Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Networking

Kapsül Haber Ajansı - Networking haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Networking haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı Haber

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye tarafından bu yıl 10'uncusu gerçekleştirilecek olan Girişimci Kadın Liderler Programı; kadın girişimcilerin liderlik yetkinliklerini güçlendirmeyi, şirketlerini sürdürülebilir bir şekilde büyütmelerine katkı sağlamayı ve uluslararası pazarlara açılmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Programın 2026 dönemi başvuruları 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden yapılabilecek. Küresel ölçekte yürütülen EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile EY Türkiye, bu dönem de dahil olmak üzere toplamda 100 girişimci kadına destek vermiş olacak. Tamamen ücretsiz olan bu program kapsamında bağımsız jüri üyeleri tarafından seçilecek kadın girişimciler; eğitim, birebir mentorluk, iş geliştirme ve networking olanaklarının yanı sıra EY'ın geniş kaynaklarına ve uluslararası girişimci ağına erişim imkânı elde edecek. Programa seçilen kadın girişimciler, deneyimli iş liderleri ve başarılı girişimcilerle bir araya gelerek şirketlerinin büyüme potansiyelini geliştirme, yeni iş birlikleri oluşturma ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırma imkânı elde edecek. Aynı zamanda katılımcılar iş stratejilerini güçlendirme, potansiyel yatırım ve finansman kaynaklarına ulaşmalarını destekleyecek yetkinlikler geliştirme, yatırımcılar ve medya nezdinde kurumsal görünürlüklerini artırma ve küresel ölçekte yeni fırsatlara erişme fırsatı yakalayacak. Program, kadın girişimcilere 60'tan fazla ülkede 1.000'in üzerinde girişimciyi kapsayan küresel bir topluluğun parçası olma imkânı sunarken, başarılı iş liderleri ve ilham veren rol modellerle bağlantı kurmalarına da olanak sağlıyor. Programa kimler katılabilir? EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na katılmak isteyen kadın girişimcilerin, şirkette en az %25 hisse sahibi olması ve şirketin ana karar vericilerden birisi olması gerekmektedir. Adayların işlerini önemli ölçüde büyütmeyi ve uluslararası pazarlarda rekabet etmeyi hedeflemesi gerekmektedir. Yine şirketin Türkiye merkezli olması, en az 3 yıldır faaliyet göstermesi ve son iki yıl içerisinde yıllık 20 milyon TL'nin üzerinde ciro elde etmiş olması şartı aranmaktadır. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Müge Tan Belviso, şu değerlendirmelerde bulundu; "Kadın girişimcilerin elde ettiği başarılar, kapsayıcı bir girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemedeki kritik rolünü açıkça ortaya koyuyor. Bu doğrultuda; EY olarak, girişimci kadınların potansiyellerini küresel ölçekte hayata geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgiye, deneyime ve güçlü iş ağlarına erişimlerini desteklemeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Türkiye'de bu yıl 10'uncusunu gerçekleştireceğimiz EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile kadın girişimcilerin büyüme yolculuklarına eşlik ederken, program kapsamında sunduğumuz eğitim, mentorluk ve küresel bağlantı fırsatları sayesinde girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmalarına, stratejik iş birlikleri geliştirmelerine ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri oluşturmalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşini bir sonraki seviyeye taşımayı hedefleyen tüm kadın girişimcileri programımıza başvurmaya davet ediyoruz." EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na başvurmak isteyen girişimcilerin, 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış Haber

NATO Zirvesi Sonrası Türkiye’nin Stratejik Konumuna 360° Bakış

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı Haber

Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomi Gündemi TABA-AmCham’da Ele Alındı

Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin değişen küresel dengelerdeki konumunu güvenlik ve ekonomi ekseninde değerlendirmek üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri ile alanında uzman isimleri İstanbul’da bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve savunma sanayiinden ekonomik görünümüne, yatırım fırsatlarından finansal gelişmelere ve dış ticarete uzanan gündem çok boyutlu olarak ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin iş dünyasına yansımaları ve yeni iş birliği fırsatları da etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sarıyer Foreya Lifepark’ta gerçekleştirilen “TABA-AmCham 360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri Paneli, Üye Buluşması & İş Birliği Seremonisi”, iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Executive Direktörü Kenan Taban’ın üstlendiği program, TABA-AmCham üyeleri arasındaki iletişimin ve iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik networking buluşmasıyla başladı. Program kapsamında TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı S. Mert Ünsal ve TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin, yeni iş birliklerinin oluşturulmasının ve üyeler arasındaki ticari bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. GÜVENLİK, EKONOMİ VE TEKNOLOJİ AYNI DENKLEMDE TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, NATO Zirvesi sonrasında güvenlik kavramının ekonomi, teknoloji ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Günümüzde güvenlik yalnızca askeri bir konu değildir. Enerji, kritik altyapılar, siber güvenlik, tedarik zincirleri, teknoloji, finans ve savunma sanayii artık aynı denklem içerisindedir. NATO Ankara Zirvesi’nde 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedariki açıklandı. Hava ve füze savunması, insansız sistemler, istihbarat ve ileri teknolojiler öne çıktı. Önümüzdeki beş yıl için drone karşıtı kabiliyetlere 40 milyar doların üzerinde, enerji altyapısının modernizasyonuna ise 27 milyar avroluk yatırım yaklaşımı ortaya konuldu. 2025 Lahey Zirvesi’nde ise NATO ülkeleri, 2035 yılına kadar GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik yatırımlarına ayırma hedefi belirledi. Bu dönüşüm, savunma ve güvenlik ekonomisinde büyük bir fırsat alanı yaratıyor.” dedi. “HEDEF, TRANSATLANTİK TEDARİK ZİNCİRLERİNİN PARÇASI OLMAK” Türkiye’nin artık yalnızca savunma ürünü satın alan değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğuna işaret eden Sanlı, şöyle konuştu: “Savunma ve havacılık ihracatımız 2025 yılında 10.054 milyar dolarla tarihi rekor kırdı. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımızın bugün 10 milyar dolar seviyesini aşması önemli bir dönüşümün göstergesidir. 2026’nın ilk dört ayında ise ihracatımız 2,871 milyar dolara ulaşarak yüzde 28 arttı. NATO’nun “NATO Front Door for Industry” platformu ve “NATO Engine” yapılanması da Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Artık hedef yalnızca NATO’ya ürün satmak değil; ortak üretim yapmak, Ar-Ge ve inovasyon projelerine katılmak ve transatlantik tedarik zincirlerinin parçası olmaktır. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya yakınlığı ve güçlü sanayi altyapısı bu fırsatları daha da değerli hale getiriyor. TABA-AmCham olarak biz de bu noktada Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya devam ediyoruz.” “TÜRKİYE, BİRLİKTE YATIRIM YAPILABİLECEK STRATEJİK BİR ORTAK” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir potansiyel bulunduğuna işaret eden Sanlı, “İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticareti 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticareti ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştı. ABD’nin Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku 6,6 milyar dolar, Türkiye’nin ABD’deki doğrudan yatırım stoku ise 2,3 milyar dolar seviyesinde. Ancak hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi. NEW JERSEY, İSTANBUL VE BAKÜ’DE ÜÇ STRATEJİK BULUŞMA TABA-AmCham Başkanı Sanlı, derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uluslararası organizasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Sanlı; 21 Eylül’de New Jersey’de Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile kamu ve iş dünyasından üst düzey isimlerin katılımıyla TABA-AmCham Global Business Summit 2026’nın, 6–10 Ekim’de İstanbul’da 30 ülkeden 70’in üzerinde Amerikan Ticaret Odası Başkanı ve heyetinin katılımıyla ACE BPSC 2026’nın ve 22 Ekim’de Bakü’de TABA-AmCham Eurasia Investment & Networking Summit 2026’nın düzenleneceğini belirterek, “TABA-AmCham olarak Türkiye ile uluslararası ekonomik merkezler arasında köprü kurmaya, yeni bağlantılar oluşturmaya ve iş dünyamız için yeni fırsatlar üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. NATO ZİRVESİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ELE ALINDI Etkinliğin ana gündemini oluşturan “NATO Zirvesi Sonrası 360° Güvenlik, Finans, Yatırım ve Dış Ticaret Perspektifi” başlıklı panelde; NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları, savunma sanayii, ekonomik görünümü, yatırım fırsatları, finansal gelişmeler ve dış ticaret perspektifi çok boyutlu olarak değerlendirildi. Panelin moderatörlüğünü TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi. Panelde; İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Kurmay Albay Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Albay, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sanayi Analisti Bora Balçay; TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı, Chelsea Financial Solutions Finansal Çözümler A.Ş. ve Happynuts Gıda A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Küçüker ile TABA-AmCham Üyesi, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Usul Sever konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Süheyl Çobanoğlu, panelde öne çıkan başlıklara ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. TABA-AMCHAM ÜYELERİNE YÖNELİK YENİ İŞ BİRLİKLERİ Programın önemli bölümlerinden biri olan İş Birliği Seremonisi kapsamında TABA-AmCham üyelerine yönelik yeni avantajlar ve iş birliği fırsatları tanıtıldı. Ardından etkinlik kapsamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdim töreni gerçekleştirildi. Aslı Usul Sever, Benan Aksoy, Ege Delimollaoğlu, İbrahim Taşdoğan, İlker Küçüker, Kadir Cenk Ulukartal, Mehmet Eren Özdemir, Saffet Ülker, Serdar Mert Ünsal, Kenan Taban ve Firdevs Gül Lafçı sertifikalarını aldı. Programın devamında TABA-AmCham’a yeni katılan üyelerin üyelik sertifikaları ve plaketleri takdim edildi. TÜRKİYE-ABD İŞ DÜNYASI ARASINDAKİ BAĞLAR GÜÇLENİYOR Organizasyonun kapanışında yapılan değerlendirmede TABA-AmCham’ın, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik, ticari ve kurumsal bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Programın gerçekleştirilmesine sunduğu katkılar dolayısıyla TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Erdem İpekçi’ye teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi! Haber

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi!

Aplike Beyin'in Türkiye lisansını üstlendiği organizasyon; iş dünyası, girişimcilik ekosistemi, yatırımcılar, akademi, sivil toplum ve gençleri COP31 yolunda ortak gündemler etrafında buluşturdu. İstanbul'da gün boyu süren buluşmada iklim eyleminden kapsayıcı liderliğe, kuşaklar arası diyalogdan sporun toplumsal etkisine, B Corp hareketinden sürdürülebilir girişimciliğe uzanan başlıklar ele alındı. Panellerin yanı sıra girişim sunumları, çözüm alanları, atölyeler ve networking buluşmaları; farklı sektörlerden katılımcıların deneyim paylaşmasına ve yeni iş birliği olanaklarını değerlendirmesine zemin hazırladı. Aplike Beyin Kurucusu ve ChangeNOW Türkiye Lideri Beyza Beyzade Berkol, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında güçlü bir çözüm ve yetenek potansiyeli bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “10 Eylül’de bir kez daha gördük ki Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında çözüm de yetenek de güçlü bir irade de var. Asıl ihtiyaç, birbirinden habersiz ilerleyen taraflar arasında güvene dayalı bağlantılar kuracak ve konuşmayı eyleme çevirecek ortak bir zemindi. COP31’i yalnızca bir iklim zirvesi değil, Türkiye için ekonomik ve toplumsal bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Bundan sonraki başarımızı, etkinlik günü oluşan enerjinin kalıcı ilişkilere, yeni projelere ve ölçülebilir etkiye dönüşmesi belirleyecek.” ChangeNOW HUB Istanbul adına değerlendirmelerde bulunan ChangeNOW HUBS İstanbul Yeni Nesil Etki Lideri UC Berkeley M.E.T. Belfu Berkol ise buluşmanın tek günlük bir etkinliğin ötesinde, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “ChangeNOW HUB Istanbul’u bir sonuç olarak değil, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı ve ilk kıvılcımı olarak görüyoruz. Bu buluşma, farklı kuşakların aynı amaç etrafında birlikte üretebildiğini ve gençlerin geleceğin pasif temsilcileri değil, bugünün karar ortakları olduğunu gösterdi. Şimdi hedefimiz, burada ortaya çıkan fikirleri karar vericiler ve yatırımcılarla buluşturarak gençlerin düşüncelerinin gerçek süreçlere etki etmesini sağlamak.” Paris'ten İstanbul'a kök salan hareket Program, ChangeNOW HUBS Istanbul'un Türkiye'deki yolculuğunu ve küresel ChangeNOW ekosistemiyle kurduğu bağı odağına alan açılışın ardından 'Paris'ten İstanbul'a Bir Hareket Kök Salıyor' oturumuyla devam etti. Belfu Berkol ve Rose-May Lucotte, ChangeNOW'un Paris'ten İstanbul'a uzanan etki yaklaşımını ve yerel ekosistemin küresel hareket içindeki rolünü değerlendirdi. Dilin Kemiği Yok Ebru Nihan Celkan, Kerem Kanık, Jülide Erdoğan ve Münteha Adalı; sürdürülebilir dönüşümün yalnızca hedeflerle değil, kullanılan dil, kurulan anlatı ve toplumsal katılım biçimleriyle de şekillendiğini farklı perspektiflerden ele aldı. KAYIT DIŞI: İki Kuşak Ortak Gelecek Emine Erdem ve Belfu Berkol, farklı kuşakların deneyimlerini ortak bir gelecek fikrinde buluşturarak dönüşümde kuşaklar arası diyaloğun ve karşılıklı öğrenmenin önemini konuştu. COP31 Yolunda İklim Eylemi Gündemini İleri Taşımak Tony Huber ve Tuğçe Söğüt, COP31'e giden süreçte iklim gündeminin nasıl somut eyleme dönüştürülebileceğini ve farklı aktörler arasındaki iş birliğinin önemini değerlendirdi. Sürdürülebilirliğin Eksik Halkası Kapsayıcı Liderlik Ahmet Dördüncü, Esra Bezircioğlu ve Meltem Kurtsan; kapsayıcılığı kurum kültürü, karar alma süreçleri ve sürdürülebilir dönüşümün kalıcılığı açısından ele aldı. Spor Daha Sağlıklı Kapsayıcı ve Dayanıklı Toplumları Nasıl Güçlendirebilir Şafak Müderrisgil, Zeliha Ünaldı ve Gülberk Gültekin Salman; sporun sağlık, eşitlik, toplumsal dayanıklılık ve aidiyet üzerindeki dönüştürücü rolünü tartıştı. İş Dünyasında Çıtayı Yükseltmek B Corp'lar Türkiye'de Değişime Nasıl Öncülük Ediyor Melissa Clissold, Sarah Garcia, Ece Altunmaral, Duru Leblebicioğlu ve Ceyda Kaytmaz; etki odaklı iş modellerini, ölçülebilir dönüşümü ve B Corp yaklaşımının Türkiye iş dünyasına sunduğu olanakları gündeme taşıdı. Girişimler çözümlerini sahneye taşıdı Türkiye Girişimcilik Vakfı desteğiyle gerçekleştirilen 'Bir Sonraki Değişim Girişim Sunumları' oturumunda, gezegen ve toplum için yenilikçi çözümler geliştiren girişimciler iş modellerini jüri ve katılımcılarla paylaştı. Sunumlar, sürdürülebilirlik gündeminin yalnızca tartışılan bir alan değil; teknoloji, girişimcilik ve yeni iş modelleriyle hayata geçirilen bir dönüşüm sahası olduğunu ortaya koydu. İstanbul'dan öteye hareketin devamı Günün kapanışındaki 'İstanbul'dan Öteye Hareketin Devamı' oturumunda Belfu Berkol ve Alexandra Bazin Debauche, etkinlikte kurulan diyaloğun ve bağlantıların yıl boyunca nasıl sürdürülebileceğine odaklandı. ChangeNOW HUB Istanbul'ın tek günlük bir buluşmanın ötesinde; yeni ortaklıkları, girişimleri ve çözüm odaklı çalışmaları destekleyen uzun soluklu bir ekosistem olarak gelişmesi hedefi paylaşıldı. ChangeNOW HUB Istanbul, COP31 yolunda Türkiye'nin sürdürülebilirlik ekosistemindeki farklı aktörleri aynı zeminde buluşturarak ortak gündemlerin görünürlük kazanmasına, yeni bağlantıların kurulmasına ve çözüm odaklı iş birlikleri için güçlü bir başlangıç yapılmasına katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı Haber

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye tarafından bu yıl 10'uncusu gerçekleştirilecek olan Girişimci Kadın Liderler Programı; kadın girişimcilerin liderlik yetkinliklerini güçlendirmeyi, şirketlerini sürdürülebilir bir şekilde büyütmelerine katkı sağlamayı ve uluslararası pazarlara açılmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Programın 2026 dönemi başvuruları 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden yapılabilecek. Küresel ölçekte yürütülen EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile EY Türkiye, bu dönem de dahil olmak üzere toplamda 100 girişimci kadına destek vermiş olacak. Tamamen ücretsiz olan bu program kapsamında bağımsız jüri üyeleri tarafından seçilecek kadın girişimciler; eğitim, birebir mentorluk, iş geliştirme ve networking olanaklarının yanı sıra EY'ın geniş kaynaklarına ve uluslararası girişimci ağına erişim imkânı elde edecek. Programa seçilen kadın girişimciler, deneyimli iş liderleri ve başarılı girişimcilerle bir araya gelerek şirketlerinin büyüme potansiyelini geliştirme, yeni iş birlikleri oluşturma ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırma imkânı elde edecek. Aynı zamanda katılımcılar iş stratejilerini güçlendirme, potansiyel yatırım ve finansman kaynaklarına ulaşmalarını destekleyecek yetkinlikler geliştirme, yatırımcılar ve medya nezdinde kurumsal görünürlüklerini artırma ve küresel ölçekte yeni fırsatlara erişme fırsatı yakalayacak. Program, kadın girişimcilere 60'tan fazla ülkede 1.000'in üzerinde girişimciyi kapsayan küresel bir topluluğun parçası olma imkânı sunarken, başarılı iş liderleri ve ilham veren rol modellerle bağlantı kurmalarına da olanak sağlıyor. Programa kimler katılabilir? EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na katılmak isteyen kadın girişimcilerin, şirkette en az %25 hisse sahibi olması ve şirketin ana karar vericilerden birisi olması gerekmektedir. Adayların işlerini önemli ölçüde büyütmeyi ve uluslararası pazarlarda rekabet etmeyi hedeflemesi gerekmektedir. Yine şirketin Türkiye merkezli olması, en az 3 yıldır faaliyet göstermesi ve son iki yıl içerisinde yıllık 20 milyon TL'nin üzerinde ciro elde etmiş olması şartı aranmaktadır. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Müge Tan Belviso, şu değerlendirmelerde bulundu; "Kadın girişimcilerin elde ettiği başarılar, kapsayıcı bir girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemedeki kritik rolünü açıkça ortaya koyuyor. Bu doğrultuda; EY olarak, girişimci kadınların potansiyellerini küresel ölçekte hayata geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgiye, deneyime ve güçlü iş ağlarına erişimlerini desteklemeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Türkiye'de bu yıl 10'uncusunu gerçekleştireceğimiz EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile kadın girişimcilerin büyüme yolculuklarına eşlik ederken, program kapsamında sunduğumuz eğitim, mentorluk ve küresel bağlantı fırsatları sayesinde girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmalarına, stratejik iş birlikleri geliştirmelerine ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri oluşturmalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşini bir sonraki seviyeye taşımayı hedefleyen tüm kadın girişimcileri programımıza başvurmaya davet ediyoruz." EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na başvurmak isteyen girişimcilerin, 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir. *** EY Hakkında Dünya çapında 150'den fazla ülkede danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi alanlarında çözümler sunan EY (Ernst & Young), sunduğu hizmet kalitesiyle finansal piyasalarda ve dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ekonomilerde güven oluşturulmasına katkı sağlıyor. Profesyonel ekipleri, uzun yıllara dayanan deneyimi, sahip olduğu teknoloji, veri ve altyapı sayesinde şirketlerin gelişmesine ve dönüşmesine destek oluyor. Şirketler, çalışanlar ve toplum için uzun vadeli değer yaratmayı amaçlayan EY, aynı zamanda daha iyi bir çalışma dünyası oluşturmayı hedefliyor. Bağımsız denetim, güvence, danışmanlık, hukuk, kurumsal finansman, strateji, teknoloji ve vergi hizmetlerinin yanı sıra birçok sektörde iş dünyasının karşılaştığı finansal ve operasyonel verimsizliklere karşı yeni çözümler ve dönüşüm yolları bulmak adına en doğru soruları sorarak en doğru cevapları arıyor. EY adı küresel bir organizasyonu temsil eder ve Ernst&Young Global Limited'in, her biri ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olan bir veya daha fazla üye firmasını temsil edebilir. Sınırlı sorumlu bir Birleşik Krallık şirketi olan Ernst&Young Global Limited müşteri hizmeti sunmamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobidictum Conference 2026 İçin Geri Sayım Başladı: Global Oyun Sektörü İstanbul’da Buluşuyor Haber

Mobidictum Conference 2026 İçin Geri Sayım Başladı: Global Oyun Sektörü İstanbul’da Buluşuyor

Türkiye oyun sektörünün uluslararası ölçekteki en kapsamlı buluşmalarından biri olan Mobidictum Conference 2026, 7–8 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda sektör profesyonellerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Bu yıl 65’ten fazla ülkeden 2.000’i aşkın katılımcı ve 1.000’den fazla şirketi ağırlaması beklenen konferans; geliştiricilerden yayıncılara, yatırımcılardan teknoloji şirketlerine, servis sağlayıcılardan içerik üreticilerine kadar oyun ekosisteminin farklı taraflarını İstanbul’da buluşturacak. Katılımcıların yüzde 60’tan fazlasının Türkiye’den, yüzde 40’ının ise uluslararası pazarlardan gelmesi beklenen Mobidictum Conference 2026; Avrupa, MENA ve Asya arasındaki konumuyla Türkiye’yi farklı oyun ekosistemlerini birbirine bağlayan bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Global şirketler, yatırımcılar ve Türkiye’nin unicorn adayları İstanbul’da Mobidictum Conference 2026’nın katılımcı profili; bağımsız geliştiricilerden büyük oyun şirketlerine, stüdyo yöneticilerinden global yayıncılara, yatırım fonlarından ad-tech şirketlerine, teknoloji sağlayıcılarından yapay zekâ girişimlerine kadar sektörün farklı alanlarını kapsıyor. Türkiye oyun sektörünün dikkat çeken şirketleri de konferansın katılımcıları arasında yer alacak. Yüksek yatırım hacmiyle öne çıkan Loop Games ile son dönemde yakaladığı büyüme ivmesi ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çeken Rotatelab, Türkiye’nin yeni unicorn adayları arasında gösterilen şirketler olarak Mobidictum Conference 2026’da yer alacak. Konferans aynı zamanda Türkiye ve çevre pazarlardaki fırsatları takip eden yerel ve global yatırım fonlarını da İstanbul’da buluşturacak. e2vc, Laton Ventures, Arcadia Gaming Partners, Griffin Gaming Partners ve Behold Ventures gibi yatırım şirketleri, etkinlik boyunca oyun şirketleri ve girişimcilerle bir araya gelecek. 125+ konuşmacı, 45+ oturum ve üç farklı sahne Konferans kapsamında 125’ten fazla konuşmacı, üç ana sahnede toplam 45’ten fazla oturumda oyun sektörünün bugününü ve geleceğini şekillendiren konuları değerlendirecek. Business Stage; yatırım, yayıncılık, şirket büyütme, uluslararası iş birlikleri ve global oyun ekonomisindeki değişimlere odaklanacak. Yatırımcılar, girişimciler, yayıncılar ve sektör liderleri; değişen yatırım ortamından yeni büyüme modellerine kadar farklı başlıkları ele alacak. Mobile Stage, Türkiye’nin global ölçekte güçlü olduğu mobil oyun ekosistemini geniş bir perspektifle ele alacak. Kullanıcı edinimi, monetization ve reklam teknolojilerinin yanı sıra oyun tasarımı, live operations, yapay zekâ, abonelik modelleri, veri odaklı büyüme, ürün geliştirme ve global ölçeklenme gibi başlıklar mobil oyun şirketleri, platformlar ve teknoloji sağlayıcılarının katılımıyla konuşulacak. Gameverse Stage ise PC ve konsol ekosisteminde oyun geliştirme ve prodüksiyon süreçlerinin ötesine geçerek yayıncılık, pazarlama, influencer marketing, topluluk yönetimi ve global pazarlara açılma gibi konulara odaklanacak. Çin gibi kendine özgü dinamiklere sahip pazarlara giriş, yerelleştirme ve oyunculara ulaşma stratejileri de sahnenin gündeminde yer alacak. Yapay zekânın oyun üretiminden pazarlamaya ve operasyon süreçlerine kadar sektörde yarattığı dönüşüm de farklı sahnelerde ele alınacak ana temalardan biri olacak. Networking, iş birlikleri ve Games Expo aynı çatı altında Mobidictum Conference 2026, içerik programını doğrudan bağlantı kurulabilecek farklı networking formatlarıyla tamamlayacak. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilecek 1:1 toplantılar ile Publisher Matchup, Investor Matchup ve Vendor Matchup programları sayesinde stüdyolar; yayıncılar, yatırımcılar ve teknoloji sağlayıcılarıyla doğrudan görüşebilecek. C-level yöneticiler, yatırımcılar ve konuşmacılar için oluşturulan Executive Lounge ve özel toplantı alanları da konferans boyunca yeni bağlantılar ve iş birlikleri için alan sağlayacak. Mobidictum, konferansa yaklaşımını şöyle ifade ediyor: “Mobidictum Conference’ı yalnızca Türkiye oyun sektörünün değil, farklı ülkelerden gelen oyun şirketlerinin, yatırımcıların, yayıncıların, teknoloji sağlayıcılarının ve sektör profesyonellerinin birbirine ulaşabildiği bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Türkiye’nin Avrupa, MENA ve Asya arasındaki konumu bize güçlü bir avantaj sağlıyor. Amacımız İstanbul’da farklı ekosistemleri bir araya getirerek hem Türkiye’den dünyaya hem de dünyadan Türkiye’ye yeni bağlantılar kurulmasını sağlamak.” Konferansın Games Expo bölümünde ise 100’den fazla yerli ve yabancı indie stüdyo, oynanabilir oyunlarını ziyaretçiler, yayıncılar, yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Türkiye’den çeşitli influencer ve içerik üreticilerinin de katılacağı Games Expo; geliştiriciler, oyun toplulukları ve sektör profesyonelleri arasında daha doğrudan bir etkileşim alanı oluşturacak. Business Expo ve Games Expo’nun aynı etkinlik çatısı altında yer almasıyla Mobidictum Conference 2026; oyun geliştirmeden yayıncılığa, yatırımdan pazarlamaya ve global pazarlara açılmaya kadar sektörün farklı alanlarını İstanbul’da bir araya getirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’nın Talent Week Diamond Programına Uluslararası Arenadan 2 Ödül Haber

Garanti BBVA’nın Talent Week Diamond Programına Uluslararası Arenadan 2 Ödül

Garanti BBVA’nın genç yeteneklerin profesyonel hayata hazırlanmasına ve kariyerlerinin başlangıç dönemindeki gelişimlerine destek olmak amacıyla hayata geçirdiği Talent Week Diamond, uluslararası arenada peş peşe aldığı ödüllerle başarısını taçlandırdı. Program, Stevie Awards for Great Employers kapsamında “En Yenilikçi Yetenek Kazanımı Programı” (Most Innovative Talent Acquisition Program) kategorisinde Altın Stevie Ödülü kazanırken, dünyanın önde gelen insan ve organizasyon gelişimi değerlendirme platformlarından Brandon Hall Group HCM Excellence Awards kapsamında da Gold ödüle layık görüldü. Genç yetenek yaklaşımına uluslararası takdir Talent Week Diamond’ın Stevie Awards’da “En Yenilikçi Yetenek Kazanımı Programı” kategorisinin en yüksek derecesi olan Altın Ödül’e ulaşması, Garanti BBVA’nın genç yetenek deneyimine getirdiği yeni yaklaşımın uluslararası ölçekte takdir edildiğini gösterdi. Uluslararası jüri, programı geleneksel yeni mezun işe alım modellerinin ötesine geçen, yaratıcı, geleceği gören ve genç yeteneklerle uzun soluklu bir gelişim ilişkisi kuran yaklaşımıyla öne çıkardı. Programın başarısı Brandon Hall Group HCM Excellence Awards ile devam etti. Talent Week Diamond’ın bu platformda da Gold ödüle layık görülmesiyle program, yeteneklerin potansiyelini geliştirmeye ve profesyonel hayata geçişlerini desteklemeye yönelik modeliyle bir kez daha ödülle karşılık buldu. İşe alım sürecinden uzun soluklu bir gelişim ilişkisine Garanti BBVA’nın genç yetenek işe alım programı Talent Week kapsamında yüksek potansiyel göstererek son aşama olan mülakata kadar ilerleyen gençlerle sürdürülebilir bir gelişim ilişkisi kurmak amacıyla hayata geçirilen Talent Week Diamond, Türkiye’nin ilk ve tek yapılandırılmış “Yeni Mezun Yetenekler için Profesyonel Hayata Hazırlık ve Gelişim Programı” olma özelliğini taşıyor. Programın temelinde, Garanti BBVA’nın genç yeteneklerle kurduğu ilişkiyi işe alım sürecinin ötesine taşıyan yaklaşımı yer alıyor. Talent Week’te potansiyelleriyle öne çıkan gençler, profesyonel hayatlarına Garanti BBVA çatısında başlamasalar dahi kurum ile bağlarını sürdürmeye devam ediyor. Kariyerlerinin başlangıç döneminde öğrenme ve gelişim olanakları, mentorluk ve topluluk deneyimleriyle desteklenen genç yeteneklerin profesyonel hayata daha donanımlı hazırlanmasına katkı sağlanıyor. “Yeteneğe bakışımızı işe alımla sınırlamıyoruz. Garanti BBVA’yı; çalışanımız olsun veya olmasın, topluma ve sektöre değer katacak yeteneklerin öğrenme ve gelişim fırsatlarından yararlanabildiği bir ‘okul’ olarak konumlandırıyoruz.” Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Talent Week Diamond’ın çıkış noktasını ve uluslararası başarısını şöyle değerlendirdi: “Garanti BBVA olarak genç yetenekleri, ülkemizin geleceğini şekillendirecek profesyoneller olarak görüyor, kariyerlerinin başlangıç döneminde gelişimlerine katkı sunmayı önemsiyoruz. Her Talent Week döneminde potansiyelleriyle bizi etkileyen çok sayıda gençle tanışıyoruz. Hepsinin aynı dönemde Garanti BBVA’da kariyerine başlaması mümkün olmayabiliyor. Talent Week Diamond’ı da potansiyeline inandığımız gençlerle kurduğumuz bağı sürdürmek ve profesyonel hayatlarının başlangıcında gelişimlerine eşlik etmek amacıyla hayata geçirdik. Türkiye’nin ilk ve tek yapılandırılmış yeni mezun yetenekler için profesyonel hayata hazırlık ve gelişim programı olan Talent Week Diamond ile yeteneğe bakışımız işe alımla sınırlı kalmıyor, gençlerin potansiyellerine ve gelecekte yaratacakları değere uzun vadeli yatırım yapıyoruz. Programın en yenilikçi yönü de potansiyeline inandığımız gençleri bir aday havuzunda bekletmek yerine, öğrenmeye, gelişmeye ve birbirinden beslenmeye devam eden aktif bir yetenek topluluğunun parçası haline getirmesi. Garanti BBVA’yı; çalışanımız olsun veya olmasın, topluma ve sektöre değer katacak yeteneklerin öğrenme ve gelişim fırsatlarından yararlanabildiği bir ‘okul’ olarak konumlandırıyoruz. Talent Week Diamond’ın daha ilk yılında Stevie Awards ve Brandon Hall Group gibi iki önemli uluslararası platformda Gold ödüle layık görülmesi, genç yetenek deneyimine getirdiğimiz bu yaklaşımın yenilikçi ve uzun soluklu bir model olarak uluslararası ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koyuyor.” Gençleri profesyonel hayata hazırlayan bütünsel gelişim deneyimi Talent Week Diamond kapsamında genç yeteneklere; kişiselleştirilmiş gelişim geri bildirimleri, Garanti BBVA profesyonelleriyle mentorluk, öğrenme modülleri, ilham buluşmaları, networking fırsatları ile sosyal ve kültürel etkinlikleri bir araya getiren bütünsel bir gelişim deneyimi sunuluyor. Programın yenilikçi yaklaşımının merkezinde ise potansiyeliyle öne çıkan gençleri gelişmeye ve birbirinden beslenmeye devam eden aktif bir yetenek topluluğunda buluşturmak yer alıyor. Program içerikleri ise genç yetenekleri değişen ihtiyaçları doğrultusunda sürekli geliştiriliyor. Talent Week Diamond’ın uluslararası platformlarda kazandığı ödüller, Garanti BBVA’nın genç yeteneklerin profesyonel hayata geçişine eşlik eden uzun vadeli gelişim yaklaşımının uluslararası ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koyuyor. Brandon Hall Group HCM Excellence Awards kapsamında yetenek yönetimi, liderlik, gelişim ve çalışan deneyimi alanlarında elde edilen ödüller ise Garanti BBVA Yetenek ve Kültür ekiplerinin insan odaklı uygulamalarının uluslararası alandaki başarısını pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu Haber

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, açıldığı günden bu yana gençlerin, girişimcilerin, profesyonellerin, öğrenci topluluklarının ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun ilgisini görüyor. Üniversite–sanayi–kent iş birliğini güçlendiren yeni nesil bir gelişim ekosistemi sunan merkez; farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturarak, bilgi ve deneyim paylaşımının önünü açıyor. Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturuyor Garaj Mersin; üniversiteli gençlerin kariyer planlamalarını yapabilecekleri, girişimcilik hayallerini geliştirebilecekleri ve fikirlerini projeye dönüştürebilecekleri yaratıcı bir gelişim alanı olarak hizmet verirken; mentorluk ve koçluk görüşmeleri ile de proje sunumlarına ev sahipliği yaparak, gençlerin eğitim hayatından profesyonel yaşama daha donanımlı geçmelerini destekliyor. Kampüs Mersin ise iş dünyası temsilcilerinden sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlerden profesyonel yöneticilere ve girişimcilere kadar geniş bir kesime hitap ediyor. Modern toplantı ve eğitim salonları, bireysel çalışma alanları, kurumsal eğitimler, paneller, söyleşiler, networking buluşmaları ve marka etkinlikleriyle kentin profesyonel yaşamına yeni bir soluk kazandırıyor. Akıllı üyelik ve rezervasyon sistemi, hızlı internet erişimi, teknolojik donanımı, merkezi konumu ve kullanıcı dostu tasarımıyla dikkat çeken merkez; çalışmak, öğrenmek, üretmek ve yeni iş birlikleri kurmak isteyenlerin ortak adresi olarak dikkat çekiyor. Adnan Menderes Bulvarı üzerinde, sahile yakın ve kolay ulaşılabilir bir noktada bulunan ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, merkezi konumuyla da ziyaretçilere önemli bir avantaj sağlıyor. Birgül: “Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi, merkezi deneyimlemeye davet ediyorum” Teknopark’ta yazılım şirketi bulunan Bilgisayar Mühendisi Deniz Birgül, merkezin evine yakın olması dolayısıyla gün içerisindeki çalışmalarını çoğunlukla burada sürdürdüğünü anlattı. Ortak çalışma ortamının fikir alışverişine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına olanak sağladığını vurgulayan Birgül, “Burayı çok beğendiğim için, ofisimden çok burayı kullanmayı tercih ediyorum. Bence güzel bir yer. Hem serin hem de sahile yakın olduğu için ferah bir yer” ifadelerini kullandı. Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi merkezi deneyimlemeye davet eden Birgül, “Tüm girişimci arkadaşlarımız ya da fikirleri olanların ve kendine bir şeyler katmak isteyen arkadaşlarımızın burayı deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum. Burada bir şeyler tartışabiliyor ve toplantılar yapabiliyoruz” dedi. Düşünmez: “Merkezde farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışma fırsatı buluyoruz” Google Developer Groups (GDG) Mersin Organizatörü ve Yazılım Geliştiricisi Çağlanur Düşünmez; yazılımcıların, geliştiricilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir alanda buluşmasının kentteki etki gücünü artırdığını söyledi. Garaj Mersin’in, farklı ekosistemleri bir araya getiren önemli bir fiziksel buluşma noktası olduğunu vurgulayan Düşünmez, “Bizim için Garaj Mersin, fiziken buluşabileceğimiz bir alan oldu. Burada her ekosistemi bir arada toplayabiliyoruz ve bu çok büyük bir etki. Mersin’de böyle bir fiziki alanın bulunması, ekosistemi çok ciddi bir şekilde güçlendirdi. Artık dışarıya bakmak yerine; ‘Garaj Mersin’e gideyim, kampüste mutlaka birilerini bulurum, birileriyle tanışır ve bu ekosistemin içine dâhil olabilirim’ diye düşünmeye başladım” diye konuştu. Google etkinliklerini planlarken ve toplantılarını gerçekleştirirken Garaj Mersin’den yararlandığını anlatan Düşünmez; farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışarak, projelerini nasıl geliştirebileceği konusunda deneyim kazandığını belirtti. Merkezde katıldığı LinkedIn eğitiminin de kendisine önemli katkı sağladığını ifade eden Düşünmez, “Burada LinkedIn eğitimine katıldım. Ne kadar verimli kullanabileceğimi öğrendim. İş alanında önemli bir yere sahip olduğunu da bu etkinlik sayesinde öğrenmiş oldum” sözlerini kaydetti. Çınar: “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” Web geliştiricisi Pelin Çınar da mesleki faaliyetlerini yürüten kişiler açısından böyle bir merkezde bulunmanın çok kıymetli olduğunu ifade etti. Garaj Mersin’i kullanmaya başladıktan sonra çok sayıda geliştiriciyle tanıştığını anlatan Çınar, “Network alanı için muhteşem bir yer. Geliştiriciler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektördeki firmalar için bağdaştırıcı bir yer olması bizler için çok kıymetli” dedi. Merkezin start-up geliştiricilerine kendilerini tanıtabilecekleri ve etkinlik düzenleyebilecekleri alanlar sunduğunu aktaran Çınar, “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” ifadelerini kullandı. Salar: “Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı disiplinlerden insanları bir araya getiriyor” TeknoSanat Akademisi Sanat Direktörü Aslı Salar ise ‘Garaj Mersin’ ve ‘Kampüs Mersin’in farklı disiplinlerden insanları bir araya getiren yapısının, kendi oluşumlarıyla benzer yönler taşıdığını söyledi. Salar, “Hem yeni insanlarla hem de aynı dili konuşabileceğimiz insanlarla bir araya geliyoruz. Daha güzel işler ve daha güzel atılımlar yapabileceğimiz fırsatlar ve insanlar bulunca çok heyecanlanıyoruz” dedi. Gençler, ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’in verimli çalışma ortamından memnun Yaklaşık 1,5 aydır merkezden yararlanan Ramazan Kemanlı, sessiz ortamı sayesinde derslerine daha rahat odaklanabildiğini söyledi. Merkezin konumu ve deniz manzarasının çalışma motivasyonunu artırdığını dile getiren Kemanlı, “Genelde burada yazılımcılara ve mühendislere çok fazla olanak sağlanıyor. CV eğitimleri olsun, kariyer danışmanlığı eğitimleri olsun gerçekten güzel eğitimler veriyorlar. Mersin’de böyle bir yerin olması, bizim için aslında çok büyük bir şans” sözlerini kaydetti. Merkezi kullanan gençlerden Akça Satmaz, personelin ilgili yaklaşımının yanı sıra merkezin teknolojik, konforlu ve sessiz yapısından memnun olduğunu ifade etti. Düzenlenen eğitimlerden de yararlandığını aktaran Satmaz, “Geçen günlerde mülakat tekniği eğitimi almıştım ve çok yararlandım. Bana çok katkı sağladığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Psikolog Güneş Naz Karaca, yaklaşık 2-3 aydır kullandığı merkezin temiz, sakin ve ihtiyaçlara cevap veren yapısıyla kendisini mutlu ettiğini belirterek, “Burada istediğim her imkâna ulaşabiliyorum. Çok güzel etkinlikler ve toplantılar oluyor. Yeni arkadaşlar edindim. Bazı seminerler de veriliyor ve bunların hepsi bize katkı sağlıyor” diye konuştu. Tıbbi Sekreterlik mezunu Esmagül Sarcan, merkezin yalnızca çalışma alanı değil, eğitim ve etkinliklerle kişisel gelişimi destekleyen çok yönlü bir buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, “Burası çok güzel bir alan. Çok verimli bir yer. Burada etkinlikler ve eğitimler oluyor. Onlara da katılma imkânım oluyor. Sınavdan sonra da buraya gelmeyi düşünüyorum” dedi. Gıda Teknikerliği mezunu olan Rabia İspir ise kütüphanelerde çoğu zaman yer bulamadıkları için merkezi tercih ettiklerini belirterek, sunulan çalışma ortamından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Merkezin, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap veren konforlu bir yapıya sahip olduğunu ifade eden İspir, “Çok konforlu. Suyumuz, çayımız her zaman oluyor. Klimalı, masalar geniş ve sessiz bir ortam. Çok memnunum” ifadelerini kullandı. Öğrenci Sami Güngör de merkezi ders çalışmak amacıyla kullandığını belirterek, “Bazı arkadaşlarımızın evde çalışacak alanı olmayabilir. Bizim için bir alan açmış oluyor burası” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye, Özel Bankacılıkta Türkiye'nin En İyi Bankası Seçildi Haber

QNB Türkiye, Özel Bankacılıkta Türkiye'nin En İyi Bankası Seçildi

QNB Türkiye, QNB Private Banking ve QNB First ile üst gelir segmentlerindeki müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik kişiselleştirilmiş çözümler, özel hizmetler ve ayrıcalıklı yaşam deneyimi sunan bütüncül bir bankacılık modeliyle öne çıkıyor. Müşteri ihtiyaçlarına göre şekillenen bu yaklaşım, bankanın özel bankacılık segmentindeki güçlü konumunu destekliyor. Müşterilerini yakından tanıyan, ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiren ve uzun soluklu ilişkiler kurmayı odağına alan QNB Türkiye, finansal uzmanlığını kişiselleştirilmiş müşteri deneyimiyle birleştirerek özel bankacılık segmentinde farklılaşıyor. Sanat, kültür, gastronomi, spor ve seyahat alanlarında geliştirdiği ayrıcalıklı iş birlikleriyle müşterilerine bankacılığın ötesine geçen bir değer önerisi sunuyor. Banka, QNB Private Banking ve QNB First müşterilerine sunduğu ayrıcalıkları dijital platformlara entegre ederek ayrıcalıklı hizmet modelini dijital kanallara taşıdı. QNB Mobil üzerinden bankacılık çözümleri ve yaşam tarzı ayrıcalıklarına tek bir ekrandan hızlı ve kolay erişim imkânı sunan banka, özel bankacılık müşterilerine kişiselleştirilmiş ve kesintisiz bir deneyim sağlamayı hedefliyor. QNB Türkiye, Avrupa'nın seçkin alışveriş destinasyonlarından sanat ve kültür kurumlarıyla gerçekleştirilen iş birliklerine, müşterilere özel etkinliklerden tenis ve padel gibi spor branşlarında hayata geçirilen sponsorluklara kadar uzanan geniş ayrıcalık dünyasıyla üst gelir segmentindeki müşteri deneyimine değer katıyor. Özellikle padel ekosisteminde geliştirilen yeni iş birlikleri ve müşterilere özel turnuvalar ile networking etkinlikleri, finansal hizmetleri sosyal deneyimlerle buluşturan yenilikçi yaklaşımın önemli örnekleri arasında yer aldı. Uzun yıllardır ana sponsor olunan QNB İstanbul Challenger 77. TED Open Tenis Turnuvası da bankanın spor alanındaki uzun vadeli vizyonunu güçlendiren çalışmalar arasında öne çıkıyor. Global Private Banking Innovation Awards jürisi, QNB Türkiye'nin özel bankacılık segmentine yönelik kişiselleştirilmiş hizmet modeli, yenilikçi müşteri deneyimi yaklaşımı ve finansal çözümleri yaşam tarzı odaklı ayrıcalıklarla bütünleştiren vizyonunu ödüle layık gördü. QNB Türkiye, önümüzdeki dönemde de QNB Private Banking ve QNB First markalarıyla özel bankacılık müşterilerine sunduğu ayrıcalıklı deneyimi yeni iş birlikleri, yenilikçi hizmet modelleri ve kişiselleştirilmiş çözümlerle geliştirmeyi sürdürerek bu alandaki öncü konumunu güçlendirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.