Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Oltalama

Kapsül Haber Ajansı - Oltalama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oltalama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İkinci Baharını Arayan Yaşlılar Romantizm Dolandırıcılığı ile Birikimlerini Kaybediyor Haber

İkinci Baharını Arayan Yaşlılar Romantizm Dolandırıcılığı ile Birikimlerini Kaybediyor

Siber güvenlik dünyasında genellikle şirketlerin veya gençlerin hedef alındığı düşünülse de son dönemde en savunmasız grup internetle geç tanışan yaşlılar. Yalnızlık hissiyle başa çıkmak için sosyal medyaya yönelen ileri yaştaki bireyler, sahte profillerle (Catfishing) kendilerine yaklaşan dolandırıcıların ağına düşebiliyor. Dolandırıcılar, sabırla ilmek ilmek işledikleri bu süreçte, kurbanlarını gerçekten sevildiklerine inandırıyor. Güven tam olarak sağlandığında ise "Acil ameliyat parası", "Yanıma gelmek için uçak bileti" veya "Gümrüğe takılan hediye" gibi bahanelerle para talepleri başlıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu durumun sadece bir para kaybı değil, yaşlı bireylerin hayallerinin ve güven duygularının çalınması anlamına geldiğini vurguluyor. “Kalplerini Çalarak Ceplerini Boşaltıyorlar” Yaşlı bireylerin bu durumu ailelerine anlatmaktan utandıkları için dolandırıcılığın genellikle çok geç fark edildiğini belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Dolandırıcılar, kurbanlarını ailelerinden ve arkadaşlarından uzaklaştırarak izole ediyor. 'Çocukların bizi anlamaz, ilişkimizi kıskanıyorlar' gibi telkinlerle yaşlı bireyi manipüle ediyorlar. Bir gün babanız veya anneniz, hiç yüz yüze görüşmediği ama 'hayatımın aşkı' dediği birine, tüm emekli ikramiyesini göndermeye kalkabilir. Bu noktada ailelerin suçlayıcı değil, anlayışlı ve koruyucu bir tavır sergilemesi hayati önem taşıyor. Çünkü kurbanlar o sırada bir dolandırıcıyla değil, aşık oldukları kişiyle konuştuklarını sanıyorlar” dedi. Romantizm Dolandırıcılığından Korumak İçin Dikkat Etmeniz Gereken 4 İşaret Alev Akkoyunlu, ebeveynlerinizin bir romantizm tuzağına düştüğünü gösterebilecek kırmızı çizgileri ve alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Yüz Yüze Görüşmekten Sürekli Kaçınıyorsa: Eğer ebeveyninizin "sevgilisi" ile aylardır yazışıyor ama iş görüntülü konuşmaya veya buluşmaya gelince sürekli bir bahane (kameram bozuk, yurt dışındayım, işteyim vb.) üretiyorsa, bu en büyük alarm zilidir. O kişi ile gerçek hayatta görüşmek için ısrarcı olun. Görüşme teklifi reddediliyorsa iletişimi kesmelerini sağlayın. Ayrıca profil fotoğrafını "Google Görseller"de aratarak sahte olup olmadığını teyit edin. 2. Konu Aniden Paraya Geldiyse: Romantik bir ilişkinin ortasında aniden ortaya çıkan "Acil paraya ihtiyacım var", "Kripto yatırımı yapalım" veya "Borç ver" talepleri kesinlikle normal değildir. "İnternetten tanışılan birine, sebep ne olursa olsun asla para gönderilmez." Bu prensibi ailenize kesin bir dille, gerekirse örnek olaylar göstererek anlatın. 3. Gizlilik ve Savunma Mekanizması Arttıysa: Ebeveyniniz telefonunu veya bilgisayar ekranını sizden saklıyorsa, yeni ilişkisi hakkında soru sorduğunuzda aşırı tepki verip savunmaya geçiyorsa, manipüle ediliyor olabilir. Yargılayıcı değil destekleyici olun. Onlara kızmak yerine, benzer dolandırıcılık haberlerini paylaşarak "Bak, böyle şeyler olabiliyormuş, dikkatli olalım" yaklaşımıyla farkındalık yaratın. 4. Aile Boyu Dijital Koruma Sağlayın: Yaşlı bireyler, karmaşık siber tehditleri her zaman fark edemeyebilir. Bu noktada Bitdefender Family Plan gibi aile odaklı bütünleşik çözümler devreye girmeli. Bu tür güvenlik yazılımları, sahte mesajları ve oltalama (phishing) girişimlerini önceden tespit ederek ebeveynlerinizi koruma altına alır. Ayrıca şüpheli durumlarda uzakta yaşayan aile üyelerine de bildirim göndererek, olası bir dolandırıcılık girişimini maddi ve manevi bir yıkıma dönüşmeden durdurmanıza yardımcı olur.

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor    Haber

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor  

Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), sınırlı güvenlik bütçeleri nedeniyle saldırganların radarında olsa da asıl tehdit her zaman zararlı bir yazılımla gelmiyor Bazen sadece iyi yazılmış bir e-posta felakete yol açabiliyor. Siber saldırganlar, hedef aldıkları şirketin sistemlerine sızdıktan sonra aylarca sessiz kalarak tedarikçilerle olan yazışmaları, fatura tarihlerini ve ödeme alışkanlıklarını adım adım izliyor. Tam ödeme zamanı geldiğinde ise devreye girerek, "Muhasebe departmanımız değişti", "Mevcut hesabımız denetimde" veya "Acil nakit akışı düzenlemesi" gibi son derece makul ve profesyonel bahanelerle yeni bir IBAN paylaşıyorlar. Şüphe uyandırmayan bu değişiklik talebi, genellikle şirketin güvendiği bir ismin e-posta adresinden veya tek bir harf farkıyla oluşturulmuş kopyasından geldiği için muhasebe çalışanları tarafından sorgulanmadan işleme alınıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu yöntemin teknik bir sızıntıdan çok psikolojik bir manipülasyon içerdiğini, bu yüzden geleneksel güvenlik duvarlarını kolayca aşabildiğini vurguluyor. “Bu E-postayı Aldığınızda Klavyeyi Bırakın ve Telefonu Açın” Bu dolandırıcılık türünün tamamen sosyal mühendisliğe dayandığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Bir sabah yıllardır çalıştığınız toptancınızdan veya iş ortağınızdan bir e-posta alırsınız. Logo aynıdır, imza aynıdır, hitap şekli tanıdıktır. Sadece, 'Ödemeyi lütfen ekteki yeni hesabımıza yapın' yazar. İşte o an, işletmeniz büyük bir risk altındadır. Saldırganlar ya tedarikçinizin mailini hacklemiştir ya da gözle fark edilemeyecek kadar benzer sahte bir alan adı (örn: laykonbilisim yerine laykonbiilisim) almıştır. Bu tuzağa düşen işletmeler, parayı kendi elleriyle dolandırıcılara gönderir ve durumu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olur” dedi. Şirketinizi Fatura Dolandırıcılığından Korumak Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta Alev Akkoyunlu, işletmelerin binlerce liralık zarara uğramaması ve ticari ilişkilerinin zedelenmemesi için alması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Farklı Kanaldan Teyit Edin. Eğer bir tedarikçinizden ödeme bilgilerinin değiştiğine dair bir e-posta alırsanız, asla sadece e-posta ile yanıt verip onay istemeyin. Mutlaka karşı tarafı telefonla arayın ve güvendiğiniz bir yetkiliye durumu sözlü olarak doğrulatın. 2. E-posta Adreslerini Harf Harf Kontrol Edin. Gelen iletinin "Gönderen" kısmını dikkatlice inceleyin. Kurumsal alan adlarında yapılan küçük harf oyunları (örneğin 'm' yerine 'rn' yazılması veya '.com' yerine '.co' kullanılması) en sık kullanılan yöntemdir. 3. "Acil" Baskısına Aldanmayın. Dolandırıcılar, düşünmenize fırsat vermemek için "Ödeme bugün yapılmazsa sevkiyat duracak" gibi aciliyet ifadeleri kullanır. Finansal işlemlerde aciliyet talebi, genellikle bir dolandırıcılık belirtisidir. Sakin olun ve prosedürlerinizi uygulayın. 4. Çalışanlarınızı Eğitin. Muhasebe ve finans departmanındaki çalışanlarınızı bu tür sosyal mühendislik yöntemlerine karşı bilinçlendirin. "Banka değişikliği" taleplerinin, standart bir onay sürecinden geçmeden işleme alınmayacağı bir şirket politikası oluşturun. 5. E-posta Güvenliğini Sıkılaştırın. Şirket e-postalarınızda mutlaka İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın. Ayrıca, oltalama (phishing) girişimlerini ve sahte e-postaları gelen kutusuna düşmeden engelleyen, Bitdefender GravityZone gibi kurumsal güvenlik çözümlerinden faydalanın.

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor Haber

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor

Bitdefender’ın son raporu, işletmelerin en büyük korkusunun fidye yazılımları değil, güvenilir tedarikçi kılığına giren fatura dolandırıcıları olması gerektiğini ortaya koyuyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şirket kasalarını boşaltan bu sinsi yönteme karşı işletmeleri uyararak ödeme süreçlerinde mutlaka "çift doğrulama" mekanizmasının işletilmesi gerektiğini vurguluyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), sınırlı güvenlik bütçeleri nedeniyle saldırganların radarında olsa da asıl tehdit her zaman zararlı bir yazılımla gelmiyor Bazen sadece iyi yazılmış bir e-posta felakete yol açabiliyor. Siber saldırganlar, hedef aldıkları şirketin sistemlerine sızdıktan sonra aylarca sessiz kalarak tedarikçilerle olan yazışmaları, fatura tarihlerini ve ödeme alışkanlıklarını adım adım izliyor. Tam ödeme zamanı geldiğinde ise devreye girerek, "Muhasebe departmanımız değişti", "Mevcut hesabımız denetimde" veya "Acil nakit akışı düzenlemesi" gibi son derece makul ve profesyonel bahanelerle yeni bir IBAN paylaşıyorlar. Şüphe uyandırmayan bu değişiklik talebi, genellikle şirketin güvendiği bir ismin e-posta adresinden veya tek bir harf farkıyla oluşturulmuş kopyasından geldiği için muhasebe çalışanları tarafından sorgulanmadan işleme alınıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu yöntemin teknik bir sızıntıdan çok psikolojik bir manipülasyon içerdiğini, bu yüzden geleneksel güvenlik duvarlarını kolayca aşabildiğini vurguluyor. “Bu E-postayı Aldığınızda Klavyeyi Bırakın ve Telefonu Açın” Bu dolandırıcılık türünün tamamen sosyal mühendisliğe dayandığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Bir sabah yıllardır çalıştığınız toptancınızdan veya iş ortağınızdan bir e-posta alırsınız. Logo aynıdır, imza aynıdır, hitap şekli tanıdıktır. Sadece, 'Ödemeyi lütfen ekteki yeni hesabımıza yapın' yazar. İşte o an, işletmeniz büyük bir risk altındadır. Saldırganlar ya tedarikçinizin mailini hacklemiştir ya da gözle fark edilemeyecek kadar benzer sahte bir alan adı (örn: laykonbilisim yerine laykonbiilisim) almıştır. Bu tuzağa düşen işletmeler, parayı kendi elleriyle dolandırıcılara gönderir ve durumu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olur” dedi. Şirketinizi Fatura Dolandırıcılığından Korumak Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta Alev Akkoyunlu, işletmelerin binlerce liralık zarara uğramaması ve ticari ilişkilerinin zedelenmemesi için alması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Farklı Kanaldan Teyit Edin. Eğer bir tedarikçinizden ödeme bilgilerinin değiştiğine dair bir e-posta alırsanız, asla sadece e-posta ile yanıt verip onay istemeyin. Mutlaka karşı tarafı telefonla arayın ve güvendiğiniz bir yetkiliye durumu sözlü olarak doğrulatın. 2. E-posta Adreslerini Harf Harf Kontrol Edin. Gelen iletinin "Gönderen" kısmını dikkatlice inceleyin. Kurumsal alan adlarında yapılan küçük harf oyunları (örneğin 'm' yerine 'rn' yazılması veya '.com' yerine '.co' kullanılması) en sık kullanılan yöntemdir. 3. "Acil" Baskısına Aldanmayın. Dolandırıcılar, düşünmenize fırsat vermemek için "Ödeme bugün yapılmazsa sevkiyat duracak" gibi aciliyet ifadeleri kullanır. Finansal işlemlerde aciliyet talebi, genellikle bir dolandırıcılık belirtisidir. Sakin olun ve prosedürlerinizi uygulayın. 4. Çalışanlarınızı Eğitin. Muhasebe ve finans departmanındaki çalışanlarınızı bu tür sosyal mühendislik yöntemlerine karşı bilinçlendirin. "Banka değişikliği" taleplerinin, standart bir onay sürecinden geçmeden işleme alınmayacağı bir şirket politikası oluşturun. 5. E-posta Güvenliğini Sıkılaştırın. Şirket e-postalarınızda mutlaka İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın. Ayrıca, oltalama (phishing) girişimlerini ve sahte e-postaları gelen kutusuna düşmeden engelleyen, Bitdefender GravityZone gibi kurumsal güvenlik çözümlerinden faydalanın.

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçerikler Dolandırılma Riskini 5 Kata Kadar Artırabiliyor! Haber

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçerikler Dolandırılma Riskini 5 Kata Kadar Artırabiliyor!

Sahte reklamlar ve yapay zekâ ile üretilmiş dolandırıcılık içerikleri sosyal medyada hızla artıyor. Visa’nın Avrupa genelinde gerçekleştirdiği araştırma, bu içeriklerin gerçek olduğuna inanan kullanıcıların dolandırılma riskinin yaklaşık beş kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, dijital ortamda yayılan yanlış bilgiler, kullanıcıları dolandırıcılık girişimlerine karşı oldukça savunmasız bırakabiliyor. Araştırmaya göre, online dolandırıcılık mağdurlarının ortalama kaybı 165 dolar olurken, dolandırıcılık vakaları Avrupa ekonomisine yıllık yaklaşık 9,5 milyar dolarlık zarar olarak yansıyor. Mağdurlar maddi kaybın çok daha ötesinde; duygusal stres, artan kaygı ve düşen verimlilik gibi ciddi etkilerle de karşı karşıya kalıyor. Ayrıca online dolandırıcılık vakalarının ardından yaşanan sorunları çözmek için ortalama 14 iş günü harcıyor; bu da bir aylık çalışma süresinin yaklaşık %70’ine denk geliyor. Kullanıcıların çevrim içi davranışları da dolandırıcılık riskinin artmasında kritik rol oynuyor. İçeriğin doğruluğunu kontrol etmeden paylaşım yapanlar, doğrulama yapanlara kıyasla iki kat daha fazla hedef alınıyor (%43 - %22). Sadece başlıkları taramak, içeriği doğrulamadan paylaşmak veya yapay zekâ ile üretilmiş içeriklere güvenmek gibi günlük alışkanlıklar, dolandırıcılar için yeni hedefler yaratıyor. Kullanıcıların %44’ü, gerçek sandığı içeriğin, yapay zekâ ile üretilmiş olduğunu sonradan fark ettiğini söylüyor.Katılımcıların üçte biri (%32) çoğu zaman içeriklerin sadece başlığını okuyor.Her beş kişiden biri (%19), içeriğin doğruluğunu teyit etmeden gönderi paylaştığını belirtiyor. “Amacımız dolandırıcılığı gerçekleşmeden durdurmak” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yapay zekâ, hayatımızı kolaylaştırırken iş süreçlerimizi de dönüştürüyor. Dolandırıcılar artık yapay zekâ araçlarını kullanarak insanları kandırıyor ve çevrimiçi kanallara olan güveni zedeliyor. Sahteyi gerçekten ayırt etmek her zamankinden daha zor ve bunun gerçek hayattaki sonucu; kaybedilen para, zaman ve güven. İşte bu yüzden Visa olarak, yapay zekâ destekli inovasyona yatırım yapıyor, sektör genelinde iş ortaklarıyla iş birliği yapıyor, tüketicileri güvende kalmaları için gerekli bilgi ve araçlarla güçlendiriyoruz. Visa olarak son 5 yılda, yapay zekâ destekli platformların geliştirilmesi de dahil olmak üzere dolandırıcılığı önlemeye yönelik 13 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Bu yatırımlarımız sayesinde, küresel güvenlik araçlarımızla her yıl 40 milyar doların üzerinde dolandırıcılık girişimini engelliyoruz. Örneğin, 2025 Kara Cuma döneminde bir önceki yıla kıyasla dünya genelinde yüzde 144 daha fazla dolandırıcılık girişimini tespit ettik ve durdurduk. Online dolandırıcılığı gerçekleşmeden durdurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Dolandırıcılığın ekonomi üzerindeki etkileri artıyor Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemleri daha karmaşık hâle geliyor. Bu durum, tüketici davranışlarını da değiştirerek ekonomi üzerinde belirgin bir etki yaratıyor. Avrupa’da yaklaşık 9 milyon kişinin, dolandırıcılığa maruz kaldıktan sonra çevrim içi alışveriş alışkanlıklarını değiştirdiği tahmin ediliyor. Dolandırılanların %28’i online alışverişi azalttıklarını, %4’ü ise tamamen bıraktıklarını söylüyor. Dolandırıcılığa karşı mücadele güçleniyor Yapay zekâ, Visa’nın dolandırıcılığı önleme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Visa son 30 yıldır ödemelerin güvenliğini sağlamak amacıyla yapay zekâ destekli araçlar kullanıyor. Visa, sadece son beş yılda, şüpheli davranışları gerçek zamanlı tespit eden ve dolandırıcılık girişimlerini kullanıcıya ulaşmadan engelleyen akıllı, yapay zekâ destekli teknolojilere 13 milyar dolar yatırım yaptı. Farkındalık, teknoloji kadar kritik bir rol oynuyor. Araştırmalar, kullanıcıların %33’ünün yapay zekâ tarafından üretilmiş içeriklerin sosyal medyada dolandırıcılıkları tespit etmeyi zorlaştıracağını düşündüğünü ortaya koyuyor. Visa, “Dijitalde Güvendeyim” projesi ile dolandırıcılığa karşı farkındalığı artırıyor Visa’nın Türkiye’de UNDP ve Habitat iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Güvendeyim” projesi, dolandırıcılığı yalnızca teknik bir güvenlik riski olarak değil, toplumsal bir sorun olarak ele alıyor. Projede eğitimler, teorik anlatımlar yerine gerçek dolandırıcılık vakalarına dayanıyor; sosyal mühendislik, oltalama (phishing), kamu görevlisi taklidi gibi klasik yöntemlerin yanı sıra, yapay zekâ ile üretilen sahte ses ve görüntüler de işleniyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin projeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Visa olarak güvenlik alanındaki uzun yıllara dayanan uzmanlığımızı, ‘Dijitalde Güvendeyim’ projesiyle toplumsal faydaya dönüştürüyoruz. Eğitimlerimizde sosyal mühendislik, oltalama ve yapay zekâ tabanlı saldırı gibi yöntemleri gerçek vakalarla anlatıyoruz. Dolandırıcılık özellikle 55 yaş üzeri bireylerde yoğun duygusal manipülasyonla karşımıza çıkan ciddi bir toplumsal sorun. Bu nedenle eğitimlerde gerçek vakaları ele alıyor ve ‘Dur – Düşün – Danış’ yani 3D Kuralını yaygınlaştırıyoruz. Daha güvenli bir dijital gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Dark Web’in Yeni Yüzü: Genç Adaylar ve İşsiz Profesyoneller Haber

Dark Web’in Yeni Yüzü: Genç Adaylar ve İşsiz Profesyoneller

Genel tabloya bakıldığında, 2025 yılında özgeçmişler ilanlardan fazla; oranlar yüzde 55’e yüzde 45 şeklinde. Bu durum, küresel işten çıkarmalarla birlikte dark web’e yönelen genç aday akışından kaynaklanıyor. Aday yaş dağılımı, medyan yaşın yalnızca 24 olduğunu ve belirgin bir ergen kullanıcı kitlesinin varlığını ortaya koyuyor. Dark web’deki işlerin büyük bölümü siber suç veya diğer yasa dışı faaliyetlerle ilgili olsa da, az sayıda meşru pozisyonun da yer aldığı görülüyor. Kaspersky’nin bulguları, gölge ekonominin yapısını ortaya koyuyor: İş arayanların yüzde 69’u belirli bir alan belirtmeden, programlamadan dolandırıcılık operasyonlarına veya karmaşık siber saldırı süreçlerine kadar ücret karşılığında her işi yapmaya hazır olduklarını açıkça ifade ediyor. Dark web’de işverenlerin en çok talep ettiği BT pozisyonları, olgunlaşmış bir suç ekosistemini yansıtıyor: Saldırı araçları geliştiren yazılımcılar (%17)Ağlardaki zafiyetleri araştıran sızma testi uzmanları (%12)Yasa dışı yollardan elde edilen fonları karmaşık işlemlerle aklayan para aklayıcılar (%11)Ödeme verilerini çalarak bunları paraya çeviren kart dolandırıcıları (%6)Kurbanları, oltalama sitelerine veya zararlı yazılım indirmelerine yönlendiren trafik yönlendiriciler (%5) Başvurularda cinsiyete dayalı bazı eğilimler de gözlendi. Kadın adaylar çoğunlukla destek, çağrı merkezi ve teknik yardım gibi daha fazla iletişim becerisi gerektiren rollere yönelirken; erkek adaylar daha çok geliştirici, para taşıyıcı (money mule) veya bu ağların yöneticisi gibi teknik ve finansal suç rolleri için başvuru yapıyor. Maaş beklentileri uzmanlığa göre ciddi farklılıklar gösteriyor. En yüksek kazancı tersine mühendislik uzmanları elde ediyor; ortalama aylık kazançları 5.000 doların üzerinde. Sızma testi uzmanları aylık 4.000 dolar, geliştiriciler ise ortalama 2.000 dolar kazanıyor. Dolandırıcılar genellikle ekip gelirinden pay alıyor; kara para aklayıcılar ortalama yüzde 20, kart dolandırıcıları ve trafik yönlendiriciler sırasıyla toplam gelirin yaklaşık %30 ve %50'sini kazanıyor. Bu rakamlar, gölge ekosisteminde nadir ve yüksek etkiye sahip becerilerin prim yaptığını gösteriyor. Kaspersky Dijital Ayak İzi Analisti Alexandra Fedosimova, durumu şu sözlerle değerlendiriyor: “Gölge iş piyasası artık çevresel bir unsur değil; işsizleri, reşit olmayanları ve yüksek nitelikli profesyonelleri içine çekiyor. Pek çok kişi dark web ile yasal iş piyasasını benzer sanıyor; yetkinliklerin diplomalardan daha fazla karşılık bulduğunu ve dark web’in bazı avantajlar sunduğunu düşünüyor – örneğin 48 saat içinde teklif almak veya insan kaynakları görüşmesi olmaması gibi. Ancak pek azı, dark web’de çalışmanın hapis cezasına yol açabileceğini fark ediyor.” Gençlerin dark web’de iş aramadan önce kısa vadeli kazançların geri dönüşü olmayan hukuki ve itibar riskleri taşıdığını anlaması gerekiyor. Ebeveynlere, eğitimcilere ve topluma, şüpheli çevrim içi işe alım girişimlerini gecikmeden bildirmeleri çağrısı yapılıyor. Çocuklara; siber güvenlik gibi yasal teknoloji sektörlerinde beceri geliştirebilecekleri çok sayıda alternatif kariyer yolu olduğu gösterilmeli. Bu kapsamda Kaspersky’nin Hackleme girişiminde bulunan çocuklara nasıl yaklaşmalıyız? adlı özel projesi, gençlerin yeniden yönlendirilmesine ve becerilerini olumlu amaçlarla kullanmalarına rehberlik ediyor. Kaspersky’nin Cyber Pathways girişimi ise temel siber güvenlik rollerine, gerekli becerilere ve araçlara kapsamlı bir bakış sunarak, kariyerinin başındaki adaylardan deneyimli uzmanlara kadar geniş bir kitleye ideal siber güvenlik rolünü keşfetme imkânı sağlıyor. Kaspersky, güvenlik için çeşitli önerilerde bulunuyor. Bireyler için: Şüpheli görünen web sayfalarına yönlendiren bağlantılara tıklamayın. Telegram veya bilinmeyen forumlar üzerinden gelen “kolay para” tekliflerine kesinlikle yanıt vermeyin. İş fırsatlarını resmi kanallardan doğrulayın.Bir gençseniz, şüpheli paylaşımları ebeveynlerinize veya yetkililere bildirin. Hiçbir yüksek ücret, adli sicil riskine değmez. Kuruluşlar için: Çalışanları oltalama ve şüpheli bağlantıları tanıma konusunda eğitin.Çalışan kimlik bilgileri ve eski çalışanlara ait özgeçmişler için dark web izleme çözümleri uygulayın. İnsan kaynaklarını, başvuranların özgeçmişlerindeki “gölge deneyimleri” tespit edebilecek şekilde eğitin. Para taşıyıcıları ve carder’ların daha büyük saldırı zincirlerinin giriş noktaları olduğunu göz önünde bulundurarak katmanlı dolandırıcılık tespit sistemleri zorunlu olmalı.Dark web kaynaklarının sürekli izlenmesi, potansiyel tehdit kaynaklarını daha geniş bir çerçevede görmeye ve tehdit aktörlerinin planlarını ve faaliyetlerindeki eğilimleri takip etmeye olanak tanır. Bu tür bir izleme, Kaspersky’nin Digital Footprint Intelligence hizmetinin bir parçasıdır.Tehdit aktörlerinin kullandığı güncel TTP’leri takip edebilmek için yüzey, derin ve dark web dahil çok çeşitli kaynaklardan Threat Intelligence bilgisi kullanın. Analiz, Ocak 2023 ile Haziran 2025 arasında dark web forumlarında yayımlanan toplam 2.225 iş ilanı ve özgeçmiş gönderisine dayanıyor. İncelenen bazı forumlar ve kaynaklar, rapor yayımlandığı sırada erişilebilir olmayabilir.

iPhone'lar Artık Güvenli Değil mi? Haber

iPhone'lar Artık Güvenli Değil mi?

Yıllardır iPhone kullanıcıları, Apple'ın güvenlik ve gizlilik konusundaki ekstra hassasiyeti sayesinde rahat bir nefes alıyordu. Ancak bu güvenlik duvarının aşılmaz olmadığı, son dönemde yaşanan ve tüm dünyada ses getiren siber saldırılarla kanıtlandı. Gazetecilerden aktivistlere, şirket yöneticilerinden sıradan kullanıcılara kadar herkesin hedef olabildiği bu yeni tehdit ortamında, Apple sadece 2025 yılı içinde, aktif olarak kullanılan kritik güvenlik açıklarını kapatmak için birden fazla acil durum güncellemesi yayınlamak zorunda kaldı. Daha da endişe verici olan, eskiden sadece devlet destekli operasyonlarda görülen gelişmiş siber casusluk teknikleri ile sıradan siber suçluların kullandığı yöntemler arasındaki çizginin giderek incelmesi. Dolandırıcılar artık aynı psikolojik hileleri ve dağıtım yöntemlerini kullanarak sıradan kullanıcıların banka hesaplarını, sosyal medya profillerini ve bulut yedeklemelerini ele geçirebiliyor. Herkes Önlem Almalı "Operation Triangulation" veya "Pegasus" gibi casus yazılım operasyonları, saldırganların bir cihazı ele geçirmek için fiziksel erişime ihtiyaç duymadığını kanıtladı. Bitdefender Türkiye distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "iPhone'un güvenlik konusundaki ünü, kullanıcıları rehavete sokmamalı. Saldırganlar artık daha zeki ve her zamankinden daha fazla yönteme sahipler. Siber güvenlik paranoya değil, hazırlıklı olmaktır. Sıradan bir kullanıcının gelişmiş bir casus yazılımla karşılaşma ihtimali düşük olsa da dolandırıcılar her gün aynı yöntemleri binlerce kişiye karşı kullanıyor. Bu savunma katmanlarını üst üste ekleyerek hem en basit dolandırıcılar hem de en donanımlı bilgisayar korsanları için çok daha zor bir hedef haline gelirsiniz.” İfadelerinde bulunuyor. iPhone Kullanıcılarını Hedef Alan 5 Gerçek Dünya Saldırısı ve Korunma Yöntemleri Alev Akkoyunlu, son dönemde yaşanan olaylardan ve haberlerden derlenen 5 gerçek dünya saldırı senaryosunu ve bunlara karşı alınabilecek net, eyleme geçirilebilir adımları şöyle sıralıyor. 1. "Sıfır Tıklama" Saldırıları: Hiçbir Şeye Dokunmasanız Bile Tehlikedesiniz: Saldırgan, iMessage gibi bir mesajlaşma uygulaması üzerinden, işletim sistemindeki bir açıktan faydalanan özel hazırlanmış bir mesaj gönderir. Kullanıcı hiçbir bağlantıya tıklamasa veya mesajı açmasa bile, bu mesaj casus yazılımın telefona sızmasını tetikler. Bundan korunmak için: iOS'u daima güncel tutun. Apple'ın acil durum yamaları, bu tür saldırılara karşı tek savunmanız olabilir. Hedef olabileceğinizi düşünüyorsanız (gazeteci, aktivist, üst düzey yönetici vb.) Kilitleme Modu'nu (Lockdown Mode) etkinleştirin. Bitdefender Mobile Security for iOS gibi, şüpheli aktiviteleri ve kötü amaçlı kodları tespit edebilen ödüllü bir mobil güvenlik çözümü kullanın. Cihazınızı periyodik olarak yeniden başlatmayı düşünün. Bazı casus yazılım türleri yeniden başlatma sonrası aktif kalamaz. 2. Zararlı Uygulamalar ve Medya Dosyaları Yoluyla Bulaşan Kötü Amaçlı Yazılımlar: Saldırgan, meşru bir uygulama gibi görünen zararlı bir uygulama veya içinde zararlı kod gizlenmiş bir medya dosyası (ses, video) aracılığıyla cihazınıza sızabilir. Korunmak için yalnızca resmi App Store'dan uygulama indirin. Riski büyük ölçüde artıran "sideloading" ve "jailbreaking" işlemlerinden kaçının. Uygulamaları kurmadan önce yorumlarını, istediği izinleri ve geliştiricinin itibarını kontrol edin. Konum, mikrofon, kamera gibi uygulama izinlerini periyodik olarak denetleyin ve gereksiz izinleri kaldırın. 3. SIM Değişikliği (SIM Swap) Dolandırıcılığı ve Hesap Ele Geçirme: Telefonunuzun yazılımı güvenli olsa bile, saldırganlar doğrudan mobil operatörünüzü hedef alabilir. Sosyal mühendislik yöntemleriyle operatörünüzü ikna ederek telefon numaranızı kendi kontrol ettikleri bir SIM karta taşıyabilirler. Sonrasında size gelen SMS doğrulama kodlarını alarak tüm şifrelerinizi sıfırlar ve hesaplarınızı ele geçirebilirler. Korunmak için mobil operatör hesabınıza mutlaka bir PIN veya ek güvenlik katmanı ekleyin. Operatörünüzden "SIM kart kilidi" veya "numara taşıma koruması" talep edin. İki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) için SMS yerine, uygulama tabanlı 2FA (Authenticator uygulamaları gibi) veya fiziksel güvenlik anahtarları kullanın. 4. Oltalama (Phishing) ve SMS Dolandırıcılığı (Smishing): Saldırganlar, bankanız, Apple veya güvendiğiniz bir servis gibi davranarak size sahte bir SMS veya e-posta gönderebilir. Bu mesajdaki bağlantıya tıklayarak sahte bir siteye yönlendirilir ve şifrenizi veya kişisel bilgilerinizi kendi elinizle teslim edebilirsiniz. Bu saldırı, yazılım açığına değil, insan hatasına dayandığı için en yaygın yöntemlerden biri. Korunmak için bilinmeyen SMS, e-posta veya mesajlardaki bağlantılara asla tıklamayın. Göndericinin kimliğini her zaman doğrulayın. Şüphe duyuyorsanız, ilgili kurumu kendi bildiğiniz resmi numarasından arayın 5. Fiziksel Hırsızlık ve USB Üzerinden Veri Çekme: Telefonunuza fiziksel olarak erişen bir saldırgan, USB kablosu veya özel adli bilişim araçları kullanarak kilitli bir cihazdan bile veri çekmeye çalışabilir. Korunmak için güçlü bir parola veya biyometrik kilit kullanın. Zayıf, dört haneli PIN'lerden kaçının. iPhone'umu Bul (Find My iPhone) özelliğini mutlaka aktif edin. Bu sayede telefonunuzu uzaktan kilitleyebilir, konumunu bulabilir veya tüm verileri silebilirsiniz. USB erişimini kısıtlayın. (Ayarlar → Face ID ve Parola → Aksesuarlar seçeneğini kapalı konuma getirin). Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doldurduğunuz Form Bir Tuzak Olabilir ​​​​​​​ Haber

Doldurduğunuz Form Bir Tuzak Olabilir ​​​​​​​

Bu kadar yaygın kullanılan bir platform siber suçluların da dikkatini çekiyor. Sosyal mühendislik saldırıları ve kötü amaçlı yazılımlar için ilgi çekici bir alan hâline gelen Google Forms, dolandırıcılar tarafından hassas bilgileri toplamak ve zararlı yazılımlar yaymak amacıyla kötüye kullanılabiliyor.  Bu tehditlere dikkat çeken siber güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların Google Forms üzerinden siber suçluların tuzaklarına düşmemeleri için uyarılarda bulundu ve güvenli kullanım için önerilerini paylaştı. Kötü niyetli kişiler her zaman dolandırıcılıklara meşruiyet katmanın ve e-posta güvenlik filtrelerini atlatmanın yollarını arar. Google Forms her ikisini de yapmak için dolandırıcılara bir fırsat sunuyor.  Google Forms’un siber suçlular tarafından tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biri ücretsiz olması; yani tehdit aktörleri yatırımlarından potansiyel olarak kazançlı bir getiri ile geniş ölçekte kampanyalar başlatabilir. Kullanıcılar tarafından güvenilir olduğundan kurbanların, gönderildikleri veya yönlendirildikleri Google formunun meşru olduğuna inanma şansını artırır. Ayrıca kötü niyetli Google Forms ve kötü niyetli formlara bağlantılar geleneksel e-posta güvenlik araçları tarafından genellikle geçiştirilir. Kullanımı kolaydır ve bu kullanıcılar için iyi olduğu kadar siber suçlular için de kullanışlıdır. Yani çok az çaba sarf ederek veya araç hakkında önceden bilgi sahibi olarak ikna edici kimlik avı kampanyaları başlatabilirler. Siber suçlular ayrıca Google Forms iletişimlerinin TLS ile şifrelenmiş olmasından da faydalanır, bu da güvenlik araçlarının içeri girip herhangi bir kötü amaçlı etkinlik olup olmadığını kontrol etmesini zorlaştırabilir. Benzer şekilde, çözüm genellikle dinamik URL'ler kullanır, bu da bazı e-posta güvenlik filtrelerinin kötü amaçlı formları tespit etmesini zorlaştırabilir. Çoğu Google Forms tehdidi, kullanıcıları kişisel ve finansal bilgilerini vermeleri konusunda kandırmak için bu aracı kullanır ancak tehdit aktörlerinin bunu nasıl başardıklarına dair küçük farklılıklar vardır.  Dikkat edilmesi gereken bazı ana teknikler: Oltalama için Google Forms: Tehdit aktörleri, sosyal medya siteleri, bankalar ve üniversiteler için oturum açma sayfaları ve hatta ödeme sayfaları gibi meşru markaları taklit etmek için tasarlanmış Google Formları oluşturur. Kötü niyetli kişiler için avantaj, bunu yapmanın özel bir kimlik avı sitesi oluşturmaktan daha hızlı, daha kolay ve daha ucuz olması ve güvenlik filtreleri tarafından engellenme olasılığının daha düşük olmasıdır. Genellikle bir kimlik avı e-postası aracılığıyla bu kötü amaçlı Google Formlarından birine bir bağlantı alırsınız bu e-postanın kendisi meşru bir marka veya gönderenin kimliğine bürünmek için taklit edilmiş olabilir. E-posta, ele geçirilmiş meşru bir hesaptan bile gelebilir.  Her iki durumda da nihai hedef genellikle oturum açma bilgilerinizi toplayarak hesaplarınızı ele geçirmek ve kimlik dolandırıcılığı yapmak için kullanabilir. Bu hesapları ele geçirmek ve fonları boşaltmak veya ödeme dolandırıcılığı yapmak için kart bilgilerinizi veya bankacılık ya da kripto bilgilerinizi çalabilirler. Sizi makinenize gizlice kötü amaçlı yazılım yükleyen bir siteye yönlendiren kötü amaçlı Google Formundaki bir bağlantıya tıklamaya ikna edebilirler. Kimlik avını geri ara: Saldırganlar size, üzerinde listelenen bir telefon numarasını aramanız için sizi kandırmak üzere hazırlanmış kötü niyetli bir Google Formu gönderir. Form, bir bankadan veya başka bir güvenilir hizmet sağlayıcıdan gönderilmiş gibi görünecek şekilde sahte olabilir. Sizi acele bir karar vermeye itmek için bir aciliyet duygusu yaratılır, öylece düşünmeden numarayı aramanız istenir. Genellikle formda, iletişime geçmezseniz hesabınızın bloke edileceği veya hesabınızdan para çekildiği (veya çekileceği) belirtilir. Geri aradığınızda, sizi kişisel ve finansal bilgilerinizi vermeye ikna etmek için cazibesini kullanan bir sesli oltalama (vishing) çetesinin bir üyesiyle konuşuyor olursunuz. Ayrıca makinenize uzaktan erişim yazılımı indirmenizi de önerebilirler, bu da bilgisayarınız üzerinde tam kontrol sahibi olmalarını sağlar.Quiz: Siber suçlular, bir test oluşturup e-posta adresinizi ekleyerek Google Forms'daki test özelliğini kötüye kullanabilir. "Puanları yayımla" düğmesine basıldığında tehdit aktörünün özelleştirebileceği bir mesaj oluşturulur ve muhtemelen kimlik avı, kötü amaçlı yazılım veya dolandırıcılık sitelerine bağlantılar eklenir. Tehditlere karşı hazırlıklı olun Farkındalık, bu gibi sosyal mühendislik tehditlerinin etkisini azaltmak söz konusu olduğunda başarının  yarısıdır. Google Forms tehditlerini uzak tutmak için aşağıdakileri göz önünde bulundurun: Tüm bilgisayarlarda ve mobil cihazlarda saygın bir sağlayıcının çok katmanlı güvenlik yazılımını kullanın. Bu, kötü amaçlı bir bağlantıya tıklasanız bile kötü amaçlı yazılımın indirilmesinin engellenmesini sağlamaya yardımcı olacaktır. İyi bir yazılım ayrıca Google Forms'un kendisi yasal görünse bile şüpheli kalıpları tespit edecek, makinenizi veya cihazınızı periyodik olarak tarayarak sizi kötü amaçlı her şeyden koruyacaktır.Olası kimlik avı dolandırıcılıklarına karşı tetikte olun. Sizden bir bağlantıya tıklamanızı veya bir numarayı acilen aramanızı isteyen hiçbir şeye güvenmemelisiniz. Bunun yerine, derin bir nefes alın, rahatlayın ve göndericiyle ayrı olarak iletişime geçin; verilen numara veya bağlantı aracılığıyla değil. Bir başka yararlı taktik de gerçek hedefi kontrol etmek için bağlantıların üzerine gelmektir. E-posta güvenlik çözümünüzden de emin olun.Her hesap için güçlü, benzersiz parolalar kullanarak oturum açma sırasında güvenliği artırın ve kolay hatırlama için bir parola yöneticisinde saklayın. Ardından çevrimiçi kullandığınız her hesap için çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) açın. Bu, bilgisayar korsanlarının parolanızı ele geçirseler bile hesabınıza erişemeyecekleri anlamına gelir. Donanım tabanlı bir güvenlik anahtarı veya bir kimlik doğrulayıcı uygulaması en iyisidir.Dikkat edin: Google Forms her zaman alıcılara "Google Forms aracılığıyla asla parola göndermeyin" şeklinde bir uyarı görüntüler.  En kötüsü olur ve bir Google Forms saldırısına maruz kaldığınızı düşünürseniz parolanızı değiştirin, kötü amaçlı yazılım taraması yapın ve bankanıza kartlarınızı dondurmasını söyleyin (kart bilgilerinizi verdiyseniz). Henüz yapmadıysanız tüm hesaplar için MFA'yı açın ve hesaplarınızı olağan dışı etkinliklere karşı izleyin.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.