Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nvidia

Kapsül Haber Ajansı - Nvidia haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nvidia haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai Motor Company Yeni Yol Haritasını Açıkladı Haber

Hyundai Motor Company Yeni Yol Haritasını Açıkladı

Hyundai, 2030 yılına kadar 5,55 milyon adet global araç satışı hedeflerken aynı zamanda yüzde 6 pazar payına ulaşmayı planlıyor.Elektrikli araçların satış içerisindeki payı ise yüzde 23'ten 2030'da yüzde 60'a yükselecek.2030 yılına kadar 100'den fazla modeli yenilemeyi planlayan Hyundai, sadece önümüzdeki 8 ay içinde 7 yeni modelini satışa sunacak.Ayrıca, yine 2030’a kadar 18'den fazla yeni modelle farklı segmentlerde yer alacak.İlk Uzun Menzilli Elektrikli Araç (EREV) modelleri ise 2027 yılının ilk yarısından itibaren 900 km’nin üzerinde menzil hedefleyerek piyasaya sürülecek. Hyundai Motor Company, 2026 CEO Yatırımcı Günü'nde, markanın 2030 yılına kadar global satışlarda 5,55 milyon adede ulaşma hedefini güçlendirirken, aynı zamanda işletme genelinde karlılığı da artırmayı amaçladığını açıkladı. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, yeni yol haritasıyla ilgili, “Temellerimiz hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Hyundai Motor Grubu, üçüncü büyük otomotiv grubu ve ikinci en karlı grup. Bu da bize yatırım yapabilme olanağı sağlıyor. 2030 yılına kadar 100'den fazla yeni modeli piyasaya sürerek faaliyet marjımızı yüzde 9'un üzerine çıkaracağız. Yeni teknolojileri ve fırsatları değerlendirmek adına ortaklıklardan yararlanarak robotlar ve robot taksiler üretirken; fiziksel bir yapay zeka şirketi haline gelmeyi hedefliyoruz” dedi. Hyundai, 2026 yılının ilk yarısında 2 milyon adet satış gerçekleştirerek, yıllık bazda yüzde 2,7 artışla 59,1 milyar Euro (95,2 trilyon KRW) gelir elde etti ve yüzde 5,6'lık bir faaliyet kar marjına ulaştı. Her Bölgede Yeni Bir Ürün Atağı Kuzey Amerika'da 58, Kore'de 49, Avrupa'da 41, Hindistan'da 26 ve Çin'de 22 modelin lansmanının gerçekleştirilmesi amaçlanırken; bu araçların çoğu yeni Elantra, IONIQ 3, Yeni Tucson ve Tucson Hybrid, SANTA FE EREV gibi tamamen yeni ürünlerden oluşacak. Hindistan için ise tamamen yeni bir A segmenti elektrikli SUV planlanırken aynı zamanda yeni bir global B segmenti SUV ve Avrupa için tamamen yeni bir B segmenti SUV tanıtılacak. Yeni TUCSON ve TUCSON Hybrid ise dördüncü çeyrekte bazı pazarlarda satışa sunularak Hyundai'nin ürün atağında bir dönüm noktası daha oluşturacak. Yeni SANTA FE EREV, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek ve elektrifikasyona yönelik farklı bir yaklaşımı temsil edecek. SANTA FE EREV'in, 900 km’den fazla toplam menzil sunması ve elektrikli araç benzeri günlük sürüş deneyimini, müşterilerin menzil ve şarj kaygılarını gidererek birleştirmesi bekleniyor. Yeni model, Amerika’daki Hyundai Motor Manufacturing Alabama fabrikasında üretilecek. Hyundai, ayrıca farklı pazarları da hedefliyor. Orta boy bir pikap da dahil olmak üzere yeni hafif ticari araçları da gündemine alan marka, yüksek performanslı N serisine de yeni modeller ekleyecek. Hyundai, 2030 yılına kadar yıllık 100.000 adet N modellerinden oluşan satış hedefine ulaşmayı hedefliyor. Yerel Ölçeklendirme ile Global Başarıya Ulaşma Hyundai, 2030 yılına kadar global üretim kapasitesine 1,27 milyon adet araç daha ekleyecek. Bu artışın 500.000 adedi Kuzey Amerika'da, 320.000 adedi Hindistan'da, 250.000 adedi montaj tesislerinde ve 200.000 adedi ise Kore'de gerçekleşecek. Bölgede 2030 yılına kadar 10'dan fazla hibrit model sunulacak ve hibritlerin satışlardaki payı yüzde 50'ye ulaşacak. Bu modeller Hyundai Motor Manufacturing Alabama ve Hyundai Motor Group Metaplant America'da üretilecek. Kuzey Amerika'daki toplam hibrit satışları ise bir milyon adedi geçti. Hyundai, Avrupa'da da pazarın yüzde 85'ini tamamen elektrikli bir portföy ile kapsayacak ve 5 adet tamamen yeni SUV ve hafif ticari araç sunacak. Hyundai, Avrupa'daki elektrikli araç satışlarını 2025'teki 116.000 adetten 2030 yılına kadar 420.000 adedin üzerine çıkarmayı hedefliyor. Türkiye’de üretimine geçtiğimiz günlerde başlanan IONIQ 3 ise Ekim ayında satışa çıkıyor ve 497 kilometreye kadar bir menzil sunuyor. Ayrıca, Hyundai Motor Grubu'nun yeni nesil bağlantılı araç bilgi-eğlence platformu Pleos Connect'i içeren Avrupa'daki ilk araç olma özelliğini taşıyor. Hyundai, Afrika, Orta Doğu ve Pakistan'da bulunan 8 fabrikadan oluşan ağının bir parçası olarak Suudi Arabistan ve Cezayir'de yeni montaj tesisleri kurarak bu pazarlara yatırım yapıyor. Stratejik Ortaklıklar İlk IONIQ 5 Waymo robotaksiler dördüncü çeyrekte teslim edilecek. Gürcistan'daki HMGMA'da yerel bir tedarik zinciri kullanılarak monte edilen bu araçlar, üretim ve tasarımdan yazılım ve finansmana kadar grubun gücünden yararlanıyor. Bu araçlar, robotaksi hizmetlerinin 2027 gibi erken bir tarihte uluslararası alanda genişlemesini sağlayacak. Hyundai Motor Grubu'nun Motional şirketi de, bu yılın sonlarında sürücüsüz ticari hizmetine başladığında robotaksiye hazır IONIQ 5'i kullanacak. Hyundai ve Amazon, ortaklıklarını da dört alanda derinleştiriyor. Amazon Autos, 2027'nin başlarında ABD dışındaki ilk pazarı olan uluslararası alanda genişleyecek; Alexa Built-in, Hyundai ürün gamında kullanıma sunulacak, Genesis de bunu takip edecek; AWS, Hyundai'nin bulut ve yapay zeka yeteneklerini hızlandıracak. Hyundai’nin Boston Dynamics ile birlikte geliştirdiği üretim yapay zekâ robotları, ticarileşme yolunda hız kazanıyor. Gerçek çalışma ortamlarını simüle etmek için inşa edilen RMAC, üretim yapay zekâ robotlarını eğitiyor, gerçek dünya verilerini topluyor ve bir robotun üretim hattına ulaşmadan önce gerekli test ve doğrulama işlemlerini gerçekleştiriyor. Hyundai, 2028'den itibaren Hyundai Motor Group Metaplant America'da endüstriyel insansı robot Atlas'ı kullanıma sunmayı hedefliyor. Donanım Değerinden Yazılım Değerine Hyundai, yazılım tanımlı araç (SDV) yeteneklerini geliştirmek için bir veri çarkı oluşturuyor; burada veri toplama, veri analizi, yapay zeka ve hizmet geliştirme ve kablosuz (OTA) güncelleme dağıtımı, olumlu bir döngüyü tamamlıyor. Yenilenen Grandeur ile başlayarak, Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini ve üretken yapay zeka ajanı Gleo AI'yı uyguluyor. Bu araçlardan elde edilen veriler, Gleo AI'yı geliştirmek ve yeni Pleos Connect özelliklerini geliştirmek için analiz ediliyor ve sonuçlar OTA güncellemeleri aracılığıyla müşterilere geri gönderiliyor. Otonom sürüş için de aynı döngü oluşturuluyor. Hyundai Motor Grubu, Hyundai, Kia, 42dot ve Motional tarafından elde edilen verilerin entegre edilebilmesi ve tek bir tutarlı standartta kullanılabilmesi için sensör mimarisini NVIDIA ekosistemi etrafında standartlaştırıyor. Otonom Sürüş İçin Aşamalı Bir Yol Haritası Hyundai, otonom sürüş yol haritasını aşamalar halinde belirledi. Bu yılın sonuna kadar, otonom sürüş yapay zekası Atria AI, bu tür modellerin en çok ihtiyaç duyduğu beklenmedik yol durumları hakkında veri toplamak için Güney Jeolla Eyaleti, Gwangju'da konuşlandırılacak. NVIDIA ile stratejik bir iş birliği kuran Hyundai, ilk seri üretim SDV modeline Seviye 2+ otonom sürüş teknolojisini 2028 yılında uygulayacak. Atria AI, kademeli olarak seri üretim araçlarına yaygınlaştırılacak ve Seviye 2+'dan Seviye 4'e kadar tam bir otonom sürüş yeteneği yelpazesi oluşturulacak. Hyundai Motor Grubu yılda 7 milyondan fazla araç satıyor ve bu filodan toplanan verilerin yapay zeka öğrenimini hızlandırması ve performansı hızla iyileştirmesi bekleniyor. Daha İyi Elektrikli Araçlar, Daha Düşük Maliyetler Hyundai, kendi hibrit sistemlerini bağımsız olarak geliştirdiği zamandan bugünkü küresel Elektrikli Global Modüler Platform'a (E-GMP) kadar elektrifikasyonda öncü oldu. Yıllar boyunca geliştirilen tasarım yeteneğinden yararlanan Hyundai, kendi batarya hücrelerini bağımsız olarak geliştirdi. Bu hücreler, şirketin daha önce kullandığı yüksek nikel içerikli hücrelere göre iki katından fazla güç sağlarken, şarj süresini de yüzde 40 oranında azaltıyor. Bu yüksek performanslı hücreler, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek olan EREV'de kullanılacak. Aynı zamanda, benzer bir elektrikli araca göre yarıdan daha az batarya kapasitesi kullanırken eşdeğer batarya performansı ve elektrikli araç sürüş dinamikleri sunacak. Gelecek yıl piyasaya sürülecek elektrikli araç modelleri ise, gerçek dünya sürüş koşullarında optimum performansı korurken batarya maliyetini yaklaşık yüzde 30 oranında azaltan orta nikel içerikli NCM hücreleri kullanacak. Hyundai, elektrikli araçlarının dayanıklılığını daha da güçlendirmek amacıyla, bulut tabanlı batarya yönetim sistemini (BMS) geliştirerek 2028 yılına kadar batarya ömrünü ortalama yüzde 20 oranında uzatmayı hedefliyor. Şirket ayrıca yeni, üst düzey bir güvenlik teknolojisi geliştirdi. Termal Kaçış Koruması (TRP), ısıyı dağıtmak üzere tasarlanmış bir batarya sistemi ve ısının yayılmasını önleyen hücreler arası bir bariyer yapısı kullanarak, batarya yangını durumunda ısı transferini bitişik hücrelere engelliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, Huawei, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi. Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor  Haber

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor 

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi.j Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric’ten 800 VDC Veri Merkezlerinde Ark Parlaması Risk Araştırması Haber

Schneider Electric’ten 800 VDC Veri Merkezlerinde Ark Parlaması Risk Araştırması

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 800 VDC güç mimarilerinde ark parlaması riskinin nasıl değerlendirilebileceği ve yönetilebileceğine ilişkin pratik bir yol haritası sunan, alanında ilk niteliğindeki analizini yayımladı. Hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinin tasarım yaklaşımlarından hareketle oluşturulan kullanım senaryolarına dayanan çalışma, farklı konfigürasyonlara sahip, gelişmekte olan iki 800 VDC mimarisini karşılaştırıyor. Bulgular, ark parlamasının etkilerinin mimariye, kapasitörlerin yerleşimine ve arıza giderme davranışına önemli ölçüde bağlı olduğunu gösteriyor. Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri, kapasitör etkisinin baskın olduğu en zorlu varsayımlarda dahi 800 VDC sistemlerde ark parlaması riskinin yönetilebilir olması. Çalışmaya göre risk seviyesi birçok durumda tipik AC sistemlerle karşılaştırılabilir düzeyde kalıyor. Gelişmiş yazılım ve dijital ikizlerden yararlanan daha kapsamlı modelleme yöntemleri de ark parlaması riskinin daha doğru biçimde ortaya konmasına yardımcı oluyor. Bulgular, yapay zekâ veri merkezlerinde daha yüksek güç yoğunluğuna sahip kabinleri desteklemek amacıyla 800 VDC mimarilerinin benimsenmeye başladığı kritik bir dönemde geliyor. NVIDIA’nın öncülüğünde, Schneider Electric gibi enerji teknolojileri şirketlerinin katkısıyla 800 VDC veri merkezi güç altyapısına geçiş, büyük ölçekli veri merkezleri ve AI Factory’lerin 400 kW ve üzerindeki IT kabinlerini desteklemesine olanak sağlayacak. Sektör daha yüksek güç yoğunluklarına doğru ilerlerken 800 VDC dağıtım, megawatt ölçeğindeki kabinlerin verimli biçimde enerjiyle beslenmesinde uygulanabilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte daha yüksek çalışma gerilimleri, arıza davranışının, koruma koordinasyonunun ve güvenli çalışma uygulamalarının daha iyi anlaşılmasını gerektiriyor. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Manish Kumar, konuyla ilgili şunları söyledi: “800 VDC güç dağıtımı veri merkezi tasarımında önemli bir değişimi temsil ediyor ancak aynı zamanda kapsamlı biçimde incelenmesi gereken yeni güvenlik konularını da beraberinde getiriyor. Dünyanın önde gelen hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerinden bazılarıyla yürüttüğümüz çalışmalar, mühendislere ve güvenlik profesyonellerine ark parlaması risklerini değerlendirmek için ilk pratik çerçevelerden birini sunuyor. Bu yaklaşım arıza davranışını anlamak, güvenli çalışma uygulamalarını oluşturmak ve etkili koruma sistemleri tasarlamak için yapılandırılmış bir yöntem sağlıyor. Amacımız, sektörün daha yüksek gerilimli mimarilere güvenli ve emin adımlarla geçmesine yardımcı olmak.” Ark flaşı analizi AC veri merkezlerinde halihazırda standart bir uygulama olsa da dönüştürücü beslemeli 800 VDC sistemlerde çalışan personelin karşılaşabileceği elektriksel tehlikelerin yönetimine ilişkin sektör genelinde kabul edilmiş bir standart veya kılavuz henüz bulunmuyor. Bu nedenle yeni araştırma yalnızca ark parlaması tehlikelerinin değerlendirilmesi ve yönetilmesi açısından değil, 800 VDC sistemlerin mevcut güç sistemleriyle karşılaştırılabilir güvenlik seviyelerine ulaşmasını sağlamak açısından da önem taşıyor. Çalışma, mevcut standartların ark parlaması riskini olduğundan yüksek tahmin edebildiğini, Schneider Electric’in simülasyon analizlerinin ise gelişmiş yazılım ve dijital ikizlerin riski daha doğru modellediğini gösteriyor. İki farklı 800 VDC mimarisi değerlendirildi Schneider Electric’in çalışması, sektörde ortaya çıkan başlıca uygulama yaklaşımlarını temel alarak hem kabin hem de tesis seviyesindeki 800 VDC mimarilerine yönelik ilk pratik ark parlaması analizlerinden birini ortaya koyuyor. Analiz kapsamında standartlara dayalı yöntemler, geçici durum simülasyonları ve sistem seviyesinde modelleme değerlendirildi. Bulgular, mevcut ark parlaması analiz çerçevelerinin mimariyi ve zamana bağlı değişkenleri dikkate alacak şekilde kullanıldığında 800 VDC sistemlere uygulanabileceğini ve tasarım tercihlerinin sonuçlar üzerinde belirleyici olduğunu gösteriyor. Kabin seviyesindeki 800 VDC mimarileri: Muhafazakâr yöntem ve varsayımlarla gerçekleştirilen sidecar, diğer adıyla güç kabini, vaka çalışmasında, herhangi bir koruma cihazı bulunmadığı durumda dahi maruz kalınan enerji seviyesinin referans alınan 1,2 cal/cm² kişisel koruyucu ekipman eşiğinin oldukça altında kaldığı görüldü. Merkezi 800 VDC mimarileri: Tesis seviyesindeki vaka çalışması, yine muhafazakâr ve gerçek uygulamaları daha az yansıtan, aşırı akım korumasının bulunmadığı bir mimari ele alındığında maruz kalınan enerji seviyesinin kabin seviyesindeki tasarımlara kıyasla bir miktar daha yüksek olabileceğini gösteriyor. Analiz ayrıca sistem topolojisinin etkisini değerlendirerek ters akımı engelleyen diyotların hem yukarısında hem de aşağısında meydana gelen arızaların geri beslemeyi, tepe akımını ve ark parlaması sonuçlarını nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Arıza katkısının standart koruma cihazlarıyla zaman açısından sınırlandırılması durumunda ark parlaması enerjisi, çalışma ortamları için uygun seviyelere düşüyor ve genel olarak yaygın AC mimarilerindeki seviyelerle uyumlu hale geliyor. 800 VDC mimarilerinde ark parlaması riskinin azaltılmasında tasarım ve koruma stratejileri önemli rol oynuyor. Araştırma, genel riskin düşük kaldığını ve birçok durumda tipik AC dağıtım sistemleriyle karşılaştırılabilir olduğunu gösteriyor. Standart koruma cihazları kullanıldığında da maruz kalınan enerji önemli eşiklerin altında tutulabiliyor. Araştırmada ayrıca şu sonuçlara ulaşıldı: Geçici durum davranışı önem taşıyor: 800 VDC sistemlerde ark parlaması etkisini zamana bağlı arıza akımları belirliyor. Bir olayın ilk milisaniyelerinde kapasitör deşarjı baskın rol oynuyor. Simülasyon doğruluğu artırıyor: Geçici durum simülasyonu ve güç sistemi analiz araçları gibi yazılımlar, DC sistemlerde kullanılan basitleştirilmiş ark parlaması analiz yöntemlerinin kapasitör etkisinin baskın olduğu sistemlerde riski çoğu zaman olduğundan yüksek tahmin ettiğini gösteriyor. İşletmeciler, ETAP gibi gelişmiş yazılım ve dijital ikizlerden yararlanarak koruma stratejilerini daha doğru veriler üzerine kurabiliyor ve ark parlaması riskini önemli ölçüde azaltabiliyor. Tasarım tercihleri riski azaltıyor: Ark parlaması sonuçlarını yalnızca DC dağıtım kullanılması değil, mimari ve sistem konfigürasyonu da belirliyor. Kapasitörlerin yerleşimi, ters akımı engelleyen bileşenler ve milisaniye ölçeğinde devreye giren koruma sistemleri, 800 VDC altyapılarının güvenli biçimde uygulanmasında kritik rol oynuyor. ETAP CEO’su Tanuj Khandelwal ise şunları söyledi: “Endüstri standartları ark parlaması ve elektrik güvenliği açısından vazgeçilmez olmaya devam ediyor. Ancak geleneksel yöntemler, karmaşık DC sistemlerin çalışma biçimini tam olarak yansıtmadıkları için gereğinden fazla muhafazakâr sonuçlar verebiliyor. Gerçek riski anlayabilmek için mühendislerin sistem topolojisini, arıza davranışını, koruma koordinasyonunu, dönüştürücü tepkilerini, anahtarlama mantığını ve aktif koruma sistemlerini birlikte değerlendirmesi gerekiyor. ETAP, ekiplerin 800 VDC sistemleri gerçek çalışma koşullarına uygun biçimde modellemesini ve doğrulamasını sağlayarak muhafazakâr varsayımlardan daha doğru, yapay zekâ destekli ve fizik temelli güvenlik ve operasyon kararlarına geçişi destekliyor.” Bu çalışma, Schneider Electric’in ark parlaması güvenlik testleri alanındaki onlarca yıllık deneyimini temel alırken şirketin, yapay zekâ veri merkezlerinde kullanılan yeni nesil yüksek yoğunluklu kabin sistemleri açısından kritik öneme sahip 800 VDC güç mimarilerine geçişi destekleme taahhüdünü de güçlendiriyor. Schneider Electric ayrıca 800 VDC sistemlerde bakım çalışmalarının güvenli biçimde gerçekleştirilebilmesine yönelik, sistem çalışırken güç bileşenlerinin değiştirilebilmesini sağlayan “live swap” teknolojileri üzerinde kapsamlı testler gerçekleştirdi. Araştırmanın bulguları, “DC Arc Flash Analysis: A Practical Study on 800 VDC in Data Centers” başlıklı teknik dokümanda yayımlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu Haber

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu

Eş zamanlı olarak yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da açan EY; bu sayede, kuruluşların yapay zekâyı fiziksel ortamlara ve iş operasyonlarına sorunsuz bir şekilde entegre etmelerine yardımcı olacak. EY’ın yenilikçi yapay zekâ çözümleri, endüstriyel üretim, enerji, tüketici ürünleri ve sağlık gibi çeşitli sektörlerde fiziksel yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesini destekliyor. Ayrıca EY; bu yatırımlarla operasyonel verimliliği artırmanın yanı sıra akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, NVIDIA iş birliğiyle yeni bir fiziksel yapay zekâ platformu olan EY.ai Physical AI’ı hayata geçirdi. Yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm yatırımlarını sadece bununla sınırlı tutmayan EY, işletmelerin ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümleri için prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına da yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunan laboratuvarı EY.ai Lab’i de açtığını duyurdu. NVIDIA altyapıları kullanılarak geliştirilen yeni fiziksel yapay zekâ platformu EY.ai Physical AI; kuruluşların robotlar, dronlar, akıllı cihazlar ve benzeri teknolojiler tarafından yürütülen yapay zekâ sistemlerini uygulamalarına ve yönetmelerine yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunacak. Bu sayede EY, fiziksel sistemlerin gerçek dünyada uygulanmadan önce modellenmesi, test edilmesi ve iyileştirilmesi için dijital ikiz geliştirme konusunda işletmeleri destekleyecek. Böylece, risklerin azaltılmasına ve değer elde etme süresinin hızlandırılmasına katkıda bulunacak. EY ayrıca, işletmelerin yapay zekâ ile çalışan robotları gerçekçi üç boyutlu (3D) ortamlarda geliştirmelerine, simüle etmelerine ve doğrulamalarına yardımcı olmak amacıyla NVIDIA’nın açık modellerini, simülasyon ve öğrenme çerçevelerini de entegre edecek. Bununla birlikte, platform gelişmiş yapay zekâ iş yüklerinin uygulanması için güvenli, ölçeklenebilir ve yüksek performanslı bir temel sunuyor. İlgili platform, üç temel unsura odaklanmayı hedefliyor: Yapay zekâya hazır veriler: Fiziksel yapay zekâ için çok sayıda senaryoyu simüle etmek üzere sentetik veriler üretmek Dijital ikiz, robotik simülasyon ve eğitim: NVIDIA'nın açık modellerini, kütüphanelerini ve çerçevelerini kullanarak dijital ve fiziksel dünyalar arasında köprü kurmaya yardımcı olmak, gerçek zamanlı içgörüler ve performans izleme sağlamak ve operasyonel sürekliliği kolaylaştırmak Sorumlu fiziksel AI: İş operasyonları genelinde güvenlik, etik, uyumluluk unsurlarını ve dayanıklılığı korumaya yardımcı olmak için güçlü önlemler uygulamak EY aynı zamanda; yapay zekânın fiziksel ortamlara sorunsuz bir şekilde entegre edilmesine olanak tanıyan ve alanının ilk örneği olan yeni yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da faaliyete geçirdi. En ileri seviye robotik, sensör ve simülasyon yetkinlikleriyle donatılan laboratuvar EY.ai Lab; kuruluşlara ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümlerini prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunuyor. EY, fiziksel yapay zekâ yetkinliklerini enerji, sağlık ve akıllı şehirler başta olmak üzere birçok sektöre yönelik daha da genişletecek bu yatırımlar ile akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak, geliştirdiğimiz platformlar ve ürünlerle yapay zekâya yönelik yatırımlarımızı sürdürerek iş dünyasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Kurumların geleceğini şekillendiren yapay zekâ platformumuz EY.ai, strateji, dönüşüm, risk, denetim ve vergi alanlarındaki uzmanlığımızı AI teknolojisiyle bir araya getirerek şirketlere bütüncül bir değer sağlarken; bunu bir adım öteye taşıyarak yakın zamanda hayata geçirdiğimiz yeni platformumuz EY.ai Physical AI, bu değeri fiziksel dünyayla bütünleştirerek, sunulan hizmet kapsamını çok daha geniş bir alana yaymayı hedefliyor. Gelişmiş otomasyon, yüksek verimlilik ve operasyonel maliyetlerin önemli ölçüde azaltılmasına kadar pek çok alanda işletmelerin faaliyet biçimini dönüştürerek değer elde etmelerine yardımcı olacak EY.ai Physical AI ile işletmeler, yapay zekâ entegrasyonlarını güvenli bir şekilde yönetebilecek ve deneysel çalışmalardan kurumsal ölçekli uygulamalara geçişte hızlarını artırabilecek. Ayrıca EY olarak yakın zamanda açılışını yaptığımız EY.ai Lab ise işletmelere; fiziksel yapay zekâ sistemlerini, kapsamlı simülasyonlarla sanal bir test ortamında tasarlamak, insansı robotlar, dört ayaklı robotlar ve diğer yeni nesil robotik platformlar dahil olmak üzere farklı formlarda çözümler geliştirmek, dijital ikiz aracılığıyla lojistik, üretim ve servis akışlarını iyileştirmek gibi birçok imkân sağlayacak.”

Dünya Yapay Zeka Sahnesinde Bir Türk  Haber

Dünya Yapay Zeka Sahnesinde Bir Türk 

Google DeepMind’da yönettiği GNoME projesiyle 2,2 milyon yeni kristal yapı keşfederek teorik bir devrim yapan Ekin Doğuş Çubuk’un ChatGPT’nin yaratıcılarından Liam Fedus ile kurduğu Periodic Labs, aralarında Jeff Bezos ve Nvidia’nın da bulunduğu yatırımcılardan 300 milyon dolar yatırım aldı. Bu başarı da onu Forbes Türkiye’nin ocak ayı kapağına taşıdı. Yılda sadece birkaç video üreterek 3,2 milyon dolarlık küresel bir içerik gücüne dönüşen Ruhi Çenet’in stratejisini de bu ay Forbes Türkiye’den okuyabilirsiniz. Yeni yılın bu ilk sayısında Forbes ABD’de 30 Altı 30 listesine giren ve girişimleriyle dikkat çeken dört Türk genci var. Yapay zeka kodlama şirketleri için uyumluluk süreçlerini yöneten Delve’nin 21 yaşındaki kurucu ortağı Selin Kocalar, yapay zekayla Kanada’da eczacıların iş yükünü hafifleten 25 yaşındaki Can Uncu, şirketlerin enerji faturalarını yapay zeka ile yöneten 28 yaşındaki Ali Sarılgan ve hava kirliliği krizine mühendislik tabanlı bir çözüm getiren 29 yaşındaki Selene Sarı… Forbes’un ocak sayısında birbirinden dikkat çekici özel röportajlar yer alıyor. Lojistik ve yenileme pazarı yatırımlarıyla büyüyen Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Mega Metal’i küresel bir oyuncuya ve emtia üreticisinden yüksek teknolojili bir tedarikçiye evrilten Cüneyt Ali Turgut… Türkiye’nin önde gelen üç ekonomisti; Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, 2026 değerlendirmelerinde paranın yeni düzenini büyüteç altına alırken önümüzdeki dönem Türkiye’yi bekleyen ekonomik gerçekleri masaya yatırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Odaklı İnovasyon: İlaç Geliştirmede Küresel İş Birliği Haber

Yapay Zekâ Odaklı İnovasyon: İlaç Geliştirmede Küresel İş Birliği

Merck ve Boltz ekibi, yapay zekâ destekli protein mühendisliği alanında yeni bir standart belirlemek amacıyla M-Boltz Hackathon'u düzenledi. Almanya'nın Darmstadt ve ABD'nin Cambridge şehirlerinde eş zamanlı gerçekleştirilen etkinlik, ilaç geliştirme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Yaklaşık 100 kişinin katılımıyla hibrit olarak düzenlenen etkinlikte, 50’den fazla uzman bir araya gelerek farklı disiplinlerin ortak çalışmasına imkân sağladı. Hackathon'a AWS, NVIDIA, Hugging Face ve MIT Jameel Clinic gibi teknoloji ortakları destek verdi. Katılımcılar, antikorları anlamak ve olası ilaç hedeflerini belirlemek gibi zorlu görevler üzerinde çalıştı. Merck’in Dijital İnovasyon Küresel Başkanı Philipp Harbach, etkinliğin katılımcılarla ortak inovasyon geliştirme fırsatı sunduğunu belirtti. Boltz’un ortak yazarı Gabriele Corso ise, bu kıtalar arası iş birliğinin karmaşık biyomoleküler zorlukları çözmede önemli bir rol oynadığını vurguladı. M-Boltz Hackathon, yapay zekâ destekli protein mühendisliğine yeni bir ivme kazandırdı. "Hack" (keşif amaçlı araştırma ve sorun çözme) ve "marathon" kelimelerinin birleşiminden oluşan Hackathon, ekiplerin sınırlı sürede yenilikçi projeler geliştirdiği bir yarışma formatı olarak biliniyor. Merck, bu tür çalışmaları Ar-Ge süreçlerine entegre ederek dijital inovasyondaki liderliğini güçlendirmeye devam ediyor.

 Siemens ve NVIDIA, Yapay Zekâ Çağında Üretim İçin Yeni Ürün Gamını Vitrine Çıkardı Haber

 Siemens ve NVIDIA, Yapay Zekâ Çağında Üretim İçin Yeni Ürün Gamını Vitrine Çıkardı

Siemens ve NVIDIA, Washington D.C.'de düzenlenen NVIDIA GTC'de (GPU Teknoloji Konferansı) Siemens Xcelerator portföyü için geliştirilmekte olan yeni teknoloji ürün yelpazesini tanıttı. Bu demo, mühendislerin yakında geleceğin fabrikaları için en gelişmiş ve doğru dijital ikizleri nasıl hızlı bir şekilde tasarlayabileceklerini, optimize edebileceklerini ve yönetebileceklerini ortaya koydu. Siemens Xcelerator ve NVIDIA Omniverse arasındaki entegrasyondan beslenen bu teknoloji, 3B görselleştirme, simülasyon ve fabrika verilerini tek bir birleşik, sürükleyici ortamda bir araya getirecek yeni ve son derece gerçekçi bir dijital ikizi destekleyecek. Bu dönüm noktası, Siemens'in endüstri için yeni inovasyon, iş birliği ve sürdürülebilir değer yaratma seviyelerine ulaşmak üzere gerçek ve dijital dünyaları sorunsuz bir şekilde birleştirme vizyonu olan endüstriyel metaverse'ü gerçekleştirmeye yönelik önemli bir adım oluşturuyor. Günümüzde imalat sanayi, önemli yatırımlar ve ileri teknolojilerin hızla benimsenmesiyle küresel bir dönüşüm geçiriyor. Bu değişimi desteklemek amacıyla Siemens ve NVIDIA, endüstriyel yapay zekâ devrimini hızlandırmak için ortaklıklarını pekiştirerek dünya çapında daha akıllı, enerji verimliliği daha yüksek fabrikaların geliştirilmesine olanak sağlıyor. Halen üzerinde çalışılmakta olan bu gelişmiş dijital ikiz yazılımı, yapay zekâ çağı için özel olarak tasarlanmış yeni bir Siemens teknoloji yığınının parçası olacak. Yazılım, üreticilerin sadece dünyanın en gelişmiş fabrikalarını inşa etmesine değil, aynı zamanda bu fabrikaları sürekli olarak optimize etmesine de olanak sağlayacak. Bu teknoloji; planlama ve mühendislik çalışmalarıyla operasyonları hızlandırmak için kullanılacak. Böylece tasarım ve operasyonun her aşamasında büyük ölçekli simülasyonları, yapay zekâ odaklı iş akışlarını ve güvenilir, veriye dayalı karar alma süreçlerini mümkün kılacak. Siemens, GTC'deki demosunda bu yeni teknoloji yığınının müşterileri gelişmiş fabrikalarının tasarım aşamasından işletme aşamasına kadar nasıl destekleyebileceğini gösterdi. Bu yeni teknolojinin en önemli işlevlerinden biri, müşterilerin bina altyapılarını ve üretim hatlarını tek bir mühendislik ortamında bir araya getirebilmesidir. Bu işlev, en verimli tasarımı bulmak amacıyla yüzlerce potansiyel fabrika yerleşimini simüle etmek için yapay zekadan faydalanılmasını da içeriyor. Mühendisler bu yeni teknoloji yığınını kullanarak bu tasarım ve simülasyonu günler veya haftalar değil, saatler içinde yapabilecekler. Bu işlemin ardından müşteriler, fabrikalarının fotogerçekçi ve fizik tabanlı modellerini oluşturabilecek. Bu ortak çalışma, müşterilerin daha akıllı, daha verimli fabrikalar, ürünler ve yapay zekâ veri merkezleri tasarlamalarına yardımcı olmak için Siemens'in üretim ve endüstriyel teknoloji alanındaki derin uzmanlığını NVIDIA'nın grafik işleme alanındaki lider teknolojisiyle bir araya getiriyor. Siemens Yönetim Kurulu Üyesi, Teknoloji ve Strateji Başkanı Peter Koerte, "Endüstriyel inovasyon daha önce görülmemiş bir hızda ilerliyor. Siemens ve NVIDIA güçlerini birleştirerek bu sürece öncülük ediyor. Endüstriyel yapay zekâ, dijital ikizler, otomasyon ve bina teknolojileri alanlarındaki güçlü yönlerimizi birleştirerek, endüstriyel metaverse'i ve bununla birlikte yeni nesil fabrikaları ve yapay zekâ veri merkezlerini hayata geçiriyoruz. Artan küresel talebi karşılamak ve endüstrinin geleceğini şekillendirmek için gereken verimliliği, gücü, ölçeklenebilirliği ve zekâyı da ortaya koyuyoruz." NVIDIA Omniverse ve Simülasyon Teknolojisi Başkan Yardımcısı Rev Lebaredian ise "Dijital ikizler, tek bir donanım parçası bile kurulmadan önce tüm üretim hatlarının simülasyonunu ve optimizasyonunu, robotik sistemlerin ise sanal olarak eğitilmesini mümkün kılarak kendilerine endüstriyel yapay zekâ çağında çok önemli bir yer edindiler. Siemens ile iş birliğimiz, NVIDIA Omniverse'ü üretimin merkezine yerleştirerek konseptten işletmeye kadar tüm fabrika yaşam döngüsünü hızlandırmak için kritik platform kabiliyetleri sağlıyor" diye konuştu. Günümüzde üreticiler; karmaşık süreçlerin üstesinden gelme, üretimi hızlandırma ve enerji verimliliğini artırma konularında benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıyakalıyor. Bu yeni teknoloji, bir fabrikanın dijital ikizini oluşturmak ve bu ikizle etkileşim kurmak için kolaylaştırılmış, sezgisel bir ortam sağlayarak söz konusu zorlukları giderecek. Örneğin, bir yarı iletken üreticisinin mevcut bir tesiste son derece karmaşık bir üretim sürecini yönetirken üretimi artırmak için yeni bir fabrika hattı kurması gerekebilir. Bu yeni araç sayesinde mühendisler, mevcut fabrika binası içindeki farklı yerleşim düzenlerini hızlı bir şekilde simüle ederek en verimli konfigürasyonu belirleyebiliyor ve üretimin artırılmasına kadar geçen süreyi kısaltabiliyor. Siemens, üretimden akıllı operasyonlara ve bina ortamına kadar çipten şebekeye tüm altyapı değer zincirindeki her bir halkayı birbirine bağlayacak uzmanlığa sahip bulunuyor. Bu uçtan uca yetenek, Siemens ve NVIDIA'nın portföylerini bir araya getirerek endüstriyel müşteriler için verimlilik, ölçeklenebilirlik ve inovasyon sağlayan gerçek anlamda entegre çözümler sunmalarını sağlıyor. Siemens teknolojisi ister sıfırdan bir tesis inşa etmek ister mevcut bir tesisi yenilemek için, güç, soğutma, bilgi işlem ve bina sistemlerinin birleşik bir bütün olarak çalışmasını sağlar. Operatörler simülasyondan ve yapay zekâ destekli otomasyondan faydalanarak tesisleri yıllar değil, aylar içinde optimize edip ölçeklendirebiliyor. Böylece performansı artırabilir, enerji verimliliğini yükseltebilir ve kapasitelerini geleceğe hazır hale getirebiliyor. Bu yaklaşım, hızlandırılmış bilgi işlem ve akıllı depolamadan enerji tasarruflu soğutma seçeneklerine kadar yapay zekâ altyapısı için yeni bir mükemmellik standardı belirleyecek, çoklu üretim yapabilen, gigawatt ölçekli yapay zekâ fabrikası kurulumları konusunda yakın zamanda duyurulan NVIDIA Omniverse DSX Blueprint ile uyumludur. Siemens ve NVIDIA ayrıca hem GPU üretimini hem de yapay zekâ veri merkezi altyapısının optimizasyonunu geliştirmek üzere iş birliği yaparak endüstriyel zekanın geleceği için ölçeklenebilir, verimli çözümler sunuyor. Siemens, GPU ve yapay zekâ veri merkezi iş ortaklarını elektronik tasarım otomasyonu ve fabrika otomasyon kontrolörlerinden beyaz alan soğutma optimizasyonu ve dayanıklı bina sistemlerine uzanan geniş bir yelpazede destekleyerek; - Yeni yapay zekâ fabrikalarını hızla çevrimiçi hale getirmelerini, - Herhangi bir GPU yükseltmesi için işlemleri yeniden yapılandırmalarını, - Gelişmiş simülasyon ile gücü ve soğutmayı optimize etmelerini, - Çalışma süresine yönelik tehditleri öngörerek çözmelerini, enerji verimliliğini artırmalarını ve tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmelerini sağlıyor. Siemens ve NVIDIA, üreticileri ve veri merkezi operatörlerini gelişmiş, enerji tasarruflu altyapı ile destekleyerek yapay zekâ yeteneklerinin gelişimini hızlandırıyor. Bu iş birliği daha akıllı, daha güçlü bir dijital temel oluşturuyor, inovasyonu mümkün kılıyor, ekonomik fırsatları teşvik ediyor ve yapay zekanın faydalarının dünya genelinde yaşamları ve toplumları iyileştirmek için kullanılabilmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.