Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ödeme Yöntemleri

Kapsül Haber Ajansı - Ödeme Yöntemleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ödeme Yöntemleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir”  Haber

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir” 

Cenk Çiğdemli, “Bir pazaryerine ürün koymak ya da web sitesini İngilizceye çevirmek e-ihracat yapmak anlamına gelmiyor” diyen Çiğdemli, şirketlere önce hedef pazara uygun iş modelini kurmalarını, ardından teknolojiyi seçmelerini önerdi. Çiğdemli’nin büyümek isteyen şirketlere bir diğer mesajı ise “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” oldu. Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) buluştu. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve; Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformunu İstanbul’da bir araya getirdi. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı. “Web sitesini İngilizce yapmak e-ihracat için yeterli değil” Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi. “Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi. E-ihracata başlamadan önce bu 5 soruya cevap verin Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli’ye göre e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerekiyor: Hangi ülkeye satış yapacağım? Kime satacağım? Hangi ödeme yöntemiyle satacağım? Ürünü kaç günde teslim edeceğim? İade sürecini kaç günde tamamlayacağım? Bu soruların cevaplarının kullanılacak teknolojiyi de büyük ölçüde belirleyeceğini ifade eden Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu. “Yarın olmak istediğiniz şirket hangi altyapıyı kullanıyor?” E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi. “Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu uzun özellik listelerinden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi. İkinci ülkeyle birlikte e-ihracat “mühendislik işine” dönüşüyor Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli’ye göre asıl sınav ikinci ve üçüncü pazara açılırken başlıyor. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini vurguladı. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi. Altyapınızı değiştirmeniz gerektiğini gösteren 3 sinyal Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor: Operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi. “Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, buna karşılık şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi. “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında üçüncü bir unsurun daha kritik olduğuna dikkat çeken Çiğdemli, bunu “cesaret” olarak tanımladı. Ancak cesaretin kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğinin altını çizen Çiğdemli, “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi. Türkiye’de şirketlerin artık e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu: “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, PayPal’ı Ödeme Seçeneklerine Ekledi Haber

Corendon Airlines, PayPal’ı Ödeme Seçeneklerine Ekledi

Rezervasyon aşamasından itibaren seyahat deneyimini daha kolay ve kullanıcı dostu hale getirmeye yönelik teknoloji yatırımlarını sürdüren Corendon Airlines, PayPal entegrasyonu ile ödeme altyapısını güçlendirerek yolcularına uçuş rezervasyonlarında kullanabilecekleri yeni bir ödeme alternatifi sunuyor. Kullanıma sunulmasının ardından PayPal, Corendon Airlines’ın en büyük pazarlarından biri olan Almanya’da yoğun ilgi gördü. Bu ilgi, PayPal’ın ülkedeki yaygın kullanımının yanı sıra Corendon Airlines’ın Almanya’daki yüksek yolcu hacmini de ortaya koydu. Entegrasyonun canlıya alınmasının ardından geçen ilk dokuz saat içinde PayPal, kart dışındaki alternatif ödeme yöntemleri arasında en çok tercih edilen ödeme yöntemi oldu. Bu süre içerisinde gerçekleştirilen alternatif ödeme işlemlerinin yüzde 50’si PayPal üzerinden gerçekleştirildi. Corendon Airlines ve PayPal ekiplerinin yakın iş birliğiyle yürütülen teknik entegrasyon süreci iki ay içerisinde tamamlandı. Corendon Airlines, yeni ödeme seçeneğiyle uygun pazarlardaki yolcularına seyahat bütçelerini yönetme konusunda daha fazla esneklik sunmayı hedefliyor. PayPal’ın uygun müşterilere sunduğu taksitli ödeme seçenekleri de mevcut olduğu durumlarda kullanılabiliyor. “Yolcularımıza bütçelerine ve ödeme alışkanlıklarına uygun seçenekler sunmak istiyoruz” Yeni ödeme entegrasyonuyla ilgili değerlendirmede bulunan Corendon Airlines CFO’su Erkan Erbay, şunları söyledi: “Dijital yolcu deneyimini geliştirmeye devam ederken yalnızca rezervasyon sürecini değil, yolcularımızın ödeme alışkanlıklarını ve beklentilerini de dikkate alıyoruz. PayPal, özellikle en güçlü pazarlarımızdan biri olan Almanya başta olmak üzere, önemli uluslararası pazarlarımızın birçoğunda yaygın olarak kullanılan bir ödeme yöntemi. PayPal’ı ödeme seçeneklerimize eklemek, bu pazarlardaki yolcularımıza daha fazla seçenek ve esneklik sunma yolunda önemli bir adım. Önümüzdeki dönemde de yolcularımızın seyahat deneyimini kolaylaştırmak ve bireysel bütçelerine ve ödeme alışkanlıklarına uygun, güvenilir ve esnek seçenekler sunmak için teknolojiden yararlanmaya devam edeceğiz.” PayPal ödeme seçeneği, Türkiye harici Almanya ve uygun diğer Avrupa pazarlarında rezervasyon yapan yolcuların kullanımına sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oyun Stüdyolarının Web Shop'larında Sessizce Gelir Kaybetmesine Yol Açan 4 Hata Haber

Oyun Stüdyolarının Web Shop'larında Sessizce Gelir Kaybetmesine Yol Açan 4 Hata

Fiyatlandırma ve ödemelerde tam kontrol sağlayan bu mağazalar büyük bir avantaj sunsa da, ödeme çözümlerinde küresel otorite olan Xsolla'nın mercek altına aldığı dört kritik hatadan kaçınmak kazancın sürdürülebilirliği için şart. Türk oyun sektörü büyüdükçe küresel pazarlara açılma hedefi de ivme kazandı. Küresel ölçekte yayın yapan bir stüdyo için kendi web shop'una sahip olmak artık çok büyük bir avantaj. Fiyatları kimin belirlediği, hangi ödeme yöntemlerinin sunulduğu ve oyuncuyla nasıl bir ilişki kurulduğu; girdiğiniz her pazarda tamamen sizin kontrolünüzde. Ancak bu avantajın gerçek bir gelire dönüşmesi, çoğu stüdyonun farkında bile olmadan para kaybettiği dört yaygın hatadan kaçınmaya bağlı. Oyun endüstrisi için ödeme çözümlerinde küresel bir otorite olan Xsolla, stüdyoların kendi web shop'larında sessizce gelir kaybetmesine yol açan bu dört kritik hatayı mercek altına alıyor. 1. Yanlış para biriminde fiyatlandırma Hata: Her yeni pazara aynı şekilde yaklaşmak; fiyatları dolar olarak göstermek ve yalnızca kartlı ödeme sunmak. Neden maliyetli: Kendi para birimini ve güvendiği ödeme yöntemini göremeyen oyuncu, satın almayı tamamlamadan sayfayı kapatıyor. Her ülkedeki oyuncu, kendi yerel para birimiyle işlem yapmayı; dijital cüzdanlar, banka havalesi, mobil ödeme ve taksit gibi halihazırda güvendiği ödeme yöntemlerini kullanmayı bekliyor. ABD'de bu durum PayPal ve dijital cüzdanlar anlamına gelirken; Çin'de Alipay ve WeChat Pay, Güneydoğu Asya'da GCash ve GrabPay öne çıkıyor. Körfez'de Suudi Arabistan (STC Pay, Mada); LATAM'da ise Brezilya (Pix, Boleto), Meksika (OXXO) ve Kolombiya (PSE) gibi yerel dinamikler bölge genelindeki Mercado Pago ile tamamlanıyor. Yerel ödeme yöntemleri artık 'olsa iyi olur' kategorisinde değil. Oyuncuların ödeme yapmayı bekledikleri yol tam olarak bu ve eksik her seçenek, gerçekleşmeyen bir satın alma demek. Çözüm: Yerelleştirme, yapılacaklar listesinden silinecek bir madde değil; ciroyu doğrudan büyüten stratejik bir hamle. Girdiğiniz her pazarda fiyatı o ülkenin para birimiyle ve alım gücüne uygun seviyelerde belirleyin; oyuncuların halihazırda kullandığı ödeme yöntemlerini sunun ve fiyat ile ödeme dinamiklerini pazar pazar ölçmeye devam edin. Bu işi iyi yapan stüdyolar, tek bir küresel ödeme adımı kurup oyuncunun buna uyum sağlamasını beklemek yerine, her pazarda oyuncunun alışkanlıklarına kendileri uyum sağlıyor. 2. Web shop'u bir vitrin gibi işletmek, veri motoru gibi değil Hata: Web shop'u yalnızca işlem gerçekleştirilen bir yer olarak görmek. Neden maliyetli: Kendi web shop'unuz, oyuncularınızın verisine doğrudan sahip olduğunuz ender alanlardan biri. Kimin ne satın aldığı, neyi sepetinde bıraktığı veya hangi teklifte vazgeçtiği gibi kritik tüm sinyalleri birinci elden görürsünüz. Üçüncü taraf platformlarda ise bu verinin büyük kısmı size ulaşmaz. Oysa bu içgörüler; oyuncuyu oyunda tutmanın, tekrar satın almayı tetiklemenin ve yaşam boyu değerin (LTV) temelini oluşturur. Mağazasını yalnızca bir satış kanalından ibaret görüp bu verileri okumayan stüdyolar, ellerindeki en değerli büyüme fırsatını boşa harcıyor. Çözüm: Web shop'unuzu en baştan veri toplayacak şekilde kurun. Oyuncuları davranışlarına göre gruplayın, teklifleri kişiselleştirin, bir süredir uğramayanlara özel geri dönüş kampanyaları kurgulayın ve ilk satıştan sonrasını da ölçümleyin: Oyuncu tekrar satın alıyor mu? Oyunda kalmaya devam ediyor mu? Size uzun vadede ne kazandırıyor? İyi bir doğrudan satış (DTC) stratejisi, oyuncuya sadece satış yapmak üzerine değil, oyuncuyu gerçekten tanımak üzerine kurulur. 3. "Kur ve unut" altyapısı Hata: Mağazayı ve ödeme altyapısını bir kez kurup bir daha dönüp bakmamak. Neden maliyetli: Web shop açmak, bu sürecin yalnızca ilk adımı. Oyuncuların ödeme tercihleri değişiyor, ülkelerin vergi ve yasal gereklilikleri güncelleniyor, dolandırıcılık taktikleri sürekli yenileniyor. Bir yıl önce kusursuz çalışan bir sistem, bugün sessizce para kaybettiriyor olabilir: Bankalar ödemeleri daha sık reddetmeye başlayabilir, popülerleşen yeni bir ödeme yöntemi mağazanızda eksik olabilir ya da farkında olmadan yerel yasalara aykırı satış yapıyor olabilirsiniz. Ödeme altyapısı hiçbir zaman 'tamamlanmaz'; bugün sağlam görünen yapı, yarın büyümenizin önündeki en büyük engel haline gelebilir. Çözüm: Ödeme altyapısını 'kur ve unut' mantığıyla ele almak yerine sürekli bakım isteyen yaşayan bir alan olarak görün. Başarıyla tamamlanan ödeme oranlarını düzenli takip edin; yeni ödeme yöntemlerini sisteme entegre edin ve girdiğiniz ülkelerin vergi ile yasal mevzuatlarını yakından izleyin. Bu operasyonel yükü tek başına taşımak istemeyen stüdyolar için bir Merchant of Record (MoR) ile çalışmak en pratik çözüm. MoR; içeriğinizin yasal satıcısı konumunu üstlenerek ödemelerin alınmasından vergi hesaplamalarına, yerel beyanlardan dolandırıcılık (fraud) ve iade taleplerinin (chargeback) yönetimine kadar tüm süreci sizin adınıza yürütür. Böylece ekibiniz tüm enerjisini asıl işine, yani oyun geliştirmeye odaklar. 4. Web shop’u açıp, oyuncuyu oraya hiç yönlendirmemek Hata: Web shop'u açıp oyuncuların onu kendiliğinden bulmasını beklemek... Mağazayı hiç duyurmamak, oyuncuya oyun içi dükkan yerine web shop'u tercih etmesi için somut bir neden vermemek ve mağazayı ziyaret edenleri geri getirecek hiçbir sadakat ya da kampanya kurgulamamak. Neden maliyetli: Duyurulmayan bir mağaza yok hükmündedir. Web shop; oyun içine kıyasla daha avantajlı fiyatlar, özel paketler veya ekstra oyun içi para birimi sunmuyorsa oyuncu her zaman en kolay yolu seçer ve alışverişini oyunun içinden yapar. Sınırlı süreli teklifler, özel etkinlikler ve sadakat ödülleri de eksikse, ilk ziyaretten sonra oyuncuyu mağazaya geri çekecek hiçbir bağ kalmaz. Çözüm: Web shop'unuzu da tıpkı oyununuz gibi pazarlayın. Oyuncuya oradan alışveriş yapması için somut bir neden verin; yalnızca o mağazada bulunan özel içerikler, daha avantajlı fiyatlar veya sadakat avantajları sunun. Ayrıca mağazayı canlı tutun; sezonluk etkinlikler, sınırlı süreli kampanyalar ve oyuncunun ilgisine göre şekillenen dinamik tekliflerle etkileşimi hep üst düzeyde tutun. "Oyuncuyla doğrudan ilişki kurmak ancak böyle kalıcı gelire dönüşüyor" Geliştiricilerin işi oyun yapmak. 200'den fazla ülkede ödemeleri, vergileri, yasal yükümlülükleri ve her ülkenin kendi oyuncu alışkanlıklarını yönetmek ise bambaşka bir uzmanlık ve bu yükü stüdyonun sırtından alan taraf Merchant of Record (MoR) iş ortağı oluyor. Türkiye'nin 1 milyar doları aşan pazarında öne çıkan stüdyolar; bu eksikleri erken fark edip kapatan, işin karmaşık tarafını uzmanına bırakan ve kazandığı zamanı oyuncu deneyimine geri yatıranlar oluyor. Xsolla EMEA İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı (VP of Business Development) İlayda Bayarı, kendi web shop'larıyla fark yaratan stüdyoların sırrını şu sözlerle özetliyor: "Kendi web shop'uyla kazanan stüdyolar orayı bir satış sayfası olarak görmüyor. Her pazara ayrı ayrı uyarlanan, oyuncu verisiyle yönlendirilen, sürekli tanıtılan ve sürekli iyileştirilen bir yapı olarak görüyorlar. Oyuncuyla doğrudan ilişki kurmak ancak böyle kalıcı gelire dönüşüyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk KOBİ’lerinin %64’ü Geleceğe Güvenle Bakıyor Haber

Türk KOBİ’lerinin %64’ü Geleceğe Güvenle Bakıyor

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), Türkiye ekonomisinin yapıtaşını oluşturmaya devam ediyor. Mastercard ve Ipsos iş birliğiyle hazırlanan Mastercard 2026 KOBİ Güven Endeksi, Türkiye’yi de içine alan Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EEMEA) bölgesindeki KOBİ’lerin nabzını tuttu. Bulgular, bölgeyi etkileyen zorlu koşullara rağmen Türk KOBİ’lerinin gelecek 12 aya ilişkin güvenlerini koruduklarını gösteriyor. Araştırmaya katılan işletmelerin %64’ü önümüzdeki 12 aylık döneme umutla bakarken, Türkiye özelindeki veriler KOBİ’lerin ticari olgunluk seviyesinin yüksek olduğunu ve yeni dönemin fırsatlarını yakalamak için veri odaklı araçlara yöneldiklerini ortaya koyuyor. Mastercard KOBİ Güven Endeksi; işletme sahiplerinin eğilimlerini, önceliklerini ve büyüme beklentilerini veriye dayalı bir bakış açısıyla sunuyor. Araştırma, dinamik piyasa koşullarına uyum sağlamaya çalışan Türk KOBİ’lerinin finansmana erişim, kesintisiz ödeme deneyimi ve analitik içgörü başlıklarını, büyüme yolculuğunda kritik alanlar olarak gördüğünü ortaya koyuyor. KOBİ’lerin ödeme tercihi kartlardan yana, kurumsal kart kullanımı yükselişte Araştırmaya göre Türkiye’deki KOBİ ekosisteminin %87’sini mikro işletmeler oluştururken, perakende (%37) ve üretim (%24) sektörleri başı çekiyor. KOBİ’lerin %92’si faaliyetlerini fiziksel mağazalar üzerinden yürütmesine rağmen, kartlı ödeme kabul oranının %93 gibi neredeyse evrensel bir seviyede olması dikkat çekiyor. İşlem hacimlerinin %52’si kartlar üzerinden gerçekleşerek nakit kullanımını (%30) geride bırakmış durumda. KOBİ’ler, dijital ve online ödemeleri bugün ve gelecekte işletmelerini daha iyi ve hızlı büyütmelerine katkı sağlayan önemli araçlar arasında görüyor. Türkiye pazarını diğer gelişmekte olan pazarlardan ayıran bir diğer önemli unsur ise işletme harcamalarındaki profesyonelleşme. Türk girişimciler, kişisel ve ticari harcamaları ayırmanın değerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan KOBİ’lerin %61’i işletme giderleri için kurumsal/ticari kart kullanmayı tercih ediyor. Büyüme reçetesi: Finansmana kolay erişim, kesintisiz ödeme ve veri gücü Tahminlere dayalı kararların geride kaldığı bu dönemde, KOBİ’ler bağlantıda kalmanın ötesine geçerek doğrudan aksiyon alabilecekleri somut içgörülere ihtiyaç duyuyor. İşletmelerini büyütmek ve operasyonel verimliliklerini artırmak isteyen KOBİ’lere işlerini en çok neyin büyüteceği sorulduğunda üç ana alan öne çıkıyor. KOBİ’lerin %56’sı finansal servislere, krediye ve fonlamaya daha kolay erişimin, yine %56’sı basit, kesintisiz ve kullanıcı dostu ödeme yöntemleri sunmanın en büyük büyüme potansiyelini taşıdığını düşünüyor. Bu iki kritik unsuru ise %48’lik bir oranla daha iyi veri, analitik ve içgörüye erişim sağlama beklentisi takip ediyor. Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyüme vizyonu doğrultusunda Mastercard; iş ortaklarıyla birlikte KOBİ’leri doğru araçlar, altyapı ve danışmanlık hizmetleriyle donatarak, onların gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmalarına ve geleceğin dijital ekonomisinde söz sahibi olmalarına destek olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-Mobilitenin Geleceği Altyapının Ötesinde Şekilleniyor Haber

E-Mobilitenin Geleceği Altyapının Ötesinde Şekilleniyor

Türkiye’de elektrikli araç ekosistemi hızlı bir büyüme sürecinden geçerken, sektörün farklı paydaşları ortak fırsatları, kullanıcı beklentilerini ve e-mobilitenin geleceğini değerlendirmek üzere Spark Connect ev sahipliğinde düzenlenen kahvaltı buluşmasında bir araya geldi. Türkiye’nin önde gelen şarj ağı operatörleri, teknoloji sağlayıcıları ve e-mobilite ekosisteminin temsilcilerinin katıldığı etkinlikte; kullanıcı deneyimi, birlikte çalışabilirlik (interoperability), erişilebilirlik, roaming altyapıları ve sektörün sürdürülebilir büyümesi gibi başlıklar ele alındı. Elektrikli araç ekosistemi büyürken sektörün gündemi artık yalnızca yeni şarj noktaları kurmak değil; farklı ağların birlikte çalışabildiği, kullanıcıların uygulamalar arasında kaybolmadığı ve kesintisiz bir deneyim yaşayabildiği bağlantılı bir mobilite yapısı oluşturmak olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, e-mobilitenin geleceğinin rekabet kadar ortak standartlar, entegrasyonlar ve kullanıcı odaklı çözümlerle şekilleneceği konusunda görüş birliğine vardı. Son üç yılda Türkiye’de elektrikli araç sayısındaki hızlı artışın, altyapı yatırımlarının yanı sıra ekosistem oyuncuları arasında daha güçlü iş birliği ve koordinasyon ihtiyacını da beraberinde getirdiği vurgulandı. Kullanıcı deneyiminin sektörün büyümesindeki en kritik başlıklardan biri olduğu değerlendirilirken, farklı uygulamalar, üyelik sistemleri ve ödeme yöntemleri arasında yaşanan deneyim parçalanmışlığının azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Elektrikli mobilite ekosistemi büyürken sektörün birbirini daha fazla dinlemeye, ortak sorunları birlikte ele almaya ve kullanıcı deneyimini merkeze koymaya ihtiyacı var. Bu buluşmayı bir toplantıdan çok, sektörün geleceğine yönelik açık bir diyalog ortamı olarak görüyoruz. Mobilitenin geleceğinin yalnızca teknolojiyle değil, birlikte çalışabilirlik ve iş birliği kültürüyle şekilleneceğine inanıyoruz.” Katılımcılar ayrıca roaming altyapılarının yaygınlaşması, farklı sistemler arasındaki entegrasyonların güçlenmesi ve kullanıcıların daha sade bir deneyim yaşayabilmesi için sektör genelinde ortak çalışma alanlarının önemine dikkat çekti. Spark Connect, geliştirdiği teknoloji platformuyla e-mobilite ekosisteminde daha bağlantılı, erişilebilir ve kullanıcı odaklı bir deneyim oluşturmayı hedeflerken, sektör paydaşları arasında bilgi paylaşımını ve diyaloğu destekleyen buluşmaları önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.