Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ömer Bolat

Kapsül Haber Ajansı - Ömer Bolat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Bolat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Temmuz Ayı İhracatı 25,6 Milyar Dolar Oldu Haber

Türkiye'nin Temmuz Ayı İhracatı 25,6 Milyar Dolar Oldu

Türkiye temmuz ayını 25,6 milyar dolarlık ihracatla tamamladı. 2026'da yedi aylık ihracat 161,6 milyar dolar olurken, son 12 aylık ihracat ise, 278,6 milyar dolara yaklaştı. Temmuz ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından İstanbul'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, büyük bölümü pariteden kaynaklanmakla birlikte 2026'nın ilk yarısını yüzde 3,6'lık ihracat artışı ile kapattıklarını hatırlattı. Tüm zorluklara rağmen ikinci yarıya da artışla başlamanın önemli olduğunu belirten Gültepe, şöyle devam etti: Temmuz ayında ihracat yüzde 2,9 arttı “Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, temmuz ayında yüzde 2,9 artışla, 25,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Böylece bugüne kadarki en yüksek temmuz ayı ihracatına imza attık. Aynı zamanda, Aralık 2025'ten sonra en yüksek ikinci aylık ihracat hacmimize ulaştık. Ocak-Temmuz dönemindeki ihracat 161,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 278,6 milyar dolara yaklaştı. Hem yedi aylık hem de 12 aylık ihracatta yüzde 3,4 artıdayız. Temmuzda 19 sektörümüzün ihracatı artarken, yedisinde düşüş oldu. Sektörler sıralamasında otomotiv 3,6 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi, 3 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik-elektronik, 1 milyar 580 milyon dolarla hazır giyim ve 1,4 milyar dolarla demir ve demir dışı metaller sektörümüz takip etti. Otomotiv ve kimyevi maddeler, temmuzda da ilk iki sırayı paylaştı. Ancak ihracatımızda lokomotif güç olan iki sektörümüzün geçen ay daraldığını görüyoruz. Temmuz ayında otomotiv ihracatımız yüzde 6,5, kimyevi maddeler ihracatımız ise yüzde 11,4 düştü. En çok ihracat artışı olan sektörlerimiz ise yaş meyve ve sebze, demir ve demir dışı metaller ile elektrik ve elektronik şeklinde sıralandı. Yaş meyve sebzede yüzde 144, demir ve demir dışı metallerde yüzde 18,4, elektrik-elektronikte ise yüzde 15,4 artış kaydettik. Geçen ay 47 ilimiz ihracatını artırdı. Bin 108 firmamız ilk kez ihracat yaptı. Bu firmalarımızın ihracatımıza katkısı 166 milyon doları aştı. İlk yarıdaki ihracat artışında önemli payı bulunan parite ise hazirandan sonra temmuzda da ihracatımızı negatif etkiledi. Geçen ay, parite nedeniyle yaklaşık 290 milyon dolarlık kayıp yaşadık.” “Üç yıldır yüksek maliyet sorunuyla mücadele ediyoruz” Mustafa Gültepe, yılın ikinci yarısına artışla başlamanın önemli olduğunu, ancak ihracatta elde edilen sınırlı artışların işlerin yolunda gittiğini göstermediğinin altını çizdi. Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhracatımızdaki her artış bizi motive ediyor; daha yüksek hedeflere ulaşma azmimizi güçlendiriyor. Ama bir gerçeği de unutmuyoruz. Üç yıldır yüksek maliyet sorunuyla mücadele ediyoruz. Birçok sektörümüzün rekabetçiliği zayıflıyor. İhracat cazibesini kaybediyor. İlk kez ihracat yapan firma sayısı azalıyor. İhracatı tüm sektörlerimize ve tabana yayamıyoruz. Küresel ihracattan aldığımız pay düşüyor. Sanayimiz üç yıldır güç kaybediyor. Erken sanayisizleşme riski büyüyor. Böyle bir dönemde uygun maliyetle finansmana erişimde de zorlanıyoruz. Reeskont kredisinde limit 5 milyar liraya çıkarıldı. Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ancak bu kredilerde çok büyük yığılma var. Piyasadan borçlanmanın maliyeti ise yüzde 45-50'den başlıyor. Öte yandan, Merkez Bankasının yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğinin süresini 6 ay daha uzatmasını memnuniyetle karşıladık. Karar için Merkez Bankası Yönetimine teşekkür ediyorum. Ekim ayında sektörler özelinde yapılacak değerlendirmeyi de merakla bekliyoruz.” “Dünyada benzeri görülmemiş bir korumacılık dalgası yükseliyor” Mustafa Gültepe, dünyada benzeri görülmemiş bir korumacılık dalgasının yükseldiğini, hızla serbest ticaretten uzaklaşıldığını vurguladı. ABD'nin geçen hafta açıkladığı tarifelerden de görüldüğü üzere gümrük duvarlarının her geçen gün daha da yükseldiğini belirten Gültepe, “Biz tüm zorluklara rağmen üretmeye, ihracat yapmaya, firmalarımız için yeni pazarlar aramaya devam ediyoruz. Temmuz ayında TİM ve ihracatçı birlikleri olarak 2 ticaret heyeti, 17 fuar katılımı ve bir Ur-Ge faaliyeti gerçekleştirdik. Ağustos'ta Brezilya, Polonya ve Suriye'de heyetler düzenleyeceğiz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO'dan Gümrük Birliği Çağrısı Haber

ATO'dan Gümrük Birliği Çağrısı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin 1996 yılından bu yana dahil olduğu Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesinin Türkiye'nin rekabet gücünü artıracağını belirterek, "Ticaret Bakanlığımızın Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik çalışmalarını çok kıymetli buluyor, sürecin en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Nihat Uysallı, Ahmet Akça, Ali Yıldız, Adem Ali Yılmaz, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik ve Yasin Özyolu ile birlikte Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ı makamında ziyaret etti. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar'ın da yer aldığı görüşmede, ATO üyelerinin gündeminde yer alan konular değerlendirilerek, iş dünyasının talep ve beklentileri iletildi. -GÜMRÜK BİRLİĞİ, VİZE ENGELİ VE TAŞIMACILIKTAKİ KOTA SORUNU- Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olduğunu ve Türkiye'nin AB ile geçen yılki ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Baran, Türkiye'nin 1996 yılından bu yana dâhil olduğu Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin önemine dikkat çekti. Ticaret Bakanlığı'nın Gümrük Birliği'nin güncellemesine yönelik çalışmalarını desteklediklerini kaydeden Baran, Ticaret Bakanı Bolat'ın Brüksel'de gerçekleştirdiği temaslarda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize kolaylığı ve taşımacılıkta yaşanan kota sorunlarını gündeme taşımasının reel sektör açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Baran, "1959'da AB üyeliği için başvuruda bulunmuştuk. 1996 yılında Gümrük Birliği'ne dâhil olduk. Bu kadar uzun geçmişimiz olmasına karşın bugün geldiğimiz noktada vize konusunda sorun yaşıyoruz, taşımacılıkta kota sorunuyla karşı karşıyayız. Tüm bunların üzerine Avrupa Birliği'nin yeni sanayi stratejisi 'Made in EU' yaklaşımı da ayrıca bir gündem olarak önümüzde duruyor. Gümrük Birliği'nin hizmetleri, tarımı, kamu alımlarını ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Kendi ekonomik güvenliğini arayan Avrupa Birliği, yanı başında yer alan, güçlü ve güvenilir üretim ortağı Türkiye ile daha güçlü ekonomik entegrasyonu kendi çıkarları açısından değerlendirmelidir" diye konuştu. -KAMU ALIMLARINDA YERLİ MALI TERCİHİ YAYGINLAŞTIRILMALI- Baran, küresel rekabetin giderek arttığı bir dönemde yerli üretimin desteklenmesinin ekonomik bağımsızlık açısından kritik önem taşıdığını belirterek, kamu satın alma politikalarında yerli malı ürünleri önceleyen uygulamaların kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Kamu alımlarında yerli üretimi teşvik eden yaklaşımın yalnızca üreticiyi desteklemekle kalmayacağını ifade eden Baran, bunun aynı zamanda yatırımın, istihdamın, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın da önünü açacağını kaydetti. -FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI- Enflasyonla mücadele programını desteklediklerini kaydeden Baran, üretimin, yatırımın ve ihracatın ivmesini koruyabilmesi için reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan sanayicilere yönelik finansman programını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Baran, "İşletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak, nakit akışını rahatlatacak ve yatırım iştahını artıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde olduğuna inanıyoruz" diyerek, ticaret ve hizmet sektörünün de benzer destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu belirtti. -TİCARİ KREDİ KARTLARINDA TAKSİTLENDİRME KOŞULLARI ESNETİLMELİ- Baran, özellikle KOBİ'lerin ve ticari işletmelerin günlük faaliyetlerini sürdürebilmeleri açısından ticari kredi kartlarının önemli bir finansman aracı haline geldiğini belirterek, bu kartlara yönelik taksitlendirme sınırlamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ticari kredi kartlarında taksit imkânlarının genişletilmesinin işletmelerin nakit akışını rahatlatacağını ifade eden Baran, üretim, ticaret ve istihdamın sürdürülebilirliği açısından işletmelerin kısa vadeli finansman ihtiyacını karşılayacak daha esnek uygulamaların hayata geçirilmesinin faydalı olacağını kaydetti. -MİLLİ KATILIMLI FUAR DESTEĞİ İÇİN TEŞEKKÜR- Ankara Ticaret Odası'nın ticaret ve ihracatı geliştirmek üzere yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren Baran, Ticaret Bakanlığı'nın desteğiyle iki kez milli katılımlı fuar düzenlediklerini anlattı. Baran, "Ticaret Bakanlığımızdan aldığımız "Milli Katılımlı Fuar Düzenleme" yetkisiyle ilk olarak, hizmet sektöründe, Riyad'da düzenlenen Dünya Sağlık Fuarı 2025'e katılım sağlamıştık. İkinci kez de Rotterdam'da düzenlenen Breakbulk Europe 2026, lojistik sektörü fuarına katıldık. Buraya Ankara'dan 4, İstanbul'dan 4 firmamız ile Hizmet İhracatçıları Birliği ve Ankara Lojistik Üssü'nü götürdük ve başarılı bir fuar gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığımıza üyelerimizin dünya pazarlarına açılmaları için verdikleri destek için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. -ANKARA'YA SERBEST BÖLGE TALEBİ- Ankara'nın ihracatını ve uluslararası yatırım çekme kapasitesini artırma konusunda görüş ve önerilerini paylaşan Baran, bu konuda atılabilecek en önemli adımın Başkent'te bir Serbest Bölge kurulması olduğunu söyledi. Savunma sanayii, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren firmaların uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölgenin Ankara'yı bölgesel ticaret merkezi haline getireceğini ifade eden Baran, "Lojistik altyapısı, üniversiteleri, teknokentleri ve güçlü üretim yapısıyla Ankara, serbest bölge yatırımı için en güçlü aday durumunda" dedi. -ESENBOĞA'YA YENİ UÇUŞLAR MEMNUNİYET VERİCİ- Baran, Esenboğa Havalimanı'nın uluslararası uçuş ağının genişletilmesine yönelik son dönemde atılan adımların Başkent adına sevindirici olduğunu belirterek, St. Petersburg, Saraybosna ve Üsküp'e başlatılan direkt uçuşların Ankara'nın ticari ve ekonomik ilişkilerine önemli katkı sağlayacağını söyledi. -NATO ZİRVESİ ANKARA İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT OLDU- Baran, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin başarıyla gerçekleştirilmesinin Başkent Ankara'ya önemli katkılar sağladığını söyledi. Zirveyle birlikte dünya liderleri, uluslararası kuruluşlar, diplomasi çevreleri ve iş dünyasının dikkatinin Ankara'ya yöneldiğini ifade eden Baran, "Dünya'nın şehrimize yönelik bu dikkati dağılmadan, Ankara'yı kongre ve fuar turizminden daha fazla pay alan, diplomasi, teknoloji, kültür ve gastronomi alanlarında uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapan, yabancı yatırımcılar için cazibesini sürekli artıran küresel bir başkent haline getirmeliyiz" dedi. Baran, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin başarıyla gerçekleştirilmesinde irade koyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, organizasyonda görev alan tüm bakanlıklara, kamu kurumlarına, güvenlik güçlerine ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor Haber

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor

Etkinliğin açılış konuşmalarını T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ve TMB Başkanı M. Erdal Eren gerçekleştirdi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), inşaat sektörünün dönüşümüne yön verecek konuların ele alınacağı zirvede sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Profesyoneller, karar vericiler, yatırımcılar, kamu temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, finans kuruluşları, akademi dünyası ve uluslararası sektör temsilcilerinin katılımıyla başlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin önemli görüş alışverişlerine ev sahipliği yapıyor. İnşaatın geleceği Ankara’da konuşuluyor Günümüzde inşaat sektörü; ileri teknolojilerin benimsenmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması, verimliliğin artırılması, karbon salımlarının azaltılması, sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi ve dijital alanlardaki nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması gibi önemli başlıklarla karşı karşıya bulunuyor. Bu kapsamda düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünü yeniden tanımlayan en son yenilikler, sürdürülebilir çözümler ve kaliteli yapı malzemeleri sektör temsilcilerinin gündemine taşınıyor. Zirve kapsamında yer alan uluslararası sergi alanlarında katılımcılar, sektörün en yeni ürünlerini, teknolojilerini ve uygulamalarını yakından inceleme fırsatı buluyor. İki gün boyunca devam edecek olan Zirve’de; dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlikten büyük ölçekli projelerin finansmanına, ileri teknolojilerden geleceğe hazır yetkinliklerin geliştirilmesine kadar sektörün gündemindeki kritik başlıklar üst düzey panel oturumlarında değerlendiriliyor. Küresel ölçekte bilgi paylaşımının teşvik edilmesi ve sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçlerine ilişkin farklı perspektiflerin ortaya konulması hedeflenen zirve, inşaat ve yapılı çevre ekosisteminin tüm bileşenlerini buluşturuyor. Üst düzey katılım İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026’nın açılışında T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ile Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren yer aldı. Açılış konuşmalarında inşaat sektörünün küresel ölçekte karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıkları ele alındı. İnşaat sektörü enflasyonla mücadeleye katkı sağlıyor T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmasında “Bu zirvenin, sektörün geleceğine yön verecek değerlendirmelere, yeni iş birliklerine ve ortak vizyonun geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. İnşaat sektörü ülkemizin büyümesi ve kalkınması açısından önemli bir role sahiptir. Enflasyonla mücadele programımıza da önemli katkılar sunmaktadır. Sosyal konut programlarından demiryollarına, enerji alanındaki yatırımlardan altyapı projelerine kadar pek çok alanda sektörümüz önemli görevler üstlenmektedir. İnşaat sektörü, yapı malzemeleri başta olmak üzere çok sayıda girdinin kullanıldığı, nihai tüketim ürünleri alanında birçok sektörü tetikleyen bir yapıya sahiptir. Geçtiğimiz yıl ekonomi yüzde 3,6 büyürken, inşaat sektörü yüzde 10,8’lik büyüme performansı kaydetmiştir. Bu büyümede deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının önemli etkisi bulunmaktadır. Yaklaşık 14 milyon nüfusu etkileyen büyük bir afetin ardından bölgede yeniden inşa çalışmalarını hızla ve profesyonel bir şekilde yürüttük. 440 bin konut çok kısa sürede tamamlandı. Yollar, şehir altyapıları ve üstyapı çalışmaları hızlı bir şekilde hayata geçirildi” dedi. Körfez bölgesi müteahhitler için önemli T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, açılışta yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin zor günlerden geçtiğini belirterek, ABD ile İran arasında sağlanacak bir barış mutabakatının dünya ekonomisine, dünya siyasetine, dünya huzuruna, istikrarına ve gelişimine katkı sağlamasını temenni etti. Müteahhitlik sektörünün yaklaşık 250 alt sektöre kaynaklık ettiğini ifade eden Bolat, “Dünyada en fazla ticaret yapılan alanlar arasında hizmetler sektörü öne çıkmaktadır. Yurt dışı müteahhitlik sektörümüz dünyada ikinci sırada yer alıyor. 138 ülkede 13 bini aşan proje gerçekleştirmiş olmamız göğsümüzü kabartıyor. Türk müteahhitlik sektörü, Sayın Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda ülkemizde son 23 yılda gerçekleştirilen ulaştırma, altyapı ve üstyapı projelerinde önemli roller üstlenmiştir. Ukrayna'da üstlendiğimiz proaktif rol, Orta Asya'daki yakın ilişkilerimizle kazanılan projeler, Balkanlar'da kazanılan projeler, Afrika'da yaklaşık 100 milyar dolarlık projeler müteahhitlerimizin gücünü göstermektedir. Körfez bölgesinde alternatif koridorların oluşturulması, Suriye ve Ukrayna'nın yeniden imarı uluslararası müteahhitlik sektörü için önemli alanlardır” dedi. ‘Yeni iş birliği fırsatlarından memnuniyet duyuyorum’ Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant ise konuşmasında, “Birleşik Krallık ve Türkiye, büyük altyapı projelerini hayata geçirme ve dünyanın dört bir yanında birlikte fırsatlar yaratma konusunda güçlü bir geçmişe sahiptir. İnşaat sektöründe özellikle ideal ortaklarız; çünkü şantiyeye farklı ancak birbirini tamamlayan beceri ve deneyimler getiriyoruz. Türk müteahhitlik uzmanlığını, Birleşik Krallık'ın tasarım, inovasyon, finansman ve mühendislik alanlarındaki güçlü yönleriyle bir araya getirerek, ekonomilerin büyümesi için ihtiyaç duyduğu sürdürülebilir, dayanıklı ve yüksek kaliteli altyapının geliştirilmesine katkı sağlayabiliriz. Ankara'da sektörün farklı kesimlerinden temsilcilerin bir araya gelerek mevcut ortaklıkları güçlendirmesinden ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmesinden memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı. Kırgızistan’dan ‘Asman Şehri’ için davet Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich ise konuşmasında, “Bugün inşaat sektörü dünya genelinde büyük dönüşümler yaşamaktadır. Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar vardır. Bunlar; kentleşme, iklim değişikliği, nüfusun uygun fiyatlı ve kaliteli konutlara erişimi, modern altyapının geliştirilmesi, dijital teknolojilerin uygulanması ve şehirlerin sürdürülebilirliğinin artırılmasıdır. Türk şirketleri Kırgızistan’ın inşaat sektörüne ciddi katkılar sunmaktadır. Bu deneyimlerin daha da geliştirilmesi ve şehircilik, altyapı ve turizm alanlarında yeni ortak projelerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Türk şirketleri ve yatırımcılarla iş birliğini genişletmeye açık olduğumuzu belirtmek isterim ve onları yeni projelere katılmaya davet ediyoruz. Bu projeler arasında Issık Göl kıyısında “Asman Şehri” kurulması, turizm kümeleri geliştirilmesi, yerel turizmin desteklenmesi, altyapı modernizasyonu ve ülke genelinde yeni sosyal tesislerin inşası yer almaktadır” ifadelerini kullandı. Gine, iş birliğini yeni bir boyuta taşımaya hazır Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane yaptığı konuşmasında “21. yüzyıl; kentleşmenin, dijitalleşmenin ve iklim dönüşümünün yüzyılı olacaktır. Daha hızlı, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir şekilde inşa etmeyi başarabilen ülkeler, küresel ekonomik rekabette önemli bir stratejik avantaj elde edeceklerdir. Gine de bu inanç ile Cumhurbaşkanımız Sayın Mamadi Doumbouya’nın liderliğinde yürütülen kamu politikalarına yön vermektedir. Simandou 2040 Programı bu vizyonun somut ifadesidir. Bu program, ülkemizin kalkınma perspektiflerini şekillendiren ve yeni bir yapılandırılmış yatırım döneminin kapılarını açan kapsamlı bir bölgesel dönüşüm projesidir. Hedefimiz yalnızca daha fazla yapı inşa etmek değildir. Amacımız; rekabetçi, akıllı, kapsayıcı ve ülkemizin ekonomik ve demografik büyümesini sürdürülebilir biçimde destekleyebilecek bölgeler ve şehirler inşa etmektir. Bu çerçevede Türkiye’nin deneyimi önemli bir referans teşkil etmektedir. Türk şirketleri, birçok kıtada karmaşık altyapı projelerini başarıyla hayata geçirme, inşaat süreçlerini sanayileştirme ve çağdaş kalkınma ihtiyaçlarına cevap veren yenilikçi çözümler üretme konularındaki yetkinliklerini kanıtlamışlardır. Gine, bu iş birliğini yeni bir boyuta taşımayı arzulamaktadır” dedi. ‘Uluslararası kredilerde ortak güven tesis edilmeli’ Küresel inşaat sektörünün İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 etkinliği ile yeni bir çağa geçiş yaptığını vurgulayan Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen, “Dünyada altyapı ihtiyacı artarken iklim değişikliği de önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Dirençli şehirlerin ortaya konulmasında yapay zekânın katkıları ve dijitalleşme büyük önem taşıyor. Finlandiya, 2035 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdünü ortaya koydu. Sürdürülebilir, enerji verimli binaların oluşturulması gibi unsurlar bu bağlamda ele alınıyor. Türk müteahhitler çok önemli bir üne sahip. Finlandiya’nın teknolojisi ve ortaya koyduğu çalışmalar, Türkiye ile kombine edildiği zaman önemli projelerin ortaya çıkabileceğini görüyoruz. Bu bağlamda finansman oldukça önemli. Ekonomik ilişkilerimizi ve Türkiye’deki şirketlerimizi her zaman güvenilir görmeye devam ediyoruz. Uluslararası krediler konusunda ortak bir güvenin tesis edilmesi için hareket ediliyor. Finlandiya’nın ortaya koyduğu teknolojik sağlayıcılarla birlikte Türkiye’nin katkılarıyla önemli çalışmalar yapılabileceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. İnşaat sektörü tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren de zirvenin açılışında yaptığı değerlendirmede, inşaat sektörünün ekonomik büyüme, istihdam ve kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu belirterek, sektörün bugün tarihinin en önemli dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını ifade etti. Dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon, ileri malzemeler ve veri odaklı proje yönetimi uygulamalarının projelerin tasarlanma, hayata geçirilme ve işletilme biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Eren, “Sektörümüz, hızlı kentleşme, iklim değişikliği, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik alanında artan beklentiler gibi küresel ölçekte önemli sınamalarla karşı karşıya bulunuyor. Bu yeni dönemin gerekliliklerine cevap verebilmek; yenilikçiliği, dayanıklılığı ve her şeyden önemlisi uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor” dedi. Türk inşaat sektörünün odağında teknoloji, sürdürülebilirlik ve iş birliği var Türk inşaat sektörünün güçlü bir tecrübe ve birikimle geleceğe hazırlandığını belirten Eren, “Türk müteahhitleri son elli yılda 138 ülkede yaklaşık 13 bin projeyi başarıyla tamamlayarak dünyanın önde gelen uluslararası müteahhitlik güçlerinden biri haline geldi. Ancak geçmiş başarılarımızın gelecekteki liderliğimiz için tek başına yeterli olmayacağının da bilincindeyiz. Küresel rekabetin hızla değiştiği bir ortamda yenilikçi yaklaşım ve sürekli dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu doğrultuda çalışmalarımızı teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliği olmak üzere üç temel konu üzerinde yoğunlaştırıyoruz” ifadelerini kullandı. Sektörün tüm paydaşları aynı platformda Türkiye’nin güçlü müteahhitlik birikimini, yenilikçi teknolojileri ve sürdürülebilir gelecek vizyonunu aynı platformda buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’nın, sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak önemli iş birliklerine ve fikir alışverişlerine zemin hazırlıyor. Kamu ve özel sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve uluslararası sektör paydaşlarını bir araya getiren zirve, iki gün boyunca sektörün geleceğine ilişkin kritik başlıklara ev sahipliği yapmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lila Kağıt “Responsible” Markasını Kullanmaya Hak Kazandı Haber

Lila Kağıt “Responsible” Markasını Kullanmaya Hak Kazandı

Türkiye’nin önde gelen hijyenik temizlik kağıdı üreticilerinden Lila Kağıt, Ticaret Bakanlığı himayesinde hayata geçirilen “Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği” kapsamında verilen “Responsible®” markasını kullanmaya hak kazandı. Lila Kağıt, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla Türkiye’nin uluslararası pazardaki güçlü temsilcilerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, temizlik kağıdı sektöründe Responsible® markasını kullanma hakkı kazanan ilk şirket oldu. Ankara’da Ticaret Bakanlığı’nda gerçekleştirilen Responsible® ve Uluslararası Rekabet Zirvesi’nde, süreci başarıyla tamamlayan kurumlara plaket takdim edilirken, Lila Kağıt Yatırımcı İlişkileri Lideri Doruk Sazer “Responsible® Markası Kullanım Hakkı” ödülünü Ticaret Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. “Responsible®” programı; şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki dönüşümünü destekleyerek uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen önemli bir girişim olarak öne çıkıyor. Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen bu yeni program, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak değerli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Responsible® markasının yalnızca Faz-1 aşamasını tamamlayıp, Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçiş yapan firmalara verildiğini paylaşan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Lila Kağıt olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üretimden satışa kadar tüm süreçlerimizde çevresel etkimizi azaltmaya, kaynaklarımızı verimli kullanmaya ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaya gayret ediyoruz. Aynı zamanda sektörümüzü de bu alanda geliştirmeye odaklanıyoruz. Sürdürülebilirlik hedeflerimizin somut bir kanıtı olarak Türkiye genelinde yalnızca 44 firmaya verilen ‘Responsible®’ markasını elde etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yeşil dönüşüm alanında yürüttüğümüz çalışmaları hem ulusal hem de uluslararası seviyede teyit etmemiz kıymetli. Geçtiğimiz aylarda ihracat markamız Nua'nın TURQUALITY®️ Programı'na dahil edilmesiyle küresel rekabetteki hedeflerimizi ortaya koymuştuk. Aldığımız yeni tescil ile Lila Kağıt’ın markalarıyla güçlenen, sürdürülebilirlik ilkesinden ödün vermeden yeni ülke ve pazarlarda büyük hedeflere yürüyen, yarattığı değer ile Türkiye’yi gururla temsil eden bir şirket olma yolculuğuna emin adımlarla devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cevher Jant, Responsible® Markası’nı Kullanmaya Hak Kazandı Haber

Cevher Jant, Responsible® Markası’nı Kullanmaya Hak Kazandı

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, sürdürülebilir geleceğe değer katan çalışmaları ve yeşil dönüşüm odaklı yaklaşımıyla önemli bir başarıya imza attı. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da Ticaret Bakanlığı’nda gerçekleştirilen Responsible® ve Uluslararası Rekabet Zirvesi’nde, Cevher Jant Yatırımlar ve Sürdürülebilirlik Müdürü Sema Bilgiç, “Responsible® Markası Kullanım Hakkı” ödülünü Ticaret Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant CEO’su Oğuz Özmen, “Responsible® Markası’nı kullanmaya hak kazanan şirketler arasında yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında uzun süredir kararlılıkla yürüttüğümüz çalışmaları hem ulusal hem de uluslararası ölçekte teyit etmemiz bizim için oldukça kıymetli. Otomotiv tedarik zincirinde sürdürülebilirliğin stratejik bir gereklilik haline geldiği günümüzde; operasyonlarımızı, tedarik zincirimizi ve karbon yönetimi süreçlerimizi uluslararası normlar ve küresel müşteri beklentileri doğrultusunda güçlendirmeye devam ediyoruz. Amacımız, çevresel ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden, sürdürülebilir ve dirençli bir iş modeli oluşturmak. Bu doğrultuda, uluslararası rekabet dinamiklerini doğru okuyarak ve proaktif adımlar atarak küresel değer zincirindeki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA'ya Sürdürülebilir İhracat Yolunda Ticaret Bakanlığı’ndan Büyük Ödül Haber

DESA'ya Sürdürülebilir İhracat Yolunda Ticaret Bakanlığı’ndan Büyük Ödül

Ticaret Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Responsible® Programı, ihracatta yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlayarak Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü desteklemeye devam ediyor. Türkiye genelinde sadece 44 firmanın layık görüldüğü Responsible® marka kullanımı, deri ve tekstil sektöründe yalnızca DESA’ya verildi. 21-22 Mayıs 2026 tarihlerinde Ticaret Bakanlığı Söğütözü Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen "Responsible® - Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi" kapsamında düzenlenen törende DESA adına Sürdürülebilirlik Yöneticisi İrem Ellialtı, ödülü Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Özgür Volkan Ağar elinden aldı. Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği kapsamında çevre, sosyal ve yönetişim kriterlerinde gösterdiği yüksek başarıyla bu tescile hak kazanan DESA, sürdürülebilirlik konusunda ortaya koyduğu vizyonu ile sektöründe farklılaştığını bir kez daha kanıtladı. "Sektörümüzün Sürdürülebilirlik Dönüşümüne Öncülük Ediyoruz" Ödül töreninin ardından açıklamalarda bulunan DESA CEO’su Burak Çelet, uluslararası pazarlarda kalıcı olmanın yolunun sürdürülebilir iş modellerinden geçtiğini vurgulayarak, “Ticaret Bakanlığımızın küresel standartları yakalamamız adına hayata geçirdiği bu vizyoner programda, sektörümüzün ilk ve tek Responsible® markası seçilmekten büyük gurur duyuyoruz. Bu unvan bizim için sadece bir kullanım değil, hammadde tedariğimizden üretim süreçlerimize kadar döngüsel değer zincirini ne kadar kararlılıkla kurduğumuzun bir göstergesi. Şu anda programın Faz 2 sürecini yürütüyoruz ve projelerimizin teknik ve finansal fizibilitelerini şekillendiriyoruz. Yeşil dönüşüm yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederek Türk deri sanayisini küresel pazarlarda en üst seviyede temsil etmeyi sürdüreceğiz." dedi. DESA'da Sürdürülebilirlikte "Faz 2" Dönemi Başladı Responsible® Programı kapsamında gerçekleştirdiği mevcut durum analizi ve sürdürülebilirlik yol haritasıyla ilk aşamayı başarıyla tamamlayan DESA, şu anda "Faz 2" (Teknik ve Finansal Fizibiliteye Yönelik Uygulama Danışmanlığı) sürecini yürütüyor. DESA bu aşamada karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, atık yönetimi ve tedarik zincirinin sürdürülebilir yönetimi gibi stratejik başlıkların finansal ve teknik fizibilite raporlarını hazırlayarak geleceğin ihracat yapısını bugünden inşa ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu Haber

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu

Türkiye nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılında ilk dört aylık ihracat 88,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 275,8 milyar dolara ulaştı. Nisan ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026'nın ilk çeyreğinde arzu ettikleri başarıyı sergileyemediklerini hatırlattı. İhracat ailesi olarak nisan ayında çok güçlü bir performans ortaya koyduklarını belirten Gültepe, şöyle devam etti: "Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2025'in aynı ayına göre yüzde 22,3 artıdayız. Böylece bugüne kadarki en yüksek nisan ayı ihracatına imza atmış olduk. Aynı zamanda tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracat performansını gerçekleştirdik. İlk dört aylık ihracatımız 88,6 milyar dolara, 12 aylık ihracatımızsa 275,8 milyar dolara yükseldi. Dört aylık ihracatta yüzde 3, 12 aylık ihracatta yüzde 4,2 artıdayız. Takvimin de etkisiyle nisan ayında 26 sektörümüzün tamamı ihracatını artırdı. Sektörler sıralamasında otomotiv, 3,9 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim ve 1 milyar 438 milyon dolarla çelik sektörümüz takip etti. TİM verilerine göre, geçen ay 61 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir şeklinde sıralandı. Nisan ayında bin 18 firmamız ilk kez ihracat yaptı. Bu firmalarımızın ihracatımıza katkısı yaklaşık 122 milyon dolar oldu. Parite ise ihracatımıza geçen ay 435 milyon dolar katkı verdi." NİSAN AYINDA KÖRFEZ ÜLKELERİNE İHRACAT YÜZDE 15,6 ARTTI Mustafa Gültepe geçen ay 166 ülke ve bölgeye ihracatın arttığını, 54 ülke ve bölgede ise düşüş olduğunu bildirdi. En çok ihracat yapılan ülkelerin Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya şeklinde sıralandığını belirten Gültepe, "Almanya, İspanya ve Endonezya'nın aralarında bulunduğu 13 ülkede bugüne kadarki en yüksek ihracat hacmimize ulaştık. Elbette gözümüz, İran savaşı nedeniyle ihracatımızın mart ayında yüzde 37 daraldığı Körfez ülkelerindeydi. Çok şükür Körfez Bölgesinde ibre nisanda yeniden yukarı döndü. Geçen ay bölge ülkelerine ihracatımız yüzde 15,6 artışla 2 milyar 365 milyon dolara yükseldi. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihracatımızda 300 milyon dolarlık artışın altını çizmek istiyorum." dedi. 2026'YI 282 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİN ÜZERİNDE TAMAMLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM Güncel gelişmeleri de değerlendiren Mustafa Gültepe, firmaları yeni pazarlarla buluşturmak için ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam ettiklerini söyledi. TİM ve ihracatçı birlikleri olarak nisan ayında 17 ülkede ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini bildiren Gültepe, şunları söyledi: "En son Romanya'nın Başkenti Bükreş'te önemli görüşmeler yaptık. Tüm pazarlarda güçlü bir Made in Türkiye algısı olmasından gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programını memnuniyetle karşıladık. Yabancı yatırımların Türkiye'ye çekilmesi konusundaki kararlılığı son derece kıymetli buluyoruz. Kurumlar vergisi indirimi başta olmak üzere üretim ve ihracat için sağlanan destekler nedeniyle Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu pozitif adımların yanı sıra rekabetçiliğimizi ön plana çıkaracak hamleleri de hızla hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunları gerçekleştirdiğimizde üretim ve ihracatta yeniden hızlı bir çıkış yakalayabiliriz. Öte yandan, döviz dönüşüm desteğinde sürenin uzatılması da bizim için önemliydi. Desteği üç ay daha uzatan karar için Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a teşekkür ediyorum. Her zaman yanımızda olan Ticaret Bakanımız Ömer Bolat'a ve Bakan yardımcılarımıza ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Biz tüm gücümüzle üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Tüm zorluklara rağmen 2026'yı 282 milyar dolarlık hedefin üzerinde tamamlayacağımıza inanıyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.