Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Öğrenme Ortamı

Kapsül Haber Ajansı - Öğrenme Ortamı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğrenme Ortamı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİLGİ ve Şişli RAM İşbirliğiyle Öğretmenlere Aşçılık Atölyesi Deneyimi Haber

BİLGİ ve Şişli RAM İşbirliğiyle Öğretmenlere Aşçılık Atölyesi Deneyimi

Rehber öğretmenlerin mesleki iletişimini güçlendirmek ve onlara profesyonel mutfak deneyimi yaşatmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, öğretmenler uygulamalı kurabiye yapımı atölyesinde bir araya geldi İstanbul Bilgi Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Aşçılık Önlisans Programı, Şişli Rehberlik ve Araştırma Merkezi (Şişli RAM) işbirliğiyle Şişli’de görev yapan lise rehber öğretmenlerine yönelik mutfak atölyesi düzenledi. Mesleki iletişimi güçlendirmeyi ve keyifli bir öğrenme ortamı yaratmayı hedefleyen etkinlikte, rehber öğretmenler uygulamalı kurabiye yapımı atölyesinde buluştu. Öğretmenlerin ekipler oluşturarak deneyim paylaşımında bulunduğu etkinlik, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü’nde gerçekleşti. BİLGİ Aşçılık Önlisans Programı akademisyenlerinin mentörlüğü ve öğrencilerinin desteğiyle gerçekleşen atölyede kurabiye yapımının püf noktaları ve profesyonel aşçılık teknikleri paylaşıldı. BİLGİ Aşçılık Önlisans Programı Öğretim Görevlisi Eser Atay, “Atölyeye katılan öğretmenlerimize mutfak ortamının dışarıdan görünenden çok daha farklı; disiplin, koordinasyon ve özen gerektiren bir çalışma alanı olduğunu göstermek istedik. Bu disiplinli yapıyı görünür kılarken aynı zamanda öğretmenlerimizin keyifli bir deneyim yaşamalarını, günlük koşturmacadan kısa da olsa uzaklaşmalarını amaçladık. Birlikte üretmenin ve paylaşmanın verdiği motivasyonla hoş bir zaman geçirdik, bu deneyimin mesleki iletişimlerine de olumlu katkı sağlamasını umuyoruz” dedi. Şişli Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Recep Ali Usta ise, “Yapılan bu sosyal etkinliğin rehber öğretmenlere üniversitelerin sosyal yaşama etkisi konusunda oldukça olumlu duygular yüklediğini düşünüyoruz. Katılımcıları öncelikli olarak ilçemizdeki liselerde görev yapan öğretmenlerden seçtik; bu sayede üniversite tercihinde bulunacak öğrencilerin üniversiteler hakkında birinci elden bilgi edinebilmelerinin de önü açıldı. Rehber öğretmenlerin üniversite ile doğrudan ve organik bir bağ kurabilmesi, özellikle tercih dönemlerinde öğrencilerin eğitim hayatının devamlılığı açısından belirleyici unsurlardan biri. Etkinlik boyunca bizlere gösterilen nezaket ve ev sahipliği için başta Eser Atay hocamız ve ekibi olmak üzere İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne teşekkür ederiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı IndoMate ile Üniversite Öğrencileriyle Buluştu Haber

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı IndoMate ile Üniversite Öğrencileriyle Buluştu

Gençlerle güçlü bir bağ kurmayı uzun yıllardır marka stratejisinin merkezine alan Indomie Türkiye IndoMate buluşmasıyla üniversite kampüslerindeki genç enerji ve yaratıcı fikirleri desteklerken, katılımcılara staj önceliği gibi kariyer fırsatları da sunuyor. Indomie’nin üniversite öğrencileriyle uzun yıllardır temas ettiği alanları daha yapılandırılmış bir programa dönüştüren IndoMate, İstanbul’daki üniversitelerden seçilen öğrencilerle bir araya geldi. Belirli kriterler doğrultusunda seçilen öğrenciler, gerçekleşen buluşmada programın kapsamı ve beklentileri hakkında bilgi alırken, üstlenecekleri roller ve sorumluluk alanları da detaylı şekilde aktarıldı. IndoMate marka elçileri, marka temsili çalışmalarının yanı sıra etkinlik kurgulama, saha pazarlaması ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda aktif görev alacak. Kampüslerinde Indomie adına yürütülecek çalışmaların sahadaki uygulayıcıları olacak öğrenciler, gerçek marka projeleri üzerinden sorumluluk alarak pazarlama dünyasının işleyişini yakından deneyimleme imkanı bulacak. Program, üniversite hayatı devam ederken profesyonel çalışma disiplinini tanıma ve kariyer yolculuğuna erken bir temas noktası oluşturma fırsatı sunuyor. Tekirdağ Çerkezköy’deki fabrikasında yürüttüğü üretim süreçlerini uzun yıllardır fabrika gezileriyle gençlere şeffaf bir şekilde açan Indomie Türkiye, şeffaflık ve erişilebilirlik yaklaşımını IndoMate programıyla kurumsal bir çerçeveye taşıyor. Program, öğrencilere markanın kapılarının açık, iletişiminin şeffaf ve ilişki biçiminin güven temelli olduğunu güçlü biçimde hatırlatıyor. “IndoMate, Gençlerle Kurduğumuz Uzun Soluklu Bir Ortak Üretim Alanı” IndoMate programının çıkış noktası ve hedeflerine değinen Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, “Üniversite yıllarının yalnızca akademik bir dönem değil, aynı zamanda profesyonel hayata hazırlık süreci olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerin fikirlerinin gerçek projelere dönüştüğü bir ortak üretim alanı olarak konumlandırıyoruz. Kampüs enerjisini ve genç bakış açısını marka süreçlerimize dahil ederken; öğrencilerin de profesyonel çalışma disiplinini deneyimleyebilecekleri bir öğrenme ortamı sunuyoruz. IndoMate ile öğrencilerin içgörülerini, kampüs dinamiklerini ve üretim biçimlerini doğrudan marka süreçlerimize entegre ediyoruz. Öğrenciler sahada Indomie’yi temsil ederken; biz de onların bakış açısından öğreniyor, kampüslerden gelen fikirleri ve geri bildirimleri iletişim ve pazarlama çalışmalarımızı besleyen değerli bir referans olarak görüyoruz. Bu karşılıklı etkileşim, markamızı gençlerle birlikte daha dinamik, daha güncel ve daha samimi hale getiriyor. Birlikte güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. IndoMate’i dönemsel bir kampüs aktivitesi olarak değil, gençlerle sürdürülebilir etkileşim ve iş birliği geliştirdiğimiz stratejik bir program olarak konumlandırıyoruz.” açıklamalarında bulundu.

Medcem Çimento Grubu'ndan Eğitime Kalıcı Katkı Haber

Medcem Çimento Grubu'ndan Eğitime Kalıcı Katkı

Silifke'ye kazandırılacak olan Medcem Taşucu Ortaokulu için düzenlenen protokol imza töreni, Mersin Valisi Atilla Toros'un himayelerinde gerçekleştirildi. Törende, okulun yapımına ilişkin protokol; Medcem Çimento Grubu CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Ceylan ile Eren Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Saadettin Yılmaz tarafından imzalandı. Protokol kapsamında, Taşucu Mahallesi'nde inşa edilecek olan 24 derslikli ortaokulun, modern fiziki koşulları ve çağdaş eğitim imkânlarıyla öğrenci ve öğretmenler için nitelikli bir öğrenme ortamı sunması planlanıyor. Okulun tamamlanmasıyla birlikte, bölgedeki öğrenci yoğunluğunun azaltılması ve eğitim kalitesinin artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. İmza töreninde konuşan Mersin Valisi Atilla Toros, Eren Holding'in bugüne kadar başta eğitim olmak üzere pek çok alanda hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projelerine dikkat çekerek, Medcem Taşucu Ortaokulu'nun Silifke ve Mersin için önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Vali Toros, bu anlamlı bağışın il genelinde örnek teşkil etmesini temenni etti. "Eğitime katkılarımız devam edecek" Medcem Çimento Grubu CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Ceylan ise eğitime yapılan yatırımların uzun vadeli toplumsal dönüşümde kritik rol oynadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: Eğitim, sürdürülebilir bir geleceğin en güçlü temelidir. Medcem Çimento Grubu olarak, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde yalnızca ekonomik değer üretmeyi değil; sosyal gelişime ve fırsat eşitliğine katkı sunmayı da önceliğimiz olarak görüyoruz. Taşucu'nda hayata geçirilecek bu okulun, çocuklarımızın nitelikli eğitim olanaklarına erişimine katkı sağlayacağına ve bölge için kalıcı bir değer yaratacağına inanıyoruz." "Nitelikli ve çağdaş bir eğitim ortamı sunmayı hedefliyoruz" Eren Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Saadettin Yılmaz ise eğitim yatırımlarının toplumsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Eren Holding olarak, faaliyet gösterdiğimiz her bölgede kalıcı sosyal değer üretmeyi temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Eğitime yapılan yatırımların yalnızca bugünün değil, yarının da şekillenmesinde belirleyici olduğuna inanıyoruz. Taşucu'nda inşa edilecek bu ortaokulun, bölgedeki çocuklarımız için güvenli, nitelikli ve çağdaş bir eğitim ortamı sunarak uzun yıllar boyunca topluma hizmet edeceğine inanıyoruz. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." Medcem Çimento Grubu, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki yapılarla sınırlı görmeyerek; bulunduğu bölgelerde uzun vadeli, sürdürülebilir ve toplumsal değer yaratan projelerle geleceğe katkı sunmayı amaçlıyor. Taşucu'nda hayata geçirilecek bu yeni okul, grubun eğitime verdiği önemin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilim, Teknoloji ve Empatiyle Yeni Nesil Doktorlar Sahneye Çıkıyor Haber

Bilim, Teknoloji ve Empatiyle Yeni Nesil Doktorlar Sahneye Çıkıyor

Tıp eğitiminin ulaştığı bu yeni aşama; alanında dünyaca ünlü otoritelerin katılımıyla, Acıbadem Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen XV. Ulusal ve I. Uluslararası Tıp Eğitimi Kongresi’nde tüm boyutlarıyla değerlendirildi. Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Alimoğlu ve Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadi Bakırcı eş başkanlığında gerçekleştirilen kongre; Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda tıp eğitimi uzmanı ve yöneticisi ile geleceğin hekimleri olan öğrencileri bir araya getirdi. Kongrede, tıp eğitiminin bugünü ve geleceği; uluslararası saygınlığa sahip isimlerin değerli katkılarıyla tartışmaya açıldı… Dr. Dara O’Keeffe, İrlanda Royal College of Surgeons’ta Cerrahi Eğitimde Simülasyon Programları Başkanı olarak, cerrahide simülasyonun eğitim süreçlerine nasıl yön verdiğini ve bu alandaki öncü yaklaşımları paylaştı. Lizbon Üniversitesi öğretim üyesi ve BEME (The Best Evidence Medical Education) eski Başkanı Prof. Dr. Madalena Patricio, kanıta dayalı tıp eğitiminin dünya genelinde kabul gören standartlarını aktarırken; Maastricht Üniversitesi öğretim üyesi ve Perspectives on Medical Education dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Erik Driessen ise tıp eğitiminde bilimsel araştırmaların taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Duayen akademisyenlerin deneyimleriyle zenginleşen bu platformda; Türkiye’nin tıp eğitimindeki güçlü konumu, dünyada kabul gören yenilikçi eğitim modelleri ve geleceğin hekimlerinde bulunması gereken nitelikler kapsamlı bir şekilde analiz edildi. Türkiye, Tıp Eğitiminde Güçlü ve Kabul Gören Bir Merkez Acıbadem Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Altıntaş, Türkiye’nin tıp eğitimindeki konumuna dikkat çekerek, uluslararası katılımlı bu kongrenin önemini şu sözlerle değerlendiriyor: “Kongremizi TEGED (Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği), TEPDAD (Tıp Eğitimi Programları ve Akreditasyon Derneği) ve TTED’in (Türk Tıp Eğitimi Derneği) katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu toplantı uzun yıllardır düzenleniyor ancak ilk kez uluslararası düzeyde gerçekleşiyor. Tıp eğitimi akademisyenlerini üniversitemizde ağırlamak bizim için son derece değerli. Kongreye, Türkiye Tıp Dekanlar Konseyi adına 70’in üzerinde dekan ve dekan yardımcısı başta olmak üzere 300’ün üzerinde katılım oldu.” Türkiye’nin tıp eğitimi alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Levent Altıntaş, Türk hekimlerinin dünya genelinde kabul gördüklerine dikkat çekerek, “Türkiye’de verilen tıp eğitimi, mezunlarımızın dünyanın pek çok ülkesinde çalışabilmesine olanak tanıyor. Uluslararası denklik sınavlarında elde edilen başarılar da bunun somut bir göstergesi” şeklinde konuşuyor. Prof. Dr. Levent Altıntaş’a göre tıp eğitimi, dünyada en hızlı değişen eğitim alanlarından biri. “Tıp eğitimi artık öğrenci merkezli, aktif öğrenmeyi teşvik eden ve bireyselleştirilmiş bir yapıya doğru evriliyor. Kendi kendine öğrenebilen, eleştirel düşünebilen, etik değerleri güçlü ve topluma duyarlı hekimler yetiştirmeyi hedefliyoruz” diyen Prof. Dr. Levent Altıntaş, eğitimde, insan odaklı yaklaşımın altını çiziyor. Simülasyon Merkezleri Tıp Eğitiminde Oyunu Değiştiriyor Kongrenin dikkat çeken konuşmacılarından biri olan Dr. Dara O’Keeffe, cerrahi tıp eğitiminde simülasyonun önemini çarpıcı örneklerle anlatıyor. İrlanda Royal College of Surgeons’ta simülasyon eğitiminin lider isimlerinden olan Dr. Dara O’Keeffe, simülasyon merkezlerinin güvenli öğrenme ortamı sunduğunu vurguluyor: “Yirmi yıl önce simülasyon tek bir odadaydı. Bugün üç katlı, ileri teknolojilerle donatılmış sanal hastanelerden söz ediyoruz”… Dr. Dara O’Keeffe’ye göre klinik ortamda vaka sayısının sınırlı olması, simülasyonu vazgeçilmez kılıyor. “Öğrenciler ve asistanlar her şeyi hasta üzerinde öğrenemez. Hata yapma lüksleri yoktur. Oysa simülasyon merkezleri, tekrar tekrar deneme yapma ve hata yaparak öğrenme imkânı sunuyor. Acıbadem Üniversitesi bünyesinde bulunan, dünyanın önde gelen merkezlerinden CASE – İleri Düzey Medikal Simülasyon ve Eğitim Merkezi ise çok kıymetli” diyen Dr. Dara O’Keeffe, yeni nesil cerrahların özgüven eksikliği yaşadığına yönelik eleştirilere de katılmadığını belirtiyor: “Yeni jenerasyon daha temkinli. Odak noktası artık cerrah değil, hasta. Daha az risk almak, daha güvenli kararlar vermek hasta güvenliği açısından çok daha doğru”… Peki “geleceğin hekimleri” nasıl olacak? Teknolojinin, tıp eğitiminin artık çok önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Dr. Dara O’Keeffe, “Geleceğin hekimleri, teknolojiden bağımsız düşünülemez; ileri görüntüleme sistemleri ve robotik cerrahi gibi hızla gelişen uygulamalara hâkim, bu dönüşüme hazır ve teknolojiyi mesleğinin doğal bir parçası olarak kullanan profesyoneller olmak zorunda. Tıp eğitimi, uzun ve yıpratıcı süreçlerden uzaklaşarak zamanı verimli kullanan, öğrenciyi hastayla karşılaştırmadan önce simülasyon merkezlerinde neredeyse her açıdan hazırlayan, hızlı öğrenmeyi ve özgüveni önceleyen bir yapıya doğru evriliyor. Artık tıp eğitimi yıllarca sürmeyecek. Haftada 120 saat çalışamayız, 20 yıl eğitim de veremeyiz. Zamanı verimli kullanmalıyız” şeklinde konuşuyor. Kanıta Dayalı Tıp Eğitimi ve İnsan Odaklı Yaklaşım Kanıta dayalı tıp eğitiminin dünya çapındaki duayenlerinden Prof. Dr. Madalena Patricio, insan odaklı ve kanıta dayalı eğitimin önemini vurguluyor. Tıp eğitiminde 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Prof. Dr. Madalena Patricio, iyi bir hekimin sadece bilgiyle değil, değerlerle de donanmış olması gerektiğini söylüyor: “İyi bir doktor öncelikle şefkatli olmalı. Hastayı sadece bir klinik vaka olarak değil, bir insan olarak görmeli”… Tıp öğrencilerinin toplumdan kopuk yetişmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Madalena Patricio, “Öğrencileri tıp eğitimi kapsamında hapishanelere, huzurevlerine, mülteci kamplarına gönderiyoruz. Sadece dinlemeyi, empati kurmayı öğrensinler diye. İyi bir doktor toplumdan izole olamaz” diyor. Alternatif tıbba yönelimin artmasının nedenlerinden birinin iletişim eksikliği olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Madalena Patricio, “Hastalar dinlenmediklerini hissettiklerinde alternatif yollar arıyor” diyerek iletişimin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Bilimsel Araştırma, Ekip Çalışması ve Eleştirel Düşünce Maastricht Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erik Driessen, tıp eğitiminde bilimsel araştırmaların ve ekip çalışmasının vazgeçilmez olduğunu belirtiyor: “İyi bir doktor, işini iyi bilen ve iyi iletişim kurabilen kişidir. Hekimlik ayrıca bireysel değil, ekip işidir. Ekip ruhu ve takım çalışmasına yatkınlık ise çocuklukta, özellikle basketbol, futbol gibi takım sporlarıyla gelişir; sonradan öğrenilebilir olsa da iyi bir hekimlik için bu becerilerin erken yaşta kazanılması büyük avantaj sağlar” diyor. Prof. Dr. Erik Driessen, modern tıp eğitiminin ezbere dayalı olmaktan uzaklaştığını vurgulayarak, öğrencilerin aktif rol aldığı, araştıran ve sorgulayan bir eğitim modelinin önemine dikkat çekiyor. Yapay zekanın tıp dünyasında giderek daha fazla yer aldığını belirten Prof. Dr. Erik Driessen, “Ancak empati ve iletişimin yerini hiçbir teknoloji alamaz” şeklinde konuşuyor. Kanıta dayalı tıbbın çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erik Driessen “Kanıta dayalı tıp, bilimsel olarak etkinliği gösterilmiş yöntemlerin kullanılmasını güvence altına alıyor. Alternatif tıp veya bilimselliği kanıtlanmamış uygulamalara yönelimi azaltmanın yolu ise, bilim insanlarının yalnızca akademide değil, basın ve halkla doğrudan iletişim kurarak bilgiyi herkesin anlayabileceği bir dille anlatmasından geçiyor” diyor. Öğrencinin başarılı olması için yalnızca ders anlatan bir hocaya değil, yol gösteren bir mentöre ve soru sorup uygulayarak aktif biçimde öğrenebileceği bir eğitim ortamına ihtiyacı olduğunu da belirten Prof. Dr. Erik Driessen, “Araştırmalar mentörleri olan öğrencilerin daha başarılı olduğunu ve daha fazla iş imkanlarına sahip olduklarını gösteriyor” şeklinde sözlerini tamamlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.