Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Norveç

Kapsül Haber Ajansı - Norveç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Norveç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek Haber

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY; öncü ekonomilerin politikalarını belirleyen unsurlardan nadir toprak elementlerine (NTE’ler) yönelik araştırma sonuçlarını yayımladı. Araştırma; nadir toprak elementlerinin modern teknolojiler için önemi ve Çin’in küresel tedarik zincirindeki baskın rolü ile bu konudaki jeopolitik ve ekonomik riskleri vurguluyor. Araştırmaya göre; Çin’in, stratejik varlık olarak sınıflandırdığı nadir toprak elementleri alanındaki hakimiyeti devam ediyor. Avrupa Bölgesi ise alternatif kaynaklar ve geri dönüşüm stratejileriyle nadir toprak elementlerine bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. 2026 sonuna kadar nadir toprak elementlerini temsil eden 17 elementin 12'si için ihracat lisansı getirilebileceği belirtiliyor. Listeye yeni elementler eklenmediği takdirde, Çin’in, bugün yalnızca yedi NTE ürününde uyguladığı düzenleyici kontrol kapsamının daha da genişleyeceği, bu durumun, AB’nin kritik mineral olarak tanımladığı hammaddelere erişimini daha da zorlaştıracağı ifade ediliyor. Küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik artıyor Nadir toprak elementleri, periyodik cetveldeki 21, 39 ve 57-71 numarasına sahip eşsiz manyetik, ışık yayan ve elektrokimyasal özelliklerine sahip 17 elementten oluşuyor. Modern teknolojilerde yeni ve geniş bir kullanım alanına sahip olan nadir toprak elementleri fiziksel, manyetik ve kimyasal özellikleri sebebiyle günlük yaşamda önemli bir rol oynuyor. Burada özellikle, dış enerjiye ihtiyaç duymadan manyetik özelliklerini süresiz olarak koruyan mıknatısların rolü büyük öneme sahip ve küresel NTE talebinin 2023 yılı rakamlarına göre yüzde 45’ini oluşturuyor. Nadir toprak elementleri; akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, hibrit otomobil, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri gibi pek çok yüksek teknoloji ürününün yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılıyor. Örneğin; jet motorları, füze savunma mekanizmaları, uzay tabanlı uydular ve iletişim sistemlerinde bu elementlerin yer aldığı biliniyor. Araştırmaya göre; yeşil enerji teknolojileri, gelişmiş elektronik ve savunma uygulamaları, nadir toprak elementlerine (NTE) olan talebi hızla artırıyor. Özellikle, küresel ölçekte mıknatıs kullanım hacminin önümüzdeki 10 yılda %9 büyümesi öngörülüyor. Çin, küresel NTE üretiminin %70’ini ve rafinasyon işlemlerinin %90’ını kontrol ediyor. Ayrıca sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminde (PETRM) de %94 paya sahip. Araştırmada, jeopolitik risklere de dikkat çekiliyor. Çin’in, 2025’te yedi tip NTE için ihracat kontrolleri getirmesi ve yıl sonunda beş ek element için kontrolleri askıya almasının küresel tedarik zinciri güvenliği endişelerini artırdığı ifade ediliyor. Öte yandan tedarik güvenliği endişeleri nedeniyle NTE şirketlerinin piyasa değerinin 2025’in ilk 10 ayında %175 arttığı; bu artışın enerji ve teknoloji devlerini geride bıraktığı görülüyor. 2025 yılı ilk 10 ayında piyasa değeri %175 arttı Avrupa, Çin'in ham nadir toprak elementleri ve kalıcı mıknatıslar ihracatı için en önemli destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Almanya, İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa, modern teknolojinin vazgeçilmezi olarak görülen bu elementleri Çin’den ithal ediyor. Söz konusu lisans süreçleri, Avrupa’da üretim duraksamalarına yol açabiliyor. Çin, NTE rezervlerinin %50’sini elinde tutsa da Brezilya, Hindistan, Avustralya ve Orta Asya’da bu alana yönelik yeni projeler geliştiriliyor. Avrupa’da İsveç, Norveç, Finlandiya ve Polonya gibi ülkeler stratejik maden ve rafineri yatırımlarına yöneliyor. AB stratejik hammaddeleri geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor NTE’ler, jeolojik olarak nadir olduklarından değil, genellikle yoğun ve işletilebilir cevher yataklarında bulunmamasından dolayı bu isimle anılıyor. Prometyum hariç tüm nadir toprak elementlerinin, ortalama olarak dünyada gümüş, altın veya platinden daha bol bulunduğu ifade ediliyor. Kimyasal olarak birbirlerine çok benzemeleri, bu elementlerin çıkarım süreçlerini teknik ve ekonomik açıdan güçleştiriyor. NTE’lerin büyük ölçekli üretimi önemli miktarda su ve enerji kullanımını gerektirebiliyor; ayrıca kimyasal sızıntı riski ile uranyum ve toryum gibi nadir toprak mineralleriyle birlikte doğal olarak bulunan radyoaktif elementlerin açığa çıkması gibi çevresel riskler de ortaya çıkabiliyor. Avrupa Birliği bu kapsamda 2030’a kadar stratejik hammaddelerin %25’ini geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor. Ancak yeni madenlerin devreye alınması 8–10 yıl, rafinerilerin kurulması ise 5 yıl sürebiliyor. Merkez Avrupa ve Türkiye AB’nin NTE tedariğinde önemli bir avantaja sahip Merkezi Avrupa Bölgesi ülkeleri AB sanayisinin ihtiyaç duyduğu nadir toprak elementleri tedariğinde önemli bir avantaja sahip. Örneğin, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da keşfedilen yeni NTE oksit rezervleri tahmini 11 milyon ton üretimle AB’nin NTE ihtiyacının üçte birini karşılayabilir. Ülkemizde ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklamalarına göre, Eskişehir Beylikova ve Sivrihisar ilçeleri arasında yer alan sahada 694 milyon ton rezerve sahip nadir toprak elementi (NTE) bulunuyor. Tahminler, bu maden sahasının Çin'deki 800 milyon tonluk "Bayan Obo" sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezervi olduğunu gösteriyor. Bakanlık, Ekim 2024'te nadir toprak elementleri çıkarma ve işleme konusunda bilgi paylaşımı, madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi ve ortak yatırımların yapılması için Çin ile "Doğal Kaynaklar ve Madencı̇lı̇k Alanlarında İşbı̇rlı̇ğı̇ne İlı̇şkı̇n Mutabakat Zaptı" imzaladı. EY Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Nadir toprak elementleri, enerji, teknoloji, mobilite, savunma ve endüstriyel üretim sektörlerinin görünmez omurgasını oluşturuyor. Artan jeopolitik gelişmeler, küresel talebin ciddi büyümesi ve stratejik ulusal çıkarlar ülkelerin stratejik planlamalarını ve yatırımcıların ajandalarındaki öncelikleri yeniden şekillendiriyor. Türkiye, hem Asya ve Avrupa arasındaki coğrafi konumu, hem gelişen sanayi altyapısı hem de nadir toprak elementleri rezervleri ile bu dönüşümde daha etkin bir rol üstlenebilir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, elektrikli araç ekosistemimiz ve savunma sanayimiz NTE arz güvenliğini artık bir rekabet avantajı değil, zorunlu bir stratejik gereklilik haline getiriyor. Bu nedenle nadir toprak elementleri değer zinciri boyunca sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın aktif rol oynaması, AR-GE yatırımları ve teşvikleri ile ekosistemin büyütülmesi ve bilgi birikiminin artırılması kritik önem taşıyor. Böylece, nadir toprak elementleri ile yatırılacak ekonomik değer ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacak ve AB ile olan ticari iş birliğimizin daha da sağlamlaşmasını sağlayacaktır. Yakın zamanda, Türkiye’de nadir toprak elementleri değer zincirinde rol alan yeni yatırımlar, girişimler ve kamu-özel sektör iş birliklerini göreceğimizi tahmin ediyoruz. EY-Parthenon olarak, küresel ve bölgesel bilgi birikimimizle bu alanda sektörünün öncüsü müşterilerimize stratejiden uygulamaya uçtan uca hizmet vermeye ve rekabet avantajı yaratmaya devam ediyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pernod Ricard Kuzey Avrupa’nın Finansal Yönetimi Bir Türk’e Emanet Haber

Pernod Ricard Kuzey Avrupa’nın Finansal Yönetimi Bir Türk’e Emanet

Pernod Ricard, global liderlik yapılanması kapsamında dikkat çekici bir atamaya imza attı. Şirketin Afrika – Orta Doğu Bölgesi’nde CFO olarak görev yapan Nevzat Akkız, 1 Ocak 2026 itibarıyla Pernod Ricard Kuzey Avrupa CFO’su pozisyonuna getirildi. Böylece, şirketin en stratejik bölgelerinden birinin finansal yönetimi ilk kez bir Türk yöneticiye emanet edilmiş oldu. Akkız, yeni görevi kapsamında Pernod Ricard Kuzey Avrupa CEO’su Julien Hémard’a bağlı olarak çalışacak ve bölgenin Yönetim Komitesi’nde yer alacak. Bu kapsamda; finansal stratejilerin belirlenmesi, performans yönetiminin güçlendirilmesi ve şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunun hayata geçirilmesi gibi kritik sorumluluklar üstlenecek. Pernod Ricard’ın Kuzey Avrupa bölgesi, şirketin global yapısında ağırlığı en yüksek pazarlardan bazılarını barındırıyor. Bölge; Almanya, Birleşik Krallık, Benelux (Belçika, Hollanda, Lüksemburg), İsviçre, Avusturya, İrlanda ile Nordik ülkeleri (Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç) kapsıyor. Nevzat Akkız, bu geniş ve stratejik coğrafyanın finansal yönetiminden sorumlu olacak. Bu atama, yalnızca Pernod Ricard’ın küresel operasyonlarında önemli bir sorumluluğun üstlenilmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda Türkiye’den yetişen yöneticilerin uluslararası arenada üstlendikleri liderlik rollerinin geldiği noktayı da güçlü şekilde ortaya koyuyor.

Volvo Elektrikli Tırları 250 Milyon Kilometreyi Aştı: 213.000 Ton CO2 Azaltımı! Haber

Volvo Elektrikli Tırları 250 Milyon Kilometreyi Aştı: 213.000 Ton CO2 Azaltımı!

GÖTEBORG, İSVEÇ – Kamyon sektörünün elektrifikasyonunda liderliğini sürdüren Volvo Trucks, önemli bir kilometre taşını duyurdu. Şirketin ilk modellerini piyasaya sürdüğü 2019 yılından bu yana, elektrikli tırları dünya genelinde ticari trafikte 250 milyon kilometreden fazla yol kat etti. Bu başarı, karayolu taşımacılığının iklim üzerindeki etkisini azaltma çabalarında somut bir ilerlemeyi temsil ediyor. Dizel Tüketimi ve Emisyon Tasarrufu Bu mesafenin dizel yakıtla kat edilmesi durumunda 78 milyon litreden fazla dizel tüketimi gerekecekti. Elektrikli tırların kullanımı sayesinde egzoz borusundan kaynaklanan karbon dioksit emisyonları 213.000 ton azaltıldı. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm, bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Taşımacılık şirketlerinin elektrikli tır kullanmanın faydalarını günlük operasyonlarında nasıl benimsediğini görmek harika. Elektrikli tırlar emisyonları azaltıyor ve sürücüler için daha konforlu ve sessiz bir çalışma ortamı sağlıyor," dedi. Ancak Alm, elektrifikasyon geçişinin hala çok yavaş ilerlediğini vurguladı ve ekledi: "Tüm taşımacılık şirketleri için taşımacılığı karbonsuzlaştırmayı kârlı hale getirecek pazar koşullarından yoksunuz. Yollarda daha fazla elektrikli tır görmek istiyorsak bu değişmeli." Küresel Liderlik ve Gelecek Planları Volvo, bu segmentte lider konumda olup, 50 ülkedeki müşterilere 5.700'den fazla elektrikli tır teslim etti. Büyük Piyasalar: Volvo'nun elektrikli tırları için en büyük pazarlar Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç ve ABD'dir. Geniş Ürün Yelpazesi: Şirketin elektrikli tır portföyü, şehir içi dağıtımdan atık yönetimine, bölgesel taşımacılıktan inşaata kadar geniş bir uygulama yelpazesinin ihtiyaçlarını karşılayan sekiz modelden oluşuyor (FL Electric, FE Electric, FM Electric, FH Electric, VNR Electric vb.). Menzil Artışı: Volvo, 2026 yılında tek şarjla 600 km'ye kadar menzil sunan elektrikli bir ağır hizmet tırı piyasaya sürmeyi planlıyor. Volvo Trucks, karbonsuzlaştırma stratejisinde akülü-elektrikli ve yakıt hücreli elektrikli tırların yanı sıra, biyogaz ve hidrojen dahil olmak üzere yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara da yer veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaş Meyve Sebze ve Meyve Sebze Mamullerinde Yeni Hedef Norveç Haber

Yaş Meyve Sebze ve Meyve Sebze Mamullerinde Yeni Hedef Norveç

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin 2024 yılında Norveç’e gerçekleştirdiği 21 milyon dolarlık taze meyve sebze ve mamul ihracatını artırmak amacıyla Kuzey Avrupa ülkesi Norveç URGE Projesi kapsamında ticaret heyeti düzenledi. Ticaret Bakanlığı desteğiyle, sürdürülen “Turkish Fresh and Processed Fruits and Vegetables Cluster” isimli UR-GE Projesi kapsamında ilk pazarlama faaliyetlerini Nisan ayında İngiltere’ye yaptıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, ikinci etkinliklerini meyve sebze mamulleri ve taze meyve sebze sektörlerinde 10 firma temsilcisinin katılımıyla 19-23 Ekim 2025 tarihlerinde Norveç’e düzenledikleri bilgisini verdi. Norveç’te firma ve market ziyaretleri ile ikili iş görüşmeleri düzenlediklerini anlatan Uçak, “Norveçli ithalatçılarla 66 ikili iş görüşmesi yaptık. Norveç temaslarımızda Oslo Büyükelçimiz Gülin Dinç ve Oslo Ticaret Müşavirimiz Ceren Fırat heyetimize eşlik etti ve Norveç pazarıyla ilgili kritik bilgiler paylaştı. Üye firmalarımız açısından verimli bir organizasyon oldu. Norveç’e yeni ihracat bağlantılarının tohumlarını attık, önümüzdeki süreçte tohumların yeşermesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Balık: “Norveç pazarını yerinde gözlemledik” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Cengiz Balık ise; Oslo’da marketleri ziyaret ederek Norveç pazarındaki ürün çeşitliliğini, fiyat seviyelerini ve raf stratejilerini yerinde analiz etme olanağı bulduklarının altını çizdi. Norveç’in refah seviyesi yüksek bir ülke olduğuna dikkati çeken Balık, “Norveç’te 2024 yılında 21 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihraç etmişken 2025 yılının ilk 9 ayında ihracat 19 milyon dolara ulaştı. Norveç’e ihracatımızda kiraz, limon, nar, kuru domates, turşu ve salça ürünleri öne çıkan ürünler oldu. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerimizin Norveç’e ihracatlarının orta vadede 50 milyon dolara ulaşacağına inancımızı artıran bir ticaret heyeti organizasyonuna imza attık” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sektör Temsilcileri Otomotivin Dönüşümü Konferansında Buluştu Haber

Sektör Temsilcileri Otomotivin Dönüşümü Konferansında Buluştu

2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Elektrikli araçların ikinci eldeki sürecini, 1990’lı yıllarda Japon araçlarının ikinci elinin pazarda kabul görme sürecine benzetiyorum. Artık elektrikli araçlar ikinci elde hak ettiği değeri bulmaya başladı.” dedi. Otomotiv sektöründe İstanbul ve İzmir’deki “Terminal” konseptiyle ikinci el araç alım-satımına yepyeni bir bakış açısı kazandıran 2plan, bu yıl düzenlediği “Elektrikli Araç Konferansı”, “2.El Elektrikli Araç Günleri” ve “Otomotiv Zirvesi”nin ardından sektöre değer katan etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, İstanbul Etiler’deki 2plan Terminal’de düzenlenen “Otomotivin Dönüşümü Konferansı”, sektörün önde gelen profesyonellerini ve paydaşlarını bir araya getirdi. Garanti BBVA, OVOLT & Sharz.net, sigortaladım.com ve Pirelli markalarının katkılarıyla gerçekleştirilen konferans, 2plan’ın sektöre sağladığı değeri ve otomotivin geleceğine yönelik sektör paydaşlarıyla ortak bir yol haritası oluşturma vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Konferans kapsamında gerçekleştirilen panelde Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ CEO’su Ali Haydar Bozkurt, 2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu ve OVOLT & Sharz.net CEO’su Hakan Koca, otomotiv sektörünün geleceğini ve dönüşüm sürecini farklı perspektiflerden değerlendirdi. Ali Haydar Bozkurt: “Otomotivde dönüşüm 360 derece bir değişimi ifade ediyor” Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ CEO’su Ali Haydar Bozkurt, otomotiv sektöründeki dönüşümün yalnızca elektrifikasyonla sınırlı olmadığını belirterek, “Otomotiv 100 yıldır süregelen bir dönüşüm içerisinde. Elektrikli, hibrit, plug-in hibrit ve hidrojenli araçlar bu dönüşümün sadece bir parçası. Aslında üretim sistemlerinden müşteri davranışlarına kadar 360 derecelik bir değişim yaşanıyor.” dedi. Mobilite kavramının da tamamen değiştiğini vurgulayan Bozkurt, “Artık araç sahipliğinden çok mobilite çözümlerini konuşuyoruz. Belki 10-20 yıl sonra ihtiyaç duyduğumuz araç ya da ulaşım aracına abonelik sistemiyle erişeceğiz.” ifadelerini kullandı. Toyota’nın elektrifikasyon dönüşümüne de değinen Bozkurt, markanın tek bir teknolojiye (tam elektrikli) odaklanmak yerine hibrit, plug-in hibrit, hidrojenli ve konvansiyonel araçları içeren “çoklu mobilite stratejisini” benimsediğini kaydetti. Akio Toyoda’nın beş yıl önce elektrikli araçlara geçiş konusunda dünyanın “acele ettiğine” yönelik söyleminin bugün küresel ölçekte kabul gördüğüne dikkati çeken Bozkurt, Toyota’nın yaklaşımının, geçiş sürecini dengeli yönetmek ve pazar gelişimine ve ihtiyaçlarına göre esnek hareket edebilmek üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Türkiye’de elektrikli araç geçişinin zamana ihtiyaç duyduğunu anlatan Bozkurt, “Norveç gibi ülkeler hariç, büyük pazarlarda bu dönüşümün 2035’e kadar olgunlaşacağını öngörüyorum. Vergi yapısı ve tüketici alışkanlıkları da bu süreçte belirleyici olacak. Tüketicilerin yaşam tarzlarını ve ihtiyaçlarını gerçekçi biçimde değerlendirmesi gerekiyor. Düşünmeden elektrikli araç alıp sonrasında ‘ben bunu kullanamıyorum’ diyerek vazgeçenler de var. Bu geçişin oturması için en az 10 yıllık bir sürece ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Orhan Ülgür: “İkinci elde ‘güvenli alışverişi’ bir slogandan çıkarıp, deneyimlenebilir bir gerçekliğe dönüştürdük” 2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür ise Türkiye’de ikinci el otomotivde Terminal konseptinin bir ilk olduğunu belirterek, şunları söyledi: “İstanbul Etiler’de 50.000 metrekare, İzmir Balçova’da ise 35.000 metrekare alanda hizmet veren 2plan olarak, ikinci el araç pazarında profesyonel hizmet anlayışını benimsiyoruz. Dinlenme alanları, yeme-içme seçenekleri ve aile dostu bölümleriyle ziyaretçilere keyifli ve konforlu bir deneyim sunan 2plan Terminal’de sadece premium değil, her segmentten aracı tüketicilerle buluşturuyoruz. Deneyimli ekibimizle süreci uçtan uca yönetiyor; ekspertiz, özel teslimat prosedürü ve test sürüşü imkanı sunarak güvenli bir alışveriş deneyimi sağlıyoruz. Ayrıca herhangi bir sıfır araç markasının desteği olmadan, tamamen bağımsız ve tek marka olarak faaliyet gösteriyoruz. Bununla birlikte, ulusal ölçekte bir merkez haline gelmek ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde de aynı standartların uygulanmasını sağlamak üzere kurumsal bayilik sistemimizi oluşturuyoruz. Biz, ikinci elde ‘güvenli alışverişi’ bir slogandan çıkarıp, deneyimlenebilir bir gerçekliğe dönüştürdük.” “Elektrikli araçlar ikinci elde hak ettiği değeri bulmaya başladı” Orhan Ülgür, elektrikli araçların ikinci el piyasasında artık hak ettiği yeri bulmaya başladığını söyledi. Geçen yıl bu konuda ciddi soru işaretleri olduğunu hatırlatan Ülgür, “Herkes elektrikli ikinci elin alınıp alınmayacağı konusunda kararsızdı. Şubat ayında elektrikli araçlarla ilgili bir konferans, Nisan ayında da bir fuar düzenledik. Belki etkisi sınırlıydı ama farkındalık yaratmaya başladı. Sonrasında elektrikli araçlar ikinci elde işlem görmeye başladı ve son altı ayda ciddi bir ivme yakaladı. Biz de 2plan olarak satın alma birimimizde elektrikli araçlara daha fazla yer vermeye başladık.” dedi. Bazı markaların elektrikli ikinci el piyasasında öne çıktığını belirten Ülgür, “Elektrikli araçların ikinci eldeki sürecini, 1990’lı yıllarda Japon araçlarının pazarda kabul görme sürecine benzetiyorum. O dönem Japon arabalarının ikinci elini almak riskliydi ve işlem görmüyordu. Ancak belirli bir eşiği aştıktan sonra hızla satılmaya başladılar. Bugün de aynı durum elektrikli araçlar için geçerli. Artık ikinci elde işlem görüyorlar; bazı markalar 1-2 gün içinde satılıyor.” ifadelerini kullandı. Koray Öztopçu: “Z kuşağı finansman modellerini yeniden şekillendiriyor” Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu da yeni nesil tüketicilerin finansman tercihlerinin otomotiv sektörünü dönüştürdüğüne dikkati çekti. Öztopçu, “Z kuşağıyla birlikte satın alma alışkanlıkları değişiyor. Artık kullanıcılar çevrimiçi kanallardan araçlarını seçip kişiselleştiriyor. Bizim görevimiz de onlara krediye hızlı ve dijital erişim sağlamak. Elektrikli araçlarla birlikte bu dönüşüm daha da hız kazandı.” açıklamasında bulundu. Türkiye’de bireysel olarak kredilendirilebilen elektrikli model sayısının henüz sınırlı olduğunu belirten Öztopçu, “Amacımız, bireysel ve tüzel müşterilerimizin Garanti BBVA uygulaması ya da markaların kendi web siteleri üzerinden onaylı kredi limitlerine ulaşabilmesini sağlamak.” diye konuştu. Hakan Koca: “Şarj altyapısında şirketlerin birleşmesi gerekiyor” OVOLT & Sharz.net CEO’su Hakan Koca ise Türkiye’deki şarj altyapısının hızla büyüdüğünü ancak sürdürülebilirlik açısından konsolidasyon gerektiğini ifade etti. “Şu anda 180 lisanslı şirket var. Ancak küçük ölçekli, sınırlı bölgelerde faaliyet gösteren çok sayıda işletme mevcut. Bu yapı uzun vadede sürdürülebilir değil. Otoritelerle bu konuyu görüşüyoruz. Daha kaliteli hizmet sunabilmek için şirketlerin birleşmesi ya da konsolide olması gerekecek. Aksi halde bu iş sürdürülemez hale gelir.” diyen Koca, şarj sektörünün birleşmeler yoluyla güçleneceğini vurguladı. Hakan Koca, Türkiye genelinde 33 bin 500’ün üzerinde şarj soketi bulunduğunu belirterek, “Bu ekosistemde satıcılar, finansman sağlayıcılar kazanıyor ama tek kazanamayan sektör elektrik şarj işi yapanlar. Çünkü çok sayıda şirket, az sayıda araç var. Bu yüzden araç sayısını büyütmek önemli burada.” şeklinde sözlerini tamamladı. 2plan, etkinlik serileriyle fark yaratıyor 2plan, düzenlediği etkinliklerle yalnızca bilgi paylaşımı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda tüketiciyle doğrudan temas kurabileceği, birebir etkileşim ortamları sunarak pazardaki dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yılın Şubat ve Nisan aylarında İstanbul’da düzenlediği “Elektrikli Araç Konferansı” ve Türkiye’de bir ilk olan “2. El Elektrikli Araç Günleri” etkinliklerinin yanı sıra, Mayıs ayında İzmir’de gerçekleştirdiği “Otomotiv Zirvesi” ile sektörde fark yaratan 2plan, önümüzdeki dönemde de farklı temalarda hayata geçireceği organizasyonlarla otomotiv sektörünün paydaşlarını ve tüketicileri bir araya getirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Europcar’ın Türkiyeden sonra Norveç temsilciliği de FDN Grubu’na emanet Haber

Europcar’ın Türkiyeden sonra Norveç temsilciliği de FDN Grubu’na emanet

Avrupa’nın en büyük araç kiralama şirketi Europcar Mobility Group’un Türkiye temsilciliğini 2002 yılından beri yürüten Faz Oto Kiralama A.Ş.’yi bünyesinde bulunduran FDN Grubu; alanında yaptığı öncü atılımlarla global arenada yeni bir atılıma imza atarak Europcar Norveç’in franchise haklarını resmi olarak devraldı. Europcar Mobility Group yönetimiyle yürütülen kapsamlı değerlendirme sonucunda, 13 aday arasından öne çıkan FDN Grubu’nun tercih edilmesinde, şirketin güçlü sektörel temsil yeteneği ve pazardaki güvenilir konumu etkili oldu. 1.5 yılda 2 milyar TL yatırım hedefi Norveç operasyonunda ölçek ekonomisi, optimizasyon ve müşteri memnuniyetine odaklanarak 2026 ve sonrasında güçlü bir büyüme hedeflediklerini aktaran FDN Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Europcar Türkiye CEO’su Fırat Fidan, ‘’ Europcar’ın Türkiye’den sonra Norveç operasyonunu da üstlenerek grubun global büyümesinde önemli bir adım attık. Bu gurur verici başarıda, güçlü vizyonumuz ve ekip olarak ortaya koyduğumuz özverili çalışma büyük rol oynadı. Önümüzdeki 1.5 yıllık dönemde yaklaşık 2 milyar TL’ lik bir yatırım hedefliyoruz. Aynı dönem içerisinde Türkiye’de izlediğimiz başarılı stratejiyi Norveç’e aktararak güçlü bir franchise ağı kurmayı planlıyoruz. Norveç, son yıllarda artan turist ilgisiyle Avrupa’nın kendi nüfusundan daha fazla turist misafir eden nadir ülkelerinden biri haline geldi. Ülkede turizmin yıllık büyüme oranının yaklaşık yüzde 13 seviyesinde olması, enflasyonun yüzde 3 ve ülke büyüme hızının ise yüzde 3.5 olarak gerçekleşmesi yatırım kararımızı daha cazip kılıyor.’’ dedi. Europcar Mobility Group CEO’su Sebastian Birkel ise şu değerlendirmede bulundu:‘’ Sektördeki 35 yılı aşkın tecrübesi, kaliteye koşulsuz bağlılığı ve operasyonel mükemmelliği ile FDN Grubu’nu, Norveç’teki yeni franchise ortağımız olarak aramızda görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. 2002 yılından bu yana Europcar markasını Türkiye’de temsil eden FDN Grubu, Avrupa’nın en rekabetçi pazarlarından birinde sergilediği üstün ticari performans ve müşteri odaklı yaklaşımıyla yetkinliğini defalarca kanıtladı. Grubun Norveç’teki yeniden konumlandırma sürecini üstlenmesiyle, markamızın bizim için stratejik İskandinav pazarında kısa sürede güçlü bir konum elde edeceğine güvenimiz tam’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.