Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Süreklilik

Kapsül Haber Ajansı - Operasyonel Süreklilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Süreklilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schneider Electric’ten Veri Merkezlerine Yeni Soğutma Çözümü Haber

Schneider Electric’ten Veri Merkezlerine Yeni Soğutma Çözümü

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, yüksek yoğunluklu yapay zekâ veri merkezlerinde hibrit hava ve sıvı soğutma mimarilerini desteklemek üzere geliştirdiği yeni WCDU soğutma sıvısı dağıtım ünitesini (CDU) tanıttı. Farklı kurulum seçeneklerine uygun olan ünite, fan duvarı hava soğutma sistemleriyle sorunsuz biçimde entegre çalışabiliyor. Böylece işletmeciler, veri salonunu baştan tasarlamadan sıvı ve hava soğutması arasındaki dengeyi değiştirebiliyor. Bu esneklik, iş yükleri netleştikçe soğutma altyapısının ihtiyaca göre şekillendirilmesine olanak tanıyor ve gereğinden büyük altyapı yatırımları ile atıl kapasitenin önüne geçmeye yardımcı oluyor. Yeni WCDU, sıvı soğutma teknolojisindeki gelişime ve yapay zekâ çağında değişen altyapı kurulumlarına yanıt veriyor. Büyük veri merkezi işletmecileri, servis ve bakım işlemlerini kolaylaştırmak için soğutma sıvısı dağıtım ünitelerini giderek daha fazla beyaz alanın dışına, teknik koridorlara yerleştiriyor. Teknik koridor kullanımı için optimize edilen WCDU, üstten bağlantıları sayesinde kurulumu sadeleştiriyor ve beyaz alanda yer kaplamıyor. Bu yerleşim, servis erişimini de rahatlatıyor. Schneider Electric Soğutma İş Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Andrew Bradner, “Sıvı ve hava soğutmasını tek bir çözümde buluşturan pazardaki yegâne soğutma sıvısı dağıtım ünitesiyle, sektörün daha önce görmediği bir esneklik sunuyoruz. Bu yaklaşım, işletmecilerin kurulumları daha verimli gerçekleştirmesine, daha geniş bir yelpazedeki sıvı soğutma altyapısı yapılandırmalarını desteklemesine ve devreye alma süresini önemli ölçüde kısaltmasına olanak tanıyor” dedi. Yeni ürün, Motivair by Schneider Electric sıvı soğutma çözümleri serisini tamamlıyor, genişletiyor ve güçlendiriyor. Seri, sıra bazlı ve koridor bazlı sistemler dâhil farklı kurulum mimarilerine uygun soğutma sıvısı dağıtım ünitelerinden oluşuyor. WCDU’nun diğer özellikleri ve avantajları Pompaları, ısı eşanjörlerini ve diğer temel bileşenleri tek bir çelik şaside birleştiren WCDU’nun bütünleşik tasarımı kurulumu kolaylaştırıyor. Ölçeklenebilir ve çok modlu mimarisi sayesinde farklı kurulum seçenekleri sunan ünite, fan duvarlarıyla entegre çalışabildiği gibi bağımsız olarak da kullanılabiliyor. Böylece mevcut soğutma altyapısında fan duvarı kullanan işletmecilerin tesislerini yeni teknolojiye uyarlaması kolaylaşıyor. Yan taraflarında boşluk gerektirmeyen tasarımı da mevcut ve yeni veri salonlarında alanın daha verimli kullanılmasını sağlıyor. WCDU ayrıca şu özellikleri sunuyor: Yüksek soğutma kapasitesi: WCDU, Motivair by Schneider Electric soğutma sıvısı dağıtım ünitesi serisindeki en yüksek tek ünite kapasitesine sahip. Bir WCDU, kW başına dakikada 1,5 litre akış hızında 3,5 MW’a, kW başına dakikada 2,0 litre akış hızında ise 2,5 MW’a kadar soğutma kapasitesi sağlayabiliyor. Grup modunda 20’ye kadar WCDU eşgüdüm içinde çalışabiliyor. Bu ölçek, günümüzde 30 ila 40 MW kapasiteye ulaşan veri salonlarının ihtiyaçlarını destekliyor.Daha yüksek verimlilik: WCDU, tesis su sisteminde daha yüksek sıcaklıklarda çalışmayı ve 2 °C’ye kadar düşen yaklaşım sıcaklık farkını destekliyor. Bu çalışma koşulları, güç kullanım etkinliğini (PUE) ve tüm soğutma altyapısının enerji verimliliğini iyileştirerek toplam işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlıyor. Sistem, operasyonel sürekliliği desteklemek üzere çalışırken değiştirilebilen pompalar, basınçtan bağımsız kontrol vanaları (PICV), 25 mikron filtreler ve 15 inç dokunmatik insan-makine arayüzü (HMI) içeriyor.Operasyonel süreklilik: 2,5 MW’a kadar olan kurulumlarda WCDU, ek bir süreklilik seçeneği olarak N+1 yedeklilikle yapılandırılabiliyor. Yedek pompa ve vanalar, bakım sırasında veya bir bileşenin beklenmedik biçimde devre dışı kalması durumunda soğutmanın sürdürülmesine yardımcı oluyor. WCDU’nun eklenmesiyle Schneider Electric’in uçtan uca sıvı soğutma portföyündeki soğutma sıvısı dağıtım üniteleri 105 kW ile 3,5 MW arasında kapasite sunarak bugünün ve geleceğin performans gereksinimlerini karşılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASPİLSAN Enerji'den Afet ve Savunma Alanlarına Mobil Enerji Desteği Haber

ASPİLSAN Enerji'den Afet ve Savunma Alanlarına Mobil Enerji Desteği

Türkiye’nin enerji depolama teknolojilerindeki öncü kuruluşu ASPİLSAN Enerji, kritik görevler ve zorlu saha koşullarına yönelik geliştirdiği 3000W ve 6000W Bavul Tipi Taşınabilir Enerji Depolama Sistemleri ile enerji çözümlerine yeni bir alternatif kazandırıyor. Tamamen yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirilen sistemler; afet ve acil durum yönetimi, savunma sanayi, güvenlik operasyonları, mobil görevler ve şebeke elektriğinin bulunmadığı sahalarda güvenilir enerji ihtiyacını karşılamak üzere tasarlandı. Kritik Görevler İçin Kesintisiz Enerji Yüksek performans, taşınabilirlik ve dayanıklılığı bir araya getiren sistemler; haberleşme sistemleri, komuta kontrol ekipmanları, tıbbi cihazlar, insansız sistemler, bilgisayarlar ve diğer kritik elektronik ekipmanların güvenli ve kesintisiz şekilde çalışmasını destekliyor. Bavul tipi ergonomik tasarımı sayesinde kolay taşınabilen ürünler, hızlı kurulum özelliğiyle afet bölgelerinde, geçici operasyon merkezlerinde ve mobil görev noktalarında kısa sürede devreye alınabiliyor. Farklı kullanım senaryolarına uygun olarak geliştirilen ürün ailesinde, 3000W model mobil saha görevleri ve orta ölçekli enerji ihtiyaçları için ideal çözüm sunarken, 6000W model daha yüksek güç gerektiren kritik uygulamalarda aynı anda çok sayıda ekipmanın güvenli şekilde çalışmasına imkân sağlıyor. “Enerjiye erişimin kesintiye uğradığı her noktada çözüm üretmeyi hedefliyoruz” ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, geliştirilen sistemlere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “ Enerji, günümüzde yalnızca bir ihtiyaç değil; operasyonel başarıyı ve hayatın sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen stratejik bir unsurdur. ASPİLSAN Enerji olarak geliştirdiğimiz 3000W ve 6000W Bavul Tipi Taşınabilir Enerji Depolama Sistemleri ile enerjiye erişimin mümkün olmadığı veya kesintiye uğradığı her noktada güvenilir çözümler sunmayı hedefliyoruz. Afet yönetiminden savunma sanayine, kamu kurumlarından kritik altyapılara kadar geniş bir kullanım alanına sahip bu ürünler, yerli mühendislik kabiliyetimizin ve teknoloji geliştirme yetkinliğimizin önemli bir göstergesidir. Türkiye’nin enerji depolama alanındaki bağımsızlığını güçlendirecek yenilikçi çözümler geliştirmeye ve ülkemizin stratejik ihtiyaçlarına değer katmaya devam edeceğiz.” Yerli Mühendislik ile Güçlü Çözümler ASPİLSAN Enerji tarafından geliştirilen taşınabilir enerji depolama sistemleri; 3000W ve 6000W güç seçenekleri,Kolay taşınabilir bavul tipi tasarım,Hızlı kurulum ve pratik kullanım,Zorlu çevresel koşullara dayanıklı yapı,Kritik ekipmanlar için güvenli ve kararlı güç çıkışı,Mobil görevlerde operasyonel süreklilik sağlayan yüksek performansı ile öne çıkıyor. Yerli üretim altyapısı ve mühendislik gücüyle geliştirilen 3000W ve 6000W Bavul Tipi Taşınabilir Enerji Depolama Sistemleri, enerji güvenliğinin kritik olduğu tüm sivil ve askeri görevlerde kesintisiz güç sağlayarak Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki yetkinliğine katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Cat Denizcilik Segmentine Yönelik Çözümlerini Sektörle Buluşturdu Haber

Borusan Cat Denizcilik Segmentine Yönelik Çözümlerini Sektörle Buluşturdu

Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, yaz sezonunun habercisi niteliğindeki Marina Günleri kapsamında West İstanbul Marina ve Pendik Marintürk Marina’da sektör temsilcileriyle bir araya gelerek marin segmentine yönelik çözümlerini tanıttı. Etkinlikte, denizcilik dünyasının değişen ihtiyaçlarına yanıt veren sürdürülebilir ve yüksek performanslı uygulamalar öne çıktı. Şirket, mayıs ayında Marmaris Muttaş Marina’da düzenlenen TYBA Yat Sektörü Buluşması’nda da ana sponsor olarak yer almış; marin alandaki uzmanlığını farklı platformlarda da ortaya koymuştu. West İstanbul Marina ve Pendik Marintürk Marina’da bulunan Borusan Cat standını ziyaret eden katılımcılar; ana makine ve jeneratör çözümleri başta olmak üzere, tekne ve yat projelerine özel mühendislik yaklaşımı, periyodik bakım uygulamaları, seyir testi, ücretsiz yağ analizi ve genel kontrol hizmetleri hakkında detaylı bilgi alma fırsatı buldu. Şirket, bu buluşmalarda yalnızca ürün portföyünü değil, uçtan uca çözüm yaklaşımını da sahaya taşıdı. Borusan Cat, marin segmentindeki ihtiyaçlara yalnızca ürün bazında değil, proje bazlı bir bakış açısıyla yaklaşarak; teknelerin faaliyet göstereceği bölge, emisyon regülasyonları, klas gereklilikleri, boyut, ağırlık ve yerleşim gibi kritik kriterleri birlikte değerlendiriyor. Bu kapsamda şirket, 280 ile 4000 beygir gücü aralığında ana makine çözümleri ve 10 ekW’den 4800 ekW’ye uzanan jeneratör seçenekleriyle denizcilik projelerine uygun, güvenilir alternatifler sunuyor. Borusan Cat’in denizcilik segmentine yönelik çözümleri, yalnızca performans ve verimlilik değil; aynı zamanda operasyonel süreklilik ve servis güvenilirliği odağında şekilleniyor. Şirket, marin alandaki uzmanlığıyla müşterilerinin sezon öncesi hazırlık süreçlerine destek olmayı, teknelerin performansını korumayı ve denizde güveni artırmayı hedefliyor. Marina Günleri’nde ayrıca Borusan Otomotiv Yetkili Satıcısı ve Yetkili Servisi Borusan Oto da Yeni BMW iX3 modeliyle stant alanında yer alarak etkinliğe farklı bir deneyim kattı. Böylece ziyaretçiler, aynı noktada hem denizcilik çözümlerini hem de otomotiv dünyasından yeni bir modeli yakından inceleme imkânı buldu. Borusan Cat, yıl boyunca düzenlediği sektör buluşmaları ve teknik odaklı etkinliklerle denizcilik ekosisteminin gelişen ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jeopolitik Belirsizlikler Şirketlerin Siber Yatırımlarını Artırıyor Haber

Jeopolitik Belirsizlikler Şirketlerin Siber Yatırımlarını Artırıyor

PwC’nin “Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026” çalışması, siber güvenliğin kurumlar için stratejik dayanıklılık, operasyonel süreklilik ve büyüme hedefleri açısından kritik bir gündem haline geldiğini ortaya koyuyor. Mayıs–Temmuz 2025 döneminde 72 ülkeden 3.887 iş ve teknoloji yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre şirketler; jeopolitik belirsizlikler, tedarik zinciri kırılganlıkları, yapay zekâ destekli tehditler, kuantum bilişim ve siber yetenek açığı gibi çok katmanlı bir risk ortamıyla karşı karşıya bulunuyor. “Siber güvenlik artık iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Cem Aracı , şunları söyledi: “PwC Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026, siber güvenliğin artık yalnızca teknik bir koruma alanı değil, kurumların belirsizliklere karşı dayanıklılığını belirleyen stratejik bir yönetim konusu olduğunu gösteriyor. Jeopolitik dalgalanmalar, yapay zekâ destekli tehditler, veri güvenliği, kuantum bilişime hazırlık ve yetenek açığı gibi başlıklar, siber güvenlik stratejilerinin daha bütüncül, proaktif ve iş hedefleriyle uyumlu şekilde yönetilmesini gerektiriyor. Araştırma bulguları, kurumların yalnızca risklere tepki veren değil; riskleri önceden gören, ölçen ve iş sürekliliğini destekleyen bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.” Jeopolitik gelişmeler siber zafiyetleri yeniden şekillendiriyor Araştırmaya göre günümüz siber riskleri, yıkıcı teknolojiler kadar jeopolitik gelişmeler tarafından da şekilleniyor. Değişen ittifaklar, ticaret anlaşmazlıkları ve stratejik rekabet, hem tehdit ortamını hem de iş yapış biçimlerini etkiliyor. Bu ortamda iş ve teknoloji liderlerinin %60’ı, siber risk yatırımlarını önümüzdeki yıl için en önemli üç stratejik öncelikten biri olarak görüyor. Kritik altyapıların konumlandırılması, ticaret ve operasyon politikaları ile siber sigorta politikaları da kurumların gündeminde yer alıyor. Araştırma, hazırlık seviyesine duyulan güvenin sınırlı kaldığını da gösteriyor. Katılımcıların yalnızca %6’sı, kurumlarının araştırmada ele alınan tüm zafiyetler karşısında siber saldırılara “çok dayanıklı” olduğunu belirtiyor. Siber yatırımlarda proaktif yaklaşım ihtiyacı öne çıkıyor Araştırmaya katılan kurumların %78’i, önümüzdeki yıl siber güvenlik bütçelerinin artmasını bekliyor. Ancak bütçelerin nasıl kullanıldığı kritik önem taşıyor. Kurumların yalnızca %24’ü proaktif siber güvenlik önlemlerine, reaktif harcamalardan belirgin ölçüde daha fazla kaynak ayırıyor. Raporda; izleme, değerlendirme, test, kontrol, eğitim ve yönetişim gibi proaktif alanlara yatırım yapmanın, kriz sonrası müdahale ve toparlanma maliyetlerine kıyasla daha sürdürülebilir bir yaklaşım sunduğu vurgulanıyor. Yapay zekâ siber güvenlikte potansiyelden önceliğe geçiyor Araştırma, yapay zekânın siber güvenlikte yatırım önceliklerinin merkezine yerleştiğini gösteriyor. Güvenlik liderleri için yapay zekâ, siber bütçelerin dağılımında en öncelikli yatırım alanı olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki 12 ayda kurumların öncelik verdiği yapay zekâ güvenlik yetkinlikleri arasında tehdit avcılığı ilk sırada yer alırken, ajan tabanlı yapay zekâ da öne çıkan alanlar arasında bulunuyor. Rapora göre yapay zekâ ajanları; bulut güvenliği, veri koruma, siber savunma ve operasyonlar gibi alanlarda verimlilik ve üretkenliği artırmak için önceliklendiriliyor. Veri riski yönetimi yapay zekâ başarısı için kritik hale geliyor Araştırma, yapay zekâ çözümlerinin başarılı şekilde uygulanması için güçlü veri riski yönetiminin kritik olduğunu ortaya koyuyor. Etkili yapay zekâ uygulamaları; kaliteli veri setlerine erişimin yanı sıra, bu verilerin güvenli ve doğru bağlamda kullanılmasını sağlayan kurum geneli yönetişim mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor. Buna karşın, kurumların yalnızca %6’sı araştırmada yer alan veri riskine yönelik tüm önlemleri kurum genelinde hayata geçirmiş durumda. Veri sınıflandırma politikalarını kurum genelinde uygulayanların oranı %50, temel veri çıkış kanallarında veri kaybı önleme uygulamalarını hayata geçirenlerin oranı ise %48 seviyesinde bulunuyor. Kuantum bilişim için hazırlık süreci hız kazanmalı Rapor, kuantum bilişimin henüz doğrudan ve acil bir siber tehdit oluşturmadığını; ancak kuantum sonrası kriptografiye geçişi geciktiren kurumların hassas verilerini, kimlik doğrulama hizmetlerini ve kriptografik sistemlerini riske atabileceğini belirtiyor. Araştırmaya göre kurumların %49’u kuantuma dayanıklı güvenlik önlemlerini henüz değerlendirmemiş ya da uygulamaya başlamamış durumda. Kuantum bilişim, kurumların en hazırlıksız olduğu tehditler arasında yer almasına rağmen, güvenlik liderlerinin yalnızca %8’i bu alanı önümüzdeki yılın ilk üç bütçe önceliği arasında görüyor. Araştırmada yer alan kuantuma dayanıklı önlemlerin tamamını hayata geçiren kurumların oranı ise yalnızca %3. Siber yetenek açığı yönetilen hizmetleri stratejik bir kaldıraç haline getiriyor Siber güvenlik alanındaki iş gücü açığı, kurumların yapay zekâyı operasyonlara entegre etme, karmaşık ortamları güvence altına alma ve yeni nesil tehditlere hazırlanma çabalarını yavaşlatıyor. Araştırmaya göre siber savunmada yapay zekâ kullanımının önündeki en büyük engeller bilgi ve yetkinlik eksikliği. Kurumlar bu açığı kapatmak için yapay zekâ ve makine öğrenmesi araçlarını, güvenlik otomasyonunu, siber araçların konsolidasyonunu ve çalışanların yetkinliklerini geliştirmeyi önceliklendiriyor. Uzmanlaşmış yönetilen hizmetler de kurumların gündeminde daha fazla yer buluyor. Rapora göre kurumlar bu hizmetleri yalnızca dış kaynak kullanımı olarak değil; uzmanlık, hız ve ölçek kazandıran stratejik bir iş ortaklığı modeli olarak değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Endüstri Tesisleri, Ümit Bisiklet Üretim Tesisinde Güvenli Üretim Altyapısını Güçlendirdi Haber

Form Endüstri Tesisleri, Ümit Bisiklet Üretim Tesisinde Güvenli Üretim Altyapısını Güçlendirdi

EN 12101-2 sertifikalı sistemler, olası bir yangın senaryosunda etkin duman kontrolü sağlamanın yanı sıra, doğal ışık ve enerji performansına da katkı sunuyor. Form Endüstri Tesisleri, sanayi yapılarında güvenli, sürdürülebilir ve uzun ömürlü çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda Ümit Bisiklet üretim tesisinde devreye alınan Lamilux F100W sistemi, yangın anında oluşan dumanın kontrollü biçimde dışarı atılmasını sağlayacak şekilde projelendirildi. EN 12101-2 standart gerekliliklerini karşılayan Smoke Lift F100 W modeli, tesisin güvenlik altyapısını destekleyen önemli bir bileşen olarak konumlandırıldı. Uygulama ile birlikte hem çalışan güvenliği hem de operasyonel süreklilik açısından güçlü bir yapı oluşturuldu. Mühendislik Gücüyle Maksimum Koruma Lamilux F100W, termal köprülerden tamamen arındırılmış tasarımı sayesinde optimum U değerleri sunarak ısı kayıplarını minimize ediyor ve yoğuşma riskini azaltıyor. Bu mühendislik yaklaşımı, üretim tesislerinde hem enerji performansını hem de yapı sağlığını uzun vadede destekleyen bir çözüm ortaya koyuyor. Önleyici yangın koruması kapsamında DIN 18234 standardına uygun olarak geliştirilen sistem, çatılarda yangının yayılmasını engellemek için ek bir önleme ihtiyaç duymadan güvenli bir yapı sunuyor. Geometrik formu yalnızca yüksek dayanım sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kendi kendini temizleyen özel yapısıyla bakım ihtiyacını azaltarak operasyonel sürekliliğe katkıda bulunuyor. Şeffaf kubbe tasarımı ise gün ışığını dengeli biçimde iç mekâna ileterek üretim alanlarında doğal aydınlatmayı destekliyor. Bu bütüncül yapı; ısı performansı, yangın güvenliği ve kullanım konforunu tek bir sistemde bir araya getiriyor. Çatı Tasarımında Modern ve Entegre Çözüm Lamilux F100W’nin modern tasarım dili, çatı yüzeyine entegre bir görünüm kazandırarak yapının mimari karakteriyle uyumlu bir bütünlük oluşturuyor. İç mekânda ferah ve dengeli bir atmosfer sağlarken, dış cephede düzenli ve estetik bir çatı silueti elde edilmesine katkıda bulunuyor. Ümit Bisiklet üretim tesisinde hayata geçirilen bu uygulama, Form Endüstri Tesisleri’nin mühendislik yaklaşımını ve uygulama yetkinliğini yansıtırken, sanayi yapılarında güvenlik, performans ve mimari uyumu aynı çerçevede ele alan çözüm anlayışını da ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı Haber

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı

Allianz Türkiye ve TÜRKONFED’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen Risk Zirvesi; kamu, özel sektör ve akademi temsilcilerini bir araya getirerek afet riskleri ve ekonomik dayanıklılık konularında önemli bir tartışma platformu sundu. Zirveye Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu’nun yanı sıra iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Zirvenin açılış konuşmaları; BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci ile kamu temsilcileri tarafından gerçekleştirildi. Çoklu ve bağlantılı riskler artık “yeni normal” Zirvenin açılış konuşmasını yapan Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, risk kavramının geçirdiği dönüşüme dikkat çekti: “Bugün risk artık istisnai bir durum değil, iş dünyasının yeni normali. Üstelik yalnızca fiziksel hasarlarla sınırlı kalmıyor; iş sürekliliğini, tedarik zincirlerini ve ekonomik sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen çok boyutlu sonuçlar yaratıyor. Biz Allianz Türkiye olarak bu nedenle sigortacılığı yalnızca hasar sonrası devreye giren bir mekanizma olarak değil, risk gerçekleşmeden önce başlayan bir süreç olarak ele alıyoruz. İşletmelerin risklerini önceden görmelerine, hazırlıklı olmalarına ve dayanıklılıklarını artırmalarına destek olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Antalya gibi turizm ve hizmet sektörünün yoğun olduğu, ekonomik çeşitliliğin yüksek olduğu bir şehirde bu konuyu ele almak ise ayrı bir önem taşıyor. Çünkü dayanıklılık sadece tek tek işletmeler için değil, bulunduğumuz şehirlerin ve ekonominin sürdürülebilirliği için de kritik. Bu zirveyi de bu nedenle çok kıymetli buluyoruz; ortak akılla daha hazırlıklı ve daha dirençli bir gelecek inşa etmek için önemli bir adım olarak görüyoruz.” dedi. Perihan İnci: “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor” Risk yönetiminin kriz anlarında başvurulan teknik bir alan olmakla sınırlı kalmayıp işletmelerin finansal dayanıklılığını, rekabet gücünü, üretim kapasitesini ve en önemlisi sürekliliğini doğrudan belirleyen temel bir yönetim meselesi olduğunu belirten TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor. Tam tersine ekonomideki payınız büyüdükçe, risklerin etkisi de büyüyor. Bir yangın, bir afet, bir altyapı kesintisi ya da iklim kaynaklı bir tehdit işletmenin bilançosunun yanı sıra tedarik zincirini, istihdamı, bölgesel geliri ve ülke ekonomisine sağlanan katkıyı da etkileyebiliyor. Bu nedenle yangın riski, afet hazırlığı, sigorta bilinci ve iş sürekliliği başlıkları teknik başlıklar olmanın çok ötesinde, doğrudan kalkınma başlıklarıdır. Afet sonrası toparlanma maliyetlidir; önleyici risk yönetimi ise hem daha akılcı hem daha ekonomiktir.” açıklamasında bulundu. Mustafa Cengiz: “Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır” Antalya’nın bir turizm destinasyonu olmakla sınırlı kalmadığını; turizm, tarım ve sanayinin entegre olduğu çok katmanlı ve stratejik bir ekonomik ekosistem olarak okunması gerektiğini söyleyen BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz ise “Bugünün dünyasında marka, tanıtım kampanyalarının yanı sıra krizlere karşı gösterilen dirençle inşa ediliyor. Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır. Bu nedenle sürdürülebilirliği de yeniden tanımlamalıyız. Sürdürülebilirlik denilince akla ilk olarak çevresel duyarlılık ya da karbon ayak izi gelebilir. Ancak sürdürülebilirlik aynı zamanda operasyonel süreklilik, kriz dayanıklılığı ve risk yönetimi kapasitesidir. Yangın ve afet dayanıklılığı de stratejik bir rekabet unsurudur. Afetlere hazırlıklı olan işletmeler daha hızlı toparlanır, daha fazla yatırım çeker, daha güçlü iş ortaklıkları kurar ve en önemlisi rekabette kalıcı bir avantaj elde eder.” dedi. Zirvede bilimsel ve sektörel bakış bir araya geldi Zirvede Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Afet Olsaydı? Yangın, Dayanıklılık ve Gerçek Risk Algısı” başlıklı konuşmasıyla risklerin bilimsel boyutunu ele aldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda ise farklı sektörlerden temsilciler risk yönetimi ve iş sürekliliği konularını çok boyutlu olarak değerlendirdi. Moderatörlüğünü Semih Beken’in üstlendiği panelde; Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci ile Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, afetlere karşı hazırlık, sektör bazlı riskler ve işletmelerin dayanıklılığını artırmaya yönelik çözüm önerileri ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık  Haber

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık 

Gerçekleştirilen iş birliğiyle markaların dijital dünyada üretilen veriyi güvenli ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinde gerçek zamanlı, derinlemesine ve aksiyona dönüştürülebilir içgörülere çevirebilmesi hedefleniyor. Enlighty’nin gelişmiş analitik yetkinliği ile Bulutistan’ın kurumsal seviyede güvenlik ve yüksek erişilebilirlik sunan altyapısı sayesinde, yalnızca veriyi işleyen değil; veriden anlam ve stratejik yön üreten bir yapı inşa ediliyor. Bu yapı, yapay zekâ destekli içgörü üretimini güçlendirirken, kurumların sürdürülebilir büyüme hedeflerini güvenli ve sağlam bir teknoloji altyapısı üzerinde hayata geçirmesine olanak tanıyor. Ayrıca markalar; gerçek zamanlı marka sağlığı ölçümü yapabilecek, 17 farklı duygu boyutunda tüketici algısını analiz edebilecek, tüketici yolculuğunu detaylı biçimde haritalayabilecek ve trend tahminiyle erken sinyalleri yakalayabilecek. Agentic AI mekanizması ise elde edilen bulguları somut stratejik önerilere dönüştürecek. Tüm süreç, KVKK ve uluslararası veri güvenliği standartlarına tam uyumlu bir mimari üzerinde sunularak kurumlara analizden öte öngörü ve karar desteği sağlayan bir sistem sunacak. Bu iş birliğindeki en temel unsur, yalnızca teknik bir barındırma (hosting) hizmeti sunması değil; stratejik bir büyüme ortaklığı modeli olarak tasarlanmış olması. Bulutistan ile kurulan yapı sayesinde platformun arka planında çalışan altyapı; güvenlik, regülasyon uyumu ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik açısından kurumsal standartlarda konumlanıyor. Bu kapsamda veri mimarisi hem KVKK hem de uluslararası regülasyonlara uyumlu şekilde yapılandırılırken, yerel ve global pazarlara uygun veri lokasyonu çözümleriyle destekleniyor. Kurumsal güvenlik, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik perspektifi altyapının merkezine yerleştirilerek güçlü bir teknoloji omurgası oluşturuluyor. Altyapımız, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor Enlighty CEO’su Özgen Yıldız, “Bulutistan ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği yalnızca teknik bir barındırma hizmeti değil, stratejik bir büyüme ortaklığı modeli. Platformumuz bugün milyonlarca dijital veri noktasını analiz edebilecek kapasiteye sahip olup, farklı sektörlerde eş zamanlı projeleri destekleyebilecek bir mimari üzerine inşa edildi. Bulutistan altyapısı sayesinde yüksek hacimli veri akışlarını kesintisiz işleyebiliyor, enterprise seviyesinde güvenlik standartlarını ve yüksek erişilebilirlik garantisini sağlayabiliyoruz. Bu yapı hem Türkiye’deki büyümemizi hem de İngiltere merkezli global genişleme stratejimizi teknik açıdan güçlü ve ölçeklenebilir bir zemine taşıyor” dedi. Yapay zekâ destekli içgörü, güvenli ve ölçeklenebilir altyapıyla mümkün Bulutistan Market Development Managing Director’ı Oğuz Kaya ise, “Türkiye’den çıkan ve global pazara açılan bir AI girişiminin büyüme yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Teknolojik derinlik, veri güvenliği ve ölçeklenebilirliği aynı anda sağlayan bir altyapı sunmak, bizim en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Enlighty ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca teknik bir destek değil; uzun vadeli büyüme vizyonunu güvenli ve sürdürülebilir bir zemine taşıyan stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık  Haber

Bulutistan ve Enlighty’den Veri Temelli Karar Almaya Stratejik Ortaklık 

Enlighty’nin AI-native tüketici zekâsı platformu, Bulutistan’ın güvenli ve yüksek performanslı bulut altyapısıyla birleşerek ölçeklenebilir ve regülasyon uyumlu bir içgörü ekosistemi oluşturacak. Yapılan anlaşma, her gün hızla büyümeye devam Bulutistan ekosistemine dahil olan Enlighty’nin büyüme stratejisinin teknik açıdan sürdürülebilir ve uygulanabilir bir zemine oturtulmasına da katkı sağlayacak. Gerçekleştirilen iş birliğiyle markaların dijital dünyada üretilen veriyi güvenli ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinde gerçek zamanlı, derinlemesine ve aksiyona dönüştürülebilir içgörülere çevirebilmesi hedefleniyor. Enlighty’nin gelişmiş analitik yetkinliği ile Bulutistan’ın kurumsal seviyede güvenlik ve yüksek erişilebilirlik sunan altyapısı sayesinde, yalnızca veriyi işleyen değil; veriden anlam ve stratejik yön üreten bir yapı inşa ediliyor. Bu yapı, yapay zekâ destekli içgörü üretimini güçlendirirken, kurumların sürdürülebilir büyüme hedeflerini güvenli ve sağlam bir teknoloji altyapısı üzerinde hayata geçirmesine olanak tanıyor. Ayrıca markalar; gerçek zamanlı marka sağlığı ölçümü yapabilecek, 17 farklı duygu boyutunda tüketici algısını analiz edebilecek, tüketici yolculuğunu detaylı biçimde haritalayabilecek ve trend tahminiyle erken sinyalleri yakalayabilecek. Agentic AI mekanizması ise elde edilen bulguları somut stratejik önerilere dönüştürecek. Tüm süreç, KVKK ve uluslararası veri güvenliği standartlarına tam uyumlu bir mimari üzerinde sunularak kurumlara analizden öte öngörü ve karar desteği sağlayan bir sistem sunacak. Bu iş birliğindeki en temel unsur, yalnızca teknik bir barındırma (hosting) hizmeti sunması değil; stratejik bir büyüme ortaklığı modeli olarak tasarlanmış olması. Bulutistan ile kurulan yapı sayesinde platformun arka planında çalışan altyapı; güvenlik, regülasyon uyumu ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik açısından kurumsal standartlarda konumlanıyor. Bu kapsamda veri mimarisi hem KVKK hem de uluslararası regülasyonlara uyumlu şekilde yapılandırılırken, yerel ve global pazarlara uygun veri lokasyonu çözümleriyle destekleniyor. Kurumsal güvenlik, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik perspektifi altyapının merkezine yerleştirilerek güçlü bir teknoloji omurgası oluşturuluyor. Altyapımız, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor Enlighty CEO’su Özgen Yıldız, “Bulutistan ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği yalnızca teknik bir barındırma hizmeti değil, stratejik bir büyüme ortaklığı modeli. Platformumuz bugün milyonlarca dijital veri noktasını analiz edebilecek kapasiteye sahip olup, farklı sektörlerde eş zamanlı projeleri destekleyebilecek bir mimari üzerine inşa edildi. Bulutistan altyapısı sayesinde yüksek hacimli veri akışlarını kesintisiz işleyebiliyor, enterprise seviyesinde güvenlik standartlarını ve yüksek erişilebilirlik garantisini sağlayabiliyoruz. Bu yapı hem Türkiye’deki büyümemizi hem de İngiltere merkezli global genişleme stratejimizi teknik açıdan güçlü ve ölçeklenebilir bir zemine taşıyor” dedi. Yapay zekâ destekli içgörü, güvenli ve ölçeklenebilir altyapıyla mümkün Bulutistan Market Development Managing Director’ı Oğuz Kaya ise, “Türkiye’den çıkan ve global pazara açılan bir AI girişiminin büyüme yolculuğuna eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Teknolojik derinlik, veri güvenliği ve ölçeklenebilirliği aynı anda sağlayan bir altyapı sunmak, bizim en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Enlighty ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca teknik bir destek değil; uzun vadeli büyüme vizyonunu güvenli ve sürdürülebilir bir zemine taşıyan stratejik bir ortaklık niteliği taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.