Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ömür Akkor

Kapsül Haber Ajansı - Ömür Akkor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömür Akkor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Malatya Gastronomi Festivali Yüzbinlerce Ziyaretçiyi Ağırladı Haber

Malatya Gastronomi Festivali Yüzbinlerce Ziyaretçiyi Ağırladı

Malatya Kültür Yolu Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Gastronomi & Kültür Sokağı, 8-16 Ağustos tarihleri arasında binlerce Malatyalıyı ve farklı şehirlerden gelen ziyaretçileri ağırladı. Dokuz gün boyunca gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi aynı çatı altında buluşturan festival, Malatya’nın zengin mutfak kültürünün tanıtılmasına önemli katkı sundu. Yaklaşık 300 bin metrekarelik 100. Yıl Kent Parkı, festival süresince Malatya’nın yöresel lezzetlerinin, coğrafi işaretli ürünlerinin ve köklü kültürel mirasının tanıtıldığı önemli bir buluşma noktası oldu. Festival kapsamında gerçekleştirilen gastronomi söyleşileri, ünlü şeflerin sunumları, workshoplar, tadım etkinlikleri, açık mutfak gösterileri, çocuk atölyeleri ve çeşitli kültürel etkinlikler ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Malatya Mutfağı Ünlü Şeflerle Tanıtıldı Gastronomi festivalinin önemli konuklarından biri de ünlü şef ve gastronomi yazarı Ömür Akkor oldu. Malatya’nın yöresel mutfağını ve sahip olduğu gastronomik zenginliği değerlendiren Akkor, Malatya mutfağının özgünlüğüne ve çeşitliliğine dikkat çekerek kentin lezzetlerinin Türkiye’ye ve dünyaya tanıtılmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Festival boyunca alanında uzman şefler, gastronomi yazarları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen söyleşi ve etkinliklerde Malatya mutfağının geçmişten günümüze uzanan hikâyesi, yöresel ürünlerin gastronomideki yeri ve kentin sahip olduğu potansiyel ele alındı. Yöresel Lezzetler Yarıştı Gastronomi & Kültür Sokağı’nda ayrıca yöresel yemek yarışmaları da gerçekleştirildi. Ev hanımları ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen yemek yarışmalarında, Malatya mutfağının geleneksel lezzetleri katılımcılar tarafından büyük bir ustalıkla sergilendi. Malatya’nın Gastronomi Potansiyeline Büyük Katkı Dokuz gün boyunca düzenlenen etkinliklerle Malatya’nın yalnızca bir gastronomi şehri değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve turizm potansiyeline sahip bir il olarak Türkiye’de ayrı bir yere sahip. II. Gastronomi & Kültür Sokağı, Malatya’nın yöresel ürünlerinin ve mutfak kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılması, gastronomi turizminin geliştirilmesi ve kentin marka değerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir organizasyon gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ünlü Şeflerden Malatya Lezzet Çıkarması Haber

Ünlü Şeflerden Malatya Lezzet Çıkarması

Malatya Kültür Yolu Festivali, gastronomi dünyasının birbirinden ünlü isimlerini kentte buluşturdu. Ömür Akkor’un ev sahipliğindeki gastronomi programında; Gamze Cizreli, Aylin Öney Tan, Ebru Erke, Müge Akgün, Mevlüt Özkaya, Emre Murat, Erşan Yılmaz, Halil Sarıal ve Gökhan Ali Çamkerten Malatya’nın lezzetlerini keşfe çıktı. Şefler, gastronomi yazarları ve sektörün önde gelen isimleri, festival için 31 Lezzet Noktası belirledi ve yerel işletmeleri ziyaret ederek kentin meşhur yemeklerini yerinde tattı. Malatya’nın köklü fırın kültüründen geleneksel üretim yöntemlerine uzanan gastronomi yolculuğunda konuklar, ustalarla bir araya gelerek yöresel lezzetlerin hazırlanışına da yakından tanıklık etti. 6 BİN YILLIK LEZZET GELENEĞİ MALATYA SOFRALARINDA YAŞIYOR Festivalin ev sahibi şefi Ömür Akkor, Malatya mutfağını iki temel unsur üzerinden tanımladı: bulgur ve fırın kültürü. Anadolu'da bulgurun çok farklı biçimlerde işlendiğini ancak Malatya'nın bu konuda öne çıktığını belirten Akkor, kentin fırın kültürünün ise binlerce yıllık bir geçmişe uzandığına dikkat çekti. Arslantepe Höyüğü'ndeki arkeolojik bulgular ile günümüz Malatya mutfağı arasında dikkat çekici bir devamlılık bulunduğunu ifade eden Akkor, yaklaşık 6 bin yıl önce kullanılan fırınlarda uzun süre et pişirildiğini gösteren bulgular olduğunu, bugün de Malatya'da farklı et yemeklerinin fırınlarda uzun süre pişirildiğini anlattı. Lezzet Noktaları projesinin Malatya gastronomisinin tanıtımına ve yerel esnafa önemli katkı sağladığını belirten Akkor, seçkinin yerli ve yabancı ziyaretçileri kentin özgün lezzetlerini deneyimleyebilecekleri doğru adreslere yönlendirdiğini söyledi. Deprem sonrasında kentin gösterdiği toparlanmaya da değinen Akkor, “Malatya eski günlerine yavaş yavaş dönüyordu; bence artık döndü” diyerek yeni gastronomi sokağının da Malatya’nın gastronomi vizyonu açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. KİRAZ YAPRAĞI SARMASI DA VAR ARAPGİR DOLMASI DA Şef Halil Sarıal ise Malatya’ya yolu düşenlere ilk olarak kiraz yaprağı sarmasını önerdi. Ekşi lezzetiyle öne çıkan Yeşilyurt kiraz yaprağı sarmasının ardından, kentin fırın kültürünü temsil eden geleli kebabı ile kuyruk yağı ve bulgurun bir araya geldiği Arapgir dolmasını tatmak gerektiğini belirten Sarıal, bulgur ve fırın yemeklerinin Malatya mutfağını diğer şehirlerden ayıran temel unsurlar olduğunu söyledi. Malatya mutfağında 86 çeşit bulgur yemeği bulunduğuna dikkat çeken Sarıal, bunların 48’inin etli, diğerlerinin ise etsiz hazırlandığını belirtti. Bulgurun farklı biçimlerde değerlendirilmesinin mutfağa önemli bir çeşitlilik kazandırdığını ifade eden Sarıal, etsiz tariflerin zenginliğinin Malatya’yı vegan ve vejetaryen beslenme açısından da dikkat çekici bir gastronomi destinasyonu haline getirdiğini söyledi. Özellikle kiraz yaprağı sarmasının bitkisel içeriği ve ekşi-tatlı lezzet dengesiyle bu zenginliğin öne çıkan örneklerinden biri olduğunu belirten Sarıal, Malatya mutfağının geleneksel tarifleriyle farklı beslenme tercihlerine hitap edebildiğine dikkat çekti. Malatya’daki fırın yemeklerinde etin kısık odun ateşinde uzun süre pişirilmesinin lezzetin temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Sarıal, kentin bir yandan köklü fırın geleneği ve et yemekleriyle, diğer yandan vegan ve vejetaryen seçenekleriyle ziyaretçilere geniş bir lezzet yelpazesi sunduğunu vurguladı. FESTİVAL LEZZETİ ESNAFIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜYOR Festivalin konuk şeflerinden Erşan Yılmaz, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi ayağının yalnızca sofraları değil, kent ekonomisini de hareketlendirdiğine dikkat çekti. Festivalin düzenlendiği şehirlerde yerel lezzetlere olan ilginin arttığını belirten Yılmaz, bu hareketliliğin gastronomi işletmelerinin satışlarına da doğrudan yansıdığını söyledi. Önceki festival duraklarında Lezzet Noktaları’nın ziyaretçilerin uğrak adresleri arasına girdiğini anlatan Yılmaz, şehir dışından gelen misafirlerin festival sayesinde yöresel tatları keşfettiğini ve bazı işletmelerde satışların gözle görülür biçimde arttığını ifade etti. Malatya’da da benzer bir hareketlilik beklediklerini söyleyen Yılmaz, özellikle deprem sonrasında yeniden ayağa kalkan kent için gastronominin önemli bir güç olduğuna işaret etti. Festivalle birlikte restoranların dolması, yerel lezzetlerin daha geniş kitlelere ulaşması ve esnafın desteklenmesinin Malatya’nın yeniden canlanmasına katkı sağlayacağını vurguladı. EV MUTFAĞINDAN TAŞ FIRINA, 50 YILLIK AİLE MİRASINDAN KADIN EMEĞİNE Malatya’nın 31 Lezzet Noktası, kentin köklü mutfak kültürünün yanı sıra birbirinden renkli hikayeleri de ziyaretçilerle buluşturuyor. Bu adreslerden Fenomen Ev Yemekleri, Şengül Çilesiz’in ailesine katkı sağlamak için evinin mutfağında başlattığı yolculuğun bugün 35 kadına istihdam sağlayan bir işletmeye dönüşmesiyle dikkat çekiyor. Coğrafi işaretli kiraz yaprağı sarma köftesinden bumbar ve yaprak sarmaya, ev baklavasından midye tatlısına uzanan lezzetler kadın emeğiyle sofralara taşınıyor. Malatya’nın köklü taş fırın geleneğinin temsilcilerinden Çamlıca Malatya Sofrası’nda ise kağıt kebabı, kuzu dolma, geleli kebabı ve farklı sebzelerle hazırlanan kebaplar öne çıkıyor. İşletmenin koordinatörü İbrahim Halil Kılıç, ziyaretçilere özellikle kiraz yaprağından ekşili köfte, haşlama içli köfte ve kağıt kebabını önerirken; kaymaklı kayısı tatlısı da Malatya’nın meşhur kayısısını sofranın finaline taşıyor. Lezzet rotasının bir başka dikkat çeken durağı ise yaklaşık 50 yıllık aile geleneğini üçüncü kuşağa taşıyan Ali Dayı Alabalık Restoran. İşletmeci Ali Eren Çiçek’in anlattığı hikayede, kendi tesislerinde yetiştirilen ve günlük olarak restoranlara ulaştırılan alabalıklar başrolde. İşletmenin patentli alabalık pizzası ve kiremitte kaşarlı alabalığı ise geleneksel lezzete farklı bir yorum katıyor. Ev mutfağından başlayan bir kadın girişimcilik hikayesi, taş fırında saatlerce pişen kebaplar ve dededen toruna aktarılan 50 yıllık bir aile mirası… Malatya’nın Lezzet Noktaları, kentin gastronomisini yalnızca yemekleriyle değil, o yemeklerin ardındaki hikayelerle de keşfe çıkarıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenen Malatya Arkeoloji Müzesi Ziyaretçileriyle Buluştu  Haber

Yenilenen Malatya Arkeoloji Müzesi Ziyaretçileriyle Buluştu 

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Arslantepe Höyüğü ile insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden birine ev sahipliği yapan Malatya, ikinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni ağırlıyor. Arslantepe Karşılama Merkezi’nde gerçekleştirilen festival açılış programına, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festival açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki stratejik konumuyla tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Malatya’nın, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarına tanıklık ettiğini söyledi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Arslantepe Höyüğü'nün, ilk şehir-devlet yapılanmalarından biri olarak dünya tarihine Malatya'dan ışık tuttuğunu belirten Alpaslan, "Bu festivalle şehrimizin eşsiz somut ve somut olmayan kültürel mirasını herkesle buluşturmayı, Malatya'yı kültür ve sanat alanında bir dünya markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Malatya'nın zenginliği yalnızca tarihi eserleriyle sınırlı değildir. Bu toprakların asıl ruhu, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşayan kültürel mirasında saklıdır." dedi. Malatya'nın bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin on üçüncü durağı olduğunu ifade eden Alpaslan, festival boyunca gerçekleştirilecek 149 etkinlikle kentin kültür ve sanatın önemli buluşma noktalarından biri olacağını vurguladı. Kentin somut olmayan kültürel miras açısından da büyük bir zenginliğe sahip olduğuna dikkat çeken Alpaslan, "İlimizde Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri'ne kayıtlı; demircilikten Arguvan türkülerine, geleneksel ayakkabı yapımından cirit oyununa kadar uzanan çok sayıda kültürel değer bulunuyor. Halk Kültürü Bilgi Belge Merkezimizde kayıtlı 2 bin 120 belge ve 89 tescilli sanatçımız, bu mirası yaşatan en önemli gücümüzdür. Festival kapsamında bu köklü mirası sanatseverlerle buluşturacak çok özel etkinlikler hazırladık." ifadelerini kullandı. Festivalin gastronomi ayağında da Malatya'nın köklü mutfak kültürünün öne çıkacağını belirten Alpaslan, etten bulgura, yetmişi aşkın köfte çeşidinden kâğıt kebabına uzanan zengin lezzet mirasının 31 farklı Lezzet Noktası aracılığıyla ziyaretçilerle buluşacağını söyledi. Şef Ömür Akkor ev sahipliğinde düzenlenecek atölye ve tadım etkinliklerinin ise Malatya mutfağının özgün hikayesini ziyaretçilere aktaracağını ifade etti. MALATYA’DA FESTİVAL HEYECANI İKİ ÖNEMLİ AÇILIŞLA TAÇLANDI Festivalin ilk gün programı kapsamında, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan tarafından Arslantepe Kazı Alanı’nda gerçekleştirilen yeni çatı projesinin açılışı yapıldı. Arslantepe Höyüğü Ören Yeri’nde ziyaretçi deneyiminin geliştirilmesi amacıyla yeni çatı projesi ve çevre düzenlemesi tamamlanırken, yürüyüş yolu güzergâhları yeniden düzenlendi ve ziyaretçilerin alan içerisindeki ulaşımını kolaylaştıracak yeni yollar oluşturuldu. Gişe ve güvenlik kuleleri yenilenirken, sarayın içerisindeki kazı alanlarının ziyaret ve güvenlik amacıyla korunmasını sağlayacak yeni çatı eklentisinin yapımı da tamamlandı. Bu düzenlemelerle birlikte Arslantepe Sarayı’nda yer alan kralın taht odası ve yaşam alanı da ilk kez ziyaretçilerin erişimine açıldı. Program, 6 Şubat depremlerinde hasar gören ve kapsamlı restorasyon, güçlendirme ve teşhir-tanzim çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırılan Malatya Arkeoloji Müzesi’nin açılışıyla devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya Havalimanı BFA İle Yiyecek-İçecekte Avrupa’nın En İyisi Seçildi Haber

Antalya Havalimanı BFA İle Yiyecek-İçecekte Avrupa’nın En İyisi Seçildi

FTA Exclusive Premium Lounge, “Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu” ödülünü alırken, Taste of Anatolia “Yılın Havalimanı Yiyecek-İçecek Konsepti”, Ömür Akkor “Yılın Havalimanı Şefi” seçildi. Antalya Havalimanı, BFA’nın son iki yılda oluşturduğu konseptler ve gastronomi alanındaki başarısıyla dünyanın ilk beş havalimanı arasına girdi ve Avrupa’da ilk sırada yer aldı. Fraport TAV Antalya Havalimanı, Hindistan’ın Bangalore kentinde gerçekleştirilen ve havacılık ile seyahat perakendeciliği sektörünün en saygın etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Airport Food & Beverage (FAB) Conference & Awards organizasyonundan önemli başarılarla döndü. Antalya Havalimanı, yolcu deneyimi, gastronomi ve premium hizmet alanlarında hayata geçirdiği dev yatırımların uluslararası düzeyde takdir edilmesiyle çok sayıda ödülün sahibi oldu. Antalya Havalimanı genişleme projesi kapsamında gerçekleştirilen yatırımların öne çıktığı ödül töreninde, FTA Exclusive Premium Lounge, “Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu (Airport Lounge of the Year)” ödülüne layık görüldü. Antalya Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek operasyonlarını yürüten BFA ise farklı kategorilerde elde ettiği başarılarla toplam dokuz ödül kazanarak gecenin en dikkat çekici markaları arasında yer aldı. Antalya Havalimanı’nın yerel kültürü ve Anadolu’nun zengin gastronomi mirasını uluslararası yolcularla buluşturan konsepti Taste of Anatolia, dünyada ve ayrıca Avrupa bölgesinde “Yılın Havalimanı Yiyecek-İçecek Konsepti” ödülünü kazanırken, mekân tasarımı ve yerel kimliği en iyi yansıtan konsept kategorilerinde de ödüllendirildi. Taste of Anatolia konseptinin yaratıcısı şef Ömür Akkor, “Yılın Havalimanı Şefi” seçildi. Ayrıca Sherefe Restaurant inovasyon ve havalimanı bar konsepti kategorilerinde de ödül alırken, Needstop hızlı servis kategorisinde Avrupa bölgesinin en başarılı konseptiyle ödüllendirildi. FAB 2027 İlk Kez Türkiye’de Düzenlenecek Konferans kapsamında gerçekleştirilen resmi duyuruda, Airport Food & Beverage (FAB) Conference & Awards 2027'nin ilk kez Türkiye’de ve Fraport TAV Antalya Havalimanı ev sahipliğinde gerçekleştirileceği açıklandı. Yaklaşık 40 ülkeden 400’e yakın havalimanı yöneticisi, marka temsilcisi ve sektör profesyonelini Antalya’da bir araya getirecek organizasyon, Antalya Havalimanı’nın ulaştığı hizmet standartlarını ve yolcu deneyimi alanındaki vizyonunu uluslararası arenada sergilemesine olanak sağlayacak. “Bu Başarı Yatırımlarımızın ve Hizmet Kalitemizin Bir Sonucudur” Fraport TAV Antalya Havalimanı Yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “FTA Exclusive Premium Lounge ile ‘Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu’ ödülünü kazanmış olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu ödül, yolcu deneyimini sürekli geliştirmeye yönelik yaklaşımımızın ve ekiplerimizin özverili çalışmalarının uluslararası platformlarda takdir edildiğinin önemli bir göstergesidir. Ayrıca yiyecek, içecek üniteleri için yapılan kapsamlı yatırımlar ve elde edilen ödüllerden dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil hizmetler ve misafir memnuniyetini odağımıza alan yaklaşımımızın karşılığını görmek bizim için son derece değerli. FAB 2027’nin Antalya Havalimanı’nda düzenlenecek olması da havalimanımızın uluslararası havacılık ve misafirperverlik ekosistemindeki güçlü konumunu ortaya koymaktadır. Dünya çapındaki sektör temsilcilerini Antalya’da ağırlamayı, havalimanımızı, şehrimizi ve yolcu deneyiminin geleceğine yönelik vizyonumuzu paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” “Anadolu mutfağını dünyaya açıyoruz” Fraport ortaklığında Antalya Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek operasyonlarını yürüten BTA’nın İcra Kurulu Başkanı Baha Bülbül şunları söyledi: “Sekiz ülkede 15 havalimanında yolcularımıza lezzetli bir seyahat deneyimi sunmak üzere çalışıyoruz. BFA ortaklığımızla Antalya Havalimanı’nda son iki yılda yaptığımız yatırımlarla yolcularımızın farklılaşan beklentilerini karşılayan konseptlerimizi hayata geçirdik. Ülkemizin kültür elçisi olarak hareket ederken yerel mutfağımızın en iyi örneklerini dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize sunuyoruz. 2027’de bu konferansın Antalya’da düzenlenecek olması da bu konudaki başarımızın bir göstergesi. Anadolu’nun mutfak kültürünü ve Antalya’yı en iyi şekilde temsil edeceğiz” dedi. “FAB 2027 En Unutulmaz Organizasyonlardan Biri Olacak” The Moodie Davitt Report Başkanı Dermott Davitt ise Antalya Havalimanı’nın sektördeki yükselen konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Konferansı ilk kez Türkiye’ye taşıyacak olmaktan ve konuklarımızı Avrupa’nın en canlı ve heyecan verici havalimanlarından biri olan Antalya Havalimanı’nda ağırlayacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Antalya Havalimanı, güçlü yiyecek-içecek seçenekleri ve Türk misafirperverliğini en iyi şekilde yansıtan hizmet anlayışıyla örnek bir havalimanı konumunda. FAB 2027’nin bugüne kadarki en unutulmaz organizasyonlardan biri olacağına inanıyoruz.” Fraport TAV Antalya Havalimanı, son yıllarda gerçekleştirdiği kapsamlı terminal yatırımları, premium yolcu deneyimi uygulamaları ve yenilikçi gastronomi konseptleriyle uluslararası havacılık sektöründe dikkat çekmeye devam ederken, FAB 2027’ye ev sahipliği yaparak Antalya’yı küresel havalimanı misafirperverliği ve gastronomi ekosisteminin buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İlk Durağı Şanlıurfa Haber

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İlk Durağı Şanlıurfa

Üçüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapan, insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan Şanlıurfa, festival süresince tarihi mirası, güçlü kültürel dokusu ve zengin mutfağıyla ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Şanlıurfa’nın tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginlikleriyle ülkemizin en önemli medeniyet merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’da başlayacak festivalin müjdesini vererek şunları kaydetti: “2021 yılında Beyoğlu’nda başlattığımız Türkiye Kültür Yolu Festivali, bugün 7 bölgede 26 şehre yayılan güçlü bir kültür hareketine dönüştü. Şimdi ise Şanlıurfa'da Kültür Yolu Festivali ile insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden birine ev sahipliği yapan bu kadim şehrin zengin mirasını kültür ve sanatla buluşturuyoruz. Şanlıurfa; konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden söyleşilere ve sahne performanslarına uzanan geniş bir içerikle sanatın tüm disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Şanlıurfa’nın güçlü kültürel dokusu ve eşsiz gastronomisi de festival süresince daha görünür hale gelecek.” SERGİLERLE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN SANAT YOLCULUĞU Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapacak. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlayacak. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşacak sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi olacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alacak. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu’nda yer alan “Pastelden Tarihe: Şanlıurfa Neolitik Dönemin Sanatla Yeniden Yorumu” sergisinde, lise öğrencilerinin Göbeklitepe, Karahantepe ve Nevali Çori gibi merkezlerden çıkan eserlerden ilham alarak hayata geçirdiği figürler, sanatseverlerin beğenisine sunulacak. ŞANLIURFA’DA ÜNLÜLER GEÇİDİ Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali kapsamında şehrin farklı noktalarında düzenlenecek konser ve sahne performansları, müzikseverlere zengin bir program sunacak. Festival programında Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde Haluk Levent, Murat Boz, Betül Demir, Sinan Akçıl, Tuğçe Kandemir, Kıraç, Ceylan, Sagopa Kajmer ve Alişan sahne alacak. “İlgi Okulları 90 Kişilik Dev Orkestrası” pop konserinde genç yetenekler; dinleyicilere enerjik bir sahne performansı sunacak. Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi Reji Kilisesi’nde gerçekleştirilecek “İki Mızrap Bir Ses” projesi kapsamında, 19. ve 20. yüzyıl bestecilerine ait unutulmaya yüz tutmuş eserler yeniden seslendirilecek. Aynı mekanda sahne alacak “Vox Humanis Çoksesli Koro Topluluğu” ise Anadolu ezgilerini çağdaş çoksesli koro anlayışıyla yorumlayacak. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu’nda gerçekleştirilecek “Urfa Ahengi Sıra Gecesi”, Şanlıurfa’nın köklü müzik ve sohbet geleneğini sahneye taşıyacak. “Eyyübiye H.E.M Korosu Hüseyni Türküler Konseri”nde ise Türk halk müziğinin seçkin eserleri Hüseyni makamının duygusal derinliğiyle icra edilerek sanatseverlerle buluşturulacak. Festival programı kapsamında “Ozanların İzinde Aşıkların Yolunda: Opera Anadolu’da” başlıklı eser, Anadolu’nun köklü müzik geleneğini evrensel sahne diliyle yorumlayacak. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilen yedi ozana ait eserler, operatik vokal tekniği ve özgün müzikal düzenlemelerle yeniden hayat bulacak. FESTİVALDE GASTRONOMİK YENİLİK Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi ile ziyaretçilere kentin gastronomik kimliğini doğrudan deneyimleme imkanı sunulacak. Lezzet Noktası seçkisi, gastronomi alanında Türkiye’nin önde gelen şefleri ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından belirlenecek. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Şanlıurfa’da Lezzet Noktası seçkisinde yer alan 33 restoran, kentin köklü mutfak kültürünü yansıtan kapsamlı bir gastronomi rotası sunacak. Şanlıurfa’da gastronomi programına ev sahipliği yapacak şef Ömür Akkor kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlayacak. SÖYLEŞİ VE ATÖLYELERLE ZENGİNLEŞEN FESTİVAL Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra”, kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneğini ele alacak. Aynı mekandaki konferans salonunda düzenlenecek “Müzelik Sohbetleri” programında ise Şanlıurfa Kalesi, Harran, Soğmatar ve Şuayb şehri kazıları konuşulacak. Yazar Kaan Murat Yanık, Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek “Dünyasızlar” söyleşi ve imza etkinliğinde okurlarıyla buluşacak. Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenecek “Divan Edebiyatında Urfalı Bir Üstad: Şair Nabi” söyleşisinde ise Şair Nabi’nin edebi kişiliği ve divan edebiyatındaki yeri ele alınacak. Şanlıurfa Mevlânâ Külliyesi’nde gerçekleştirilecek “Şanlıurfa Mevlânâ Külliyesi Mevlevi Mukabelesi”, şiir dinletisi ve sema gösterisiyle izleyicilere huzur dolu bir atmosfer sunacak. DOĞA VE KEŞİF DOLU ETKİNLİKLER Fotoğraf tutkunlarına yönelik düzenlenecek “FotoMaraton Şanlıurfa” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinliklerinde, festival süresince belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirecekleri çekimlerle yarışacak. Bozova/Çatak’ta düzenlenecek “Kano” etkinliği, “Şehir içi Bisiklet Turu”, “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü”, “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” katılımcılara farklı deneyimler sunacak. ÇOCUKLAR İÇİN EĞLENCE DOLU GÜNLER Festival boyunca Şanlıurfa, çocuklara oyun, sanat ve keşif dolu unutulmaz anlar yaşatacak. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta kurulacak “Çocuk Köyü”; renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri ve oyun alanlarıyla miniklerin buluşma noktası olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bağ Bozumu Festivali, gastronomi dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi Haber

Bağ Bozumu Festivali, gastronomi dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi

Onikişubat Belediyesi’nin ev sahipliğinde; Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kahramanmaraş Şubesi işbirliğiyle düzenlenen Onikişubat Bağ Bozumu Festivali, tüm hızıyla devam ediyor. “Bağ bozumunun bereketi, kadın emeğinin zarafetiyle birleşiyor” sloganıyla gerçekleştirilen festivalde kadın kooperatifleri, yerel üreticiler ve girişimci kadınlar, kendi stantlarında ürünlerini sergilerken, gastronomi dünyasının önemli isimlerini de workshoplar ve bilgilendirici panellerle Kahramanmaraş mutfağını anlatıyor. Festival, kültür, sanat ve gastronomiyi bir araya getirerek Kahramanmaraş’ın lezzet yolculuğuna yeni bir soluk kazandırdı. Ömür Akkor, Sinem Özler ve Sibel Dedeoğlu deneyimlerini paylaştı Anadolu mutfağının izlerini süren ünlü şef ve araştırmacı Ömür Akkor, Seraf Restoran Kurucusu Şef Sinem Özler ve Türkolog, mutfak araştırmacısı Sibel Topçuoğlu Dedeoğlu festival kapsamında düzenlenen panelde bilgi ve deneyimlerini paylaştı. “Bağ Bozumunun bereketi, kadın emeğinin zarafetiyle birleşti” sloganıyla Expo Kahramanmaraş Arasta Çarşısı’nda gerçekleştirilen panelde, Anadolu’nun 12 bin yıllık mutfak kültürü, geleneksel lezzetlerin geleceğe taşınması ve Kahramanmaraş mutfağının gastronomi turizmi açısından önemi konuşuldu. “Bu topraklar, insanlığın sofrasıdır” Anadolu’nun her köşesini gezerek unutulan tarifleri gün yüzüne çıkaran Ömür Akkor, Türk mutfağının dünya gastronomisindeki yerini ve Kahramanmaraş’ın yemek kültüründeki köklü mirasını anlattı. Akkor, “Anadolu sadece bir coğrafya değil, insanlığın sofrasıdır. Bu topraklarda her yemeğin bir hikayesi, bir duası vardır.” sözleriyle dinleyicilerden büyük alkış aldı. “Kadınlarımızın emeğiyle büyüyoruz” Kadın girişimciliğinin ve yerel üretimin önemine değinen Şef Sinem Özler, Seraf Restoran’ın kuruluş hikayesini paylaşarak kadın emeğinin mutfaktaki değerini vurguladı. Özler, “Yemeği sadece pişiren değil, ona anlam katan kadınların emeğiyle büyüyoruz.” dedi. “Atıksız mutfak anlayışı ve gastronomi kültürü” Türkolog Sibel Topçuoğlu Dedeoğlu ise Kahramanmaraş mutfağının tarihsel köklerine, atıksız mutfak anlayışına ve şehrin edebiyatla iç içe geçmiş gastronomi kültürüne dikkat çekti. Dedeoğlu, “Unutulan her tarif, bir şehrin hafızasından silinen bir kelimedir.” ifadelerini kullandı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği panel, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.