Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nükleer Santral

Kapsül Haber Ajansı - Nükleer Santral haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer Santral haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik Haber

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2025 yılı eylül ayında başlatılan ve Türkiye’nin nükleer teknolojilerde önemli bir üs olarak konumlanmasını hedefleyen “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” çağrısına yanıt, IC Holding grup şirketlerinden IC Nükleer ve Endüstri’den (ICN) geldi. IC Holding, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS başta olmak üzere enerji güvenliği, karbon nötr hedefi ve teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda nükleer faaliyetlerini ICN çatısı altında topladığını duyurmasının ardından “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile iş birliği anlaşması imzaladı. Ülkemizde ilk, dünyada ise aynı anda dört reaktörün birden inşa edildiği ilk nükleer santral olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ana yüklenicisi olmayı sürdüren IC Grubu, bu alandaki mühendislik ve uygulama deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak İTÜ’de yerli nükleer reaktör üretimi (SMR) için kurulacak teknoparkın ilk özel sektör destekçisi oldu. İş birliği, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve IC Holding CEO’su Can Çaka tarafından imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Türkiye’nin nükleer enerji vizyonu doğrultusunda atılan bu adım, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve sanayide bağımsızlığı güçlendirecek stratejik bir dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. ICN’nin İTÜ ile kurduğu iş birliği ile şekillenen bu yeni dönem, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde küresel ölçekte söz sahibi olma hedefini somutlaştırırken, ülkemizin nükleer teknolojilerde yalnızca uygulayıcı değil, tasarlayan, geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefinde de kritik bir eşik olacak. Can Çaka: “Anahtar teslim nükleer oyuncu olmayı hedefliyoruz” Türkiye’nin nükleer çağında oyun kurucu bir rol üstlenmeyi hedeflediklerini aktaran IC Holding CEO’su Can Çaka, şirketin nükleer alandaki vizyonunu şu sözlerle ortaya koydu: “Dünya enerji ve teknoloji alanında yeni bir kırılma noktasından geçiyor. Nükleer teknoloji, bu dönüşümün en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Biz IC Holding olarak bu dönüşümün sadece bir parçası olmayı değil, yön veren oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren ve üreten bir pozisyona geçiyoruz. Nükleer endüstrinin güçlü ve kalıcı bir parçası olmayı; kendi ülkemizde özellikle odaklanacağımız 4. nesil hızlı reaktörlerin imalatını yapmayı ve bu kabiliyeti zaman içinde küresel ölçekte de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde edindiğimiz EPC deneyimiyle bu alanda önemli bir yetkinlik kazandık. Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimiz bunun ötesine geçmek. Artık yalnızca projelerin yüklenicisi değil; tasarımından mühendisliğine, üretiminden uygulamasına kadar tüm süreci yöneten, anahtar teslim nükleer projeler geliştirebilen entegre bir yapı kuruyoruz. İTÜ ile başlattığımız iş birliği, bu vizyonun en somut adımlarından biri. Akademi ile sanayiyi bir araya getirerek Türkiye’de gerçek anlamda bir nükleer teknoloji ekosistemi oluşturuyoruz. Amacımız yalnızca projeler geliştirmek değil; Türkiye’yi nükleer teknolojilerde üretici, ihracatçı ve küresel ölçekte referans bir ülke konumuna taşımak.” İTÜ’de nükleer teknopark: Çok paydaşlı bir ekosistem kuruluyor Nükleer enerji teknolojileri, küçük modüler reaktörler (SMR) ve ilgili mühendislik çözümleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen İTÜ nükleer teknopark, Türkiye’nin bu alandaki ilk yapılanması olacak. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Küresel ölçekte iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde şekillenen dönüşümle birlikte jeopolitik ve jeoekonomik dengeler yeniden tanımlanıyor. Bu çok katmanlı yapı içinde; enerji güvenliği, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir zorunluluk haline gelirken; enerji üretiminden dağıtımına kadar tüm sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiriyor. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. Bu çerçevede meseleye, enerjiye erişimin ötesinde; bu teknolojileri geliştirme, tasarlama ve yön verebilme kapasitesini inşa etme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Küçük modüler reaktörler (SMR) ise küresel ölçekte yeni nesil enerji sistemlerinin merkezinde yer alırken, bu alanda geliştirilen bilgi ve teknoloji kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle, İTÜ olarak konuyu, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan “Yerli Modüler Nükleer Reaktör Geliştirme” hedefiyle doğrudan örtüşen bir çerçevede ele alıyoruz. Nükleer bilimi, teknolojisi ve mühendisliği konusunda en fazla ihtiyaç ise insan kaynağı odaklı. İTÜ olarak bu kapsamda lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere her düzeyde katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Prof. Dr. Hasan Mandal, şöyle devam etti: “Türkiye’nin enerji alanında ilklerine ve enlerine imza atan bir üniversite olarak, nükleer teknolojilerdeki akademik birikimimizi ileri araştırma ve teknoloji geliştirme süreçleriyle bütünleştiriyoruz. Türkiye’nin ilk araştırma reaktörü olan İTÜ TRIGA MARK II Eğitim ve Araştırma Reaktörü’ne ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin ilk Enerji Enstitüsü’nü kurmuş bir kurum olarak bu alandaki kurumsal sürekliliğimizi güçlendirirken aynı zamanda nükleer teknolojilerde akademik liderliği üstlenmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Bu süreçte IC Nükleer ve Endüstri ile başlattığımız iş birliği, akademi ve sanayinin birlikte etkiyi büyüten ve süreci hızlandıran bir çarpan etkisi olmasının yanı sıra, ülkemizin nükleer teknolojilerde üretme kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım niteliğinde. Bu iş birliğini iki kurum arasında sadece kurulan bir yapı olarak görmekle kalmayıp farklı üniversitelerin, araştırma merkezlerinin ve sanayi paydaşlarının dahil olduğu çok paydaşlı bir ekosistemin parçası olarak ele alıyoruz. Nükleer teknolojilerde geçmişten gelen birikimimiz ile süreci reaktif bir yaklaşımın ötesinde proaktif bir anlayışla ele alıyor; akademik birikimimizden ve tabandan gelen gelişim (bottom-up) ile beslenen organik bir yapı kuruyoruz. Enerji Enstitümüz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla nükleer teknolojileri üniversitemizin öncelikli araştırma alanları arasında konumlandırırken, Türkiye’nin ilk Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı ile akademi ve sanayinin eş zamanlı üretim yaptığı, araştırmadan tasarıma, mühendislikten üretime uzanan bütüncül bir yapıyı hayata geçiriyoruz. Bu yapıyı, bilginin doğrudan uygulamaya dönüştüğü ve disiplinler arası etkileşimin süreklilik kazandığı bir ekosistem olarak kurguluyoruz. “Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği ve derinleşmesi açısından önemli bir potansiyel sunuyor.” “Birlikte Öğrenme Laboratuvarlarımız ile farklı disiplinlerden araştırmacılar ve öğrencileri ortak problem alanları etrafında bir araya getiriyor; birlikte öğrenme, birlikte geliştirme ve birlikte başarma yaklaşımını somut çıktılarla güçlendiriyoruz. Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Mükemmeliyet merkezimiz, lisansüstü programlarımız ve Türkiye’de ilk kez açılan “Nükleer Mühendislik” Yenilikçi Yandal Programımız ile bu alanda nitelikli insan kaynağını sistematik bir şekilde yetiştiriyor; araştırma kapasitemizi insan kaynağı gelişimiyle eş zamanlı olarak ileri taşıyoruz. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. İTÜ olarak bu anlayışla hareket ediyor; akademi ve sanayinin birlikte ürettiği bu ekosistemi kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürerek ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücüne katkı sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ICN’nin İTÜ ile başlattığı bu iş birliği, yalnızca iki kurum arasında kurulan bir ortaklık değil; farklı akademik kurumların da dahil olduğu geniş bir bilgi ve araştırma ağına dayanıyor. Başta Hacettepe Üniversitesi olmak üzere nükleer alanda çalışan farklı üniversitelerden akademisyenlerin de dahil olacağı bu yapı, disiplinler arası bir yaklaşımla ilerleyecek. Proje kapsamında insan kaynağı geliştirme hedefi doğrultusunda her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilmesi planlanırken, çalışmanın yaklaşık 4 ila 8 yıl arasında bir sürede olgunlaşması öngörülüyor. Kurulacak nükleer teknopark ile yerli reaktör tasarımından mühendislik geliştirme süreçlerine, insan kaynağı yetiştirilmesinden nükleer sınıf üretim altyapısının oluşturulmasına kadar geniş bir ekosistem inşa edilmesi hedefleniyor. Akademi ile özel sektörü aynı çatı altında buluşturan bu yapı, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde kalıcı bir bilgi birikimi ve üretim kapasitesi geliştirmesinin de temelini oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS İnşaat Bölgesinde Kapsamlı Acil Durum Tatbikatı Gerçekleştirildi  Haber

Akkuyu NGS İnşaat Bölgesinde Kapsamlı Acil Durum Tatbikatı Gerçekleştirildi 

Akkuyu NGS sahası ve çevresinde, radyasyonla ilgili herhangi bir acil duruma müdahale etmeye yönelik kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi. Tatbikat, Türkiye Cumhuriyeti'nin “Radyasyon Acil Durum Yönetimi Kılavuzu”, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal acil durum hazırlık planlarının gerekliliklerine uygun olarak yapıldı. Tatbikata, Akkuyu NGS'nin operasyonel personelinin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) birimleri, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) müfettişleri, Mersin Valisi başkanlığındaki AFAD kriz merkezi, Rosenergoatom Konserni Kriz Merkezi, Dünya Nükleer Operatörler Birliği Moskova Merkezi (WANO MC), Akkuyu NGS'nin tıbbi hizmetleri ve itfaiye ekipleri ile diğer ilgili kurumlar katıldı. Tatbikatın temel amacı, ilgili tüm şirket ve kurumların herhangi bir acil durumda koordineli hareket etmeye hazır olduğunu teyit etmekti. Tam ölçekli simülatör kullanılarak hazırlanan tatbikat senaryosunda, nükleer santral sahasında farklı seviyelerde acil durum hazırlığı gerektiren birden fazla olayın modellemesi vardı. Senaryo kapsamında radyasyon izleme çalışmaları, nüfusun toplanma ve tahliye merkezlerine sevki, tıbbi ve itfaiye/kurtarma birimlerinin görevlendirilmesi gibi aynı anda gelişen farklı olaylar modellendi. Sahada, AKKUYU NÜKLEER'in acil durumları önleme ve ortadan kaldırma ile yangın güvenliğini sağlama komisyonunun, kaza yönetim ekibinin, mühendislik ve teknik destek ekibinin, uyarı sistemlerinin, acil müdahale gruplarının hazırlığı ve mobil kriz merkezinin işleyişi kontrol edildi. Tatbikat sırasında Akkuyu NGS işletmecisi olarak AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rosenergoatom Konserni Kriz Merkezi, AFAD ve NDK arasındaki koordinasyonun, radyasyon durumu verilerinin ve halka yönelik koruyucu önlemler hakkındaki tavsiyelerin hızlı bir şekilde iletilmesine özel önem gösterdi. Tatbikat ile nükleer santrallerin işletilmesinde temel ilkeler olan her türlü senaryoya hazırlık ve personel güvenliğinin önceliklendirilmesine yönelik uluslararası standartlara uygunluk teyit edildi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Güvenlik bizim için mutlak bir öncelik. Her durumda hızlı ve uyumlu bir şekilde hareket etmeliyiz. Bugünkü tatbikat, santral personeli, yerel hizmetler ve düzenleyici kurumlar gibi acil durum hazırlık sisteminin tüm unsurlarının uluslararası standartlarla belirlenen etkin müdahale ilkelerine uygun şekilde ve tek bir ekip olarak çalıştığını gösteriyor” ifadelerini kullandı. Tatbikatın bazı bölümleri Akkuyu NGS sahası dışında gerçekleştirildi. AFAD birimleri ve bölgesel operasyonel hizmetlerin katılımıyla gerçekleşen bölümde, yerel halk ve nükleer santral personeli senaryo gereği tahliye edilerek geçici toplanma noktalarına yerleştirildi. Bu kapsamda ayrıca radyasyon ölçümleri yapılarak tahliye faaliyetlerinin lojistiği ve NGS ile bölgesel acil durum yönetim merkezleri arasındaki iletişim de kontrol edildi.

Akkuyu Nükleer A.Ş. İtfaiye Birimi Silifke Yangınında Görev Aldı Haber

Akkuyu Nükleer A.Ş. İtfaiye Birimi Silifke Yangınında Görev Aldı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) görev yapan itfaiye birimi ve gönüllü itfaiye ekibi, Kırtıl Köyü ve Taşucu’nda çıkan büyük ve zorlu orman yangınını söndürme çalışmalarına aktif olarak katıldı. Yaklaşık 6 bin hektarlık alandaki orman yangınını söndürmeye yardım eden ekip, 29 kişiyi de bölgeden kurtardı. AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Silifke İlçesi Çaltı, Balandız ve Kırtıl köyleri civarında, Akkuyu NGS sahasına yaklaşık 40 kilometre mesafede çıkan büyük orman yangınının söndürülmesi için Türkiye Cumhuriyeti Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Mersin Orman Bölge Müdürlüğü'nün koordinasyonunda yürütülen yangın söndürme çalışmalarına 41'i Akkuyu NGS itfaiye teşkilatı personeli ve 39'u gönüllü itfaiye ekibi üyesi olmak üzere toplam 80 kişiyle katıldı. Söndürme çalışmalarına destek amacıyla NGS sahasından yangın bölgesine bir itfaiye aracı, bir operasyonel koordinasyon aracı ve dört adet su tankeri gönderildi. Dağlık arazideki yangın söndürme çalışmaları sırasında Akkuyu NGS itfaiye ekipleri, alevlerin içinde mahsur kalan insanların olduğu birkaç bina tespit etti. İtfaiyeciler, yanan orman çemberini aşarak hayatları tehlikede olan 29 kişiyi tahliye etmeyi başardı. Mesai saatleri dışında yangın söndürme çalışmalarına katılan gönüllü itfaiye ekibi üyeleri de hortum hatlarının serilmesinde ve sırt tipi söndürücülerle yerel yangın noktalarını söndürmede itfaiyecilere aktif olarak destek oldu. Kırtıl köyü civarındaki orman yangını kontrol altına alındıktan sonra, AKKUYU NÜKLEER A.Ş., personeli Taşucu beldesi civarındaki bir alana sevk edildi. Burada da belediye ve orman müdürlüğü ekiplerine ormanlık alanın söndürülmesi çalışmalarında destek oldular. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili olarak, “Akkuyu NGS Yangın Güvenliği Servisi personeli, zorlu şartlarda görev yapmaya hazır olduklarını ve yüksek seviyede eğitimli olduklarını bir kez daha gösterdi. Bu defa sadece orman yangınıyla mücadeleye yardım etmekle kalmayıp aynı zamanda insanların hayatlarını da kurtaran itfaiyecilerimizle gurur duyuyoruz. Bu kadar önemli bir göreve ilk kez katılan gönüllülerimize, yani şirket çalışanlarımıza da özel bir teşekkür etmek istiyorum. Onlar da itfaiye ekiplerine değerli bir destek sağlayabileceklerini kanıtladılar. Uyum ve profesyonellikle hareket eden Akkuyu NGS itfaiyecileri ve gönüllüleri, gerçek bir ekip ruhu sergiledi” açıklamasında bulundu. AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin itfaiye birimini oluşturan Yangın Güvenliği Servisi çalışanları, Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaat sahasında 24 saat kesintisiz görev yapıyor. Yangın Güvenliği Servisi, inşaat sahasını sürekli izliyor ve tüm inşaat tesislerinde yangın güvenliği gerekliliklerine uyulmasını kontrol ediyor. Saha çevresi, dışarıdan bitişik ormana mineralize şeritlerle güvenilir bir şekilde ayrıldı. Tüm ormanlık alan, olası bir yangının yayılmasına güvenilir bir engel teşkil eden, genişliği 100 metreye kadar olan yangın önleme şeritleriyle sektörlere ayrıldı. İtfaiye araçları ve ekiplerinin sahanın herhangi bir noktasına engelsiz erişimini sağlamak amacıyla sert zeminli birkaç geniş yangın yolu inşa edildi.

Kazakistan’daki Nükleer Güç Santrali İnşaatı Başladı Haber

Kazakistan’daki Nükleer Güç Santrali İnşaatı Başladı

Kazakistan'ın Almatı bölgesinde bulunan Jambıl ilçesinin Ülken köyünde yapılması planlanan nükleer güç santrali (NGS) inşaat projesinin ilk çalışmaları başladı. Bu çalışmalar, gelecekteki yüksek kapasiteli NGS için en uygun sahayı belirlemeyi ve tasarım belgelerini hazırlamayı amaçlayan mühendislik araştırmalarını kapsıyor. Çalışmalar, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Kazakistan Cumhuriyeti Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliyev ve Almatı Bölgesi Valisi Marat Sultangaziyev’in katılımıyla başladı. Rosatom Mühendislik Bölümü uzmanları çalışmalar kapsamında ilk keşif sondajını yaparak topraktan numune aldı. Bu çalışmalarla, NGS’nin güvenliği için hayati önem taşıyan sismik kararlılık, hidrojeolojik özellikler ve bölgenin diğer parametreleri değerlendirilecek. Bu aşamada, her biri 30 ila 120 metre derinliğinde olmak üzere toplamda en az 50 sondaj kuyusu açılacak. Santralin kesin konumuna ilişkin nihai karar, araştırma sonuçlarına göre verilecek. Mühendislik etütlerinin başlangıcı, NGS projesinin emniyetini, güvenilirliğini ve ekonomik verimliliğini belirleyen temel bir aşama. Bu aşamada, sahanın jeolojik, sismik, hidrolojik ve çevresel özellikleri konusunda kapsamlı bir çalışma yapılacak. Etütler, projenin hem uluslararası hem de ulusal standartlara uygun olmasını, çevresel ve teknolojik risklerin en aza indirilmesini ve gelecekte nükleer güç santralinin verimli tasarımı için bir temel oluşturmasını sağlayacak. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev konuyla ilgili açıklamasında, “Ülken'de mühendislik araştırmalarının başlatılması, Kazakistan'ın modern tarihindeki ilk yüksek kapasiteli nükleer güç santraline giden yolculuğun başlangıcını işaret ediyor. Bu aşamada, gelecekteki bir nükleer güç santraline uygunluğundan tam olarak emin olmak için sahanın kapsamlı olarak incelemesine odaklanıyoruz. Rosatom, Kazakistan'ın gelişimi için stratejik öneme sahip bu projeyi hayata geçirmek için edindiği tüm deneyimini kullanmaya hazır” dedi. Kazakistan Cumhuriyeti Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliyev de, “Bugün atılan adım sadece bir ilk, ancak Kazakistan'ın ulusal ekonomisinde yeni bir yüksek teknoloji sektörü kurma yolundaki kararlılığını gösteriyor. Bu nükleer güç santralinin, modern altyapının oluşturulmasından yeni okullara, anaokullarına ve sosyal tesislere kadar bölgenin kalkınmasına güçlü bir destek vereceğinden eminiz. Bu proje, Kazakistan'ın stratejik tercihi ve uzun vadeli bölgesel ve ulusal ekonomik büyümenin itici gücüdür” diye konuştu. Törende ayrıca, VVER-1200 ünitelerinin halihazırda faaliyette olduğu veya inşa edildiği Leningrad NGS, Akkuyu NGS, Belarus NGS, Macaristan’daki Paks-2 NGS ve Bangladeş’teki Ruppur NGS çalışanları, Ülken köyü sakinlerine hitap ederek, projenin başarılı olmasını diledi ve nükleer enerjinin bölgenin sosyo-ekonomik kalkınması için önemini vurguladılar. Kazakistan’da yapılacak NGS, 1200 MW elektrik kapasiteli basınçlı su reaktörleri olan 3 + nesil modern VVER-1200 reaktörlerine sahip olacak. Bu teknoloji, en sıkı uluslararası güvenlik standartlarını karşılamakta olup, halihazırda Rusya, Belarus, Türkiye, Bangladeş, Mısır ve Çin'de faaliyetteki ve inşa halindeki tesislerde başarıyla kullanılıyor. Hizmet ömrü 60 yıl olan reaktörün hizmet ömrü potansiyel olarak 20 yıl daha uzatılabilir.

Ruppur Nükleer Santrali’nde Önemli Test Aşaması Geride Kaldı Haber

Ruppur Nükleer Santrali’nde Önemli Test Aşaması Geride Kaldı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Bangladeş’te inşa ettiği Ruppur Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) ilk ünitesinde önemli bir aşama tamamlandı. Ünitede soğuk ve sıcak fonksiyonel testlerin temel aşamalarından olan türbin bölmesindeki taze buharın boru hatlarından buhar boşaltılması işlemi başarıyla tamamlandı. Buhar boşaltma işlemi, 2,0 MPa basınç ve 200 °C sıcaklıkta taze buhar kullanılarak gerçekleştirildi. Bu parametreler, tasarım gereklilikleri göz önüne alınarak seçilmiş ve boru hatlarının olası kalıntı nem, proses kirleticileri ve mekanik partiküllerden güvenilir şekilde temizlenmesini sağladı. Bu işlemin sonrasında, ana hatların son temizliğini sağlayacak ve ekipmanın operasyonel yük altında çalışma parametrelerini belirleyecek olan, artan taze buhar hacmiyle buhar boru hatlarından tekrarlanan buhar tahliyeleri yapılacak. Atomstroyexport A.Ş.’nin Bangladeş Projelerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Alexey Deriy, “İşletmeye alma çalışmalarının bu aşaması tamamlandıktan sonra Ruppur NGS, 1. Güç Ünitesi’nin işletmeye alınması ve ardından elektrik şebekesine bağlanmasıyla ülkenin ekonomisi ve sanayisine ek enerji sağlayarak çok önemli bir adım atılmasına katkıda bulunacak. En yeni Rus VVER-1200 tasarımına göre inşa edilen Ruppur NGS’nin önümüzdeki on yıllar boyunca Bangladeş'e ülkenin elektrik ihtiyacının %10'u kadar temiz enerji sağlaması bekleniyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.