Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Öğrenciler

Kapsül Haber Ajansı - Öğrenciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğrenciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sınavda Yorum ve Analiz Becerisi Belirleyici Oldu Haber

Sınavda Yorum ve Analiz Becerisi Belirleyici Oldu

Dün yapılan TYT'ye benzer şekilde AYT'de de düzenli okuma yapan, yorumlama becerisi yüksek ve yeni nesil soru mantığına alışık öğrencilerin avantaj sağladığını belirten Öğrenci Koçu Sezer Kamir, "Bu yıl sınavlarda ezberden ziyade konuyu gerçekten anlayan, bilgiyi yorumlayabilen ve farklı soru tiplerine adapte olabilen öğrenciler öne çıktı. Bundan sonraki süreçte öğrencilerin soru tartışmalarına ve puan hesaplamalarına odaklanmak yerine biraz dinlenmeleri, zihinsel olarak rahatlamaları ve tercih dönemine hazırlanmaları daha faydalı olacaktır" dedi. Aylar süren hazırlığın, deneme sınavlarının ve yoğun çalışma temposunun ardından milyonlarca aday için YKS heyecanı sona erdi. Dün yapılan Temel Yeterlilik Testi'nin (TYT) ardından bugün gerçekleştirilen Alan Yeterlilik Testleri'nde (AYT) öğrenciler üniversite hayalleri için son kez sıralara oturdu. 1 milyon 627 bin 960 adayın başvurduğu sınavda Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1, Sosyal Bilimler-2, Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden toplam 160 soru yöneltildi. "En Zorlayan Ders Edebiyat Oldu" AYT'nin genel olarak orta zorluk seviyesinde bir sınav olarak değerlendirilebileceğinin altını çizen Öğrenci Koçu Sezer Kamir, "Branşlar arasında belirgin farklılıklar vardı. Eşit ağırlık öğrencileri açısından özellikle edebiyat testi sınavın belirleyici bölümü oldu. Önceki yıllara kıyasla klasik eser-yazar sorularının daha az yer aldığı, bunun yerine eserlerin içeriği üzerinden yorum yaptıran soruların sorulduğu görüldü. Çıkmaz denilen konuların birçoğu soruldu. Bazı sorularda doğrudan eser adı yerine içerik verilerek öğrencilerden doğru eseri bulmaları istendi. Ayrıca nazım biçimlerinin teknik özelliklerine yönelik sorular da dikkat çekti. Bu nedenle okuma alışkanlığı, yorumlama becerisi ve edebiyat birikimi ön plana çıktı. Tarih testinde genel olarak beklenen konular tercih edildi. Milli Mücadele döneminden soru gelmesi sürpriz olmadı. Soruların önemli bir kısmı bilgi ve yorum dengesinde hazırlanırken, geçen yılki AYT'ye benzer bir yapı dikkat çekti. Coğrafya ise orta düzeydeydi; birkaç seçici soru dışında öğrencileri çok zorlayan bir test olmadı" dedi. Analitik Düşünme ve Muhakeme Becerisi Ölçüldü Matematik testindeki ilk 12-15 soru önceki yıllara kıyasla daha ulaşılabilir olduğunu vurgulayan Kamir, "İlerleyen bölümlerde soruların seçiciliği belirgin şekilde arttı. Limit, türev ve integral konularından gelen sorular genel olarak orta zorluk düzeydi. Sınavın en zorlayıcı bölümünü geometri oluşturdu. Geometri soruları yalnızca işlem becerisini ölçmedi. Aynı zamanda analitik düşünme ve muhakeme yeteneğini de ölçerek öğrencileri zorladı. Fen bilimlerinde ise fizik testi önceki yıllarla benzer bir seviyede seyrederken, kimya testinde klasik işlem ağırlıklı sorular öne çıktı ve adaylar tarafından fen dersleri içerisindeki en erişilebilir testlerden biri oldu." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar” Projesi 1,8 Milyon Kişiye Ulaştı Haber

“Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar” Projesi 1,8 Milyon Kişiye Ulaştı

Temizlik ve hijyen konusunda toplumda kültürel bir dönüşüm hedefiyle Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve OPET iş birliğinde 2022 yılında hayata geçirilen “Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar” Projesi kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Sosyal Sorumluluk Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. 2025-2026 eğitim öğretim yılındaki çalışmaları kapsayan yarışmaya Türkiye genelinden 1.781 okul başvuruda bulunurken, yıl içinde yürütülen kampanyalar aracılığıyla yaklaşık 523 bin 546 öğrenciye ulaşıldı. Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar Projesi’nin başladığı 2022 yılından itibaren erişilen kişi sayısı ise 1 milyon 860 bini aştı. Bu yıl yarışmaya ilk kez eklenen köy ilkokulları kategorisiyle birlikte yarışma; okul öncesi, ilkokul, köy ilkokulu, ortaokul ve lise olmak üzere beş kategoride gerçekleştirilirken, söz konusu kategorilerde birinci, ikinci ve üçüncü olan toplam 15 sosyal sorumluluk kampanyası ödüllendirildi. 16 Haziran Salı günü Çanakkale’de düzenlenen törene Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Projeler ve Sosyal Ortaklar Daire Başkanı Gökçen Adanur, Çanakkale Vali Yardımcısı İbrahim Şahin, OPET Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İletişim Lideri Gül Altan Yeltik, Çanakkale İl Millî Eğitim Müdürü Mine Hayta ile Millî Eğitim Bakanlığı temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. OKULLARDA YÜRÜTÜLEN KAMPANYALAR GENİŞ BİR ETKİ ALANINA ULAŞTI Törende konuşan Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Projeler ve Sosyal Ortaklar Daire Başkanı Gökçen Adanur, “Millî Eğitim Bakanlığı olarak öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz ve personelimiz aracılığıyla toplumun çok geniş bir kesimine ulaşabilen bir yapıya sahibiz. Bu nedenle okullarımızda başlatılan her çalışma, toplumun geneline yayılan bir toplumsal dönüşümün başlangıç noktası olabilmektedir. Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar Projesi ile okullarımızda hijyen konusu yalnızca temizlik odaklı ele alınmamış; geri dönüşümden su tasarrufuna, gürültü kirliliğinin azaltılmasından çevre bilincinin geliştirilmesine kadar pek çok konu eğitim süreçlerinin doğal bir parçası hâline getirilmiştir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bütüncül ve değer temelli eğitim anlayışıyla uyumlu olarak yürütülen bu çalışmaların yalnızca okullarımızla sınırlı kalmayıp ailelere, yerel yönetimlere, esnafa ve sivil toplum kuruluşlarına kadar uzanması, projenin toplumsal etkisini daha da güçlendirmiştir. Çevreye duyarlı, kaynaklarını bilinçli kullanan ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları geliştiren nesiller yetiştirme hedefimiz doğrultusunda, ülkemizin Yeşil Vatan vizyonuna katkı sağlayan bu çalışmaların sahada karşılık bulduğunu görmekten büyük memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Bu anlamlı projede emeği geçen tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize, okul yöneticilerimize, destek personelimize, paydaşlarımıza ve değerli iş birlikleri için OPET’e teşekkür ediyorum.” dedi. OPET KÖY OKULLARINDA DA HİJYEN VE YENİLEME ÇALIŞMALARINA BAŞLIYOR Temizlik ve hijyen alışkanlıklarının erken yaşlarda kazandırılmasının toplumsal dönüşüm açısından taşıdığı öneme işaret eden OPET Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İletişim Lideri Gül Altan Yeltik ise, “Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar Projesi ile çocuklarımızın temizlik ve hijyen konusunda bilinçlenmesini, kazanılan alışkanlıkların ailelere ve topluma yayılmasını hedefliyoruz. Öğrencilerimizin geliştirdiği sosyal sorumluluk projeleri, geleceğin daha duyarlı ve sorumluluk sahibi bireylerini yetiştirme yolunda bizlere umut veriyor. Türkiye'nin dört bir yanında bu projeye sahip çıkan tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum” dedi. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliği ile köy okullarındaki eğitim ortamlarının daha da geliştirilmesine katkı sunmayı amaçladıklarını ifade eden Gül Altan Yeltik, yarışma kapsamında başvuran köy ilkokullarını önceleyerek belirlenecek okullarda, mevcut çalışmaların desteklenmesi amacıyla tuvaletlerin bakım, onarım ve iyileştirme çalışmalarının gerçekleştirileceğini belirtti. TÜRKİYE GENELİNDE 81 İLDE UYGULANIYOR Millî Eğitim Bakanlığı ve OPET iş birliğiyle yürütülen Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar Projesi, Türkiye genelindeki 81 ilde bulunan tüm okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kurumlarını kapsayan en geniş kapsamlı temizlik ve hijyen projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan temizlik ve hijyen temalı eğitim videoları Öğretmen Bilişim Ağı'nda (ÖBA) öğretmenlerin, okul idarecilerinin ve okul destek personelinin erişimine sunulurken; posterler, etkinlik kitapları, hijyen ajandaları, mesaj kartları ve çizgi film içerikleri Eğitim Bilişim Ağı'na (EBA) yüklenerek öğrenciler, öğretmenler ve velilerin kullanımına açıldı. Ayrıca depremden etkilenen 11 ildeki okullara basılı eğitim materyali desteği sağlandı. OKULLARIN YANI SIRA YEREL ESNAFA DA ULAŞTI Projenin başlangıcından bugüne kadar EBA ve ÖBA içerikleri, basılı materyaller ve sosyal sorumluluk yarışmaları aracılığıyla toplam 1 milyon 860 bin kişiye ulaşıldı. Bu kapsamda 1 milyon 341 bin öğrenciye, 181 bin 164 öğretmen, idareci ve destek personeline erişim sağlanırken; sosyal sorumluluk kampanyaları aracılığıyla veliler, okul aile birlikleri, yerel esnaf ve diğer paydaşlarla birlikte yaklaşık 338 bin 300 kişilik bir etki alanı oluşturuldu. 2025 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile OPET arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında proje, önümüzdeki üç yıl boyunca Türkiye'nin 81 ilindeki tüm resmi okullarda uygulanmaya devam edecek. ÖDÜL ALAN OKULLAR LİSTESİ Derece Kategori İl Okul Adı Birincilik Okul Öncesi Kırıkkale Şehit Mustafa Nohut Anaokulu İkincilik Okul Öncesi Denizli Saime Aslan Anaokulu Üçüncülük Okul Öncesi Karabük Hüsamettin Fatime Ören Anaokulu Birincilik İlkokul İstanbul Ayazma İlkokulu İkincilik İlkokul Niğde Cumhuriyet İlkokulu Üçüncülük İlkokul Aydın Atatürk İlkokulu Birincilik Köy Okulu Gaziantep Atalar İlkokulu İkincilik Köy Okulu Kırıkkale Seher Vuslat Aytemiz İlkokulu Üçüncülük Köy Okulu Niğde Edikli Atatürk İlkokulu Birincilik Ortaokul Çanakkale Hafız Halil Atan Ortaokulu İkincilik Ortaokul Kastamonu Kurucaören Ortaokulu Üçüncülük Ortaokul Manisa Çıkrıkçı Yaşar Kazimet Aybars Ortaokulu Birincilik Lise Adana 75. Yıl Anadolu Lisesi İkincilik Lise Kütahya Mustafa Necib Alayeli Anadolu Lisesi Üçüncülük Lise İzmir Bornova Anadolu Lisesi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Robot Olimpiyatları'nda Üst Üste İkinci Kez Türkiye Şampiyonu Oldular Haber

Dünya Robot Olimpiyatları'nda Üst Üste İkinci Kez Türkiye Şampiyonu Oldular

Bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında gençlerin yetkinliklerini ölçen Dünya Robot Olimpiyatlarında Türk öğrencilerden gururlandıran sonuçlar geldi. 7 Haziran 2026 tarihinde İzmir'de gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Finali'nde FMV Ispartakule Ortaokulu üç farklı takımla mücadele etti. Takımlar, yüzlerce öğrencinin katıldığı organizasyonda Türkiye birinciliği, Türkiye ikinciliği ve Türkiye beşinciliği derecelerini elde ederek önemli bir başarıya imza attı. 48 Takım Arasından Türkiye Şampiyonu Oldular FMV Ispartakule Ortaokulunun ThunderBots robotik takımı, 6. sınıf öğrencilerinden oluşan ekibiyle "RoboMission Küçük Yıldızlar" kategorisinde yarıştı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden katılan 48 takım arasından birinciliğe ulaşan ekip, Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Şampiyonu oldu. Bu sonuçla ThunderBots takımı, Aralık 2026'da Porto Riko'da gerçekleştirilecek Dünya Robot Olimpiyatları Uluslararası Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil etmeye hak kazandı. Avrupa Finali'nde de Türkiye'yi Temsil Edecekler Okulun bir diğer ThunderBots takımı ise 7. sınıf öğrencilerinden oluşan ekibiyle "RoboMission Yıldızlar" kategorisinde yarıştı. 57 takımın mücadele ettiği kategoride Türkiye ikincisi olan ekip, Ekim 2026'da Hırvatistan'da düzenlenecek Avrupa Finali'nde Türkiye adına yarışacak. FMV Ispartakule'nin bir diğer robotik takımı olan FMVTech ise RoboSpor kategorisinde yarışan 18 takım arasında Türkiye beşinciliğini elde ederek organizasyonu önemli bir dereceyle tamamladı. Başarı Tesadüf Değil! İki Yıldır Türkiye'nin Zirvesindeler Elde edilen sonuçlar yalnızca bu yılın başarısı olarak değil, son yıllarda sürdürülen sistemli çalışmaların bir sonucu olarak değerlendiriliyor. ThunderBots takımı, 2025 yılında gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Finali'nde de Türkiye şampiyonu olmuş ve uluslararası final bileti almıştı. Ardından Singapur'da düzenlenen ve 85 ülkeden 558 takımın katıldığı Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil eden ekip, uluslararası düzeyde Gümüş Sertifika kazanarak önemli bir başarı elde etmişti. 2026 yılında gelen yeni şampiyonlukla birlikte ThunderBots takımı üst üste ikinci kez Türkiye'nin en başarılı robotik ekipleri arasında yer aldı. Geleceğin Mühendisleri Bugünden Yetişiyor Dünya Robot Olimpiyatları gençleri yalnızca robot tasarlamaya değil, gerçek yaşam problemlerine teknoloji odaklı çözümler üretmeye teşvik eden küresel bir eğitim ekosistemi olarak öne çıkıyor. Eğitim dünyasında STEM yaklaşımının öneminin giderek arttığı bir dönemde elde edilen bu başarılar, öğrencilerin teorik bilgileri uygulamaya dönüştürebildiğini göstermesi açısından dikkat çekiyor. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarını bir araya getiren STEM temelli eğitim anlayışı sayesinde öğrenciler, uluslararası standartlarda projeler geliştirerek dünyanın farklı ülkelerinden akranlarıyla aynı platformda yarışma fırsatı buluyor. FMV Ispartakule Ortaokulunun Dünya Robot Olimpiyatlarında üst üste elde ettiği dereceler de bu yaklaşımın somut çıktıları arasında gösteriliyor. Türkiye'yi Dünya Sahnesinde Temsil Edecekler Aralık ayında Porto Riko'da düzenlenecek Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil edecek ThunderBots ekibinde Ayşe Öykü Yıldırım, Batu Şahin ve Selen Işık; Avrupa Finali'nde mücadele edecek ekipte ise Can Karan Nurtaş, Doğa Çetin ve Mehmet Alp Yıldız yer alırken takımların koçluğunu Batıkan Öztunalı üstleniyor. RoboSpor kategorisinde yarışan FMVTech ekibinde ise Bardia Ebrahimi Eshratabady, Deniz Erol Başarslan ve Mete Kılınç yer alırken takımın koçluğunu Aleyna Tarar yürütüyor. Uluslararası finallere hazırlanan öğrenciler, önümüzdeki aylarda Türkiye adına dünya sahnesinde mücadele ederek robotik ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini küresel ölçekte sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İETT’den Öğrencilere Anlamlı Destek   Haber

İETT’den Öğrencilere Anlamlı Destek  

İETT, işletme ve yatırım faaliyetlerini sürdürürken sosyal sorumluluk projeleriyle de çocukların ve gençlerin yanında olmaya devam ediyor. Bu kapsamda ekonomik ömrünü tamamlamış malzemeler, İETT ustalarının emeğiyle yeniden hayat buldu ve Beykoz Necip Fazıl Kısakürek İlkokulu ile Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin kullanımına sunuldu. ATIL MALZEMELER EĞİTİM VE OYUN ALANLARINA DÖNÜŞTÜ Direksiyonlar, lastikler ve ahşap paletler gibi geri dönüştürülebilir malzemeler, İETT atölyelerinde teknik ekipler tarafından revize edilerek güvenli oyun ekipmanlarına dönüştürüldü. Yapılan çalışmalar sonucunda okul bahçesine; ahşap saksılar, kuş evleri, oyun masaları, sandalyeler ve oyun arabası gibi toplam 15 farklı eğitim ve oyun materyali kazandırıldı. KURULUMA İETT YÖNETİMİ VE EĞİTİMCİLER KATILDI Beykoz Necip Fazıl Kısakürek İlkokulu ve Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Ortaokulu’nda gerçekleştirilen kuruluma İETT Genel Müdür Yardımcıları Şükrü Yılmaz ve Onur Temürlenk, İETT’nin ilgili yöneticileri, Okul Müdürü Aslan Kadıoğlu ile okul yöneticileri ve öğretmenler de katıldı. SÜHA OTOBÜSÜ İLE SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIM EĞİTİMİ Program kapsamında ayrıca, İETT’nin öğrenciler için özel olarak tasarladığı SÜHA (Sürdürülebilir Hareketlilik Eğitim Merkezi) Otobüsü de okula getirildi. Öğrenciler, otobüs içerisindeki simülasyon cihazlarını inceleyerek sürdürülebilir ulaşım konusunda etkileşimli eğitim alma fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sınav Yaklaştıkça Kaygı da Artıyor: Uzmanından Kritik Öneriler Haber

Sınav Yaklaştıkça Kaygı da Artıyor: Uzmanından Kritik Öneriler

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) öncesi, öğrencilerde ve ailelerinde heyecanın yanı sıra kaygı da artıyor. Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü’nden Psk. Helin Ezgi Deniz, sınav öncesi yaşanan kaygının doğal olduğunu belirterek, öğrencilerin ve velilerin son günleri nasıl değerlendirmesi gerektiğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. "Kaygılanmanız Normal" Öğrencilerden son günlerde en sık duyduğu sorulardan birinin "Çok kaygılanıyorum, bu kadar kaygılanmam normal mi?" olduğunu söyleyen Deniz, kaygının beynin tehlike algıladığında devreye soktuğu doğal bir alarm sistemi olduğunu ifade etti. Sınavın gençlerin hayatında önem verdiği ve geleceğiyle ilişkilendirdiği önemli bir deneyim olduğunu vurgulayan Deniz, "Böyle bir süreçte hiç kaygı yaşamamak çoğu zaman sağlıklı bir durum değil, tam tersine konuya yeterince önem vermemek anlamına bile gelebilir. Sorun kaygının varlığı değil, kaygıyla kurduğumuz ilişkidir" dedi. “Kaygıdan Çok Düşünceler Yoruyor” Birçok öğrencinin sınavdan çok sınav hakkındaki düşünceleriyle mücadele ettiğini belirten Deniz, "Ya yapamazsam ya emeklerim boşa giderse ya herkes benden daha iyi yaparsa, ya ailemi hayal kırıklığına uğratırsam?" gibi düşüncelerin öğrencileri zorladığını söyledi. Bu soruların ortak noktasının gelecekle ilgili olması olduğunu ifade eden Deniz, "İnsan zihni belirsizliği sevmez. Belirsizlik arttıkça zihin olası felaket senaryoları üretmeye başlar. Bu aslında beynin bizi koruma girişimidir. Ancak bazen korumaya çalışırken bizi yormaya başlar" diye konuştu. “Son Günler Yeni Bir Maraton Başlatma Zamanı Değil” Sınava kalan son günlerin bilgi eksiklerini tamamlamaktan çok zihinsel enerjiyi koruma süreci olarak görülmesi gerektiğini belirten Deniz, birçok öğrencinin son günlerde mucize beklediğini söyledi. "Bir anda bütün konuları bitirmek, eksiklerini kapatmak, netlerini sıçratmak istemek anlaşılır ancak gerçekçi değildir" diyen Deniz, son günlerin yeni bir maraton başlatma zamanı değil, mevcut performansı koruma zamanı olduğunu kaydetti. Araştırmaların yüksek düzeyde stres altında öğrenme kapasitesinin azaldığını ve hata yapma olasılığının arttığını gösterdiğini belirten Deniz, öğrencilerin bu süreçte kendilerine aşırı yüklenmelerinin performanslarını artırmak yerine düşürebileceğini söyledi. "Hiçbir Şey Bilmiyorum" Hissi Gerçeği Yansıtmayabilir Öğrencilere seslenen Deniz, sınava hazırlık sürecinde yapılan çalışmaların büyük bölümünün zaten zihinde yerini aldığını belirtti. Son günlerde hissedilen "Hiçbir şey bilmiyorum" duygusunun çoğu zaman gerçek bilgi düzeyini yansıtmadığını ifade eden Deniz, "Kaygılı beyin sahip olduğu bilgiyi küçültme eğilimindedir" dedi. Sınav sabahı birçok öğrencinin yaşadığı "Her şeyi unuttum" hissinin de buna örnek olduğunu söyleyen Deniz, sınav başladıktan birkaç dakika sonra bilgilerin genellikle geri geldiğini, sorunun bilgiyi kaybetmek değil kaygının o bilgiye ulaşmayı geçici olarak zorlaştırması olduğunu vurguladı. “Veliler İyi Niyetle Baskıyı Artırabiliyor” Sınav öncesi dönemin veliler açısından da zor geçtiğini belirten Deniz, anne ve babaların destek olmak isterken farkında olmadan baskıyı artırabildiğini söyledi. "Kaç net yapıyorsun?", "Hangi liseyi kazanacaksın?", "Komşunun çocuğu şu kadar net yapıyormuş", "Bu sınav hayatını belirleyecek" gibi ifadelerin öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Deniz, bu sözlerin öğrencinin zihninde "Başarısız olursam sevgiyi ve onayı kaybederim" düşüncesine dönüşebildiğini ifade etti. “Çocukların İhtiyacı Koşulsuz Kabul” Gençlerin bu dönemde performans baskısından çok koşulsuz kabul hissine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Deniz, velilerin şu mesajları vermesinin önemli olduğunu söyledi: "Elinden geleni yaptığını görüyorum." "Sonuç ne olursa olsun sen bizim için değerlisin." "Bu sınav önemli ama hayatının tamamı değil." Bu cümlelerin bazen çözülen onlarca sorudan daha etkili olabileceğini belirten Deniz, sınav kaygısının temelinde çoğu zaman başarısızlık korkusundan çok değer kaybetme korkusunun yattığını ifade etti. “Bir Sınav Sonucu Hayatın Tamamını Belirlemez” Toplumda sınavların bazen olduğundan daha büyük bir yere konulduğunu belirten Deniz, LGS'nin önemli olduğunu ancak tek başına bir öğrencinin zekâsını, karakterini, potansiyelini, yaratıcılığını veya gelecekteki mutluluğunu ölçemeyeceğini söyledi. Klinik pratiğinde yüksek puan almasına rağmen mutsuz olan gençler de gördüğünü, istediği okula yerleşemese de yıllar sonra başarılı ve tatmin edici bir hayat kuran kişilerle de karşılaştığını belirten Deniz, "Hayat çizgisel ilerlemiyor. Bazen bir sınav sonucu bir yön belirliyor ama insanın bütün hikâyesini yazmıyor" dedi. “Kontrol Edebileceğiniz Şeylere Odaklanın” Sınava kalan son günlerde öğrencilerin kendilerine "Şu an kontrol edebileceğim şey ne?" sorusunu sormalarını öneren Deniz, sınavın zorluğu, diğer öğrencilerin performansı ve sonuçlar gibi unsurların kontrol dışında olduğunu söyledi. Buna karşılık uyku düzeni, beslenme, çalışma saatleri, mola vermek ve sınav sabahına hazırlığın kontrol edilebilir alanlar olduğunu belirten Deniz, psikolojik dayanıklılığın sonucu değil süreci yönetebilmekten geçtiğini ifade etti. "Kaygı Hissetmeniz Başarısız Olacağınız Anlamına Gelmez" Açıklamasının sonunda öğrencilere seslenen Deniz, kaygının başarısızlık göstergesi olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Kalbinizin hızlı atması, midenizde düğümler olması, zaman zaman ağlamak istemeniz veya 'Yetişmeyecek' diye düşünmeniz başarısız olacağınız anlamına gelmez. Bunlar insan olduğunuzun işaretidir. Bu sınav bir performans değerlendirmesidir; kişilik değerlendirmesi değil. Sonuç ne olursa olsun, bir sınav sonucu sizin değerinizi belirleyemez." Öğrencilere son günlerde kendilerine karşı daha nazik olmaları tavsiyesinde bulunan Deniz, "Bazen başarıya en çok yaklaştığımız an, kendimizle savaşmayı bıraktığımız andır" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.