Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ölçümleme

Kapsül Haber Ajansı - Ölçümleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ölçümleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

B2B Medya İçerik Stratejisi Nasıl Kurulur? Haber

B2B Medya İçerik Stratejisi Nasıl Kurulur?

Bir haber akışının yoğun olduğu günlerde asıl farkı hız değil, editoryal isabet yaratır. B2B medya içerik stratejisi tam da bu noktada devreye girer. Çünkü kurumlara, yayıncılara ve sektör profesyonellerine seslenen içerikte mesele sadece görünmek değil; doğru başlıkla, doğru bağlamda ve yeniden kullanılabilir bir formatta görünmektir. B2B alanda içerik üretimi, tüketiciye dönük içerikten daha az gösterişli ama çok daha sonuç odaklıdır. Burada okur çoğu zaman bir satın alma komitesinin parçasıdır, bir kurumun iletişim planını yönetiyordur ya da yayın takvimini doldurmak zorundadır. Bu yüzden içerik stratejisi, yalnızca ne yazılacağını değil, hangi karar anında işe yarayacağını da tanımlamalıdır. B2B medya içerik stratejisi neden farklı çalışır? B2B medya dünyasında içerik, çoğu zaman üç işlevi aynı anda taşır. Birincisi bilgi verir. İkincisi kurumsal güven üretir. Üçüncüsü ise dağıtıma uygun bir yayın varlığı oluşturur. Özellikle ekonomi, savunma, enerji, lojistik, tarım teknolojileri ve yapay zeka gibi dikeylerde içerik, sadece okunmak için değil, referans alınmak ve yeniden yayımlanmak için de üretilir. Bu nedenle B2B medya içerik stratejisi, klasik marka blog mantığıyla kurulamaz. Sadece uzun makaleler üretmek ya da haftada birkaç sosyal medya paylaşımı planlamak yetmez. Editoryal takvim, haber değeri, sektör ritmi, kurum sözcülerinin görünürlüğü ve çoklu format üretimi birlikte düşünülmelidir. Bir başka kritik fark da zamanlama tarafındadır. B2C içerikte gecikme bazen tolere edilir. B2B medyada ise bir regülasyon değişikliği, yatırım kararı, ihale süreci, teknoloji lansmanı ya da üst düzey atama birkaç saat içinde anlam kaybedebilir. Bu yüzden strateji, sadece konu seçimi değil, içerik operasyonudur. Hedef kitleyi sektör etiketiyle değil karar rolüyle tanımlayın En sık yapılan hata, hedef kitleyi yalnızca sektör adıyla tanımlamaktır. "Savunma sektörü", "enerji profesyonelleri" ya da "teknoloji şirketleri" gibi geniş etiketler içerik planı için yeterli değildir. Daha işlevsel olan yaklaşım, karar rolünü merkeze almaktır. Bir genel müdür ile kurumsal iletişim yöneticisi aynı haberi aynı nedenle okumaz. Bir dijital gazete editörü, içeriğin yeniden yayımlanabilirliğine bakar. Yatırımcı, sinyal arar. Sektör derneği temsilcisi ise gündem kurma potansiyeline odaklanır. Dolayısıyla aynı konu, farklı karar vericiler için farklı çerçevelerle işlenmelidir. Örneğin bir yapay zeka yatırımı haberi, teknoloji başlığı olarak kalırsa sınırlı etki yaratabilir. Ancak aynı gelişme, verimlilik artışı, regülasyon uyumu, ihracat kapasitesi ve istihdam dönüşümü eksenlerinde işlendiğinde çok daha geniş bir B2B karşılık bulur. Stratejinin gücü, haberin kendisinde değil, haberin hangi profesyonel ihtiyaca temas ettiğinde ortaya çıkar. İçerik omurgası: Haber, analiz, görüş ve kurumsal görünürlük Sağlam bir B2B medya içerik stratejisi tek tip içerikle yürümez. Özellikle kurumsal ve sektörel yayıncılıkta içerik omurgasının dengeli kurulması gerekir. Güncel haber akışı görünürlük sağlar, ancak tek başına kalıcı pozisyon üretmez. Analiz içerikleri bağlam kazandırır. Yönetici görüşleri güven inşa eder. Röportajlar ve uzman yorumları ise insan yüzü olan bir kurumsal anlatı kurar. Burada önemli olan, her formatın görevini netleştirmektir. Haber, hız içindir. Analiz, anlam içindir. Görüş yazısı, perspektif içindir. Video ve foto galeri gibi tamamlayıcı varlıklar ise dağıtım kolaylığı ve yayın değeri içindir. Her başlığı her formatta üretmek gerekli değildir. Bazen bir veri odaklı kısa analiz, uzun bir röportajdan daha çok iş görebilir. Bazen de üst düzey yönetici söyleşisi, haftalarca referans verilen bir kurumsal kaynak haline gelir. Kapsül Haber Ajansı gibi telifsiz ve ücretsiz haber içeriği sunan yapılar açısından bu denge daha da kritiktir. Çünkü içerik sadece okunmaz, aynı zamanda farklı yayıncıların akışına girer. Bu da dilin temiz, bağlamın net ve başlığın taşınabilir olmasını zorunlu kılar. B2B medya içerik stratejisinde yayın ritmi nasıl belirlenir? Yayın sıklığı tek başına başarı ölçüsü değildir. Esas mesele, sektörün haber üretim hızı ile kurumun içerik kapasitesi arasında gerçekçi bir denge kurmaktır. Her gün içerik yayımlamak bazı alanlarda mantıklıdır. Ancak bazı dikeylerde haftalık güçlü dosyalar daha yüksek etki yaratır. Ekonomi, teknoloji, kamu politikası ve yatırım haberlerinde yüksek frekans gerekir. Buna karşılık sürdürülebilirlik, kurumsal dönüşüm, liderlik ve üretim teknolojileri gibi alanlarda daha seçici ama derinlikli bir yayın ritmi daha doğru olabilir. Burada karar verirken iki soruya bakılmalıdır: Hedef kitlenin karar döngüsü ne kadar hızlı ve içerik gerçekten yeni bir değer sunuyor mu? Sürekli içerik üretme baskısı, kaliteyi en hızlı bozan faktörlerden biridir. Başlık var ama veri yoksa, açıklama var ama bağlam yoksa, içerik kısa vadede akışı doldurur; orta vadede marka güvenini aşındırır. Bu yüzden iyi bir strateji, yayın takvimine boşluk da bırakır. Gerektiğinde hızlanır, gerektiğinde seçici davranır. Dağıtım modeli, stratejinin merkezinde olmalı B2B medyada içerik üretmek kadar içeriğin nasıl dolaşıma gireceği de önemlidir. Çünkü en iyi hazırlanmış dosya bile doğru mecraya, doğru anda, doğru formatta ulaşmıyorsa etkisi sınırlı kalır. Bu nedenle dağıtım modeli sonradan eklenen bir katman değil, stratejinin ana parçası olmalıdır. Dağıtım açısından bakıldığında her içerik aynı işlevi görmez. Bazı içerikler arama talebi toplar, bazıları editör ilgisi çeker, bazıları ise kurumsal itibarı destekler. Özellikle yeniden yayımlanmaya uygun içeriklerde başlık netliği, giriş paragrafının güçlü kurulması, ara başlıkların taşıdığı anlam ve görsel destek büyük fark yaratır. Ayrıca çok dilli yayın, sektör bazlı kategori mimarisi ve medya partnerlerinin içerik alma alışkanlıkları da hesaba katılmalıdır. Örneğin savunma sanayii haberi ile tarım teknolojisi haberi aynı dağıtım mantığıyla performans göstermez. Birinde teknik doğruluk ve kurumsal teyit öne çıkarken diğerinde saha etkisi ve ekonomik karşılık daha belirleyici olabilir. Ölçümlemede yalnızca trafik bakışı yetersizdir B2B içerikte en yanıltıcı yaklaşım, başarıyı sadece sayfa görüntüleme üzerinden değerlendirmektir. Trafik önemli bir göstergedir ama tek başına yeterli değildir. Çünkü bazı içerikler düşük trafikle yüksek kurumsal etki yaratır. Özellikle niş sektörlerde asıl değer, içeriğin kimler tarafından okunduğunda ortaya çıkar. Bu nedenle ölçümleme katmanlı kurulmalıdır. Yeniden yayınlanma oranı, editörler tarafından tercih edilme sıklığı, marka veya yönetici görünürlüğüne katkı, sektör içi referanslanma, arama görünürlüğü ve doğrudan talep üretimi birlikte izlenmelidir. Eğer içerik bir kurumun medya ilişkilerini güçlendiriyor, yöneticisini sektör gündemine taşıyor veya yayıncıların düzenli kullandığı bir kaynak haline geliyorsa, bu başlı başına stratejik başarıdır. Öte yandan her içerikten aynı sonucu beklemek de gerçekçi değildir. Kısa haber hız için çalışır, derinlikli analiz otorite için. Röportaj güveni destekler, veri odaklı dosya ise karar desteği üretir. Doğru ölçümleme, formatın görevine göre yapılmalıdır. Sık yapılan üç hata İlk hata, içerik stratejisini yalnızca tanıtım metni planı sanmaktır. B2B medya okuru reklam kokan dili hızla ayıklar. Haber değeri taşımayan, sadece övgü cümlelerinden oluşan içerikler kısa sürede etkisini kaybeder. İkinci hata, sektör uzmanlığını yüzeysel bırakmaktır. Özellikle enerji, savunma, lojistik ve yapay zeka gibi alanlarda genel geçer ifadeler yeterli olmaz. Okur, konuya hakim olmayan dili hemen fark eder. Bu da kurumsal güveni zedeler. Üçüncü hata ise içerik üretimini dağıtımdan koparmaktır. Editoryal olarak iyi hazırlanmış ama yeniden kullanımı zor, başlığı belirsiz ya da kategorisi muğlak içerikler B2B yayın akışında geride kalır. Daha güçlü bir B2B medya içerik stratejisi için çerçeve Etkili bir yaklaşım için önce sektör odakları belirlenmeli, ardından her odak için haber akışı, analiz alanı ve kurumsal görüş alanı ayrıştırılmalıdır. Sonrasında hedef roller tanımlanmalı; editör, yönetici, yatırımcı, kamu paydaşı ve sektör profesyoneli için hangi içerik türünün hangi ihtiyaca cevap verdiği netleştirilmelidir. Bunun üzerine yayın ritmi kurulmalı, çoklu format planı hazırlanmalı ve dağıtım modeli içerikle birlikte tasarlanmalıdır. En son aşamada performans, sadece trafik değil, görünürlük, yeniden kullanım ve referans değeri üzerinden ölçülmelidir. Bu çerçeve kulağa sistematik geliyor olabilir ama pratikte temel amaç basittir: Sektörün ihtiyaç duyduğu anda, işe yarayan içerik sunmak. B2B medyada güçlü strateji, en çok konuşanı değil en çok işe yarayanı öne çıkarır. Eğer içeriğiniz karar vericinin masasındaki soruya zamanında cevap veriyorsa, görünürlük zaten onu takip eder.

Dijital Haber Dağıtım Rehberi: Doğru Akış Haber

Dijital Haber Dağıtım Rehberi: Doğru Akış

Bir haberin değeri sadece yazıldığı anda oluşmaz. Asıl değer, o haberin kimlere, ne kadar hızlı, hangi formatta ve hangi editoryal bağlam içinde ulaştırıldığıyla belirlenir. Bu nedenle dijital haber dağıtım rehberi arayan kurumlar, medya yöneticileri ve editörler için mesele yalnızca içerik üretmek değil, içeriğin dolaşım mimarisini doğru kurmaktır. Dijital yayıncılıkta en sık yapılan hata, dağıtımı son adım gibi görmek. Oysa dağıtım, haber planlamasının merkezinde yer alır. Özellikle ekonomi, savunma, enerji, lojistik, tarım, teknoloji ve yapay zeka gibi karar etkisi yüksek alanlarda içerik, yalnızca görünür olmak için değil; güven vermek, referans üretmek ve gündem içinde doğru konumlanmak için dağıtılır. Dijital haber dağıtımı neden artık editoryal bir konu? Eskiden dağıtım daha çok teknik bir işlemdi. Haber yazılır, sisteme girilir, yayına alınır ve sosyal mecralara taşınırdı. Bugün ise dağıtımın kendisi editoryal kaliteyi etkiliyor. Çünkü aynı haber, yanlış kanal seçimi, zayıf zamanlama ya da yetersiz formatlama nedeniyle etkisini kaybedebiliyor. Örneğin bir yönetici açıklaması, internet gazeteleri için doğrudan kullanılabilir netlikte hazırlanmadıysa yeniden yazım yükü oluşturur. Bir sektör gelişmesi, mobil tüketim için yeterince sıkı kurgulanmadıysa ilk taramada elenir. Fotoğraf, kısa özet, vurucu başlık ve kategori uyumu eksikse haber yayınlanabilir olsa bile dolaşıma girme kapasitesi düşer. Bu yüzden dağıtım, haberin teknik sevkiyatı değil; haberin farklı yayıncı ihtiyaçlarına göre işlenmiş biçimde sahaya sürülmesidir. Dijital haber dağıtım rehberi: Önce içeriğin taşıma kapasitesini ölçün Her içerik dağıtıma uygun değildir. Uygunluk, haberin doğru olması kadar kullanılabilir olmasına da bağlıdır. İnternet gazeteleri, sektörel yayınlar, kurumsal iletişim ekipleri ve niş medya platformları aynı metni farklı nedenlerle değerlendirir. Bu nedenle bir haberin taşıma kapasitesini üç açıdan okumak gerekir. İlki haber değeri. İçerik gerçekten yeni mi, karar alıcıyı ilgilendiriyor mu, sektörel etkisi var mı? İkincisi yayınlanabilirlik. Başlık net mi, spot güçlü mü, metin gereksiz kurumsal süslerden arındırılmış mı? Üçüncüsü yeniden kullanım kolaylığı. İçerik telif, görsel, kategori ve teknik format açısından hızlıca yayına alınabilecek durumda mı? Özellikle B2B yayıncılıkta iyi haber, sadece bilgi içeren haber değildir. Editörün işini azaltan haberdir. Kurumların bu gerçeği kabul etmesi, dağıtım performansını doğrudan artırır. Haber metni kadar paketleme de belirleyicidir Dijital ortamda haber çoğu zaman tek başına metin olarak dolaşmaz. Başlık, kısa özet, öne çıkan veri, fotoğraf, video, alıntı cümlesi ve kategori etiketi birlikte çalışır. Bu paketleme güçlü değilse içerik görünse bile tutulmaz. Özellikle hızlı yayın yapan platformlar, yeniden düzenleme gerektirmeyen içeriklere öncelik verir. Bu nedenle haberin ham doğruluğu kadar, servis edilmeye hazır yapısı da kritik önemdedir. Kanal seçimi her içerikte aynı olmaz Dağıtım planı oluştururken en büyük yanılgılardan biri, tüm haberleri aynı akışla yayımlamaktır. Oysa yatırım haberi ile etkinlik haberi, CEO görüşü ile sektör analizi, breaking gelişme ile özel röportaj aynı dağıtım mantığına sahip değildir. Hız odaklı gelişmelerde ilk hedef görünürlük ve anlık erişimdir. Bu içerikler kısa başlık, net spot ve hızlı servis mantığı ister. Daha analitik veya kurumsal ağırlıklı içeriklerde ise güvenilir bağlam, alıntılanabilir ifade ve kategori uyumu daha öne çıkar. Çok teknik sektörlerde ise sadeleştirme yapılmadan dağıtıma çıkmak erişimi daraltabilir; fazla sadeleştirmek de uzman kitleyi uzaklaştırabilir. Denge burada belirlenir. Bir başka kritik nokta da hedef kitlenin yayıncı mı, son kullanıcı mı olduğudur. Dijital haber ajansı mantığında dağıtım çoğu zaman iki katmanlıdır. İlk katmanda editör ve yayıncı hedeflenir. İkinci katmanda bu yayıncıların okuyucuları. İçerik her iki katmanı da gözeterek hazırlanmalıdır. Zamanlama, dağıtım başarısının görünmeyen tarafıdır İyi hazırlanmış bir haber, yanlış zamanda servis edildiğinde ortalama performans gösterebilir. Özellikle kurumsal duyurular, yatırım açıklamaları, sektör raporları ve yönetici söyleşilerinde zamanlama doğrudan etki yaratır. Sabah saatleri genel görünürlük için avantaj sağlayabilir; ancak her sektör aynı ritimde çalışmaz. Lojistik, enerji, savunma veya finans gibi alanlarda gündem yoğunluğu ve haber rekabeti farklı zaman dilimlerinde şekillenir. Bu nedenle sabit bir yayın saati ezberi yerine, sektör bazlı veriyle hareket etmek gerekir. Ayrıca haberin tek seferlik servis edilmesi de çoğu zaman yeterli değildir. İlk yayın, görünürlük içindir. Sonraki dolaşım ise kalıcılık ve yeniden yakalama sağlar. Aynı içeriğin güncellenmiş başlıkla, farklı özetle veya başka bir formatla yeniden dolaşıma sokulması birçok durumda daha verimli sonuç üretir. Hız ile doğruluk arasında doğru çizgi Dijital haberciliğin baskısı açık: önce yayınla. Ancak özellikle kurumsal ve sektörel haberlerde hızın doğruluğu aşması marka güvenine zarar verir. Dağıtım modeli kurulurken onay süreçleri, doğrulama adımları ve kriz senaryoları baştan tanımlanmalıdır. Bu noktada yavaş olmak gerekmiyor. Gereken şey, hangi içerikte hızlı çıkılacağı, hangi içerikte ek teyit bekleneceği konusunda net bir editoryal protokol oluşturmak. Plansız hız, dağıtım avantajı değil risk üretir. Format uyumu, erişim kadar yeniden yayınlanmayı da etkiler Bir haberin dağıtım gücü, farklı platformlarda bozulmadan kullanılabilmesine bağlıdır. Masaüstünde iyi görünen ama mobilde ağır kalan bir içerik, teknik olarak yayında olsa da performans üretmez. Aynı şekilde yalnızca uzun metin mantığıyla yazılmış içerikler, hızlı karar veren editörler için cazibesini kaybeder. Bu nedenle dijital haber dağıtım rehberi içinde format düşüncesi ayrı bir başlık olmalıdır. Kısa haber, detay haber, röportaj, görüş yazısı, foto galeri destekli içerik ve video eşlikli paketler farklı yayın ihtiyaçlarına cevap verir. Her kuruma tek tip içerik sunmak verimlilik sağlamaz. Burada çok formatlı üretim her zaman daha iyi anlamına gelmez. Eğer ekip sınırlıysa, az sayıda ama güçlü formatta istikrarlı olmak daha doğru olabilir. Dağıtım stratejisinde kapasite gerçeği dikkate alınmadan yapılan genişleme, kalite kaybına yol açar. Ölçümleme sadece trafikle yapılmaz Dağıtım performansı değerlendirilirken çoğu ekip ilk olarak tıklamaya bakar. Oysa profesyonel haber ekosisteminde asıl gösterge, içeriğin ne kadar yeniden yayınlandığı, hangi kategorilerde daha hızlı alındığı, hangi başlık tiplerinin daha çok tercih edildiği ve hangi sektörlerde daha uzun süre dolaşımda kaldığıdır. Özellikle telifsiz ve yeniden kullanılabilir içerik modelinde görünürlük kadar alım kolaylığı da ölçülmelidir. Editörler içeriği olduğu gibi kullanıyor mu, ciddi revizyon ihtiyacı doğuyor mu, görsel eksikliği yayın kararını yavaşlatıyor mu? Bunlar trafik kadar değerlidir. Kapsül Haber Ajansı gibi yayınlanabilirlik odağı taşıyan platformlar açısından bu ölçümleme, yalnızca performans raporu değil, ürün geliştirme verisidir. Hangi sektörlerin daha fazla talep gördüğü, hangi içerik tiplerinin daha yüksek tekrar kullanım sağladığı ve hangi başlık kurgularının daha hızlı dolaşıma girdiği ancak bu bakışla anlaşılır. Güvenilirlik, dağıtımın en güçlü çarpanıdır Dijital dağıtımda erişim satın alınabilir, görünürlük artırılabilir, format geliştirilebilir. Ancak güven kısa sürede inşa edilmez. Özellikle ekonomi, savunma, yatırım, sürdürülebilirlik ve teknoloji gibi alanlarda haberin kaynağına duyulan güven, dağıtım hızından daha uzun ömürlü bir avantaj yaratır. Bu yüzden kurumlar ve yayıncılar için en kritik konu, yalnızca çok içerik üretmek değil; tutarlı kalite üretmektir. Başlık dili sansasyonla güvenilirlik arasında doğru çizgide durmalı, içerik kurumsal bülten tonuna sıkışmamalı, doğrulama standardı haber yoğunluğuna göre esnetilmemelidir. Kısa vadede agresif başlıklar daha çok tıklama getirebilir. Fakat profesyonel yayıncılıkta sürdürülebilir değer, editörün bir sonraki haberde de aynı kaynağa dönme isteğidir. Dağıtım stratejisi tam olarak burada kurumsal itibarın parçası haline gelir. Kurumlar ve yayıncılar için uygulanabilir çerçeve Sağlıklı bir dijital dağıtım modeli kurmak isteyen ekipler önce şu soruya net cevap vermelidir: Biz içerik mi üretiyoruz, yoksa yayınlanabilir haber paketi mi servis ediyoruz? Aradaki fark operasyonel olduğu kadar stratejiktir. Yayınlanabilir haber paketi üreten ekipler, metni sadece yazarak bırakmaz. Kanalı düşünür, editörü düşünür, mobil tüketimi düşünür, yeniden kullanımı kolaylaştırır ve her içerikte sektörel bağlamı korur. Bu yaklaşım, özellikle yoğun içerik akışı gereken dijital gazeteler ve kurumsal haber operasyonları için belirleyicidir. Doğru dağıtım modeli kusursuz bir şablonla kurulmaz. İçeriğin niteliğine, sektörün temposuna, hedef kitlenin karar biçimine ve ekibin gerçek kapasitesine göre şekillenir. Güçlü olan model, en karmaşık görünen değil; istikrarlı biçimde çalışan modeldir. Haberin hızla aktığı bir ortamda fark yaratan şey sadece ilk gören olmak değil, güvenilir ve kullanılabilir içeriği doğru dolaşıma sokabilmektir. Tam da bu nedenle iyi kurulmuş bir dağıtım sistemi, haber operasyonunun arka ofisi değil, doğrudan büyüme motorudur.

Garanti BBVA, Sürdürülebilir Finansmanda 1 Trilyon TL Eşiğini Aştı Haber

Garanti BBVA, Sürdürülebilir Finansmanda 1 Trilyon TL Eşiğini Aştı

Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman alanında açıkladığı uzun vadeli taahhüt kapsamında önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Banka, 2018–2029 yıllarını kapsayan 3,5 trilyon TL’lik yeni sürdürülebilir finansman hedefi doğrultusunda, Ocak 2026 itibariyle 1 Trilyon TL'yi aştığını duyurdu. “Sürdürülebilirliği işimizin sebebi olarak görüyoruz” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Biz Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği ulaşılması gereken bir hedef değil, işimizin sebebi olarak ele alıyoruz. Kaynak tahsisinden risk yönetimine kadar tüm süreçlerimizi iklim ve doğa pozitif bir bakış açısıyla yeniden şekillendirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarından yeşil dönüşüm projelerine, kapsayıcı büyümeden toplumsal etkiye uzanan geniş bir alanda dönüşümün finansal altyapısını inşa etmeyi sürdürüyoruz. Geldiğimiz noktada sürdürülebilir finansmanda 1 trilyon TL eşiğini aşmamızı yatırımcılarımızın, müşterilerimizin ve diğer tüm paydaşlarımızın bize duyduğu güvenin somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Amacımız bugünün ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılarken, gelecek nesiller için de daha yaşanabilir, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir dünya bırakılmasına katkı sağlamak. Bu doğrultuda, uzun vadeli taahhüdümüz kapsamında sürdürülebilir finansmanı Türkiye’de dönüşümün en önemli kaldıraçlarından biri olarak geliştirmeye devam edeceğiz.” Finansmanın yanı sıra danışmanlık ve rehberlik rolü Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sürdürülebilir konut finansmanı, düşük karbonlu üretim, kadın girişimcilik ve sosyal altyapı projeleri gibi pek çok alanda sağlanan finansmanla Garanti BBVA, kaynakları çevresel ve toplumsal etki yaratacak alanlara yönlendirmeye devam ediyor. Banka, müşterilerine yalnızca finansman sunmakla kalmayıp, karbonsuzlaşma planlarının oluşturulmasından iklim risklerinin yönetilmesine kadar dönüşüm yolculuklarında danışmanlık ve rehberlik rolünü de üstleniyor. Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman yaklaşımını uluslararası standartlarda şeffaflık ve ölçümleme esaslarıyla yürütüyor. Banka, CDP’nin 2025 değerlendirmesinde İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman temalarının tamamında “A” notu alarak küresel ölçekte “Üç A” derecesine ulaşan sayılı finansal kurumlardan biri olmuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.