Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Mükemmellik

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Mükemmellik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Mükemmellik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıç Ali Kantar CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un Yeni Genel Müdürü Oldu Haber

Kılıç Ali Kantar CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un Yeni Genel Müdürü Oldu

Dünyanın önde gelen uluslararası lüks otel markalarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Kantar, otel açılışları, operasyonel mükemmellik, ticari performansın geliştirilmesi ve misafir deneyimi alanlarındaki güçlü birikimini, İstanbul’un köklü ve lüks otellerinden biri olan CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’a taşıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra Anadolu Üniversitesi’nde İşletme lisansı yapan Kılıç Ali Kantar, ileri düzey İngilizce bilgisine sahiptir. Kariyeri boyunca The Luxury Collection, JW Marriott, Mandarin Oriental, Fairmont ve Raffles gibi bir çok global markada görev alan Kantar, lüks konaklama sektöründeki uzmanlığı ve stratejik yönetim yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Son olarak Ankara’da Lugal, A Luxury Collection Hotel ve Sheraton Ankara Hotel & Convention Center’da Çoklu Otel Genel Müdürü olarak çalışan Kantar, iki farklı marka segmentindeki operasyonların yönetimini üstlenerek finansal performans, hizmet kalitesi ve misafir memnuniyeti alanlarında önemli başarılara imza attı. Kantar’ın profesyonel geçmişinde, uluslararası lüks otelcilik sahnesinde önemli yere sahip olan Mandarin Oriental Bosphorus, D Maris Bay Marmaris, Fairmont Quasar Istanbul, Raffles Istanbul ve JW Marriott Hotel Istanbul Marmara Sea gibi prestijli oteller bulunuyor. Özellikle açılış süreçleri, markalı rezidans operasyonları, hizmet standartlarının geliştirilmesi ve yüksek performanslı ekiplerin oluşturulması konularındaki deneyimiyle dikkat çeken Kantar, görev aldığı işletmelerin uluslararası kalite standartları doğrultusunda konumlandırılmasına katkı sağladı. Görev yaptığı otellerde Forbes Travel Guide derecelendirmeleri, uluslararası marka ödülleri ve misafir memnuniyeti sonuçlarıyla öne çıkan Kantar, stratejik planlama, bütçe ve kârlılık yönetimi, gelir optimizasyonu, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında da kapsamlı bir birikime sahiptir. JW Marriott Hotel Istanbul Marmara Sea’deki görevinde Yılın Oteli ve Spirit to Serve Award gibi önemli başarılarda katkısı bulunan Kantar, Lugal bünyesindeki çalışmalarıyla da Marriott International CEO’su tarafından 2024 ve 2025 yıllarında Spirit to Serve Award ile ödüllendirildi. Kantar, yeni görevinde CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un özgün kimliği ve üstün hizmet anlayışı doğrultusunda misafir deneyiminin geliştirilmesine, ekibin yetkinliklerinin artırılmasına ve otelin uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesine liderlik edecek. Panoramik Boğaz manzaralı odaları ve süitlerinin yanı sıra farklı gastronomi konseptleri, restoran ve barlarıyla misafirlerine kapsamlı bir deneyim sunan otel; İstanbul manzarasına açılan teras alanları, toplantı ve etkinlik mekânlarıyla hem bireysel hem de kurumsal konuklara hitap ediyor. Otelin Safira Spa & Fitness ve Wellness merkezi ise konaklama deneyimini spa, spor ve kişisel bakım olanaklarıyla tamamlıyor. CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un konaklama anlayışı, yalnızca hizmet kalitesiyle değil, bulunduğu bölgenin tarihî ve kültürel dokusuyla kurduğu ilişkiyle de öne çıkıyor. Şehrin önemli kültür, sanat, moda, alışveriş ve iş merkezlerine yakın konumu sayesinde otel, İstanbul’u keşfetmek isteyen uluslararası ziyaretçilerden iş dünyasının temsilcilerine kadar geniş bir misafir kitlesine ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu Haber

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu

Şirketin 2026 yılının ilk dokuz ayında hasılatı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %28 büyüyerek 151,5 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk dokuz ayında elde edilen hasılatta Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp Sistemleri, Sualtı Sistemleri, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği Sistemleri, Güdümlü Mühimmat Sistemleri, Elektro-Optik ve Haberleşme teknolojileri belirleyici rol oynadı. Söz konusu büyümeyi ASELSAN’ın yüksek teknolojiye sahip ürünlerine yönelik artan talep destekledi. Şirketin bakiye siparişleri bir önceki çeyreğe göre 7,5 milyar dolar artarak 30,7 milyar dolara yükseldi. Yeni ihracat sözleşmeleri bu dönemde %34 artış ile 1,9 milyar dolar oldu. Yeni sözleşmelerde ve bakiye siparişlerde tarihi zirveler görüldü. Kişi Başı Hasılatta Dolar Bazında %4 Artış Güçlü büyümesini operasyonel mükemmellik, yüksek teknoloji ve kurumsal dönüşüm odağıyla destekleyen ASELSAN, verimlilik göstergelerinde de güçlü bir performans sergiledi. Şirketin FAVÖK marjı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 190 baz puan artarak %26,8 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %38 artarak 40,6 milyar TL’ye ulaştı. Verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesi, ürün portföyü içerisindeki kritik ve giriş bariyeri yüksek teknolojilere yönelik dönüşüm, ASELSAN’ın büyümesine ve operasyonel marjlarının korunmasına önemli katkı sağladı. Aynı dönemde ASELSAN’ın kişi başı hasılatında dolar bazında %4 oranında artış görüldü. Seri Üretim ve AR-GE’ye Yönelik Yatırımlarda İvme Artıyor Artan bakiye siparişlerle beraber yılın ilk dokuz ayında ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar kesintisiz bir şekilde devam etti. Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen yatırımlar bu dönemde %228 artarak 684 milyon dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yatırımlar ASELSAN’ın büyüyen sipariş hacmini karşılamasına ve sürdürülebilir büyümesine destek oluyor. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazı bu dönemde faaliyetlerine başladı. Benzer şekilde Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi birçok yeni yatırım bu dönemde devreye alındı. Hava, deniz ve kara savunma sistemlerinin üretiminde robotik ve otomasyon altyapısı önemli ölçüde güçlendirildi. Devreye alınan ve devam eden yatırımlar ile birlikte, ASELSAN'ın teslimat kapasitesi, hız ve kalite kabiliyeti artırıldı. Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge proje sayısında ve mühendis istihdamında lider olan ASELSAN’ın gerçekleştirdiği Ar-Ge harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %36 artarak 1,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Özellikle Uydu Teknolojileri, Kuantum Hesaplama Teknolojileri, Su Altı Teknolojileri, Yüksek Güçlü Mikrodalga Teknolojileri, Mikroelektronik Sistem Teknolojileri, Akıllı Mühimmat ve İtki Sistem Teknolojileri gibi giriş bariyeri yüksek alanlara yönelik yatırımlar hız kazandı. Söz konusu geleceğe yönelik devam eden yatırımlar ASELSAN’ın global savunma sanayii alanındaki görünümünü güçlendirmeye devam edecektir. Yatırım Döneminde Finansal Disiplin ASELSAN, hızlı bir şekilde büyüdüğü ve yatırım harcamalarını artırdığı bir dönemde, finansal sürdürülebilirliğini ve bilanço disiplinini korumayı da sürdürdü. Şirketin operasyonel nakit akışı 2026 yılının ilk 9 ayında 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %14 oldu. Etkin finans yönetimi ve geliştirilen yeni stratejiler ile ASELSAN’ın finansman giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,3 azaldı. Özkaynak oranı %55 seviyesinde olan ASELSAN, bu alanda sektör ortalamalarının üzerindeki konumunu sürdürdü. ASELSAN’ın bilanço büyüklüğü 2025 yıl sonuna göre %15 arttı. Güçlü bilanço yönetimi, verimlilik artışı sağlayan uygulamalar ve sürdürülen finansal disiplin ile yılın ilk 9 ayında ASELSAN’ın özkaynak kârlılığı 400 baz puan artarak %16,6’ya yükseldi. Aktif kârlılığı ise %9’a yükselerek, sermaye ve varlık verimliliğinde önemli bir iyileşme kaydedildi. ASELSAN’ın FAVÖK marjında da bu dönem 190 baz puan iyileşme görülerek %26,8 seviyesine ulaşıldı. 2025 yıl sonuna göre Şirketin ticari alacakları %11 azaldı. Söz konusu alanlardaki iyileşmeler ASELSAN’ın güçlü bilanço yapısını destekledi. Seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırımların sürdüğü bir dönemde elde edilen güçlü finansal sonuçlar, ASELSAN’ın büyüyen ölçeğini, ihracat hedeflerini ve yüksek teknoloji yatırımlarını sağlıklı bir finansal yapı içinde yönetme kapasitesini destekliyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Daha hızlı, daha çevik ve daha rekabetçi bir ASELSAN inşa ediyoruz” “2026, ASELSAN için yalnızca büyüdüğümüz değil, büyümenin ölçeğini değiştirdiğimiz bir yıl oluyor. aselsaneXt ile ortaya koyduğumuz dönüşüm; siparişlerimizden yatırımlarımıza, üretim kapasitemizden teknolojik derinliğimize kadar şirketimizin tamamında karşılık buluyor. Bugünün ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçtik. Yarının taleplerine cevap verecek kapasiteyi, bugünden oluşturuyoruz. Daha hızlı, daha verimli ve küresel rekabette daha güçlü bir ASELSAN hedefiyle ilerliyoruz. İstikrarlı büyümenin yanı sıra büyüme hızımız da artıyor. Dolar bazında 3. Çeyrek büyüme rakamlarına baktığımızda, 2024’te %18, 2025’te %29 ve bu yıl %42 büyüdük. Büyümede ve birçok iş hacmi göstergesinde sektörümüzün global ortalamalarının çok çok üstünde performans gösteriyoruz. Nitekim Ağustos ayında açıklanan Defense News Top 100 listesinde üç basamak yükselerek 40’ıncı sıraya yerleştik. Forbes Global 2000 listesine giren ilk Türk savunma sanayi şirketi olduk. Benzer şekilde, global yatırım kuruluşlarının raporlarında da şirketimizin başarılarına dikkat çekiliyor. “Büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz” Hasılatımızı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 28 artırarak 151,5 milyar TL’ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı 190 baz puan iyileştirdik. Bu iyileşmede, Yapay Zekanın süreçlerimizde etkin kullanımı, dijital dönüşümün katkıları ve ürün portföyümüzde daha yüksek katma değerli ürünlerin payının artması etkili oldu. Ölçeğimiz büyürken operasyonel marjlarımızın gelişmesi bizim için özellikle kıymetli. Bu sonuçlar, daha fazla işi başarmanın yanında, yüksek katma değerli işleri daha verimli şekilde gerçekleştirdiğimizi de ortaya koyuyor. Biz büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz. Daha büyük bir şirket olurken daha verimli bir yapıya ulaşmak, aselsaneXt ile hedeflediğimiz dönüşümün en önemli göstergelerinden biri. “Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz” Sipariş tarafında ASELSAN tarihinde yeni rekorlara imza attık. Bakiye siparişlerimiz tarihimizde ilk defa 30 milyar dolar seviyesini geçti. Yeni ihracat sözleşmelerimizi de yüzde 34 artışla 1,9 milyar dolara taşıdık. Alınan İş/Satışlar oranımızın 4,4’e yükselmesi, önümüzdeki yıllara uzanan iş hacmimizin önemli göstergelerinden biri. Bu oran bize yalnızca bugünkü talebin gücünü değil, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de gösteriyor. Satışlarımızın çok üzerinde yeni iş alıyor olmamız, önümüzde uzun ve güçlü bir iş yükü bulunduğuna işaret ediyor. Bundan sonraki temel sorumluluğumuz, bu portföyü zamanında teslimata, yeni kapasiteye ve teknolojik üstünlüğe dönüştürmek. “Oğulbey’de ilk üretim başladı” Kapasite artışı ve yüksek teknolojiye yönelik yatırımlarımızı yüzde 228 artırarak 684 milyon dolara çıkardık. Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazını faaliyete aldık. Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi yeni tesislerimizi devreye sokarken robotik ve otomasyon altyapımızı da geliştiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız çok net: Siparişlerin, kapasitemizin önüne geçmesini beklemiyoruz. Talebin geleceği noktayı öngörerek altyapımızı bugünden hazırlıyoruz. Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz. “Yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz” Uydu teknolojilerinden kuantum hesaplama teknolojilerine, su altı sistemlerinden yüksek güçlü mikrodalga ve mikroelektronik teknolojilerine kadar giriş bariyeri yüksek alanlara yatırım yapıyoruz. Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresinde alçak yörünge uydu konseptimizi ilk defa tanıttık. Kuruluşundan bu yana TSK’nın karada, denizde ve havada haberleşmesini sağlayan ASELSAN, bundan sonra uydu haberleşme hizmetini de sağlayacak. ASTRALINK adını verdiğimiz projemiz uluslararası camianın da yoğun ilgisini çekti. Teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, ihracatta bizi daha yukarı taşıyacak ve yeni kabiliyet alanları açacak bu tür yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz. “Finansal istikrarımızı sürdürüyoruz” Yatırımlarımızı gerçekleştirirken finansal disiplinden taviz vermemek temel önceliklerimizden biri. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz yatırımın neredeyse iki katını bu yılın ilk üç çeyreğinde gerçekleştirmiş olduk. Yatırım temposunun bu ölçüde yükseldiği bir ortamda finansal istikrarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Finansal borçlarımızın aktifler içindeki oranını yüzde 14 seviyesinde tutarken finansman giderimizi yüzde 10,3 azalttık. Özkaynak karlılığımızı yüzde 16,6’ya, aktif karlılığımızı yüzde 9’a çıkardık. Biz kapasitemizi hızla artırırken finansal esnekliğimizi de koruyoruz. Bu denge, önümüzdeki dönemde yeni yatırım kararlarını daha sağlam bir zeminde almamıza imkân verecek. “Küresel ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz” Bugün ASELSAN’a ve geliştirdiğimiz sistemlere hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda giderek artan bir ilgi var. Bu ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz. Savunma bütçelerinin arttığı, ülkelerin tedarik güvenliğini ve teknolojik egemenliği daha fazla önemsediği bir dönemde ASELSAN’ın geniş ürün portföyü önemli bir avantaj sağlıyor. Kurumsal yönetim anlayışımız ve özveriyle çalışan nitelikli personellerimizle ASELSAN’ı bugünlere getirdik. Hedefimiz açık: ASELSAN’ı dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden ve güçlü küresel teknoloji markalarından biri haline getirmek.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler Global pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu her geçen gün güçlendiren ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında toplam 14 milyar dolar tutarında yeni sözleşme imzaladı. Söz konusu dönemde ulaşılan hacim ASELSAN tarihinde görülen en yüksek seviye olarak kaydedildi. Özellikle ilave Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Güdüm ve Yapay Zeka Destekli Kent Güvenliği sistemlerine yönelik önemli yeni siparişler alındı. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri yılın ilk 9 ayında 30,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. 2025 sonunda ulaşılan 20 milyar dolar seviyesinin ardından ASELSAN tarihinde bakiye siparişlerde ilk defa 30 milyar dolar seviyesi görülmüş oldu. Alınan İş/Satışlar oranını bir önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen 2,5 seviyesinin üzerine taşıyan ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında bu oranı 4,4’e yükselterek sektör ortalamaları üzerindeki seyrini korudu. Söz konusu alanlarda yakalanan büyümeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. İmzalanan Önemli Sözleşmeler 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Haberleşme Sistemlerinin ve İnsansız Deniz Araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma ve Aviyonik Sistemlerin ihracatına yönelik sözleşmeYurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, 2026 Yılının 2. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik, Aviyonik ve Haberleşme sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Radar, Hava Savunma, Elektro-Optik ve Haberleşme Sistemleri ile İHA ve İDA faydalı yüklerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ilave üretimlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Kamu Güvenliği Haberleşme ile Uydu ve Uzay Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan yapay zekâ destekli Kent Güvenliği Yönetim Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. 2026 Yılının 3. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Elektronik Harp, Elektro-Optik, Arayıcı Başlık, Keşif ve Gözetleme, Haberleşme ve Silah Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Silah ve Elektronik Harp Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,ROKETSAN ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin alt bileşenlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Radar Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAYRAŞ, İleri Otomasyon ve Yaşam Döngüsü Hizmetleriyle Sürdürülebilir Baz Yağ Üretimine Güç Katıyor    Haber

TAYRAŞ, İleri Otomasyon ve Yaşam Döngüsü Hizmetleriyle Sürdürülebilir Baz Yağ Üretimine Güç Katıyor  

Sürdürülebilir endüstriyel proseslere ve döngüselliğe yönelik talep artarken petrokimya sektöründeki şirketler, yüksek ürün kalitesini ve operasyonel performansı korurken atıkları azaltmanın yollarını arıyor. TAYRAŞ, kullanılmış yağlama yağlarını (KYY) ileri yeniden rafinasyon teknolojileriyle yüksek katma değerli Grup II ve Grup II+ baz yağlara dönüştürerek bu ihtiyaca yanıt veriyor. Türkiye merkezli şirket, ileri yeniden rafinasyon teknolojileri sayesinde kullanılmış yağlama yağlarından yüksek kaliteli baz yağ üretiyor. Böylece kullanılmış yağların değerini artırırken ham petrolden üretilen yeni baz yağlara olan ihtiyacı azaltmayı ve baz yağ üretiminin karbon ayak izini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Kullanılmış yağları geri kazanarak yeniden işleyen TAYRAŞ, üretimde döngüsel bir modeli destekliyor; atık yağların bertarafından ve ham petrolden baz yağ üretiminden kaynaklanan çevresel etkinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Zorluk Modern bir baz yağ rafinerisinin işletilmesi; güvenilir proses kontrolünü, tesis genelindeki tüm süreçlerin kapsamlı biçimde izlenebilmesini ve güvenli, verimli üretimin uzun vadede sürdürülebilmesini gerektiriyor. TAYRAŞ, gelişmiş hidro-proses teknolojisiyle birlikte çalışan dört aşamalı bir damıtma prosesi kullanıyor. Bu zorlu operasyonları etkin biçimde yönetebilmek için şirketin; tesis genelindeki süreçlerin tek merkezden izlenmesini sağlayan, üretim sürekliliğini destekleyen, kullanım ömrü boyunca etkin biçimde yönetilebilen ve üst düzey güvenlik gerekliliklerini karşılayan son derece güvenilir bir otomasyon mimarisine ihtiyacı vardı. Sistemin aynı zamanda gelecekteki modernizasyon ve kapasite artışı çalışmalarına güçlü bir temel oluşturması gerekiyordu. Çözüm TAYRAŞ, rafinerinin kuruluş aşamasında uzun vadeli teknoloji iş ortağı olarak Rockwell Automation’ı seçti. İki şirket, mevcut operasyonel gereksinimleri karşılayacak ve gelecekteki büyümeyi destekleyecek entegre bir otomasyon mimarisini birlikte hayata geçirdi. Çözüm; Allen-Bradley® ControlLogix®, FactoryTalk® View Site Edition Server tabanlı dağıtık kontrol sistemi (DCS)/SCADA mimarisi, FactoryTalk® görselleştirme ve operatör arayüzü çözümleriyle operasyonel verilerin toplanması ve analizi için FactoryTalk® Historian altyapısı dahil olmak üzere birçok Rockwell Automation teknolojisini bir araya getirdi. Uzun vadeli başarı için teknolojinin tek başına yeterli olmadığından hareket eden TAYRAŞ, Rockwell Automation ile beş yıllık hizmet ve destek anlaşması da imzaladı. Önleyici bakım, yıllık sistem durum değerlendirmeleri, TechConnect℠ desteği, saha hizmetleri ve yaşam döngüsü yönetimini kapsayan anlaşma, rafinerinin otomasyon sistemlerinde güvenilirliğin ve yüksek performansın korunmasına yardımcı oluyor. Rafineri, operasyonel mükemmellik hedefi doğrultusunda daha sonraki dönemde bir DCS modernizasyon projesi için de Rockwell Automation ile iş birliği yaptı. Bu çalışma; FactoryTalk® View SE yükseltmelerini, yedekli HMI sunucu mimarisinin devreye alınmasını, Historian altyapısının genişletilmesini, proses ve tank sahası sistemleri arasındaki entegrasyonun iyileştirilmesini, ViewPoint yetkinliklerinin yeniden etkinleştirilmesini ve operasyonel verilerin daha kapsamlı biçimde izlenebilmesini kapsadı. Sonuçlar İleri otomasyon teknolojisi, modernizasyon çalışmaları ve yaşam döngüsü hizmetlerinin bir araya gelmesi, TAYRAŞ’ın operasyonlarına somut ve ölçülebilir katkılar sağladı. Uygulanan çözüm, rafinerinin operasyonel güvenilirliğini ve sistem sürekliliğini artırarak tesisin istikrarlı biçimde çalışmasına katkıda bulundu. 7 gün 24 saat kesintisiz çalışması gereken bu tür tesislerde yaşanabilecek herhangi bir arıza, uzun ve maliyetli duruşlara yol açabiliyor. Sistemin devreye girmesinden sonraki dört yıllık süreçte TAYRAŞ, otomasyon kaynaklı hiçbir kritik veya plansız duruş yaşamadan operasyonlarına devam etti. Proseslerin daha kapsamlı izlenebilmesi ve gelişmiş raporlama olanakları, operasyonel bilgilere erişimi kolaylaştırarak izleme ve karar alma süreçlerini güçlendirdi. Modernizasyon çalışmaları, gelecekteki kapasite artışları için daha güçlü bir dijital temel oluştururken TAYRAŞ, aldığı kesintisiz destek sayesinde Rockwell Automation’ın uzmanlığından yararlanmaya devam etti. Bu iyileştirmeler, TAYRAŞ’ın sürdürülebilir ve çevreye duyarlı üretim anlayışını güçlendirirken kullanılmış yağlama yağlarını yeni ve değerli kaynaklara dönüştürme misyonuna da katkıda bulunuyor. Son proses optimizasyonları ve iyileştirmeler sayesinde tesisin KYY işleme kapasitesi yüzde 25 artışla 75 bin tona, baz yağ üretim kapasitesi ise yüzde 15’in üzerinde artışla 52 bin tona ulaştı. TAYRAŞ projesi, proses endüstrilerinde başarılı bir dijital dönüşüm için otomasyon teknolojisini devreye almanın tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Uzun vadeli başarı; ölçeklenebilir kontrol sistemlerinin, planlı modernizasyon çalışmalarının, güçlü veri erişiminin ve yaşam döngüsü desteğinin bir arada sunulmasını gerektiriyor. TAYRAŞ Rafineri Müdürü Ertuğrul Kılıç, “TAYRAŞ’ın yeniden rafinasyon operasyonları, en ileri damıtma ve hidro-arıtma ünitelerine dayanıyor. Operasyonel güvenlik, süreklilik ve ürün kalitesi; proses kontrolü ve otomasyon sistemlerine son derece duyarlı. Bu nedenle yüksek erişilebilirlik sunan ve proses kararlılığını güvence altına alan bir otomasyon altyapısına ihtiyaç duyuyoruz. Tesisimizde kurulan Rockwell Automation sistemi, tüm süreçler açısından kritik öneme sahip yüksek seviyede proses güvenilirliği sağladı” açıklamasında bulundu. Teknoloji yatırımlarının uzun vadeli değer yaratabilmesi için güçlü iş birlikleri ve kesintisiz desteğin önemini vurgulayan Rockwell Automation Türkiye Ülke Müdürü Fatih Üzümcü, “TAYRAŞ ile rafinerinin ilk aşamalarından bu yana yürüttüğümüz iş birliğinde yalnızca otomasyon teknolojilerimizi sunmakla kalmadık; modernizasyon, veri görünürlüğü ve yaşam döngüsü hizmetlerimizle sistemin güvenilirliğini, sürdürülebilirliğini ve gelecekteki büyüme ihtiyaçlarına uyumunu destekledik. Rockwell Automation olarak ölçeklenebilir kontrol altyapımız ve uzmanlığımızla TAYRAŞ’ın kesintisiz, verimli ve çevreye duyarlı üretim hedeflerine katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. Rafinerinin kuruluş aşamasında başlayan güçlü iş birliğini sistem modernizasyonu ve destek hizmetleriyle sürdüren TAYRAŞ, hem operasyonel mükemmelliği hem de gelecekteki büyümesini destekleyecek sağlam bir otomasyon altyapısı oluşturdu. Proje, modern otomasyonun verimli, güvenilir ve çevreye duyarlı üretim süreçlerini mümkün kılarak sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl katkıda bulunabileceğini de ortaya koyuyor. Rockwell Automation; otomasyon teknolojisi, modernizasyon hizmetleri ve uzun vadeli yaşam döngüsü desteğini bir araya getirerek TAYRAŞ’ın yüksek kaliteli baz yağ üretimi, döngüsel ekonomiye katkı ve çevresel etkinin azaltılmasına yönelik hedeflerini gerçekleştirmesine destek olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tayraş, İleri Otomasyon Ve Yaşam Döngüsü Hizmetleriyle Sürdürülebilir Baz Yağ Üretimine Güç Katıyor Haber

Tayraş, İleri Otomasyon Ve Yaşam Döngüsü Hizmetleriyle Sürdürülebilir Baz Yağ Üretimine Güç Katıyor

Sürdürülebilir endüstriyel proseslere ve döngüselliğe yönelik talep artarken petrokimya sektöründeki şirketler, yüksek ürün kalitesini ve operasyonel performansı korurken atıkları azaltmanın yollarını arıyor. TAYRAŞ, kullanılmış yağlama yağlarını (KYY) ileri yeniden rafinasyon teknolojileriyle yüksek katma değerli Grup II ve Grup II+ baz yağlara dönüştürerek bu ihtiyaca yanıt veriyor. Türkiye merkezli şirket, ileri yeniden rafinasyon teknolojileri sayesinde kullanılmış yağlama yağlarından yüksek kaliteli baz yağ üretiyor. Böylece kullanılmış yağların değerini artırırken ham petrolden üretilen yeni baz yağlara olan ihtiyacı azaltmayı ve baz yağ üretiminin karbon ayak izini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Kullanılmış yağları geri kazanarak yeniden işleyen TAYRAŞ, üretimde döngüsel bir modeli destekliyor; atık yağların bertarafından ve ham petrolden baz yağ üretiminden kaynaklanan çevresel etkinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Zorluk Modern bir baz yağ rafinerisinin işletilmesi; güvenilir proses kontrolünü, tesis genelindeki tüm süreçlerin kapsamlı biçimde izlenebilmesini ve güvenli, verimli üretimin uzun vadede sürdürülebilmesini gerektiriyor. TAYRAŞ, gelişmiş hidro-proses teknolojisiyle birlikte çalışan dört aşamalı bir damıtma prosesi kullanıyor. Bu zorlu operasyonları etkin biçimde yönetebilmek için şirketin; tesis genelindeki süreçlerin tek merkezden izlenmesini sağlayan, üretim sürekliliğini destekleyen, kullanım ömrü boyunca etkin biçimde yönetilebilen ve üst düzey güvenlik gerekliliklerini karşılayan son derece güvenilir bir otomasyon mimarisine ihtiyacı vardı. Sistemin aynı zamanda gelecekteki modernizasyon ve kapasite artışı çalışmalarına güçlü bir temel oluşturması gerekiyordu. Çözüm TAYRAŞ, rafinerinin kuruluş aşamasında uzun vadeli teknoloji iş ortağı olarak Rockwell Automation’ı seçti. İki şirket, mevcut operasyonel gereksinimleri karşılayacak ve gelecekteki büyümeyi destekleyecek entegre bir otomasyon mimarisini birlikte hayata geçirdi. Çözüm; Allen-Bradley® ControlLogix®, FactoryTalk® View Site Edition Server tabanlı dağıtık kontrol sistemi (DCS)/SCADA mimarisi, FactoryTalk® görselleştirme ve operatör arayüzü çözümleriyle operasyonel verilerin toplanması ve analizi için FactoryTalk® Historian altyapısı dahil olmak üzere birçok Rockwell Automation teknolojisini bir araya getirdi. Uzun vadeli başarı için teknolojinin tek başına yeterli olmadığından hareket eden TAYRAŞ, Rockwell Automation ile beş yıllık hizmet ve destek anlaşması da imzaladı. Önleyici bakım, yıllık sistem durum değerlendirmeleri, TechConnect℠ desteği, saha hizmetleri ve yaşam döngüsü yönetimini kapsayan anlaşma, rafinerinin otomasyon sistemlerinde güvenilirliğin ve yüksek performansın korunmasına yardımcı oluyor. Rafineri, operasyonel mükemmellik hedefi doğrultusunda daha sonraki dönemde bir DCS modernizasyon projesi için de Rockwell Automation ile iş birliği yaptı. Bu çalışma; FactoryTalk® View SE yükseltmelerini, yedekli HMI sunucu mimarisinin devreye alınmasını, Historian altyapısının genişletilmesini, proses ve tank sahası sistemleri arasındaki entegrasyonun iyileştirilmesini, ViewPoint yetkinliklerinin yeniden etkinleştirilmesini ve operasyonel verilerin daha kapsamlı biçimde izlenebilmesini kapsadı. Sonuçlar İleri otomasyon teknolojisi, modernizasyon çalışmaları ve yaşam döngüsü hizmetlerinin bir araya gelmesi, TAYRAŞ’ın operasyonlarına somut ve ölçülebilir katkılar sağladı. Uygulanan çözüm, rafinerinin operasyonel güvenilirliğini ve sistem sürekliliğini artırarak tesisin istikrarlı biçimde çalışmasına katkıda bulundu. 7 gün 24 saat kesintisiz çalışması gereken bu tür tesislerde yaşanabilecek herhangi bir arıza, uzun ve maliyetli duruşlara yol açabiliyor. Sistemin devreye girmesinden sonraki dört yıllık süreçte TAYRAŞ, otomasyon kaynaklı hiçbir kritik veya plansız duruş yaşamadan operasyonlarına devam etti. Proseslerin daha kapsamlı izlenebilmesi ve gelişmiş raporlama olanakları, operasyonel bilgilere erişimi kolaylaştırarak izleme ve karar alma süreçlerini güçlendirdi. Modernizasyon çalışmaları, gelecekteki kapasite artışları için daha güçlü bir dijital temel oluştururken TAYRAŞ, aldığı kesintisiz destek sayesinde Rockwell Automation’ın uzmanlığından yararlanmaya devam etti. Bu iyileştirmeler, TAYRAŞ’ın sürdürülebilir ve çevreye duyarlı üretim anlayışını güçlendirirken kullanılmış yağlama yağlarını yeni ve değerli kaynaklara dönüştürme misyonuna da katkıda bulunuyor. Son proses optimizasyonları ve iyileştirmeler sayesinde tesisin KYY işleme kapasitesi yüzde 25 artışla 75 bin tona, baz yağ üretim kapasitesi ise yüzde 15’in üzerinde artışla 52 bin tona ulaştı. TAYRAŞ projesi, proses endüstrilerinde başarılı bir dijital dönüşüm için otomasyon teknolojisini devreye almanın tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Uzun vadeli başarı; ölçeklenebilir kontrol sistemlerinin, planlı modernizasyon çalışmalarının, güçlü veri erişiminin ve yaşam döngüsü desteğinin bir arada sunulmasını gerektiriyor. TAYRAŞ Rafineri Müdürü Ertuğrul Kılıç, “TAYRAŞ’ın yeniden rafinasyon operasyonları, en ileri damıtma ve hidro-arıtma ünitelerine dayanıyor. Operasyonel güvenlik, süreklilik ve ürün kalitesi; proses kontrolü ve otomasyon sistemlerine son derece duyarlı. Bu nedenle yüksek erişilebilirlik sunan ve proses kararlılığını güvence altına alan bir otomasyon altyapısına ihtiyaç duyuyoruz. Tesisimizde kurulan Rockwell Automation sistemi, tüm süreçler açısından kritik öneme sahip yüksek seviyede proses güvenilirliği sağladı” açıklamasında bulundu. Teknoloji yatırımlarının uzun vadeli değer yaratabilmesi için güçlü iş birlikleri ve kesintisiz desteğin önemini vurgulayan Rockwell Automation Türkiye Ülke Müdürü Fatih Üzümcü, “TAYRAŞ ile rafinerinin ilk aşamalarından bu yana yürüttüğümüz iş birliğinde yalnızca otomasyon teknolojilerimizi sunmakla kalmadık; modernizasyon, veri görünürlüğü ve yaşam döngüsü hizmetlerimizle sistemin güvenilirliğini, sürdürülebilirliğini ve gelecekteki büyüme ihtiyaçlarına uyumunu destekledik. Rockwell Automation olarak ölçeklenebilir kontrol altyapımız ve uzmanlığımızla TAYRAŞ’ın kesintisiz, verimli ve çevreye duyarlı üretim hedeflerine katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. Rafinerinin kuruluş aşamasında başlayan güçlü iş birliğini sistem modernizasyonu ve destek hizmetleriyle sürdüren TAYRAŞ, hem operasyonel mükemmelliği hem de gelecekteki büyümesini destekleyecek sağlam bir otomasyon altyapısı oluşturdu. Proje, modern otomasyonun verimli, güvenilir ve çevreye duyarlı üretim süreçlerini mümkün kılarak sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl katkıda bulunabileceğini de ortaya koyuyor. Rockwell Automation; otomasyon teknolojisi, modernizasyon hizmetleri ve uzun vadeli yaşam döngüsü desteğini bir araya getirerek TAYRAŞ’ın yüksek kaliteli baz yağ üretimi, döngüsel ekonomiye katkı ve çevresel etkinin azaltılmasına yönelik hedeflerini gerçekleştirmesine destek olmayı sürdürüyor. TAYRAŞ Hakkında: TAYRAŞ, Türkiye’de kullanılmış yağlama yağlarını (KYY) geri kazanmak ve yeniden rafine etmek amacıyla 2011 yılında kuruldu. Rafineri 2022 yılında faaliyete geçti ve Ocak 2022’den bu yana tam kapasiteyle çalışıyor. Türkiye’de 50 milyon doların üzerinde yatırımla hayata geçirilen tesis, yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlıyor ve 105 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyor. Daha önce yılda 60 bin ton kullanılmış yağlama yağı işleme ve 45 bin ton baz yağ üretme kapasitesine sahip olan tesisin kapasitesi, son proses optimizasyonları ve iyileştirmelerle birlikte 75 bin ton KYY işleme ve 52 bin ton baz yağ üretim seviyesine yükseldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GÜBRETAŞ’ın İki Mühendislik Çözümü TÜRKPATENT Tarafından Tescillendi Haber

GÜBRETAŞ’ın İki Mühendislik Çözümü TÜRKPATENT Tarafından Tescillendi

GÜBRETAŞ, Yarımca Tesisi’ndeki 25.000 ton kapasiteli kriyojenik sıvı amonyak depolama tankının güvenli ve etkin biçimde tahliye edilmesine yönelik geliştirdiği iki özgün mühendislik çözümü için Türk Patent ve Marka Kurumundan patent belgesi aldı. Sahada karşılaşılan operasyonel ihtiyaçlara GÜBRETAŞ mühendislerinin bilgi birikimi ve deneyimiyle geliştirilen çözümler, “Amonyak Tankında Tahliye Sistemi” ve “Çift Cidarlı Amonyak Tanklarında Soğuk Delme ile Tahliye Sistemi” başlıklarıyla şirketin fikri mülkiyet portföyüne kazandırıldı. Her iki buluş için de başvuru tarihlerinden itibaren 20 yıl süreyle korunmak üzere patent belgesi verildi. Güvenli operasyon ve etkin geri kazanım Geliştirilen ilk sistem, büyük kapasiteli kriyojenik depolama tankında pompa emiş seviyesinin altında kalan sıvı amonyağın kontrollü ve güvenli ve ekonomik biçimde tahliye edilmesine yönelik yenilikçi bir çözüm sunuyor. İkinci sistem ise çift cidarlı amonyak tanklarının iç ve dış cidarı arasında kalan (bulunan) sıvı amonyağın güvenli şekilde tahliye edilmesini sağlıyor. Sistemlerin uygulanmasıyla sıvı amonyağın güvenli şekilde geri kazanılması, amonyağın yakılmadan kaynak kaybının azaltılması, operasyonel güvenliğin güçlendirilmesi ve tankın periyodik kontrol hazırlıklarının daha etkin yürütülmesi yönünde önemli kazanımlar elde edildi. Üretimin sürekliliğine ve tarımsal değer zincirine katkı Amonyak, NPK gübre üretiminin temel azot hammaddelerinden biri olarak üretim süreçlerinde kritik önem taşıyor. Bu hammaddenin güvenli, kesintisiz ve ekonomik verimli şekilde yönetilmesi; tesis operasyonlarının sürekliliği kadar tarımsal üretimin ihtiyaç duyduğu girdilerin güvenilir biçimde sağlanması açısından da büyük önem taşıyor. GÜBRETAŞ, mühendislik yetkinliğini üretim sahasındaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturarak operasyonel dayanıklılığını güçlendirirken tarımsal üretime değer katan şirket anlayışını da somut sonuçlara dönüştürüyor. Geliştirilen çözümler; iş güvenliği, kaynak verimliliği, sürdürülebilirlik ve üretim sürekliliğini aynı mühendislik yaklaşımında bir araya getiriyor. Kurumsal bilgi birikimi kalıcı değere dönüşüyor GÜBRETAŞ Genel Müdürü Musa Goral, patent başarısına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu patentler, GÜBRETAŞ’ın sorun çözen mühendislik kültürü, güçlü saha deneyimi ve sürekli iyileştirme yaklaşımıyla da değer ürettiğini gösteriyor. Üretimin sürekliliğini sağlarken insanı, çevreyi ve kaynaklarımızı korumak, mühendislik anlayışımızın temelini oluşturuyor. Yarımca Tesisi ekibimizin geliştirdiği bu iki çözüm; teknik yetkinliğimizin, yenilikçilik kültürümüzün ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın somut bir sonucudur. Kritik bir hammaddenin güvenli şekilde geri kazanılmasını sağlayan bu çalışmalarla teknik bilgi birikimimizi kalıcı bir kurumsal değere dönüştürürken şirketimize ve tarımsal üretimin değer zincirine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz.” Patentlerle koruma altına alınan iki mühendislik çözümü, GÜBRETAŞ’ın üretim sahalarındaki deneyimini yenilikçi uygulamalara dönüştürme kabiliyetini ortaya koyarken şirketin sürdürülebilir üretim, operasyonel mükemmellik ve sürekli gelişim hedeflerini de destekliyor. GÜBRETAŞ, güçlü mühendislik kültürü ve yenilikçi yaklaşımıyla üretimin sürekliliğini sağlayan, kaynakları koruyan ve tarımsal üretime kalıcı değer kazandıran çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding’in Senenin Yıldızları Ödülleri 18’inci Kez Sahiplerini Buldu Haber

Yıldız Holding’in Senenin Yıldızları Ödülleri 18’inci Kez Sahiplerini Buldu

Yıldız Holding'in başarıları birlikte kutlama ve sürekli gelişim anlayışının köklü geleneklerinden biri olan Senenin Yıldızları Ödül Töreni, bu yıl 18’inci kez gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanındaki Yıldız Holding şirketlerinden çalışma arkadaşlarını ve paydaşları bir araya getiren tören, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda düzenlendi. Bu yıl güncellenen ödül kategorileriyle kapsamı daha da genişleyen Senenin Yıldızları’na 200’ün üzerinde proje başvurdu. En yüksek başvuru “Operasyonel Mükemmellik” kategorisinde gerçekleşirken, bu kategoriyi “Büyümeye Katkı, Müşteriyi Kazanmak ve İnsana Yatırım” kategorileri izledi. Jüri değerlendirmesi ve çalışanların oyları sonucunda 59 finalist arasından 21 proje ödül almaya hak kazandı. Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ile toplam 8 kategoride 22 ödül sahiplerini buldu. Senenin Yıldızları Ödülleri'nde her yıl farklı bir temanın belirlendiği Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ise bu yıl "Teknolojiyle Değer Yaratanlar" kategorisinde verildi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü tarafından değerlendirilen bu özel ödülde; teknolojiyi değer üretmenin somut bir aracına dönüştüren, ölçülebilir ve sürdürülebilir sonuçlar yaratan, farklı şirketlere örnek olabilecek nitelikte projeler öne çıktı. Törene katılan Murat Ülker: “Senenin Yıldızları’nın 18 yılda nasıl büyüdüğünü, dünyanın dört bir yanındaki 80 bin çalışma arkadaşımızı aynı heyecan etrafında buluşturan global bir geleneğe dönüştüğünü görmek benim için büyük bir mutluluk. Bugün farklı ülkelerden, farklı kültürlerden çalışma arkadaşlarımızın İstanbul’da bir araya gelmesi de bana ayrıca mutluluk veriyor. Yıllar içinde büyüdük, dünyaya yayıldık ama bizi bir arada tutan değerlerimiz ve birlikte başarmanın heyecanı hiç değişmedi. Başarı kadar o başarıyı fark etmenin, takdir etmenin ve birlikte kutlamanın da çok kıymetli olduğuna inanıyorum. ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız da tam olarak bunu söylüyor; dünyanın neresinde olursak olalım birlikte başarmak, başarıyı birlikte kutlamak ve bu mutluluğu çoğaltmak.” Mehmet Tütüncü: “Geleceğe liderlik, fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor” Törende konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, Senenin Yıldızları'nın Holding'in güçlü kurum kültürünü yansıtan önemli bir buluşma olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Yıldız Holding ve şirketlerimizde sürdürülebilir başarımızın arkasında, değişen ihtiyaçları öngörerek kendini sürekli yenileyen ve yeni fikirleri somut sonuçlara dönüştüren güçlü bir kültür var. Bu yıl 18’inci kez düzenlenen Senenin Yıldızları, bu kültürün en önemli yansımalarından biri olarak, her geçen yıl güncellenen kategorileri ve genişleyen kapsamıyla öne çıkıyor. Bu yılki 'Teknolojiyle Değer Yaratanlar' teması da bu anlayışın bir yansıması; çünkü geleceğe liderlik etmek fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor, teknoloji de bu dönüşümün stratejik kaldıracı. Biz bu dönüşümü yalnızca takip etmiyor, teknolojiyi iş yapış biçimlerimizi geliştiren ve çalışma arkadaşlarımızın yetkinliklerini destekleyen bir araç olarak görüyor, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerimizin geleceğini bu anlayışla şekillendirmeyi hedefliyoruz. Bu strateji, 'Mutlu Et, Mutlu Ol' anlayışıyla kararlılıkla sahiplenen çalışma arkadaşlarımızla anlam kazanıyor. Yıldız Holding'in sürdürülebilir başarısına katkı sağlayan, yıl boyunca emek vererek başarılı projelere imza atan ve bu geleneği her yıl aynı tutkuyla büyüten tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum." Dönüşüm ve teknoloji gündemi ele alındı Mehmet Tütüncü’nün konuşmasının ardından, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Dönüşüm ve Teknoloji Lideri Yahya Ülker ile teknoloji ve dönüşüm odağında özel bir söyleşi gerçekleştirildi. Ülker, gerçek dönüşümün yeni bir teknolojiyi kullanmaya başlamaktan önce sorulan soruların değişmesiyle başladığını, yapay zekayı ise insanın muhakemesinin yerine geçen değil, düşünme alanını genişleten bir araç olarak gördüğünü ifade etti. Yıldız Holding’in farklı şirketlerinde hayata geçen projelerin bu dönüşüm anlayışının somut örnekleri olduğuna dikkat çeken Ülker, yakın zamanda üstlendiği pladis Avrupa Bölge Başkanlığı görevine ilişkin değerlendirmelerinde de farklı pazarlardaki bilgi ve deneyimin birbirini besleyen bir güce dönüşmesinin önemini vurguladı. Liderler panelinde sektörlerin geleceği konuşuldu Senenin Yıldızları Ödül Töreni’nde Yıldız Holding’in faaliyet gösterdiği gıda, atıştırmalık ve perakende sektörlerindeki dönüşüm ile bu alanların geleceği farklı perspektiflerden değerlendirildi. Program kapsamında düzenlenen liderler paneline pladis Uluslararası Pazarlardan Sorumlu Bölge Başkanı Tim Brett, Yıldız Holding Perakende Grubu Başkanı ve ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel ile Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç katıldı. Panelde, değişen tüketici beklentilerinin değer, beslenme, verimlilik ve sürdürülebilirlik ekseninde sektörleri nasıl yeniden şekillendirdiği; üretimden markalara, tedarik zincirinden perakendeye uzanan değer zincirinde rekabet gücünü belirleyen dinamikler; yerel mirası güçlü markaların küresel ölçekte nasıl büyütülebileceği ve geniş bir ekosistemde ortak başarıyı mümkün kılan iş birliği kültürü ele alındı. Teknoloji ve insan aynı sahnede buluştu Senenin Yıldızları Ödül Töreni, ödül programının yanı sıra teknoloji ve yaratıcılığı bir araya getiren özel bir performansa da ev sahipliği yaptı. Sanatçı ve besteci Mehmet Ünal ile ekibinin sunduğu Kozmik Senfoni özgün bir deneyim olarak katılımcılarla buluştu. Dijital teknolojilerin insan yaratıcılığı ve dokunuşuyla birleştiği interaktif performans, katılımcıları da deneyimin aktif bir parçası haline getirdi. Kozmik Senfoni, teknolojinin insanın yerini alan değil, insan yaratıcılığını ve ifade gücünü destekleyen bir araç olarak kullanılabileceğini ortaya koyarken; Senenin Yıldızları’nın birlikte üretme, yenilikçi düşünme ve geleceğe hazırlanma yaklaşımını da sahneye taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Havacılığın Liderleri, İGA İstanbul Havalimanı Ev Sahipliğinde Buluştu Haber

Küresel Havacılığın Liderleri, İGA İstanbul Havalimanı Ev Sahipliğinde Buluştu

Küresel bağlantı gücünde dünya lideri İGA İstanbul Havalimanı, sektörün en büyük çatı kuruluşu Uluslararası Havalimanları Konseyi (Airports Council International World - ACI World) iş birliğiyle düzenlediği “Dünya Havalimanları Deneyim Zirvesi 2026”da (Airport Experience Summit) küresel havacılığın liderleri ve yöneticilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Havalimanı deneyiminin geleceğine yön veren organizasyon; küresel havacılığın önde gelen temsilcilerinden oluşan, 80 ülkeden 800’ün üzerinde üst düzey profesyonelin katılımıyla İstanbul’da düzenleniyor. Zirve, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra ACI World Genel Direktörü Justin Erbacci, ACI World Yönetim Kurulu Başkanı Jost Lammers ve İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen’in yer aldığı resmî açılış programıyla başladı. CEO Bilgen: “Odağımızda insan, duygular ve bağlantılar var” Konuşmasında havacılığın varlık sebebinin “bağlantı kurmak” olduğunu vurgulayan İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, “Bölgemizi de etkileyen jeopolitik gerilimler ve küresel çatışmalar; güvenliğe, emniyete her zaman öncelik veren havalimanları ve hava yolları için önemli operasyonel zorluklar yarattı. Ancak sektörümüz; uyum sağlama, iş birliği yapma ve hayati olan küresel bağlantıyı sürdürme yeteneğini bir kez daha gösterdi” diye konuştu. Zirvenin ana teması olan yolcu deneyimi konusunda da görüşlerini aktaran Selahattin Bilgen, yolcu beklentilerinin benzeri görülmemiş bir hızla geliştiğinin altını ve şu değerlendirmelerde bulundu: “Müşteri hizmetlerinin ötesine geçen ‘havalimanı deneyimi’, artık teknoloji, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çalışan bağlılığı ve kurumsal kültürü de kapsıyor. İGA İstanbul Havalimanı olarak, operasyonel mükemmellik ve müşteri deneyiminin birbirinden ayrılamayacağına inanıyoruz. Teknoloji kolaylaştırmalı, altyapı ise erişilebilirliği desteklemeli. Her karar yolcular, çalışanlar ve paydaşlar için yarattığı değere göre sorgulanmalı.” Geleceğin havalimanı deneyimine yön veren yatırımlar Zirve kapsamında düzenlenen oturumlarda, İGA İstanbul Havalimanı’nın 2019 yılındaki açılışından bu yana kat ettiği mesafeye ve stratejik yatırımlara dikkat çekildi. Kendi güneş enerjisi santraliyle elektriğinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaktan karşılayabilecek kapasiteye kavuşan İGA İstanbul Havalimanı, özel seyahat segmentinde İGA-JETEX Premium Yolcu Terminali’ni hizmete sundu. Geçen yıl Avrupa’nın ilk üçlü paralel pist operasyonunu hayata geçirerek kapasitesini ve verimliliğini bir üst seviyeye taşıyan İGA, 2026 yılı içinde 4. ana pistini de hizmete almaya hazırlanıyor. Gelişmiş yolcu deneyiminde zirve: İGA’nın ‘üst seviye’ akreditasyonu yenilendi İGA İstanbul Havalimanı, ‘yolcu deneyimi yönetimi’ndeki küresel liderliğini bir kez daha tescilledi. ACI World tarafından verilen ve en yüksek kademe olan “Seviye 5” (Level 5) “Yolcu Deneyimi Akreditasyonu”, İGA İstanbul Havalimanı için yenilendi. 2025 yılında bu seviyeye ulaşarak önemli bir ilke imza atan İGA İstanbul Havalimanı, sürdürülebilir gelişim kültürü, çalışan ve yolcu deneyimi uyumu, yolcu odaklı liderlik anlayışıyla zirvedeki yerini bu sene de perçinledi. İGA Akademi’ye küresel liderlik ödülü ve AMPAP mezuniyet gururu Sektörün geleceğine yön verecek liderler yetiştiren İGA Akademi, küresel havacılığın profesyonel gelişimine sağladığı katma değer doğrultusunda “2026 Global Training Leadership Award” ödülünün de sahibi oldu. 2025 yılının ardından bir kez daha bu prestijli ödüle layık görülen İGA Akademi, ev sahipliği yaptığı ACI eğitimleriyle 100’ün üzerinde uluslararası kurumdan katılımcıya ulaştı. Uluslararası eğitim standartlarını gerçek havalimanı operasyonlarıyla buluşturan İGA Akademi, teorik bilgiyi saha uygulamalarıyla destekleyen bütünsel öğrenme yaklaşımı ve uluslararası akreditasyon programlarına sunduğu güçlü destekle öne çıktı. Ayrıca, ACI World ve ICAO ortaklığıyla yürütülen küresel akreditasyon programı Airport Management Professional Accreditation Program (AMPAP) kapsamında İGA çalışanları büyük bir başarıya imza attı. 2024 yılında 6 mezun vererek Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 2’nci havacılık kurumu olan İGA İstanbul Havalimanı, 2026 yılında da 4 çalışanını bu zorlu programdan mezun ederek küresel yönetici yetiştirme vizyonunu sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar Oldu Haber

Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar Oldu

Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olan Murat Pınar, MBA diplomasını London School of Commerce & University of Wales’ten aldı. Profesyonel kariyerine 1998 yılında Siemens’te başlamış olan Pınar, 2005’ten 2010 yılına kadar Nokia NSN’de 13 farklı ülkede sorumlu Saha Operasyon Direktörü ve Telekomünikasyon, Fiber Optik, Altyapı, İnşaat ve Entegrasyon süreçlerinde program yöneticiliği görevlerini üstlendi. 2010 yılında Enerjisa bünyesine dahil olan Murat Pınar, 2015 yılına kadar, şu anda 14 ilde 11 milyon müşteri ve 22,3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti veren Enerjisa dağıtım bölgeleri Başkent, AYEDAŞ ve Toroslar organizasyonlarında çeşitli üst yönetici rollerinde bulundu. Özellikle operasyonel mükemmellik çalışmalarının yürütülmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması, sektör dinamiklerinin gelişiminde rol alınması ve yatırım programlarının oluşturulması sorumluluklarını üstlenerek Enerjisa dağıtım şirketlerinin entegrasyon, büyüme ve ilerleme süreçlerine büyük katkısı oldu. Pınar, 2015 yılında Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü, 2016 yılında ise Enerjisa Enerji Dağıtım İş Birimi Başkanı olarak atandı. Kasım 2019 tarihinden Temmuz 2026 tarihine kadar Enerjisa Enerji CEO’su olarak görev aldı. Aynı dönemde Türkiye’nin ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj’ın da Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Pınar, sektörün önemli kurumlarından E-MOD’ta (Elektrikli Mobilite Derneği) 2022 ve 2025 yılları arasında dernek başkanlığı yaptı. ELDER (Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi olan Murat Pınar, ayrıca Avrupa Birliği düşük karbon teknolojileri programı olan EUROGIA’nın Başkanlığı görevlerini yürütüyor. Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak atandı. Bu görevinin yanı sıra, Sabancı Topluluğu şirketlerinden Sabancı Dx Technology Services and Investment BV’de Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Penta Teknoloji, 2026’nın İlk Yarısında  İstikrarlı Büyümesini Sürdürdü  Haber

Penta Teknoloji, 2026’nın İlk Yarısında  İstikrarlı Büyümesini Sürdürdü 

Global ve yenilikçi teknoloji ürünlerini hızlı ve güvenli şekilde bilişim ekosistemiyle buluşturan Türkiye’nin önde gelen katma değerli teknoloji dağıtıcısı Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçları Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk 6 ayında Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artarak 17,3 milyar TL’ye yükselirken, brüt kârı da yüzde 30 artışla 1,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirket 155,1 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederken, FAVÖK yüzde 24 artışla 616,5 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjı ise yüzde 3,6 olarak kaydedildi. Fatih Erünsal: “İş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeye devam ediyoruz” Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, şirketin 2026 yılının ilk yarısına ilişkin performansını şöyle değerlendirdi: “Penta Teknoloji olarak, 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik odaklı güçlü ekosistemimizle dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunuyor; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm yolculuğuna ve sektörün büyümesine katkı sağlıyoruz. 2026 yılının ilk yarısında elde ettiğimiz sonuçlar, sürdürülebilir büyüme stratejimizin ve satıştan tedarik zincirine uzanan iş yapış süreçlerimize yönelik yatırımlarımızın önemini ortaya koydu. Güçlü iş ortaklıklarımız, geniş ürün portföyümüz ve dijitalleşmeyi merkeze alan iş modelimiz sayesinde değişen pazar dinamiklerine hızla uyum sağlayarak büyüme performansımızı devam ettirdik. Yılın ikinci yarısında da yapay zekâ, veri yönetimi ve bulut teknolojileri başta olmak üzere odaklandığımız alanlarda büyüme istikrarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Verimliliğimizi artıran dijital yatırımlarımız, operasyonel mükemmellik anlayışımız ve insan odaklı kurum kültürümüzle büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. Önümüzdeki dönem, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeye ve teknoloji ekosistemine uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.