desteklemeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Türkiye'de bu yıl 10'uncusunu gerçekleştireceğimiz EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile kadın girişimcilerin büyüme yolculuklarına eşlik ederken, program kapsamında sunduğumuz eğitim, mentorluk ve küresel bağlantı fırsatları sayesinde girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmalarına, stratejik iş birlikleri geliştirmelerine ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri oluşturmalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşini bir sonraki seviyeye taşımayı hedefleyen tüm kadın girişimcileri programımıza başvurmaya davet ediyoruz." EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na başvurmak isteyen girişimcilerin, 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış Haber

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı Haber

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi! Haber

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi!

Aplike Beyin'in Türkiye lisansını üstlendiği organizasyon; iş dünyası, girişimcilik ekosistemi, yatırımcılar, akademi, sivil toplum ve gençleri COP31 yolunda ortak gündemler etrafında buluşturdu. İstanbul'da gün boyu süren buluşmada iklim eyleminden kapsayıcı liderliğe, kuşaklar arası diyalogdan sporun toplumsal etkisine, B Corp hareketinden sürdürülebilir girişimciliğe uzanan başlıklar ele alındı. Panellerin yanı sıra girişim sunumları, çözüm alanları, atölyeler ve networking buluşmaları; farklı sektörlerden katılımcıların deneyim paylaşmasına ve yeni iş birliği olanaklarını değerlendirmesine zemin hazırladı. Aplike Beyin Kurucusu ve ChangeNOW Türkiye Lideri Beyza Beyzade Berkol, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında güçlü bir çözüm ve yetenek potansiyeli bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “10 Eylül’de bir kez daha gördük ki Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında çözüm de yetenek de güçlü bir irade de var. Asıl ihtiyaç, birbirinden habersiz ilerleyen taraflar arasında güvene dayalı bağlantılar kuracak ve konuşmayı eyleme çevirecek ortak bir zemindi. COP31’i yalnızca bir iklim zirvesi değil, Türkiye için ekonomik ve toplumsal bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Bundan sonraki başarımızı, etkinlik günü oluşan enerjinin kalıcı ilişkilere, yeni projelere ve ölçülebilir etkiye dönüşmesi belirleyecek.” ChangeNOW HUB Istanbul adına değerlendirmelerde bulunan ChangeNOW HUBS İstanbul Yeni Nesil Etki Lideri UC Berkeley M.E.T. Belfu Berkol ise buluşmanın tek günlük bir etkinliğin ötesinde, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “ChangeNOW HUB Istanbul’u bir sonuç olarak değil, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı ve ilk kıvılcımı olarak görüyoruz. Bu buluşma, farklı kuşakların aynı amaç etrafında birlikte üretebildiğini ve gençlerin geleceğin pasif temsilcileri değil, bugünün karar ortakları olduğunu gösterdi. Şimdi hedefimiz, burada ortaya çıkan fikirleri karar vericiler ve yatırımcılarla buluşturarak gençlerin düşüncelerinin gerçek süreçlere etki etmesini sağlamak.” Paris'ten İstanbul'a kök salan hareket Program, ChangeNOW HUBS Istanbul'un Türkiye'deki yolculuğunu ve küresel ChangeNOW ekosistemiyle kurduğu bağı odağına alan açılışın ardından 'Paris'ten İstanbul'a Bir Hareket Kök Salıyor' oturumuyla devam etti. Belfu Berkol ve Rose-May Lucotte, ChangeNOW'un Paris'ten İstanbul'a uzanan etki yaklaşımını ve yerel ekosistemin küresel hareket içindeki rolünü değerlendirdi. Dilin Kemiği Yok Ebru Nihan Celkan, Kerem Kanık, Jülide Erdoğan ve Münteha Adalı; sürdürülebilir dönüşümün yalnızca hedeflerle değil, kullanılan dil, kurulan anlatı ve toplumsal katılım biçimleriyle de şekillendiğini farklı perspektiflerden ele aldı. KAYIT DIŞI: İki Kuşak Ortak Gelecek Emine Erdem ve Belfu Berkol, farklı kuşakların deneyimlerini ortak bir gelecek fikrinde buluşturarak dönüşümde kuşaklar arası diyaloğun ve karşılıklı öğrenmenin önemini konuştu. COP31 Yolunda İklim Eylemi Gündemini İleri Taşımak Tony Huber ve Tuğçe Söğüt, COP31'e giden süreçte iklim gündeminin nasıl somut eyleme dönüştürülebileceğini ve farklı aktörler arasındaki iş birliğinin önemini değerlendirdi. Sürdürülebilirliğin Eksik Halkası Kapsayıcı Liderlik Ahmet Dördüncü, Esra Bezircioğlu ve Meltem Kurtsan; kapsayıcılığı kurum kültürü, karar alma süreçleri ve sürdürülebilir dönüşümün kalıcılığı açısından ele aldı. Spor Daha Sağlıklı Kapsayıcı ve Dayanıklı Toplumları Nasıl Güçlendirebilir Şafak Müderrisgil, Zeliha Ünaldı ve Gülberk Gültekin Salman; sporun sağlık, eşitlik, toplumsal dayanıklılık ve aidiyet üzerindeki dönüştürücü rolünü tartıştı. İş Dünyasında Çıtayı Yükseltmek B Corp'lar Türkiye'de Değişime Nasıl Öncülük Ediyor Melissa Clissold, Sarah Garcia, Ece Altunmaral, Duru Leblebicioğlu ve Ceyda Kaytmaz; etki odaklı iş modellerini, ölçülebilir dönüşümü ve B Corp yaklaşımının Türkiye iş dünyasına sunduğu olanakları gündeme taşıdı. Girişimler çözümlerini sahneye taşıdı Türkiye Girişimcilik Vakfı desteğiyle gerçekleştirilen 'Bir Sonraki Değişim Girişim Sunumları' oturumunda, gezegen ve toplum için yenilikçi çözümler geliştiren girişimciler iş modellerini jüri ve katılımcılarla paylaştı. Sunumlar, sürdürülebilirlik gündeminin yalnızca tartışılan bir alan değil; teknoloji, girişimcilik ve yeni iş modelleriyle hayata geçirilen bir dönüşüm sahası olduğunu ortaya koydu. İstanbul'dan öteye hareketin devamı Günün kapanışındaki 'İstanbul'dan Öteye Hareketin Devamı' oturumunda Belfu Berkol ve Alexandra Bazin Debauche, etkinlikte kurulan diyaloğun ve bağlantıların yıl boyunca nasıl sürdürülebileceğine odaklandı. ChangeNOW HUB Istanbul'ın tek günlük bir buluşmanın ötesinde; yeni ortaklıkları, girişimleri ve çözüm odaklı çalışmaları destekleyen uzun soluklu bir ekosistem olarak gelişmesi hedefi paylaşıldı. ChangeNOW HUB Istanbul, COP31 yolunda Türkiye'nin sürdürülebilirlik ekosistemindeki farklı aktörleri aynı zeminde buluşturarak ortak gündemlerin görünürlük kazanmasına, yeni bağlantıların kurulmasına ve çözüm odaklı iş birlikleri için güçlü bir başlangıç yapılmasına katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.