Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Oauth

Kapsül Haber Ajansı - Oauth haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oauth haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gölge Yapay Zeka Kaynaklı Veri İhlallerinin Ortalama Maliyeti 5,39 Milyon Dolara Ulaşıyor Haber

Gölge Yapay Zeka Kaynaklı Veri İhlallerinin Ortalama Maliyeti 5,39 Milyon Dolara Ulaşıyor

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies, gölge BT’nin uzun süre bir politika ve kontrol sorunu olarak ele alındığını hatırlatıyor. Onaylanmamış yazılımlar geçmişte bir kurulum ya da ağdaki bir cihaz gibi tarama araçlarının yakalayabileceği izler bırakıyordu. SaaS ve yapay zeka ise bu tabloyu değiştirdi. Çalışanlar artık kurumsal kimliklerini bu araçlara bağlayabiliyor ve hassas verileri güvenlik ekipleri araçların varlığından haberdar olmadan yükleyebiliyor. WatchGuard 2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu’na göre çalışanların yüzde 64'ü iş için onaylanmamış yapay zeka araçları kullandığını belirtiyor. IBM 2026 Veri İhlali Maliyeti Raporu ise gölge yapay zekanın dahil olduğu ihlallerin ortalama maliyetinin 5,39 milyon dolara ulaştığını, bu rakamın 4,99 milyon dolarlık küresel ortalamanın üzerinde seyrettiğini ortaya koyuyor. Gölge Yapay Zeka Kuruma Üç Farklı Yoldan Giriyor İlk giriş noktası, çalışanların Microsoft veya Google ile oturum açma istemlerini onaylayarak bir yapay zeka ya da üretkenlik uygulamasına e-posta, takvim ve dosya gibi kurumsal kaynaklara erişim izni vermesi. Bu izinler iş ihtiyacı sona erdikten sonra da devam edebiliyor ve saldırganlar parola çalmak yerine kullanıcıları erişim izni vermeye ikna eden onay kimlik avı (consent phishing) yöntemiyle bu boşluğu istismar ediyor. İkinci giriş noktası, çalışanların tarayıcı üzerinden kişisel hesaplarıyla yapay zeka servislerine giriş yapması. Kurumsal kimlik kullanılmadığı için bu faaliyet Microsoft 365 veya Google Workspace kayıtlarında görünmüyor ve hangi verilerin yüklendiği bilinemiyor. Üçüncü giriş noktasında ise tek kanıt ağ trafiği oluyor. Kurum cihazlarından doğrudan erişilen ve herhangi bir uygulama izni ya da kimlik doğrulaması gerektirmeyen servisler yalnızca ağ veya güvenlik duvarı kayıtlarında iz bırakıyor ve sıradan web trafiğinin arasında gözden kaçabiliyor. Görünürlük Açığını Kapatmak İçin Sinyallerin Birleştirilmesi Gerekiyor WatchGuard’a göre tek bir kontrol bu üç giriş noktasının tamamını yakalayamıyor. Şirket, MSP’lerin bu açığı kapatabilmesi için üç çözümü bir arada sunuyor. CloudDR, Microsoft 365, Google Workspace ve desteklenen diğer SaaS platformlarında OAuth ile bağlanan uygulamaları tespit ediyor, onay kimlik avı girişimleri dahil şüpheli erişimleri işaretliyor ve bir olay yaşanmadan izinleri iptal edebiliyor. FireCloud Total Access, yönetilen cihazlardan ağ telemetrisi toplayarak kullanıcıların hangi platform üzerinden kimlik doğruladığından bağımsız olarak bulut ve yapay zeka servislerini tespit ediyor. Firebox ise bilinen yapay zeka hedeflerine yapılan bağlantıları belirleyerek inceleme için görünür hale getiriyor. Bu yetenekler HIPAA, PCI DSS, ISO 27001, GDPR ve SOC 2 gereksinimleriyle de eşleşiyor ve bulgular denetime hazır kanıtlara dönüştürülebiliyor. “Göremediğiniz Şeyi Yönetemezsiniz” Birçok olayın bir uygulamaya erişim izni vermek ya da iş cihazında kişisel bir yapay zeka hesabı kullanmak gibi sıradan davranışlarla başladığını belirten WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, “Kurumların yapay zekanın benimsenmesini durdurmaya çalışması gerekmiyor. Asıl ihtiyaç, çalışanların hangi uygulamaları kullandığını, bu uygulamaların kuruma nasıl girdiğini ve hangi verilere erişebildiğini sürekli olarak görebilmek. Kimlik, kullanıcı faaliyeti ve ağ trafiğinden gelen sinyalleri birleştiren kurumlar, meşru kullanımı gereksiz risklerden ayırabiliyor ve riske orantılı biçimde hızla müdahale edebiliyor. Göremediğiniz şeyi yönetemezsiniz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Saldırılarda Yapay Zeka Etkisi Dikkat Çekiyor  Haber

Siber Saldırılarda Yapay Zeka Etkisi Dikkat Çekiyor 

Rapora göre 2026’nın ilk yarısı, saldırganların operasyonlarının verimliliğini ve ölçeklenebilirliğini nasıl geliştirmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yapay zekâ (AI), bu gelişmede giderek daha önemli bir rol oynuyor. ESET, yapay zekâ ajanları tarafından kullanılan küçük işlevsel bileşenler olan yaklaşık 900 bin yapay zekâ becerisini analiz etti. On binlerce şüpheli ile binlerce açıkça kötü amaçlı örneği tespit etti. Yapay zekâ, kötü amaçlı yazılımların içinde de görülmeye başlıyor: ESET araştırmacıları, yürütme akışında üretken yapay zekâ kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy’ı tespit etti. ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč “Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zekâ becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor. Öte yandan, PromptSpy gelecekteki tehditlerde esnekliğin artma potansiyelini gösteriyor – ancak LLM’lerde kötüye kullanıma karşı dâhil edilen koruma önlemleri, bu teknolojinin benimsenmesini muhtemelen yavaşlatıyor” açıklamasını yaptı. Yapay zekâ becerileri, bir AI ajanına hangi hizmetleri veya araçları kullanacağı ve hangi verilere erişeceği dâhil olmak üzere belirli bir görevi nasıl yerine getireceğini söyleyen küçük eklentiler veya talimat setleridir. Yayımlanan rapor, Mimikatz veya Impacket gibi üçüncü taraf hackleme araçlarını kullanan kötü amaçlı yapay zekâ becerileri ile kalıcılık mekanizması (JSON dosyası) oluşturmak üzere tasarlanmış şüpheli, kendini değiştiren beceriler ve kendini değiştirmeye yarayan bir araç (Python kodu) hakkındaki ayrıntıları ele alıyor. Bu durum, ajanın öngörülemez davranışlarına veya bir saldırgan tarafından kötüye kullanılmasına yol açabilir. Son olarak, güvenlik tarayıcıları olarak pazarlanan, sahte bir güvenlik hissi yaratan ancak yalnızca temel tarama tekniklerini uygulayan (1990’ların antivirüs araçları gibi) ya da VirusTotal’da hash’lerin, URL’lerin ve IP adreslerinin itibarını sorgulayan, zararsız ancak sorunlu beceriler de bulunmaktadır. Sahte hata mesajlarından yararlanan bir sosyal mühendislik tekniği olan ClickFix, sahte CAPTCHA uyarılarının ötesine geçerek yapay zekâ temalı yardım sayfalarına, tarayıcı uzantılarına ve bulut kimlik doğrulama senaryolarına yayılmış durumda. AI-fix, saldırganların üretken yapay zekâya duyulan güveni nasıl istismar ettiğini göstermektedir; saldırganlar, yapay zekâ devlerinin alan adlarını kötüye kullanan sayfalarda, var olmayan sorunlara yönelik yapay zekâ tarafından üretilmiş sorun giderme içeriklerine ClickFix saldırı zincirlerini yerleştiriyor. ConsentFix ise kimlik bilgilerini çalma gereği duymadan bulut hesaplarını ele geçirmek için ClickFix tarzı etkileşimi OAuth yetkilendirme suistimaliyle birleştiren ve genellikle çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlayarak tamamen meşru oturum açma iş akışlarına dayanan, token hırsızlığına doğru bir evrimi vurgulamaktadır. ESET’in bu vektöre ilişkin tespitleri, 2025’in ikinci yarısı ile 2026’nın ilk yarısı arasında iki katından fazla artmış olup, bu durum faaliyetlerin devam ettiğini ve saldırganların uyum sağladığını göstermektedir. QR kodu kimlik avı rekor seviyelere ulaştı Oltalama kampanyaları da kullanıcı davranışlarına yanıt olarak gelişiyor. “Quishing” olarak da bilinen QR kodu oltalama, ESET telemetri verilerinde rekor seviyelere ulaştı saldırganlar, denetimleri atlatmak ve kullanıcı etkileşimini mobil cihazlara kaydırmak için QR kodlarına kötü amaçlı bağlantılar yerleştiriyor, aynı zamanda birçok kişinin kare desenli barkodlara duyduğu örtük güveni istismar ediyor. 2026 yılının ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11’i QR kodlarını kullanıyordu ve QR kodu kimlik avı tehditleri en çok ABD’de (tespitlerin %19’u), İspanya’da (%17) ve Meksika’da (%6) yaygındı. Fidye saldırıları devam ediyor Fidye yazılımı faaliyetlerinde herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmedi; saldırılar sırasında güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmak üzere tasarlanmış EDR katilleri kullanımına devam edildi. ESET Research, gerçek ortamda kullanılan 100'den fazla farklı EDR katili belgeledi ve yeni varyantlar düzenli olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de ödeme yapmaya istekli kurbanların sayısı tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Son zamanlarda yayımlanan üç sektör raporu, ödeme yapan kurbanların oranının yüzde 14–28 arasında olduğunu bildirerek bu düşüş eğilimini doğruladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.