Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nilüfer Belediyesi

Kapsül Haber Ajansı - Nilüfer Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nilüfer Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kokuların Dünyasına Yolculuk Haber

Kokuların Dünyasına Yolculuk

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen “Aromaterapi Doğal Parfüm Atölyesi”, Aromaterapi Uzmanı Ebru Şahin’in yürütücülüğünde gerçekleştirildi. Atölyede, koku duyusu sadece fiziksel bir his olarak değil, biyolojik ve tarihi bir süreç olarak ele alındı. Etkinlikte; kimyasal duyulara giriş, tat ve koku duyusu arasındaki ilişki, koku belleği, parfümün tarihsel gelişimi, aromaterapi ve uçucu yağların etkileri gibi konular detaylıca konuşuldu. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de atölyeyi ziyaret ederek katılımcıların çalışmalarını inceledi. DUYGU, BELLEK VE KOKU ARASINDAKİ İLİŞKİ Atölye yürütücüsü Ebru Şahin, tat ve koku duyularının genellikle birbiriyle uyum içinde çalıştığını belirtti. Tat duyusunun tatlı, tuzlu, acı, ekşi ve umami olmak üzere beş temel kulvardan oluştuğunu ifade eden Şahin, koku duyusunun duygu durumları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Kokuların beyindeki işleyişine dair bilgiler veren Şahin, şunları söyledi: “Limbik sistem, koku uyaranlarının doğrudan işlendiği bölgedir. Bu bölge aynı zamanda uzun süreli bellek, aşk, sevgi, nefret, öfke ve korku gibi duyguları yönlendirir. Dolayısıyla duygu, bellek ve koku arasında çok yakın bir komşuluk ilişkisinden bahsedilebilir.” KENDİ PARFÜMLERİNİ TASARLADILAR Teorik bilgilendirmelerin ardından atölyenin uygulama kısmına geçildi. Katılımcılar, farklı özlere sahip kokuları tek tek deneyimleyerek içerikleri hakkında bilgi altı. Etkinliğin sonunda katılımcılar, Ebru Şahin eşliğinde öğrendikleri teknikleri kullanarak kendi doğal parfümlerini tasarlama fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Nilüfer’de Squash Heyecanı Haber

Bursa Nilüfer’de Squash Heyecanı

Turnuvanın final heyecanına ortak olan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, artan ilgi ve sporcuların talepleri doğrultusunda Nilüfer’e yeni bir squash tesisi kazandıracaklarının müjdesini verdi. Nilüfer Belediyesi, spora ve sporcuya verdiği desteği düzenlediği organizasyonlarla sürdürüyor. Altınşehir Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen Nilüfer Belediyesi Squash Turnuvası, Bursa’nın yanı sıra Türkiye’nin farklı illerinden gelen çok sayıda sporcuyu ağırladı. İki gün süren turnuvada 11, 13, 15, 17 ve 19 yaş kategorilerinde kız ve erkek sporcular, dereceye girebilmek için ter döktü. YENİ TESİS MÜJDESİ Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, turnuvanın final maçlarını Başkan Yardımcısı Okan Şahin ve Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or ile takip eti. Ödül töreninde konuşan Başkan Şadi Özdemir, vatandaşlardan ve sporculardan gelen yoğun talebi dikkate aldıklarını vurguladı. Nilüfer’de spora olan ilginin kendilerini mutlu ettiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, şu ifadeleri kullandı: “Burada her yaştan çocuğumuzun sporla iç içe olduğunu görmek harika. Bugünkü finaller gerçekten çok heyecanlıydı. Biz de bu heyecanı daha da artırmak istiyoruz. Sporcularımızın sayısı her geçen gün artıyor, mevcut alanlarımız bu yoğun ilgiye yetmemeye başladı. Bu talebi görüyoruz ve buradan müjdesini verelim; 6 veya 8 kortluk çok daha kapsamlı, yeni bir tesis daha yapacağız. Amacımız çocuklarımızın ve gençlerimizin taleplerini karşılamak, onlara en iyi imkanları sunmak.” ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Konuşmaların ardından dereceye giren sporculara kupa ve madalyaları takdim edildi. Başkan Şadi Özdemir ve Başkan Yardımcısı Okan Şahin, şampiyonları tek tek tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği turnuva, çekilen hatıra fotoğrafları ve önümüzdeki yıl yeniden buluşma temennileriyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar “Sorumluluk” Kavramını Felsefe İle Keşfetti Haber

Çocuklar “Sorumluluk” Kavramını Felsefe İle Keşfetti

Nilüfer Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukları birbirinden farklı etkinliklerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Misi’de bulunan Çocuk Kütüphanesi’nde “Çocuklar İçin Felsefe” etkinliği düzenlendi. Seda Aksu’nun yürütücülüğünü üstlendiği “Meraklı Fikirler Buluşuyor. Sorumluluk Üzerine…” başlıklı atölyede çocuklar, sadece dinleyici olarak değil, aktif birer katılımcı olarak yer aldı. Etkinlikte, Seda Aksu, felsefenin temelini oluşturan soru sorma sanatını günlük hayattan örneklerle anlattı. Felsefi düşünceyi Türkçe derslerindeki “5N1K” sorusuna benzeten Aksu, “Bir ihtiyaçtan yola çıkarak soru üretiyoruz. Soru doğdukça merak ediyor, merak ettikçe öğrenmeye başlıyoruz. İcatlar, farklı düşünceler hep bu merak sayesinde ortaya çıkıyor” dedi. ÖDEVSİZ BİR GEZEGEN MÜMKÜN MÜ? Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri, çocuklara yöneltilen “Ödevsiz bir gezegen hayal edin, orası nasıl bir yer olurdu?” sorusu oldu. Sorumluluğun sadece okul ödevi veya odayı toplamak olmadığını tartışan çocuklar, sorumluluk bilincinin olmadığı bir dünyada kaos yaşanacağı fikrinde birleşti. Aksu, sinemada filmi yarıda bırakıp giden bir makinist veya oteldeki odasını başkasına veren bir işletmeci örnekleri üzerinden çocuklara empati kurdurdu. Çocuklar, “Herkesin istediğini yaptığı, sorumlulukların olmadığı bir dünyada hakların korunamayacağı ve karmaşanın hakim olacağı” sonucuna vardı. ZORBALIK VE ADALET MAHKEMESİ Etkinlikte günümüzün önemli sorunlarından olan “akran ve akran zorbalığı” konuları da ele alındı. Fiziksel özelliklerle dalga geçilmesinden, dijital dünyada yapılan siber zorbalığa kadar pek çok konuyu tartışan çocuklar, yasaların ve kuralların huzur için gerekliliğini konuştu. Çocuklar, “Büyük balığın küçük balığı yediği” bir dünya yerine, yasaların güvence olduğu adil biz düzenin önemini vurguladı. Atölyede “içsel motivasyon” ve “vicdan” kavramları üzerinde de duruldu. Eğitmen Seda Aksu, vicdanı bir “Gece Mahkemesi”ne benzeterek şunları söyledi: “Gece mahkemesi dediğimiz şey aslında vicdanımızdır. Eğer gün içerisindeki sorumluluklarımızı yerine getirmediysek, birinin hakkını yediysek o akşam uykuya geçmekte zorlanırız. Haklarımız ve ödevlerimiz aslında bizim özgürlüğümüzün bekçileridir.” Çocukların hem tartıştığı hem de düşüncelerini yazı ve resimle kağıda döktüğü etkinlik, keyifli anlarla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Kadın Dernekleri Arasında “Kardeşlik” Dönemi Haber

Nilüfer’de Kadın Dernekleri Arasında “Kardeşlik” Dönemi

Nilüfer Belediyesi, sivil toplumla iş birliği çalışmalarını kadın dernekleri özelinde yeni bir boyuta taşıdı. İlçedeki kadın derneklerinin birbirleriyle olan iletişimini güçlendirmek amacıyla Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıya; Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile mahalle kadın derneklerinin başkanları ve temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında, Nilüfer Belediyesi’nin 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği projeler, açılışlar ve faaliyetler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Ardından kadın dernekleri de kendi mahallelerinde yıl boyunca yürüttükleri çalışmaları paylaşarak karşılıklı fikir alışverişinde bulundu. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, kadın örgütlenmesinin ve dayanışmasının önemine vurgu yaptı. Derneklerin birlikte hareket etmesinin yerel hizmetlerin kalitesini artıracağını belirten Erman, “Kadınların bir arada duruşu ve dayanışması, Nilüfer’in en büyük güç kaynaklarından biri. İmzaladığımız bu kardeşlik protokolüyle, derneklerimizin birbirinden öğrenmesini ve omuz omuza vererek daha etkin projeler üretmesini hedefliyoruz. Birlikte düşünen, üreten ve paylaşan bir yapıyla çok daha güzel işlere imza atacağız” dedi. Konuşmaların ardından dernek temsilcilerinin talep ve önerileri dinlendi, karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm yolları masaya yatırıldı. 16 DERNEKTEN İMZA Toplantının finalinde ise kadın dernekleri arasında “Kardeşlik Protokolü” imzalandı. 5 farklı grupta yer alan toplam 16 kadın derneği protokole imza attı. İmzalanan protokol kapsamında dernekler; ortak proje ve etkinlikler yürütme, bilgi ve deneyim paylaşımı, gönüllülük ve karşılıklı iyi niyet esasları çerçevesinde hareket etme kararı aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Perküsyon İmalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de Sanatseverlerle Buluştu Haber

Perküsyon İmalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de Sanatseverlerle Buluştu

Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen “Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu” serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki yolculuğunu ve enstrümanlarının imalat aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine dikkat çekerek, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze envanterinde yer aldığını belirtti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını ifade eden Varlı, “Bizler de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyoruz” dedi. ÇOCUKLUK YILLARINDA BAŞLADI Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuğunu anlattı. Berberde çıraklık yaparken biriktirdiği paralarla kendisine dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini dile getirdi. İlk enstrümanını 12 yaşında yaptığını belirten Bolat, “23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde yapıyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum” dedi. Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, “Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum” diye konuştu. SADECE İCRA ETTİĞİ ENSTRÜMANLARI ÜRETİYOR Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye çalıştığını vurgulayan Emin Bolat, “Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları üretiyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların farklı çeşitlerini yapıyorum. Sürekli araştırma halindeyim. Ağırlık dengesi çok önemli. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz” dedi. Ticari kaygıdan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, “Hâlâ Ar-Ge çalışmalarına devam ediyorum. Amacım iyi bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi birer enstrüman aslında. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çalışıyorum” ifadelerini kullandı. Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Sömestr Tatili Kitapla Renkleniyor Haber

Nilüfer’de Sömestr Tatili Kitapla Renkleniyor

Nilüfer Belediyesi, sömestr tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Üçevler Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, Nilüferli çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı “Vahşi Şeyler”in hikâyesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı. 85 YAŞINDAKİ BİR KAHRAMANIN GÖZÜNDEN ŞEHİR Söyleşide yazarlık serüvenini ve kitabın ortaya çıkış hikâyesini paylaşan Burcu Aktaş, çocukları “Vahşi Şeyler” romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla’yı anlattı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaratırken yaptığı gözlemleri şu sözlerle aktardı: “Bir karakter yaratırken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter.” Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul’da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve anıların geçtiği mekânların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları “işgal edilen yaşam alanları” üzerine düşünmeye davet etti. Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, “Ormandan inip İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikâye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı?” ifadelerini kullandı. “KİTAP MUTSUZLUK DEĞİL, DÜŞÜNMEYİ VAAT EDER” Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Burcu Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti. Söyleşinin sonunda çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Burcu Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.