Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Oksijen

Kapsül Haber Ajansı - Oksijen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oksijen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sigarayı Bırakmak Vücudu Nasıl Etkiliyor? Haber

Sigarayı Bırakmak Vücudu Nasıl Etkiliyor?

Nev Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Yaldız, sigaranın her nefeste kişinin sağlığından biraz daha götürdüğünü belirterek, sigarayı bırakmanın ardından vücutta başlayan iyileşme sürecine dikkat çekti. Sigaranın onlarca hastalığa neden olduğunu vurgulayan Yaldız, “Kişi hangi yaşta olursa olsun sigarayı bıraktığı anda vücudunda iyileşmeler görülmeye başlanır. Erken yaşlarda sigarayı bırakmak vücudun hiç sigara içmemiş bir kişinin vücudu gibi olmasını sağlarken, ileri yaşlarda bırakmak da sağlığa birçok olumlu katkıda bulunur; hastalıkların oluşmasını ve ilerlemesini önler” dedi. Sigara Bırakıldığında Vücutta Neler Değişir? Sigarayı bırakmakla birlikte kan dolaşımından solunum sistemine, kalp sağlığından cilt kalitesine kadar birçok alanda olumlu değişiklikler gözlemlendiğini ifade eden Yaldız, solunum yollarının kendini yenilemeye başladığını, kalp hastalıkları riskinin azaldığını ve bağışıklık sisteminin güçlendiğini söyledi. Tat ve koku duyularının belirgin şekilde arttığını belirten Yaldız, sigaraya ayrılan maddi yükün ortadan kalktığını, kapalı ortamlarda daha temiz hava solunduğunu ve cinsel sağlığın da olumlu yönde etkilendiğini ifade etti. Bağımlılığın oluşturduğu yoksunluk ve endişenin zamanla ortadan kalktığını söyleyen Yaldız, kişinin kendini daha zinde hissettiğini vurguladı. Sigarayı Bıraktıktan Sonraki İlk Saatler Sigara bırakıldıktan sonra vücudun ilk saatlerden itibaren toparlanmaya başladığını belirten Yaldız, yirmi dakika sonra kan basıncı ve nabzın normale döndüğünü, el ve ayak dolaşımının iyileştiğini söyledi. Sekiz saat sonra kandaki oksijen seviyesinin normale geldiğini ve kalp krizi riskinin düştüğünü, yirmi dört saat sonra ise vücudun karbonmonoksitten tamamen arındığını ifade etti. Yaldız, bu ilk yirmi dört saatlik sürecin, vücudun ne kadar hızlı tepki verebildiğinin en net göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Bir Ay Sonra Akciğerlerde Başlayan İyileşme Sigarayı bıraktıktan sonra akciğerlerde başlayan iyileşmelerin özellikle ilk haftalardan itibaren kendini gösterdiğini belirten Yaldız, bronşlardaki daralmanın azaldığını ve hava geçişinin kolaylaştığını söyledi. Sekresyon artışıyla birlikte akciğerlerin kendini temizlemeye başladığını belirten Yaldız, solunum kapasitesinin yükseldiğini ve oksijen alımının arttığını ifade etti. Nefes alırken zorlanma hissinin azaldığını, öksürük, balgam ve hırıltılı solunum gibi şikayetlerin gerilediğini vurgulayan Yaldız, akciğer fonksiyonlarında yüzde beş ile on oranında iyileşme sağlanabildiğini dile getirdi. Kalp ve Damar Sistemi Üzerindeki Etkiler Sigaranın kalp ve damar sistemi üzerindeki olumsuz etkilerinin bırakıldıktan sonra hızla azalmaya başladığını söyleyen Yaldız, kan basıncının normale döndüğünü ve nabzın dengelendiğini ifade etti. İlk yıl içinde kalp krizi riskinin yüzde elli oranında azaldığını belirten Yaldız, kanın oksijen taşıma kapasitesinin arttığını ve dolaşım sisteminin daha verimli çalıştığını söyledi. Damar tıkanıklığı riskinin düştüğünü ve damar elastikiyetinin arttığını vurgulayan Yaldız, felç, beyin damar hastalıkları ve bacak damar hastalıkları riskinde de belirgin azalma görüldüğünü belirtti. Enerji, Performans ve Günlük Yaşam Sigarayı bırakmanın günlük enerji ve fiziksel performansı doğrudan olumlu etkilediğini ifade eden Yaldız, enerji seviyesinin belirgin şekilde arttığını ve yorgunluk hissinin azaldığını söyledi. Egzersiz sırasında solunum kapasitesinin arttığını, kaslara giden oksijen miktarının yükselmesiyle daha hızlı toparlanma sağlandığını belirtti. Nefes darlığı hissinin azaldığını ve özellikle yürüyüş ve koşu gibi aktivitelerde fark edilir düzeyde rahatlama olduğunu vurgulayan Yaldız, günlük yaşamda hareketliliğin ve zindelik hissinin arttığını ifade etti. Üç ile Altı Ay Arasında Kalıcı İyileşmeler Sigarayı bıraktıktan sonraki üç ila altı ay arasında vücudun daha derin ve kalıcı iyileşmeler gösterdiğini belirten Yaldız, bu dönemde solunum yollarının önemli ölçüde temizlendiğini ve akciğerlerin daha sağlıklı çalışmaya başladığını söyledi. Akciğer fonksiyonlarındaki gelişmeyle birlikte fiziksel dayanıklılığın arttığını, yürüyüş ve egzersiz sırasında nefes darlığı hissinin azaldığını belirten Yaldız, kalp ritminin daha düzenli hale geldiğini ve tansiyon dengesinin sağlandığını ifade etti. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenerek vücudu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getirdiğini, uyku kalitesinin yükseldiğini ve stres ile gerginlik hissinin azaldığını söyledi. Cilt Sağlığında Gözle Görülür Değişim Sigara kullanımının cilt sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirten Yaldız, sigara bırakıldıktan sonra cildin oksijenlenmesinin arttığını ve hücrelere daha fazla besin ile oksijen ulaştığını ifade etti. Bunun cilt tonunun eşitlenmesine, matlık ve solgunluğun azalmasına neden olduğunu söyledi. Cildin daha parlak ve canlı görünmeye başladığını, ince kırışıklıkların azaldığını ve ciltteki kuruluk ile pullanmanın ortadan kalktığını belirten Yaldız, kolajen üretiminin normale dönmesiyle cilt elastikiyetinin arttığını ve genel görünümde belirgin bir iyileşme sağlandığını vurguladı. Bir Yıl Sonra Sağlıkta Dönüm Noktası Sigarayı bıraktıktan sonraki bir yılın sağlık açısından bir dönüm noktası olarak kabul edildiğini ifade eden Yaldız, bu sürede vücudun sigaranın verdiği hasarların büyük bir kısmını onardığını ve kalıcı iyileşmelerin gözlemlendiğini söyledi. Yaldız, koroner kalp hastalığı riskinin yüzde elli oranında azaldığını, nefes alma fonksiyonlarında belirgin artış sağlandığını, uyku düzeninin oturduğunu, enerji seviyesinin arttığını ve tat ile koku duyularının düzeldiğini belirtti. Ayrıca bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı daha dirençli hale geldiğini, stres, kaygı ve bağımlılık kaynaklı gerilimin azaldığını ifade etti. Bu süreçte sosyal ilişkilerde daha özgüvenli bir duruş sergilendiğini, psikolojik rahatlığın arttığını ve sağlık endişelerinin azaldığını belirten Yaldız, aynı zamanda sigaraya ayrılan bütçenin ortadan kalkmasıyla maddi rahatlama sağlandığını söyledi. Beş ile On Yıl Arasında Uzun Vadeli Kazanımlar Sigaranın bırakılmasının üzerinden beş ila on yıl geçtiğinde vücudun sigaranın neden olduğu birçok hasarı büyük ölçüde onardığını ifade eden Yaldız, kalp ve damar sağlığı, akciğer fonksiyonları ve bağışıklık sisteminin neredeyse hiç sigara içmemiş bir bireyin düzeyine ulaştığını söyledi. Bu süreçte birçok kanser türü için risk oranlarının önemli ölçüde düştüğünü belirten Yaldız, ağız, boğaz, yemek borusu ve mesane kanseri riskinin yüzde elli oranında azaldığını, akciğer kanseri riskinin ise on yılın sonunda yarı yarıya düştüğünü ifade etti. Beş yıl sonunda inme riskinin belirgin şekilde azaldığını, on yılın sonunda ise kalp krizi geçirme riskinin neredeyse hiç sigara içmemiş bir kişiyle aynı seviyeye indiğini vurguladı. Psikolojik ve Metabolik Değişimler Sigaranın bırakılmasının yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da önemli değişimlere yol açtığını söyleyen Yaldız, ilk günlerde nikotin yoksunluğuna bağlı huzursuzluk, sinirlilik, odaklanma güçlüğü ve uyku bozuklukları görülebileceğini ancak bu belirtilerin genellikle geçici olduğunu ifade etti. Dr. Yaldız, zamanla bağımlılıktan kurtulmanın verdiği özgürlük hissiyle kişinin kendine olan güveninin arttığını, kaygı düzeyinin düştüğünü ve duygu durumunun daha stabil hale geldiğini belirtti. Stresle baş etme becerilerinin güçlendiğini ve genel yaşam kalitesinin yükseldiğini söyledi. Kilo alımıyla ilgili olarak ise Yaldız, sigarayı bıraktıktan sonra artan iştah ve tat ile koku duyularının geri kazanılması nedeniyle bazı metabolik değişimler yaşanabileceğini ancak bunun geçici olduğunu vurguladı. Doğru beslenme ve düzenli egzersizle bu sürecin kontrol altına alınabileceğini ifade etti. Vücut Sigarayı Ne Zaman Unutur? Beyindeki nikotin reseptörlerinin birkaç hafta içinde aktivitesini kaybettiğini belirten Yaldız, altı ay ile bir yıl arasında vücudun sigaraya olan bağımlılığı büyük ölçüde unuttuğunu söyledi. İlk haftalarda akciğerlerin temizlenmeye başladığını, bir yıl içinde kalp hastalığı riskinin yarı yarıya azaldığını ve tam toparlanmanın beş ile on yıl sürebileceğini ifade etti. Günde ortalama yirmi adet sigara içen bir kişinin sigarayı bıraktığında, on yılın sonunda yaklaşık yetmiş bin adet sigarayı içmemiş olacağını belirten Yaldız, bu süreçte hem sağlığın iyileştiğini hem de sigaraya ayrılan ciddi miktardaki paranın biriktirilebileceğini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milyar Dolarlık Ekolojik Tehdit! Haber

Milyar Dolarlık Ekolojik Tehdit!

Deniz çayırları, tropikal yağmur ormanlarından 35 kat hızlı karbon emme yetenekleriyle iklim değişikliğiyle mücadelenin gizli kahramanları olarak konumlanırken, artan bilinçlendirme çabalarına rağmen hâlâ savunmasız. Araştırmalar, deniz çayırları örtüsünün küresel ölçekte her yıl yüzde 2-7 oranında azaldığını gözler önüne sererken, kayıpların 42 milyar dolara varabilecek bir ekonomik maliyet yaratabileceği tahmin ediliyor. 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü Son araştırmalar, Akdeniz’de deniz çayırı ekosistem hizmetlerinin yıllık değerinin yaklaşık 11,6 milyar dolar olduğunu ortaya koyuyor. İtalya en yüksek, Slovenya en düşük değere sahipken, Türkiye’de bulunan deniz çayırı ekosistemlerinin yıllık ekonomik değeri 276,6 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Bu ekonomik değerin hesaplanmasında sadece çayırlar değil, aynı ortamda ve ekosistemde yaşayan balıklar ve diğer canlıların ekonomik değeri gibi ekosistem servisleri de dikkate alınıyor. 2020 Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre dünyada her 30 dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı alanının yok olduğu tahmin ediliyor. BM, deniz çayırı ekosistemlerinin karasal ekosistemlerden daha fazla karbon tutma kapasitesine sahip olduğu gerçeğine dayanarak, denizlerin bu gizli kahramanlarına ilişkin farkındalığı artırmak üzere 2022 yılında 1 Mart’ı Dünya Deniz Çayırları Günü olarak ilan etti. Sözen: “Gelecek nesillere karşı sorumluluk” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, Dünya Deniz Çayırları Günü’nün insan yaşamının sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen deniz çayırlarının değerine dikkat çekmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Denizler, iklim kriziyle mücadeleden biyolojik çeşitliliğin korunmasına, gıda güvenliğinden günlük ekonomik faaliyetlere kadar dünyamızda yaşamın devamlılığını sağlayan her alanda katkı sunan çok kıymetli bir kaynak. Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, Türkiye’de denizlerimizi korumayı çevresel bir sorumluluk olmanın ötesinde gelecek nesillere karşı bir görev olarak görmek gerekiyor. Deniz ekosisteminin korunmasına yönelik bilimsel çalışmaları desteklemek, toplumsal farkındalığı artırmak, finansal destek sağlamak için yürüttüğümüz çalışmalar arasında en önemlilerden biri de ‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ projemiz. Tropik yağmur ormanlarının 35 katına kadar karbondioksit emen bu ‘denizlerin akciğerleri’ iklim değişikliği, kirlilik gibi nedenlerle ciddi oranda azalıyor. Yeniden ekim yapıldığında ise çayırlar yılda sadece 1 cm büyüyebiliyor. Kaybedilen alanları yenilemek neredeyse imkansız fakat mevcutları korumak mümkün. Bu sebeple TÜDAV iş birliğiyle mevcut deniz çayırlarının haritalandırılması, korunması ve üzerlerindeki atıkların temizlenmesine uzanan kapsamlı bir yaklaşımla yürütülen proje, denizlerimizin dolayısıyla dünyamızın geleceğini güvence altına alma yönünde önemli çabalardan biri. Böyle değerli ve kritik bir habitatın korunmasının öneminin farkında olan, bu yolda emek harcayan herkesin Dünya Deniz Çayırları Günü kutlu olsun." Öztürk: “Ülkemizde deniz çayırları yılda 6 milyar litre oksijen sağlıyor” TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk de deniz çayırlarının deniz ekosisteminin korunmasında hayati bir role sahip olduğuna dikkat çekerek, “Deniz çayırlarını korumak, ekosistemin dengesini ve insanlığın yarınını güvence altına almaktır. Bugün ülkemiz kıyılarındaki Posidonia oceanica deniz çayırları bir metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen üretiyor. Bu tür 100 metrekarelik alanda ortalama 8 ton karbondioksit emiyor. Yapılan son araştırmalar, deniz çayırlarının Akdeniz genelinde yılda 3,6 milyon tonun üzerinde, Türkiye kıyılarında ise yaklaşık 90 bin ton karbon bağlama kapasitesi gösteriyor. Bu da 70 binin üzerinde otomobilin bir yıl boyunca yaydığı karbondioksite karşılık geliyor. Aynı zamanda deniz canlılarının yüzde 25’ini barındıran deniz çayırları Akdeniz kıyılarında son 50 yılda yüzde 35 oranında çekildi. Dolayısıyla bu hassas ekosistemleri korumak zorundayız. TÜDAV 2013 yılında başladığı deniz çayırlarının korunma stratejisiyle bu konudaki öncü rolünü Türkiye İş Bankası iş birliğiyle devam ettiriyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım Haber

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım

Biyodigester, oksijen, ısı ve mikroorganizmalarla çalışan aerobik sindirim süreci sayesinde organik atıkları ayrıştırıyor. Süreç sonunda ortaya çıkan gri su, içme suyu dışındaki alanlarda yeniden kullanılabiliyor. Geleneksel mekanik sistemlerin aksine biyodigesterler, mikrobiyal kültür geliştikçe daha verimli hale geliyor ve farklı atık türlerine uyum sağlayabiliyor. Atık sahaya gitmeden dönüşüyor Emirates Flight Catering CEO’su Shahreyar Nawabi konuyla ilgili şunları söyledi: “En büyük farkı atıkları sorumlu şekilde yöneterek yaratabileceğimize inanıyoruz. Bu ölçekte bir biyodigesterin devreye alınması, düzenli depolama sahalarına gönderilen atık miktarını azaltma hedefimizde önemli bir operasyonel adımdır. Sahadaki ekiplerimizin istikrarlı ayrıştırma çalışmaları ve şirket içi iş birliği bu başarının temelini oluşturdu.” Günlük 6 ton atık işleme kapasitesi Aralık 2025’te devreye alınan sistem halihazırda günde ortalama 3,5 ton organik atık işliyor. Biyolojik olgunluğa ulaştığında günlük yaklaşık 6 ton kapasiteye erişmesi bekleniyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) dönüşüm katsayılarına göre, 1 ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesi yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu önlüyor. Sistem tam kapasiteyle çalıştığında yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun engellenmesi öngörülüyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) ile uyumlu sera gazı (GHG) dönüşüm katsayılarını esas alan hesaplamalara göre EKFC, bir ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesinin, başta metan salımının önlenmesi sayesinde yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu engellediğini öngörüyor. Sistem tam kapasiteye ve biyolojik olgunluğa ulaştığında, yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun önüne geçilebilecek. Sürdürülebilirlik yolculuğunun bir parçası Biyodigester yatırımı, EKFC’nin sürdürülebilirliği operasyonlarının merkezine yerleştiren daha geniş kapsamlı dönüşüm programının önemli bir adımını oluşturuyor. Şirket geçtiğimiz yıl güneş panelleri aracılığıyla 4.000 MWh enerji üreterek 1.600 ton CO₂ emisyonunu önledi; operasyonlarında elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırdı ve bölgedeki ilk elektrikli hi-loader prototipini 2026 ortasında devreye almak üzere hazırlıklarını sürdürdü. Atık yönetimi ve döngüsel ekonomi alanında ise LFC-50 biyodigester aracılığıyla yaklaşık 75.000 kilogram gıda atığı işlendi; ambalaj değişiklikleri sayesinde yıllık 45.000 kilogram plastik kullanımı ortadan kaldırıldı. Üretim artıklarıyla geliştirilen 47 yeni tarif potansiyel gıda israfını azaltırken, Bustanica’da pestisit kullanılmadan yetiştirilen marullar geçen yıl günlük 28.000 Emirates salatasında kullanıldı. Yapay zekâ destekli otomasyon ve akıllı kamera sistemleri de üretim kalitesini artırırken atık miktarının azaltılmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım Haber

Emirates Flight Catering’den Dev Yatırım

Biyodigester, oksijen, ısı ve mikroorganizmalarla çalışan aerobik sindirim süreci sayesinde organik atıkları ayrıştırıyor. Süreç sonunda ortaya çıkan gri su, içme suyu dışındaki alanlarda yeniden kullanılabiliyor. Geleneksel mekanik sistemlerin aksine biyodigesterler, mikrobiyal kültür geliştikçe daha verimli hale geliyor ve farklı atık türlerine uyum sağlayabiliyor. Atık sahaya gitmeden dönüşüyor Emirates Flight Catering CEO’su Shahreyar Nawabi konuyla ilgili şunları söyledi: “En büyük farkı atıkları sorumlu şekilde yöneterek yaratabileceğimize inanıyoruz. Bu ölçekte bir biyodigesterin devreye alınması, düzenli depolama sahalarına gönderilen atık miktarını azaltma hedefimizde önemli bir operasyonel adımdır. Sahadaki ekiplerimizin istikrarlı ayrıştırma çalışmaları ve şirket içi iş birliği bu başarının temelini oluşturdu.” Günlük 6 ton atık işleme kapasitesi Aralık 2025’te devreye alınan sistem halihazırda günde ortalama 3,5 ton organik atık işliyor. Biyolojik olgunluğa ulaştığında günlük yaklaşık 6 ton kapasiteye erişmesi bekleniyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) dönüşüm katsayılarına göre, 1 ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesi yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu önlüyor. Sistem tam kapasiteyle çalıştığında yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun engellenmesi öngörülüyor. Birleşik Krallık Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) ile uyumlu sera gazı (GHG) dönüşüm katsayılarını esas alan hesaplamalara göre EKFC, bir ton gıda atığının düzenli depolama sahasına gönderilmemesinin, başta metan salımının önlenmesi sayesinde yaklaşık 0,7 ton CO₂ emisyonunu engellediğini öngörüyor. Sistem tam kapasiteye ve biyolojik olgunluğa ulaştığında, yıllık 2.000 tonun üzerinde CO₂ emisyonunun önüne geçilebilecek. Sürdürülebilirlik yolculuğunun bir parçası Biyodigester yatırımı, EKFC’nin sürdürülebilirliği operasyonlarının merkezine yerleştiren daha geniş kapsamlı dönüşüm programının önemli bir adımını oluşturuyor. Şirket geçtiğimiz yıl güneş panelleri aracılığıyla 4.000 MWh enerji üreterek 1.600 ton CO₂ emisyonunu önledi; operasyonlarında elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırdı ve bölgedeki ilk elektrikli hi-loader prototipini 2026 ortasında devreye almak üzere hazırlıklarını sürdürdü. Atık yönetimi ve döngüsel ekonomi alanında ise LFC-50 biyodigester aracılığıyla yaklaşık 75.000 kilogram gıda atığı işlendi; ambalaj değişiklikleri sayesinde yıllık 45.000 kilogram plastik kullanımı ortadan kaldırıldı. Üretim artıklarıyla geliştirilen 47 yeni tarif potansiyel gıda israfını azaltırken, Bustanica’da pestisit kullanılmadan yetiştirilen marullar geçen yıl günlük 28.000 Emirates salatasında kullanıldı. Yapay zekâ destekli otomasyon ve akıllı kamera sistemleri de üretim kalitesini artırırken atık miktarının azaltılmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.