Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Norveç

Kapsül Haber Ajansı - Norveç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Norveç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baba ve Kızın Vespa ile Nordkapp Yolculuğu TEGV Çocuklarına Umut Oluyor Haber

Baba ve Kızın Vespa ile Nordkapp Yolculuğu TEGV Çocuklarına Umut Oluyor

Gürhan Pizan ve 15 yaşındaki kızı Türkan Pizan, Cumhuriyetin ilke ve değerleri ışığında çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) çocukları için Vespa motosikletleriyle yola çıkıyor. 10 Haziran’da İstanbul’dan yola çıkacak olan ikili, 12 Haziran’da İtalya Garda Gölü’nde olacak. 13 Haziran sabahı ise Vespa motosikletleriyle yaklaşık 4.500 km’lik çok özel bir yolculuğa başlayacaklar. 7 ülke geçecek olan baba kız Avrupa’nın karayoluyla ulaşılan en uç noktası, Kuzey Kutup Dairesi’ndeki Nordkapp’a ulaşacak. Yürütülen “Umuda Vespa” bağış kampanyası kapsamında TEGV’e yapılan bağışlarla çocukların nitelikli eğitim desteğine erişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Garda Gölü’nden başlayacak yolculuk boyunca 7 ülke geçilecek Eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek için yapılacak yolculuk, Türkiye’den başlayıp Yunanistan üzerinden Avrupa’ya uzanacak. Ardından İtalya’daki Nordkapp Classic Raid organizasyonuna katılacak ekip, Garda Gölü’nden başlayarak; Almanya, Danimarka, İsveç ve Finlandiya üzerinden Norveç’in kuzeyine ilerleyecek. Toplam 7 ülkeyi kapsayan rota boyunca baba-kız, zorlu hava koşulları, uzun yollar ve Kuzey Kutup Dairesi’nin sert doğa şartlarıyla nitelikli eğitime destek motivasyonuyla mücadele edecek. Yolculuğun en dikkat çekici detaylarından biri ise kullanılacak motosiklet: 2018 model Vespa GTS. Dünyanın dört bir yanından motosiklet sürücülerinin ulaşmayı hayal ettiği Nordkapp rotası; Norveç fiyortlarının zorlu yolları, hava şartları ve uzun sürüş etaplarıyla biliniyor. “Bazen, bir Vespa’nın sesi, bir çocuğun geleceğini aydınlatır” Baba Gürhan Pizan ve kızı Türkan Pizan, yolculukla ilgili şunları söylüyor: “10 Haziran’da İstanbul’dan yola çıkıyoruz. 13 Haziran sabahı, Vespa motosikletimizle yaklaşık 4.500 km’lik çok özel bir yolculuğa TEGV çocukları için başlayacağız. 7 ülke geçerek, zorlukları, yorgunluğu, soğuğu ve rüzgârı aşarak Avrupa’nın karayoluyla ulaşılan en uç noktası, Kuzey Kutup Dairesi’ndeki Nordkapp’a ulaşmayı hedefliyoruz. Ama bu yolculuk sadece bir macera değil. Bu yol, eğitim için açılıyor. Bu yol boyunca, Vespa’nın her tekerleği döndüğünde, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) için bağış toplanmasını diliyoruz. Bir Vespa… Bir baba ve bir kız… Ama birçok çocuğun hayatına dokunabilecek bir umut. Biz kilometreleri aşarken, sizlerin desteğiyle bir çocuğun defteri dolacak, bir çocuğun hayali büyüyecek, bir çocuğun geleceği değişecek. Biz dünyanın sonuna gidiyoruz. Ama belki de bir başlangıcın tam ortasındayız. Eğer bu yolculukta bize eşlik etmek, her kilometreyi bir umuda dönüştürmek isterseniz, TEGV’e yapacağınız bağışlarla bu hikâyenin bir parçası olabilirsiniz. Çünkü bazen, bir Vespa’nın sesi, bir çocuğun geleceğini aydınlatır.” “Umuda Vespa” kampanyasına destek vermek isteyenler TEGV web sitesi www.tegv.org’u ziyaret ederek bağışlarıyla destek olabiliyor. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) hakkında: Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), başta Suna Kıraç olmak üzere, eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu. İlköğretim çağındaki çocuklara okul dışı saatlerde ücretsiz eğitim desteği vermeye odaklanan TEGV, yıllar içinde Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu. TEGV 2009 yılında Bakanlar Kurulu tarafından “izin almadan yardım toplama” hakkına sahip vakıflardan biri olarak tanındı. Vakıf Türkiye genelinde halen 24 ilde 6 Eğitim Parkı, 30 Öğrenim Birimi ve 21 Ateşböceği ile toplam 57 etkinlik noktasında çocuklara nitelikli eğitim desteği vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kongsberg Maritime Borsaya Açıldı: Oslo’da İşlem Görmeye Başladı Haber

Kongsberg Maritime Borsaya Açıldı: Oslo’da İşlem Görmeye Başladı

Norveç merkezli denizcilik teknolojileri şirketi Kongsberg Maritime ASA, bugün itibarıyla Euronext Oslo Borsası’nda işlem görmeye başladı. “KMAR” koduyla listelenen şirket, Kongsberg Gruppen ASA’dan ayrılarak bağımsız bir yapı altında faaliyet gösterecek. Şirketin CEO’su Lisa Edvardsen Haugan, halka arz sürecini “tarihî bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Haugan, “200 yılı aşkın inovasyon geçmişine sahip bir şirket olarak yeni bir sayfa açıyoruz. Ekibimizle birlikte bu yeni döneme hazırız” ifadelerini kullandı. Bağımsız yapı ile hız ve odak artacak Kongsberg Maritime, dünya genelinde 35 ülkede faaliyet gösteriyor ve 8.300’ün üzerinde çalışanı bulunuyor. Şirket; ticari gemi taşımacılığı, offshore, balıkçılık ve savunma denizcilik segmentlerinde geniş bir müşteri portföyüne hizmet veriyor. Bağımsız bir şirket olarak daha çevik hareket edebileceklerini vurgulayan Haugan, “Müşteriye yakınlığımız, operasyonel bilgi birikimimiz ve teknolojiyi gerçek değere dönüştürme yetkinliğimiz en büyük gücümüz. Bu yeni yapı ile stratejik odağımızı keskinleştirerek kilit pazarlarda büyümeyi hızlandıracağız” dedi. 30 binden fazla gemide aktif teknoloji Küresel denizcilik sektöründe dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm hız kazanırken, Kongsberg Maritime bu değişimin önemli aktörlerinden biri olarak konumlanıyor. Şirketin çözümleri bugün dünya genelinde 30 binden fazla gemide kullanılıyor. Bu rakam, küresel filonun yaklaşık üçte birine karşılık geliyor. Artan talebe dikkat çeken Haugan, “Güvenliği artıran, verimliliği yükselten ve sürdürülebilirliği destekleyen çözümlere yönelik talep güçlü şekilde devam ediyor. Amacımız, küresel denizcilik sektörünün lider teknoloji ortaklarından biri olmak” diye konuştu. Güçlü sipariş defteriyle piyasaya giriş Kongsberg Maritime, güçlü sipariş portföyü, oturmuş pazar konumu ve net büyüme stratejisiyle halka arz sürecine giriyor. Şirket yönetimi, yeni dönemde inovasyon yatırımlarını artırarak denizcilik teknolojilerinde sınırları zorlamayı hedefliyor. Haugan, “Bu kilometre taşı, dünya genelindeki ekiplerimizin bilgi birikimi ve emeğinin bir sonucu. Müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte denizcilikte mümkün olanın sınırlarını zorlamaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı Haber

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ve Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş’un da katılım sağladığı etkinlikte Borsa İstanbul’un önde gelen 25 şirketinden 70’i aşkın temsilci yerli ve yabancı 30’dan fazla portföy yönetim şirketinin 70’in üzerinde temsilcisiyle iki gün boyunca 170’ten fazla toplantı gerçekleştirerek yatırım kararlarına etki edecek bilgi alışverişinde bulundu. İki gün süren etkinliğin ikinci gününde düzenlenen özel oturumda katılımcılara “Küresel Belirsizliği Yönetmek” başlıkla sunumuyla seslenen T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye ekonomisi için beklentilerini ve yol haritasını katılımcılarla paylaştı. Özel oturumda gerçekleşen açılış konuşmasında duygularını paylaşan Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş “Türkiye Sermaye Piyasalarında hareket ve heyecan hiç eksik olmaz. Ancak bugün, küresel piyasaların çok daha karmaşık ve zorlu olduğu ortamda bir araya geldik. Bununla birlikte, şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz toplantıların katılımcılara farklı bakış açıları sunan, kilit sorulara ışık tutan son derece verimli bir zemin oluşturduğuna inanıyorum. Sayın Bakan Mehmet Şimşek’e, aramızda bulunarak bizleri onurlandırdığı için en içten teşekkürlerimizi sunmak isterim. Kendisini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu yıl, Borsa İstanbul’da işlem gören 25 şirketten yaklaşık 70 temsilciyi; Avusturya, Estonya, Yunanistan, Macaristan, Norveç, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve elbette Türkiye’den 31 portföy yönetim şirketini temsilen yaklaşık 70 fon yöneticisini ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Konferans boyunca 170’in üzerinde bire bir ve grup toplantısının gerçekleşmesi bekleniyor — ki bu sayı geçen yıl 130’du. Bu artış, Türkiye’nin kurumsal dünyasına yönelik ilginin ve etkileşimin giderek güçlendiğinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle, bugüne kadar bu platformun oluşmasına ve gelişmesine katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza—gerek geçmişte görev yapanlara gerek hâlen aramızda bulunanlara—yürekten teşekkür etmek isterim” dedi. 20 yıldır Türkiye Sermaye Piyasaları’na önemli katkılar sunan Türkiye Outlook Conference Serisi geçmişten bugüne ağırladığı yüzlerce farklı kurum ve kuruluştan bini aşkın katılımcıyla Türkiye Sermaye Piyasalarına katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Candela P-12’den Tarihi Yolculuk: Dünyanın En Uzun Elektrikli Deniz Seferi Tamamlandı Haber

Candela P-12’den Tarihi Yolculuk: Dünyanın En Uzun Elektrikli Deniz Seferi Tamamlandı

Elektrikli deniz taşımacılığında menzil ve altyapı sınırları aşılmaya başladı. Dünyanın ilk elektrikli hidrofoil yolcu feribotu Candela P-12, İsveç’in Göteborg kentinden Norveç’in başkenti Oslo’ya uzanan 160 deniz millik seferi başarıyla tamamlayarak, bir elektrikli yolcu gemisiyle gerçekleştirilen en uzun deniz yolculuğu rekorunu kırdı. Hidrofoil Teknolojisi Oyunun Kurallarını Değiştiriyor Candela P-12’nin başarısının arkasında, gövdenin altına yerleştirilen bilgisayar kontrollü su altı kanatları (hidrofoil) bulunuyor. Bu sistem, tekneyi suyun üzerine kaldırarak sürtünmeyi büyük ölçüde azaltıyor ve enerji tüketimini geleneksel gemilere kıyasla yaklaşık yüzde 80 düşürüyor. Bu sayede P-12, 20 knot üzerindeki hızlarda uzun mesafeleri düşük enerjiyle kat edebiliyor. En Hızlı Elektrikli Yolcu Gemisi Stockholm’de toplu taşımada halihazırda kullanılan Candela P-12, 25 knot servis hızına, Testlerde 30 knot üzeri maksimum hıza, Tek şarjla 40 deniz miline kadar menzile ulaşabilen dünyanın en hızlı elektrikli yolcu gemisi konumunda. Norveç’teki Sistemlerle Net Karşılaştırma Oslo’da kullanılan mevcut elektrikli feribotlar, genellikle kısa ve sabit hatlarda çalışıyor. Örneğin Oslo’nun en hızlı elektrikli yolcu feribotu m/s Baronen, yalnızca 10 deniz millik bir hatta hizmet veriyor ve her sefer sonunda megavatlarca kapasiteli batarya konteynerlerinin değiştirilmesine ihtiyaç duyuyor. Bu batarya değiştirme altyapısının maliyeti ise yüz milyonlarca Norveç kronunu buluyor ve sistemin yaygınlaşması gecikmeler nedeniyle sınırlı kalıyor. Standart Şarjla Uzun Yol Candela P-12 ise bu pahalı altyapıya ihtiyaç duymuyor. Yolculuk sırasında gemi, İsveç’te mevcut DC hızlı şarj istasyonlarından, Sabit altyapının olmadığı noktalarda ise taşınabilir 360 kW’lık mobil şarj sistemiyle şarj edildi. Mobil sistem, bir Ford F-150 Lightning elektrikli pick-up tarafından çekildi. “Asıl Gizli Maliyet Şarj Altyapısı” Candela proje mühendisi Gabriele De Mattia, yolculuğun önemini şu sözlerle özetledi: “Elektrikli gemilerde asıl gizli maliyet, şarj altyapısıdır. Megavat seviyesinde şarj sistemleri, bazı bölgelerde geminin kendisi kadar pahalıya mal olabiliyor. Candela P-12’nin farkı, hızlı şarj olabilmesi ve her yerde çalışabilmesi.” Üç Günde, 200 Euro’nun Biraz Üzerinde Sefer üç gün sürdü ve çeşitli duraklarda tanıtım ile şarj molaları verildi. Yolculuğun sonunda Oslo’da yetkililer ve medya tarafından karşılanan Candela P-12, dikkat çekici bir veriyi de ortaya koydu: ???? Dünyanın en uzun elektrikli deniz yolculuğunun toplam elektrik maliyeti 200 Euro’nun biraz üzerinde kaldı. Elektrikli Denizcilikte Yeni Dönem Artan maliyetler nedeniyle Norveç’te elektrikli denizcilik projelerine yönelik eleştiriler yükselirken, Candela P-12’nin gerçekleştirdiği bu sefer, daha esnek, daha ucuz ve daha verimli bir alternatifin mümkün olduğunu net biçimde ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstrinin Buluşma Noktası Rekor İlgiyle 20. Yılını Kutluyor Haber

Endüstrinin Buluşma Noktası Rekor İlgiyle 20. Yılını Kutluyor

Norveç endüstri dünyasının önemli buluşma noktalarından biri olan Industriens Markedsplass, 2026 yılında 20. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. TESS tarafından organize edilen ve bakım–onarım, üretim ve endüstriyel hizmetler alanında ülkenin tek ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan etkinlik, bu yıl rekor düzeyde katılımcı ilgisiyle dikkat çekiyor. Mart ayında Unity Arena’da düzenlenecek fuar için hem ziyaretçi hem de katılımcı firma başvuruları şimdiden yoğunluk kazanmış durumda. Geçtiğimiz yıl 177 firmanın yer aldığı organizasyon, bugüne kadarki en yüksek katılımcı sayısına ulaşmıştı. 2026 yılı için gelen başvurular ise bu rekorun aşılabileceğine işaret ediyor. Fuara Olan İlgi Üç Günlük Organizasyonu Getirdi Artan talep doğrultusunda fuar süresi bu yıl iki günden üç güne çıkarıldı. TESS Pazarlama Müdürü Eve Åshaug Jacobsen, ilginin beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek şunları söyledi: “Şu ana kadar gelen başvurular, geçen yılın önünde ilerlediğimizi gösteriyor. Unity Arena neredeyse yetersiz kalacak noktaya geldi ancak yeni katılımcılar için hâlâ yerimiz var.” 20 Yıllık Birikim, Daha Geniş Bir İçerik “Daha da İyi” sloganıyla düzenlenen 2026 edisyonu, yalnızca ürün sergilemenin ötesine geçerek; bilgi paylaşımı, profesyonel diyalog ve iş birliklerini artırmaya odaklanan kapsamlı bir platform sunuyor. Fuarda, kara sanayisi, enerji, su ürünleri yetiştiriciliği, inşaat ve kamu sektörü gibi birçok alandan profesyonel bir araya geliyor. Fuara ilk kez 1998 yılında katılan bazı köklü firmalar, 20. yılda da yerlerini koruyor. USAG, Linde, Cejn, Knipex, Uno X ve Avery Dennison gibi sektörün önde gelen tedarikçileri, organizasyonun en başından bu yana katılım gösteren markalar arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra her yıl yeni firmaların da fuara dahil olması, etkinliğin güncelliğini ve geleceğe dönük yapısını güçlendiriyor. Dijital ve Otomasyon Çözümleri Öne Çıkıyor Ziyaretçiler; verimli ve maliyet odaklı işletme çözümlerinin yanı sıra dijitalleşme ve otomasyon alanındaki yenilikleri de yakından inceleme fırsatı bulacak. İnsansız depolardan tam otomatik sipariş ve tedarik sistemlerine kadar uzanan çözümler, fuarın dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. TESS’ten Sektöre Uzun Vadeli Katkı TESS, 1998 yılında Norveç’in ilk ulusal bakım ve onarım ürünleri fuarını düzenleyerek sektörde öncü bir rol üstlendi. Bugün Industriens Markedsplass adıyla düzenlenen organizasyon, 20. yılını doldururken Unity Arena’nın tamamını kapsayan büyük bir etkinliğe dönüşmüş durumda. TESS Kurucusu ve CEO’su Erik Jølberg, fuarın sektöre sağladığı değeri şu sözlerle özetliyor: “Burası sadece ürünlerin sergilendiği bir alan değil; aynı zamanda bilgi edinilen, ilişkilerin güçlendiği ve uzun vadeli iş birliklerinin temellerinin atıldığı bir platform.” Jølberg ayrıca TESS’in sahiplik yapısına da dikkat çekerek, şirketin çalışanlar ve çocuklar–gençler yararına faaliyet gösteren bir vakıf tarafından sahiplenilmesinin, kurumsal duruşlarını şekillendirdiğini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek Haber

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY; öncü ekonomilerin politikalarını belirleyen unsurlardan nadir toprak elementlerine (NTE’ler) yönelik araştırma sonuçlarını yayımladı. Araştırma; nadir toprak elementlerinin modern teknolojiler için önemi ve Çin’in küresel tedarik zincirindeki baskın rolü ile bu konudaki jeopolitik ve ekonomik riskleri vurguluyor. Araştırmaya göre; Çin’in, stratejik varlık olarak sınıflandırdığı nadir toprak elementleri alanındaki hakimiyeti devam ediyor. Avrupa Bölgesi ise alternatif kaynaklar ve geri dönüşüm stratejileriyle nadir toprak elementlerine bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. 2026 sonuna kadar nadir toprak elementlerini temsil eden 17 elementin 12'si için ihracat lisansı getirilebileceği belirtiliyor. Listeye yeni elementler eklenmediği takdirde, Çin’in, bugün yalnızca yedi NTE ürününde uyguladığı düzenleyici kontrol kapsamının daha da genişleyeceği, bu durumun, AB’nin kritik mineral olarak tanımladığı hammaddelere erişimini daha da zorlaştıracağı ifade ediliyor. Küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik artıyor Nadir toprak elementleri, periyodik cetveldeki 21, 39 ve 57-71 numarasına sahip eşsiz manyetik, ışık yayan ve elektrokimyasal özelliklerine sahip 17 elementten oluşuyor. Modern teknolojilerde yeni ve geniş bir kullanım alanına sahip olan nadir toprak elementleri fiziksel, manyetik ve kimyasal özellikleri sebebiyle günlük yaşamda önemli bir rol oynuyor. Burada özellikle, dış enerjiye ihtiyaç duymadan manyetik özelliklerini süresiz olarak koruyan mıknatısların rolü büyük öneme sahip ve küresel NTE talebinin 2023 yılı rakamlarına göre yüzde 45’ini oluşturuyor. Nadir toprak elementleri; akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, hibrit otomobil, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri gibi pek çok yüksek teknoloji ürününün yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılıyor. Örneğin; jet motorları, füze savunma mekanizmaları, uzay tabanlı uydular ve iletişim sistemlerinde bu elementlerin yer aldığı biliniyor. Araştırmaya göre; yeşil enerji teknolojileri, gelişmiş elektronik ve savunma uygulamaları, nadir toprak elementlerine (NTE) olan talebi hızla artırıyor. Özellikle, küresel ölçekte mıknatıs kullanım hacminin önümüzdeki 10 yılda %9 büyümesi öngörülüyor. Çin, küresel NTE üretiminin %70’ini ve rafinasyon işlemlerinin %90’ını kontrol ediyor. Ayrıca sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminde (PETRM) de %94 paya sahip. Araştırmada, jeopolitik risklere de dikkat çekiliyor. Çin’in, 2025’te yedi tip NTE için ihracat kontrolleri getirmesi ve yıl sonunda beş ek element için kontrolleri askıya almasının küresel tedarik zinciri güvenliği endişelerini artırdığı ifade ediliyor. Öte yandan tedarik güvenliği endişeleri nedeniyle NTE şirketlerinin piyasa değerinin 2025’in ilk 10 ayında %175 arttığı; bu artışın enerji ve teknoloji devlerini geride bıraktığı görülüyor. 2025 yılı ilk 10 ayında piyasa değeri %175 arttı Avrupa, Çin'in ham nadir toprak elementleri ve kalıcı mıknatıslar ihracatı için en önemli destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Almanya, İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa, modern teknolojinin vazgeçilmezi olarak görülen bu elementleri Çin’den ithal ediyor. Söz konusu lisans süreçleri, Avrupa’da üretim duraksamalarına yol açabiliyor. Çin, NTE rezervlerinin %50’sini elinde tutsa da Brezilya, Hindistan, Avustralya ve Orta Asya’da bu alana yönelik yeni projeler geliştiriliyor. Avrupa’da İsveç, Norveç, Finlandiya ve Polonya gibi ülkeler stratejik maden ve rafineri yatırımlarına yöneliyor. AB stratejik hammaddeleri geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor NTE’ler, jeolojik olarak nadir olduklarından değil, genellikle yoğun ve işletilebilir cevher yataklarında bulunmamasından dolayı bu isimle anılıyor. Prometyum hariç tüm nadir toprak elementlerinin, ortalama olarak dünyada gümüş, altın veya platinden daha bol bulunduğu ifade ediliyor. Kimyasal olarak birbirlerine çok benzemeleri, bu elementlerin çıkarım süreçlerini teknik ve ekonomik açıdan güçleştiriyor. NTE’lerin büyük ölçekli üretimi önemli miktarda su ve enerji kullanımını gerektirebiliyor; ayrıca kimyasal sızıntı riski ile uranyum ve toryum gibi nadir toprak mineralleriyle birlikte doğal olarak bulunan radyoaktif elementlerin açığa çıkması gibi çevresel riskler de ortaya çıkabiliyor. Avrupa Birliği bu kapsamda 2030’a kadar stratejik hammaddelerin %25’ini geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor. Ancak yeni madenlerin devreye alınması 8–10 yıl, rafinerilerin kurulması ise 5 yıl sürebiliyor. Merkez Avrupa ve Türkiye AB’nin NTE tedariğinde önemli bir avantaja sahip Merkezi Avrupa Bölgesi ülkeleri AB sanayisinin ihtiyaç duyduğu nadir toprak elementleri tedariğinde önemli bir avantaja sahip. Örneğin, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da keşfedilen yeni NTE oksit rezervleri tahmini 11 milyon ton üretimle AB’nin NTE ihtiyacının üçte birini karşılayabilir. Ülkemizde ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklamalarına göre, Eskişehir Beylikova ve Sivrihisar ilçeleri arasında yer alan sahada 694 milyon ton rezerve sahip nadir toprak elementi (NTE) bulunuyor. Tahminler, bu maden sahasının Çin'deki 800 milyon tonluk "Bayan Obo" sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezervi olduğunu gösteriyor. Bakanlık, Ekim 2024'te nadir toprak elementleri çıkarma ve işleme konusunda bilgi paylaşımı, madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi ve ortak yatırımların yapılması için Çin ile "Doğal Kaynaklar ve Madencı̇lı̇k Alanlarında İşbı̇rlı̇ğı̇ne İlı̇şkı̇n Mutabakat Zaptı" imzaladı. EY Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Nadir toprak elementleri, enerji, teknoloji, mobilite, savunma ve endüstriyel üretim sektörlerinin görünmez omurgasını oluşturuyor. Artan jeopolitik gelişmeler, küresel talebin ciddi büyümesi ve stratejik ulusal çıkarlar ülkelerin stratejik planlamalarını ve yatırımcıların ajandalarındaki öncelikleri yeniden şekillendiriyor. Türkiye, hem Asya ve Avrupa arasındaki coğrafi konumu, hem gelişen sanayi altyapısı hem de nadir toprak elementleri rezervleri ile bu dönüşümde daha etkin bir rol üstlenebilir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, elektrikli araç ekosistemimiz ve savunma sanayimiz NTE arz güvenliğini artık bir rekabet avantajı değil, zorunlu bir stratejik gereklilik haline getiriyor. Bu nedenle nadir toprak elementleri değer zinciri boyunca sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın aktif rol oynaması, AR-GE yatırımları ve teşvikleri ile ekosistemin büyütülmesi ve bilgi birikiminin artırılması kritik önem taşıyor. Böylece, nadir toprak elementleri ile yatırılacak ekonomik değer ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacak ve AB ile olan ticari iş birliğimizin daha da sağlamlaşmasını sağlayacaktır. Yakın zamanda, Türkiye’de nadir toprak elementleri değer zincirinde rol alan yeni yatırımlar, girişimler ve kamu-özel sektör iş birliklerini göreceğimizi tahmin ediyoruz. EY-Parthenon olarak, küresel ve bölgesel bilgi birikimimizle bu alanda sektörünün öncüsü müşterilerimize stratejiden uygulamaya uçtan uca hizmet vermeye ve rekabet avantajı yaratmaya devam ediyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pernod Ricard Kuzey Avrupa’nın Finansal Yönetimi Bir Türk’e Emanet Haber

Pernod Ricard Kuzey Avrupa’nın Finansal Yönetimi Bir Türk’e Emanet

Pernod Ricard, global liderlik yapılanması kapsamında dikkat çekici bir atamaya imza attı. Şirketin Afrika – Orta Doğu Bölgesi’nde CFO olarak görev yapan Nevzat Akkız, 1 Ocak 2026 itibarıyla Pernod Ricard Kuzey Avrupa CFO’su pozisyonuna getirildi. Böylece, şirketin en stratejik bölgelerinden birinin finansal yönetimi ilk kez bir Türk yöneticiye emanet edilmiş oldu. Akkız, yeni görevi kapsamında Pernod Ricard Kuzey Avrupa CEO’su Julien Hémard’a bağlı olarak çalışacak ve bölgenin Yönetim Komitesi’nde yer alacak. Bu kapsamda; finansal stratejilerin belirlenmesi, performans yönetiminin güçlendirilmesi ve şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunun hayata geçirilmesi gibi kritik sorumluluklar üstlenecek. Pernod Ricard’ın Kuzey Avrupa bölgesi, şirketin global yapısında ağırlığı en yüksek pazarlardan bazılarını barındırıyor. Bölge; Almanya, Birleşik Krallık, Benelux (Belçika, Hollanda, Lüksemburg), İsviçre, Avusturya, İrlanda ile Nordik ülkeleri (Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç) kapsıyor. Nevzat Akkız, bu geniş ve stratejik coğrafyanın finansal yönetiminden sorumlu olacak. Bu atama, yalnızca Pernod Ricard’ın küresel operasyonlarında önemli bir sorumluluğun üstlenilmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda Türkiye’den yetişen yöneticilerin uluslararası arenada üstlendikleri liderlik rollerinin geldiği noktayı da güçlü şekilde ortaya koyuyor.

Volvo Elektrikli Tırları 250 Milyon Kilometreyi Aştı: 213.000 Ton CO2 Azaltımı! Haber

Volvo Elektrikli Tırları 250 Milyon Kilometreyi Aştı: 213.000 Ton CO2 Azaltımı!

GÖTEBORG, İSVEÇ – Kamyon sektörünün elektrifikasyonunda liderliğini sürdüren Volvo Trucks, önemli bir kilometre taşını duyurdu. Şirketin ilk modellerini piyasaya sürdüğü 2019 yılından bu yana, elektrikli tırları dünya genelinde ticari trafikte 250 milyon kilometreden fazla yol kat etti. Bu başarı, karayolu taşımacılığının iklim üzerindeki etkisini azaltma çabalarında somut bir ilerlemeyi temsil ediyor. Dizel Tüketimi ve Emisyon Tasarrufu Bu mesafenin dizel yakıtla kat edilmesi durumunda 78 milyon litreden fazla dizel tüketimi gerekecekti. Elektrikli tırların kullanımı sayesinde egzoz borusundan kaynaklanan karbon dioksit emisyonları 213.000 ton azaltıldı. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm, bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Taşımacılık şirketlerinin elektrikli tır kullanmanın faydalarını günlük operasyonlarında nasıl benimsediğini görmek harika. Elektrikli tırlar emisyonları azaltıyor ve sürücüler için daha konforlu ve sessiz bir çalışma ortamı sağlıyor," dedi. Ancak Alm, elektrifikasyon geçişinin hala çok yavaş ilerlediğini vurguladı ve ekledi: "Tüm taşımacılık şirketleri için taşımacılığı karbonsuzlaştırmayı kârlı hale getirecek pazar koşullarından yoksunuz. Yollarda daha fazla elektrikli tır görmek istiyorsak bu değişmeli." Küresel Liderlik ve Gelecek Planları Volvo, bu segmentte lider konumda olup, 50 ülkedeki müşterilere 5.700'den fazla elektrikli tır teslim etti. Büyük Piyasalar: Volvo'nun elektrikli tırları için en büyük pazarlar Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç ve ABD'dir. Geniş Ürün Yelpazesi: Şirketin elektrikli tır portföyü, şehir içi dağıtımdan atık yönetimine, bölgesel taşımacılıktan inşaata kadar geniş bir uygulama yelpazesinin ihtiyaçlarını karşılayan sekiz modelden oluşuyor (FL Electric, FE Electric, FM Electric, FH Electric, VNR Electric vb.). Menzil Artışı: Volvo, 2026 yılında tek şarjla 600 km'ye kadar menzil sunan elektrikli bir ağır hizmet tırı piyasaya sürmeyi planlıyor. Volvo Trucks, karbonsuzlaştırma stratejisinde akülü-elektrikli ve yakıt hücreli elektrikli tırların yanı sıra, biyogaz ve hidrojen dahil olmak üzere yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara da yer veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.