Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nielseniq

Kapsül Haber Ajansı - Nielseniq haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nielseniq haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tasarruf Sahipliği Yüzde 54 Oranı İle İstikrarını Korudu  Haber

Tasarruf Sahipliği Yüzde 54 Oranı İle İstikrarını Korudu 

ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkıda bulunmak amacıyla 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Önceki dönemlerden farklı olarak erkeklerde tasarruf oranı yüzde 55 ile kadınlara göre 3 puan daha yüksek. Tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde, yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 21 olarak ölçüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 24 olurken, erkeklerde yüzde 18 seviyesinde kaldı. Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 84 oldu. Araştırmaya göre tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı, önceki çeyreğe göre 2 puan artarak yüzde 84’e yükseldi. Düzenli tasarruf yapanların yüzde 27’si gelirlerinin yüzde 10’undan azını tasarrufa ayırabildiğini belirtirken, yüzde 43’ü gelirlerinin yüzde 10 ile yüzde 20’si kadarını tasarruf için kullanabildiğini aktardı. Tasarruf motivasyonlarında geleceğe yatırım yüzde 34 ile ilk sıradaki yerini korurken, beklenmedik risklere karşı güvence ihtiyacı yüzde 23 ile ikinci sırada yer aldı. 35-44 yaş grubunda, beklenmedik durumlara karşı tasarruf yapma motivasyonu önceki çeyreğe göre 7 puan artış gösterdi. Tasarruf araçlarında yastık altı tercihler ilk sıralarda yer alıyor. Araştırma sonuçları, bireylerin ortalama 2,1 araç üzerinden tasarruf yaptığını gösterdi. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. Hisse senedi ve borsa yüzde 16 oranıyla tercih edilirken, bireysel emeklilik fonları ise önceki çeyreğe göre 4 puanlık artışla yüzde 15 seviyesine yükseldi. TL vadesiz hesapların tercih oranı yüzde 9 olurken, döviz vadeli hesaplar yüzde 8 oranında tercih edildi. Fonların payı ise yüzde 4 olarak ölçüldü. Kadınların yastık altı ve altın hesabı araçlarını erkeklere göre daha fazla tercih ettiği görülürken, erkeklerde ise hisse senedi/ borsa ve kripto para birimleri tercihi daha yüksek. Yaklaşık her 5 kişiden 1’i parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendiriyor. Tasarruflara yönelik getiri beklentilerinin orta ve uzun vadeye yayıldığı görülürken; kısa vadeli getiri beklentisi önemli ölçüde düşüş gösterdi. Tasarruflarında orta vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 43, uzun vadede getiri bekleyenlerin oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Finansal durumun sağlığını korumak için yapılan başlıca şey, geçen döneme göre 5 puanlık artışla yüzde 65 ile harcamaları kontrol etmek oldu. Finansal sağlığını korumak için parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı 5 puan artışla yüzde 19’a yükseldi, parasını birden fazla yatırım aracında değerlendirenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyenlerin oranı genel katılımcı kitlesinde yüzde 39 seviyesinde iken, erkeklerde bu oran yüzde 45 ile kadınlara kıyasla 12 puan daha yüksek gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 95’i bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet ya da mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 90 oldu. Tuğçe Bora Kılıç: Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz. Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, şunları söyledi: “Araştırmamız, tasarruf sahipliği oranının istikrarlı biçimde korunduğunu ortaya koyarken, kişi başına düşen ortalama tasarruf aracı sayısının 2,1’e yükseldiğini gösteriyor. Bununla birlikte bireylerin birikimlerini daha yüksek getiri potansiyeli sunan yatırım araçlarında değerlendirme eğiliminin güçlendiğini görüyoruz. Veriler, geçmiş dönemlere kıyasla daha çeşitli araçlara yönelim olduğunu ve birikimlerin daha etkin şekilde yönetilmeye çalışıldığını ortaya koyuyor. Bu yönelim, tasarruf ve yatırım ürünlerinde esneklik ile çeşitlilik ihtiyacını da artırıyor. ING Türkiye olarak bu ihtiyacı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor; birikimlerin farklı ihtiyaçlara göre esnek biçimde değerlendirilebilmesine imkân tanıyan çözümler sunuyoruz. Bu yaklaşımımızın önemli bir parçası olan günlük faiz kazancı sunan Turuncu Hesap ile müşterilerimize esneklik sağlarken; ING Mobil üzerinden yatırımlarını zahmetsizce takip edebilmelerine, farklı yatırım fonlarını anında karşılaştırabilmelerine ve takip listeleri oluşturarak yatırım ürünlerini yakından izlemelerine olanak tanıyoruz. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TOKKDER’den Sektörde Bir İlk Haber

TOKKDER’den Sektörde Bir İlk

Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), 2025 yılına ait sektör sonuçlarını kapsayan “TOKKDER Kiralama Sektör Raporu”nu kamuoyuyla paylaştı. NielsenIQ iş birliğiyle hazırlanan rapor, bu yıl ilk kez operasyonel (uzun dönem) ve kısa dönem (günlük) kiralama verilerini tek bir çatı altında toplamasıyla dikkat çekti. Rapora göre, 2025 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla araç kiralama sektörünün toplam filosu 372 bin 335 adet olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2024 yıl sonunda 402 bin 800 adet seviyesindeydi. Sektör, 2025 yılı sonunda 109 milyar TL vergi öderken, yıl genelinde 278 milyar 158 milyon TL tutarında araç yatırımı gerçekleştirdi. Operasyonel Kiralama Daha Az Araçla Daha Fazla Mobilite Sağlıyor TOKKDER’in 2025 dördüncü çeyrek verilerine göre, operasyonel kiralama sektörünün araç parkı 234 bin adet seviyesine ulaştı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 314,7 milyar TL olarak kaydedildi. Aynı dönemde operasyonel kiralama şirketleri 121 milyar TL’lik araç yatırımı yaparken, 63 milyar TL’yi aşan vergi katkısı sağladı. Müşteri başına düşen araç sayısındaki artış, operasyonel kiralamanın daha az araçla daha yüksek mobilite ihtiyacını karşılayan verimli bir model sunduğunu ortaya koydu. Günlük Kiralamada 138 Bin Araçlık Filo 2025’in son çeyreği itibarıyla kısa dönem (günlük) kiralama sektörünün araç parkı 138 bin adede ulaştı. Yıllık kontrat sayısı 1,09 milyonun üzerine çıkarken, sektörün toplam araç yatırımı 157,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Günlük kiralama filoları için ödenen toplam vergi tutarı ise 46,3 milyar TL oldu. Hibrit ve Elektrikli Araçların Payı Artıyor TOKKDER verileri, hibrit ve elektrikli araçların kiralama filolarındaki payının istikrarlı şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Operasyonel kiralama filolarında hibrit ve elektrikli araç oranı, 2021 sonunda yüzde 6,5 iken, 2025’in son çeyreğinde yüzde 13’ün üzerine çıktı. Kısa dönem kiralamada bu oran yüzde 7,6 seviyesinde gerçekleşti. Hafif hibrit araçlar, operasyonel filolarda yüzde 10,1, plug-in hibritler ise yüzde 0,9 paya ulaştı. Tam elektrikli araçların payı operasyonel kiralamada yüzde 2,4, günlük kiralamada ise yüzde 2,6 olarak ölçüldü. Bu sınırlı oranlar; ikinci el değer belirsizlikleri, şarj altyapısının yaygınlığı ve mevcut vergi yapısının etkisini ortaya koyuyor. Sektör Ekonomiye Güçlü Katkı Sağlamayı Sürdürüyor Araç kiralama sektörü, 2025 yılında da Türkiye ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlamaya devam etti. Yıl sonunda sektörün ödediği toplam vergi 109 milyar TL seviyesine ulaştı. Aynı dönemde operasyonel kiralama ve filo yönetiminde toplam müşteri sayısı 23 bin 900 olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024 sonunda 27 bin 800 seviyesindeydi. Kısa dönem kiralamada ise kontrat sayısı, üçüncü çeyrekteki 1 milyon 321 bin seviyesinden, yıl sonunda 1 milyon 92 bin 884 adede geriledi. Ortalama kontrat süresi 8,3 gün, toplam kira günü ise 9 milyon 53 bin olarak gerçekleşti. TOKKDER: “2026’da Finansman Koşullarıyla Büyüme Hızlanabilir” Raporu değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, küresel ekonomik yavaşlama, enflasyon baskısı ve sıkı finansman koşullarının sektörde yeni bir denge yarattığını belirtti. Tangün, dezenflasyon süreciyle birlikte faiz oranlarında beklenen gerilemenin, 2026 yılında operasyonel kiralama sektörünün büyümesini destekleyeceğini ifade etti. Tangün ayrıca, araç kiralama ve entegre mobilite modellerinin; daha az araçla daha fazla mobilite sağladığını, kaynak kullanımını optimize ettiğini ve sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Operasyonel Araç Kiralama Sektörünün Büyüklüğü 315 Milyar TL’ye Ulaştı! Haber

Operasyonel Araç Kiralama Sektörünün Büyüklüğü 315 Milyar TL’ye Ulaştı!

Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2025 yılı üçüncü çeyrek sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, 2025 yılının ilk 3 çeyreğinde operasyonel araç kiralama sektörünün aktif büyüklüğü 314.7 milyar TL olarak gerçekleşti. 2024 yılının aynı döneminde bu rakam 217,8 milyar TL seviyesindeydi. Sektörün filosunda bulunan araç adedi ise 235 bin adedi buldu. Sektörün filo büyüklüğü 2024 sonu itibarıyla 252 bin adetti. Renault en çok tercih edilen marka olmayı sürdürüyor! Rapora göre, Renault yüzde 18,6 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’yu yüzde 15,2 ile Fiat, yüzde 8,9 ile Toyota, yüzde 8,5 ile Volkswagen ve yüzde 7,9 ile Skoda takip etti. Sektörün araç parkının yüzde 45,5’i kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 33,0 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 10,2 pay aldı. 2025’in üçüncü çeyreğinde operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araçların payı yüzde 6,7 olarak gerçekleşti. Raporda sektörün araç parkında yer alan dizel araçların payında artış görüldü. Buna göre, sektörün araç parkının yüzde 58,2’lik bölümünü benzinli araçlar oluştururken, dizel araçların payı yüzde 30,3’e yükseldi. Hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 11,5 seviyesinde gerçekleşti. Karoser tipinde sedan açık ara lider! TOKKDER raporunda yer alan bir başka veri ise operasyonel araç kiralama sektöründeki gövde tipine göre araç tercih sıralamasında sedan birinciliğinin devam etmesi oldu. Bu kapsamda, sedan gövde tipine sahip araçlar yüzde 41,4 ile birinci sırada, hatchback gövde tipine sahip araçlar ise yüzde 26,6 ile ikinci sırada yer aldı. SUV araçlar ise yüzde 24 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu araçları yüzde 0,8 ile station wagon gövde tipine sahip araçlar takip etti. Sektörün toplam araç parkının yüzde 85,9’unu otomatik vitese sahip araçlar oluştururken, manuel vitesli araçların payı ise yüzde 14,1 olarak gerçekleşti. Sektör ekonomiye katkı sağlamaya devam ediyor! Operasyonel kiralama sektörü 2025 yılında da ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya devam etti. Sektörün yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla ödediği vergi tutarı toplamda 39,35 milyar TL’yi buldu. Sektör, yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 77,8 milyar TL tutarında araç alımı gerçekleştirdi. Bu tutar, 2024 yılı genelinde 95,8 milyar TL seviyesindeydi. Yılın ilk 3 çeyreğinde operasyonel kiralama ve filo yönetiminde toplam müşteri sayısı 21 bin 800’e geriledi. 2024 yılı sonunda bu rakam 27 bin 800 seviyesindeydi. Müşteri başına düşen araç sayısı yılın üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 10,0 adet olarak gerçekleşerek 2024 toplamındaki 8,3 adedi geride bıraktı. Raporu değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, “Enflasyondaki artışla beraber kira fiyatlarının artması ve finansman kaynaklarına erişimdeki engeller sebebiyle, sektörümüz 2025 yılının 3. çeyreğini 1. yarıyıl sonundaki filo adetlerini koruyarak tamamladı. Yılın son çeyreğinde bu trendin bir miktar azalarak 2025’i kapatacağımızı öngörüyorum. 2024 yılı sonuna göre kıyasladığımızda küçülmenin devam ettiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. Enflasyonun kontrol altına alınması ve finansmana erişimin olması durumunda sektörümüz tekrar büyüme sürecine girecektir. 2026 yılında ise sektörün gelişimini ekonomik aktivitenin seyri, finansmana erişim ve maliyetler belirleyecek. Verimlilik, tasarruf ve risk yönetimi açısından sunduğu birçok avantaja rağmen, ülkemizde iş amaçlı kullanılan araçların ancak yüzde 10 kadarı operasyonel kiralama yöntemiyle finanse edilmiş durumda. Avrupa Birliği ülkelerinde şirket araçlarının finansmanında operasyonel kiralamanın payı son 7 yıl içinde yüzde 48’den yüzde 57’ye çıktı. Tüm bu verilere dayanarak, ülkemiz operasyonel araç kiralama sektörünün büyüklüğünü olması gereken noktaya taşımak için, etkin bir iletişim çalışması ile operasyonel kiralamanın faydalarını anlatmaya, uluslararası ve büyük ölçekli yerel şirketlerin yanı sıra KOBİ’lerin de şirket araçlarının finansmanında artan oranda operasyonel kiralama yöntemini tercih etmesini sağlamaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11. Ortak Gelişim Kongresi’nde  Gıda Ekosisteminin Geleceği İçin “Güven” Mesajı Verildi Haber

11. Ortak Gelişim Kongresi’nde Gıda Ekosisteminin Geleceği İçin “Güven” Mesajı Verildi

Bu yıl “Her Ürün Bir Güven Eseri” temasıyla düzenlenen kongreye; perakende sektörünün temsilcileri, üreticiler, tedarikçiler, çözüm ortakları, genç girişimciler ve kamu temsilcilerinden oluşan yüzlerce kişi katıldı. Açılış konuşmasını yapan GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, Türkiye gıda perakendesinin taşıdığı ekonomik ve sosyal sorumluluğa dikkat çekerek sektördeki dönüşümün merkezinde güvenin, şeffaflığın ve üretim gücünün yer aldığını vurguladı. Özpamukçu, “Organize perakende olarak, bugün market, hızlı servis restoranı, kahve zincirleri ve çözüm ortaklarıyla birlikte 465 binin üzerinde istihdama ve 47 bin satış noktasına ulaşmış dev bir yapıdan söz ediyoruz. 3,5 trilyon TL’yi bulan Türkiye gıda perakendesi içinde organize perakendeciler olarak 1,5 trilyon TL’yi aşan ciro büyüklüğüyle ekonomimizin en dinamik alanlarından biriyiz” bilgisini paylaşarak sektörün etkisine dikkat çekti. Organize perakende büyümeye devam ediyor Konuşmasında 2025 yılı sektör verilerine de yer veren Özpamukçu, NielsenIQ Perakende Paneli Uzay sonuçlarına göre Türkiye genelinde perakende nokta sayısının yalnızca %0,2 arttığını, buna karşın modern kanalın %5’lik büyüme ile güçlü bir artış gerçekleştirdiğini belirtti. Özpamukçu, bu eğilimin, organize perakendenin yatırım iştahının ve tüketiciye erişimdeki kapsayıcı rolünün altını çizdiğini de sözlerine ekledi. NielsenIQ Perakende Paneli Uzay verilerine göre; sigara ve alkol hariç Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı (FMCG), yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %41 büyüme kaydederken, büyümenin %1’i hacim, %40’ı fiyat değişiminden kaynaklandı. Kategori ve e-ticaret büyümesi organize perakendenin dönüşüm hızını gösteriyor 2025’te hacim açısından en çok büyüyen kategori grupları alkolsüz içecekler, süt ürünleri, ev temizlik ürünleri, bakkaliye ve saç bakım ürünleri oldu. En hızlı büyüyen alt kategorilerde ise sıvıyağ, çikolata, donuk gıda, ev temizleyicileri, Türk kahvesi, dondurma, krem çikolata, evcil hayvan maması, soğuk kahve ve hazır kahve öne çıktı. Evcil hayvan mamaları, ev temizleyiciler ve donuk gıda kategorileri yüksek hacim artışıyla dikkat çekti. NielsenIQ içgörülerine göre 2026 yılı için perakendenin stratejik yol haritasında tüketici değer öncelikleri, uygun fiyat arayışı, promosyon etkinliği, güven ihtiyacı, yapay zekâ entegrasyonu, çoklu kanal deneyimi ve bilinçli & seçici tüketim trendleri öne çıkıyor. “Güven, gıda tedarik zincirinin temelidir” GPD Başkanı Özpamukçu, gıda güvenilirliğinin yalnızca halk sağlığı açısından değil; ekonomik istikrar ve uluslararası rekabet açısından da stratejik bir konu olduğunu vurguladı. Organize perakendenin bugün üretim süreçlerinden depolamaya, lojistikten raf güvenliğine, izlenebilirlikten hijyen denetimlerine uzanan tüm aşamalarda güvenin standartlarını belirleyen bir sektör olduğunu söyledi. Özpamukçu konuşmasında, Türkiye’de gıda sektörünün önemli bir kısmının hâlâ kayıt dışı kanallarda bulunduğunu, bunun da hem haksız rekabet yarattığını hem de gıda güvenliğinde şeffaflığı engellediğini belirterek, “Tarladan sofraya tüm süreçlerin izlenebilir, denetlenebilir ve şeffaf olması ulusal güvenlik kadar önemlidir.” dedi. Tarım ve üretim vurgusu: “Güçlü tarım olmadan gıda arz güvenliği sağlanamaz” Sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskıları, işgücü giderleri, lojistik dalgalanmaları ve küresel riskler nedeniyle üretimde sürdürülebilirliğin daha kritik hale geldiğini belirten Özpamukçu, çözümün merkezinde tarım ve hayvancılığın güçlendirilmesinin bulunduğunu vurguladı. Doğru planlama, etkin destek mekanizmaları, kooperatiflerin güçlendirilmesi, dijital tarım, kadın ve genç üreticilerin teşviki ve güçlü bir lojistik altyapının Türkiye’nin tarımsal potansiyelini açığa çıkaracağını ifade eden Özpamukçu, gıda israfının da kritik bir alan olduğunu söyledi. Türkiye’nin yılda yaklaşık 18 milyon ton gıda israf ederek 43 milyar dolar kaybettiğini hatırlatarak, organize perakendenin raf yönetimi, stok optimizasyonu, bağış sistemleri ve dijital takip teknolojileriyle bu alanda önemli adımlar attığını belirtti. “Amacımız sorunları değil, çözümleri konuşmak” Kongre boyunca gıda güvenliği, gıda arz güvenliği, tedarik zincirinin geleceği, üretici–perakendeci iş birliği, sürdürülebilirlik ve yeni teknolojiler masaya yatırıldı. Özpamukçu, “Güven, gıdanın da sektörün de ekonominin de temelidir. Bu kongrenin amacı sadece sorunları tartışmak değil, birlikte çözüm üretmektir.” diyerek katılımcılara teşekkür etti.

Arçelik Üst Üste 5’inci Kez Türkiye’nin En Teknolojik Markası Seçildi Haber

Arçelik Üst Üste 5’inci Kez Türkiye’nin En Teknolojik Markası Seçildi

Türkiye’nin lider ev teknolojileri markası Arçelik, sürdürülebilirlik, kalite, yenilikçilik ve müşteri odaklılık anlayışıyla geliştirdiği ürün ve teknolojilerle müşterilerine değer katmayı sürdürürken, teknoloji alanındaki öncü konumunu tüketici nezdinde bir kez daha tescilledi. Bu yıl 70’inci yıldönümünü kutlayan marka, Pazarlamasyon ve NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen Tech Brands Turkey araştırmasında kategori bağımsız olarak üst üste 5’inci kez “Türkiye’nin En Teknolojik Markası” seçildi. 70’inci yılında “Teknolojiyle Hayatın Kalbinde” söylemiyle yenilikçiliği köklü ar-ge birikimi ve yerli üretim gücüyle harmanlayan marka; enerji verimli ürünleri, yapay zekâ destekli çözümleri ve güçlü bayi yapılanması ve satış sonrası hizmet ağıyla hem Türkiye’nin teknolojik gelişimine hem de küresel ölçekte sürdürülebilir geleceğe katkı sunuyor. “TEKNOLOJİYLE GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRİYORUZ” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu, “Faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda markalarımızla teknolojide öncü bir rol üstleniyoruz. 22 markamızla dünya genelinde, küresel bilgi birikimimizden ve yenilikçi gücümüzden beslenerek, farklı tüketici ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunuyoruz. Arçelik’in global ölçeği bize yalnızca geniş bir operasyon alanı değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki en güncel trendleri yakından takip etme ve bu trendleri Türkiye’ye taşıma avantajı sağlıyor. Teknolojiyi insana ve gezegene değer katan bir dönüşüm aracı olarak görüyor, bu vizyonla hem yerel hem global pazarlarda fark yaratmaya devam ediyoruz. Türkiye’de Arçelik markamızla 70 yıldır Türkiye’nin teknolojik gelişimine öncülük ediyoruz. 5’inci kez üst üste Türkiye’nin en teknolojik markası seçilmek, çalışmalarımızın tüketici nezdinde de karşılık bulduğunu göstermesi açısından çok kıymetli. 1991 yılında sektörümüzün ilk ar-ge merkezini kurduğumuzdan bu yana binlerce yeniliğe imza attık. Üretimden ar-ge’ye, sürdürülebilirlikten dijitalleşmeye kadar her alanda ilkleri hayata geçirirken odağımızda daima müşterilerimizin yaşamlarını kolaylaştırmak oldu. Pazarlamasyon ve NielsenIQ tarafından gerçekleştirilen bu araştırma, çalışmalarımızın tüketici nezdinde de güçlü bir karşılık bulduğunu göstermesi açısından çok kıymetli. 70’inci yılımızı kutlarken, milyonlarca evde dokunduğumuz hayatları daha akıllı, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek için çalışmayı sürdürüyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına yayılan üretim tesislerimiz, geniş bayi yapılanmamız ve yetkili servis ağımız, güçlü ar-ge merkezlerimiz ve mühendislik gücümüzle teknolojiyi herkes için erişilebilir kılmaya; her zaman olduğu gibi, geleceği teknolojiyle şekillendirirken ülkesine değer katan bir marka olmaya devam edeceğiz” dedi. ARÇELİK, TÜKETİCİ NEZDİNDE LİDERLİĞİNİ 5 YILDIR SÜRDÜRÜYOR Tech Brands Turkey araştırması, Türkiye genelinde 12 ilde, 15-64 yaş arası 1000 kişiyle gerçekleştirilen kapsamlı bir tüketici algı araştırması sonucunda belirleniyor. Kategori bağımsız olarak yapılan ölçümde Arçelik, beş yıldır üst üste “Türkiye’nin En Teknolojik Markası” seçilen ilk ve tek marka olma başarısını sürdürüyor. Bu unvan, Arçelik’in “Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde yıllardır sürdürdüğü teknoloji yatırımlarının, yenilikçi ürün geliştirme gücünün ve müşteri ihtiyaçlarına cevap veren yaklaşımının tüketici nezdindeki güçlü karşılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.