Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#New York

Kapsül Haber Ajansı - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rolls-Royce’dan yepyeni bir vizyon: Coachbuild Koleksiyonu Haber

Rolls-Royce’dan yepyeni bir vizyon: Coachbuild Koleksiyonu

Küresel müşteri taleplerine yanıt olarak Rolls-Royce Motor Cars, Coachbuild Koleksiyonu’nu sunuyor. Bu koleksiyon, süper lüks dünyasında tamamen yeni bir vizyon olup, gerçek bir coachbuild otomobil ile olağanüstü, yıllara yayılan deneyim programının tek bir bütün olarak tasarlandığı benzersiz bir yapıdan oluşuyor. Her bir Coacbuild Koleksiyonu nadir ve seçkin olurken, asla tekrarlanmıyor, tamamı Rolls-Royce tarafından tasarlanıyor ve tamamen yeni bir zemin üzerinde yaratılıyor. Markaya özel bir yakınlık ve bağlılık hisseden müşteriler, yalnızca davet yoluyla Rolls-Royce’un küresel Private Office ağı üzerinden programa katılmaya davet ediliyor. Dünyanın farklı noktalarında, lüksün zirvesini arayan ve Rolls-Royce tasarımına olağanüstü bir tutku ile bağlı olan müşterilerle tanışma fırsatını bulduğunu belirten Chris Brownridge (Chief Executive, Rolls-Royce Motor Cars), sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerin, Rolls-Royce’un tamamen kendi hayal gücüne bırakıldığında ve coachbuilding’in sunduğu özgürlükle neler yaratabileceğini görmek istediklerini ve aynı zamanda bu yaratım yolculuğunu her aşamada deneyimlemek istediklerini açıkça gördüm. Coachbuild Koleksiyonu bu vizyonun bir sonucu. Bu, süper lüks dünyasında daha önce benzeri görülmemiş bir şey. Bu programın deneyimi, otomobilden ayrı düşünülemez; her ikisi de ilham kaynağı olan koleksiyonerlerin ve Rolls-Royce’un kendisinin mirasına yakışır bir özen ve vizyonla hayata geçirilecek.” Eşi benzeri görülmemiş bir Coachbuilding mirası Coachbuilding, marka kurulduğundan bu yana Rolls-Royce’un merkezinde yer alıyor. İlk yıllarda, şasi platformu uzman coachbuilder’lara teslim edilirdi. Bu ustalar, müşterinin en ince detayına kadar belirlenmiş talepleri doğrultusunda neredeyse sınırsız gövde formlarında tasarlar ve inşa ederdi – tıpkı Savile Row’da özel dikim bir takım elbise ya da Parisli bir haute couture atölyesinde tasarlanan bir elbise gibi. Charles Rolls ve Henry Royce, tek ve kritik bir kural getirdi: radyatör etrafında tanımlanan sabit oranlar, her otomobilin tartışmasız bir Rolls-Royce olarak kalmasını sağladı. Bu disiplin bugün de varlığını sürdürürken, 120 yılı aşkın bir süredir şekillenen kimliği koruyor ve yaratıcı özgürlüğe alan açıyor. Dünyanın tasarım konusunda en sofistike koleksiyonerleri Goodwood döneminde tanıtılan eşsiz coachbuild otomobiller – 2017’de Sweptail, 2021’de Boat Tail ve 2023’te Droptail – dünyanın en etkili koleksiyonerlerinin Rolls-Royce tasarımına uzun süredir beslediği derin bağlılığı daha da güçlendirdi. Aralarındaki önemli ve giderek artan bir kesim için bu hayranlık, zamanla çok daha derin bir duyguya dönüştü. Bu grubu farklı kılan, sahip oldukları vizyonun niteliğiydi, tasarım sürecini doğrudan yönlendirmeyi amaçlamıyorlardı. Bunun yerine, Rolls-Royce’a tamamen kendisine ait bir eseri yaratması için güven duyma fikrine ilgi duydular ve markanın tasarım prensiplerini coachbuilding’in tam özgürlüğüyle ifade ettiğinde ortaya çıkacak olanı görmek istediler. Yıllar ve farklı coğrafyalar boyunca sürdürülen bu diyalog, Coachbuild Koleksiyonu’nun temelini oluşturdu. Coachbuild Koleksiyonu programı Bir Coachbuild Koleksiyonu programı, Rolls-Royce’un Coachbuild departmanı tarafından tasarlanan, inşa edilen ve tamamen el işçiliği ile hayata geçirilen, bütünüyle benzersiz bir gövdeye sahip gerçek bir coachbuild otomobille başlıyor. Bu otomobiller tamamen homolog edilmiş, yasal olarak trafiğe uygun ve sürmeye hazır üretilmiş oluyorlar. Her Coachbuild Koleksiyonu, sayıca kesin olarak sınırlı olup asla tekrarlanmıyor. Rolls-Royce markasına özel bir yakınlığı olduğu bilenen ve markanın böylesine olağanüstü bir projenin parçası olmaktan etkileneceğine inandığı müşteriler, programa markanın küresel Private Office ağı aracılığıyla davet ediliyor – Private Office’ler Dubai, Seul, Şanghay, New York ve Goodwood’daki Rolls-Royce merkezinde bulunan benzersiz, yaratıcı ve sosyal alanlardan oluşan lokasyonlardır. Rolls-Royce, bu konsepte ilgi duyan koleksiyonerlerin aynı zamanda eşsiz deneyimlerin de koleksiyonerleri olduğunu fark ederek, bu anlayışı yansıtan, büyük bir özenle kurgulanmış bir program tasarladı. İlk Coacbuild Koleksiyonu kapsamında müşterilere, kapalı test tesislerine özel erişim imkânı sunularak otomobilin performans ve zorlu iklim koşullarındaki geliştirme sürecine doğrudan tanıklık etme imkânı veriliyor. Ayrıca, bu otomobilin hikayesiyle derin bir bağa sahip seçilmiş destinasyonlara özel yolculuklar gerçekleştiriliyor. Rolls-Royce içindeki en özel tasarım stüdyolarına nadir ve ayrıcalıklı erişim hakkı veriliyor. Süper lüks dünyasının farklı disiplinlerinden usta zanaatkârların atölyelerine kabul edilirlerken, bu zanaatkârların mükemmelliğe olan bağlılığı, Rolls-Royce’un kendi bağlılığıyla aynı değerde bulunuyor. Müşteriler ayrıca dünyanın en arzu edilen destinasyonlarında, her Coachbuild Koleksiyonu’nun arkasındaki tasarımcıların, projeyi şekillendiren ilham kaynaklarını ve tasarım felsefelerini paylaşacağı seçkin ve özenle kurgulanmış özel etkinliklerde bir araya geliyor. İlk Coachbuild Koleksiyonu Bir Rolls-Royce Coachbuild Koleksiyonu’nun tasarım ve mühendislik yaklaşımı – ayrıca üretilen otomobil sayısı, içindeki özellikler ve katılımın sunduğu deneyimler – sabit olmayıp her koleksiyonun benzersiz vizyonunu yansıtacak şekilde küratörlükle belirleniyor. İlk Rolls-Royce Coachbuild Koleksiyonu, tamamen elektrikli bir otomobil olacak ve birçok müşterinin tamamen elektrikli bir Rolls-Royce’a duyduğu tutkuyu da yansıtacak. Coachbuild Collections programına ilham veren koleksiyonerlerin çoğu, elektrikli güç aktarma sisteminin Rolls-Royce deneyimini nasıl yükselttiğini kutlayan mevcut Spectre sahiplerinden oluşuyor. Bu kişiler için ilk Coachbuild Koleksiyonu’nun nasıl güçlendirileceği sorusunun tek cevabı vardı. Dünyanın en titiz koleksiyonerlerinin bu şekilde yanıt vermesi, Rolls-Royce’un elektrifikasyonla elde ettiği başarının en gerçek göstergesi oldu. Coachbuild Koleksiyonu müşterilerinin, Rolls-Royce zanaatının mutlak zirvesini deneyimlemek istediğini belirten Chris Brownridge (Chief Executive, Rolls-Royce Motor Cars), sözlerine şöyle devam etti; “Nisan ayında açıklayacağımız şey, çağdaş Rolls-Royce coachbuilding’in zarif, dingin ve olağanüstü bir ifadesi olacak.” İlk Coachbuild Koleksiyonu, derinlemesine kurgulanmış bir ilk ifade niteliğinde olup, koleksiyonerlerin vizyonu ve inançları kadar markanın kendi felsefesi tarafından da şekillendirildi. Daha fazla detay Nisan 2026’da açıklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAGİDER Türk İş Kadınlarını New York’ta Bir Araya Getirdi Haber

KAGİDER Türk İş Kadınlarını New York’ta Bir Araya Getirdi

Küresel ölçekte güçlü bir dayanışma ve iş birliği ağı oluşturma hedefiyle kurulan KAGİDER Global Platformu, bu vizyon doğrultusundaki ilk iş odaklı networking buluşmasını New York’ta düzenledi. Tarihi Penn Club’ın etkileyici atmosferinde gerçekleşen etkinlik, yaklaşık 80 katılımcıyı bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den katılan KAGİDER üyeleri ile New York ve New Jersey’de yaşayan Türk girişimci kadınlar, üst düzey yöneticiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri bir araya gelerek, özellikle kadın girişimciler açısından Türkiye ile ABD arasındaki iş birliği ve ticaret fırsatlarını değerlendirdi. KAGİDER Global Platformu’nun temelleri Mart 2025’te New York’ta atılmış, ardından Mayıs 2025’te Londra’da yaklaşık 100 Türk iş kadınının katılımıyla ikinci buluşma gerçekleştirilmişti. Eylül 2025’te ise Brüksel’de, Avrupa Birliği nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın ev sahipliğinde düzenlenen üçüncü buluşma ile platform uluslararası ölçekte büyümesini sürdürdü. KAGİDER Global, 2026 yılı içerisinde Hırvatistan, Hollanda ve Almanya’da düzenlenmesi planlanan yeni buluşmalarla etki alanını daha da genişletmeyi hedefliyor. Dördüncü buluşmanın yeniden New York’ta gerçekleştirilmesi, platformun küresel ölçekte istikrarlı büyümesini ve uluslararası kadın dayanışmasını güçlendirme vizyonunu ortaya koydu. Farklı sektörlerden katılımcıların yer aldığı etkinlik, deneyim paylaşımı ve yeni iş bağlantılarının kurulması açısından güçlü bir zemin sundu. Katılımcılar, dünyanın farklı noktalarında yaşayan Türk kadınlarının bir araya gelmesinin, yeni iş birlikleri ve ortak projelerin gelişmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. Etkinlikte ayrıca kadın liderliğinin güçlendirilmesi, uluslararası iş ağlarının geliştirilmesi ve kadın girişimciliğinin küresel ölçekte desteklenmesine yönelik fırsatlar da ele alındı. Katılımcılar, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk kadınlarının bilgi ve deneyim paylaşımının yalnızca bireysel başarıları görünür kılmakla kalmadığını, aynı zamanda güçlü ve sürdürülebilir bir küresel etki yarattığını ifade etti. “KAGİDER Global, uluslararası iş birliklerinin filizlendiği güçlü bir ekosisteme dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, etkinlik kapsamında yaptığı konuşmada KAGİDER Global’in ulaştığı noktaya ve gelecekteki hedeflerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Geçtiğimiz yıl New York’ta başlattığımız KAGİDER Global Platformu’nun bugün yeniden aynı şehirde, ancak çok daha geniş ve güçlü bir katılımla bir araya gelmesi, bu girişimin kısa sürede nasıl etkili bir yapıya dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Londra ve Brüksel’de gerçekleştirdiğimiz buluşmalarla büyüyen bu ağ, bugün artık yalnızca bir iletişim platformu değil; farklı ülkelerde yaşayan Türk kadınlarının birbirine değer kattığı, somut iş birliklerinin filizlendiği güçlü bir ekosisteme dönüşmüş durumda. KAGİDER Global ile amacımız, dünyanın neresinde olursa olsun Türk kadınlarının birbirleriyle bağ kurabildiği, bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği ve birlikte üretim yapabildiği sürdürülebilir bir küresel ağ inşa etmek. Girişimcilerden kurumsal liderlere, akademisyenlerden sivil toplum temsilcilerine kadar geniş bir yelpazede kadınları bir araya getiren bu yapı, uluslararası ölçekte yeni fırsatların kapısını aralıyor. Önümüzdeki dönemde farklı ülkelerde gerçekleştireceğimiz buluşmalarla bu etkiyi daha da büyüteceğimize ve çok daha güçlü iş birliklerine zemin hazırlayacağımıza inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı Haber

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı

Kadın girişimciliğini destekleyerek kadınların ekonomik hayatta daha güçlü bir yer edinmesini amaçlayan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (CSW) 70. oturumu kapsamında New York’ta Garanti BBVA ile önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen “Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: Yirmi Yıllık Bir Yolculuk” başlıklı etkinlikte, kadınların iş dünyasına erişimini ve ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeye yönelik projeler ve iş birlikleri ele alınırken; KAGİDER ve Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmaların yarattığı etki ve kazanımlar da paylaşıldı. Etkinliğin onur konuğu ise T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş oldu. Etkinlikte KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu ve Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmacı olarak yer aldı. Açılış konuşmalarını ise açılış konuşmalarını ise GlobeWomen Yönetim Kurulu Başkanı Irene Natividad ve UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond gerçekleştirdi. Panelin moderatörlüğünü August Leadership Ortağı, Beba Foundation Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümran Beba üstlenirken; KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Berkol, Garanti BBVA Girişim Bankacılığı Müdürü Selin Öz, IFC (International Finance Corporation) “Banking on Women” Programı Küresel Başkanı Jessica Schnabel ve Dünya Bankası Grubu Kıdemli Özel Sektör Kalkınma Uzmanı Julia Constanze Braunmiller panelist olarak yer aldı. Etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘’Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, yalnızca ekonomik büyümeye değil, aynı zamanda ailelerin güçlenmesine, yerel kalkınmanın desteklenmesine ve daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sunmaktadır. Kadınların girişimcilik becerilerine yapılan her yatırım, ülke kalkınmasına yapılan bir yatırımdır. Çünkü kadın girişimcilerin hayata geçirdiği her işletme, ekonomik hareketliliği artırırken ailelerin güçlenmesine de katkı sunmaktadır. Aynı zamanda şehirlerin sosyal ve ticari canlılığını beslemekte, yerel değerlerin yaşatılmasına imkân tanımakta ve yeni fırsatların önünü açmaktadır.’’ ifadelerini kullandı. “20 Yıllık İş Birliği Kadın Girişimciliğinde Güçlü Bir Model Yarattı” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, konuşmasında KAGİDER’in 2011 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) nezdinde Özel Danışmanlık Statüsü’ne sahip olduğunu ve 2012 yılından itibaren Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) toplantılarında Türkiye’de hayata geçirilen iyi uygulama örneklerini uluslararası platformlara taşıdıklarını belirtti. Kadın girişimciliğinin güçlenmesinde çok paydaşlı iş birliklerinin kritik rol oynadığını vurgulayan Bezircioğlu, Garanti BBVA ile yirmi yıldır sürdürülen iş birliğinin kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir model oluşturduğunu ifade etti. Bezircioğlu, KAGİDER ve Garanti BBVA’nın uzun yıllardır kadın girişimcilerin görünürlüğünü artırmak, işlerini büyütmelerine katkı sağlamak ve yeni fırsatlara erişimlerini desteklemek amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Garanti BBVA ile 20 yıldır sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde kadın girişimciliğini destekleyen pek çok projeyi hayata geçirdik. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ile kadın girişimcilerin başarı hikâyelerini görünür kılarak rol model olmalarını sağlarken, Ticaretin Kadınları Platformu ile kadın girişimcilerin ürün ve hizmetlerini daha geniş pazarlara ulaştırmalarını destekliyoruz. Kadınların girişimcilik yolculuğunda karşılaştıkları engelleri azaltmak, finansmana erişimlerini kolaylaştırmak ve işlerini büyütebilmeleri için gerekli bilgi, ağ ve görünürlük fırsatlarını artırmak büyük önem taşıyor. Bu nedenle yürüttüğümüz çalışmalar girişimciliği teşvik etmekle sınırlı kalmıyor; kadınların işlerini sürdürülebilir şekilde büyütebilmeleri, yeni pazarlara açılabilmeleri ve daha güçlü bir iş ağına dahil olabilmeleri için kapsamlı bir destek mekanizması da sunuyor. Kadın girişimcilerin güçlenmesi, ekonomik kalkınmanın daha kapsayıcı ve dengeli bir yapıya kavuşmasına da katkı sağlıyor. Bu anlayışla geliştirdiğimiz projeler; eğitim, mentorluk, görünürlük ve iş birliği fırsatları aracılığıyla kadınların iş dünyasında daha güçlü bir şekilde var olmalarına destek oluyor. Aynı zamanda kadın girişimcilerin birbirleriyle ve farklı sektörlerle bağlantı kurabilecekleri, deneyim paylaşımında bulunabilecekleri bir ekosistemin gelişmesine de katkıda bulunuyoruz. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi bireysel başarı hikâyeleri yaratmakla kalmaz; daha kapsayıcı, daha kapsayıcı, daha yenilikçi ve daha dirençli bir ekonomi için de kritik bir unsurdur.Bu nedenle kadın girişimciliğini destekleyen her adımın, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refah açısından uzun vadeli bir etki yarattığına inanıyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmasında, kadın girişimciliğinin güçlenmesinin yalnızca eşitlik meselesi olmadığını, aynı zamanda daha güçlü ve kapsayıcı ekonomilerin anahtarı olduğunu vurguladı. Kaya, “Garanti BBVA olarak bankacılığı yalnızca finansman sağlamak olarak görmüyoruz; yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak tanımlıyoruz. Bu anlayışla 2006 yılından bu yana KAGİDER ile birlikte kadın girişimciler için eşit fırsatlar ve eşit erişim yaratma hedefiyle çalışıyoruz. Kadın girişimcileri finansmana erişim, eğitim, cesaretlendirme ve yeni pazarlara erişim olmak üzere dört temel alanda destekliyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Bu deneyimimizi UN Women başta olmak üzere uluslararası kurumlarla paylaşmak ve kadın girişimciliğini güçlendiren modelleri küresel ölçekte görünür kılmak bizim için büyük önem taşıyor. Kadınların ekonomiye eşit katılımı sağlandığında yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil, toplumsal dönüşüm de mümkün oluyor,” dedi. Kadın Girişimciliğini Destekleyen Bütüncül Bir Yaklaşım Etkinlikte ayrıca Women, Business and the Law 2024 (WBL 2024) raporunun ortaya koyduğu veriler ışığında kadınların ekonomik güçlenmesinin önündeki yapısal engeller de ele alındı. Rapora göre kadınların ekonomik hayata katılımını etkileyen başlıca alanlar; kadınların yasal hakları, bu hakların uygulanmasını destekleyen politika araçları ve bu hakların uygulamada hayata geçirilme düzeyi olarak öne çıkıyor. Panelde, kadın ve erkek arasında iş fırsatları açısından yasal eşitliğe daha fazla yaklaşan ülkelerde kadın girişimci oranlarının da daha yüksek olduğuna dikkat çekilerek; politika yapıcılara yönelik farkındalık ve savunuculuk çalışmalarından kapasite geliştirme programlarına, kadın girişimcileri teşvik eden uygulamalardan somut sonuçlara kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımın nasıl hayata geçirildiğine ilişkin deneyimler paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAGG Kurucusu Gökay Gündoğdu, Ülkemizi Birleşmiş Milletler'de Temsil Edecek Haber

TAGG Kurucusu Gökay Gündoğdu, Ülkemizi Birleşmiş Milletler'de Temsil Edecek

Tasarım dili güçlü bir kreatif lider ve TAGG’in kurucusu Gökay Gündoğdu, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (CSW70) 70. Oturumu kapsamında 18 Mart günü, New York’ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, kadının güçlendirilmesi üzerine bir konuşma gerçekleştirecek. Kadınların ekonomik ajandasının güçlendirilmesi, yapısal eşitsizliklerin giderilmesi ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının ele alındığı programda, kadınların yalnızca ekonomik sistemlere dahil edilmesinin değil, karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenmesinin önemi vurgulanıyor. Gökay Gündoğdu’nun konuşmasının tamamı Türkiye saati ile 19 Mart Perşembe 00:15-02:00 https://webtv.un.org/en/schedule üzerinden canlı olarak izlenebilecek. “Kadını bir obje olarak değil, kendi alanını kuran bir özne olarak görmek; tasarım anlayışımın temelidir. Güçlü bir kadın imgesi yaratmak, güçlü bir ekonomik ve toplumsal zemin yaratmanın ilk adımıdır.” diyerek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi, kadının güçlendirilmesi alanındaki hassasiyetini Birleşmiş Milletler konuşması haberiyle duyuran Gökay Gündoğdu, ayrıca temsilcisi olduğu Haluk Akakçe Vakfı çatısı altında hayata geçirilen yaratıcı sosyal etki projelerinin ilkini de paylaşmış olacak. Üç aylık periyotlarla yıl boyu sürecek proje kapsamında deprem bölgesi Hatay’da, genç kızlara profesyonel fotoğraf ekipmanları sağlanarak fotoğraf atölye çalışmalarına başlandı. Katılımcılar kendi yaşamlarını belgeleyerek hem kişisel ifade alanı kazanıyor hem de üretimlerini sergileme ve satışa sunma imkânı elde ediyor. Proje sonunda seçilecek eserler sergilenecek ve elde edilen gelirin tamamı kız çocuklarının eğitimine aktarılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Otelcilik Sektöründen Küresele Güçlü Bir Adım Haber

Türk Otelcilik Sektöründen Küresele Güçlü Bir Adım

Hilton, Accor, Kempinski, Wyndham ve Hyatt gibi dünyanın önde gelen global otel gruplarında üç kıtada yedi ülkede görev alan Koçak; ticari dönüşüm, varlık performansı ve marka konumlandırması alanlarında elde ettiği deneyimi bağımsız ve yatırım odaklı bir platformda buluşturuyor. Regulus Collective, uzun vadeli değer üreten, ölçeklenebilir ve stratejik temeli güçlü turizm ve otelcilik markaları geliştirmeyi hedefliyor. Platform aynı zamanda turizm yatırımı danışmanlığına daha bütüncül ve veri odaklı bir perspektif kazandırmayı amaçlıyor. New York merkezli yapı; yatırımcılar ve mülk sahipleri ile projenin en erken aşamasından itibaren birlikte çalışarak finansal mimariyi, marka konumlandırmasını ve operasyonel ticari kurguyu eş zamanlı tasarlıyor. Böylece kısa vadeli performansın ötesine geçen, sürdürülebilir ve yatırım disiplinine dayalı bir değer modeli oluşturuluyor. Regulus Collective ile küresel pazarlarda yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, geleceğin stratejik dinamiklerini merkeze alan konseptler geliştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Deniz Dorbek Kocak, Regulus Collective’in yaklaşımını şu şekilde ifade ediyor: “Geleneksel turizm anlayışı artık yalnızca operasyonel mükemmeliyetle tanımlanmıyor. Sektörümüz; sermaye disiplinini özgün marka vizyonuyla aynı stratejik çerçevede buluşturabilen ve geleceği okuyabilen yapılara ihtiyaç duyuyor. Regulus Collective’i, yatırımın disiplinini ve yatırım yaşam döngüsünün tüm evrelerini tek bir entegre sistem içinde tasarlamak için kurduk. Amacımız; yalnızca büyümek değil, sektörde değer üretme biçimini yeniden tanımlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard Türkiye, İki Üst Düzey Atamayla Müşteri Yönetimi Ekibini Güçlendiriyor Haber

Mastercard Türkiye, İki Üst Düzey Atamayla Müşteri Yönetimi Ekibini Güçlendiriyor

Ödeme teknolojileri alanında dünyanın önde gelen kuruluşlarından Mastercard, Türkiye operasyonlarında üst düzey yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre Mastercard Türkiye’de gerçekleşen iki önemli atama ile Ömer Tuğlu ve Burcu Altun, Müşteri Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevlerine getirildi. İkili, Mastercard’ın Türkiye’deki ticari büyümesine ve stratejik iş ortaklıklarına liderlik edecek. Ömer Tuğlu: Danışmanlıktan satış liderliğine Mastercard bünyesine 2019 yılında Yönetici Danışman olarak katılan Ömer Tuğlu, şirketin bölgedeki pek çok stratejik projesine liderlik etti. 2023 yılında Müşteri Yönetimi ekibine geçiş yaparak Direktörlük görevini üstlenen Tuğlu, bu süreçte kilit müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesinde ve stratejik iş birliklerinin hayata geçirilmesinde kritik rol oynadı. Ocak 2026 itibarıyla yeni görevine başlayan Tuğlu, Mastercard Türkiye Müşteri Yönetimi ekibine eş liderlik ederek, finansal ve finansal olmayan kurumlar nezdinde yeni fırsatların yaratılmasına ve ticari büyümeye yön verecek. Burcu Altun: Strateji, finans ve ödeme sistemlerinde 20 yıla yakın deneyim Satış, stratejik planlama, yönetim ve finansal danışmanlık alanlarında 20 yıla yakın tecrübesiyle Mastercard’a katılan Burcu Altun, kariyerine New York’ta Ernst & Young Kurumsal Finansman Danışmanlığı’nda başladı. Ardından A.T. Kearney Yönetim Danışmanlığı, Turkcell ve Oger Telecom gibi önde gelen kurumlarda çeşitli yöneticilik rolleri üstlendi. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği lisans ve Lehigh Üniversitesi Yönetim Bilimleri yüksek lisans derecelerine sahip olan Burcu Altun, sahip olduğu derin sektörel tecrübesiyle Mastercard Türkiye Müşteri Yönetimi ekibine liderlik edecek. Mastercard Türkiye, bu iki stratejik atama ile ödeme sistemleri dünyasındaki yenilikçi çözümlerini yaygınlaştırmayı ve iş ortaklarına sunduğu değeri artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025'te İnternet Değişim Noktalarında Küresel Veri Trafiği Rekoru Haber

2025'te İnternet Değişim Noktalarında Küresel Veri Trafiği Rekoru

Dünyanın lider İnternet Değişim Noktası operatörü DE-CIX, 2025 yılında küresel veri trafiğinde dikkat çekici bir büyüme kaydedildiğini açıkladı. DE-CIX’in dünya genelindeki platformlarında ve 4.000’den fazla bağlı müşteriyle birlikte, yıl boyunca toplam 79 eksabayt (EB) veri değişimi gerçekleşti. Bu rakam, 2024’e kıyasla yüzde 16’lık bir artışa (68 EB) ve 2020’de kaydedilen trafiğin (38 EB) iki kattan fazlasına, yani yüzde 147’nin de üzerinde artışa işaret ediyor. Bu büyüklüğü somutlaştırmak gerekirse, 79 eksabayt; bir futbol maçının Full HD kalitede 2,2 milyon yıl boyunca kesintisiz izlenebilmesine eşdeğer bir veri miktarı anlamına geliyor. Avrupa’nın en büyük İnternet Değişim Noktası olan DE-CIX Frankfurt’ta ise veri trafiği 48 EB’ye ulaştı. Bu seviye, 2024’e göre yüzde 6, 2021’e kıyasla ise yüzde 65’lik bir artışı (29 EB) temsil ediyor. 2025 yılının en yoğun günü olarak kayıtlara geçen gün ise, Türkiye saatiyle saat 22:11’de saniyede 26,99 terabit (Tbit/s) seviyesine ulaşan küresel veri alışverişinin gerçekleştiği 9 Aralık günü oldu. Bu zirve anında yalnızca bir saniyede değiş tokuş edilen veri miktarı kağıda dökülseydi, ortaya çıkan kağıt yığını Everest Dağı’nın yaklaşık 21 katı yüksekliğinde olurdu. UEFA Şampiyonlar Ligi 6. günü maçlarıyla aynı zamana denk gelen bu yoğunluk, canlı spor etkinliklerinin küresel internet kullanımı üzerindeki etkisinin giderek arttığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Aynı anda DE-CIX Frankfurt, 18,73 Tbit/s ile tüm zamanların en yüksek veri trafiğine ulaşarak yeni bir rekor kırdı ve Avrupa ve küresel ölçekteki kritik bağlantı merkezi rolünü bir kez daha pekiştirdi. DE-CIX CEO’su Ivo Ivanov konuyla ilgili şunları söyledi: “Küresel veri trafiğindeki büyüme; yayın platformları, yapay zeka iş yükleri, milyarlarca bağlı cihaz ve dünya genelinde yaygınlaşan uzaktan ve hibrit çalışma modelleri tarafından yönlendiriliyor. Buna büyük canlı etkinlikler, oyun ve yazılım lansmanlarının yarattığı ani yoğunlukları ve küresel ölçekteki önemli gelişmeleri de eklediğimizde, dayanıklı ve yüksek kapasiteli dijital altyapının, birbirine bağlı dünyamız için hiç olmadığı kadar kritik olduğu açıkça görülüyor.” 2025’te Yeni Dijital Merkezler Yükselişte: DE-CIX İstanbul’da Yüzde 30’a Yakın Veri Trafiği Artışı DE-CIX Kuzey Amerika platformlarında 2025 yılı boyunca gerçekleşen veri trafiği 11 eksabayt’a ulaştı. Bu sayı, 2024’teki 7,5 EB seviyesine kıyasla yüzde 46’lık bir büyümeye karşılık geliyor. New York’ta trafik yüzde 16 artarak yıl sonunda 5 EB’ye yükselirken, Dallas yüzde 35’lik büyümeyle 3,5 EB seviyesine ulaştı. Daha genç bir İnternet Değişim Noktası olan Chicago ise yüzde 400’lük dikkat çekici bir artışla 650 petabayt’ın (PB) üzerine çıktı. Avrupa ve Orta Doğu’da Madrid (İspanya) ve Dubai (BAE) 2025 yılında 2,7 EB veri trafiği kaydederken, Lizbon’da (Portekiz) bu sayı 115 PB oldu. İstanbul’da ise 927 PB’lık veri değişimi gerçekleşti; bu da 2024 yılına kıyasla yüzde 28’lik bir artışı temsil ediyor. Güneydoğu Asya’daki dağıtık platformda veri trafiği yüzde 140 büyüyerek 1,2 exksabayt’a ulaşırken, Malezya’da gerçekleşen trafik 93 PB seviyesine çıktı. DE-CIX’in en yeni lokasyonları arasında yer alan Mexico City/Querétaro (Meksika) ve São Paulo (Brezilya) ise faaliyete geçtikleri ilk aylarda sırasıyla 24 PB ve 10 PB veri trafiği kaydetti. 79 eksabayt ne anlama geliyor? Veri iletim hızı, saniye başına terabit (Tbit/s) cinsinden ifade edilir.1 terabit/saniye; 10³ Gbit/s, 10⁶ Mbit/s, 10⁹ kbit/s ya da 10¹² bit/s, yani 1.000.000.000.000 bit/s anlamına gelir. 8 terabit = 1 terabayt (TB), 1.000 TB = 1 petabayt (PB) ve 1.000 PB = 1 eksabayt (EB)’tır.79 eksabayt (EB), yüksek çözünürlükte 2,2 milyon yıl süren bir futbol maçını kesintisiz olarak izlemek için gereken veri miktarına karşılık gelir.

Türk Kestanesi Chobani ile New York’ta Haber

Türk Kestanesi Chobani ile New York’ta

Chobani Cafe’nin önünde kurulan kestane arabasıyla Türk kış geleneği SoHo’da New Yorklularla buluşuyor. Türkiye’de sokaklarda görülen klasik kestane arabasının birebir aynısı olarak hazırlanan bu düzenekte yer alan Türk bayrağı detayı, geleneğin kökenine sadık kalındığını ve Türkiye’ye özgü bir sokak kültürünün New York’ta gururla temsil edildiğini gösteriyor. Türkiye’de kış aylarında bir araya gelmenin ve sohbetin simgesi olan kestane, bu kez SoHo sokaklarında günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Türk kültürüne ait bu gündelik gelenek, New York’ta farklı bir bağlamda karşılık bulurken, yalnızca bir yiyecek olarak değil; paylaşmanın, mevsimle kurulan ilişkinin ve sokakta yan yana gelmenin ifadesi olarak sunuluyor. Chobani Cafe’nin Aralık ayına özel menüsünde yer alan bir diğer dikkat çekici lezzet ise salep. Süt, gül suyu, tarçın ve Antep fıstığıyla hazırlanan bu geleneksel içecek, Türkiye’nin yüzyıllardır süregelen kış içeceklerinden birini New Yorklularla buluşturuyor. Böylece salep, Anadolu’nun hafızasını, mevsimle kurduğu ilişkiyi ve sıcaklık duygusunu kilometrelerce öteye taşıyor. Chobani Cafe’nin Aralık ayına özel hazırladığı içeceklerden elde edilen tüm gelir ise New York’ta faaliyet gösteren Lower Eastside Girls Club adlı sivil toplum kuruluşuna bağışlanıyor. Böylece Türkiye’den ilham alan bu kış deneyimi, yerel topluma katkı sağlayan sosyal bir faydaya da dönüşüyor. Hamdi Ulukaya’nın kişisel hikâyesi ve kültürel mirası, Chobani Cafe’nin bu yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Ulukaya, Chobani markasını kurarken olduğu gibi, Chobani Cafe’de de kökenlere saygıyı, kültürel değerleri ve toplumsal paylaşımı ön planda tutuyor.

Piyanist Eric Christian İlk Kez Türkiye’de! Haber

Piyanist Eric Christian İlk Kez Türkiye’de!

Duyguyu zarafetle buluşturan besteleriyle dünya çapında büyük bir hayranlık uyandıran piyanist ve besteci Eric Christian, İstanbul’da ilk kez sahne alarak müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşatacak. Klasik müziğin köklü geleneğini modern bir sinematik anlatımla harmanlayan Christian, her notasında dinleyicileri hissetmeye, düşünmeye ve hayal kurmaya davet eden güçlü bir müzikal evren yaratıyor. Bugüne kadar bestelerinin notaları 200’den fazla ülkede, 100.000’den fazla müzisyen tarafından yorumlanan sanatçı, çağdaş piyano müziğinin en etkileyici ve ulaşılabilir isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Berklee College of Music’te aldığı eğitim, Liszt’ten Ravel’e uzanan klasik ustalardan taşıdığı ilham ve New York’un çok kültürlü atmosferi; Christian’ın kendine özgü, duygusal derinliğe sahip müzik dilinin en belirgin yapı taşları arasında yer alıyor. Sanatçı için sahne, yalnızca bir performans alanı değil; insan hikâyelerinin müzik aracılığıyla birbirine dokunduğu bir buluşma noktası. Christian bu yaklaşımını şu sözlerle anlatıyor: “Bir melodinin dünyayı değiştirebileceğine hâlâ inanıyorum.” Instagram’da Türkiye’den çok sayıda takipçisi bulunan sanatçının Spotify dinlemelerinde de Türkiye en üst sırada yer alıyor. İstanbul’da gerçekleşecek bu özel gecede hayranları ile ilk defa buluşacak olan Christian, dinleyicilerine sadece bir konser değil; duyguların, hayal gücünün ve sinematik bir müzik dilinin merkezde olduğu benzersiz bir yolculuk sunacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.