Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Oks

Kapsül Haber Ajansı - Oks haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oks haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ender Güzeler, Orta Vadeli Programı Sigortacılık Perspektifinden Değerlendirdi Haber

Ender Güzeler, Orta Vadeli Programı Sigortacılık Perspektifinden Değerlendirdi

“2027-2029 OVP hedeflerinin; yüksek sigorta penetrasyonu, çeşitlendirilmiş ürün yapısı ve riskleri gerçekleşmeden önce yönetmeye odaklanan daha güçlü bir sigorta ekosistemi açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor” diyen Ender Güzeler, OVP’ye ilişkin değerlendirmelerine şöyle devam etti: “OVP, sektöre bazı ödevler çıkartırken beraberinde bazı fırsat alanlarını da göstermekle birlikte “istikrar” ve “dayanıklılık” çerçevesinde rolü ve önemini vurguluyor. Bu vurgu sektörün 2030 Vizyonu ile de örtüştüğü şeklinde okuyoruz. Sektöre verilen ödevler Tüm afet tehlikelerini kapsayan zorunlu afet sigortası mekanizmasının geliştirilip yaygınlaştırılması, beyan/ödeme takibinin etkinleştirilmesi ve dolaysıyla afet ve bakım sigortası gibi yeni/genişleyen ürünlere aktüeryal kapasite ve reasürans kapasitesi ayırmak.Uzun dönemli bakım sigortasının altyapısının kurulması. Yaşlanan nüfus/bakım ekonomisi politikasının ürün ve aktüerya tasarımı sektöre bırakılıyor.Devlet Destekli Alacak Sigortası'nın etkinliğinin artırılması ve Eximbank ihracat kredi sigortalarının güçlendirilmesine yönelik, alacak sigortası ve ihracat kredi sigortası tarafında kamu programlarıyla (Eximbank, KGF) entegre dağıtım kurmak.BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) /OKS (Otomatik Katılım Sistemi)'nin fon çeşitliliği ve cazibesinin artırılmasına paralel olarak, Yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılması için hayat sigortası ürünlerini BES/OKS reformuyla uyumlu, yatırım fonlu/birikimli yapıya göre yeniden tasarlamak. Fırsatlar alanları Afet sigortasının zorunlu kapsamının genişlemesi, tarihsel olarak düşük penetrasyonlu bir branşta hacim artışı potansiyeli sunuyor. Afet sigortasının yaygınlaşması, erken yatırım yapan (fiyatlama, risk modelleme) şirketler için rekabet avantajı.Bakım ekonomisi ve uzun dönemli bakım sigortası, tamamen yeni bir ürün kategorisi ve prim havuzu ile ilk giren şirketler için marka konumlandırma ve pazar payı fırsatı getiriyor.Yurt içi tasarruf artırma hedefi, hayat sigortacılığına doğrudan siyasi destek sağlıyor; BES / OKS büyümesiyle birlikte hayat sigortasında çapraz satış ve yeni müşteri kazanımı için ürün satışı imkânı.Alacak sigortası ve ihracat kredi sigortasının kamu destekli genişlemesi, KOBİ ve ihracatçı tabanının genişlemesiyle ticari hat büyümesi. Ortaya çıkabilecek yeni ürün türleri Değer bazlı geri ödeme mantığına uyumlu ağ bazlı ve ko-ödemeli TSS paketleriBakım ekonomisi çerçevesinde yaşlı/engelli bakımını kapsayan hibrit sağlık-bakım sigortasıUzaktan sağlık hizmetleri altyapısına entegre tele-sağlık destekli sigorta paketleriAfet sigortasında parametrik/geniş kapsamlı yeni nesil ürünlerTamamen yeni olan “Uzun dönemli bakım sigorta”Hayat + Sağlık + Bakım bileşenlerini birleştiren ürünler. (BES /OKS ile çapraz satış imkânı) Bu ürün ve konsantrasyonların pazarı büyütme potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Sigorta Sektörünün “istikrar” ve “dayanıklılık” çerçevesinde plandaki rolü: Ekonomik katkı ve kapsayıcılık zemini Sektör paydaşları açısından program, özel sigortacılığı hem büyüme (tasarruf, ticari sigorta) hem toplumsal kapsayıcılık (afet, bakım) eksenlerinde genişletecek bir zemin sunuyor. Ürün portföyünün bu iki ekseni birlikte karşılayacak şekilde (bireysel tasarruf odaklı + toplumsal risk odaklı) tasarlanması, hem kârlılık hem sektörün ekonomideki görünürlüğü açısından öne çıkan fırsat alanı. OVP'de "dayanıklılık" kavramı hem makroekonomik (dış şoklara karşı) hem toplumsal-fiziksel (afet, demografik dönüşüm) hem de sektörel (tedarik zinciri, imalat sanayii) düzeyde defalarca vurgulanıyor. Özel sigortacılığın bu çerçeveye katkısını dört ayrı kanaldan okumak mümkün. Mali/finansal istikrar kanalı Program, dış şoklara dayanıklılığın temelini "yurt içi tasarrufların artırılması" ve "TL cinsinden tasarruf ve yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi"ne bağlıyor. Hayat sigortası (birikimli/yatırım fonlu ürünler) ve BES / OKS burada doğrudan araç konumunda: uzun vadeli, TL bazlı, sabit getirili tasarrufu sisteme çekerek hem cari açığı fonlayarak döviz talebini azaltıyor hem de finansal sistemin şoklara karşı tampon kapasitesini büyütüyor. Sigorta şirketleri aynı zamanda kurumsal yatırımcı olarak sermaye piyasalarının derinleşmesine (Yatırımcı Risk Merkezi, pay piyasası reformları) katkı sunuyor. Bu da finansal istikrarın kurumsal ayağını güçlendiriyor. Fiziksel/toplumsal dayanıklılık kanalı “Ailenin güçlendirilmesi, toplumsal ve fiziki dayanıklılığın artırılması" başlığı altında şehirlerin afetlere karşı dayanıklılığı ve kentsel dönüşüm doğrudan yer alıyor; bunun mali karşılığı ise kamu maliyesi bölümündeki zorunlu afet sigortası mekanizması. Burada özel sigortacılığın rolü açık: afet riskini kamu bütçesinden özel sigorta/reasürans havuzuna kaydırarak, büyük bir depremde devletin mali dayanıklılığını koruyan bir şok emici işlevi görüyor. Bu, belgenin "çoklu şoklara karşı direnç" hedefiyle doğrudan örtüşen, sigortanın en somut katkı alanı. Dış ticaret ve tedarik zinciri dayanıklılığı kanalı Program, "tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve çeşitliliği" ile "dış şoklara karşı dayanıklılık"ı sanayi ve dış ticaret bölümlerinde tekrar tekrar vurguluyor. Alacak sigortası ve Eximbank ihracat kredi sigortaları burada ihracatçı/KOBİ'nin tahsilat riskini (yurt dışı alıcı iflası, kur şoku, jeopolitik kesinti) sigortalı hale getirerek firma düzeyinde dayanıklılığı artırıyor. Böylelikle toplamda sanayi sektörünün "dış şoklara karşı dayanıklılığının artırılması" hedefine mikro düzeyden katkı demek. Demografik dayanıklılık kanalı Nüfus artış hızının düşmesi ve bakım ekonomisi vurgusu, uzun dönemli bakım sigortasının altyapısını gerekli kılıyor. Bu, belgenin "demografik dönüşüme karşı dayanıklılık" hedefinin sosyal güvenlik sisteminin tek başına karşılayamayacağı bir yükü özel sigortacılığa devretmesi anlamına geliyor. Sistemin mali sürdürülebilirliğini korurken bakım ihtiyacının karşılanmasını sağlayan tamamlayıcı bir mekanizma olarak ortaya konuyor. Özetle OVP, özel sigortacılığı ekonomik dayanıklılığın "arka planda çalışan" ama kritik bir bileşeni olarak konumlandırıyor: tasarrufu besleyerek finansal istikrara, afet riskini paylaşarak mali dayanıklılığa, ticari riski teminat altına alarak dış ticaret dayanıklılığına ve bakım yükünü karşılayarak demografik dayanıklılığa katkı sunuyor. Belgede sektöre bu rol açıkça "sigortanın milli güvenlik/dayanıklılık unsuru" diye adlandırılmıyor, ama dört ayrı politika hattının kesişimi bu sonucu ortaya çıkardığını belgenin doğrudan ifadesi olmamakla birlikte bu şekilde sentezliyorum. Bu bir kamu politikası belgesi olduğu için buradaki değerlendirmeler sektörel çıkarım niteliğindedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 6 Yıllık Başarı Yolculuğu Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 6 Yıllık Başarı Yolculuğu

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak, “Adımızdan aldığımız güçle, bugün ve gelecekte güveni büyütmeye, daha fazla insanımızı güvenceyle buluşturmaya ve ülkemizin geleceğine değer katmaya devam edeceğiz.” dedi. Sigorta ve emeklilik sektörünün öncü kuruluşları Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, kuruluşlarının 6. yılında güçlü finansal performansları, sürdürülebilir büyüme anlayışları, müşteri odaklı yaklaşımları, yaygın hizmet ağları, sigortayı herkes için daha erişilebilir kılma hedefleri, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle sektördeki lider konumlarını güçlendirmeye devam ediyor. Haziran sonu itibarıyla aktif büyüklüklerinin toplamı 791,7 milyar TL’ye ulaşan Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik; 2 bin 600’ü aşkın çalışanı, 4 bin 500’ü aşan acente ve brokeri, 6 bin 300’ü aşan anlaşmalı banka şubesi, sağlıkta 6 bini aşkın ve kaskoda 4 bine yakın anlaşmalı oto servisiyle Türkiye’nin dört bir yanındaki sigortalılarına hizmet sunarken, iş ortakları ve paydaşlarıyla da değer üretmeyi sürdürüyor. 6 yılda toplam 13,3 milyon müşteriye ulaşan Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, hayat dışında 72,5 milyon poliçe adedi ve 432,3 milyar TL prim üretimi, BES ve OKS’de 531 milyar TL fon büyüklüğü ve 6,3 milyon sözleşme adedi, hayat branşında 88,3 milyar TL prim üretimi ve 59 milyon poliçe adediyle Türkiye ekonomisine katkı sağlarken, geniş müşteri portföyü, yaygın dağıtım ağı, yenilikçi yaklaşımı ve güçlü insan kaynağıyla da milyonlara güvencesi olmaya devam ediyor. “Bizim için başarı, sigortayı her kesim için erişilebilir kılmak ve sigortalılığın yaygınlaşmasına katkı sunmak” Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak 6 yılda güçlü bir büyüme kaydettiklerini ve şirketlerin alanlarının lideri olduğunu belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, “Bugün geldiğimiz noktada finansal gücümüzü ve sektörümüzdeki lider konumumuzu, daha fazla vatandaşımızı sigorta ve emeklilik güvencesiyle buluşturma sorumluluğuyla birlikte değerlendiriyoruz. Bizim için başarı sadece prim üretimini, fon büyüklüğünü ya da kârlılığımızı artırmak değil, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmak ve ülkemizde sigortalılığın yaygınlaşmasına katkı sunmaktır.” dedi. Taha Çakmak, enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin güçlü finansal performanslarını bu yılın ilk yarısında da sürdürdüklerini ifade ederek, şunları kaydetti: “Türkiye Sigorta olarak prim üretimimizi yüzde 30 artışla 94,2 milyar TL’ye yükseltirken, Türkiye Hayat Emeklilik olarak hayat branşında yüzde 52 artışla 23,4 milyar TL’ye, BES ve OKS’de 5 milyon katılımcımızla 531 milyar TL fon büyüklüğüne ulaşarak lider konumumuzu güçlendirdik. Sağlıkta milyonların güvencesi olurken, bireysel emeklilikte en yüksek BES fon getirisiyle katılımcılarımızın birikimlerine değer katmayı sürdürdük. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’te toplam kârlılığımızı 6 yılda 17 kat artırdık. İki şirketimizin toplam net kârı bu yılın ilk yarısında yüzde 48 artışla 24,5 milyar TL’ye ulaştı. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, kasko ve tamamlayıcı sağlık ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. 2026’nın ilk yarısında sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüme kaydederken, bu büyümeyi teknik kârlılıkla destekledik. Yatırım portföyümüzü çeşitlendiren ve sigorta erişilebilirliğini artıran hedeflerimizi başarıyla gerçekleştirdik. Finansal büyümemizin yanı sıra sigortalılarımızın ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla 6 yılda 16 milyon hasar dosyasını değerlendirerek toplam 145 milyar TL hasar ödemesi gerçekleştirdik. Bu performansın temelinde etkin risk yönetimimiz, mali disiplinimiz, dengeli fiyatlama yaklaşımımız ve sürdürülebilir büyüme stratejimiz yer alıyor. Başarımızı sadece finansal göstergelerle sınırlı tutmadık. Kuruluşumuzdan bu yana ulusal ve uluslararası platformlarda toplam 182 ödüle layık görüldük. Brand Finance’ın en değerli markalar listesinde 5 yıl üst üste yer aldık, dijitalleşme vizyonumuz doğrultusunda yenilediğimiz mobil uygulamamızla 9,5 milyon kullanıcıya ulaştık.” Türkiye’nin geleceğine katkı sunmayı en önemli önceliklerinden biri olarak gördüklerinin önemine vurgu yapan Taha Çakmak, “Türkiye adını taşımanın gururu ve sorumluluğuyla milyonlarca vatandaşımızın yanı sıra köprülerden barajlara, uydulardan sondaj gemilerine, uçaklardan enerji santrallerine kadar ülkemizin stratejik değerlerine de güvence sunuyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarını güvence altına alarak sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlarken, spordan çevreye, eğitimden toplumsal dayanışmaya uzanan çalışmalarımızla ülkemiz için değer üretmeye devam ediyoruz. Her yıl olduğu gibi 6. yıl dönümümüzde de Yeşil Vatan’a katkı sunmak amacıyla çalışanlarımız ve acentelerimiz adına toplamda 10 bin adet fidan bağışında bulunarak Çanakkale’de Türkiye Sigorta Hatıra Ormanı oluşturduk.” Önümüzdeki dönemde de farklı gelir gruplarının ve müşteri segmentlerinin ihtiyaçlarına uygun, erişilebilir ürün ve hizmetler geliştirerek sigorta ve emekliliğin daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmayı sürdüreceklerini belirten Çakmak, “Adımızdan aldığımız güçle, güveni büyütmeye, daha fazla insanımızı güvenceyle buluşturmaya ve ülkemizin geleceğine değer katmaya devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Emeklilik'ten 2026’nın İlk Yarısında da Güçlü Büyüme Performansı Haber

Garanti BBVA Emeklilik'ten 2026’nın İlk Yarısında da Güçlü Büyüme Performansı

BES tarafında 18 yaş altı ile, hayat sigortası ürünlerinde de birikimli, prim iadeli ve ihtiyaca yönelik sigorta ürünlerinde sektör ortalamasının üzerinde büyüme kaydetti. Aynı dönemde yatırımcılara sunduğu yeni emeklilik yatırım fonları ve tüm fon hizmetlerini Garanti BBVA Mobil’e taşıyarak dijital erişimdeki geliştirmelerine devam etti. Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında bireysel emeklilik ve hayat sigortası alanlarında büyümesini sürdürdü. Fon büyüklüğü, katkı payı ve prim üretimi başta olmak üzere birçok göstergede sektör ortalamasının üzerinde büyüme kaydeden şirket, yılın ilk yarısını ürün çeşitliliğini artıran yeni adımlarla tamamladı. "Müşterilerimizin birikimlerini uzun vadeli hedefleri doğrultusunda değerlendirmelerine destek olmaya devam ediyoruz" Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, 2026 yılının ilk yarı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yılın ilk yarısında müşterilerimizin birikim ve güvence ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi geliştirmeyi sürdürdük. Bireysel emeklilikten hayat sigortasına, fon yönetiminden ürünlerin uçtan uca mobilden erişimine kadar birçok alanda müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına uygun seçenekler sunmaya devam ettik. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin emeklilik ve sigorta ihtiyaçlarını tek bir dijital ekosistem içinde kolay, güvenli ve kişiselleştirilmiş şekilde yönetmek ve fon yönetimi alanındaki yetkinliklerimizi geliştirerek müşterilerimizin birikim yolculuğuna değer katmaya devam edeceğiz. BES'te büyüme devam etti Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında gönüllü BES'te 1 milyon 641 bin katılımcıya ulaştı. Şirketin gönüllü BES fon büyüklüğü yıllık bazda %17,9 artışla 353,1 milyar TL olurken, aynı dönemde sektör büyümesi %10,5 olarak gerçekleşti. Toplam BES fon büyüklüğü ise 374,8 milyar TL'ye yükselirken yıllık bazda %11’lik sektör büyümesinin üzerinde artış göstererek %18,2 oldu. Katkı payı tarafında da büyümesini sürdüren Garanti BBVA Emeklilik'in gönüllü BES katkı payı geçen yılın aynı dönemine göre %38, ek katkı payı ise %51,2 arttı. Her iki alanda da şirket büyümesi sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Otomatik Katılım Sistemi’nde büyüme Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) 1.956.159 katılımcıya ulaştı. Şirketin OKS katılımcı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %1,4 artarken, sektör büyümesi %0,1 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde Garanti BBVA Emeklilik’in OKS fon büyüklüğü 21,7 milyar TL’ye ulaşırken, yıllık büyüme %23,0 oldu. Sektörün OKS fon büyüklüğündeki büyümesi geçen yılın aynı dönemine göre %18,6 olarak gerçekleşti. 18 yaş altı BES'e ilgi artmaya devam etti 18 yaş altı BES'te Garanti BBVA Emeklilik'in katılımcı sayısı 374 bin 840'a ulaşarak %9,8 büyüdü. Haziran sonu itibarıyla 18 yaş altı BES fon büyüklüğü yaklaşık 22 milyar TL ile %22,1 artış gösterdi. Hayat sigortasında farklı ürün gruplarında büyüme Garanti BBVA Emeklilik, birikimli hayat ürünleri ve geçen yıl hayata geçirdiği diğer hayat sigortası ürünleriyle büyümeye etti. 2026 Haziran sonu itibarıyla hayat sigortacılığında farklı ürün gruplarındaki güçlü performansını sürdürerek 11,4 milyar TL prim üretimine ulaştı Aynı dönemde kredi bağlantılı hayat sigortalarında 6,8 milyar TL, birikimli ve prim iadeli hayat sigortalarında 2,9 milyar TL, ihtiyaca yönelik hayat sigortalarında ise 1,6 milyar TL prim üretimi gerçekleştirdi. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası prim üretimi de geçen yılın aynı dönemine göre %47 büyüdü. Grup ürünlerinde 197 milyon TL prim üretimi Grup sigortaları tarafında Garanti BBVA Emeklilik’in Grup Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Grup Hayat Sigortası, Grup Ameliyat Sigortası ve Grup Kritik Hastalıkları Sigortası ürünlerindeki prim üretimi 197 milyon TL olarak gerçekleşti. Fon yönetimi ve yeni ürünler öne çıktı Haziran sonu itibarıyla yaklaşık 29 milyar TL büyüklüğe ulaşan dijital fon danışmanlık hizmeti Otomatik Fon Koçu, 133 bin sözleşmenin fon dağılımlarını yönetirken, 125 bini aşkın katılımcıya hizmet verdi. Şirketin gönüllü BES fonları ortalama getirisi %8,2 ile sektör ortalaması olan %6,2'nin, OKS fonları ortalama getirisi ise %18 ile sektör ortalaması olan %16,2'nin üzerinde gerçekleşti. Garanti BBVA Emeklilik, mevcut faizsiz Altın Katılım Fonu’na ek olarak faizli Altın Emeklilik Yatırım fonu ve Temiz Enerji Sektörü Hisse Senedi fonlarını yılın ilk yarısında yatırımcılara sundu. Kısa sürede 1 milyar TL fon büyüklüğünü aşan faizli Altın Emeklilik Yatırım Fonu yatırımcılardan ilgi görürken, BEFAS platformu üzerinden şirketin fonlarına yönelik talep de artış gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Yılın İlk Yarısında Rekor Kârlılık Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Yılın İlk Yarısında Rekor Kârlılık

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, yılın ilk yarısında güçlü finansal büyümesini sürdürerek piyasa beklentilerinin üzerinde rekor kârlılığa ulaştı. Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk 6 ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artışla 13 milyar 450 milyon TL’ye, Türkiye Hayat Emeklilik ise yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye yükseltti. Böylece iki şirket, 1 Ocak–30 Haziran 2026 döneminde toplam net kârını %48 artırarak 24,5 milyar TL ile rekor kârlılığa imza attı. Türkiye Sigorta, 2026 yılının ilk yarısında prim üretimini geçen yılın aynı dönemine göre %30 artırarak 94 milyar 213 milyon TL’ye yükseltirken, pazar payını da %15 seviyesine taşıdı. Türkiye Hayat Emeklilik ise yılın ilk 6 ayında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) fon büyüklüğünü yüzde 49 artışla 525 milyar TL'ye, katılımcı sayısını da yaklaşık 5 milyona yükseltti. Şirket, aynı dönemde hayat branşında yüzde 53,4 büyümeyle 20 milyar 270 milyon TL prim üretimine ve yüzde 17,7 pazar payına ulaştı. Haziran sonu itibarıyla, Türkiye Sigorta’nın aktif büyüklüğü 193,3 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü ise 61 milyar TL’ye ulaşırken, özkaynak kârlılığı yüzde 48 olarak gerçekleşti. Türkiye Hayat Emeklilik’in ise aktif büyüklüğü 598,4 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü 39,4 milyar TL’ye ulaşırken özkaynak kârlılık oranı ise yüzde 62 olarak gerçekleşti. Türkiye Sigorta'nın sermaye yeterlilik rasyosu %213, Türkiye Hayat Emeklilik’in sermaye yeterlilik rasyosu ise %377 seviyesinde kaydedildi. Bileşik rasyo oranı ise Türkiye Sigorta’da %88,34, Türkiye Hayat Emeklilik ise %64,92 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılı içerisinde; Türkiye Sigorta tarafından 3 milyar TL tutarında nakit temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket yüzde 100 bedelsiz sermaye artırımıyla sermayesini 10 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltti. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise, 3 milyar TL’lik temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket sermayesi ise 5 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseldi. “Dengeli fiyatlama ile sigorta erişilebilirliğine katkı sağlıyoruz” 2026 yılının ilk yarısında elde ettikleri finansal sonuçların; güçlü bilanço yapısı, etkin gider yönetimi, mali disiplin ve müşteri odaklı büyüme stratejisinin sonucu olduğunu belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, “Şirketlerimiz, bu yılın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın kârlılıkta 1. sırada, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise 2. sırada yer alması, Şirketlerimizin güçlü finansal performansının en önemli göstergesidir. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde kârlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürmüştür. Başarımızın temelinde; yılın ilk 6 ayında enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliğini artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikamız, operasyonel verimliliğimiz ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlarımız, hem finansal başarımızı daha da güçlendirdi hem de uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026 yarıyılında rekoru yatırım gelirlerimiz değil, sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları %110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste onuncu çeyrekte %100'ün altında kaldı ve %88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi” dedi. Enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin; finansal gücünü korurken, sigortayı ulaşılabilir kılan dengeli fiyatlama yaklaşımıyla hareket ettiğini ifade eden Çakmak, sözlerine şöyle devam etti: “2026 yılı Haziran ayı sonunda TÜFE, yıllık bazda %32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu aynı dönem için yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün gruplarında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızın da etkisiyle katkı sunduk. Yılın ilk 6 ayında sağlık sigortalarında 10,6 milyar TL, kasko branşında da yüzde 30 artışla ile 9,9 milyar TL prim üretimine ulaşarak rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüyerek, bu büyümeyi teknik kâra dönüştürerek, yatırım portföyümüzü çeşitlendirerek ve sigorta erişilebilirliğini artırarak 2026’nın ilk yarısında hedeflerimizi her alanda gerçekleştirdik. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, bazı bireysel ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. Etkin fiyatlama yönetimimiz sayesinde yalnızca üretimimizi büyütmekle kalmadık, sektör liderliğimizi daha da pekiştirdik. Bu yaklaşımımızla daha fazla vatandaşımızı sigorta güvencesiyle buluştururken, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettik. Sektörün geneliyle karşılaştırdığımızda Türkiye Sigorta olarak ilk 6 aydaki 94 milyar TL’lik prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda 18 milyar TL’lik, sektörün 3. ve 4. şirketleriyle 40 milyar TL’lik fark oluşması bizleri oldukça gururlandırıyor.” Çakmak, tarım ve yangın/doğal afetler branşlarında ise daha önceki yıllarda olduğu gibi yılın ilk yarısında liderliklerini sürdürdüklerini ifade etti. “Hedefimiz, sigortayı herkes için erişilebilir kılmak” Temel hedeflerinin, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirerek ülkemizdeki sigortalılık oranını artırmak olduğunu vurgulayan Çakmak, farklı gelir grupları ve müşteri segmentlerinin değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak ürün, hizmet ve süreçlerini sürekli iyileştirdiklerini ifade etti. Çakmak, “Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarımızı hayata geçirdik. Kasko ve trafikte peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arası gençlere özel TSS kampanyası, hayat sigortalarında farkındalığı ve penetrasyonu arttırmak için bir ay bizden prim iadeli hayat sigortası kampanyası ve bireysel ürünlere yönelik ödeme kolaylığı ve ek katkı sağladığımız özel kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanallarımız ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz.” dedi. “Kârlılık ve prim üretiminde rekorlarımıza bir yenisini daha ekledik” Taha Çakmak, sürdürülebilir büyüme ve yüksek kârlılık performansı ile bilançolarını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılı ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. İlk yarıda iki şirketimiz yüzde 48 artışla toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa ulaştık. Prim üretim rakamlarımız ise kurumsal performansımızın en somut göstergesi oldu.” İlk yarıyılda Türkiye Sigorta’nın BIST 50 Endeksi’ndeki tek sigorta şirketi olarak güçlü bir performans sergilediğini ve blok pay satışının güçlü talep gördüğünü ifade eden Taha Çakmak; “Payların hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle uluslararası kurumsal yatırımcılara satışında arz edilen tutarın 4 katından fazla talep toplandı. Böylece TVF’nin Türkiye Sigorta’daki %5’lik payı yaklaşık 150 milyon USD (6,75 milyar TL) karşılığında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü taleple tamamlandı. Halka açıklık oranımız %23,9’a çıkarak likidite ve yabancı yatırımcı erişimimiz arttı” dedi. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Çakmak, güçlü kurumsal yapılarını sürdürülebilir kârlı büyüme hedefiyle desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Çakmak, önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğini artırmaya, hizmet kalitesini geliştirmeye ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunarken sigortacılığı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten İlk Çeyrekte Rekor Üretim Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten İlk Çeyrekte Rekor Üretim

Türkiye Sigorta, 1 Ocak – 31 Mart 2026 döneminde toplam prim üretimini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artırarak 53,8 milyar TL’ye ulaştırdı ve istikrarlı büyümesini sürdürdü. Türkiye Hayat Emeklilik ise hayat branşında yüzde 54 büyümeyle 10,6 milyar TL prim üretimi elde ederken, BES ve OKS’de devlet katkısı dahil fon büyüklüğünü yüzde 67 artırarak 525,1 milyar TL’ye çıkardı. Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak; “Jeopolitik risklerin ve yakın coğrafyamızda yaşanan sıcak gelişmelerin dünya gündeminde öne çıktığı ilk çeyrekte; Türkiye Sigorta olarak dengeli ve sağlıklı finansal büyümemizi sürdürdük. Enflasyonla mücadele ve erişilebilir sigortacılık vizyonumuz doğrultusunda yılın ilk çeyreğinde bireysel kasko ve sağlık sigortalarımızda fiyat artışına gitmeden müşteri deneyimini önceleyen ihtiyaca uygun ürünlerimizle güçlü bir büyüme kaydettik. Mart ayında sigorta enflasyonu binde 2 seviyesinde gerçekleşirken, sağlık sigortalarında yüzde -5 ile enflasyon düşüşü yaşanırken, taşımacılık (kasko ve zorunlu trafik) branşında ise binde 5 seviyesinde sınırlı bir artış gerçekleşti. Sektörümüzün lideri olarak 2026 yılının ilk çeyreğinde sağlık ve bireysel kasko ürünlerimizde 2025 yılı fiyatlarıyla devam ederek tüketicilerimizin yanında yer aldık. Bu yaklaşımımızla sağlık branşında 5,7 milyar TL, kasko branşında yüzde 36 büyüme ile 5,3 milyar TL prim üretimine ulaştık. Böylece, rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Enflasyonla mücadele kapsamında özellikle bireysel sağlık ve kasko ürünlerimizde fiyat artışına gitmeden sektörümüzde öncü rol oynayarak teknik kârlılıkta başarılı bir performansa imza attık. Sektör ilk çeyrek kârlılık sonuçları açıklandığında da şirketlerimizin üretim ve kârlılıkta rekor performansa ulaşacağını öngörüyoruz” dedi. Türkiye Sigorta 2026 yılının ilk çeyreğinde branş bazında en yüksek artışı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 68 büyüme ve 21,1 milyar TL’yi aşan prim üretimiyle genel zararlar branşında kaydetti. Şirketin liderliğini güçlü bir şekilde sürdürdüğü tarım branşında yüzde 69 büyüme ile 18 milyar TL, yangın ve doğal afet branşında yüzde 21 büyüme ile 12,4 milyar TL’yi aşan prim üretimine ulaşıldı. “BES liderliğimizi güçlendirdik” Türkiye Hayat Emeklilik BES’teki liderliğini 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürürken, hayat prim üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 54 büyümeyle 10,6 milyar TL’ye ulaştı. BES’e olan ilginin artmaya devam ettiğini belirten Taha Çakmak; “2026 yılı ilk çeyreğinde Gönüllü BES ve OKS fon büyüklüğünde devlet katkısı dahil olmak üzere bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 67 oranında bir büyüme ile 525,1 milyar TL’ye ulaşarak liderliğimizi daha da güçlendirdik. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak faaliyetlerimizi verimlilik ve karlılık odağında sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Emeklilik Sisteminde Güçlenme Potansiyeli Haber

Türkiye’nin Emeklilik Sisteminde Güçlenme Potansiyeli

Marsh McLennan (NYSE: MMC) çatısı altında faaliyet gösteren ve kurumların yatırım hedeflerini gerçekleştirmelerine, işin geleceğini şekillendirmelerine ve çalışanlarının sağlık ve emeklilik sonuçlarını iyileştirmelerine destek veren küresel danışmanlık lideri Mercer ile yatırım profesyonellerinin küresel birliği olan CFA Enstitüsü, 17’nci yıllık Mercer CFA Enstitüsü Küresel Emeklilik Endeksi (MCGPI) sonuçlarını açıkladı. 2025 yılında Hollanda, İzlanda, Danimarka ve İsrail emeklilik gelir sistemlerindeki A olan notlarını korudu. Singapur ise bu yıl ilk kez A notu alarak Asya kıtasında bu dereceyi elde eden tek ülke oldu. Türkiye, sıralamada 49’uncu sırada yer alıyor. Şeffaflığın artırılması, yönetişim uygulamalarının güçlendirilmesi ve kamu ile özel emeklilik sağlayıcıları arasındaki iş birliğinin teşvik edilmesi, sürdürülebilir bir emeklilik sistemi inşa edilmesinde önemli rol oynayabilir. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde, emeklilik fonlarının büyüklüğü ve hacmi hükümetleri, bu sermayenin bir kısmını farklı ulusal önceliklere yönlendirme yollarını aramaya teşvik ediyor. Bu yılki Endeks, hükümet müdahalelerinin beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini vurgularken, özel emeklilik planı katılımcılarının çıkarları ile ulusal öncelikler arasında denge kurulmasına yardımcı olabilecek sekiz temel ilkeyi ortaya koyuyor. Mercer Küresel Emeklilik Lideri Christine Mahoney, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İnsan ömrünün uzaması ve iş gücü piyasalarındaki değişimle birlikte, hükümetler emeklilik sistemlerini uyarlama baskısıyla karşı karşıya. Ancak, emeklilik reformu hiçbir zaman basit değil. Olası sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, daha dayanıklı emeklilik sistemlerinin oluşturulmasında işverenlerin, hükümetlerin ve emeklilik fonu sağlayıcılarının birlikte söz sahibi olması kritik önem taşıyor.” CFA Enstitü Başkanı ve CEO’su Margaret Franklin ise şu ifadeleri kullandı: “Vergi politikalarından yatırım yükümlülüklerine kadar düzenlemeler ve hükümet kararları, emeklilik fonlarının sermaye tahsisini derinden etkiliyor. Bazı sistemler, emeklilik fonlarını ulusal öncelikler doğrultusunda yatırım yapmaya yönlendirmeye çalışırken, profesyonel yatırım topluluğunun bu tür zorunlulukların veya kısıtlamaların sistemi bozabilecek istenmeyen sonuçlarına karşı dikkatli olması gerekir. Endeksin de açıkça ortaya koyduğu gibi emeklilik sistemlerinin temel amacı, emeklilik gelirinin güvence altına alınması olmalıdır. Bu da her şeyin üzerinde, mütevelli sorumluluğu ilkesine bağlı kalınarak başarılabilir. En iyi emeklilik sistemleri, yenilik ve ulusal öncelikler ile nihai yatırımcıların çıkarlarını koruma sorumluluğunu dengeli biçimde yürütmeyi başarabilen sistemlerdir.” Hükümet müdahalesi mi, iş birliği mi? Dünya genelinde hükümetler uzun süredir özel emeklilik fonlarının nasıl yatırım yapacağını şekillendirmede rol oynuyor. Bunu, emeklilerin korunması amacıyla belirli kurallar getirerek veya emeklilik sektörünü yerel ekonomik hedefleri desteklemeye teşvik ederek yapıyorlar. Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Malezya gibi ülkeler son dönemde emeklilik fonlarını yerel altyapı ve inovasyon yatırımlarını desteklemeye yönlendiriyor. Buna karşın bazı ülkelerde, emeklilik fonlarının yatırım kararlarında yalnızca finansal performansa odaklanmak yerine çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faktörlerini dikkate almasının zorunlu tutulup tutulmaması gerektiği tartışılıyor. Raporun başyazarı ve Mercer Ortağı Tim Jenkins, şu değerlendirmede bulundu: “Hiçbir kısıtlaması olmayan veya sınırlı kısıtlamalar içeren emeklilik sistemleri Endeks’te daha iyi performans gösterme eğiliminde. Bu da gösteriyor ki, hükümetler zorunlu düzenlemeler getirmek yerine yatırım seçeneklerini cazip hale getirmeye, şeffaflığı ve sağlam yönetişimi teşvik etmeye ve özel sektörle iş birliğini güçlendirmeye odaklanarak hem sürdürülebilir emeklilik sistemlerini hem de ekonomik büyümeyi destekleyebilirler.” Küresel ölçekte emeklilik gelir güvencesinde iyileşme Endeks puanı 80’in üzerinde olan ülkeler A notu aldı. Bu ülkeler, güçlü faydalar sağlayan, sürdürülebilirliği yüksek ve güvenilir bir emeklilik gelir sistemine sahip. Endeks, yeterlilik, sürdürülebilirlik ve bütünlük alt endekslerinin ağırlıklı ortalamasına göre hesaplanıyor. Alt endekslerde en yüksek puanları sırasıyla Kuveyt (yeterlilik), İzlanda (sürdürülebilirlik) ve Finlandiya (bütünlük) elde etti. Dikkat çekici biçimde, bu yıl sekiz ülke Endeks notunu yükseltirken, hiçbir ülke not düşüşü yaşamadı. Bu sonuç, insanların daha uzun yaşadığı ve doğum oranlarının düşmeye devam ettiği bir dünyada, küresel ölçekte emeklilik gelir sistemlerinin güçlendiğine işaret ediyor. Türkiye’nin emeklilik sistemi gelişime açık Mercer Türkiye Yan Haklar ve Bireysel Emeklilik Lideri Serap Özalp şunları söylüyor: “Türkiye’nin emeklilik sistemi, not düzeyi ile yeterlilik ve sürdürülebilirlik alanlarında gelişime açık bir yapıya sahip. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Orta Vadeli Program’da yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin hayata geçirilmesi, bu alanda önemli bir ilerleme olarak değerlendirilebilir. BES ve OKS’nin artan fon büyüklükleri ile katılımcı sayıları, sistemin uzun vadeli finansman kapasitesini güçlendirme potansiyelini ortaya koyuyor. Şeffaflığın artırılması, yönetişim yapılarının güçlendirilmesi ve kamu-özel emeklilik sağlayıcıları arasında iş birliğinin teşvik edilmesi, Türkiye’nin daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir emeklilik sistemi inşa etmesine katkı sağlayabilir. Bu tür reformlar, hem bireylerin emeklilik gelirlerinin güvence altına alınmasına hem de ülkenin uzun vadeli ekonomik hedeflerine destek sunacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.