Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nppes

Kapsül Haber Ajansı - Nppes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nppes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İleri Nükleer Teknolojilerde Türk-Fransız İş Birliği Haber

İleri Nükleer Teknolojilerde Türk-Fransız İş Birliği

ThorAtom ve INFINITIX arasındaki iyi niyet protokolü, İstanbul’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle, Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği tarafından düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi – NPPES kapsamında İstanbul’da imzalandı. İmza törenine, FİGES ve ThorAtom Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tarık Öğüt ile INFINITIX Kurucusu ve Başkanı Jean-Luc Alexandre katıldı. EMEA Bölgesi için güçlü bir teknoloji geliştirme kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz FİGES ve ThorAtom Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tarık Öğüt, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “FİGES Grup şirketi ThorAtom olarak Türkiye’de 4. nesil nükleer reaktörler geliştiren tek özel şirketiz. INFINITIX ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, geliştirdiğimiz teknolojilerin hayata geçirilme sürecini hızlandıracak ve hedeflerimize daha etkin şekilde ulaşmamıza katkı sağlayacak. İş birliğimiz kapsamında ergimiş tuz reaktörleri ekosistemi, ileri nükleer yakıt altyapıları, yakıt çevrimi ve sürdürülebilirlik çözümleri üzerinde çalışacağız. Hedefimiz, başta Türkiye olmak üzere Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde küçük modüler reaktör (SMR) ölçeğinde ergimiş tuz reaktörleri alanında güçlü bir teknoloji geliştirme kapasitesi oluşturmak.” “Türkiye’nin nükleer teknoloji merkezi olma potansiyeline inanıyoruz” INFINITIX Kurucusu ve Başkanı Jean-Luc Alexandre ise iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “İleri nesil ergimiş tuz reaktörlerinin geliştirilmesine odaklanan Türkiye’deki öncü aktörlerden ThorAtom ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin bölgesel bir ileri nükleer teknoloji merkezi olma potansiyeline inanıyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadede önemli teknolojik ve endüstriyel çıktılar üretmesini bekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nükleer Çağ İstanbul’da Şekilleniyor Haber

Yeni Nükleer Çağ İstanbul’da Şekilleniyor

12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde başladı. Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen Zirve, bu yıl “Yeni Nükleer Çağ: Sanayiyi, İnovasyonu ve Net Sıfır Hedeflerini Güçlendirmek” temasıyla hayata geçiriliyor. İki gün sürecek Zirve, nükleer enerji alanında küresel ölçekte teknoloji üreticilerini, karar vericileri, alanında uzman konuşmacıları ve yerli sanayicileri bir araya getiriyor. NPPES’in açılışında; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, SNPTC Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min, AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose ve Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei konuşma yaptı. “Nükleer Enerji Bir Tercih Değil, Zorunluluktur” T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı NPPES’in açılışında şunları aktardı: “NPPES’i yalnızca bir sektör toplantısı olarak değil; ülkemizin nükleer enerji yol haritasını, sanayi kabiliyetini, teknoloji geliştirme hedefini ve uluslararası iş birliklerini birlikte değerlendirebileceğimiz stratejik bir platform olarak görmekteyiz. Hedefimiz; 2035 yılına kadar 7,2 GW ve 2053 yılına kadar ise en az 20 GW nükleer kapasiteye ulaşmaktır. Bizim için nükleer enerji bir tercih değil; enerji arz güvenliği, ithal kaynaklara olan bağımlılığın ve karbon emisyonunun azaltımı, yüksek teknoloji gelişimi, güçlü bir sanayi ekosistem, nitelikli yeni işgücü ve enerji bağımsızlığı açısından bir zorunluluktur. Bu yıl içinde Akkuyu santralimizden ilk elektrik üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Akkuyu’ya ek olarak biri Sinop ilimiz ve diğeri Trakya bölgemizde iki konvansiyonel nükleer santral projemizi daha hayata geçirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Akkuyu Projemizde özellikle yerlileştirme alanında önemli bir seviyeye ulaştık. Bugün itibarıyla Akkuyu’da 300’den fazla yerli firmamız; inşaat, malzeme ve ekipman tedariki ile test, sertifikasyon ve mühendislik hizmetlerinde yer almakta olup, yaklaşık 12 milyar ABD doları iş hacmine ulaşmıştır. Akkuyu projemizde edindiğimiz yerli sanayi katkısını ve insan kaynağı gelişimini yeni projelerde daha ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Konvansiyonel nükleer santrallerin yanı sıra SMR’lar da ülkemizin enerji stratejisinde kritik bir öneme sahiptir. Bu teknolojilere yönelik temel hedefimiz; 2053 yılına kadar en az 5 GW SMR kapasitesine ulaşmak; bu SMR’ları da kendi tasarlayan, üreten, işleten ve ihraç eden bir ülke olmaktır.” Türkiye’nin ilk tematik nükleer teknoparkı İTÜ’de kurulacak İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal: “NPPES’in İTÜ’de yapılması, Türkiye’nin nükleer teknolojiyi sadece sahip olan ya da kullanan değil, aynı zamanda bu alanda kendi yetkinliğini hem insan kaynağı hem de ekosistem oluşturma açısından geliştirmeye kararlı bir ülke olduğunun göstergesidir.” Türkiye'nin ilk tematik teknoparkının nükleer temasıyla İTÜ'de kurulacağını dile getiren Prof. Dr. Mandal, “Bu bizim için büyük bir heyecan ama bundan daha da fazlası önemli bir sorumluluk. Bunun yalnızca İTÜ’nün insan kaynağıyla sınırlı kalmaması, tüm ekosistemi kapsayacak şekilde gelişmesi önemli” dedi. Prof. Dr. Mandal, Türkiye’nin kendi kendine yeten nükleer teknolojiye sahip olması için Nükleer Teknoloji Araştırma Merkezi’nin kurulması çalışmalarının stratejik rolüne de değindi. “İkili ilişkilerimizin 100. yılında sivil nükleer enerjiyi Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni sütunlarından biri haline getirelim” ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally ise şunları aktardı: “Yapay zeka ve veri merkezi altyapılarının Türkiye’de hızla büyümesi, nükleer enerjiye yönelik talebin yeni ve önemli bir kaynağını oluşturmaktadır. Bu gelişme, tüm ekosistemin büyümesini hızlandırabilir. Türkiye, SMR’ların devreye alınmasını mümkün kılacak kural ve düzenlemeleri geliştirme yönünde çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar kritik önemdedir ve Amerika Birleşik Devletleri bunu desteklemekten gurur duymaktadır. Türkiye, sivil nükleer enerji alanında yüksek kaliteli araştırmalar yürüten seçkin üniversitelere sahiptir. ABD–Türkiye akademik ve araştırma değişim programları zaten ilişkimizin dinamik bir parçasıdır ve Amerika Birleşik Devletleri bu bağların daha da güçlendirilmesi için net bir fırsat görmektedir.” Lally sözlerine şöyle devam etti: “Nükleer ekosistem için nükleer sertifikasyona sahip elektrikçiler, kaynakçılar ve boru tesisatçılarına da ihtiyaç vardır. Türkiye’deki teknik ve meslek okullarının bu iş gücünü yetiştirebilmek için müfredatlarını güncellemesi gerekecektir. ABD bunu teşvik etmektedir; çünkü nitelikli bir Türk iş gücü yalnızca Türkiye için değil, burada yatırım yapmak isteyen tüm Amerikan şirketleri için de faydalıdır. Önümüzdeki yıl ikili ilişkilerimizin 100. yılını kutlarken, sivil nükleer enerjiyi de Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni ve stratejik sütunlarından biri haline getirelim.” Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza ise şunları paylaştı: “Kanada, yetmiş yılı aşkın süredir küresel nükleer endüstrinin şekillenmesine katkı sağlamaktadır. Uranyum üretimi ve yakıt hizmetlerinden reaktör tasarımına, işletmeden güvenlik, düzenleme ve araştırma faaliyetlerine kadar nükleer değer zincirinin neredeyse her aşamasında Kanadalılar önemli roller üstlenmiştir. Küresel nükleer rönesansın, Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde benzeri görülmemiş fırsatlar yarattığının farkındayız. Aynı zamanda Türkiye’nin sanayi altyapısının, mühendislik kapasitesinin ve üretim sektörünün sahip olduğu etkileyici yetkinlikleri de takdir ediyoruz. Kanada, ister ortak inovasyon çalışmaları, ister tedarik zinciri ortaklıkları, iş gücünün geliştirilmesi, araştırma iş birlikleri, yerlileştirme faaliyetleri ya da uzun vadeli endüstriyel iş birlikleri yoluyla olsun, en başarılı nükleer projelerin tüm taraflara fayda sağlayan projeler olduğuna inanmaktadır.” ASO Başkanı: “Yerli Sanayi Nükleer Tedarik Zincirinin Parçası Olmalı” Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç NPPES 2026’daki konuşmasında şunları paylaştı: “Nükleer enerji; enerji arz güvenliğini destekleyen, yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve uluslararası iş birlikleriyle sanayi ekosistemini ileriye taşıyan stratejik bir kalkınma platformudur. Enerji güvenliği, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşümün aynı anda yaşandığı bir dönemde nükleer enerji, düşük karbonlu yapısı, yüksek kapasite faktörü ve kesintisiz arz güvenliğiyle yeniden küresel gündemin merkezine yerleşmiştir. ABD’den Çin’e, Fransa’dan Güney Kore’ye kadar birçok ülke yeni yatırımlara yönelirken, Türkiye de Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya’da planlanan santraller ve SMR’ları kapsayan bütüncül bir nükleer program yürütmektedir. Hedefimiz 2050’ye kadar 20 GW nükleer kurulu güce ulaşmak ve bunun en az 5 GW’ını küçük modüler reaktörlerden karşılamaktır. Akkuyu ile nükleer enerjiyle tanıştık, Sinop ile nükleer teknolojiye ortak olmalıyız. Bugün Akkuyu’da yerlilik oranı yüzde 55’e yaklaşmıştır. Ancak bu potansiyel kendiliğinden katma değere dönüşmemektedir; bu nedenle yerli katkının sistematik bir yaklaşımla yönetilmesi kritik önemdedir. ASO tarafından NÜKSAK ve NETBİS bu amaçla geliştirilmiş yapılardır; hedefimiz Anadolu firmalarının nükleer kalite standartlarında küresel tedarik zincirine dahil olmasını sağlamaktır. 12’nci Nükleer Santraller Zirvesi’nin de bu kapsamda yeni iş birliklerine, yeni yatırımlara ve ülkemizin nükleer enerji hedeflerine güçlü katkılar sunacağına inanıyorum.” Türkiye’yi Nükleer Ekosistem Ülkesine Dönüştürmeyi Hedefliyoruz Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi “Nükleer enerji; sanayi, dijitalleşme, yapay zeka, veri merkezleri, ileri tıp, tarım teknolojileri, uzay çalışmaları ve izotop üretimi gibi geleceğin kritik alanlarını besleyen; ekonomik kalkınma, teknolojik dönüşüm ve stratejik bağımsızlığın temel unsurlarından biri haline geldi. Türkiye olarak bizim de hedefimiz net: Türkiye’yi yalnızca enerji tüketen bir ülke olmaktan çıkarıp, üretim yapan, teknoloji geliştiren ve ihracat gerçekleştiren bir nükleer ekosistem ülkesine dönüştürebilmek. Akkuyu NGS ile başladığımız nükleer enerji yolculuğumuza Sinop ve Trakya’daki yeni yatırımlar ve SMR projeleriyle devam ediyoruz. SMR teknolojilerinin; ileri imalat, modüler üretim ve ihracat kapasitesi açısından Türkiye için stratejik bir fırsat alanı olduğuna inanıyoruz. Arz güvenliği ve baz yük kapasitesi açısından kritik rol oynayacak nükleer güç santrallerinin yerlileştirme politikalarında, sanayicilerimizin uzmanlıklarıyla yüksek katma değerli üretim fırsatları yakalayacağına inanıyorum” diye konuştu. Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko ise şunları ifade etti: “2026 yılını 1. Ünitenin devreye alma yılı yapmak için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. 1. Ünitedeki inşaat faaliyetleri tamamlandı. Reaktöre simüle edilmiş yakıt demetlerini yükledik ve reaktör montajını tamamladık. Şu anda, ünitenin sonraki devreye alma aşamalarına hazır olduğundan emin olmak için gerekli ayarlama işlemlerinden biri olan soğuk hidrolik testleri gerçekleştiriyoruz. Bugün 1. Ünitede tamamlamakta olduğumuz tüm bu aşamalar, diğer üç ünitenin de aynı yolu izlemesinin önünü açıyor. Ayrıca 2. Ünitede ön devreye alma çalışmalarına başlamak için gerekli izni aldık. Bu da şantiyenin tamamında çalışmaların tam hızla sürdüğünü gösteriyor. Nükleer enerjinin yalnızca istikrarlı ve düşük karbonlu bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda iklim ve altyapı alanlarındaki zorluklara çözüm sunan teknolojik bir platform olduğunu vurgulayan Dedusenko, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda nükleer enerjinin iklim gündemindeki rolüne ilişkin tartışmaların daha odaklı hale gelmesi büyük önem taşıyor. Bizim için önemli olan, bu tür çözümlerin halihazırda mevcut olduğunu, pratik uygulamalara sahip bulunduğunu ve belirli ülkelerin ve bölgelerin ihtiyaçlarına uyarlanabildiğini ortaya koyabilmektir.” Türkiye’de 100 Yıllık Ortaklık Geliştirmeyi Hedefliyoruz AtkinsRéalis’in 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose şunları söyledi:“Dünyanın nükleer enerji için yeni bir döneme, bir rönesansa girdiğine inanıyoruz. Kanada Hükümeti’ne ait CANDU teknolojisi; başarıyla inşa edilebilen, işletilebilen, modernize edilebilen ve uzun vadede sürdürülebilen bir teknoloji olduğunu kanıtlamıştır. CANDU’yu farklı kılan en önemli unsurlardan biri yerelleştirme kabiliyetidir; yerelleştirme yalnızca bir tedarik stratejisi değil, aynı zamanda bir ülke inşa etme stratejisidir. Artık mesele yalnızca elektrik satın almak değildir. Asıl mesele; yerli sanayiyi geliştirerek, nitelikli iş gücü oluşturarak, mühendisler yetiştirerek, yerli üretimi destekleyerek ve uzun vadeli bir nükleer ekosistem kurarak ulusal yetkinlik oluşturmaktır. Türkiye’nin nükleer enerji hedefleri bu açıdan son derece önemlidir. Türkiye’deki paydaşlarla 100 yıllık bir ortaklık geliştirmeyi ve sürdürülebilir bir nükleer ekosistem ile tedarik zinciri ekonomisinin temellerini atmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Türk tedarik zincirlerinin inşaat, işletme, bakım ve modernizasyon faaliyetlerine entegre edilmesi, Türk şirketlerinin nükleer tedarikçi olarak yetkilendirilmesi ve üniversiteler ile araştırma kurumlarıyla iş birlikleri yoluyla insan kaynağının geliştirilmesi yer almaktadır. Kanada’da bir CANDU reaktörünün ekipman ve bileşenlerinin yüzde 85’inden fazlası yerli üreticiler tarafından sağlanabilmektedir. Bu model, 250’den fazla şirketten oluşan bir tedarik zincirini ve yaklaşık 90 bin istihdamı desteklemektedir. Benzer bir modeli Türkiye’de de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Çinli SNPTC’den Türkiye’ye Nükleer Teknoloji ve Eğitim Desteği Mesajı Dünya standartlarında nükleer teknolojilerini, kapsamlı proje yönetimi deneyimlerini ve güvenli ve verimli işletme konusundaki güçlü geçmişlerini Türkiye ile paylaşmaya hazır olduklarını ifade eden Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Nükleer Enerji Teknoloji Kurumu (SNPTC) Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min ise şunları paylaştı: “Çin Devlet Enerji Yatırım Kurumu (SPIC) olarak yerelleştirmenin ortak büyüme ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir taahhüt olduğuna inanıyoruz. Nükleer Sanayi Derneği ile iş birliği içinde Türkiye’de güçlü bir yerel nükleer tedarik zinciri oluşturmayı arzu ediyoruz. İleri nükleer teknolojilerin transferi, nükleer bileşenlerin yerel üretiminin desteklenmesi ve Türk mühendisler ile teknisyenlere kapsamlı eğitim programları sunulması alanlarında geniş bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin kendi nükleer yetkinliklerini geliştirmesine, yüksek nitelikli istihdam yaratmasına ve sanayi inovasyonunu teşvik etmesine katkı sağlamaya hazırız. Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei ise şunlara dikkat çekti “Romanya’da Cernavodă Nükleer Santrali’nde CANDU teknolojisi otuz yılı aşkın süredir güçlü bir güvenlik kültürü ve uluslararası düzeyde tanınan performansıyla işletiliyor. Nükleer sektörde tedarik zinciri ikincil bir konu değildir. Güvenlik, maliyet kontrolü, takvim disiplini ve kamu güveninin bir parçasıdır. Romanya’da şunu öğrendik: yerlileştirme yalnızca yerli içerik hedefi değildir. Gerçek yerlileştirme, nükleer kalite güvence sistemini, dokümantasyonu, izlenebilirliği, güvenlik kültürünü ve uzun vadeli sorumluluğu anlayan nitelikli yetkinliktir. Eğitim, denetim, sertifikasyon, deneyim aktarımı ve tekrarlı performans gerektirir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kanada'nın Nükleer Enerji Devleri Türk Sanayicileriyle İş Birliği Fırsatlarını Görüşecek Haber

Kanada'nın Nükleer Enerji Devleri Türk Sanayicileriyle İş Birliği Fırsatlarını Görüşecek

Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali projesi için adı öne çıkan Kanada’nın nükleer enerji sektörü temsilcileri, 30 Haziran – 1 Temmuz 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES’te Türk sanayicileriyle bir araya gelecek. Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında, Kanada’nın geliştirdiği ve farklı ülkelerde kullanılan CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir tedarik zinciri toplantısı düzenlenecek. Toplantıda, teknoloji hakkında kapsamlı bilgi paylaşılacak ve Türk sanayisinin uluslararası nükleer projelerde üstlenebileceği roller ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği tarafından ortak bir iş birliği oturumu da gerçekleştirilecek. Oturumda Türkiye ve yakın coğrafyadaki ülkelerde planlanan nükleer enerji yatırımlarında yerli sanayinin katılım olanakları ele alınacak CANDU teknolojisi Türkiye’nin gündeminde Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Kanada’nın nükleer enerji alanında dünyanın en köklü teknoloji geliştiricilerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Kanada tarafından geliştirilen CANDU teknolojisi bugün Kanada'nın yanı sıra Güney Kore, Romanya, Çin ve Arjantin gibi ülkelerde başarıyla işletilen reaktörlerde kullanılıyor. Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali projesi kapsamında adı gündeme gelen bu teknolojinin temsilcilerinin NPPES'e yoğun katılım göstermesi, Türk sanayisinin küresel nükleer tedarik zincirine entegrasyonu açısından önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de son yıllarda oluşan nükleer sanayi kapasitesinin uluslararası projelerde daha fazla yer alabilmesi için bu tür temasları son derece değerli buluyoruz” diye konuştu. Kanada’dan katılacak firmalar arasında, nükleer enerjide dünya lideri mühendislik ve proje yönetimi şirketi olan AtkinsRéalis ile Nükleer Sanayi Derneği Üyesi Nuclean’ın çok yakında iş birliği yaptığı BWX Technologies’in iştiraki Kinectrics gibi sektörün önde gelen temsilcileri yer alacak. 12. Nükleer Santraller Zirvesi hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz www.nuclearpowerplantssummit.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Sinop Nükleer Santrali İçin Gündemdeki Candu Teknolojisi NPPES'te Tanıtılacak Haber

Sinop Nükleer Santrali İçin Gündemdeki Candu Teknolojisi NPPES'te Tanıtılacak

Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında, Kanada’nın geliştirdiği ve farklı ülkelerde kullanılan CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir tedarik zinciri toplantısı düzenlenecek. Toplantıda, teknoloji hakkında kapsamlı bilgi paylaşılacak ve Türk sanayisinin uluslararası nükleer projelerde üstlenebileceği roller ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği tarafından ortak bir iş birliği oturumu da gerçekleştirilecek. Oturumda Türkiye ve yakın coğrafyadaki ülkelerde planlanan nükleer enerji yatırımlarında yerli sanayinin katılım olanakları ele alınacak. CANDU teknolojisi Türkiye’nin gündeminde Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Kanada’nın nükleer enerji alanında dünyanın en köklü teknoloji geliştiricilerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Kanada tarafından geliştirilen CANDU teknolojisi bugün Kanada'nın yanı sıra Güney Kore, Romanya, Çin ve Arjantin gibi ülkelerde başarıyla işletilen reaktörlerde kullanılıyor. Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali projesi kapsamında adı gündeme gelen bu teknolojinin temsilcilerinin NPPES'e yoğun katılım göstermesi, Türk sanayisinin küresel nükleer tedarik zincirine entegrasyonu açısından önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de son yıllarda oluşan nükleer sanayi kapasitesinin uluslararası projelerde daha fazla yer alabilmesi için bu tür temasları son derece değerli buluyoruz” diye konuştu. Kanada’dan katılacak firmalar arasında, nükleer enerjide dünya lideri mühendislik ve proje yönetimi şirketi olan AtkinsRéalis ile Nükleer Sanayi Derneği Üyesi Nuclean’ın çok yakında iş birliği yaptığı BWX Technologies’in iştiraki Kinectrics gibi sektörün önde gelen temsilcileri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

12. Nükleer Santraller Zirvesi 30 Haziran’da Başlıyor Haber

12. Nükleer Santraller Zirvesi 30 Haziran’da Başlıyor

Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını 30 Haziran – 1 Temmuz 2026 tarihlerinde İstanbul’da bir araya getirecek. Karar vericiler, kamu temsilcileri, uluslararası teknoloji sağlayıcıları, yerli sanayi kuruluşları, akademisyenler ve nükleer enerji uzmanlarının katılımıyla gerçekleşecek NPPES’i binin üzerinde katılımcının ziyaret etmesi bekleniyor. COP31 öncesinde gerçekleştirilecek zirvede, nükleer enerjinin küresel iklim hedeflerine ulaşmadaki rolü, küçük modüler reaktörler (SMR), nükleer tedarik zincirleri ve Türkiye’nin nükleer teknoloji geliştirme vizyonu masaya yatırılacak. Fuar alanında ise nükleer enerjinin global alandaki önemli oyuncuları en yeni teknolojik çözümlerini sergileyecek. Kanada ile nükleer tedarik zinciri iş birlikleri masaya yatırılacak Türkiye’nin ikinci nükleer santral projesiyle yakından ilgilenen Kanadalı sektör temsilcilerinin yoğun katılım göstereceği NPPES'te, Kanada’nın geliştirdiği CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir ‘CANDU Tedarik Zinciri Toplantısı’ düzenlenecek. Ayrıca Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği’nin gerçekleştireceği iş birliği oturumunda, Türkiye ve bölge ülkelerindeki nükleer enerji projelerinde ortaya çıkan yeni fırsatlar ve tedarik zinciri olanakları değerlendirilecek. Türk sanayicilerine nükleer enerjide tedarikçi olma fırsatı sunuyor NPPES’in Türk sanayisi için stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç şunları aktardı: “Nükleer enerji projeleri yalnızca enerji üretimi açısından değil, yüksek teknolojiye dayalı sanayi ekosisteminin gelişimi açısından da büyük önem taşıyor. NPPES, nükleer güç santrali projelerinde yerli tedarik oranını artırmayı amaçlayan ASO Nükleer Sanayi Kümelenmesi (NÜKSAK) üyelerimiz başta olmak üzere Türk sanayicileri için önemli fırsatlar sunuyor. Zirve, Türk sanayicilerinin yalnızca Türkiye’deki değil, Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’daki yeni nükleer enerji yatırımlarında da tedarikçi olarak konumlanmasına zemin hazırlıyor. Kurulacak iş birlikleri ve uluslararası temaslar sayesinde yerli firmalarımızın küresel nükleer tedarik zincirlerinden daha fazla pay almasına ve rekabet gücünü artırmasına katkı sunuyor.” Türkiye nükleer enerjide bölgesel üs olma yolunda Nükleer Santraller Zirvesi’nin bu yıl birçok ülkenin sektörel derneği tarafından desteklendiğine dikkat çeken Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi; “Kanada, Kore, İtalya, Bulgaristan ve Çin'in önde gelen nükleer enerji kuruluşlarının NPPES'i desteklemesi, Türkiye’nin uluslararası nükleer ekosistemde giderek daha görünür bir konuma geldiğini gösteriyor. Türkiye'nin hedefi yalnızca nükleerden enerji üreten bir ülke olmak değil; teknoloji geliştiren, yüksek katma değerli üretim yapan ve bölgesel nükleer tedarik zincirlerinin önemli oyuncularından biri haline gelmek. NPPES, bu hedef doğrultusunda uluslararası iş birliklerinin ve yeni yatırım fırsatlarının şekillendiği önemli bir platform olmayı 12 yıldır sürdürüyor. COP31’e giden süreçte net sıfır emisyonlu bir gelecek inşa etmek istiyorsak, tüm düşük karbonlu enerji kaynaklarını birlikte değerlendirmek zorundayız. Nükleer enerji; yenilenebilir kaynakların tamamlayıcısı olarak, sanayinin rekabetçiliğini artıran, enerji arz güvenliğini güçlendiren ve iklim hedeflerine ulaşmayı mümkün kılan stratejik bir alan. NPPES’te, Türkiye’nin bu dönüşümde nasıl daha güçlü bir rol üstlenebileceğini tüm paydaşlarla birlikte değerlendireceğiz.” Zirve’deki oturumlardan bazıları şöyle; Teknoloji Kullanan Bir Ülkeden Teknoloji Geliştiren Bir Ülkeye: Türkiye’nin Ulusal Nükleer Reaktör Girişimi, COP31’e Giden Yolda: Küresel Net Sıfır Hedeflerine Ulaşmada Nükleer Enerjinin Vazgeçilmez Rolü, Küresel Nükleer Enerji Büyümesini Desteklemek İçin Nükleer Tedarik Zincirlerinde Ortak İş Birliği, Nükleer Projelerde Risklerin Azaltılması ve Yeni Nesil Finansman Mekanizmalarının Değerlendirilmesi, Gelişmiş Reaktörler ve 4. Nesil Reaktör Teknolojileri. INPPES Fuarcılık tarafından hayata geçirilen 12. Nükleer Santraller Zirvesi, bu yıl Kanada Nükleer Derneği (CNA), Yeni Nükleer İzleme Enstitüsü (New Nuclear Watch Institute - NNWI), Kore Uluslararası İş Birliği Nükleer Derneği (KNA), İtalyan Nükleer Derneği (AIN), Bulgar Atom Forumu (BULATOM) ve Çin Nükleer Enerji Derneği tarafından resmi olarak da destekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.