Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Offshore

Kapsül Haber Ajansı - Offshore haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Offshore haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslarası Yarışında İlk Durak Bozcaada Haber

TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslarası Yarışında İlk Durak Bozcaada

Türkiye'nin en uzun rotalı ve en prestijli açık deniz yat yarışı olan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında İstanbul Boğazı'ndan verilen görkemli startla başladı. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda ve AKPA Kimya'nın beş yıldır aralıksız sürdürdüğü ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyonda ekipler, yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada üzerinden Çeşme'ye ulaşmak için yelken açtı. IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında toplam 32 teknenin katıldığı yarışta; 8 yabancı bayraklı ve 24 Türk bayraklı tekne, Marmara Denizi'nden Kuzey Ege'ye uzanan prestij rotasında mücadele edecek. Açılış Töreni, İstanbul Boğazı'nda Protokolün Katılımıyla SAS ve SAT Timlerinin Gösterileri Eşliğinde Gerçekleştirildi İstanbul Emirgan Seyir Terası'nda düzenlenen açılış seremonisi; devlet protokolünü, Türk Deniz Kuvvetleri'nin üst düzey komutanlarını, yerel yönetim temsilcilerini, spor ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Törene; İstanbul Vali Yardımcısı Sn. Ünal KILIÇARSLAN, Kuzey Deniz Saha Komutanı adına Tuğamiral Sn. Eren GÜNAY, Sarıyer Kaymakamı Sn. Metin MAYTALMAN, AKPA Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Kemal DARCAN, TAYK Viskomodoru Selma ALTAY RODOPMAN ve TAYK Genel Müdürü Sn. Ceren VEZİROĞLU katıldı. Seremoni kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri'nin seçkin birlikleri tarafından gerçekleştirilen SAS-SAT gösterisi, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. İstanbul Boğazı üzerinde gerçekleştirilen gösteri, yarış öncesindeki heyecanı zirveye taşırken, Boğaz'da start için bekleyen tekneler de oluşturdukları görsel şölenle büyük ilgi gördü. Saat 12.00'de verilen resmi startın ardından tekneler, İstanbul Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne açılarak yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurun ilk etabı olan Bozcaada rotasına doğru yelken bastı. 32 Tekne, Dört Sınıfta Mücadele Ediyor Bu yıl organizasyonda IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında mücadele edecek toplam 32 tekne, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden gelen deneyimli ekipleri aynı heyecan etrafında buluşturuyor. Offshore yelkenciliğinin en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen yarışta ekipler; hızın yanı sıra strateji, dayanıklılık, ekip uyumu ve doğru meteorolojik analizle başarıya ulaşmaya çalışacak. İstanbul'dan Ege'ye Uzanan Prestij Rotası TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesinde ekipler, İstanbul Boğazı'ndan verilen startın ardından yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada ve Çeşme'ye uzanan büyük yolculuğa çıktı. Marmara Adaları, Çanakkale Boğazı ve Bozcaada'nın ardından Ege Denizi'nde Midilli açıkları ile Koyun Adaları rotasını takip edecek ekipler, dört gün sürecek mücadelede finişe ulaşabilmek için strateji, dayanıklılık ve ekip uyumunu en üst seviyede sergileyecek. AKPA Kimya, 5 Yıldır Türk Yelken Sporuna Tam Destek Veriyor Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde bu yıl 55. kez düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı; Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda, AKPA Kimya'nın ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. İlk Etap Ödülleri Bozcaada'da Düzenlenecek Törenle Sahiplerini Bulacak Yarışın İstanbul Boğazı'ndan başlayan ilk etabının ardından ekipler, yaklaşık 265 deniz millik parkurun ilk durağı olan Bozcaada'da finişe ulaşacak. 12 Temmuz Pazar günü düzenlenecek birinci etap ödül töreninde etap derecesi elde eden ekipler ödüllerine kavuşurken, organizasyonun ikinci etabı öncesinde yelkenciler yeniden Çeşme rotası için hazırlıklarını tamamlayacak. TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Programı 11 Temmuz 2026 Cumartesi 1. Etap: İstanbul Boğazı – Bozcaada İstanbul Boğazı'ndan start Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı boyunca offshore mücadele Gece seyri ve Bozcaada finişi 12 Temmuz 2026 Pazar – Bozcaada Birinci etap ödül töreni saat 20.00'de gerçekleştirilecek. 13 Temmuz 2026 Pazartesi 2. Etap: Bozcaada – Çeşme Kuzey Ege'den Çeşme'ye uzanan offshore etap 14 Temmuz 2026 Salı – Çeşme Yarış finalleri Genel klasman ödül töreni saat 20.00'de başlayacak. AKPA Kimya'nın beş yıldır aralıksız ana sponsorluğunu üstlendiği TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında da Türkiye'nin denizcilik mirasını, yelken tutkusunu ve uluslararası rekabet ruhunu Boğaz'dan Ege'ye uzanan eşsiz rotasında yaşatmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

55 Yıllık Efsane Boğaz'dan Ege'ye Yelken Açtı Haber

55 Yıllık Efsane Boğaz'dan Ege'ye Yelken Açtı

Yüksek çözünürlüklü görsellere ve videolara link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://drive.google.com/drive/folders/1K1Qewsbjdbyi7uKGskmApK9xDxO0hYEO?usp=sharing Türkiye'nin en uzun rotalı ve en prestijli açık deniz yat yarışı olan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında İstanbul Boğazı'ndan verilen görkemli startla başladı. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda ve AKPA Kimya'nın beş yıldır aralıksız sürdürdüğü ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyonda, ekipler yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada üzerinden Çeşme'ye ulaşmak için yelken açtı. Türkiye'de tek etapta gerçekleştirilen en uzun açık deniz yat yarışı olma özelliğini taşıyan organizasyona IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında toplam 32 tekne katıldı. Yarışta 7 yabancı bayraklı ve 25 Türk bayraklı tekne, Marmara Denizi'nden Kuzey Ege'ye uzanan prestij rotasında mücadele edecek. Değişken rüzgâr koşulları, gece seyirleri ve stratejik rota seçimleriyle öne çıkan parkur, açık deniz yelkenciliğinin en zorlu sınavlarından biri olarak kabul ediliyor. İstanbul Boğazı'nda Görkemli Açılış Seremonisi Gerçekleşti Yarış öncesinde İstanbul Emirgan Seyir Terası'nda düzenlenen açılış seremonisi; İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Kuzey Deniz Saha Komutanı adına Tuğamiral Eren Günay, TAYK Viskomodoru Selma Altay Rodopman, AKPA Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Darcan ve Sarıyer Kaymakamı Metin Maytalman'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Devlet protokolü, Türk Deniz Kuvvetleri'nin üst düzey temsilcileri, yerel yönetim temsilcileri ile spor ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren seremonide, yarışın 55. yılına ilişkin mesajlar paylaşıldı. Seremoni kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri'nin seçkin birlikleri tarafından gerçekleştirilen SAS-SAT gösterisi, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. İstanbul Boğazı üzerinde gerçekleştirilen gösteri, yarış öncesindeki heyecanı zirveye taşırken, Boğaz'da start için bekleyen tekneler de oluşturdukları görsel şölenle büyük ilgi gördü. Saat 12.00'de verilen resmi startın ardından tekneler, İstanbul Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne açılarak yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda ilk etap olan Bozcaada rotasına doğru yelken bastı. 32 Tekne, Dört Sınıfta Mücadele Ediyor Bu yıl organizasyonda IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında mücadele edecek toplam 33 tekne, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden gelen deneyimli ekipleri aynı heyecan etrafında buluşturuyor. Offshore yelkenciliğinin en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen yarışta ekipler; hızın yanı sıra strateji, dayanıklılık, ekip uyumu ve doğru meteorolojik analizle başarıya ulaşmaya çalışacak. İstanbul'dan Ege'ye Uzanan Prestij Rotası TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesinde ekipler, İstanbul Boğazı'ndan verilen startın ardından yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada ve Çeşme'ye uzanan büyük yolculuğa çıktı. Marmara Adaları, Çanakkale Boğazı ve Bozcaada'nın ardından Ege Denizi'nde Midilli açıkları ile Koyun Adaları rotasını takip edecek ekipler, dört gün sürecek mücadelede finişe ulaşabilmek için strateji, dayanıklılık ve ekip uyumunu en üst seviyede sergileyecek. Gece seyirleri, değişken rüzgâr koşulları ve uzun offshore etaplarıyla öne çıkan parkur, Türkiye'nin en prestijli ve en zorlu açık deniz yat yarışlarından biri olarak gösteriliyor. Güçlü Sponsorlar ve Kurumsal Desteklerle 55. Yıl TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl organizasyonu, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde ve AKPA Kimya'nın ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. Organizasyon; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Yelken Federasyonu, T.C. İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sarıyer Belediyesi, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Belediyesi, Bozcaada Belediyesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, T.C. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Belediyesi, Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK), Moda Deniz Kulübü, Çeşme Marina, Setur Marinaları, İSPARK ve İSTMARİN'in destekleriyle hayata geçiriliyor. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve denizcilik sektörünün önde gelen paydaşlarını bir araya getiren organizasyon, Türkiye'nin açık deniz yelkenciliği vizyonunu ulusal ve uluslararası platformda güçlendirmeyi sürdürüyor. İlk Etabın Kazananları Bozcaada'da Belli Olacak Yarışın İstanbul Boğazı'ndan başlayan ilk etabının ardından ekipler, yaklaşık 265 deniz millik parkurun ilk durağı olan Bozcaada'da finişe ulaşacak. 12 Temmuz Pazar günü düzenlenecek birinci etap ödül töreninde, etap derecesi elde eden ekipler ödüllerine kavuşurken, organizasyonun ikinci etabı öncesinde yelkenciler yeniden Çeşme rotası için hazırlıklarını tamamlayacak. TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Programı 11 Temmuz 2026 Cumartesi 1. Etap: İstanbul Boğazı – Bozcaada İstanbul Boğazı'ndan start Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı boyunca offshore mücadele Gece seyri ve Bozcaada finişi 12 Temmuz 2026 Pazar Bozcaada Birinci etap ödül töreni 13 Temmuz 2026 Pazartesi 2. Etap: Bozcaada – Çeşme Kuzey Ege'den Çeşme'ye uzanan offshore etap 14 Temmuz 2026 Salı Çeşme Yarış finalleri Genel klasman ödül töreni TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında da Türkiye'nin denizcilik mirasını, yelken tutkusunu ve uluslararası rekabet ruhunu Boğaz'dan Ege'ye uzanan eşsiz rotasında yaşatmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı İçin Geri Sayım Başladı Haber

TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı İçin Geri Sayım Başladı

55 Yıllık Bir Denizcilik Mirası İlk kez 1971 yılında düzenlenen Deniz Kuvvetleri Kupası, yarım asrı aşan geçmişiyle Türkiye'nin offshore yelkencilik geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Türk denizcilik kültürünün simge organizasyonlarından biri haline gelen yarış, yıllar boyunca açık deniz yelkenciliğinin gelişimine katkı sağlarken, dayanıklılığı, stratejiyi, ekip ruhunu ve denizcilik kültürünü bir araya getiren eşsiz bir mücadele platformu olmayı sürdürdü. Bugün yelkenciler arasında "Güney Yarışı" adıyla anılan organizasyon, uzun offshore etapları, gece seyirleri ve değişken deniz koşullarıyla sezonun en prestijli yarışlarından biri olarak kabul ediliyor. 55. Yılda Güçlü Destek, Güçlü Organizasyon TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde ve AKPA Chemicals ana sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir. Organizasyon; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Yelken Federasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, T.C. İstanbul Valiliği, Sarıyer Belediyesi, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Belediyesi, T.C. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Belediyesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Moda Deniz Kulübü, Çeşme Marina ve Setur Marinas'ın destekleriyle hayata geçirilmektedir. Türkiye'nin en prestijli açık deniz yat yarışları arasında gösterilen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı, kamu kurumları, yerel yönetimler ve denizcilik dünyasının önde gelen paydaşlarını ortak bir denizcilik vizyonunda buluşturmaktadır. 50 Tekne, Yüksek Rekabet Bu yıl IRC ve Multihull sınıflarında düzenlenecek organizasyonda katılım 50 tekne ile sınırlandırılırken, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden ekiplerin de yarışa katılması bekleniyor. Uzun mesafeli etapları, değişken rüzgâr koşulları ve stratejik rota yönetimiyle öne çıkan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı, yelkencilerin fiziksel dayanıklılığını ve ekip performansını en üst seviyede test eden yarışlar arasında yer alıyor. 55. yılında da bir yarış olmasının ötesinde Türk denizcilik kültürünü, rekabeti, takım ruhunu ve açık deniz yelkenciliği geleneğini yaşatan önemli bir buluşma noktası olmaya devam eden TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası, 11 Temmuz'da İstanbul Boğazı'nda verilecek startla bir kez daha Boğaz'dan Ege'ye uzanan unutulmaz bir denizcilik hikâyesine sahne olacak. 11-14 Temmuz'da İstanbul'dan Çeşme'ye Bu yıl TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak düzenlenecek yarış, yaklaşık 265 deniz millik parkurunda gerçekleştirilecek. Yarış Takvimi ve Rotası 8 Temmuz 2026 Çarşamba Beşiktaş Deniz Müzesi – İstanbul Basın Lansmanı Açılış Töreni Dümenci Toplantısı 11 Temmuz 2026 Cumartesi 1. Etap: İstanbul Boğazı → Bozcaada İstanbul Boğazı'ndan start Marmara Denizi boyunca offshore mücadele Gece seyri ve Bozcaada finişi 12 Temmuz 2026 Pazar Bozcaada Birinci etap ödül töreni 13 Temmuz 2026 Pazartesi 2. Etap: Bozcaada → Çeşme Ege Denizi'nde uzun offshore etap 14 Temmuz 2026 Salı Çeşme Yarış finalleri Genel klasman ödül töreni Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Offshore’da Yeni Dönem Türkiye İlk 1.000 Mw İçin Yatırım Çerçevesini Çizdi Haber

 Offshore’da Yeni Dönem Türkiye İlk 1.000 Mw İçin Yatırım Çerçevesini Çizdi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından görüşe açılan YEKA DÜRES-2026 Şartname Taslağı, Türkiye’de deniz üstü rüzgâr enerjisi yatırımlarının çerçevesini ilk kez bu ölçekte somutlaştırdı. Toplam 1.000 MW kapasiteli deniz üstü rüzgâr santraline ilişkin bağlantı kapasitesi tahsisini ve ilgili YEKA kullanım hakkını düzenleyen taslak, yalnızca yeni bir ihale sürecini değil; Türkiye’nin offshore rüzgârda nasıl bir yatırım modeli kurmak istediğini de ortaya koyuyor. ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, taslağın Türkiye açısından önemli bir başlangıç olduğunu ancak offshore’da asıl belirleyici unsurun, açıklanan modelin yatırımcı açısından sürdürülebilir ve uygulanabilir hale gelmesi olacağını söyledi. TÜRKİYE’NİN DENİZÜSTÜ POTANSİYELİ, BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİNİN ÜZERİNDE Dünya Bankası’nın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü “Offshore Wind Roadmap for Türkiye” çalışmasına göre, Türkiye’nin karasularındaki teknik denizüstü rüzgâr potansiyeli yaklaşık 75 GW seviyesinde bulunuyor. Bu potansiyelin büyük bölümü başta Ege ve Marmara olmak üzere belirlenen ana bölgelerde yoğunlaşıyor. Aynı yol haritası, Türkiye’nin 2035’e kadar yaklaşık 5 GW denizüstü rüzgâr kapasitesine ulaşabileceği bir gelişim senaryosu öngörüyor. Türkiye’nin denizüstü rüzgâr potansiyelinin birçok Avrupa ülkesinin üzerinde olduğunu vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, “Yaklaşık 75 GW’lık teknik potansiyel, Türkiye açısından offshore’un bir ‘olur mu’ sorusu değil, bir zamanlama ve model sorusu olduğunu gösteriyor. 1.000 MW’lık ilk yarışma, bu potansiyelin yalnızca küçük bir bölümüne karşılık geliyor; ancak doğru kurgulandığında arkasından gelecek çok daha büyük kapasitenin de yolunu açacak bir pilot işlevi görüyor. Kara rüzgârında Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’nin sanayi birikimi, gemi inşa geleneği ve liman altyapısı, bu potansiyeli yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda bir tedarik zinciri ve ihracat fırsatı olarak değerlendirme imkânı sunuyor” dedi. TASLAK, GELİŞTİRME RİSKİNİ KISMEN TANIMLIYOR Taslağa göre yarışmayı kazanan yatırımcının, sözleşme imzasından itibaren en geç 1 yıl içinde ölçümlere başlaması ve en az 12 aylık meteorolojik/oşinografik ölçüm yapması gerekiyor. Ölçümler sonucunda kapasite faktörünün yüzde 40’ın altında çıkması halinde ise yatırımcı, gerekçe raporu sunarak sözleşmenin feshini talep edebiliyor. Benzer şekilde deniz tabanı araştırmaları sonrasında kapasitenin yüzde 50’sine kadar tadil edilmesi veya sözleşmeden çekilme imkânı da tanımlanıyor. Bu hakların ilk 4 yıl içinde kullanılabilmesi öngörülüyor. Şartname taslağında yatırımcı açısından en dikkat çekici başlıklardan birinin, ölçüm ve fizibilite sonuçlarına bağlı olarak tanımlanan çıkış mekanizmaları olduğunu belirten Arıcı: “YEKA DÜRES-2026 taslağı bu anlamda önemli; çünkü ilk kez offshore tarafında yalnızca potansiyel değil, ihalenin ekonomik, teknik ve operasyonel çerçevesi de tarif ediliyor. Ancak offshore gibi sermaye yoğun ve geliştirme süresi uzun bir alanda asıl mesele ihaleyi açmak değil; yatırımcının riskini doğru tarif eden, finansmanı mümkün kılan ve sahada uygulanabilir bir model kurabilmek. Bu yaklaşım önemli çünkü offshore projeler masa başında değil, sahada netleşen çok sayıda teknik veriye bağlı. Rüzgâr rejimi, deniz tabanı, temel tasarımı, kablo güzergâhı, liman lojistiği gibi değişkenler yatırımın nihai fizibilitesini ciddi biçimde etkiliyor. Taslağın bu belirsizlikleri yok saymak yerine belli ölçüde tanımlaması, yatırımcı açısından olumlu bir sinyal” diye konuştu. YERLİLİK YAKLAŞIMI DEĞERLİ, ANCAK OFFSHORE’UN GERÇEK MALİYET YAPISIYLA BİRLİKTE ELE ALINMALI Taslakta yer alan asgari yüzde 25 yerlilik zorunluluğunun ve bu oranın altında kalınması halinde eksik her yüzde 1’lik dilim için 5 milyon ABD doları ceza öngörülmesinin, Bakanlığın offshore’u yalnızca bir elektrik üretim yatırımı olarak değil, aynı zamanda sanayi politikası aracı olarak da kurguladığını gösterdiğini belirten Arıcı, “Türkiye’nin rüzgâr sanayisinde ciddi bir birikimi var; ancak offshore, karasal rüzgârdan çok daha farklı bir tedarik zinciri gerektiriyor. Burada yalnızca türbin ekipmanı değil; deniz üstü temel yapıları, denizaltı kablolama, liman altyapısı, kurulum ekipmanları, servis yapısı ve uzman insan kaynağı da devreye giriyor. Dolayısıyla yerlilik hedefi değerli olmakla birlikte, bu hedefin sektörün bugünkü kapasitesi ve offshore’un gerçek maliyet yapısı ile uyumlu bir geçiş planı içinde değerlendirilmesi kritik” dedi. Taslak yerlilikte yalnızca yaptırım değil, teşvik de tanımlıyor. Asgari %25 yerlilik oranının sağlanması kaydıyla, Ek-1’de listelenen aksamın Yerli Malı Belgeli kullanılması durumunda Nihai Alım Fiyatının uygulanmaya başladığı ilk 5 yıl boyunca fiyata ek bedel ekleniyor: jeneratör ve dişli kutusu/doğrudan tahrikli jeneratör için 0,60; kanat için 0,30; temel yapısı ve denizaltı kablolar için 0,20’şer; kule için 0,10 ABD Doları-cent/kWh. En yüksek katsayının jeneratör ve kanatta belirlenmesi, Bakanlığın yerlileştirmede hangi tedarik kalemlerini önceliklendirdiğini de ortaya koyuyor. FİYAT MEKANİZMASI YATIRIMCI İŞTAHI KADAR FİNANSMAN TARAFI İÇİN DE BELİRLEYİCİ OLACAK YEKA DÜRES-2026 taslağında yarışma için 11,00 ABD Doları-cent/kWh tavan fiyat ve 7,00 ABD Doları-cent/kWh taban fiyat belirlendiğini hatırlatan Arıcı, kapalı zarf tekliflerin ardından en düşük teklif sahipleri arasında açık eksiltme yapılacak olmasının, fiyat rekabetini artıracağını ancak offshore projelerde yalnızca yarışma fiyatına odaklanmanın eksik kalacağını ifade etti. Arıcı, “Taslağa göre ilk kabulün sözleşme imza tarihinden itibaren ilk 7 yıl içinde yapılması halinde, bu ilk 7 yıl boyunca üretilen elektrik için 12,00 ABD Doları-cent/kWh fiyat uygulanacak. İlk kabul sonrası dördüncü yılın bitiminden itibaren ise kapasite faktörü performansına bağlı nihai alım fiyatı devreye girecek. Erken devreye alma için getirilen 12 cent’lik mekanizma önemli bir teşvik unsuru. Ancak offshore projelerde finansman kuruluşlarının bakacağı başlık yalnızca ilk fiyat değil; izin süreçleri, inşaat takvimi, tedarik güvenliği, deniz operasyonlarının yönetimi ve sözleşme çerçevesinin öngörülebilirliği olacak. Dolayısıyla bu modelin gerçek gücü, sadece ihale günündeki rekabetten değil, finansman tarafında ne kadar bankable bulunduğundan anlaşılacak” değerlendirmesinde bulundu. Taslak, fiyatı üretim performansına da bağlıyor: ekonomik açıdan en avantajlı teklif %43 kapasite faktörüne göre verilmiş sayılıyor (Sözleşme Fiyatı) ve kapasite faktöründeki her bir birimlik düşüş için alım fiyatı %2,5 artırılıyor; faktörün %40’ın altına inmesi halinde %40 seviyesine karşılık gelen fiyat geçerli oluyor. Santral için Lisans süresi 49 yıl, elektrik alım süresi ise 27 yıl olarak tanımlanıyor. Bu kademelendirme, üretim performansı ile gelir arasındaki ilişkiyi finansman kuruluşları açısından öngörülebilir kılması bakımından önem taşıyor. TEMİNAT BÜYÜKLÜĞÜ VE TAKVİM, GÜÇLÜ YATIRIMCIYI ÇAĞIRIYOR AMA HATA PAYINI DARALTIYOR Taslakta başvuru aşamasında 50 milyon ABD doları, sözleşme öncesinde ise 200 milyon ABD doları tutarında teminat mektubu öngörülmesinin, Bakanlığın projeyi güçlü sermaye yapısına sahip yatırımcılarla ilerletmek istediğini gösterdiğini belirten Arıcı, “Şartnameye göre DÜRES için önlisans süresi azami 36 ay, lisans sonrası inşaat süresi de azami 36 ay olarak belirlenirken, belirli koşullarda inşaat süresine 12 aya kadar ek uzatma imkânı tanımlanıyor. Offshore projelerde takvim yalnızca yatırımcının performansına bağlı ilerlemez; deniz koşulları, tedarik takvimi, liman hazırlıkları, izin süreçleri ve şebeke bağlantısı gibi çok katmanlı unsurlar devreye girer. Bu nedenle belirlenen takvimin gerçekçi saha koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi, hem yatırımcı iştahı hem de projenin başarıyla tamamlanması açısından kritik” dedi. YEKA MODELİNİN ASIL AVANTAJI, İZİN VE ALTYAPI SÜREÇLERİNDE KAMUYU SÜRECİN İÇİNE ALMASI Taslağın yatırımcı açısından en güçlü yanlarından birinin, projeyi salt bir lisans tahsisi olmaktan çıkarıp kamuyu sürecin tarafı haline getirmesi olduğunu belirten Arıcı, “YEKA modelinin offshore’daki asıl katkısı, yatırımcıyı izin ve altyapı süreçlerinde yalnız bırakmaması. Taslakta Bakanlık; YEKA’nın yatırıma hazırlanması ve kamu kurumlarından alınması gereken izin ve onayların süresinde tamamlanması için iyi niyetle hareket etmeyi, iletim tesisleri ve nakil hatlarında koordinasyonu sağlamayı, alanın verimliliğini olumsuz etkileyecek imar düzenlemelerine karşı önlem almayı ve gerektiğinde şalt sahası ile enerji nakil hattı için acele kamulaştırma yapılabilmesini taahhüt ediyor. Bağlantı kapasitesinin baştan tahsis edilmiş olması, sahanın Resmî Gazete’de YEKA olarak ilan edilmesi ve 49 yıllık kullanım hakkı; izin ve arazi riskinin yüksek olduğu offshore’da yatırımcıya ciddi bir öngörülebilirlik sağlıyor. Buna YEKDEM kapsamındaki döviz bazlı ve uzun süreli alım garantisi eklendiğinde, model finansman tarafında güçlü bir zemin kazanıyor” dedi. Modelin sağladığı mali avantajlar da bununla sınırlı değil. Taslağa göre üretilen elektrik için TEİAŞ’a ödenen iletim tarifesi bedelleri 27 yıl boyunca YEKDEM kapsamında yatırımcıya geri ödeniyor; yatırımcı tarafından yapılan enerji nakil hattı bedelinin TEİAŞ tarafından geri ödenmesinde ise süre 1 yıl olarak uygulanıyor. Sistem işletmecisinden kaynaklanan kısıt talimatları nedeniyle oluşan gelir kayıplarının da alım süresi boyunca telafi edilmesi, yatırımcının operasyonel riskini kamu tarafıyla paylaşan bir çerçeve ortaya koyuyor. TÜRKİYE İÇİN ASIL SORU, OFFSHORE’UN BAŞLAYIP BAŞLAMAYACAĞI DEĞİL; NASIL BİR EKOSİSTEMLE BAŞLAYACAĞI Türkiye’nin deniz üstü rüzgârda sahip olduğu potansiyelin artık yalnızca enerji üretimi açısından değil; sanayi, teknoloji, mühendislik ve tedarik zinciri perspektifiyle de ele alınması gerektiğini vurgulayan Arıcı, “Bugün Türkiye açısından asıl soru offshore’a geçilip geçilmeyeceği değil; bunun nasıl bir yatırım ekosistemiyle yapılacağı. Eğer ilk proje, yatırımcıyı, tedarikçiyi, finansmanı ve kamu tarafını aynı zeminde buluşturan dengeli bir modelle ilerlerse, bu yalnızca 1.000 MW’lık bir proje olmaz; Türkiye’nin offshore rüzgâr yolculuğunun referans çerçevesine dönüşür. Bu nedenle YEKA DÜRES-2026 taslağını, ilk saha tahsisinden çok daha büyük bir yapısal başlangıç olarak okumak gerekiyor” diye konuştu. YEKA DÜRES-2026 Şartname Taslağı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından görüşe açılmış olup; taslağa ilişkin görüş ve öneriler en geç 17 Ağustos 2026 tarihine kadar resmi yazıyla veya yeka@enerji.gov.tr adresine e-posta yoluyla Bakanlığa iletilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Rüzgâr Enerjisi Yolculuğu Rekorla Taçlandı Haber

Türkiye’nin Rüzgâr Enerjisi Yolculuğu Rekorla Taçlandı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, karada veya denizde, nerede olursa olsun ülke kaynaklarını milletin hizmetine sunmaya gayret ettiklerini belirterek “Rüzgârda 140 bin megavatlık bir potansiyelimiz var. Bu potansiyeli harekete geçirmek için daha çok çalışacağız.” dedi. Dünya Rüzgâr Günü Rüzgâr enerjisinin, çevreye ve dünya ekonomilerine etkisi, 15 Haziran Dünya Rüzgâr Günü’nde tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Türkiye’ye bakıldığında rüzgâr enerjisinin son 24 yılda önemli bir aşama kat ettiği görülüyor. Rüzgâr Atılımı 2002 yılında 19 megavat ile toplam elektrik kurulu gücünün binde birine sahip olan rüzgâr, Nisan sonu itibarıyla 15 bin 75 megavata ulaşarak yüzde 12’lik bir pay elde etti. Rüzgâr enerjisindeki bu atılımda kamunun düzenleyici rolü ile yerli ve yabancı yatırımcılar önemli rol oynadı. Yatırım Hamlesi Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu ay içinde katıldığı 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni’nde “2025 yılında 78 ilimizde irili ufaklı toplam 7 bin 110 adet elektrik üretim santrali hizmete girmiştir. Santrallerin toplam yatırım değeri yaklaşık 5,6 milyar dolar, kurulu gücü ise 8 bin 313 megavattır. Bunun 6 bin 63 megavatını güneş, bin 946 megavatını rüzgâr santralleri oluşturuyor.” değerlendirmesini yaptı. YEKA Yarışmaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, her yıl en az 2 bin megavatlık Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışması yapıyor. Yeni YEKA modeli ile 2024 ve 2025’de toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis edildi. Bu yıl da bin 500 megavatı rüzgâr olmak üzere toplam 2 bin megavatın üzerinde yeni YEKA yarışması düzenlenecek. Deniz Üstü Rüzgâr Bakanlık ayrıca, offshore olarak ifade edilen deniz üstü rüzgâr alanında da önemli bir çalışma başlattı. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore sahası belirlendi. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışması yapılacak. 5 Bin Megavat Hedefi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Dünya Rüzgâr Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin 2035 yılında ‘rüzgâr ve güneşte 120 bin megavat’ hedefi olduğunu hatırlatarak “2035 yılına kadar offshore rüzgârda 5 bin megavatlık kurulu güce ulaşmak istiyoruz.” dedi. Bağımsızlığın Simgesi Karada veya denizde, nerede olursa olsun ülke kaynaklarını milletin hizmetine sunmaya gayret ettiklerini dile getiren Bakan Bayraktar, “Rüzgârda 140 bin megavatlık bir potansiyelimiz var. Bu potansiyeli harekete geçirmek için daha çok çalışacağız. Rüzgâr türbinleri, ülkemizin enerjide bağımsızlığının en güçlü simgelerinden biri olmaya devam edecek.” diye konuştu. Kule ve Kanatta Yüzde 70 Yerlilik Bakan Bayraktar, bunu yaparken yerli ve milli üretime de çok önem verdiklerini belirterek “Halihazırda rüzgâr türbinlerinde yüzde 60’ın üzerinde yerlilik oranına eriştik. Kule, jeneratör ve kanat üretimindeki yerlilik oranımız ise yüzde 70’in üzerine çıktı. Bugün artık sadece enerji tüketen değil; yerli ve milli imkanlarla teknoloji geliştiren, komponent üreten ve bunu ihraç eden bir ülkeyiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kongsberg Maritime Borsaya Açıldı: Oslo’da İşlem Görmeye Başladı Haber

Kongsberg Maritime Borsaya Açıldı: Oslo’da İşlem Görmeye Başladı

Norveç merkezli denizcilik teknolojileri şirketi Kongsberg Maritime ASA, bugün itibarıyla Euronext Oslo Borsası’nda işlem görmeye başladı. “KMAR” koduyla listelenen şirket, Kongsberg Gruppen ASA’dan ayrılarak bağımsız bir yapı altında faaliyet gösterecek. Şirketin CEO’su Lisa Edvardsen Haugan, halka arz sürecini “tarihî bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Haugan, “200 yılı aşkın inovasyon geçmişine sahip bir şirket olarak yeni bir sayfa açıyoruz. Ekibimizle birlikte bu yeni döneme hazırız” ifadelerini kullandı. Bağımsız yapı ile hız ve odak artacak Kongsberg Maritime, dünya genelinde 35 ülkede faaliyet gösteriyor ve 8.300’ün üzerinde çalışanı bulunuyor. Şirket; ticari gemi taşımacılığı, offshore, balıkçılık ve savunma denizcilik segmentlerinde geniş bir müşteri portföyüne hizmet veriyor. Bağımsız bir şirket olarak daha çevik hareket edebileceklerini vurgulayan Haugan, “Müşteriye yakınlığımız, operasyonel bilgi birikimimiz ve teknolojiyi gerçek değere dönüştürme yetkinliğimiz en büyük gücümüz. Bu yeni yapı ile stratejik odağımızı keskinleştirerek kilit pazarlarda büyümeyi hızlandıracağız” dedi. 30 binden fazla gemide aktif teknoloji Küresel denizcilik sektöründe dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm hız kazanırken, Kongsberg Maritime bu değişimin önemli aktörlerinden biri olarak konumlanıyor. Şirketin çözümleri bugün dünya genelinde 30 binden fazla gemide kullanılıyor. Bu rakam, küresel filonun yaklaşık üçte birine karşılık geliyor. Artan talebe dikkat çeken Haugan, “Güvenliği artıran, verimliliği yükselten ve sürdürülebilirliği destekleyen çözümlere yönelik talep güçlü şekilde devam ediyor. Amacımız, küresel denizcilik sektörünün lider teknoloji ortaklarından biri olmak” diye konuştu. Güçlü sipariş defteriyle piyasaya giriş Kongsberg Maritime, güçlü sipariş portföyü, oturmuş pazar konumu ve net büyüme stratejisiyle halka arz sürecine giriyor. Şirket yönetimi, yeni dönemde inovasyon yatırımlarını artırarak denizcilik teknolojilerinde sınırları zorlamayı hedefliyor. Haugan, “Bu kilometre taşı, dünya genelindeki ekiplerimizin bilgi birikimi ve emeğinin bir sonucu. Müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte denizcilikte mümkün olanın sınırlarını zorlamaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rüzgar Rekoru 23 Milyon Haneyi Aydınlattı! Haber

Rüzgar Rekoru 23 Milyon Haneyi Aydınlattı!

İngiltere'nin rüzgar enerjisi kapasitesi, 5 Aralık tarihinde saat 17:30'da sona eren yarım saatlik dilimde 23.825 MW seviyesine ulaşarak yeni bir zirve kaydetti. Bu rekor üretim, o anki toplam elektrik talebinin %47,4'ünü tek başına karşılayarak 23 milyondan fazla eve temiz enerji sağladı. Bir önceki rekor, 11 Kasım'da talebin %43,6'sını karşılayan 22.711 MW ile kırılmıştı. 25 Yıllık Bir Serüven: 4 MW'tan 16,1 GW'a İngiltere'nin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisindeki başarısı, çeyrek asırlık bir gelişim sürecine dayanıyor: Milat (2000 Yılı): Northumberland açıklarında sadece iki adet 2 MW'lık türbinle başlayan yolculuk, o dönemde toplamda yalnızca 3.000 haneye güç verebiliyordu. Bugünkü Ölçek: Günümüzde Büyük Britanya genelinde 47 deniz üstü rüzgar çiftliği faaliyet gösteriyor. Devasa Kapasite: Toplam kapasite, 10'u yüzer ünite olmak üzere 2.878 türbin ile 16,1 GW seviyesine ulaştı. Dünya Liderliği: İngiltere, dünyanın en büyük beş rüzgar çiftliğinden birine ev sahipliği yapıyor; örneğin Hornsea 2, tek başına 1,4 milyondan fazla haneyi besleyebiliyor. 2030 Hedefleri: Kapasite Katlanacak İşçi Partisi hükümeti, temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak için agresif hedefler belirledi: Deniz Üstü Rüzgar: 15 GW olan mevcut kapasitenin 2030'a kadar 60 GW'a çıkarılması planlanıyor. Karasal Rüzgar: 15 GW'tan 30 GW'a yükseltilmesi hedefleniyor. İstihdam: Bu büyümenin 2030'a kadar toplamda rüzgar sektöründe yaklaşık 145.000 yeni iş kolu yaratması bekleniyor. Yatırım: Temiz enerji endüstrilerine yapılan yıllık ulusal yatırım beklentileri 2035'e kadar 40,5 milyar dolara tırmanıyor. Rüzgar Rekoru Yeşil Hidrojeni Ateşliyor Burghley Capital analizlerine göre, rüzgar enerjisindeki bu operasyonel başarılar "yeşil hidrojen" ekonomisini daha karlı hale getiriyor. Burghley Capital Direktörü James Barker, hidrojenin sloganlarla değil, "kitleri çalıştıracak kadar sık ve ucuz temiz elektrik" mevcut olduğunda ölçeklenebileceğini vurguluyor. Pazar Büyümesi: Küresel yeşil hidrojen pazar değerinin 2024'teki 10,2 milyar dolardan 2030'a kadar 151,9 milyar dolara çıkması öngörülüyor. Verimlilik: Deniz üstü rüzgar enerjisiyle beslenen elektrolizörlerin, %60-70 civarındaki kapasite faktörleriyle yüksek kullanım oranlarını desteklediği belirtiliyor. İngiltere'nin rüzgar rekoru, sadece teknik bir başarı değil; şebeke dayanıklılığının ve planlama, liman yönetimi ve ağ altyapısının tek bir sistem olarak çalışmasının bir sonucudur. Ancak uzmanlar uyarıyor: Rekorlar tek başına yeterli değil; asıl başarı bu zirvelerin ne sıklıkla tekrarlanabildiğinde saklı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PD Ports'tan İngiltere'nin En Büyük Offshore Rüzgar Enerjisi Üretim ve Kurulum Merkezi Hamlesi Haber

PD Ports'tan İngiltere'nin En Büyük Offshore Rüzgar Enerjisi Üretim ve Kurulum Merkezi Hamlesi

Tees Nehri kıyısında 180 dönümlük bir geliştirme potansiyelini offshore rüzgar türbini üreticileri, montaj, hazırlık ve tedarik zinciri destek hizmetleri için açacak olan bu alan, Teesside'ın İngiltere'nin Net Sıfır ve enerji bağımsızlığı hedeflerindeki merkezi yerini sağlamlaştıracak. Tees Nehri'ne yapılacak büyük bir yatırımı temsil eden Teesport Offshore Gateway, Kuzey Denizi'ne sınırsız erişim sağlayacak ve hem yüzer hem de sabit tabanlı offshore rüzgar enerjisi geliştirmeleri için uygun, 1 kilometreye kadar uzunluğa sahip derin su kıyı iskelesini içerecek. PD Ports'un İngiltere'nin altıncı büyük limanı olan Teesport endüstriyel liman kompleksinin kalbinde yer alan bu alan, kaliteli altyapı, güçlü kara ve demiryolu bağlantıları ve nitelikli iş gücü ile desteklenen stratejik bir gelişim konumu sunuyor. Planlar henüz erken aşamada olsa ve mevcut derin su rıhtımı geliştirme izinlerinin bir değişikliğine tabi olsa da, Teesport Offshore Gateway'in geliştirilmesinin yaklaşık 200 milyon sterlin civarında bir maliyete sahip olacağı ve hükümetin offshore rüzgar enerjisi geliştirme hedeflerini destekleyecek kritik liman tesislerini güvence altına alacağı öngörülüyor. PD Ports, önerilerin potansiyelini keşfetmek için offshore yenilenebilir enerji sektörüyle etkileşim kurmayı hedefliyor. Firma, orijinal ekipman üreticileri (OEM'ler), geliştiriciler, İngiltere Hükümeti ve sektör uzmanlarıyla işbirliği yaparak alanın stratejik yönünü şekillendirmeyi ve işbirliği ile finansman fırsatlarını belirlemeyi amaçlıyor. Girişimin erken bir aşamada duyurulmasıyla, offshore sektöründen elde edilecek içgörülerin gelecekteki endüstri gereksinimlerini karşılayacak daha detaylı planların tasarımına yardımcı olması umuluyor. Alan, mevcut bir kıyı rıhtımını 15,5 metre derinliğe sahip bir demirleme yeri geliştirmek üzere genişletmek için hem planlama iznini hem de deniz iznini halihazırda güvence altına almış durumda. Bu derinlik, küresel olarak mevcut olan tüm güncel ve planlanan offshore kurulum gemilerini barındırabilecek büyüklükte olacak. Teesport için yeni bir derin su rıhtımının oluşturulması, limanı geleceğe de hazırlayacak ve PD Ports'un mevcut Teesport Konteyner Terminali ve Tees Dökme Yük İskelesi'ni destekleyerek ek dökme yük ve konteyner tesisleri için daha geniş fırsatlar sunacak. PD Ports CEO'su Frans Calje şunları söyledi: "Teesside'ın en büyük güçlerinden biri, değişime karşı kendini yeniden keşfetme yeteneğidir. İngiltere ve dünya genelinde büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelirken, PD Ports olarak bölgemizin yeteneklerini sadece bir ticaret ve sanayi merkezi olarak değil, aynı zamanda temiz enerji devrimini gerçekleştirmek için de mükemmel bir konumda olan bir offshore rüzgar enerjisi geliştirme alanı sunarak üzerimize düşen rolü oynama fırsatını ve sorumluluğunu görüyoruz. Teesport ve Tees Nehri, İngiltere'nin doğu kıyısındaki en büyük offshore rüzgar enerjisi üretim ve montaj merkezlerinden biri olacağına inandığımız ve Kuzey Denizi'ne rakipsiz erişim sunan bir tesisi başarıyla işletmek için gereken her şeye sahip. Bu öneriler henüz erken aşamada olmasına rağmen, bu gelişmenin İngiltere Hükümeti'nin gelecekteki offshore rüzgar enerjisi üretimi hedeflerini destekleyeceğinden eminiz. Ayrıca, böyle bir tesisin kıyı topluluklarımızda önemli iş yaratımına yol açacağına, büyümeyi, istihdamı ve beceri eğitimi fırsatlarını artıracağına kesinlikle inanıyoruz"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.