Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Mükemmeliyet

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Mükemmeliyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Mükemmeliyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'" Haber

"Konecta, 2026'da Hem Avrupa Hem Latin Amerika'da 'Yılın Şirketi'"

Bu ödüller, Konecta’nın yapay zekâ odaklı inovasyonunu, disiplinli uygulama yaklaşımını, üretken ve otonom yapay zekâyı küresel müşteri deneyimi operasyonlarına entegre etmedeki öncü rolünü ortaya koyuyor. Bu başarı, Konecta’nın geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısından stratejik bir dijital dönüşüm ortağına geçişini tescil ediyor. Frost & Sullivan, özellikle Konecta’nın insan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeli sayesinde dağınık müşteri operasyonlarını modernize etme ve ölçülebilir iş sonuçları yaratırken sürekli yüksek hizmet kalitesi sağlama becerisini takdir etti. Konecta, derin sektör uzmanlığını yeni nesil teknolojilere yaptığı sürekli yatırımlarla birleştirerek Yılın Şirketi unvanına layık görüldü: Katalyst 2028 ve yapay zekâ odaklı dönüşüm: 150 milyon Euro’luk dönüşüm yatırımıyla hayata geçirilen Konecta’nın “Katalyst 2028” girişimi, şirketi uçtan uca teknoloji, veri ve operasyon ortağı olarak konumlandırıyor.Kolibri Yapay Zekâ Platformu: Konecta, şirketlerin yapay zekâ denemelerinden tam ölçekli uygulamalara geçişini desteklemek amacıyla yakın zamanda otonom yapay zekâ orkestrasyon platformu Kolibri’yi kullanıma sundu. Yüzde 80’i önceden geliştirilmiş sektöre özel kullanım senaryolarından oluşan bir kütüphaneyi açık mimari ve maliyet kontrolü sağlayan entegre FinOps özellikleriyle birleştiren Kolibri, kuruluşların otonom yapay zekâyı güvenli ve ölçeklenebilir biçimde devreye almalarına olanak tanıyor. Platform; yapay zekâ ajanlarını, insan uzmanları ve kurumsal sistemleri ISO 42001 sertifikalı yapay zekâ yönetim çerçevesiyle desteklenen tek bir ekosistemde buluşturuyor.Ölçeklenebilir ve insan odaklı yapay zekâ: Konecta, insan temsilciler ile otonom yapay zekâyı bir araya getiren hibrit iş gücünü etkin biçimde yönetiyor. Konecta’nın Latin Amerika’daki otonom yapay zekâ çözümleri, erken aşamadaki tahsilat süreçlerini başarıyla otomatikleştirirken en yüksek performans gösteren insan temsilcilerle karşılaştırılabilir sonuçlar elde ediyor. Böylece çalışanlar daha karmaşık ve kişiselleştirilmiş görevlere odaklanabiliyor.Standartlaştırılmış uygulama ve güçlü yönetişim: Avrupa’daki düzenlemeler sıkılaşırken, Konecta küresel uyum çerçevesi ve standartlaştırılmış Veri Koruma Etki Değerlendirmeleri (DPIA) aracılığıyla AB Yapay Zekâ Yasası’nın gerekliliklerine proaktif biçimde yanıt veriyor. Konecta ayrıca COPC CX Standardı’nı faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda kurumsal yapısının bir parçası haline getirerek 28 ülkede ortak operasyonel mükemmeliyet ve hizmet tutarlılığı sağlıyor.Stratejik teknoloji ekosistemi: Konecta; AWS, Google Cloud, Salesforce, NICE, Lenovo, Nexthink, ElevenLabs, Uniphore ve CrewAI gibi ekosistem liderleriyle kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde inovasyonu hızlandırıyor. Bu iş birlikleri; gelişmiş bulut teknolojilerinin, siber güvenlik çözümlerinin ve proaktif yapay zekâ izleme yetkinliklerinin hem müşteri hem de çalışan ortamlarına doğrudan entegre edilmesini sağlıyor. Konecta CEO’su Nourdine Bihmane, konuya ilişkin şunları söyledi: “Frost & Sullivan tarafından iki bölgede birden Yılın Şirketi seçilmemiz, Katalyst 2028 vizyonumuzun ve 109 bin çalışanımızın özverisinin bir göstergesi. Günümüzde yapay zekânın uygulamaya geçirilmesindeki en büyük eksiklik regülasyona tâbi sektörlerin gerçekte neye ihtiyaç duyduğunu, gerçek müşteri etkileşimlerinin nasıl gerçekleştiğini ve istisnai durumların nerelerde ortaya çıktığını bilen operasyonel deneyimin yeterince sürece dâhil edilmemesidir. Bu çözümleri müşterilerimizle birlikte hayata geçirerek onların iş sonuçlarına doğrudan katkı sunmayı taahhüt ediyoruz.” Konecta Amerika CEO’su Mariano Castaños ise şunları ekledi: “2026 yılında aldığımız bu ödül, geleneksel dış kaynak hizmetlerinden Latin Amerika genelinde yapay zekâ odaklı dönüşümler sunan bir yapıya geçişimizi doğruluyor. Ölçülebilir iş değeri yaratıyoruz. Peru’nun sigorta sektöründe müşteri hizmetlerini geliştirmek için yapay zekâ destekli konuşma analitiği ve dijital asistanların kullanıma alınmasından, Meksika’nın lüks perakende ve Kolombiya’nın finans sektörlerinde ödeme sözü gerçekleşme oranlarını yüzde 30’un üzerinde artıran tahsilat voicebotlarının uygulanmasına kadar ekiplerimiz, insan ve yapay zekâyı birleştiren hibrit modellerin bu bölgede müşteri deneyiminin geleceği olduğunu kanıtlıyor.” Frost & Sullivan analistleri, Konecta’nın her iki bölgedeki benzersiz ölçeğini ve değişime uyum sağlayan inovasyon yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: Frost & Sullivan Müşteri Deneyimi Araştırmaları Direktör Yardımcısı Sherrel Sonia Roche, “Konecta, geleneksel bir çağrı merkezi dış kaynak hizmet sağlayıcısı olmanın ötesinde bir dönüşüm ortağı olarak konumlanıyor. İnsan ve yapay zekâyı bir araya getiren entegre ve hibrit hizmet modeliyle şirketlerin dağınık müşteri operasyonlarını modernize etmelerine olanak tanıyor,” dedi. Frost & Sullivan En İyi Uygulamalar Araştırma Analisti Natalia Casanovas ise “Frost & Sullivan, yapay zekâ odaklı inovasyonu büyük ölçekli operasyonel uygulama gücüyle birleştirerek daha uyarlanabilir, verimli ve insan odaklı müşteri deneyimi ortamları sunan Konecta’yı bu ödüle layık görmüştür” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama Haber

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama

Çok kanallı ve çok markalı perakende yapısıyla büyümesini sürdüren FLO GROUP, organizasyon yapısını güçlendirmeye yönelik yeni bir adım attı. Finans, strateji, yatırım ve organizasyonel yönetim alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip Ahmet Okçular, FLO GROUP’ta Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak göreve başladı. Yeni yapılanmayla birlikte şirketin destek fonksiyonlarının daha entegre bir liderlik yapısı altında yönetilmesi ve FLO GROUP’un kurumsal dönüşüm, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Ahmet Okçular, yeni görevinde mali işler, insan kaynakları, lojistik ve iç denetim fonksiyonlarına liderlik edecek. Destek fonksiyonları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, süreçlerin daha verimli ve çevik bir yapıya kavuşturulması ve şirketin büyüme hedeflerini destekleyecek organizasyonel yapının geliştirilmesi Okçular’ın öncelikli sorumlulukları arasında yer alacak. Kariyerine 1996 yılında QNB FinansInvest’te başlayan Ahmet Okçular, 2005 yılında HSBC Türkiye’ye katıldı. HSBC’de Kurumsal Finansman Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenen Okçular; birleşme ve satın alma danışmanlığı ile sermaye piyasaları alanlarında çeşitli çalışmalara liderlik etti. 2016 yılında Tekfen Holding’e Grup CFO’su olarak katılan Okçular, 2019 yılında Strateji, İş Geliştirme ve Yatırımlardan Sorumlu Grup Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Bu dönemde grup genelindeki stratejik planlama, yatırım, iş geliştirme ve birleşme ve satın alma süreçlerinin yönetiminde görev aldı. 2022 yılında AIM Finance’i kurarak finansal ve stratejik danışmanlık alanındaki çalışmalarını sürdüren Okçular, 2024 yılında Toros Tarım ve Mondi Oluklu Mukavva’da Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendi. 2025 yılında ise CCN Yatırım Holding’te Finans, Strateji ve İş Geliştirme Başkanı olarak görev yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümlerinden mezun olan Ahmet Okçular, International University of Japan’da Uluslararası Yönetim alanında MBA programını tamamladı. Finans, yatırım, strateji ve organizasyonel yönetim alanlarındaki kapsamlı deneyimiyle Okçular, Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak FLO GROUP’un kurumsal dönüşümünün hızlandırılmasına, destek fonksiyonları arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası Haber

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası

Çalışan deneyimini kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak konumlandıran CCN Holding, Happy Place to Work Bilim Kurulu tarafından 2026 yılında yürütülen değerlendirme sonucunda Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nın (Great Work Environment) sahibi oldu. Happy Place to Work değerlendirme sürecinde kurumlar, kültür, liderlik yaklaşımı, çalışan bağlılığı, çeşitlilik, eşitlik ve güven gibi başlıklarda kapsamlı analizlerden geçiyor. Değerlendirme sürecinde çalışan geri bildirimleri ile organizasyonun insan kaynakları uygulamaları birlikte ele alınıyor. CCN Holding’in Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı almaya hak kazanması, holdingin insan odaklı yönetim anlayışını, çalışan deneyimine verdiği önemi ve grup genelinde ortak değerler etrafında şekillenen kurum kültürünü ortaya koyuyor. “Herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz” CCN Holding İnsan ve Kültür Grup Başkanı Pınar Akbulut, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çalışan deneyimini kurum kültürümüzün temel bir parçası olarak görüyoruz. Happy Place to Work tarafından verilen Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı da bu yaklaşımımızın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. CCN Holding olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli, güvende ve ait hissettikleri bir çalışma ortamı oluşturmayı, farklılıkların desteklendiği, fikirlerin özgürce ifade edilebildiği ve herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu sertifika, attığımız adımların çalışanlarımızın deneyimlerinde de karşılık bulduğunu görmek açısından bizim için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın ihtiyaç ve beklentilerini dinlemeye, deneyimlerini geliştirmeye ve CCN Holding’i tüm çalışma arkadaşlarımız için daha iyi bir çalışma ortamı haline getirmeye devam edeceğiz.” CCN Holding Hakkında 2007 yılında başlayan yolculuğunu bugün yaklaşık 10.000 çalışanıyla sürdüren CCN Holding; inşaat, sağlık, entegre tesis yönetimi, teknoloji, eğitim, turizm ve yat gibi birçok sektörde faaliyet göstermektedir. Grup, yatırımlarını kalite, güven ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda, geleceğe değer katan stratejik adımlar olarak konumlandırmaktadır. Ulusal ve uluslararası ölçekte prestijli projelere imza atan CCN Holding; Zaha Hadid imzalı Bakü Haydar Aliyev Kültür Merkezi ve Bakü Alev Kuleleri gibi ikonik projelerle global referans gücü kazanmış; Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olan Mersin Şehir Hastanesi ve dünyanın tek parçada yapılan en büyük hastanesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile sağlık yatırımları ve işletmeciliğinde öncü rol üstlenmiştir. CCN Holding, inşa ettiği projeleri sürdürülebilir işletme modelleriyle yönetmekte; sağlık kampüslerinden otellere, AVM’lerden enerji tesislerine kadar geniş bir yelpazede entegre tesis yönetimi hizmetleri sunmaktadır. Teknoloji alanında faaliyet gösteren INFERA ve WISERA markalarıyla dijital altyapı, yazılım, veri analitiği ve sistem entegrasyonu çözümleri geliştirerek operasyonel mükemmeliyet ve veriye dayalı yönetim yetkinliği sağlamaktadır. Turizm, gastronomi ve deneyim tasarımı alanında Altunizade Suites by Curio, Lokanta Yoğurt, Fami, The Cube.ist markalarıyla yaşam tarzı odaklı bir hizmet ekosistemi kuran CCN Holding, yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarıyla geleceği şekillendirmeye devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanovel’den İlaçta Küresel Büyüme ve Onkoloji Hamlesi Haber

Sanovel’den İlaçta Küresel Büyüme ve Onkoloji Hamlesi

Sanovel’in CEO’su Hülya Yalın, şirketin sahip olduğu köklü birikim ve üretim gücüyle halihazırda önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayarak, uluslararası yatırımcıların sağladığı desteğin bu güçlü yapıyı daha da ileri taşıdığını ifade etti. Yalın, söz konusu yatırımların Sanovel’in küresel ilaç pazarındaki yükselişine ivme kazandırırken, Türkiye’yi daha güçlü bir üretim ve ihracat üssü haline getirme hedeflerine de katkı sağladığını; aynı zamanda ülkeye giren doğrudan yabancı yatırımın, Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlılığını azaltma vizyonunu destekleyen önemli bir unsur olduğunu belirtti. Yalın, küresel yatırımcıların Türkiye ekonomisine ve ilaç sanayisinin potansiyeline duyduğu güvenin bir kez daha ortaya konduğunu vurguladı. Bu stratejik hamlenin, Türkiye’nin yerli üretim gücünü ve küresel pazarlardaki konumunu bir üst seviyeye taşıyacağını da sözlerine ekledi. "43 yıldır Türkiye’den aldığımız güçle büyüyoruz" Sanovel CEO’su Hülya Yalın, şirketin geçmişi, kurumsal yapısı ve mevcut operasyonel büyüklüğüne ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Sanovel, temelleri 1983 yılında merhum Eczacı Erol Toksöz tarafından atılmış, 43 yıldır Türkiye ilaç sanayisinin gelişimine öncülük eden lider şirketlerden biridir. Kökleri bu topraklarda olan Sanovel, şeffaflık, kalite, bilim ve insan odaklı değerlerden ödün vermeden büyümüş; bugün hem ülkemiz hem de küresel pazarlar için son derece güvenilir bir çözüm ortağı haline gelmiştir. Gücünü Türkiye’den alan, yüzde 100 yerli üretimiyle ülkemizin sağlık ekosistemindeki konumunu her geçen gün daha da kuvvetlendiren bir Türk şirketiyiz. Faaliyetlerimizi Türkiye merkezli olarak sürdürüyor; Ar-Ge’mizi, üretimimizi, kalite süreçlerimizi ve tüm ihracat operasyonlarımızı İstanbul Levent’teki Genel Müdürlüğümüz ile Silivri’deki yüksek teknolojili Ar-Ge Merkezi ve Üretim Kampüsümüzden yönetiyoruz. Bugün yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlayan güçlü yapımızla hareket ediyoruz. 43 yıldır Türkiye’den aldığımız güçle büyürken, ülkemizi dünyada en iyi şekilde temsil etmeyi milli bir sorumluluk olarak görüyoruz." "60'tan fazla marka, 400'ün üzerinde ruhsatlı ürün" Yerli üretimin dışa bağımlılığı azaltmadaki rolünü ve Silivri'deki üretim üssünü vurgulayan Yalın, portföy yapısını şöyle aktardı: "Biz yerli üretimi desteklemeyi ve Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlılığını azaltmayı kurumsal bir ödevden öte, milli bir görev olarak kabul ediyoruz. Ürün portföyümüzün tamamı reçeteli ilaçlardan oluşuyor. Ağrı ve inflamasyon, endokrin ve metabolizma, gastrointestinal, hematoloji, hepatoloji, kardiyovasküler, multipl skleroz (MS), nöroloji ve psikiyatri gibi akut ve kronik tedavi alanlarında faaliyet gösteriyoruz. 60’tan fazla marka ve 180’i aşkın üründen oluşan çok geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Toplamda 400’ün üzerinde ruhsatlı ürünümüz bulunuyor. En büyük gurur kaynaklarımızdan biri, birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket konumunda olmamızdır. Tüm bu faaliyetlerin kalbi Silivri’deki tesisimizde atıyor. Burası yaklaşık 800 ekip arkadaşımızın emekleriyle neredeyse tüm formlarda ilaç üretimi gerçekleştirebildiğimiz, Türkiye’nin adeta bir Ar-Ge ve üretim üssüdür. Türkiye’nin yanı sıra 5 kıtada 50’den fazla ülkenin de ilaç ihtiyacını her koşulda güvenle karşılıyoruz." Rakamlarla Sanovel ve onkoloji hamlesi Son 5 yıldaki büyüme rakamlarını ve 2035 vizyonunu detaylandıran Yalın şu verileri paylaştı: "IQVIA’ya göre değer bazında 10,5 kat, kutu bazında ise 1,5 kat büyüme gösterdik. Diyabet alanında jenerik firmalar arasında lider konumdayız. Kardiyoloji alanında jenerik firmalar arasında 2. sırada, merkezi sinir sistemi alanında ise total pazarda ikinci sıradayız. MS pazarında ise jenerik firmalar arasında 2. sırada, total pazarda ise 3. sırada yer alıyoruz. Yurt içi pazarda yükselişimizi sürdürürken uluslararası pazarlarda ihracatımızı yaklaşık 4 kat büyüttük. Üretim miktarımızı 60 milyon kutudan 91,5 milyon kutuya taşıdık. Son 5 yılda fabrikamıza yaptığımız 26 milyon ABD doları yatırımla yeni ekipmanlar temin ettik. 2035 vizyonumuz doğrultusunda verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı bir gelecek planıyla ilerliyoruz. Oluşturduğumuz proje takımlarından biri onkoloji odağında faaliyet gösteriyor. Çoğunluğu ithal olan onkoloji ürünlerini ülkemizde üreterek bu ürünlerin erişilebilirliğini artırmayı, sürdürülebilir sağlığa katkı sunmayı ve ülkemizin döviz kaynaklarının korunmasına destek olmayı önemsiyoruz. 2035 vizyonumuz kapsamında etki alanımızı 2 katına çıkarmayı, orta vadede Türk ilaç pazarında ilk 10 firma arasında yer almayı ve yurt dışında Sanovel markasını küresel bir dev haline getirmeyi hedefliyoruz." "50 ülkede varız, 200'den fazla ruhsat onayı bekliyoruz" Küresel pazarlardaki varlıkları ve uluslararası denetim başarıları hakkında konuşan Yalın şunları aktardı: "2005 yılında başladığımız ihracat yolculuğunu bugün çok ileri bir boyuta taşıdık. Şu anda 400’ün üzerinde ruhsat ile Kanada’dan ABD ve Avrupa’ya kadar 50 ülkedeki ihracat faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye’nin cari açığının azaltılmasına ve net döviz girdisi sağlanmasına stratejik bir destek sunuyoruz. Fabrikamızdaki süreçlerin uluslararası standartlara uygunluğunu Avrupa’da EMA ve EU GMP, ABD’de ise US FDA onaylarımızla tescillemiş olmaktan gurur duyıyoruz. Şu an bulunduğumuz ve yeni giriş yapmayı planladığımız pazarlarda 200’den fazla ruhsat onayı bekliyoruz. Gelecek hedeflerimiz doğrultusunda AB, ABD, Kanada, MENA, Sahra Altı Afrika, Güneydoğu Asya, LATAM ve CIS bölgelerinde varlığımızı genişletmeye odaklanıyoruz." Ar-Ge kadrosu ve teknolojik altyapıya ilişkin açıklamalarda bulunan CEO Hülya Yalın şöyle devam etti: "80 bilim insanıyla Ar-Ge çalışmalarını yürüten Sanovel olarak, sektörde Ar-Ge’ye en fazla kaynak ayıran lider şirketlerden biriyiz. Alman mühendislik şirketi PharmaPlan tarafından tasarlanan tesisimizdeki Ar-Ge Merkezimizde; konvansiyonel ilaçların ötesine geçerek kombinasyon ürünler, yeni üretim teknolojileriyle farklı dozaj şekilleri içeren ürünler ve ODT (ağızda dağılan tablet) projeleri geliştiriyoruz. Bu projeleri Türkiye, ABD, Kanada ve Avrupa pazarları için 'ilk eşdeğer' olma hedefiyle kurguluyoruz. Çalışmalarımızda cGMP ve cGLP kurallarını en üst seviyede uygularken, Kalite Tasarımı (QbD) yaklaşımıyla regüle pazarların kapısını açıyoruz. Fikri mülkiyet ve patent alanında ilaç sektöründe elde ettiğimiz şampiyonluğu bu yoğun emeğin sonucu olarak görüyoruz. Türkiye’deki tüm sektörler bazında yapılan patent başvuru sayısı sıralamalarında ilk 3 şirket arasında yer alıyoruz." Sürdürülebilirlik, Sosyal Sorumluluk ve "En İyi İşveren" Ödülü Çevresel hedefler, sosyal projeler ve insan kaynakları başarılarına değinen Yalın tüm faaliyetlerinde Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı rehber aldıklarını ifade ederek, “Çevresel performansımızı düzenli takip ederek 2025 yılında karbon ayak izimizde yüzde 14,3, su ayak izimizde ise yüzde 13,9 oranında net azaltım sağladık. Cumhuriyetimizin 102. yılında 102 kız öğrencimize profesyonel koçluk desteği sağladık. Fırsat Eşitliği Modeli Sertifikası’nı almaya hak kazanarak toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımımızı tescilledik. Ayrıca Forbes Türkiye ve Statista iş birliğiyle gerçekleştirilen 'Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2026' listesinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. 10 binden fazla çalışanın anonim geri bildirimleri doğrultusunda oluşturulan bu listede yer almak, çalışan deneyimine verdiğimiz önemin bir göstergesidir” diye konuştu. “Türkiye’yi global arenada en iyi şekilde temsil etmeye devam ediyoruz” Şirketin devredildiği veya değerinin altında satıldığı yönündeki iddialara açıklık getiren Yalın, şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle çok net ifade etmek isterim ki, Sanovel ile ilgili ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Sanovel, bir Türk şirketi olarak 43 yıldır olduğu gibi bugün de ülkesi için yatırım yapmaya, istihdam yaratmaya, Türkiye’yi global arenada en iyi şekilde temsil etmeye devam etmektedir. Her şirkette olduğu gibi Sanovel’in idari süreçleriyle ilgili oluşan değişimler, şirketimizin güçlü geleceğini desteklemek, operasyonel mükemmeliyet ve organizasyonel çevikliği güçlendirmek adına atılan doğal dönüşüm adımlarıdır. Dönem dönem gündeme getirilen geçmiş hissedarlarımızla ilgili süreçler ise Sanovel’in tüzel kişiliğini ve bugünkü operasyonel faaliyetlerini ilgilendiren bir konu değildir. Uluslararası yatırımcılardan gösterilen ilgi, hem ülkemizin makroekonomik istikrarına hem de Sanovel'in küresel potansiyeline duyulan sarsılmaz güvenin bir yansımasıdır." "Uluslararası Yatırım Türkiye'nin Üretim Gücünün Tescilidir" Uluslararası ortaklığın sağladığı katkıya değinen Hülya Yalın şunları ekledi: "Uluslararası yatırımcıların hissedarlar arasında yer alması, Türk ilaç sektörünün ve Türkiye’nin üretim gücünün uluslararası arenada ne kadar büyük bir itici güç olduğunun tescilidir. 2020 yılı ve sonrasında gerçekleşen bu stratejik yatırım; şirketimizin üretim gücünü, Ar-Ge kabiliyetini, istihdamını, ihracat potansiyelini ve yerli üretime olan katkısını çok daha yukarılara taşıyacak hayati bir adım olmuştur. Sanovel, 2020 yılı itibarıyla kurumsallaşma yolculuğunu stratejik yatırımlarla halihazırda güçlendirmeye başlamış; büyüme, globalleşme, sürdürülebilirlik hedeflerinde önemli atılımlar gerçekleştirmişti. Uluslararası yatırımcıların sağladığı bu yeni katkı ve güven ortamı, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü çok daha fazla geliştirecek ve perçinleyecektir. Sanovel bu ülkenin milli bir değeridir ve geleceğini kararlılıkla Türkiye’de inşa etmektedir." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzocam Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi ile Akıllı Üretim Dönemini Başlattı Haber

İzocam Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi ile Akıllı Üretim Dönemini Başlattı

Türkiye yalıtım sektörünün lideri İzocam, üretim süreçlerinde dijital dönüşüm yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedefleri doğrultusunda dijital altyapısını güçlendiren şirket, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi’ni Tarsus Tesisinde devreye aldı. Üretim sahasındaki tüm kritik verileri tek merkezde toplay arak gerçek zamanlı analiz imkânı sunan sistem, yapay zekâ destekli altyapısıyla üretim süreçlerini daha akıllı, daha izlenebilir ve daha verimli hale getiriyor. Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “Dijitalleşmeyi; operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedeflerimizin en önemli yapı taşlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Üretimden kalite yönetimine, enerji kullanımından bakım süreçlerine kadar tüm operasyonlarımızı veri odaklı yönetim anlayışıyla sürekli geliştiriyoruz. Bu kapsamda devreye aldığımız Metriks sistemi, yalnızca mevcut süreçlerimizi dijital ortama taşımıyor; aynı zamanda üretim tesislerimizin geleceğini şekillendirecek akıllı üretim altyapısını da oluşturuyor" dedi. Üretim sahasındaki tüm ver iler tek merkezde toplanıyor Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi, üretim sahasında farklı noktalarda oluşan verileri tek dijital platformda bir araya getirerek tüm operasyonların gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlıyor. Daha önce operatörler tarafından manuel olarak takip edilen sıcaklık, basınç, hareket, enerji tüketimi ve benzeri üretim verileri, artık üretim hatlarına entegre edilen akıllı sensörler aracılığıyla otomatik olarak toplanıyor ve anlık olarak analiz ediliyor. Metriks platformu üzerinde önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yapay zekâ destekli analiz modülleriyle üretim süreçlerinin daha da akıllı hale getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, üretim süreçlerinde oluşabilecek olası sapmaların henüz sorun büyümeden tespit edilmesi, operatörlerin anlık olarak uyarılması ve müdahale süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Böylece üretim sürekliliğinin ve operasyonel güveni lirliğin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlıyor Metriks sistemi yalnızca üretim süreçlerini daha etkin yönetmeye değil, enerji verimliliğini artırmaya ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye de katkı sunuyor. Platform bünyesindeki Enerji Yönetim Sistemi (EMS) modülü sayesinde tesislerde enerji tüketimi anlık olarak takip edilirken, enerji kayıplarının kaynağı ve büyüklüğü ayrıntılı biçimde analiz edilebiliyor. Enerji kullanımının optimize edilmesiyle birlikte karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalara da önemli katkı sağlanıyor. Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerini de ileriye taşıdığını belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "İzocam olarak dijital dönüşümü yalnızca üretim verimliliğini artıran bir teknoloji yatırımı olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veriye dayalı yönetim anlayışı sayesinde hem kaynaklarımızı daha verimli kullanıyor hem de enerji tüketimimizi ve çevresel etkimizi daha etkin şekilde yönetebiliyoruz. Bu yaklaşım, 2050 net sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalara da güç katıyor" şeklinde konuştu. Kalite yönetiminde gerçek zamanlı kontrol dönemi Sistemin sunduğu ileri analitik ve makine öğrenme altyapısı ise yalnızca mevcut durumu izlemekle sınırlı kalmıyor. Üretim verilerini analiz ederek geleceğe yönelik tahminleme modelleri oluşturan sistem sayesinde ham madde bileşimlerinin ürün kalitesine etkisi önceden öngörülebiliyor, ekipman performansı takip edilerek bakım süreçleri daha etkin planlanabiliyor. Böylece hem üretim verimliliği artırılıyor hem de olası duruşlar ile yüksek bakım maliyetlerinin önüne geçiliyor. İzocam, Metriks pl atformunu önümüzdeki dönemde kalite yönetim süreçlerini daha da güçlendirecek yeni modüllerle geliştirmeyi planlıyor. Bu kapsamda devreye alınması hedeflenen Canlı İstatistiksel Süreç Kontrolü (SPC) altyapısı sayesinde üretim hattından gelen verilerin anlık olarak analiz edilmesi, süreçlerde oluşabilecek sapmaların erken aşamada tespit edilmesi ve hurda ile fire oranlarının azaltılması amaçlanıyor. Yine ilerleyen aşamalarda hayata geçirilmesi planlanan QR kod entegrasyonu ile ürünlerin üretim hattı boyunca izlenebilirliğinin artırılması ve kalite süreçlerinin daha şeffaf, daha kontrol edilebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. İzocam’da dijital dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirten Genel Direktör Kerem Kürklü, "Veri odaklı yönetim anlayışımızı güçlendirecek yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dijital teknolojilerden, yapay zekâ destek li analizlerden ve akıllı üretim sistemlerinden en yüksek verimi alarak üretim süreçlerimizi daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha esnek bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. İzocam olarak geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçirirken, sektörümüzde dijital dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama Haber

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama

Lojistik sektörünün köklü şirketlerinden Horoz Lojistik, üst yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret operasyonlarında 10 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Kaan Göksu, Horoz Lojistik'in Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı olarak göreve başladı. Göksu, yeni görevinde şirketin yurtiçi depo operasyonlarının geliştirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik edecek. "Horoz Lojistik'in Güçlü Mirasını Daha da İleriye Taşımak İçin Hazırız" Yeni göreviyle ilgili değerlendirmede bulunan Horoz Lojistik Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı Kaan Göksu, şunları söyledi: “Temmuz ayının son haftası itibarıyla Horoz Lojistik ailesine katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugüne kadar lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret alanlarında edindiğim deneyimleri, yeni görevimde Horoz Lojistik’in köklü geçmişi ve güçlü insan kaynağıyla bir araya getirerek, şirketimizin geleceğine değer katacak çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum. Horoz Lojistik’in güçlü mirasını daha da ileriye taşımak, birlikte sürdürülebilir başarılar elde etmek ve yeni başarı hikayeleri yazmak için tüm ekip arkadaşlarımla heyecanlıyız ve hazırız.” Kaan Göksu Hakkında Kariyerine DHL'de Operasyon Yönetimi Kıdemli Mühendisi olarak başlayan Kaan Göksu, ardından Boyner Grup ve Boyner Büyük Mağazacılık bünyesinde e-ticaret, depo yönetimi, taşıma operasyonları ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevleri üstlendi. Daha sonra Getir'de Yeni İş Birimleri Lideri (Head of New Business) olarak görev yapan Göksu, son olarak Ekol Lojistik'te Kontrat Lojistiği, E-Ticaret, Perakende ve Moda Direktörü olarak 1.200'ü aşkın kişilik operasyon ekibini yönetti. Yalın üretim metodolojileri ve operasyonel mükemmeliyet uygulamaları konularında uzmanlaşan Göksu, Six Sigma Green Belt sertifikasına sahip olup, kariyeri boyunca süreç iyileştirme, verimlilik artışı ve P&L yönetimi alanlarında birçok projeye liderlik etti. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde, yüksek lisansını ise İngiltere'deki University of Warwick'de Manufacturing System Engineering alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Veli Murat Tüntaş Oldu Haber

İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Veli Murat Tüntaş Oldu

Marriott International bünyesinde 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip olan Veli Murat Tüntaş, kariyeri boyunca The Ritz-Carlton, St. Regis ve W Hotels gibi grubun lüks segmentteki prestijli markalarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Operasyonel mükemmeliyet, misafir deneyimi, ekip yönetimi ve ticari performans alanlarındaki başarılı çalışmalarıyla öne çıkan Tüntaş, farklı coğrafyalarda yürüttüğü liderlik görevleriyle Marriott International'ın büyüme stratejilerine önemli katkılar sağladı. İstanbul Marriott Hotel Şişli'ye katılmadan önce Marriott International'da Orta Doğu, Katar, Kuveyt ve Türkiye Lüks Otelleri Kıdemli Operasyon Direktörü olarak görev yapan Tüntaş, 100'ün üzerinde otelin operasyonel performansının geliştirilmesi, hizmet standartlarının yükseltilmesi ve stratejik büyüme projelerinin hayata geçirilmesinde aktif rol aldı. Daha önce W Amman'da Otel Müdürü ve Vekil Genel Müdür olarak görev yapan Tüntaş, misafir memnuniyeti, çalışan bağlılığı ve genel otel performansında elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkat çekti. Yiyecek ve içecek operasyonları alanındaki uzmanlığıyla da tanınan Tüntaş, kariyeri boyunca Çoklu Oteller Yiyecek ve İçecek Operasyonları Direktörü olarak görev yaptı. Uluslararası gastronomi konseptlerinin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesine liderlik ederek marka konumlandırmasını güçlendiren ve ticari başarı sağlayan projelere imza attı. Göreve başlamasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Veli Murat Tüntaş, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul Marriott Hotel Şişli gibi Marriott International'ın güçlü markalarından birinin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Deneyimli ekibimizle birlikte misafir memnuniyetini her zaman ön planda tutarak hizmet kalitemizi daha da ileri taşımayı, çalışanlarımızın gelişimini desteklemeyi ve otelimizin İstanbul'un en güçlü şehir otellerinden biri olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyoruz." İstanbul Marriott Hotel Şişli Hakkında İstanbul'un iş, finans ve alışveriş merkezlerinin kalbinde yer alan İstanbul Marriott Hotel Şişli, 264 oda ve süiti, 1.323 metrekarelik toplantı ve etkinlik alanı, farklı konseptlerde yiyecek ve içecek alanları, spa ve fitness olanaklarıyla iş ve tatil amaçlı seyahat eden misafirlerine hizmet vermektedir. Marriott International'ın global hizmet standartlarını modern tasarım ve misafir odaklı yaklaşımıyla buluşturan otel, uluslararası kongrelerden kurumsal etkinliklere kadar geniş bir yelpazede organizasyonlara ev sahipliği yapmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Canon EMEA Başkanı ve CEO’su Sam Yoshida İlk Kez Türkiye’de Haber

Canon EMEA Başkanı ve CEO’su Sam Yoshida İlk Kez Türkiye’de

Canon EMEA Başkanı ve CEO’su Shinichi “Sam” Yoshida, Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret kapsamında Canon Eurasia ekibi ve iş ortaklarıyla bir araya geldi. Ziyaret, Canon’un Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli bağlılığının ve bölgedeki sürdürülebilir büyüme ile iş birliğini destekleme hedeflerinin güçlü bir göstergesi niteliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl Canon Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Başkanlığı görevini üstlenen Sam Yoshida, bölgedeki stratejik pazarlarla daha yakın temas kurmayı amaçlayan liderlik ajandası kapsamında Türkiye’yi ilk kez ziyaret etti. İstanbul’daki Canon Eurasia ofisinde çalışanlar ve iş ortaklarıyla bir araya gelen Yoshida; bölgesel performans, iş öncelikleri ve gelecekteki büyüme fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerçekleştirilen görüşmeler, pazar dinamikleri ve müşteri beklentileri üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmasına olanak sağlarken Canon’un EMEA operasyonları içerisinde stratejik bir konuma sahip olan Türkiye’nin, şirketin bölgesel büyüme hedeflerinde önemli bir rol oynadığı bir kez daha vurgulandı. Yoshida, Türkiye’nin dinamik iş ortamına dikkat çekerek Canon’un ülkedeki varlığını daha da güçlendirmeye, yatırımlarını sürdürmeye ve müşterileri ile iş ortaklarıyla kurduğu ilişkileri derinleştirmeye odaklandığını ifade etti. Ziyaret aynı zamanda Canon’un, işletmelerin ve tüketicilerin değişen ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik sektör lideri teknolojiler ve yenilikçi çözümler sunma konusundaki kararlılığını da ortaya koydu. Canon’un küresel uzmanlığı ve sürekli inovasyon yaklaşımıyla müşterilerinin dönüşen beklentilerine yanıt verirken faaliyet gösterdiği pazarlarda dijital dönüşümü desteklemeyi sürdürdüğü belirtildi. Canon EMEA Başkanı ve CEO’su Sam Yoshida: "Türkiye’yi ziyaret ederek Canon Eurasia ekibimiz ve iş ortaklarımızla bir araya gelme fırsatı bulduğum için büyük memnuniyet duyuyorum. Gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, yerel pazar dinamiklerini daha yakından anlamamıza ve gelecekteki iş birliği ile büyüme fırsatlarını değerlendirmemize önemli katkı sağladı. Türkiye, Canon’un EMEA operasyonları içerisinde önemli bir konuma sahip olmasının yanı sıra, uzun vadeli büyüme hedeflerimize de değerli katkılar sunuyor. Türkiye’deki varlığımızı daha da güçlendirmeye, yatırımlarımızı sürdürmeye ve Canon’un inovasyon, teknoloji ve uzmanlık gücünü müşterilerimize sunmaya kararlıyız. Çalışanlarımız ve iş ortaklarımızla birlikte önümüzdeki dönemde de kalıcı değer yaratmaya ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemeye devam edeceğiz" diyerek ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Canon bünyesinde 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Yoshida, 2025 yılında EMEA Başkan ve CEO’su görevine atanmasından önce satış, pazarlama, üretim ve üst düzey yöneticilik alanlarında birçok önemli liderlik pozisyonunda görev aldı. Bugün Canon’un Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki iş stratejisine liderlik eden Yoshida, şirketin büyüme ve dönüşüm yolculuğunun bir sonraki aşamasını yönlendiriyor. Onun liderliğinde Canon; inovasyon, operasyonel mükemmeliyet ve müşterileri ile toplum için değer yaratma konusundaki güçlü bağlılığından aldığı güçle, güvenilir bir teknoloji lideri olarak konumunu daha da pekiştirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.