Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Performans

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Performans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Performans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üçay Mühendislik’in İlk Altı Aylık Cirosu 1,78 Milyar TL Oldu Haber

Üçay Mühendislik’in İlk Altı Aylık Cirosu 1,78 Milyar TL Oldu

Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarında faaliyet gösteren Üçay Mühendislik, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Cirosunu %15,5 artırdı Üçay Mühendislik’in hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre %15,5 artış göstererek 1,78 milyar TL’ye, brüt kârı %91,2 artışla 455,1 milyon TL’ye, esas faaliyet kârı ise %220 artışla 220,4 milyon TL’ye ulaştı. 2026 yılının ilk yarısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, şunları söyledi: “İlk yarıda güçlü bir operasyonel performans ortaya koyduk” “Halka arzın tamamlanmasıyla birlikte sermaye yapımızı güçlendirirken, enerji ve mühendislik alanındaki büyüme fırsatlarını da daha geniş bir perspektifle değerlendirme imkânı elde ettik. Bu kapsamda yılın ilk yarısında faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda güçlü bir operasyonel performans ortaya koyduk. Elektrik ve mekanik taahhütten güneş enerjisine, e-mobiliteden uluslararası yatırımlara kadar farklı iş kollarında faaliyetlerimizi güçlendirirken, yeni projeler ve iş birlikleriyle de büyüme ivmemizi koruduk. 12 GES projesi devreye alındı Şirketimizin sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli başlıklarından biri olan güneş enerjisi yatırımları yılın ilk yarısında da devam etti. Bu dönemde toplam 333,61 kWp kurulu güce sahip 12 mesken GES projesini tamamlayarak devreye aldık. Söz konusu projelerin toplam sözleşme cirosu KDV hariç yaklaşık 284 bin dolar olarak gerçekleşti. Elaris’in şarj ağı %58 büyüdüElaris tarafında da elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği alanındaki faaliyetlerimizi genişlettik. 2025 yılı sonunda Türkiye genelinde 71 adet olan aktif AC/DC şarj istasyonu soket sayısını, 2026 Haziran sonu itibarıyla %58 artırarak 112’ye çıkardık.3 büyük projede toplam 1 milyar TL’nin üzerinde sözleşme imzalandıBüyük ölçekli elektrik ve mekanik taahhüt projelerinde de önemli sözleşmelere imza attık. Nidapark Küçükyalı Projesi kapsamında C03 Ofis Blok ve AVM 1. Etap Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri için KDV hariç 256 milyon TL bedelli sözleşme imzaladık. İstanbul Havalimanı OC Binası projesinde ise THY AO İstanbul Havalimanı Otopark ve Ofis Binası Elektrik Tesisatı Yapım İşleri için imzaladığımız sözleşmenin bedeli KDV hariç 297,3 milyon TL oldu. Denizkoru Boğaz & Orman Projesi kapsamında gerçekleştirilecek elektrik ve mekanik tesisat işleri içinse 10,57 milyon dolar ve 547,46 milyon TL tutarında sözleşmeye imza attık. Macaristan’da yeni şirket kuruldu Tüm bunların yanı sıra uluslararası faaliyetlerimizi geliştirmek için de önemli bir adım attık. 5 Mayıs 2026 tarihinde Macaristan’da 36 milyon Macar Forinti sermayeyle kurduğumuz şirket aracılığıyla Avrupa genelindeki enerji yatırımlarına yönelik fırsatları değerlendirmeye ve uluslararası faaliyet alanımızı genişletmeye başladık.” Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 23 il 33 şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı’dan İlk Yarıda Güçlü Performans Haber

Sabancı’dan İlk Yarıda Güçlü Performans

Bu dönemde Sabancı Holding, Akçansa’daki yüzde 39,72 oranındaki hisselerinin tamamını 1,1 milyar ABD doları şirket değeri üzerinden 18 Haziran 2026 tarihinde satarak yaklaşık 428 milyon dolar nakit elde etti. Ayrıca, hisse devri 31 Temmuz’da tamamlanan Carrefoursa satışının yılın üçüncü çeyreği itibarıyla Holding’in finansal sonuçlarına yansıması bekleniyor. “PORTFÖYÜMÜZÜ DAHA DİRENÇLİ VE GELECEĞE DAHA HAZIR HALE GETİRİYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, sahip oldukları portföyü dinamik ve disiplinli bir anlayışla yönettiklerini ifade ederken, “Bu süreçte en büyük önceliğimiz portföyümüzün sürdürülebilir değer yaratmasını sağlamak. Sabancı Holding olarak sahip olduğumuz portföyü daha dirençli ve geleceğe daha hazır hale getirirken, bazı işlerimizi doğru zamanda devretmeyi de dinamik portföy yönetimi anlayışımız için gerekli bir disiplin olarak değerlendiriyoruz. Akçansa ve Carrefoursa’da gerçekleştirdiğimiz pay devirlerimiz de bu anlayışın bir göstergesi. Bu devirlerin finansal sonuçlarımıza olumlu katkısını yılın geri kalan dönemlerinde daha net şekilde göreceğiz” ifadelerini kullandı. “YATIRIMLARIMIZIN YÜZDE 90’I TÜRKİYE’YE” Sabancı’nın güçlü bilanço yapısını korurken, odaklandığı büyüme alanlarında da yatırıma devam ettiğinin altını çizen Kıvanç Zaimler, “2021 yılından bu yana toplam yatırımlarımız banka ve finansal hizmetler dahil 9,7 milyar dolara ulaşırken, yatırımlarımız içerisinde ülkemiz için seferber ettiğimiz yatırımların oranı da yüzde 90 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, Sabancı’nın yatırımlarında her zaman Türkiye’yi önceliklendirdiğinin en önemli göstergesi” dedi. SABANCI TOPLULUĞU ŞİRKETLERİ, GÜÇLÜ PERFORMANSLARINI SÜRDÜRÜYOR Kıvanç Zaimler, Topluluk şirketlerinin ilk yarı performanslarıyla ilgili de şunları söyledi: Türkiye’nin elektrik altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımlarını hızlandıran Enerjisa Enerji, yılın ilk yarısında elektrik dağıtım şebekesi yatırımlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 153 artırdı. Şirket, şebekenin modernizasyonu, dijitalleşmesi ve artan elektrik talebine hazırlanmasına yönelik yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Türkiye'nin lider özel sektör elektrik üreticisi Enerjisa Üretim, Manisa, Balıkesir, Aydın ve Muğla’da toplam 269 MW kurulu güce sahip dört rüzgâr enerji santralini devreye aldı. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA-2) yolculuğunu tamamladığında ülkenin toplam rüzgâr kurulu gücünün yaklaşık yüzde 10'unu tek başına karşılamayı hedefleyen Enerjisa Üretim, devam eden yatırımların tamamlanması ve yeni kapasite artışlarının devreye alınmasıyla 2028'in sonu itibarıyla en az 6 bin 250 MW kurulu güce ulaşmayı planlıyor. ABD'deki enerji alanında büyüme yolculuğunda önemli bir adımı daha tamamlayan Sabancı Renewables, Teksas eyaletinde toplam 286 MWdc kapasiteli Lucky 7 ve Pepper güneş enerjisi santralleri için 382 milyon dolar proje finansmanı ve 151 milyon dolar vergi teşviki bazlı finansman sağladı. Türkiye ekonomisini güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdüren Akbank, 2026 yılının ilk yarısında ülke ekonomisine sağladığı kredi desteğini 2 trilyon 233 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 913 milyar TL seviyesine çıkardı. Türkiye’nin tek kalsiyum alüminat çimento (CAC) üreticisi Çimsa, CAC üretiminde ve satışında aylık bazda tarihin en yüksek seviyesine ulaşırken, global büyüme vizyonu doğrultusunda CAC ürün ailesini ilk kez Japonya’ya ihraç etti. Ayrıca Çimsa, Eskişehir Fabrikası'nda Atık Isıdan Elektrik Üretim Tesisi yatırımını tamamlayarak devreye aldı. Çimsa, İrlanda'daki Mannok tesisine ülkenin en büyük çatı tipi güneş enerjisi santralini (GES) kurmak için çalışmalara başladı. Mannok, satın almanın ardından kısa süre içinde ilk temettü dağıtımını gerçekleştirdi. Bu gelişme, başarılı entegrasyon sürecinin yanı sıra şirketin güçlü operasyonel performansını ve değer yaratma kapasitesini ortaya koyuyor. Mannok, Çimsa'nın uluslararası büyüme stratejisine; güçlü nakit üretimi ve hissedar değeri yaratan sürdürülebilir performansıyla katkı sağlamaya devam ediyor. Brisa, özellikle yenileme segmentindeki güçlü büyüme, etkin kanal yönetimi ve iyileşen ürün karmasının katkısıyla yılın ilk yarısında başarılı bir operasyonel performans ortaya koydu; hacim artışını kârlılığa dönüştürerek FAVÖK marjını anlamlı ölçüde artırdı. 2013’te girdiği Moldova’da pazar liderliğine ulaşarak, uluslararası pazarlarda büyümesini sürdüren Lassa, ülkedeki ilk tabelalı mağazasını başkent Kişinev’de açtı. Geçtiğimiz yıl Endonezya’da yaşanan sel felaketinin ardından operasyonel faaliyetlerini hızla yeniden normalleştiren Kordsa, kompozit iş kolundaki yüksek katma değerli büyümesini sürdürürken operasyonel verimlilik ve güçlü ürün karması sayesinde ilk yarıda değer yaratmaya devam etti. Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda araç parkını genişletmeyi sürdüren Temsa, yılın ilk yarısında satışlarını adet bazında yüzde 20 artırmayı başardı. Temsa, söz konusu dönemde, elektrifikasyon dönüşümünün Avrupa’daki öncülerinden Litvanya’ya 15 adet elektrikli otobüs teslim ederken, 2026 yılı içinde teslimatı planlanan diğer araçlarla birlikte, Litvanya yollarındaki Temsa markalı araç sayısı 321’e ulaşacak. Hayat ve bireysel emeklilik alanında özel sektörün lider şirketi Agesa, ilk yarıda hayat sigortası ve bireysel emeklilik iş kollarındaki güçlü büyümesini sürdürerek prim üretimini ve operasyonel kârlılığını artırmaya devam etti. Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa’da, yönetim kadrosunda değişikliğe gidildi. Bu heyecan verici yeni dönemde Teknosa, güçlü marka mirasıyla müşteri deneyimini daha da ileri taşıyacak. Dijital teknolojiler alanında faaliyet gösteren Bulutistan, gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde kurumsal ölçekte güvenli ve erişilebilir yapay zekâ ses teknolojilerini ekosistemine dahil etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Bir Analist Kuruluşu Daha Martı’yı Takibe Aldı Haber

Uluslararası Bir Analist Kuruluşu Daha Martı’yı Takibe Aldı

Raporda, şirketin son iki yılda sergilediği operasyonel performans, finansal görünümündeki iyileşme ve önümüzdeki döneme ilişkin büyüme beklentileri görünümü desteklediği ifade edildi. Analistler, New York Borsası'na (NYSE) kote Türkiye’nin teknoloji şirketi Martı’nın sürücü ve yolcu ağını genişletmeye devam etmesinin ve yeni şehirlerde hizmetlerini yaygınlaştırmasının şirketin büyümesini destekleyecek temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti. Raporda Türkiye'de paylaşımlı yolculuk pazarının önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığına dikkat çekilirken, Martı’nın 4 milyondan fazla tekil kullanıcıya ve 500 binden fazla kayıtlı sürücüye ulaşarak pazardaki lider konumunu güçlendirdiği ifade edildi. 2026 ve 2027 için güçlü büyüme beklentisi Rapora göre Martı’nın 2026 yılında yaklaşık 70 milyon dolar net gelir ve 1 milyon dolar düzeltilmiş FAVÖK hedefi doğrultusunda ilerlediği öngörüldü. 2027 yılında ise şirket gelirinin 104,1 milyon dolara, düzeltilmiş FAVÖK’ünün ise 21,3 milyon dolara yükselmesinin beklendiği belirtildi. Bu beklentinin, platformdaki yolcu ve sürücü sayısıyla birlikte artan toplam yolculuk sayısı ile destekleneceği ifade edildi. Raporda ayrıca, Martı’nın devam eden 2,5 milyon dolarlık hisse geri alım programına dikkat çekildi. Program kapsamında bugüne kadar 274 bin adet hissenin ortalama 2,25 dolar fiyattan geri alındığı belirtilirken, hisse geri alım programının şirketin uzun vadeli yatırım hikâyesini ve hisse görünümünü güçlendiren unsurlar arasında yer aldığı ifade edildi. Analist sayısı altıya yükseldi AGP’nin Martı’yı “AL” tavsiyesiyle araştırma kapsamına almasıyla birlikte şirketi düzenli olarak takip eden analist sayısı altıya yükseldi. Böylece Martı, uluslararası yatırım kuruluşlarının düzenli olarak takip ettiği Türk teknoloji şirketleri arasındaki yerini daha da güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yönetim Kurullarının Önceliği Finansal ve Operasyonel Süreçler Haber

Türkiye’de Yönetim Kurullarının Önceliği Finansal ve Operasyonel Süreçler

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY ve Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) iş birliğiyle çoğunlukla halka açık ve aile şirketlerinde görev alan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi araştırmasının sonuçları açıklandı. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen araştırmanın bulguları, yönetim kurulu gündemlerinde kısa vadeli finansal ve operasyonel konuların ağırlıkta olduğunu gösterirken, daha uzun vadeli risk ve dönüşüm başlıklarının ise henüz yeterince ele alınmadığını ortaya koyuyor. Bu yıl özellikle “kurumsal risk yönetimi” ve “yönetim kurulu kompozisyonu” temalarını odağına alan araştırma, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler, siber güvenlik ve mevzuata uyum gibi önemli başlıklar için ayrılan zamanın görece sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Türkiye Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru Araştırma kapsamında 1-5 aralığında yapılan değerlendirme sonucunda, Türkiye’deki Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru 3,67 olarak belirlendi. Bu durum, skorun en son 2023 yılında gerçekleştirilen çalışma ile benzer seviyelerde kaldığına işaret ediyor. 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmaya kıyasla 2025 yılında “değer yaratma” skorunun 4 seviyesinden 3.92 seviyesine geldiği, “yönetim kurulu yapısı” skorunun 4,1 seviyesinden 3,9 seviyesine geldiği, “yapılanma ve süreçler” skorunun 3,9 seviyesinden 3,86 seviyesine geldiği, “liderlik ve kültür” skorunun 3,7 seviyesinden 3,4 seviyesine geldiği ve “performans” skorunun 2,8 seviyesinden 3,1 seviyesine ulaştığı gözlemleniyor. ‘Finansal ve operasyonel performans’ yönetim kurullarının gündeminde ilk sırada yer alıyor Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi kapsamında katılımcıların en çok vakit ayırdıkları konu başlıkları sırasıyla “finansal ve operasyonel performans” (%93), “şirket misyon, vizyon ve stratejisi” (%75) ve “katma değerli projelerin ilerleyişi” (%70) olarak yer alıyor. Bu başlıkların, 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmada olduğu gibi ilk üç sıradaki yerlerini korudukları görülüyor. Yönetim kurullarının en az vakit ayırdığı konular ise “siber güvenlik” (%25), “kriz yönetimi” (%34) ve “hissedar/yatırımcı ilişkileri” (%34) olarak sıralanıyor. 2023 yılında ise bu başlıkların sırasıyla “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Karbon Vergisi” ve “yönetim kurulu çeşitliliği” olduğu görülüyor. Ekonomik ve jeopolitik belirsizlikler yönetim kurullarının odak noktasında yer alıyor Bu yıl kurumsal risk yönetimi temasına odaklanan araştırmanın sonucuna göre, en önemli riskler arasında, ilk 3 sırada “ekonomik risk”, “jeopolitik risk” ve “politik risk” yer alıyor. Bu risklerin 2023 yılında gerçekleştirilen çalışmada ilk üç sırada yer alan “iklim krizi ve sosyal riskler”, “finansman ve nakit yönetimi” ve “sektörel ve politik belirsizlikler” risklerine kıyasla farklılaştığı açıkça görülüyor. Yönetim kurullarının yetkinlikleri ise genel olarak güçlü görünürken, özellikle halefiyet planlaması, uzun vadeli vizyon oluşturma ve ölçülebilir performans hedefleri belirleme gibi alanlarda belirgin gelişim ihtiyaçları bulunduğu vurgulanıyor. Öte yandan katılımcıların %50’sinden fazlası, çalıştıkları kurumlarda yönetim kurulu seviyesinde risk yönetimine ayırdıkları sürelerin aylık 1 ila 10 saat arasında olduğunu ifade ediyor. Yönetim kurullarının sürdürülebilir başarıya ulaşmak için önceliklendirmesi gereken adımlar Araştırmaya göre, yönetim kurullarının sürdürülebilir başarıya ulaşması adına öneriler; yönetim kurulu kompozisyonu, şirketleri bekleyen riskler, yönetim kurulu gündemine yönelik olmak üzere 3 başlık etrafında şekilleniyor. Gerçekleştirilen anketin bulgularına göre; yönetim kurulu kompozisyonunun genel olarak olgun olarak değerlendirildiği, ancak bağımsız üye yapısının ve yetkinlik çeşitliliğin güçlendirilmesine, halefiyet planlamasının yapılmasına, orta ve uzun vadeli stratejik vizyonun netleştirilmesine, stratejinin daha ölçülebilir hale getirilmesine ilişkin gelişim alanları olduğu öne çıkıyor.Risk yönetiminin stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmesi, risk ve performans metrikleri için gerçek zamanlı izleme ve değerlendirme kabiliyeti geliştirilerek, kurum genelinde veri odaklı ve proaktif bir risk kültürü oluşturulması bir diğer önemli başlık olarak ön plana çıkıyor.Mevcut durumda yönetim kurulu gündeminde kısa vadeli finansal ve operasyonel performans odaklı yapısının, uzun vadeli riskler ve dönüşüm başlıkları ile daha dengeli hale getirilmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, jeopolitik ve teknolojik risklere yönelik senaryo çalışmaları, düzenli risk değerlendirmeleri ve kriz/siber tatbikatları ile daha proaktif bir yaklaşım geliştirilmesi gerekiyor. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Başkanı Mehmet Sami şunları aktardı: “YÜD, bir kurumun kaderini belirleme yetkisine sahip yönetim kurullarının; kompozisyonu, gündemi, komite oluşturma ve çalıştırma yetkisi, risk veya fırsatları değerlendirme kapasitesi, hesap verebilmesi ve sürdürülebilir büyümesi için önemli başlıkları belirlemektedir. Bu kapsamda bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi bizim için yalnızca bir araştırma değil; yönetim kurullarının hangi riskleri gördüğünü, hangi alanlarda geride kaldığını ve nerede dönüşmesi gerektiğini gösteren bir yol haritasıdır. Türkiye’yi Global Network of Director Institutes’ta temsil eden tek sivil toplum kuruluşu olarak, bu araştırmayla yönetim kurullarının yeni risk gündemine ilişkin yol gösterici bir çerçeve sunuyoruz. Ülkemizdeki yönetim standartlarını yükseltmek, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını yerleştirmek için çalışmalarımıza ve projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz.” Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Başkan Yardımcısı Özlem Özyiğit ise şunları aktardı: “Barometre, yönetim kurullarının finansal performansa güçlü biçimde odaklandığını (%93); ancak siber güvenlik (%25), kriz yönetimi (%34) ve halefiyet planlaması (%43) gibi başlıklarda daha güçlü ve sistematik bir yönetişim ihtiyacı bulunduğunu açıkça gösteriyor. Raporda yer alan bir diğer önemli başlık olan sürdürülebilirliği bir imaj çalışmasından öteye taşıyarak ‘yönetişim’ maddesi haline getirmeliyiz. Karbon yönetişimi farkındalığının 3,61 seviyesine çıkması sevindirici; şimdi bu bilinci somut iş sonuçlarına dönüştürme vaktidir. Modern yönetişimde yönetim kurulları, sadece kararların onaylandığı yerler değil, farklı seslerin titizlikle değerlendirildiği birer strateji merkezi olmalıdır. Çeşitliliğin ve çok sesliliğin desteklenmesi, kurumlarımızı daha dirençli hale getirecektir. Anketi her yıl gerçekleştirerek yönetim kurullarının yapısının ve gündeminin gelişimini etkinlik skoruyla ölçümlemeye ve bunu baz alarak yol haritaları geliştirmeye devam edeceğiz.” EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli şu değerlendirmelerde bulundu: “Jeopolitik dalgalanmalar ve siber tehditlerin sıkça gündeme geldiği bu dönemde yönetim kurullarının çevik hareket edebilmesi ve dayanıklılıklarını güçlendirmeleri kritik önem taşıyor. Bu noktada, yönetim kurulu kompozisyonunun günümüz ihtiyaçlarına göre yetkinliklerle donatılması gerekiyor. Araştırmamızın bulgularına göre, yönetim kurullarında risk yönetimine ayrılan süre ya da payın arttırılması açısından önemli bir gelişim alanı bulunduğu söylenebilir. Araştırmada yer alan öne çıkan riskler arasından iklim değişikliği ve doğa, sürdürülebilirlik, yetenek yönetimi gibi alanlar, yönetim kurullarının uygulanan risk stratejilerine olan güveni açısından görece olarak bir miktar daha düşük değerlendirilmiş durumda. Ancak risk kategorilerinin tamamı için doğru ve yeterli risk stratejilerine olan ihtiyaç da vurgulanmış bulunuyor. Tüm bu değerlendirmeler, risk yönetiminin stratejik bir bakış açısıyla tekrar ele alınması, aynı zamanda risk yönetimi çalışmalarını simülasyon, senaryo planlama, stres testleri ve benzeri yaklaşımlarla desteklemesinin önemine işaret ediyor. Söz konusu risk dönüşümünün gerçekleşmesi açısından araştırmada ele alınan bir diğer konu olan yönetim kurulu kompozisyonu da oldukça önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Serhat Akmeşe ise şunları belirtti: “Günümüzün hızla değişen iş dünyasında yönetim kurullarının karar alma süreçleri; küresel jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler, artan regülasyon baskısı, dönüşen risk ortamı ve teknolojik ilerlemelerin etkisiyle giderek daha karmaşık ve çok boyutlu bir yapıya evriliyor. Bu dinamik tablo, yönetim kurulu kompozisyonunun; yetkinlik çeşitliliği, güçlü bir bağımsız üye yapısı, stratejiyle entegre ve daha sistematik halefiyet planlaması, teknoloji, regülasyon ve jeopolitik alanlarında derin uzmanlık, veri temelli karar alma kabiliyeti ve yapay zekânın karar süreçlerine etkin entegrasyonu gibi başlıklar odağında yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Tüm bu gerekliliklerden yola çıkarak EY Türkiye olarak YÜD iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu araştırma, yönetim kurullarının öncelikli gündem maddelerine ışık tutmayı ve stratejik odak alanlarına ilişkin yol gösterici içgörüler sunmayı amaçlıyor. Bu raporun, yönetim kurullarının daha güçlü, çevik ve geleceğe hazır bir yönetişim modeli oluşturmasına katkı sağlayan değerli bir başvuru kaynağı olmasını umuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Yatırım Holding, 2026 Yılına Güçlü Başladı Haber

Global Yatırım Holding, 2026 Yılına Güçlü Başladı

Enflasyon muhasebesi uygulanmış hali ile ise gelirlerini 7,4 milyar liraya, FAVÖK’ü ise 3,2 milyar liraya yükselten Grup, 2026 yılının ilk çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23’lük artışla 709,6 milyon lira net kar elde etti. Grup 2026’nın ilk çeyreğinde tüm finansal kalemlerde gerek TL gerekse döviz bazında önemli artışlar yakaladı. Global Yatırım Holding olarak 2026 yılına, ana iş kolları genelinde korunan güçlü performans ve operasyonel kârlılıktaki iyileşmeyle sağlam bir başlangıç yaptıklarını söyleyen Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, “Süregelen makroekonomik ve jeopolitik belirsizlikler ve enflasyonist baskılara rağmen, çeşitlendirilmiş portföy yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve dayanıklı iş modelimiz sayesinde yılın ilk çeyreğinde güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik” dedi GYH Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise, “Gelir ve FAVÖK’te enflasyonun üzerinde büyüme sağlarken, marjlarımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. ABD doları bazında bakıldığında ise konsolide gelirler ve FAVÖK sırasıyla %21 ve %36 artarken, konsolide net kâr %37 yükseldi. Bu sonuçlar, operasyonel performansımızın gücünü, çeşitlendirilmiş portföyümüzün dayanıklılığını ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koymaktadır” diye konuştu. Çeşitli iş kollarındaki yatırımlarıyla 4 kıta ve 20’den fazla ülkede faaliyet gösteren Global Yatırım Holding (GYH), 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Grup, yılın ilk çeyreğinde güçlü operasyonel performansını sürdürürken, gelir ve kârlılığında önemli artış kaydetti. Global Yatırım Holding’in konsolide gelirleri (IFRIC 12 hariç), 1 Ocak – 31 Mart 2026 döneminde 7,4 milyar TL’ye, konsolide FAVÖK ise 3,2 milyar TL’ye yükseldi. Holding’in net kârı ise yüzde 23 artarak 709,6 milyon TL’ye çıktı. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış haliyle ise gelirlerdeki artış yüzde 42 olurken; FAVÖK büyümesi yüzde 60 olarak gerçekleşti. ABD doları bazında bakıldığında ise konsolide gelirler yüzde 21, FAVÖK yüzde 36 ve konsolide net kâr yüzde 37 artış gösterdi. Global Yatırım Holding’in finansal performansı ağırlıklı olarak liman ve gaz iş kollarının güçlü katkısıyla desteklendi. “2026’ya güçlü operasyonel performans ve artan kârlılıkla başladık” 2026 yılının ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, şunları söyledi: “Global Yatırım Holding olarak 2026 yılına, ana iş kollarımız genelinde koruduğumuz güçlü operasyonel performans ve operasyonel kârlılıktaki iyileşmeyle sağlam bir başlangıç yaptık. Süregelen makroekonomik ve jeopolitik belirsizlikler ve enflasyonist baskılara rağmen, çeşitlendirilmiş portföy yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve dayanıklı iş modelimiz sayesinde yılın ilk çeyreğinde güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik. Liman iş kolumuzda küresel kruvaziyer sektöründeki güçlü ivme çeyrek boyunca devam ederken, Sevilla ve Acapulco limanlarını portföyümüze ekleyerek küresel ağımızı genişletmeyi sürdürdük. Gaz iş kolumuzda güçlü operasyonel performansımızı korurken, Güney Afrika yatırımımızla uluslararası büyüme stratejimiz kapsamında önemli bir adım attık. Elektrik iş kolumuzda mevsimsel etkiler ilk çeyrek sonuçları üzerinde etkili olsa da, Bahamalar projemiz başta olmak üzere uzun vadeli stratejik yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Madencilik iş kolumuz ihracat talebiyle güçlü hacim büyümesi kaydederken, gayrimenkul iş kolumuz sürdürülebilir nakit akışı yaratmayı sürdürdü. Rıhtım 51 Otel projemizi tamamladık ve otelin Eylül 2026’da faaliyete geçmesini planlıyoruz. 2026 yılı boyunca disiplinli sermaye tahsisi, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme odağımızı korumaya devam edeceğiz.” “Sonuçlarımız operasyonel gücümüzü ve portföy yapımızın dayanıklılığını ortaya koyuyor” Global Yatırım Holding Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise şöyle konuştu: “2026’nın ilk çeyreğinde devam eden enflasyonist baskılar ve küresel piyasa dalgalanmalarına rağmen güçlü gelir ve kârlılık büyümesi elde ettik; gelir ve FAVÖK’te enflasyonun üzerinde büyüme sağlarken, marjlarımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. ABD doları bazında bakıldığında ise konsolide gelirlerimiz yüzde 21, FAVÖK’ümüz yüzde 36 ve konsolide net kârımız yüzde 37 arttı. Bu sonuçlar, operasyonel performansımızın gücünü, çeşitlendirilmiş portföy yapımızın dayanıklılığını ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koyuyor. Uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman yapımız sayesinde finansal esnekliğimizi korurken, sürdürülebilir büyümemizi desteklemeye devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Norwegian Group Ocak Ayında 1,52 Milyon Yolcu Taşıdı Haber

Norwegian Group Ocak Ayında 1,52 Milyon Yolcu Taşıdı

Turizm açısından daha sakin geçen ocak ayında, şirket kapasitesini mevsimsel olarak azalan talebe göre ayarladı. Norwegian CEO’su Geir Karlsen, yılın ilk ayına ilişkin değerlendirmesinde, “Yıla güçlü bir başlangıç yaptığımızdan memnunuz. Düşük sezon olmasına rağmen kapasiteyi doğru şekilde ayarlayarak yüzde 86’lık önemli ölçüde iyileşmiş bir doluluk oranı yakaladık. Aynı zamanda birim gelirlerimiz de güçlendi. Bu da faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki genel talebin yüksek olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. Norwegian’da Doluluk ve Operasyonel Performans Arttı Ocak ayında Norwegian’ın kapasitesi (AKO – Arz Edilen Koltuk Kilometre) 2,099 milyar olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2025 yılının aynı ayına göre yüzde 7 düşüş anlamına geliyor. Gerçekleşen yolcu trafiği (PKT) ise 1,801 milyar koltuk-kilometre ile geçen yıla kıyasla yüzde 2 azaldı. Aynı dönemde Norwegian ortalama 72 uçak ile operasyon gerçekleştirdi. Doluluk oranı yüzde 85,8 olarak kaydedilirken, bu oran geçen yıla göre 3,8 puanlık artış gösterdi. Düzenlilik: %99,3 Dakiklik: %70,4 Karlsen, “Norwegian uçuşlarına olan talep güçlü seyretmeye devam ediyor. Kış sezonunun geri kalanına yönelik rezervasyonlar, geçen yılın aynı döneminin üzerinde. Özellikle daha sıcak destinasyonlara yapılan seyahatler şu anda oldukça popüler” dedi. Widerøe’de Kış Şartlarına Rağmen Güçlü Operasyon Grubun bölgesel hava yolu markası Widerøe ise ocak ayında 156 milyon AKO kapasiteye ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1 düşüş anlamına geliyor. Gerçekleşen yolcu trafiği 100 milyon PKT ile yüzde 7 azaldı. Widerøe’nin doluluk oranı yüzde 64,2 olarak ölçülürken, bu oran geçen yıla kıyasla 4,2 puanlık düşüş gösterdi. Düzenlilik: %96,5 Dakiklik: %85,7 Widerøe CEO’su Tore Jenssen, ocak ayındaki performansa ilişkin olarak, “Kış koşullarına rağmen yüksek dakiklik ve düzenlilik oranlarıyla güçlü bir operasyonel performans sergiledik. Bu durum, kış tatili yapmak isteyen daha fazla yolcuyu karşılamak için bize sağlam bir temel sunuyor” açıklamasında bulundu. Norwegian Group, 2026 yılının geri kalanında özellikle kış ve yaz sezonlarında artan seyahat talebiyle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Martı, New York Borsası’ndan Pozitif Not Aldı Haber

Martı, New York Borsası’ndan Pozitif Not Aldı

ABD merkezli uluslararası araştırma kuruluşu Oak Ridge Financial Research, Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi Martı Technologies (NYSE: MRT) için yayımladığı analiz raporunda, “AL” tavsiyesini yineleyerek, 5 dolar hedef fiyat belirledi. Bu değerlendirme, kısa süre önce Benchmark Equity Research’ün aynı yöndeki raporunun ardından geldi. İki bağımsız uluslararası araştırma kuruluşunun “AL” tavsiyesi, Türkiye’nin öncü mobilite uygulaması Martı’nın büyüme potansiyelini, operasyonel performansını ve uzun vadeli stratejik konumuna dair olumlu beklentiyi teyit etti. Güçlü Operasyonel Performans ve TAG Büyümesi Oak Ridge raporu, Martı’nın 2025’in ilk yarısında 14,3 milyon dolar gelir elde ederek yüzde 70 yıllık büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Raporda, şirketin yılı 34 milyon dolar gelir ile tamamlamasının beklendiğini ve 5 dolar hedef fiyatın korunduğu vurgulandı. Analistler, Martı’nın TAG markası altında sunduğu yenilikçi ulaşım hizmetiyle Türkiye’nin hızla büyüyen ulaşım pazarında liderliğini pekiştirdiğini kaydetti. Raporda ayrıca, şirketin teknoloji tabanlı operasyon modeli ve verimlilik odaklı büyüme stratejisinin kârlılığı desteklediği ifade edildi. Türkiye’nin Mobilite Dönüşümünde Lider ve Küresel Oyuncu Oak Ridge raporunda; Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu sayesinde modern ulaşım çözümleri için büyük bir potansiyel sunduğu belirtilirken, 85 milyonluk nüfusun yüzde 70’inden fazlasının 50 yaş altı olmasının ve şehirleşme oranının hızla artmasının, Martı gibi yenilikçi platformlar için geniş bir büyüme alanı oluşturduğu ifade edildi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere 10 şehirde 128 milyonun üzerinde yolculuk ve 6,4 milyon tekil kullanıcıya ulaşarak, Türkiye’nin en büyük mobilite platformu olan Martı için Oak Ridge analistleri; şirketin TAG markasıyla artık yalnızca mikromobilite değil, çok modlu ulaşım hizmetleri sunan Türkiye’nin ilk “Mobility Super App”i haline geldiğini kaydetti. Analistler, Martı’yı “Türkiye’nin ulaşım sorununa teknolojik bir çözüm getiren, yerel köklere sahip bir süper uygulama” olarak tanımladı. Raporda, Martı’nın Türkiye’de araç çağırma sektöründe pazara ilk giren şirket (“first mover”) olmanın sağladığı avantajı yakaladığı belirtildi. Analistler, Martı’nın bu avantajı kullanarak pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü.. Analistler, Martı’nın bu fırsatı değerlendirerek pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü. Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi olarak, uluslararası analistlerin Martı’ya olan ilgisinin artması bizim için önemli bir gösterge. Oak Ridge ve Benchmark gibi kuruluşların aynı yönde değerlendirme yapması, Martı’nın hem Türkiye’de hem bölgede mobilite dönüşümünü temsil eden bir marka haline geldiğini gösteriyor. Amacımız, Türkiye’nin inovasyon gücünü dünya sahnesinde daha da görünür kılmak ve sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.