Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ölçeklenebilir

Kapsül Haber Ajansı - Ölçeklenebilir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ölçeklenebilir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kontek Energy ve Maxxen Energy, Almanya’da 55 MWh’lik BESS Portföyü için terralayr ile İş Birliği Yaptı Haber

Kontek Energy ve Maxxen Energy, Almanya’da 55 MWh’lik BESS Portföyü için terralayr ile İş Birliği Yaptı

Sahipliği ve yatırımı terralayr tarafından gerçekleştirilen bu portföy, enerji arbitrajı ve yan hizmetler yoluyla şebeke güvenilirliğini artırmak üzere tasarlandı. Yüksek kapasiteli bu varlıkların sisteme entegrasyonu sayesinde, Almanya’nın daha esnek ve yenilenebilir kaynaklara dayalı bir elektrik sistemine geçişi destekleniyor. Projeler, Lower Saxony’de yer alan üç ayrı sahada konumlanıyor ve toplamda yaklaşık 23 MW / 55 MWh kapasiteyi temsil ediyor: Alfeld: 10,35 MW / 25 MWh (Devreye Alma Aşamasında)Edemissen: 6,9 MW / 15 MWh (İnşaat Aşamasında)Badbergen: 6,0 MW / 15 MWh (İnşaat Aşamasında) Mühendislik ve Tedarik Zincirinde Sinerji Projenin lider mühendislik ve proje yönetimi ortağı olarak Kontek Energy, tesislerin teknik gerçekleştirilmesi ve sorunsuz teslimatından sorumludur. Projeler, Maxxen Energy’nin entegre tedarik zincirinden faydalanarak daha kısa teslim süreleri ve yüksek donanım standartları sunmakta; bu da Alman enerji pazarının katı gerekliliklerinin karşılanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Maxxen Energy’nin yalın ve entegre tedarik zinciri altyapısı, hız, kalite ve operasyonel verimlilik açısından önemli avantajlar sağlarken teslim sürelerini de kısaltmaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca mevcut yatırımlar için değil, Avrupa genelinde planlanan gelecekteki enerji depolama projeleri için de ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir temel oluşturmaktadır. Avrupa Enerji Sistemi için Entegre ve Güçlü Bir Depolama Portföyü Bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu üç proje; mühendislik disiplini, operasyonel yetkinlik ve tedarik zinciri çevikliğini bir araya getiren entegre ve güçlü bir enerji depolama portföyü oluşturmaktadır. Kontek Energy, terralayr ve Maxxen arasındaki bu iş birliği, Avrupa enerji sisteminin değişen ihtiyaçlarıyla uyumlu, güvenilir ve ölçeklenebilir bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu ortaklıkla birlikte Kontek Grup, terralayr gibi uluslararası yatırımcıların Avrupa genelinde güçlü enerji depolama portföyleri ölçeklendirme hedeflerine destek olma konusundaki kararlılığını bir kez daha pekiştirmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı Haber

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı

Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek” dedi. Akbank’tan Büyük Ölçekli Yapay Zekâ İş Yükleri için Yeni Nesil Altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank Mühendisliği Odağı ile İnşa Ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Akbank, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, Akbank’ın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla Akbank, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedefliyor.

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı 6 Girişimle Başladı Haber

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı 6 Girişimle Başladı

Türkiye’nin finansal hizmetler ekosistemini desteklemek amacıyla gerçekleştirilen Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı için açılış etkinliği düzenlendi. “Lighthouse Türkiye Welcome Day” etkinliği, programa seçilen Finsmart AI, F-Ray Finansal Teknolojiler, Freya, Hardal, Novus ve Rudiq ile Mastercard iş ortaklarını, sektör paydaşlarını ve program partnerlerini bir araya getirdi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı’nın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik boyunca, Mastercard uzmanları ve girişimler arasında fikir ve deneyim alışverişi yapıldı; Mastercard’ın finansal hizmetler ekosistemine sağladığı katkılar ve Türkiye’deki girişimlerin dünyaya açılma potansiyeli değerlendirildi. Yapay zeka teknolojilerini iş modellerine entegre eden girişimler öne çıktı Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, “Girişimciler bugün sadece yeni fikirler üretmiyor; yapay zeka ve veri odaklı çözümleriyle iş süreçlerini yeniden tanımlayarak ekonomilerin dönüşümüne doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle Lighthouse Türkiye programımıza bu yıl AI odaklı girişimlerden gelen yoğun ve nitelikli başvurular bizim için son derece kıymetli. Türkiye’de finansal hizmetler ekosistemine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz Lighthouse Türkiye programı ile ölçeklenebilir, global rekabete hazır ve teknolojiyi merkeze alan girişimlerin yanında duruyoruz. Bu özel programla Mastercard’ın küresel ağını, teknoloji birikimini ve iş ortaklarını girişimlerle buluşturuyor; yenilikçi çözümlerin hayata geçmesini hızlandırıyoruz. Ülkemizin dijital ekonomiyi geliştirme yolculuğunu, veri ve AI temelli güçlü bir inovasyon ekosistemiyle desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Mastercard Danışmanlık Hizmetleri EEMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Muin Öztop ise “Finansal hizmetler ekosistemimizin küresel rekabet gücünü artırma hedefiyle ülkemize getirdiğimiz Lighthouse Türkiye programı, ikinci döneminde de yoğun ilgi gördü. Güçlü ve ölçeklenebilir iş modelleri, değişen pazar dinamiklerine kısa sürede uyum sağlayabilen yapıları, alanında uzman ekipleri ve özellikle yapay zekâ odaklı yenilikçi çözümleriyle fark yaratan girişimler yeni dönemde aramıza katıldı. Bu yaklaşım, Mastercard’ın teknolojiyi iş ortaklarıyla birlikte küresel ölçekte rekabet avantajına dönüştürme vizyonuyla bire bir örtüşüyor. Bu çözümlerin finansal hizmetler ekosisteminde hız, güvenlik ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunarak sektörün dönüşümüne yön vereceğine inanıyoruz. Programa kabul edilen girişimcilerimizi kutluyor, önümüzdeki dönem için heyecanlarını paylaşıyoruz” diye konuştu. Programın açılış etkinliğine katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ise konuşmasında Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi ile ilgili açıklamalarda bulundu; “Ülkemizin girişimcilik ekosistemini büyütmeyi, fintek başta olmak üzere yenilikçi finans alanlarında küresel rekabetçiliği artırmayı ve girişimlerimizin uluslararası pazarlara erişimini hızlandırmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi son on yılda büyük bir ivme yakalayarak bölgesel bir merkez olma yolunda güçlü bir konuma ulaştı. 2010–2019 arasında Türk girişimlerine toplam 660 milyon dolar yatırım yapılmışken, 2020’den sonra bu rakam 5,5 milyar dolara ulaştı. Yıllık ortalama 1 milyar dolar seviyesindeki bu yatırımlar, Türkiye’nin girişimcilik ortamının olgunlaşarak küresel yatırımcıların radarına girdiğini gösteriyor. Bu programı da girişimcilerimiz için yalnızca bir hızlandırma süreci değil, aynı zamanda Türkiye’de inovasyonun ölçeklenmesi için kurulan güçlü bir adım olarak görüyoruz." Programa seçilen girişimler hakkında: Finsmart AI: Muhasebe verilerini otomatik olarak işleyip gerçek zamanlı finansal raporlar ve içgörüler üreten Finsmart AI, yapay zekâ destekli CFO yaklaşımıyla büyüyen şirketlere dijital finansal danışmanlık ve stratejik karar desteği sunuyor. F-ray Finansal Teknolojiler: Finansal ve finansal olmayan verileri gerçek zamanlı analiz eden Agentic AI mimarili F-ray, kurumların müşteri ve tedarikçi risklerini öngörmesini ve kredi ile risk değerlendirme süreçlerini otomatikleştirmesini sağlayan bir karar destek çözümü sunuyor. Freya: Finansal hizmetler sektörüne özel ses tabanlı yapay zekâ çözümleri geliştiren Freya, çağrı merkezi operasyonlarında satış desteği, teklif taleplerinin alınması ve müşteri hizmetleri süreçlerine yönelik otomasyon imkanları sunuyor. Hardal: Web sitesi ve mobil uygulamalardan elde edilen birinci taraf verilerini sunucu tarafında toplayıp farklı sistemlere aktaran Hardal, daha güvenli, doğru ve etkin pazarlama ile analitik içgörülerin üretilmesini mümkün kılan bir veri analitiği çözümü sunuyor. Novus: Manuel ve tekrar eden iş süreçlerini yapay zeka ile otomatikleştiren Novus AI, kodlama gerektirmeden yapay zekâ ajanları ve iş akışları oluşturulmasını sağlayarak kurumların zaman ve maliyet verimliliğini artıran entegre bir otomasyon altyapısı sunuyor. Rudiq: Lisanslı finansal kurumların gerçek dünya varlıklarını (RWA) tokenize etmesini mümkün kılan Rudiq, bu varlıkların farklı piyasalarda sunulmasını ve teminat gerektiren finansman süreçlerinde kullanılmasını sağlayan whitelabel bir altyapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB'nin El Tipi Cihaz Yöneticisi Artık ‘Tehlikeli Alanlar’ İçin de Kullanılabiliyor Haber

ABB'nin El Tipi Cihaz Yöneticisi Artık ‘Tehlikeli Alanlar’ İçin de Kullanılabiliyor

İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknolojileri lideri ABB, saha cihazları için evrensel bir el tipi cihaz yöneticisi olan ABB Ability™ Smart Device Manager'ın yeteneklerini tehlikeli alanlarda da kullanımını sağlayan bir sertifikayla genişletti. Smart Device Manager, bu yeni özelliği ile artık güvenlik, verimlilik ve güvenilirliğin kritik öneme sahip olduğu petrol ve gaz, kimya ve diğer endüstrilerdeki proses cihazlarının konfigürasyonunu, devreye alınmasını, tanımlanmasını ve bakımını da destekleyebiliyor. ABB'nin cihaz yönetimi portföyünün bir parçası olan Smart Device Manager, şirketin mevcut Field Information Manager (FIM) yazılımını temel alarak geliştirildi. Siber güvenlik özellikli donanımını ölçeklenebilir Windows tabanlı işlevlerle birleştiren bu cihaz, hassas cihaz verilerinin güvenliğini sağlamaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda bu güvenlik sistemi ile desteklenmeyen eski sistemlerden kaynaklanan siber tehditlere maruz kalma riskini azaltıyor ve tesis operasyonlarındaki plansız kesintilere karşı tam koruma sağlıyor. ABB'nin Ölçüm ve Analitikler bölümünden Manjus Manu, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Smart Device Manager ürünümüz, endüstriyel cihaz yönetiminde uzun süredir devam eden zorluklara mükemmel bir çözüm getiriyor. Sektör, uzun zamandır, modası geçmiş cihaz yöneticilerinin parçalı iş akışlarına ve sınırlı protokol desteğine kadar kapsamlı, güvenli ve kullanımı kolay bir çözüme ihtiyaç duyuyordu. Tehlikeli alanlar için genişletilmiş sertifikasıyla Smart Device Manager ürünümüzü, operatörlerin en zorlu ortamlarda bile cihazları hızlı ve güvenli bir şekilde konfigüre etmesine ve bakımını yapmasına olanak tanıyan ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir araç olarak müşterilerimize sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Hızlı, kolay ve güvenli: Smart Device Manager Smart Device Manager; tesis operatörlerinin, bakım ekiplerinin ve cihaz teknisyenlerinin saha cihazlarını üç dakikadan kısa bir sürede taramasını, tanımlamasını ve bunlara erişmesini sağlayabiliyor. Bu özellik ise güvenlik için sahada geçirilen sürenin en aza indirilmesi gereken yüksek riskli tehlikeli alanlarda yapılandırma sürelerini yaklaşık yarısına kadar indiriyor. Ayrıca Smart Device Manager, eski sistemler ile modern dijital iş akışları arasında köprü kurarak tesislerin sınırlı tedarikçi desteği, yüksek bakım maliyetleri ve dokümantasyon eksikliği gibi zorlukların üstesinden gelmesine de yardımcı olabiliyor. Böylelikle operatörler, eski ve yeni cihazları aynı şekilde yönetebilen tek ve sezgisel bir arayüzden yararlanabilirken, aynı zamanda yeni donanım gerektirmeden uzaktan destek ve gelecekteki özellik yükseltmelerine imkân sunuluyor. Smart Device Manager’in bir diğer öne çıkan özelliği de geleneksel cihaz yöneticilerinin aksine hem genel amaçlı hem de Bölge 1 tehlikeli alanlarda kullanım için onaylanmasıdır. HART, Profibus, Profinet, OPC-UA ve Ethernet-APL dâhil olmak üzere çoklu iletişim protokollerinde ABB ve üçüncü taraf cihazlarını destekleyen bu ürün, öte yandan satıcıdan bağımsız bir çözüm olmasıyla da avantaj sunuyor. Ayrıca bu ürün, Opsiyonel Power-Loop özelliği ile de cihazlara doğrudan Smart Device Manager'dan güç verilmesini sağlayarak harici güç kaynakları olmadan tezgah üstü testleri ve sahada devreye almayı daha hızlı ve basit hale getiriyor. Smart Device Manager’in cihaz yönetimini basitleştirmek için tasarlanan kolay arayüzü ise çevrimdışı şablonlar, evrensel cihaz kütüphaneleri ve otomatik güncellenen sürücüler gibi birçok özelliği bir arada sunarak devreye alma ve bakım için gereken süreyi ve çabayı en aza indiriyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.