Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nikel

Kapsül Haber Ajansı - Nikel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nikel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu’daki Çatışma Emtia Fiyatlarının Hızla Yükselmesine Neden Oluyor Haber

Orta Doğu’daki Çatışma Emtia Fiyatlarının Hızla Yükselmesine Neden Oluyor

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface sektör ekonomisti Simon Lacoume, “Orta Doğu’daki mevcut tırmanış emtia piyasalarını sert biçimde etkiliyor. Çatışmanın kilitlenip kilitlenmeyeceği, değer zincirinin aşağı yönlü kısmındaki mevcut şokun boyutunu belirleyecek” dedi. Petrol fiyatları: uzun süreli bir şok mu? Katar’daki Ras Laffan gaz kompleksine yönelik son saldırılar enerji emtialarının fiyatında ilave bir artışı tetikledi. Geçen hafta varil başına 119 dolarla zirve yapan Brent petrol, bir ayda yüzde 50 yükseldi. Bu artış homojen değil. Umman DME ham petrolü varil başına 160 doların üzerine çıkarken, ABD WTI petrolü varil başına yaklaşık 100 dolar seviyesinde seyrediyor; bu durum fiyatlar üzerindeki etkinin bölgeye ve ürüne göre son derece eşitsiz olduğunu yansıtıyor. Çatışma uzadıkça bu artış değer zinciri boyunca yayılmaya başladı. ABD’de perakende benzin fiyatları tarihi bir zirveye ulaştı (galon başına 3,96 dolar, aylık bazda yüzde 35 artış). Asya’da dizel fiyatları (Singapur) çatışmanın başlangıcından bu yana neredeyse üç katına çıkarak varil başına 256 dolara ulaştı; Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’ne (IATA) göre küresel jet yakıtı fiyatları ise iki katına çıktı. Arz kesintilerinin merkezinde doğal gaz var Artış doğal gazda da görülüyor. Avrupa’da gaz vadeli işlem kontratları (Hollanda TTF endeksi) bir ayda yüzde 85 yükselerek megavat saat başına 55 avroya çıktı; Asya referans fiyatı (LNG Japonya/Kore Marker) aynı dönemde iki katına çıktı ve bu durum ithalatçı piyasaların kalıcı kırılganlığını yansıtıyor. Buna kıyasla ABD piyasası arz kesintilerine daha az maruz görünüyor. Buna rağmen ABD Henry Hub fiyatı güçlü bir yukarı yönlü baskı altında (aylık bazda yüzde 36 artış); bu durum enerji gerilimlerinin halihazırda küresel ölçekte yayıldığını gösteriyor. Sonuç olarak birçok petrokimyasal bileşiğin fiyatları katlanarak artıyor. Körfez ülkeleri, tüm plastik endüstrisi için kritik olan petrokimyasal ürünlerin Asya’daki başlıca tedarikçileri konumunda. Singapur’da naftanın tonu 1.000 dolara ulaştı; bu, çatışmanın başlangıcından bu yana yüzde 60’ın üzerinde artış anlamına geliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve Asya’daki tarihsel olarak düşük stok seviyeleri (2 ila 3 hafta), polimer fiyatlarını (polipropilen, polietilen, polistiren, PVC) şimdiden yükseltti. Bu durum artık tüm değer zinciri boyunca yayılma riski taşıyor. Bu eğilim, bakır ve nikel cevherinin liçi için temel bir girdi olan kükürdü de etkiliyor. Tek bir ayda yüzde 25’lik fiyat artışı, Şili, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Endonezya gibi bu girdiye yüksek ölçüde bağımlı madencilik üreticilerini risk altına sokuyor. Elverişli bir tarım takvimine rağmen gübre fiyatları hızla yükseliyor Ucuz yerli enerji arzı sayesinde Körfez ülkeleri bu piyasalarda merkezi bir konuma sahip; küresel azotlu gübre ihracatının yaklaşık yüzde 19’unu ve küresel üre hacminin yüzde 36’sını oluşturuyor. Suudi Arabistan ise fosfatın dördüncü büyük ihracatçısı konumunda. Bununla birlikte doğal gaz, azotlu gübre üretim maliyetlerinin yüzde 80’ine kadarını oluşturuyor. Gaz fiyatlarındaki sıçrama bu nedenle otomatik olarak gübre fiyatlarının artmasına yol açıyor: granül ürenin tonu (FOB Orta Doğu) çatışmanın başlangıcından bu yana yüzde 37 artarak 665 dolara çıktı. Ancak uygun zamanlama nedeniyle etki şimdilik sınırlı kalıyor. Şu an yalnızca ABD’li tahıl üreticileri etkilenmiş görünüyor; fakat kesintilerin sürmesi durumunda Brezilya, Hindistan hatta Avrupa daha fazla maruz kalabilir. Olumsuz etkiler doğrudan gübre akışlarının ötesine de uzanabilir – azotlu gübre ithalatlarının sırasıyla yüzde 63’ünü, yüzde 24’ünü ve yüzde 21’ini Körfez ülkelerinden karşılayan Hindistan, Brezilya veya ABD’ye – ayrıca Körfez ülkelerinden ihraç edilen kükürde yüksek ölçüde bağımlı olan dünyanın en büyük fosfat kayası üreticisi Fas gibi üçüncü ülkeleri de etkileyebilir. En yüksek risk altındaki metal: Alüminyum Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte, küresel alüminyum üretiminin yüzde 8’ini oluşturan Körfez ülkeleri, iç üretimlerini ihraç edemiyor veya izabe tesislerinin ihtiyaç duyduğu ham maddeleri (boksit ve alümina) ithal edemiyor. 16 Mart Pazartesi günü bölgedeki alüminyumun yüzde 25’ini üreten Aluminum Bahrain (Alba), bu nedenle üretiminin yüzde 19’unu askıya aldığını açıkladı; bu oran bölgenin alüminyum üretiminin yüzde 5’ine karşılık geliyor. Orta Doğu’daki kargaşadan uzakta ise Mosal, aşırı yüksek görülen enerji maliyetlerini gerekçe göstererek Mozambik’teki operasyonlarını durdurduğunu duyurdu. Bu olumsuz tablo karşısında alüminyum fiyatları yukarı yönlü bir eğilim izlemeye devam ediyor (aylık bazda yüzde 11,5 artış) ve 12 Mart’ta ton başına 3.500 dolarla zirve yaptı; son bir yıldaki artış ise yaklaşık yüzde 25 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, 4 Kategoride ‘Uluslararası Laboratuvar Ligi’nin Birincisi Oldu  Haber

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, 4 Kategoride ‘Uluslararası Laboratuvar Ligi’nin Birincisi Oldu 

Çoklu elementlerden oluşan bir numunenin içinde yer alan minerallerin bulunmasını konu alan yarışmaya dünya çapında 226 laboratuvar katılırken, Eti Bakır Ar-Ge Merkezi 4 elementte sapmasız sonuca ulaşarak birinci oldu. Katma değerli sanayinin öncü şirketlerinden Eti Bakır’ın Ar-Ge Merkezi, yürüttüğü analiz çalışmalarının doğruluğunu ve uluslararası standartlarla uyumunu teyit eden önemli bir başarıya imza attı. Küresel madencilik sektörünün önde gelen akredite kuruluşlarından olan Avustralyalı Geostats tarafından gerçekleştirilen laboratuvarlar arası ‘Round Robin’e katılan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, altın, bakır, gümüş ve kurşunda tam sonuca ulaşarak 226 laboratuvar arasında birinci oldu. Eti Bakır Ar-Ge Merkezi Direktörü İbrahim Göktaş, bu sonucun kendileri için uluslararası arenada önemli bir referans sağlayacağını anlatarak, şu bilgileri verdi: “Yarışmada, içinde farklı elementlerin olduğu numuneler sunuluyor. Her laboratuvar kendi konusunda bu element paketlerinden birini seçiyor. Biz içinde altın, gümüş, kobalt, demir, kükürt, bakır, kurşun, nikel ve arsenik olan bir numune seçtik. Bu numuneler daha önce kendileri tarafından incelenmiş ve içindeki oranları belgelenmiş numuneler. Başarı kazanmış olabilmek için en fazla +3, -3 standart sapmayla bu oranlara ulaşmak gerekiyor. Tek bir numune veriliyor, yani herhangi bir hata yapıldığında geri dönüşü mümkün değil. Aynı numuneyi inceleyen laboratuvarlar olduğu gibi farklı bir element gruplarını inceleyen laboratuvarlar da bulunuyor. Ancak herhangi bir element aynıysa onunla da yarışıyorsunuz. ‘Round Robin’ adı da buradan geliyor. Biz 4 elementte standart sapmasız tam sonuca ulaşarak birinci olduk. Diğer elementleri de dahil ettiğimizde ortalama standart sapmamız +1, -1 olarak gerçekleşti.” AB PROJELERİNDE YER ALACAK Yarışmadan alınan başarılı sonucun, uluslararası standartlara uygun bir Ar-Ge Merkezi olduklarının kanıtı olduğunu ifade eden Göktaş, “Bu yarışmalara önümüzdeki dönemde de katılmaya devam edeceğiz. Üniversite-sanayi iş birlikleri alanında yeni projelerimiz olacak. AB destekli geri dönüşüm projelerine ve Ufuk Avrupa (Horizon Europe) programlarına başvurularda bulunacağız. TÜBİTAK’ın 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı’na hazırlanıyoruz. Round Robin başarısı ile analiz altyapımız ve uzman kadromuzun uluslararası standartlarda doğruluk ve güvenilirlik sunma yaklaşımını bir kez daha teyit etmiş olduk. Gelecek dönemde yürüteceğimiz ve içinde yer alacağımız projelerle de Eti Bakır Ar-Ge Merkezi’nin yetkinliğini göstereceğiz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.