Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyon

Kapsül Haber Ajansı - Operasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması Haber

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması

Şirket, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’ nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi getirdi. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve Aras Dijital’ e liderlik edecek. Aras Kargo, Lead 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve bölgesel büyüme hedeflerine paralel olarak organizasyonel dönüşümünü sürdürüyor. Yeni yönetim yapısı ve stratejik dönüşüm adımlarıyla sektördeki yenilikçi konumunu güçlendirmeyi ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlayan Aras Kargo, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi atadı. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve iştiraki Aras Dijital’ e liderlik edecek. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aras Kargo Chief Operating Officer (COO) Andreas Thöni, şunları söyledi: “Aras Kargo’nun güçlü operasyonel birikimini, dijital dönüşüm ve inovasyon vizyonumuzla birleştirerek ileriye taşımak benim için heyecan verici bir sorumluluk. Amacımız, veri odaklı stratejiler ve teknolojik yatırımlarla operasyonel mükemmelliği sürdürülebilir kılmak ve müşteri deneyimini her aşamada daha akıllı, daha hızlı hale getirmek. Avusturya Postanesi ile olan sinerjimizi güçlendirerek, sektörde fark yaratan iş modelleri geliştirmeye ve dijital yol haritamızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Andreas Thöni HakkındaViyana Teknik Üniversitesi'nden İşletme Bilişimi alanında doktora derecesine sahip olan Andreas Thöni, yüksek lisans eğitimini Viyana Ekonomi ve İşletme Üniversitesi'nde Uluslararası İşletme alanında tamamlamıştır. Kariyerine Austrian Airlines, Deloitte ve Siemens gibi global şirketlerde bilişim, proje yönetimi ve operasyon alanlarında deneyim kazanarak başlayan Andreas Thöni, ardından McKinsey & Company bünyesinde teknoloji, taşımacılık ve lojistik sektörlerinde uluslararası strateji ve dönüşüm projeleri yürütmüştür. 2017 yılında Avusturya Posta Grubu’na katılan Andreas Thöni, şirketin stratejik dönüşüm ve kurumsal gelişim ajandasının şekillenmesinde kritik roller üstlenmiştir. 2019 yılından bu yana Avusturya Postanesi’nde Grup Stratejisi, Dijital ve İnovasyon’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı (EVP) olarak görev yapan Andreas Thöni; grubun dijital yol haritasını belirleme, yeni iş modelleri geliştirme ve inovasyon odaklı kurum kültürü oluşturma süreçlerine liderlik etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde Haber

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, sadece bir ulaşım merkezi değil, aynı zamanda kadınların iş gücündeki dönüştürücü gücünü simgeleyen bir mirasın taşıyıcısı olarak yeni bir projeye imza atıyor. Terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar havacılığın her kademesinde emeği, zekası ve azmiyle fark yaratan kadınların hikayeleri, 12 ay boyunca sürecek olan özel bir belgesel serisiyle kayıt altına alınıyor. Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı: fırsat eşitliği Günümüzde kadınların iş gücüne katılımı, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sürdürülebilir büyümenin ve kurumsal dayanıklılığın temel taşıdır. Kadın istihdamının artması; çeşitlilik, verimlilik ve aidiyet duygusunu güçlendirirken, ekonomik potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilmesi daha dirençli bir kalkınma modelinin kapılarını aralıyor. İş dünyasında artan kadın temsili, fırsat eşitliğinin somut bir ekonomik değere dönüştüğünün en net göstergesi olurken, havacılık sektörü ise bu küresel dönüşümün öncüleri arasında yer alıyor. Kadının, ekonomik yapının her katmanında yer alması gerektiğini savunan İstanbul Sabiha Gökçen, istatistiklerin ötesine geçerek, gerçek başarı hikayelerini ekranlara taşıyor. Başarıya koşan kadınların görünürlüğünü artıran seri, fırsat eşitliğinin topluma kazandırdığı güçlü hikayeleri izleyiciye sunuyor. Yıl boyunca yayınlanacak 12 farklı hikayeden oluşan belgesel dizisi, hem bir ilham kaynağı hem de dijital bir hafıza arşivi niteliği taşıyor. İlk bölümü 6 Mart 2026 tarihinde izleyiciyle buluşan proje, havacılık ekosisteminde çalışan ve sektörün hangi iş kolunda olursa olsun mesleğinde sınırları aşan kadınların sesini dünyaya duyuruyor. Geleceğin liderleri yeni irtifada buluşuyor 12 kadının azim dolu yaşamı ve başarı öykülerinin yer aldığı “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisinin motivasyon kaynağını anlatan ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, “Cumhuriyet tarihimizin en güçlü sembollerinden birini ismimizde taşımanın gururuyla, bu projeye büyük bir sorumluluk bilinciyle hazırlandık. Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotundan alan bir havalimanı olarak, Sabiha Gökçen’in sarsılmaz azmini ve vizyonunu geleceğe taşımayı bir görev addediyoruz. Bu belgesel serisi, onun kanatlarında yükselen yeni nesil rol modellerin başarılarını, yarının liderlerine armağan ediyor. Gece gündüz büyük bir titizlikle yürüttüğümüz bu çalışmanın, havacılıkta kadın emeğinin stratejik gücünü ve fırsat eşitliğinin vazgeçilmezliğini bir kez daha kanıtlayacağına inanıyoruz.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Havacılık, uzun yıllar boyunca pilotajdan teknik operasyona kadar her alanda erkek egemen bir sektör olarak algılandı. Bizler, dünya çapında bir ikon olan Sabiha Gökçen’den aldığımız cesaretle bu algıyı kırıyor ve yeni bir irtifaya yükseliyoruz. ‘Gökyüzünde cam tavan yok ve gökyüzü hepimizin’ diyoruz. Bugün kadın eli; operasyonel verimlilikten yolcu deneyimine kadar her aşamada bir tercih değil, sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşıdır. Havalimanı ekosistemimizdeki dönüşüm yolculuğuna kaptanlık eden cesur kadınların hikayeleriyle, bu gerçeği tüm dünyaya bir kez daha ispatlıyoruz.” Kadınlar yere göğe sığmıyor! Şirketlerin son yıllarda kadın temsilini güçlendirmeye yönelik stratejik adımlarında gözle görülür bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Aslıhan Güven, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Küresel veriler, havacılık ekosisteminde kadın istihdamının her geçen yıl stratejik bir ivme kazandığını gösteriyor. Ülkemizde de kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik eden politikalar, bu dönüşümün en güçlü yakıtı konumunda. Bilhassa havacılık gibi dinamik ve kritik sektörlerde kadın temsilinin artması, fırsat eşitliğinin sadece bir sosyal sorumluluk değil, somut bir ekonomik katma değer olduğunun en net kanıtıdır.” Söylemden eyleme: %50 kadın temsili ISG’nin sektör ortalamalarının çok üzerinde bir başarı grafiği çizdiğini belirten Güven, kurumun bu konudaki öncü rolünün altını çizdi: “Üst yönetim kadromuzda %50 kadın üye oranıyla havalimanımızda toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir kimliğe dönüştürdük. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serimiz, havacılık ekosisteminin her alanında, terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar her noktada fark yaratan kadınların kariyer yolculuklarını, engelleri aşma kararlılıklarını ve liderlik deneyimlerini tüm şeffaflığıyla ortaya koyuyor. Serimizin ilk bölümünü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında yayına almanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız, havacılığın her kademesinde yeni başarı hikayelerinin yazılmasına aracı olmak. Bu vesileyle, azmiyle sınırları aşan ve yere göğe sığmayan tüm kadınlarımızı gönülden tebrik ediyorum.” ISG sektördeki kadın dayanışmasını büyütüyor Cumhuriyetin 100. yılında hayata geçirilen “Sabiha Gökçen’in İzinde” buluşmalarıyla sektörde stratejik bir farkındalık hareketi başlatan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı, kadınların havacılıktaki varlığını ve dönüştürücü gücünü taçlandırmaya devam ediyor. Seri boyunca dayanışma ve cesaretin havacılık ekosistemindeki kritik rolüne odaklanan ISG, kariyer yolculuklarını samimiyetle paylaşan lider kadınların anlatılarıyla yeni nesillere ışık tutuyor. Azmin ve kararlılığın izini süren farklı konseptlerle havacılık dünyasına ilham veren ISG, başarı hikayelerini sadece birer anı olarak bırakmayıp, bunları geleceğin sektör yapısını şekillendirecek birer kültürel mirasa dönüştürüyor. Cesaretin ayak izini havacılık dünyasına armağan eden kadınların hikayelerini birer kültürel miras olarak geleceğe taşıyan ISG, sektördeki kadın dayanışması için liderlerin başlattığı dönüşümü güçlendirmeye devam ediyor. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serisi, kadınların iş dünyasında yalnızca birer "temsil" değil, sektörleri temelinden değiştiren asıl aktörler olduğunun altını çiziyor. Fırsat eşitliğinin kurumsal bir politika başlığından öte, kültürel bir dönüşüm meselesi olduğuna işaret eden proje, genç kuşaklara rol model olmayı ve havacılıkta daha kapsayıcı bir gelecek vizyonunu desteklemeyi hedefliyor. Fırsat eşitliğinden kurumsal dönüşüme bir miras Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar mini belgesel serisinin, kariyer anlatısının ötesinde, geleceğin profesyonellerine bırakılan dijital bir miras olduğunu vurgulayan Aslıhan Güven, “Bu seriyle yalnızca hikayeleri değil, üç temel değeri kalıcı kılıyoruz: Havacılığın her kademesinde kadın yetkinliğini görünür kılarak fırsat eşitliğini savunuyor; genç kızlarımıza 'başarılabilir' olanın somut örneklerini sunarak bir dijital mentorluk ağı kuruyor ve ISG çatısı altında insan odaklı, kapsayıcı bir kurumsal aidiyet ekosistemi inşa ediyoruz. Projemiz, tekil başarı hikayelerinin ötesinde; fırsat eşitliğinin kurumsal kültüre, liderlik anlayışına ve sektörün gelecek vizyonuna nasıl sirayet ettiğini sorgulayan bütüncül bir perspektif sunuyor. Kadınların sektörde sadece ‘paydaş’ değil, ‘oyun kurucu’ ve ‘dönüştürücü güç’ olduğunu genç kuşaklara göstermeyi, havacılıkta kapsayıcı bir geleceği desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu projeyle iş dünyasına da güçlü bir mesaj veriyoruz: Fırsat eşitliği bir sosyal sorumluluk başlığı değil, rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir tercih olmalıdır.” diyerek, kadınların sektörde yarattığı değişimin artık bireysel başarıdan taştığının, kurumsal ve toplumsal bir dönüşüme evrildiğinin altını çizdi. Operasyondan üst yönetime: gökyüzüne iz bırakan kadınlar Dünyanın ilk kadın pilotunun gökyüzüyle buluştuğu tarihi günün anısına kutlanan Dünya Havacı Kadınlar Haftası ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bu yıl anlamlı bir projeyle taçlanıyor. Havacılığın farklı disiplinlerinden gelen isimler belgesel serisinde birer "dijital mentor" olarak karşımıza çıkıyor. Her bir bölümde, operasyonun kalbinden yönetim katına kadar gökyüzünün sınırlarını zorlayan kadınların kariyer yolculukları ve sektöre yön veren tecrübelerine tanıklık ediyoruz. İşte her biri farklı bölümlerle yayınlanacak olan seride yer alan havacılıkta iz bırakan o kadınlar: • Türkiye'nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, F-16 pilotlarını yetiştiren öncü bir öğretmen pilot olarak, askeri havacılıkta sınırları aştı. • Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından kariyerini havacılık sektöründe şekillendiren Seda Saygı Aktaş, Pegasus Hava Yolları’nda A320 pilotu olarak yeni nesil sivil havacılığın ilham veren yüzü oldu. • Türkiye’nin önde gelen havacılık ve teknoloji yöneticilerinden biri olan İsmihan Baysal Anderson, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev yaptığı Sabiha Gökçen Havalimanı başta olmak üzere, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik ediyor. • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Sabiha Gökçen Havalimanı Temsilcisi Özlem Oral, sektördeki 20 yıllık tecrübesiyle havacılıkta operasyonel mükemmeliyet ve denetimin hafızasını temsil ediyor. • Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan HEAŞ’ta (Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi) İnsan ve İş Destek Direktörü olarak görev yapan Esra Önal, havacılık ekosisteminde insan kaynağının stratejik gücünü yönetiyor. • Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Sabiha Gökçen Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi (SDM) sorumlusu Doktor Özlem Gündüz, 18 yıldır havalimanının gelişimine tanıklık ederek, sağlığının sivil havacılıktaki kritik rolünü üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AgeSA ve Aksigorta’da Üst Düzey Atamalar  Haber

AgeSA ve Aksigorta’da Üst Düzey Atamalar 

Sabancı Holding Finansal Hizmetler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren AgeSA ve Aksigorta’da üst düzey atamalar gerçekleştirildi. Bu kapsamda, 16 yıldır AgeSA Operasyon Genel Müdür Yardımcısı görevini yürüten Berkant Dişcigil görevinden ayrıldı. 3 Mart 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Metin Demirel, Aksigorta ve AgeSA’da Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı olarak görevine devam edecek. 2023 yılından bu yana Aksigorta bünyesinde Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Zeynep Eröktem Bal, yeni yapılanma ile birlikte AgeSA ve Aksigorta Müşteri Hasar Yönetimi ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Eröktem Bal; Hasar, Hukuk, Mevzuat Uyarlama ve Tazminat fonksiyonlarının yönetiminden sorumlu olacak. Zeren Zeynep Eröktem Bal Hakkında İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nden mezun olan Zeynep Eröktem Bal, Boğaziçi Üniversitesi, Ekonomi ve Finans Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Kariyerine 2005 yılında bağımsız denetim alanında adım atan Eröktem Bal, 2007-2009 yılları arasında kurumsal finansman danışmanlığı yapmıştır. 2010 yılında H.Ö. Sabancı Holding’e katılarak Perakende ve Sigorta Grup Başkanlığı bünyesinde Finansal Analist ve sonrasında Finans Müdürü olarak görev almıştır. Ocak 2020’de Aksigorta’ya Mali Kontrol Grup Müdürü olarak katılan Eröktem Bal, Mayıs 2023’ten bu yana Aksigorta Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Metin Demirel Hakkında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Koç Üniversitesi’nde Executive MBA programını tamamlayan Metin Demirel; profesyonel iş hayatına 1992 yılında Akbank’ta başladı. 1996 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren Sulzer Medica Intermedics şirketinde Kıdemli Sistem Analisti olarak görev aldı. Hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda deneyim sahibi olan Demirel, Oracle’da danışmanlık yapmış; çeşitli bilgi işlem şirketlerinde ise yöneticilik görevlerinde bulunmuştur. 2004 yılında kendi şirketi olan Midsoft Inc.’yi kurmuş, 2006 yılında ise Türkiye’ye dönerek Tofaş’ta Finansal ve Ticari Uygulamalar Müdürü olarak görev yapmıştır. Ardından Zürich Sigorta’da Bilgi Teknolojileri Yönetiminden Sorumlu Direktör, Aksigorta’da ise Teknoloji ve Operasyonel Mükemmellik Genel Müdür Yardımcılığı ile Pazarlama ve Teknik Genel Müdür Yardımcılığı görevlerini üstlenmiştir. Kariyerine, 2023–2025 yılları arasında Sabancı Holding’de Dijital Program Direktörü olarak devam etmiştir. 1 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla Aksigorta Operasyonel Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi Haber

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi

Corendon Airlines ITB Berlin Fuarı’nda başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’daki kilit pazarlarda benimsediği sürdürülebilir büyüme stratejisini vurguladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da fuara özel olarak planlanan seferlerle turizm profesyonellerinin Berlin’e ulaşımını sağlayan Corendon Airlines, bu kapsamda 2 Mart 2026 tarihinde Antalya (AYT) – Berlin (BER) gidiş ve 5 Mart 2026 tarihinde Berlin (BER) – Antalya (AYT) dönüş olarak gerçekleştirilen seferlerle turizm sektörüyle kurduğu güçlü iş birliğini bir kez daha ortaya koydu. 35 uçaklık filosu ve yılda yaklaşık 10 milyon yolcu kapasitesiyle faaliyet gösteren Corendon Airlines, Avrupa büyüme stratejisinin merkezine ana kaynak pazarlarını yerleştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşımın odağında ise Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi bulunuyor. Corendon Airlines’tan lezzet deneyimi Corendon Airlines, uçuş deneyimini zenginleştiren yenilikçi ikram konseptlerini bu yıl ITB Berlin’e de taşıdı. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen fuar uçuşunda misafirlere sunulan zengin kahvaltı menüsünün yanı sıra, Mangal Lahmacun da fuar programının öne çıkan lezzetlerinden biri oldu. 2026 yılı itibarıyla Lukas Podolski’nin restoran markası Mangal Döner ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında Köln/Bonn ve Düsseldorf uçuşlarında servise başlanan Türk mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan Mangal Lahmacun, fuar kapsamında partnerler ve basın temsilcileriyle bir araya gelmek üzere organize edilen “Happy Hour” etkinliğinde ziyaretçilere ikram edildi. Uçuşlarda yoğun ilgi gören bu özel lezzet, ITB Berlin’de de büyük beğeni toplarken; markanın destinasyon deneyimini gastronomiyle bütünleştiren yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı. Dengeli ve Destinasyon Odaklı Büyüme Corendon Airlines’ın 2026 yaz sezonu büyüme planları, dengeli ve destinasyon bazlı bir yapı üzerine kurgulandı. Toplam kapasitenin yüzde 50’sini oluşturan Türkiye, tek haneli oranlarda artışla uçuş programındaki en önemli pazar olmayı sürdürüyor. İkinci büyük hedef pazar olan Yunanistan yüzde 12 büyüme kaydederken, özellikle Heraklion öne çıkan destinasyon olarak dikkat çekiyor. İspanya’ya olan frekanslar yaz sezonunda yüzde 25’in üzerinde artarken, yıl boyu operasyon yapılan Mısır’da kapasite 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 40 artış gösterecek. Destinasyon bazlı büyüme stratejisini değerlendiren Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein; “Her bir destinasyonu kendi dinamikleri çerçevesinde değerlendiriyor, kapasite ve operasyonel planlamamızı buna göre şekillendiriyoruz. 2026 yaz sezonu için belirlediğimiz görünüm, dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğal bir sonucudur” dedi. DACH Bölgesinde Güçlü ve Derinleşen Yapı Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi, Corendon Airlines’ın Avrupa’daki ana kaynak pazarlarından biri olarak konumlanıyor. Tatil odaklı ve etnik seyahat talebinin yön verdiği dengeli bir büyüme modeli benimsenirken, operasyonel derinlik özellikle Almanya pazarında yoğunlaşıyor. Köln/Bonn, Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg havalimanlarında bulunan dört ana base-merkez noktası ile Almanya’da güçlü bir operasyonel yapı sürdüren Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı kapasitesini yaklaşık yüzde 20 artırmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya’dan Mısır’a gerçekleştirilen uçuşlar, tatil odaklı talep doğrultusunda genişletiliyor. Ayrıca, Umre hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen Cidde direkt uçuşları da yıl boyu istikrarlı talep ile desteklenerek ağ yapısında önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Avusturya’da yaz sezonu kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 artırılması planlanırken, Türkiye ve Akdeniz destinasyonlarına yönelik talep doğrultusunda frekans optimizasyonu yapılacak. İsviçre ise seçici, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ağ yapısıyla DACH bölgesi içinde tamamlayıcı bir pazar olarak yer alıyor. DACH pazarı hakkında değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein ise şunları söyledi: “DACH bölgesi, uzun yıllardır güçlü olduğumuz ve operasyonlarımızı derinleştirmeye devam ettiğimiz bir coğrafya. Almanya bu bölgenin omurgasını oluştururken, Avusturya ve İsviçre’deki dengeli büyüme stratejimiz sürdürülebilir şekilde devam ediyor.” Polonya’da Hızlanan Büyüme ve Uzun Vadeli Vizyon DACH bölgesindeki güçlü yapı, Corendon Airlines’ın Doğu Avrupa’daki büyüme adımlarını da destekliyor. Bu çerçevede Polonya, son yıllarda istikrarlı büyüme kaydedilen pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Varşova ve Katowice’den Antalya ve Girit’e (Heraklion) gerçekleştirdiği uçuşlarla bölgedeki varlığını güçlendiren hava yolu, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik tatil odaklı seyahat talebine yanıt vermeyi sürdürüyor. Varşova’dan Hurgada’ya uçuşlar Ekim 2026’da başlayacak olup, Kasım 2026’da Katowice çıkışlı seferlerin devreye girmesiyle birlikte hava yolu, bu Mısır destinasyonuna yeni direkt bağlantılar ekleyerek ağını daha da genişletecek. Her bir hat, perşembe ve pazar günleri olmak üzere haftada iki frekans olarak yapılırken, Mart 2027 sonuna kadar operasyon planlanıyor. 2026 yaz sezonu için Polonya çıkışlı kapasitenin neredeyse iki katına çıkarılması planlanırken, 2027 yılından itibaren ülkede operasyonel bir base kurulması hedefleniyor. Polonya pazarı hakkında konuşan Corendon Airlines Polonya Ülke Müdürü Halina Strzyzewska şu ifadeleri kullandı: “Polonya, güçlü tatil talebi ve uzun vadeli potansiyeli ile öne çıkan bir pazar. Önümüzdeki dönemde bu pazardaki varlığımızı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla büyütmeye devam edeceğiz.” Birleşik Krallık’ta Kontrollü ve Sürdürülebilir Büyüme Birleşik Krallık pazarında Corendon Airlines, kontrollü ve istikrarlı bir büyüme modeli izlemeye devam ediyor. 2026 yaz sezonunda mevcut hatlarda frekans artışına odaklanılırken, Birleşik Krallık çıkışlı Antalya ve Girit (Heraklion) uçuşları kapasite talep doğrultusunda optimize ediliyor. Spor ve destinasyon odaklı iş birlikleri ise markanın pazardaki uzun vadeli konumlandırmasını destekliyor. Birleşik Krallık pazarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Birleşik Krallık Ülke Müdürü Matthew Carpenter şunları ekledi: “Birleşik Krallık pazarında büyümeye kontrollü ve sürdürülebilir bir çerçevede yaklaşıyoruz. Mevcut hatlarda etkin kapasite yönetimi ve güçlü marka iş birlikleri sayesinde uzun vadede pazardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DP World Türkiye’de İlk Kontrat Lojistiği Deposunu Açtı Haber

DP World Türkiye’de İlk Kontrat Lojistiği Deposunu Açtı

DP World, Kocaeli Balçık’ta bulunan Türkiye’deki ilk Kontrat Lojistiği deposunda operasyonlara başladı. Bu adımla şirket, önemli bölgesel ticaret koridorları genelinde müşterilerine sunduğu tedarik zinciri hizmetlerini güçlendirmeyi hedefliyor. 20.000 metrekare büyüklüğündeki tesis, 26 yükleme rampasıyla depolama verimliliğini artırmak ve operasyonları kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Tesisin, müşterilere daha hızlı ve esnek tedarik zinciri yönetimi sunması amaçlanıyor. Depo; otomotiv, teknoloji, sanayi ve kimya, perakende ve tüketici ile sağlık sektörlerini kapsayan DP World’ün stratejik dikeylerindeki geniş ürün yelpazesini destekliyor. DP World, 2028 yılına kadar Doğu Avrupa’da bölgesel kontrat lojistiği alanını 150.000 metrekarelik depo kapasitesine genişletmeyi hedefliyor. DP World Avrupa Kontrat Lojistiği Operasyonlarından Sorumlu Operasyon Direktörü Jacques Hartman konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Türkiye, bölgesel büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor ve yeni Balçık depomuz, 2028 yılına kadar Doğu Avrupa’da 150.000 metrekare kontrat lojistiği kapasitesine ulaşma planımızda önemli bir adımı temsil ediyor. Depomuzun terminallerimize olan yakınlığı, müşterilerin bölgesel ve uluslararası pazarlara daha hızlı ve güvenli şekilde erişmesini sağlayacak. Bu, uçtan uca hizmetimizi güçlendiriyor ve bölgede entegre, maliyet etkin ve sürdürülebilir çözümlere olan artan talebi destekliyor.” ifadelerini kullandı. 70 lojistik profesyonelinden oluşan ekip, günlük operasyonları DP World’ün Terminal İşletim Sistemleri (TOS) ile entegre edilen Depo Yönetim Sistemi (WMS) üzerinden yönetiyor. Sistem, girişten çıkışa kadar olan süreçlerde hassas, şeffaf ve verimli bir işlem akışı sağlıyor. Sürdürülebilirlik, tesisin tasarım ve operasyonlarının merkezinde konumlanıyor. Enerji verimli ve lityum iyon bataryalı ekipmanlar sayesinde sahada daha çevreci lojistik uygulamalarının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Balçık’ın Kocaeli ilindeki stratejik konumu, depoyu önemli ulaşım koridorlarına, sanayi bölgelerine, İstanbul’a ve İzmit Körfezi’ne yakın bir noktada konumlandırıyor. DP World’ün Doğu Marmara’nın en büyük liman kompleksinin bir parçası olan Körfez ve Yarımca terminallerine yakınlığı, bölgesel ve uluslararası pazarlara hızlı ve güvenilir erişim sağlıyor. Açılış, şirketin Türkiye ve Doğu Avrupa’daki kontrat lojistiği stratejisinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Kontrat lojistiği yetkinliklerini liman ve terminal ile nakliye taşımacılığı alanındaki güçlü yönleriyle entegre eden DP World, fabrikadan müşterinin kapısına kadar daha hızlı, güvenilir ve maliyet etkin hizmet sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

JYSK, Türkiye'deki 10'uncu Mağazasını Emaar AVM'de Açtı Haber

JYSK, Türkiye'deki 10'uncu Mağazasını Emaar AVM'de Açtı

50 ülkede 3.600'den fazla mağazasıyla faaliyet gösteren marka, 10'uncu mağazasını Emaar Alışveriş Merkezi'nde hizmete açtı. İskandinav tasarım anlayışını ve uzman uyku çözümlerini her bütçeye uygun şekilde sunarak Türkiye'de çok daha fazla eve misafir olmayı amaçladıklarını belirten JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan, "Bu stratejik planlama doğrultusunda, yıl sonuna kadar mağaza sayımızı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. Danimarka merkezli ev yaşam perakendecisi JYSK, Mayıs 2023'te giriş yaptığı Türkiye pazarındaki mağaza yatırımlarını genişletmeye devam ediyor. 1979 yılında Danimarka'da Lars Larsen tarafından kurulan ve bugün 50'den fazla ülkede yaklaşık 3.600 mağazayla faaliyet gösteren marka, Türkiye'deki 10'uncu mağazasını Emaar Alışveriş Merkezi'nde açtı. 1.450 metrekarelik satış alanına yayılan mağaza; fonksiyonel mobilyalardan uyku konforunu artıran ürünlere kadar geniş bir koleksiyonu bir araya getiriyor. İskandinav tasarım ürünlerini kalite ve erişilebilir fiyat anlayışıyla birleştiren marka, yaşam alanlarına hem estetik hem işlevsel çözümler sunuyor. "Büyümeyi Metrekare Olarak Görmüyoruz" Büyümeyi yalnızca fiziksel metrekare artışı olarak değerlendirmediklerini vurgulayan JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan, şunları söyledi, "Türkiye'deki yatırımlarımızı sadece yeni mağaza açılışlarıyla sınırlı görmüyoruz. Önceliğimiz; güçlü bir operasyon altyapısı kurmak, sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmak ve yerel ekonomiye kalıcı katkı sağlayan bir yapı inşa etmek. Her yeni mağaza, istihdamdan tedarik zincirine kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. Emaar'daki yeni mağazamız, Anadolu Yakası'ndaki konumumuzu güçlendirirken markamızın İskandinav tasarım anlayışını daha geniş bir müşteri kitlesiyle buluşturmamıza da imkân tanıyor. Ulaşılabilir fiyat politikamız ve kalite odağımızla, Türkiye'de uzun vadeli ve istikrarlı bir büyüme hedefliyoruz" dedi. "Mağazalarımız İlham Veren Yaşam Alanları Sunuyor" Müşterilere ürünler ve mağaza konsepti aracılığıyla gerçek bir İskandinav deneyimi sunmayı hedeflediklerinin altını çizen Tezcan, sözlerine şöyle devam etti: "Amacımız, yalnızca alışveriş yapılan bir alan oluşturmak değil. Evini yenilemek ya da yaşam alanına dokunuş yapmak isteyen herkese ilham veren bir ortam sağlamak istiyoruz. Fiziksel mağazalarımızın yanı sıra online kanalımızla da tüm kategorilerde müşterilerimizin ev içi ihtiyaçlarını tek noktadan karşılayabilecekleri bir yapı kuruyoruz. Mağaza konseptlerimizde yatak odasından yemek alanına, oturma odasından dekoratif tamamlayıcılara kadar bütüncül yaşam alanları oluşturuyoruz. Böylece müşterilerimize, İskandinav tasarım anlayışıyla modern ve fonksiyonel bir evi nasıl kurgulayabileceklerini somut bir şekilde gösteriyoruz. Ürünlerimizin birbiriyle uyumunu mağaza içinde deneyimleyebilmeleri bizim için önemli" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tam Finans, İstanbul Küçükçekmece Şubesi'ni Hizmete Açtı Haber

Tam Finans, İstanbul Küçükçekmece Şubesi'ni Hizmete Açtı

Türkiye genelinde 49 şube ve 1200'e yakın çalışanıyla faaliyet gösteren Tam Finans, 2025 yılını 66 bin KOBİ'ye yaklaşık 2,4 milyar dolarlık finansman sağlayarak geride bırakmıştı. Şirket, en yaygın hizmet ağına sahip faktoring şirketi olarak mikro KOBİ'lerin nakit akışını güçlendirmeye devam ediyor. Küçükçekmece şubesi ile birlikte İstanbul'daki hizmet noktası sayısını artıran Tam Finans, Marmara Bölgesi'ndeki ticari hacmini de büyütmeyi hedefliyor. İstanbul'un ticaret ve üretim açısından hareketli ilçelerinden Küçükçekmece'de faaliyet göstermeye başlayan yeni şubeyle bölgedeki mikro KOBİ'ler ve küçük esnaf başta olmak üzere işletmelerin finansmana hızlı ve erişilebilir şekilde ulaşması hedefleniyor. İstanbul'un Ekonomisine Katkı Sunmaya Devam Edeceğiz Yeni şube açılışında açıklamalarda bulunan Tam Finans CEO'su Hakan Karamanlı, "İstanbul, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmanın ötesinde; üretimin, ticaretin ve girişimciliğin kalbinin attığı bir merkez konumunda. Küçükçekmece ise stratejik konumu, artan ticaret hacmi ve dinamik girişimci yapısıyla bu büyük ekonomik ekosistemin en canlı halkalarından biri. Sektörümüzde en kalabalık ekibe ve ilk Ar-Ge merkezine sahip şirketiz. Yapay zeka teknolojilerindeki güçlü kasımızla müşteri ihtiyaçları ve finansal hizmet kapsayıcılığı konusunda çok hızlı aksiyon alarak dakikalar içinde finansman sağlayabiliyoruz. Bu sayede geçen yıl Avrupa'nın en iyi KOBİ finansmanı sağlayan şirketi olduk. Motivasyonumuz her zaman çok daha fazla KOBİ'ye ulaşmak ve can suyu olmak. Bu yıl içerisinde 10 şube daha açarak sahadaki ağımızı genişleteceğiz. Yeni şubemizle, özellikle mikro KOBİ'lerin ve küçük esnafın ticari alacaklarını finanse ederek onların nakit akışlarını güçlendirerek sürdürülebilir büyümelerine katkı sağlayacağız. Küçükçekmece şubemiz ile İstanbul'daki varlığımızı daha da pekiştiriyor; üretimi, ticareti ve istihdamı destekleme kararlılığımızı sahada bir kez daha ortaya koyuyoruz" şeklinde konuştu. KOBİ'lerin Büyüme Yolculuğuna Eşlik Ediyoruz Tam Finans Satış ve Pazarlama Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hayati Çelikcan ise, "Sahada görev yapan yaklaşık 750 kişilik satış gücümüzle Türkiye'nin en yaygın ve en aktif ekiplerinden birine sahibiz. Ekibimiz yılda yaklaşık 1.5 milyon müşteri ziyareti gerçekleştiriyor. Müşterilerimizle birebir temas kurarak ihtiyaçlarını yerinde analiz ediyor, 'fijital' yaklaşımımız sayesinde dijital dünyanın hızını sahadaki güçlü organizasyonumuzla birleştiriyoruz. Bu yapı sayesinde dakikalar içinde sonuç üreten, pratik ve güvenilir bir finansman modeli sunuyoruz. 2026 yılında 10 şubenin yanı sıra 15 mobil ekip kuracağız. Gençlerin istihdamını sorumluluk bilinciyle destekleyen bir şirket olarak, geçtiğimiz yıl 400 yeni mezunu Tam Finans bünyesine dahil ederek genç yeteneklere önemli bir fırsat sunduk. Bu yıl da aynı ivmeyle büyümeye devam etmeyi planlıyoruz. Sektör liderliğimizin bir çıktısı olarak geçtiğimiz yıl her 10 KOBİ'den biri ticari hayatına Tam Finans ile başladı. Küçükçekmece'de yalnızca bir şube açmıyoruz; bölgedeki üretim, ticaret ve girişimcilik ekosistemine güçlü bir finansman altyapısı kazandırıyoruz. Mikro KOBİ'lerin büyümesini hızlandıran, esnafın nakit akışını güvence altına alan ve istihdama doğrudan katkı sunan bir modelle İstanbul'daki liderliğimizi daha da pekiştiriyoruz. Anadolu'nun her şehrinde ihtiyacı olan tüm KOBİ'lere 1 saat uzaklıkta olana kadar büyümeye devam edeceğiz" dedi. Açılış törenine Tam Finans Mali İşler Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Mete Önol, Müşteri Hizmet Merkezi, Operasyon ve Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Çıralı, Satış Direktörü Yeliz Dağlı ve Tam Finans Küçükçekmece Şube Müdürü Başak Sarıal da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MOVA’da Üst Düzey Atama Haber

MOVA’da Üst Düzey Atama

Tüketici teknolojileri alanında faaliyet gösteren MOVA, Türkiye pazarındaki yapılanma süreci doğrultusunda önemli bir adım attı. Şirketin Genel Müdürlük görevine, farklı global markalarda edindiği deneyimle öne çıkan Ahmet Adıgüzel atandı. Profesyonel kariyeri boyunca uluslararası ölçekte faaliyet gösteren markalarda çeşitli yönetici pozisyonlarında görev alan Ahmet Adıgüzel; Dyson, Stanley Black & Decker ve 3M gibi global şirketlerde satış, operasyon ve ticari yapılanma alanlarında sorumluluklar üstlendi. Farklı organizasyon yapıları ve pazar dinamikleri içinde edindiği bu deneyim, Adıgüzel’in hem stratejik hem de operasyonel bakış açısını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yeni görevinde Ahmet Adıgüzel, MOVA’nın Türkiye organizasyonunun genel yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda markanın ticari stratejilerinin belirlenmesi, operasyonel süreçlerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesi Adıgüzel’in öncelikli sorumluluk alanları arasında bulunuyor. Aynı zamanda MOVA’nın pazardaki konumunun güçlendirilmesi ve marka yapılanmasının daha da sağlamlaştırılması hedefleniyor. Ahmet Adıgüzel, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Akademik altyapısını, global markalarda edindiği saha ve yönetim deneyimiyle birleştiren Adıgüzel, MOVA’daki yeni görevine bu birikimle başladı.

Vodafone’dan 5G Yolunda Yeni Teknoloji Yatırımı Haber

Vodafone’dan 5G Yolunda Yeni Teknoloji Yatırımı

Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği platform, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor. Vodafone, bulut, telco ve network operasyonlarında uçtan uca görünürlük, dayanıklılık ve operasyonel mükemmellik hedefiyle geliştirdiği Heimdallr Projesi’ni hayata geçirdi. Karmaşık ve yüksek hacimli şebeke altyapılarında proaktif izleme, erken risk tespiti ve operasyonel karar destek mekanizmalarını tek çatı altında toplayan yeni nesil bir platform olarak konumlanan Heimdallr; klasik izleme çözümlerinden farklı olarak, alarm üretmenin ötesine geçerek, kök neden analizi, servis etkisi değerlendirmesi ve operasyonel önceliklendirme gibi kritik yetkinlikler sunuyor. Platform, hem bulut tabanlı hem de fiziksel altyapılarda çalışan telco sistemleri için ortak bir operasyon dili oluşturmayı hedefliyor. Vodafone, Heimdallr ile birlikte; operasyonel verimliliği artırmayı, servis sürekliliğini güçlendirmeyi, 5G öncesi ve sonrası dönemde müşteri deneyimini daha da ileri taşımayı amaçlıyor. Proje, aynı zamanda Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: “5G’ye geçiş sürecinde artan trafik hacmi, mikroservis tabanlı mimariler ve dağıtık bulut altyapıları; operasyon ekipleri için daha yüksek hız, doğruluk ve öngörülebilirlik ihtiyacını beraberinde getiriyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirdiğimiz Heimdallr Projesi; bulut, OpenShift, network ve telco katmanlarından gelen verileri gerçek zamanlı analiz eden, korelasyon ve anomali tespiti yapabilen bütünleşik bir yapı sunuyor. Proje kapsamında geliştirilen mimari; yüksek erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik ve operasyonel dayanıklılık prensipleri üzerine inşa edildi. Heimdallr yalnızca mevcut sistemlerin izlenmesini değil, aynı zamanda potansiyel risklerin hizmeti etkilemeden önce tespit edilmesini ve aksiyon alınmasını mümkün kılıyor. Bu sayede operasyon ekiplerimiz reaktif değil, proaktif bir çalışma modeline geçiş yapabiliyor.” Ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir iyileşme Heimdallr’ın devreye alınmasıyla birlikte, Vodafone müşterileri için ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir bir iyileşme hedefleniyor. Sistem, ağdaki potansiyel sorunları henüz kullanıcıyı etkilemeden önce öngörerek proaktif aksiyon alınmasını sağlıyor; bu da kesinti sürelerinin azalması, servis kalitesinin daha istikrarlı hale gelmesi ve özellikle yoğun saatlerde yaşanan performans dalgalanmalarının minimize edilmesi anlamına geliyor. 5G’ye geçiş sürecinde kritik öneme sahip olan bu yaklaşım, veri, ses ve dijital servislerin daha düşük gecikme süreleriyle ve daha yüksek süreklilikle sunulmasına katkı sağlıyor. Heimdallr sayesinde ağ operasyonları yalnızca hataları gideren değil, müşteri deneyimini sürekli iyileştiren bir yapıya dönüşüyor. Bu da müşterilerin günlük iletişim, eğlence ve iş ihtiyaçlarını daha güvenilir bir altyapı üzerinde, kesintisiz ve öngörülebilir bir deneyimle karşılamasını mümkün kılıyor. Teknolojik bir dönüşümün ötesinde, müşterilerin Vodafone şebekesinden beklentilerini karşılayan ve uzun vadeli müşteri memnuniyetini destekleyen Heimdallr, Vodafone’un bulut ve şebeke operasyonlarında görünmeyeni görünür kılan, riskleri öngören ve operasyonel zekâyı bir üst seviyeye taşıyan yeni nesil yaklaşımının somut bir göstergesi olarak konumlanıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.