Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyon

Kapsül Haber Ajansı - Operasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MOVA’da Üst Düzey Atama Haber

MOVA’da Üst Düzey Atama

Tüketici teknolojileri alanında faaliyet gösteren MOVA, Türkiye pazarındaki yapılanma süreci doğrultusunda önemli bir adım attı. Şirketin Genel Müdürlük görevine, farklı global markalarda edindiği deneyimle öne çıkan Ahmet Adıgüzel atandı. Profesyonel kariyeri boyunca uluslararası ölçekte faaliyet gösteren markalarda çeşitli yönetici pozisyonlarında görev alan Ahmet Adıgüzel; Dyson, Stanley Black & Decker ve 3M gibi global şirketlerde satış, operasyon ve ticari yapılanma alanlarında sorumluluklar üstlendi. Farklı organizasyon yapıları ve pazar dinamikleri içinde edindiği bu deneyim, Adıgüzel’in hem stratejik hem de operasyonel bakış açısını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yeni görevinde Ahmet Adıgüzel, MOVA’nın Türkiye organizasyonunun genel yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda markanın ticari stratejilerinin belirlenmesi, operasyonel süreçlerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesi Adıgüzel’in öncelikli sorumluluk alanları arasında bulunuyor. Aynı zamanda MOVA’nın pazardaki konumunun güçlendirilmesi ve marka yapılanmasının daha da sağlamlaştırılması hedefleniyor. Ahmet Adıgüzel, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Akademik altyapısını, global markalarda edindiği saha ve yönetim deneyimiyle birleştiren Adıgüzel, MOVA’daki yeni görevine bu birikimle başladı.

Vodafone’dan 5G Yolunda Yeni Teknoloji Yatırımı Haber

Vodafone’dan 5G Yolunda Yeni Teknoloji Yatırımı

Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği platform, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor. Vodafone, bulut, telco ve network operasyonlarında uçtan uca görünürlük, dayanıklılık ve operasyonel mükemmellik hedefiyle geliştirdiği Heimdallr Projesi’ni hayata geçirdi. Karmaşık ve yüksek hacimli şebeke altyapılarında proaktif izleme, erken risk tespiti ve operasyonel karar destek mekanizmalarını tek çatı altında toplayan yeni nesil bir platform olarak konumlanan Heimdallr; klasik izleme çözümlerinden farklı olarak, alarm üretmenin ötesine geçerek, kök neden analizi, servis etkisi değerlendirmesi ve operasyonel önceliklendirme gibi kritik yetkinlikler sunuyor. Platform, hem bulut tabanlı hem de fiziksel altyapılarda çalışan telco sistemleri için ortak bir operasyon dili oluşturmayı hedefliyor. Vodafone, Heimdallr ile birlikte; operasyonel verimliliği artırmayı, servis sürekliliğini güçlendirmeyi, 5G öncesi ve sonrası dönemde müşteri deneyimini daha da ileri taşımayı amaçlıyor. Proje, aynı zamanda Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: “5G’ye geçiş sürecinde artan trafik hacmi, mikroservis tabanlı mimariler ve dağıtık bulut altyapıları; operasyon ekipleri için daha yüksek hız, doğruluk ve öngörülebilirlik ihtiyacını beraberinde getiriyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirdiğimiz Heimdallr Projesi; bulut, OpenShift, network ve telco katmanlarından gelen verileri gerçek zamanlı analiz eden, korelasyon ve anomali tespiti yapabilen bütünleşik bir yapı sunuyor. Proje kapsamında geliştirilen mimari; yüksek erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik ve operasyonel dayanıklılık prensipleri üzerine inşa edildi. Heimdallr yalnızca mevcut sistemlerin izlenmesini değil, aynı zamanda potansiyel risklerin hizmeti etkilemeden önce tespit edilmesini ve aksiyon alınmasını mümkün kılıyor. Bu sayede operasyon ekiplerimiz reaktif değil, proaktif bir çalışma modeline geçiş yapabiliyor.” Ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir iyileşme Heimdallr’ın devreye alınmasıyla birlikte, Vodafone müşterileri için ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir bir iyileşme hedefleniyor. Sistem, ağdaki potansiyel sorunları henüz kullanıcıyı etkilemeden önce öngörerek proaktif aksiyon alınmasını sağlıyor; bu da kesinti sürelerinin azalması, servis kalitesinin daha istikrarlı hale gelmesi ve özellikle yoğun saatlerde yaşanan performans dalgalanmalarının minimize edilmesi anlamına geliyor. 5G’ye geçiş sürecinde kritik öneme sahip olan bu yaklaşım, veri, ses ve dijital servislerin daha düşük gecikme süreleriyle ve daha yüksek süreklilikle sunulmasına katkı sağlıyor. Heimdallr sayesinde ağ operasyonları yalnızca hataları gideren değil, müşteri deneyimini sürekli iyileştiren bir yapıya dönüşüyor. Bu da müşterilerin günlük iletişim, eğlence ve iş ihtiyaçlarını daha güvenilir bir altyapı üzerinde, kesintisiz ve öngörülebilir bir deneyimle karşılamasını mümkün kılıyor. Teknolojik bir dönüşümün ötesinde, müşterilerin Vodafone şebekesinden beklentilerini karşılayan ve uzun vadeli müşteri memnuniyetini destekleyen Heimdallr, Vodafone’un bulut ve şebeke operasyonlarında görünmeyeni görünür kılan, riskleri öngören ve operasyonel zekâyı bir üst seviyeye taşıyan yeni nesil yaklaşımının somut bir göstergesi olarak konumlanıyor.

Divan Grubu’nda Üst Düzey Atama Haber

Divan Grubu’nda Üst Düzey Atama

Divan Grubu’nun Genel Müdürlük görevine sektörün önemli isimlerinden Ziya Alper Önder getirildi. Divan Grubu, bu stratejik atama ile hizmet mükemmeliyeti ve çok sektörlü değer yaratma vizyonunu güçlendirmeyi hedefliyor. İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan ve iyi derecede İngilizce ve Almanca bilen Ziya Alper Önder, profesyonel kariyerine 1995 yılında PwC’de başladı. Şirket bünyesinde farklı kademelerde görev alarak 2006 yılında ortaklığa kabul edildi. Denetim, finansal analiz ve kurumsal dönüşüm alanlarında önemli bir uzmanlık geliştiren Önder, 2012 yılından itibaren Doğuş Holding ve Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu çatıları altında iç denetim, bilgi teknolojileri, finans, satın alma, tedarik zinciri, operasyon, teknik ve yatırım süreçleri gibi kritik fonksiyonların yönetiminden sorumlu üst düzey rollerde görev aldı. Çok fonksiyonlu operasyon yapılarının optimizasyonu, organizasyonel dönüşüm, finansal yapılanma ve operasyonel verimlilik gibi alanlarda geniş ölçekli projelere liderlik etti. Divan Grubu’nun gelecek vizyonunda önemli katkı sunacak olan Önder, uzun yıllara dayanan yurt içi ve yurt dışı yönetim ve kurumsal deneyimi; finans, operasyon, tedarik zinciri ve kurumsal dönüşüm alanlarındaki uzmanlığıyla grubun hedeflerini ileriye taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de İlk Olacak AMATEM’le Bahar Projesi İçin İmzalar Atıldı Haber

Türkiye’de İlk Olacak AMATEM’le Bahar Projesi İçin İmzalar Atıldı

Protokol imza töreninde konuşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, emniyet birimlerinin yaptığı operasyonlar hakkında bilgiler vererek, “4 Haziran 2023’ten bu yana ilk defa burada söylüyorum. 90 bin tutuklama sayısını geçtik. 328 uyuşturucuyla ilgili üretici ve büyük satıcı dediğimiz yani baron tabiriyle ifade edilenlerle ilgili organize suç örgütü çökertildi. Devamlı surette sahadayız ve kendimizi hep update ediyoruz” ifadelerini kullandı. DÜNYA’YA ÖRNEK MÜCADELE! Türkiye'nin uyuşturucu ile mücadeledeki başarısına değinen Bakan Ali Yerlikaya, "Dünyada, mütevazi değiliz Türkiye olarak. Dünyada, Avrupa'da uyuşturucunun arz cephesinde mücadelede Türkiye gibi güçlü mevzuatı, Türkiye gibi kararlı, Türkiye gibi sahaya basan başka bir ülke yok” diye konuştu. PROJEYLE 21 GÜNLÜK TEDAVİ SONRASI İLK DEFA SOSYAL REHABİLİTASYON UYGULANACAK Çağın en büyük sorunlarından biri olarak görülen başta madde olmak üzere bağımlılıklara karşı Türkiye’de ilk olacak proje hayata geçiriliyor. İmzalanan AMATEM’le Bahar Projesi Protokolü ile 61 dönümlük arazide kurulacak yeni tesiste, 21 günlük tıbbi tedavi sonrası en önemli olarak görülen 6 ay ve 1 yıllık sürede kişileri korumak adına sosyal rehabilitasyon süreci başlayacak. Bireyin psikolojik, sosyal ve ekonomik olarak yeniden yapılandırılmasının hedeflendiği doğa ile iç içe olacak projede, sosyal rehabilitasyon sürecinde detoks uygulamaları, bireysel ve grup psikoterapi seansları, 12 aşamalı grup tedavi modeli, bilgisel davranış terapi modelleri uygulanacak ve burada tedaviye aileler de dahil edilecek. Oluşturulan modüllerle sadece bireysel psikoterapiler değil, aileler de sürecinin içerisinde olacak. Tedavi sürecinin ardından bireylerin topluma yeniden kazandırılması için sosyal entegrasyon programları, geçim kaynakları oluşturma çalışmaları ve mesleki kapasite geliştirme eğitimleri sunulacak. Agro-tarım uygulamaları, tekstil atölyeleri, e-ticaret eğitimleri, girişimcilik destekleri gibi faaliyetlerle bireylerin üretkenliği arttırılarak ekonomik bağımsızlıkları güçlendirilecek. ALINAN SONUÇLAR PAYLAŞILARAK MODELİN TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİR OLMASI SAĞLANACAK Başarılı yöntemler uygulayan 5 Avrupa ülkesinde inceleme yapılarak oluşturulan rehabilitasyon sürecinde hem sanat terapileri hem müzik terapisi gibi birçok yöntem uygulanacak ve bunların akademik açıdan da başarısı denenecek. Alınan sonuçlar paylaşılarak modelin Türkiye'de de uygulanabilir ve erişilebilir olunması sağlanacak. YERLİKAYA’DAN GAZİ ŞEHRE ÖVGÜ! Projenin Gaziantep’te yapılacağına dikkat çeken Bakan Ali Yerlikaya, “Hep Gaziantep öncü bir şehirdir. Dört seneye yakın burada hizmet ettim. Gaziantep hayırda bir numaradır. Üretimde bir numaradır. Gaziantep ticarette bir numaradır. Dünyanın neresinde bir müşteri varsa bilin ki oraya Gaziantepli gider. Ama Gaziantep sadece para kazanmak, karda olmak değil şu gönlü yarda yani hayırda iyilik kapısını açmakta da Gaziantep bir modeldir” dedi. YERLİKAYA: UYUŞTURUCUYLA MÜCADELENİN ARZ VE TALEP CEPHESİNDE BİZ HÜKÜMET OLARAK TAM SAHA PRES YAPIYORUZ Konuşmasının devamında projenin protokolüne şahitlik etmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Bakan Yerlikaya sözlerine şu ifadelerle devam etti: “İçişleri Bakanı olarak 4 Haziran 2023 tarihinde göreve başladığımız günden beri biz İçişleri Ailesi olarak 675 bin arkadaşımla beraber Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı, onun hükümetler döneminde de hassaten daha ilk günden itibaren devam eden bir süreç. Uyuşturucuyla mücadelenin arz ve talep cephesinde biz hükümet olarak tam saha pres yapıyoruz. Devamlı surette sahadayız ve kendimizi hep update ediyoruz. Bilinen yöntemlerin dışında sokak satıcılarıyla mücadele ediyoruz ve aynı şekilde bilinen yöntemlerin çok daha fevkinde biz Interpol, Europol ile birlikte ortak operasyonlar yapıyoruz. Pek çok operasyonlar daha yakın zamanda kamuoyuna ilan edilecek. Yani biz kendi ülkemiz içerisinde ve ülkemiz dışındaki suç ve suçlarla mücadelede hem tek başımıza yapmamız gerekenlerde hem de birden fazla ülkeyle beraber müşterek ve cesaretle ve kararlılıkla bunu yapıyoruz.” AMATEM İLE BAHAR PROJESİ DE TAM DA BİZİM İSTEDİĞİMİZ GİBİ BİR PROJE Bakan Yerlikaya konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Arz cephesinde durmadan, duraksamadan, kararlı devam edeceğiz ama bu işin bir de talep cephesi var. Yani orada bilinçlenme, şuurlanma, aileyi güçlü hale getirme, sokağı, mahalleyi, caddeyi, birlik, beraberlikle medyayı, üniversiteleri, sağlık bilimleri, tüm kurum kuruluşlar, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu var. Kusur işlemiş, bağımlı olmuş. Ne yapacağız? Hep beraber ona sahip çıkarak onu tekrar normal, arınmış, geçmişteki o sıkıntılı günlerine dönmeyen ve bu tecrübesini de yeni arkadaşlarına ‘Bakın ben kurtuldum, zinhar böyle bir yola gitmeyin’ duruşuyla örnek bir başarı hikayesi ortaya çıkarmamız lazım. Bu proje Amatem ile Bahar Projesi de tam da bizim istediğimiz gibi proje.” GELİN ELİNİZİ UZATIN, BİZ SİZİ KUCAKLAYALIM VE SİZİ TEKRAR YAŞAMINIZA SAĞLIKLI, SIHHATLİ, AFİYETLİ BİR ŞEKİLDE DÖNDÜRELİM Çalışmanın oluşturulmasında emeği geçenleri tebrik eden Bakan Yerlikaya sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu projenin sayısının artarak devam etmesi için de hükümet olarak da uğraşacağız. Şurada ikinci bir baharı yaşamak için çok güzel bir isim vermişler. Sadece bir bina, o binanın içerisinde sağlıkla teknik bir arınma değil. Asıl zor kısım sağlıkla ilgili teknik arınmadan sonraki en zor aşama başlıyor. Dengeleme, istikrarlı bir şekilde tekrar başa dönmemek. Bu çok zor. Allah kimseyi imtihan etmesin. Ama imtihan edilenlere Gazişehir'den bütün ülkemize söylüyorum. Yalnız olmadıklarını bak şehir el ele veriyor, diyor ki ‘Biz sizin yanınızdayız’. Dolayısıyla hem Amatem, Amatem’den çıktıktan sonra buradaki mükemmel, müthiş evleriyle beraber, annesi de gelebilir, kardeş de gelebilir. Orada onların artık onun şahitliğinde, müşahitliğinde ve sevgiyle ilgili, ilgiyle ilgili ne kadar ihtiyaç varsa, bizim de aynı şekilde katkımız. Aile buradan el ele tutuşup ‘Yarabbi bir daha bizi bu şekilde imtihan etme’ duası ve müteşekkir duygularla beraber çıkacak. Şehir olarak bunları yapmak zorundayız. Bu sistem bunu yaptığı zaman Gazişehir'deki bütün hemşerilerimizin vebali sorumluluğu da Allah'ın izniyle bu protokolle beraber gidecek. Buradan arınmayla ilgili olan kardeşlerimize diyorum ki ‘Gelin elinizi uzatın, biz sizi kucaklayalım ve sizi tekrar yaşamınıza sağlıklı, sıhhatli, afiyetli bir şekilde döndürelim.’” ŞAHİN: BU MASA GAZİANTEP MODELİ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise protokol imza törenindeki konuşmasında bağımlılığın Türkiye ve dünya için önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Bu madde bağımlığı, teknolojik bağımlılık, sanal kumar olarak karşımızda çıkıyor. Sayın Bakanımız işin güvenlik boyutunda jandarmamız, emniyetimiz elinden gelen, valimiz elinden gelen her şeyi yapıyor ama bunun bir tıbbi tedavi bir de sosyal rehabilitasyon bölümü var. Kurucu Aile Bakanlığı yaptığımdan dolayı bu işlerin o boyutunu da çok iyi bilen bir kardeşiniz olarak sağ olsun Asım Başkan'ın zamanında Oya Bahadır bizim on sekiz yaş altı için başladı. Başlarken de dünya modelleri incelendi. Yale Üniversitesi'nin yazılımıyla yerelleştirilerek çok önemli bir model gelişti ama artık on sekiz yaş üstü için de bunun yenilenmesi gerekiyordu. Biz bunun bütün çalışmalarını yaptığımız için yaklaşık on beş yıllık bir tecrübe var. O tecrübeyi kullandık. Dünyanın bu konudaki en iyi merkezleri incelendi, bir model oluştu. Bu modelde kapalı alanımız, açık alanımız çok ciddi tıbbi altyapımız, sosyal rehabilitasyon bölümümüz var. Bu masa Gaziantep Modeli.” ÇEBER: BU BURADA BAŞLAYACAK AMA TÜRKİYE’DE GÜZEL BİR ÖRNEK OLACAĞINI DEĞERLENDİRİYORUZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber’de yaptığı konuşmada her türlü bağımlılıkla mücadele ettiklerini anlatarak, “Uyuşturucu bağımlılığının üzerinde de hem arz hem talep yönüyle bu mücadelenin olması gerektiğini biz de değerlendirdik ve bir taraftan arz bölümüyle güvenlik birimlerimiz mücadele ediyor. Düzenli olarak rakamlarımız geliyor. Hem operasyon sayısında hem şüpheli hem tutuklu sayısında ciddi artmalar var. Son zamanlarda yapılan analizlerde şehir atık sularında uyuşturucu oranlarının yüzde yirmi beş civarında azaldığını memnuniyetle ifade edebilirim. Bağımlılarla biz bire bir sohbetler yapıyoruz. Onlar uyuşturucuya ulaşmada zorluklar yaşandığını, satıcılar güzergah değişikliklerinden bahsediyor. Arz boyutuyla ilgili elimizden geleni yapıyoruz. Protokolün içeriği olan talep boyutunu da boş bırakamayız. Bu burada başlayacak ama Türkiye’de güzel bir örnek olacağını değerlendiriyoruz. 61 dönümlük çok güzel bir doğa içerisinde sağlık boyutları başta olmak üzere her boyutunu kapsayacak bir çalışmayla hem bağımlılık hem de onunla ilgili tüm sosyal kesimleri tedavinin içine alarak devam ettireceğiz. Bu protokolü görmeyenler de bilmelidir ki bizi bu konuda cesaretlendiren, hırslandıran Sayın Bakanımızın talimatları ve biz de onlar doğrultusunda elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Konuşmaların ardından protokol ile Şireci Ailesi’nden Esat ve Didem Şireci ve Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin proje için imzaları attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Kuzey Kore Bağlantılı Lazarus, Avrupa’da İHA ve Drone Üreticilerini Hedef Alıyor Haber

 Kuzey Kore Bağlantılı Lazarus, Avrupa’da İHA ve Drone Üreticilerini Hedef Alıyor

ESET araştırmacılarının bulgularına göre gerçek hayatta gerçekleşen saldırılar, Orta ve Güneydoğu Avrupa'da savunma sektöründe faaliyet gösteren üç şirketi arka arkaya hedef aldı. İlk erişim neredeyse kesin olarak sosyal mühendislik yoluyla sağlandı. Hedeflere yerleştirilen ana yük, saldırganlara ele geçirilen makine üzerinde tam kontrol sağlayan bir uzaktan erişim truva atı (RAT) olan ScoringMathTea idi. Saldırganların başlıca hedefinin, özel bilgiler ve üretim know-how'ının dışarıya sızdırılması olduğu düşünülüyor. Operation DreamJob'da, sosyal mühendisliğin ana teması, kârlı ama sahte bir iş teklifi ve buna eşlik eden bir kötü amaçlı yazılım. Kurban, genellikle iş tanımı içeren bir yem belge ve bunu açmak için trojanize edilmiş bir PDF okuyucu alır. ESET Research, bu faaliyeti Operasyon DreamJob ile ilgili kampanyaları ve Avrupa'da bulunan hedef sektörlerin önceki Operasyon DreamJob örneklerindeki hedeflerle (havacılık, savunma, mühendislik) uyumlu olması nedeniyle Lazarus'a atfediyor. Hedef alınan üç kuruluş, farklı türde askeri teçhizat (veya bunların parçaları) üretiyor ve bunların çoğu, Avrupa ülkelerinin askeri yardımı sonucunda şu anda Ukrayna'da kullanılıyor. Operation DreamJob'un gözlemlenen faaliyetleri sırasında, Kuzey Koreli askerler Moskova'nın Kursk bölgesinde Ukrayna'nın saldırısını püskürtmesine yardım etmek için Rusya'ya konuşlandırılmıştı. Bu nedenle, Operation DreamJob'un şu anda Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan bazı batı yapımı silah sistemleri hakkında hassas bilgiler toplamakla ilgilendiği mümkündür. Daha genel olarak, bu kuruluşlar Kuzey Kore'nin de yurt içinde ürettiği ve kendi tasarım ve süreçlerini mükemmelleştirmeyi umduğu türden malzemelerin üretiminde yer almaktadır. İHA ile ilgili bilgi birikimine olan ilgi dikkat çekici, zira bu, Pyongyang'ın yerli drone üretim kapasitelerine büyük yatırım yaptığına işaret eden son medya haberlerini yansıtıyor. Kuzey Kore, yerli İHA kapasitelerini geliştirmek için büyük ölçüde tersine mühendislik ve fikri mülkiyet hırsızlığına güvenmiştir. Son Lazarus saldırılarını keşfeden ve analiz eden ESET araştırmacısı Peter Kálnai ve Alexis Rapin şu açıklamayı yaptılar: "Operasyon DreamJob'un, en azından kısmen, İHA'larla ilgili özel bilgileri ve üretim know-how'ını çalmak amacıyla gerçekleştirildiğini düşünüyoruz. Dropper'lardan birinde gözlemlenen drone ifadesi, bu hipotezi önemli ölçüde desteklemektedir. Hedef alınan kuruluşlardan birinin, şu anda Ukrayna'da kullanılan ve Kuzey Kore'nin cephe hattında karşılaşmış olabileceği en az iki İHA modelinin üretiminde yer aldığına dair kanıtlar bulduk. Bu kuruluş, Pyongyang'ın aktif olarak geliştirmekte olduğu bir uçak türü olan gelişmiş tek motorlu insansız hava araçlarının tedarik zincirinde de yer almaktadır.“ Genel olarak, Lazarus saldırganları oldukça aktiftir ve arka kapılarını birden fazla hedefe karşı kullanırlar. Bu sık kullanım, bu araçları ortaya çıkarır ve tespit edilmesini sağlar. Buna karşı önlem olarak, grubun araçlarının yürütme zincirinde bir dizi dropper, yükleyici ve basit indirici yer alır. Saldırganlar, kötü amaçlı yükleme rutinlerini GitHub'da bulunan açık kaynaklı projelere dâhil etmeye karar verdiler. Ana yük olan ScoringMathTea, yaklaşık 40 komutu destekleyen karmaşık bir RAT'tır. İlk ortaya çıkışı, Ekim 2022'de Portekiz ve Almanya'dan VirusTotal'a gönderilen başvurularla izlenebilir; burada dropper, Airbus temalı bir iş teklifi gibi görünerek kurbanları tuzağa düşürmüştür. Uygulanan işlevsellik, Lazarus'un genellikle gerektirdiği işlevselliklerle aynıdır: Dosya ve işlemlerin manipülasyonu, yapılandırmanın değiştirilmesi, kurbanın sistem bilgilerinin toplanması, TCP bağlantısının açılması ve yerel komutların veya C&C sunucusundan indirilen yeni yüklerin yürütülmesi. ESET telemetrisine göre, ScoringMathTea, Ocak 2023'te bir Hint teknoloji şirketine, Mart 2023'te bir Polonya savunma şirketine, Ekim 2023'te bir İngiliz endüstriyel otomasyon şirketine ve Eylül 2025'te bir İtalyan havacılık şirketine yönelik saldırılarda görülmüştür. Operation DreamJob kampanyalarının amiral gemisi yüklerinden biri olduğu görülmektedir. Grubun en önemli gelişimi, DLL proxy'leri için tasarlanmış yeni kütüphanelerin tanıtılması ve daha iyi kaçınma için trojanize edilecek yeni açık kaynaklı projelerin seçilmesidir. Kálnai, "Yaklaşık üç yıldır Lazarus, tercih ettiği ana yükü olan ScoringMathTea'yi kullanarak ve açık kaynaklı uygulamaları trojanize etmek için benzer yöntemler uygulayarak tutarlı bir çalışma tarzını sürdürmüştür. Bu öngörülebilir ancak etkili strateji, grubun kimliğini gizlemek ve atıf sürecini belirsizleştirmek için yetersiz olsa da güvenlik tespitinden kaçmak için yeterli polimorfizm sağlar" diye aktardı. HIDDEN COBRA olarak da bilinen Lazarus grubu en az 2009 yılından beri aktif olan ve Kuzey Kore ile bağlantılı bir APT grubudur. Yüksek profilli olaylardan sorumludur. Lazarus kampanyalarının çeşitliliği, sayısı ve uygulamadaki tuhaflığı bu grubu tanımlamaktadır. Ayrıca siber suç faaliyetlerinin üç temel unsurunu da yerine getirmektedir: Siber casusluk, siber sabotaj ve mali kazanç peşinde koşma. Operasyon DreamJob, esas olarak sosyal mühendisliğe dayanan Lazarus kampanyalarının kod adıdır ve özellikle prestijli veya yüksek profilli pozisyonlar için sahte iş teklifleri kullanır ("hayalindeki iş" tuzağı). Hedefler ağırlıklı olarak havacılık ve savunma sektörlerindedir, ardından mühendislik ve teknoloji şirketleri ile medya ve eğlence sektörü gelir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether'den 225 Milyon Dolarlık Operasyona Destek Haber

Tether'den 225 Milyon Dolarlık Operasyona Destek

Operasyon sürecinde Bakanlık ile yakın iş birliği içinde çalışan Tether, dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edildiği belirlenen varlıkların tespit edilip el konulması sürecine katkı sağladı. Verdikleri desteğe ilişkin açıklamalarda bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Adalet Bakanlığı ile yürüttüğümüz çalışmalar, şeffaflık, kolluk kuvvetleriyle proaktif iş birliği ve dijital varlık ekosistemindeki kullanıcıların korunması konularındaki kararlılığımızı gösteriyor. Uyumluluk konusunda sektörde standartları belirliyor ve stablecoin’lerin kötü niyetli kişiler tarafından suistimal edilmesini önleme çabalarına öncülük ediyoruz.” dedi. Tether küresel kolluk kuvvetlerine destek vermeye devam ediyor Tether, Mart 2025’te, yaptırımlı bir borsa olan Garantex ile bağlantılı 23 milyon USDT’nin ABD Gizli Servisi tarafından dondurulmasına yardım etmişti. Şirket yine aynı yıl, Tron, TRM Labs ve İspanyol yetkililerle birlikte 100 milyon USDT’nin üzerinde yasadışı fonun dondurulmasına katkı sağladı. 2024’te ise, Kanada’daki Ontario Eyalet Polisi’ne çalınan dijital varlıkların kurtarılmasında destek olmuş ve Güneydoğu Asya merkezli bir suç ağıyla bağlantılı 6 milyon USD’den fazla fonun dondurulması ve dijital varlık dolandırıcılığına ilişkin fonlara el konulmasında DOJ’a yardımcı olmuştu. Tether bugüne kadar, yasadışı faaliyetlerle bağlantılı 2,7 milyar USDT’nin üzerinde bir tutarı dondurdu ve engelledi. Bu süreçte gerçek zamanlı izleme, gelişmiş analiz sistemleri ve 55’ten fazla ülkedeki 255’in üzerinde kolluk kuvvetiyle doğrudan iş birliği yapıldı. Kriptoyla ilgili suçların ölçeği ve karmaşıklığı artarken, Tether’in kullanıcıları koruma ve küresel kolluk kuvvetlerine destek olma yönündeki kararlılığı, dijital varlık ekosisteminde finansal güvenliğe yeni bir standart getirdi.

Uyuşturucu operasyonlarında 2 haftada 2 bin 365 şüpheli yakalandı Haber

Uyuşturucu operasyonlarında 2 haftada 2 bin 365 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 76 ilde 2 haftada düzenlenen operasyonlarda, 1 ton 444 kilogram uyuşturucu ve 2 milyon 376 bin hap ele geçirildiğini, 2 bin 365 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinasyonunda; İl Emniyet Müdürlüklerince; 3 bin 547 ekip, 8 bin 867 personel,38 hava aracı ve72 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla; İstanbul, İzmir, Adana, Ankara, Gaziantep, Konya, Antalya, Bursa, Samsun, Balıkesir, Denizli, Şanlıurfa, Manisa, Diyarbakır, Mersin, Kocaeli, Kayseri, Batman, Tekirdağ, Malatya, Hatay, Sakarya, Bolu, Kahramanmaraş, Eskişehir, Çorum, Sivas, Trabzon, Muğla, Aksaray, Kırklareli, Uşak, Erzurum, Osmaniye, Van, Çanakkale, Mardin, Nevşehir, Elazığ, Niğde, Sinop, Zonguldak, Adıyaman, Edirne, Giresun, Kütahya, Afyonkarahisar, Ağrı, Düzce, Karaman, Rize, Aydın, Bingöl, Ardahan, Burdur, Tokat, Yozgat, Amasya, Bitlis, Çankırı, Erzincan, Karabük, Kırşehir, Isparta, Kars, Şırnak, Yalova, Ordu, Artvin, Bilecik, Hakkari, Kastamonu, Kırıkkale, Muş, Kilis ve Siirt'te düzenlenen operasyonlarda bazı illerde ele geçirilen uyuşturucu miktarları, yakalanan zehir tacirleri şöyle; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce; - 365 kg kokain,77,5 kg metamfetamin,27,5 kg skunk, 22 kg eroin, 11 kg esrar,141 kg kimyasal madde ile 805 bin 200 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.Uyuşturucu Satıcısı 28 Şüpheli yakalandı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğünce;  - 102 kg bonzai,387 bin 478 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.Uyuşturucu Satıcısı 12 Şüpheli yakalandı. - Hakkari İl Emniyet Müdürlüğünce;  - 102 kg metamfetamin,60,5 kg eroin ele geçirildi.Uyuşturucu Satıcısı 2 Şüpheli yakalandı. Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünce;  - 54 kg metamfetamin ele geçirildi.Uyuşturucu Satıcısı 4 Şüpheli yakalandı. Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünce;  - 53,5 kg skunk ele geçirildi.Uyuşturucu Satıcısı 2 Şüpheli yakalandı. Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğünce;  - 542,5 kg metamfetamin ele geçirildi. İçişleri Bakanı Yerlikaya,Valileri, operasyonları koordine eden cumhuriyet başsavcılıklarını ve operasyonları gerçekleştiren polisleri tebrik eden Yerlikaya, "Zehir tacirlerine göz açtırmıyoruz. Evlatlarımızın geleceğini karartmalarına müsaade etmiyoruz, etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.