Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#New York

Kapsül Haber Ajansı - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narin Gümrük ve Elsan Global Lojistik’ten New York’ta Stratejik Yatırım Haber

Narin Gümrük ve Elsan Global Lojistik’ten New York’ta Stratejik Yatırım

Türk iş dünyasının küresel pazarlardaki etkinliğini artırma hedefi doğrultusunda, Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) üyelerinin girişimcilik ve yatırım vizyonu New York’ta somut bir yatırıma dönüştü. TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğü Narin Gümrük Müşavirliği, Elsan Global Lojistik ve Kiteville’in New York ofisi, 28 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen resmi törenle açıldı. Açılış, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ikili ticari ilişkilerin geliştirilmesi, Türk ihracatçısının ve şirketlerinin ABD pazarındaki operasyonel kabiliyetlerinin artırılması adına kritik bir adım attı. Diplomatlar ve İş Dünyası Temsilcileri Açılışta Buluştu Açılış törenine Türkiye Cumhuriyeti New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal, New York Ticaret Ataşesi Mükerrem Aksoy, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) ABD Başkanı Derya Taşkın, TABA-AmCham Kültür Sanat Komite Başkanı Nejat Çuhadaroğlu, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda TABA-AmCham üyesi katılım sağladı. Törende; TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham Los Angeles Temsilcisi Onur Cantürk ve TABA-AmCham Üyesi Budo Hasan Bünül birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmalarda, Türk girişimcilerin dünyanın en büyük tüketici pazarı konumundaki ABD’de varlık göstermesinin gerekliliğine, uluslararası tedarik ve ticaret ağlarının entegrasyonu ile iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesinin taşıdığı öneme dikkat çekildi. Kadın Girişimcilerin Küresel Başarısı Gümrük-Lojistik Komite Başkan Yardımcısı Göksu Sanlı ve Azize Cantürk’ün girişimcilik vizyonuyla hayata geçirilen ABD ofisleri, kadın girişimcilerin uluslararası iş dünyasındaki etkinliğini ortaya koyan önemli bir yatırım olarak öne çıktı. Dış Ticaret, Gümrükleme ve Lojistikte Uçtan Uca Destek Narin Gümrük Müşavirliği, Elsan Global Lojistik ve Kiteville bünyesinde faaliyet yürütecek olan New York ofisi; dış ticaret mevzuatı, gümrükleme süreçleri ve entegre lojistik zincirleri alanında Türk şirketlerine yerinde operasyonel altyapı sağlayacak. Merkez, Türk firmalarının ABD pazarındaki pazar paylarını genişletmelerine doğrudan danışmanlık ve saha desteği sunarken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesine zemin hazırlayacak. Türkiye-ABD Ticari Köprüsünde Yeni Bir Katkı TABA-AmCham; Türk ve Amerikalı iş dünyası temsilcileri arasındaki temasları sıkılaştırmak, yeni doğrudan yatırım imkanları tesis etmek ve Türk sermayesinin ABD pazarındaki rekabet gücünü artırmak amacıyla yürüttüğü faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. New York’ta açılışı yapılan yeni ofisler, TABA-AmCham üyelerinin uluslararası pazarlara açılma kararlılığının ve küresel büyüme hedeflerinin sahadaki en somut adımlarından biri olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATS Galasında Türk Öğrenciler İçin 1 Milyon Dolar Bağış Toplandı, Eş Başkanlık Değişti Haber

ATS Galasında Türk Öğrenciler İçin 1 Milyon Dolar Bağış Toplandı, Eş Başkanlık Değişti

1949 yılından bu yana Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren American Turkish Society’nin (ATS) geleneksel gala gecesi, 27 Ekim 2026 tarihinde New York’taki Cipriani 42nd Street’te gerçekleştirildi. İş, sanat ve diplomasi dünyasından 300’ü aşkın davetlinin katıldığı gecenin bu yılki teması “The Bridges That Connect Us” (Bizi Birbirimize Bağlayan Köprüler) oldu. İki ülke arasında eğitim, kültür ve dostluk yoluyla kurulan bağların öneminin vurgulandığı galada, açık artırmadan elde edilen gelirler de dahil olmak üzere toplam yaklaşık 1 milyon ABD doları bağış toplandı. Gelir, ABD’deki üniversitelerde eğitim gören Türk öğrencilerin burslarla desteklenmesi amacıyla kullanılacak. Gala aynı zamanda ATS’te bir görev değişimine sahne oldu. 2020 yılından bu yana eş başkanlık görevini yürüten Suzan Sabancı ve Linda Wachner, beş yıllık görev sürelerinin ardından eş başkanlığı Lexin Capital’in kurucusu ve başkanı Metin Negrin ile L’Etoile Sport’un kurucu ortağı, CEO’su ve kreatif direktörü Yeşim Philip’e devretti. Sabancı ve Wachner’ın eş başkanlık döneminde düzenlenen altı galada toplam 6 milyon ABD dolarını aşkın kaynak yaratıldı. Suzan Sabancı, gecede yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:“Linda Wachner ile birlikte American Turkish Society’nin eş başkanlığını yürüttüğümüz beş yılı geride bırakırken büyük bir gurur ve minnet duyuyorum. Yürütme Kurulumuz ve Yönetim Kurulumuzla birlikte ATS’in konumunu güçlendirdik, mali geleceğini güvence altına aldık ve kuruluş amacına, yani Türkiye ile ABD’yi eğitim, kültür ve dostluk aracılığıyla birbirine yakınlaştırma misyonuna daha güçlü biçimde odaklanmasını sağladık. Eğitimin bu misyonun merkezinde olduğuna inanıyorum. Çünkü eğitim yalnızca gençlerin önüne yeni kapılar açmakla kalmıyor; insanlar, ülkeler ve kuşaklar arasında kalıcı köprüler kuruyor. Bugün desteklediğimiz gençler, yarın iki ülke arasındaki dostluğun ve iş birliğinin taşıyıcıları olacak. Eş başkanlık göreviyle bu misyonu ve sorumluluğu devralan Yeşim Philip ve Metin Negrin’i yürekten tebrik eder, yeni dönemde başarılar dilerim. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü canıgönülden kutlarım.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanction Scanner, Yoluna “Complead” Olarak Devam Ediyor Haber

Sanction Scanner, Yoluna “Complead” Olarak Devam Ediyor

Altı yıl önce İstanbul’da kurulan ve finansal suçlarla mücadelede küresel bir regtech oyuncusuna dönüşen Sanction Scanner, kapsamlı teknolojik evrimini ve küresel büyüme stratejisini duyurdu. Hizmet yelpazesini sadece bir “yaptırım tarama yazılımı” olmanın çok ötesine taşıyarak yapay zeka tabanlı bütünleşik bir altyapıya (AI-Native Compliance, Risk & Fraud Infrastructure) dönüştüren şirket, yoluna yeni markası Complead ile devam edecek. Kurulduğu günden bu yana Türk Telekom, iyzico, Yemeksepeti, Togg, Midas ve Hepsiburada gibi Türkiye’nin lider kurumlarının yanı sıra NN, Unity, Zurich, Loomis, Stellantis, Airhelp ve Birleşmiş Milletler gibi dünya devlerinin uyum altyapısını sağlayan şirket, bugün 80’den fazla ülkede 800’ün üzerinde kurumsal müşteriye hizmet veriyor. “Sanction Scanner Bir Fotoğraftı, Şirket O Fotoğrafın Dışına Taştı” Marka değişimi ve şirketin küresel vizyonu hakkında açıklamalarda bulunan Complead Kurucu ve CEO’su Fatih Coşkun, değişimin arkasındaki ana sebebin ürünün yaşadığı büyük teknolojik sıçrama olduğunu belirtti: “Sanction Scanner adı kurulduğumuz gün doğruydu; çünkü yaptığımız şey yaptırım listelerini taramaktan ibaretti. Ancak bugün bir müşterinin işe alım anındaki risk profilini çıkarıyor, işlem akışını gerçek zamanlı izliyor, dolandırıcılık desenlerini yakalıyor, nihai faydalanıcıları çözüyor ve regülatöre gidecek dosyayı hazırlıyoruz. Yani isim, şirketimizin bir fotoğrafıydı ve şirketimiz o fotoğrafın dışına taştı. Artık bir sadece uyum yazılımı değil, yapay zeka tabanlı bütünleşik bir uyum, risk ve dolandırıcılık altyapısı sunuyoruz.” Küresel Büyümenin Yeni Adresi: New York Londra merkezli küresel yapısının ardından Amerika Birleşik Devletleri pazarındaki varlığını resmiyete döken şirket, New York’ta kurduğu yeni tüzel kişilik ve yerel ekiple ABD operasyonunu doğrudan sahaya taşıdı. APMEX, Hometap ve Candex gibi köklü Amerikan müşterileriyle pazarda halihazırda derin bir tecrübe kazanan Complead, ABD’li finansal kurumların ve fintech’lerin artan regülasyon yüküne yapay zeka destekli altyapısıyla çözüm sunacak. Coşkun, ABD hamlesiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Dünyanın en büyük finansal suç uyum harcaması ABD’de yapılıyor. Pazarda hakim olan oyuncular ise onlarca yıl önce kurulmuş hantal ve pahalı sistemler. Uyum ekipleri hem yönetim kurullarının verimlilik baskısı hem de regülatörlerin açıklanabilirlik beklentisi arasında sıkışmış durumda. Biz tam olarak bu iki ihtiyacın kesişimini inşa ediyoruz.” Yapay Zekada Yeni Dönem: “Açıklanabilir ve Savunulabilir Uyum” Sektördeki kural tabanlı (rule-based) eski yazılımların ömrünü tamamladığına dikkat çeken Complead, geliştirdiği yapay zeka ajanları (AI agents) ve Fusion mimarisi sayesinde rutin uyum vakalarının %77’sini otomatik olarak sonuçlandırıyor. Yanlış alarm (false positive) oranlarında %97’ye varan düşüş sağlayan sistem, denetim süreçlerinde kaynağı gösterilemeyen veya açıklanamayan hiçbir kararı üretmiyor. Complead çatısı altında Sanction Scanner teknolojisinin mevcut müşteriler için hiçbir kesinti, sözleşme değişikliği veya altyapı taşıma zorunluluğu olmadan kesintisiz hizmet vermeye devam edeceğini belirten Coşkun, “Hedefimiz iyi bir alternatif olmak değil; finansal suçla mücadelenin dünya genelinde nasıl yapıldığını yeniden tanımlayanlardan biri olmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası Liderleri New York’ta Küresel Sürdürülebilirlik Gündemine Katkı Sundu Haber

İş Dünyası Liderleri New York’ta Küresel Sürdürülebilirlik Gündemine Katkı Sundu

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu Haftası, dünya liderlerinin yanı sıra iş dünyası, kamu, Birleşmiş Milletler ve sivil toplum temsilcilerini New York’ta bir araya getirdi. Hafta boyunca sürdürülebilir büyüme, iklim eylemi, insan hakları, finansman ve teknolojik dönüşüm gibi küresel gündemin öncelikli başlıkları farklı platformlarda ele alındı. Bu gündemin iş dünyası boyutunun öne çıktığı buluşmalardan biri de UN Global Compact Liderler Zirvesi 2026 oldu. İki gün süren Zirve, 750’yi aşkın iş dünyası lideri, yatırımcı, politika yapıcı, Birleşmiş Milletler temsilcisi ve sürdürülebilirlik uzmanını bir araya getirdi. Liderler Zirvesi’nde sürdürülebilir büyüme ve dayanıklılık gündemdeydi “Sürdürülebilir Büyümeyi ve Dayanıklılığı Sağlamak” odağında gerçekleştirilen Liderler Zirvesi’nde, jeopolitik belirsizlikler, ekonomik dalgalanmalar ve hızlanan teknolojik dönüşüm karşısında şirketlerin dayanıklılığını nasıl güçlendirebileceği ve sürdürülebilirlik taahhütlerini nasıl ölçülebilir sonuçlara dönüştürebileceği tartışıldı. 20’yi aşkın oturum ve 175 konuşmacının yer aldığı Zirve; liderlik ve iş etiği, iklim ve doğa, insan hakları ve insana yakışır iş, sürdürülebilir finans ve sermaye, kolektif eylem ve sistem değişikliği ile politika, satın alma ve tedarik zincirleri olmak üzere altı ana başlık etrafında şekillendi. Zirve’nin ilk gününde şirketlerin sürdürülebilirliği risk yönetimi, iş stratejisi, yatırım kararları ve operasyonlarına nasıl entegre edebileceğine odaklanılırken; insan hakları durum tespiti, temiz enerji dönüşümü ve yapay zekânın sorumlu kullanımı da gündeme taşındı. İkinci gün ise şirketlerin kendi operasyonlarının ötesine geçilerek sürdürülebilir dönüşümü hızlandıran veya sınırlayan politika, finansman, piyasa yapıları ve tedarik zincirleri ele alındı. İklim ve doğa dönüşüm planlarından toplumsal cinsiyet eşitliği ve insana yakışır ücrete, sürdürülebilir finanstan satın alma ve tedarik zincirlerine kadar farklı alanlarda şirketlerin tek başına çözemeyeceği sorunlar karşısında kolektif eylem ve iş birliğinin önemi öne çıktı. Türkiye’den iş dünyası liderleri küresel gündeme katkı sundu Türkiye’den iş dünyası temsilcileri, UN Global Compact Liderler Zirvesi ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Haftası boyunca farklı üst düzey toplantı ve oturumlarda yer aldı. Zurich Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Liderler Zirvesi’nde risk yönetimi ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanan oturumda; Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ise temiz enerji dönüşümünün hızlandırılmasının ele alındığı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Smart Güneş Teknolojileri CEO’su Halil Demirdağ, belirsizlik dönemlerinde iş dünyası liderliğinin ele alındığı oturuma; DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam ise tedarik zincirlerindeki zorlukların büyüme ve fırsata dönüştürülmesine odaklanan oturuma konuşmacı olarak katıldı. BM Genel Merkezi’nde davete özel olarak düzenlenen Private Sector Forum’a ise Türkiye’den Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, Borusan Holding CEO’su Özgür Günaydın ve Smart Güneş Teknolojileri CEO’su Halil Demirdağ katıldı. İş dünyası, kamu ve Birleşmiş Milletler’den üst düzey liderlerin yer aldığı forumda küresel gelişmeler karşısında özel sektörün rolü ele alındı. BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’nin 15. yılı kapsamında ILO Ofisi’nde gerçekleştirilen CEO to Executive Roundtable on Human Rights toplantısına Borusan Holding CEO’su Özgür Günaydın ve Zurich Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız katıldı. Toplantıda insan haklarının şirketlerin dayanıklılığı ve uzun vadeli değer yaratımındaki rolü ile insan hakları taahhütlerinin iş stratejilerine ve operasyonlara yansıtılması değerlendirildi. UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele ve DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam da BM Genel Merkezi’nde kamu ve özel sektörden üst düzey temsilcilerle sürdürülebilir satın almanın daha dirençli, kapsayıcı ve rekabetçi tedarik zincirleri oluşturmadaki rolünün ele alındığı, açılış konuşmalarını T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın gerçekleştirdiği High-Level Forum on Sustainable Procurement’a katılım gösterdi. COP31 öncesinde iş dünyasının öncelikleri New York’ta ele alındı New York’taki haftanın UN Global Compact Türkiye açısından öne çıkan gündemlerinden biri de Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 oldu. UN Global Compact Türkiye, 21 Eylül’de UN Global Compact Merkez Ofisi’nde “Taahhütten Eyleme: COP31 için İş Dünyasının Öncelikleri ve İş Birlikleri” başlıklı davete özel yuvarlak masa toplantısını gerçekleştirdi. UN Global Compact ile 10’dan fazla ülke ağının iş birliğinde düzenlenen toplantı, farklı ülke ve sektörlerden iş dünyası liderleri ile kamu, Birleşmiş Milletler ve COP31 paydaşlarını bir araya getirdi. Toplantının açılışında UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, UN Global Compact Genel Sekreter Yardımcısı Melissa Powell ve Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakanlığı Net Sıfır Yol Haritaları Birimi Başkanı Amanda Wormald katılımcılara hitap etti. Yuvarlak masa tartışmaları ise UN Global Compact Enerji ve Denizcilik Bölümü Başkanı Erik Giercksky moderasyonunda gerçekleştirildi. COP31’in taahhütlerin somut uygulamalara dönüştüğü bir “Uygulama COP’u” olmasına katkı sunmayı amaçlayan toplantıda; COP31 yolunda iş dünyasının öncelikleri, taahhütlerden uygulamaya geçiş ile COP31’e yönelik öncelik ve perspektifler olmak üzere üç ana başlık ele alındı. Toplantı, farklı pazarlardaki iş dünyası deneyimlerinin küresel iklim gündemiyle buluşturulması ve COP31’e giden süreçte uygulamayı hızlandıracak iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir diyalog zemini oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi Haber

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi

İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan Dijital Geleceğe  Yeşil Finansman Gücü Haber

Türk Telekom’dan Dijital Geleceğe Yeşil Finansman Gücü

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek küresel iklim zirvesi COP31’in “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olan Türk Telekom, ABD’de gerçekleştirilen New York İklim Haftası kapsamında sürdürülebilir finans stratejisini paylaştı. Türkiye’yi uçtan uca bağlayan fiber altyapıdan, 5G ve ötesi mobil altyapıya, veri merkezlerinin güçlendirilmesinden yenilenebilir enerji kaynaklarına kadar geniş bir alanda sürdürdüğü faaliyetler için yatırım kapasitesini sürekli artıran Türk Telekom, sermaye piyasalarındaki güçlü konumu sayesinde finansman kaynaklarını çeşitlendirerek dijital gelecek yatırımlarını güvence altına alıyor. Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir, “Türkiye’yi geleceğe taşıyan dijital dönüşüm yatırımlarımıza hızla devam ederken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Geleceğe daha yeşil bir dünya bırakmak amacıyla altyapımızı en yeni çevreci teknolojilerle geliştiriyor, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. COP31’in Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji destekçisi olarak bu vizyonumuzu küresel sahneye taşırken, Yarına Sözümüz Var yaklaşımımız kapsamında uzun vadeli yatırımlarımıza ve finansman kaynaklarımızı çeşitlendirmeye devam ediyoruz” dedi. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, gelecek nesillere daha yaşanabilir dünya bırakmak amacıyla çevreci teknoloji ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek küresel iklim zirvesi COP31’in “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olan Türk Telekom, ABD’de gerçekleştirilen New York İklim Haftası kapsamında sürdürülebilir finans stratejisini paylaştı. Türkiye’yi uçtan uca bağlayan fiber altyapıdan, 5G ve ötesi mobil altyapıya, veri merkezlerinin güçlendirilmesinden yenilenebilir enerji kaynaklarına kadar geniş bir alanda sürdürdüğü faaliyetler için yatırım kapasitesini sürekli artıran Türk Telekom, sermaye piyasalarındaki güçlü konumu sayesinde finansman kaynaklarını çeşitlendirerek dijital gelecek yatırımlarını güvence altına alıyor. Finans sektörü dışında Türkiye'deki ilk sürdürülebilir eurobond ihracını gerçekleştirerek 500 milyon ABD doları kaynak sağlayan Türk Telekom, 2025 yılının Ekim ayında ise 7 yıl vadeli 600 milyon ABD doları tutarındaki yeşil eurobond ihracıyla toplam yeşil finansman hacmini 1,1 milyar ABD dolarına yükseltti ve sektöründeki en büyük yeşil finansman hacmine ulaştı. “Yarına Sözümüz Var” yaklaşımımızı sürdürülebilir finansmanla destekliyoruz “Sürdürülebilir Finans 2.0: Sermaye Piyasalarında Sürdürülebilirlik Gündeminin Gelişimi” başlıklı panelde değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir, “Türkiye’yi geleceğe taşıyan dijital dönüşüm yatırımlarımıza hızla devam ederken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Geleceğe daha yeşil bir dünya bırakmak amacıyla altyapımızı en yeni çevreci teknolojilerle geliştiriyor, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. COP31’in Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji destekçisi olarak bu vizyonumuzu küresel ölçekte ortaya koyarken, COP31 kapsamında ortaya koyduğumuz Yarına Sözümüz Var yaklaşımımızı sürdürülebilir finansman anlayışımızla destekliyoruz. Uzun vadeli yatırımlarımıza ve finansman kaynaklarımızı çeşitlendirmeye devam ediyoruz. Finans sektörü dışındaki şirketler arasında Türkiye’nin ilk sürdürülebilir eurobond ihracını gerçekleştiren şirket olmamızın yanı sıra ulaştığımız 1,1 milyar ABD doları seviyesindeki yeşil finansman hacmi ile sektörümüzde bu alanda lider konumdayız. Sürdürülebilirlik ilkeleriyle entegre, şeffaf ve sorumlu bir finansman anlayışını benimserken, uluslararası sermaye piyasalarında elde ettiğimiz güven ve farklı finansman kaynaklarına erişim kapasitemiz stratejik yatırımlarımızı destekleyen önemli bir güç oluşturuyor. Elde ettiğimiz kaynaklar ile yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği sağlayan yatırımlar başta olmak üzere birçok yeşil projenin yanında, dijital kapsayıcılığımızı artıracak yatırımlarımızın finansmanını sağlayacağız. Finansal performansımızı, yatırım kapasitemizi ve risk yönetimi yaklaşımımızı şeffaf biçimde paylaşmaya devam ederken, Türkiye’nin dijital geleceğine uzun vadeli değer yaratacak yatırımlarımızı da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric’ten Vincent Petit, COP31 İş Forumu’na Eş Başkan Haber

Schneider Electric’ten Vincent Petit, COP31 İş Forumu’na Eş Başkan

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric'in İklim ve Enerji Dönüşümü Araştırmaları Kıdemli Başkan Yardımcısı Vincent Petit, COP31 İş Forumu bünyesindeki Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu’na eş başkan seçildi. Petit, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yürütülen forumun yedi çalışma grubundan biri olan grubun eş başkanları arasında yer aldı. COP31 Özel Sektör Elçisi TOBB tarafından yürütülen COP31 İş Forumu, yedi çalışma grubunda toplam 700’ü aşkın üyeyi bir araya getiriyor. Forum kapsamında, COP31 Eylem Gündemi’nin uygulanmasına katkı sağlayacak bir iş dünyası yol haritası hazırlanıyor. Çalışmalarla, farklı sektörlerden şirketlerin iklim alanındaki iyi uygulama örneklerinin ve uygulamaya dönük önerilerinin resmi kanallardan COP31 Başkanlığına iletilmesi amaçlanıyor. Schneider Electric İklim ve Enerji Dönüşümü Araştırmaları Kıdemli Başkan Yardımcısı Vincent Petit, eş başkanlık görevine ilişkin şunları söyledi: “Enerji dönüşümünü hızlandırmak için bugün sahip olduğumuz teknolojileri daha yaygın kullanmamız gerekiyor. Elektrifikasyonu, temiz enerji kaynakları ve enerjiyi daha verimli kullanmamızı sağlayan dijital çözümlerle birlikte ele aldığımızda, şirketlerin emisyonlarını azaltırken enerji maliyetlerini yönetmelerine ve faaliyetlerini daha dayanıklı hale getirmelerine yardımcı olabiliriz. Schneider Electric olarak elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme alanlarındaki deneyimimizi bu çalışmalara taşımak istiyoruz. COP31 İş Forumu, farklı sektörlerin deneyimlerini paylaşması ve uygulanabilir öneriler geliştirmesi için değerli bir buluşma noktası. Çalışma grubundaki paydaşlarımızla birlikte, iş dünyasının enerji dönüşümüne katkısını artıracak öneriler üzerinde çalışmayı hedefliyoruz.” Forumun New York programı, 22 Eylül 2026’da TOBB ve Bloomberg’in ev sahipliğinde düzenlenen COP31 İş Forumu New York Diyaloğu ile başladı. New York İklim Haftası kapsamındaki programda, çalışma gruplarının 22–25 Eylül tarihli ikinci yüz yüze toplantıları da yer alıyor. Çalışmaların sonuçları, 12–13 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 İş Dünyası ve Yatırım Zirvesi’nde açıklanarak devlet ve hükümet başkanlarına sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu Haber

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu

Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünde gerçekleşen üst düzey toplantı, iki ülke arasındaki ticari diplomasiye yeni bir ivme kazandırdı. New York’ta düzenlenen oturumda havacılık, savunma, teknoloji, enerji, küresel finans, sağlık, lojistik ve hızlı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren dev Amerikan şirketlerinin karar vericileri Türk özel sektörünün temsilcileriyle stratejik ortaklık fırsatlarını ele aldı. Havacılık ve savunma sanayi alanında Boeing, teknoloji alanında Microsoft ve Amazon, küresel finans alanında Mastercard ve J.P. Morgan, lojistik alanında FedEx ve otomotiv sektöründe Ford gibi küresel şirketlerin üst düzey yöneticileri toplantıda yer aldı. Toplantıda, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde Türkiye’nin dinamik üretim altyapısı, stratejik lojistik konumu ve genç insan kaynağının Amerikan iş dünyası için sunduğu somut yatırım imkânları kapsamlı biçimde değerlendirildi. Kamu ve özel sektör liderleri arasındaki doğrudan diyaloğa imkân sağlayan buluşma, ileri imalat, dijital dönüşüm ve üçüncü ülkelerdeki ortak yatırımlar başta olmak üzere yeni yüzyılın ekonomik yol haritasına yön vermeyi hedefliyor. ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü müttefikliğin en güçlü taşıyıcı sütunu, iki ülkenin özel sektörleri arasında kurulan güven ve ortak üretim iradesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu üst düzey yuvarlak masa toplantısı, iki ülke yönetiminin işaret ettiği 100 milyar dolarlık ticaret vizyonunun sahadaki kararlı adımlarla nasıl gerçeğe dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, New York’ta küresel sermayeyi, ileri teknolojiyi ve Türk girişimcisinin eşsiz kabiliyetini aynı vizyonda buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Masada temsil edilen sektörlerin ortaya koyduğu somut yatırım iradesi yalnızca ikili ticaretimizi ikiye katlamakla kalmayacak, her iki toplumun ortak refahını, istihdamını ve inovasyon gücünü yeni yüzyıla taşıyacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü'ye Önemli Görev Haber

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü'ye Önemli Görev

Tütüncü, çalışma grubunun eş başkanlığını Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) Başkan Yardımcısı Diane Holdorf ile birlikte yürütecek. Görevlendirme, New York İklim Haftası kapsamında gerçekleştirilen COP31 Business Forum toplantılarıyla birlikte uluslararası iş dünyasıyla paylaşıldı. Tütüncü, “COP31 İş Dünyası Forumu’nun, küresel iklim diplomasisinde taahhütlerin ötesine geçerek somut uygulama mekanizmalarını başlatmak açısından önemli bir fırsat sunduğuna inanıyorum. Özel sektörün sahadaki bilgi birikimini; uygulanabilir ve ölçeklenebilir aksiyonlar ile politika önerilerine dönüştürerek COP31 gündemine somut katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e uzanan süreçte önemli bir uluslararası sorumluluk üstlendi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB), COP31 Başkanlığı tarafından COP31 Private Sector Envoy (COP31 İş Dünyası Elçisi) olarak görevlendirilmesinin ardından oluşturulan COP31 Business Forum, küresel iş dünyasının COP31 sürecine etkin ve sonuç odaklı katılımını sağlamayı amaçlıyor. Forum, iş dünyasının iklim gündemi ile kamu politikaları arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi, özel sektörün yatırım ve uygulama deneyimini COP31 gündemine taşımayı ve bu katkıyı kalıcı bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. COP31 gündemiyle uyumlu tematik çalışma grupları da uygulamaların önündeki zorlukları, çözüm alanlarını ve özel sektörün sunabileceği somut katkıları belirlemek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Gıda Güvenliği ve Tarım için uygulanabilir öneriler Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü’nün eş başkanlığını üstlendiği Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu, küresel gıda sisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getirerek bu alanda özel sektörün sahadaki deneyimlerinden beslenen uygulanabilir ve ölçeklenebilir politika önerileri geliştirmeyi hedefliyor. Çalışma grubunun öncelikli odak alanları arasında; gıda-su-iklim bağlantısı, çiftçi ekosisteminin dayanıklılığı ve iklime dirençli tarım başlıkları yer alıyor. COP31’in resmî Gıda Güvenliği gündeminde de gıda-su-iklim bağlantısı ve iklime dayanıklı tarım temel çalışma alanları arasında yer alıyor. Çalışma grubunun geliştireceği politika önerilerinin sahada karşılaşılan uygulama zorluklarından ve özel sektör deneyimlerinden beslenmesi; gıda güvenliği ve tarım alanında somut ilerlemeye katkı sağlayacak çözümleri COP31 gündemine taşıması amaçlanıyor. Çalışma grubunun nihai çıktıları arasında yer alacak öncelikli politika önerileri, özel sektör eylemleri ve seçilecek iyi uygulama örneklerinin 12–13 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 Business and Investment Summit (COP31 İş ve Yatırım Zirvesi) kapsamında COP31 Başkanlığı ve uluslararası paydaşlara sunulması planlanıyor. New York’ta küresel iş dünyası COP31 gündemiyle bir araya geldi Mehmet Tütüncü ve Diane Holdorf’un da aralarında bulunduğu çalışma grubu eş başkanları ile küresel iş dünyasının üst düzey temsilcileri, New York İklim Haftası kapsamında COP31 Business Forum toplantılarında bir araya geldi. 22 Eylül’de Bloomberg Genel Merkezi’nde düzenlenen COP31 Business Forum – New York Dialogue (COP31 İş Dünyası Forumu – New York Diyaloğu), TOBB Başkanı ve COP31 Business Forum Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Bloomberg L.P. ve Bloomberg Philanthropies Kurucusu Michael R. Bloomberg’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 23 Eylül’de ise COP31 Business Forum Advisory Council üyeleri, çalışma grubu eş başkanları ve seçilmiş üst düzey iş dünyası liderlerinin katılımıyla High-Level Roundtable (Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı) gerçekleştiriliyor. Mehmet Tütüncü: “Gıda güvenliğini ve tarımı iklim gündeminin temel çalışma alanlarından biri olarak görüyoruz” New York İklim Haftası kapsamında COP31 Business Forum toplantılarına katılan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31’in, iklim hedeflerini somut uygulamalara dönüştürmek ve iş dünyasının çözüm üretme kapasitesini harekete geçirmek açısından önemli bir fırsat sunduğuna inanıyorum. Yıldız Holding’de ‘Bu Dünya Bizim’ anlayışımız ve ‘İsrafsız Şirket’ modelimiz doğrultusunda sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Gıda alanındaki küresel deneyimimizle; iklim dayanıklılığı, doğal kaynakların verimli kullanımı ve çiftçi ekosistemlerinin geleceğini, gıda güvenliği ve tarımın temel çalışma alanları olarak görüyoruz. COP31 İş Forumu bünyesindeki Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu olarak özel sektörün sahadaki bilgi birikimini; uygulanabilir ve ölçeklenebilir aksiyonlar ile politika önerilerine dönüştürerek COP31 gündemine somut katkı sunmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.