Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Openai

Kapsül Haber Ajansı - Openai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Openai haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vodafone Türkiye’nin ChatGPT Kampanyaları Rekora Koşuyor Haber

Vodafone Türkiye’nin ChatGPT Kampanyaları Rekora Koşuyor

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone’un OpenAI işbirliğiyle başlattığı ChatGPT kampanyalarına ilgi artarak devam ediyor. Sadece bir ayda 1 milyonu aşkın Vodafone müşterisi sınırsız ChatGPT paketi satın alarak, yapay zekâ tabanlı bu sohbet robotunu internetinden yemeden kullanmaya başladı. Vodafone müşterilerinin ChatGPT yönünde mobil internet kullanımı, bu süreçte kullanıcı başına günde ortalama %36 artarken, bu müşterilerin ChatGPT üzerindeki toplam trafiği 7 katına çıktı. Aynı dönemde, Vodafone’un faturalı müşterilerine sunduğu ilk 3 ay ücretsiz ChatGPT Go üyeliği fırsatından 700 binin üzerinde kişi faydalandı. Bu müşterilere sağlanan toplam fayda ise 500 milyon TL’yi aştı. Vodafone'un sadakat platformu Happy’de Haziran ayında en çok dağıtılan fayda ChatGPT Go üyeliği oldu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone olarak, teknolojiyi sadece geliştiren değil, onu müşterilerimizin hayatına en anlamlı şekilde taşıyan bir marka olmanın sorumluluğunu üstleniyoruz. Bu doğrultuda, yapay zekâyı doğrudan müşterilerimizle buluşturmak bizim için önemli bir hedef. Yapay zekâ destekli deneyimleri Vodafone’un her temas noktasında onlara hissettirmek istiyoruz. Vodafone Türkiye olarak OpenAI ile başlattığımız ve tüm müşterilerimize 12 ay boyunca ChatGPT’ye internet paketinden harcamadan erişim imkânı sunduğumuz, ayrıca faturalı müşterilerimize ChatGPT Go üyeliğini 3 ay ücretsiz sağladığımız işbirliğimiz meyvesini vermeye başladı. Sadece 1 ayda 1 milyonu aşkın müşterimiz ChatGPT’yi internetinden yemeden kullanmaya başladı. İlk 3 ay ücretsiz ChatGPT Go üyeliği kampanyamızla ise 500 milyon TL’yi aşkın fayda sağladık. Vodafone olarak, dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz.” Vodafone Grubu’nda bir ilk Vodafone Türkiye’nin hem ülke genelinde hem de Vodafone Grubu’nda bir ilk olan OpenAI işbirliğiyle, Vodafone’un bireysel, kurumsal, faturalı ve faturasız tüm müşterileri, 12 ay boyunca internet paketlerinden harcamadan ChatGPT’yi kullanabiliyor. Böylece Vodafone’lular, 5G’nin eşzamanlı bağlantı ve yüksek hız avantajları sayesinde ChatGPT deneyimini de yüksek kaliteyle yaşayabiliyor. Vodafone ayrıca, faturalı müşterilerine, 3 aylık toplam değeri 750 TL olan ChatGPT Go üyeliğini ilk 3 ay boyunca ücretsiz sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arena, OpenAI Select Partner Unvanını Aldı Haber

Arena, OpenAI Select Partner Unvanını Aldı

Arena, OpenAI teknolojileriyle bugüne kadar çok sayıda kurumsal projeyi hayata geçirdi. Bu deneyim, kurumsal yapay zekada asıl zorluğun modelin kendisi değil; yapay zekayı kurumsal veriyle, iş süreçleriyle, regülasyon yükümlülükleriyle ve yönetim hesap verebilirliğiyle bağlayabilmek olduğunu gösteriyor. Arena Labs, yapay zekayı kurumsal kararlara dönüştürüyor Arena Labs, bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirdiği AgentFlow platformu ile OpenAI dahil önde gelen yapay zeka modellerini finans, insan kaynakları, operasyon, satış, uyum ve müşteri deneyimi genelinde kuruma özgü, denetlenebilir kararlara dönüştüren bir orkestrasyon katmanı sunuyor. Arena, OpenAI, Claude, UiPath ve BytePlus gibi global çözümleri müşterilerine sunarken, kendi geliştirdiği yapay zeka ürünlerini de portföyüne ekleyerek kurumların yapay zeka ihtiyaçlarını stratejiden üretime uçtan uca karşılıyor. “Hedefimiz, yapay zekayı ölçülebilir iş sonucuna dönüştürmek” Konuyla ilgili açıklama yapan Arena CTO’su ve Arena Labs Genel Müdürü Barış Yeniçeri şunları söyledi: “OpenAI teknolojileriyle bugüne kadar birçok kurumsal proje hayata geçirdik; Select Partner unvanı, bu birikimi resmi bir iş ortaklığına taşıyor. 35 yılı aşkın dağıtım ve entegrasyon gücümüzle OpenAI çözümlerini lisanslamadan entegrasyona, danışmanlıktan teknik desteğe uçtan uca sunuyoruz. Hedefimiz, yapay zekayı her kurumun kendi işleyişine uyarlayarak ölçülebilir iş sonucuna dönüştürmek.” Arena, Select Partner unvanı ile birlikte sigortadan perakendeye, finanstan üretime tüm sektörlerdeki kurumlara OpenAI çözümlerini tek elden sunuyor: lisans temini, mimari tasarım, entegrasyon, güvenlik ve uyum danışmanlığı, kullanıcı eğitimi ve sürekli teknik destek. Arena Hakkında: Arena, 35 yılı aşkın süredir teknoloji dağıtımı, katma değerli çözümler ve kurumsal entegrasyon alanlarında faaliyet gösteren, Borsa İstanbul’da işlem gören bir teknoloji grubudur. Grup bünyesindeki Arena Labs Teknoloji Çözümleri A.Ş., yapay zeka tabanlı kurumsal ürünler geliştirmekte ve TÜBİTAK destekli Ar-Ge Merkezi ile Türkiye’nin yapay zeka ekosistemine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard Öncü Yapay Zeka Stratejisiyle 25 Bin MSP İçin Siber Savunmayı Güçlendiriyor Haber

WatchGuard Öncü Yapay Zeka Stratejisiyle 25 Bin MSP İçin Siber Savunmayı Güçlendiriyor

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies, uygulama güvenliği alanında öncü yapay zeka (frontier AI) yatırımlarını duyurarak OpenAI ve Anthropic'in gelişmiş yeteneklerine erişimini genişletiyor. Tek bir yapay zeka ekosistemine bağlı kalan üreticilerin aksine WatchGuard, siber savunma alanındaki en etkili yapay zeka inovasyonlarını sürekli olarak değerlendirmek, benimsemek ve operasyonel hale getirmek amacıyla tasarlanan çoklu model stratejisi izliyor. Öncü Yapay Zeka ile Kapsamlı Tehdit Savunması Saldırganlar keşifleri otomatikleştirmek, saldırı yollarını belirlemek ve saldırı senaryoları geliştirmeyi hızlandırmak için yapay zekayı giderek daha fazla kullanırken WatchGuard, güvenlik açığı keşfini, güvenlik testlerini, tehdit araştırmalarını ve iyileştirme çabalarını güçlendirmek için aynı teknolojilere yatırım yapıyor. OpenAI'ın Daybreak programı ve Anthropic'in Cyber Verification Programı aracılığıyla WatchGuard güvenlik ekipleri, siber güvenlik kullanım senaryoları için özel tasarlanan gelişmiş yapay zeka yeteneklerine erişim sağlıyor. WatchGuard bu yetenekleri ürün güvenliği testleri, sızma testleri, kırmızı ekip (red teaming) operasyonları, tehdit araştırması ve güvenlik açığı giderme gibi bir dizi güvenlik işlevine entegre ediyor. Birden fazla lider sağlayıcının öncü yapay zeka teknolojilerini operasyonel hale getiren şirket, gelişmekte olan teknolojileri hızla değerlendirerek en büyük savunma değerini sağladıkları alanlarda uygulayabiliyor Yapay Zeka Odaklı Yeni Nesil Güvenlik Stratejisi Günümüzde 25.000'den fazla MSP ve güvenlik iş ortağı, dünya çapında 1,5 milyondan fazla şirketin güvenliğini sağlamak için WatchGuard çözümlerine güveniyor. Söz konusu kurumlar yapay zeka tarafından giderek daha fazla şekillendirilen tehdit ortamıyla birlikte sürekli gelişen güvenlik sağlayıcılarına ihtiyaç duyuyor. Yapay zekanın hem savunanlar hem de saldıranlar için siber güvenliği temelden değiştirdiğini belirten WatchGuard Technologies Güvenlik Operasyonları Direktörü Marc Laliberte, siber suçluların zayıflıkları ortaya çıkarmak ve saldırıları hızlandırmak için halihazırda bu teknolojileri kullandığını vurguladı. Savunan tarafın da eşit derecede güçlü yeteneklerden faydalanmasını sağlamanın kendi sorumlulukları olduğunu dile getiren Laliberte, ekiplerin bu teknolojik dönüşüme hızla adapte olmasının öneminin altını çizdi. Siber güvenliğin geleceğinin tek bir yapay zeka modeli üzerine kurulmayacağını ifade eden WatchGuard Technologies CEO’su Joe Smolarski, “Ekiplerimize birden fazla sağlayıcıdan gelişmiş yeteneklere erişim imkanı sunarak öncü yapay zeka ekosistemine güçlü yatırımlar yapmamızın sebebi tam olarak bu. Bu teknolojiler geliştikçe iş ortaklarımızın ve müşterilerimizin gelecekteki tehditlerin bir adım önünde olmalarına yardımcı olacak inovasyonları değerlendirmeye, benimsemeye ve operasyonel hale getirmeye devam edeceğiz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar Haber

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor. Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor. Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.” Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi. Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı. Yapay zekâ M&A stratejilerini yeniden şekillendiriyor Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor. Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Türkiye Müşterileri İçin Dünyada Bir İlke İmza Attı Haber

Vodafone Türkiye Müşterileri İçin Dünyada Bir İlke İmza Attı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G odaklı global işbirliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden OpenAI ile işbirliğine giden Vodafone Türkiye, tüm müşterilerinin yapay zekâ tabanlı sohbet robotu ChatGPT’ye internet paketlerinden harcamadan ücretsiz erişmesini sağlayacak. Vodafone Türkiye’nin hem ülke genelinde hem de Vodafone Grubu’nda bir ilk olan yeni işbirliğiyle, Vodafone’un bireysel, kurumsal, faturalı ve faturasız tüm müşterileri, 12 ay boyunca internet paketlerinden harcamadan ChatGPT’yi kullanabilecek. Böylece Vodafone’lular, 5G’nin eşzamanlı bağlantı ve yüksek hız avantajları sayesinde ChatGPT deneyimini de yüksek kaliteyle yaşayabilecek. Vodafone ayrıca, faturalı müşterilerine, aylık maliyeti 250 TL olan ChatGPT Go üyeliğini ilk 3 ay boyunca ücretsiz sunacak. Bu kampanyalarla, Vodafone müşterilerine yaklaşık 1 milyar TL’lik fayda sağlanması hedefleniyor. Vodafone Türkiye’nin OpenAI işbirliği, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Yapay zekâ kullanımının her alanda hızla yaygınlaştığına dikkat çeken Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone Türkiye olarak, dünyanın iki güçlü teknoloji markasını ilk kez Vodafone müşterileri için bir araya getiriyoruz; çünkü biz teknolojiyi sadece geliştiren değil, onu müşterilerimizin hayatına en anlamlı şekilde taşıyan bir marka olmanın sorumluluğunu üstleniyoruz. Yapay zekâyı yalnızca teknoloji yatırımı değil, müşterilerimizin günlük hayatını kolaylaştıran gerçek bir deneyim dönüşümü olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz Üretken Yapay Zekâ ve Ajan Tabanlı Yapay Zekâ çözümleri sayesinde, müşterilerimize daha hızlı cevap veren, onların ihtiyaçlarını anlayan ve proaktif aksiyon alabilen yeni nesil bir Vodafone deneyimi sunuyoruz. Bugüne kadar yapay zekâyı Vodafone içinde süreçleri dönüştürmek, çalışma arkadaşlarımızı güçlendirmek ve operasyonlarımızı daha akıllı hale getirmek için kullandık. Yapay zekânın yalnızca teknoloji üretmek değil, insanlara daha iyi bir deneyim sunmak için var olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla, bundan sonrası için hedefimiz, bu teknolojiyi doğrudan müşterilerimizle buluşturmak; onların ihtiyaçlarını anlayan ve hayatlarını kolaylaştıran, onlar adına düşünebilen yapay zekâ destekli deneyimleri Vodafone’un her temas noktasında onlara hissettirmek.” 5G teknolojisinin de yapay zekâ kullanımını artıracağını belirten Meltem Bakiler Şahin, şöyle devam etti: “5G’ye geçiş, hem sektörümüz hem de ülkemiz için önemli bir dönüm noktasıydı. Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştirmeye devam ediyoruz. 5G’nin hayatımıza girmesiyle, müşterilerimizin yeni nesil dijital deneyimler yaşamasını her zamankinden daha çok önemsiyoruz. Vodafone Türkiye olarak OpenAI ile başlattığımız ve tüm müşterilerimize 12 ay boyunca ChatGPT’ye internet paketinden harcamadan erişim imkânı sunacağımız, ayrıca faturalı müşterilerimize ChatGPT Go üyeliğini 3 ay ücretsiz sağlayacağımız yeni işbirliğiyle, müşterilerimiz 5G’nin eşzamanlı bağlantı ve yüksek hız avantajları sayesinde ChatGPT deneyimini de yüksek kaliteyle yaşayabilecek. Bu işbirliği, hem Türkiye’de hem de Vodafone Grubu’nda bir ilk olması nedeniyle bizim için ayrı bir öneme sahip. Dünyada en çok ülkede 5G hizmeti sunan operatör olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz.” Toplantıya görüntülü mesajla katılan Kurumsal İşler Direktörü Farouk El Hamzawi ise şunları söyledi: “Vodafone ile işbirliği yaparak ChatGPT’ye Türkiye genelinde daha kolay erişim imkânı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Yapay zekâ, insanların öğrenmesine, yaratıcılığını geliştirmesine, sorunları çözmesine ve işlerini halletmesine yardımcı olarak günlük yaşamda pratik bir araç haline geliyor. Vodafone müşterilerine veri kotalarını kullanmadan ChatGPT’yi sunarak ve uygun müşterilere ChatGPT Go erişimi sağlayarak, daha fazla kişinin günlük yaşamında yapay zekâdan yararlanmasına yardımcı oluyoruz.” P3 tarafından “Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" seçildi Nisan ayında gerçekleştirilen P3 Araştırma Raporları, Vodafone’un sadece 5G kapsamasında değil, Şebeke Performansı ve Yapay Zeka yetenekleri alanında da liderliğini ortaya koydu. P3 Mobil Karşılaştırma Raporu'nda en yüksek performans puanını alarak "P3 Test Şampiyonu" ve "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" seçilen şirket, hem şebeke kalitesi hem de yapay zekâ odaklı hizmet sunumunda lider operatör konumunu teyit etti. Vodafone’un "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" olarak tanınmasında, hızlı ve güvenilir yapay zekâ yanıt süreleri sağlaması, yapay zekâ motorlarına istikrarlı bağlantı sunması ve gerçek yapay zekâ etkileşim senaryolarında yüksek başarı oranları elde etmesi etkili oldu. P3 tarafındaki bu sonuç, Vodafone’un şebekesinin günümüz ortamında yapay zekâ kullanımı için gerekli olan hız, güvenilirlik ve yanıt hızını şimdiden sağladığını ve aynı zamanda yapay zekâ odaklı hizmetlerin bir sonraki dalgasına tam olarak hazır olduğunu teyit etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard Perimeters.io Şirketini Satın Aldı Haber

WatchGuard Perimeters.io Şirketini Satın Aldı

WatchGuard, yönetilen hizmet sağlayıcılarının siber güvenlik yeteneklerini bulut ortamlarına taşımak amacıyla Perimeters.io şirketini bünyesine kattı. Anlaşmanın mali şartları açıklanmazken, Perimeters'ın benzersiz güvenlik teknolojisiyle güçlendirilen yeni WatchGuard Cloud Detection and Response (CloudDR) çözümü de eş zamanlı olarak kullanıma sunuldu. Bu çözüm, özellikle MSP operasyonları için tasarlanmış tek ve çok kullanıcılı bir platform üzerinden bulut uygulamaları genelinde sürekli görünürlük, yerleşik tespit ve otomatik müdahale imkanı sağlıyor. Tasarım gereği yapay zeka odaklı olan WatchGuard CloudDR, modern Kimlik Tehdidi Tespiti ve Müdahalesi (ITDR) ile bulut ve kimlik tehditlerini anında ortaya çıkarıyor. İhlallere yol açan bulut güvenlik yanlış yapılandırmalarını ifşa eden platform, manuel olarak tespit edilmesi son derece zor ve büyük ölçekte yönetilmesi imkansıza yakın olan shadow AI ve gölge BT risklerini aydınlatıyor. Pazarında her üç riski aynı anda tek bir platformda ele alan ilk ve tek çözüm olan sistem, gelişmiş bulut uygulama güvenliğini her ölçekteki hizmet sağlayıcı için operasyonel, ölçeklenebilir ve ticari olarak uygulanabilir kılıyor. Satın alma aşamasında Microsoft 365, OpenAI, HubSpot, ConnectWise, Salesforce, Google Workspace ve Jira dahil olmak üzere 40'tan fazla uygulamayı destekleyen hizmet, sürekli değişen tehdit ortamına yanıt vermek için yeni uygulamaları pazarda eşi benzeri görülmemiş bir hızla entegre etmeye devam ediyor. Desteklenen uygulamaların tam listesi WatchGuard web sitesinde yer alıyor. Bulut Güvenliği İş Modellerine Kusursuz Uyum Sağlıyor WatchGuard CloudDR, MSP'lerin operasyonel yük eklemeden veya kurumsal düzeyde maliyetlere katlanmadan her müşteri ortamındaki bulut uygulama riskini azaltmalarına olanak tanıyor. Hizmet, iş ortaklarının tutarlı bulut korumasını genişletmelerine, güvenliğin somut değerini kanıtlamalarına ve bulut güvenliğini yönettikleri hizmetlerin standart, tekrarlanabilir bir parçası haline getirmelerine yardımcı oluyor. MSP'lerin bulut güvenliğine bir yıl sonra veya iş modellerine uymayan kurumsal araçlara yamanmış bir şekilde sahip olmak istemediklerini, bu korumaya tam şu an ihtiyaç duyduklarını belirten WatchGuard Technologies CEO'su Joe Smolarski, “Perimeters.io'yu satın alarak tamamen MSP'ler için oluşturulmuş, tasarım gereği ölçeklenebilir, uygun maliyetli ve MSP'lerin gerçek çalışma şekliyle birebir uyumlu bir bulut tespiti ve müdahalesi çözümü sunuyoruz.” dedi. Bulut güvenlik sorununun yalnızca belirli kısımlarını çözen parçalı araçların MSP'leri operasyonel olarak çok zorladığını aktaran WatchGuard İş Ortağı Impact Business Technology Kurucusu ve CEO'su Neil Holme, "Görünürlüğü ve müdahaleyi tek bir yerde bir araya getiren bir çözüme sektörde çok büyük bir ihtiyaç var. WatchGuard CloudDR tam olarak bu ihtiyacı karşılıyor." ifadelerini kullandı. Siber Güvenlikte Etkiyi Hızlandıran Stratejik Birleşme Perimeters, kısa sürede pazardaki erken erişimini aşan çok gelişmiş bulut güvenlik yetenekleri geliştirdi. Bu inovasyon, satın alma işlemiyle birlikte WatchGuard bünyesine katılarak doğrudan küresel MSP topluluğunun kullanımına sunuluyor. Böylece benimseme süreçleri hızlanıyor, koruma alanı genişliyor ve hem iş ortakları hem de müşteriler için yaratılan değer artıyor. Perimeters'ın bulut güvenliğindeki en zorlu problemlerden bazılarını çözmek için kurulduğunu vurgulayan Perimeters Kurucu Ortağı ve CEO'su Yaniv Hen, "WatchGuard, bu inovasyonu gerçek dünyada bir etkiye dönüştürmek için gereken MSP odağını, platform derinliğini ve ölçeği beraberinde getiriyor." şeklinde konuştu. Bu stratejik satın alma, WatchGuard'ın MSP'ler için özel olarak tasarlanmış pratik ve ölçeklenebilir bütünleşik siber güvenlik sunma kararlılığını pekiştiriyor. Şirket, WatchGuard CloudDR ile bulut güvenliğinin sunulma biçimini yeniden tanımlayarak bu alanı geniş ölçekte çok daha etkili ve erişilebilir bir konuma taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates, Dubai Airshow’u Stratejik Yatırımlar ve Geleceğe Yönelik Yeniliklerle Tamamladı Haber

Emirates, Dubai Airshow’u Stratejik Yatırımlar ve Geleceğe Yönelik Yeniliklerle Tamamladı

Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE)’nin gelişen havacılık ekosistemini destekleyecek önemli stratejik ortaklıklara da imza attı. Havayolu Dubai Airshow’da şimdiye kadarki en büyük A380, A350 ve Boeing 777 uçak sergisiyle hafta boyunca 82 binden fazla ziyaretçi ağırladı. Bu kapsamda 15 binden fazla ziyaretçi, Emirates’in Boeing 777 uçağında Starlink yüksek hızlı Wi-Fi deneyimini ilk kez test etti. Filo Büyümesi ve Teknoloji Yatırımları Emirates, 65 adet Boeing 777-9 ve 8 adet Airbus A350-900 ek sipariş vererek toplam geniş gövdeli uçak siparişini 375 uçağa çıkardı. Siparişlerin toplam değeri 41,4 milyar ABD dolarına ulaştı.Havayolu, Starlink yüksek hızlı internet teknolojisini iki yıl içinde 232 uçağına entegre edeceğini duyurdu.Ayrıca filodaki mevcut 111 uçağın, yeni nesil eğlence sistemleri ve kabin tasarımı içeren kapsamlı bir modernizasyon programından geçeceği açıklandı. Stratejik Ortaklıklar ve Operasyonel İş Birlikleri Emirates, South African Airways ile karşılıklı kod paylaşım anlaşmasını genişletti; Air Canada ile yapılan kod paylaşım ve sadakat programı ortaklığı ise 2032’ye kadar uzatıldı.ENOC ile Dubai’de sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) tedarikinin geliştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzalandı.Emirates, dans ve Thales ile birlikte hava sahası verimliliğini artıracak araştırma projelerine başladı.OpenAI ile ortaklık kapsamında ChatGPT Enterprise çözümlerinin şirket genelinde kullanılması için iş birliği duyuruldu.Emirates SkyCargo, yerli üretim otonom, hibrit ağır yük hava araçları geliştirilmesi için LODD Autonomous ile bir mutabakat zaptı imzaladı. BAE’nin Havacılık Üretim Yetkinliğini Güçlendirme Emirates, Dubai’nin küresel havacılık değer zincirindeki rolünü güçlendirmek amacıyla yeni üretim ve bakım yatırımlarına imza attı: Safran Seats ile Dubai’de ilk uçak koltuğu üretim tesisinin kurulmasına yönelik mutabakat zaptı imzalandı. Tesis, başlangıçta Emirates’in Business ve Economy Class koltuk modernizasyonu için üretim yapacak.CCE Group ile yeni kabin ve kargo ürünlerinin ortak geliştirilmesine yönelik iş birliği duyuruldu.Rolls-Royce ile imzalanan anlaşma kapsamında Emirates, 2027’den itibaren A380 filosunda kullanılan Trent 900 motorlarının MRO bakımını Dubai’de yeni kurulacak tesiste gerçekleştirecek.Emirates Engineering, aynı zamanda BAE GCAA tarafından verilen ülkenin ilk “Tasarım Organizasyonu Onayı”nı (DOA) alarak büyük modifikasyon projelerinde yerel sertifikasyon kapasitesine ulaşmış oldu. Ödüller Dubai Airshow haftasında Emirates, ULTRAs Ödülleri’nde üst üste 8. kez “Dünyanın En İyi Havayolu” seçildi. Havayolu ayrıca Aviation Business Middle East Awards 2025’te Yılın Havayolu ve Yılın En İyi Birinci Sınıf ödüllerinin sahibi oldu.

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı Haber

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı

Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI), Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tutan araştırma, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyor Araştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builder öne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti Haber

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti

126 kurumun katılımıyla hazırlanan rapora göre, yapay zekayı aktif olarak kullanan şirketlerin oranı yüzde 15,2’ye, beş ve üzeri proje yürüten kurumların oranı yüzde 32,8’e ulaştı. Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Zekanın Ötesi” temasıyla düzenlediği Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde, Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması sonuçlarını açıkladı. 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tuttu. Bulgular, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Kurumların üçte biri yapay zeka stratejisini tanımladı Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyorAraştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builderöne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.