Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nükleer Enerji

Kapsül Haber Ajansı - Nükleer Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akkuyu NGS’nin Su-kimya Laboratuvarı Bağımsız Uzman Değerlendirmesinden Geçti Haber

Akkuyu NGS’nin Su-kimya Laboratuvarı Bağımsız Uzman Değerlendirmesinden Geçti

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) kimya bölümüne bağlı Su-Kimya Laboratuvarı, yüksek ölçüm kalitesi ve uzmanlık seviyesini bağımsız bir değerlendirmeyle doğruladı. Laboratuvar uzmanları, nükleer güç santralinin işletme döneminde kullanılacak suyun yanı sıra güç ünitelerinin devreye alınması hazırlıkları kapsamında ekipman temizleme süreçlerinde kullanılacak suyun yüksek hassasiyetli analizlerini yapıyorlar. Uluslararası karşılaştırmalı laboratuvar değerlendirmesi sonucunda Akkuyu NGS Su-Kimya Laboratuvarı, uluslararası düzeyde “En İyi Uygulama Laboratuvarı” olarak tanındı. Bağımsız denetim sürecinin başarıyla tamamlanması, üretim kaynaklı çevresel kontrol alanında uluslararası TS EN ISO/IEC 17025:2017 “Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği için Genel Şartlar” standardına uygun olarak akreditasyon hazırlıkları açısından önemli bir aşamayı oluşturdu. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bir nükleer güç santrali için su, teknolojik sistemler kadar stratejik öneme sahiptir. Su-Kimya Laboratuvarımızın ölçümlerine ilişkin bağımsız değerlendirme sonuçları, kalite kontrol sistemimizi dünya çapındaki en iyi uygulamalar seviyesinde yapılandırdığımızı gösteriyor. Bu sonuç, Akkuyu NGS’de güvenlik kültürünün santralin işletmeye alınmasına hazırlık sürecinde etkin biçimde oluşturulduğunun bir başka göstergesidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rosatom, Macaristan’daki Paks-2 Nükleer Güç Santrali’nin Yeni Ünitesinde İnşaat Çalışmalarına Başladı  Haber

Rosatom, Macaristan’daki Paks-2 Nükleer Güç Santrali’nin Yeni Ünitesinde İnşaat Çalışmalarına Başladı 

Sahada düzenlenen törene, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó ve Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev de katıldı. Reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başlanması, UAEA standartlarına göre tesisin “inşa halindeki nükleer güç santrali” statüsüne geçtiği anlamına geliyor. Bu aşamaya geçilmesi, Macaristan’ın nükleer enerji alanındaki gelişimi açısından kilit bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca, nükleer enerjinin barışçıl kullanımında Macaristan ve Rusya arasında 1956 yılında başlayan iş birliğinin istikrarlı biçimde sürdüğünü de teyit ediyor. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün Macaristan’ın nükleer enerji alanında atılan bu simgesel adım, ülkelerimiz arasında zaman içinde tesis edilen yapıcı ilişkileri açıkça ortaya koyuyor. Paks-2 NGS, uzun yıllara dayanan iş birliğimizin doğal bir devamı niteliğinde. Macaristan açısından Paks-2 NGS hiç şüphesiz ülkeye büyük kazanım sağlayacak ve ulusal ekonominin gelişimini destekleyecek stratejik bir adımdır. Rosatom için ise bu proje, nükleer sektördeki lider konumumuzun bir kez daha teyit eden ve Rus sanayisinin gelişimine sunulan önemli bir katkıdır.” Macaristan Atom Enerjisi Kurumu (HAE), 4 Kasım 2025 tarihinde, Paks-2 NGS’nin 5. Güç Ünitesi’nin temelinde ilk beton dökümünün başlatılmasına ve nükleer ada kapsamındaki binaların inşasına olanak tanıyan izinleri verdi. 2022 yılında verilen ana inşaat lisansına ek olarak düzenlenen bu lisanslar, projenin nükleer güvenlik alanında geçerli olan katı uluslararası, Avrupa ve ulusal nükleer güvenlik gerekliliklerine tam uyum sağladığını teyit ediyor. Aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin birlikte kullanıldığı bütüncül güvenlik yaklaşımı, tüm standartların eksiksiz şekilde karşılanmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede Haber

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede

Eurostat verilerine göre, nükleer enerjiyle elektrik üreten AB üyesi 12 ülkenin toplam üretimi 649 bin 524 gigavat-saat olarak kaydedildi. Bu rakam, 2023 yılına kıyasla yüzde 4,8’lik artış anlamına geliyor. Fransa Nükleer Enerjide Açık Ara Lider 2024 yılında nükleer elektriğe en fazla bağımlı ülke Fransa oldu. Ülke, elektrik üretiminin yüzde 67,3’ünü nükleer santrallerden karşıladı. Bu oran, Fransa’yı AB genelinde açık ara ilk sıraya taşıdı. Uzmanlar, Fransa’nın uzun yıllardır sürdürdüğü nükleer enerji politikalarının bu liderlikte belirleyici olduğunu vurguluyor. Bulgaristan ve Orta Avrupa Ülkeleri Aynı Grupta Bulgaristan, 2024 yılında 15 bin 777 gigavat-saat nükleer elektrik üretti. Bu üretim seviyesiyle Bulgaristan; Macaristan, Belçika, Finlandiya ve Çekya ile birlikte, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını nükleer enerjiden karşılayan ülkeler grubunda yer aldı. Enerji Güvenliği ve Karbonsuzlaşma Etkisi AB’de nükleer enerji üretimindeki artışta, enerji arz güvenliği, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve iklim hedefleri önemli rol oynuyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji politikalarını yeniden şekillendiren birçok ülke, nükleer enerjiyi düşük karbonlu ve istikrarlı bir kaynak olarak öne çıkarıyor. Nükleer Enerji Tartışmaları Sürüyor Her ne kadar üretim artışı dikkat çekse de, nükleer enerjinin atık yönetimi, santral güvenliği ve yüksek maliyetler gibi başlıklardaki tartışmalar AB gündeminde yer almaya devam ediyor. Buna rağmen, 2024 verileri nükleer enerjinin Avrupa’nın enerji denklemindeki ağırlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya’daki Üniversite Öğrencilerinden Akkuyu NGS Sahasına Ziyaret Haber

Konya’daki Üniversite Öğrencilerinden Akkuyu NGS Sahasına Ziyaret

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasını, Konya’daki üniversitelerin mühendislik bölümlerinde eğitim gören öğrenciler ziyaret etti. Ziyarette Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ile Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi’nden öğrenciler yer aldı. Akkuyu NGS sahası ziyareti, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin katkılarıyla hayata geçirilen “Gençlik Enerjisi” devlet programı kapsamında yapıldı. Öğrenciler, Türkiye’nin nükleer santral işletme personelini yetiştirmek amacıyla kurulan ilk eğitim merkezi olan Akkuyu NGS Eğitim Merkezi’ni ziyaret ettiler. Merkezde, güç ünitesinin kontrol sistemlerini birebir simüle eden analitik ve tam ölçekli simülatörler yer alıyor. Katılımcılar ayrıca nükleer güç santralinin panoramik manzarasının görüldüğü seyir tepesini de ziyaret etti. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. uzmanları konuklara, santralin inşasında kullanılan temel teknolojik çözümlerin yanı sıra projenin bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına katkılarından bahsetti. Ziyarette insan kaynağı yetiştirilmesi ve genç uzmanlar için mesleki gelişim olanakları üzerinde de duruldu. Türk mühendisler, Akkuyu NGS personel yetiştirme programı kapsamında Rusya’nın önde gelen teknik üniversitelerinde aldıkları eğitim deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Öğrencilerin Akkuyu NGS ile ilgili bilgilendirme ziyaretleri düzenli olarak yapılıyor. Türk tarafıyla iş birliği içinde yaptığımız bu etkinlikler, genç uzmanları modern enerji, mühendislik meslekleri ve ülkede ilk kez hayata geçirilen projenin ölçeği hakkında kapsamlı bir şekilde bilgilendirmeyi amaçlıyor. Akkuyu NGS ziyareti, geleceğin mühendislerine bir nükleer güç santralinin çalışma prensipleri hakkında benzersiz bir fikir edinme ve belki de gelecekteki mesleki faaliyetlerini gelecek vaat eden bir sektör olan nükleer enerji ile birleştirme kararı alma fırsatı sunuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROSATOM Çin’deki Tianwan NGS’nin Yeni Güç Ünitesi İçin İlk Yakıtı Teslim Etti Haber

ROSATOM Çin’deki Tianwan NGS’nin Yeni Güç Ünitesi İçin İlk Yakıtı Teslim Etti

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un yakıt şirketi TVEL, Çin’in Jiangsu eyaletinde bulunan Tianwan Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 7. ünitesindeki VVER-1200 reaktörüne yüklenecek ilk nükleer yakıtı teslim etti. İlk yakıt ve yedek olarak tedarik edilen belirli sayıdaki yakıt demetini içeren nükleer yakıt, Rosatom’un yakıt şirketine bağlı Novosibirsk Kimyasal Konsantre Fabrikası’nda (NZHK A.Ş.) üretildi. Sevkiyat, Rus tasarımı 3+ nesil VVER-1200 reaktörleri baz alınarak inşa edilen Tianwan NGS’nin 7. ve 8. ünitelerinin yakıt tedarikine yönelik TVEL A.Ş. ile yapılan sözleşme kapsamında gerçekleştirildi. Bu sevkiyat, VVER-1200 reaktörleri için Rus nükleer yakıtının Çin’e tedarik edilmesindeki ilk deneyim oldu. Daha önce Novosibirsk’ten Çin’e, Tianwan NGS bünyesinde işletmede olan dört adet VVER-1000 reaktörü için yakıt gönderiliyordu. Eş zamanlı olarak, Sichuan eyaletindeki Yibin yakıt fabrikasında, TVEL A.Ş. lisansı altında ve Rus bileşenleri kullanılarak VVER-1000 yakıt demetlerinin üretimi yerelleştirildi. Şu an aynı fabrikada VVER-1200 reaktörleri için yakıt üretiminin yerelleştirilmesi süreci tamamlanıyor. Çin’de, Tianwan NGS’nin 7. ve 8. ünitelerinin yanı sıra ülkenin kuzeydoğusundaki Liaoning eyaletinde bulunan Xudapu NGS’nin 3. ve 4. üniteleri de dahil olmak üzere toplam dört yeni VVER-1200 reaktörü inşa ediliyor. Bu projeler, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı alanındaki kapsamlı Rus-Çin devletlerarası iş birliği programının bir parçasını oluşturuyor. TVEL A.Ş. Ticaret ve Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Oleg Grigoryev, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “VVER-1200 reaktörü için yapılan ilk nükleer yakıt sevkiyatı, Çinli ortaklarımızla olan iş birliği tarihimizde yeni bir sayfa açıyor. 2026 yılında Tianwan ve Xudapu nükleer güç santrallerinin üniteleri için üç başlangıç bölgesi daha tedarik etmeyi planlıyoruz; bu da tek bir yıl içindeki rekor nükleer yakıt sevkiyat hacmi anlamına geliyor. Genel olarak CNNC bünyesindeki şirketlerle ortaklığımız, üretimin yerelleştirilmesi, hızlı nötron reaktörlerine yakıt sağlanması ve diğer konular dahil olmak üzere birçok yönde dinamik bir şekilde gelişiyor. Bununla birlikte, nükleer yakıt döngüsündeki iş birliği potansiyelimiz henüz tükenmedi; gelişme için geniş perspektifler görüyoruz ve Çin pazarına yeni ürünler ile çözümler sunmaya hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Likhachev: Türkiye’de Bu Yıl Nükleer Enerjinin Hayata Geçirilmesi İçin Her Şeyi Yapacağız Haber

Likhachev: Türkiye’de Bu Yıl Nükleer Enerjinin Hayata Geçirilmesi İçin Her Şeyi Yapacağız

Rossiya-24 kanalına konuşan Likhachev, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olacak olan Akkuyu NGS’yi, devreye alma operasyonlarına bu yıl hazırlayacaklarını belirterek, “Bu önemli süreçte hem Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Alparslan Bayraktar’ın liderliğini de vurgulamadan geçmek istemem” dedi. “En Büyük Baskıyı Akkuyu NGS Projesinde Hissettik” 2025’i “Kolay olmayan ama zaferlerle dolu bir yıl” olarak niteleyen Likhachev, “Tüm zorluklara ve batının neredeyse kolektif olarak bize karşı yürüttüğü sert ekonomik savaşa rağmen Rosatom'un görevini tam olarak yerine getirdiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Rosatom Genel Müdürü, Akkuyu NGS projesinin ciddi bir baskı altında kaldığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “En ağır baskıyı, Siemens’in tedarik etmesi gereken ekipmanı göndermediği, 2 milyar dolarlık yatırımların dondurulduğu ve ödeme sisteminin fiilen çöktüğü Akkuyu NGS projemizde yaşadık. Ancak bu koşullara rağmen bir an bile durmadık. Bundan sonra da ilerlemeye devam etmek için gereken her şeyi yapacağız. Bu süreçte Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sn. Putin’den çok güçlü bir destek aldık. Hükümet ve Merkez Bankası, çalışmaların planlandığı şekilde ilerlemesi için mümkün olan her adımı attı. Alınan bu kararlar bize ilham vermekle kalmadı, aynı zamanda somut hareket alanları da sağladı.” Likhachev: “Kurulu gücün kullanım katsayısı %87’nin üzerine çıktı” Alexey Likhachev Rosatom’un Rusya içi ve dışı diğer projeleri ve yürüttüğü çalışmalar hakkında da bilgiler verdi. 2025’te Rus nükleer endüstrisinin 80’inci yılının kutlandığını vurgulayan Rosatom Genel Müdürü, 2025 Eylül ayında Moskova’da gerçekleştirilen Atomic Week ile hem dünya liderlerinin hem de nükleer enerji alanında en etkin isimlerin katıldığı önemli bir etkinliğe imza attıklarını hatırlattı. Söz konusu etkinlikte, aralarında devlet liderlerinin de bulunduğu çok sayıda üst düzey ismin bir araya geldiğini, NATO üyesi ülkelerin de temsil edildiğini ve uluslararası alanda etkili neredeyse tüm nükleer kuruluşların yöneticilerinin buluştuğunu belirtti. Likhachev, etkinlik kapsamında dünya nükleer endüstrisinin liderleri ile önde gelen ülkelerin temsilcileri arasında yapılan görüşmelerin dünyanın geleceği bakımından nükleer enerjinin geliştirilmesinin alternatifsiz olduğu ve uluslararası alanda eşitlik temelinde iş birliğinin gerekliliği sonuçlarını ortaya koyduğunu belirtti. Likhachev, “21. yüzyıl, şimdiden ‘elektrik yüz yılı’ olarak adlandırıldı. Elektriğin üretilmesi ve bunun sürdürülebilir ve uygun fiyatlı olması şarttır. Bu soruna nükleer teknolojilerin geliştirilmesi dışında bir çözüm yaklaşımı bulunmuyor. Biz de burada, iş birliğine açık ülkelerle uzun vadeli ortaklıklar öneriyoruz” diye konuştu. 2025 yılı değerlendirmelerinde Rosatom olarak elektrik üretiminde planlananın üzerinde bir performans sergilediklerini de belirten Likhachev, şöyle devam etti: “Bizim için son derece kritik bir gösterge olan kurulu gücün kullanım katsayısı %87’nin üzerine çıktı. Bu oran, genel olarak enerji sektörü için, özelde ise nükleer enerji açısından rekor bir seviyedir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; karşı karşıya kaldığımız tüm zorluklara, bakım ve onarım gerekliliklerine ve nükleer santrallerimize yönelik gerçekleştirilen terörist saldırılara rağmen, tüm nükleer enerji kompleksleri 24 saatin 21 saatinde yüzde yüz kapasiteyle çalıştı.” Rusya Federasyonu olarak hükümet planlarında ülkenin enerji dengesinde nükleer enerjinin payının %25’e çıkarılmasına yönelik bir hedef bulunduğunun altını çizen Rosatom Genel Müdürü Likhachev, “Plan, 2042 yılına kadar nükleer enerji kapasitesinin artırılmasını öngörüyor. Bu nedenle de sahip olunandan daha fazla santral inşa etmemiz ve daha fazla kurulu gücü devreye almamız gerekiyor” Rusya dışında yürüttükleri projelere de değinen Likhachev, çalışmalarının Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve Mısır’da devam ettiğini, Bangladeş’teki nükleer güç santralinin birinci ünitesinin de devreye alma çalışmalarının başlamasına neredeyse hazır durumda olduğunu söyledi. Çin’de Rosatom projeleri kapsamında yer alan Tianwan NGS’nin 7. ünitesinde ve Xudapu NGS’nin 3. ünitesinde ise fiziksel devreye alma aşamasının başlatılmasının beklendiğini belirten Rosatom Genel Müdürü, Myanmar ile küçük modüler reaktörlere ilişkin bir hükümetler arası anlaşma imzalandığını duyurdu. Likhachev, Vietnam için Rus tasarımı yeni bir araştırma reaktörünün kurulmasına karar verildiğini, Özbekistan’da küçük kapasiteli nükleer güç santralinin inşasında kilit bir aşamaya geçildiğini ve Macaristan’daki Paks-2 NGS’de “ilk beton” dökümünün yapılmasının Şubat 2026’da öngörüldüğünü de hatırlattı. Yeni Buzkıranların İnşası Sürüyor Rusya içindeki çalışmalarının yoğunlaştığı noktalardan birinin de yeni buzkıranların inşası ve Kuzey Deniz Yolu’nun geliştirilmesi olduğunu söyleyen Alexey Likhachev, 2025 yılında buzkıranların faaliyet gösterdiği Kuzey Deniz Yolu üzerinden konteyner taşımacılığında rekor kırıldığını belirtti. Likhachev, Kuzey Deniz Yolu’nda yıl boyunca 24 transit konteyner seferiyle 3,2 milyon tonluk toplam transit yük hacmine ulaştıklarını açıkladı. Buna ek olarak Kaliningrad’da lityum-iyon batarya üretimi için bir gigafabrika devreye aldıklarını da belirten Likhachev, “Aynı özelliklere sahip bir fabrikayı da Yeni Moskova’da, bu yıl içinde endüstriyel işletmeye alacağız. Böylece yılda 100 bine kadar araca yetecek batarya tedarik edebilecek kapasiteye ulaşacağız” ifadelerini kullandı. Rosatom Genel Müdürü, söz konusu projenin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, projenin bir parçası olarak, geri dönüşüm/bertaraf süreçleri, şarj istasyonları ve sistemleri, servis ve bakım hizmetleri gibi tamamlayıcı altyapı unsurlarının da hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Likhachev, Rosatom’un kapalı nükleer yakıt çevrimi alanında yürüttüğü çalışmalara da değindi. Likhachev, Rosatom’un Aralık 2024’te yenilikçi BREST-OD-300 reaktörü için nükleer yakıt üretecek tesisi işletmeye aldığını, bu tesisin dünya nükleer endüstrisinde benzersiz olan ve IV. nesil deneysel-gösterim amaçlı enerji kompleksinin üç unsurundan ilki olma niteliğini taşıdığını söyledi. BREST-OD-300’ün tamamen ikincil nükleer yakıt çevrimi ürünlerinden oluşan yenilikçi yakıtın kullanılacağı, kurşun soğutmalı ilk reaktör tesisi olacağını belirten Alexey Likhachev, tesisin üretilmesi ve devreye alınmasının nükleer enerjinin kaynak tabanının önemli ölçüde genişletilmesini ve ışınlanmış yakıt demetlerinin (TВС) depolanmak yerine yeniden işlenerek taze yakıt üretiminde kullanılmasını sağlayacağını, ayrıca nükleer atık oluşumu ile atıkların radyoaktif aktivitesinin radikal biçimde azaltacağını söyledi. Likhachev, “Hedefimiz, santral sahasında kapalı yakıt çevrimine sahip bu kompleksi 2030 yılına kadar devreye almak. Yakıt fabrikasyonu ve yeniden fabrikasyon modülü hâlihazırda işletmede ve burada geliştirme çalışmaları yoğun şekilde sürüyor. BREST reaktörünün de belirlenen takvim çerçevesinde bizi memnun edecek sonuçlar vereceğinden eminim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Tasarrufu Bireysel Değil, Kamusal Bir Sorumluluk! Haber

Enerji Tasarrufu Bireysel Değil, Kamusal Bir Sorumluluk!

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Arş. Gör. Begüm Çetin, 5–11 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında yeni enerji kaynakları ve enerji tasarrufu konusunu değerlendirdi. Türkiye’nin en acil enerji sorunu dışa bağımlılık ve fosil yakıt ağırlığı Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu en temel enerji sorununa dikkat çeken Begüm Çetin, “Ülkemizde, karbon emisyonu ve çevresel maliyeti yüksek, iklim krizine yol açan ve enerji verimliliği açısından dezavantajlı fosil yakıtlar büyük oranda kullanılmaktadır. Fakat enerjinin yeşil geleceğini düşündüğümüzde, insan ve toplum için fayda odaklı teknolojik dönüşüm sürecinde; artan nüfusumuzun arz-talep ihtiyacına karşılık verecek, enerji kaynaklarımızın dışa bağımlılığını azaltacak, enerji verimliliğimizin kesintisiz ve emniyetli bir şekilde devam etmesini sağlayacak sürdürülebilir enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması gerekmektedir. Bu bağlamda endüstriyel ve ticari alanlarda, ofis-ev ortamında ve bireysel olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşviği ile doğru bilinçlendirme önem taşımaktadır. Ayrıca yeşil dönüşüm ve teknolojilerine hazır olacak şekilde ilgili altyapı eksiklikleri tamamlanmalıdır.” dedi. Yenilenebilir enerjide güçlü potansiyel var Yenilenebilir enerji kaynaklarının doğada var olan ve ihtiyacımız ölçüsünde enerjiyi devamlı ve sürdürülebilir bir şekilde temiz, verimli, güvenilir ve ekonomik olarak değerlendirmemize imkân sağlayan kaynaklar olduğunu dile getiren Çetin, “Ülkemizin coğrafi konumu, jeolojik yapısı ve bu bağlamda yapılan çalışmalar eşliğinde değerlendirildiğinde yenilenebilir enerji kaynakları ülkemizde önemli potansiyel kaynaklardır. Yapılan son çalışmalara göre yenilenebilir enerji kaynağının kurulu gücün yüzde olarak çoğunluğunu sırası ile hidrolik enerji, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve jeotermal enerji kaynakları oluşturmaktadır.” diye konuştu. Akkuyu Nükleer Santrali önümüzdeki yıl devreye alınacak Nükleer enerji kaynaklarının da sürdürülebilir enerji kaynağı olup olmaması konusunda değerlendirilmesi gereken enerji kaynağı olduğunu dile getiren Çetin, “Nükleer enerji santrallerinin atık sistemi ve santral sisteminin güvenliği ile ilgili teknolojilerinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Herhangi bir hasar meydana geldiğinde olumsuz etkileri uzun süre devam edebilmektedir. Ülkemizde nükleer enerji santrallerinin devreye alınması ile ilgili çalışmalar devam etmekte olup en son ülkemizin ilk Nükleer Güç Santrali Akkuyu Nükleer Santrali önümüzdeki yıl devreye alınacağı bildirildi.” şeklinde konuştu. Son yıllarda sıkça konuşulan enerji dönüşümü, günlük hayatımıza nasıl yansıyor? Enerji dönüşümünde dijitalleşmenin özellikle son yıllarda yapay zekâ dönüşümünü de içinde barındırdığını ifade eden Arş. Gör. Begüm Çetin, şöyle devam etti: “Bu dönüşüme hazırlık sürecinde aktif olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ‘Enerji Yönetiminde Dijital ve Yenilenebilir Enerji Dönüşümü’ başlığı altında şebekelerde akıllı sayaç entegresini sağlamaya yönelik planı 2026 Mart ayı itibari ile uygulamaya koyacak. Burada bahsedilmesi gereken önemli bir nokta akıllı sayaç teknolojisi şebekelerin akıllı ve mikro şebekeye dönüştürülmesinde dolayısı ile akıllı şehirler dönüşümünde temel ve en önemli uygulamadır. Çünkü enerji verimliliğinin sağlanması demek enerji yönetiminin etkin bir şekilde gerçekleşmesi demektir ve bu bağlamda ölçüm cihazlarının bilgi ve haberleşme teknolojileri ile geliştirilmesi gerekmektedir. Böylelikle yenilenebilir enerji kaynaklarının ve elektrikli araç şarj istasyonlarının şebekelere entegresi ve yük yönetimini kolaylaştıran hem üretici hem tüketici ekseninde elektrik üretimi-tüketimi ve diğer güç parametrelerini uzaktan izleme ve kontrol imkânı tanıyacak verimli enerji yönetimi entegresi sağlayan teknoloji inşa edilmiş oluyor. Enerjide yapay zekâ dönüşümü de ele alınması gereken ayrı bir konu olup özellikle enerjinin emniyetli ve kesintisiz bir şekilde sağlanmasında yapay zekâ ile erken hata teşhisi ve önlem başlıkları önemli konular olabilir.” Vatandaş dönüşümün aktif bir parçası Yeşil enerji dönüşümünün, ülkemizde dijital dönüşümle birlikte eğitim, sanayi ve bireysel kullanım alanlarında ilerlediğini söyleyen Arş. Gör. Begüm Çetin, “Eğitim ve sanayi iş birlikleriyle geliştirilen projeler umut verici gelişmeler sunarken, vatandaşlar yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve enerji verimli ürünleri tercih ederek bu dönüşümün aktif bir paydaşı olmaktadır.” dedi. Tasarruf ve verimlilik aynı şey değil Enerji tasarrufunun, enerji tüketimini azaltmaya yönelik tedbirlerden olduğunu da dile getiren Arş. Gör. Begüm Çetin, “Enerji verimliliği ise enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında kayıpların azaltılarak aynı hizmetin daha az enerjiyle sağlanmasını amaçlayan teknolojik ve sistemsel çözümlerdir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının teşviki, akıllı sayaçlar ve talep tarafı enerji yönetimi gibi ölçüm ve kontrol teknolojileri enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sağlar. Isı yalıtımı, verimli aydınlatma sistemleri ve elektrikli cihazların düzenli bakımı gibi uygulamalar ise hem enerji tasarrufu sağlar hem de enerji verimliliğini destekleyerek daha ekonomik, güvenli ve çevre dostu bir enerji kullanımına olanak tanır.” diye konuştu. Evlerde enerji kaybı nerelerde yoğunlaşıyor? Konutlardaki enerji kayıplarının başlıca nedenlerini sıralayan Begüm Çetin, “Konutlarda enerji kaybı enerji tasarruflu aydınlatma sistemlerinin kullanılmaması, verimsiz elektrikli cihazların tercih edilmesi ve ısıtma sistemlerinde gerekli ısı yalıtımının yapılmaması nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca yenilenebilir enerji ve enerji depolama sistemlerinin yaygın kullanılmaması, enerji verimliliğinin artırılmasını sınırlandırmaktadır.” şeklinde konuştu. Kış ayları için basit ama etkili öneriler Kış döneminde uygulanabilecek pratik önlemleri paylaşan Begüm Çetin, “Kullanılmayan cihazların elektrik ile bağlantısı kesilmeli ve cihazlar prizde takılı kalmamalıdır. Enerji tasarruflu ampuller tercih edilmelidir ve gereksiz aydınlatmalardan kaçınılmalıdır. Evde ısı yalıtımını sağlayacak önlemler alınmalıdır ve enerji tasarruflu elektrikli cihazlar tercih edilmelidir. Talep taraflı enerji yönetimi ve enerji parametrelerinin takip edilip kontrol edilebilmesi için mekanik sayaçlar yerine akıllı sayaçlar veya çift yönlü sayaçlar entegre edilmeli, enerji depolama sistemleri ile yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı teşvik edilmelidir.” dedi. Enerji tasarrufu kamusal bir sorumluluk Enerji tasarrufunun yalnızca bireylere yüklenemeyeceğini vurgulayan Begüm Çetin, şöyle devam etti: “Bireysel sorumluluklarımız farkında olduğumuz ve bilinçli olduğumuz sürece belirli bir noktaya kadar enerji tasarrufuna katkı sağlar fakat ülkemizde artan nüfusun enerji talebini yönetebilmek, enerjimizin dışa bağımlılığını azaltmak ve enerji verimliliğini sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirmek için kamusal ve yerel yönetimlerin enerji tasarrufunu sağlayacak çözümleri mutlaka olmalıdır. Öncelikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin kullanıldığı, sürdürülebilirlik ve insan/toplum odaklı teknolojik evrimin gerçekleştiği süreçteyiz. Bu sürece dahil olmanın farkındalığı ile temiz, ekonomik, güvenli enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını ve kontrolünü destekleyen akıllı ve mikro şebekelere geçilmesi konusunda hazırlıklar yapılmalıdır. Bu bağlamda daha esnek, ölçümlenebilir ve dayanıklı alt yapı imkânı sağlanmalıdır. Şebekelerde çift yönlü veri akışının sağlanabileceği haberleşme ağının ve veri kontrol merkezlerinin kurulmasının yanı sıra güç ve arıza verilerinin uzaktan kontrol edilerek yapay zekâ teknolojileri ile önceden arıza ve kesinti tahmini yapılabilecek sistemsel bütünlük içeren çalışmalara önem verilmelidir. Sürdürülebilirlik ve kalkınma planları kapsamında, üniversite sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler ve çalıştaylar aracılığıyla bu çalışmaların uygulanabilirliği desteklenmelidir. Toplu taşımada ve bireysel ulaşımda elektrikli ve enerji verimli araç kullanımına yönelik teşvikler artırılmalı, enerji verimli bina standartları ise zorunlu hâle getirilmelidir. Ayrıca yeşil enerji ve dijital dönüşüme ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla, ilkokuldan başlayarak tüm eğitim seviyelerinde bilinçlendirme çalışmaları yürütülmelidir.” Tasarruf artık zorunlu İklim krizi ve artan enerji maliyetlerinin tasarrufu zorunlu hâle getirdiğini ifade eden Begüm Çetin, “Türkiye, Paris Anlaşması kapsamında 2053 net sıfır emisyon hedefini benimsemiştir. 12. Kalkınma Planı ve 2024–2026 hedefleri doğrultusunda yeşil enerji dönüşümünün hızlandırılması planlanmaktadır. Ayrıca sürdürülebilir dönüşüme katkı sağlamak için üniversiteler de Stratejik Plan dahilinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında tasarruf yapmak bireysel tedbir almaktan çıkıp sektörel, yönetimsel ve uluslararası düzlemde yapılması gereken zorunlu davranış haline gelmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

17 Ülkeden Temsilciler Endonezya’da Nükleer Sanayinin Gelişimini Görüştü Haber

17 Ülkeden Temsilciler Endonezya’da Nükleer Sanayinin Gelişimini Görüştü

“Her şey atomla başlar” sloganıyla açılışı yapılan forum, nükleer endüstri, teknoloji sektörü, tıp, eğitim ve bilimsel kuruluşlardan 150’yi aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Katılımcılar, yüksek teknoloji endüstrilerinin gelişimi ile kadınların ekonomik dönüşümün tüm alanlarına katkısını masaya yatırdı. Endonezya nükleer endüstrisi uzmanları, en gelişmiş bilgi ve teknolojilerin Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’dan geldiğini vurguladı. Forum kapsamında yüksek nitelikli insan sermayesinin geliştirilmesi, yeşil ekonomi, nükleer teknolojiler ve nükleer tıp konuları ele alındı. Rosatom İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tatyana Terenteva forumda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu yıl Eylül ayında, sanayi ve teknolojide kadınları desteklemeye yönelik en iyi uygulamalara ilişkin uluslararası bir inceleme sunduk. Bu rapor 16 ülkeyi kapsıyordu. Bugün Cakarta’daki konseyin kapanış toplantısında, Kırgızistan, Belarus, Namibya ve Tanzanya’nın katılımıyla üye sayısı 20’ye çıktı. Gelecek yıl bu yeni ülkelerdeki yüksek teknoloji sektörlerinde kadınları desteklemeye yönelik analitik verileri içeren dört yeni bölüm ekleyeceğiz.” Foruma katılan ve bölgesel iş birliğine dair değerlendirmede bulunan NUTEK Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve WiN Türkiye (NÜKAD) Başkanı Bahire Gül Göktepe: “WiN Türkiye Nükleer Alanda Kadınlar olarak STEM’de (Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) Türk kızlarının teşvik için 4 yapraklı yonca modeliyle tasarladığımız projeyi en kısa zamanda daha aktif hale getirmeyi hedefliyoruz. Halen inşası devam eden Akkuyu Nükleer Santrali, Türkiye, Rusya, Avrasya ve Orta Asya ülkelerinde nükleer enerji ve endüstri alanında çalışan kadınlar arasında güçlü bir iletişim köprüsü oluşturmuştur.” dedi. Forumun ilk gününde, Endonezya Savunma Üniversitesi’nde “STEM Alanlarında Kadınlar” başlıklı uluslararası bir mentorluk oturumu düzenlendi. Yedi farklı Endonezya üniversite ve kolejinden 180’den fazla STEM öğrencisi, uzmanlarla açık ve eşit bir diyalog yürüttü. Rosatom Kadınlar Topluluğu Başkanı Alexandra Ryabykh, forumun çekirdek temalarını şöyle özetledi: “Yüksek teknolojide kadınların güçlendirilmesi, yeşil enerjinin geliştirilmesi, tıpta yeniliklerin teşviki ve genç kuşakların STEM alanlarına dâhil edilmesi diyaloğumuzun temel konularıdır. Ayrıca bu yıl, Uluslararası Sanayi ve Teknolojide Kadınları Destekleme ve Geliştirme Konseyi başkanlığının Endonezya’dan Kazakistan’a devri de önemli bir dönüm noktası oldu.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.